Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Konu Dışı / Diğer Konular / Yönetimden
 Diğer Gizem, Spiritüalizm ve Metafizik Konuları
 Zihin Kontrolü ve Silahların Geleceği
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author Previous Topic Topic Next Topic  

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/10/2008 :  19:58:26  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
(Alıntıdır)

İnternette rakmanenuff isimli birinin videolaştırdığı bir yazıyı
Türkçeye çevirmeye çalıştım. Yazı, komplo teorisi gibi duruyor.
Fakat komplo teorilerinin, devlet birimleri ve bilimsel çevrelerce
ele alınış şekilleri, bu teorilerin o kadar da hayalci olmadığını
kanıtlıyor. Örneğin yazıda geçen sayısal silahlar için Türk
Genelkurmayı personeline eğitim vererek uyarmakta, 1993#8242;de
Cumhurbaşkanlığına ait bir raporda Elipton denen sayısal silahtan söz
edilmektedir (bkz. 13. madde).

Her şeyi dikkatli düşünmekte yarar var.

Yazının anlaşılabilirliğini arttırmak için dipnotlar yerleştirdim.
Alıntı yaptığınızda site adresini bildirirseniz sevinirim.



ZİHİN KONTROLÜ VE SİLAHLARIN GELECEĞİ

1. GİRİŞ
Bu yazıda, titreşimleri (vibrasyon) ve frekansları,
elektromanyetikleri ve sayısal (skalar) dalgaları ele alacağız.
Bunların bedava enerjide, yönlendirilebilir enerji silahlarında,
zihin kontrolünde, kablosuz enerji iletiminde ve biyolojik savaşta
nasıl kullanıldığını inceleyeceğiz.

Bunun yanında beyne, bilgisayar bağlantılarına, gelecekte bizi
bekleyen silah teknolojilerine, bilgisayar teknolojilerindeki son
gelişmelere, insanların gözetlenmesine, takibine ve toplumlar
üzerinde kurulan hâkimiyetlere göz atacağız.

Yazının ilk yarısı temel olarak beynin işleyişi, zihin kontrolü ve
gözetlemeyle ilgilidir. Diğer yarısı ise sayısal silahlar ve bedava
enerjiyi ele almaktadır.

2. TİTREŞİMLER, FREKANSLAR VE DALGALAR
Kâinat, titreşim ve dalgaların ahenginden müteşekkildir. Her şey,
kendi frekans ve titreşiminden oluşan birer enerjiden ibarettir.
Titreşimler vasıtasıyla en hayret verici şeyleri bile başarmamız
mümkündür.

Titreşimler, günlük hayatımızın bir parçasıdır. Hepimiz neşeli ve
tasasız, karamsarlık ve uyuşukluk arasındaki farkı biliriz. Medyumlar
kendi titreşimlerini o kadar arttırırlar ki çıplak ellerini
insanların mideleri sokabilirler. Yüksek titreşim, daha düşük
yoğunluk ve geçirgenlik demektir. Medyumlar (ruhsal cerrahlar)
enerjiyi kullanarak çalışırlar; hastalıkların teşhisi ve tedavisinde
enerjiyi ve titreşimleri kullanırlar.

DNA, titreşim ve enerjidir. DNA, ışığı emer ve yayar. Aura,
elektrostatik bir alandır. Auralarımız ve yeryüzünün manyetik alanı
birbiriyle iç içedir. Michael Tsarion[1] un belirttiği gibi, havadan
ve yıldızlardan etkilendiğimiz kadar zihinsel ve duygusal durumumuz
da gezegenimizi etkiler. Bu çift yönlü bir alışveriştir.

3. BEYİN
Beyin, çok yönlü bir kontrol merkezidir: Tüm vücut işlevlerini
yönetir ve aralarında işbirliği sağlar. Bütün zihinsel durumlar,
düşünceler, duygular, fiziksek duyular ve hareketler ayrı frekanslara
sahiptir. Bunlar EEG testleri ve MRI taramaları ile görüntülenebilen
elektromanyetik işaretlerdir. (EEG: Electro Encephal Graphy Elektro
Beyin Grafisi, MRI: Magnetic Resonance Imaging Manyetik Rezonans
(yankılanma) Görüntüleme)
Beş duyu organımızla algıladığımız her şey, belirli bir beyin
faaliyeti meydana getirir. Tüm hastalıklar kendi dalga şekillerine
sahiptir. Her kelime ve düşünce beynimizde kendi frekans dalgasını
meydana getirir. Tüm hareketler, düşünceler, duygular ve algılamalar
kendi frekans işaretlerine sahiptir.

Birinin beyin faaliyetleri, bilgisayar ekranına çıkarılabileceği
gibi, bunlar TAM AKSİ YÖNDE DE GÖNDERİLEBİLİR. Bir bilgisayar
herhangi bir beyin faaliyetini çözümleyebilir ve bunu aynı yoldan
GERİ İLETEBİLİR. Geçmişte, bu verilere ulaşmak için insanların
kafalarına elektrotlar yerleştirilirdi ama günümüzde her şeyi
kablosuz olarak yapmak mümkündür.

Beyinlerimizin uzaktan idare edilebilmesi, uçsuz bucaksız bir çalışma
alanıdır. Her beyin kendine özgüdür. Beyin taraması, beyin
tanımlaması, uydudan takip, gözetleme ve süperbilgisayarlar bir araya
getirilerek insan davranışları, tüm yönleriyle, uzaktan idare
edilebilir.

Beyne ait parmak izlerimiz, bilindik nesnelerin tanınmasıyla alakalı
beyin bölümünde bulunur. Beyne ait bu parmak izlerinin tespiti %100
isabete sahiptir. Mesela birinin suç mahallinde olup olmadığını
belirlemek bununla mümkündür. Bununla birlikte bir kişinin beynine
gerçek olmayan hatıralar yerleştirmek de mümkündür.

Beyin-Bilgisayar Bağlantısı yapılarak (BCI[2] ) bilim adamları bir
joystick (oyun çubuğu) ile insan ve hayvanları idare etmeyi
başarmıştır. Ayrıca bilim adamları bir kedinin gözünden
tanımlanabilen bir görüntüyü bilgisayar ekranına yansıtmayı
başarmıştır.

Yani, gözlerinizle gördüklerinizi bilgisayar ekranına yansıtmanız
mümkündür. Bu işlem, talamusdaki, gözle görülenlerin yönetildiği ve
yorumlandığı LGNleri (Lateral Geniculate Nucleus) bölgesini hafifçe
uyarılmasıyla gerçekleştirilir. Bunun yanında retina nakli ve kör
birine tekrar görme yeteneği verebilen nakiller yapılmaktadır.

Yapay (takma) organlara sahip insanlar, beyinlerine yerleştirilen
BrainGate[3] çipleri sayesinde robot kolları ve bacakları hareket
ettirebilmektedir. Sibernetik[4] nöroteknolojik, iki beyin yarıküresi
arasında bağlantı ve bilgi akışı, telekayıt (uzaktan kayıt),
telestimülasyon (uzaktan uyarım), elektronik beyin haritası,
telemetri (uzaktan ölçüm), nörogörüntüleme, kablosuz beyin uyarımları
bu uygulama sonrası gerçekleştirilebilmektedir.

Bir tuz tanesi büyüklüğündeki mikroçip, insan beynine
yerleştirilebilir ve bu, o kişiyi uzaktan yönetmek için yeterlidir.
Ancak mikrodalgaları ve sayısal dalgaları bir insanın beynine iletmek
o kişinin beyninde mikroçip olmasa bile mümkündür. Bir insanın
kolundaki VeriChip[5] çıkarılabilir fakat beyindeki bu çok ufak
boyuttaki çipten kurtulmak mümkün değildir.

4. MOLEKÜLER, NANO VE SÜPERBİLGİSAYARLAR
Bilgisayarlar aşırı küçük boyutlarda üretilmeye başlamıştır. Bir tuz
tanesi kadar küçük ve sıradan bir kişisel bilgisayarın 100 katı hızda
çalışabilen moleküler bilgisayarlar şu anda mevcuttur. Sınırsız
saklama kapasitesine sahip ucuz bir süperbilgisayar, bilgiyi insan
düşüncesinin 4 milyon katı hızla işleyebilmektedir.

Walmart[6] ın veritabanı şu anki internetin iki katı bilgiye
sahiptir. Gelecek yıllarda, yaptığımız her şey gözlemlenip
kaydedilebilecektir. Gelişmiş bilgisayar programları tüm bilgileri
inceleyip sınıflandırabilecektir. Satın aldığımız eşyalar RFID (Radyo
Frekans Kimliği) çiplerine sahip olacak ve böylelikle takip
edilebileceklerdir. Bindiğimiz arabalar kara kutu aktarıcılarına
sahiptir. Kullandığımız cep telefonları GPS (Global Positioning
System Küresel Yön Bildirim Sistemi) üzerinden izlenebilmektedir.

5. OTOMATİK SİLAH SİSTEMLERİ
Silah teknolojisi beş duyu organımızla ve beyin gücümüzle
algılayabileceğimizin ötesinde gelişmiş durumdadır. İnsansız uçaklar,
hissedebilen, düşünebilen ve öldürebilen karınca büyüklüğünde
robotlar çevremizde görülmeye başlayacaktır ve bütün bunlar bir
insanın üstesinden gelebilmesi için fazla karmaşıktır.

Otomatik bilgi sistemleri, saldırma kararında, hedeflerin süratle
takibi ve tanımlamasında, cephanelerin seçimi, dağıtımı ve sonuçların
rapor edilmesinde yardımcı rol oynayacaktır. Robot sistemleri
araştıracak, tanıyacak, değerlendirecek, iz sürecek, çatışmaya
girecek ve öldürecektir. Gelişmiş radar sistemleri yer ve kimlik
belirleyecek; ardından yok edecektir. (Burada kullanılan teknik Çok-
yönlü Birleştirmedir: Ayrıntılı bilgiler ve yapılan hareketler
arasında sürekli etkileşim sağlar. Kullanıldığı alanlar:
Denizaltıların tanımlama yöntemleri, hedef kimliği belirleme, iz
sürme ve yok etme, balistik füzeler ve bombardıman uçakları, ani
otomatik tepkiler, yapay zekâ) Tüm bunlar bir bilgisayarın
gerçekleştirmesi için fazlaca karışık işlemlerdir.

6. GÖZETLEME
Birçoğumuz 120 stratejik noktaya yerleştirilmiş, yerimizi
belirleyebilen SatNav[7] ve GPSyi duymuşuzdur. Cep telefonlarımız ve
arabalarımız sürekli olarak takip edilmektedir. Çeçen lider General
Dudayev aslında yanına cep telefonunu aldığı için öldü. Telefonunun
yeri bulundu ve izi sürüldü. Ardından radyasyonu yükseltildi ya da
ölümcül bir seviyeye getirildi .

Tüm telefon konuşmalarımız, faks ve e-maillerimiz Echelon[9] un,
simge, ses ve kelime tanıma özelliğine sahip elektronik tele-kulak
teknolojisiyle takip edilmektedir. Bilgisayar, anahtar kelimeleri ve
cümleleri araştırır ve bir şifreleme yazılımı kullanır. Çoğumuz
telesekreterle veya sözcük tanıyan yazı sistemleriyle
karşılaşmışızdır. Hepimiz parmak izi gibi ayırt edici özelliğe sahip
ses izlerimiz vardır.

İleride, nüfus cüzdanları hiç şüphesiz RF Kimliği (RFID) çipleri
taşıyacaktır. Yani eğer bu zorunlu hale getirilirse araba kullanmasak
ya da cep telefonu taşımasak da yerimizin tespiti yapılabilecektir.
Giysilere RF Kimliği koymak da yaygınlaşmıştır. Böylelikle
izlenmenizi sağlayan bir cekete para ödemiş oluyorsunuz.

X ışınları, CCTV (Kapalı Devre Kamera Sistemleri), parmak izi, avuç
içi izi, el yazısı ve göz irisi kelimelerini hepimiz duymuşuzdur.
Diğer biyo-ölçüm tanımlama sistemleri; yüzü, retina tabakasını veya
bir insanın yürüyüşünü, yüz ifadelerinin özelliklerini ruh halinizi
belirlemede kullanır. Bunun bir sonraki aşaması akıl okuyan
bilgisayarlardır.

7. KİTLELERİN İDARESİ
Göz yaşartıcı gaz, elektroşok silahları ve Taser[10] ler en bilindik
kalabalıkları kontrol yöntemleridir. Ancak kinetik enerji silahları,
elektroşok, ses silahları, isyan kontrol araçları gibi diğer
teknolojiler pek bilinmez. Tüm bunlar, bundan kısa bir süre önce
kullanılabilir hale gelmiştir. Tüm kalabalığı uyutarak, uyuşturarak
etkisiz hale getirmek artık mümkündür.

Beyindeki oksijen oranını düşürerek kişinin yorgunluk ve bitkinlik
gibi belirli hisleri hissetmesi sağlanabilir. Ya da herkesi
uyutabilirsiniz. Bunun yanında, kalabalıktaki bir kişiyi seçebilir ve
akustik işaretleyicilerle hedef seçebilirsiniz. Bu tür uyuşturucu
etkilere sahip ilaçlara genel olarak öldürücü olmayan silahlar
denir. Ancak, pek tabii ki, seviyeleri yükseltildiğinde öldürücü
olabilirler.

Elektromanyetik enerji ile bir kişiyi uzaktan telkin altına alabilir,
sakatlayabilir ya da öldürebilirsiniz. Birçok davada, kişinin birden
düşüp ölmesine bir açıklama getirilemediği için yasal süreç askıya
alınmış ve dava kapatılmıştır.

8. ZİHİN KONTROLÜ
İnsan toplulukları ölçeğinde zihin kontrolü teknolojisi şu anda
kesinlikle mevcuttur. Akıl okuma makineleri, uydular ve
süperbilgisayarlar, bir insanın beynine herhangi bir zihinsel,
duygusal ve fiziksel durumunu telkin etmek için mikrodalga ve sayısal
dalgalar gönderebilir. Paranoid şizofreni hastaları güçlü sanrıların
(halüsinasyon) ne demek olduğunu çok iyi bilirler ve bu insanların
çoğu gizli polis servislerinden şüphelenirler.

Telepati, psikotronikler ve şizofreni arasındaki farkı anlatmak
oldukça güçtür. Beyin, tüm vücuda hükmeder. Meditasyon ustaları kendi
kalp atışlarını durdurabilir; nefes alışverişlerini kontrol
edebilirler. Elektronik zihin kontrolü ile bir kişiyi mutlu, üzgün,
yorgun, uyanık, intihara meyilli, yürüyen bir ölü, ölümcül hasta,
etkisiz, nefret dolu yapabilirsiniz. Bu listeye her türlü zihinsel ve
duygusal durumu ekleyerek uzatabilirsiniz.

Belirli bir hareketin frekans dalgasını yönlendirerek bir kişiyi
dışarıdan yönetebilirsiniz. Bu şekilde düşünce, fikir, hipnotik
tetiklemeler ve beyin programlamalarını insan aklına sokmanız
mümkündür. Timothy McVeigh[11] in uzaktan idare edildiği ve suikaste
programlandığı iddia edilir. Buttons ve Svoboda isimli pilotların
kullandığı uçağın 1997de bir dağa çakılması ya da Kaptan Hessin
birden oturup kendini 26 defa bıçaklaması da diğer gizemli vakalar
arasındadır.

Frekans silahları 6.6 hz ile depresyona yol açabilir. 7.83 Hz
(Schumann Rezonansı[12] , yeryüzünün doğal titreşimi) kendini iyi
hissettirir. 10.80 Hz panik hali oluşturur. 16-25 Hzlik ölümcül ELF
ise hayata kasteder. (ELF: Fazladan Düşük Frekans, ULF: Aşırı Düşük
Frekans). Titreşimi hafifletilmiş mikrodalgalar doğal beyin
frekanslarını taklit eder. Mesela frekans dalga boylarına maruz
bırakarak uyuşturucu kullanmayan bir kişiye ketamin[13] kullanmış
etkisi verilebilir.

İbadet eden kişilerin beyinlerinin ilahi bölümünün salgıladığı
kendini iyi hissetme kimyasalları salgılatılarak bir keyif hali
yaşadıkları kanıtlanmıştır. Bir insanı bu frekans dalga boyuna maruz
bırakırsanız o kişide yapay bir dindarlık ve derin bir mutluluk hissi
uyandırabilirsiniz. Ayrıca hükmedilen rüyalar, görüntüler ve kısa
süreli hafıza silmeyle bir kişiye UFO deneyimi yaşamış biri gibi
yapabilirsiniz.

İçten geçen düşüncelerin oluşumları gözlemlenebilir ve
çözümlenebilir. Düşünceler ve fikirler aklınıza sokulabilir. Artık ne
düşünüp hissedeceğimize kendimiz karar veremeyebiliriz. Bu işlemler
oldukça karışıktır. Sadist birileri akılları kontrol etmek için
bilgisayarın başına geçebilir ve bilgisayarlarıyla her şeyi belirli
bir yöne yönlendirebilir.

Bilgisayar düşüncelerinizi size geri iletebilir ve tekrar tekrar
düşünmenizi sağlayabilirler. Hatta bu anlamsız bir tekrarlamaya
dönüşebilir. Ultrasonların iletilmesiyle bir kişiyi, sesler duyarak
çılgına çevirene kadar bunu tekrarlayabilirsiniz. Bununla bitkinliğe,
uykuya veya bir uyanıkla sebep olunabilir. Duyulan yüksek
frekanslarla hırsızlığın azaltılabildiği bilinmektedir.

Voodoo rahipleri, psikokinezi[14] (telekinezi) veya uzaktan telkin
yapalar, insanların ve nesnelerin enerji yardımıyla
etkilenebileceğinin farkında olan kişilerdir. Ama bilgisayar,
beyinden daha kuvvetlidir. Daha güçlü etkiler oluşturabilir. Bu
etkilerden birkaçı tecrübeleri tekrar oluşturmak ve imrendirmek,
algılarla oynamak, işitilmeyen bilinçaltı etkileri, telkin ve
hipnotize etmek olarak sıralanabilir.

9. FİZİKSEL BELİRTİLER
Zihin kontrolü, fiziksel tepkilere ve hislere de neden olabilir:
Sesler duyma, kokular alma, görüntüler, mide bulantıları, ishal, el-
ayak kontrolünde bozulma, orgazm hissi oluşturma, kusma, idrar ve
dışkı çıkarma isteği gibi bağırsak hareketleri, kasılma, ateş, görsel
yanılsamalar, felç, kalp krizi, kalp yetmezliği, nörolojik etkiler,
fiziksel acılar, yönlendirilen göz hareketleri…

10. BİYOLOJİK SAVAŞ VE KANSERİN ÇARESİ
Sayısal dalgalar teknolojisiyle fiziksel belirtilerin kablosuz
iletilebilmesi olanağı daha da ileri gitmektedir. Bir hastalığın
elektromanyetik belirtilerini (semptomlarını) çevreye yayabilir;
kansere, lösemiye, Alzheimera, zehirli etkilere, gribe, deniz
tutmasına, nükleer radyasyon belirtilerine, kimyasal zehirlenmelere
ve bakteri enfeksiyonlarına sebep olabilirsiniz. Dilerseniz
bağışıklık sistemini (immüne sistem) etkisiz hale getirebilirsiniz.
Hatalıkların bu anlık iletimleri Vlail Kaznavheyev tarafından
kanıtlanmıştır.

Sayısal dalga teknolojisi, topluca ve kapsamlı alanlara hastalığın
yayılabildiği devasa miktara sahip biyolojik silahlarda
bulunmamaktadır. Antonie Priorenin de belirttiği gibi olumlu yönde
de kullanılabilmektedir. Fareler üzerinde kanser araştırmaları yapan
Priore, geliştirilmiş elektromanyetik tedavinin HER hastalıkta tedavi
edici olabileceği sonucuna varmıştır.

11. SAYISAL (SKALAR) DALGALAR
Sayısal elektromanyetikler ve silahlar üzerindeki bilgilerimin çoğu
Tom Beardenin (http://www.cheniere.org/) ve John Bedininin
(http://www.icehouse.net/john34/bedinibearden.html) web sitelerinden
ve alınmıştır:

Bunlar, basmakalıp olmayan bilimsel ders kitaplardan alınmıştır.
Elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım.

Nikola Tesla çekim ve hertz teorilerini kişisel sınırlamalarından
dolayı eleştirmektedir. Sayısal dalga teorisinin genel kavramları bu
iki teori tarafından göz ardı edilmiştir. Bu durum iki teorinin de
hatalı olduğunu göstermektedir. Bu konu üzerindeki ders kitapları
hatalıdır; birçok bilim adamı bunu anlamamaktadır.

Sayısal dalgalar uzay vakumunda (boşluğunda) bulunurlar. Zaman
bölgesi, dördüncü boyut ya da uzay-zaman olarak da bilinir. Işık
hızından hızlı hareket ederler. Çevreleyen vakum her yerdedir.
Kainat, hiperuzayın çevresindeki ince zar tabakasıdır. Sayısal
dalgalar, normal uzayda dolanabilir, hiperuzayda iletilebilen büyük
miktarda bir enerji meydana getirebilir.

Sayısal dalgalar, dalga ve karşıt-dalgadan, eşit ve karşıtlardan,
çekim enerjisine dönüştürülebilen boylamsal (uzunlamasına) ses
dalgaları oluşmasından meydana gelmesine karşılık elektromanyetik
(EM) enerji dalgaları çaprazlamadır. Sayısal tip zaman, bahsedilen
aynı etken (ışık hızının karesi) tarafından sıkıştırılmıştır
(bastırılmıştır). Sayısal elektromanyetikler, elektromanyetiğin çekim
gücünün dâhil edildiği genişletilmiş şeklidir.

Geleneksel eşitlik şöyledir: e=mc2 enerji, kütlenin, ışığın
santimetre karedeki hızıyla çarpılmasına her durumda eşittir.

Sayısal (dalgalarda) eşitlik şu şekildedir: e =#8710;tc2 ışık hızının
karesiyle zamandaki değişimin çarpımına eşittir.

Işık hızı saniyede 299,793 km yol alır (~300.000 km/saniye). Her şey
enerjidir.

Sayısal rezonans (yankılanma) ve elektromanyetik alan enerjisi ve
çekim alanı enerjisi arasındaki değiş tokuş, günümüzdeki fizikle
anlaşılması mümkün olmayan bir şeydir.

Elektrostatik olasılık (potansiyel): Yerel partikül ve bunun sürekli
akıma sahip elektriksel yükleme mahiyetindeki çekimsel yükleme
arasında farklı akış yoğunlukları gösteren yüklü partiküller,
elektromanyetikler ve elektroçekimler.

Altuzay /hiperuzay (dış uzay) zaman (değişimi) olmadan her yere
seyahat edebilmeniz anlamına gelir. Vakumda (boşlukta) enerji, güç
sahası (alanı) olmaksızın tamamen saklı bir biçimde uzak mesafelere
iletilebilir. Kablosuz enerji iletimi, hiçbir kayıp olmaksızın, bir
lazer gibi, %2 güç kaybıyla inanılmaz hızlarda bir noktaya doğru
ateşlenebilir.

İyonosfer, güneşten gelen radyasyonlarla iyonize olmuş atmosfer
tabakasıdır. Işık, aşırı yüksek frekanstaki elektromanyetik
radyasyondur.

12. BEDAVA ENERJİ
Çok büyük miktarda enerji vakum (boşluk) bölgesinden, sıfır
noktasındaki enerjiden çekilebilir. Güç tıpaları, gizli dalga boyu
rezonanslarını (tınlaşım) kullanarak, dünyasal enerji, yerküreye ait
dalgalar ya da kozmik ışınlar bir yere toplamak için kullanılabilir.
MEG birimleri denilen bedava enerji makineleri üretilebilir. (MEG:
motionless electromagnetic generator, hareketsiz elektromanyetik
üreteçler-jeneratörler)

Doğrusal olmayan optikler tüm dalgalara uygulanır. Yerkürenin eriyik
özü manto tabakasından farklı yönde döner. Bu manyetik bir üreteç
(jeneratör) meydana getirir. Sonsuz yerküre enerjisi mevcuttur ve
yararlanabilir hale getirilebilir.

Çevremizde birçok temiz ve kirlilik oluşturmayan enerji kaynakları
vardır. Bu enerji kaynakları yeryüzünün manyetik alanından elde
edilebilir ve hiçbir kayıp olmadan derhal nakledilebilir.

13. MAGLEV[15] VE SES
Ses dalgaları ve titreşimli lazer, ağır nesneleri kaldırmada
kullanılabilir: 'zangaydaki hava mukavemeti dışındaki hiçbir
sürtünme etkeninden etkilenmeyen elektromanyetik gücü kullanan Maglev
trenlerinde olduğu gibi… Bazı insanlar Mısır Piramitlerinin de bu
yöntemle inşa edildiklerini savunurlar. Hatta bazıları da Atlantis
medeniyetinin titreşimleri kullanabileceklerinin oldukça farkında
olduklarına inanırlar.
14. SAYISAL SİLAHLAR
Geleneksel (konvansiyonel) yönlendirilmiş silahlar olarak lazer, RF
yönlendirici aletler, atom ve molekül parçalanmasına neden olabilen
ışımalı silahlar (ölüm ışınları) gösterilebilir. Ama sayısal silahlar
teknolojisi bunların ötesine geçmiştir. Sayısal enerjiyi belirli bir
merkeze odaklamak, mercek kullanarak güneş ışığından ateş elde etmeye
benzer. Nanosaniyeler içinde yoğunlaştırılmış enerjinin bir noktaya
odaklanabilmektedir. İki sayısal ışının bir araya gelmesi, iyonosferi
bir devre olarak kullanma yoluyla sayısal bir interferometri[16]
oluşturur (faz birleşimi belirli bir noktaya bağlıdır.)

Sayısal silahlar, bir ucu atmosfere açılan vakum odalarından ve
silahın ucundaki bir hermetik contadan oluşur. Bu silah bir Tesla
topunu çok uzaklara, hiçbir kesintiye uğramayan bir seyahatle
gönderebilir. Yaklaşık 90 derecelik bir alana ateş açabilir.

Sayısal Silahlar hem savunma hem de saldırı için kullanılabilir.
Isıveren, ısı düşüren veya bir metal zırhı, bir tankı ya da bir
binayı parçalayabilen soğuk patlamalara sebep olabilen itici
endotermik[17] bir güçle ateş edebilmektedir. Sayısal silahlar,
havada beklenmedik değişmelere, deprem ya da volkanik bir hareket
başlatmaya, okyanusun ısıtılması veya soğutulmasına, yapay El
Ninolar oluşturmaya, kuraklıklara, orman yangınlarına veya sellere
sebep olabilecek güçtedir.

Sayısal silahlar, yaşayan her şeyi çürümeden, düşüp öldürmeye yetecek
güçtedir. Manyetik bozulmalarında, hatta elektrik kutuplarının
değiştirilmesinde kullanılır. Nikola Tesla[18] , dünyayı bu güçle
ikiye yarabileceğini iddia etmiştir. Sayısal silahlar hava
durumlarını düzenlemede ya da iklim değişikliklerinde kullanılabilir.

15. UÇAKLARIN VE FÜZELERİN İŞLERLİĞİNİ ENGELLEME, ATOM BOMBASINI
ETKİSİZ HALE GETİRME
Sayısal silahlar bilgisayarlarda ufak arızalara sebep olabilir;
elektronik parçaları ve elektrik devrelerini eritebilir. Hatta metali
dahi eritebilir. Elektronik aletlerin bozulması uçakların ya da
nükleer başlıkların sabote edilebilmesine izin verirken bu
teknolojiyle bunların çarpışması veya patlatılması sağlanabilir.
Tesla topuna deyen her füze eriyecektir.

Sayısal Silahlar frekansları bozar, radardan kaçmayı sağlar, güç
kaynaklarının erimesine ya da iş görmez hale gelmesine neden olur.
Bunlar insanları, korunaklı odalarda ya da yeraltı sığınaklarında
olsalar bile sersemletebilir, engelleyebilir, aciz durumlara
düşürebilir. Ayrıca hipnoz gibi akıl tutulmalarına, hareketlerin
kontrol edilmesine ya da bilinç kaybına olanak tanır.

Yeni nesil sayısal silahlar, kuantum potansiyeline sahiptir ve çok
bağlantılı uzayzaman[19] kullanır. Rusların 3. nesil seviyelerine
çıkmak için sayısal silahlara çokça para harcamalarına rağmen Haarp
[20] ın yapabildikleri 1. nesil olarak kabul edilir. Ruslar,
doğrusal olmayan (non-linear) matematik, mühendislik ve bilimde
öncüdürler.

16. BİR SİLAH OLARAK TESLA TOPU
Tesla kalkanı, boşlukları alınmış 2 sayısal (skalar) yarımküreden ve
plazmadan oluşur. 3 eşmerkezli Tesla kalkanları, kimyasalları,
biyolojik ve nükleer silahları etkisiz hale getirebilir. Gama
radyasyon, dış kabuğa çarpar. Burada emilir, dağıtılır ve daha düşük
bir ısıda geri ışıtılır. Bu işlem, gama ışınlarından kızılötesine,
ondan da radyo frekansına olmak üzere her kalkan için tekrar edilir.

17. SAYISAL SİLAHLARIN TARİHİ
Bu bilgilerin bazıları inanılabilir gibi gözükmeyebilir. Yorumlar
bölümünde bir noktayı sorgulandığı için kaldırdım.

Sayısal silahlar Nikola Teslanın araştırmalarına dayanmaktadır.
1960da General Krushnev, tüm dünyayı yok edebilecek bir silahtan
bahsetti. Moskovadaki ABD büyükelçiliği mikrodalga ışınlarına maruz
bırakıldı ve 2 Amerikalı Büyükelçilik temsilcisi kanserden öldü;
diğerleri ise hastalandılar.

1963de ABD senatörü Tresher ortadan kaldırıldı ve Porto Riko
yakınlarında bir deniz altı patlaması meydana geldi. Sovyetler
sayısal silah teknolojilerine oldukça yüklü yatırımlar yaptılar;
iddia edildiğine göre atom bombasının bulunmasıyla sona eren
Manhattan Projesinin yedi katı. Alevtopları birçok yerden
gözlemlenmişti. Ağaçkakan şebekesi olarak bilinen alan 1976dan
beri ABDnin üzerinde yer almaktadır. Amerikan mekikleri, füzeleri ve
uçakları yere indirildi. Sayısal kubbeler, ABD radar haritalarında
görüntülendi. Vladimir Jirinovsky[21] elipton[22] silahlardan söz
etti.

1986daki Challenger faciası süresince havada yüksek frekansların
belirlendiği iddia edildi. Hava mühendisliği sayesinde metallerin
yumuşatıldığı iddia edildi. ABD üzerinde doğal olmayan bulut
şekilleri görüldü ve bazı kasırgalar 180 derecelik dönüşler ya da 360
derecelik döngüler yaptı.

Ocak 1995de, Rusların füze sinyallerini aldığında dünyanın yok
olmasına iki dakika vardı. Bu hikâyeyi doğrulamak çok zordur ama
iddia edildiğine göre insanın müdahale edebildiği 8 dakikadan sonra
10 dakikalık bir boşluk vardı. Bilgisayarlar yönetilen silahların
sorunu işte budur. Aslında ortada füze yoktu.

18. ÖZET
Her yönüyle insan davranışları, mikrodalga veya sayısal dalgaların
kullanıldığı zihin kontrolü ile izlenebilir ve kontrol edilebilir.
Takip, etrafımızı sarmıştır. Her şey enerji ve titreşimden ibarettir.
Bilgisayarlar şu anda moleküler ya da nano seviyededir. Her an daha
da küçük üretilmektedirler. Bilgisayar kontrollü silah sistemleri git
gide daha da güçlü hale gelmektedir.

Kalabalıkların kontrolü ve biyolojik savaş, hastalıkların büyük
kitlelere, geniş insan kalabalıklarına yayılabileceği, insan
topluluklarının uyutulabildiği, yeryüzündeki tüm yaşamın bir anda
bitirilebileceği bir seviyeye gelmiştir. Sayısal Kalkanlar
kimyasalları, biyolojik veya nükleer silahları etkisiz hale
getirebilir.

Kanserin çaresi vardır ve kontrol altına alınabilen temiz ve
tükenmeyen enerji kaynağı mevcuttur.

______________________

Dipnotlar

[1] Kuzey İrlandalı tarihçi, yazar. Din, sembolizm, yıldız
astrolojisi, doğaüstü olaylar ve Atlantis konularında çalışmalar
yapar. Annesi bir falcı, anneanesi doğaüstü olaylarla ilgili bir
yazar ve filozoftur. İrlanda medeniyetinin kökenini kayıp Atlantis
medeniyetine bağlar. Dünya tarihinin, Büyük Tufandan önce dünya dışı
varlıkların ziyaretiyle şekillendiğini, bu varlıkların Dünya ve Mars
arasında, suyu bol olan bir gezegende (Tiamat) yaşadıklarını, bu
gezegenin ortadan kalkmasıyla Büyük Tufanın oluştuğunu, şimdiki
asteroitlerin bu gezegenin kalıntıları olduğunu iddia eder. Taroskop
denen kartlarla bakılan fal tekniğinin mucididir.
[2] BCI: Brain-Computer Interfacing: Doğrudan Sinir Sistemi
Bağlantısı ya da Beyin-Makine Bağlantısı olarak da bilinir. İnsan
veya hayvan beyniyle cihazların doğrudan bağlanmasıdır. Tek yönlü
bağlantıda bilgisayar, beyinden komut alabilir veya beyne sinyal
gönderebilir. Çift yönlü bağlantıda bilgi alışverişi mümkündür.
Araştırmalar 1970lerde başlamış, ancak 1990ların ortasında ilk
meyvelerini vermiştir. Dr. William Dobelle 1978 ve 2002de yaptığı
iki operasyonda, bu tekniği yetişkin körlere uygulamış ve sonuç
almıştır. Atlanta, Emory Üniversitesinde 1998de içe kilitlenme
sendromu (locked-in sendromu, tüm istemli kasların uyuması) geçiren
bir hastanın beynine nakletmiştir ve hastanın hareket edebildiği
görülmüştür.

[3] Bir biyoteknik firması olan Cyberkinetics tarafından 2003de
Brown Üniversitesi Nörobilim Bölümüyle ortak gerçekleştirdikleri bir
sistemdir. Kol ve bacakları olmayan ya da ALS (Amyotrophic Lateral
Sclerosis kas hareketlerini kontrol eden sinir uçlarının bozulması)
veya omurilik hasarı olan hastalarda uygulanır. Vücut faaliyetlerini
yitiren hastaların beyinlerine yerleştirilen bilgisayar çipleri
vasıtasıyla hastanın beyin faaliyetleri belirlenir ve niyetleri
bilgisayar komutlarına çevrilir.

[4] Güdübilim. Makine ve canlılarda geçerli olan kontrol ve iletişim
teorisi. İnsanlara ait ve mekanik sistemlerin çalışma tarzı ve
işlevlerini daha iyi anlatabilmek amacıyla bilgi-işlem sistemlerinin
araştırılması. Canlı varlıkların kontrol ve ticari haberleşme
yöntemlerinin karşılaştırmalı araştırmasını da yapar

[5] VeriChip Corporation tarafından üretilen, insana nakledilebilen
RFID (Radio Frequency Identification Radyo Dalgası Kimliği). Firma,
Applied Digital Solution (Uygulanabilir Sayısal Çözümler)in yan
kuruluşudur. Delray Beach, Floridada faaliyet göstermektedir.
VeriChip, Amerika Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) onayladığı
ilk İnsan Nakledilebilen RFID çiptir (2002). Bir pirinç tanesinin
yaklaşık iki katı boyutundadır. Genel olarak sağ kolun triseps altına
ya da ele uygulanır. Uygun frekansta bir kere tarandığında
kullanıcının bilgileri kaydedilir ve 16 haneli bir sayıyla kimlik
tanımlaması, tıbbi kayıtlar ve diğer amaçlar için veritabanına
kaydedilir. Lokal anesteziyle uygulanır ve varlığı çıplak gözle fark
edilemez. Bir doktor muayenehanesinde kolayca uygulanabilir.

[6] Amerikalı, dünyaca ünlü perakende mağazası

[7] Uydudan, yer bilgisi alma sistemi.

Çevirmenin notu: C. Dudayevin cep telefonu sebebiyle öldürüldüğü
bilinir. Ancak radyasyon değil, Rus ajanlar tarafından cep telefonuna
güdümlü füzeyle öldürüldüğü söylenmektedir. Hatta internette
Dudayevin arabasının yanında cep telefonuyla konuşurken yukarı
doğru, objektife baktığı bir fotoğrafı için denir ki: Bu resim atılan
füzenin çektiği bir resimdir. Çarpmadan hemen önce çekilmiştir ve
Dudayevin son fotoğrafıdır.

[9] 1952de ABD Başkanı Harry S. Truman tarafından kurulan dünya
çapındaki NSA istihbarat örgütünün kullandığı sistem. Uydu, radyo,
GPS, internet ağı gibi tüm veri akışlarını toplayan ve işleyen bir
sistemdir. 1998de Ankaradaki çalışma büroları ortaya çıkmıştır.
Teröristbaşı Abdullah Öcalan 1998de bu sistem kullanılarak
yakalanmıştı.

[10] 50 bin volt vererek kurbanda kısmi felce sebep olabilen Air
Taser firması tarafından üretilen elektroşok silahlarıdır.Yaklaşık 25
m.den elektrik şoku verir. En az yarım saat baygınlığa sebep olur.
Amerika, Kanada ve birkaç Avrupa ülkesinde polisler tarafından yaygın
bir şekilde kullanılır. Özellikle üçüncü dünya ülkelerine satılır.
Yaklaşık 76 kişinin ölümüne sebep olmuştur. Üretici firma, ölümcül
etkisi üzerindeki iddiaları reddeder. Uluslar arası Af Örgütü,
silahın yasaklanmasını istemektedir. İzlerinin çabuk geçmesi
dolayısıyla Time dergisi Modern İşkence Aleti nitelemesi yapar.

[11] Amerikan halkının 11 Eylül 2001 tarihli saldırıdan önce, şahit
olduğu en büyük terörist saldırı, Timothy McVeigh tarafından
Oklahomadaki Federal Binaya yapılan bombalı saldırıdır (1995). Bu
saldırı sonucunda çocukların da dâhil olduğu 168 kişi hayatını
kaybetmiştir. McVeigh bu katliamı, 1993 yılında çiftliklerinde
yanarak hayatlarını kaybeden David Koresh ve takipçilerinin
intikamını almak için gerçekleştirdiğini söylemiştir. McVeighe göre
Koresh ve tarikat üyeleri kendilerini yakmamışlar, Amerikan Devleti
tarafından yakılmışlardır. Bu nedenle olayın intikamını Amerikan
Devletinden almaya karar vermiş ve Federal Binayı bombalayarak
devlet adına çalışanları öldürmeyi planlamıştır. David Koresh
tarikatının intihar olayından tam iki yıl sonra, olayın yıl
dönümünde, patlayıcı dolu kamyonetini binanın önüne bırakıp
soğukkanlılık ile olayların gelişimini izlemiştir. McVeigh, idam
edilmesinden (2001) kısa bir süre önce The Buffalo News gazetesine
gönderdiği mektupta, yaptıklarından dolayı pişman olmadığını, devlete
karşı verdiği mücadelede bombalama eyleminin en mantıklı taktik
olduğunu söylemişti. Kendisinin Körfez savaşına katılmıştır ve bir
Neo-Nazi ırkçısı olduğu söylenmektedir.

[12] Yeryüzüyle iyonosfer tabakası arasındaki boşluğun doğal
titreşimidir. Askeri haberleşme sistemleri bu frekans üzerinden
geliştirilmiştir. 7.8, 14, 20, 26, 33, 39 ve 45 Hertz aralıklarında
yedi katmandan oluşur. En büyük Manyetik Alan Frekansı (MAF) 7,8 Hz
arasındadır. Hepimiz Bio Kimyasal süreçlerle elektrik üreten,
ürettiğimiz Elektron akımlarıyla düşünen, hisseden, kaslarımızı ve
bedenimizi hareket ettiren, çalışan, konuşan ve faaliyet gösteren
varlıklarız. Yani tüm madde âlemi nasıl atomlarının titreşimi
nispetinde ürettiği enerji kadar etraflarında Elektro Manyetik
Alanlar (EMA) teşekkül ettiriyorsa, Tüm canlılar da hücresel
vibrasyonları nispetinde ürettikleri enerji kadar çevrelerinde
EMAlar teşekkül ettirmektedir. Sahip olduğumuz EMA da, EMAların
değişiminden ve frekansından etkilenmektedir. Geophysical
Observatory - Modra, Slovak Republic gibi merkezde ölçülür. Kayıtları
tutan merkezlerin verilerine göre, 1980 yılından sonra yapılan
ölçümlerinde, ortalama 7.8 Hertz olan en büyük MAFnin yükseldiği ve
11 Hertz in üzerine çıktığı, ayrıca saniyede 1000#8242; in üstünde olan
yıldırım ve şimşek çakmalarının da, saniyede 2000#8242; ne çıktığı tespit
edilmiştir. Yani tüm dünyayı çepeçevre saran en büyük EMA, çok uzun
süreden beri sabit olan frekansı 7.8 Hertz den 12 Hertz e çıkmış,
Aynı zamanda İyonosfer tabakasından yeryüzüne akan elektrik enerjisi
de toplam olarak eskisinin 2 katına çıkmış bulunmaktadır. İlim, bu
artışların kesin nedenlerini açıklayamamakta, Güneşin 11 yıllık
periyotlarından kaynaklandığını tahmin etmektedir. Bazı kitaplarda 13
Hze ulaştığında duracağı iddia edilir. (Çevirenin notu: Bu tip
konular, Dünya Kardeşlik Birliği Mevlana Yüce Vakfı Başkanı Vedia
Bülent Çorakın, Alfa Kanalından (Kutsal kitapların Alfa Kanalı
aracılığıyla indirildiğine inanıyor) gelen vahiylerle yazdığını ileri
sürdüğü sapık Bilgi kitabında çokça işlenmektedir.)

[13] Ketamin bir dissosiyatif anestetik tir, yani kullananlarda
çevrelerinden ya da acılarından bağlantısız veya kopukluk hissi
yaratır. Uyuşturucunun efektleri phencyclidine (PCP) ile
benzerdir.Hap, sıvı ve toz formlarında bulunur. Ketamin medikal
ihtiyaçlarda kullanılan denetim altında olan bir maddedir. Genellikle
veteriner anestezi ihtiyaçlarında kullanılır. Küçük dozlarda bir
rüyada gibi uçma hissi uyandırır. Kullanıcı çevresinden ve vücudundan
uzaklaşma yaşar. Eller ve ayaklar hissizleşir ve etkilenmeleri
güçleşir. Etkisi altında iken duygular çok çabukça değişebilir.
Kullanıcılar kalkıp dans etmeye yönelebilirler, fakat yüksek dozlar
hareket etmeyi zorlaştırır. Hareket edememe K-Deliğinde olmak ile
ifade edilir. Çok yüksek dozlar kullanıcılarda anestetik etkisi veya
bilinç kaybı gösterir. Kullanan yaralansa bile uyanmaz, çünkü
vücudunun veya çevresinin farkında değildir. Bazıları yaşadıklarını
hatırlamaz.

[14]Zihin gücüyle madde ve insanlara hükmetmeye verilen isim.

[15] MagLev (Magnetic Levitation): Manyetik kaldırma. Manyetik
alanlar, itme-çekme kuvvetleri kullanılarak nesnelerin yerden
yükseltilmesi. Bu teknik kullanılarak Japonya ve Fransada yüksek
hızlı trenler üretilmiştir ve kullanılmaktadır.

[16] İnterferometri: Çatışma ölçeği, küçük hareket veya mesafeleri
iki ışının çarpışmasıyla ölçen alet. Uzaktan (uydu vb.) ölçüm yapar.
Deprem araştırmalarında yeryüzü şekillerinin belirlenmesi gibi
incelemelerde bu teknik kullanılır.

[17] Reaksiyon sırasında ortamdan ısıalan reaksiyon çeşidi

[18] Nicola Tesla (d. 1856, Hırvatistan ö. 1943, ABD) Sırp asıllı
fizikçi, mucit, makine mühendisi ve elektrik mühendisi. 19. ve 20.
yüzyılın en ilginç buluşçularından birisidir. Çağının çok ilerisinde
buluşlara imza atmış ve uygulamıştır. En önemli icadı olarak
alternatif akım makineleri gösterilir. Radyo dalgaları yayınları,
vericileri, hidroelektrik santraller, radar gibi buluşlar onundur.
Zaman makinesiyle ilgili araştırmalar yaptığı iddia edilir. Tuhaf ve
tutarsız hareketleri olan, takıntılı, hiçbir deneyini not etmeyen
biriydi.

[19] Dört boyutlu evren sistemine verilen isimdir. Einsteinın genel
görecelik kuramına göre uzayzaman düz değildir, eğiktir. Normalde
Newton cisimlerin serbest düşme esnasında aldığı yolun zamana göre
grafiğinin eğrisel olma sebebini kuvvete (yerçekimi) bağlı
açıklarken, Einstein bu kuramı ve denklik ilkesini kullanarak bu
olayı kuvveti katmadan sadece uzayzamanın eğimli olması ile açıklar.

[20] Kısa adı HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program-
Yüksek Frekanslı Auroral Araştıma Programı ) olan ve ABD tarafından
İyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere
Alaskada sürdürülen çalışmadır. (Auroral: Güney yaımkürede geceleyin
gökyüzündeki ışımalar, diğer anlamı fecir, seher) İlk kez Sırp asıllı
Amerikalı bilim adamı Nikola Tesla tarafından ortaya atılmış bir
fikirdir. Aslında bu proje hakkında birçok ülkede karşı kampanyalar
olmuştur. Çünkü Haarp projesi iklim kontrol ve yapay derem silahı
olarak kullanılabilme yeteneğinden dolayı çok tartışmalı bir konu
halini almıştır. Haarp projesi pentagonun kontrolünde ve ADB
ordusunun hizmetinde olan önemli bir projedir. Alaskadaki merkezde
şu anda, yüksek frekansta radyo sinyali yayımlayabilen toplam 48 adet
anten bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, çok-yüksek frekanstaki
sinyallerle ilgili çalışmalarda kullanılacak olan bir radarın
yapılması da planlanmaktadır. HAARP projesi kapsamında, iyonosferin
ısıtılması yoluyla ELF (çok düşük frekans) dalgaları da
üretilmektedir. Elektromanyetik dalgalar üzerine birçok deneyin
yapıldığı bu alan uçaklar için çok tehlikelidir. Bu yüzden HAARP
tesislerinde, uçak kontrol sistemi kurulmuştur. Herhangi bir uçağın
yaklaşması durumunda antenler otomatik olarak faaliyetlerini
durdurmaktadırlar.

[21] Liberal Demokrat Parti lideri aşırı milliyetçi Rus siyasetçi.

[22] Deprem tetikleyicisi olduğu iddia edilen silah. Türk
Genelkurmayı bir bildirisinde bu ve benzeri silahlardan söz etmişti.

Edited by - on

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 29/10/2008 :  22:58:03  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
(Alıntıdır)

ÖZGÜR DÜŞÜNCE DİYE BİR ŞEY VAR MI?


\"Hapiste olmadığınız halde özgür olamamak, hiçbir fiziksel
zorlamayla karşılaşmadığınız halde psikolojik olarak esir olmak o
kadar mümkün bir durumdur ki...\"
Brave New World Revisited, Aldous Huxley, 1958


Bilimkurgu yazarı Aldous Huxley ünlü Cesur yeni Dünya klasiğinin
devam kitabı Brave New World Revisitedde böyle yazmış. Sanki
orijinal adı Trance-Formation of America olan Baykuş
İmparatorluğunda anlatılanları öngörmüş. Baykuş İmparatorluğu adını
Mine G. Kırıkkanatın Radikalde konuyla ilgili çıkan yazısından
alıyor.

CIAin uzun yıllardır yürüttüğü zihin kontrol çalışması MK Ultra
Hükümdar Projesi bu kitapta tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor.
Hitlerin bu tür bir güç elde etmek için çalışmalar yaptırdığı
biliniyor, İkinci Dünya Savaşından sonra Hitlerin emrinde çalışan
bilim adamları Amerikaya getiriliyor ve Hükümdar Projesi eski
çalışmaların daha da geliştirilmiş hali olarak devam ediyor.

Bir zihin kontrolü kurbanı Cathy OBrien ve onu kurtaran Mark
Philipsin iddiaları ilk başta inanılmaz gibi gözükse de, dünyayı
yöneten Amerikada böyle şeyler olma ihtimali hiç de küçük değilmiş
gibi geliyor. Cathy OBrien beyni yıkanmış zihin kölelerinden biri
olduğu için büyük adamların her tür pis işlerinde kullanılıyor.
Güzel bir kadın olduğu için de çocukluğundan itibaren Amerikanın
başındakilere seks hizmetkarlığı yapıyor. Kitapta Reagandan babalı
oğullu Bushlara, Clintondan Cheneye kadar birçok bildik isim
geçiyor. Söz konusu isimlerin seks fantezilerini en ince ayrıntısına
kadar öğrenmek mümkün.

Cathy OBrien bu işin içinde yer alan isimler tarafından akla bile
gelmeyecek seks fantezilerinde kullanılmış ve zihin kontrolü
sayesinde hepsi zihninden silinmiş. Ancak onu kurtaran Philips
de program bozma yani zihnin bilgilerini geri getirme konusunda
uzman olduğu için Cathyye tüm yaşadıklarını hatırlatıyor. Cathy ve
Mark, Cathynin şu anda hapis tutulan kızı Kellyyi kurtarmak için
uğraşıyor ve insanları bu konuda bilinçlendirmeye çalışıyor.

OBrien ve Philipsin yürüttüğü kampanyanın ayrıntılarını trance-
formation.org adresinde bulabilirsiniz.


Mine G Kırıkkanatın 1 Haziran 2001 tarihli Radikalde konu üzerine
çıkan yazısı:

BAYKUŞ İMPARATORLUĞU

Yıl 1999. Bölge: Kuzey Kaliforniya. Yer: San Francisconun 70 km.
dışındaki bir arazi. Arazinin yüzölçümü, 2 bin 700 dönüm. Arazinin
sahibi çok özel bir kulüp. Salt erkeklerin üye olduğu kulübün adı:
Bohemian Grove.

BEE muhabiri Suzanne Bohanın 2 Ağustos 1999 tarihinde yayımladığı
yazı şöyle başlıyor: Bohemian Groveun zengin muktedirler için
düzenlediği yıllık yaz kampı, bu Pazar günü sona erdi. Başkan Herbert
Hoovere bakılırsa, söz konusu toplantı kulübünün tarihine
yine: Dünyanın en seçkin erkekleri partisi olarak geçti. Bu yılki
katılımcılar arasında eski ABD Başkanı George Bush, Teksas Eyalet
Başkanı George W. Bush, Henry Kissinger, emekli general Colin Powel,
eski Beyaz Ev (Beyaz Saray) Sözcüsü Newt Gingrich, DOW kimyasal
ürünleri şirketinin sahibi Frank Popoff ve oyuncu Danny Glover,
dikkat çektiler...

Bu kişileri bir araya getiren bir kulüp toplantısından ne beklenir,
sevgili okurlar? Elbette dünya politikasının tartışılması ve
ciddiyet, değil mi? Tartışma ihtimaline yanıtınız evetse, doğru
bildiniz. Çünkü ABDnin yeni Yıldız Savaşları senaryosu burada, bu
adamlar tarafından yazıldı; iki yıl geçmeden başkan seçilen oğul Bush
tarafından pişirilmekte olan ve uzun erimde sıcağını tatmak
olasılığımız bulunan soğuk savaşa geri dönüş, yani ABDnin silahlanma
yarışını yeniden başlatma projesi de aynı kulüp, aynı toplantıda
biçimlendi. 1999daki toplantının kamuoyuna yansıtılan bölümü,
Powellin içeriği açıklanmayan ABDnin gelecekteki lider ordusu ve
çocukları konulu konferansı ile kimya sanayicisi Popoffun Çevresel
Yolculuk başlıklı bir konuşma yaptığı haberinden ibaretti.

Ancak dünyanın efendisi ABDnin en üst düzeyde uluslararası
politikalarını saptadığı bu toplantıdan ciddiyet bekliyorsanız,
yanıldınız. Çünkü Bohemian Groveda yapılan toplantılar ciddi değil,
olağanüstü vahim bir tören olarak adlandırılabilir. Katılımcılar, işe
Bohemian Groveun baykuş tanrısı MOLOCHa tapınmakla başlıyorlar.
Tanrı baykuşun kulübün ortasındaki dehşet verici heykelinin
çevresinde huşuyla dönüyorlar. Derken, kutsal ağaç kabul edilen
ağaçların dibine huşuyla işeme törenine geçiyorlar. Katılımcılar,
tören sırasında turuncu cüppeler giyiyor, ateşler yakıp çevresinde Ku
Klux Klan örgütünü anımsatan ritüeller uyguluyorlar. Bir de... Bir de
insan kurban edilen sunakları andıran bir sunak var, arazinin
ortasında. Bunlar, Bohemian Groveda yapılan ayinlerin uzaktan
kameralarla tespit edilen ve dünya televizyonlarında yayınlanmış,
yani belgesel kanıtları. Kulüp hakkında kanıtlanamayan dedikodular da
var ki, tüyler ürpertici: Bohemian Grove üyeliğinden ayrılanlara
göre, toplantılarda tecavüz, sübyancılık, nekrofili (ölüsevicilik)
yaygın olduğu gibi törensel cinayetler işleniyor ve öldürülen kişi,
ayinle yakılıyor. Kadın olduğu için üye olamayıp Bohemian
Grove teknisyenleri tarafından ideal bir Beyaz Ev başkan kölesi
olarak yetiştirilen Cathy OBrien, Trance-formation of America adlı
kitabında kulübün beyin programlama yöntemlerini anlatıyor ve: Yaşlı
köleler programa cevap vermediğinde kurban ediliyorlardı. Bir gün
sıranın bana geleceğini hissettim, diye yazıyor.

Diyelim ki OBrien ve benzer köleler maço kulübe kızmış ve iftira
atmış. Ancak 1993te bir San Francisco gazetesi Bohemian Groveda
düzenlenen kurban törenlerini, bazı kayıp olaylarına ve
aydınlatılmamış cinayetlere bağladığında, başlatılan adli soruşturma
nedense 1947 Ulusal Güvenlik Yasası gerekçe gösterilerek
durdurulmuştu. Bohemian Groveun 2 bin 700 üyesi var ve hem basına
kapalı, hem tüm yabancı gözlere. Üyeler, kulüp konusunda hiçbir
soruya yanıt vermiyor ve: Burası birbirine benzeyen ERKEKLERİN
buluşup eğlendikleri bir yer, diye savunuyorlar. Yaptıkları
törenleri de zararsız eğlenceler olarak tanımlıyorlar. Belki de
doğrudur. Böyle eğlenir belki de muktedir, erkek ve seçkin
Amerikalılar. Ama işte, baba-oğul Bushun eğlencesi dünyanın yeniden
silahlandırılması olup neşelerini kimyasal silah devi Frank Popoff ve
Colin Powell ile paylaşınca, ister istemez oyun sahasının neresi
olabileceğini düşünüyor insan!

Dünyayı hangi delilerin yönettiğini görmek için, inforwars
internet sitesine bir göz atın. Ve oturup ağlayın.


Mine G. Kırıkkanat

Edited by - Tiversonus on 29/10/2008 23:00:45
Go to Top of Page
  Previous Topic Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.42 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits