| Author |
Topic  |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 06/06/2010 : 15:00:46
|
Uc yavas gezegen, Uranus, Neptun ve Pluton burc degistirirken, hepimizi derinden etkileyecek gelismeler beklemeliyiz. Ozellikle insan-doga iliskisi test edilecek
Tarihte kritik gorulen bir doneme dogru ilerlemekteyiz. Uc buyuk gezegen 2008 yilindan baslayarak 2012 yilina kadar burc degistirmis olacak. Yavas hareket eden gezegenlerin hareketleri her zaman dikkat cekici olmus, toplumsal, kulturel trendlerin yeni yonlerine isaret etmistir. Bu gezegenlerin aralarinda yaptiklari acilar da sosyal degisimlere ve buyuk calkantilara isaret etmistir.
2008 yilinda Pluton Oglak burcuna, 2010-2011 gecisinde Uranus Koc burcuna, Neptun de 2011-2012 arasinda Balik burcuna gecmis olacak. Uc gezegenin de burc degistiriyor olmasi tarihte keskin gelismelerin, yeni yonlerin ve baslangiclarin ortaya cikisini gosterecek. Yavas hareket eden gezegenlerin arasindaki acilara bakacak olursak, 2012-2013 yillari arasinda Uranus'le Pluton arasinda kare aci olusacagini gorecegiz. Bu yillarda Uranus Koc burcuna, Pluton ise Oglak burcuna yerlesmis olacak. Bu iki gezegen yillar once, 1965-1966'da Basak burcunda yan yana gelmisti. 1965-66 yillari tarihte baskaldirilar donemi olarak bilinir. Genclik hareketleri, toplumda degisimi dile getiren akimlar bu donemde karsimiza cikar. Bu ayni zamanda endustrilesme ve bireyin calisma kosullari acisindan devasa degisikliklerin gundeme geldigi, teknolojinin emegin yerini daha fazla aldigi, otomasyonun ve bilgisayarlarin gelisiminin hizlandigi donemdir.
Dengeler bozulacak Kuskusuz, unutmamamiz gereken bir diger unsur da insan-cevre iliskisidir. Agir endustri atiklarinin ekolojik dengeleri bozacagi endisesiyle yesiller hareketinin ivme kazanmasi da bu iki gezegenin birlesimi doneminde sekillenmistir.
2008 yilinda Pluton'un Oglak burcuna gecisi ile birlikte, dunyada buyuk devletler, buyuk organizasyonlar, endustriler ve uluslararasi sirketlerin yapisinda guclu degisimler bekleyebiliriz. Oglak insan yapimi hiyerarsik organizasyonlari, devletleri ve kâr odakli kuruluslari temsil eder. Ardindan 2010-2011 yillarinda Uranus Koc burcuna gecince, dunya tarihi acisindan cok hizli gelismelerin, girisimlerin ve one cikislarin yasanacagi, yeni dengelerin kurulmasi gereken bir doneme girmis olacagiz. Koc bireyi, bireysel girisimi ve insanin hayatta kalma mucadelesini simgeler. Bu durumda buyuk organizasyonlar ve devletlerle bireysel girisimler arasinda siddetli bir catismanin yasanacagini soyleyebiliriz. Bu durum bize George Orwell'in "1984" romaninda carpici bicimde anlattigi gibi, birey ile devler arasinda ya da kisisel irademizle, bizi kisitlayan, kontrol etmeye calisan gucler arasindaki savasi gostermektedir. Eger 1965-66 yillarinda tohumlari ekilen dengeler kontrolden cikarsa, ornegin endustrilesmenin ekolojik dengeleri bozdugu gercegi gorulemezse, Uranus-Pluton karesi altinda bu dengenin iyice bozulacagina Tanik olabiliriz. Artik sonuclarini iyice gormeye basladigimiz global isinma buzullarin erimesi ve iklimlerin bozulmasini hizlandiriyor. Ozon tabakasinin delinmesi atmosferde sera etkisi yaratarak doganin kendisini onarmasina izin vermiyor. Ancak pek cok ulke, ulkemiz de dahil olmak uzere, sanayi gazlarinin kontrol edilmesi yonunde imzaya acilan Kyoto sozlesmesini henuz onaylamis durumda degil. Eger bir an once cevremizi ve dogayi koruyacak onlemleri almazsak, 2012-2013 yillarinda buyuk acilara ve felaketlere hazirlikli olmaliyiz.
HAKAN KİRKOGLU
ALINTIDIR. |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 06/06/2010 : 15:18:37
|
Uranüs Koç’ta: Kılıç kadar keskin Aydınlanmayı, uyanışı, reformları ve özgürlük taleplerini anlatan Uranüs’ün 28 Mayıs’ta Koç burcuna ilerlemesi ile çok şey değişiyor. Yavaş hareket eden gezegenler ki biz bu gezegenlere kollektif gezegenler de deriz, sosyal, ekonomik, politik trendleri açıklar. Nasıl 2007/2008’de Pluton’un Oğlak burcuna geçmesi dünyada ekonomik gidişatı derinden etkilemiş ve hala devletler düzeyinde çöküşler ve iflaslar yaratmışsa, Uranüs’ün Koç burcuna ilerlemesi de liderler, taze yeni başlangıçlar ve bireysellik konusunda aniden parlayan gelişmelere işaret edecek. Koç burcundaki Uranüs cesaret edenin, belirli bir amacın, mücadelenin peşinden gidenlerin önünün açık olacağını anlatıyor. Uranüs etkisi tıpkı karanlık bir odada aniden ışığın yanmasına benzer. Oda aydınlanınca, her şeyi apaçık ortada görürürüz, belirsizlikten ve karmaşadan kurtuluruz. Daha önce ancak el yordamı ve sezgilerimizle keşfettiğimiz şeyleri artık tüm çıplaklığı ile görmeye başlarız. Sözünü ettiğimiz bu anilik duygusu sadece sosyal ve toplumsal düzeyde değil, aynı zamanda bireysel ve kendi kişisel hayatımızda da ortaya çıkacak. Koç burcundaki Uranüs sayesinde, şimdiye kadar cesaret edemediğimiz noktalarda kendimizi öne atmak durumunda kalacağız. Bir bakıma bu durum hayatta kalma mücadelesi olarak da karşımıza çıkacak. Eğer değişime ve yenilenmeye direnir, korkarak tekrar odanın ışığının kapanmasını istersek, aslında geride kalmış ve bize büyümemiz, gelişmemiz için gereken fırsatları tepmiş oluruz. Sonuçta böyle bir çekingenlik ya da endişe bizi bir yere götürmeyeceği gibi, kaybetmemize neden olur. Cesaretle, kendimiz güvenerek öne çıkacağımız bir döneme giriyoruz. Kendi astrolojik haritanızda Koç burcu hangi evde ise, o alanla ilgili konularda bu güçlü ve ani açılımı, öne çıkma cesaretini ortaya koyabiliriz. Evet Uranüs’ün Koç burcuna ilerleyişi hayatımızda yeni bir milada karşılık geliyor. Ancak bu süreç hemen bir günde de gerçekleşmeyecek. İlk işaretini şimdi almaya başlayacağız. Uranüs 14 Ağustos’ta tekrar Balık burcuna dönecek ve nihai geçişini ancak 12 Mart 2011’de yapmış olacak. Bu bakımdan, 2010 Ağustos – 2011 Mart arasında, yaşadığımız değişimi sindirme, karmaşa yaşama ve alışma sürecinde olacağız. 2011 Mart’ı ile sözünü ettiğimiz temalar yerlerine iyice oturacaklar. Tüm bunların yanında, Koç’a geçen Uranüs, karşısında bu kez Oğlak burcundaki Pluton’u bulacak. Öyle anlaşılıyor ki, bireysel istek ve arzularımızı aşırı şiddetli bir tonla ortaya koyduğumuzda, bazı engeller ve kısıtlamalarla da karşılaşacağız. Önümüzdeki süreçte bir güç savaşı, adeta bizi güreşmeye, engelleri ortadan kaldırmaya yönelik mücadeleler olacak. Sonuçta, bu yeni görünüm hepimize canlanma, hayata yeniden başlama gücü ve cesareti getirecek. Bu enerjiyi ılımlı biçimde kullanmaya, yenilenmenin farkında olmaya bakalım. Başlangıçlardan korkmayalım.
Hakan Kırkoğlu Alıntıdır.
|
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 03:35:30
|
Daha öncede Koç ve Terazi burcunun etkileşimleriyle ilgigi yazdıklarınızı, -az çok bildiğim halde-hayretler içerisinde okumuştum. Nedir bu Koç lardan aldığım enerji diye hep düşünmüşümdür bir terazi olarak. Sanırım Uranüs ün bu ilerleyişinden bayağı bi etkileneceğim. Verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 12/06/2010 : 11:05:14
|
Rica ederim Cryptos. Gerçektende astrolojik olarak çok önemli bir dönemdeyiz. Çok ciddi değişim zamanları bunlar. Uranüs'ün koç burcuna girmesi ise,haritada hangi eve denk geliyor ie,o evin konularında çok aktif olmamızı sağlayacak. Çünkü koç burcu Mars'ın bitmez tükenmez enerjisine sahiptir. Mücadelecidir,önde gider. Karşısındaki terazi burcu da onun tamamlayıcısıdır. Bu nedenle terazi ve koç birbirlerinin en önemli öğretmenleridir.
Diğerlerinden daha sıklıkla,birbirleriyle olan ekileşimleri önemli dersler içerir. Koç burcu terazi burcunun 7.evine düştüğü için bu ikili ilişkiler,evlilik alanını kapsar. Uranüs bulunduğu eve aynı zamanda derinlik verir. Pluton gibi.
Aynı zamanda Jüpiter de Koç burcuna geçti 6 Haziran da.Yani 7.evinizin konusu olan ikili ilişkiler,evlilik alanlarında pozitif gelişmeler yaşayabilir,ikili ilişkilerden destek alabilirsiniz. Eylül'e kadar. Fakat Koç burcu asıl şansı 2011' de yakalayacak. Satürn terazide şu an,biliyorsunuzdur. 2012ye kadarda terazi burcunda kalacak.
Sevgiler. |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 13/06/2010 : 03:31:07
|
Hakikatten hoşuma gitti bu muhatap alınıp cevap yazılması :)) Şöyle söyleyeyim pandora, koç burcundan beklediğim bir şey var ve o şey gerçekleşmezse yarım kalacak gibi hissediyorum kendimi, aksini düşündükçe nefesim kesiliyor gibi oluyor :( Nasıl tarif etsem adeta karnımda bir yumruk yemişlik hissi, boğazımda bir düğümlenme, başımı alıp gidiverecekmişim gibi bir his zihnimde.. Açıkçası ben bunlara anlam vermediğimden buradayım :) |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 00:55:24
|
Aslında düzeltmem gereken bir şey var en son yazdıklarım hakkında. Aksini düşündükçeden kastım yani beklediğim şey gerçekleştiğini düşünmekle ilgili.. Ben terazi burcuyum yükselenim ikizler.. Siz anlarsınız pandora benim artık neden böyle git gel akıllı ve tavırlı olduğumu :))) benim astrolojideki evlerle ilgili en çok merak ettiğim terazi burcunun evi ile ilgili okuduğum bir yazı üzerine oluştu: Terazi burcunun bulunduğu ev in kadın erkek cinsiyetlerinin oluştuğu yerde olmasıyla ilgili bir şeydi; tam olarak anlatamamış olabilirim. Ama bu okuduğum ilgilimi çooook çekmişti kafamın çok karışık olduğu bir dönemde. Çünkü iki cinside çok iyi kavrayan sezilerim var benim. Eskiden gereksiz anlamlar yüklediğim bu sezilerimi şimdi çok seviyorum :) |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 01:12:54
|
İkizler burcu diğer olasılıklarında üzerinde durur sıkça. Kararsızlık gibi. Bir nevi Aristo mantığı gibi birşey. 'Bu niye öyle ve aynı zamanda niye öyle değil' gibi...Buna kısaca gelgit akıl da diyebliriz,niye öyle ve niye öyle değil'e gelip gittiği için:)
Terazi burcunun bulunduğu ev in kadın erkek cinsiyetlerinin oluştuğu yerde olmasıyla ilgili bir şeydi ------ Bu konuda bilgim yok. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 01:23:25
|
Yani ikizler burcu bu mantık ile gözlemler ama daha çok mantıksal bir gözlem,değerlendirmedir.
Akrep burcu gibi yani ama aralarındaki fark,akrep burcunun gözlemlerinde ayrıca sezgiyide kullanması ve aynı zamanda sezgileriyle vardığı değerlendirmeleri/hisleri ikizler burcu gibi daima ifade etmemesidir.
|
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 02:04:17
|
Evet biliyorum eşim akrep :))) Ve ne yapıp ediyor gizli işlerimi ortalığı çıkarıyor:) sinsice takip ederek hemde :)))))) Benim olayım daha çok 'bunun bi anlamı var!?' Sanırım dışta terazi içte ikizler olmanın verdiği duygu bu .) :))))) Kendime gülüyorum yanlış anlaşılmasın. Ayrıca yıllarca acı çekip çooooooook ağlamış biri olarak, kendimi ifade edebileceğim bir forum bulmak hakikatten çok rahatlatıcı.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 02:19:43
|
Akrepler kötüdür çünkü diğer burçlar iyidir:)
Nihayetinde birilerinin kötü olması gerekmektedir ki diğerleri iyi olduklarını anlayabilsinler:)
Dilediğinizce gülün,rahatlayın. Dilerim sorunlarınızı çözersiniz.
|
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 03:04:13
|
| Benim paradokslarım, ironilerim, takıntılarım, beklentilerim, heyecanlarım var ve hiçbiri dengede değil nasıl çözülürki bu kördüğüm :( |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 01:28:41
|
Merhaba pandora;
daha önce birbirimize yanıtlar yazdığımız yazılardan birine, benim nereden aklımda kaldığını hatırlamadığım 'terazi burcunun bulunduğu evle ilgili...' şeklinde başlayan cümlemdeki konuyla ilgili bir bilgin olmadığını yazmıştın.
O konu hava da kalmasın istedim .) Nereden okuduğumu buldum :)
Epsilon mini astroloji dizinden, terazi burcunun anlatıldığı bir cep kitabından alıntıyla, konu şöyle geçiyor:
'...,Terazi insanı da sezgisel olarak adalet için çabalar.Bir çelişkiden kurtulup diğerine düşmesi terazi prensibini temsil eder: Denge, ancak kefelerin salınması durumunda oluşur. Astroloji, onların karmaşa ve çelişki dolu yapılarını, Zodyak'ta Terazi pozisyonuyla anlatır. Bu, yedinci burçtur ve rivayete göre insanlığın iki ayrı cinse doğru değişiminin vücut bulmasına ithaf edilmiştir.'
Yazar : Josef SchieBl Çeviri : Ayla Özhan
Kitabın basım yılı,yeri: 1993,Almanya
Yanılmıyorsam ben kitabı 1997 almıştım, nerden hatırladığıma gelince o sene, cinsiyet konusunda bayağı bir ruhumla mücadele etmiştim.. Bu satırların altını çizmişim ve zaten de unutmamışım -ki hiç unutmadım- burada yine bahsetmişim..
Geçen yaz kendime gümüş bir kolye ucu beyenmiştim; Figür şu idi : Dengede bir el terazisinin bir kefesinde kadını sembolize eden işaret diğer kefesinde erkeği sembolize eden işaret! Çok hoşuma gitmişti.. Satıcı bayan 'Ne hoş bir seçim, kadın erkek eşit demek mi istiyorsun bunu takarak?' diye sordu. Bende 'Hayır öyle demek istemiyorum. Ben hem kadın hem erkeğim demek istiyorum.' demiştim. Fakat şimdi de yapacağım gibi bir açıklama eklemek zorunda kalmıştım tuhaf bakışa binaen :) 'Yani cinsiyetsizim! Ruhumun cinsiyeti yok! Var sa bir ayrım ikisi de bünyem de mevcut' :))) Hala da öyle hissediyorum.. O gün almadığım o kolye ucu, bu sene de aynı tezgahta duruyor.. Ve bu sene alacağım :))
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 02:18:51
|
Selam Cryptos;
15 seneye yakın bir zamandır tanıdığım en yakın dostumun burcu terazi. Mükemmel bir dostluk ;öyle ki ay ve yükselen burçlarımızda çok uyumlu. Aynı yaşta olduğumuz için,kuzey düğümlerimiz yani hayat planlarımızda aynı temayı içeriyor. Terazi burcunu bu nedenle iyi biliyorum diyebilirim.
Terazi uyum demek;güzellik ,sanatçı bir ruh demek. Terazi burcu bu arkadaşım,terazi burcuna ithaf edilen bir güzelliğe sahip. Sarı saçları mavi gözleriyle gerçekten de çok güzel bir kız. Ve terazi burcunun sanatçı ruhunu taşıyor. Ama iş adilane olmayan birşey ise eğer,o uyumlu nazik kız gidiyor,yerine adalet için sonuna kadar mücadele eden bir kişilik ortaya çıkıyor. Terazi burcu için adalet konusu hakikaten de çok önemli. Benim onda gördüğüm şey bu en azından.
Bir burç,kendinden önceki burcun etkisinde kalır,aynı grupta iseler. Benim burcumda seninkinden sonra geliyor ve bilirsin ,tıpkı terazi gibi normalde sakin bir insan ama iş adaletsizliğe/haksızlığa geldiğinde,kendinden önce gelen terazi burcu gibi değişiyor
Görmezden gelebiliyorsun bazen,üzerinde durmayabiliyorsun,olabilir/anlayış/ruh hali öyleydi vs... diyebiliyorsun ama en sonunda dayanamıyorsun gibi birşey. Belki kuzey düğümümde burcumla aynı olduğu için daha mı fazla etkiliyor ne bilmem ama; adaletsizlik ise söz konusu olan..Yani bir melek değilim,ben de pek çok hata yaptım,kötülük ettim ne yazıkki ama bu konu çok belirgin. Yakınlarım var doktor hemşire,diyorlarki gel sıraya girmeden muayene ol. Diğer insanların sırasını almak bana hiç de adilane gelmediği için sıraya giriyorum. Ve nihayetinde aptal biri oluyorum,böyle davrandığım için Sonuçta onların da sağlık sorunaları var ise eğer,kimsenin buna hakkı yok diyorum kendime. Adil olmayan insanlar annem babam bile yapmış olsa bunu; darılabiliyorum,soğuyabiliyorum. Neyse işte.
Umarım terazi burcundaki Satürn 'ün derslerini kolay atlatırsın..
|
Edited by - pandora76 on 15/07/2010 02:21:37 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 02:46:10
|
Eşitlikçi ikizler etkisini unuttum:) Tabi astroloji enerjileri ifade etmekte,elbette başka etkenler var sözkonusu olan.
Şimdi düşündümde..Senin yükselenin benim haritamdaki en güçlü etkiye sahip olan ikizler burcu ve eşinle güneş burcumuz da aynı. Benziyor birşeyler.
O kolyeyi hemen yarın al ve hemen tak. Sevgiler:) |
Edited by - pandora76 on 15/07/2010 02:47:49 |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 02:51:59
|
Biliyorsun işte beni ne diyeyim :)))
Adalet dedin miydi herşey duruyor bende bütün olagelen bitiyor, adalet başlıyor.. Eşimin ismi Adil mesela :))))))) Bu bana müthiş keyif veriyor..
Ah biliyorum o Satürn'ü mahfediyor beni, nerdeeee geçen seneki neş'em, çok kötüyüm ne zamandır.. Ama aklım bi karış hava da değil o zamandır.. Ne zaman hava ya girsem :)) Satürn bi tokat atıveriyor hemen :)))))
Ama ben sevmiyorum böyle olmayı.. Ben nezakete hasret bi teraziyim yükselenim ikizler ol sa da.. İyi davranın bize, sevin, koruyun :))) Bizlere ihtiyacı var bu dünyanın :(( ÜZMEYİN BİZİ :))
Yine aynı kitaptan alıntı yapacağım :)) Hiç unutmadığım bi yorum :
'Terazi insanları içlerinde derin bir çelişki yaşarlar; çevrelerinden çok şey beklerler, hatta sadece yakın çevrelerinden de değil :))) TERAZİ İNSANI BUNDAN DOLAYI ACI ÇEKER :(( Tıbbi olarak söylenirse bunlar mide ağrılarıdır..'; tevekkeli 'midemde yumruk' ifadem yanlış değilmiş :)))
O yumruk hissini en çok koç lar yaşatıyor bana; bir insan zıttını bu kadar sever yani :))) Ve çeker diyim .) :)))) İki mana da oldu bu hem kendine çeker ve/veya çekilir; hem derdini çeker,katlanır :)))
Olsun! İyi ki varlar .) Olmasaydı olmamasının ne demek olduğunu anlayamayacaktık :)))) |
 |
|
|
JCA
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 16:14:19
|
Her burcun pozitif bir özelliği var. Bu yüzden herkes kendini özel hissediyor. Ama hepsi aynı. Aşağıda yazacaklarıma burçlarla ilgilenenler alınmasın lütfen. Zaten alınmayacaklar çünkü onlar daha da bilgili bu konularda. Neyin gerçek neyin yalan olduğunu biliyorlar. Ben sadece düşüncemi ortaya koyacağım, kendimi ifade edeceğim.
Astrolojiye pek fazla inanmam ben. Daha doğrusu irademi teslim etmek istemem. Tüm yaşam koşullarının bende bir etkisi olduğu gibi yıldız ve gezegenlerin de etkisi muhakkak olacaktır. Ama bu sadece boş bir potansiyel yol çizer bana. O boşluğu insan kendisi doldurmalı. Aksi halde bir şey elde edilemez.
Durum böyle olsaydı eğer, herkes, astrologların bahsettiği gibi bir yaşam sürerdi. Ama gerçekte öyle olmuyor. Sadece ego tatminimiz. Gerçekten öyle olmakla gerçekten öyle olduğunu düşünmek ile arasında olan fark budur. Kimi zengin olur, kimi de zengin olduğu hayaliyle yaşar. Bu şekilde Astroloji kimin ne zihniyette olduğunu bize söyleyebilir, ama ne yapacağımızı değil.
Açıkcası çekinmiyorum. Astrologların boş umut satıp para kazanan insanlar olduğunu düşünüyorum. Şu şöyle olacak bu böyle olacak cinsinden saçma tanımlar.Özellikle bu tatlı sözlerle daha da inandırıcı oluyor. Ama gelecek değişkendir. Çoğu zaman eğlence amaçlı okusam da beni aklen tatmin etmiyor.
Lao Tzu demiş ki;
Güzel sözler doğru değildir. Doğru sözler güzel değildir.
Aynen böyle.
Ben Aslan burcuyum. Bahsedilen karakter özelliklerine uyuyorum aynen.Uyuyorum derken sadece davranış özelliklerini kastediyorum. Ama astrologlar diyor ki bu burç liderlik özelliği taşıyor. Şimdi eğer doğru bir söz olsa bunun doğrulanabilmesi gerekir. Bakıyorum dünya liderlerine. Karmakarışık. Aslandan tutun, akrep, kova, terazi ve bu işlerle güya ilgisi olmayan ikizler bile var. (bülent ecevit)İkizler ile ilgili tek örnek bu değildir mutlaka. Yüzde olarak Aslan'ın yüzdesinin yüksek olması lazım ama öyle değil. Dolayısıyla burçlar sadece olası potansiyelleri veriyor. Ve bu olası potansiyelleri ancak biz yaratabiliriz niyetimize bağlı olarak.
|
 |
|
|
JCA
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 16:21:41
|
Şunu da eklemek isterim;
Gerçek ile hayalin gerçeğe dönüşmesi arasındaki çizgi çok ince. Gerçeği önemsemeden hayal kurunca, anca o hayalden zevk alırız. Bir değişiklik olmaz.
Gerçeğe aşırı bağlı oldukça da o anda olanlar üzerinde herhangi bir değişiklik yaratma gücümüz olmaz. Çünkü takıntı oluşmuştur.
Denge çok önemli. |
 |
|
|
JCA
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 16:22:35
|
Her şey belli bir değişim ölçüsünde. Değişmeyen hiç bir şey yok. Ama belli bir ölçüde değişmek zorunda. Yoksa denge bozulur.
Sabır büyük bir erdemmiş. Ben onu anlayabildim. |
Edited by - JCA on 15/07/2010 16:26:16 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 18:33:27
|
Cryptos; Dünyamızın iyiliği için ,size iyi davranacağız,seveceğiz ve koruyacağız :)
JCA; Somut olmayan/deneylerle kesin bir şekilde ispatlanmamış birşeye inanmayanların olmasına alınmak bence çok garip birşey olurdu. Benim ailemde inanlar da var inanmayanlarda. İnanmak zorunda da değiller zaten. Tüm bunlar dediğim gibi enerjileri ortaya koyuyor. Aslında bunun üzerine daha önceleri konuşulmuştu. Diğer başlıklarda parça parça yazılanları konu açıldığı için toparlayabilirim.
Astroloji karakteri de etkiliyor buna inanıyorum ama mesela senin güneşin aslan diye tamamen aslan özelliklerini göstereceksin diye birşey yok. Yükselenden ay burcuna,haritandaki evlere,açılara göre değişir. Mesela kendimden örnekleyeyim,benim güneşim normalde iletişime fazla girmemeyi seçebilir ama ben merküriyim ,tam aksine,uzun uzun ayrıntılarıyla anlatabilirim ya da iletişim kurmama durumu aylarca bile sürebilir ve astrolojiyi bilmeden önce de hep böyle olmuştur bu. Plutonum iletişim evimdedir ve iletişimi tamamen öldürebilir veya güçlendirebilir. Pluton ölüm ve yeniden doğumdur zira. İkizler burcu iletişimde genelde iyidir ama ben ya iletişim kurarım ya da tamamen iletişim kanalımı kapatırım genelde. Aradaki bir farkı böyle anlatabilirim sanırım. Bunun dengesini kurmayı öğrenmek,pozitif ya da negatif geliştirmek, bizim yapmamız gereken şey. Ben kendi adıma mesela şu verdiğim örnekteki konu üzerine tam denge kuramadım ne yazıkki.
Ablamla güneşimiz aynı ama birbirimize temelde bazı noktalarda benzesek bile,pek çok noktada da benzemeyiz. Yükselenimizden,kuzey düğümümüze ve kendimizi ne yönde geliştrdiğimize kadar pek çok şey farklı.
Bunların yanısıra tamamen aynı gün ve saatte doğan insanlarla hatta bir ikizinle bile aynı olamazsın çünkü tam olarak o anda,orada doğan sensin. Ayrıca karma ,genetik koşullar,çevreyle ilişkiler,0-6 yaş arası özellikle de vs...hepsi etkili tabi ki.
Ben astrolojiyle ilgilendiğim ilk zamanlardan itibaren çevremdekilerin haritalarına özellikle bakıyorum,acaba ne derece etkili ve doğrudur diye ve böyle bir etkenin olduğuna bu nedenle inanıyor,amatörce de olsa ilgileniyorum bu nedenle. Hatta birşey diyeyim. Şüpheci biri olduğum için özellikle de ilk zamanlar,"herhangi bir dönemin astrolojik yorumlarını özellikle okumuyordum,okuyunca etkilenip inandığım için şartlanıp gerçekleşmesinde etkim olur mu" diye. Bu kadar şüpheci yaklaşan biri olarak,somut olarak ispatlanamayacak astrolojiye ancak böylelikle inanabilirdim.
Konu açılmışken bir örnek daha vereyim. Mesela geçen yıl Satürn 11.evimdeydi yani arkadaşlık evi. Satürn herkesin arkadaşlık evinden geçecektir,kimilerine has birşey değildir bu ve bu esnada ,bu konuya dair tüm enerjileri etkinleştirip "çözmemizi,değiştirmemizi"isteyecektir. Daha önce hiç mi arkadaşlarımla sorunlarım olmadı? Elbette oldu ama geçen yıl,neredeyse tüm arkadaşlık ilişkilerime bir haller oldu.
Sene sonlarındaydı sanırım, bir yazı okumuştum,çok şaşırmıştım. "11.ev transitinde arkadaşlarınla olan tüm sorunlar etkin olarak ortaya çıkıcaktır" derken,"aynı zamanda gerçek dostlarınızıda tanıyacaksınız" demekteydi ve ben bunu yaşadım!
Çok uzun yıllardır arkadaşım olan insanlara kadar ciddi sorunlar yaşadıklarım oldu ve hatta bir kısım arkadaşım, hep birden üzerime geldiler. Oysaki onlarla çok ciddi bir sorunum olduğunu düşünmüyordum. Sanki birbirleriyle anlaşmış gibi,hepsi birden.. Ve bu çatışmalar esnasındada,tıpkı 11.ev Satürn konumunda sözedildiği gibi,hem özel yaşamımda hemde burada gerçek dostlar kazandım. Zer-zivi de onlardan biriydi.
Satürn 11.ev konumunda sözedildiği gibi"ama dostlarınızla önceden beri olagelen sorunlarınız yüzeye çıkarken,sizin yanınızda olacak gerçek dostlarınızıda tanıyabilirsiniz"denmişti yazıda. Okuduğum şeye gerçekten de çok şaşırdım,çünkü bunu yaşadım! Yani hep birden üzerime gelinirken,kimi dostların da gerçekten anlayışla yanımda olması durumunu böyle bariz bir biçimde daha önceki yıllarda değil,bir tek geçen yıl yaşadım böylesini. Fakat kimi zamanlar astrolojik yorumların neredeyse hiç tutmadığını da gördüm.
Sen konuya değinince aklıma komik birşey geldi. Henüz astolojiyi hiç bilmeyen biri...ama bir merak gidiyor haritasını çıkarttırıyor. Astrolog diyor ki "bu sene evlilik yılın". Bu konum 7. ev Jüpiter transitidir. O da bir nevi evlilik planları hazırlanıyor,evlilik fikrine alışmaya çalışıyor,evllik hazırlığı yapıyor:) ama sorun şu ki evlenmeyi düşündüğü biri yok ve tek başına evlilik olmaz malum:) Ve evlenmiyor o yıl:) Ama yine de astrolojiyle ilgileniyor ve astrolog oluyor. Tebessümle anlatıyor o yılı.
Burada sonradan astrolog olan bu kişinin yorumu sanırım şöyle birşeydi:
Evlilik için uygun bir yıl anlamına gelebilir bu. Evlenmeyi düşünüyorsanız daha kolay şartların ortaya çıkabileceği veya belki de evleneceğiniz insanla karşılaşabileceğiniz bir zaman. Ama dışarı çıkmazsanız onunla karşılaşabilirmisiniz? Ve aynı yıl içinde,haritadaki diğer etkenler de tam aksine enerjiler verebilir vs...
Şimdi günlük bir yorumda"bugün aslan burcu hastalanacak"dense "bugün hemen bir antibiyotik alayım,hatta dışarı çıkmayayım,hastalanıcakmışım"diyen var mıdır bilmem ama "aslan burcu hasta olacak bugün" diye bir yorum yapılmışsa da,Dünya üzerindeki tüm aslanların topluca hastalandığı bir güne şahit olmadım hiç. Olur mu hiç:)
Bir de Maharaj ında yanılmıyorsam astroloji etkilidir kaderde ,gibi sözleri vardı,bu aklımda kalmıştı ve astrolojiyi ciddi olarak gözlemlememde etken olmuştu bu aklımda kalan şey.
Numerik sayıları da unutmayayım. Onların etkisi olduğuna inanıyorum,sadece astroloji değil.
Neden ilgileniyorum gibi bir soru sorulsa bana,forumda sıkça değindiğim konu,"özgür irade var mı,kader var mı,bizleri ne etkiler"gibi düşüncelerimden dolayı, derdiim. Çıldırtan diyaloglarda çok önceden buna değinmiştim. Kendimi bir nevi bu soruların cevaplarını bulmaya adadım çok gençken ve bunun için fizik,felsefe,matematik hatta astroloji,kabala...Hepsiyle kendime göre ilgilenmeye başladım zira beni en çok ilgilendiren bu soruların cevabını bulmak için,en saçma görünen şeylerle bile ilgilenirim. Herhangi bir konu üzerinde ne kadar çok ayrıntıya değinmemden anlaşılabilir bu. Ben konuyu ele almışsam ,ona olağanın üstünde odaklanabilir ve dolayısıyla diğer konular üzerinde pek birşey bilmeyen biri olabilirim:) Benim astrolojiye dair öyküm bu.
Unutmadan..Aklıma geldi bak. Bugün bakınıyordum öyle,birşeye rastladım çok şaşırdım. Ne kadar doğru anlamadım ama:
Astroloji kendi başına bir bilimdir ve aydınlatıcı bir bilgi yığını ihtiva eder. Bana bir sürü şey öğretti, astrolojiye çok şey borçluyum. Jeofizik bulgu, yıldızların ve gezegenlerin yeryüzüyle bağlantılı gücünü gözler önüne seriyor. O halde astroloji de bir ölçüde bu gücü sağlamlaştırıyor demektir. Bu nedenle astroloji insanlığa hayat veren bir iksir gibidir.
Albert Einstein
Hawking inanmıyor ama;onu da söyleyeyim fakat yine de onun kitabını okuyorum.
Ra' da astrolojiye dair birşeyler söylemiş:
Ra,19.celse:
Ra:Bu,bu celsenin son sorusu olacaktır.
Astroloji adını verdiğiniz şey,ana sapmaları tahmin etme yoludur. Bu tahminler,ruhun,fiziksel/zihinsel bileşime giriş anındaki ve fiziksel/zihinsel/ruhsal bileşimin illüzyon(madde alemine) giriş anındaki kozmik yönelimlere ve gezegenlerin birbirlerine oranla konumlarına dayandırılır ve olasılıkları/olanakları belirterek işlev yapar.
O halde astroloji,temel sapma alanları konusunda fiki verme olanağına sahiptir,ama bundan öteye birşey yapamaz. Astrolojinin oynadığı rolü,'birçok kaynak(kök)arasından bir tanesi'olarak tanımlayabiliriz.
|
Edited by - pandora76 on 15/07/2010 18:42:54 |
 |
|
|
JCA
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 18:56:49
|
@pandora76
Yazdıklarınızı özet geçerek okudum. Burcunuz akrep mi? Böyle bir iki yakın dostum, bir tane de çetrefilli bi sevgilim oldu bu burçtan. Bir yerde bunu belirttiğinizi hatırlıyorum ama yazdıklarınızdan da belli oluyor açıkcası.
Eğer öyleyse ona göre bi cevap yazacağım yazdığınızla ilgili. Zira ben bu burcun insanını 5 kilometreden tanırım. Bayağı zor anlaştığımız kişiler oldu. Çok yordular desem yalan olmaz.
Yalan söylemek istemem, tecrübelerimden ötürü akrep burcu şahsiyetlerinden nefret ederim. Ama yine de severim. :)
|
Edited by - JCA on 15/07/2010 18:58:11 |
 |
|
|
JCA
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 21:19:17
|
| Tabi son cümle kimsenin ağırına gitmesin. Ama ben de çok çektim bu tiplerden. Ne yapayım yahu? :D |
 |
|
|
burake
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 23:04:58
|
| Astroloji bilimi insanın doğumundaki verileri (gök cisimleri, evrenle enerjisel etkileşim vs.) mi baz alıyor? Hiç incelemedim ama sanki böyle bir şey, bir imaj var aklımda (yukarıdaki alıntıda Ra da buna benzer birşey söylüyor)...Eğer bu böyleyse herhalde daha gelişmiş bir astroloji temel verilerinde insan yaşamının ilk altı senesindeki değişkenlikleri, gök cisimleriyle etkileşimleri vs. göz önüne alırdı...Fiziksel olarak doğumun ötesinde çok önemli bir süreç var o da kişinin "ruhsal kökenini unutması" ve egonun oluşumunu içeren bu altı yıllık dönem... |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 23:46:37
|
Ağrıma gitmedi JCA;kötü bir anlamda değil ama güldüm son sözlerini okuyunca,sakın yanlış anlama:) Ablamda benim gibi güneş akrep,büyük ablam da yükselen akrep,yani bizim ev evlere şenlik:)
Burake;aslında karmik astrolojiye göre,herkes tekamülüne göre sırasıyla her burcun etkisini alıyor bir başka hayatta diye biliyorum ama eminim dersem yanlış olur. Sadece böyle birşeyler okuduğumu anımsıyorum. |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 15/07/2010 : 23:59:49
|
Pandora cığım aldım aldım kolye ucunu çok mutlu oldum.. Satıcı bayan zaten çok hoş biri.. 'Bu senin, geçen yıldan beri bekletiyorsun' dedi :) |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 16/07/2010 : 00:25:23
|
Konu açılmışken,şu dengeleme konusuna dair birşey yazıcam.
Mesela Plutonumun bulunduğu ev üzerinde dengeleme sorununu sıkça yaşadım. İlle de darılmam gücenmem gerekmiyor iletişimsizlik için,çok sevdiğim dostlar için bile bu sözkonusu olabiliyor,sadece bu bir şekilde oluyor. Diğer etkenleri de, mesela güneşimin etkenlerini de alıyor sanırım ve bir şekilde iletişememe sorunu yaşıyorum. Zaman zaman içe kapanma eğilimi gösteriyorum ve Plutonum un konumu da sanırım bunu tetikliyor ve iletişimim ciddi anlamda kopabiliyor zaman zaman. Çevremdekiler yaşadığımı bile unutabiliyor kimi zaman. Karşımdaki dost zannediyor ki "artık benimle iletişim kurmak istemiyor"ama aslında öyle değil. Sevdiğim insanlarla dahi iletişim kurmaya çalışmadığım zamanlar oluyor ve bu astrolojide Plutonun"öldürdüğü" dönemler olarak geçiyor.
Adalet konsunu abarttığım zamanlar oldu diye düşünüyorum bazen. Yani adalet ;diye demişliğim öyle ki,sonrasında kendimle yalnız kaldığımda"peki sen ne kadar adilsin ki"diyerek,kendi adalet anlayışımı sorgulayacak kadar yoğun bir adalet anlayışı bu:) Ama zaman zaman da olsa,adilane olmadığına inandığım için tepkiler verdiğim dostlarımı sevmekten hiç vazgeçmedim. Sevdiklerinden vazgeçmek o kadar kolay mı..
Bir şey olur ve sonrasında düşünür anlarsın,kimsenin tıpkı senin gibi mükemmel olmadığını ve olmayacağını. Adilane düşünür ve senin de hataların var dersin,dostlarınla tartışsan bile yine de onları sevmeye devam edersin.
Hani astroloji diyoruz ama..Çevresel etkenler çok önemli demiştim bir de..Babam tanıdığım en güçlü adam,ki kızlar için en güçlü hayran olunacak erkek ,babalarıdır haliyle. Ama babam gerçekten de çok etkin bir insandı önceden. Adilane olmayan herşeye karşı çıkardı hep. Bir gün dışarıda kavga var,benden istediği o kavgaya gitmem:) "Baba sen beni galiba oğlun sanıyorsun ama hatırlatayım ben senin kızınım" demiştim:) Hiç öyle "bu benim kızım,bu da oğlum"diyerek yetiştirmedi,kız erkek farketmeden"hep adalet,eşitlik"dedi. Sofrayı erkek kardeşimle kurar,o bulaşığı yıkarken ben de çamaşırı toplardım. Çünkü bizim evimizde adalet vardır.
Yani demem o ki,astroloji,genetik vs...Bir de çevresel etkenler,yetişme tarzı vs..çok önemli etkenler..
Eniştem diyor ki,"ablan haksızca birşey görsün,düşünmeden karışıyor ve sonra onu korumak için kavga etmek bana düşüyor:) En çok ablam babamın etkisini almıştır yani astrolojik konum ne olursa olsun,çevre de kişiyi son derece etkilemektedir diye düşünmekteyim. Ama yine de..Genetik faktörler çok önemli bence..
Fakat zamanla birşeyler değişiyor. Daha farklı bakıyorsun mesela hayata. Satürn olmasa,farklı bakabilirmiydik ,değişip büyüyebilir miydik? |
Edited by - pandora76 on 16/07/2010 01:03:58 |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 16/07/2010 : 00:46:50
|
Bir de hakikaten bizi sevin koruyun.. Ben bünyemde bulunan adalet duygumla diyeyim; gerçekten çok saf ım :)) Katıksız ım.. Kolye ucunu alırken birden müşteri doldu tezgah.. Alış verişten sonra sohpet edeceğimiz için bekletti beni o bayan, birde diğer müşterilerde birşeyler aldı hepimiz bozuk para üstü bekledik. O sırada bana 'nasıl bir ayağın varmış senin öyle' dedi.. Ben de o sırada kızımla boğuşuyordum ve kızımda sürekli oyuncağıyla ayağıma vuruyordu, o bekleyiş süresince sürekli 'ayağıma vurdun, vurma, vuracaksın..' diye söyleniyordum :)))))) tam da öyle söylenirken, öyle bir cümle kurunca, ben de bana kızımı azarlıyorum diye sitem etti sandım:) hatta, "hani seninde ne büyük ayakların var çocuk nereye gitse çarpıyor" manasında nükteliyor olarak algıladım söylediğini :) ve cevaben 'Evet 40 numara, palet gibi' diyince güldü haliyle kadın :))) 'ben uğurlu geldin demek istemiştim' cümlesini tamamlamasına gerek kalmadı gülünce anladım ne demek istediğini :)))))) bende çok güldüm; sonra dedim ki 'saf ım ben, görünüşümden pek belli olmuyor ama öyleyimdir':)))))) 'kalbinde hiç kötülük yok da ondan' dedi :))) Hakikaten yoktur.. Bir de ben üstüme alınmam, hep uğursuz bilirim kendimi; herhalde ondan ne demek istediğini anlamadım ilk anda :))) Neyse hem gülelim hemde paylaşayım istedim..
Fakat bu olay kesinlikle yaşarken bile dejavu idi! Ağzımdan çıkan cümleler olsun, yaşanan hadise olsun kesinlikle daha önce yaşadığım bir şeydi.. Hani demiştim ya geçen yıl aynı tezgahta aynı kolye ucunu çok almak istemiştim ama alamamıştım diye... Bu sene geçen yıl yaşadığım hadiseler tekrarlıyor sadece bu sene ayaklarım yerde, bunu, sanki kaçırdığım bir fırsatı değerlendirmem için gibi hissediyorum, ya da olanı biteni daha iyi anladığımdan, bulduğumla bir işe yarama vakti gelmiş gibi...
Sabırsızlıkla bekliyorum.. Biliyorum yaşanacak bir şeyler var ve/veya aslında yaşanıyor olan .)
Bu arada astrolojiye inanmamam mümkün değil; yükseleni ikizler terazi için söylenebilecek ne varsa, o benim işte :))) genel olarak terazinin sanatsal yatkınlığı, ikizlerin sezgisel yaklaşımları ve kalemi kuvvetliliği :))) ve diğer herbirşeyleri işte :)))) Bunlar tesadüf olamaz..
Hiç bir şey tesadüf değile inancımdan bu günün deli sıcağında o kolye ucunu almak için iki kere çarşıya indim :)) Ama benim olduğunu bildiğimden, hiç endişe etmedim, sadece zamanın gelemsini izledim .) |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 16/07/2010 : 00:48:38
|
Buna çok sevindim Cryptos. İçtenlikle söylüyorum,yorularak geçirdiğim bir günün sonunda sevindim. Hele ki unutmamış satıcı senin beğendiğin kolyeyi,bunu da unutma. Biliyorum ki unutmayacaksın ama ben yine de diyeyim,unutma.. |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 16/07/2010 : 01:34:22
|
Tasarımlarını kendisi yapıyormuş.. O yüzden değerini bilen birine gitmesi onun için çok önemliymiş. Geçen yıl da; ying yang sembolünü andıran ama her iki tarafıda beyaz ve noktasız olan sedef kakmalı gümüş yüzüğü alırken öyle demişti..
Pandora, sen beni bilir gibisin; söylesene ben neden böyleyim :((( |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 16/07/2010 : 02:09:36
|
Cryptos; Sadece o an içimden geçeni söyledim kolyeye dair. Sevgilerimle.. |
 |
|
| |
Topic  |
|
|
|