| Author |
Topic  |
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 30/05/2010 : 01:53:21
|
Bakıyorumda...Başlığın büyük kısmını irade,sonsuzluk gibi konulara ayırmışım.
Her insan birşeylere takıyor kafayı.Benim payıma da bu düşmüş bu yaşamda.
Geçen düşündüm de...bulacaksında ne olacak?Neişine yarayacak?
Ve nediye varoluşumuzun nedenini,gerçeği arıyorsun?
O zaman aklıma düştü:
'Niye,niye diyor insanlar?'
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 04/06/2010 : 03:28:00
|
Tao nun yolunu eleştirmek için değil sözlerim aksine çok sevdim ve severek okuyorum. Aktarım için harcanan emeğe minnettarım.
Tao ile ilgili bir kitabı okumuştum önceden. Mantak chia'dan. Yazıların akışını bozmamak için,buraya yazıyorum. Kitabın adı:'Mikrokozmik yörünge meditasyonu'.. ve ben sevmiştim kitabı çünkü beni bana göre ilginç diyebileceğim sonuçlara götürmüştü. Reiki ve yoga çalışmalarında hissettiğim şeylerin,Tao'da anlatıldığını, deneyimleyerek gördüm.
Tao'Onlar hakkında yorum yapmaya hiç gerek yoktur' diyor. 'Onlar hakkında yorum yapmaya hiç gerek yoktur' demek te,onlar hakkında yorum yapılmasına yapılan bir 'yorum' değilmi?
Zihnim ne çok söyleniyor.. Öyle ki...Yorum yapılmasına gerek olmadığını söyleyen bir yorumu bile yorumluyor.
Sanırım bilinçaltıma işlemiş düşünceler,rüyalarımda açığa çıkıyor.
Dün geceki rüyamda biri bana big bang'ı anlatıyordu. Rüyamdaki kişi sonsuzluğun dahi bir tanımlama olduğunu,herşeyi yaratanın 0 noktası olduğunu söylüyordu.
|
Edited by - pandora76 on 04/06/2010 04:00:11 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 05/06/2010 : 01:32:12
|
Bir arkadaşım bilgisayarı var ken yine bir bilgisayar alıyor,gereksiz yere para harcıyordu ve daha pek çok şey...
Şüphelendim bu durumdan ve ona bir uzmana gitmeyi önerdim. Bir doktor olmadığım için,arkadaşımın durumu hakkında bazı ihtimallere varmış olsam bile,çok kesin sonuçlar öngörüp'depresif,manik vs...'diyemiyordum,keskin bir dille.
Arkadaşımın resme yeteneği vardı gibi görünüyordu,çizimlerine bakılınca ve hatta sıradan bir insan olan bana göre, çizimleri mükemmeldi! Bir öğretim görevlisi olan kuzeninden çok daha iyiydi ve kuzeni de bunu tasdiklemekteydi.
Bu arkadaşım bana,ailemden ve hatta belki Maharaj'dan bile daha fazla şey öğretti ve onun içinde aynı durum geçerliydi. Bunu biliyorum çünkü bana bunu o söylemişti. Astrolojik haritalarımız bu durumu açıklıyordu. İkimizinde ay'ı aynı eve doğmuştu ve bu konum,her ne olursa olsun yine de biraraya gelmek demekti ve kuzey düğümlerimizin konumu,benim ve onun güneşinin,güneşimizin yönettiği evlerde yerleşmesi vs.....
Ve bu dostumla olan deneyimlerim bana öğretti ki...Herhangi bir insan, bizim en önemli dersimizin öğretmenimiz olabilir. |
Edited by - pandora76 on 05/06/2010 01:48:16 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 05/06/2010 : 02:25:36
|
Yani reenkarnasyonda anlatıldığı gibi,bir şekilde bir anlaşma yapılıyor doğmadan önce .Anlaşma, her bir haritanın işaret ettiği, öğrenilecek bir ders için yapılıyor.
Arkadaşım bana'seni tanıyana kadar herşey nasılsa öyleydi ama senden sonra hiçbirşey eskisi gibi olmadı'demişti. Benim içinde aynısı geçerliydi.
Şimdi o kadar ruh arasından,niye birbirimizi seçtik tekamül edebilmek için? Aynı dersi birlikte öğrenebileceğimiz başka insanlar yok mu idi?
Bir elma ve armut...elmayı seçtim diyeyim. Pekiniye? Bana doğuştan elmayı sevdiren ve dolayısıyla elmayı seçtiren ne?
Karides hikayesine döndü bu çünkü çözümlenmemiş birşey. Karides'i seçmek istemememin nedeni onun tadının kötü olabileceğine dair'çevreden'gelen bilgi ve görüntüsü vs...idi.
Seçtiren diyorum çünkü benim elmayı seçeblmem için,en azından ona eğilimli olmam gerekli..Mesela elmanın tadı güzel gelmeli.
Bir insan nasıl seçebilir ,eğilimleri olmadıktan sonra? Seçimleri belirleyen nedir? Eğilimler değil midir?
Kim armutu severken/isterken elmayı seçmek isteyebilir?
Balçıktan yapılmış bir beden diyelim...Bu beden,nasıl seçebilir? Hamur işte ..Bir hamur sadece. Bir hamur neyi nasıl seçebilir?
'Allah insana ruhundan üfledi'...
İnsana üflediği ruh elma sevgisi taşıyor ise eğer,elmayı seçebilir ama değilse,elmayı sevmeyecekir,seçmek istemeyecetir.
Gözü kapalı biri olsun. Karşısında bir elma bir armut..Bu insan hangisini seçer? Karidesi'göremediğim 'yani onun karides olduğu/hakkında yargıya varmayacağım bir durum gibi birşey.
Görmediği iki şeyden birini ,neye göre(şekil,renk vs...)seçebilir?
Madem seçiyor özgür iradesiyle...Nasıl görmediği birşeyi seçebiliyor?
Görüyor olsa diyeceğim ki'kırmızı renk,yuvarlak şekli vs...seviyor/eğilimli ve bu nedenle elmayı seçiyor'
Ama görmüyor ve yine de onlardan birini seçiyor.
|
Edited by - pandora76 on 05/06/2010 02:50:19 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 05/06/2010 : 03:51:57
|
Görmediği iki şeyden birini ,neye göre(şekil,renk vs...)seçebilir? -----
Diyelim ki bu bir nevi sezgisel birşeydir veya her ne ise ...diyelim, bu şekilde açıklayalım. Peki bu sezgi ya da olan bu şey herne ise,
O nedir? Nereden gelir? Nye gelir?
Madem özgürüz seçimlerimizde,gözümüz kapalı iken bile yapabildiğimiz'seçimi'belirleyen şey, ne? Belki de kafamızdan uydurduk bu şeyi ama uydurmaktan başka şansımızda yoktu zira gözümüz kapalı iken bile seçim yapmamızı sağlayan birşey olmalıydı.
|
Edited by - pandora76 on 05/06/2010 03:53:06 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 06/06/2010 : 19:12:56
|
Biz de aynı oyunu oynarız. Ne yaptığımızı görmek için geriye baktığınızda, sizin için bir frekans değişikliği planı yapmadık mı? Sizi tuzağa düşürüp aklınızı çelip özgür iradenizin varlığına, bu şekilde belli bir frekansta titreşmeyi seçebileceğinize inandırmadık mı? ----- Plelilerden.
Şimdi okudum ve şaşırdım çünkü son zamanlarda düşünmeye başladığım şeye benziyor.
Özgür irade vardır diye düşünüyorum daha da önceki mesajlarımda yazdığım gibi ama sadece oyunun içindeki oyunun bir parçası olmalı. Çünkü Yaratan tek varlık ise eğer,bir tek varlığın iradesinden başka irade olamaz diye düşünüyorum.
Yani illüzyonun içinde iken kaynak parçaı etkiliyor olmalı. Zaman içinde bu mümkün gibi geliyor ama zamanın dışında bu nasıl olacak? An'da,parça-kaynak nasıl birbirini etkileyecek. Hepsi zaten aynı an'da var.
Zaten zaman denilen şey de gelişim demek değil mi. Gelişim olmasa,herşey dursa,zamanda akmazdı.
Hamurdan bir kalem yaptım ve özü hamur olan bir kalem oldu. Kalemin öz'ü hamur ama kalemin yaratılış 'nedeni' hamur olmamalı..
Veya hamur kalem yapılsın diye var olmak zorunda olmamalı. Hamurdan kalem yaptıktan sonra,birde silgi yapabilirim. Hamurdan birşey yapmayadabilirim. |
Edited by - pandora76 on 06/06/2010 19:16:52 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 02:34:07
|
Beklentilerin olmaz ise mutlu olur musun?
Hayat beklentilerin toplamı gibi birşey değil mi bir yerde de? Yemekte domates değilde yayla çobası olması beklentisi...Büyüyünce istediğimiz mesleğe sahip olma beklentisi...Mutlu bir evlilik ve çocuklarımızın olması beklentisi...
Hepsini geçtim,dünyaya dair olmayan birşeyden sözedelim...Başkalarına hizmet sonucu,ölümden sonra 4bh'ye hasat edilme yani'dünyaya ölme' beklentisi..
Maharaj dünyaya dair birşey beklememiş ama 'aydınlanma beklentisine' girmiş. Aydınlanma bile bir beklenti ile gelmiş.
Demekki bizi var eden; beklentilerimiz bir yerde de...Hal böyleyken,belentisiz olmamız zor.
Ama şöyle beklentilerimiz de olabilir. 'Ben birine sevgi ile yaklaşsam bile, onun da bana aynı duyguyla yaklaşması beklentisi içinde değilim'...gibi birşey. Bu da bir nevi savunma kalıbı gibi geldi bana..Birşey beklemezsem,sonuçlar beni hayal kırıklığına uğratmaz...diyebilmek için yapılan bir ön hazırlık gibi..
Kryon dada sözü edilmişti. Birşeyi itersen,onu daha çok çekersin kendine. Verdiğim bir örnekten yola çıkarsam...'Konyayı düşünme'dersem... İlk akla gelen nedir? Konya...
Şimdi ben birşeyi düşünmemek istersem eğer,'onu' düşünmemeye çalıştığımda,'onu' düşünmemeye çalıştığımı bildiğime göre,aynı zamanda onu düşünmemeye çalıştığımı biliyor olmazmıyım,onu düşünmemeye çalışırken? Düşünmemeye 'çalışmak' yerine,başka birşeyi düşünmek daha kolay olur sanırım.
Veya en basitiyle beklentisiz olma 'beklentiside' bir beklenti değil mi? Bu durumda ...beklentisiz ve açık ol...desem neye yarayacak?
|
Edited by - pandora76 on 09/06/2010 06:49:00 |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 03:13:05
|
Merhaba pandora76 :) 'Düşünmemek için bile düşünür mü insan!?' demişti bana bir gün.. 'Benim mavi dediğime, sen beyaz diyorsan ve ben mavi diyor diye düşünüyorsam farkında olmadan anlaşırız' demişti .) Sen misin o yoksa :) Kaç tane var ki bizim gibiler dışarı da !? 'Hayatta beklentiler vardır ama hiçbiri bu dünyada değil' demişti? Ben se tüm beklentilerimin benim olduğunu düşünüyordum; hala öyle. Beklenen istenendir, istenen özlenen! Özlediğini delice istersin, ne kadar istersen o kadar senindir.. O kadar istiyorsan eğer, seni bulmasını beklersin. 'bulunmak istiyorum artık' demişti :( Bulunmuştu! Ama beklentisizliğine o kadar emin di ki... |
 |
|
|
Cryptos
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 03:25:09
|
Gerçekten 'it'in doğasında mı var çekmek, yoksa; bu ,beklentisizlik ilkesini bozmamak için sonucu planlanmış bir oyun mudur!? 'tercihler, sonucu baştan kabul edilmiş seçimlerdir' demişti bir bilgeden alıntı yaparak. O zaman ittiğini çekmek için mi yaşanıyor bu keşmekeş..
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 04:18:22
|
Merhaba Cryptos.
Pandora'nın sonundaki 76'yı yazmana gerek yok. Diyeceksinki madem gerek yok,öyleyse ne diye var:) Bu sadece nicimi aldığım mail adresimden gelen birşey.
'Düşünmemek için bile düşünür mü insan' demişsin,güzel söylemişsin. Düşünmemeyi düşünmemiz bile düşünmeme düşüncesini düşünmek demek. Yani düşünmemeyi düşünürken bile düşünüyoruz öyleyse.
Aslında beklentisizlik konusuna dair yazdıklarım,beklentisizlik beklentisi içindeki bir soruya kendime göre düşündüğüm cevaplardı.
İtmek ile salıvermek/izin vermek aynı şeyler değil gibi. Belkide ortada herhangi bir renk yok ve bu nedenle ben onun beyaz sen de mavi olduğu 'beklentisi' içine girebiliyoruz. Belki renkler de aslında bizim beklentilerimizdir sadece.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 04:41:51
|
İstesek Maharaj'ın yolunu izleyebiliriz veya Tao 'nun yolunu. Yani bir şekilde aydınlanma yollarını deneyebiliriz ama sanırım bunu yeterince istemiyoruz. Yani kendi adıma bu böyle gibi. Çünkü daha çok bilgiyi aradığımı farkettim. Pek çok geçmiş yaşamımda da öğrenci olmuşum haritama göre. Ve geçmiş yaşamlarımda çok çalışmışım ayrıca. O kadar çok çalışmışım ki..Dinlenmeyi unutmuşum. Bu yaşamdaki derslerimden biri de çok çalışmamaya odaklanmakmış. |
Edited by - pandora76 on 09/06/2010 05:49:21 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 09/06/2010 : 15:29:34
|
Bir arkadaşm yıllar önce bir çeşit tarikat gibi birşey,bir topluluğa dahildi. Arkadaşımın çenesinde bir kitle vardı ve gittikçe büyüyordu ama arkadaşım tedavi olmuyordu. Çünkü bağlı olduğu tarikatin lideri ona bu kitleyi asla aldırmaması gerektiğini söylemiş.
Arkadaşımın durumu gün geçtikçe kötüleşiyordu ve doktorlar bu kitle artık alınmaz ise eğer,onun hayatına mal olabileceğini söylemişler. Arkadaşımın abisi onu ikna etmeye çalışsada sonuç alamıyordu çünkü arkadaşım liderinin söylediği gibi ameliyat olmayı reddediyordu.
En sonunda arkadaşımın abisi bu lideri bulup,kardeşine tedavi olmasını söylemesini istedi ve arkadaşım böylece,lideri şimdide bunu istediği için tedavi olmayı kabul etti.
Arkadaşım evlenmiyor çünkü lideri ona evlenmemesini söylemiş. Abisi,'bu liderin den kardeşime evlenmesini söylemesini isterdim ama ama öldü,şimdi ben ne yapayım'demişti.
Tam buradan baktğımda,bir insanın lideri öyle istemiş diye ölüme gitmeyi kabul etmesi benim için inanılır şey değil!
Ama bu tür şeyler gerçekten de oluyor! Böyle birşeye'özgür iradesi'diyerek saygı göstermeyeceğim. Çünkü bu düpedüz saçmalık!
Nasıl bir insan diğerinin hayatına malolabilecek birşeyi isteyebilir!Ve nasıl bir insan bunu kabul edebilir?
Tanrı kendi aklımızı kullanmak yerine başkalarının aklına uymamızı istediyse eğer,bizlere bu aklı niye verdi!
|
Edited by - pandora76 on 09/06/2010 15:47:16 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 01:05:25
|
Aydınlanmış bir varlığın,gerçek bir içtenliğin,buna sahip bir öğretmenin himmetini anlayabilirim her ne kadar ben hçbir öğretmenin himmetini almamış olsam da(Maharajın sözleri yardım ediyor tabi) ama arkadaşımın yaşadığı şey, aydınlanmış bir varlığın himmeti diyemiyorum.
'Bu neden bizleri ilgilendirsinki,özgür iradesiyle verdiği bir karar değilmi?'...gibi tuhaf birşey de demiyorum çünkü hepimiz aynı gezegende yaşıyor isek eğer,birbirimizden sorumluyuz.
Kaç insan çocuğu sokakta dayak yerken'adamın briçocuğumu özgürce dövüyor'der. Diyelimki bir adam tanrı adına binanın üst katına çıkıyor intihar etmek için... 'Atlasın'mı diyeceğiz,özgürlük adına? Nasıl olsa herkes liyakati ne ise o olacaktır ;gibi bir düşünceden yola çıkıp mesela,intihar etmesine göz yumarmıyız?
Başkasını bilmem ama ben demem. Kolundan çeker ,atlamasına izin vermem. Çünkü ben 'önce insanım' ve benim irademin bittiği yerde,diğerinin iradesinin de bittiğine inanırım.
Okulda iken de bu ya da buna benzer gruplardan hoşlanmazdım. Aslında kendimi bildim bileli bu tür şeylerden hiç hoşlanmadım. Bundan sonra da hoşlanmayacağım kesin.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 02:16:49
|
Yine okuldayken bize yardım edeceğini söyleyen insanlar olurdu. Çok sevecen görünüyorlardı. Sevgiden dem vururlardı sıkça. Bazı arkadaşlarımızı etkilerdi bu ama bana çok saçma gelirdi ve hiç etkilemezdi.
Sevgi! Ne kolay yazılıyor ve okunuyor bu sözcük... Sadece seviyorum demek yetiyor mu peki? Bu kadar kolay mı yani? 'Herkese sevgiden söz edeyim,herkeste beni sevsin,benim gibi düşünsün' gibi...E sonra ne olacak peki?
Sevmediğimiz halde,seviyormuş gibi yaparak kazanacağımız sevgi,ilgi vs... çirkin birşey değil mi?
Yalandan sevmek/sevilmek güzel birşey mi?
Ya yalan sevgi sözlerine inanmak güzel birşey mi?
Niye her sevgi sözcüğüne inanır insan? Sevilmeye duyulan bir özlemmi,sevildiğine inandırıp kendini egoyu tatmin etmek mi? 'Bak ne çok seviliyorum ben'demek mi?
'Onlar yeterince ulvi değiller ve bu nedenle sevgiyi bilemezler. Ben biliyorum çünkü ulviyim ve öyleyse onlara ,bulunduğum bu yüksek yerden anlayışla bakabilirim'demek mi?
Veya ,sadece sevgi sözcüğünü dile getirmek,sadece sevgi sözcüğünü içeren cümleler kurmak yeterli mi? Sevgi bu kadar ucuz birşey mi?
Ben aptal biriyim sanırım. Bin kişinin nefretini kazanacağımı bilsem,yine de sevmediğim bir şey için 'seviyorum' diyemedim. Annem birgün bana'kızım sen bu dünyanın şartlarına uygun biri değilsin,hep kaybedeceksin,sevmediğin şeyleri seviyormuş gibi yapmadığın için'demişti.
Sevgimizi belli edememek ya da ne olursa olsun sevmek gerektiğine inandığımız için sevgiyle yaklaşmak gibi birşeyi dahil etmiyorum buna. Bu ayrı.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 15:10:57
|
Bilmelisin ki… Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez. Bilmelisin ki… Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır. Bilmelisin ki... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında, çizginin nereden geçtiğini bulmak zor. Bilmelisin ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşklarında… Bilmelisin ki... Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınla var. Bilmelisin ki... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akraban olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsun. Aile her zaman biyolojik değil. Bilmelisin ki... Ne kadar yakın olursa olsunlar, en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Bilmelisin ki... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. İnsanın kendisini de affedebilmesi gerekiyor. Bilmelisin ki... Yüreğin ne kadar kan ağlarsa ağlasın, dünya senin için dönmesini durdurmuyor. Bilmelisin ki... Şartlar ve olaylar kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz. Bilmelisin ki... İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. Bilmelisin ki... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. Bilmelisin ki... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
Can Yücel |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 16:46:27
|
S:Geçen gün,gerçeğe varışınızın kökeninde Gurunuz'a duyduğunuz güvenin olduğunu söylüyordunuz. O size,sizin zaten mutlak gerçek olduğunuzu söyledi ve yapılacak başka birşey yoktu. Siz ona güvendiniz ve orada bıraktınız,hiç zorlanmadan,hiç uğraşmadan. Şimdi sorum şu: Gurunuz'a güvenmeden gerçeğe varmış olur muydunuz? Sonuçta siz neyseniz o'sunuz,zihniniz güvense de güvenmese de;kuşku Gurunuz'un sözlerinin etkisini engelleyip işlevsiz kılar mıydı?
M:Yanıtı siz verdiniz-işlevsiz bırakılmış olurlardı-bir zaman için.
S:Peki,Guru'nun sözlerindeki enerji yada güce ne olurdu?
M:O gizli halde,tezahür etmemiş olarak kalırdı. Fakat soru bütünüyle bir yanlış anlama üzerine oturtulmuş bulunuyor. Üstat ve öğrenci,onlar arasındaki sevgi ve güven,bunlar tek bir olgudur,birbirinden bağımsız bir olgu değil. Her biri diğerinin parçasıdır. Sevgi ve güven olmasaydı,ne Guru ne mürit ve nede aralarında bir ilişki olurdu. Bu,elektrik lambasını yakmak için bir düğmeye basmaya benzer. Siz ışığı,lamba,kablolar,transformatör,nakil hatları ve elektrik jeneratöründen,hepsi bir bütün olarak alırsınız. Faktörlerden hehagi biri eksik olsa,ışık olmazdı. Ayrılmaz olanı ayırmamalısınız. Sözler gerçekleri yaratmaz,onlar ya tarif ya tahrif ederler. Gerçek olan daima sözsüzdür.
S:Hala anlamadım. Guru'nun sözleri bir sonuca ulaşmadan kalırlar mı,yoksa onlar mutlaka gerçekleşecek midir?
M:Gerçeğe varmış bir insanın sözleri asla amaçlarını gerçekleştirmemiş olarak kalmazlar. Onlar uygun koşuların ortaya çıkmasını beklerler,ki bu da bir zaman alabilir ve bu doğaldır,çünkü ekin ekmenin bir mevsimi,hasadın bir mevsimi varır. Fakat Guru'nun sözü,bozulup telef olması mümkün olmayan bir tohumdur.
Kuşkusuz,Guru'nun,bedenin ve zihnin ötesinde,bilincin ötesinde,zaman ve uzayın,dualitenin ve birliğin ötesinde,anlayışın ve tarifin ötesinde gerçek bir Guru olması gerekir.. Bir çok şey okumuş,söyleyecek bir çok şeyi olan iyi insanlar size birok yararlı şey öğretebilirler. Fakat onla,sözleri şaşmaz şekilde doğru çıkan gerçek Guru'lar değildirler.Onlar da size Nihai Gerçek olduğunuzu söyleyebilirler,ama bundan ne çıkar? |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 17:05:03
|
S.Her Özünü bilen Guru olur mu,yoksa Gerçeği bilen olduğu halde o başkalarını gerçeğe götüremeyebilir mi?
M:Eğer ne öğreteceğinizi biliyorsanız,bildiğinizi öğretebilirsiniz. Burada 'görücü'lük ve öğretmenlik bir dir. Fakat Mutlak Gerçek her ikisinden de ötedir. Guruluk iddiası taşıyanlar,olgunluktan çabadan,haketmekten,layık olmaktan,başarmaktan,kaderden ve inayetten söz ederler;bütün bunlar sadece zihinsel düzenlemelerdir;bağımlı bir zihnin projeksiyonlarıdır. Bunlar yardımcı olacaklarına,engellerler.
S.Kimin ardından gitmem,kime güvenmem gerektiğini nasıl bileceğim?
M:Her şeye karşı güvensizlik duyun,ikna oluncaya kadar. Gerçek Guru sizi asla aşağılamayacağı gibi,sizi kendinize karşı yabancılaştırmayacak,kendinizden soğutmayacaktır. O sizi,sizin içte yatan mükemmelliğiniz gerçeğine tekrar tekrar geri döndürecek ve içinizi aramanız için cesaretlendirecektir. Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse,öğrencilerinden çok kendisiyle meşgul olacaktır. |
 |
|
|
zer-zivi
Elmas
    
Turkey
953 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 18:17:17
|
M:Her şeye karşı güvensizlik duyun,ikna oluncaya kadar. Gerçek Guru sizi asla aşağılamayacağı gibi,sizi kendinize karşı yabancılaştırmayacak,kendinizden soğutmayacaktır. O sizi,sizin içte yatan mükemmelliğiniz gerçeğine tekrar tekrar geri döndürecek ve içinizi aramanız için cesaretlendirecektir. Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse,öğrencilerinden çok kendisiyle meşgul olacaktır.
Bu sözler sanki bir mesaj oldu benim için. Ne zaman yorgun düşsem,yılsam dışımdaki guru(sen ve diğer insanlar) vasıtasıyla içimdeki guruyla bağlantı kuruyorum:) Bende hiç bir şeyden tam emin olamıyorum(hatta o kadar çok ip ucu olmasına rağmen) ama güvenmek,tam emin olmak istiyorum.Bu sonsuzluk gerçekliğinde hiç bir şeye tam teslim olunamıyor. Sadece teslim olmak yaradılmışlığa ve yaradana. Çaresiz teslim olmak gerek yoksa nefes almak çok ızdıraplı.
İçimde bir rahatlama ve huzur oluştu bu sözleri okuyunca. Önce düşündüm derince. Sordum kendi kendime "Neden bunca ağır şeyi yaşamak ve ızdırabın kaynağı, diğer varlıklara zarar vermeden onları özgür bırakmak?" Geçmiş karmalardan olsa desem neden içimizde yinede karşımızdaki varlığa zarar vermemek ve merhamet etmek var? Bu merhamet nasıl oluştu? Kimi insan kurban olmaktan kaynaklı zalim olabiliyor,neden bunu yapmadık.Hadi desem biraz kurnaz biraz bencillik olsa bu bizi diğer varlıklara karşı korurdu. Ama güvenmek,safça sevmek tüm bu sonuçların doğmasına neden işte.Birde sanırım birileri kurban olarak diğerlerinin öğrenmesine yardımcı oluyor. Ama artık yardımcı olmak istemiyorum,kota fazlasıyla doldu.Hatta öyle insanlarla karşılaştık ki hiç neden yokken, bile bile hayat boyu unutulamayacak denli zararlar verdi.Onlara zarar verme fırsatı elimizdeyken bunu kullanmadık. Onların ne düşündüklerini tahmin edebiliyorum "Ne kadar aptallar ki bana zarar vermediler" Nasıl anlatılabilirki onlara ne hissedip ne düşünerek bunu neden yaptığımızı! Taşıyamayacağım kadar çok ve ağır yükler taşıdık. Ama biliyorum ki bu yükü,bu acıları sadece sevgiyle göğüsleyebildik.
Teşekkürler sevgili dostum yine ışık oldun bana:) |
Edited by - zer-zivi on 11/06/2010 18:20:02 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 19:14:43
|
Asıl ben teşekkür ederim zer çünkü beni hiç yanlış anlamaya çalışmadın. Sana birşey söylemiştim hani...Pek çok sıkıntı yaşamış olsam da,senin gibi dost kazandğım için buna değdi. Ben şüpheci biriyim bilirsin ama sana olan inancım sonsuz. Doğduğun için sağol can. |
 |
|
|
zer-zivi
Elmas
    
Turkey
953 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 19:30:50
|
| Ne demek güzel dostum en azından içimdeki guru kadar yakın olman harika. Fikirsel farklılıklarımız bile olsa dostluğumuzu azda olsa yıpratmamak için özen göstermek ikimizinde marifeti galiba. Şeriat,tarikat kapısını geçtik haberin olsun marifeti işlemekteyiz nakış nakış.Bir günde hakikati işlemeyi öğreniriz herşeye rağmen elbet. Sevgiler derinliğince. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 19:48:21
|
S.Pek çok Guru,bir adet olarak,müritlerine himmetinin bir nişanesini verir-başörtüsünü veya bastonunu,kasesini ya da entarisini. Böylece ,kendini idraki müritlerine aktarmak ve teyit etmek için. Bu tür uygulamaların bir değeri olduğunu düşünmüyorum. Aktarılan kendini-idrak değil kendini beğenmişliktir. Aşırı övgü dolu ama hakikat olmayan birşeyi söylemenin gereği ve yararı nedir? Siz bir yandan,beni 'kendilerince Guru' olan kimselere karşı uyarıyorsunuz,diğer yandan da size inanmamı istiyorsunuz. Neden bir ayrıcalığınız olduğunu iddia ediyorunuz?
M:Bana değil söylediklerime inanın ve onları anımsayın diyorum. Sizin mutluluğunuzu istiyorum,benimkini değil. Siz,sizinle öz varlığınız arasına mesafe koyup,kendilerini de bir tür aracı olarak takdim edenlere güvenmeyin. Ben o tür birşey yapmam. Vaatlerde bile bulunmam. Sadece derim ki,eğer sözlerime güvenir ve oları denemeye koyarsanız,onların gerçeğin ta kendisi olduklarını keşfedeceksiniz Eğer girişimde bulunmadan bir kanıt isterseniz,size ancak şunu söyleyebilirim:kanıt benim. Ben öğretmenimin sözlerine güvendim,onları zihnimde tuttum ve gördüm ki o haklıymış,ben herşeyi kucaklayan ve herşeyi aşan sonsuz Gerçek'tim,şimdi öyleym ve gelecekte de öyle olacağım. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/06/2010 : 20:04:30
|
Uzun uygulamalar için vaktiniz ve enerjiniz olmadığını söylediğinz için size bir alternatif sunuyorum. Sözlerimi,güvene dayanarak kabul edin ve yeniden yaşayın,ya da keder içinde yaşayıp ölün.
S:İnanılmayacak kadar güzel görünüyor.
M.Öğüdün sadeliği ve basitliği sizi yanıltmasın. Masum ve basit olana güvenme cesaretine pek az kimse sahiptir. Zihninizin tutsağı olduğunuzu,kendi yarattığınız hayali bir dünyada yaşadığınızı bilme,bilgeliğin şafağıdır. O dünyadan hiç birşey istememek,onu tümüyle terk etmeye hazır olmak,içtenlik ve ciddiyet budur. Ancak gerçek umutsuzluktan doğan böyle bir içtenlik sizin bana güvenmenizi sağlayacaktır.
S.Yeterince ıstırap çekmedim mi?
M:Çektiğiniz ısırap sizi donuklaştırmış. Onun büyük kötülüğünü göremez hale getirmiş. İlk işiniz,içinizdeki ve çevrenizeki ıstırabı görmektir,bir sonraki işiniz,özgürlüğe kavuşmayı şiddetle özlemenizdir. Bu özlemin şiddeti size rehberlik edecektir,başka rehbere ihtyacınız yoktur. İlk adım için yeterli enerjiniz var. Ve her adım bir sonraki için yeterli enerji üretecektir. Güven enerji getirir. Güven ise deneyimle birlikte gelir. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 12/06/2010 : 12:04:57
|
S.Guru değiştirmek doğru mudur?
M:Neden değiştirmeyesiniz? Gurular kilometre taşları gibidirler. Birinden diğerine ilerlemek doğaldır. Her biri size yönü ve mesafeyi bildirir. Sadguru,yani ebedi Guru ise yolun kendisidir. Hedefin yol olduğunu ve sizin de herzaman yolda olduğunuzu,hedefe varmak için değil,fakat onun güzelliğinin ve bilgeliğinin tadına varmak için yolda olduğunuzu birkez idrak ederseniz;hayat bir görev,bitirilmesi gereken bir iş olmaktan çıkar,doğal ve sade bir hal alır,başlıbaşına bir vecit hali olur.
S:Öyleyse,dua,ibadet ve Yoga uygulamalarına ihtiyç yok.
M.Gündelik küçük süpürmelerin,yıkama ve yıkanmaların bir zararı yoktur. Öz-farkındalık size her adımda ne yapılması gerektiğini bildirir. Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/06/2010 : 14:49:52
|
Ablam başka bir şehirde üniversiteye gidiyordu. Tatil için eve gelişlerinden birinde çok değiştiğini farkettik. Düşünceleri değişmiş,yeni fikirler edinmişti. Yani bu fikirlerin neredeyse hiçbiri kendisine ait değildi.
Bir gün bana bir topluluk,bir tarikat gibi birşeyin içinde olduğunu söyledi. Şaşırmıştm ama yine de üstünde durmadım o an çok fazla. Ablam bunun üzerine beni ilgisizlikle suçlamıştı. Ne de olsa benim kardeşim,huyunu bilmezmiyim:)
Tepki verse idim, beni inandıklarına,değerlerine saygısızlıkla suçlayacaktı. Kısacası her iki durumda da kendince beni köşeye sıkıştıracak yani tepkisiz olsam suçlu,tepki versem de suçlu olacaktım:)
Fakat birgün bana'bizim gibi düşünmeyenler,kardeş bile olsa,ölmeliler. Ne yazık ki böyle kardeşim'gibi çılgınca birşey söylediğinde,çok ciddi birşey olduğunu anladım.
Bana söylediği şey şuydu: Okulda iken bir şey olmam gerektiğini düşünmeye başladım ve oldum'
Sevgili kardeşimin anlamadığı şey,birşey olması gerekmediğiydi. Onu sevmemiz için birşey olmasına gerek yoktu çünkü olduğu gibi olması,onu sevmemiz için yeterliydi.
Ama ablamın psikolojisini biliyordum. Ne de olsa benim kardeşim.. Ailesinden uzakta olması ona çok zor geliyordu. Evinden,ailesinden uzakta olduğu için,yeni bir aile edinmesi gerekliydi ve bu topluluk,tarikat onun yeni ailesi olabilirdi.
Bir yerde,'doktor,mühendis vs..ler bile, bu tür insanlara zarar veren gruplara dahil olabiliyorlar'gibi bir eleştiri yapılmıştı.
Benim ablam sosyologtur. Bir sosyolog...Toplum bilimci...Yüklü bir psikoloji ders programı... Yani üniversiteyi bitirdiği halde,böyle toplulukların içinde olanlar.. denir ise eğer,belkide en çok da bir sosyoloğun böyle zarar verici nitelikteki grupların içinde olması garip karşılanacak birşey. |
Edited by - pandora76 on 14/06/2010 15:56:29 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 15/06/2010 : 03:00:26
|
İlk başlarda tedirgin olsa bile ailem,yine de ablama karşı anlayışlı olmaya çalışıyorlardı fakat haliyle onun bu durumu bizlere de yansımış ve etkilemeye başlamıştı.
Özgürdük dime? Özgürüz biz..Ne dilersek onu olabilir,kendimize ve diğer insanlara dilediğimizce zarar verme özgürlüğünden yararlanabiliriz.. Her neyse.
Ablam neredeyse bir Tanrı gibi gördüğü ruhsal lideri ne derse onu yapıyor,dolayısıyla kendisinin yanısıra bizleri de üzüyordu. Çünkü bu lider,aklın almayacağı şeyler söylüyordu. Mesela ablam diğer kardeşimize farklı davranmalıymış? Bunu topluluğun lideri söylemiş..
Bulunduğu topluluğun liderine bir nevi tapıyordu,öyle ki birgün bu lider ya da unvanı her ne ise...Bu kişiyle yaşadığı bir sorun için bile ,'Benim için bu yolda, şimdi de kendisinden uzaklaşmam gerektiğine inandığı için bana kötü davrandı,iyiliğimi istediği için',gibi garip şeyler söylüyordu.
Mezun oldu ve bir süre sonra mesleğini bıraktı. Bundan sonra ciddi sorunlar başladı. Annem ablama'Ben senin inandıkların adına mesleğini bırakman için mi eğitim almanı istedim'diyordu. Anneme ablamı sıkıştırmamasının daha iyi olabileceğini söyledim. Bizlere olumsuz gibi gözükse bile, mesleğini bırakmasının çevresine zararı yoktu. Evde bir tek ben bu konuda ablamın üstüne gelmedim.
Ama o zamanlar ciddi sorunlar,tartışmalar yaşandı:( Ailemiz içnde ciddi anlamda olumsuzluklar baş gösterdi:( Çok özel olduğu için detaylarına giremeyeceğim kadar önemliydi:(
Sonra ablam, kendisine benzer düşüncelere sahip olan arkadaşıyla evlendi ve bu sefer bizimle değil,onunla sorunlar yaşamaya başladı. Aradan yıllar geçti.. Değişti... Şimdi yeniden işine geri döndü. Hedef oklarını en çok da bana yöneltirdi:) Herşeyini paylaştığı,hemen herşeyini danıştığı ve sonrada en çok eleştirdiği ben olmuşumdur hep. Bu nedir bilmem ama bir şekilde ailenin başka üyeleri de olmasına rağmen,bana fazlasıyla kafasını takmıştı önceden beri:)
Ama artık bana olan yaklaşımları bile değişti,olumlu bir hale büründü. Belki de büyüdü ve yine belki de kendisini 'birşey olduğu' için değilde,sadece ailemizin bir parçası olduğu için sevdiğimizi anladı.
|
Edited by - pandora76 on 15/06/2010 03:11:17 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 20/06/2010 : 16:28:42
|
S:Bir öğretmen olmaya karar verişinize ne neden oldu?
M:Öyle adlandırıldığımdan,o hale geldim. Ben kim oluyorum öğretecek,neye ve kime? Ben neysem siz o'sunuz ve siz neyseniz ben o'yum. Ben'im hepimize aittir,hepimiz için ortaktır,birdir;'Ben-im'in ötesinde ışığın ve sevginin uçsuz bucaksızlığı vardır. Onu görmüyorsunuz,çünkü başka tarafa bakıyorsunuz;ben sadece gökyüzünü işaret edebilirim,yıldızları görmek sizin işinizdir. Yıldızları görmek bazılarının daha çok vaktini alır,bazılarının ise daha az;bu onların görüşlerinin berraklığına ve araştırmalarının samimiyet ve ciddiyetine bağlıdır. Bu ikisine sahip olmalıdırlar-ben yalnızca cesaret verebilirim.
S:Bir mürit olduğumda benden ne yapmam beklenir?
M:Her mürşidin kendine özgü bir yöntemi vardır ve bu genellikle kendi Gurusu'nun öğretilerine ve kendisinin gerçeğe nasıl varmış olduğuna ve kendi terminolojisine göre oluşturulmuştur. Bu çerçeve içinde,müridin kişiliğine uyarlamalar yapılır. Müride tam bir düşünme ve araştırma özgürlüğü verilir ve o,doyasıya soru sorması için cesaretlendrilir. O Gurusu'nun konumundan ve yetkinliğinden mutlak surette emin olmalıdır,aksi halde,onun inancı mutlak ve eylemi tam olamaz. Sizi sizin ötenizdeki mutlak'a götürecek olan yine kendi içinizdeki mutlak'tır-mutlak gerçek,mutlak sevgi,bencil olmamak,kendini-idrak için tartışılmaz faktörlerdir. İçtenlik ve ciddiyet ile bunlara ulaşılabilir.
S:Anladığıma göre insanın bir mürit olması için ailesinden,mal ve mülkünden vazgeçmesi gerekir.
M.Bu Guru'ya göre değişir. Bazıları erişkin müritlerinin münzeviler ve zahitler olmalarını beklerler;bazıları ise aile hayatını ve görevlerini teşvik ederler. Çoğu,örnek bir aile hayatını vazgeçiş ve terkten daha zor olduğu ve olgun ve dengeli bir kişilik için daha uygun olduğu görüşündedir. Erken aşamalarda manastır hayatının disiplini tavsiye edilebilir. Bu nedenle Hindu kültüründe ,öğrencilerin yirmibeş yaşına kadar rahipler gibi yaşamaları beklenir-yoksul,iffetli ve itaatli-evlilik hayatının zorluklarını ve baştan çıkarıcılıklarını göğüsleyebilecekleri bir karakter oluşturabilme fırsatını onlara vermek için.
S.Bu odadaki insanlar kimlerdir? Müritleriniz mi?
M:Onlara sorun. İnsanın müritliği sözel düzeyde değil,fakat onun valığının sessiz derinliklerindedir. Siz kişisel seçiminizle öğrenci olamazsınız;o bir kişisel iradeden çok,bir kader meselesidir. Öğretmenin kim olduğu önemli değildir.-onlar hepsi sizin iyiliğinizi isterler. Önemli olan öğrencidir-onun dürüstlüğü,ciddiyeti ve içtenliği.
Doğru mürit daima doğru mürşidi bulacaktır.
Sayfa 520-521. |
Edited by - pandora76 on 20/06/2010 18:32:51 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 20/06/2010 : 16:51:20
|
S:Yetkin ve sevecen bir öğretmenin gözetiminde gerçeği aramaya adanmış bir hayatın güzelliğini görebiliyorum ve hayırlarını ve nimetlerini hissedebiliyorum. Ne yazık ki İngiltere'ye dönmek zorundayız.
M:Mesafe önemli değildir. Eğer arzularınız güçlü ve gerçekseler,onlar gerçekleşmek üzere hayatınızı yoğurup şekillendireceklerdir. Tohumlarınızı ekin ve sonra işi mevsimlere bırakın.
S:Spritüel hayatta ilerlemenin işaretleri nelerdir?
M:Tüm endişelerden kurtulmuşluk,bir rahatlık ve sevinç hali,içte derin bir huzur,dışta bol enerji.
S.Bunu nasıl kazandınız?
M:Hepsini Gurum'un kutsal huzurunda buldum-kendi adıma hiçirşey yapmadım. O bana sessiz olmamı söyledi-öyle yaptım-elimden geldiğince.
S:Sizin mevcudiyetiniz de onunki kadar güçlü mü?
M:Nasıl bilebilirim? Benm için -tek mevcudiyet o. Eğer benimleyseniz,onunlasınız demektir.
S:Her Guru beni kendi Gurusu'na havale ediyor. Başlangıç noktası neresi?
M:Evrende aydınlanma ve kurtuluş için iş görmekte olan bir kudret vardır. Biz ona Sadashiva deriz, o her zaman insanların GÖNLÜNDEDİR. Birleştirici faktör odur. Birlik -özgürleştirir. Özgürlük birleştirir. Sonuçta hiçbirşey benim ya da sizin değildir-herşey bizimdir. Hele bir kendinizle bir olun,herşeyle bir olacaksınız,tüm evren eviniz olacak. |
Edited by - pandora76 on 20/06/2010 18:28:43 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 20/06/2010 : 17:53:51
|
S:Bütün bu yüceliklerin sadece 'Ben-im' duygusu üzerinde karar kılmakla gerçekleşeceğini mi söylemek istiyorsunuz?
M:Kesin olan,basit olandır,karmaşık olan değil. Her nedense insanlar sade,kolay ve her zaman el altında olana pek güvenmezler. Söylediklerim hakkında neden dürüst bir deneme yapmıyorsunuz? O çok küçük ve önemsiz gibi görünebilir,fakat o büyüyerek güçlü,görkemli bir ağaç olacak tohum gibidir. Kendinize bir şans verin!
S:Birçok insanın burada sessizce oturduğunu görüyorum. Onlar ne için geldiler?
M:Kendileriyle buluşmak için. Evlerinde dünya fazlasıyla onlarla beraber. Burada hiçbirşey onları rahatsız etmez. Günlük tasalarından,dertlerinden biraz uzaklaşıp,kendi içlerinde esas olanla temasa geçme şansları olur.
S:Öz-farkındalık eğitimi nasıl yürütülür?
M:Eğitime ihtiyaç yoktur. Farkındalık herzaman sizinledir. Dışa yöneltmekte olduğunuz aynı dikkati içe çevirin. Yeni ve özel bir farkındalık biçimi gerekmez.
S:İnsanlara kişisel olarak yardım eder misiniz?
M:İnsanlar sorunlarını görüşmek üzere gelirler. Görünüşe göre bir yardım alıyorlar,yoksa gelmezlerdi.
S:Her arandığınız zaman hazır bulunur musunuz? Yoksa yapacağınız başka işiniz var mıdır?
M:Her zaman hazırım.
S:Anlıyorum ki hiçbir iş spritüel öğretmenlik işinden daha önemli değildir.
M:MAKSAT,EN ÜSTÜN ÖNEMİ TAŞIR. |
Edited by - pandora76 on 20/06/2010 18:42:55 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 20/06/2010 : 18:20:32
|
S:Kimin gerçek ermiş olduğunu ve kimin olmadığını nasıl ayırt edebilirim?
M.İnsanın gönlünü görebilecek berrak içgörüye sahip olmadıkça ayırt edemeziniz. Görünüşler aldatıcıdır. Berrak görebilmeniz için ZİHNİNİZ SAF VE BAĞIMLILIKTAN yoksun olmalıdır. Kendinizi iyice bilmezken,bir başkasını nasıl bilebilirsiniz? Ve kendinizi bildiğiniz zaman-siz o başkası olursununuz.
Bir süre için başkalarını kendi hallerine bırakın ve kendinizi inceleyin. Kendi hakkınızda bilmediğiniz çok şey var-nesiniz,kimsiniz,nasıl olup da doğdunuz,şimdi ne yapıyorunuz ve niçin ,nereye gidiyorsunuz,hayatınızın,ölümünüzün,geleceğinizin anlamı ve amacı nedir? Bir geçmişiniz var mı,bir geleceğiniz var mı? Tüm varlığınız mutluluk ve huzur için çırpınırken nasıl oldu da böyle karmaşa ve keder dolu bir yaşam geçirdiniz? Bunlar ağır meselelerdir ve öncelikle ilgilenilmeleri gerekir. Kimin gnani olup,kimin olmadığını araştırmaya ne vaktiniz,ne ihtiyacınız vardır.
S:Ama Gurum'u doğru seçmeliyim. Doğru Guru'yu nasıl bulacağım?
M.Siz doğru olun,doğru Guru sizi muhakkak bulacaktır. Bir GURU ARAMAYIN,hatta birini düşünmeyin bile. Hedefinizi Guru'nuz olarak kabul edin.
SONUÇTA GURU BİR AMACIN ARACIDIR,KENDİSİ AMAÇ DEĞİLDİR. O ÖNEMLİ DEĞİLDİR. Sizin için önemli olan ondan ne beklediğinizdir. Şimdi söyleyin ne bekliyorsunuz?
Sayfa:487. |
Edited by - pandora76 on 20/06/2010 18:23:31 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 20/06/2010 : 19:44:29
|
S:Bize diyordunuz ki kendi kendilerini Guru olarak nitelendiren birçokları var,fakat gerçek Guru çok az bulunur. Kendisini gerçeğe-varmış varsayan birçok gnani vardır,ama onlardaki sadece kitap bilgisi ve kendilerine verdikleri büyük önemdir. Bazen onlar müritlerini cezbeder,etkiler,haatta kendilerine hayran ederler ve birtakım yararsız çalışmalarla onların zamanlarını da boşa harcarlar. Birkaç yıl sonra mürit kendisiyle ilgili bir durum değerlendirmesi yapar,bir değişiklik bulamaz. Mürşidine yakındğı zaman da ondan,yeterince çok çalışmadığı yolundaki olağan azarı işitir. Kabahat müridin kalbindeki inanç ve sevgi azlığındadır. Halbuki kabahat,müritleri kabul edipte onların umutlarını kabartmış olan Guru'dadır. İnsan kendisini böyle Guru'lardan nasıl korumalı?
M:Başkaları ile niçin böylesine meşgul olmalı? Guru her kim olursa olsun,eğer kalbi saf ise ve iyi bir inanç ile hareket ediyorsa,müridine hiçbir zarar vermez. Eğer ilerleme yoksa,kusur müritlerde,onların tembelliklerinde ve ego-kontrolündeki yetersizliklerindedir. Öte yandan,eğer mürit samimi ve ciddi ise ve sadhana'sını akıllıca ve şevkle yapıyorsa,onu daha ileri götürecek daha ehliyetli bir öğretmenle karşılaşması mukadderdir. Sizin sorunuz üç yanlış varsayımdan kaynaklanıyor:İnsanın başkaları ile meşgul olmasının gerekliliği,insanın bir diğerine değer biçebileceği,öğrencinin ilerlemesinden öğretmenin sorumlu olduğu gibi varsayımlar. Gerçekte Guru'nun rolü sadece öğretmek,direktif ve cesaret vermektir;öğrenci tümüyle kendinden sorumludur.
Sayfa:486. |
Edited by - pandora76 on 20/06/2010 22:13:29 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 20/06/2010 : 22:28:43
|
S.Bize söylenen ise Guru'ya tam teslimiyetin yeterli olduğu,üst tarafını Guru'nun yapacağı yolunda idi.
M.Kuşkusuz ,tam teslimiyet olunca;insan geçmiş,şimdi ve geleceğe ve kendisinin fiziksel ve spritüel güvenliği ve konumuna yönelik bütün ilgi ve endişeden kurtulduğunda,sevgi ve güzellik dolu yeni bir hayatın şafağı söker. O zaman Guru önemli değildir,çünkü öğrenci ego savunmasının kabuğunu kırmıştır. Tam teslimiyet,aslında özgürlüğe kavuşmanın ta kendisidr.
S:Hem mürit hem mürşit yetersiz ise ne olur?
M:Uzun vadede herşey yoluna girer. Ne de olsa,onların bir süre oynadıkları komediden her ikisinin de Öz varlıkları zarar gömez. Onlar ayrılırlar,olgunlaşırlar ve daha üstün bir ilişki düzeyine yükselirler.
S.Ya da ayrılırlar.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 23/06/2010 : 00:58:30
|
quote: Originally posted by pandora76
Edebiyat öğretmenim belki de bir gezgindi. Ders sırasında bazen mola verir ve bizimle soıhbet etmek isterdi.
Sibel'le uğraşırdı en çok da;sanırım onun çok katı olduğunu düşünürdü de ondan uğraşmaktaydı daha çok. Sibel kendisine kafayı taktığı malum olan öğretmenimize bakar ve sıkılarak onun yeni sorularına cevap vermek için ayağa kalkardı.
"Sibel,kızlar neden kahvelere giremezler?"
İşin ilginci,Sibel bile kendisini sıkan bu sorulara rağmen,bu öğretmenimize karşı çok saygılıydı. Öğretmenimiz,bir nevi "ölü ozanlar derneği"adlı kitaptaki öğretmene benzeyen briydi;ilginç bir kişiliğe sahipti ve o'nun ders esnasında sessiz olmamız için bir uyarı yapmasına gerek kalmazdı. Onu çok severdik ve başka bir gerekçeye gerek duymazdık.
Çok önceden konuştuğumuz bir konu,dualite üzerine verilen örnekler geldi aklıma,bu nedenle anlattım öğretmenimi.
Diğerlerine göre farklı idi ve öyleyse bu negatif bir kutup deneyimimiydi? Yine dualite.
Bakarsan,çok olanın düşünceleri aksinde bir düşünüş ise eğer,evet öğretmenimiz negatifti.
------
Öğretmenimiz ,ezberletilen bilgileri değilde,ezberlememeyi isteyen biri olarak,özgürlükçü yaklaşımlar açısından pozitifti. Çünkü ancak düşünen beyinler istemeyen,köleci yaklaşımlar ezberciliği ister..Ki düşünemesin kişi...Ezberlesin öğrettiklerimizi..Yeter.
Yani negatif anlayış için özgürlükçü deneyim negatif,aksi içinse pozitif.
Bununla birlikte,Ra bilglerinde negatif ve pozitif yol ayrımı tanımlanmış:
Negatif kölelik,pozitif özgürlük ister. |
Edited by - pandora76 on 23/06/2010 01:12:00 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 16:29:03
|
İnsanları iyi niyetle bile olsa da eğitmek,onların özgürlüğüne müdahele etmektir;der isek eğer,benim öğretmenim bizim özgür irademize müdahele etmiştir.
Öte yandan...Tanrı insanların anne,baba,kardeş,arkadaş,öğretmen vs...ile değilde,her insanın,birşekilde tek başına büyüyebileceği biryol ,bir ortam aracılığıyla da dünyaya yollayabilirdi. Yani diğerleriyle etkileşimler vasıtasıyla değil de tek başımıza büyümek,hiçkimsenin etkisi altında kalmadan büyüyebilmemiz durumu da söz konusu olabilirdi.
Çocuğumuza'özgür iradene müdahele etmemek için,çekincelerimi dile getirmek adına bile olsa,'yapma,uyutuşturucu kullanma 'demeyeceğim diyeni varmıdır Dünyada?
|
Edited by - pandora76 on 24/06/2010 16:53:43 |
 |
|
|
zer-zivi
Elmas
    
Turkey
953 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 16:57:04
|
"Çocuğumuza'özgür iradene müdahele etmemek için,çekincelerimi dile getirmek adına bile olsa,'yapma,uyutuşrucu kullanma 'demeyeceğim diyeni varmıdır Dünyada?"
Yoktur bence kullan diyen sadece arkadaş çevresidir. Böyle şeyler kullanıcı arkadaş çevresinin kendi yanlışına diğre arkadaşlarınıda ortak etmek kader arkadaşı yapmak istemelerinden.
Yiğenim arkadaşlarından bazılarının uyuşturucu kullandığını hatta kendsine teklif ettiklerini,ısrar ettiklerini ve kullanmayacağını söylediğini söyledi geçenlerde! Kendisine "Biliyorum ve senin adına endişe duymuyorum çünkü sen kendin için neyin yarar neyin zarar verdiğini çok rahat tesbirt edebiliyorsun ve kimsenin iradesiyle hareket etmiyorsun amaaa... bazen karşındakilerin özgür iradesini de zorluyorsun dedim :) Ve onunla gurur duydum.
Çünkü her zaman bilgimiz,şefkatimiz ve sevgimiz onları korumaya yetmeyebilir. O vakit kendi içlerindeki sevgi ve ışık onlara yol gösteriyor. |
Edited by - zer-zivi on 24/06/2010 16:58:36 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 17:28:37
|
Birşey daha var aslında.. İnsanları eğitmenin,iyi niyetle bile olsa yanlış birşey olduğunu söylemek,'insanları eğitmenin yanlışlığına dair bir eğitim ' değil midir öyleyse..
Öğretmenim bize soru sorar iken,aslında sormayı öğretirdi. 'Niye kızlar kahvelere giremez' diye sorarken,'hadi ille de kahvelere geceksiniz kızlar'gibi bir dertte değildi. Onun istediği şey,özgür bir dünyaydı. Sınırları zorlamaktı. Kadın haklarına belki pek çok kadından daha çok değinirdi,erkek olmasına karşın... Herkesin içinde,bir kalabalığın ortasında bile onu ayırdedebilirdik çok zorlanmadan. Bir şekilde farkedilirdi,birşey yapmıyor olsa bile.
Aradan yıllar geçti ama onu hiç unutmadım. Bundan sonra da unutmam öyleyse. O'nun gibi bende sorgulma meraklısıydım.. Küçük bir çocukken oyuncak bebeğimle oynarken değilde'bu bebek nasıl ağlıyor ,öğrenmeliyim'diyerek parçalayan,doğayı,böcekleri,kuşları ... herşeyi inceleyen,merak eden ve binlerce soru soran biri olarak,bize sorgulamayı öğreten öğetmenimi nasıl unutabilirim ki?
Biraz daha büyüdüğümde artık iyice abartmıştım. İşi büyütmüştüm çünkü artık oyuncak bebeğimi bırakıp,evimizdeki elektronik aletleri parçalamaya çalışıyordum,nasıl çalışıyorlar diye:)
Şimdi o zamanlar ,benim gülümseyerek hatırladığım zamanlar... Ailem sorularımın çokluğuna şaşırıyordu ama büyük kardeşim harika bir insandır ve o bana her konuda daima yardımcı oldu. Ona olan sevgim ,kalbimdeki yeri apayrı.
|
Edited by - pandora76 on 24/06/2010 17:37:51 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 17:56:09
|
Bazen eğitim konusu tartışılıyor,özgür irademiz varsa eğer,eğitim onu yoketmekte gibi bir fikirden yola çıkarak.. Burada değil,genelde yapılan tartışmalardan biri bu.
Buna yönelik konuşulmuş ve ben de burada açayım dedim bu konuyu.
Benim yaşadığımı bana hissettiren en önemli unsurlardan biri bu..Özgürce yaşamak..Ama buna rağmen,yine de sınırsızca özgürmüşüz gibisine,'eğitim bile özgürlüğü kısıtlamak,iyi niyetle olsa bile' gibi bir düşünceyi,tanımlayamıyorum. Yoksa hepimiz bir adada yalnız mı yaşamalıydık diye düşünesim geliyor.
Ra ne diye medyumlarımızla temas kurup,bizi eğitiyor,üstüne özgür iradeden sözediyor. Bir şekilde,verdiğin örnekteki gibi zer,hepimiz birbirimizin özgürlüğüne müdahele ediyoruz ama kimisi başarılı,kimisi başarısız örnekler..
|
Edited by - pandora76 on 24/06/2010 18:21:34 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 18:47:41
|
Yani nihayetinde eğitim var ve eğitim olmak durumunda.. Zira bir bebeğin yanmadan ateşin ne olduğunu öğrenmesi için eğitilmesi gerekiyor. Bununla birlikte,eğitimden eğitime fark var. Kimi özgürce yaşamak der...eğitim verir,kimi ise köleliği ister. Kimi ise'banane ki'der geçer..
Bununla birlikte,Ra bilgilerinde negatif ve pozitif yol ayrımı tanımlanmış:
Negatif kölelik,pozitif özgürlük ister. ---
Kölelik kavramı kadar bana itici gelen...Bir şekilde,önceki yaşamımda belki de köleliğe karşı olmak için bedenlendim... Çünkü bu kölelik kavramı,hakikatende bana çok itici geliyor. Zaten bu yaşamlarımızdaki belirgin konular,önceki yaşamlarımızda tamamlamadığımız şeylere dair olabilirmiş,ruhların yolculuğuna göre.
Tanrı adına... Ey kutsal savaşın askerleri.. Denmiş ve savaşlara yol açılmıştır tarih boyunca.Ve insanlar ölmüştür,kutsallık adına..
http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=856
Bu linkte oe,çok açıklayıcı anlatmış,benimde anlatmak istediklerimi. O başlıktaki,şu sözlerini buraya eklemek istiyorum:
Aynı 'şüphe etmeme' söylemlerinin nice kıyıma/toplu intihara da öncülük ettiğini de biliyoruz ama değil mi?
Birisinin sizden şüphe etmemesini sağladıktan sonra ona adam da öldürtebilirsiniz, bomba da attırabilirsiniz.
Siz şüphe şeytandır diyorsunuz ama şüphelenmemekte ondan aşağı kalmaz. Nasıl açıklayacağız o zaman onca savaşı, cinayeti, yalanı dolanı?
|
Edited by - pandora76 on 24/06/2010 19:11:39 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 21:31:13
|
Biraz önce geldi aklıma. Biz desek ki'dilediğini seçmekte özgürsün,yapma demeyeceğim'. O da seçecek mesela,'özgürce seçme imkanı tanımayan köle/efendi ilişkisini'...Şimdi..Kişi artık özgür olamayacağı biryolu seçerse,nasıl özgürce seçimler yapmaya devam edebilir? Yani nasıl özgür iradesini kullanmaya devam edebilir?
Kişiyi eğitmek demek,iyiniyetle yapılsa bile aslında kötü birşeydir;dersek...Böyle birşey de var.
Artık her yerde kova çağından söz ediliyor. Bu Kova çağı nedir? Astrolojide kova burcu,özgürlükçü ve eşitlikçidir. Tekrar tekrar Amerikayı keşfedebilir.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 24/06/2010 : 22:01:25
|
Yani biz onun özgür iradesini düşünürken,o aslında artık özgür olmayacak..
Sonuçta bizler 3b deyiz ve 3b seçim yeri ise eğer...Seçimlerimizde rol oynayan anne,baba,kardeş,öğretmen,arkadaşların olmasının nedeni böylece açıklanabilir bir yerde de.
Bir bilim insanının,vardığı sonuları'o bu konunun uzmanı ve o ne derse odur'gibi şeyler okudum kimi zaman. Forum değil sözünü ettiğim. Genel anlamda ,bazen rastladığım birşey bu. O zaman,'bilim insanları öyle demiş diye öyle mi olacak' demişimdir kendime..
Sözünü ettiğim şey,kesin olarak ispatlanmış bir formül değil,konu üzerinde oldukça uzmanlaşmış bilim insanlarının 'yorumları'. Bir bilim insanı bile olsa,kendi inançlarına göre yorumlayabilir öğrendiklerini. Bu hepsi için geçerli olmasa da.
---- Mesela Hawking...Big bang ile ilgili çalışmaları dini liderleri memnun etti ama sovyet bilimadamlarını memnun etmedi. Ama Hawking hangi tarafın memnun olacağıyla ilgilemiyordu,sadece gerçekle ilgilniyordu.
----- Demiştim ve hala öyle düşünmekteyim. 'Yani bilimsel olsun sadece' diyenler arasında da,bilimsel veriler kendi inançlarına uygun düştüğü sürece onu kabul edenler,ona göre yorumlayanlar var.
Sovyet bilimadamları,Hawking 'in kanıtlarını inkar edemedikleri halde,big bang'ı o dönemin sovyet inanışına göre düzenlemeye çalışıyorlar çünkü asıl amaç gerçeği bulmak değil,gerçeği kendi amaçlarına/inançlarına uydurmak. |
Edited by - pandora76 on 24/06/2010 22:03:28 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 26/06/2010 : 02:24:01
|
Yani bilim insanları dahi bunu yapabilirler. Taraflı olabilirler. Veya bilimi inançlarına uydurmaya çalışmasalar bile özellikle,birşekilde bunun çok fazla farkında olmadan da bunu yapabiirler bana göre. Gerçeği arıyorsak eğer,onu bizim yerimize ,bizim için bulabilecek bir başkası yok sanırım ,bizden başka. Bir aydınlanmış varlığın himmetine inanırım ama onların himmeti bile bizim yerimize gerçeği anlamamızı sağlamıyor,himmetten sözeden Maharaj' a göre. O diyor ki,
M:Öyle adlandırıldığımdan,o hale geldim. Ben kim oluyorum öğretecek,neye ve kime? Ben neysem siz o'sunuz ve siz neyseniz ben o'yum. Ben'im hepimize aittir,hepimiz için ortaktır,birdir;'Ben-im'in ötesinde ışığın ve sevginin uçsuz bucaksızlığı vardır. Onu görmüyorsunuz,çünkü başka tarafa bakıyorsunuz;ben sadece gökyüzünü işaret edebilirim,yıldızları görmek sizin işinizdir. Yıldızları görmek bazılarının daha çok vaktini alır,bazılarının ise daha az;bu onların görüşlerinin berraklığına ve araştırmalarının samimiyet ve ciddiyetine bağlıdır. Bu ikisine sahip olmalıdırlar-ben yalnızca cesaret verebilirim.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 27/06/2010 : 17:31:47
|
Bazen,bilim insanlarının sözlerine tapınılır yani dini inancı olmasa bile kişinin,bilim onun bir nevi dinidir.
Veya dini inancım yok dense bile,aslında sürekli bilgi edindiği bir kanal bilgisi,bir ferdin sözleri,bir tarikat lideri vs...yi dine dönüştürüyor kişi,aksini söylese bile. Bunu ,bugüne kadar ki yaşamım boyunca tanık olduğum şeylere dayanarak söylüyorum. Tapınma aslında son derece yaygın birşey bence.
En basit örnek Ra'nın Mısır da yaşadığı şey. Yüceltilmesi ve 'Güneş Tanrısı' adıyla günümüze gelmesi.
Ra bilgilerine çok değer veriyorum ve onun gerçek bir toplumsal bellek bileşimi olduğuna,verdikleri bilgilerin kendi düzeylerine göre doğru olduğuna inanıyorum ve önemli olan da zaten bubana göre,kendi düzeyine göre olabildiğince aydınlatıcı bilgiler içermesi,daha fazlası ille de olmak zorunda değil ki bunubeklemek bana göre anlamsız ama ne Ra'ya,ne de başka bir kanala veya kişiye tapınmıyorum.
Bilgi edinirim ama neye inanacağıma ben karar veririm. Ve öyledir:)
82. celse, Soru:Söylediklerim gerçekten de bu galaksinin merkezine yakın birkaç veya birçok gezegende olmuş mudur?
Ra:Bilgilerimiz sınırlıdır. Başlagıç hakkında bilgimiz var ama bizden önce meydana gelmiş şeylerin kesin deneyimleri hakkında beyan ve iddiada bulunamayız. Tarihi öğretmek nasıldır bilirsiniz. Bizim öğrenme/öğretme düzeyimizde pek fazla sapma olmayacağını umuyoruz. Yine de bizim bilinçli olarak yer almadığımız olaylardan söz ederken,sapma olmayacağını güvenle söyleyemeyiz. Anladığımız kadarı ile sanınız doğrudur. Böyle olacağını varsayıyoruz.
-----
Ve ne güzel bir şey ki,Ra samimiyetle bunları söylemiş. Tek amacı bilgiyi paylaşmak/yardımlaşmak amacında olan samimi bir öğretmen,benim için böyle bir öğretmendir. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 29/06/2010 : 01:32:40
|
| Elbetteki her bilim insanı inançlarının etkisinde kalarak yorumluyor demek anlamsız olurdu ama onlarda bir insan olarak,diğer insanlar gibi,bazı kabullerin etksi altında kalabilirler veya kalmayadabilirler. Tıpkı Hawking gibi,ne dini liderleri ne de sovyet bilim insanlarını memnun edip etmediği umursanmaz. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 29/06/2010 : 01:51:30
|
http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=1859
Ve hepiniz çok iyi bilirsinizki, Ortada bir Mesih proğramı varsa KHda saptırmak için karşıt proğram uygular bu kutsal kitaplardada geçer. O son kıyamet uyanış yaklaştıgında KH ortaya çıkacak, ben Mesihim Allahım Meleğim, Aliyim Veliyim Deliyim ben herşeyim diyip insanların kafalarını karıştıracaktır ----- Bu mesaj bana oyunlarını anlamanın çok zor olduğu anlatılan deccalin tanımını çağrıştırdı. Sanki hepsi farklı şekillerde ama aslında aynı şeyi söylemekte.
Deccal de'sahte mesih'değilmi? Ra'nın sözünü ettiği kurnaz negatiflere benziyor.
|
Edited by - pandora76 on 29/06/2010 01:51:59 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 30/06/2010 : 18:53:12
|
Geçmis günahlar için kendinizi bagislamali ve Baba/Anne Tanri ve En Yüce Yaratici ile baglantinizi yeniden – kurmalisiniz. Süpheleriniz, korkunuz, suçluluk duygulariniz ve sinirlamalara inanciniz uzaklasip gittigi zaman, her seyin sizin için mümkün oldugu Yasam/Isik Nehrindeki akisa geri dönersiniz. Bir kurtaricinin geri dönmesini beklemeyin. Siz kendinizin kurtaricisiniz. Kutsal Kalbinizdeki Mesih Isigi sizi bekliyor. Bunu gerçeginiz olarak kabul ettiginiz an, Isik bedeniniz hizlanmis aydinlanma islemine baslar ve Mer – Ki – Bah’iniz Yaratici’nin Yasayan Isigi ile titresmeye baslar. -----
Mikail'in bu sözlerini çok sevdim. Hep böyle düşündüm bir şekilde. Yardımlaşmak,birbirimizle ilgilenmek,sorumluluk almak...sözkonusu olmasa idi;yalnız varolur ve yalnız büyürdük ama birarada isek eğer,bunun da birbirimizle ilgilenmek,birlikte büyümek,büyür iken birbirimize yardım etmek gibi bir açıklaması olmalıydı. Fakat hiçkimsenin diğerini kurtaracağını düşündüğümü anımsamıyorum. Mesih bile tıpkı bu sözlerde de değinildiği gibi,sadece bize gökyüzünü gösterebilir ve yıldızları görmek,içimizdeki mesihi uyandırmak bizim işimiz olmalı.
Anne babamız bize bakar ve bizler büyüdüğümüzde anne baba olur,biz bakarız çocuklarımıza. Dolayısıyla kurtarıcı iddialarını hiç bir zaman sevemedim. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 30/06/2010 : 20:25:20
|
Bilim insanları bile kendilerine göre yorumlayabiliyorlarsa haklı olarak(ki her insan bilgiyi yorumlayacaktır haliyle)o zaman ne yapmalıyım demiştim kendime.
Öncelikle yorumların doğal olarak karşımdakinin inançlarını da kapsıyor olma olasılığına karşın yine de çok önemli benim için ve çok sormamın nedeni de bu ve bununla birlikte,yorumsuz/ispatlanmış ya da sağlam gözlemlerle doğrulanabilir bilgileri aldığımda ,kendime göre bir de ben yorumluyorum ve neye inanacağıma dair en son kararı ben veriyorum haliyle.
Belli ortak faktörlerden dolayı kişilerin biraraya gelmesi çok doğal ama bunun yanısıra yine de neye inanacağıma karar veren ben olduğum için sanırım ,bireyciyim. Bireycilik,sadece kendin için yaşamak anlamını içermiyor. İnandıklarıma dair birşey bu.
Aslında kova burcunun yöneticisi Uranüs' e ait birşey bu. Ve biz kova çağına gireceğiz. Gerekirse tekrar tekrar Amerikayı keşfeden kova burcu. Güneş burcumdaki Uranüs' ten ve yine kova ile aynı grupta olan ikizler burcundan ve Uranüs ün kendi grubundan olan ikizlerin evine düşmesinden olsa gerek. Ayrıca güneşim de başkalarının efendiliğini istemeyen bir burç ve özgürlük isteyen Uranüs ve ikizlerle birarada çalışmakta yöneticisi. Haritam,hemen her bir yandan "özgürce yaşa "diyor. Daha önce buna dair birşey yazmıştım.. ----
Ayrıca...New Age filan der iken,kendi adıma... Reenkarnasyona ve kanal bilgilerine inanıyorum ama sonu (izm)le biten herhangi bir akımın,görüşün vs...nin mensubu değilim. Sanki, New Age'çiyim gibi bir tablo çizmek istemem bu yüzden.
Okulda ,ortak düşüncelerinden dolayı biraraya gelmiş gruplar olurdu haliyle. Aynı tarz müzik dinler,aynı tarz giyinirlerdi ya da birşekilde biraraya gelirlerdi vs.. Yemekhaneye yalnız gitmiş isem,karşımda bir grubu görürdüm ve arkamda-yanımda -yöremde bir başka grubu. Nereye gitmeli şimdi? 'Boşversene' derdim kendime...Ortadaki masada oturur,(izm) içeren bir gruba takılmadan yemeğimi yerdim özgürce:) İşin komik yanı,onlar her ne kadar gruplara girmememi garip karşılasalar ve hatta zaman zaman eleştirselerde,bazen içlerinden bazıları yanıma gelir ve "senin yaptığını yapmak,hiçbirşeye ait olmadan özgürce yaşamak isterdim ama..."derlerdi:) Yani New Age akımı falan filan...Bunlarla bir alakam yok ama bu akımın pozitif yanı ilgimi çekiyor.
Hawking 'i okuyorum(fizik)sonra da hiç alakasız bir başka bilgi kanalı,Mikail(metafizik). Daha sonra da Maharaj(uzakdoğu-mistik) ve New Age, veya veya veya... Çünkü gerçeği bulmak için,yıllar boyunca hiç inanmadığım varlıklar, meleklerin sözlerini bile okudum ve Mikail'den çok şey öğrendim.
|
Edited by - pandora76 on 30/06/2010 20:37:56 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 30/06/2010 : 20:51:46
|
"İnsanın doğası önemli ise eğer,köle efendi ilişkileri ne diye önemli olsun diğerleri için,nasılsa neyse o"gibi birşey de gelebilir tabi bunun arkasından ama şöyle birşey var. Biz gelecekte ne olacağını bilmediğimiz için seçimlerimizi özgürce yapabiliyoruz ve çocuğumuzun sık sık yanlış şeyler yapması durumunda "onun fıtratında kötülük var,öyleyse nasılsa öyle kalsın" demiyoruz. Çünkü belki de daha fazla uğraşmalı,eğtim vermeliyiz ona ve bu çaba belki de bizim tekamül dersimizi içermekte. Pek çok olasılık sözkonusu olabilir. Arkadaşımız uyuşturucu kullanmaya ille de devam ediyor diye,"senin doğan bu,sen uyuşturucu kullanmalısın"der miyiz? Elbette demeyiz. Çünkü bilmiyoruz. Tıpkı aslında bh 'ye yardım etmek üzere bedenlenmiş ama bh yoluna uygun olmayan şeylerin bh' ye tekamül yolunda uygun olduğuna "inanan"venüslü gezginlerin kh 'ye hasat edildiklerini görünce şaşırıp kh yolunda tekamül etmeye devam etmek yerine,bh için çalışmaları gibi. Onlar yolu uzatsalarda kendi kanılarına kapılmalarından ötürü,yine de asıl niyetleri olan bh yoluna geri döndüler. |
Edited by - pandora76 on 30/06/2010 20:54:18 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 30/06/2010 : 21:19:17
|
Astrolojiden verdiğim örneklerden yola çıkarsam...Her burcun aydınlık ve karanlık yanı var. Hangisini kullanacaksın? Astrolojiye dair daha uzun bir zaman bilgi sahibi olduğum için,daha alışkın olduğum bu konu üzerinden düşünmeye ve örneklemeye eğilimliyim.
Şu linkteki yazıları çok sevmiştim:
http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=11
Bana yürekten hitap eden şu kısmı buraya eklemek istiyorum:
Her şeyden önce, bizler kendi inancımızı vaaz etmiyoruz, bu inancı yayma heveslisi değiliz. Yeni Çağ bir din değildir, onun sizin inceleyebileceğiniz bir doktrini yoktur. O bir dünya felsefesidir. Yeni Çağ insanlarının topladıkları bağışlarla inşa ettikleri bir merkez binası yoktur. Aslında, o hiçbir merkezi yönetime ya da herhangi türde bir merkeze sahip değildir.
Yeni Çağ'ın bir yöneticilik programı yoktur; onun onaylanmış bir okulu, hatta Yeni Çağ öğretmenliği sertifikasi veren bir kursu bile yoktur. Onun hiçbir tapınağı da yoktur. Bizim danışmak için başvurabileceğimiz tek bir "liderimiz" de yoktur. Bizim hiçbir kutsal şamanımız yoktur, ve geçmişte de olmamıştır.
Bizim katılabileceğimiz hiçbir şey, takipçisi olacağımız hiçbir kişi, ve inandığımız şeyi açıklayan ortak bir kitabımız yoktur! Biz düzenli toplantılar, seri tv programları vs. düzenlemeyiz. Bizim para yollayacağımız bir yer de yoktur.
Yeni Çağ felsefesi her insanın sahip olduğuna inandığımız sezgisel bir bilgiyi ortaya çıkarır ve bu bilgi içinde inanılmaz bir tekillik vardır! Dünyanın neresine giderseniz gidin, bu felsefeyi anlayan binlerce insanla karşılaşırsınız. Sanki onlarda kimi en garip kavramları bile anlayan ve onları sahiplenen bir bilgelik vardır.
Yeni Çağ'ın ne olduğuna gelince: Biz, hepimizin yaşam devrelerinden geçtiğimizi öğreten bir felsefeye sahip insanlarız. Bu geçmiş yaşamlar anlamına gelir. Biz rastlantı ya da kaza diye bir şeyin olmadığına, ruhsal bir düzeyde yaratılmasına yardımcı olduğumuz sorunların ya da derslerin bulunduğuna inanırız. Bu bizim yaşamımızdaki her şeyin sorumluluğunu üstlenmeye inandığımız anlamına gelir. Bir Yeni Çağ inanırı asla bir tarikata katılmaz, asla bir liderin peşine takılıp intihar etmez ve bulunduğu durumdan ötürü başkalarını suçlamaz. Bir Yeni Çağ inanırı, insanın içinde muazzam bir gücün bulunduğunun farkındadır. Bu felsefe Kendi-Değerini-Bilmeyi ve korkunun ve kuşkunun nasıl aşılacağını öğretir. Burada İnsan'ın muktedir-kılınışı anahtar, ve "yaşamımızda olumlu değişimler yaratma niyeti" de mantra'mızdır.
Biz insanlarin şifa bulmalarına yardımcı olmak üzere onları dengelemek için enerji çalışması yaparız. Başkaları için dua ederiz, dünya barışı için meditasyon yaparız, ve ne olursa olsun birbirimizi sevmemizi sağlayacak bilgeliğe erişmek için uğraşırız.
|
Edited by - pandora76 on 30/06/2010 21:28:42 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 01/07/2010 : 11:57:16
|
Mikail 2009 Ocak ayında para üzerine ilginç şeyler söylemiş:
Sevgililer, gittikçe artan bir şekilde “para” denen sistemin köleleri olmadığınızı, her zaman desteklendiğinizi ve yaşamınızı desteklemek için gerekli olan şeyleri yaratmak ve tezahür ettirmek için Kaynağın İlahi Işığına güvendiğiniz ve Üstatlığınızı kabullendiğiniz zaman, ihtiyaçlarınızın her zaman karşılandığını gördünüz. Güvenliği yaratan şeyin “para” olduğu güçlü bir yanılsama oldu ve Sevgililer, kendinizi bu yanılsamadan özgürleştirmek ve ihtiyaçlarınızı karşılayanın İlahi Sevgi ve Bolluğun Akışı olduğunu ve paranın sadece bu süreçteki değişim sembolü olduğunu görmek için çok çalıştınız. Ama bu değişim sembolü manipüle edildi, o kadar güçlü oldu ki, sizi bu değişim yönteminin köleleri olduğunuz ve hayatta kalacak kadar kazanmak için yaşamlarınızı değiş tokuş etmeniz gerektiği inancına hapsoldunuz. Şimdi, Işık Üstatları olarak ortaya çıkarken, Kalbin arzusu ve tutkusu vasıtasıyla Işığı Maddeye dönüştürme gücünüzle gereksim duyduğunuz şeyleri tezahür ettirme gücünüzü geri alıyorsunuz. Aslında, “ekonomi” çalışma çerçevesi içinde bir arada birlikte yaratmaya devam edeceksiniz, ama Yeni Dünya ekonomisi tutku, coşku, fikirler ve herkesle kutlanacak ve paylaşılacak olan hayallerini ve arzularını tezahür ettiren oyuncu Üstatlar ile titreşecek. Bireyler tutkularını ve bu güzel Gezegende doğuştan hakkınız olan tutkuyu bolluk tezahürüne tutuşturma yeteneklerini bulurken, eski sistemin “köleliği” çökecek.
Ve evet, Yeni Dünya Bilincinizde çiçek açacak olan sadece Işık ve Gerçeğin Tohumu değildir. Bu yeni periyotta, altlarında yatan yanılsamalar ortaya çıkarken diğer “sistemlerin” de sendelemeye başladığını görmeye başlayacaksınız. Parayla ilişkili olan açgözlülük ve manipülasyonlar ortaya çıkarken, sağlık sisteminiz büyük baskı altına girecek. Sevgililer, İnsan Melek bedeniniz İlahi Bilincin mucizevi kendini – iyileştiren enstrumanıdır. Size hizmet etmesi ve Dünya üzerinde Neşe ve Rahatlık içinde yaşamanızı sağlaması için tasarlandı. Eğer kendi doğal fonksiyonlarında desteklenirse, mucizevi şekilde iyileşme yeteneğine sahiptir. Ancak, eğer onun doğal iyileştirici kuvvetlerini baskılar ve toksik inançlar ve toksik maddelerle iyileştirici yaşam gücü akışını kapatırsanız, o zaman bedeninizin gerçekte tasarlandığı gibi mucizevi bir enstruman olmasına izin vermezsiniz. Ve böylece, bu gelen yılda, içsel Şifa Gücünüze daha tam olarak bağlanmaya başlayacaksınız. İçinizde aktive edildiğinde, Mesih Bilincinin Altın Işığı anında iyileştirme ve Mükemmel Sağlığı devam ettirme gücüne sahiptir. Işık Üstatları olarak, sağlığınız ve esenliğiniz için nasıl sorumluluk alacağınızı öğreneceksiniz ve başkalarına kendilerini hastalıkların köleliğinden özgürleştirmeleri için nazikçe rehberlik yapacaksınız. Bazı ruhların suçluluk ve utanmanın mirası olarak kendilerini kilitlemeyi seçtikleri fiziksel ıstırap döngülerinden faydalananların, bunu salıvermelerine rehberlik edeceksiniz. Sevgililer, Işık Üstatları olarak Mükemmel olduğunuzu ve fiziksel varlığınızdaki ışıkla mükemmelliği tezahür ettirebileceğinizi ve Işık ve Denge vasıtasıyla fiziksel biyolojinizde sağlık ve esenliği yaratabileceğinizi kabul edin.
Ve böylece, Sevgililer, eski sistemleriniz çökerken, Eğitim sisteminizin de “para” ihtiyaçlarına hizmet etmek ve sizin “hayatını kazanma” dediğiniz finansal kölelik sistemlerine “uyan” bireyler sağlamak için çarpıtılmış olduğunu göreceksiniz. Şimdi, Yeni Dünya’da, sizler Tutku ve Yaratıcılık hayatını yaşama hakkına sahip çıkarken, Eğitim sistemleriniz, çocukların ve genç insanların kendi ruhlarının tutkularını ifade edebilecekleri ve kendi toplumlarının tam desteğiyle armağanlarını ve yeteneklerini keşfedecekleri yerler olmak için artan baskı altında olacaklar.
|
Edited by - pandora76 on 01/07/2010 11:58:18 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 01/07/2010 : 12:29:24
|
Mikailin şu sözleri Öz'ümüzle aramızda kimsenin olmayacağı bir dünyayı işaret ediyor. Spritüalizmden ,bu kanal bilgilerinden habersiz olup,aslında onlarla benzer frekansta yaşayan daha pek çok insan vardır diye düşünüyorum. ----
Tanrı ile, içinizdeki İlahi Işık ile ilişkinizin kendi eşsiz ve güzel armağanınız olduğunu bilin. Bu size din vasıtasıyla veya başka bir Üstat tarafından öğretilemez. Bir Üstat bir örnek oluşturabilir ve bilgeliği paylaşabilir, ancak o size kendi eşsiz İlahiliğinizi nasıl deneyimleyeceğinizi anlatmaz, çünkü sizin yaptığınız gibi sizin Tanrı ile iletişiminizi işitemez ve deneyimleyemezler. Aslında, bu zamanda, Sevgililer, sizler Işık Üstatları olarak ortaya çıkarken, işiniz başkalarındaki bu Üstatlığı güçlendirmektir, inanç sistemleri vasıtasıyla değil, Koşulsuz Sevgi, Güven ve Neşe içinde yaşayarak ve İlahi Düzen’de gereksindiğiniz her şeyi tezahür ettirme kutsal yeteneğiniz ile.
Çünkü Yeni Dünya’da, her Uyanmış Varlık kendi içindeki İlahi Kaynak ile kendi Kutsal İletişimine girecek ve sistemleşen inanç solup gidecek. Sadece kendi Kalbinizin ve Ruhunuzun içsel motivasyonlarına göre Işık ve Minnettarlık törenlerini ve ritüellerini kutlamak için bir araya geleceksiniz ve kendi İçsel Mesih Işığınızın veya İlahi Gerçeğin İlahi Rehberliğini izleyeceksiniz. Sizler tüm Sevgi ve Işığın Kaynağı olan Birliğin, “Tek Kalbin” ve “Tek Ruhun” Kutsal Armağanına ilerlerken, Kalp Işıkları sizinkiyle rezonansa girenlerle paylaşacaksınız.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 03/07/2010 : 16:17:09
|
Aslında efendileri yaratan kölelerdir bana göre. İnsanların tapınılma ve tapınma ihtiyaçlarının birbirini karşılaması. Kryon buna dair açıklayıcı sözleri(11 Temmuz 2009):
Tarih boyunca, gezegenin enerjisi üstatların ortaya çıkmaya başlamalarına yetecek kadar gelişene kadar bu inanç nitelikleri olgunlaştı. Bunlar insanlığa bu sezgisel nitelikleri nasıl alacaklarını ve gezegen için fark yaratacaklarını göstermek için gelmiş olan üstatlardı. Üstatlar üstatlığı öğretti, ama insanlar sadece onlara tapmak istediler. Birer birer üstatlar geldi ve birer birer İnsanlar tarafından elimine edildiler (öldürüldüler). Bu şehitlik yeni sistemler yarattı, çünkü şimdi tapınılacak peygamberler vardı ve dünyanın inanç sistemleri değişmeye başladı ve kadim insanların yolları yeraltına inmek zorunda kaldı. Bu bilgelik yerinde konuştuklarımız gerçekte metafizik değildir ve Yeni Çağ değildir. Temel sezgisel spiritüalizmdir. Bunlar kadim insanların bildiği ve devam ettirdikleri şeydir, yine de şimdi bilgi saklanmalıydı ve “sırlar” haline geldi.
|
Edited by - pandora76 on 03/07/2010 16:17:24 |
 |
|
Topic  |
|
|
|