Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Metafizik
 Sonsuz ve hiçlik karşılaştırması
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author  Topic Next Topic  

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 29/07/2010 :  02:30:47  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Aşağıda eski yazılarımdan biri ve bundan doğmuş tartışmalardan bir kesit sunuyorum.

---------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------




Hiçliğin ne olduğu bulundu...
-----------------------------

Aradığında onu göremezsin
Dinlediğinde onu duyamazsın
Ama kullandığında tükenmezdir.

Lao Tzu

------------

Hiçlik ile sonsuzluğun ne kadar benzer ve ne kadar zıt olduğunu çok güzel özetliyor bu.

Bir yanda;
hiçlik/yokluk/boşluk/sıfır/boş küme/boyutsuz/nokta/içi olmayan/nötr/kutupsuz/bulunamayan/gözükmeyen/duyulamayan/sıfır potasiyelli/var olmayan/hiçbirşeyi kapsayamayan

Öbür yanda;
sonsuz/varlık ve yokluğun ötesinde olan/sınırları olmayan/sonsuz boyutlu/dışı olmayan/evrensel küme/ nötr/kutupsuz/bulunamayan/gözükmeyen/duyulamayan/sonsuz potansiyelli/herşey/tüm zıtlıkları içinde barındıran/sonlunun zıttı ama yine de onu kapsayan



hiçlik . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . sonsuz
------ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ------
yokluk/boşluk . . . . . . . . . . . . . . . . . doluluk/herşey
sıfır . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . sonsuz
boş küme . . . . . . . . . . . . . . . . . . . evrensel küme
boyutsuz nokta . . . . . . . . . . . . . . . . sonsuz boyutlu şey
içi yok . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . dışı yok
kendisi yok . . . . . . . . . . . . . . . . . . kendisi var
herşey dışında . . . . . . . . . . . . . . . . herşey içinde
hiçbirşey parçası değil . . . . . . . . . . . . herşey parçası
??? . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . parçaları kendisiyle özdeş
mümkün tüm yönlerden sınırlanmışlık . . . . . . sınırsızlık
hiçbirşeyi kapsayamayan . . . . . . . . . . . . herşeyi kapsayan
varolması mümkün olmayan . . . . . . . . . . . varolmaması mümkün olmayan
sıfır potasiyelli . . . . . . . . . . . . . . . sonsuz potansiyelli
nötr/yönsüz/kutupsuz . . . . . . . . . . . . . nötr/yönsüz/kutupsuz
bulunmayan . . . . . . . . . . . . . . . . . . bulunmayan
gözükmeyen . . . . . . . . . . . . . . . . . . gözükmeyen
duyulmayan . . . . . . . . . . . . . . . . . . duyulmayan
hiçbir kullanımı olmayan . . . . . . . . . . . kullanımı olan


Ben de bir zamanlar karıştırırdım. Sonsuz kavramı geçmişte de pek meşhur/bilinen bir kavram olmadığı için bu karışıklık hep olagelmiştir. Ama hiçlik diye birşey yoktur. Hiçlik sandığınız, hiçlik olarak gördüğünüz şey sonsuzdur. Bu bir yanlış isimlendirmedir. Hiçliğe yüklediğiniz şeyler aslında sonsuzundur. Hiçlik hiç var olmamıştır. Bu büyük/uzun bir yanılsamadır. Bir bocalama ve bir kaybediştir. Bir umutsuzluk ve kendini yıpratmadır. Hiç değilsiniz hep'siniz.

Masumiyet bu yazıyı görmeyene kadardı. Hala hep'i hiç'le karıştırıyorsanız, bu sizin bilinçli seçiminiz.

Lütfen kendisinin varolması bile imkansız olan hiçin içinden, hiç olmayan 'sizin' nasıl çıktığını açıklayınız.

Eğer ben de 'hiç'im diyorsanız, hiçbir iddia da bulunmayınız ve hiç konuşmayınız. Ve mümkünse varolmamayı deneyiniz. Çünkü "Ben var mıyım?" sorusu kadar saçma bu... Bu soruyu soran varolmasaydı bu soru da varolmazdı.

Hiçlik diye birşey varolsaydı ve siz de hiç olsaydınız, hiçlik üzerine konuşmanız da mümkün olmazdı.

Boş küme kadar eleman içeren bir evren düşünün. Herşey bir elemandır. Düşünceler/duygular/sözler/varlıklar/konuşmalar birer elemandır. Doğru/yanlış/sahte/rüya/sanal olmaları onların eleman olmamalarını sağlamaz. O zaman da sahte/yanlış/sanal elemandırlar. Yani herzaman birer 'belirti' ortaya koyarlar.

Eğer yoksanız 'belirti' de oluşturmamalısınız. Hiçseniz, kendinizi/hiçliği 'rahat bırakın'...


Edited by - oe_ on 29/07/2010 03:19:19

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 29/07/2010 :  02:37:37  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Sonsuzun zıttı sonludur.
Hiçin zıttı da sonludur.

Sonlu dediğimiz 'olan'dır, yani tüm varlıklar.
Hiç ise 'olmayan'dır, yani boşluk/yokluk/sıfır.

Bu durumda aynı şeyin zıttı olduklarından dolayı hiçlik ve sonsuzluk 'benzerler'. (Benzerlikler ve zıtlıklar yukarıdaki tabloda özetlenmiştir.)

Ancak ben diyorum ki, bunlardan biri 'zaten' yoktur.
Hiçliğin varlığı kendini inkar olurdu.
Ve hiçlik sanılan şey sonsuzdur, diyorum.

---

Sonlu dediklerimiz herhangi belli bir sayıya karşılık geliyorsa matematikte 3, 5, 1000, gibi

Hiçlik sıfıra karşılık gelir

Ve sonsuz da, matematikteki sonsuz'a.

---

Geometrik olarak da

Hiçlik/sıfır bir noktadır. Bir noktanın içi yoktur. Yani 'kendisi' yoktur. Dolayısıyla 'herşey' dışındadır.

Sonsuz ise sınırları dolayısıyla dışı olmayan şeydir. Ve tüm sonlular ve varsa hiçlik de içinde olmak zorundadır. Herşeyi kapsayan evrensel kümedir o.

---

Evet hiçliğin sınırları yoktur, ama içi de yoktur, yani kendisi yoktur. Bu yüzden 'olan' olamaz. Hiçbirşey olamaz. Hiçbir belirti gösteremez, varolamaz.

--- ---

Yani, ikisi de sonlunun/olanın zıttı olmak zorunda kalan şeylerden biri tümüyle boştur (beyaz boş kağıt), diğeri tümüyle doludur (olası tüm sonsuz alternatifin çizilmiş olduğu kağıt).

Boş olan hiçliğin, kendi de boştur ve yoktur.
Dolu olan sonsuz ise 'uyarılmadıkça' boştur/boş gözükür.
Bir özgür irade tarafından/varlık tarafından uyarılınca ise varlık potansiyeli kazanır/varolur.

Yani hiçlik hiçbir potansiyel barındırmaz,
sonsuz ise olası tüm potansiyelleri içinde barındırır.
Şu an potansiyellerden/alternatiflerden birini deneyimlediğimize göre (deneyim ister gerçek olsun ister hayal) sözkonusu olan 'sonsuz' olmalıdır, hiçlik değil.

Yani birşeyin hep olması ile hiç olması arasında fark var.

--- --- ---

"hep=hiç"

ve

Hep'te hiç'te sonsuz diyebilirsiniz. Çünkü bana göre bu zaten sadece bir 'isimlendirme hatası'. Bana göre hiçlik olmadığına göre, sizin hiç dediğiniz de zaten sonsuz olmak zorunda.

O zaman madem ki aynı şeyi söylüyoruz, neden bir isim farklılığı için bu kadar uğraşıyorsun, diyebilirsiniz.

Şöyle söyleyeyim,
Platon'un terimleri ile ifade edecek olursak,
Bir hiçlik idesi vardır ve bu sonsuz idesinden farklıdır.
Farklılıklar tabloda belirtilmiştir.
Benzerler, aynı gözükürler ama farklıdırlar.
Bu farklılıktan dolayı varlıklar üzerindeki sonuçları da farklıdır.

Örneğin,
Hiçliğe inanan biri tüm düşüncelerin yönlü/kutuplu olduğunu anladığı için, kendini ön yargılardan daha kolay kurtarabilecektir, zekası daha hızlı keskinleşecektir. Çünkü hiçlik kutupsuzdur.

Sonsuz da kutupsuzdur. Aynı sebeple buna inanan biri de aynı ön yargılardan kurtulma ve zeka keskinliği açısından aynı avantajlara sahiptir.

Soyut düşünme yeteneği, hayal gücü vs gibi pekçok şey daha çabuk gelişecektir ikisinde de.

Bunun sebebi yukarıdaki tabloda açıktır. Çünkü bunlar hiçlik ve sonsuzluk idelerinin 'kutupsuzluk/görülemeyen olma' vs gibi ortak yönlerinden kaynaklanmaktadır.

Ancak ortak olmayan birçok yön de vardır.

Örneğin sonsuz herşeyi kapsadığı için ve parçaları kendisiyle aynı olduğu için, ve bu yüzden tek ve tüm olduğu için, 'bütünlük' idesini de beraberinde getirir. Bu yüzden sonsuz idesi 'birleştirici'dir.

Buna karşın hiçlik, parçanın parçası, bölünmüşlüğün ötesidir. Hiçliği referans alan biri evren ile kendisi arasındaki ilişkiyi doğru bir çerçeveye oturtma 'bütünlüğü'ne çok daha zor sahip olacaktır. Çünkü hiçlik 'bölücü/yokedici'dir.

'Bölme/yoketme' idesi hiçlik de vardır da, sonsuz da yok mudur? Sonsuz herşeyi kapsadığı için onda da 'bölme/yoketme' vardır. Ama alternatifsiz değildir. 'Birleşme/yapma' idesi de vardır. Böylelikle 'eski' olanı yıkıp, yerine yenisini 'yapabilir'.

Ama 'hiçlik' idesinde 'yapma' yoktur. 'Yıkar' ve öyle kalır.

Bu açılardan sonsuz idesi 've-mantığı'na karşılık gelirken, hiçlik idesi 'veya-mantığına' karşılık gelir. Sonsuz hiçliği kapsarken (zıtları karşı kutuplarıyla kapsarken), hiçlik sonsuzu veya herhangi başka birşeyi kapsayamaz.

Bu durumda; sonuçta, sonsuz kendisini benimseyen için sonsuz bir umuta, hiçlik ise kendisini benimseyen içinse sebebi belirsiz bir umutsuzluğa yol açar. İkisini benimseyen de zekidir, ama biri kendini yıpratır/yıkar, öbürü kendini yeni baştan inşa eder. (Ben hiçliği benimsediğim uzun/eski aşamalardan da geçtim, ve nasıl olduğunu biliyorum. Hatta 'hiçliğe veda' serisi şiirler bile yazdım.)

İşte bu yüzden, basit bir yanlış isimlendirmeden daha fazlasını, sonuç olarak doğurduğunu düşündüğüm için bu konuya dikkat çekmek istedim. (Sonsuzluk ve hiçlik arasındaki ayrımı özetleyen başka bir yazı da 'Herşeydeki 3 aşama' yazısıdır. O yazıya göre hiçlik, ikinci aşamadaki kendini reddediştir. Üçüncü aşamaya geçmek ve kendi benliğiyle uyumlu hale gelmek için hiçliğin aslında sonsuz olduğunu 'anlamak' gereklidir.)

---

Ve evet, sonsuzu bilemeyiz. Çünkü bilinebilir olan sadece sonlulardır. (Bütün bunlar 'Sonsuzluk üzerine' yazısında ayrıntılarıyla var.)

--- ---

Not: 'Amak-ı hayal'i ben de okudum. Orada daha çok gerçekliğin 'hayali' yapısı vurgulanmakta veya hayallerin 'gerçeksi' yapısı. Bu sonsuzluğun bizzat 'sağladığı' şeydir zaten.

Öte yandan 'hep=hiç' tarzı mantık dizgesi yeni değildir ve pekçok kaynakta geçer. Ama bunların aynı gözüken farklı şeyler olduğunu söyleyen dizge yenidir.

Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 29/07/2010 :  02:39:51  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Sonsuzluk varolmaması mümkün olmayandır.
Çünkü sonlu onun sayesinde varolur.
Sonsuz olmadan sonluların (bilinen herşeyin) varolması
kağıt olmadan kağıdın üstündeki resimlerin olması gibidir.

Sonsuz o kadar soyuttur ki zaten
kendi varlığı ile sonsuzluk kavramının varlığı eşdeğer düzeydedir.


Hiçlik ise hiç varolmamıştır.
Fakat sonsuzluk 'burada' hiçliğe benzer bir görüntü verdiğinden genelde sonsuzluk hiçlik sanılmıştır.

Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 29/07/2010 :  02:45:26  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Eski yazı ve tartışma bu noktada bitiyor.

Bir de Ra'dan konuyla ilgili iki örnek vermek istiyorum.

--------------------------------------------------------------
Ra Celse 6, sf.113

SORU: Venüs'ten buraya geçişi nasıl yapabildiniz? Dünya
yüzünde yürüyebilmek için boyut değiştirmeniz mi gerekti?
RA: Rüzgâr alıştırmasını hatırlayın. Hiçliğe doğru çözülmek,
birliğe doğru erimektir; çünkü hiçlik diye bir şey yoktur. Al-
tıncı boyutta biz, düşünce yoluyla, her ışık parçacığında
mevcut olan sonsuz zekâyı yönlendirmeye muktediriz; böylece
kendimizi, altıncı yoğunluk derecesinde bulunan akıl/
beden/ruh bileşimlerimizin, üçüncü yoğunluk derecesinde
gözle görülebilecek bir kopyasının içine yerleştirdik. Bu deneyde
bize, bu gezegeni koruması altında bulunduran Konsey
izin vermişti.
--------------------------------------------------------------

Burada Ra, "Hiçliğe doğru çözülmek, birliğe doğru erimektir; çünkü hiçlik diye bir şey yoktur." diyor.

Bence buradan iki sonuç çıkıyor;
1. Hiçlik diye birşey yok.
2. Hiçliğe doğru çözülünce birliğe doğru eriyorsak, bizim hiçlik diye düşündüğümüz, öyle sandığımız şey aslında birlik/sonsuz.

Edited by - oe_ on 29/07/2010 03:07:39
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 29/07/2010 :  03:05:52  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
İkinci örnek.

Öncelikle şunu söylemeliyim. Biz hep birşeyleri sıfırdan başlayarak 'yoktan varedildiğini' düşünmeye alışığız. Oysa sonsuz kavramıyla birlikte ortaya çıkan çey şu ki, sonsuzluk olası herhangi bir evrenin başlangıcı olmak zorunda. Yani herşey sonsuzdan başlar.
Sonsuzluk ise bir boşluk/sıfır potansiyel hali değil, bir doluluk/heplik/sonsuz potansiyel halidir.
Boşluk/hiçlikte hiçbir potansiyel veya imkan bulunmaz. Kendisi de yoktur zaten.
Ama sonsuz ise bütün sonsuz potansiyelleri/imkanları/olasılıkları kendinde barındırır.
Bir evren ancak sonsuzla başlayabilir.

Böylece bir evren, boşluktan/hiçlikten/sıfırdan yani aşağıdan başlayıp yukarı doğru çıkarak 'varlığa' geçmez.
Sonsuzdan/yukarıdan başlayıp, aşağı doğru inerek (sonlu hale dönüşerek) 'varlığa' geçer.

---

Örneğe gelecek olursam;

-----------------------------------------------------------

Ra cilt 4, celse 82, sf.81

SORU: Ra bundan önceki oktavların sayısını biliyor mu? Bi-
liyorsa, kaç tane oktav vardı?
RA: Bildiğimiz kadarıyla biz sonsuz bir yaratılış içinde bulu-
nuyoruz. Burada saymak mümkün değildir.
SORU: Böyle diyeceğinizi düşünüyordum. Bu oktavın başlan-
gıcında uzay boşluğu (hiçlik) diyebileceğim şeyde Samanyolu
Galaksisi gibi sonsuz sayıda galaksinin tohumları (ve çekir-
dekleri) ortaya çıktı ve aynı anda spiral çizerek büyümeye
başladılar. Doğru mu?
RA: Burada potansiyel bir karışıklık söz konusu olabilir. Ön-
ce temel kavramın doğru olarak ifade edilmiş olduğunu kay-
detmeliyiz. Karışık kısma gelince; gerçek eşzamanlılığın do-
ğası öyledir ki, her şeyin eşzamanlı olduğunu söylemek gere-
kir. Ama sizin algılama tarzınıza daha uygun olarak yaratı-
lışın çekirdeğinin merkezden dışa doğru büyüdüğü söylenebi-
lir. ikinci karışıklık ise "boşluk" teriminde bulunuyor. Onun
yerine biz "doluluk" demek isteriz.

-------------------------

82.5 Questioner: Does Ra have any knowledge of the number of previous octaves; if so, how many?

Ra: I am Ra. As far as we are aware we are in an infinite creation. There is no counting.

82.6 Questioner: That’s what I thought you might say. Am I correct in assuming that at the beginning of this octave, out of what I would call a void of space, seeds of an infinite number of galactic systems such as the Milky Way Galaxy appeared and grew in spiral fashion simultaneously?

Ra: I am Ra. There are duple areas of potential confusion. Firstly, let us say that the basic concept is reasonably well-stated. Now we address the confusions. The nature of true simultaneity is such that, indeed, all is simultaneous. However, in your modes of perception you would perhaps more properly view the seeding of the creation as that of growth from the center or core outward. The second confusion lies in the term, ‘void’. We would substitute the noun, ‘plenum’.

-----------------------------------------------------------

Konumuzla çok bağlantılı değil gibi, ama bundan önceki oktavların/big-banglerin/yaratılışların sayısının da sonsuz olduğunu söylüyor Ra. İlginç olduğu için alıntıya dahil ettim.
Sonrasında iki şey düzeltiyor. Biri eşzamanlılıkla ilgili. Diğeri ise konumuzla ilgili. 'Boşluk/hiçlik' terimini 'dolulukla' değiştirmek istediğini söylüyor, kanımca, benim yukarıda değindiğim sebeplerden ötürü.

Go to Top of Page

burake
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 30/07/2010 :  20:34:49  Show Profile  Reply with Quote
Tablonun sol yanı hiçbir duygu uyandırmıyor. Sağ yanı ise umut, sevgi, güven, mutluluk, coşku çağrıştırıyor. Ve mutlaka daha "gerçek". Sol yan (hiçlik) gerçekten de yok mu? Sanıyorum hem var hem yok. Hiçliğin aslında olmadığına, olamaycağına emin olamıyorum. Herhalde biraz korkuyorum...Bir an "gerçeği" kavrıyor, sonra tekrar "olmayan bir şeyi" var sanıyorum. Aradaki savaşı kim kazanır dersiniz?
Go to Top of Page

burake
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 30/07/2010 :  20:42:09  Show Profile  Reply with Quote
Hiçi var sanmak kendi seçiminiz diyorsan bana hiç öyle gelmiyor...Olsa olsa bilinçsizce yapılan bir seçim olabilir. İyi de bilinçsizlik var mıdır? Bilinçsizce seçtim demek bile bilinçlenmenin göstergesidir. Bilinçsiz olan bilinçsiz olduğunun da bilincinde değildir vs. İnsanın yaratıldığından beri cevabını bulmaya çalıştığı bir bilmece bu...Var olanla var olduğu sanılanın savaşı...Görünüşte cevap çok basit ama tekrar ve tekrar cevabı hatırlamak gerekiyor...Unutunca var olmayan varmış gibi görünüyor...Hatırlattığın için teşekkürler...
Go to Top of Page

burake
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 30/07/2010 :  20:46:37  Show Profile  Reply with Quote
quote:
Originally posted by oe_

(...), bizim hiçlik diye düşündüğümüz, öyle sandığımız şey aslında birlik/sonsuz.


Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 30/07/2010 :  21:28:26  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by burake

Hiçi var sanmak kendi seçiminiz diyorsan bana hiç öyle gelmiyor...


"Sizin seçiminiz" sözü o yazının ilk yazıldığı yer ve zamandaki durum için yazılmıştı. Orada, nihilist bağlamda hiçlikle ilgilenen/inanan insanlar vardı. Ve, hiçlik veya sonsuzlukla ilgili açıklamalar olaya bakışlarını pek değiştirmiyor/etkilemiyordu. Bu yüzden, bu açıklamadan sonra hala bunu seçiyorsanız, bu sizin seçiminiz, demiştim.


Edited by - oe_ on 30/07/2010 21:29:35
Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 30/07/2010 :  22:18:46  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Hiçlik zaten hiç bir zaman olmadıysa, bu duruma uygun olan bir ilk başlangıç teorisi de olmalı. Ben kendi kendime en başta sıfır bilinç hali olmalı diye düşündüğüm için o durumu da hiçlik olarak ifade ediyordum kafamda. Ama sözcük anlamı üzerinde fazlaca düşünmeden yapıyordum bunu.

Sonsuzluğu zaten kafamızda canlandıramıyoruz ve en baştan beri sonsuzluk hep vardı denirse bunu da anlamak zor olur benim için. Ya da sonsuzluk eşittir Bir'dir denince de mantık zorlanıyor. Ve Ra bile "bildiğimiz kadarıyla" diye söze başlayarak açıklamış. Ki Ra'nın bilgisi yanında bizimki kumsalda kum tanesi gibi kalır ve sanırım gerçeği çözebilmeye zihinsel donanımımız pek yetmez. Tabii böyle olması, her şeyi boşlayalım anlamına gelmiyor. Ama sonsuzluğun zaten baştan beri hep varolduğu açıklamasını mantık çerçevesi içinde kafamda canlandıramıyorum.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 31/07/2010 :  02:48:43  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Hiçlik/sıfır bir noktadır. Bir noktanın içi yoktur. Yani 'kendisi' yoktur. Dolayısıyla 'herşey' dışındadır.
---

Bildiğim kadarıyla geometride nokta,sonsuz doğrunun kesişimi ile oluşuyor. Eğer hiçliğe nokta diyeceksek,sonsuzlukta,sonsuz doğrunun nasıl kesiştiğini nasıl anlayabileceğimi düşünüyorum. Sonsuzluktaki sonsuz noktaya sonsuz hiç diyeyim. Öyleyse hem var hem yok gibi birşey oldu bu ve ben eğer şu an saçmalamamışsam,Maharaj'ın dediği şey,hem var hem yok olma durumu bunun gibi birşey olsa gerek.
Maharaj"ağzına kadar dolu ve bir o kadar da boş"demişti.


Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 31/07/2010 :  11:47:41  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by Qaan


Hiçlik zaten hiç bir zaman olmadıysa, bu duruma uygun olan bir ilk başlangıç teorisi de olmalı. Ben kendi kendime en başta sıfır bilinç hali olmalı diye düşündüğüm için o durumu da hiçlik olarak ifade ediyordum kafamda. Ama sözcük anlamı üzerinde fazlaca düşünmeden yapıyordum bunu.

Sonsuzluğu zaten kafamızda canlandıramıyoruz ve en baştan beri sonsuzluk hep vardı denirse bunu da anlamak zor olur benim için. Ya da sonsuzluk eşittir Bir'dir denince de mantık zorlanıyor. Ve Ra bile "bildiğimiz kadarıyla" diye söze başlayarak açıklamış. Ki Ra'nın bilgisi yanında bizimki kumsalda kum tanesi gibi kalır ve sanırım gerçeği çözebilmeye zihinsel donanımımız pek yetmez. Tabii böyle olması, her şeyi boşlayalım anlamına gelmiyor. Ama sonsuzluğun zaten baştan beri hep varolduğu açıklamasını mantık çerçevesi içinde kafamda canlandıramıyorum.




Ra'nın anlattığı zaten bu duruma uygun bir başlangıç teorisi. Ama iki aşamadan oluşuyor. Sahnenin kurulması ve oyunun başlaması (fiziksel/deneyimlsel gerçekliğin başlaması). İlk aşama sonsuzdan başlıyor. İkinci aşamada ise oyunda varlıklar sıfırdan başlıyorlar (ve gelişiyorlar).

Sonsuz ve birlik ilişkisi için sadece tek bir sonsuzun varolabileceği düşünülebilir. Sınırları ve dışı olmadığı için ikinci bir sonsuz olamaz. İkinci bir sonsuz olsaydı arada sınır olması gerekirdi.

Bir de her durumda sonsuzluğun olması gerektiği de benzer şekilde hayal edilebilir. Uzayda en büyük çerçeveyi düşünürsek, eğer sonlu ise, bir dışı olacaktır ve uzay devam edecektir. Sonsuz ise, zaten sonsuzdur.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 31/07/2010 :  11:52:49  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by pandora76

Hiçlik/sıfır bir noktadır. Bir noktanın içi yoktur. Yani 'kendisi' yoktur. Dolayısıyla 'herşey' dışındadır.
---

Bildiğim kadarıyla geometride nokta,sonsuz doğrunun kesişimi ile oluşuyor. Eğer hiçliğe nokta diyeceksek,sonsuzlukta,sonsuz doğrunun nasıl kesiştiğini nasıl anlayabileceğimi düşünüyorum. Sonsuzluktaki sonsuz noktaya sonsuz hiç diyeyim. Öyleyse hem var hem yok gibi birşey oldu bu ve ben eğer şu an saçmalamamışsam,Maharaj'ın dediği şey,hem var hem yok olma durumu bunun gibi birşey olsa gerek.
Maharaj"ağzına kadar dolu ve bir o kadar da boş"demişti.



Nokta doğruların kesişimi sonunda doğmak zorunda değil. Evet paralel olmayan iki doğrunun kesişimi noktayı verir, ama nokta o doğrular sayesinde var veya tanımlı değil.

Paralel olmayan iki düzlemin kesişimi de bir doğru verir, ama gene doğru bunlardan doğmak zorundadır anlamına gelmiyor. Herbiri bağımsız olarak koordinatlandırılabilir veya formüle edilebilir.

Veya benzer şekilde 3+2=5 yapar ama, beş 3+2'den doğan/kaynaklanan birşeydir diyemeyiz.

Go to Top of Page

secretdream
Akik

12 Posts

Posted - 31/07/2010 :  13:12:45  Show Profile  Visit secretdream's Homepage  Reply with Quote
"hiç"in içi yok sonsuzun dışı yok...
dışı olmamayı anlayabiliyorum ama içi olmamak bir anlam ifade etmiyor...bana göre.

her şey olan hiç bir şey de olur aynı zamanda...çünkü bir şey olmak demek,bütünden ayrı bir parça olmak ,sınırlanmak ve "anlam" kazanmaktır...bütünden ayrılamayan şey,hiç bir şeydir...o yüzden bir şeyin bomboş olması ile dopdolu olması tamamen bir ve aynı şey olur.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 31/07/2010 :  17:01:42  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ben sadece noktanın geometrik anlamını yazdım oe. Aklıma geldi o an,öylece yazdım.

Nokta boyutsuz(yani 0 boyutlu)diyerek değilde,sonsuz doğrunun kesişimi olarak düşünülebilir ,düşüncesine dayanarak yazdım. Bir matematikçinin yaklaşımıydı bu ama mantıklı.

0 boyut demek ne demek? Yani boyut yok ama ben yine de boyut sayısı 0 diyorum? Ben matematikçi değilim,yeterince bilmeyebilirim ama hakikatende öyle değil mi. Noktaya ben boyutsuz yani 0 boyutlu deyip,sonra da noktanın varlığından nasıl sözedeyim(geometriye göre).

quote:
Originally posted by secretdream

"hiç"in içi yok sonsuzun dışı yok...
dışı olmamayı anlayabiliyorum ama içi olmamak bir anlam ifade etmiyor...bana göre.

her şey olan hiç bir şey de olur aynı zamanda...çünkü bir şey olmak demek,bütünden ayrı bir parça olmak ,sınırlanmak ve "anlam" kazanmaktır...bütünden ayrılamayan şey,hiç bir şeydir...o yüzden bir şeyin bomboş olması ile dopdolu olması tamamen bir ve aynı şey olur.



Ben de buna benzer birşey düşünmüştüm. Kişisel sayfama yazmıştım önceden:

İç yoksa dış ta yok ve kenarlarda yoksa eğer buna sonsuz diyebilirim. Bu gerçekten iyi bir fikir bununla birlikte,
son-suz son-u olmayan/gelmeyen der isem eğer,içi dışı kenarı olmayan birşeyin nasıl son-unun olmadığını/gelmediğini düşüneyim?

İç-dış ve kenarların olmaması tanımı,bir nevi"hiçliği" ifade etmiyor mu? Bir şeyin varolması için,onu tanımlamamız gerekmiyormu? Hiç olanı sonsuz olarak nasıl tanımlayabilirim?

Dilimizden dolayı bu tür tanımlamalar yapmak durumundayız ve zaten herşey dilden ileri geliyor anladığım kadarıyla.
Go to Top of Page

burake
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 31/07/2010 :  19:13:02  Show Profile  Reply with Quote
quote:
Originally posted by oe_



(...)Hiçlik hiç var olmamıştır. Bu büyük/uzun bir yanılsamadır. Bir bocalama ve bir kaybediştir. Bir umutsuzluk ve kendini yıpratmadır. Hiç değilsiniz hep'siniz.



Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 01/08/2010 :  03:41:28  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
İçi olmamayı Burake hatırlatmış sağolsun.
İçi olmamak 'varolmamak' demek.
Bir nokta kendi içiyle var değildir. Sadece bir koordinattır. Eti/kemiği yoktur.
Koordinat ise dışa ilişkindir, noktanın 'dışta' nerede durduğuna.
Noktanın içe dair birşeyi yoktur, çünkü içi ve kendisi yoktur.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 09/08/2010 :  12:49:39  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şurada elma "var". Sonra elmayı alıp başka yere koydum ve şimdi "orada" elma"yok".
Oysaki elma hala "var". Ama elma "orada" yok.
Orası olmasaydı,elmanın önce orada "var" olması ama şimdi "yok" olması da sözkonusu olmazdı.
Ya orası diye bir şey de yoksa aslında.

Yokluk bile,varlığın ispatı.
Birşey var olmasaydı,yok ta olamazdı.
Varlık olmasaydı,yoklukta olmazdı.
Belki yokluk bile sonsuzluğun dışında değil.

Elmayı tanımlayan dil olmasaydı,tanımlayamadığım bir şeyin olduğunu nasıl iddia edebilirdim ki?
Elmayı tanımlayan varlık ta ,bir tanım değil mi.


M:Zihin lisanı şekillendirir ve lisan da zihne şekil verir. Her ikisi de araçtır. Onları kullanın ama kötü kullanmayın. Sözcükler sizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilirler;öteye devam etmek için onları terk etmek zorundasınız. Sadece sessiz bir tanık olarak kalın.
---

Var olan yok olabilir ve var olmayan varlığa bürünebilir. Fakat ne var ne yok olan,ama tüm varlık ve yokluğun ona bağlı olduğu,işte o karşı çıkılmaz,saldırılamaz olandır;kendinizi arzunun ve korkunun nedeni ve her ikisindende bağımsız ve etkilenmez olarak görün.
---

S:Hayat çok zekidir. O nasıl bilinçsiz olur?

M:Siz bellekte kesinti olduğu zaman buna bilinçsizlik diyorsunuz. Gerçekte sadece bilinç vardır. Tüm hayat bilinçlidir,tüm bilinç canlıdır.
---

"Sonsuzluk" bile bir "tanım".

Belki de herşey,tüm varoluş,sonsuzluğun sezgisi,bir "ilham".

Bir an'da,hiç düşünmediğimiz o an'da,"evet şimdi anladım"derken,normalde olandan daha farklı bir duygu hissetmek.

Yazmaya başlarken nereden başlayacağını bilmemek ama o hızla yazarken,yazın bitipte okuduğunda, başlangıçta genel anlamda fikirlerin var iken,o diğer fikirleri nasıl bulduğuna kendinin bile şaşırması gibi bir şeyin,mantıklı bir açıklaması var mı?

Veya şairlerin sadece o an'a ait olan şiirleri,defalarca dinlesek yine de bize aynı hazzı veren o besteler.

Beethoven sağırdı fakat beşinci senfonisini bir ara kapının çalınışını duyduğu duyguyla yazdı.

Ra:Sonsuz zeka bir kavramı ayırd etti(sezdi,idrak etti).


Sevgili oe ;bana pek çok zaman yardım ettin. En son da,sonsuzluk konusu üzerine. Zaman zaman düşünce farklılıklarımız oldu ve olması da doğal. Herşey için teşekkür ederim dost.

Edited by - pandora76 on 09/08/2010 14:09:05
Go to Top of Page
   Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.23 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits