Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Ruhsal Kanal Bilgileri
 Yuvadan Mektuplar
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 12

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 25/01/2009 :  16:37:22  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
"Sizin için gözetilmesi en önemli olan şey, tanrıların ebeveyn olduğu kavramıdır."

"Sümer kültürü yıldızlardan gelenler -yıldız kökenli sürüngen atalar- tarafından yönetildi."

"Afrika ve Asya kıtalarındaki gruplar da dahil olmak üzere- yaşam yaratıcısı olarak ejderler ve yılanlar fikrini benimsemiştir."

"Bunun koca bir "şimdi" olduğunu anlamıyorsunuz."

"Pleiadesliler olarak gerçekliğe sizin şu andaki görüşünüzden daha geniş bir bakış açımız var."

"Niyetin küresel şablonu içinde sizi bekleyen sınav, Dünyanın canlı olduğunu, ona iyi bakmak ve bir aile gibi geçinmek zorunda olduğunuzu görmektir."

"Eşzamanlı olarak koşut bir gerçeklikte varolabilir ve rahatsızlık duyduğunuz şeyi kendinize çekmezsiniz."

"Dünyanın enerjisi hızlandırılıyor."

"Eğer yuvanızın bakımını üstlenmiyorsanız belki de bir yuvayı hak etmiyorsunuzdur."

"Bakım gerçekten de soylu bir iştir."

"Tanrılar, sizin atalarınız, bir dereceye kadar bu tuzağa düştüler. Yaratıları onlara tapıp onlar için varoldukça kendi oyunlarında güç kazandılar. Ama tanrılar sonunda tuzağa düştüklerini, artık ilerleyemediklerini anladı."

"Birkaç yıl içinde pek çok insan, sizi birbirinize yaklaştırıp insanlığı büyük bir aile gibi deneyimlemenizi sağlayacak şekilde evlerini kaybedecek ve/veya terk edecekler."

"Ne istediğinizi düşünün. Dünya okuyor sizi. Yaşayan, biyolojik bir varlık o. Canlı."




Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 25/01/2009 :  17:11:43  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
İradeli Olmak- Akıllı Olmak Üzerine


*********************************************************************

SORU: Dünyada, hasat edilebilirlik açısından bakıldığında, varlıkların büyük bir tayf boyunca yayıldıklarını görüyoruz; bunlar negatiften pozitife uzanmaktadırlar. Orion grubu, Dünya varlıklarıyla temas kurmak için bu tayfın iki ucuna mı nişan almaktadır?

RA: Bu sorunuza kesin bir yanıt vermek oldukça zor, ama deneyeceğiz.
Orionlu varlıkların en tipik yaklaşımı, Orion felsefesini daha büyük ölçüde telkin edip aşılayabilmek için, sizin iradesiz-akılsız diye nitelendirebileceğiniz varlıkları seçmektir. Bazı Orionlu varlıklara ise sizin uzay/zaman noktanızdaki daha fazla kutuplaşmış negatif varlıklar tarafından çağrı gönderilir. Bu durumda onlar da, aynı bizim şimdi yaptığımız gibi, bilgi paylaşırlar. Ancak bu Orionlu varlıklar için bir risk oluşturur; çünkü, nasıl onlar bu frekansları kullanarak haşata uygun negatif eğilimli gezegensel varlıkları etkilemeye çalışıyorlarsa, bu varlıklar da onları aynı yolla etkilemeye çalışırlar. Bunun sonucunda doğan üstünlük yarışı kaybedildiği takdirde, bu, Orion grubunun kutuplaşması için zararlı olur.


Benzer şekilde, yüksek derecede kutuplaşmış pozitif eğilimli bir varlıkla yanlışlıkla kurulacak bir temas, Orion bölüklerini karmakarışık edebilir. Haçlılar bundan ancak, bu pozitif varlığın kutbiyetini ortadan kaldırabilirlerse kurtulabilirler. Ancak bu çok az rastlanmış, hatta işitilmemiş bir olaydır. Bunun için de, Orion grubu sadece sizin iradesiz-akılsız diye nitelendirebileceğiniz kişilerle fiziksel temas kurmayı tercih eder.


*********************************************************************
Ra Bilgileri 1, s.322

1. Akıllı olun, "Bilgi korur" .
2. İradeli olun. İrade için de "bilgi" gerekir, tabi "bilgisiz irade" var ise o başka :))

Edited by - Tiversonus on 25/01/2009 17:14:33
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 28/01/2009 :  12:14:30  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
5. Tanrıçanın Harekete Geçirilmesi


Tanrıçayı kucaklamak size Yaşayan Kitaplığı açacak ve Toprak Ananın bağrında saklı gizleri öğretecektir. Çünkü kimdir Toprak Ana, Tanrıçanın ta kendisi değilse?


İlk Yaratıcıyı düşündüğünüzde ne ya da kim canlanıyor gözünüzde? Toplumunuzda tanrı enerjisinin kaynak olduğu, dişi enerjininse onun kullanımı ya da eylemi olduğu öğretildi size. Bizse tam tersini söyleyebiliriz. Dişi kaynağı, erkekse kaynağın nasıl kullanıldığını temsil eder.

İlk Yaratıcının bir dişi titreşim olduğu doğrudur. Kaynak, bildiğimiz gibi dişi bir titreşimdir. Bu dişi ilkeye eşlik eden erkek titreşim Tanrıça aşkının rekabeti içinde milyonlarca yıl önce enerjiyi kötüye kullanarak bölünmeye başladı. Siz kötüye kullanılan bu enerjinin parçalanmış bir bölümüsünüz. Sıradan bir tanrının Pleiadesli iki oğlu Dünyanın egemenliğini ele geçirdi, aralarında savaşa tutuşup bugünkü çıkmazı yaratmış oldular. Geniş bir açıdan bakıldığında önemsiz bir aile kavgasıydı bu. Kutsal Ana Tanrıça sayısız tanrıya eşlik etmek için bölündü ve kendini pek çok biçime soktu. Tanrılar ananın bu titreşimini yatıştırmak, sevmek ve onunla olmak istiyorlardı, çünkü bütün yaratıcı, yaşamsal güçler buradan geliyordu.

Tanrıça öyle bir bilinç sahibidir ki her şeye izin verir. Şeyleri bir arada tutan kaynak, yaradılışın tutkalıdır o. Kimileri için, bırakın değerlendirmeyi, anlamanın bile zor olduğu bir kavramdır. Kadınlar için güçlü bir varlığın kendilerine benzer bir şekilde kendi kanlarında aktığını düşünmek zordur. Erkekler için, her şeyin ardında belki de dişi bir titreşim olduğunu düşünmek sarsıcıdır.

Kimliğinizin ta özünde ananın besleyiciliğini, armağan ve gizemini hissedin. Bunun bir karşılığı olacak. Ana Tanrıça uyanacak. On yıl içinde bütün dinlerinizin yanlış bir temele dayandığını göreceksiniz. Gerçekte her şeyin arkasında olan Ana Tanrıça iken hepsi de denetimci, sevgisiz, ataerkil hareketlere dayanıyor. Biz Pleiades’te enerjiyi kötüye kullanmamızın temel nedenini ortaya çıkardık. Anayı onurlandırmamıştık. Ananın dikkatini çekmek için bir şeyler yapmış ancak ananın yaratısını, ananın armağanını değerlendirmemiştik.

Gezegeniniz bir yaratıcı olarak Tanrıçanın kim olduğunu öğrenmek zorunda. Siz zorundasınız. Tanrıçanın karanlık yüzünü anlamak enerjisini araştırmanın bir parçası. Çünkü Tanrıça gücünü kaybedeceği bir şey yaptı. Varlığınızın hücrelerinde o. Çünkü hem kadın hem erkek hepinizin içinde Tanrıça var.

Erkek olun, kadın olun Tanrıça sizden doğacak. Çok önemli nedenlerden dolayı Tanrıça bir düşüş yaşadı. Tanrıça enerjisi her zaman doğurganlık yasalarını kabul etmiştir. Tanrıça enerjisi sizin Batı dünyanız gibi değildir; cinsellik onun için utanç kaynağı değildir. Tanrıça cinselliği sevdi. Cinsellik elbette sizin doğal kahtınızdır. Bununla birlikte, her şey gibi cinsel enerji de kötüye kullanıldı.

Tanrıça alemi içinde erkek titreşimin olağanüstü ölçülerde kötüye kullanıldığı bir zaman geldi. Dış kaynaklardan etkilenen kadınlar erkeği onurlandırmak ve onunla ortak olmaya son verdiler, erkekle kadın arasındaki birliği yitirdiler. Tanrıça aleminde bir zaman sonra erkekler dölleme hizmetlerinden ibaret kaldılar. Kadınlar kendilerini Tanrıça gücü içinde öylesine yitirmişlerdi ki erkekleri eşit olarak görmüyorlardı. Erkeklere doğurganlık yasalarını yerine getirecek nesneler olarak bakılıyordu. Tanrıçanın yerel temsilcileriyle bir defalık bir doğurganlık töreninden sonra pek çok erkek öldürülüyordu. Erkekler hadım ediliyor, Tanrıçaya başka kurbanlar da sunuluyordu. Bu gerçektir. Kadınlar, bugünkü tepkiyi yaratarak erkeğin cinsel enerjisini kötüye kullandı. Bütün bunlar değişiyor. Tanrıçanın, onu hissetmek isteyenlerin yaşamına şefkatle girdiğini göreceksiniz.


Bir zaman geldi, Tanrıça enerjisine olağanüstü negatif bir güç sızdı ve enerji hedefinden saptı. Hıristiyanlıktan önceydi bu. Sonra sarkaç karşı uca hareket etti ve erkek titreşimler kendi rollerini oynamaya başladılar, bazı dişilerin yaptığına şiddetle karşılık verdiler. Anılarınız hücreleriniz ve kanınızda saklıdır. Deneyiminizi yaptığınız seçimle belirlediniz.

Negatif, denetleyici tanrı benzeri bir enerjiyle doluydunuz. Şimdiyse Tanrıçayı tanıma, kabul etme zamanı. Hiçbir titreşime diğerinin üzerinde tapınılmadığı bir denge gerekiyor. Erkekler Tanrıçayı onurlandırarak yaşamı onurlandırmayı öğrenecek. Kadınlar yaşam var etmeyi yeniden tanımlamayı öğrenecek. Yaşam kahrolası bir orgazmla çocuğun doğumunda gelebilir. Bu sizin inançlarınızı ve deneyiminizi yeniden yapılandıracağınız bir alan.

Tanrıçayı incelediğinizde yaşama değer vermeye başlarsınız. Yaşama değer verdiğinizde Dünya nüfusunu çoğaltmaz, öldürmezsiniz. Dünya paradigmasında öne çıkması gereken şey, yaşamın, ölümün, bütün türlerin ve her şeyin birbirine -her şeyin aynı kaynağa- bağlı olduğu olgusunun anlayışıdır.

Ataerkil hareket Tanrıçayı sürgüne gönderdi. Mit ve efsane fısıltıyla anlatılır oldu. Tarihiniz değişti. İnciliniz, Kuranınız, Torahınız’ın neresinde Tanrıça? Tanrıça ve ataerkillik arasındaki savaş sürüyor. Bugün Tanrıça enerjisinden öylesine uzaksınız ki Tanrıçanın kim olduğuna ilişkin önünüze koyacağınız bir imge ya da rol modeli bile yok. Bildiğiniz hangi Batı toplumu Tanrıçayı onurlandırıyor? Yine de, Birleşik Devletlerin Doğu Kıyısındaki ana girişi ışık taşıyan bir kadın tarafından simgeleniyor.

Tanrıça çok cömerttir. Ataerkillik savaşında sahnenin arkasında kaldı, çünkü her şeydeki yaratıcı güç olduğunu ve her şeyin en sonunda onu bulmak zorunda olduğunu bilir. Cömertliğiyle izin verir. Doğurmak, yarattığınızı sevmek ve müdahale etmeksizin yaradılışın evrim sürecini sağlamak ne demektir? Sevgi koruyucu mudur, izin verici mi? Eğer tanrısal bir güç yaratılarına karşı koruyucu olsaydı yaratılarından öğrendiği şeyleri kontrol altına almış olur, bu nedenle de ancak o ölçüde -izin verdiği kadarıyla- öğrenebilirdi. Her şeye izin veren bir güç sınırsız bir şekilde öğrenme fırsatına sahiptir. Çünkü, “Göster bana. Öğret bana. Ben senim. Sen bensin”, diyebilme yeteneğine sahiptir. Bu bir bilinç durumudur.

Tanrıçayı tanımanızı istiyoruz. Tanrıçayı bir yolla kendinize çağırma arayışına girin. Tanrıçayı size yaşamı öğretmeye davet edin. Sizinle derin bir işbirliği yapacaktır. Çoğunuz biz Pleiadeslileri yaşamınıza çağırdınız. Sizinle oynuyoruz, titreşimimizi, mizahımızı, başvurduğumuz numaraları tanıyorsunuz -Tanrıçayla bile oynuyoruz.

Her şey değişmek zorunda. Gerçekten de Tanrıça çözümün bir bölümü olarak olayları düzenliyor. Tanrıça enerjisi, açık tutmak için yüreğinizle çalışıyor. Sizden yüreğinizi açık tutmanızı istiyoruz, sadece kendiniz için değil, büyük derslerin bu zamanında yollan sizinkiyle çakışanlar için de açık tutmanızı. İçiniz ve gezegendeki dişi ilkeyi onurlandırırsanız bu onayınız, topluluklarınız ve uygarlıklarınızın yeni temeli olarak hizmet edecektir.

Yaşam gücüne göz atmanızı istiyoruz. Size öğretilenin ötesine bakın. Tanrıçanın bu yönünü, hem erkek hem kadında olan, doğmayı bekleyen dişi enerjiyi ortaya çıkarın. Bir oyun duygusuyla başkalarını nasıl etkileyebildiğinizi ve sizin ortaya çıkardığınız şeyler hakkında nasıl konuşacaklarını gözlemleyin. Öğrendiğiniz her şey gelişecek ve bu yolculuğu sizinle paylaşanlara güçlü telepatik bir iletim olarak aktarılacak.

Ana Tanrıça sevgi ilkesini temsil eder. Işık frekansından söz etmiştik, ışığın bilgi oluşundan, sevgi frekansının ise yaradılışı harekete geçirmesinden. Pleiades bilgisinin derin özü tenselliği ve cinselliği, Tanrıçaya sevgi titreşiminden yaratılmış olmasıdır. Tanrıça enerjisiyle çalışmak dişi ilkenin daha derinden incelenmesini gerektirir.

Kadının bilgisinin sihirli, mistik bir şekilde konuşulmasının, gösterilmesinin ve paylaşılmasının zamanıdır. Kadınların kendi gizemleri -aybaşı, doğum ve duygularının döngüselliği- konusunda daha fazla şey keşfetmelerinin zamanıdır. Bunu erkeklerle paylaşmanın zamanıdır. Çoğu kadın, “Neyi paylaşabilirim ki? Ben bile anlamaktan uzağım”, der. Pekala, sizin için içinize dönüp, “Yaşadığım bu duygular da ne? Eğer başka birisine kadın olmanın ne olduğunu açıklamam gerekse ne anlatırdım? Bir kadının bedeninde tanrıçayı, büyüyü yaratanı biraz daha fazla ifade edebilmek için ne yapabilirim?” demenin zamanıdır. İçinizdeki Tanrıça bilen ve bilgiyi bir sistemden diğerine taşıyandır.

On yılın sonlarında Tanrıça kadın öğretmen ve liderlerde cisimlenecek. Böylece kadın lider ve öğretmenlerin sayısında belirgin bir artış olacak. Bu, Tanrıçanın erkek titreşimlerle birlikte çalışmayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü erkekler de Tanrıçayı içlerine nasıl alacaklarını öğrenecekler. Tanrıçada ayırımcılık, öfke yoktur. Tanrıça son derece izin verici bir varlıktır. Herkesin öğrenebilmesi için çağlar boyunca çok şeyin olmasına izin verdi. Şimdi Tanrıça sizi, kanın özündeki gizem -kendi rahminin gerçek armağanı- yoluyla yaratılmasına izin verdiği şeyi onurlandırmaya çağırıyor.

Kan ve gizemleri kendinizi, genetik soyunuzu ve Yaşayan Kitaplığın kendisini anlamanın anahtarıdır. Siz kanınızın -deyim yerindeyse zaman içinde ileriye ve geriye doğru- bütün yolculuğunun bir parçasısınız. Atalarınız ve sizden sonra geleceklere, kanınıza yönelen bilinçli bir dikkatle erişmek olasıdır. Onlar bu yolla deneyimleyip etkilenebilir. Siz insanlar annelerinizin kanıyla beslenerek büyür ve varlık sahnesindeki yerinizi alırsınız. Kadınlar aracılığıyla bu zengin ve yaşamsal madde sanki bir sihir gibi ortaya çıkar. Hem erkek, hem de dişi tarafından kadının kanaması hem bir güç eylemi hem de utanç ve gülünç düşme laneti olarak kabul edilmiştir.

Kan, atalarınıza bağınızın döngüsel kanıtını ve bütün varlıklarda saklı olan bilinç şifrelerini gösteren yaşayan bir simgedir. Siz genetik bir kitaplıksınız. Ruhunuzun özünde kişisel, gezegensel ve göksel deneyim arşivleri sınıflandırılmış durumda. Bu deneyimler size üç boyutlu biçiminizde kanınız aracılığıyla eşlik ediyor.

Kanınız öykülerden yana çok zengindir. Kendilerini sizin bilinç durumunuz ve niyetinize göre yeniden düzenleyen geometrik yapılı kalıp ve tasarımlarla doludur. Yaşama yeni bir gözle bakmak için yaklaşımınızı gözden geçirmeye ve değişiklikler yapmaya istekli olmak zorundasınız. Düşünceleriniz kanınız tarafından kaydedilir. Duygularınıza uygun olarak beliren açık seçik bir yazıyla yazılır, sonra da bütün dünyaların okuması için dışa yansıtılırlar. Kanınız fiziksel varoluş içindeki bütünlüğünüzü taşıyor.

İskeletiniz olarak işlev gören kemiklerinizin mağarasında kan üretilir. Niyetinizin özelliğine göre kanınız zengin ya da yoksuldur. Sizin yaşamı bir dizi kendi yarattığınız ders olarak kavrama yeteneğinize eşlik eder. Kanınız kolaylıkla zenginleştirilip yeniden yapılandırılabilir.

Kanınızın farklılaştırılma ve zenginleştirilme yolu niyetten geçer. Beyninizin içinde güneş ışınlarından etkilenen mıknatıs gibi ince parçacıklar bulunur. Pleiades’ten güneşinize kozmik yollar boyunca uygarlıklar için büyük enerji dalgaları ve telepatik şifreler gönderiliyor. Güneşiniz enerjiyi size ve aya iletiyor. Enerjiler kafatasınıza giriyor ve elektromanyetik bir işlemle beyninizdeki bu küçük mıknatıslar tarafından tutuluyor.

Beden çalışması kanınızın yapısını değiştirebilir. Bilincinizi bütünleşmeye yaklaşacak şekilde uyarladıkça kanınız daha arı bir hale gelir. Son derece kutsal bir şeye dönüşür. Bilgi taş ve kemiğe depolanmıştır. Alyuvar hücreleri kemik iliğinde üretilir. Kemiği yeniden düzenlediğinizde kemiğin bedenin geri kalanı için yerine getirdiği şeyler değişmeye başlar. Yeniden düzenlenen kemik, daha erişilebilir bir kan yapısı yaratıp kimliğin iç gizlerini sınıflandırarak kanı arındırır.

Kadınlar çoğunlukla aybaşı kanlarını güçlerinin kaynağı olarak görmek yerine küçümsemişlerdir. Kan genetik şifreyi taşır ve Ana Tanrıça her şeyin kaynağı olduğu için şifre de ondan gelir. Öykünün saklı olduğu yer burasıdır. Aybaşı kanaması bitki yaşamını beslemek, Dünyayı işaretlemek ve Dünyaya Tanrıçanın yeniden yaşadığını bildirmek için kullanılabilir. Genel olarak kadınlar kanlarını artık Toprağa bırakmıyorlar. Böyle yapmak, Tanrıça enerjisinin doğrudan aktarımıdır. Kadınlar kanlarını Toprağa akıttığında Toprak bununla beslenir. Çağlar boyunca kadınlara kanlarının lanetli olduğu söylendi. Kendi kanlarından korkar oldular. Kanlarının kaynakları ve güçleri olduğunu anlamıyorlar. Eski tabuları bir yana bırakıp aybaşı kanaması üzerinde çalıştığınızda Yaşayan Kitaplığın hayvanları ve bitkileri üzerinde farklı bir etkiniz olduğunu göreceksiniz.

Kadınlar, eğer kanamanız sürüyorsa bedeninizi ve kanınızı onurlandırarak bilgeleşin. Kanınız başvurabileceğiniz en büyük doğurganlık ve alan işaretleme kaynaklarından biridir. Kanın gizemlerini anlamak, gücünüzün kaynağı ve derin iç bilgiyle bağlantı kurmanın anahtarıdır.

Yaşadığınız toprağı aybaşı kanınızla işaretleyebilirsiniz. Ana yönlerden başlayabilirsiniz; kuzey, güney, doğu ve batı. Daha sonra zamanla tuvale fırça darbeleri vuran bir ressam gibi Dünyayı, Toprağı işaretlemeye devam edebilirsiniz. Kanı sulandırarak çoğaltabilirsiniz. Kutsayabilir, titreşimini saklamak için kristalleri kullanabilirsiniz. Bu süreç, Tanrıçanın alanını işaretleme olarak ele alınabilir. Uygulama, yeni bir canlılığa sahip olan ve Tanrıçayla bir olduklarını hisseden bitki ve hayvanları kendisine çekecektir.

Bir kısım eski hikayenizde kan kötülüğe karşı ve niyet belirtme aracı olarak kullanılmıştır. Sözgelimi belki bir kapı aybaşı kanıyla işaretleniyordu. Buradan, Tanrıçanın burada hüküm sürdüğü anlaşıldığı için kimse bu kapı ya da ardında yaşayanlara dokunmaya cesaret edemezdi. Eski zamanlarda Tanrıça henüz saygı görmekteydi. Tanrıçaya karşı aptalca ya da itaatsiz bir tavır içine girecek olursanız bundan işinizin kutsal olmayacağı sonucu çıkarılırdı.

Sizler yeni topluluklar kurup geliştirirken her yaştan kadının toplanmasını ve aybaşı zamanını anlamaya, güç ve bilgilerini erkeklerle ilişkinin anahtarı olarak paylaşmaya niyet etmelerini öneririz. Kanın gizemlerini bir ortak yaşam süreci olarak inceleyin. Bedeniniz ve döngüleri yaşam imgesini yaratır. Güç, sizin için anlaşılması büyük önem taşıyan bir şeydir. Bebeği olan bir kadının yaşamındaki dinamikleri düşünün. Kadın, hareket yaratan ve doğmayı arzu eden bir yaşam gücünü korur. Bunda gizemli bir güç vardır. Öylesine bir güç ki erkek titreşim doğum süreç ve büyüsünden korkar olmuştur. Erkek, gezegene yaşamı bedeniyle nasıl getireceğini unuttuğu için kadının gücüyle tehdit edilir hale gelmiştir. Erkeklerin, kadınların aybaşı kanamasına alışıp desteklemeleri gerek. Bir zaman gelecek, yaşam büyük değer kazanacağı için soyunuz ile uygun ve zamanlı bir şekilde çocuk sahibi olma konularında bilgi edinmek isteyeceksiniz.

Kadının aybaşı kanaması topluluğun çok önemli bir parçası haline gelecek. Kadınlar bu güç yoluyla anlayış kazandıkça Tanrıça harekete geçecek ve size geri dönecek.

Eğer bereketli bir bahçeniz olsun, bahçeniz şehrin en iyisi olsun isterseniz sulandırılmış kanınızı kullanın. Bahçeniz çiçek açacaktır. Kanınızın besinin büyümesini hızlandırabildiğini göreceksiniz. Kan çok, pek çok şeyi hızlandıracaktır. Kadınların aybaşı kanaması bir hata değildir. Verilmiş en büyük armağanlardan biridir. Tanrıların iksiridir.

Aborijin kadınlar aybaşı kanlarını torbalarda saklar, yaraları iyileştirmede kullanırlardı. Kadınların kanlarıyla yapabileceği çok şey vardır. Kiminiz kadın olmak düşüncesinden hoşlanmıyor. Aybaşı dönemini nahoş, rahatsız, acılı ve uygunsuz bir zaman ve deneyim olarak algılıyor. Erkekler olup biteni çoğunlukla anlamadığı için bu onlar için de tuhaf bir zaman. Gelecek günlerde Tanrıçayla temas kurun, yüreğinizi açın, kanamanın sizi nereye götürüp ne öğretebileceğini keşfedin. Çünkü aybaşı sürecinde Tanrıçayı gezegene getirecek pek çok anahtar yatıyor. Gücün yeniden birliktelik içinde paylaşılmasına ihtiyaç var.

Üzerindeki perdenin kaldırılacağı, açılacak, yeniden yorumlanacak daha pek çok gizem bulunuyor. Bazılarınız bu konuyu neden ele aldığımızı merak edebilir. Bu çok önemlidir. Tanrıça enerjisi ve kanın gizemleriyle ilgilenmeyecek olursanız size yaşamın ayrılmaz bir bölümünü kaçıracağınızı ve gezegende olanları anlamayacağınızı söyleyeceğiz. Eğer karşısında kayıtsız kalıyor, konuyu ilgisiz buluyorsanız ana fikri anlayamıyorsunuz demektir. Yaşayacağınız şeyi kavramanıza yardımcı olmak için verebileceğimiz en güçlü öğretilerden biri de budur. Erkek ve kadın olarak bütünüyle ve tamamen yapmanız gereken, yürekleriniz aracılığıyla gelip kalplerinizi açmanıza yardım eden Tanrıça titreşimini onurlandırmaktır.


Aybaşı kanı yüksek oranda oksijenlidir, kanın en safıdır ve deşifre olmuş DNA’yı taşır. Sarmalları deşifre edip verinin yeniden yapılanmasını sağlayan oksijendir. Bilim insanlarınız şimdi DNA’nın üçüncü bir sarmalıyla oynuyor. Foton ışınlarına -bedendeki bizim ışık şifreli iplikçik olarak adlandırdığımız liflere- dayalı DNA sarmallarının kuruluşunu öğreniyorlar.

Kanın gizemi modern dinlerinizde saptırılmıştır. Hıristiyan komünyonunu merak ettiğiniz oldu mu hiç? Size İsa’nın etini yiyip kanını içtiğiniz söylenir. Nedir bunun anlamı? Hıristiyan olarak yetiştirilmişseniz şu sözcükleri döne döne işitirsiniz; “Bu benim etim. Bu benim kanım.” Bu tören bir sapmadır. Beden ve kan yiyip içmek yamyamlığı çağrıştırır ve temelinde eski, şifa bulmamış bir sürüngen etkisi vardır.

Gezegende acı olan, kitlelerin gerçekte ne olduğunu bilmedikleri bir davanın avukatlığını yapma eğilimidir. Cahillik çağı sona eriyor. Mutluluk dolu bir bilgi çağına giriyorsunuz. Sesi kullanarak zihniniz için bir anlam taşıyan birkaç anahtar cümle atıyoruz ortaya. Ancak başka bir düzlemde tıpkı tarlalardaki daireler gibi bedenleriniz tarafından çözülen bir dil konuşuluyor.

Burada tencereye başka bir şey eklemek istiyoruz. Ay Dünyanın döngülerini etkiler. Onun tasarlanmamış bir şey olduğunu kim söyleyebilir? Ay gezegeninizdeki gelgiti yönettiği gibi bedendeki enerji akışını da yönetir. Son derece güçlü bir elektromanyetik bilgisayardır. Eğer ay gelgiti etkiliyorsa sizin bedeninizdeki akışı, bedenlerinizdeki kanı ve kandaki hormonları da etkiler.

Sarkacın hareketiyle farklı döngüler olmuştur gezegeninizde. Dünyada uzun süren bir anaerkil enerji egemenliği oldu. Sonra ataerkil enerji iktidara geldi ve dişi liderlik ve bilgisinin her belirtisini kökünden söküp attı. Dişi bilgisi sadece, dişinin yaşama katılan, yaşamı algılayan bir varlık olarak anlatıldığı mit ve efsanelere aktarılır oldu. Dişi, varoluş ağıyla bağını doğum süreci aracılığıyla hissetti.

Bir zamanlar dişi ilkeleri harekete geçirmek için çalışan dünya dışı zeka güçleri vardı. Dişinin yaşam getirme ve hissetme yeteneği nedeniyle yapıldı bu. Ayın dişi çağrışımı buradan gelmektedir. Aydan gelen ve dişi enerji programını yayan bir etki vardı. Ay büyük bir bilgisayar gibidir. Bu nedenle çeşitli varlıklar ve zeka biçimleri aya sahip olabilir ya da ayı programlama becerileri bulunabilir. Ayı dişi döngüye göre programlayan varlıklar olmuştur. Bu hatırlanıyor, çünkü sevgi dolu, iyiliksever bir zamandı. Sonra elbette her şey değişti.

Aydan Dünyaya çağlardır yayınlanan elektromanyetik frekanslar şimdi de çifte sarmallı DNA’nın yaşamını korumak için gönderiliyor. Aya bundan ötürü kızmayın. Yanlış bir yanı yok onun. Yalnızca yayın programları söz konusu. Ay dişilerde bir doğurganlık programı yerleştiriyor. Bu doğurgan döngü, güneş döngüsünden çok daha sık çocuk dünyaya getirme olanağı yaratır.

Ayın doğurganlık programınızın ana hatlarını çizdiğini anlayın. Ancak, tür olarak yeni bir üreme döngüsüne girebilirsiniz. Bu, gezegende hızla tırmanan nüfus artışını sınırlamada yardımcı olacaktır. Birleşik Devletlerin nüfusunun çok kısa bir süre içinde iki katma çıkacağına ilişkin korkular var. Dikişleriniz şimdiden patlamak üzere! Gelecek elli yıl içinde ay üzerinde farklı bir etki olacak ve ayın döngüleri Dünyanın döngülerini değiştirecek. Her şey kökten değişecek. Her ay doğurabilir durumdaydınız. Yılda yalnızca bir kez doğuracak durumda olsaydınız çok farklı bir deneyim olurdu bu. Değişimler dişi döngüyü bütünüyle farklılaştıracak, böylece de hamile kalma oranı değişecek. Varolan sistem işlemiyor; aşırı çoğalarak kendinizi yok edeceksiniz. Dünya nüfusunun patlama yaşadığı bu dönemde her ay döngüsünde hamile kalabilmek işinize yaramaz.

Ebe, yüzyıllar boyunca Hıristiyan dininin en büyük düşmanı sayıldı, çünkü acıyı yatıştırabiliyor, doğuran kadına bedeninin gizemleri konusunda bilgi verebiliyor, Yaşayan Kitaplığın kutsal bir bölümü olan otlardan anlıyordu. Hıristiyan dini son derece ataerkil bir hale gelmişti ve Tanrıça ile kadınlardan korkuyordu. Dişi gücün otoriteyi kilise ve erkeklerin elinden almasından korkuyorlardı.

Çocuk aldırma konusunun sizin çocuk aldırıp aldırmamanızla hiçbir ilgisi yoktur. Amaç insanları dişi enerji konusunda ayrı ve karmaşa içinde tutmaktır. Bu, kadınları güçsüzleştiren ve hiçbir seçenekleri olmadığını -ya da bir seçenek olacaksa da bunun çocuğu aldırma olduğunu- düşünmelerini sağlayan Tanrıçaya karşı bir plandır. Bedenleri konusunda kadınların zihinlerini çok büyük ölçüde karıştıran planlar vardır. Olsun. Sorun yok, çünkü her biriniz öğrenmeye gereksindiğiniz dersleri seçiyorsunuz. Yüreklerinizi açabilir, insanları genişletilmiş bir bilince çağırarak şifa enerjisi gönderebilir, ancak değiştiremezsiniz onları.

Tanrıça enerjisi, çağrısını anımsamak isteyenlerinizle çalışmaya hazır olarak hızla ilerliyor. Onun talimatları bedenleriniz, Dünya ve cinselliğinizi onurlandırmanız, çünkü hepiniz bu süreçle yaratıldınız. Bu düşüncelerin kimilerinin sizi tedirgin ettiğini biliyoruz, sözünü etmemizin nedeni de bu. Bedenlerinizin bütünlüğünü ve yapılması gerekeni kucaklayın ve işe koyulun. Birlikte çalışın, birlikte oynayın.

Kadınlar, uyanın, bedenlerinizin kullanma kılavuzlarını okuyun ve değerli bir şeye sahip olduğunuzu keşfedin. Erkekler, siz de değerli bir şeye sahipsiniz ve adına beden denilen bu şeyin döngüleri, ritim ve davranış kalıpları var. Beden, mucizevi şeyler başarabilir.

Cinselliğin yalnızca üremeye yönelik olduğunu düşünmek kimliğinizin büyük bir sapmasıdır. Bunun böyle öğretilmiş olması işin karikatürüdür. Eğer istemiyorsa kadın ya da erkek hiç kimse bebek sahibi olmak zorunda değildir. Hamile kalmak da içinde olmak üzere bedenin bütün işlevlerini etkileyebileceğiniz açısından düşünmeye başlayın. “Düşünce ve duygularımın beden işlevlerimi denetlediğini biliyorum. Bedenimi etkiliyorum ve bebek sahibi olamaya hazır olduğumda bu yönde enerji göndereceğim. Yoksa hamile kalmayacağım”, diyebilirsiniz. Bu, son derece özgürleştirici bir anlayıştır.

Eğer gezegendeki her kadın ne kadar güçlü olduğunu bilecek olsaydı ataerkilliğin hali ne olurdu sanıyorsunuz? Çağlar önce ataerkilliğin bir biçimi dişinin gücü tarafından tehdit edilir oldu. Böylece kadınlar, güçlerini saklamak üzere erkeklerin tavır alıp, “Bize dünyayı yönetme şansı verin ve görün bakalım neler olacak” diyebilmesi için kendilerinden kuşkuya düştüler. Dişi güç arka plana çekildi. Kadınlar bedenleriyle lanetlendiklerine, aybaşı kanamalarının kötülüğüne inanmayı kabul etti. İçlerindeki yaşam gücünden, bu gücün üzerinde herhangi bir etkilerinin olup olmadığından kuşkulandılar.

Ay tarafından etkilenip denetlenen yalnızca kadınlar değildir. Erkekler de ayın etki alanındadır. Sizler kadınların döngüleriyle dünyaya geldiniz ve cinsel döngüleriniz bu süreçle belirleniyor. Ayrıca ay akıntıları denetlediği ve insan bedeninin de yüzde doksanı sudan oluştuğu için bedendeki sıvı akımlarını da etkiler. Bedenleri kendi döngülerini yaşarken erkekler de hormonlarının dalgalanmasını hissedebilir ve bunun üzerinde çalışabilir. Erkek ritimlerin ince doğasını algılamayı öğrenebilirler. Erkekler arasındaki sürekli baskı ve kontrol nedeniyle bu döngülerin farkına kan gibi simgelerle dışsal işaretler taşıyan kadınlarınki kadar varılmaz. Erkek titreşimin anlıksallık ayarı bozulmuş, büyük ölçüde boyun eğmeye ayarlı hale gelmiştir. Neye boyun eğmek? İnanç ya da düşüncelerin uygunluğunu hissetmeksizin benimsedikleri fikirlere boyun eğmeye.

Daha çok erkeğin otoriteyi sorgulamasını ve “Bunu yapmıyorum. Lanet olsun. Onun yerine şunu yapıyorum”, demelerini öneririz. Şu sırada erkek titreşim kadınlarla aynı duygusal özgürlüğün arayışına girmiştir. Duygularınız olmaksızın kim olduğunuzu keşfedemezsiniz. Daha derin gizemleri anlamak için erkekler kendileriyle barışmak ve duygularının dişi yanları olduğunu anlamak zorunda.

Erkeğin bütün kanı içinde olduğundan kan erkek titreşim için daha gizemlidir. Bir kadının yapabildiği gibi kan her ay görüp hissedebildiği bir şey değildir. Savaş, erkeklere kanın gücünü verme girişimi olarak ataerkilliğin ortaya çıkardığı sapmalardan biridir. Ancak, bu kan aynı değildir. Şiddetle, yaşamı yok ederek, sakatlayıp öldürerek, boğulup bastırılmış duygularla ortaya çıkarılmış bir kandır. Bir erkek için kanın gücünü uygun bir şekilde içine almanın tek bir yolu vardır, bu da kadının kanını ona armağan etmesi, iksirini paylaşmasıdır. Bunu yapmanın pek çok yolu vardır. Aybaşı kanıyla büyütülmüş meyve sebze yemek bu yollardan biridir. Ayrıca, erkek ensesi ya da ayak tabanından aybaşı kanıyla işaretlenebilir. Bedeni kanın barındırdığı bilgiyi özümseyecektir.

Erkekler kadınların kanına gereksinecek, kadınlarsa içlerindeki Tanrıçayı anımsayacak ve Tanrıça ilkesini içselleştirecekler. Bu ilke, size gezegende nasıl bir denge yaratılacağını öğretecek. Niyetimiz, kadınların bedenlerinin gizemlerini anlaması ve bu gizemleri hiçbir sır saklamaksızın uygun erkek titreşimle paylaşmasıdır. Kimi zaman erkekler kadının kanından korkar. Çoğunlukla erkek, aybaşı döneminde bir kadınla cinsel ilişkiye girmede duraksar. Kadınınsa erkeğin kanın varlığını nahoş bulup bulmayacağı endişesi olabilir. Erkek ya da kadın olun, aybaşı kanaması sırasında seksten zevk alıyorsanız tebrikler, çünkü bu, sizin büyük bir baskıyı aştığınızı gösterir. Birbirinizle hücresel bağlantının derin bir düzeyinde paylaşım içindesiniz.

Güçlü bir ilişkide aybaşı sırasında sevişmek kanı paylaşmanın çok kuvvetli bir yoludur. Çok eski bir ritüeldir bu, onun için rastlantısal bir cinsel ilişkide aybaşı kanının paylaşılmasını önermeyiz. Kutsal ve güçlü bir eylemdir. Neden böyle bir tabunun olduğunu sanıyorsunuz? Çağlar boyunca kanın gizemlerinden neden çevrildi dikkatiniz? Belki de böylece tanrıların size açılmasını istemediği bilgi kapıları açılacağı için. Kan, kişisel, gezegene ait ve göksel deneyimin arşivlerini barındırır. Cinsel birleşme sırasında kanı deneyimlediğinizde içinizi şimdiki anlama ve sindirme yeteneğinizi aşan bilgi dalgaları kaplar. Kan aracılığıyla şifresi çözülen derin bilginin ortaya çıkması yıllar alabilir.

Aybaşı kanının erkekteki karşılığı elbette spermdir. Bilgisayar cipleri gibi sperm de bilincin evrimi için zeka şifresini taşır. Bu şu sırada erkek titreşimin Tanrıçayı hangi ölçüde hatırlayıp kucakladığı ile ölçülüyor. Çocuğun erkek mi kız mı olduğuna karar veren spermdir. Yumurta aynı kalır; kararları sperm alır. Sperm, erkek titreşim içine şifrelenmiş Ananın öyküsüdür ve erkeğin bu öyküyü nasıl yorumladığını içerir.

Spermin sahibiyle telepatik bir bağ içinde olduğunu kavrayabiliyor musunuz? Eğer erkek kadınla aybaşı döneminde cinsel ilişkiye girerse spermi bir kaşif gibi hareket ederek ona kadının gücü ve bilgisini telepatik olarak gönderir. Aybaşı süresince erkek kadının bütün kimliğine erişebilir. Kadınlar eğer aybaşı döneminizde cinsel ilişkiye girecekseniz kim olduğunuzun en derin sırlarını eşinizle paylaşmaya hazır olmak zorundasınız. Eşinizi kabul edip gücünüzü onunla paylaşmaya hazır olmanız gerekir. En eski gizemdir bu. Sümer öykülerinde tanrı Enlil ve Enki kulları insanlara nasıl davranılacağı ve onların durumu konusunda kavga ettiler. Hükümdar Enki insanları savundu ve dişi yoluyla ırka cinsel bilgi armağanını sundu. Hükümdar Enlil, bunun insanları tanrılara denk hale getireceği korkusuyla cinsel bilgiyi kesinkes yasakladı. Bu kavramlar ve görünmeyen, hücresel kök varsayımları yaradılış öyküsünün -Adem ile Havva, yılan ve Cennet Bahçesi- çağdaş bir biçimine göndermede bulunuyor. Enlil insanları yönlendirip ayırmak, tanrıların eylemlerini bilmekten uzak tutmak isterken cinsel bilgi Enki’nin armağanıydı.

Kadında kan kırmızı rengin titreşimidir. Erkekte sperm beyaz rengin titreşimidir. Karıştırıldıklarında kan ve sperm başka bir iksir oluşturur. Erkeklerin aybaşı dönemindeki kadınlara dokunmasını düşünmek bile sapkınlıkların en kötüsüydü, bırakın onlarla sevişmeyi, bırakın tohumlarını kanlarıyla karıştırmayı, bırakın bunu tatmayı. Ancak, çok gerilerde kalmış eski zamanlarda, Tanrıça enerjisi henüz anlaşılmakta ve kadınlar saygı görmekteyken bu karışım erkekler için ölümsüzlük içkisi sayılıyordu. Erkekler aybaşı kanını içecek ya da spermleriyle karıştıracak olurlarsa canlanıp güçleneceklerini biliyorlardı. Ölümsüzlük anahtarlarından biriydi bu.

Bu tanrılar (onlara sözcüğün serbest anlamında tanrılar diyoruz, belki tanrıcıklar daha uygun bir terim olurdu) Tanrıça enerjisine öylesine tutuldular ki, gücü tohum ve kadının kanının bileşimi olarak içlerine almak istediler. Yumurtayı dölleyen tohumun kandan yararlandığını anımsayın. Bunu çeşitli şekillerde yapar. Hepinizin içinde iz bırakmış bir şeydir bu. Söz ediyoruz, çünkü bu konuya eğilmenizi istiyoruz. Size bedenlerinizin güçlü doğasını anımsatmak ve bedenlerinizi utandığınız şeylerin ötesine geçirmek istiyoruz. Otoritenin pek çok çeşidinin sizi en büyük armağanlarınızı -beyaz sperm ve kırmızı kanın yaşam güçlerini- anlamaktan bütünüyle uzaklaştırdığını görün.


Cennet Bahçesi efsanesinde dişi titreşime Havva adı verilmişti. İlk dişi elbette o değildi. İlk dişi, yaşamı yapan Tanrıçaydı. Oykü daha sonra, erkek titreşimin hayat yapma yeteneğini göstermek için değiştirildi. Yaradılışın bu anlatımında kadın erkeğin kaburgasından çıkar. Böyle değildir. Kanı taşıyan Tanrıça olduğu için yaşamı ortaya çıkarmayı bilen de her zaman Tanrıçadır.

İncil Hayat Ağacı hikayesi ile Bilgi Ağacı öyküsünü birbirine bağlar. Bilgi Ağacı bilgi sahibi olmanızı sağlar. Cinsel yetenek ve uygulama Bilgi Ağacına denktir. Bu ağacın meyvesi insanlara yasaktı. İnsanlara Hayat Ağacına katılmak da yasaklanmıştır.

Nedir Hayat Ağacı? Çoğu insan Hayat Ağacını meyve veren bir şey sanır. Söylentiye göre Hayat Ağacının meyvesini yiyerek ölümsüzlüğe ulaşırmışsınız. Eski zamanlarda bu meyvenin Tanrıçanın kanı olduğu bilinirdi. Buydu Hayat Ağacının meyvesi. Bedeniniz ve sinir sisteminizi bir ağaç olarak düşünün. Öyküler ağaçlardaki meyvelerden değil bedenin meyvelerinden -gerçekte tanrıların armağanı olan salgı ve maddelerden- söz eder. Çağlar boyunca tanrılar dikkatinizi bu bilgiden başka yerlere çevirdi.

Kanama zamanında bir kadınla sevişmek en yüksek titreşimlerden biridir, çünkü açılan kapılardan başka alemlere geçersiniz. Kanı paylaşmak yüksek bilinci kabul etmektir. Bir zamanlar bütün bunlar son derece “modaydı” ve saygı görüyordu, çünkü insanlar neler olduğunu anlıyorlardı. Anımsayın, bir zamanlar Hıristiyanların en büyük düşmanı, kadınların bedenleriyle temas kurmasını sağlayan, onlara doğum sürecinde eşlik eden ebeydi. Ebelik yasaklanıp kaldırıldığında kadınlar yüzyıllardır kadının doğum acısını hafifletmesine izin verilmemiş erkek doktorlara gitmek zorunda kaldılar. Neden biliyor musunuz? Eski dinsel yasaların kadınların cinsel özgürlük peşinde olmaktan ötürü cezalandırılmaları gerektiğini söylediği için. Aslında bu yasa tıp alanında kabul görmüştü. Ancak son bir küsur yüzyıldır kadınlara doğum sırasında herhangi bir çeşit yardım alma izni veriliyor ve bu yardım da ataerkil; çoğu durumda yardım edenin doğuştan getirdiği bilgiye dayanmıyor.

Kadınların gücünün yanlış anlaşılmasının ardında bir korku geleneği vardı. Kadının taşıdığı gizemden korkunun çözülmesi gerek. Zaman birliktelik, ilişki zamanı.

Menopozdan söz etmek istiyoruz. Tam aybaşını anlamaya başlamışken bunun daha uzun sürmeyeceği olgusu çoğu kadını üzüyor. Bununla birlikte, menopoz da kadınlar için önemli bir güç zamanıdır. Kocakarı eski zamanlarda bilgelik ve büyüsü nedeniyle saygı görürdü, işte bu saygı geri geliyor. Menopoz, bir kadının kendi bilgeliğini -atalarla bağını- içinde tutacağı zamanın geldiğini işaret eder. Kadın böylelikle enerjisini derinlemesine içe alır.

Kadın menopoza girdiğinde bir ara veriş deneyimler. Bu ara verişi yakalayacak olursa içinde bir şey dönüşür ve bilgeliğe ulaşır. Yakın tarihin büyük bir bölümünde aylık kanamaları kesilen kadından korkulması gerektiğine inanılırdı, çünkü artık kanını ve bütün gücünü içinde tutabilir oluyordu.

Kırk yaş dolayında çoğu kadın ve otuzlarındaki kimi kadınlar yaşlanma sürecine enerji vererek ölüme kapıyı açar. Kadınların bilinci doğal döngülerinden uzağa çevrilmiştir ve kendi düşünceleri, nefretleri, bedenlerini lanetlemeleri ile dengelerini bozarlar. Kanamanın lanetlenmişlik olduğu gibi bir yanlış anlamaya benzer biçimde menopoz üzerine de mutlak bir yanlış anlama vardır. Herkes de bu yanlış anlamaları benimseme eğilimindedir. Menopoz içinde büyük bir armağan barındırır. Yaşamın bu döneminde yitirilen hiçbir şey yoktur. Size söylenenlerin tam tersine büyük bir kazanç ve çiçek açma zamanıdır bu.

Vezektomi yaptıran erkekler çoğunlukla kendi cinsel güçlerinden korkar, bedenleri üzerinde kontrol sahibi olmadıklarına inanırlar. Vezektominin simgesel tasviri güçsüzlük duygularının -sperm ve penislerinin istediklerini yapmadığının- ifadesidir. Sperm korkusu bedene karşı korku yaratır. Sperm akışının kesilişi bedende sorun yarattığı için vezektomi yaptıranların prostat şikayetleri de hızlanır. Vezektomiyi önermiyoruz. Bedensel işlevlerinizi mahkum edip yan yollar yaratmaktan çok bedenlerinizi nasıl kullanacağınızı öğrenmenizi öneriyoruz. Cinsel inançlarınızı gözden geçirdikçe mucizelere hazır olun.

Yaratan kan olduğu için Tanrıçanın gizlerini kana yerleştirme yetisi vardır. Kadınlar bunun için adet görür ve kanamalarını onurlandırmaktan bu nedenle uzaklaştırılmışlardır. Son derece önemli konulardır bunlar.

Siz insanların Toprak Ana ile yakın bir ilişki geliştirmenizi istiyoruz. Nasıl yapacaksınız bunu? Tanrıçanın asıl işi ilişkidir. Böyle büyürsünüz. Gelişiminizi her zaman yalnız başınıza sürdürmezsiniz. “Aman, yalnızken daha sakin ve barış içindeyim. Okumak, incelemek için daha fazla zamanım var. Kendi üzerime çalışmak ve seçtiğim şeyleri yapmak için daha çok zamanım var”, diye düşünebilirsiniz. Evet, ilişkide olsaydınız gerçekleşecek büyümeyi engellemek için bütün zaman sizin! Birbirinizle ilişki içinde gelişmek hepiniz için önemlidir. İnsanlarla ilişkiye girmeniz gerek. Aşk ve cinsellik ilişkisine, iş ve toplumsal ilişkiye, aileniz ya da kan bağı ile bağlı olduğunuz aileniz ile değilse Işık Ailesi ile ilişkiye girmeniz gerek. Hepiniz bedenlerinizde şifreleri taşıyorsunuz ve birbirinize ihtiyacınız var.

Tanrıça enerjisinin içinize ışık sütunu gibi çekeceğiniz bir şey olması şart değildir. Bedeniniz ve çakralarınıza ışık getirdiğinizi düşlediğinizde bu alanları tam anlamıyla açarsınız. Kendinizi uzay ve ışık dolu bir varlığa karşılık katı, yoğun bir şekilde nasıl gördüğünüze ilişkin bir düşünceniz var. Tanrıça bütün bunların ardındaki güçtür. Tanrıçayı parmaklarınızdan gözlerinize, Dünyaya çekmenize gerek yoktur, Tanrıça öylece vardır. Onun bütün sistemlerdeki besleyici canlılığının ayırdında olun, çünkü Tanrıça yaşamı getiren ve ortaya çıkarandır.

Canlı olmak Tanrıçayı bilmek demektir. Bu gücü içiniz ve çevrenizdeki her şeyde arayın. “Bana kim olduğunu göster Tanrıça. Seninle karşılaşmak istiyorum”, deyin. Çoğunuz İlk Yaratıcıyı erkek olarak kişileştirirken sorununuz yoktu. Şimdi bunu dişiye çevirmeyi bazılarınız kavrayamayabilir. Yaşam dişi titreşimden gelir. Havva Adem’in kaburga kemiğinden çıkmadı. Bu masal, Tanrıça kültürüyle savaşı sırasında umutsuzca bir kimlik arayışında olan erkek titreşimi güçlendirmeye yarıyordu.

Biz denge arıyoruz. Çevrenize bakarsanız, dişi ve erkeksiniz siz, kimlik ve yaradılışınızın bütün öyküleri her iki gücün gerçeğini sizin için bir araya getiriyor. Eğer içinizdeki erkek ve dişi arasındaki dengeyi hedefliyorsanız en iyisi kendinize aynı şekilde dengelenmiş bir eş çekmektir. İç denge, kendi kaynağınız olmaktır. Bir sonraki adım ise, daha büyük bir kaynağı hissedip ona dönüşmek üzere kaynağınızı diğeriyle birleştirmektir. Mutlaka bir arkadaşa gereksindiğiniz anlamına gelmez bu. Ancak, doğal süreciniz bir şeyi birlikte oluşturmak, erkek ve kadın yönler olarak anahtarlarınızı bir araya getirmektir. Bu yönler, sizi ruhsal ve duygusal alemlere taşıyan yönlere karşılık gelir.

Androjen oluş, bütünlenmiş erkek ve dişinin kutsal bir yönünü temsil eder. Hepiniz içinizde kundalini adı verilen ve yaradılış enerjisinin ifadesi olan yaşamsal gücü barındırıyorsunuz. Ancak gezegendeki insanların büyük bir çoğunluğu içlerinde bir güç olduğundan bile habersiz.

En iyisi erkek ve dişinin dengeli bir halde olmasıdır. Erkekler ve kadınlar olarak kundalini denilen bu yaşamsal gücü içinizde taşıyorsunuz. Kundalininin yüksek hareket dorukları içeren kendi döngüsü vardır. Tanrıça enerjisiyle karşılaşmak ve şifa, dönüşüm, kendini gerçekleştirme için bedenlerinizde bu yaşamsal güce yer açmak zorundasınız. Kundalini yılana benzer ve belkemiğinizin kökünde durmaktadır. Belkemiğinizin ağacına tırmandıkça enerjisi bütün bedene yayılır.

İlerleyemiyoruz, çünkü siz ilerleyemiyorsunuz. İlerleyemiyorsunuz, çünkü sizi genetik olarak yeniden düzenleyerek evrimleşmekten alıkoyduk. Bunu, sahip olduğumuz yeteneklere siz de sahip olup elimizdekini gasbetmeyesiniz diye yaptık. Yarım milyon yıl sonra, şimdi, büyük bir güçlük içinde bulunuyoruz. Eğer hata diye bir şey varsa büyük, kahrolası bir hata yapmış olduğumuzu biliyoruz.

Kısa bir süre içinde yaşam yaratma ve tanrılar olma yeteneğinizi keşfedeceksiniz. Atlantis dramasından alınacak dersin yeniden canlandırılması olarak bilim insanlarınız yeraltı laboratuvarlarında yaşam yaratıp kırk yıl boyunca tanrılar olduklarını iddia ettiler. İdeal durumda Tanrıça enerjisinin içselleştirilmesi ahlak ve yaşam değerlerini yeniden yapılandıracaktır. Çünkü Tanrıça, sürüngenler, böcekler, kedi insanlar ve her çeşit yaşam biçimi de içinde olmak üzere çocuklarını sever. Sizi izleyeceğiz ve yarattığınız yaşamı sınırlayıp sınırlamadığınızı göreceğiz. Yarattığınız yaşamın sizden büyük olmasından korkacak mısınız? Yarattığınız yaşamın Bilgi Ağacı ve Yaşam Ağacı ile etkileşim içinde olmasını yasaklayacak mısınız? Yoksa çocuklarınız olan yarattığınız yaşamlara -gelecekteki mavi çocuklar ırkına- bildiğiniz her şeyi bağışlayacak, büyümelerini, arayışa girmelerini yüreklendirecek misiniz? Eğer böyle yapacak olursanız onlar da karşılığında size her şeyi öğreteceklerdir.

Bizler sizi yaratırken bize öğreteceğiniz herhangi bir şeyiniz olduğunun ayırdına varmadık. Kölelerdiniz sizler, altın için maden kazanlardınız. Tanrıların kimi hala bu tuzaktan kurtulmamıştır. Bununla birlikte, bazılarımız da evrimleşiyor ve gelişimini bu son derece önemli görevde bize yardım etmek üzere tohumu Dünyaya ekilmiş sizler sayesinde başarıyor.

Şimdi anımsadıklarınızı Dünyanın en katı yanına aktarmak; hatırlamak istemeyenlere, genetik farklılaştırma yüzünden sonuna kadar buraya takılıp kalmış görünenlere iletmek zorundasınız. Herkes öykünün dramasını anlayıp bağışlamak zorunda. Tanrıçanın harekete geçirilmesi olağanüstü bir şifa oluşumunda gerçekleşecek.

Şefkatli Tanrıça izin vericidir. Tanrıça enerjisini içinizde kucaklamak size yaşama karşı yeni bir anlayış, değerbilirlik ve yaradılışın bütünü karşısında yeni, daha derin bir sevgi getirecektir. Tanrıçayı kucaklamak Yaşayan Kitaplığı sizin için açacak, Toprak Ananın bağrında gizlediği gizleri öğretecektir. Kimdir ki Toprak Ana, Tanrıçanın ta kendisi değilse?


Enerji Alıştırması


Soluğunuzun bedeninize girip çıkışını bilinçle izleyerek birkaç derin nefes alın. Nefes alırken ciğerlerinizin ışık molekülleri gibi hareket eden saf oksijenle dolduğunu hayal edin. Ciğerlerinizin bu ışık parçacıklarını özümseyip bütün bedeninize enerji vererek kanınızın akışına bir ışık dalgası yolladığını düşleyin. Zihninizin gözünde kendinizi belkemiğinizin kökünde konumlandırın. Bu bölgeyi ve bütün iskelet biçiminizi ışıkla dolmuş olarak canlandırın. Kendinizi içinizde mikroskopik büyüklükte gözlem yaparken görün.

Şimdi belkemiğinizin kökünde karanlık ve gizemli bir mağaranın açıldığını hayal edin. Cesaretle ileri doğru adım atın ve burasının büyük bir yılanın evi olduğunu bilerek mağaranın derinliklerine doğru ilerlediğinizi hissedin. Adım adım ilerlediğinizi hissedin. Ortalık bütünüyle karanlık, tüylerinizin ürperdiğini hissedebiliyorsunuz. Güç mağaranıza çekildikçe tatlı bir ürperti kaplıyor içinizi.

Güçlü bir şekilde tıslayan dev bir yılan canlandırın. Gözleri karanlıkta yeşil amber gibi yanıyor. Gözlerinizin önüne ağzı açılan yılanın dişlerini getirin. Pırıl pırıl bir ışık varlığısınız, bu sürüngenin ağzına doğru ilerliyorsunuz. Yılanın ağzı sizin içinizde başka bir mağara. Bu mağaranın derinliklerine doğru ilerledikçe kendi yaratıcı enerjinizin özüne doğru yol almanın nasıl bir şey olduğunu hissedin.

Şimdi yılanın karnına girin. Yılan, Ana Tanrıçadır. Karnının ötesindeki üreme alanına geçin, ışık topu gibi bir yumurta haline gelin. Niyet ve iradenizi kullanın, güç barınağı birinci çakranızda olan yılana güvenin. Çöreklenerek gücünü serbest bırakmasını hissedin. Yılan çözülüp belkemiğinizin kökünden yukarı doğru atıldığında akışını, pullarının ışıltısını ve kayışını hissedin.

Şimdi yukarı doğru tırmanışını duyumsayın. Enerjinin artışını hissedin. Yükselen kundalininizi, bedeninizde ilerlemesini, başınızdan çıkışını hissedin. Sizi yücelten, varoluş ağına bağlayan bu enerjiyi hissedin. Seslenmeye çalışın ve belkemiğinizde akışını hissedin. Bu yılan sizin kundalininiz, sizin yaşam gücünüz olan hayat tutkunuz. Kaynağa onunla bağlanıyor, gücü onunla yaratıyorsunuz. Kalıtınıza sahip çıkın ve yükselin.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 28/01/2009 :  12:35:16  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
HER VARLIĞIN YÜKSEK BENLİĞİ ALTINCI YOĞUNLUK DERECESİNDEDİR


*********************************************************************

SORU: O zaman, Yüksek Benliğim benim için gelecekte neler olacağını bildiği için, şimdi neye gereksinim duyulduğunu bilme açısından çok büyük bir avantaja sahip. Öyle mi?

RA: Bu doğru değil, çünkü böylesi özgür iradenin ortadan kaldırılması olurdu. Yüksek Benlik, altıncı yoğunluk derecesinde öğrenilen derslerin bilincindedir (bu yoğunluğun bilincine sahiptir). Varlığın tekâmül hızı da, onun (Yüksek Benlik) tarafından oldukça iyi anlaşılmaktadır. Yüksek Benliğe erişmek için yapılması gereken seçimler akıl/beden/ruh bileşiminin kaynağında zaten vardır.

Bunun için Yüksek Benliği, ulaşılacak yeri (hedefi) gösteren bir haritaya benzetebiliriz; yollar ise çok iyi bilinmektedirler, bu yollan sonsuz zekâ, zeki enerji vasıtasıyla çizmiştir. Ama, Yüksek Benlik sadece dersleri -ve eğer isterse önceden hazırlanmış birkaç kısıtlayıcı koşul- programlayabilir. Kalanı ise tamamen her varlığın özgür iradesiyle yaptığı seçimlerdir. Bilinenle bilinmeyen arasında kusursuz bir denge vardır.



SORU: Bu kavramlarla bu kadar uğraştırdığım için özür dilerim, ama bunların bizim dilimize ve idrakimize çevrilmelerinin çok güç olduğu da bir gerçek. Bazı sorularım gerçekten çok gülünç olabilir ama, Yüksek Benliğin de bizim fiziksel bedenimiz gibi bir aracı olup olmadığını sormak zorundayım. Onun da bir beden bileşimi var mıdır?

RA: Evet. Yüksek Benlik, altıncı yoğunluk derecesi içinde oldukça ilerlemiş, yedinci yoğunluk derecesine doğru gitmekte olan bir varlıktır. Yedinci yoğunluk derecesinde oldukça yol alındıktan sonra akıl/beden/ruh bileşimi, artık öylesine bir akıl/beden/ruh bütünlüğü’ne ulaşır ki ruhsal (spiritüel) kütle toplamaya başlar ve oktav yoğunluğuna (sekizinci yoğunluk derecesine) yaklaşır.Bu noktada artık geriye bakış sona erer.


SORU: Her varlığın Yüksek Benliği altıncı yoğunluk derecesinde midir?

RA: Evet. Bu yedinci yoğunluk derecesine yaklaşırken her varlığın kendine karşı bir onur/görev’idir.


*********************************************************************
Ra Bilgileri 2, s.88,89



1. Yüksek Benliğim benim için gelecekte neler olacağını tam bilmez. Bilinenle bilinmeyen arasında kusursuz bir denge vardır.

2. Her varlığın Yüksek Benliği altıncı yoğunluk derecesindedir.

3. Yüksek Benliğin de bizim fiziksel bedenimiz gibi bir aracı vardır.

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 30/01/2009 :  00:12:32  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
6 Işık Bedenin İnişi





Gerçekte zeki elektromanyetik sinyallerin bir bileşimiyken et ve kemikten oluştuğunuzu sanıyorsunuz.



Geçirmekte olduğunuz evrim,ışık bedenin oluşturulup bütüne katılmasını gerektiriyor. Işık bedeninizin alıştırılması, çalıştırılıp incelikle kendi farkındalığına ulaştırılması gerekiyor. Işık bedeninizin oluşturulmasındaki temel anahtarlardan birisi de gerçekliğinizde kim olmaya niyet ettiğinizdir.



Işık bedeniniz, düşünceyle yarattığını ve sizi yaradılışın fabrikasına bağladığını bilir. Işık bedeninizle çok düzlemli dramalara erişim sağlayan zaman hatları açılır ve siz görünürde keşfedilmemiş, ancak yine de tanıdık bir coğrafya ile karşılaşırken geçireceğiniz sınavlar güç kazanır. Bütün varoluşa bağlısınız. Yapacağınız evrimsel sıçrama bu yeni farkındalığa anlam kazandırmak, onu yaşadığınız anda kullanmaktır.



Kesinlikle bilin ki sevgili dostlar, daha yüksek bir düzen ve amaç vardır. Göreviniz, yaşam hedefinizi bedeniniz ve Dünya içinde yorumlamaktır. Bu hedef varoluşun aynı şimdiyi paylaşan birçok düzleminde yeni bir düzenlemeyi harekete geçiriyor. Varlığınızın özünün araç olarak kullandığınız fiziksel bedene daha kapsamlı bir açıdan yaklaşması gerçeklik araştırmalarında büyük önem taşır.



Işık bedeniniz, çok boyutlukimliğinizin özünü barındırır. Çok boyutlu kimliğinizi erişilir kılansa sahip olduğunuzu hissettiğiniz bu kimlikle birleşme arzunuzdur. Işık bedeniniz,bilinçli niyetinizin bir televizyonun kanallarını değiştirir gibi bir bakış açısından diğerine geçişi ile gerçekliklerle oyun oynama yetisine sahipolacaktır. Işık beden, farklı dünyalar ve gerçekliklerden gelen bedensel iletişimi sizin için yorumlar. Size düşen, size işaretler sunan inceliklerin ve eşzamanlılıkların farkına varmaktır. Kendinizi anlamak için zihninizde çok düzlemlibir varlık canlandırın. Varlığın her bölümünün soluk alan ayrı bir bedeni var.Her bölüm bütün diğerleri ile bağlantı içinde. Siz, enerji yayan ve ışık varlıkların sonsuz dizileriyle bağınızı kuran ışık bedeninizle bağlı fiziksel,zihinsel, duygusal ve ruhsal bir varlıksınız.



Madde yakalanmış ışıktan ibarettir. Siz ışık bedeninizi oluştururken molekül yapınızın yeniden düzenlenmesi gerçekleşir. Bu sırada, ruhsal bir anlayışın gündelik yaşamda size yol gösterebilmesi için maddeyle olan bağınız gevşer. Dünyanızda olup biteni ancak ruh yoluyla anlayabilirsiniz. Işık bedeniniz, daha serbest bir maddenin ışık olarak bileşimini ve siz olana dönüşmesini sağlar. Bu da size daha özgürbir ifade olanağı sunar ve kaynağınızı aramanızı olanaklı kılar.



Bedeninizde tam anlamıyla değişimler olduğunu göreceksiniz. Daha canlı, daha güzel, güçlü ve olayları yaratma yeteneği artmış bir hale gelecek. Sayısız bilginin işlemcisine dönüşecek.



Bedeninizde daha yüksek birelektrik akımıyla çalışabilir olmak zorundasınız. Bu, er geç size yüzleştiğiniz sınavların çözümünü getirecek. İçinizdeki artan enerji, gizli yetenekleri harekete geçirecek ve şimdiki kavrayışınızın çok ötesindeki duru görü, duruduyu, telepati ve "bilme"yi içine alan algısal farkındalık gibi psişik yeteneklerin yeniden doğuşu olacak. Elektrik akımı bedeninizle birleştiğinde yürüyeceğiniz yol kısalacak. Yolunuz sizi iletişim ve bilgi alış verişinde sınırlı kalıplar içinde biçimlendiren geleneksel yapıların içinden geçmez olacak. Merdivenin basamaklarını çıkacak ve gerçekliği yorumlayacağınız yeni bir bakış deneyimleyeceksiniz.



Gelecek yıllarda çocuklar,bebekler, yaşlılar da içinde olmak üzere herkes bu elektrik akımından etkilenecek. Bunun yararlarından biri de hala taşımakta olduğunuz ayrılık bilincine şifa getirmenizi sağlayarak fiziksel bedeninizi gençleştirme özelliğidir. Yaşamı düşünce ile yarattığınız anlayışını kavrayıp hayatınıza geçirdikçe korkulardan da o kadar özgürleşirsiniz. Çünkü güçsüz yaşamın yarattığı gerilim böylece ortadan kaldırılmıştır. Vizyonunuzu koruyun ve ışık bedeninizin yaptığınız her şeye anlamlı bir amaç katmasına izin verin.



Bu enerjiye hazırlanmak üzere rahatça oturun, gözlerinizi kapayın, bedeninizin ışıkla dolduğunu canlandırın ve ışığın yanıp hücrelerinizi arındırdığını düşleyin. Sonra, bedeninizin her parçasından idealleştirilmiş halinde çalışmasını isteyin.Bedeninizle işbirliği yaptığınızda sizin de dışınızdakilerle birlikte çalışmanız çok daha kolay hale gelir. Bedence sağlıklı olmayanlar çoğunlukla dış dünyayla da pek iyi ilişki kuramazlar. Ne istediğinizi görselleştirin veböylece bedeninizin iç işleyişine katılın.



Fiziksel bedeniniz bir frekans aracı olarak varolmaktadır. Gerçekte zeki elektromanyetik sinyallerin bir bileşimiyken et ve kemikten oluştuğunuzu sanıyorsunuz. Yiyerek, deneyimleyerek, algılarınızı kullanarak, sevişerek, benzeri bütün etkinliklerle elektromanyetik sinyalleri fiziksel bedeniniz aracılığıyla anlamlı bir yaşam halinde yorumluyorsunuz. Gerçekte sizin tarafınızdan itkiler olarak deneyimlenen elektromanyetik sinyallerinizi bu şekilde yorumluyorsunuz.Sisteminizin dışından çeşitli şekillerde görülebilirsiniz. Kimi varlıklar sizi yalnızca bir frekans, çevresine çeşitli frekanslar temelindeki duyguları ileten bir zeka topluluğu olarak yorumlar. Başkaları, yayınladığınız psişik/duygusal frekansları pek çok şey için kullanır. Altın enerjisinin bilincinizi dönüştürmede, suyun yıkanmanızda ya da susuzluğunuzu gidermede kullanılması gibi şu anda keşfetmekte olduğunuz şekilde insanların frekansının da ifade edilmemişpek çok amacı vardır.



Daha önce değindiğimiz gibi bedeninizde kundalini adı verilen, yılana benzer, belkemiğinizin kökünde konumlanan bir güç yatmaktadır. Bu gücü kabul edip yukarı doğru çağırmak, ışık bedeninizin toplanıp birleştirilmesini kolaylaştırır. Bu güç, çoğalan elektromanyetik değişimlerle dengenizi korumanıza da yardım eder. Geleneksel olarak kundalini kırk yaş dolayında çözülür ve bedeninize güç verir. Bu dönemde böyle bir gücü barındıracak kadar olgunlaştığınız düşünülür. Çoğu insan için bugüç öylesine kuvvetlidir ki bu yaştan başlayarak gençleşip büyük yaratıcı elektrik gücü kullanıma sokacakları yerde yokuş aşağı gidip yaşlanmaya başlarlar.



Bir kundalini deneyimi yaşadığınızda deneyim kendisini belkemiğinizin kökünde, kuyruksokumu bölgesinde yoğun bir enerji konsantrasyonu şeklinde hissettirebilir. Kimi zaman insanlar kundaliniyi deneyimlediklerinde yükselen olanca enerjiyle ne yapacaklarını bilmedikleri için seks yapmak istediklerini sanabilirler. Gezegen kundalini enerjisini bütünüyle üreme ile sınırlıyor. Kundalininin bedende hareket ederekbaş içi ve çevresine yükselebildiğini bilmeyen insanlar deli gibi evlilik dışı cinsel ilişkiye giriyor. Kundalininize yükselme izni verirseniz benliğinizin yeni bir yorumuna ulaşacaksınız. Bütün yaratılarınızın, şifalar, oluşumların-her şeyin- içinizdeki doğal Tanrıça kaynağından geldiğini anlayacaksınız.



İnsanlık değişime, büyüyüp yeni bilgiler bulmaya karşı direniyor. Hissettiğiniz direncin çoğu elbette doğal değil. Bu direnç, yeni bir şeyi ele almaktan, tanrılara boyun eğmeyere kuzanıp onlara eşit hale gelmekten korkmanız için içinize programlandı. İnsanlık bilgi arayışına girdiğinde bilgilendirilecek ve Tanrıça olarak adlandırılabilecek olana yaklaşacak.



Özlem dolu ayrıntılar anımsayıp yaşadığınız anda yapılandırıyor, geçmişi yeniden yaratıyorsunuz.Bedeninizin hücreleri özgürce doğup ölüyor, kendilerini sürekli olarak kopyalıyor. Hücreleriniz talimatlarını nereden alıyor? Onlara ne yapacaklarını şablonunuz, inanç sisteminiz ve gerçekliğe ilişkin enerji kalıplarınız söylüyor. Kavramlarınızı genişleterek kalıplarınızı değiştirdiğinizde molekül yapınız bunu izleyecektir. İstediğiniz bedene sahip olma potansiyeli sizin elinizde. Hücrelerinizin yeni bir haritasını yaratarak, farklı bir plan ya da güzergah seçeneği ileterek varlığınızı canlandırabilirsiniz. Siz bunu yaptıkça bedeniniz ve deneyiminiz eyleminize ayak uyduracaktır.



Bedeniniz doğal bir canlılığa sahip. Saygı duyduğunuz, haklı olduğuna inandığınız insanların etkisiyle korku dolu ve negatif düşünceleri benimsediniz. Bir birey kötü bir deneyim yaşamıştır, bunu başkaları için yorumlar, imgesini yaratır.



Eskiden kundaliniyi başarıyla deneyimlemeden yıllar önce pek çok disiplin öğrenip bedeninizi hazırlamanız gerekirdi. Bazı nedenlerden ötürü ender sayıda birey kundaliniye erişebilirdi. Dünya bir frekans kontrol duvarıyla çevriliydi. Kundalini bedende yükselirken bedenin dışından gelen kozmik güçlerle karşılaşır ve beden canlanır. Bedene bir ışık sütunu çekmek gibidir bu. Sizi bilgiden uzak tutmak isteyenlerin sınırlarına girildi. Gezegenin çevresindeki frekans kontrol duvarıartık İsviçre peynirine benzer hale geldi. Başka bir deyişle, ışığın diğer biçimlerinin içeri girebileceği delikler açıldı.



Kozmik enerji Dünya planına ulaştıkça milyonlarcanız için yeni bir olanak doğuyor. Artık kundalininin gücünü yeniden yorumlayabilirsiniz. Kundalini yaşamlarınızın gücüdür, nabzınızonunla atar. Uygun bir şekilde kullanıldığında size olağanüstü çözümlergetirecektir. Bu enerji varlığınızı kozmik bir kaynağa bağlıyor ve size kundalini ile yapabileceklerinize ilişkin daha yüksek bir amaç ve anlayış esinliyor.



Kundalini şifa vermede kullanılabilir, ellerinizde biçimlendiğinde şifacının ellerine dönüşür elleriniz. Birkaç yıl sonraki geleceğinize bir göz atacak, ellerinizden çıkan enerji ile yapabilecekleriniz de içinde olmak üzere yaşayacağınız sözüm ona beklenmedik şeyleri görecek olsaydınız çoğunuz çok şaşırırdı. Ellerini biraraya getirerek kağıt tutuşturabilen kişiler var artık. Ellerdeki bu enerji yaşamlarınızda çoğalacak. Yiyecekleri arındırmada, okyanuslara şifa verip temizlemede,ırmaklar ve toprağı kirlilikten arındırmakta kullanabilirsiniz onu.Gezegeninizin her yerindeki toksik kirlenmeyi dönüştürebilecek halde olacaksınız.



Böyle şeyler yapma becerisi inanmaya hazır olanların olacak. İnandıkça, uygulayıp aradıkça ödülünüzü alacaksınız. Sonra da başkalarına göstereceksiniz. Bunlar, gezegen ölçeğinde gerçekleşecek kitlesel bir işbirliğine geçişte fark yaratacak ödüllerdir. Onun için bu beceriler üzerinde toplu halde çalışacaksınız. Şifa bulmamış, hasta olanlar da içlerindeki bu enerjiyi harekete geçirip bedenlerinde yönlendirebilirler. Benliğinizin değerini ortaya koymak zorundasınız:Eğer bedenim hastalığı tezahür ettiriyorsa sağlığı da ettirebilir. Kimin sınırlamalarını, kimin hastalık kararını kabul edeceğim?



İçinizde olağanüstü birbilgi depoladınız. Yaşayan Kitaplığın anahtarısınız ve bir ölçüde herkesin ardında olduğu şeysiniz. İnsanların içinde bulunduğu süreç çok ilginç. Düş gücünüzü kullanarak beyninize bir mesaj gönderebilir ve düş gücü alanına bağlı nöronların daha ince bir şekilde birleşmelerine niyet edebilirsiniz. Bununla birlikte, ayaklarınızın da beyninizle aynı düşlem sinyalini taşıma yetisivardır, çünkü nerede konumlanırsa konumlansın bedeninizdeki her hücre bütünüyle aynı malzemeden oluşur. Her hücre aynı bilgi üretme potansiyeline sahiptir.Hücreleriniz kendilerini yönetmeniz için sizi bekliyor. İnançlarınızı yönetmeve sizi suçlu kılma iznini topluma, aileye ve eğitime verirseniz, yaşamınızı şu gerek-bu gerekler kaplarsa bedeninizin karşılık vereceği programlar da bunlar olur.



Siz hafızaya çok yakından bağlı olan düş gücünün bilincine vardıkça gezegeniniz dönüşüm sürecini başarıyla geride bırakır. Zihninizde imgeler barındırarak bilinç şablonları yaratan düş gücü, bir sinema sahnesi gibi hareket eder. Bedeniniz farklı dünyaların anıları ve yaşadığınız andan farklı zaman çerçeveleriyle doludur.Dünya evrimleştikçe bu kavram ve şablonları çözecek, amaçlarındaki öğretiyi vebilebildiğiniz kadarıyla yaşadığınız anda taşıdıkları anlamı görecek duruma geleceksiniz. Başka zaman ve mekanların anılarını varolan gerçekliğinize taşımak yaşamınızın anlamını bütünleyecek. Kendinize açtığınız yaraların varlık amacını anlamanıza yardım ederek şifa yaratacak.



Size verebileceğimiz en önemli anahtarlardan birisi de şu; kendinizi sevin, içinde yaşadığınız aracı onurlandırın ve paha biçilmez değer deymişsiniz gibi hareket edin. Çok şanslıymışsınız ve olabilecek en iyi şeye -bedeninize- kavuşmuşsunuz gibi davranın. Dünyayı da sevgi ve saygıyla onurlandırın, çünkü düşsel dramalarınızı sahnelediğiniz yer burası. Evrende yaptığınız yolculuk içinde kendinizi ve Dünyayı sevin, yolculuğunuz daha kolay olacaktır.



Bedeniniz kesinlikle mucizevi beceriler sergileyecek.Duyarlığınız o ölçüde gelişecek ki tat ve kokuların ruh halleriniz, duygularınız ve genel anlamda sağlığınız üzerindeki etkisi artacak.Şu otu yemeğime serptiğim ya da bu kokuyu evimde kokladığımda daha fazla enerjim oluyor. Şunu kullandığımdaysa daha sakin oluyorum, diyeceksiniz. Yaşayan Kitaplığın armağanları olan çevrenizdeki bitkileri kullanmayı öğrenin.



Fiziksel bedeniniz içinde olağanüstü ve kökten bir değişim gerçekleşmekte, bunu ne kadar vurgulasak azdır. Size yol gösteriliyor, onun için sigortalarınızın yanmasını önlemek üzere içinizde olanlara kulak verin. Yavaşlayıp sindirmeksizin çok fazla yeni bilgiyi çok çabuk almak ayarlanan psişenizin aşırı yüklenmesine yol açabilir.Arabayı her zaman hızlı kullanmazsınız. Hızlanır, frene basar, ışıklarda durur,çeşitli hızlarda hareket edersiniz. Hızlanacak ve yavaşlayacak noktalar vardır.İçinde bulunduğu süreçte beden yavaşça yapılanıyor.



Bir saç kurutucu olduğunuzu hayal edin. Zamanınızın çoğunu kordonunuzla ambalajlanmış, küçük bir çantanın içinde, rafın üzerinde geçirirsiniz. Derken yaşamınızın doruk deneyimi gelir; fişe takılır, her gün kullanılmaya başlarsınız. Eğer bir saç kurutucu olsaydınız kendinizi artık yalnız hissetmeyecektiniz.Kimliğime bir şey oldu!Yaşasın, çalışıyorum! diyecektiniz. İnsan olarak durumunuz buna benzer.Bağlanırsınız ve birden bir şey olur, olanı sindirmek zorunda kalırsınız. Siziniçinizde dolaşan enerjiyi, saç kurutucusunun içinden geçerek onu yalnızca birnesne olmaktan çıkarıp yararlı bir nesne haline getiren elektrik akımına benzetiyoruz. Bu çok yalın bir örnek, size kendinize ilişkin bir imge sunuyor.Yaşam akımının sizi hedefinize taşıması için sizin de çalıştır düğmenize basılabilir.



Bedeninizi anlamanız ve yaptıklarından utanmamanız çok önemlidir. Ancak, bedeninizle ne yaptığınızbaşka bir öyküdür. Fiziksel biçimin büyük bir asaleti vardır. Bedensel inceliğiniz konusunda cömert olun. Eğer söylediklerimiz sizi tedirgin ediyorsa kendinizi ne kadar sevdiğinizi ve bedeninizden duyduğunuz hoşnutsuzluk ve utancın nereden geldiğini araştırın. Bedende yanlış olan hiçbir şey yoktur.İdealleştirilmiş dişi biçimindeki çağdaş Barbie bebek anlayışı, bu kalıba uymadığında dişi bedene karşı duyulan nefrete katkıda bulunuyor. En basit oyuncaklardan en karmaşık bilgisayarlara kadar bütün imgeler kendinizi algılayışınızı etkiler. Barbie bebek kalıbına uyan kadınlar çoğu zaman seçim özgürlüklerini kısıtlayarak arzulanan ve onaylanan biçimi taklit etmek için kendilerini zorlayıp sınırlamak zorunda kalırlar. İnsan bedeni bütün biçim ve büyüklüklere, her türlü ifadeye sahiptir. Yüzlerin çeşitliliğine bakarak gezegende çeşitliliğin önemli olduğunu söyleyebilirsiniz. Bir kalıba dökülmeniz gerekseydi model tipler olarak yalnızca sınırlı sayıda yüz olurdu.



Siz insanlar çağlardır kim olduğunuzu unuttunuz. Bedeniniz ve işlevlerinden utanç duydunuz. Bedeninizi nasıl işlevlerini kabul etmek için pek az yüreklendirildiniz. Çoğu zaman sizin bedeninizi kullanışınızı birisinin, Aman onu kullanma. Gerçekten kötü bir şey.Açma, kullanma, içine bir şey koyma. Burada duruyor ama dokunma, dediği biraraba sahibi olmaya benzetiyoruz. Benzerliği görüyor musunuz? Gülünç değil mi?



Üçüncü boyutta cinsellik üst bilinç seviyelerine çıkabileceğiniz enerjiyi sağlayabilir. Sizi çok boyutlu gelişiminizin önemli bir bölümüne ulaştırabilir. Kimi zaman cinsellik konusunu dinlemek güçtür, çünkü utanç duyduğunuz travmatik olayların yargısına asılır kalır ya da cinselliğinize ilişkin olarak kendinizi kötü hissedersiniz.Herkesin cinselliğine ilişkin sakladığı şeyler vardır. Sizi cinselliğiniz ve bedeninizden utanç duyma yönünde etkileyecek geniş ölçekte bir plan vardı. Buplan sizi gücünüz, hedefiniz, sevinç ve özgürlüğünüzden alıkoydu.



Bedeniniz yeni enerjiyialıp bütünledikçe içinizdeki hafıza uyanacak. Kozmik hatıralar kadar bu yaşamınanıları da galaktik tarihte kim olmuş olduğunuzu gösterecekler. Anımsamaya yeraçmanız önemli. Kimileriniz, Eh, o zaman ben de arabanın teybine bir müzikkoyar bir yere gidip anımsama çalışması yaparım, diye düşünebilir. Hafızaya gelebileceği bir yer bırakın. Hatırlamanın en iyi yollarından birisi de doğayı kullanmaktır; doğada oturmak, doğayı izlemek, bir şeyle meşgul olmamak, yaşanananda olmak ve şimdiyi sürekli, anlıksal, eşzamanlı an, sonsuz şimdiye doğru genişletmek.



Doğa size kuşların ötüşü,kelebek kanatları, çekirge ve kurbağaların senfonisi, deve bağırtısı, çöltozunun kokusu ve taze bahar yağmuru ile öğretir. Eğer ses ve kokuların fiziksel bedeninize nüfuz etmesine zaman tanırsanız bütün bunlar anıları hareketegeçirir.



Hafızayı harekete geçirmek,kendiniz için biriktirdiğiniz bütün zorunluluklardan kopmanızı gerektirir.Hiçbir yere çıkmayan bir koşuşturmayla mı meşgulsünüz? Gerçekten mümkün olan en anlamlı yaşamı mı sürdürüyorsunuz? Kendi gerçeğinizi ısıtma gücünün ebedi gölgesi olarak başkalarının onayını mı bekliyorsunuz? Lütfen kendiniz ya da başkalarından saklanmayın. Yaşayın!



Size bütün bunları neden söylüyoruz. Niyetimiz, içinizdeki hücresel zekayı harekete geçirmek. Siz bedenlenmeden önce kimi anılar erişilir kılınarak genetik olarak içinizde depolandı. Günün birinde bunun nasıl yapıldığını ortaya çıkaracak, uykudayken üzerinizde çalışıldığını anlayacaksınız. Bedeninizdeki bu hızlı elektrik akımıya da kayışını çoğu zaman hissediyorsunuz. Bunlar sizi gelecek serüvene hazırlamak için içinize yerleştirilen hatıra aşılamalarıdır.



Bir hafıza aşılaması deneyimi ile gerçek yaşam deneyimi arasında az bir fark olduğunu anlayınlütfen. Bunun nedeni gerçekliğin son derece oynanabilir olmasıdır. Gerçeklik geçip gitmek üzere tasarlanmaz. Gerçeklikler ve kültürler defalarca yeniden yaratılabilir. Henüz doğmuş bir ruhsanız ve evrenin bütün heyecan verici olaylarını kaçırdığınızı hissediyorsanız hafıza aşılamaları yaşayabilirsiniz.Nüfus artışına yol açmaksızın kendinize kültürler içinde yer yaratabilirsiniz.Sözgelimi, herkes Mısırlı ya da Maya olmak ister. Oysa bu uygarlıklarda ancaksınırlı sayıda insana yer olmuştur. Onun yerine bu kültürlerin yapay hafızalarına sahip olabilirsiniz. Sizin için üretilen anıyla varolanın üzerinde başka bir Maya kültürü kurabilir, Mayaların bir parçası haline gelebilirsiniz.Bu kavram size gerçekliğinizin esnekliği üzerine bir ipucu verebilir.



Hafıza, bedeninizdeki bir havuz ya da ayna gibidir, suyun yansıtma özelliği ile canlandırılıp tazelenmesi gerekir. Fiziksel bedende hafızayı yükselten sudur. Kundalini ışık şifreliiplikçikleri harekete geçirip ışığa getirerek şifreleri ateşler. Bu inceiplikçikler bilgi doludur ve bedeninizde dolaşan kundalini kendi anılarınıza sahip çıkma fırsatı sunar size.



Çoğunuz manipülasyon, belki sürüngenler tarafından yenilme ya da sürüngenlerle çiftleşme gibi acı doluanılar, genetik deneylere ilişkin hatıralar yaşıyorsunuz. Belli bir şeyi deneyimlememiş bile olsanız kanınızda her şeyin bütün tarihini taşıyan iplikçikler var. Bu iplikçikleri size yaşanabilir bir film gösterecekleri şekilde nasıl bir araya getireceğiniz ayrı bir hikayedir. Sinema filmlerinin neye benzediğini bilir misiniz? Küçük kare ya da çerçevelerden oluşur. Her bir parçanızın bütün diğerlerinden koparıldığı şekilde çerçeve çerçeve kesilip ayrılmış büyük bir film gibisiniz. Biz sizinle çalıştıkça size getirdiğimiz enerji bu küçücük film karelerini yeniden düzenliyor.



Karanlığa bakmak için, buradasınız, çünkü karanlıkta hem ışığı hem de ışığın geri dönüş nedeninibulacaksınız. Işığa doğru öylesine gidip, Baksana, karanlık kötü. Negatif.Görmek istemiyorum, diyemezsiniz. Görmek istemediğiniz şeye açık olun.Yüreğinizi açık tutun ve hafıza düzeyinde işlendikten sonra serbest bırakılması için deneyimleyebileceğiniz acının incelenmesi gerektiğine inanın. Anıların derinlerdeki inlerden çıkıp yüzeye vurduğu bir zamandasınız. Hatıralar duygusal karşılıklar getirebilir. Gördüğünüz ne olursa olsun bakmayı gerektirir.Gördüğünüz şey sizsiniz. Kabul edin ve Hah işte! Bildiğime ve bilincimin hazır oluşuna dayanarak önümdekine bakabilir ve enerjinin kötüye kullanımı olduğunu görebilirim. Her şey yolunda. Dönüştürebilir, sevinç veren bir şeye çevirebilirim onu, deyin.



Kaç kişinin negatiflik ve karanlığa bakmaya razı olduğunu biliyor musunuz? Çok fazla sayıda değil. Kaç kişinin karanlıkta yaşadığını biliyor musunuz? Yaşamın gölgesinden kaçmayın.Hayatın daha karanlık yüzünün acısı bir kez hissedilip, farkına varıldığı ve anlaşıldığında gerçekleştirilecek büyük bir iyileşmeye gereksinim var orada.



Duygular insan olarak servetinizin bütünüdür. Duygular bedeninizin kişisel eczanesini harekete geçirir. Bedeninizin eczanesinde eczacı sizsiniz. Olaylara duygusal yanıt ya da tepkinize göre reçete yazarsınız. Duygularınız fiziksel biçiminiz içinde uygun bir kimyasal süreç yaratır. Duygusal tercihlerinize verilen kimyasal karşılıklardan sorumlu olan endokrin sistemi evrimleşecektir. Bedeninizde değişmenize yardım eden yeni kimyasallar üretilecek. Başka bir algı ya dagerçekliği yorumlama yolunun seçilmesi iç kapıları açacak ve sizi daha yüksek alemlere götürecek olan maddeler üretilecek.



Atomaltı bir düzlemde yeniden düzenleniyorsunuz. Bedeninizin, ışık şifreli iplikçiklerin -ince ipliksi lifler- her şeyi birbirine bağlayan ince enerji biçimleri bulunuyor. Bu incecik iplikler, gezegene kozmik enerji getiren ışın ve fotonların harekete geçirilmesiyle bedeninizde yeniden düzenleniyor. Eğer an, temiz su içerseniz bedeninizi gençleştirecek şekilde yeniden düzenleniyorlar. Özellikle oksijenlenme ve derin solunum süreciyle harekete geçiriliyorlar. Kan temizleyici olarak bilinen otları yemek de oksijenlenme yoludur. Kanınızı temizlerseniz daha büyük miktarlarda oksijen taşıyacak hale gelir. Liflerin hücre düzeyinden yeniden düzenlenmesi başlar, gelişir ve bu lifler bedeninizi çeşitli yollardan canlandırıp güçlendirir. Bütün bunlar beyninizin harekete geçirilmesini gerektirir. Uykudaki bu alanın geri kalanını açacak anahtar ve şifrelere sahipsiniz.



İnsan için temeli ışık olan plan, çoklu yeteneklere sahip varlıklara dönüşmek üzere gelişmektir. Bazıları beyin kapasitelerinin yüzde altı ile sekiz arasını kullanır. Beyninin Einstein gibi daha fazlasını kullanan birisi en iyi durumda potansiyelinden yüzde on beş ile yirmi arasında yararlanır. Kendinize şu soruları sorun; Beynimin geri kalan yüzde sekseni ne yapıyor? Neden uyur durumda? Bütünlenmemiş olan ne?



DNA evrimleştikçe endokrin sistemi de gelişecek, zeki geometrik biçimler olan kimyasal maddeler üretecek.Bu biçimler bedenin bütününde yer alacak ve yalnızca beyinde konumlandırılmayacak. Her şey eşzamanlı olarak gerçekleşecek.



Endokrin sistemi sizi yeni zeka formlarına doğru fırlatan psikodelik benzeri kimyasal maddeler salgılayabilir. Toplumunuzda uyuşturuculara bakış konusunda çatışma var. Zihnin genişletilmesiyle ilgili her şey çok kötü ve korkutucu olarak tanıtıldı. Bununla birlikte, aynı zamanda dünyanın önemli bir kısmı da insanları uyuşmuş bir halde tutan uyuşturucu ilaçların bağımlısı. Toplumunuzda zihni harekete geçirip başka gerçeklikleri açan uyuşturucular kötüyken doğal kimyasal süreci baskılayan reçeteli ilaçlar iyi sayılıyor. Ana kontrol bedeninize neyi alıpneyi alamayacağınıza dair düşüncelerinize ilişkin. Bu konuya bir göz atın.



Endokrin sisteminiz yoğun bir karmaşadan geçecek. Karmaşanın erken aşamaları başlamış durumda. Küçük,eski, döküntü, raflarında yirmi yıldır aynı tür yiyeceklerin olduğu bir bakkal düşünün; zamanı geçmiş, çağdaş alışkanlıklara, zevk ve isteklere uymuyor.Birisi gelip, Bu bakkal çok eski. Toplumun gereksinimlerine göre düzenleyeceğim. Ürünleri değiştireceğim, diyor. Süpermarketler belirli gereksinimlere hizmet eder ve insanların gereksinimleriyle zevkleri değişir.Süpermarketin raflarındaki yiyecekler yeni zevk ve taleplere karşılık vermek zorundadır.



Endokrin sisteminiz de aynı şeyi yapar. Endokrin sistemine yeni gıda sunma kararını aldıran nedir? Siz.Kendini seven, ışık sütununu bedenine çeken, kim olduğunuzun temel genetik yapısını yeniden düzenleyen siz. DNA sarmalları kimliklerini ortaya çıkarmaya başlayıp canlandıkça endokrin sistemini değiştirecekler. Yaşadığınız anda olma,kendinizi sevme, gezegende kendiniz ve başkalarıyla sevgi ile çalışma kararınız içinizde olanları bütünüyle değiştirecek. Bu kesinlikle gençleşmenin anahtarıdır.Kendinizi, yaşamınızı, bedeninizi kendi yaratılarınız olarak deneyimlemeye istekli olun.



Hızlandırılan enerji kökten, devrimci, ani değişikliklerin eşlik ettiği büyük bir karmaşaya yol açarak gezegeninize zarar verecek. Kayıtlı tarihinizde gezegende asla bu kadar çok enerji ve enerjinin burada olduğu bilinci olmamıştı, bu nedenle hazırlığını yapabileceğiniz hiçbir şey yok -hiçbir şey. Bu hareketlerin oluşturacağı kökten değişim kavrayışınızın ötesinde.



Çevrenizdeki pek çok olasılığı etkileyeceğinizi bilerek olabileceğiniz en iyi şeye odaklanın. Bunun sizin için büyük bir değişimi harekete geçirme fırsatı olduğunu bilin. Işık enerjilerinin verilişiyle pineal beziniz harekete geçiriliyor. Bu da barış ve özgürlüğün içten hissedilerek fark edileceği yeni olasılıkların vizyonunu oluşturacak.



Timüs beziniz bedeninize gençleşme sinyalinin gönderilmesinde son derece önemli bir rol oynar. Siz yaşlandıkça timüs beziniz küçülür, büzüşür. Ense kökünüzde yukarıdan ve aşağıdan gelenleri düzenleyen bir kapı bekçisi gibidir. Daha yukarıdaki bezleriniz, hipofiz ve pineal, tam olarak harekete geçmemiştir, esas olarak uyur durumdadırlar. Timüs beziniz bedeninize idealleştirilmiş şablonunu sürekli olarak anımsatma işlevini yerine getirmiyor, çünkü bunu yapma komutunu almıyor.Bunun nedeni de şakaklarınızın DNA sarmallarının bütününden kopmuş olması.Timüs beziniz, bedeninizin hazırlığını yaptığını, bilincinizin hazır olduğu mesajını aldığında yeniden canlanacak. Ömrün uzatılması açısından bakacak olursanız kimileriniz işe henüz başladı. Başkaları sizi bir sonraki değişime hazırlayacak çalışmayı yaptı. Çalışmanız gezegene, uygarlığa sunulmuş bir armağandır.



Kendinizi hırpalıyor ya da negatif düşüncelerle besliyorsanız ikilem taşıyan içtenliğinizi gözden geçirmeniz gerekir. Bu anda burada olmanız bize insan ırkının beslenegeldiği düşünceleri aşma konusunda niyetli, coşkulu ve samimi olduğunuzu söylüyor. Eğer bununla kavga halindeyseniz -aynaya bakıp, Aman Tanrım, şu suratıma bak, nasılda görünüyor! Kötü haber, diyorsanız- ikilem, kuşku, çatışma içindesiniz demektir. Eğer böyle bir çatışma içindeyseniz enerji çoğaldıkça kendinizi daha da çok gerilip gerilip bırakılan lastik bir şerit gibi hissedeceksinizdir.Kendinizi böyle bir lastik şerit gibi hissediyorsanız buna karşılık gelen ve göz atılması gereken şey de, sessiz ya da açıkça ifade ettiğiniz nançlarınızın kararsızlığıdır.



Hipotalamusunuz bedeninizin ısı ve suyunu düzenler. Siz susunuz, anlıyor musunuz, elektriklenmiş su.Okyanus suyunun elemanları ve dengesi insan bedenindeki kana benzer. İnsanlar okyanustan yapılmıştır. Yaradılışın en büyük gizlerinden biri budur. Pleiadesli tanrılar gelip hidrojen ve oksijen moleküllerinin enerjisini kullandılar. Sizin içinden çıktığınız budur. Temel anahtardır bu. Gök yaratıldı, gökten de yaşam geldi. Sizin ortaya çıkarılışınızda temel alınan ilkelerden birisi de budur.İnsan oluşturmanın pek çok yolu olduğunu anlamanızı istiyoruz. Toz ve çamurdan oluşturulduğunuza ilişkin hikayeler duydunuz. Bu öykülerden kimi doğru değil;sizi gerçeklerden uzaklaştırmak için anlatılıyorlar. Sudan çok katı maddelere yakın olduğunuzu bilmek sizin için daha anlamlıdır. Kimliğinizin gerçeğini ortaya çıkarmamanız için her şeyin değiştirilmiş olduğunu çok sık söylediğimizi anımsayın.



Hipotalamusunuz fiziksel beden ve dış çakralarınız arasında bir kapı bekçisi olarak düşünülebilir.Zamanı henüz gelmedi.



Evriminizin şu andaki aşamasında onun işlevini anlayamazsınız. Evet, beden ısınızı ve suyun akışını düzenliyor. Su ise yaşamınızın özü. Sizi her zaman suyun yakınında, içinde olmaya, hipotalamus bezinizin işleyişini artırdığı için suyu kullanmaya teşvik ediyoruz. Hipotalamus, suyu ısınması gerektiği zaman için ılık tutar. Hipotalamusu incelemeye devam edilecek zaman gelecek.



Hipotalamusu uyarmanın(craniosacral) yolları vardır. Bunlar keşfedilecek ve bilinçlerini bu bezden gelecek büyük enerji patlamasına hazır olacakları ölçüde geliştirdiklerinde bu bilgi insanlarla paylaşılacak. O zamana kadar bilgi tehlikeli olacaktır.İnsanlar bazen ölçüyü bilmez ve yaşadıkları deneyimin bütün iksirini gereklibilinç hazırlığı yapılmadan içmek zorunda olduklarını düşünürler.



Hipotalamus salgılamalarınız bir kez başladığında artık asla eskisi gibi olmayacaksınız.Şimdiye kadar psikodelik bir madde kullandınız mı hiç? O gerçekliği yirmi dörtsaat boyunca dengeleyerek nasıl yaşayabilirdiniz? Olmazdı; aşırı kafakarıştırıcı bir şey olurdu. Psikodelikler trip (yolculuk) denilen deneyim için uygundur. Öğrenmeye, Şamanik, gizemli Yaşayan Kitaplık alemlerini öğrenmeye doğru yapılacak bir yolculuk için uygundur. Ancak, kuşkusuz her sabah kahvaltıda almak isteyeceğiniz bir şey değildir. Sinir sisteminin geri kalanı bu farkındalıkla eşzamanlık içinde çalışmaz. Bir tripe çıktığınızda gerçekleşende tam olarak budur -hafta sonunda kent dışına çıkmak, sahile gitmek gibi.Gider, deneyimler, sonra geri döner ve anısını aklınızdan geçirirsiniz.



Hipotalamusunuz sizi varlığınızın yeni bir kıyısına, kimyasal olarak aşılanacak olan yeni biralanına doğru ilerletecek. Endokrin sisteminin yaptığı budur. Siz herhangi birşey almaksızın çeşitli kimyasalları bedeninize vermek. Kimyasallar yalnızca kendilerini salgılamaya başlar ve sizin gerçekliği algı ve yorumlama biçiminizi etkiler.



Yenilenen hipotalamusunuz sizi bir yolculuğa çıkaracak ve her şeyi öyle değiştirecek ki olduğunuz yerde bulunmaktan mutluluk duyacaksınız. Eski yerinizde olmak istemeyeceksiniz.Dünyadan ayrılmaksızın yeni bir ülkeye, yeni bir gezegene taşınmış gibi olacaksınız. Dünyanız bölünecek. Dünya ve Dünyanın Yaşayan Kitaplıktaki gerçekliği gözünüzün önünde değişecek, çünkü hipotalamustan salgılanan kimyasallar size gerçekliğin yeni bir yorumunu verecek.



Henüz buna hazır olmaktan çok uzaksınız. Önce kendinizi sevildiğinize ve sevginizin kaynağının siz olduğuna inandırmanız gerekir. Endokrin sisteminizde sizi hipotalamusunu yanışına hazırlayacak olan ince düzeyli değişimlere başlamadan önce bu duyguyu içinizde kararlı bir şekilde yerleştirmek zorundasınız. Eğer her şey ortaklaşa gerçekleşecekse Işık Ailesi hipotalamusun uyanışını ne zaman karşılayacak? Bizbunun 1999-2009 arasındaki on yıllık dönemde artarak gerçekleşeceğini öne sürüyoruz.



Birleşik Devletlerinizde sağlık sistemi konusunda koparılan bütün o yaygaraya karşın size sağlığın bedelsiz olduğunu anımsatırız. Sağlığın gerçek maliyeti, bedeninize karşı doğrutavrı geliştirmek için zamanınızdan ayırdığınız birkaç dakikadır. Sağlık ya da hastalığınızı siz yaratırsınız, kimseye de sağlıklı olup olmadığınızı söylemeniz gerekmez. Her şeyden önce, bedeninizle temas halinde olduğunuzda-duş yaptığınızda ya da yıkandığınızda sağlık düzeyinizi hissedebilir,bilebilirsiniz- sağlıklı bir durumda olup olmadığınızı bilirsiniz. Tasalı olmayı seçip bedeninize güvenmeyebilirsiniz. Sağlığınız konusunda tasalanırsanız belli bir şey yaratmış olursunuz. Bedeniniz, içselleştirilen imgeleri izler.



Yakalanabileceğiniz hastalık, kanserin nasıl büyüdüğü, AİDS, difteri, verem ya da tasalanmayı arzuettiğiniz her ne ise bu konularda tasaya yatırım yaparsanız olasılıklar, eğer şu anda bir şeyiniz yoksa da hastalığı yaratacağınız ve ilerleteceğiniz yönündedir. Sağlıklı olduğunuzu bilirseniz sağlıklı olursunuz. Bu kadar basit.



Korku öldürür. Size gücünüzün korkunuzun başladığı yerde bittiğini anımsatırız. Bir şeyden korkmanız, başınızın üzerine bir işaret koyup, Hoş geldin. Seni bekliyorum, demek gibidir. Korkunun amacı yaşamınızı kurtarmak, sizi harekete geçmek üzere şimdiye fırlatmaktır. Çoğunlukla sizi tehlikeli olandan yaşamsal varlığınızın özüne doğru yönlendirmeye yarar. Bununla birlikte, bir yaşama biçimi olarak korkuya takılır, çevrenize yaşam korkusu saçarsanız bedeninizi kapatır ve yaşam gücünüzü öldürürsünüz. Bu da stres, hastalık ve yaşlanma yaratır. Düşünceleriniz gerçekliğinizi yaratır. Bilinç inisiyasyonunun bir bölümü toksik, zehirli olandan geçmektir; bedeniniz, niyet ve cesaret olarak adlandırılabilecek olan daha fazla arınma ve hazırlıktan geçmek zorundadır. Korkuya yerleşirseniz herşeyi dağıtırsınız. Kendi gücünüzü dağıtırsınız. Onun için, son derece yabancıgelen bir şeyi mantıklı zihninize sokmak için niyetinizin açıklığını korumak ve olağanüstü bir cesaret, güvenlik ve soğukkanlılık göstermek zorundasınız. Sizibir şeyi başarmaktan alıkoyan her şey yalnızca bir düşüncedir. Gelecek yirmiyıl -herkesin Dünya amfiteatrının ön sıralarının pahalı biletlerini aldığı dönem- içinde pek çok değişiklik olacak.



Çocukken panayıra gidip de o büyük atlıkarıncaları ilk kez gördüğünüz zamanı anımsıyor musunuz? Anneniz,babanız ya da ablanız ağabeyinizden serüven dolu ve dev gibi görünen o atlıkarıncalara sizi götürmesini istemiş miydiniz? Dünya da koca bir panayıra benzeyecek. Hepiniz kavrayamadığınız atlıkarıncalara doğru gidiyorsunuz, onun için belli bir arınma ve niyet belirleme işine girişmeniz gerek. Büyük çoğunluğunuz bu işi iyi yapacak. Yolunuzu bulacaksınız. Ağlayıp sızlamanıza bir göz atın - enerji kaybıdır bu. Yarattığınız her şeyi kabul edin ve her şeyde bir fırsat olduğunu bilin.



Bizim açımızdan, sizin fırsat demek olana korku ile yaklaşmanız bizi hayrete düşürüyor. Bir düzlemde kim olduğunuzu, buraya gelmek için nelerden geçtiğinizi biliyoruz. Neden burada,Dünyada olduğunuzu ve yalnız başınıza bata çıka ilerlemek için gönderilmediğinizi biliyoruz. Sizinle çalışan güçler, siz onların varolduğundan bile habersiz olsanız kavrayışınızın ötesinde bir şekilde gerçekliğinizi etkileme kapasitesine sahiptir. Şu ya da bu kişiyi dürtüp Şuraya git. Şunuyap. Yok, bunu yapma, demek üzere parmaklarını nasıl hareket ettirdiklerini anlamıyorsunuz. Olaylar ayarlanıyor.



Tıpkı AİDS fikrinin tohumlarının atılması ve teşvik edilmesi gibi gezegende kanserli fikir ve düşüncelerin de tohumlarının derinlere atıldığını bilin. İnsanlar bunları bulup bağlanıyor. Şu anda güneşten korkuyor insanlar. Sanki doğanın bir yanlışıvarmış gibi dışarı çıkmaktan korkuyor. Doğanın yanlışlığı düşüncesini yutanlar kendilerine zarar vermede korkularının güneş ışınlarından çok daha hızlı hareket edeceğini görecekler.



Korku öldürür. Bu, Amerika'nın erken dönemlerinde bağırarak sokaklarda at koşturan Paul Revere gibi insanı etkisi altına alan bir düşüncedir. Korku bedeninizde dolaştığında ona eşlik eden kimyasallara ortaya çıkıp bedeni doldurmalarını hatırlatır. Aşağı doğru giden bir sarmalı ve ölüm düşüncesini harekete geçirir bunlar. Temel olarak bu kadar basittir.



AİDS ve ona HIV virüsünün neden olduğunu duydunuz. Bununla birlikte, şimdi ortada HIV yokken AİDS var.Şimdi AİDS, bir çok rahatsızlığın elektromanyetik olarak yayılması gibi elektromanyetik olarak yayılıyor. Anımsayın, elektromanyetizma içine çevrenizdeki, insanlık ve diğer kaynaklarca üretilen büyük elektrik akımlarını alır. Manyetizma, elbette her şeyi bir arada tutan güçtür. Beyninizde demanyetik parçacıklar bulunmaktadır.



Bu düşünceyi başkalarına yüreklerini açmalarına yardım ederken kullanabilirsiniz. AİDS, kendini bir taşıyıcıdan diğerine şöyle bir tavır ya da titreşimle çekerek elektromanyetik olarak yayılır; Senin gibi düşünüyorum. Düşüncelerini bana gönder.İzleyebiliyor musunuz? Aynı korku inançlarına sahibim. Olduğumu düşündüğüm şeye ilişkin olarak kafam karışık. Değersizim. Bedenim üzerinde gücüm yok. Bu şekilde düşünmek, sanki aura alanınızda kim olduğunuzu duyuran işaretler,posterler, çıkartmalar taşıyormuşsunuz gibi büyütülür. Virüsler elektromanyetik olarak dağıtılabilir, böylece büyük kent bölgeleriniz er geç etkilenebilir.Neden? İnsanların geri kalanının karma ve titreşimi nedeniyle belli bir kent yada yerde yaşamaya doğru çekilirsiniz. Çoğunuzun yer değiştirme ve taşınma itkisi hissetmesinin nedeni budur.



Aynı ilke yürek için de geçerlidir. Eğer AİDS elektromanyetik olarak yayılabiliyorsa yüreğin açılması ve tanrıça da aynı yoldan diğer insanlara yayılabilir. Her zaman çok, pek çok planın hareket halinde olduğunu bilmenizi isteriz. İnsanlar, Neden kötü,negatif, düşük titreşimli planların hareket halinde olması gerek?diyor. Çünkü insanlar bunları bekliyor. Oturup başlarına heyecan verici ve iyi şeylerin gelmesini beklemiyorlar. Sandalyelerinde sallanarak, sigara içerek, bir arabanın ne zaman oturma odalarına dalacağını merak ederek oturuyorlar. Neden?Çünkü televizyon seyrediyorlar. Üzerinizdeki ana etki sizi esas olarak korkuyla damgalayan bu zihin kontrol aracından geliyor. Kronik korku katile dönüşecek. Sizeçok korktuğunuz ve başınıza geleceğinden emin olduğunuz şeyleri çekecek.Dünyanın bütün olasılıkları arasından neden bu yaptığınızı seçiyorsunuz?



Başkaları için duyduğunuz şefkat arttıkça kitle bilinci de o kadar çabuk değişecek. Sizden bu yürek oyununu yalnızca boş zamanlarınızın dışında da çok daha sık oynamanızı istiyoruz. Yüreğinizin açılması için bir anlaşma yapın ve açık kalmasına, Ana Tanrıçanın kalp enerjisini kullanmaya dikkat edin. Bu çok şey fark ettirecek,çünkü burada söz konusu olan yalnız sizin yüreğiniz değil, Tanrıçanınki de.Bununla birlikte, Tanrıçanın yüreğinizi açmanız ve enerjisinin sizin kanalınızdan dolaşması için size ihtiyacı var.



Bugün, gezegeninizde sevgi frekansını yayınlayan pek az yer var. Bu elbette değişmek üzere. Gayet iyi bildiğiniz gibi Dünya, yumuşatılarak ifade edilecek olursa bazı güçlüklerden geçiyor. Ancak, yaşananların yoğun olduğunu düşünüyorsanız sıkı tutunun. Büyük bir yolculuk için buradasınız. Çok kısa bir süre içinde sizi gezegeninizin yıkımı gibi görünecek bir şeyin derinliklerine sürükleyecek enerjiler küresel ölçekte ortaya çıkacak. Bunu bilmenizi istiyoruz. Kimi zaman, enerji geliştiğinde siz evrim süreçlerinizden geçiyor olsanız da bir yönsüzleşme,kaos, karmaşa ve kimliksizleşmenin olduğunu anlamanızı istiyoruz. Zehirlenme sizi hasta ederek bedeninizden çıkabilir. Bağırsaklarınızda sorununuz, hasta bir mideniz ya da tıkanan bağırsaklarınız olabilir. Pek çok şey yaşanmakta olan değişimin göstergesidir.



Dünyayı insanların içindeki oluşumları yansıtan dev bir ayna olarak düşünebilirsiniz. Dünya bu zamanda kirliliğin kötü kokularını yayıyor. Bunca zaman dayandı. Yıllar ve yıllar boyunca Dünya yalnızca radyoaktif atıklar ve her türlü çöple değil, artan insanlık öfkesiyle de doldu. İnsanlar enerji varlıklarıdır, duygularınız yayılan ortak bir güç oluşturur. Siz yalnızca uzun zaman boyunca ortak yaşamlarınızın ana temaları olan kaos ve korkuyu değil, öfkeyi de yayıyorsunuz.Öfkenin nedeni, olduğunuzu bildiğiniz şeyin varlığınızın derinliklerinde inkar edilmesi.



Neredeyse altı milyarınız-ikiye katlanmanın sınırında bir sayı- gezegende öfkeyi çoğaltmakta. Bunun neye yol açacağını düşünüyorsunuz? Gezegenin özen gösterilip sevilmemekten gelen kendi öfkesi böylece harekete geçiyor. Şimdi bütün bu birikim fışkırmakta. Bu şekilde uzun vadede bir arınmadan geçeceksiniz. Yeni bir bilince ulaşıyorsunuz.İnsanlar ve gezegen olarak sınırlarınıza doğru itiliyorsunuz. Ne istediğiniz,neye izin vermeyeceğiniz konusunda yeni sınırlar ifade etmeye zorlanacaksınız.Kimse tembel tembel evinde oturup olanları kaçırmayacak. Hepiniz katılmak zorundasınız; katılmazsanız büyük olasılıkla şu ya da bu şekilde silinip gideceksiniz.



Size gerçekliğinizi kendinizin yarattığını ve hissettiğiniz kolektif korkunun düş gücünüzün değer kaybetmiş olmasıyla ilgili olduğunu anımsatırız. Bunu birkaç dakika boyunca hissedin. Düş gücü dehanın, kavramlaştırmaların ve düşünceleri gerçekleştirmenin anahtarıdır. Düzenli olarak düş gücünüze yatırım yapmaya en son ne zaman teşvik edildiniz? Doğuştan gelen ve kullanarak kendinizi kurtarabileceğiniz, değiştirebileceğiniz ve özgürlüğü yeniden tanımlayabileceğiniz niteliklerinizi kendinizden çalıyorsunuz. Düş gücü gerçekten de capcanlı Dünya panayırına giriş biletinizdir.



Dünyada bu zamanda yalnızca insanlar değil, pek çok zeki güç de bulunuyor. Çeşitli yaşam biçimlerini birbirinden ayrı ve yalıtılmış halde tutan boyutsal kilitler var. Zamanın çöküşüyle insanlar Dünya ağını harekete geçirmeye itiliyor. Kozmik ışık enerjisiyle aşılandığınızda bu, enerji itkilerinin beyninizi dolaşması için otoyol görevini gören sinir sisteminizi değişikliğe uğratır. Bedeninizin doğal dolaşımlarına benzeyen bilgi akımında artış sağlamak için sinir sisteminiz yol yapımını andırır şekilde yeniden inşa ediliyor, genişletilip güçlendiriliyor.Normların dışında, bilinen sınıflamasına uymayan bir deneyimle karşı karşıya kaldığınızda sinir sisteminiz kapanma eğilimi gösterir. Alışılmış dışı gerçekliği sindirme becerisi gösteremeyen bedeniniz şoka girer.



Gezegendeki enerji çoğaldıkça fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerinizdeki blokajlar da büyür.İfade edilmemiş duygu ve düşünceler amacı sizi kaynağa bağlamak olan enerji akışında engeller yaratır. Nerede Bilmek istemiyorum! Kendimde şundan nefretediyorum. Bunu sevmiyorum, gibi bir önyargınız varsa ya da zorluk yaşıyorsanız üzerine büyüteç yerleştirileceğinden emin olabilirsiniz. Durumu düzeltene kadar kıvranıp duracaksınız. Düzeltemeyecek olursanız blokaj zorlu bir meydan okuma şeklinde belirecektir önünüzde. İnsanlara sorumluluğu ve hedef, niyet açıklığını öğretmek için her şey yoğunlaştırılıyor. Bugün ve bu çağda çeşitli beden çalışmaları yapmak hayatta kalmanız açısından çok önemli. Beden çalışması aracılığıyla keşif yollarını izlemek kimliğinizi tanımanızı kolaylaştırıp hızlandırır.



Kim olduğunuz ortaya çıktıkça sizi tutsak eden dramalar daha derinden anlaşılabilir. Dramalar hücrelerin barındırdığı, sizi şaşmaz bir şekilde çözümlenip bağışlanmadan bırakılan durumlara yönlendiren davranış kalıpları tarafından ortaya çıkarılır.Gerçekte bütün oyuncuları yaşamınıza siz davet edersiniz ve yönetmen olarak siz rolleri bölüştürüp gösteriyi yönetirsiniz. Artık bu senaryodan yorulduysanız onu sizin yazdığınızı anımsayın! Suçlama ve kurbanlık hali güçsüzleşmenizi güvenceye alan nihai tuzaklardır. Anımsayın, dramalarınız sizi şimdi etkisi altına alan eski tanrıların dramalarıdır. Bütün gerçeklik bağlantı içindedir ve birliğin şifa bulmasını ister.



Yüksek oranda evrimleşmiş enerjilerin, özellikle de sevgi enerjisiyle çalışanların gelişmiş bir mizah duygusu vardır. Bu onların ayırıcı işareti olarak görülebilir. Karşılaştığınız enerjilerde engin bir mizah duygusu olduğundan emin olun, çünkü gülmek özgürlüğün anahtarıdır. Varoluşun bütününde sevinç için pek çok yer var ve buda sizin idrak etmeye çalıştığınız bir kavram.



Sizi hissetme merkezinizden-solar plexus ya da bağırsak-hareket etmeye yüreklendiriyoruz. Midenizin içyüzünde beyin hücrelerinizle aynı oranda bir kapasite ve etkinliğe sahipsiniz.Kendinizi yeniden değerlendirin. Yarattığınız her olaya inanıp onda bir fırsat gördüğünüzde deneyiminizi değişikliğe uğrattığınızı anında göreceksiniz. Size bu fırsatın çoğu zaman kayıp kılığında göründüğünü anımsatırız.



Solar plexus, bedeninizde gücü barındırdığınız ve gücünüzü dünyaya uzattığınız bölgedir. Hissetme merkezidir. Bilgiyi aldığınız yer burasıdır, çünkü solar plexus yoluyla mantıklı zihniniz için bir anlam ifade etmeyecek olaylar arasındaki yolunuzu hissedersiniz. Bir adım geri çekilin ve bir bakın. Bedeniniz içinde izlediği yolu değiştirerek karar alma sürecinize yeni bir güzergah çizin. Siz kulak verecek olduğunuzda bedeninizde doğuştan varolan bilgeliğin size nasıl sevgi dolu bir danışman gibi seslendiğini hissedişinizi ve benimsediğinizi görün.Bedeniniz sizinle birlikte çalışmak istiyor, çoğu zaman bedeninize karşı çalışansa siz ve düşüncelerinizdir. Anımsayın, mantıklı zihniniz, sizin çok sınırlı bir paradigma ve sınırlı bir frekans içinde hareket etmenizi isteyenler tarafından eğitilmiştir.



Son derece anlamlı olduğunuz fikrini kabul etmenizi istiyoruz. Kim olduğunuz, niyetiniz ve kendinize deneyimleme izni verdiğiniz şey büyük bir değer taşıyor. Çok düzlemli bilinç gerçekliklerini birbirine bağlama ve çoğu insanın kaldıramayacağı bir alana sıçrama yeteneğiniz var. Bu yeteneğiniz karşısında olağanüstü bir yükseliş ve kişisel değer duygusuyla dolu olmanızı istiyoruz. Size gözü pek olmaya yeltenmeniz için altın bir yıldız veriyoruz. Çünkü yaşam dönemlerinizi inceledikçe algılamadan kaynaklanan engellerden bir oyun duygusu içinde kurtuluyorsunuz. Size hangi zaman dilimlerinde gelişip ilerlemiş olduğunuzu,karşılıklı bağlantılar içinde olan gerçekliği nerede etkilediğinizi ve bu zaman ve yerlerin şimdi ile nasıl bir ilgisi olduğunu gösterecek olan pek çok öğretmen vardır. Günün birinde, bu diğer zamanların şimdi olduğunu anlayacaksınız. Her şey şimdide gerçekleşir. Varoluşun ana anı -nerede bulunduğunuz- gerçekten de sürekli, anlıksal ve anlamlı olan andır. Bu an kendinizi her zaman bulabileceğiniz yerdir.



Başka uygarlıklardan eşzamanlı bilgiler alma konusunda uyanık olun. Farkına varın ve eşzamanlı olarak neleri birbirine bağlayabileceğinizi ortaya çıkarın. Çoğu zaman sizi güdüleyen bir bilgi olur. Ancak bu her ne kadar alışılmış bir şekilde gerçekleşse de gerçekten bir şey bilmekte olduğunuza kendinizi inandırmanız belli bir zaman alır. Düzeltme dönemleri vardır. Sabırlı olun, seçtiğiniz heryere gidebilirsiniz. Niyetinize açıklık kazandırın ve serbest bırakın.



Yunuslar birbirlerinden sır saklamaz. Ellerindeki bilgi birikimini isteyerek paylaşırlar. İnsanların evrimleşme düzeyini bildiklerini paylaşmaya ne ölçüde hazır olduklarıyla ölçebilirsiniz. Bildiğinizi paylaştıkça daha fazla bilgiyle dolarsınız. Size verilen bilgiye ne kadar yapışır, kendinize saklarsanız ellerinizin arasından o kadar çabuk akıp gider, yitirirsiniz. Açın ellerinizi, bilgeliğiniz bir kelebek gibi uçup gidecek, yeni kelebekler konacaktır.



Bütün yaşamın çakra sistemleri vardır. Bir kentin üzerinde arabaların hareket ettiği yolları,enerjinin depolandığı yakıt yerleri vardır. Çakra sistemleri de böyledir. Yaşam biçimlerinin çevresi ve içindeki enerji depolarıdır onlar. Çakralar iç işleyişleri -fizyolojik üçüncü boyut işlemlerini- çok boyutlu, eterik katlı süreçlere bağlar. Gereğince kullanılırlarsa enerjiyi fizik ötesi alemlerden fiziksel olana taşırlar.



Bütün yaşam biçimleri yeniden enerjiyle doldukları geçitler olarak işlev gören enerji kapıları ve yerlerine sahiptir. Her bir yaşam biçiminin enerjiyle dolma biçimi kendi yaşam biçiminin şablonu ya da DNAsı içinde yer alır. DNAnız kendisinin yeni bir ifadesine doğru yeniden düzenlendikçe taşıdığınız frekans ya da kimlik, fizikötesi düzeyde belli bir şey dile getirir. Nereye giderseniz gidin, kendi varlığını duyuran dönüşüm enerjisini de taşırsınız. Bilinciniz kendisini bütün yaşam biçimlerine duyurur. Belki bir alışveriş merkezi ya da restoranda yanınızda bulunanlar bilinç düzeyinde kim olduklarının pek farkında değillerdir. Ancak ormanlarda, tarlalarda bir yürüyüşe çıkacak olsanız ya da okyanuslara gitseniz çevrenizdeki yaşam biçimlerinin sizin kim olduğunuzun çok daha farkında olduğunu göreceksiniz. Siz değiştiğiniz için onlar da yanıtları ve DNAlarını değiştirir. Sizin aracılığınızla bütün doğa Yaşayan Kitaplık olarak daha erişilebilir bir hale gelir.



Sizin açınızdan binlerce yıl boyunca yaşamış pek az insan vardır, ancak yaratıcı tanrılar hücresel bedenin ömrünü uzatma yeteneğine sahiptir. Ömür uzatma ve hücresel yaşamın gençleştirilmesi yeniden moda haline geliyor. O kadar yoğun olmayan, böylece de kendi kendisini yok etmeyen, kendi kendisini canlandırıp güçlendiren bir beden olan ışık bedeni oluşturmanın bir parçası bu. Yapmaya çalıştığınız da bu.Mantıklı zihniniz neyin olası olduğu konusunda bu kadar tasalanmayacak olsa o noktaya ulaşır ve hissedebilirdiniz. Topluma ve gerçekliğin resmi biçimlerine kulak vermeyi bir yana bırakmanız gerektiğinin üzerinde ne kadar dursak azdır.Bu, seçim demektir, saygısızlık değil. Toplumsal benliğiniz ile ruhsal benliğiniz arasındaki köprüyü aşmak sizin en zorlu işiniz, en büyük adımınız olacaktır. Hangisi kutsal bir hale gelecek? Hangisi sizin otorite kaynağınız olacak? Bu sıçrayışı ne kadar erken yaparsanız o kadar çok zevk alırsınız.Sezgisel benliğinizin deneyiminizin sancaktarı olmasına izin verin. Başka hiçkimsenin değerlendirmeyeceği, bilseniz de anımsayamadığınız bir anlaşmadan kaynaklanan deneyimdir bu.







Enerji Alıştırması




Rahatça ve sakin birşekilde oturun. Bedeninize gevşemesi, rahatlaması ve kendini serbest bırakmasıiçin bir mesaj gönderin. Derin bir soluk alın. Verdiğinizde bir dinginlik dalgasının bedeninizde hareket ettiğini hissedin. Ritminizi bularak bilinçli bir şekilde soluk almaya devam edin. Göğsünüzün genişleyip açıldığını hissedin.Kalp bölgenizin ısındığını hissedin. Boğazınızı gevşetin. Zihninizi arındırıp görüşünüzü merkezleyin. Birkaç dakika boyunca soluklarınızı izleyin. Bir ışık sütununun başınıza dokunduğunu, sonra bedeninize girdiğini hayal edin. Derin nefesler alıp verin. Soluğunuzu izleyerek kendinizi yapabildiğiniz kadar hafif, sakin ve barış içinde kılın.



Dinginliği bulduğunuz yere ulaştığınızda enerjinizi üçüncü gözünüze odaklayın ve Dünyanızı gözünüzün önüne getirin. Hayal ettiğiniz her şey iyidir. Zihin gözünüzde Dünyanın resmini tutarken Dünyada bütün yaşayanlar için bireysel bir şablon ve hedefin var olduğunu hissedin. Bu şablonları ışık kıvılcımları ve geometrik biçimler olarak görebilirsiniz.



Bilincin evrimleşmesi için gerekli olan derslerin eşsizliği ve çokluğunu hissedin,ilerleyen yalnızca her bir bireyin bilinci değil. Dünyanın kolektif bilinci de eşsiz bir biçimde bütünle bağlantıya geçmekte. Her bir bireyin küresel plana yaptığı katkıyı hissedin ve yaşadığınız andan hayatın insan biçimine sevgi ve inanç esinleyen bir niyet dalgası gönderin.



Şimdi, sanki bilinciniz kendisine benzer bilinçleri çeken bir mıknatısmış gibi varoluş şablonunuzdan altın bir ışık topu olarak yükseldiğinizi hissedin. Sizinle birlikte çalışmaya uyarlanmış başka şablonlar var. Amaçları insanlık için yeni bir küresel şablonu harekete geçirmek. Bırakın, şablonunuz onları arayarak Dünyayı kuşatan ağ etrafında dönsün. Bu küresel arayışı hissedin. Kendinizi altın bir ışık küresi olmaya, bir yerden başka bir yere giderek gezegenin çevresinde dönmeye bırakın. Altın top, kendisine benzer bilinçler çektikçe bırakın büyüsün, bir ışık örtüsü oluştursun. Bilinçlerin çakışımıyla uyanışa geçmek üzere tasarlanmış olan bir enerji ağını harekete geçirsin. Altın ışık topunuzun Dünyanın dört bir yanındaki farklı yerler tarafından çekildiğini hissedin. Kendinizi orada görün. Nereye giderseniz gidin varlığınızın değişiklik yarattığını, açılıp yayıldığını görün.



Bedenlerinin içinden bu küresel şablona bağlı olan altı milyar insan hayal edin. Gelmekte olan değişimle yaşama çok daha farklı bir açıdan bakma özgürlüğüne sahip olduklarını biliyorlar. Böylece daha sevinç dolu ve genişlemiş yaşamlar sürme fırsatına sahipler.



Bilincinizi fiziksel bedeninize geri getirin. Işığın içinizde dolaştığını, içinize aktığını, sizi bağlantıya geçirdiğini canlandırın. Enerji akışını yüksek hızda izleyin ve nabzınızı atmaya bırakın. Kendinizi daha güçlü ve yeni bilgi, sağlık ve canlılıkla dolmuş hissedin. Işık sütununun sürekli sizinle birlikte olduğunu, içinizi doldurup sizi kaynağınıza bağladığını hissedin. Işık sütununu her zaman fizik bedeninize girer biçimde tutun. Işık sütunu sizin daha yüksek alemlere davetiyenizdir.



Düşünce vardır.Dünyanızı farklılaştırmak ve gerçekliğin yepyeni bir paradigmasını yaratabilmeniz için düşüncenizi üretken bir biçimde kullanmayı öğrenme yolunda evrimleşiyorsunuz. Kendinize güvenin ve keşfettiğinizin ne olduğuna iyi kulak verin. Önünüzde beliren yol çok ilginç olabilir. Onu sürekli olarak yarattığınızı anımsayın. Senaryoyu beğenmeyecek olursanız da yeni bir yola koyulabilirsiniz. İyi yolculuklar.




Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 31/01/2009 :  23:49:57  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
7 Boyutların Dansı




Size İlk Yaratıcının bütün ekipleri oluşturduğunu ve eğer İlk Yaratıcının evrenindeyseniz aynı zamanda bütün ekiplerde de yer aldığınızı anımsatırız.





Siz insanlar, kitaplık kartları, Yaşayan Kitaplığın anahtarlarısınız. Dünyanın kitaplığında saklanan bütün bilgiye sizin aracılığınızla erişilebilir. Yaşayan Kitaplıkla birleşecek, ondan etkilenip içinizin onunla dolacağı şekilde tasarlandınız. Ruhsal evrim sürecinin insan biçiminde ustalaşmak üzere buraya geldiniz. Amacınız evrimle birlikte yaşamak, pek çok farklı gerçeklikle birleşmek ve gerçekliklerin sizin kanalınızla birleşmesini sağlamak. Er geç, kaynağınız olan yaratıcı tanrıların bilincine uyumlu hale geleceksiniz. Bir radyoyu çeşitli frekansları alacak şekilde ayarlamak gibi olacak bu. İşgal etmekte olduğunuz belirli fiziksel bedenlerin pek çok gerçeklikte varolan alıcı verici istasyonları, yayın birimleri olduğunu bilin. Bütün yaradılış, etkilenmek, yapboz oyununun birbirlerine uyan parçaları gibi olmak üzere tasarlanmıştır. Siz insanlar sizi başka gerçekliklere kenetleyen ne kadar çok uzantınız olduğu konusunda bilgisiz kılındınız. Başka gerçekliklerdeki size ayarlı ve sizi etkileyen zeki kaynaklar hakkında en ufak bir fikriniz yok.



Bütünün parçası olmayan hiçbir şey yoktur ve bütün, etkileşimin belirsiz sonluluğunu yaratan bir özgür irade alanı olarak tasarlanmıştır. Görev ve sorumluluğunu birleşme ve seçimler gerçekleştirmektir. Anne babalarınız, "İyi çocuklarla oyna. Vuran, tüküren, ısıran, tekme atan ya da küfreden çocuklarla oynama", diyebilir. Anne babalık sürecinin bir bölümü de size insanlarda nelerin aranacağını öğretmektir. Ancak, size şimdiye dek hiç kimse çevrenizdeki görünmez dünyalarla arkadaşlık ve ortaklık kurmayı öğretmedi.



İnsan olarak göreviniz, Yaşayan Kitaplığı benimseyip korumaktır. Geçmişte, Yaşayan Kitaplığı deneyimlemek isteyenler izin alarak kitaplığa insanların gözlerinden bakardı. Onlar baktıkça insanlar sorumlu tanrı ve tanrıçalar, deyim yerindeyse bu gerçekliğin tur rehberleri haline geleceklerdi. Bir zamanlar Dünyadaki insanlar çok onurlu ve ileri ölçüde evrimleşmiş konumlara getiriliyordu. Enerji ve ışık yayan olağanüstü, canlı biçimleriniz vardı. Aşçıbaşlarının kendilerine özgü yemeklerinin olması gibi insanlar da Yaşayan Kitaplığı deneyimleme ve bilgiye erişme yolları konusunda uzmanlaşmışlardı. Bilgi arzu edenler Dünyanın kitaplığım deneyimleyip keşfetmeye gelirdi. Bu ziyaretçiler Dünya ve bütün görkemi için giriş kartı olan insanlarla birleştiler. Diğer enerjilerle birleşmek ve onlara daha fazla deneyimlemeleri için gözlerinizden bakma izni vermek kutsal bir amaçtı. İnsanlar kendilerini bu sürece sundu.



Uzak yıldız sistemlerinden gelip kitaplığa katkıda bulunan enerjiler, "Bir şeyleri incelemek ve bazı bilgiler almak için kitaplığa erişim istiyoruz", dediler. İnsanlarla birleşmek için izin alıp sevgi frekansını içselleştirmeleri gerekiyordu. İnsanlar başka bir türle bir birleşme, sevgi frekansıyla bir karşılaşma yaşayacaklarını biliyorlardı. Diğer enerjiler, Yaşayan Kitaplığa kayıt yaptırmak için insanların bedenlerini, gözlerini, duyuları ve bütün varlığını kullanıyordu. Elbette farklı insanlar Yaşayan Kitaplığın farklı yönlerini tercih ediyordu. Ziyaretçi tanrı ve tanrıçalar da belirli bir bilginin arayışındaydı. Bundan dolayı Yaşayan Kitaplık yöneticisi olmak oldukça ilginç bir işti, çünkü tanrı ve tanrıçaların neyi ziyaret edeceğini, hangi bilginin ardında olduklarını bilmiyordunuz. Tur rehberi olmak gibiydi, gelenler arzu ettikleri bilgiye erişmek üzere sizi yönlendiriyorlardı. Ortak yaşam üzerine kurulu bir ilişkiydi. Başarısının temeli sevgi frekansıydı.



Varoluşta umutsuzca gereksinilen görkemli bir bilgi var ve o burada, Dünyada saklı. Dünyada ışığın yeniden düzenlenmesi gerçekleştikçe son derece iyi niyetli, yükseltici ve sevgi dolu varlıkların kitlesel bileşimi yaşanacak. Gelecek ve sizin bedenleriniz aracılığıyla çalışacaklar. Kendi bütünlüğünüzü ve kimliğinizi korumaya devam edeceksiniz; bununla birlikte bizim aracımızla birleşmemiz gibi onlar da sizinle birleşecek. Bedenlerinizde barındırdığınız şifre ve ustalıklara erişebilecek durumda olacaklar.



Dünya Yaşayan Kitaplığın bütün işlerliğine yeniden kavuşmasını sağlayacak bir frekansa doğru fırlatıldıkça gerekli deneyimler herkes tarafından paylaşılacak. Pek çok kozmik bakış açısından Yaşayan Kitaplığa erişimin anahtarları olarak bir kez daha büyük değerler haline gelmek için on iki sarmallı DNA ve beynin bütün kapasitesine sahip olacaksınız. Kitaplık kartları olarak ilişkiye girmek için insandan fazlası olduğunuzu anlamak zorundasınız. En gerçek şeklinizde çok boyutlu olduğunuz varoluş içinde birçok farklı biçiminiz, büründüğünüz kılık var. Bütün bu evrensel sisteme tohumu ekilmiş duyarlı enerji topluluklarısınız. Niyetleri, amaçları olan vc keşfe çıkan diğer bilinçleri bir araya getiren bir bilinç topluluğu oluşturuyorsunuz.



Dünya, yönü kökten bir değişim geçiren bir yolda. Hızlandırılmış bir evrim sürecine girişi deneyimliyor. Bir döngü sona eriyor ve yeni bir çağ ya da yeni bir tema öne çıkmak üzere. Toplum içinde bu yeni çağın gelmesine yardım ediyorsunuz. Bırakın benliğin daha pek çok kimliği olduğu olgusunu kavrayabilmek, insanlar şu anda insan olarak birçok kez yaşadıklarını bile ancak anlayabiliyorlar.



Benlik, hepsi merkezdeki bir ruhu oluşturan farklı yaşam biçimlerinden meydana gelir. Dünya yeni bir yöne doğru fırlatıldıkça üzerinde yaşayanlar Dünyanın titreşeceği yeni titreşime ayak uyduramayacağı için yok olabilirler. Ya da onları, ruhu oluşturan çeşitli kişiliklere göz açıp kapayıncaya kadar girip çıkma yeteneğine hazırlayacak olan değişimlere girişeceklerdir. Bu alanda öncüsünüz ve benliğinizin en önemli bölümleriyle karşılaşıyorsunuz. Karşılaşacağınız daha pek çok benliğiniz var.



Anımsayın, siz, kendini birçok gerçeklikte ifade etme arayışında olan daha büyük bir bilinç topluluğunun parçasısınız. Gerçekliğin bütün biçimlerini daha fazla anlamak üzere merkez ruhunuz pek çok çeşitli kimliğe, kol ve uzantıya sahip. Onun için gerçekliğin bütün biçimlerinde "iyi" olduğunuzu düşünmeyin. Aslında, "kötü" olduğunuz kimi zamanlar "iyi" olduğunuz zamanlara göre daha çok bilgi kazanırsınız. İyi insanlar olduğunuzda bazen o kadar safsınızdır ki olan biten hakkında hiçbir fikriniz olmaz. Keşiflerinizin sizi zorluklarla etkilemesine gerek yoktur. Size kazanç, daha çok bilgi getirmelerine, sizin için çok yararlı bir şey ortaya koymalarına niyet edin.



Kendi zekanızı kendinizden saklıyorsunuz. Gerçekliğinizi nasıl yarattığınızın, kaç düşünce boyutunda birden yer aldığınızın ve sadece bir şeylerin bekleyişinde olduğunuzu iddia ederek nasıl ortalarda dolaştığınızın ayırdında olmayı öğrenmek zorundasınız. Düşünceler bütün bu bilgileri taşıyarak an be an kafanızda yarış yapıyor ve siz gerçekliğinizi her an kendinizin yarattığınızın farkında değilsiniz. İnançlarınızı kendinizden saklıyorsunuz. Gücünüzü kendinizden saklıyorsunuz. Anımsayın, tür olarak televizyonlarınız ve eğitim sistemleriniz aracılığıyla güçsüzlüğünüze inanmaya programlandınız.



Gerçekliğinizi ancak kimi zaman yaratıp başka zamanlar ve belirli durumlarda gücünüzün olmadığını düşünme tuzağına düşmeyin. Deneyiminizin enginliğini hatırlamak zorundasınız. Zor ya da kötü görünen şeylere katılmak üzere bazı anlaşmalar yaptığınızı hatırlamak zorundasınız. Gerçekte, yükseltici olaylar çoğu zaman sizin zor dediğiniz deneyimlerin arkasındadır. Anımsayın, yarattığınız her şeyde bir fırsat vardır.



Sizler, Dünya barışını düzenleyip yeniden yapılandıran ve uygarlıkların tohumunu atan Oyun Ustalarının kendisisiniz. Bu uygarlıklar canlanıyor, harekete geçiriliyor ve siz şimdi varoluşun en heyecan verici mekan ve zamanlarından birindesiniz. Sizi destekleyen, sizinle birleşmek, sizin kanalınızla çalışmak, önünüzdeki işte size yardım eli uzatmak isteyen pek çok varlık var. Bu işi yerine getirmek için bir yığın metin okuyup bilgisayar çıktıları yutmak zorunda değilsiniz. Bütün yapmanız gereken kendinize güvenmek ve gerçekliğinizi, insan olarak başarmak istediğiniz şeye niyet ederek kendi öykülerinize göre tasarlamak. İmzanızın bu dünyadaki işaretinizin ne olmasına niyet ederseniz o olacak. O halde düşünüzü büyük tutun.



Kitaplık kartları olarak insanlar böcekler, bitki ya da hayvan alemlerince deneyimlenenden çok farklı bir bilgiye ulaşırlar. Yaşayan Kitaplık kendisiyle birleşilmek üzere tasarlanmıştır ve gerçekte onun ortaya çıkan yaşam biçimleriyle başka varlıklar Dünya gerçekliğinin bir biçimini deneyimleyip bilgi toplayabilir. Aranmaya niyet edilen şey, yapılan birleşme seçimiyle ortaya çıkar.



İnsanlar Yaşayan Kitaplığa tam erişim verecek şekilde şifrelidir. Başka enerjiler insanlarla birleştiğinde onların sözgelimi kurbağalarla birleşmeyeceğini gösteren formül ve şablonlar bulunur. İnsanlar, insan aracının nasıl hareket ettiğinin tam anlayışına sahip olmayan enerjiler tarafından kitaplık kartı olarak kullanılmıştır. Bu da insanlarda dengesizlik ve deliliğe yol açtı. Bazı varlıklar insanlara zarar vermeye niyetli olsa da çoğu yalnızca bilgisizliğiyle zarar verir. Bedenlerinizin birleşme enerjisini almaya hazırlanması, ne için erişilebilir olduğunuzun standardını belirlemek ve anlayış son derece önemlidir. Anımsayın, deneyiminizin evrensel neden sonuç yasaları boyunca ilerlemesini sağlayan yüksek benliğinizin yardımına sahipsiniz. Yüksek benliğiniz ayrıca kapı bekçisi ve gerçeklik bir alandan diğerine sürekli olarak yorumlanırken üçüncü boyuttaki eylem ve inançlarınız temelinde neden olduğunuz karşılaşmaları düzenleyen bir sekreter gibi hareket eder.



Uranüs ve Neptün'ün 1993’de Galaktik Işık Dalgası gelgiti olarak çakışım yapması gezegeninize bir elektrik akımı gönderdi ve insanlarda üçüncü bir sarmal olasılığını harekete geçirdi. Çakışım, ışık şifreli iplikçikleri birbirlerini çekip bu üçüncü sarmalı bir araya getirmek üzere tetikledi. Bu da, bildiğiniz benliğinizi çok boyutlu benliğe ulaştıracak olan bedenlerinizin içindeki elektrik akımını sağladı.



Büyük ölçüde hızlandırılmış bir zamandasınız. Sizler, her biriniz kişisel birer enerji girdabısınız. Bizimle bu on iki çakra oyununu oynarken çakralarınızı açıyor ve sınırsız sayıdaki bütün çok boyutlu kişiliklerinizin geçeceği kapılar yaratıyorsunuz. Bu kişilikler karışıp tek bir ahenkli birim haline gelebilir. Benliğinizin sizinle uyum içinde olmadığını hisseden farklı şekilleri var. Bunlar alanınıza girdiğinde sizi bekleyen sınav, bu ahenkli birimi yaratmak için onlara uyumlu olmayı öğretmektir. Kim olduğunuzu ve çok boyutlu bir kişilik haline gelen üç boyutlu bir varlık olarak satandardınızın ne olduğunu varlığınızın özünden bilmek zorundasınız. Standardı belirlediğinizde deneyiminiz ve sizinle birleşmesini istediğiniz bütün varlıklar bu seçim doğrultusunda düzene girer.



Çok boyutlu bir birleşim deneyimlediğinizde, "Bakın, dinleyin. Onlardan birisi olduğum için insan ırkının iyileştirilmesine çalışıyorum. Evrimleşmeye, daha büyük yeteneklere sahip olmaya, daha büyük rahatlık içinde olmaya çalışıyorum. Bu yetenekleri kendime, temasta olduğum insanlara, yani bütün insan ırkına, bu gezegene, bize evrimleşeceğimiz bir yer veren Toprak Anaya yarar getirecek şekilde kullanmaya niyet ediyorum", demek iyi bir uygulamadır. Eğer başka bir enerji bu tasarıya uymayacak olursa gider ya da en iyisi değişmeye ve durumu yeniden değerlendirmeye hazır olur. Çoğu zaman bir enerji şifa bulmak, sevgiyi aramak ve bilmediğini öğrenmek için gelir. Mum ışığı gibisiniz, benliğinizin farklı biçimleri böcekler gibi size çekiliyor. Alevin içine uçuyorlar, dönüştürüyorsunuz, yeniden doğuyorlar.



Şöyle söyleyebilirsiniz; "Niyetim, bu çok boyutlu deneyimleri nasıl kullanacağıma ilişkin daha büyük bir anlayış edinmektir. Niyetim, bundan nasıl çok daha fazla yaralanabileceğimi ve bununla daha fazla nasıl eğlenebileceğimi ortaya çıkarmaktır." Bu niyet, onun kanalıyla yaşanan deneyimin yapısını belirler. Niyet, gerçeklikte neyi görünür kılmak istediğinize ilişkin bilinçli bir saptamadır. Bundan ötürü, herhangi bir şey istediğinizde önce niyet edin, çünkü bu, gerçekliğinizi nasıl oluşturacağınızı belirleyecektir.



Gerçekliğin yeniden tanımlandığı bir zamanda yaşıyorsunuz. Onu yeniden tanımlayan sizsiniz. İstediğinizi talep ettikten sonra deneyimlediğiniz şeyi yorumlamak için bilgi ve yardım isteyerek kendinizi bir serüvenin içlerine doğru izleyin.



Bir kitaplık kartı olmak ne demektir? Kabul edilmeye doğru ilk adımınızı atıyorsunuz demektir. Başka enerjileri anlayış, anlarla bir araya gelme, birleşim, karışım ve onların sizin kanalınızla Yaşayan Kitaplığa erişmesini sağlamaya doğru bir adım attığınız anlamına gelir. Belirli bilinç durumlarına ulaştığınızda başkalarının da ayarlanabileceği bir radyo programı gibi bir elektromanyetik sinyal yayınlarsınız. O zaman da çok değerli bir hale gelirsiniz, çünkü başkalarıyla birleşebilirsiniz ve başkaları şifrelere bu şekilde ulaşabilir. Şifreler yaşamı yeniden üretmenin formüllerini içerir. İnsanlarda saklı en önemli bilginin ancak belirli bir bilinç durumunda varolup erişilebilir olması için birçok koruyucu önlem tasarlanmıştır. Bu olmaksızın kendilerini varoluşa sunamazlar bile. Formüller insanların içindeki yüksek düzeyli bir bilincin korunmasıyla varolur. Eğer yaşam ve varoluş niteliği değiştirilerek bozulacak olursa insanlar formülleri üretemezler.





Sizinle birleşmek isteyen bu varlıkların enerjisini hissetmenizi istiyoruz. Bir işaret vermelerini isteyin onlardan. "İşim kendim ve gezegenin yükselişini sağlamak. Eğer bu hedefle uyum içindeyseniz hoş geldiniz. Değilseniz yanıma bile yaklaşmayın. Bu saçmalık için ben yokum", deyin. Bu saptamayı yapmanız gerekiyor.



Şöyle de söyleyebilirsiniz; "Benim kanalımla çalışmak isteyen enerji, sizin gezegendeki yaşam ifadelerinizden biri olmaya razıyım. Kim olduğunuz öğrenmek, sizi anlamak istiyorum. Varlığınızın bana enerji vermesini istiyorum. Eğer enerjiye benim sahip olmadığım erişim olanaklarınız varsa bedenimde bu enerjiye yer açmaya hazırım. Lütfen bu olanakları benimle paylaşın."



Beliren enerjiler size seslenmeyecek olurlarsa şöyle söylemekten korkmayın; "Kapılar kapalı. Siz bana göre değilsiniz. Başka birini bulacağım." Başka birisini de bulacaksınız, çünkü standardınız deneyiminizi yaratır. Bir kez namı diğer görünmezlerle rahatça dostluk kurar hale geldikten sonra “bana göre olmayan tipler”i daha iyi anlayıp inceleyebilirsiniz. Gerçekte hepsi bütün ilişkinin parçalarıdır.



Daha fazla sorumluluk alın. Bedeninizi çok boyutlu enerjinin farkındalığını barındırmaya hazırlamak için gerekli olan pek çok şey vardır. Yoga, esneme hareketleri, nefes egzersizleri, bedeninizi destekleyici yosun ve otlar enerjinin hareket edebileceği bir alan yaratır. Çok boyutlu zeka titreşimini barındırmak için bir beden gereklidir, onun için işinizin bir bölümü de belki bu hazırlığa ilişkin olacaktır.



Sizinle çalışmak isteyen enerjilere sorun. Dünyada bir tanrı ya da tanrıçaya soru sormak çocukken bir yetişkine soru sormak gibi terbiyesizlik sayılır. "Çocuklar ayak altında dolaşmaz, sesleri çıkmaz." Tanrıların çocukları olarak büyükler karşısındaki aynı görünmezlik ve sorgusuzluk ilkesini uyguluyorsunuz. Size her şeyi sorgulamanızı öneriyoruz bizim söylediklerimiz de içinde olmak üzere çünkü bu yalnızca hakkınız değil, sorumluluğunuz da. Kendi kendinizin hakimi olmanın, bedeninize sahip çıkmanın ve gerçekliğinize varolma komutunu vermenin anahtarı bu.



Solar plexusunuzdan çıkan ve çeşitli benliklerinizin vizyonuna ulaşan sarmallar yaratmayı öğrenin. Sarmalların sizi amacınıza bağlayacağını göreceksiniz. Üçüncü boyuta ait bakış açınızdan gördüğünüz benlikleri yargılamayın. Çünkü yargılar, aynı temayı zaman içinde farklı kostümlerde tekrarlayan gerçeklik tuzak ve döngüleri yaratır. Çoğunuzun yaptığı anlaşmalardan biri de bu yolculukta yargının ötesine geçmekti. Bu tavrı korumak çok önemlidir.



Çok boyutlu benlikleriniz evriminiz sırasında sizi tedirgin edebilir. Siz kendi ışığınız ve kendi gölgenizsiniz. Ayrı olduğunuz oyununu oynuyorsunuz elbette. Şimdi de Işık Ailesi üyesi ve iyi çocuk olduğunuz oyununu oynuyorsunuz. Ekipler olduğunu söylüyoruz ışık giysili ekiplerle kara giysililer ve siz sadece bir beyaz giysili, ışık bedenli olduğunuzu düşünebilirsiniz. Size İlk Yaratıcının bütün bu ekipleri oluşturduğunu ve eğer İlk Yaratıcının evrenindeyseniz aynı zamanda bütün bu ekiplerde de olduğunuzu anımsatırız.



Sizin doğal durumunuz ve evriminizin yönü, bu gezegende barış yapmak, barışı başka dünyalara da götürmek isteyen çok boyutlu bir kişiliktir. Anımsayın, barış, yaşamınız için seçilen standart demek olan kararı içerir. Günün birinde bütünlenecek pek çok koşut anı ve ortaya birdenbire çıkan fikirler olacak. Bir yanınız hiçbir şeyin olmadığından o kadar eminken benliğinizin pek çok deneyimleyen katmanı olduğunun bilincine varacaksınız. Bu gerçeklik düzlemleri bölünüp ayrılmaya başlıyor ve siz beceriler ve ifadenizin yeni yönlerine doğru ilerliyorsunuz. İş şimdi bu şeyleri yakalamak yıllar boyunca ortaya çıkarmaya esinlendiğiniz şeyin yolundan gitmeye daha fazla zaman ayırmak.



Buraya Dünyanın elindeki olasılıkları değiştirmeye geldiniz. Farkında olduğunuzdan çok daha fazla şeyi bedeninizle yapıyorsunuz. İçiniz geçtiğinde, daldığınız ya da uyuduğunuzda nereleri gezdiğinizin birdenbire bilincine varacağınız gün gelecek. Çağlar önce bu becerileri geliştirmek esaslı bir eğitim gerektiriyordu. Bugünse sürekli ışıkla yıkanıyorsunuz ve bedeninizdeki ışık arttıkça daha büyük benliğinizin yeniden düzenlenmesi de o kadar etkinlik kazanacak. Bu süreç boyunca güçlü bir benlik şu anda olduğunuz varlık anlayışını koruyun. Yarattığınız araca karşı sevgi ve iyilik anlayışını sürdürün.



Dünyanın bu değişimden kimseye bir yarar sağlamaksızın mı geçtiğini sanıyorsunuz? Işık olup sevgiyle gelerek burada olana erişmek ve olayların akışını değiştirmek üzere sabırla Dünyayı bekleyen milyonlarca varlık var. Bu değere erişebilmeniz için kim olduğunuzu bilmeniz ve bunun herkes tarafından hissedilmesi gerekiyor. Heyecan ve değişimin içeriden yaratılması için Dünyaya enerji gönderiliyor. Bu, zamanların tasarımının bir bölümü. Bir araya geldikçe bilmeye, anımsayıp hissetmeye başlıyorsunuz. Birdenbire artık her şey eskisi gibi olmaktan çıkıyor.



İçinizde harekete geçirilen hafıza bedensel tepkiler yaratabilir. Çünkü fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerinizin hücrelerinde yer almakta ve anlaşılmaya gereksinim duymaktadır. Yeni bir şeye doğru gelişiyorsunuz ve bunun çerçevesini oluşturmaktasınız. Sizi bedeninizi fantazinize uygun herhangi bir deneyim biçimiyle duruma uyarlamaya teşvik etmek isteriz. Şiatsu, masaj, masaj terapisi ya da zihinsel, fiziksel, ruhsal ve duygusal bütün bedenlerinize ulaşabileceğiniz herhangi bir yöntem uygulayabilirsiniz. Enerjinin takılıp kaldığı yerden hareket etmesi için bu yöntemleri kullanın.



Büyük miktarlarda su içmenizi, nefes alıştırmaları ve hava almaya zaman ayırmanızı, ses çıkarma ve sınıflandırılmamış sesin kendisini sizin bedeniniz aracılığıyla ifade etmesi uygulaması yapmanızı öneriyoruz. Bedeninizi etkin ve canlı tutun. İletişim kurmaya, barış içinde meditasyon yapmaya, size içinizden seslenen her şeye kulak vermeye zaman ayırın. Keşiflerinizi hayata geçirin ve yol boyunca istediğinizin ne olduğunu niyetinizle ifade edin.



Bu oyunlarla bir çocuk gibi oynayabilir, güzel bir zaman geçirebilirsiniz. Ancak, daha derin bir düzlemde Şamanizm sanatını birçok dünyayı anlayıp etkileme yetisi icra etmekte olduğunuzu bilin. Şaman tek bir dünyada yaşamaz. Başka dünyaları nasıl yardıma çağıracağınızı öğrenip uyum ve işbirliği içinde yaratıcı bir enerji alışverişinde bulundukça değişirsiniz. Varolan her şeyle ortaya çıkan ilişkisini keşfeden güçlü, bireysel kimlikler olarak siz Dünyalılar, her zaman yuvaya geri dönün.



Ne kadar kararlı, güvenilir ve istikrarlı olduğunuzun görülmesi için sınanıyorsunuz. Çünkü gelecek yirmi yıl içinde başka boyutlardan beliren anormallikler karşısında çok sarsılacaksınız.



Çeşitli boyutsal kapılar ardına dek açılıyor ve ayrı tutulmuş olan şeyler süzülüyor, ilerliyor, yer değiştiriyor. Onun için, bulundukları yerde hiçbir işi olmayan nesne, yaratık, yaradılış ve olayları ortaya çıkarabilirsiniz. Soyu tükenmiş sayılan yaratıkların geri döndüğünü, hayvanların birdenbire, hiçbir iz bırakmaksızın kaybolduğunu ve gezegenin dört bir yanında çeşitli bitki türlerinin ortaya çıktığını görebilirsiniz. Kişisel eşyalarınız sahip olduğunuz şeyler günün birinde yer yarılıp içine girebilir. Siz kim olduğunuzu ve bütün varoluşla ilişkinizin ne olduğunu ele alırken gerçekleşecek olan tuhaflıkların birkaçı bunlar.



Negatif düşünce biçimlerinin etkisi altına girmeniz hiç olmadığı kadar kolay. Neden? Çünkü insanlar hiç olmadığı kadar çok negativite yaratıyor. Gazeteleriniz sizi sevince mi teşvik ediyor, olumsuzluğa mı? Gezegene gelmekte olan daha yüksek enerji frekansı, korkunun düşünce formu ile aşırı yüklenmiş, artık kendisine yetemez olmuş astral alemi paramparça ediyor.



Astral dünyanın kendi nüfus patlamasıyla çöküşü gezegeni kesin olarak yoğunlaştırıyor. İnsanlar daha da korkmuş durumda ve yükün ağırlaştığını hissediyorlar. Düşünce biçimleri negativiteye bağlanmaya çalışıyor; çoğu zaman sevinçten çok acı, yükseliş, güven ve tanrısal soğukkanlılıktan çok tasa içinde oluyorsunuz. Ancak bu bir seçim sorunu. Neyi seçmek istiyorsunuz? Neye odaklanacaksınız?



Buradaki oyunun adı berraklık. Eğer benliğinizi berraklık olmaksızın açacak olursanız titreşiminize uymayan enerjiler çekmeniz çok kolay olur. Böyle enerjilerin kötü olduğu anlamına gelmez bu; yalnızca titreşimsel niyetinizle uyum içinde titreşmedikleri anlamına gelir ki bu da elbette sizin tarafınızdan anlaşılmayabilir. Tavrınızda kararlı değilseniz enerjiler bütünleşmediği için karmaşa doğabilir. Düşünce biçimleri size takıldığında duygularınız deneyiminizin niteliğini belirler. Her zaman mutluluk içinde ve kusursuz bir şekilde hareket etmek çözüm değildir.



Kendinize auygusaı ueneyımıeruen geçme ve oumaruan uers aıma izni verin. Tutunduğunuz karanlık ruh halleri ve enerjiler son derece büyük zorluklar yaratabilen alışkanlık ya da kalıplara dönüşür. Bizim verdiğimiz adla kozmik bir çekici, bütün niteliksiz enerjilere açık bir kapı haline gelebilirsiniz. İlk Yaratıcının her şeyde olduğunu bilgisiyle de bu gerçekten bir açmaz yaratabilir.



Varolan her şeyle ilişki içindeki öz keşif sürecine doğru açıldığınızın bilincinde olun. Gerçeklik ve düşünceler sizin kanalınızla ortaya çıktıkça sevgi, şefkat ve anlayışla varoluşun bir yönünü temsil eden büyük ikilem ve kutuplaşmayı daha fazla deneyimleyebilecek hale geleceksiniz. Anahtar, keşif yolculuğundan zevk almak ve içindeki mücevheri bulmaktır.



Kendinizi bir kapı, duygularınızı da siz diğer boyutlar için kapı bekçisi olduğunuz için bu zamanda Dünya düzlemine hangi tür enerjinin girmesine izin verildiğini belirleyen koruyucular olarak düşünün. Kendinizi sevmek zorundasınız, çünkü kendi içinizden ve bu gerçeklik içinde hareket etmektesiniz. İşgal ettiğiniz fiziksel beden sizin evinizin durağını temsil ediyor. Fiziksel bedeninizin bütün öyküsü sizi anlamlı olduğunuzun farkına vardığınız bu belli bilinç noktasına getirdi. Bedeniniz sizin taşıma aracınız, Mercedes'iniz ve bedeli daha düşük bir şeymiş gibi davranamazsınız ona, en azından bu rauntta davranamazsınız. Sınırlarınızı belirleyen, "Bu iyi geliyor, şu gelmiyor. Şuna peki, buna değil", diyen sizsiniz. Kendinizi sevin ve yarattığınız ne olursa olsun ruhsal büyümeniz için bir fırsat taşıdığına inanarak suçluluk duymaksızın hareket edin.



Hamur açıp pastalara biçim veren bir fırıncı gibi düşündüğünüz her bir düşünce yaşama geçer, biçim bulur. Bir şey düşündüğünüz her zaman ortaya bir düşünce formu çıkar. Bu düşünce formu sizinle birlikte çalışır ve kitlesel düşünce biçimlerinin eterik alanında can bulur. Harekete geçirdiğiniz şey, iyi ya da kötü, deneyimleyeceğiniz şeydir. Yaratıcı sizsiniz. Belki artık temel düşünce ve inançlarınızla harekete geçirdiğiniz şeyin ne kadar derin olduğunun bilincine varıyorsunuz. Kıskanç olmanın, nefret, öç alma ya da benzeri şeylere güç kazandırmanın yararı yoktur. Çünkü onlara yaşam verdiğinizde yaratıcı gücünüzü kişisel olarak deneyimlemeniz için size dadanmak üzere geri dönerler.



Bedeninizi ve kendinizi sevdiğinizde neye açık olduğunuz konusunda belirli sonuçlara varırsınız. Niyetiniz varlığınızın hücrelerinden ifade edildiği için moleküllerinizin neye açık olduğu konusunda düdüğü öttüren olmayı öğrenirsiniz.



Size, sahip olmanın kurallarını öğretiyoruz. Çok boyutlu benliğinizin bir araya gelişini içinizde barındıracak kadar güçlü olmak için kendinizin hakimi olmak zorundasınız. Eğer niyet titreşiminiz açık ve güçlüyse bununla uyuşmayacak olan size doğru çekilemez bile. Anımsayın, inançlarınız temelinde kendi gerçekliğinizi yaratıyorsunuz.



Enerjiler sizin yaşam gücünüz, belkemiğinizin temelinde yer alan ve yukarı doğru, en iyi durumda bütün fiziksel bedeniniz boyunca yükselen kundalininizle yaşar. Çoğunlukla insanların kundaliniyi anlamaya en çok yaklaştıkları alan cinsel tutkudur. Anımsayın, cinsel arzu denilen bu güç yaşam yaratabilir. Tutkunuz kendi yolundan içinize sızıp sizi yaşamı sürdüren insan kılabilir. Siz canlılığının ve yaşam yaratıcı özelliklerinin farkına varmasanız bile çeşitli şekillerde emilebilir ya da çekilebilir. Size düşen sorumluluk, kundalininizi bütün çakralarınız boyunca önce bedeninizde ve sonra da dışında yükseltmek ve bu gücü yaratmada kullanmaktır. İçinizdeki yaşamsallık size cesaret, incelik ve zihninizle ekeceklerinizde bahçıvanlık becerilerinizi kullanma güveni verecektir.



Posede (ele geçirilmiş) kişiler çoğunlukla kendilerine geri dönen düşünce formlarını deneyimlerler. Ruhsal krizler, onları rahatsız etmek üzere başkalarına kasıtlı olarak bir şeyler gönderen insanları içine alır; sürecin yaradılışı her iki tarafın da varlını gerektirir. Her evrimsel yolculuğun toplamı yaptığınız her şeyin bütünlenmesi ve gölgeyle karanlığın kabul edilmesidir. Yarattığınız şeyin sorumluluğunu üstlenmek zorundasınız. Bilmediğiniz sürece bundan başka türlü nasıl sorumluluk alabilirsiniz ki?



Bazen bunu size bildirmek isteyen bir enerji olur, olağan durumunuzda olmadığınızı anlamanız için bir şeyler yapar. Ortada bir varlık olduğunu anlamanız ve sizin dikkatinizi çekip çekemediğini görmek için hareketini abartır. Şöyle karşılık verebilirsiniz bu varlığa; "Tamam, peki, burada olduğunu biliyorum. Anladım. Varlığını hissediyorum. Bu kadar abartmana gerek kalmadı artık." Enerji sizinle birleştikçe kendisini nasıl değiştireceğini öğrenecektir. İletişim kanallarınızı açık tutmak zorundasınız. Üçüncü boyutta karşınızda belirmiyor diye enerjinin sizin onunla iletişim kurduğunuzu anlamadığını düşünmeyin.



Çok boyutluluk ve birleşim aleminde hayvanlar ustadır. Hayvanlar boyutlar arasında hareket eder. Hiçbir hayvan ya da kuşu bir görüp bir kaybettiğiniz oldu mu? Hayvanlar yaşam niteliğiyle çok ilgilidir sizden çok daha fazla. Yaşam niteliği kuşkulu bir haldeyse hayvanlar kendiliğinden daha destekleyici bir gerçekliğe göçer. Hayatta kalma için programlandıklarından varoluşun başka alanlarına doğru hareket ederler.



Hayvanlar zeki ve esnektir. İnsanlardan çok daha fazla serüvenleri vardır. Alışveriş merkezleri, mezarlıklar inşa etmeye, televizyon ve sinema seyretmeye, kendilerini yüzeysel eğlence çeşitleriyle oyalamaya gereksinmezler. Hayvanların canının sıkıldığını mı sanıyorsunuz? Ne yapacaklarını bilmediklerini mi düşünüyorsunuz? Anlayamadığınız çok, pek çok serüven yaşar onlar. Ama günün birinde anlayacaksınız.



Sözgelimi böcek ve kurbağalar çıkardıkları seslerle boyutsal arterlerin kapılarını açar. Kimi hayvanlar sesi kullanarak yolculuklara çıkabilir. Bütün varlıklar pek çok gerçekliğe yolculuk yaparak düş görür. Rüya kavramını anlamanın en ıyı yum, uyuduğunuzda varolmayan başka bir dünyaya gittiğinizi bilmektir. Hafıza açık olsun olmasın, her şey birbiriyle bağlantılı olduğu için varlığını sürdürür. Böcekler, solucanlar ve kurbağalar bir gerçeklikten diğerine geçtiklerini bilirler. Başka dünyalara giderler, bununla birlikte hemen buracıkta, bu dünyadadırlar.



Böcekler bu gezegende herhangi diğer bir hayvan sınıfından daha büyük sayılarda temsil edilir ve daha az yer kaplarlar. Dengeyi korurlar, çünkü böcekler olmasa gezegeniniz varolamazdı. Kimi yaratıcı tanrılar görünüm ve kişilik olarak böceklere benzer. Yan insan, yarı böcek olan varlıklarla karşılaşıp fotoğraflarını çekmiş kişiler vardır. Yaratıcı tanrılar kendi türlerinin sessiz temsilcileri olarak burada bulunmak üzere kendilerini kopyalamışlardır.



Böcekler şu anda kavrayamayacağınız bir şekilde sizinle birlikte çalışmaktadır. Tesadüfen size konduklarını ya da üzerinizde yürüdüklerini sanıyorsunuz ama gerçekte onlar sizin elektromanyetik frekansınızı denetler. Böceklere kendinize göründüğünüz gibi görünmezsiniz. Siz bir güç alanısınız ve çıkardığınız salgılar nedeniyle bazı bölümleriniz böceklere çok çekici geliyor. Sizi oranızdan buranızdan şöyle bir soktuklarında belki de onların varlığına alışıyorsunuzdur.



Bilinç ve varoluşta belirecek olan pek çok yaşam biçimi vardır. Siz bu yaşam formlarını yakalayıp hayvanat bahçesine koymak istiyorsunuz. Onlar için sizler demir parmaklıkların ardında hapishane gibi bir hayvanat bahçesindesiniz. Onlar size yardımcı olmak ve türler arası iletişimi yeniden öğretmek istiyorlar. Sizin belirli hayvan ya da türleri anlayıp anlayamadığınızı görmek için bekliyorlar. Siz zekayı bütün yaşam biçimlerinde tanıdığınızı gösterdikçe çeşitli türlerin elçisi ya da diplomatik temsilcisi olma niteliklerini edinmeye başlıyorsunuz. Yaşam gerçekten de çok tuhaf bir hale gelecek.



Kurbağa öttüğünde hayvanlar alemi özellikle böcekler, ama bunun yanında hayvanlar aleminin pek çok üyesi için başka boyutlara bir açılım yaratılır. Kurbağa ve böcekler frekansı yakalar. Belirli becerileri vardır. Gece ya da günün sessizliği içinde öten kurbağalar ahenkli ve döngüsel bir momentum yaratırlar. Çevredeki enerjiler bu sesin içine girip oldukça kolay bir şekilde başka yaşam biçimleri halinde varolmanın nasıl olduğunu deneyimlerler.



Bütün hayvanlar çok düzlemli gerçekliklerle insanlardan çok daha fazla uyum içindedir ve size bu gerçeklikleri öğretebilirler. Kimi insanlar Yaşayan Kitaplıkta olmanın nasıl olduğunu keşfetmek üzere hayvanlarla birleşip hayvanlar alemini inceleyebilirler.


Pek çok son derece zeki yaşam biçimi hayvan ya da bitki alemleriyle birleşerek kendilerini tezahür ettirebilir. Bu şekilde sizin gerçekliğinize bir göz atabilirler. Şimdi bu son derece zeki yaşam biçimleri, sizlerle, kitaplığın kartlarıyla birleşmek istiyor. Kitaplığa insan olarak sizin kanalınızla ulaşmaları, sincap olarak gelip erişmelerinden oldukça farklıdır. Sizler karmaşıksınız. İçinizde olağanüstü bir bilgi taşıyorsunuz. Siz kendinizi başka duyarlı varlık biçimleriyle birleşmeye hazırladıkça gezegeninize barış getirebileceksiniz. Olağanüstü bir yeni yükseliş, yeni bir varoluş biçimi, yeni bir dua getirebilir hale geleceksiniz. Sanki sizin içinizden geliyormuş gibi olacak bütün bunlar, ancak siz işin içinde sizden fazlasının olduğunu bileceksiniz. Bütün yaşam biçimlerinde büyük bir zeka olduğunu ve bütün yaşam deneyiminin sizi beklediğini bilin. Duygusal benliklerinizi açın ve sevginin yaşamsal gücünü ruhsal evriminizin anahtarı olarak kullanın.





Enerji Alıştırması



Rahatça oturun, birkaç derin, merkezlenmiş nefes alın, gev şeyin ve yaşadığınız ana gelin. Kendinizi bir grup sevdiğiniz ve güvendiğiniz insan içinde canlandırın. Başka dünyalarla karşılaşmak üzere bir ışık kapısını açmak için toplanmışsınız. Yukarıdan gelen bir ışık sütununun bedeniniz ve gruba nüfuz ettiğini hayal edin. Bu ışık sütunun üzerinde gerçekliklerin karşılaşacağı bir açılışı oluşturan pek çok enerji yolculuk ediyor.



Bu kapının açılışına niyetinizi iletin ve varlığınızı bildirin. Bütün enerji ve gerçekliklere sizinle birleşmeleri için şu anda anladığınız şekliyle sevgi frekansının sizin yorumunuza uyan titreşimsel bir uyumun gerekli olduğunu belirtin.



Kendinizi gruptaki diğerleriyle birlikte açılışın çevresinde halka oluşturmuş bir şekilde canlandırın. El ele, kol kola ayakta duruyorsunuz. Sevinç dolusunuz ve birliğin ilerlemenizi sağladığını hissederek birlikte başardığınız işe gülüyorsunuz.



Şimdi, grup olarak ışık kapısından geçin. Yukarı gidin ve kapınızın gezegeninizdeki diğer kapılarla bağlantınızı kuracağı yeri konumlandırın. Kendinizi başka boyutsal kapılara ilerler ve ışık çemberleri oluştururken görün. Işığınızı alın ve onunla algılayabildiğiniz kadar çok kapıyı birbirine bağlayın. Enerjilerin Dünyaya girebilmeleri için keşfetmekte ve barındırmakta olduğunuz frekansla, sevgi frekansıyla karşılaşıp uyum sağlamaları gerektiği düşüncesini hayal edin ve çevrenize yayın.



Siz ve grubunuzun rüzgarlarla yayıldığını, ışık çemberleri oluşturup başka ışık çemberlerine katıldığını ve Dünyanın her yerinde olduğunu canlandırın. Şimdi artık tutkuyla taşıdığınız sevgi frekansı tarafından desteklendiğinizi hissediyorsunuz.



Dünyanın çevresinde böyle çemberler oluşturarak yolculuk yaparken yolculuğunuzu destekleyen enerjileri hissedin. Gezegeninizin ötesini hissedin. Kim olduğumuzu hissedin. Pleiades enerjisinin kişisel çakra sistemine girip onu sarmaladığını hissedin. Bırakın sevgimiz şu anda anladığınız sevgi frekansıyla birleşsin. Kendinize birkaç dakikalığına varlığınızı onurlandı ran enerjiler tarafından desteklendiğinizi, beslendiğinizi ve esirgendiğinizi hissetme izni verin. Biz varlığınızın özünü seviyoruz.



Şimdi de galaksinizde bizim sahip olup işlettiğimiz bir kapı düşleyin. Sizin Pleiadesli dostlarınız olarak buradan geçecek olan frekansın kapı bekçisi olarak hareket ediyoruz. Bırakın bu zamanda bu kapıyı sizin için açık tutalım ve başka sistemlerden gelen sevgiyi süzelim. Gezegeninize kapılar açıldıkça sevginin aşağıya süzüldüğünü hissedin. Altın akışlı ışık ışınlarını hayal edin ve bedeninizdeki bütün hücrelerin ürperişini hissedin. Bu ışık tarafından kucaklanıp çevrelendiğinizi duyumsayın. Sevginin gezegene girmesine ve onunla karşılaşan sizlere alternatif bir yaşama biçimini anımsatmasına izin verin. Bırakın yeni bir varoluş şablonu, yeni bir ideal önersinler.



Keşfetmek ve anlamak istediğiniz kimliğinizin içinde kendinizi şimdi de bir aynanın karşısında ayakta dururken canlandırın. Fiziksel bedeninizin değiştiğini görün. Sevgi sizi dönüştürürken moleküllerin hareket ettiğini görün. Koruyun bu sevgiyi, o sizin varlık ve değeriniz. Bu sevgi yaşam biçimi içindeki sizsiniz. Korumaya yöneltildiğiniz sevgi, enerjinin çeşitli gruplarının birleşmesinin, bu enerjileri evreninizin yeni bir yaratıcı ifadesi haline getirmenin anahtardır.



Ağırlıksız bir şekilde enerji dalgaları, açılım kapıları arasında ilerlediğinizi düşleyin. İnsan biçiminde, bir sevgi anlaşmasının taşıyıcısı olarak varoluşun ön planına fırlatıldığınızı canlandırın. Nefes alın, soluğunuz içinizi doldururken çevrenizdeki sevgi frekansını hissedin. Sevgi frekansı bedeninizin her yanına gönderiliyor ve onunla ne yapmayı seçeceğiniz size kalmış. Frekansın sizi şimdi de engin bir sakinlikle doldurduğunu hissedin. Siz frekansınızı gezegeninizin dört bir yanındaki kapılarda korurken gezegenin sizin kanalınızdan akan sevgiyle çevrelendiğini canlandırın.



Şimdi kendinizi olduğunuz yerde sarmallar çizer, dönerken hayal edin. Giderek hız kazanan bu dönüsü her neredeyseniz fiziksel bedeninizle birleştiriri. Sevginin sizin içinizde döndüğünü ve nereye giderseniz gidin her şeye dokunduğunu hissedin. Dönüşün giderek hızlandığını, bilginizin giderek berraklaştığını canlandırın.



Bir süre bu enerji içinde kalın. Sevgiyi hissedin arayın, bilin, paylaşın, merak edin, isteyin, sizin olacaktır. Dünyanızı ifade ettiğiniz her düşünceyle değiştirdiğinizi bildiğinize inanıyoruz. Dünyaya böylesine gönülden sevgi ve barış düşünceleri bağışladığınız için size teşekkür ediyoruz. Bu, bütün varoluşu etkileyecektir.


Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 31/01/2009 :  23:56:14  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Kesinlikle, "İşim kendim ve gezegenin yükselişini sağlamak. Eğer bu hedefle uyum içindeyseniz hoş geldiniz. Değilseniz yanıma bile yaklaşmayın. Bu saçmalık için ben yokum".Öyle kafama ses gönderip, "biz ışığız" demekle olmaz bu iş, ben ispat isterim.Bu da zorunuza gidiyor ise, kusura bakmayın DNA'mla oynarken düşünecektiniz bunu.:))))))O zaman çok eğleniyordunuz değil mi?Şimdi de ben eğleniyorum.:)))))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 01/02/2009 :  10:41:01  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Siz Orion'lu KH Negatif Olsaydınız Hangisine Saldırırdınız?

Kırael, Fred Sterling

Başmelek Mikael, Ronna Herman

Başmelek Ariel – Isaac George

The Grup, Steve Rother

Solara, Solara

Kryon, Lee Carroll

Poseidon,

İsa/Sananda, harridas melchizedek

Tobias, Geoffrey Hoppe

Yeshua,

Ramtha, J.Z.Knight

Ra, Don Elkins; Carla Rueckert; James Allen McCarty.

Silver Birch, Maurice Barbanell

Kuthumi, John Armitage

Metatron, reniyah wolf

Maitreya, Margaret Birkin - harridas melchizedek

Djwhal Khul, Terri newlon

P'taah, Jani King
Bartholomew - Mary-Margaret Moore

Ashtar Sheran - Peer Grubunun iki medyomu

Pleiades, Barbara Marciniak

White Eagle, Grace Cooke

Amona, Mark Dewey

Abraham, Jerry and Esther Hicks

Lazaris, Jake Pursel

Gaia, Pepper Lewis


Tüh Kasyopya'lıları Listeye bile almamışlar "Genel Kanalcılar" :))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 02/02/2009 :  17:35:43  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote

8. TANRILARIN ARMAĞANI



Orgazm deneyimi bedeninize şifa ve canlılık enerjileri gönderir.

Yaşayan Kitaplığın bedeninizdeki kapısı cinsel organlarınızdır ve bu kapıyı nasıl kullanacağınızı öğrenecek olursanız zaman kayıtlarına açılan bir kapı işlevi görür. Genellikle insanlar bir araya gelir ve birkaç dakika içinde çiftleşirler. Çoğunlukla birbirlerini cinsel olarak incelemeye vakit ayırmazlar, çünkü haz dolu zevk kimi zaman derin duygusal acıyla birlikte anılır. Çoğunuz, bu zevki aramaya karşı duyduğunuz utançla damgalanmışsınız. Anımsayın, öykü ilerledikçe size tanrıların armağanı sunulur.


Dünyadaki kaç düşünce okulunun başarıyı cinselliğin ötesine geçmekle değerlendirdiği bizim için ilginç. Sizi kimliğinizin özünden uzaklaştıran düşüncelere karşı uyanık olun. Bu düşünceler, kavramlar kulağa yüce gelebilir, ancak sizi dünyevi oluş ve fiziksel biçiminizin zenginliğinden de uzaklaştırırlar. Salgılarınız ve gizemleriniz, derin bir ilişki aracılığıyla dinginlik, incelik, huşu ve saygıyla incelenecek armağanlardır.


Niyetimiz, içinizdeki cinselliği yeniden yorumlama esini vermek. Lütfen şunu anlayın, Dünya değişimlerinden geçtikçe her alanda ilerleyecek ve düzene sokulacaksınız. Yalnızlıktan korkmanıza gerek yok -arzuladığınız en derin ilişkiyi ortaya çıkarma yeteneğine sahipsiniz.


Cinsellik bedeninizi bir şifa durumuna getirir ve kapıları yıldızlara açar. Bağlı, sevgi dolu bir ilişkideki cinsellik derin olabilir ve sizi başka dünyalara götürür, bedeninizi canlandırır, bedeninize en yüksek ideallere getirilmiş davranış kalıplarını anımsatır.


Cinsel ifade hem ruhsal hem de fiziksel alemlerin araştırılması olanağını sunar. Denge gereklidir. Özünde ebeveyninizin cinsel ifadesiyle oluşmuş fiziksel bir beden içinde yaşıyorsunuz. Cinsel enerjinizde rahat olun; içinizden akan bu yaşamsal gücü onurlandırıp kabul edin. Sizi yükselmiş, zenginleşmiş ve siz olan aracınızı anlamış olarak görmek istiyoruz.


Gezegeninizde cinsellik konusunda cehalet içinde tutuldunuz. Gerçekte kozmik bir olayken sizin için cinsellik en iyi olasılıkla iyi gelen bölgesel bir harekettir. Ne zaman başka birisiyle seks yapacak olsanız bir enerji kalıbı hemen sizi birbirinize bağlar ve görünmeyen enerjileri kendine çeker. Tanrı ve tanrıçalar hormonlarınıza deli gibi aşıktır -o kadar ki bir zamanlar hormon salgılamasının belirli bir aşamasında sizi canlı canlı yerlerdi. Bu bilgiden hoşlanmayabilirsiniz, çünkü sizi kendinize karşı daha da sorumlu kılar. Dönüp yaşamınızla ne yaptığınıza bakmaya iter. Yapmış olduklarınızı, bulunduğunuz yeri yargılamazsınız. Bu ya da başka bir yaşamda, anımsadığınız kadarıyla yaptıklarınızdan ders alacaksınız.


Gerçekleştirmeye çalıştığınız ideal, cinsel ifadenizi bozulmada değil canlanmada kullanmak olacak. Cinsellikle ilgilenmek, hormonlarla ilgilenmek demektir. Cinsellik hücrelerinizin özünü uyarır, ışık şifreli iplikçikler birbirine dolanır. Bir mıknatısta enerjilerin hepsi bir hizaya girer ve aynı yöne döner. Cinsel açıdan uyarıldığınızda hormonlarınızda başlayan dansı ettiğinizde bütün bedeniniz belli bir yöne doğru yönlenir. Siz ve birlikte olduğunuz kişi bu düzene girdiğinizde kuzey ve güney kutupları gibi olursunuz. Normal olarak bedeninizdeki hücreler insanların her yöne hareket ettiği Büyük Ana İstasyon ya da benzeri yerlerdeki başıboş kalabalık gibidir. Sonra, cinsel etkinlik sırasında sanki bir düdük öttürülür de herkes dönüp aynı yöne bakar gibi olur. Cinsel etkinlik sırasında diğer kişiyle gerçek bir bağ kurduğunuz duruma eriştiğinizde birbirinizi harekete geçirirsiniz ve hücrelerinizin enerjisi bir yönde dizilir. Bedeniniz bir mıknatısa dönüşür. Siz ve diğer birey yüksek bir elektromanyetik güç durumuna ulaştığınızda birbirinizi çeker ve aranızda bir denge yaratırsınız. Bunda ustalık kazandığınızda birbirinize dokunmanız bile gerekmeyecektir. Aranızda bu sevgi ağını yaratabilirsiniz. Bu güç alanı yoluyla iç bedenleriniz gelişir ve başka dünyalara gider.


Çoğunuz yedikleriniz konusunda seçicisiniz. Bedeninize nasıl zevk vermek istediğiniz konusunda da seçici olun. Kendinize zevki keşfetme, onun hakkında konuşma ve hissetme izni verin. Bedeninize bakın -çıplak ayakta durun, sahip olduğunuz her girintide kutsal olanı bulmak üzere her konumda bakın ona. Anımsayın, araba kullandığınızda "Aman bagaja bakmayın!" gibi bir şey söylemezsiniz. Olduğu gibi kabul edersiniz. Sizi bir yerden bir yere götürmek için arabanın her parçası birlikte çalışır. Bedeniniz için de aynı şey geçerlidir.


Cinselliğin size verilmiş en heyecan uyandırıcı armağanlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Dünyada daha iyi bir zaman geçirebilmeniz için sizlere bu yolculuğun içlerine doğru rehberlik
etmek istiyoruz. Kendinizi ve Dünyayı sevin. Çünkü siz bir ve aynı şeysiniz. Bu bedeninizin her bölümü için geçerli. Cinsellik üzerine konuşmanız gerek. Bedeninizin her bölümünü sevmeye ve kendinize bedeninizin her bölümünü onurlandıracak bir eş seçmeye ilişkin bir anlaşma yapın. Eşinizin sizin tanrı/tanrıça gücünüzün bu görkemli bölümünün yolunu açmak için istek ve arzulu olacağını bilin.


Sizinle cinsellik üzerine konuşmak bizim için çok önemli. Atalarımız sizi cinselliğinizden uzaklaştırmak ve onu yanlış anlamanıza yardımcı olmaktan sorumluydu. Siz yaşam önceliklerinizi anladıkça gelecek olan şifa, cinsellik adı verilen bu yaşamsal gücü anlamakla gerçekleşecektir. Bu, gezegende gerçekleşmesi gereken temel şifa olgularından biridir.


Sizin için bazı önerilerimiz var. Bunlar bir eşle nasıl bir araya gelineceği ve gizemleri araştırdıkça bedeninizi ve eşinizin bedenini onurlandırmakla ilgili. Anımsayın, siz ve eşiniz arasında ne kadar enerji barındırabileceğinizi ve bu enerjinin sizi nasıl bir yere taşıyacağını araştırmaktasınız.


Çekim hormonları hareket ettiğinde çakralarınızın bütünü ve eşiniz arasındaki enerji alış verişini deneyimlersiniz. Enerjileriniz birbirine geçer. Enerjiyi cinsel organlarınızda tutmak yerine yukarı doğru yükselttiğinizde enerji akımını artırabilir ve yeni bir bilinçle çalışırsınız. Orgazmı geciktirerek enerjiyi birbirinizin omurgası ve bedenleriniz boyunca yükseltmeyi öğrenin. Cinsel eylemin kendisi sırasında zamanın çöküşüne doğru ilerlediğinizi deneyimleyebilirsiniz.


Cinsel enerjiyi bir çift olarak paylaştığınızda kendinizi sizinle birleşmeleri için başka güçlere açarsınız. Dış enerjiler için siz sevişirken insanlarla birleşmek Yaşayan Kitaplığın özel ve heyecan verici bir bölümüdür. Bir zamanlar, cinsel deneyiminiz sırasında bir tanrı ya da tanrıçanın siz ve eşinizle birleşmesi mutlak bir onur sayılırdı. Nihai deneyim sizi onurlandıran ileri derecede evrimleşmiş varlıklarla birleşmek ve bunun çok boyutlu bir cinsel deneyim haline gelmesi için sizin sevgi frekansını taşımanızdı. Sevişmeden önce yüksek titreşimleri kendisine çeken kaç kişi tanıyorsunuz? Bazı insanlar sarhoş olur, uyuşturucu alır ya da sevişmek için birlikte cesaret toplamak üzere neye gereksiniyorlarsa onu yaparlar. Yalnızca standardınıza uyanların size gelmesi için cinselliğiniz konusunda değerlerinizi, standartlar ve koşullarınızı fizik ötesi alana belirtmeniz gerekiyor.


Sizinle çalışmak isteyen bu enerjilerle açık olun. Ne için açıklık yaratıyorsanız ona uymalarını söyleyin. Pleiadesliler, bütün dünya dışı varlıklar, tanrı ve tanrıçalara karşı boruyu öttüren sizsiniz. Karar veriyor ve "Bakın, dinleyin, varlığınızı öğreniyorum. Henüz anlamıyorum. Sizi tanımak istiyorum. Bunlar benim standartlarım. Ben yalnız sevdiğim birisiyle sevişirim. Bedenimi onurlandırırım. Dünyayı onurlandırırım. Benim için bütünlük önde gelir. Eğer değerlerime uyabiliyorsanız bana insan cinselliği konusunda ders vermek üzere yaşamıma hoş geldiniz", deyin. Bu bir yaklaşımdır.


Bizim Pleiadesli titreşimlerimizi nasıl tanıyacağınızı öğrendiniz, değil mi? Eğer birisi içeri girip biz olduğunu iddia edecek olursa anlarsınız. Ancak belki diğer enerjileri nasıl tanıyacağınızı öğrenmediniz, onun için kim olduklarını bilmiyorsunuz. Daha yüksek alemler aldatmanın ötesinde değildir. Dünyada bir dost edindiğinizde bu dostun iyi birisi olduğunu nereden bilirsiniz? O kişiye karşı belli bir duygu beslersiniz. Sizden aynı algı yeteneğini fizik ötesi dünyalar için de kullanmanızı istiyoruz.


Biçim almaları için bir insanın yardımını bekleyen varlıklarla çalışma ve oynama olanaklarını araştırırken değerlerinizi korumanızı ve neye açık olduğunuz konusunda son derece net olmanızı öneririz. Değerler ve açıklığınızı döne döne tekrarlayın. Bedeninizi onurlandırın, eşinizin bedenini onurlandırın ve yalnızca sevginin eşlik ettiği bir cinsellik yaşayın -anahtar budur.


Bedeninizdeki cinsel enerji yaşam gücünüzdür. İçinizdeki tanrı ya da tanrıça gücüdür. Gizlerin gizini taşır, yaratıcı güçtür.


Çoğu insan cinselliğini kendisini canlandıracak bir şekilde kullanmak yerine yozlaştıracak bir şekilde kullanır. Uzun zaman önce Tanrıça doğanın güçleriyle öylesine bir uyum içindeydi ki doğa güçlerinin besleneceği titreşimsel değerler yaratırdı. Anımsayın, her şey birbirine bağlıdır, hiçbir şey ayrı değildir ve her şey diğer her şeyle ilişki içindedir. Bugün burada yaptığınız bütün Dünyayı etkiler.


Seviştiğiniz herkesin varoluş şablonu size aktarılır. Böylece sizinkinin yanında bir kişinin daha "malzemesiyle" baş etmek durumunda olursunuz. Bedeniniz karşınızdakinin bedeniyle bir araya geldiğinde çakralarınız uyarılır, kundalininiz hareket eder. Eğer kundalininiz yalnızca iki alt çakranızda hareket ediyor ve bütün bedene yayılamıyorsa sizden ilişki kurduğunuz insanın aura alanına uzanan "kancalar" olabilir, onun da sizin alanınızda "kancalan" olacaktır. Sevişeceğiniz insan konusunda son derece seçici olmanız işte bundan ötürü çok önemlidir. Eğer birisiyle sevişecekseniz aranızda bir tür bağlılık ve uzlaşma olduğundan ve bu konular üzerinde çalışmayı planlıyor olduğunuzdan emin olun. Çünkü hızlandırılmış zaman ve enerjinin bugününde başka birisinden size her şey aktarılabilir.


Bedeninizden bütün eski bağlılıkları temizlemenizi öneririz. Bedeninizin arınmış, kutsanmış ve bütün eski ilişkilerin cinsel enerjisini serbest bırakmış olmasına dikkat edin. Yaşamınıza sahip çıkarak önceki cinsel ilişkileri sevgi dolu bir tavırla serbest bırakmak için elinizden geleni yapın. Geçmişten söz edip eski eşlerinize güç kazandırmaya son verin. Bırakın akıp gitsin birikim. Eğer yıllar önce ilişkinizin olduğu insanlardan söz etmeyi sürdürürseniz özellikle de cinsel ilişkiniz olduysa aura alanınızda onların düşünce biçimlerine güç vermeye devam etmiş olursunuz. Bu da sizi yeni bir şimdiyi deneyimlemekten alıkoyar.


O insanlarla yirmi yıldır hiçbir ilişkinizin olmamasına karşın enerjilerini çekecek bir mıknatıs ya da paspas yerleştirmeye benzer bu. Onların enerjisiyle bir döngüye girersiniz. Sizin anımsadığınız halleriyle hiçbir benzerlikleri kalmamış bile olsa onlarla yaşadığınız deneyimi yeniden yaratırsınız. Bunlar son derece incelik isteyen zamanlar. Yirmi yıl önce her şey nostaljikti. Radyoyu açar, ortalarda dolanırdınız. Pazar öğleden sonraları arabayla dolaşır, CocaCola içer, sarhoş olur, plaja gider, piyasa yapardınız. Yaşam tek bir otoyol şeridinden, büyük bir partiden ibaretti. Her şey değişti. Gündüz düşlerine dalıp fantaziler kurmak için zamanınız vardı. Bir şeyi düşünmenizle ona ulaşmanız arasında büyük bir zaman aralığı vardı. Oluşmasını istediğiniz şeye sahip olmak çağlar alırdı. Artık öyle değil. Şimdi düşündüğünüz ne olursa olsun onunla göz açıp kapayıncaya kadar burun buruna geliyorsunuz. Karşınıza bu kadar hızlı çıkıyor. Seçici olun. İçinde bulunduğunuz zaman kapsülüne saygılı olun. Zamanda çöküş yaşanıyor, insanların gerçekliği görüş biçimi değişime uğruyor.


Kağıt mendil kullanırken alır, burnunuzu siler, kaldırır atarsınız. İnsanlar böyle değildir. Süreç insanlarla bu kadar yumuşak ve çabuk yaşanmaz. Birisiyle cinsel ilişki kurduğunuz her zaman bu insanla aranızda bir bağ oluşturursunuz. Bir geceliğine bile olsa iki beden bir araya geldiğinde birbirinizin aura alanlarını yüklenirsiniz. Bunu belki şimdiye kadar anlamamıştınız.


Seks olağanüstüdür. Kimliğinizi keşfetmeniz için insan olarak sahip olduğunuz kesinlikle en görkemli armağanlardan birisidir. Ancak, onu kullanmayı öğrenmeniz gerekir. Kimse sizi insanlarla sevişmenin oluşturduğu enerji hattının yansımaları konusunda eğitmedi. İnsanların enerjilerini auranızdan silmek niyetiyle bir dizi tören ya da ritüel uygulamak isteyebilirsiniz. Enerji alanınızı temizlemenin çok iyi bir ritüeli yaymadır (smudgjng). Bütün kiliseler bunu kullanır. Pek çok kurum enerjiyi arındırmak için tütsü ya da bir tür duman kullanır. Duman çok boyutludur. Yayma yaptığınızda bu, geriye hiçbir bağlılığın kalmayacağı şekilde temizlik, arınma ve enerjiyi serbest bırakmaya doğru bir adım attığınızın işaretidir. Bu uygulamayı bedeniniz ve eviniz için yapmak isteyebilirsiniz.



İnsanlardan ayrıldığınızda bir araya gelmek için harcadığınız şekilde enerji harcamanız gerekir. Kağıt mendil uygulaması burada geçerli değildir, yaşamınızdaki insanları buruşturup atamazsınız. Süreci sona erdirmek gerekir. Bunu nasıl yaparsınız? Özellikle de insanlar sizinle birlikte çalışmaya gönülsüzse? İnsanların enerjileriyle eterik düzlemde çalışırsınız. Sevgiyle kutsar, serbest bırakır, alanınızdan çıkmalarını ister, paylaştığınız dersler için teşekkürlerinizi sunarsınız.


Eğer farkına varmadıysanız bugünlerde seks yapmak daha yoğun bir anlam içeriyor. Ve eğer seks yapmıyorsanız olasılıkla gelişiminizin bunu gerektiren bir aşamasında olduğunuz içindir. Ancak, çok çok uzun zamandır cinsellikten uzak bir yaşamınız varsa size şunu sormak isteriz; Neden saklanıyorsunuz, kendiniz konusunda artık sekse uygun olmadığınıza sizi inandıran ne gibi inançlarınız var? Orgazm deneyimleri bedeninize şifa ve gençlik enerjileri gönderir. Çoğu zaman yoğun bir duygusal boşalıma neden olur, duygularla dolar taşarsınız.


Endokrin sistemi bedeninizde her tür hormon ve kimyasal madde açığa çıkarır. Bu maddelerin kiminin dağılması, kimininse bedende tutulması gerekir. Bedende tutulduklarında bedeniniz onları özümser ve daha yüksek bir düzene ulaşır. Daha özerk, daha her şeyi bilir hale gelirsiniz. Yaşam gücü tohumlar biçiminde sürekli olarak dışa yönelirse döllemede kullanılır. Tıpkı kadınlara çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa hamileliği önleyemeyecekleri fikrinin yutturulması gibi erkeklere de boşalım işleminin orgazmın yegane yolu olduğu fikri yutturuluyor. Bedene dağıtılan sıvılarla orgazm, içte tutulabilen bir süreçtir.
Bu da cinselliğin Doğuda çağlar boyunca uygulanagelmiş daha yüksek bir biçimidir. Erkekler her orgazma ulaştıklarında boşalacak olurlarsa gerçekliğin bir biçiminde yaşam güçlerini yitirmiş olurlar.


Erkekseniz, seviştiğinizde spermlerinizi geri çekip boşalmamayı öğrenebilirsiniz. Bunu yapmanın belirli teknikleri vardır. Perineum'a, anüs ve scrotıım arasındaki küçük alana baskı uygulamak yaşam gücünü bedenin içinde tutar ve orgazm değişime uğrar. İnsanlar bütün bedeni içine alan kozmik deneyimler yerine belirli bölgelerle sınırlandırılmış cinsel organ orgazmı fikriyle kandırıldı. Kaç bedeniniz olduğunu düşünecek olursanız orgazmı bu bedenlerin hepsinde deneyimleyebileceğinizi görürsünüz. Böylece, zevke ulaşmanızı yeniden gözden geçirip tanımladıkça zevk almanın yeni yollarını deneyimlemeye başlar ve cinsel bölge sınırlamasından çıkarsınız.


Sperm varoluşun katalizörüdür. Spermlerini bıraktığı her seferinde erkek bir ölçüde bedenini tüketir. İdeal durumda erkek, üreme gereği ya da deneyim arzusu olduğunda bunu yapmayı seçerek spermini bırakacaktır. Sizi canlandırmak yerine yozlaştırarak çok düşük titreşimsel bir durumda tutacak düşünceler aşılandı. Önce içinize cinselliğin kötü olduğu fikri zerk edildi. Sonra bu kötü şeyi yaptığınız için sizi bağışlayacak kurumlar yaratıldı. Gerçekliğinize her yandan süzülen böyle bir ikilem içindesiniz. Özellikle Batı dünyasında pek çok erkek ve kadın, cinselliğin kötü olduğu düşüncesinin iliklerine işlediğini anlamaktan uzak yaşıyor. Bu düşünce davranışlarını öylesine içine almış ki o kötü şeyi yaparken yakalanmamak için cinsel deneyimi büyük bir aceleyle geçiştiriyorlar.


Doğru yeri bulacağınız bir denge var. Cinselliğin ardından suçluluk ya da utanç duymayın. İşte bunun için eşinizle derin bir sevgi bağı içinde olmanın son derece önemli olduğunu söylüyoruz. Eşinizle paylaştığınız sevgi genel olarak utanç ve suçluluğu önler. Sevgi olmadığında çoğunlukla fazlasıyla utanç ve suçluluk vardır ve duygusal yıkım büyük olabilir.


Erkek ve kadının cinsel bölgesinde araştırılacak pek çok şey vardır. Açılım olarak bulundurduğunuz ağızların uyarılabilecek farklı yerleri ya da akupunktur noktaları vardır. Bunun da cinsel birleşme ile ilgisi pek azdır.


DNA sarmallarının değiş tokuşunu yaparak birbirinizin gözünün içine bakmak da olağanüstü bir heyecan kaynağıdır. Bu, ruhun gözleriyle -ruhun yüreğiyle- kurulan gönül bağıdır. Elbette gözlerinizi kapayabilirsiniz, ancak yoğun göz teması deneyimi değişime uğratır. Özellikle birbirinizin yürek çakrasına dokunarak çakralarla çalışmak da isteyebilirsiniz. Elinizi eşinizin yürek çakrası üzerine koyun ve yüreklerinizi açık tutun.


Cinsel bölgedeki akupres noktalarını gözlerinizle uyarır, çakralarınızı kullanarak harekete geçirirken bu noktalar etkin bir hale gelir. Bu noktalara dokunurken kimyasal bir tepki oluşur, farklı bedenlerinize doğru yayılan bir orgazm ortaya çıkar. Bu da daha yüksek bilginin basamaklarını tırmanıp kutsallığınıza ulaşmanızı sağlar. Aynı zamanda birbirinizin bedenlerini incelemenize -bedenlerinizin biçim ve ifadelerinden bütünüyle özgür olmanıza- yardım eder. Bu bir sonraki yoldur.


Kim olduğunuzu araştırın, hedefinize ilişkin bir niyette bulunun ve cinselliğinizi ifade zamanını bir coşku zamanı kılın. Seks bir güç gösterisi değil, olabilecek en derin bağ ve paylaşıma ilişkin bir deneyimdir. "Oh! Harikaydın"dan ibaret değildir. Kendi kendinizin efendisi olmayı sürdürürken yakınlaşmak ve birbirinizle iç içe geçmektir. Desteklenmek ve desteklemektir. Kendi kendinizin efendisi kalır, zevk ve coşkunun ne olduğunu yeniden keşfederken çok önemli bir hale gelecektir. Bedeniniz anımsamaya başlayacaktır.


Doruğa hemen ulaşmamak için ilişki sırasında belki odak noktanızı değiştirebilirsiniz. Tadını çıkararak doruğun hemen öncesine kadar yükselin, sonra bu frekansı tutun, bir noktaya kadar gerilimi düşürün, derken yeniden yükselin. Bunu tekrar tekrar uygulayın. Deneyime zaman tanıyın. Süreci onurlandırdığınızda böylece saatler geçirin. Çünkü bu derin bir yakınlık yaratır ve bu şekilde deneyim de çok daha uzun sürecektir. Gözleriniz açık bir şekilde bedeninize istediğiniz şeyi yaptırmayı öğrenirken saatler, saatler boyu süren bir yakınlaşma yaşandığında yaşam gücü gençleşip canlanır.


Orgazm bölgesel bir olay değildir. Kulakları gıdıklandığında orgazm olabilen insanlar vardır. Bilekleri gıdıklandığında orgazm olabilen insanlar vardır. Düş görürken orgazm olabilirsiniz. Bedeninizin dışındayken orgazm olabilirsiniz. Orgazm yanlış anlaşılmıştır. Cinsel bölgenin yerel olayı olduğunu düşünüyorsunuz. Öyle değildir. Esas olanı gözden kaçırmanız için yerel olarak yorumlanmış kozmik bir olaydır. Tanrılık ve tanrıçalığın -zevk ve varoluşun yüreğine bağlanmanın- sürekli atan nabzıdır. Onun için herhangi bir yerde olabilir. Cinselliğinizle gerçekten uyum içindeyseniz, bu kadar özgürseniz bu lezzetli yiyecekten bir lokma almak varlığınızı kat eden bir orgazm doğurabilir. Kutsallığı her şeyde takdir etmenin doruğudur bu.


Mastürbasyon yanlış bir şey değildir. Bedeninizi nasıl onurlandıracağınızı ve bedeninizdeki kimi duyguları nasıl uyaracağınızı öğrenirseniz ince bir uygulamadır. Hayal kurmadan, utanç duymadan ve düşünce yoluyla bedeninize çeşitli bilinmeyenleri çekmeksizin mastürbasyon yapın. Her şey gibi o da incelik ister. Bir çeşit sanattır ama rahatlama amacından ibaret uygulanmamalıdır. Eğer mastürbasyonu gerilim boşaltmak için kullanıyorsanız yeniden gözden geçirmeniz gerekir. Eğer hiç mastürbasyon yapmamışsanız, siz daha kendi bedeninizi tanımıyorken başka birisiyle sevişirken ondan sizin bedeninizi tanımasını nasıl bekleyebilirsiniz?


Cinsel enerjinizi ifade etme güdüsü hissettiğinizde kendinizi "Şimdi dürtüye uyup, mastürbasyon sanatını icra edecek olursam bu kez yalnızca bir rahatlama istiyor olacağım. Gerilimi azaltmak istiyorum", der gibi hissedebilirsiniz. Hissettiğiniz buysa kendinize, "Pekala, bu enerji yükselişiyle nasıl baş edeceğim? Neyse ben yine eski mastürbasyon biçimini kullanarak enerjiyi boşaltıp birkaç dakikalığına rahatlamak yerine altın aramaya çıkacak, biraz rahatsızlık duyacağım. Bu enerjiyi tutacağım. Mastürbasyon yapmak yerine bir yere oturup kristalleri, nefes egzersizlerini kullanıp ışık sütununu çekeceğim", deyin. Zihin gözünüzde ışığı aşağı çekin ve bedeninizi doldurmasını hissedin.


Bu size olağanüstü bir şekilde yardımcı olacak, çünkü siz bilgiye ve öz değere ulaşmak ve sınırlarınızın nerede olduğunu bilmek istiyorsunuz. Daha büyük bir rahatlama ve daha geniş bir bakış açısı istiyorsunuz, ancak yine de enerjinizi sürekli olarak ancak belirli düzeylere alıyorsunuz. Cinsel enerjinizi tutarak solar plexusunuzu, yürek, gırtlak ve üçüncü gözü kullanmaya başlayacaksınız. Taç çakranız açılacak ve "Bak sen! Daha akıllı olmaya başlıyorum. Nasıl oluyor da daha zeki oluyorum?" diyeceksiniz. Yanıt, yaşam gücünüzü yalnızca tek bir reçete kullanarak değil bir çok yoldan kullandığınız içindir. Adına cinsellik dediğiniz güç için yalnızca bir reçeteniz var. O sizin yaşam gücünüz. Kullanmanın pek çok yolu bulunuyor.


Kendinizi iyi hissederek kim olduğunuzu bilmek için cinselliğinizi anlamak arzusuyla tenselliğinizi araştırmak ve orgazm deneyimlemek bir şeydir. Kendinizi abaza (sizin deyiminizle) hissedip bütün bu cinsel yükselişi gerilimi atıp boşalmak için mastürbasyon yapmada kullanmak başka şey. Cinsellik bedenin kutsal bir sunuşudur, özel ve tenseldir. Size zevki sunan içinizdeki gücü anlamanıza yardım eder.


Daha önce uyguladıkları şekliyle cinsel etkinliğin enerjilerini boşalttığını fark eden çoğu insan bugünlerde cinsel perhiz uygülüyor. Bunun böyle olmuş olmasının nedeni belki de sevgi, bağlılık ve onları bir araya getiren ruhsal bir bağlantı olmaksızın seks yapmış olmaları. Dediğimiz gibi elektromanyetik bedenlerinizle aura alanlarınız birleşir. Eterik alanda karşılıklı bir telepati sergilenmektedir: "Sen bana sahip oldun." "Ben sana sahip oldum."


Cinsel perhiz dönemleriniz oluyorsa harika. Çünkü bu şekilde yaptığınız enerjinizi içinizde tutmaktır. Cinsel bir deneyim yaşadığınızda çakralarınızda tam bir bütünlük içinde değilseniz bu çok tüketicidir. Heyecan verici olsa da enerji DNA'nızın bir ve iki numaralı sarmallarıyla işlev gören birinci ve ikinci çakmalarınızla çalışıyordur.


Seks yapmaya son verdiğinizde kendinizi cinsel olarak uyarılmış hissetmeye devam edebilirsiniz. Seksi istersiniz ama sadece boşaltmak için seks yapmak yerine bu enerjiyi içinizde tutarak bedeninize yaymayı öğrenirsiniz. Enerjiyi bedeninize yaydıkça bedeninize daha fazla değer verirsiniz. Çünkü enerji size aniden sandığınızdan daha değerli olduğunuzu ve düşünebildiğinizden çok daha fazlasını yapabildiğinizi gösterir.


İdeal, cinsellikten kaçmak ya da onu aşmak değildir. İdeal, cinselliğinizi -seks ve orgazm deneyimleri sırasında fiziksel bedeninizin yapmakta olduğunun özünü- yeniden değerlendirmektir. Cinsel ifade için çok daha fazla alan ve deney olacaktır. 1960'ları anımsıyor musunuz? Kim unutabilir ki? Kadınlar sutyenlerini kaldırıp attı, göğüsler moda oldu. Son onbeş, otuz yılda kadınlar kendilerini üstsüz ve çıplak denize girerken daha rahat hissetmeye başladılar. Kendinizi cinsel açıdan incelediniz ve cinsel özellikli şeyler gelişip ilerlemeye başladı.


Yakın zamanda bir geri çekiliş, cinselliğe karşı korku yaşandı- insanlar cinsellik karşısında kendilerini geri çekiyorlar; "Bu gucu anlamıyorum. Birisiyle bir araya geliyorum. O an bu son erece heyecan verici oluyor. Sanki yüz tane sıcak dondurma yiyormuşum da tek bir kilo bile almıyormuşum gibi. Ama ardından kendimi o kadar iyi hissetmiyorum." Yakınlık, dürüstlük ve bağlılık iyi cinsel deneyimler yaşamanın en önemli parçalarıdır. Kırılgan ve birbirinize karşı açık olabilmelisiniz, çünkü cinsel etkinlik yüksek bir titreşim taşır. 1960'larda açığa çıkan enerjinin sonucu olarak büyük bir deney yaşanmış olması gibi cinsellikle 1990'larda da büyük bir deney yaşanacak ve bu büyük ölçüde ruhsal araştırma da içerecek.


Cinselliğin sizin için bittiği anlamına gelmedikçe cinsel perhiz uygulamak iyidir. Cinsel deneyimin gözden geçirilmesi ve yeniden ele alınması anlamını taşıyorsa iyidir. Yanlış anlaşılmış olduğu için bir süreliğine rafa kaldırılıyordur ve uzaklaşılarak gözlemlenebilir hale gelebilir. Dağa tırmanmışsanız dağın tepesinde olmanın düzlükten dağa bakmaktan çok farklı olduğunu bilirsiniz. Bazılarının yaptığı budur. Dağa bakıyorlar ve dağın üzerinde olmamakla kendilerini yoksun bırakılmış hissetmiyorlar. Cinselliğin, sevginin ne olduğunu, kim olduklarını, kendileri için hangi değerleri oluşturacaklarını yeniden değerlendiriyorlar.


Cinsellik yaşamlarınızın en mahrem yönlerinden biri. Ancak bu gezegendeki insanların çoğu herhangi bir yakınlık olmaksızın seks yapıyor. Araba yağlamak gibi bir işlev bu; "Sekse ihtiyacım var, gel buraya". Erkekler ve kadınlar bu konuda benzer. Bizim iddiamız her zaman, cinselliğinizden uzaklaştırılmanızın nedeninin korkusuzca yaşamaya başlayacak olursanız bunun daha yüksek bilinç durumlarına açılan bir kapı olduğunu keşfedeceğinizdir. Bebek dünyaya getirmekte kullandığınız yaşam gücü, varoluşun başka alemlerine gidebileceğiniz uçan halı gibi de kullanılabilir. Sonunda DNA sarmalları gözün iris tabakasında okunacaktır. Birisiyle sevişir, birbirinizin gözlerine bakarken birbirinizi başka gerçekliklere doğru harekete geçirirsiniz. Enerji çevrimi için nefes ya da görselleştirmeyi de kullanabilirsiniz. Enerjiler uzay mekiğini gezegeniniz çevresindeki yörüngesine
gönderen -uzay aracı denilen araçları kaldırıp yolculuğa çıkaran- güce benzer. Cinsel ifade enerjisi sizi özgürleştirip bir yolculuğa çıkarabilir.


Cinsellik özel kılınacak ve enine boyuna planlanacak en yüksek olaydır. Aynı zamanda son derece anlıksal olmayı gerektirir, ancak anlıksallığında kendine özgü ritüel benzeri bir değerlendirme ve yaklaşım vardır.


Sevgi, erkek erkeğe, kadın kadına ya da erkek ve kadın olarak bedenleri bir araya getiren malzemedir. Beden erkek ve kadın arkadaşı olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu çok açıktır, karşıt kutuplar bir araya gelir. Biyolojik bir konu olmakla birlikte benzer titreşimlerin birbirine çekilmesinde yanlış bir şey olmadığını söyleyeceğiz. Kendileri hakkında bilgi sahibi olmak üzere üzerinde çalıştıkları şeydir bu, yargılamanın yarar sağlayacağı bir şey değil. Sevgi olduğunda, gözler açıkken ve arada bir bağ varsa en yüce deneyim gelir. İşte o zaman yolculuğa çıkabilirsiniz.


Cinsellik sizi bütünüyle farklı bir değere ulaştıracak ve Dünya değişimleri daha belirgin hale geldikçe tartışılan en büyük güçlerden bir haline gelecektir. Toplumunuz çözülmeye uğradıkça her şeyi yeniden değerlendirmek isteyeceksiniz. Yakın, bağlı olmak ve güvenebileceğiniz bir eşe sahip olmak isteyeceksiniz. Ömrün uzadığının farkına varıp hız kazanan her şeyi anladıkça sonunda büyük gençleşme hareketleri deneyimleyeceksiniz. Seçtiğiniz eşler şimdi ve on binlerce yıldır tanıdığınız eşler olacaktır.


Yakınlaşmak kadınlar için çoğu durumda erkekler için olduğundan daha kolaydır, çünkü kadınlar duygularını daha rahat yaşarlar. Siz insanlar duygunun ifade edilmesinden kaynaklanan coşku, sevgi ve bağlantı titreşiminin sonsuz arayışındasınız. Duygu olmaksızın coşku ve sevginin cinsel frekansına ulaşamazsınız, çünkü cinsellik duygudur. Çoğu insan umutsuzca frekansını arıyor ve aradığının bu olduğunu bile bilmiyor. Deneyimsizlikleriyle tanıdıkları tek yol cinsel ifadenin peşinden gitmek.


Dişiyseniz, kendinizi ve kendi bedeninizi kabul ederek ve ne tür erkekle ilişkiye hazır olduğunuza ilişkin bir standart oluşturarak erkek eşinizin açılmasına yardımcı olabilirsiniz. İstediğiniz tür bir erkeği kendinize çekeceksiniz. Çünkü bu erkek öğrenip değişmeye hazır olacaktır. Bu zamanda erkek titreşimler genellikle büyük bir karmaşa içinde, çünkü kimliklerinin ne olduğunu kesinlikle bilmiyorlar. Kendilerine bu değişimlerle bütünleşmelerini sağlayacak kişileri çekmeleri gerektiğini anlayacaklar. Bedeninize duyduğunuz sevgi ve ne istediğinizi, niyetlerinizin ne olduğunu bilme arzunuz ne kadar süreklilik kazanırsa süreç erkekler için de o kadar kolaylaşacaktır.


Pek çok kadın fazlasıyla uzun zaman boyunca ağzını kapadı ve Cumartesi akşamı erkeklerle dışarı çıkmakla yetindi. Kadınlar erkeklerin ulaşacağı standartlar yaratmadı. Tanrıça enerjisinin harekete geçirilmesi ve dişinin potansiyel biçiminin anlaşılmasıyla yeni bir standart yaratıldı. Yeni bir deneyim standardı yaratmak üzere kadınlar duygu ve arzuları hakkında konuşmayı öğrenmek zorundalar. O zaman erkekler için duygu merkezlerini açmak, duygularını deneyimlemek, cinsel enerjilerini çakraları boyunca yükseltmek ve mümkün olduğunu düşündüklerinden çok daha büyük bir yakınlığı rahatça yaşamak daha kolay bir hale gelecektir. Bunlar zaman alacak şeylerdir. Kadınlar konuşmamaya, erkeklerse hissetmemeye o kadar tutsak kalmış ki bu değişimler bir gecede gerçekleşmeyecek. Birbirinize karşı sabırlı olun. Herkes ve geçirmekte oldukları için derin bir şefkat besleyin. Birbirinizle paylaşacak, birbirinize öğretecek çok şeyiniz var.


Toplumunuzdaki en büyük tabulardan birisi de oral seksti. Erkeklerin güç maddesi spermken kadınların güç maddesinin kan olduğunu söylemiştik. Kan bir şifa iksirine, yaşam kaynağına benzetilebilir, sperm ise olağanüstü miktarlarda bilgi taşır; her ikisi de canlılık ve gençlik sunar. Bağlı, sevgi dolu bir ilişkide bu maddeleri paylaştığınızda gizli gücünüzü paylaşımın doruğuna erişirsiniz. Kim olduğunuzu ve neden bu yaşamda bir araya geldiğinizi anımsayabilmeniz için kimliklerinizi birbiriyle harmanlamanın doruk noktasıdır bu.


Kadınlar kanın gizemleri konusunda bilinçlendikçe pek çoğu kanlarıyla çarpıcı bir şekilde yaratıcı şeyler yapacak. Kanın korkunç, pis kokan, çirkin, kötü bir şey olmadığını ve birçok giz barındırdığını öğrenecekler. Onunla ne yapabileceklerini görmek için bu maddeyle yaratıcı bir şekilde, saygı dolu ve utanç duymaksızın oynayacaklar. Aynı şey sperm için de geçerli olacak.


Bu maddeleri içinize aldığınızda çok derin bir bağ yaratırsınız. Kökeniniz olan bireylerin gizlerini ve bütününü içmek ya da içinize almak gibidir. Burada bir kez daha, sevgi olmaksızın başarının bu coşku dolu aşamasına asla ulaşamayacağınızı belirteceğiz.


Sevgi ve güven halinde olduğunuzda bu sıvıları paylaşmak, içe almak ve kullanmak hafıza, bağlılık ve yakınlığın en derindeki kapılarını açar. Sır denen şeyin ötesine geçersiniz. Çoğu insan bu hali sürdürebilecek durumda değildir. Yakınlaşır ve deneyimleyebilirler bunu. Ancak, yakınlığın fiziksel olanın ötesine geçen bir sonraki aşamasını kaldıracak durumda değillerdir.


Bu paylaşımdan kaynaklanan yakınlık derindir. Deneyimlediğiniz ve ortaya çıkardığınız şey çok derindir. Bu maddeleri gereği gibi kullanmak sevgi ve büyük bir hazırlık gerektirir. Onlarla deneyler yaparken niyetinizi açıklıkla ortaya koyun, işte o zaman yolculuğun yeni yollarına açılacaksınız.


Cinsel ilişkileri olan çiftlerin cinsel etkinliklerine ilişkin niyette bulunmalarını öneririz. Bu, eylemin anlıksallığını yok etmez. Sizin organize olmanız, buna göre hazırlanmanız, birbirinizden randevu almanız, bir araya gelmeden önceki bütün işlemlerden geçmeniz anlamına gelmez. Yakınlığınızı geliştirdikçe cinsel eylem yalnızca hormonlarınız canlandığı zaman gerçekleşmez. Cinsel ifade sürekli gerçekleşir. Alışverişe giderken cinselliğiniz konulu bir konuşma sürdürebilirsiniz. Bu deneyimi yatak odasına, içki içtiğiniz zamana ya da eylemin belirli dar alanlarına kapamanız gerekmez. Bu enerjiyle aşılanacaksınız. Sizi tanrısallığınız konusunda eğitecek olan şeyin bir parçası o. Yaşamsal önemde.


Cinsel deneyiminiz olmaksızın tanrı ya da tanrıçalar olmanın ne olduğunu tam olarak anlamayacaksınız. Çünkü siz insansınız ve bu da bedenlerinizin tasarlanma biçiminin bir parçasını oluşturuyor. Bu gezegendeki bütün yaratıkların bir tür cinsel ifadesi, zevkini okşayıp çoğalmasını sağlayacak bir yöntemi var. İki sineğin yalnızca antenlerini dokundurarak birbirlerine nasıl zevk verdiklerini anlamıyorsunuz. Dünyadaki yaratıklar -bitki ve hayvanlar- birbirlerini uyarır ve üremeksizin cinsel eylemin yüksek aşamalarına ulaşmalarını sağlarlar.


Bu imgeyi koruyun; cinselliğinizi anlamanız ve ondan korkmamanız için gerekli. Sahip olduğunuz yaşam gücünden korktuğunuz için cinselliğinizi bir yana atmayın.


Çiftler halinde bir araya geldiğinizde cinsellik konusunda çok daha özgürce konuşacak, keşiflerde bulunacaksınız. Zamanla bunun çok rahatlatıcı olduğunu göreceksiniz. Kimse bu konuya ilişkin sözümona ahlaki bakışı sorgulamayacak, çünkü neyin söz konusu olduğunu anlamamış olmanız halinde böyle bir eğitim toplantısında hazır bulunmak için bile uygun bulunmayacaksınız. Konu ruhsal cinselliktir.


Cinsel alanda dört gözle bekleyeceğiniz pek çok şey var. Açıklığınızı koruyun, cinsellik konusundaki varolan inançlarınızı değerlendirin ve sınırlarınızı araştırın. Cinsellik insan olarak sizin doğuştan hakkınız ve kalıtmızdır. Size tanrıların armağanıdır o.




Enerji Alıştırması


Derin bir soluk alıp gevşeyin. Parçacıklar dolu ışığın ciğerlerinizi doldurup bedeniniz içinde hareket ettiğini düşleyin. Dikkatinizle uyum içinde olduğunuz yeri ve benliğinizin kim olduğunuzu gözlemleyen kısmını bulun. Şimdi de enerjiyi kullanarak nefesinizden bedeninizin içine, atomaltı bir düzleme doğru ilerleyin. Burayı ışıkla doldurun.


Sakin bir şekilde oturur, ideallerinize ev sahipliği yaparken aynı anda da çevrenizdeki enerjiyi hissedin. Renk ve ışıkla çiçek açan on iki çakrayı, bedeninizin içi ve dışında dönüşlerini canlandırın. Çakralarınız arasında akan enerjiyi algılayın ve altının dönüştürücü nitelikleri aracılığıyla varlığınızda saklı olan cinsel şifrelere, gizem ve sırlara açılmaya niyet edin.


Bedeninizin birlikte titreştiği bütün sesleri dikkatle dinleyin ve ayırt edin. Bu sesleri izleyin ve kendinizi yirmi dört ayar altından yapılmış bir masaya uzanmış olarak canlandırın. Zihninize nasıl bir imge gelirse gelsin, tutun. Masaya bütün ayrıntılarıyla bakın. Bedeninizin altının sıcaklığını içine alarak masanın üzerinde yatışını hissedin. Altın ana iletkendir. Altın masanın elektrik uyarımlarının şifrelerini bedeninizin hücrelerine taşıdığını hayal edin. Bu masanın üzerinde yattığınız sürece barış içindesiniz. Çevrenizde sizi gözetip izleyen rehberleriniz var. Bedeninizin içinde, uzayın derinliklerinin yer aldığı bir yerde son derece gevşemiş bir haldesiniz. Burada altın ışığı hissediyor ve siz altın masada yatarken bedeninizdeki iyi aydınlatılmış yerde hareket eden elektrik uyarımlarını izliyorsunuz. Dikdörtgen biçimli masanın dört köşesi enerjinin girdiği noktalar olarak hareket ediyor. Kendinizi bu atomaltı bilinçte tutun ve elektrik enerjisinin atomaltı bir düzeydeki iletimini deneyimleyin. Sanki dev yıldırımlar gezegenden gezegene ilerliyor gibi bir şey bu. Bunlar atomlar arasında hareket eden elektrik şoklarıdır. Sizi çağıran ve ninni benzeri bir etki yapan bir sesle ısınıyor, uyarılıyor sunuz. Uçsuz bucaksız bir kırda yıldırımlarıyla bir fırtınayı izliyormuşçasına bedeninizdeki bu alanı izleyerek büyüleniyorsunuz.


Elektrik enerjisinin ışık ve çakışları bedeninizin en küçük parçacıklarını güçle dolduruyor. Bu parçacıklar canlanmaya, size bilinç sahibi olduklarını bildirerek kimliklerini anımsamaya başlıyor. Bedeniniz boyunca helezonlar çizerek döndüğünüzü, uyanan atomlarla heyecanla karşılaştığınızı canlandırın. Bedeninizin belirlediğiniz herhangi bir yönde birlikte çalışmak için heves, zeka ve arzusunu dile getirişini hissedin. Yeni olasılıklar kendilerini sonu gelmez bir biçimde sunarken bu keşfin verdiği coşkuyu hissedin. Sizi yeniden düzenleyecek ve cinsel, tensel benliğinize daha büyük bir anlam ve hedef sunacak olan bu sürece kendinizi teslim ederek daha da derinden gevşeyin, güven duyun. Değerli olduğunuzu, kendi değeriniz ile başkalarının beğenisini yansıttığınızı deneyimleyin. Kendinizi yumuşak bir hafıza yastığına doğru sürüklenmeye bırakın. Kendini bırakışın bu anında yaşamınıza anlam getirecek, birçok insana coşku vererek gezegene katkıda bulunacak bir şey hayal edin. Usulca süregiden elektrik uyarımını hissedin ve bu akşam uyuduğunuzda altın masa üzerinde olduğunuzun ve cinsel değerin dönüştürücü manzaralarında yolculuk ettiğinizin düşünü görün.



----------------------------------


Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 02/02/2009 :  20:11:41  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
"Perineum'a, anüs ve scrotıım arasındaki küçük alana baskı uygulamak yaşam gücünü bedenin içinde tutar ve orgazm değişime uğrar."

Bahsi geçen bölge akupunkturda ektra meridyenlerden alıcı damar meridyeninin başlangıç noktası Roe-Inn(anüsün önü) ve bu meridyen tüm ana çakraları geçip(1.,2.,3.,4.,5.çakralar) Tienn-Trou'de(çenede dudak altı) sona eriyor.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 04/02/2009 :  18:12:12  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
9. Zaman Koridorlarında Akmak


Dünyadaki Yaşayan Kitaplık enerjiyi paylaşarak onunla birlikte akacağınız bir titreşimsel geçiş yapmanızı kolaylaştıracaktır. Dünyanın görkemli oyun alanı olan doğadan zaman koridorlarını birleştirip bu koridorlara çıkmayı öğreneceksiniz.

Zaman bir yapıdır. Dünyada şimdiki zamanın geçmişten doğduğu varsayımının etkisi altındaydınız. Biz şimdiki zamanın gelecekten de doğduğunu ileri sürüyoruz. Zamanın pek çok kapısı vardır. Geçmiş de, gelecek de kendi geçerliği ve değerine sahiptir. Bunların hepsi sonsuza genişleyen şimdinin parçalarıdır. Yaşanan anda geçmiş süregiden şimdiyi etkilemeye devam eder. Süregiden bu şimdiler tıpkı gelecekteki karşılıkları gibi büyüyüp olgunlaşmayı sürdürür. Göreviniz, farklı bir şimdiki zaman yaratmak için gelecekten hareket ederken geçmişinizi değiştirmenizi gerektiriyor.


Zaman kendi içine çöküyor. Şu anda uzay size uzaklık getiriyormuş, sizi bütünden ayınyormuş gibi geliyor. Dünyanın öbür ucundaki bir dostunuzu düşündüğünüzde aranızda uzay vardır. Zamanın çöküşü, içinde çalıştığınız dünyayı tanımlayan frekans kontrolünün sınırlarında boşluk anlamına gelir. Kozmik ışınlar güneşiniz tarafından yakalanıp güneş sisteminize çekildikçe her şey ivme kazanıyor. Bu da yaşanan ana daha fazla olanak sunuyor ve olayların geçtiği sahneyi belirleyen üç boyutlu zamanın sınırlarını yarıyor. Üç boyutlu zamanın yapısı sizi tutsak eder ve zamanın ötesine hareket eden psişik benliğinizden ayırır. Psişik benliğiniz, içinde bulunduğunuz zamanda görünenin ötesindeki şeyleri bilir.


Döngüler ve ritimler tarafından yönetiliyorsunuz. Yaşamın nabzını kurgulayan temel bir etki aydan gelir. Zamanı ayın döngüleri, kendi aksı çevresinde dönen Dünya ve Dünyanın güneş etrafında dönüşü ile oluşturur ve tanımlarsınız. Dünyanın yörüngesindeki ay elbette döngüsel yolculuklarında Dünyanın göksel yol arkadaşı gibi hareket eder. Elektriğin gelişine kadar yaşamı binlerce yıl boyunca belirleyen, hayatın ölçüsü olan bu ritimlerdi. İnsanlar zamanın geçişini izleyebiliyordu. Gün gece oluyor, gece güne dönüşüyordu. Zamanın ayrımları vardı. İnsanlar mevsimlerin geçişini izleyebiliyordu, zamansa doğrulanabilir bir şey üzerine oturmuştu. Elektrikle birlikte karanlığı aşan bir ışık geldiği için bu ritimler kırıldı. İnsanlar zamanı farklı bir biçimde kullanmaya başladılar; karanlıkta ışıkla çalışmak, yirmi dört saatlik güne kökten farklı bir yaklaşımın habercisi olmuştu, elektrik ışığı yaşanacak daha fazla an sunuyordu.


Bilgisayarın gelişiyle algılamada yeni bir kapsamlı değişim oluştu. Zaman öyle bir ölçüde yoğunlaştırıldı ki bir makine tarafından saniyenin çok küçük parçaları içinde zamanın milyonlarca ayrı parçası deneyimleniyordu. Saniye insan gözü tarafından bölünemez. Giderek artan sayıda insan bilgisayarlarda çalıştı ve bilgisayarlar hız kazanmaya başladı.


İnsanlar ilk kez bilgisayarlarla çalıştığında zaman anlayışları bütünüyle değişti. O zamanlar böylesine bir bozunumla ancak baş edebiliyorlardı. İnsanların bilgisayarlar konusunda eğitim kazandığı şimdiyse farklılaşmış zaman algıları kuşaktan kuşağa aktarılıyor ve zaman da hızlanıyor. Bununla birlikte, bilgisayar zamanın çöküş ve bozunumunu yansıtan üç boyutlu bir oluşumdur. İnsanlar kitle ruhunu bu oluşumun sonuçlarıyla beslediler. Bu da sizin gibilerin şeyleri bir araya getirip gerçekliği anlamlı bir psişik bakış açısından -zamanda farklı bir noktadan- algılamasını sağladı. Saniyenin bölünüşü ve bilgisayarın yaşama girişi her şeyi bütünüyle değiştirip bilincinize görülmemiş olanaklara doğru hız kazandırarak bu yüzyılın teknoloji patlamasının habercisi oldu. Saniye ve an giderek daha çok şey barındırır hale geliyor.


Zaman çöküş halinde olduğu için üç boyutlu yapı yerinde değil artık. An başına daha fazla olay sizi psişik keşiflere hazırlayarak akıp gidiyor. Şu anda her şey büyük ölçüde son derece oyunsu bir nitelikte. Gündelik yaşamlarınızda çevrenizde pek çok enerji var. Aklınızı kendileriyle karşılaşıp gerçekliğe ilişkin temel inançlarınızı yeniden yorumlamaya çeliyorlar.


Zamanın saatle ölçülebilir olduğu düşüncesini paylaşıyorsunuz. Zamanın varolduğunu herkes kabul ediyor. Biz onun bir yapı olduğunu söylüyoruz. Aslında birkaç yılda bir artan ya da eksik kalan zaman yüzünden Greenvvich zamanınızda düzeltmeler yapmanız gerekiyor. Yararınıza çevirebileceğiniz şeylerden birisi de zaman anlayışınızın bütünü. Zamanınızı başkalarının belirlemesine bir son verin ve şu "yeterli zamanım yok", hikayesini bırakın. Zaman çökerken zamanın dışına atılıyormuşsunuz gibi gelebilir. Bedeninize zamanın dışına atıldığınız mesajını verdiğinizde bedeniniz, saati durdurmuşsunuzcasına zamanın dışına çıkmaya başlar. Bu günlerde çoğu insan çılgınca bir koşturma içinde, çünkü zamanın çöküşünü hissediyor, nasıl yorumlayacaklarını bilmiyorlar. Kendinizi keşfedip dengenizi korumak için yaşadığınız anda, sonsuza genişleyen şimdide olmanız gerektiğini anımsayın. Kozmik ışınların sunduğu yön budur. Yaşadığınız dünyaya ilişkin algı ve kavramları yeniden düzenleyen kaosa dayalı bir ilksel karışıklıktır bu.


Zaman değişken bir şimdiye sahiptir. Artık daha uzun süre ölçülemez ve saatle ifade edilemez. Zamanı değiştirebilir, eğip bükebilir, hareket ettirebilirsiniz. Zaman çöktükçe kısa süreler içinde gezegen yeni kavramlar, düşünce, keşif ve seçeneklerin bombardımanına uğruyor. Kendinizi gerçekleştirme deneyiminizle anın sunabilecekleri olasılıklar uyanıyor ve genişliyor. Dünya dışı zeka ile bağlantı kurmaya karşı duyduğunuz çekimde belli bir noktaya geldiniz. Onun için gezegen kolektif olarak daha yüksek bir zeka ve sorumluluk derecesine doğru ilerliyor. Dünyanız yozlaşmanın kötü kokularını saçıyor gibi görünebilse de lütfen her iki karşıt ucun da aynı anda yaşanmakta olduğunun bilincinde olun. Işığı taşıyanlar son derece güçlenecek ve birkaç yıl içinde bu insanların gücü karşısında hayrete kapılacaksınız, çünkü onlar sizsiniz. Paylaştığınız bir inanç da, gerçekliğin yeni bir biçimine duyduğunuz inanç. Gerçekliğin bu yeni biçiminde insanlar özgürlüklerini saygı, uyum ve işbirliği içinde ifade eder, Dünya ve her bir yaşam biçimi -hayvan, bitki, mineral, insan- değerlidir.


Anımsayın, Zaman Bekçileri evreninizi belirli bir rotaya yönlendirir ve zaman engelleri olarak adlandırılabilecek olanın içinden geçebilirler. Evreninizin bütünle bağlantı halinde olmasını sağlayan dilim ya da bölümlerini yaratırlar. Enerji bir bölümden diğerine hareket eder ve bazı bölümler ayrı tutulur -bu da tanıdığınız biçimiyle zamandır. Enerjinin her şeyde olduğunu, sizin de İlk Yaratıcının parçası olduğunuzu hatırlayın. İlk Yaratıcı kendisinin daha geniş bir anlayışına ulaşmak için bir bölünmüşlük yolculuğunda. Onun için Zaman Bekçileri parçaları bütünden ayrı tutarak evrenin canlılığını sürdürüyorlar.


Mayalar kendilerine Gün Bekçileri derlerdi. Biz onlara Zaman Bekçileri diyoruz. Elbette Pleiades sistemiyle ilişkileri vardır. Zaman olaylarının içine girip çıkmada ustadırlar. Zaman kilitleri yaratmada da ustadırlar -her şeyi öyle bir kordon altına alırlar ki olaylar hemen karşınızda gerçekleşebilir ama zaman kilitleri yüzünden olanları görmezsiniz. Zaman kilitleri bilincinizi eşzamanlı zamanı algılamaktan alıkoyar.


Mayalar bugün ortaya çıkan olayların zaman açısından ön / hazırlıklarını yaptılar. Mısırlılar başka bir çeşit ön hazırlık yaptılar. İnka ve Amerikan yerlilerinin her biri başka şeylerin hazırlığını ortaya koydu. Her bir uygarlık şimdi, içinde bulunduğunuz varoluş bölümü ya da çekirdeğinde açılmaya hazır olmak üzere zaman kilitli olaylar yaratmada kendi rolünü oynadı. Şimdiki zaman çerçevesi için bir bilgi ağı hazırlayan başka bir uygarlık da Atlantis'tir. Hatırlayın, her şey süreklidir ve uygarlıklar asla son bulmaz. Atlantis'in yok edildiğini, artık varolmadığını yani geçmişte olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Bu, gerçekliğin bir biçimidir. Gerçekte, hiçbir zaman yok edilmemiş bir Atlantis uygarlığı var. Kendi çıkmazlarını çözmüş, çözümler bulmuş ve enerjinin kötüye kullanımı yüzünden varlığına son vermek zorunda kalmamış bir Atlantis. Aynı şekilde, sizin dünyanızın da bazı biçimleri yok olurken diğer biçimleri çözümlerini bularak Altın Çağa ilerleyecek.


Atlantis ya da herhangi başka bir uygarlık işte bu şekilde gelecekte varolabilir. Uygarlıklar süreklidir, zaman yapılarının dışındadırlar. Bu şekilde aslında Atlantis'in çözümlerini bulmuş olan gelecekteki biçimi geçmişteki Atlantis enerjisine yardım etmek istiyor, çünkü bunların hepsi aynı enerji ve benliğin yeniden bedenlenme biçimleri. Geçmişe geri dönmenin amacı şifa götürmek, bütünleştirmek ve enerjinin doğru kullanımını öğretmek. Varlıklarının bütün biçimlerinde oldukça başarılı olan uygarlıklar, aynı fırsatlara sahip olamamış ya da çözüm bulamamış biçimlerine yardım etmek için, deyim yerindeyse her zaman geri dönerler. Başarılı bir uygarlık, varlığın büyük ağındaki amacı ve etkisinin bilincinde olan bir bilinç topluluğu olarak tanımlanabilir.


Olayları düzenleyen Zaman Bekçileri ışınları pek çok farklı gerçeklik ve yönde yolculuk eden ışık topları gibidir. Maya Zaman Bekçileri, çok boyutlu olduğundan gelecek kuşaklar için bir anlamı olacak bilgiyi Dünyaya yerleştirme becerisine sahiptiler. Zaman içinde geriye, ileriye ve yana doğru yolculuk yapabiliyorlardı, uygarlıkları da zamanda yolculuk üzerine kuruluydu. Meksiko topraklarında bu hikayenin pek çok ipucunu bıraktılar. Onların şimdisi daha anlamlı bir hale geldi, çünkü amaçları kendi şimdileri dışındaki şimdilerin de yararına olacak bir şimdi oluşturmaktı. Mayalar bir paradigma yaratmayı amaçlamıştı. Bu paradigma, olacak olanın tanımını, Dünyanızın geçirdiği döngüleri ve kozmik kapılar temelindeki zaman döngülerini içeriyordu. Dünyanın güneş, ay ve güneş sisteminizin gezegenleriyle ilişkili döngüleri fiziksel elektromanyetik bedeniniz üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Mayalar, Dünyanın güneş sistemiyle sınırlanmamış daha büyük bir dönüş sisteminde yer aldığını anlamışlardı. Bu dönüş sistemi çeşitli nümerik bölümlere dayalıdır. Mayalar sizin sisteminizdeki zamanı çok daha geniş döngülerin parçası olduğunuz bilgisine dayanarak yaratıp tanımladılar.


Maya uygarlığının pek çok biçimi vardır. Bunlar, üç boyutlu zamanla oynamak üzere farklı dönüm noktalarında devreye giren pek çok Zaman Bekçisi grubudur. Mayalar hiçbir şekilde ilk kez zamanın sizin varolduklarını sanmanız sağlanan periyodunda ortaya çıkmadılar. Bundan çok daha önce, binler ve binlerce yıl önceden Dünyadaydı onlar. Gerçekte, evrenin başlangıcına doğru hareket ettikleri kadar rahat bir şekilde evrenin tamamlanması yönünde de ilerleyebilirler. İşleri, zamanı geldiğinde evrenin bütün parçalarının çalışmasını ve çökmesini sağlamaktır. Çöküşün zamanından önce gelmemesini de onlar sağlar. Maya Zaman Bekçileri ile bağınızı hissedin ve dikkatinizi keşfetmeniz için hazırladıkları anahtarlara açın.


Gerçekliklerin çevresindeki zaman kilitleri evinizdeki aydınlatmanın siz istediğinizde açılıp kapanacağı şekilde düzenlendiği mekanizmalara benzer. Elektromanyetik olarak bilincin, nerede olursa olsun varlığını duyuran bir uyarı sistemi vardır. Bilinç her şeydedir ve neyle sarmalandığına bağlı olarak çevresine eşsiz, kesin bir sinyal yayınlar.


Bilinci nasıl zaman kilidi altına alacağını bilenler vardır. Frekanslarını değiştirirler ve böylece enerji alanını tarayan varlıkların kendilerini bulamamalarını sağlarlar. Gezegendeki kapılara yerleştirilen zaman kilitleri ve zaman koridorları nedeniyle kozmostakiler Dünyayı bulamaz; varlık ışığı silinmiştir. Gezegenin bulunamaması için farklı, üzerinde Dünyadaki bilinç türünün kayıtlı olmadığı zararsız bir elektromanyetik spektrum yerleştirilmiştir. Dünya örtülmüş, karantinaya alınmıştır.


Mayaların amacı gelecek için bir paradigma yapılandırmak üzere Dünyaya gelmekti. Çeşitli uygarlıklar ortak bilinçler yoluyla enerji kapılarını açık tuttular. Başka gerçeklik türlerini destekleyebilen ya da kaldırabilen enerjiler sınırlı sayılarda gezegene çekildi. Ancak, ışık sütununu yerleştirmesi için bir uygarlığın hazırlıklı ve eğitimli olması gerekir. Nerede ışık varsa orada bilgi vardır.


Maya uygarlığı bu uygarlıklardan biriydi. Bugün bu uygarlıklardan bir diğeri Bali uygarlığıdır. Bu uygarlıklar Dünyanın dört bir yanında, kıyıda köşede varolmaktadır. Eyaletler ya da kent alanlarındaki büyük bir uyum, işbirliği, karşılıklı destek ve yaratıcılık sergileyen topluluklar olabilirler. Maya uygarlığı geleceği etkilemek ve tohumunu çok uzun bir zaman dilimi boyunca son derece karanlık olmuş olan bu gezegene atmak amacını güden bir deneydi.


Mayalar amaçlarının ne olduğunu biliyorlardı. Tıpkı Tibetlilerin ülkelerinin işgal edileceğini önceden görerek Çinlilerin gelip görünürde korkunç bir cinayet işlemesinden yıllar önce en önemli belge ve eserlerinin çoğunu saklamaları gibi Mayalar da sonlarının ne zaman geleceğini biliyorlardı. Mayalar Zaman Bekçileri olduğu için amaçlarının yerine geldiğini bilerek Dünyayı boşaltabildiler. Mayaların en derin gizlerinden biri budur -tarih ve zamanı tanıyordu onlar.
Maya takvimi cennet ve cehennemlerin döngülerini kesinlik içinde gösterir. Mayalar gidiş tarihlerini biliyorlardı, bu sona hazırlandılar. Onların açısından bakıldığında başka bir fiziksel boyuta geçmişlerdi. Gerçekte Maya uygarlığı hala son derece canlıdır. Altın çağını yaşıyor bu uygarlık.


Mayalar günün birinde zamanlarının geleceğini, gezegeni terk edeceklerini biliyorlardı. Günün birinde bilgilerinin, anahtarlarının Işık Ailesi -sizler- tarafından ortaya çıkarılıp keşfedileceğini biliyorlardı. Bazı kişilerin bu anahtarları şimdiden keşfetmiş olduğunu ileri sürüyoruz. Mayalar amaçlarının bütün öyküsünü ve şimdi olan bir gelecek için neden ipuçları ektiklerini biliyorlardı.


Bilinç anahtarlarınız Mayaların sizin için kaldırdığı zaman kilitlerinin arasından hareket ediyor. Zaman Bekçileri oldukları için Mayalar gezegenin dört bir yanındaki pek çok zaman kilidini açıyor.


Bu gizlerin sizden nasıl saklandığını merak edebilirsiniz. Nasıl böylesine denetlenip yalıtılmış olabildiğinizi bilmek isteyebilirsiniz. Eğer bütün o başka yaratıklar ve gerçeklikler varsa neden onlarla karşı karşıya gelmiyorsunuz? Bunun nedeni ağ ve içinde bulunduğunuz ağın çevresindeki zaman kilitleri. Uygarlığınız büyük bir bölümüyle zaman koridorlarına sahip olan ana ağ içinde kilit altında tutuluyordu. Geçidiniz üçüncü boyutta kilitliydi.


Bu belirli koridorun geliştirilebileceği pek çok başka yol vardır; yalnızca bir ana yapı hattı kurulabilir ya da tıpkı sizin kentlerinize, çevre yerleşimlerinize giden yollar gibi çeşitli küçük yollardan bir ağ oluşturulabilir. Eğer içeri ve dışarı giden tek bir yol varsa ve o da kilit altındaysa bu zaman koridoruna giriş çıkış yasaklanmış, koridor bütün diğer etkilerden koparılmıştır. Gerçekliğinizde hükümetler başka ülkelere karşı çoğu zaman cezalandırıcı bir önlem olarak yalıtma ve boykot yaptırımı uygularlar. Zaman oyuncularının zaman koridorunda yaptıkları da buna benzer.


Yol açıldığında -zaman kilitleri kaldırıldığında- gerçeklikler birleşecek, birbirleriyle harmanlanıp değişecek ve siz daha yüksek kimliğinizle yoğun bir bağlantı içinde olacaksınız. Gelecek birkaç yıl boyunca kendinizi bu bilgi aşılamasına hazırlamak zorundasınız. Sizi zaman kilitlerinin açılması, kimliklerinizin bileşimine hazırlayan hızlandırılmış bir yolculuktasınız.


Zaman kilitleri uygarlık ya da gerçeklikleri birleşmekten alıkoyan Zaman kilitleri açılıp yeni dünyanın doğuşuna geldiğinizde birçok gerçekliğin birleşimi gerçekleşecek. Bu olgun bir şekilde ve ışığın kullanımı anlaşılarak yapılacak olursa oldukça yükseltici bir dönem olabilir.


Bütün zaman eşzamanlıdır. Bir gezegenin çevresinde onun çeşitli zaman çerçevelerinden deneyimlenmesini sağlayan enerji ağları vardır. Bir gezegene girmek için sizi gezegenin duyarlı yaşamın varolduğu gerçekliklerine ulaştıran kapı ya da açılımları bulmak zorundasınızdır. Eğer bir kapıdan geçmezseniz size bomboş görünen bir dünyaya inebilirsiniz. Kapıdan geçerek ise bu kapıdan kaçan bütün farklı gerçeklikler ya da zaman çerçevelerine ulaşırsınız. Böylece birisi iki ya da beş yüz yıl önce varolmuş olan bir Dünyaya geri dönebilir -bu gerçeklikler varolmaktadır.




Katmanlar halinde ağlar dünyaları çevrelemektedir. Bu ağlar yer değiştirip kımıldadıklarında çeşitli gerçeklik ve enerjiler yaratırlar. Ağları hareket ettirdiğinizde, yerlerinden oynatıp bir kapıdan geçtiğinizde eşzamanlı olarak geçmiş, şimdiki zaman ve gelecekteki dünyalara girebilirsiniz.


Kapılar gezegenlerin çevresine yerleştirilen koruyucu araçlardır. Bir kapıya sahip olmak, onu yaratmak, yapmak müthiş bir iştir. Kapıyı açık tutmak için bir frekans enerjisi vardır. Dünya üzerinde pek çok kapı bulunur. Birkaçından söz edeceğiz. Bir tanesi Meksiko/Orta Amerika bölgesindedir. Sina yarımadası ile Tibet üzerinde de başka kapılar vardır. Bunlar enerjinin gezegene gelip gittiği üç ana kapıdır. Eski kristal kurukafalar çoğunlukla kapı bölgelerinde ortaya çıkarılmış ya da tutulmuştur. İnsanlar bir kapının bekçiliği ya da sahipliğini ellerinde tuttuklarında zaman koridorlarına erişimleri de vardır. Tibet'tekiler geleceğe bakabilip işgale uğrayacaklarını görebildiler, böylece gelecek zamanlar için hazırlandılar. Tohumlarının -Tibetli keşişlerin spermleri- nerede kullanılabileceğini görebildiler. Eserlerinin neden saklanması, kendilerinin de sürgüne gitmeleri gerektiğini de görebildiler.


Ortadoğu'daki kapı gezegene ana açılımlardan birini oluşturuyordu. Eski Atlantis bölgesindeki Bermuda Üçgeni de gezegenin ana kapılarından biriydi. Ancak, buradaki enerjiler karmaşa içinde olduğu için kapı güvenli bir erişim sağlamıyor. Burada oluşan çatışma ve kaos nedeniyle sıkışıp kalabilir ya da kaybolabilirsiniz. Diğer kapı bölgeleri içine Paskalya adasını, Fuji dağını, Şasta dağını, Titicaca gölü, Nazca çizgileri ve Uluru'yu alır.


Zaman koridorlarını okuyup yolculuk yapabilenler olduğu gibi bunları yapamayanlar da vardır. Kozmos ve evrenin her yanındaki farklı varlık bölümlerine el koymak üzere bilinç imparatorlukları oluşuyor. Bunların zaman koridorlarından akma becerisi varsa olasılıklar ve kendilerini elektromanyetik kapı değişkenlerinden aşılamaya ilişkin inanılmaz bir bilgileri de vardır. Zaman koridorlarında bilgi olmaksızın yolculuk edilecek olursa zaman adı verilen şey varoluşu toz haline getiren büyük bir dalga gibi bir yerden bir yere hareket eden körlemesine birçok olayın akınına uğrar. Bu olaylar hangi kapı ya da olasılıktan girdiklerine aldırmıyor gibidirler. Amaçsızca her şeye çarparlar. Ancak, olayların eşzamanlı olarak derin bir düzene, anlamlı bir plana -gerçekten de Tanrıça tarafından sahnelenmiş bir gösteriye- bağlı olduklarını biliyorsunuz.


Yeni bir zaman çizgisi ve yepyeni bir ağ oluşturmak, ağı yerleştirmek için bütün varoluşu etkileyecek ölçüde derinden patlayacak temel bir olay olması gerekir. Yoksa ağın gidebileceği bir yer olmaz. Dünyaya uzanan zaman hattına sahip olanlar, bu zaman hattı boyunca serbest alış verişe izin vermeyerek Dünyayı ayrı tuttular. Gelecekte ikincil ve üçüncül ağları oluşturanlar var. İkincil bir ağ enerjiyi ana zaman koridorunun çevresinden bir yan yola yönlendirmeye yarayan ikinci bir dokudur. Üçüncül bir ağ ise ikincisinin işe yaramadığı durumlarda devreye giren ağdır.


Zaman hatları, zaman dokusu ve bu zaman dokusu üzerindeki kanalların hepsi temel olaylara bağlıdır. Temel bir olay olmaksızın bir zaman hattına kanca atamazsınız. Başka bir deyişle, diğer zaman hatlarının onu bir çapa gibi kullanabilmesi için ikincil ve üçüncül ağların temel bir olaya kanca atması gerekir. Atomun parçalanması temel bir olaydı. Saniyenin bölünmesi de. Harmonic Convergence (Maya Takvimindeki döngüselliğin izinde gerçekleştirilen enerjilerin uyumlu birlikteliği kutlaması-ç.n.) temel bir olaydı. Temel olaylar tarihin akışını derinlemesine etkileyen açık ya da özel olaylar olabilir. Bundan dolayı da gezegene yeni bir zaman hattının yerleştirilmesi için kitlesel bir olayın olması gerekir.
Zaman koridorunuza bu ağlar kanalıyla dışarıdan -gelecekten- giriliyor. İkincil ve üçüncül ağlar oluşturuyorsanız ve kilitli bir koridora girmek isterseniz temel bir olay bulmak zorundasınızdır. Temel bir olay bulamayacak olursanız kanca atacağınız bir şeyiniz olmaz. Balık avlamaya benzer bu. Bir gölcüğe olta atabilirsiniz. Eğer iğneyi ısıran bir şey olmazsa temel olayınız yok demektir.


Temel bir olay, zaman koridorlarındaki ilksel ağda bütün gerçekliğin geçiş yaptığı yaşamsal önemi olan bir dönüm noktası olarak kayıtlı olan bir oluşumdur. Ortaya çıktığı alanda bir dönüm noktası sayılabilecek bir olaydır. Harmonic Convergence itkisini gelecekten alan düzenlenmiş bir olaydı. Gelecekten geçmişe gönderildi ve ikincil ve üçüncül ağların oluşturulabilip gezegenle bir bağlantı bulabilmeleri için bir boşluk yaratmak üzere şimdiki zamanda yeniden düzenlendi. Bağlantı neydi? Eğer bu ağlar bağlanacakları temel bir olaya gereksiniyorlarsa temel olayda onlara dayanak olan neydi? İnsanların bilinci.


Varoluşun belirli bölgelerindeki temel olayları incelemede uzmanlaşmış olanlar vardır. Zamanın bütünü değiştirilmeden, olay çevresindeki alt zamanların değişimi dolayısıyla belirli bir zamanı değiştirmenin yolunu bilirler. Farklı dünyalarda geçen paralel olaylar konusunda uzmanlaşmış olanlar vardır. Temel olayları çeşitli yıldız sistemleri ve galaksilerden alıp birleştirir, iletişimin yeni hızlı yollarını yaratarak geometrik girdaplar oluştururlar. Kendinizi bir kez Dünya "zamanından" kurtardığınızda olağanüstü bir şeydir bu.




Ana koridorlar gezegene daha büyük bir enerji akımım sağlamak üzere şu anda yeniden inşa ediliyor. Temel bir olay düzenlendiğinde ağların bağlantılı olması ve Dünyada her şeyin değişecek olması için gelecekte temel ağın oluşturulmasına yardım ediyoruz. Bu, zamanın bütününü değiştirecek. Bir ölçüde, içinde yaşadığınız dokuda dev bir delik açacak.


Uzun bir zaman önce bu koridorlar başka uygarlıklarda keşfedilip geliştirildiğinde bilgece davranmayan milyonlarca dünya vardı. Uzayda kaos topları işlevini gören bölgeler vardı, çünkü gerçekliklerini oluşturan dokuda fazlasıyla delik açılmıştı. Çevreniz konusunda aynı dersi almaktasınız; kötüye kullanın onu, kirletin, lekelensin ve başlangıçtaki canlılığı solup gitsin! Bütün varoluş canlıdır. Kullanıp yok etmek yerine olan her şeyin içinde varolup zenginleştirmek yaşamsal bir göreve dönüşüyor. Bunun gibi üzerinde çalışılıp temizlenen evrenler var. Dünyada kirlilik olduğunu mu sanıyorsunuz? Zaman hatları bütünüyle bağlantısız olduğu için kaos içinde kirlenmiş bütün bir evren hayal edebiliyor musunuz? Öyle bir evrende evinizden çıkıp alışverişe gidersiniz, döndüğünüzde eviniz bir delikten süzülüp gitmiştir. Onun yerinde artık başka bir gerçeklik varolmaktadır. Çılgınlık!


Günün birinde bütün bunlar anlamlı bir bütünlüğe ulaşacak. Bizi bekleyen zorlu iş şu; Varoluşa saygısızlıkla tuzağı yaratmış olanların bilincini nasıl bütünleyeceğiz? Dokuyu onurlandırmıyorlar, zaman koridorlarından geçip dilediklerini yapıyorlar. Oynadığımız tehlikeli bir oyun, ancak gördüğümüz kadarıyla olayları değiştirmek oldukça gerekli. Bu bizim bütün sorumluluğu taşıdığımız anlamına gelmiyor. Bizler öğretmenlerimizin, Zaman Bekçilerinin yol göstericiliğiyle hareket ediyoruz. Daha geniş bir bakış açısından size bilince sahip çıkmanın olağanüstü sorumluluğunu yansıtıyoruz. Zaman koridorları boyunca neden sonuç yasaları ile hokkabazlık yapmak gerçekten de müthiş bir iştir.


Kitaplıklar kapalı ve eylem dışı bırakılmış birincil ağın bir versiyonu üzerinde yer alırlar. Korunmaktadırlar. Bugünlerde, özellikle gelecekten gelip de kitaplıklardan birine girmek kolay değildir. Bu nedenle birincil ağın altındaki zaman koridorları inşa ediliyor. Çoğu varlık belirli alanlara sahip olmak ya da üzerlerindeki etkilerini artırmak için belli zaman hatlarını bir araya getiriyor. Amaçlarına bağlı olarak olabildiğince çok sayıdaki zaman hattını birbirine bağlıyor ya da olabildiğince çoğunu iptal ediyorlar.


Belli bir bakış açısından zaman koridorlarına sahip olan ya da olduğunu sananlar var. Birincil koridorları yeniden inşa edip yeni varoluş alanları örgütlüyorlar. Bu koridorlar inşa edildiğinde birçok zeka formu bu koridorların sözümona sahipleriyle birlikte hangi güçlerin girmesine izin verileceğini belirleyerek ileri ve geriye doğru hareket edebilecekler. Dünyanın karşı karşıya olduğu sorun bu ve bu sorun da insan türünü deney için kullanan neden bu kadar büyük bir yaşam formu girişi olduğu sorusuyla bağlantılı. Birincil ağ baskına uğrayacak olursa geriye açık bir hat kalması amacıyla ikincil ve üçüncül zaman hatları da kuruluyor.


İkincil ve üçüncül olaylar kurulup inşa edildiğinde bu, zaman koridorunda bir ana açılım olacağı anlamına geliyor. Bu açılım, resmen onaylanmış kanallar olarak adlandırılan kanallardan pek çok varlığın gelişini sağlayacak. Bu varlıklar, eşzamanlı olarak pek çok diğer yönlere açılan yeraltı hareket ve kapıları bulacaklar.


Usta zaman oyuncuları olan Mayalar size bu oyunun oynanacağı bir dizi ipucu bıraktı. Aralık 2012'deki kış gündönümünü bir bitiş, kapanış olarak işaretleyen Maya takvimi incelenmeye değer. Oyun Ustaları, spekülasyonlar havada uçuşurken sizin ne yapacağınızı izleyip merak ediyorlar! Zamanınızın sonu anlayışı bir döngünün sonuna ulaştığı anlamına geliyor; Dünyanın sona ereceği anlamına değil. Ruhsal büyüme için temel önemde bir tema Broadvvay'de uzun süre sahnelenmiş bir oyun gibi sahnelenmekte ve sözleşmesi yapılan gösteriyi tamamlamak için önünüzde yirmi yıldan kısa bir zaman var.


Zamanın bu son bölümü tamamlandığında gezegende bir boyut değişimi olacak. Boyut değişimini yapılarında barındırabilecek durumda olanlar şimdiden dört hatta beşinci boyuta girip çıkıyorlar. Gelecek yirmi yıl boyunca yeni frekans gezegende o kadar ağır basacak ki dünyanızın bir biçimini yeni bir döngüye, başka bir biçimini, versiyonunu ise bütünüyle son buluşa, yok oluşa doğru fırlatacak.


Yeni döngüde bütün yaşam biçimlerinin eşsiz bir biçimde gelişmesini harekete geçirecek bir enerji fışkırması olacak. Elinizdekini özümseyecek hale gelmeden diğer Yaşayan Kitaplıklara erişemezsiniz. Yeni edindiğiniz farkındalığı nasıl kullandığınızı görmek üzere bir parçanızın Kitaplığa uzandığını, ulaştığını, göz attığını hissedeceksiniz. Başka bir Yaşayan Kitaplığın yaşam biçimini anlamayabilecek olmakla birlikte başkalarının kendi yaratılarına karşı tavırlarına da göz atabilirsiniz. Gözünüze boş bir kozmik oyun alanı gibi görünen geometrik biçimler halinde depolanmış bilgisi ile başka bir Yaşayan Kitaplıktaki dünyalar son derece farklı olabilir. Anımsayın, bir oyun alanına hayat veren tek şey oyunculardır. Dünyadaki Yaşayan Kitaplık enerjiyi paylaşıp onunla akacağınız bir titreşimsel geçiş yapmanızı kolaylaştıracaktır. Dünyanın görkemli oyun alanı olan doğadan zaman koridorlarını birleştirip bu koridorlara çıkmayı öğreneceksiniz.


Biz olayların gelecekten geldiğini keşfettik. Olaylar geçmişten kaynaklanabildiği gibi gelecekten de kaynaklanabilir. Sürüp-giden oyundur bu. Bizim burada oluş nedenimiz, Pleiades'teki şimdimizi, şimdi versiyonumuzu farklılaştırmak için geçmişi değiştirmeyi kolaylaştırmak. Bu, uzak bir gelecekte gerçekleşecek gasp olayına yön değiştirtmek, olayı yeniden düzenlemek için yapılıyor. Gerçekte sizin geçmişiniz bizim şimdimize doğru koşturuyor, ancak biz bunu değiştirmek için geleceğe gittik.


Er geç çok farklı bir dizi anı algılayacaksınız, çünkü evreninizin geçmişini değiştireceksiniz. Size geleceğinizden geldiğimizi ve gelecekten geçmişi değiştirmek için geldiğimizi söyledik. Son derece zekiyiz biz. Paralel bir evren oluşturarak bütün evrenin tarihini değiştiriyoruz. Paralel evrenlerin oluş nedeni budur. Bunlar hafıza ve olayı değiştirerek bir noktadan zaman mekanizmalarına yön değiştirten planlardır. Aynı şeyi kişisel yaşamınızda da yapabilirsiniz. Geçmişinizi de değiştirebilirsiniz. Oyunu oynamayı öğrendikçe esneklesin.



Enerji Alıştırması


Dikkatinizi nefesinize verin, ciğerlerinizin ışıkla dolduğunu canlandırarak nefesinizin bedeninize girişini izleyin. Kan dolaşımınızın bu yüklü enerjiyi özümseyerek bedeniniz boyunca dağıttığını canlandırın. Her nefes verişinizde bedeninizin gevşeyip kendisini akışa bir akışını hissedin. Nefes almaya devam ederken mutlu olmanıza yardım eden on iki enerji ile çevrelendiğinizi hayal edin. Varlıklarını incelerken bir güvenlik ve rahatlık duygusu deneyimleyin. Her bir enerjinin gözlerinin derinliklerine bakın, sonra bakışınızı başka bir yöne çevirerek onu çevreleyen enerji alanını okuyun.


Göbek ve kalbinizden gelen tanıdık, güçlü bir çekiş deneyimlerken bedeninizden çıkarak dans eden ışık lif ve ışınlarını canlandırın. On iki rehber başka bir şimdiye göz atma olanağı sunarken bedeniniz farkındalıkla titreşiyor. Hepsini olanca canlılığıyla deneyimleyin. Kendinize her bir rehberin temsil ettiği zaman ve gerçekliğe bakma izni verin. Bırakın yükselsin anılarınız, gerçekliklerin yolunu gösteren haritalara benzeyen zaman hatlarını hissedin. Her bir rehberin enerji alanına doğru ilerledikçe çakra merkezlerinizden çıkan ışık liflerini izleyin. Kendinizi bulduğunuz yer neresi? Deneyimleyin ve gözlemleyin.


Belki yağan yağmurun tatlı sesini işitiyorsunuz ya da terkedilmiş bir yol boyunca esen soğuk rüzgarın uğultusunu. Balta girmemiş bir ormanda olabilirsiniz ya da yağmur ormanı, kar kaplı doruklar, çöller, ırmaklar, okyanus ve ovalarda. Dünyanın her köşesi kendisine ilişkin anı ve gizemli ipuçları barındırır. Bırakın zaman hatları sizi başka bir şimdinin derinliklerine taşısın. Dünyayı on iki zaman hattından deneyimleyin ve sizin kendinizi ve yıldızlarla bağlantınızı tanımanız açısından en önemlisinin hangisi olduğunun gösterilmesini isteyin.


Her yerde canlı olan varoluşu bağlantılandıran canlı bir ağ, ızgara olan ışık ağını hissedin. Yaşam yaşamı izlerken ağın hatlarının zekayı taşıyışını hayal edin. Dünyayı uzayda asılı mavibeyaz bir mücevher gibi hayal edin. Kendi zaman alanında sarayını kurmuş olan, bu büyük ışık koridorları boyunca değerli taştan bir durak gibi olan Dünya uzayda asılı mavibeyaz bir mücevher. Dünyaya uzaydan bakın ve farklı zamanlardan gelerek sizi anımsamaya çağıran güçlü bir çekim hissedin. Geçmiş olayları mı hatırlıyorsunuz? Zaman, uzay ve Dünya kavramlarınız ışık ağında karışırken kendinize bunu sorun.


Şimdi de ayın biraz ötesinde, uzayda kesişen enerji hatlarının arasından bakın. İşaret levhalarında neler yazılı? Güvenilir rehberleriniz hangi yıldız yan yollarını işaret ediyor? Dünyayı ve kendinizi ifade edilip deneyimlenecek sonsuz olanaklardan ötürü onurlandırırken bırakın ruhunuz anın canlılığını özümsesin. Varoluşun, oyunu öğrenmemizi sağlayan büyük gücü olan ışık ağına özel bir övgü sunun.




----------------------------------------------------------

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 07/02/2009 :  17:21:08  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
10. Gökler Konuşuyor



Siz, kendiniz bu yaşamınızda içine doğmak için deneyimlemenin ideal olduğuna karar verdiğiniz fırsatları sunan bir an, soy ve kuşak seçtiniz.

Bu gerçekliğe gelmeden önce bir zaman dilimi -doğduğunuz an- için başvuruda bulundunuz. Doğumunuzun bu belirli anında yıldızlar, gezegenler, ay ve güneş belirli yerlerde bulunuyordu. Ananızın karnından çıktığınızda enerji Dünyaya bu zamanda da dokunduğu için nerede olduğunuzdan bağımsız olarak bedeniniz yıldız ve gezegenlerden gelen enerjiyle damgalandı. Bu anın içinde belli olasılıklar, özel fırsatlar ve belirgin güçlükler yazılıydı. Yıldızların dili daha büyük bir bakış açısından kavramanıza yardımcı olacak şekilde size dünyanızı açıklar. Her şey her şeyle enerji kalıpları yaratacak biçimde geometrik bir ilişki içindedir. Siz, kendiniz bu yaşamınızda içine doğmak için deneyimlemenin ideal olduğuna karar verdiğiniz fırsatları sunan bir an, soy ve kuşak seçtiniz. Başka yerlerde eşzamanlı olarak yaratmış olduğunuz, yaratacağınız ve yaratmakta olduğunuz şeyler temelinde öğrenmeye gereksindiğiniz şeylere göre bu deneyimleri belirlediniz.


Gökler öykülerini sizin kanalınızla canlandırırken size kendi olağanüstü görkeminizi anlatıyor. Gezegenler yaşam güçlerini elektromanyetik güçler olarak yayınlar. Bu elektromanyetik güç, zorluklar ve zaferler şeklinde tasarlanmış anlamlı başarıların belli çağ ya da yaşları belirlediği döngüler yaratır. Anlaşıldığı takdirde bu döngüler kendiliğinden gezegenin yararına olur. Döngüler bilmezden gelindi ve sizi bilgisizlik içinde tutmak için basitleştirildi. Bu nedenle yaşamın anlamına eşlik eden olağanüstü özgerçekleştirme fırsatını kaçırmanıza neden olundu. Döngüler öğretisinin yitirilmesinin bir yolu da astrolojinin tartışma konusu yapılıp çürütülmesi oldu. Gerçekte astroloji ve astronomi evrenin dilleriyken size astrolojinin anlamsız bir araştırma konusu olduğu söylendi. En gerçek biçimi içinde göklerin bilgisi, astroloji, varoluşun anlamlı bir dilimi içinde yaşadığınızı kabul ederek makrokozmosu mikrokozmos içinde yorumlar.


1993'te bizim Işığın Galaktik Gelgit Dalgası olarak değindiğimiz, enerjilere yol açan bir gezegen sıralanışını deneyimlediniz. Güneş sisteminiz içindeki her gezegenin veri iletim yolları gibi enerji ışınları yayınlayan kendi bilinç alanı bulunmaktadır. Gezegenler özel geometrik ilişkiler halinde dizildiklerinde bağımsız güçleri birleştikçe enerji karmaşaları yaratırlar. İki gezegen çakışıma doğru ilerlediğinde sizin Dünyadan baktığınız açıdan üst üsteymiş gibi görünürler. Gerçekteyse, uzayın derinliklerinde birbirlerine oldukça uzaktayken enerji yolları birleşmiştir. Bir gezegenden hareket eden enerji diğerinden çıkan enerjiye bağlanır.


Işığın Galaktik Gelgit Dalgası Uranüs ve Neptün'ün incelenmesiyle anlaşılabilir. Bu iki gezegen, bir hizaya gelip Oğlak burcunu 18-19 dereceler arasında enerjilendirerek Şubat, Ağustos ve Ekim 1993 olmak üzere üç kez çakışım yapmıştır. Her gezegenin kendine özgü bir kimliği ve etki alanı vardır. Her bir gezegen duyarlı bir varlık, kendine özgü bir zeka gücüdür. Gökte bu iki zeka biçimi bir araya geldiğinde Dünyanın Oğlak tarafından etkilenen bölümleri üzerinde etkiyen ortak bir ışın gönderdiler. Oğlak, biçim, yapı, yetke, sınırlamalar ve zamanı temsil eden Satürn tarafından yönetilir. Diğer şeylerin yanı sıra Satürn kayalar, taşlar ve kristallerle ilişkilidir. Bu iki gezegen Oğlakta birleştikleri için Dünyanın taşını gizemli bir hale soktular, elektriklendirip güçlendirerek değişime uğrattılar.


Gezegensel bir ölçekte bu çakışımın enerjisi kaos oluşumuna bir çözüm sunar ve sizi hissetme merkezinizi açmaya doğru götürür. Bu nedenle sistemler çöktüğünde ilerlemek için duygularınızı kullanın. Duygular, özellikle de sevgi olmaksızın kötü bir sona mahkum olursunuz. Solar plexus'unuzda (göbek çakrası ve çevresi -ç.n.) ruhunuzda karmaşa yaratan duygular deneyimleyeceksiniz. Bu duygular bir kez şefkat ipleriyle yüreğe bağlandığında gerçekliği mantıklı zihninizden başka bir kaynaktan belirler hale geleceksiniz. Gerçekliğe giden yolunuzu hissetmeye başlayacaksınız. Bu, daha alt çakralarınızda bilincine varılmamış ve çözümlenmemiş anılar olarak tutsak kalan enerjiyi serbest bırakacak. Serbest kalan enerji yüreğe, gırtlağa, üçüncü göze ve taç çakralara -bedendeki dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci dağıtım noktaları- doğru yükselecek. Bu süreç insanlığı birbirine bağlayacak ve ortak noktalarınız olduğunu göreceksiniz, tersini değil. Geçmiş yaşamları süregiden ve eşzamanlı olaylar olarak anımsayacaksınız. Bu da, bilincinize akın eden anılar ve uyanışları sindirmek gibi zorlu bir işle yüz yüze geldiğinizde çoğunuzu karmaşaya sürükleyecek.


Enerji merkezlerinin açılımının amacı çözüm sunmaktır. En iyi durumda gerçekliğinizi sarsan, böylece neyin gerçek olduğunu kesinlikle bilemez hale gelmenize yol açan kaotik bir girdap yaratacaktır. Belirsizlik ve kuşku ağır bastıkça çeşitli kurumlara karşı körü körüne beslediğiniz bağlılıktan kuşkuya düşeceksiniz. Bazılarınız kuşkuya eşlik eden bir depresyon yaşayacak. Diğerleri, "Vay canına! Sırtımdan yük kalktı. Özgürüm. Harika", diyecekler.


Gerçekliğin farklı biçimleriyle ilgilenenleriniz inanamayacağınız ölçüde gelişecekler. Mahalle bakkalınızdan alış veriş ederken rasgele söylediğiniz sözlerin dünya dışı varlıkları içeren derin metafizik söyleşilere dönüştüğünü görebileceksiniz. Ruh sizi daha önce asla söyleyemeyeceğiniz şeyleri söylemeye itecek. Dikkatinizi buna ve insanların son derece açık bir hale gelişine açık tutun. Aile bireyleriniz 180 derecelik dönüşler yapabilecek. Herkes değil ama bazıları ışığı görmeye başlayacak. Belki bazı insanlar için, "Aman, umut yok onda", diye düşünüyordunuz. Bu değişecek.


Aranızdan kimlerin deri değiştirdiğine, ivme kazandığına şaşıracaksınız. Çünkü dönüşümün harcadığınız zaman, dinlediğiniz bantlar, okuduğunuz kitaplarla ilgisi yoktur. Ruhunuz gelip kapınızı çaldığında, şifreleriniz ateşlendiğinde uyanış çabucak gerçekleşir. Öğrenilmesi kimilerinizin yirmi, otuz ya da beş yılını alan bir şeyi diğerleriniz bir anda bilecek. Öğrenmeyecek, sadece bileceksiniz. Onun için öğüt alıp vermeye ve öğrenmeye hazır olun, çünkü en fazla öğretirken öğrenirsiniz. İnsanlar aynalarınızda. Siz onlara öğretir, açıklarken onlar da size kalıplarınız ve insanların öğrenme biçimi hakkında bilgi verir. Uyanış enerjisinin momentumu dev deprem dalgası tsunami gibi büyüklüğü her geçen an daha da artan bir deneyimdir.


Döngüsel enerjinin bu akımı insan türü içinde gerçekleşecek olan hızlı dönüşümün sorumlusudur. Tam şu an burada bulunan siz bu enerjiyle değişiyor ya da dönüşüyorsunuz. Hücreleriniz de olduklarından farklı bir şey haline geliyor. Hücresel düzeydeki bir farklılaşma sizi ruhsal boyutlardaki bir dönüşüme doğru fırlatacak. Bunun sonucunda gerçekleşecek olan Dünya değişimleri ile bilinç değişimi son şekline kavuşacak. Bilinç değişimi akıl sağlığı ve yaşam amacının yenilenmesi ve Dünyanın barındıracağı boyutların anlamlı bir varoluşa kavuşması için gereklidir.


İnsanların yaşamında kundalininin yükseldiği doğal döngüler vardır. Siz insanlar yılan enerjisi adı verilen, omurganızın kökünde çöreklenmiş duran bir enerji akımından kaçıyorsunuz. Bu, elinizde bulunan ve İlk Yaratıcıya en çok yaklaşan enerjidir. Kundalini enerjinizi üremede kullanıyorsunuz. Gerçekliği görüş biçiminizi değiştirmede ondan yaralanabileceğiniz hakkında ise en ufak bir fikriniz yok. Batı dünyasında bunun bilincine varamıyorsunuz. Çünkü güç, tüketici toplumunuzun kurulu düzenini değiştirmenizi istemeyenlerin elinde.


Kundalini çoğu durumda belkemiğinin kökünden ikinci çakraya -kimlik ve hayatta kalmadan yaratıcılık ve cinsel ifadeye kadar ilerler, daha fazla ilerlemez. Kırk yaş dolayında, Uranüs karşıtlığı dönemi ya da orta yaş bunalımı sırasında enerji Uranüs tarafından yukarıya doğru çekilir. Bu zamandaki küresel bilinçte hissedilen güçlü Uranüs etkisiyle kitlesel kundalini sürekli bir yükseliş kaydedecek. Kundalinin bu yükselişi insanların yaşından bağımsız olacak. İnsan ırkı içinde elektromanyetik kozmik enerjinin kurulu düzeni daha da büyümek zorunda.


Fiziksel plana girmeyi kabul etmeden önce en alışılmadık olasılıklarınızın verilerini en ince ayrıntılarına kadar gözden geçirirsiniz. Şablonlar oluşturur, doğmak için uygun aralığı, fiziksel gerçekliğe açılan kusursuz elektromanyetik pencereyi beklersiniz. Bu pencere, göksel cisimler tarafından yönlendirilen enerjilerin bir araya gelişidir; sizin genetik şifrenizle belirlenen yolda yolculuk yapmanızı sağlarlar. Günün birinde astroloji haritalarının okunması gezegenlerin düzeniyle DNA'nın düzenlenişi arasındaki ilişkiyi ortaya koyacak. Şu anda zodyakta on iki ev ve DNA'nın da on iki sarmalı var. DNA'nın on iki sarmalı kendisini er geç gözün irisinde gösterecek ve genetik hedefi iristen okuyabilir duruma geleceksiniz. İrisi bir doğum haritasının çemberi gibi on iki eve bölecek olursanız her ev kişinin doğum anındaki gezegen ve yıldız enerjileriyle belirlenen astrolojik izi gösterse de bedendeki kendi yerine karşılık gelecektir. Gözdeki yansımayla DNA'nın on iki sarmalı er geç genetik şifrelerinin amaç ve niyetini kanda depolanmış olarak ortaya koyacaktır. Çoğu sözümona gizem, sizi daha fazla yalandan kurtararak gün ışığına çıkacaktır. Ruhun penceresinden içeri gözler kanalıyla bir bakış atarsınız, türler arasındaki en derin etkiler ve alış veriş burada gerçekleşir.




Uzun zaman önce astroloji ve astronomi birdi. Beynin sol yarısı büyük bir etkinliğe ulaştı. İnsanları kendilerinden uzaklaştırmak üzere bir sahte ego ya da bilimsel zihin yaratma planı ortaya çıktı. Gerçekler de böylece gülünç bir hale getirildi. Kadim yasalar alay konusu oldu . Sizler gezegene bu gerçekleri onurlandırmak ve yeniden uyandırmak için geri gönderildiniz.

****

Ay inşa edilmiş bir uydudur. Aracı ve yansıtıcı bir araç, süper bir bilgisayar ya da gökteki göz olarak yapılmış ve Dünya atmosferinin dışına yerleştirilmiştir. Bu gezegendeki bütün yaşam biçimlerini şu anda kavrayabileceğinizin ötesinde etkiler. Tarihinizde Dünyanın çevresindeki iki aya göndermeler vardır. Pek sık duymazsınız bunu ama bilenler vardır.


Dünyaya burada yaşayanlar sahip olmalı. Oysa durum böyle değil. Sizi tür olarak kundalininizi serbest bırakmaktan alıkoyan dış tanrılar, yaratıcı enerjiler var. Ana uydu bilgisayar olarak ay Dünyanın bütününü etkisi altına alıyor. Bu zamanda güçlü kozmik ışınlar foton dalgaları olarak Uranüs, Neptün ve diğer güçler tarafından dönüştürülerek uzayı aşıyor. Bu da size yönelik denetim çevresinde aşırı yüklü bir devre yaratıyor. Denetimin amacı, siz insanları gezegeninizin yönetimini almak zorunda olduğunuz anlayışından uzak tutmak.


Neden zamanın başka hiçbir yerde gerçeğe uymayan reçetesinin tutsağısınız? Bu işaretleme ve bölme sürecinde on ikinin anlamı nedir? Bunlar olmaksızın siz kim olurdunuz? Bunlar üzerinde düşünmenizi istediğimiz sorular. Yanıtlar elbette yaşam süreniz ve kundalininizi denetlemenizle ilgili. Görüyorsunuz, ideal durumda yaşam süreniz şimdikinden çok daha uzun olabilir. Toplumunuz da deneyim yoluyla bilgelik kazanma sürecini onurlandırabilir. İdeal durumda, bunu oluşturacak şekilde yapılanmış ve beslenmiş bir toplumda kırk yaşında yaşanan kundalini deneyimi bireyin olgunlaşmasını yaratır. Şu anda yirmi bir yaşında olgunluğa ulaştığınızı düşünüyorsunuz. Çeşitli enerji döngüleri deneyimlediğinizi bilin lütfen. Bunlar beden yoluyla size olgunlaşmaya yeni bakış açılarından bakmayı öğretiyor. Bu sürecin farkındalığı gelişiminizin anahtarıdır. Sizi sürekli daha fazla sorumluluk almaya ve bunun altında ezilmemeye iter.


Ay uğruna pek çok savaş yapıldı. Ayın bazı bölümlerine sahip çıkılıyor, bazı bölümleri kullanılıyor. Ay sizi sınırlandırmaktan çok büyümenizde yardımcı olacak güçler tarafından yaşanır hale geldiğinde Dünyaya aşamalı olarak aşılanacak çeşitli etki programlarına ilişkin bir program var. Ayın programları çağlar boyunca insanlar için büyük bir sınırlandırma oldu. Dolunay ve çılgınlık, delilik ve kanamanın artması masallarının hepsi gerçeğe oldukça yakındır. Ayın yarattığı, sizin de karşılık verdiğiniz tekrarlayan döngüler vardır. Televizyonun sizi büyük ölçüde etkilediğini biliyorsunuz. Ay da aynı şekilde etkiliyor. Yalnız ayın programlarına kendinizi ayarlayamıyor, yayını nasıl kapatacağınızı öğrenemiyordunuz. Bunu yapamazsınız da. Programı sizin için başkalarının kapaması ya da ayı yeniden programlaması gerekir ki şimdi olan da budur.


Bu sıralar ay hayli kontrol altında. Bazı insanlar ayın mani ve delilik etkisinden ciddi bir şekilde zarar görmüş durumda. Dünya dışı varlıklar ve diğerlerinin ay üzerinde birçok üssü bulunuyor, Dünyalılarınsa oraya gittiklerinde pek az bir etkisi oluyor. Ayı gerçek anlamda işletenler dünya dışı varlıklar. Artan hızına karşın teknolojiniz duyarlı uzay yolcularının biyoteknolojisi ile karşılaştırılamaz. Sizler oyuna yeni girdiniz ve elinizde yaşamsal önemde bir anahtar eksik. Çünkü algılarınız ve fiziksel dünyanızın özü gerçekliği özel bir şekilde yapılandırıyor. Veriyi sürekli yorumluyor ve bir düşü yorumlar gibi deneyimi fiziksel sınırlar içine yoğunlaştırıyor, giderek daha az açıklayabilir hale geliyorsunuz. Her şey düşünce, birçok gerçeklikte varolan bir inşaat ekibinin zihinsel mimarisidir.

***

Güneş, güneş sisteminizin yöneticisi ve yaşadığınız bölgeyi yöneten zekanın bulunduğu yerdir. Güneş sizin alanınıza ulaşır ve teninize dokundukça titreşimleri okur. Bildiğiniz şekliyle yaşamın her yönüyle derinden bağlantılıdır. Varlığınızı besleyen ve evrimleşebileceğiniz bir çevre yaratan bir zeka gücüdür. O size dokundukça yaptığınız her şeyle onu besleyeceğiniz için güneş sizin evriminizle yakından ilgilidir.


Pek çok kültürde güneş bu dünyayı bir tanrı gibi yöneten zeki bir güç olarak saygı görür. Güneşte kimin ve neyin yaşadığını bilseniz hayretler içinde kalırdınız. Güneş bir yanılsamadır. Büyük ölçüde ilerlemiş dünyalar işgal edilmeye ve alanlarına girilmesine karşı kendilerini ışığın gücüyle güneş biçimine bürünerek korurlar. Güneş kimileri için büyük bir öğrenim yeridir, kimileri içinse onun ötesine, arkasına geçmek için yaşayıp aştıkları bir inisiyasyondur. Bilim insanlarınızın söylediği gibi yanan gaz formlarından ibaret bir şey değildir.


Bilim yaşam yorumlarınıza büyük ölçüde zarar verdi. Yaşamdan bütün eğlenceyi, canlılığı, coşku ve gizemi aldı. Yaşam sanki anlamsızmış gibi son derece dünyevi ve can sıkıcı bir hale geldi. Güneşin anlamsız olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Bir an düşünün. Ama bugün güneşe karşı bir korku ve olumsuzluk kampanyası yürütülüyor. İnsanlar doğayla bağlarını hissetmez oldu, çünkü bilim insanları doğanın güvenilmez olduğunu söyledi. Güneşe, doğaya ve Dünyaya karşı duyulan kuşku, yuvanızı onurlandırıp korumadaki saygı yoksunluğu bugünkü bunalımınızda rol oynadı. Bu zamanda bilim çevrelerinde birbiriyle çatışan inançlar nedeniyle derin bir bunalım yaşanıyor -Tanrıya ve Tanrıçaya şükür.


Güneş ve ay, sisteminizdeki sizi en derinden etkileyen ışık kaynaklarıdır. Güneş kendi ışığını kendisi yaratır. Ayı aydınlatır. Ay güneşin bir alt uydusudur. Birçok tanrı nesli tarafından yapılıp korunmuş, Dünyanın yörüngesine bir bilgisayar olarak yerleştirilmiştir. Göksel cisimler astreoid, ay ve gezegen biçimlerinde yapılmıştır. Bu ışık kaynaklan zeka ışınları, radyo dalgaları ve gama ışınlarını yıldızdan güneşe ve Dünyaya gönderir. Eylemleriniz bu ışınlarla okunur ve güneşe, aya ve ışıma sistemine -bu durumda Pleiades'e doğru çekilir.


Eğer başka bir noktaya gitseniz ve güneş sistemi ile gökyüzüne farklı bir nirengi noktasından bakabilseniz Dünya, yıldızlar ve her şeyin oldukça dramatik bir değişim geçirmekte olduğunu görürdünüz. Birlikte hareket ettiğiniz sistemlerden biri de merkez güneşinin Alcyone olduğu Pleiades sistemidir. Sizin güneş sisteminiz galaktik sarmalın sınırında bulunuyor.


Merkez güneşe bağlanma niyetiyle Dünyadan Alcyone'a bir hat çektiğinizi hayal edin. Alcyone'a gidiyorsunuz, birisi çıkıp, "Bizim de çevresinde döndüğümüz başka bir merkez güneş var", diyor. Böylece bir hat da oraya çekiyorsunuz. Başka birisi, "Burada pek çok merkez güneşler var", diyor. Hatlar çekerek oraya buraya gidiyorsunuz. Evreniniz milyonlarca galaksi barındırıyor, siz bir galaksi içinde bulunuyorsunuz. Bu hatları çektiğinizde geometrik bir biçim oluşur. Çok yalın bir hale getiriyoruz. Gerçekte böyle değil. Ancak, anlamanıza yardım edecek bir imge yaratıyoruz. Hat çektiğinizde ve bir merkez güneşi bir diğeriyle enerji olarak bağladığınızda bir ortak zekaya bağlanmış olursunuz. Bu ortak zeka sizin bir İlk Yaratıcı yeri dediğiniz ancak öyle olmayan bir şeye benzetilebilir. Yaratıcı tanrılar ya da temsilcilerinden birisinin yeri ya da Oyun Ustaları deneyine ev sahipliği yapan bir yer olabilir. Varoluşun birçok boyutunda çalışan zeki bir varlık canlandırın. Bu varlık, bütün evreninizden deyim yerindeyse bedenine serpiştirilmiş merkez güneşlerden oluşuyor.


Bütün dünyalar güneşler aracılığıyla yönetilir. Büyüme bu güneşlere yöneliktir. Işığınızın olmasını sağlayan güneşinizdir. Işıksa benliğinizin yansımalarını dış dünyada görmenizi sağlar. Işık olmaksızın kendiniz için neyi yansıtabilirdiniz? Ne görebilirdiniz?


Güneş size göründüğü şekliyle özel sisteminizin yöneticisidir. Uzaydaki belirli alanınızın duyarlı noktasıdır. Güneş yaratılarını okur ve buna karşılık onları gereksindikleri şeylerle besler. Onun için kendiniz ve Dünyaya karşı sevgi beslediğinizde güneş ışınları taşıdığınız bilinci bütünüyle anlar. Dünyaya karşı korku beslediğinizde güneş ışınları bunu da anlar ve sizi bu tür deneyimlere iter.


Gezegeninizdeki yoğunluk hız kazanır, enerjinin kötüye kullanımı olduğu mesajını evrene yayarsa güneş bunu okur. Güneş, hisseden yürek merkezidir. Yaşamın oluşumunu sağlar, harekete geçirir. Çünkü her şeye dokunur ve okur. Güneş ışınları titreşimlerinizi okuduğundan kim olduğunuzu saklayamazsınız. Bazıları hareketlerini gizlemek için yeraltına girerek güneşten saklanmaya çalışıyor.


Kendi alanını bu şekilde tarayan güneşin bilincini düşünün. Değişken ışık döngüleriyle her noktaya dokunur, köşe bucakta neler olup bittiğine bakar. Enerjiyi hisseder, kendisine geri getirir ve kendi ifadesine ilişkin kararlar alır. Kendi yaratılarındaki denge ve dengesizlikleri nasıl düzelteceğini öğrenir. Güneş değişiyor. Güneş ve güneşin birçok gücü olağanüstü değişiklikler hazırlıyor ve bunları varlığınızın bütün yönlerine gönderiyor. Plan içinde plan var. Eğer seçecek olursanız en büyük fırsatı sunan plana ulaşabileceğinizi bilin.


Güneş patlamalarında olağanüstü bir artış olacak. Güneş enerjisi muazzam miktarlarda gama ışını yayınlayarak patlayıp yanacak. Kimi zaman güneş küçük bir bebek gibi uysal ve narindir. Kimi zamansa aynı anda fışkıran bir milyon volkanın gücüyle patlamaya hazır olduğu dönemleri olur. Ancak, bilincinizi gerektiği gibi ayarlarsanız bu özel yanılsamanın ardında varolan alana geçebilirsiniz. Güneşin biçimi bu güneş sisteminin her yönü ile evrenin DNA'sının her parçasına derinden işlemiş bir yanılsamadır. Her şeyi içine alan şablon ve temel inançların tasarımında bazı yanılsamaların algılanıp diğerlerinin algılanmaması kararlaştırılmıştır. Güneş birçok gerçeklikte ortaya çıkan ve aslında gerçekliklerin birleşimini sağlayan bir uzlaşma, temel bir varsayımdır.


Güneşten gelen ışınlar Dünyalıların bilinciyle harekete geçirilerek değiştikçe, güneş fırtınalar yarattıkça Dünyanın kutup bölgeleri bundan etkilenir. Patlayan fırtınalar uzayın milyonlarca mil derinliklerine giden atom patlamaları ya da elektrik şokları gibidir. Dünyanın mıknatıs olan kutupları bu enerjiyi çeker. Uzaydan gezegene gelen enerjiyi tutarlar. Manyetik güç nedeniyle enerjiyi ya ekvator çevresine ya da Dünyanın çekirdeğine doğru akıtırlar. Her bir kutup güneş enerjisini yakalar, kendine çevirir ve muazzam bir titreşimsel enerji silindiri yaratır. Titreşimsel enerji uyum sağlamak için titreşip devindikçe Dünyanın kutuplardan bağlı olan enerji ağı ile uyumlanması gerekir. Bu ağ sizin tarafınızdan kararlaştırılmıştır. Bir ölçüde sizin Dünya versiyonunuz kanalıyla birleşen ya da ortaya çıkan bütün enerjiler bu ağ ya da inançlara uymak zorundadır.


Çoğu şey elbette dengede değil. Ağın enerjiyi yakalama yeteneğini yükseltmek amacıyla kutupların yeniden konumlandırılmasını yaşayacak olmanızın nedeni de bu. Şu andaki kutup düzeni yanmayı engellemek için gereken topraklayıcı ya da paratoner olarak işlev göremiyor. Kutuplar Dünya üzerinde bir paratoner yaratıyor. Ancak, şimdiki ayar her yerde kısa devrelere yol açacak. Bu nedenle bütün bir yıkımın önüne geçilmesi için bir değişiklik olacak. Daha önceleri de dünya dengesinin buna bağlı olduğu birçok kez olduğu gibi kutuplar başla bir yere taşınacak. Uzaydan bakışta görünen yalnızca küçük bir değişim olacak. Sizin bakış açınızdansa oldukça önemli bir değişim yaşanacak.


Güneş enerjisi rahatsızlık ve kesinti yaratan enerjilerin uyum sağlayamayacağı yeni bir titreşim yaratıyor. Seçilip kulübe katılabilmek için enerjilerin belli bir sevgi frekansına sahip çıkmaları gerekecek. Güneş, "Yeter. Sizi yeniden bir hizaya sokacağız. Bakalım bu zamanda ne yapacaksınız", diyor.


Yalnızca bilinçleri dağılmamış olanlar bu enerjiyi bedenlerinde barındırabilecekler. Negatif düşünceleri olanlar bunu doğrudan zehir olarak hissedecek; düşünceleri geri dönecek ve olasılıkla bedenlerine zarar verecek. Çözüm, bu enerjiyi korkusuzca bütünüyle alabilecek arı düşüncelere, düzenli bedenlere sahip olmak. Kendinizi bu olağanüstü dozlardaki enerjiye açtığınız her seferinde sezginizi, psişik potansiyelinizi ve DNA şifrelerini çözme yeteneğinizi artırırsınız. Bütün bu beceriler binler, binlerce kez büyütülür. Bu, güneşin kim olduğunuza verdiği karşılığın bir bölümüdür. Onun için güneşin sizi okuduğuna inanın. Güneş ve çevrenizdeki bütün elemanlarla aranızda dürüst, açık ve kabul edilebilir bir enerji olsun.


Zeka kendisini ışık olarak tasarlar. Bir kez daha söyleyeceğiz; zeka kendisini ışık olarak tasarlar. Bu, güneşinizin güneş sisteminizi kendi enerji alanında tutan zekasıdır. Bu zamanda etkiler size güneşinizin ötesinden geliyor. Bu, güneşinizin etkileri sanki burada, Dünyada olan bitene nüfuz edemiyormuş da başka güneşler güneşinize eşlik etmek üzere geliyorlarmış gibi bir şey. Güneşiniz güneş patlamaları yaratarak kozmik ışınları çekiyor, güneş sistemine yerleştiriyor. Güneşi dev bir mıknatıs olarak düşünün. Güneş patlamaları uzantılarını ötelere gönderiyor ve bunlarla kozmik ışınları yakalıyor. Kozmik ışınlar galaksinizin uzaklarında bir yerdeki bir merkez güneşin güneş patlamalarıdır.


Betimleme; Konu, dünyanızdaki denetimdir. İnsanlığın yükselişiyle çok da uyum içinde olmayan seçkin bir grup vardır. Bu zamanda insanlığın geçirmekte olduğu bir dönüşüm olduğunu ve dönüşümden büyük oranda güneşin sorumlu olduğunu anlayan kimileri vardır. Bu dönüşüm ya da değişime karşı güneşten korkmanızı sağlayan bir imge yaratırlar. Sonra da kitleler otoritenin telkinlerine boyun eğer. Garajdan arabalarına koşana dek güneş ışınlarından deri kanseri yaratacaklarını kabul etmeye hazır olanlar var.


Sanki dünyanızı tasarlayanlar güneşinizi güneş sisteminize yerleştirirken bir yanlış yapmışlar gibi güneşe karşı bir komplo kuruldu. Siz insanlara zorla kabul ettirilen fikir işte bu. Siz de insanlar olarak -ne kadar ahmak ve kontrol edilebilir olduğunuzu göstermek için- her okuduğunuza inanıyorsunuz. Basılı olduğu için inanıyorsunuz.


Eğer bitkiler güneşle çalışacak ve sizi hayatta tutan enerji kubbesini, pranayı, oksijeni sağlayacak kadar zeka sahibiyse güneşin insanlar için de iyi olduğunu düşünmeniz gerekmez mi? Güneşin yalnızca bitkiler için iyi olduğunu, insanlarıysa yaraladığını mı sanıyorsunuz?


Biz güneşin büyük olduğunu söylüyoruz. Araştırmalar güneş filtresi kullanıldığında deri kanserlerinde artış başladığını gösteriyor. Güneşte yanlış olan hiçbir şey yok. Gerçekte ozon tabakasının kalkması sizin güneş ışınlarına karşı daha alıcı bir hale gelmenizi sağlıyor. "Güneşe bakma! Kötü bir şeydir bu. Gözlerini yakar", diyenler var. Biz göz yapınızda bir değişiklik olacağını söylüyoruz. Göz sinirinizde yeni bir görüş sağlayacak ve sizi üçüncü boyutta tutan şeyin kilidini açacak bir dönüşüm olacak. Güneşi göğe yerleştirirken kimsenin bir yanlış yapmadığına güvenin.


Geçmişte bu ozon tabakasındaki deliklerin kimi şimdikilerden daha büyüktü. Delikler dalgalanma gösterir. Ancak bu dalgalanma bilim insanlarınızın ona atfettiği nedenlerden ötürü değildir. Ozon tabakasındaki delikler farklı bir nitelik ve Dünya atmosferine nüfuz edecek olan ışık ve radyasyon spektrumu deneyimi sağlar. Spektrumdaki fark kitleler tarafından deneyimlendiğinde insan bedeninin derinliklerinde değişmeye başlayan kimyasal bir yanıt oluşur. İnsan bedeni yayınlanan ışından etkilenir. Gerçekte bu ışığın ışıması bedeni atomaltı bir düzeyde farklılaştırır. Bunu anlayanlarınız bu doğal değişimle uyum içinde olabilecek. Değişimin bir bölümü doğal değil. Ancak büyük oranda size yarar sağlayacak bir olay şeklinde düzenlendi. Çok kısa bir süre içinde evrimleşen zekada bir artış olacak. İnsan ırkı daha güçlü bir hale gelecek.


Ozon delikleri, sürecin hızlandırılması için enerji ışıması sağlıyor. Geleceğinizdeki kozmik, göksel olaylarla karşılaştığınızda bu enerjiye maruz kalmış olacaksınız. Onun için size şu anda verilmekte olan homeopatik bir doz gibi.


Herhangi bir sistemin ana gücü, güneşinde varolur. Sistemin ortak bilinci güneşinin ışınlarıyla gösterilir. Bundan ötürü, ışık ışınları çeşitli yıldız sistemlerinde yolculuk eden bir zeka biçimi olarak okunabilir. Enerjiler bir kez yuvalarının ışık frekansını yayınlayabilir hale geldiğinde bu ışık belli bir ışın spektrumundan yayınlandığı için herkes tarafından okunur. Bazı varlıklar uzayda büyük uzaklıklar aşan kimi spektrumları okuyup yorumlayabilir. Hangi güneşte kimin yaşadığını, varoluş tercihleri ve uzmanlık alanlarının ne olduğunu anlayabilirler. Güneşten gelebilecek çok, pek çok yarar vardır. Şamanik bilginin doruğunu barındırır güneş.


Yaşamın yargı ve ayrım sınavlarından geçerken ulaşabileceğiniz en iyi durum, yaşam üzerindeki etkinizin daha geniş bir anlayışına ulaşmak ve daha fazla ışık taşır hale gelmektir. Bireysel olarak kazandığınız bu ışık, varoluşunun özüyle kitle bilincinin içindeki benzer enerjilerle bir bileşim yaratır. Bu bileşimse başka varlıklara yıldız ya da güneş olarak görünecektir. Gezegeniniz bilinç değişikliği ve ruhun farkındalığını ışık olarak yansıtacak. Dünya başka dünyaların ufkunda işte bu şekilde bir yıldıza dönüşecek. İçindeki bu şey başka dünyaları size çekecek. Dünyalar Dünya ışığınızın enerjisini okuyacak ve kim olduğunuzu bilecekler.

***

Başlangıçta ses vardı. Her şey sesle başladı. Seste olağanüstü bir güç barınmaktadır. Sesin üretimiyle bir enerji sistemden sisteme gidebileceği için ses başka gerçekliklerin kapısını açar. Sesi kullandığınızda niyet ve açıklıkla kanalı değiştirmek, mantıklı zihni aşmak oldukça kolaydır.


Yeniden bir araya getirilen DNA'nın gelişimi kendisini mantığın ötesinde, ses yoluyla ifade eder. Ses, kendisini bedenin içinde ifade eden bilgi olarak maddenin beden dışında ifade bulmasını sağlar. Özellikle tonlama ve şarkı yoluyla sesin ifadesine kendinizi bıraktığınızda derin bir içsel mutluluk durumuna geçebilirsiniz. Bu mutluluk, değişen ölçülerde, sınırlı olmadığınız ve sınırsız ışık varlıkları olarak varolduğunuz duygu ve bilgisine dayanır.


Yalnızca özel notalar söyleyerek değil, asıl ses çeşitlemelerinin bedenlerinizi birer saz gibi kullanmasına izin vererek sesin bedenlerinize gelmesini sağlayın. Bu sesler mantıklı zihnin ötesine geçer. Kimi zaman, duygusal deneyiminize henüz bütünüyle yerleştiremediğiniz bir kavramı zihinselleştirdiğiniz için savaş ya da çatışma yaşayabilirsiniz. Tonlama yoluyla zeki niyetiniz sese, taşıyıcı dalgalara iletilir. Pek çok zeka biçimi, mantıklı zihinlerinizin direncini aşıp bedenlerinizden doğrudan yüksek zihinlerinize ulaşarak varlığınızın hücreleriyle iletişime geçebilir.


Tonlama yaptığınızda dışarıya iletilen sözsüz bir aktarım olur. Aktarım sözcüklerin ötesindedir. Tonlama sizi her şeyin birden aydınlandığı bir bilinç topluluğuna doğru çekebilir. Yaratıcılığınızı da -bir şey yapma ya da eyleme geçme güdünüzü- harekete geçirebilir. Ya da birdenbire büyük yüklerden kurtulduğunuzu hissedebilirsiniz. Çoğu insan tonlamadan sonra son derece canlandığını hisseder. Sanki üstlerinden bir yük kalkmış gibi hafif hissederler kendilerini. Denge ve düzen için bedeninizin en çok gereksindiği ses ve tonları kendiliğinden çıkarırsınız.


Tonlamanın taşıdığı mesajlar kimseyi kırmaz. İnsanlar tonlamayı üstlerine almazlar. Bedenleri kişisel mesajları yine de yakalar. Sözgelimi, sözcüklerimiz size doğrudan bir şey sunuyorsa, "Vay canına, menzildeyim, isabet alacağım", diyebilirsiniz. Ama tonlama yoluyla aynı enerji size gönderilebilir, siz de onu varlığınızla bütünleyebilirsiniz, çünkü böylesi daha yansızdır. Mantıklı zihin enerjiyi kendi yorumuyla örtmez, çünkü eleştiri ya da yanlış olarak yorumlayamaz. Mantıklı zihin, "Bunun ne olduğunu bilmiyorum. Sadece gevşeyeceğim", der. İnsanın sezgisel yanı enerji ve mesajı ses yoluyla özümser.


Haftalık grup tonlamaları yapmanızı öneririz. Bırakın bu sizin ritüel ve eğlencelerinizin, toplantılarınızın bir parçası haline gelsin. Tonlama birikmiş enerjinin serbest bırakılmasında çok yararlıdır. Arkasından kendinizi hafif ve yükselmiş hissedersiniz. İçinize düzen verir ve bedenlerinizi dengeye getirir.


Tonlar bedenin belirli bölgelerine karşılık gelir ve buraları etkiler. Kimi sesler görüşünüzü, tat alma duyunuz ya da işitmenizi etkiler. Bütün tonlar çeşitli algı ve organları da etkiler. Eskiler yalın bir sesin beden yapısını yeniden düzenleyebileceğin! anlamıştı. Beden belirli bir anda gereksindiğiniz sese en uygun sesi kendiliğinden çıkarır. İnanın.


Bedenle çalışan pek çok insan tonlamayı müşterileri üzerinde kullanmaya cesaret ediyor. Kimileri içinse bu aşırı bir şeydir. Bedenle çalışanlara itkilerini izlemelerini söyleyeceğiz. Bir kişinin bedeninin belirli bir alanında çalıştığınızda enerji hareket etmiyor ya da nüfuz edilemiyorsa sorunu ele almak için bedenin bu bölümüne tonlama yapın. Masada yatmakta olan kişi "Bedenime ulaşmana izin vermeyeceğim", demeyecektir. Bedenin bu kısmındaki enerji alanının hareket kalıpları o kadar yoğundur ki elleriniz ya da yeni enerjinin erişimine geçit vermez. Ses ise bir açılım yaratır.


Çevrenizde her zaman ses vardır. Sözgelimi bedeninizin seslerini dinlemek isterseniz parmaklarınızla kulaklarınızı tıkayın ve birkaç dakika boyunca sessiz olun. İç sesinizi duyacaksınız. Himalayaların doruklarında lama ve keşişler ses yoksunluğu eğitimi alırlar. Işık almayan ve sesten mutlak olarak yalıtılmış taş mağaralara yerleşirler. Yalıtım içinde algılarını kullanarak karanlıkta görme, görünme, birbirlerinin belirli şarkı ve seslerini işitip tanıma becerilerini geliştirirler. Her çakranın kendi sesi vardır ve bu sesler içinizdeki evrene karşılık gelir.


Eğer büyük bir dikkatle dinlerseniz sesin sizi sürekli olarak titreştirdiğini ayrımsarsınız. Devamlı bir sonraki adımı planlayan, durmak bilmeyen bir iç gevezeliğiniz var. Ailenizle birlikteyken yaşadığınız, dikkatinizi dağıtan dış sesler var. Yeterince sessiz geçirdiğiniz zamanınız yok. Bundan ötürü de bedenlerinizi değiştirmek için sürekli olarak size ses yöneltildiğini fark edemiyorsunuz. Müzik aletleri ya da tonlamayla kendiniz ses çıkardığınızda ayarlama dengelenir. Çünkü o zaman yalnızca dışarıdan değil içeriden de çalışmış olursunuz. Bu zamanda uyarlanmanız işte böyle gerçekleştiriliyor.


Gezegende denge frekansını korumaları için kültürlere farklı ses dizileri verilmiştir. Dünya dışı varlıklar ya da gezegen dışı zekalar dünyanın çeşitli bölümlerini ziyarete gelerek buralarda yerli uygarlıklar kurmuşlardır. Çoğu zaman aynı öğretmenlerin farklı zamanlarda yürüttüğü iki ya da üç deney oluyordu. Dünya çevresindeki üç ya da dört yerde çalışabiliyor, tohumlarını ektikleri her uygarlığa ayrıntılarda farklılaşan bir dizi inanç sunuyorlardı. Sonra da nereye kadar serpileceklerini görmek için tohumları bu inançlarla gelişmeye bırakıyorlardı. Belirli bir uygarlıkta sesin ifade alanı için bir paradigma oluşturmak üzere araç ve beceriler sunuluyordu.


Belli bir enerji belirli tonlar kullanır. Biliyorsunuz, bir şarkı söylediğinizde şarkının bütününü ifade etmek için farklı notalar bir araya gelir. Dünya 7.8 hertzlik bir frekansla titreşir. İnsan bedeni de aynı değerde titreşmeyi başardığında inanılmaz bir psişik açılım ve farkındalık oluşur. Dünyanın, bu elektromanyetik enerjinin rezonansı, gezegene yerleştirilen tonların bütününe dayanır. Gezegene çağlar önce yerleştirilen bütün kültürlerin birleşik sesi gezegenin varlığını sürdürdü ve dengenin elektromanyetik frekansını yarattı. Bu inanılmaz kozmik ışınların yıkımına uğradığınız ve yerli kültürlerin çoğu yerde artık ses uygulaması yapmadığı bu zamanda Dünya olağanüstü değişimlerden geçecek. Gezegen yeniden düzenleniyor ve yeni elektromanyetik tonlar ifade ediliyor.


Bedendeki organların yıkım ya da canlılık kazanmasını uyaran sesler vardır. Uyumlu sesler bedeni harekete geçirir ve şifa yaratır. Şifa niyet yoluyla gelebilir. Ancak, karaciğere özgün geometrik şablonunu düzenlemeyi anımsatan kimi ses frekansları vardır. Geometri, İlk Yaratıcıdan çıkan sese göre biçim alan bir zeka formudur. Her şey geometrik bir özden oluştuğu için bedeniniz geometriyle doludur.


Ses bileşimleri karaciğer, tiroid ve yüreği yüksek bir uyuma getirmek ve canlılık kazandırmak için nota ve akor olarak çalınacaktır. Bütün bedenin haritası çıkarılacak ve tıpkı bir piyano gibi akord edilecektir. Görüyorsunuz, beden bir şablon üzerinde işlev görüyor ve sesleri özümsüyor. Kendiliğinden gerçekleştirdiği ideal bir şablonu var. Bedeninizin bebeklikten yetişkinliğe doğru nasıl büyüdüğünü sizin bilmeniz gerekmiyor. Varlığın şablonunda hedeflenenin bir bölümü büyümek ve sağlıklı bir bedeni korumaktır.


Bedenin şablonu hedefini farklılaştırarak değişir. Ses bedene sürekli yüceltici bir şekilde hareket etmeyi anımsatmak için kullanıldıkça sağlık geri gelecek ve canlılık kazanmaya ilişkin pek çok deneyim yaşanacaktır. Bedeninizin yozlaşması konusundaki inançlarınız büyük bir değişim geçirmek üzere.


Kendinizi büyük bir kalabalığın içinde bulduğunuz bir kitle olayına katıldığınızda seslerin sizi nasıl etkilediğine dikkat edin. Çoğunuz kalabalıklardan kaçınıyor, çünkü içine girdiğinizde başınız ağrıyor. Çok daha duyarlısınız. Enerjileri okuyabiliyor, nelere yol açtığını hissedebiliyorsunuz. İnsanlar sık sık olağanüstü kalabalıkların şu ya da bu şekilde eğlenmek için toplandığı olaylara katılıyor. Sesin bedenlerine ne yaptığının bilincine varmaksızın rahatsız edici ses dalgalarının yaratılmasına katılıyorlar. Ses ve duygu yoluyla varlık kazanan düşünce formları yaratıyorlar.


Savaş çığlığının amacı nedir? Hiç ateş üzerinde yürüdünüz mü? Korların üzerinden yürüdüğünüzde koca bir nara atmaya iterler sizi. Ses, içinden geçeceğiniz kapılar açar. Jericho'nun duvarlarını çöktüren piyadeler sesi göze görünmeyen, ancak etkisi bir ses bombası gibi olan dikey bir dalga sütunu yaratmada kullanmışlardır. Ses şu anda anladığınızda çok daha önemlidir. Yaşam ya da ölüm, sağlık ya da hastalık yaratır.


Çoğu insan cinsel etkinlik sırasında sesi paylaşmanın derin bir anahtar olduğunu keşfetmemiştir. Birlikte tonlama yaptığınızda çakraların döndüğünü ve açıldığını hissedersiniz. Sevişme sırasında birbirinizle alışılmış iniltiler dışında sesler paylaşmak cinsel enerjinin daha büyük ölçüde dağılımına yol açabilir. Ses, enerjiyi bedenin hücreleri arasında dağıtıp varlığınızı olduğunuzdan daha büyük olanla birleştiren anılan harekete geçirir. Sizi cinsel organların ötesine taşır. Anımsayın, varlığınızın bütünü hem gölgeyi hem ışığı içerir. Gölgenizden dolayı endişelenmeyin lütfen, gölgeniz ışığa güzellik ve anlayış katar. Yargılamadan uzaklasın, yine de huzur içinde olun.


Ses ve cinsel enerjiyle deney yapmaya hazırsanız eşinizle onun çeşitli çok boyutlu biçimlerinde karşılaşabilirsiniz. Enerjiyle oynayan ve onu gereğince anlayan arınmış insanlar çok boyutlu benliklerini ortaya çıkarırken birçok gerçeklikten yaşanan bu ana gelen cinsel deneyimleri kendiliğinden gün yüzüne çıkaracaklar.


Cinsel ifadenizle yeni, heyecan verici bir deneyiniz olacak. Eşinizin vajinanızın içine tonlaması için biraz teslimiyet gerekiyor. Bunun gerçek bir adım olduğunu söylüyoruz. Düşünün. Her iki eş için de olağanüstü bir serbestleşme, kendini akışa bırakış gerekiyor. Birinizden biri, "Bak, bir fikrim var. Tonlamaya ne dersin?" diyor. Çocukların, çılgınca şeyler yaptıklarında önce yaptıkları hakkında konuştuklarını mı sanıyorsunuz? Hayır. Aptalca davranır ve böyle şeyler yaparlar. Oyunlarını oynar ardından kıkır kıkır gülerler. Bu masum, oyun duygusuyla dolu, yaratıcı ve inançlı nitelikleri cinsel deneyime taşımak son derece önemlidir. Cinsel kimliğinize en derin bağlantı yüreğinizden geçer. O nedenle cinselliği bütünüyle araştırmak için kalbinizi
açmak zorundasınız.


Bir zaman gelecek, çocuklar eşsiz telepatik güçlerini kullanarak sessiz sesler çıkarmak için bir araya gelecek. Varoluşun başka boyutlarında senfoniler yaratmak üzere zihinlerini kullanacaklar. Gezegenin çevresindeki ışık kalkanları olarak armonik sesler yaratmak için sesi içsel ve dışsal olarak kullanacaklar. Yüzlerce, binlerce çocuk toplanacak ve bu ortak imge yaratma sürecine yönlendirilecekler. Son derece kutsal bir olay olarak harekete geçirilen bir ritüel olacak bu. Çocuklar bu tür bir sessiz tonlama yaparken dev geometrik kimlikleri yerleştirip yapılandıracaklar. Bu yapılar Dünyayı sonunda psişik düşünce güçleri olarak koruyup yönetmeye başlayacak. Bu geometrik kimlikler belki de sizin sürüngenler olarak adlandırdığınız varlıkların yüksek benlikleri -fiziksel ve eterik olarak beliren çoğu dünya dışı varlık ya da tanrı biçiminin yüksek benlikleri- olacak. Bunun ötesinde geometri, onun da ötesinde ses vardır. Ses varoluşu yönetendir. Oyun Ustaları çalışmalarının temel araçları olarak ses, ışık ve geometriyi kullanıyor ve gerçeğin araçlarını keşfettiğinizde sizlerin neler yapacağını merak ediyorlar.


Çoğu insan sesin kullanımına uyanacak. Ses kullanılarak büyük keşifler, enerji etkileri gerçekleşecek. Yüz bin birey uyuma doğru harekete geçirilecek olsa ve bilincin sazları olarak uyum içinde çalınmalarına izin verecek olsalar neler olabileceğini düşünün! Her şey sesten gelir. Yaratmak için kullanılan ilksel enerji sestir. Önce ses vardı.



Enerji Alıştırması


Rahatça oturun. Omurganızı dikleştirin, yukarıdan bir telle sarkıtılıyormuş gibi dik oturun. Sakinlesin. Birkaç derin soluk alın ve on iki çakranızın ışık saçan gezegenler gibi döndüğünü hayal edin. Düş gücünüzü kullanın. Benliğinizin sizinle aynı görevde olan bir biçimini hissedebileceğiniz bir evrendeki diğer parçalarınıza ulaşın.


On iki güneşin sizin kanalınızla bir merdiven oluşturduğunu hayal edin. Güneşlerin bilincinizin çakra sisteminize tırmandığını hissedin. Işık merdiveni yükseltin ve bilginizi benliğinizin diğer bir bölümüne yollayın. Uyanışınızın özünü, dostluğu, bağlılık ve sevgiyi gönderin.


Bu on iki güneşten evrene tırmanın. Zihninizde bir kozmik gezegensel varlıklar ve geometri biçimleri koleksiyonu canlandırın. Daha da yukarılara tırmandıkça benliğinizin size mesaj gönderen diğer bölümlerini hissedin. Ne gönderiliyor? Ne hissediyor, işitiyorsunuz? Benliğinizin başka bölümlerinden gelen sevgi ve desteği almaya açık olun. Bir ışık dilimi halinde size bu bilgiyi getiren on iki güneşi görün. Kendi benlik bölümünüzü bırakın gitsin. Bu ışık ve enerjinin etkisini sizin kanalınızla gerçekleşmesine izin verin ve bir alıcı haline gelin. Bunun farkındalığınızda bir fark yarattığını hissedin. Birkaç dakikalığına bedeninize ilişkin imgeyi serbest bırakın ve moleküllerinize çevrenizle harmanlanıp birleşmesi iznini verin.


Bu enerji ortak benlik yoluyla Dünyaya aktıkça bir dönüştürücü olarak kullanılıyorsunuz. Enerji gerekli değişimleri gerçekleştirmek üzere ağ boyunca hareket ediyor. Dünyanın derinilklerine doğru yolculuk ediyor. Kadim bilgi bekçilerini, gönderdiğiniz dev bir enerji sarmalını alan yüzlerce metre yüksekliğindeki kristal yapılar olarak canlandırın.


Sonra, bu dev enerji sarmalının içinden kendi kimlik sarmalınızı oluşturun ve dönmeyi durdurun. Çevrenizdeki döngüyü hissederken bütünüyle hareketsiz durun. Bedeninizde bir canlanma ve gençleşme hissedin. Döngüyü ayak parmaklarınızdan saçlarınızın ucuna kadar hissedin. Bedeninizle bir olan yeni molekülleri hissedin.


Derin bir nefes alın ve on iki çakranızın bütün kapasiteleriyle çalışmaya hazır bir halde düzene girdiğini hissedin. Bir derin nefes daha alın bu gerçeklikte kim olduğunuz sesini hissederek kendinize isminizi söyleyin. Varlığınızın sesini eşsiz ve canlı olarak yorumlayın. Yarattığınız kişiyi sevin; kendinizi onurlandırın ve koruyun. Fiziksel varlığınız sahip olacağınız en değerli şeymişçesine hareket edin. Simdi, sınırlanmamış potansiyelinizin farkına vardıkça dudaklarınıza usul bir gülücük yerleştirin ve kendinizi bunu yaşamaya adayın.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 17/02/2009 :  16:10:32  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote

11. Dünyanın İnisiyasyonu

Yaşanan dönem küresel uygarlığın çöküşü ile yepyeni bir bilinç biçimini içine alıyor. Tarihinizin duyulmamış bir dönemi.


Sizin olduğu kadar Dünyanın değerini de vurguladık. O sizin anneniz, sizi hissediyor, isminizi biliyor. Anlaşılmayı beklerken ciddi bir şekilde kötüye kullanılmaya ve hatta insanların kendisini ele geçirip sömürmesiyle gerçek kimliğinin yitimine izin verdi. Dünyanın bütün bu evreni etkileyecek olan gerekli sıçramayı yapabilmesi için bir arınma ve sağaltımın -inisiyasyon-gerçekleşmesi gerekiyor.


Bir inisiyasyon sırasında cehennemin bağırsaklarından -sizi yok etmek ve sınırlandırmak ister gibi görünenin içinden- geçmek zorundasınızdır. Gerçekte, korktuğunuzla yüzleşirsiniz. Eğer kendinizi korktuğunuz şeyin baskınına uğramış hissederseniz kim olduğunuzun imgesini mutlu ve bütün bir varlık olarak koruyun ve kendinizi tanıyarak korku enerjisini dönüştürün. Korku dolu düşünce formlarına güç kazandırırsınız. Enerji alanınız korkuyu artık barındırmadığındaysa korktuğunuz şeyin sizi yok edecek bir yaşamı kalmaz. İnisiyasyon size varoluşun bir bölümünde ustalık getirecek bir dizi sınav içerir. Dünya bir inisiyasyondan geçmek üzere ve size de bu süreçte yol gösterecek.


Dünya bir kimlik bunalımının dönüm noktasında. Sanki yara bantları her şeyi zamanında onarabilirmiş gibi çevre örgütleri zirveler, toplantılar düzenledi. Hayır. Tuğlalar çatlar, dağılır, çökerken barajı onaramazsınız. Nedir bu baraj? Bilinç sularını bir arada tutan düşüncelerin, yapı ve inanç sistemlerinin bütünüdür. Siz sudan oluşuyorsunuz değerli dostlar.


Dünya fırtınalı değişimlerden geçmek üzere. Dünyanız ve pek çok başka dünyaların kayıtlarını inceledikten sonra gezegeninizin artan kutupsallaşması nedeniyle bu olasılığı önlenemez olarak görüyoruz. Kuşkunuz olmasın, Dünyayı ne kadar kirletir, yok ederseniz arındırmak için gereken değişiklik ve sarsıntıya da o kadar enerji harcanacaktır. Kendileri ve Dünyaya karşı sevgiyle hareket etmeyenler Dünyaya giren ışınlara maruz kaldıktan sonra çok çabuk ve kitleler halinde Dünyayı terk edecekler. Bu, uygarlığın elektromanyetik değişim bölümüdür. Ölümde insan aracı, bilinci başka bir aleme iter.


Ruhsal varlıklar olarak kendinizin bilincinde olmak ve bu bilgiyi yaşadığınız anın pratik uygulamasında temellendirmek zorundasınız. Dünya kendi deneyimleri içinde ilerledikçe fiziksel bedeni olmayan birçok varlık eterik tribünlerde oturup neden sonuç yasalarının kendi kendine oynamasını izleyecek. Bu, kendileri ve gezegensel varoluşu değerlendirme konusunda ders almalarının yegane yolu. İzleyiciler Dünyadaki katılımcıların kolektif duygularını hissedecek. Bu şekilde hem sürece katılacak hem de belki bütün bu olaylar sırasında yoldaşlarınız olarak sizi şefkatleriyle saracaklar.


Bazılarınız Dünya değişimlerinin olmadığını öne sürüyor. Ancak bu değişimler olmakta ve bunda korkacak bir şey de yok, çünkü değişimler büyük değişim sürecinin bir parçası. Her biriniz kendi gerçekliğini ve evrimleşme fırsatını yaratıyor. Farkındalığın bir düzleminde bu zamanda gezegende bulunan hepiniz gündemi biliyorsunuz. Çünkü Dünyanın bu olasılığı bütün şablonlarda kayıtlıdır. Çoğunuz kendini böyle bir karmaşa ve dönüşüm alanında bularak hayrete kapılacak, nasıl olup da buraya düştüğünü merak edecek de olsa hepiniz burada olmayı seçiyorsunuz. Gezegende kalıp titreşiminizi mi farklılaştırdığınız yoksa gidip gösteriyi izlemek için tribünlerde mi oturacağınız gerçekten önemsiz. Bir düzlemde, varoluşun bir yolunda sürece katılacak ve öğreneceksiniz.


Şefkatli ve yansız olun. Acının güçlü bir öğretmen olabileceğini bilin. Eğer bugün acı çekiyorsanız yarın acı çekmeniz gerekmez. Elbette bundan bir ya da iki hafta sonra acı içinde olmanız gerekmez, çünkü bedeninizin hücreleri değişmeye devam ediyor. Değiştikleri her zaman nasıl olacaklarını hücrelerinize söyleyen sizsiniz. Düşünceleriniz, inançlarınız ve hayallerinizle kendinizi defalarca kopyalayan sizsiniz.


Şifa bunalımı henüz başladı ve yoğunlaşıyor. 1994-1999 arası karmaşanın doruğuna ulaşacaksınız. Bu zaman boyunca gezegende büyük bir korku ve karmaşa hareketi olacak. Aynı zamanda çok boyutlu benliğin büyük bir bileşimi de yaşanacak. Çünkü uzaydan gelen enerjiler zeka kaynaklarının bu yollarda kolayca dolaşmasını sağlamak için açılmış olacak. Enerjiler size ulaşacak ve karşınızda ortaya çıkacaklar.


Yaşanan dönem küresel uygarlığın çöküşü ile yepyeni bir bilinç biçimini içine alıyor. Tarihinizin duyulmamış bir dönemi.


Bazı kişilerin anıları ve gezegen yüzeyinde kara kütlelerinin yer değiştirmesi -Atlantis kıtası olarak adlandırdığınız kütlenin bir felaket sonucu batması- kayıtlıdır. O dönemde Atlantis adlı kara kütlesi kendine özgü bir varlıktı.


Bugün sahip olduğunuz küresel topluluk ve etkinlik Atlantis zamanındakinden çok farklı. Elbette bütün toplumlar Atlantis kara kütlesinin yer değiştirmesinden etkilendi. Ancak, bugünkü etkiler çok farklı olacak. Sürekli hareket halinde olan, bir ülkenin halk kitlesinden diğerine görüş alış verişi gerçekleştiren, insanları ve çeşitli kıta ve kültürleri birleştiren telekomünikasyon ağlarınız var. Bunlarla yaşanacak değişimlerin etkileri Atlantis kara kütlesinin batışından çok daha büyük olacak. Atlantis, gezegenin geri kalanıyla sizin kıtalarınız gibi yoğun bir ilişki içinde değildi. Şimdi yalıtım çok daha az, bundan ötürü birbirinizi daha fazla etkiliyorsunuz.


Olacaklardan etkilenmeyen tek bir kıta, tek bir halk olmayacak. Temelde hepiniz kendinizi bir noktada yeniden konumlandıracağınız için pek azınız göç etmek zorunda kalmayacak. Bazılarınız için duyulmamış bir şey bu. Ancak kendinizi yeniden konumlandırarak bilinçte büyük bir değişim yaşayacaksınız.


Pek azınız gelecek on yılda yalnızca bir kez yer değiştirecek. Yakınlarda birisi bize, "Bu benim için çok sarsıcı. Beni gerçekten tedirgin ediyorsunuz", dedi. "İyi, biz de zaten sizi tedirgin etmek istiyoruz", diye karşılık verdik. "Bir düzine maymunum, keçilerim, şuyum buyum var. Ne yapmam gerek? Neyi saklayacağım, neyi yanıma alacağım, neyi vereceğim, bilemiyorum", dedi. Biz de, "Dinle, dedik, ilk taşınmanda büyük bir kamyon al, neyin varsa doldur içine, kurtarabildiğin her şeyi kurtar ve git buradan. Gelecek sefer ancak arabanı doldurmaya vaktin olabilir. Öyle yap ve ayrıl bulunduğun yerden. Ondan sonraki sefer sadece sırtlayabileceğin şeyleri alıp yürüyerek uzaklaşmak zorunda kalabilirsin. Taşınacağın son seferse yanına yalnızca eline alabileceğin şeyleri alabilirsin." Anlıyor musunuz? Bağlılıkları zihinsel olarak akıp gitmeye bırakmak ve anın barış ve berraklığında olmak gerekli. Bunlar sizin için belki de büyük hareketlerdir.


Maddi şeylere saplantınız sonunda sizin için anlamsız bir hale gelecektir. Mallarınızı esirgemeyi bırakacak yaşamlarınızı esirger olacaksınız. Hissetme merkezinize güvenmeyi öğrenecek ve gerekiyorsa yeni bir yuvanın seçiminde ruhunuzu size yol göstermeye bırakacaksınız. Yeni yerinize enerji kazandırmak için şöyle söyleyebilirsiniz; "Pekala, içimde taşınmak için bir dürtü hissediyorum. Nereye gideceğimi bilmiyorum." Yeni yönünüze enerji kazandırmanın bir dizi yolu vardır. Her gece uykudan önce kendinize, "Yeni yuvamın yerini düşlerimde görmeye niyet ediyorum. Yeni yuvamı düşlemeye niyet ediyorum. Yeni evi anımsamaya ve onu üçüncü boyutta tanımaya niyet ediyorum", diyebilirsiniz.


Sarkaç ya da arama çubuğu kullanmak yerinizi araştırma, doğrulama ve keşfetmenin diğer yollarıdır. Güvenli bölgelerin nereleri olacağını kehanet yoluyla açıkça betimleyen insanlar vardır. Bunu sizin de yapabilmeniz için birçok yol bulunuyor. Yaşamlarınız zorunluluk nedeniyle yalın bir hale gelecek. Bu basitleşmeye kendinizi ne kadar çok hazırlarsanız sizin için o kadar kolay olacak. Sizi sorumluluklarla ağırlaştıracak, gereksinmediğiniz şeyleri bırakarak yaşamlarınızı düzene sokun. Gevşeyin. Yere oturun, Dünyayı hissedin, Dünyayla iletişim kurun ve güvenin Dünyaya. Dünya harekete geçtiğinde sizin de eşzamanlı olarak hareket edeceğinize inanın. Dünyanın sizi seveceğine, bir şekilde uyaracağına, bilgilendireceğine güvenin. Kediler, köpek ve kuşların yanı sıra böceklerin de sizinle konuşacağına inanın. Dünya titreşiminin enerjisiyle iletişim kurar, ona karşı derin bir sevgi ve takdir duyarsanız Dünya sizinle birlikte çalışacaktır. Anımsayın, sizi tanır o. Nerede olursanız olun, duygularınız ve niyetlerinizi bilir, ona göre karşılık verir.


Dünyanın sizinle birlikte çalışacağına güvenmeyi öğrendikçe kendinize duyduğunuz güven derinleşir. Bir an gelir de kendinizi gıdasız bulacak olursanız size sahip olduğunuz, en değerli kaynağınız olan bir şeyi anımsamanızı öneririz; düş gücünüzü. İnsanların yemek yediklerini düşleyip kendilerini beslenmiş hissettikleri kanıtlanmıştır. Bu düşünceyi kavrayabiliyor musunuz? Büyük bir disiplin gerektirse de yiyeceklerin önünüzde olduğunu, oturup yediğinizi hayal edebilirsiniz. Yiyeceğin bedeniniz içindeki hareketini, onu bütünüyle algılayıp hissettiğinizi düşleyin. Bu kendinizi gerçekten, gerçekten sınırlarınıza dayanmış bulduğunuz zamanlar için yapılmış bir öneridir.


Değişimler gerçekleştiğinde Dünya hayvanlarının çoğu gezegeni terk edecek. İnsanlar acıyı sindirdikçe oluşacak titreşimler oldukça farklı olacak. Herkesin içinde saklı olan ortak bir acı vardır, zehirden arınmak için bunun yüzeye çıkarılması zorunludur.


Çevreniz kurtulamayacağınız kadar zehirli. Hiçbir fikriniz yok. Yine de çoğunuz kendisini her gün harika hissediyor, öyle de hissetmeyi sürdürecek, çünkü hücrelerinizin yaptığını siz yaratırsınız. Başkaları sizin için zehir dolu durumlar yaratıyor. Bu durumlar size boyun eğdirebilir, sizi aşağı çekebilir. Ya da şöyle söyleyebilirsiniz; "Gerçekliğimi yaratıyorum ve gerçekliğimi yaratırken çevremde ne kadar çok yarattığımı öğreniyorum."


Dünya değişimleri ölüme eşittir, değil mi? Gezegeninizde ölüm hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bütün bu değişimlerde ölümü öğrenmek için olağanüstü bir fırsat gizli. Kimileriniz için insanların bu dünyadan ayrılması ya da ölümü bir talihsizlik. Bu bir kazaymış, bir şeyler yanlış yapılmış gibi görünüyor. Bizse tam tersini görüyoruz. Biz insanların yeni bir bakış açısıyla gezegenden ayrıldığını görüyoruz. Onlar çok şanslı, çünkü çoğunuzun yüreği açık. Böylelikle çevrenize bir hedef birliği mesajı yayıyor, insanların yaşam amaçlarının bilincine varmasını sağlıyorsunuz. Buraya herkes yeni bir Dünya görmeye gelmedi. Bazı insanların bu gezegene işkence ve acı olmaksızın barış ve kurtuluş bilinci içinde ölmeye geldiğini fark edebiliyor musunuz?


Gezegende bu zamanda birçok ölüm yolcusu var. Ölümü bilinmeyen alemlere doğru izlemeyi başarabilen ve buna istekli insanlar bunlar. Öte yana geçenler için barış yaratıyorlar. Yaşam ve ölüm arasında büyük bir alış veriş yeniden canlanacak. Ölmek için öte yana göçenler bir şey yitirmeyecek. Bilinç kazanacaklar. Şöyle söyleyebilir aralarından biri; "Bir döngüyü tamamladım. Acı dolu bir bedeni daha fazla taşımama gerek yok, bir kez daha korku içinde ölmeme de öyle." Birçok insan bu zamanda Dünyaya ölümün anlaşılması için geliyor. Onları burada tutan düşük astral tuzaklar ve frekans kontrolüydü.


Başkalarının gezegeni terk etmesine yardımcı olmak hepinizin karşı karşıya olduğu bir sınavdır. Bu, can almak demek değildir. Siz demek olan yaşam gücünün bir hedef ve gündemi vardır. Bedeninizle ne kadar yakın bir iletişim içinde olursanız öte tarafa geçişiniz de o kadar kolay olacaktır. İdeal durumda bilinçli bir şekilde nasıl ölüneceğini ve bedensel işlevleri nasıl durduracağınızı öğreneceksiniz. Ölümün kafanızda canlandırdığı şeyler dışında korkulacak hiçbir yanı yoktur. Her şey sizin ya da izlemeyi seçtiklerinizin kararına göre ayarlanır. Kendinize güvenin ve kendi deneyiminizi tasarlayın. İdeali yaratmaya cüret edin.


Ölüm ya da acıdan korktuğunuzda ve öte yana göçecek birisinin yanında olma fırsatınız olduğunda yüreğiniz kapanmak isteyebilir. "Yapamam. Ölüme bakamam. Çok korkutucu", diye düşünebilirsiniz. Yüreğinizi açık tutun. Bırakın Tanrıça yapsın bunu, o zaman her insanın ölümünün zamanlı olduğunu göreceksiniz. Evet, olaylar düzenlenir, ancak onlara uyan bir bilinç olmaksızın düzenlenemez. Korku ve yanlış anlamanın son kalan tortularını da temizleyen çoğunuz ölümle birlikte çalışmaya ve onun serbest kılınışına yardım etmeye çağrılacaksınız. Bu geniş bir ölçekte gerçekleştiğinde öte yana göçenlerin dönemsel olarak geri döndüklerini göreceksiniz.


Bir ölüm yolcusuna dönüştüğünüzde ölen kişiyle birlikte ölüm deneyimi yaşayabilir ve geri dönebilirsiniz. Her insanın yolculuğuna eşlik eden pek çok enerji olduğunu görüyorsunuz. Bilgili, yükselmiş, bilge ve yardımsever bir varlıktan sizinle bir olmasını ve ölüm için en elverişli olanağı yaratmanıza yardım etmesini isteyin. Eski Mısır'da bir zamanlar yaptıkları gibi ölüm deneyiminin içinden öte yana geçen insanları görmeyi isteyin. Göçeni bir kayığa koyun ve karşı tarafa yolculuk edin. Sonra geri gelin ve herkese ölüm sonrası nereye gidildiğini anlatın. Dünya düzlemindeki bu on yıl içinde bu alanda ustalaşmak bazılarınız için çok önemli.


Birisinin ölmesine yardım ederken kendinizi dev bir pelerine dönüştürün ve moleküllerinize dağılma izni verin. Dev bir pelerine dönüşürken ölen varlıkla bir olun ve onunla birlikte gidin. Bir ışık sütunu yaratın, bırakın ışığı yukarı doğru hareket etsin, sonra onu izleyin ve neler olduğuna bakın. Çok, çok derin bir deneyim olacak. Son on beş, yirmi yılda gerçekleşen, doğrulanmış pek çok ölüm eşiği deneyimi var. Giden ve geri gelenlerin bilgisi gezegeninizin barışı için büyük bir önem taşıyor. Ölenler çoğu kez geride bıraktıkları sevdiklerine dönüyor, nereye gittiklerini anlatıyor ve sizin onları nereye aldığınızı doğruluyorlar. Ölmek için ortaya çıkanlar da çok olacak. Ölüm kapısını deneyimleyecek ve değişmiş bir şekilde yaşama dönecekler. Bu, ölüm eşiği deneyimi olarak bilinir.


İnsanlar bir boyuttan diğerine geçtiklerinde -sizin Dünya planınızda dediğiniz gibi öldüklerinde- süreç sesin kullanımıyla büyük ölçüde kolaylaştırabilir. Çeşitli ses türleriyle deneme yapmak isteyebilirsiniz. Tonlama yapmak, sazları kullanmak ya da şarkı söylemek isteyebilirsiniz. Neyin en uygun olduğunu keşfedeceksiniz. Rehberlik ve itki isteyin. İtkilerinize güvenmek için bir anlaşma yapmanız gerekiyor. Bedenlerinizi kurtaracak olan itkilerinizdir. "Ayrıl", diyen bir itki aldığınızda bir şey size harekete geçmenizi, gitmenizi söylüyordur, dediğini yapın. İtkilerinizi tanıyıp onlara cevap vermeyi öğrenin.


Anne babanıza verebileceğiniz en büyük armağanlardan birisi de, onlar size yaşam armağanı ile Dünyadaki varoluşunuzda yardım etseler de sizin onlara Dünya düzleminden çıkmalarına yardımcı olmanızdır. Onlar sizi dünyaya getirdi ve yaşanacak bir döngü var. Karmanın çözülüşünü, bırakışı tanıyın. Size, "İşte buradasın. Sana yaşam veriyorum", dediler. Siz de onlara, "İşte buradasın. Yaşamdan çıkmana yardım ediyorum", deyin. İnsanların çocuk sahibi olmalarının nedeni bir döngüyü tamamlamak ve gereklerini yerine getirmektir. Varoluşun her aşamasında sevinci keşfetmeye çalışın.


Çoğunuz, size sıkıştıklarını, öte yana geçebilmek için yardıma gereksindiklerini söyleyen ölülerle temas kurmuş olabilirsiniz. Bu kişiler öleli birkaç ay ya da yıl olmuş olabilir. Bu da başka bir tür ölüm yolculuğudur. "Işığa git. Git ve kendine dostlar ara", diyebilirsiniz. Nasıl yapıldığını öğreneceksiniz, çünkü bu sizin hücrelerinizde yazılı. Kurs almanız gerekmeyecek. Nasıl olduğunu hatırlayacaksınız.


Dünya düzleminden çıkan insanların yanında olmak ayrıcalık olarak değerlendirilebilir. Bilinçli zihninizde ölüme onlarla birlikte yolculuk yapabilecek durumda olmayabilirsiniz; belli bir beceri gerektirir bu. Ölen insana çok bağlıysanız da yolculuğa onunla birlikte çıkmanıza izin verilmez, çünkü geri dönmek istemeyebilirsiniz. Bununla birlikte, sağlıksız olduğu için ölümden kaçınacağınızı düşünüyorsanız sizin için bazı haberlerimiz var. Gelecek yıllarda ölümden kaçınma diye bir şey olmayacak. Bu bir ayrıcalıktır -bunu her zaman hatırlayın- ölen insanların yanında bulunmak bir ayrıcalıktır.


Ölüm yolcusunun görevi, suçlama, yargı ya da kurban oluş duygusu olmaksızın ölümün serbest kalmasını sağlamak, insanların bağışlayıcılık alanına geçmelerine yardımcı olmaktır. Bunu yapmak bir sanattır, çünkü çoğu zaman insanlar son anlarda bağışlamaya açık olurlar. Ölen insanlar kendilerini Oluşturana yaklaştıkça zaman çöker, anlar çarpıcı yaşam derslerine doğru uzar, böylece büyük bir fırsat doğar. Bağışlamanın en büyük edimi en sonunda kendinize yönelmesidir. Çünkü, bütün yargılardan geçen ve bağışlamayı gerekli kılan sizsiniz.


Ölmekte olanlara barışa kavuşmaları, dinginlik ve sevgi içinde, yüzlerinde bir gülücükle buradan ayrılmaları için yardımcı olabilirsiniz. Onlara, kendilerini tanıyarak çağıracak dostlar, akrabalar ya da başkalarını aramalarını isteyerek yardım edin. Bu, eşlik etme ve ölüm yolculuğuna ilişkin çok önemli bir anahtardır.


Bu deneyim ölen insana şunları söyleyebilmeyi gerektirir; "Seviliyorsun. Güzelsin. Başka bir aleme giden yeni doğmuş bir bebek gibisin. Senin için yük olan herkesi, her şeyi bırak artık. Her şeyi bırak ve yaşamını en dolu şekilde yaşadığını bil. Yargılanmıyorsun. Barış içinde git. Bir gülücük yerleştir yüzüne ve tutunduğun bütün yargıları bırak. Sakinleş ve kimliğinin bir sonraki aşamasına geçtiğinde yaşamının bir anlamı olmasına izin ver."


Ölümde şifa vardır, çünkü ölümün öte yanında yaşam vardır. Geçiş yapan bireylere enerji gönderdikçe enerjiyi Dünyaya da iletin. Dünyayı kendi sürecinde destekleyin ve dönüşüme katılmak için burada olmak istediğinizi bildirin. Kendinizi sürece teslim etmek ve Dünyaya gerekeni yapma iznini vermek gerçek bir özgürleşme biçimidir.

**********

Dünya arınma dansım sürdürüp sarsıntı ve hareket yoğunlaştıkça varolan toplulukları genişletmek ya da yeni topluluklar kurmak üzere bir araya gelmek isteyeceksiniz. Her topluluk, üyelerinin birlikte düşünce formu yaratma ve hissetme yeteneklerine dayanarak büyüyüp gelişecek. Herkesin yiyecek, barınma, müzik hareket ve ses katkısında bulunmak üzere bir araya gelebilmesi için her topluluğun ek bir işbirliği yaratması gerekecek. Topluluk sistemi birbirinize gereksindiğiniz eski yaşama biçimine dayanır. Sistem, birbirinize bağlı bir şekilde yaşamayı deneyimlediğiniz eski ilişki şablonunu yeniden yerleştirecek. Anlaşmazlıklar olacak. Bununla birlikte, genel olarak hepiniz benzeri düşünce biçimlerini istemek durumundasınız. Düşünce formları, yaşadığınız bölgeler çevresinde enerji alanları yaratacak ve mıknatıs gibi hareket ettikleri için insanları buraya doğru çekecek. Düşünce biçimleri ve topluluğunuz güçlüyse, karşılıklı bağlarınız oturmuş ve güçlendirilmişse benzer niyetli olanları kendinize çekeceksiniz. Topluluğunuza katılmak isteyen kapıdaki yüz kişinin kim olduğunu merak etmeyeceksiniz. Bir yüz kişi topluluğunuza katılmak için çıkageldiyse başka bir topluluğun değil de sizin yerleşmiş düşünce formlarınızın bu insanları çekmiş olduğunu bileceksiniz.


Eğer topluluğunuz dengesini yitirmiş, büyük anlaşmazlıklara düşmüşse her tür karmaşa enerjisi yaratacaksınız. Birlikte çalışmayı öğrenmek zorundasınız. Eğer birisi grup içinde çalışamaz, topluluğun enerjisini aşağı çekerse topluluk ona şifa getirmeye çalışacaktır. Kişinin kendisini şifaya açması ve uyumsuzluğa yol açan bireyin sorumluluğunu üstlenmesi gerekecektir. Ya da eğer bu kişi uyumsuzluğu sürdürürse topluluktan ayrılma gereği ile karşı karşıya kalabilir. Gelecek günlerde savaşan hizipleriniz olamayacak. İşinizin büyük bir bölümü şifayı, son derece hoşgörülü ve şefkatli olmayı ve işaretlerle simgeleri okumayı içerecek. Kendiniz ve başkalarına derin gerçeklere ulaşmak ve onları da aşmak için ne gerekiyorsa o şekilde hareket etme iznini vermeniz gerekecek.


Bir topluluğun parçası olan herkes, kendi yetenekleriyle topluluğun bütününe katkıda bulunmak zorundadır. Topluluklar ortak bilinç ile belirlenecek belirli ürün, yetenek ve beceriler alanında uzmanlaşacak. "Kendimi hangi bilinç topluluğunda bulacağımı nereden bileceğim?" diye sorabilirsiniz. Görünmez bir el sizi niyet, inanç ve arzularınıza göre hizmet edebileceğiniz ve size hizmet edebilecek topluluğa götürecektir.


Bir topluluğa ait olup toprağa yakın yaşadığınızda, temiz hava alıp kendinizi canlanmış hissettiğinizde rahatlık duyacaksınız. Besinlerde yeni bir canlılık olacak. Gülüşler daha büyük, ilişkiler daha derin olacak. Yaşamın her anının daha derin bir değeri olacak. Sonunda, yaşamın amacının oyun oynamak olduğu ve ancak yaşamla oynayarak işinizde başarı kazanabileceğiniz sonucuna varacaksınız. Gereği gibi oynamazsanız başarılı bir işiniz olamaz. İş her zaman topluluğun yararını gerektirir. Birçok şifa olayı gerçekleşecek. Topluluklar yapılar inşa etmeye esinlenecekler. Tapınak kültürünün yeniden doğuşu yaşanacak. Bütün ülkede belli yerler ün kazanacak, güzel, kutsal yerler ortaya çıkarılacak. Dünya değişimleri Dünyanın derinliklerindeki pek çok gizi gün yüzüne çıkaracak. Bu ülkeyi nokta nokta işaretleyen üstü örtülü piramitler meydana çıkarılacak. Pek çok yarık, çatlak uzun zamandır gömülü olan eski şehirleri toprak üstüne çıkaracak.


Düşünce formlarını birbiri içine eritebilen bir topluluk kişisel ego savaşlarını aşıp uygulanabilir bir hedef bulacak, yaşam niteliğini başarıyla gerçekleştirecek. Bazı topluluklarda bitkiler doğayla süregiden bir iletişimin parçaları olarak meditasyon, ses ve niyet çevresinde büyüyebilir. Topluluk üyeleri birlikte tonlama yapabilir, birlikte düşleyebilir, birlikte müzik yapabilirler. Bunlar en aranan topluluklar, oyunu en iyi oynayanlar olacaktır. Bu sizin unuttuğunuz, unutmak için yediğiniz, uyuşturucu kullanıp içtiğiniz ve oyunun bu olduğunu sandığınız dünya zevklerine kendinizi kaptırmanız anlamına gelmez. Enerjiyle onu çocuksu bir şekilde serbest bırakıp yönlendirerek bilinçli bir şekilde oynayacaksınız. O zaman topluluğunuzu olağanüstü bir yer yapmayı istemek, göreviniz, sorumluluğunuz ve adanmışlığmız olacak. Bir grupla etkileşim büyük güce sahiptir.


Topluluğa katkıda bulunacak yeteneklerinizin çoğu bu anda keşfedilmemiş, ortaya çıkarılmamış durumda. Bu yetenekler varlığınızın derinliklerinden gelecek.


Enerji alanlarınız, topluluğun çekirdek grubunun kurmaya karar verdiği işbirliğine dayanacak. Sır diye bir şey olmayacağı için çekirdek grup bunu gizli bir şekilde yapmayacak. Sır günleri geçmiş olacak. Toplulukta yaşayan herkesin desteklemek için ant içeceği bir davranış kalıbına gerek duyulacak. Enerji alanları bilgelik ve adalet yaratarak herkesi çevreleyecek. En küçük bebekten en yaşlı üyeye, hayvanlara kadar herkes bu alanlarda yaşayacak. Kurucular olarak sizlerin neyin işe yaradığı konusunda çok açık bir görüşe sahip olmanız gerek. Eğer uyum, işbirliği ve birlikte düşleme ilişkin çok temel düşünceler benimserseniz başarılı olacaksınız. Düşlemin topluluk yaşamının temel bir bölümü olması gerek. Çünkü insanlar kim olduklarını düşler aracılığıyla ortaya çıkarırlar. Düşler yoluyla denge dışı enerjiyi ortaya çıkarıp dengeye kavuşmaya çalışabilirsiniz. Uyanıklık yaşamında sorunları olanlar bunu düş yaşamında yansıtırlar. Uyanıklık dünyasında ciddi zorlukları olanların düş dünyasında daha da büyük sorunları vardır. Düşleri dinlemek, size insanların kim olduğuna dair ipuçları verir. Dinlemeyi ve sezginizin size yol göstermesine izin vererek yargılamaksızın gözlemlemeyi öğrenin.


Kaynakları bir araya getirecek, yiyecekler, eğitim, takas, iş, serbest zaman ve meditasyon yerleri hakkındaki görüşlerinizi paylaşacaksınız. Her bir kişinin bütün topluluk için bir değer oldu ğunu bilerek önceliği topluluğun güç kazanmasına verin ve bunu kabul edin. Bunları yaparken bir fikir ya da düşünce alanı oluşturursunuz. Topluluk üzerinde dev düşünce formları yaratacaksınız. Düşünce biçimlerini okuma eğilimi olanlar topluluğunuzu görebilecek ve düşünce biçimlerindeki enerjiyi okuyarak kim olduğunuzu, ne yaptığınızı bilecek. Düşünce biçimleriniz yeni bir tür eterik telgraf olacak.


Topluluğunuzdan tek bir kişi sorumlu olmayacak. Sağduyunuz, itkileriniz ve anlıksallığınızla hepiniz katkıda bulunacaksınız. Bütün çözümleri tek bir kişiden beklemeyeceksiniz. Bu yolculukta hepinizin kendisini değerlendirmesi büyük önem taşıyor.


Topluluk ya da yaşayacağınız yeri tasarlarken bitki ve hayvanlarla konuşabilmek zorundasınız. Bu çok önemli. Şu anda bunu yapmak için zaman ayırmadığınız için kulağa biraz gerçek dışı geliyor ama öyle değil. Kaçınız yakın zamanlarda oturup kedi ya da köpeğiyle sohbet etti? Bu sizin duyarlığınızı geliştirir, karar verme ve öneri almada yeni bir düzeye ulaşmanızı sağlar. Çünkü hayvan ve bitkiler bilgilerini doğrudan Dünyadan alırlar. Dünyayla uyumludurlar ve size yardım edip öğütte bulunabileceklerini anlamanızı sabırla beklerler. Size bütün şifa sırlarını söyleyebilir, enerji yerlerinin nerede olduğunu gösterebilirler. Size her şeyi gösterebilirler. Bilirler. Neden bildiklerini biliyor musunuz? Çünkü doğa ve Dünyayı sömürmezler. Siz insanlar tür olarak sömürdüğünüz için şeyler sizden gizlenir.


Hayvanlar ve bitkiler, devalar ve elementallerin aleminde, gerçeklikleri sizin tarafınızdan tanınmayan bu güçler doğadaki yol göstericileriniz olacaktır. Kasımpatıları, çekirgeler, karıncalar... bütün bu şeylerin içindeki zekayı bulmaya zaman ayırın. İsteyen herkes Dünya ile bağlantı kurabileceği için deneyim her yerde bir patlama yaşayacaktır. Dünyanın sağaltımı Dünyada yaşayan herkesin birbiriyle konuşması, görüş alış verişi sayesinde oluşacaktır.


Doğum hakları değişiyor. Doğum ve kadınların çocuk dünyaya getirmesi en yüksek onura sahip olacak. Erkek, bir anne ve çocuğunun yanında duruşuyla onurlandırılacak ve bir çocuğa babalık etmenin gurur ve sorumluluğuyla "bu benim çocuğum", diyecek. Kadınlar çocuk doğurmaktan ötürü utanç duymayacaklar artık. Neden bunca kadının çocuklarının yanında babaları yok? Çünkü süreçten utanç duyuyor ve yaptıklarının onurunu hissedemiyorlar. Zaman gelecek, erkek kadının gerçek anlamda lütfunu kazanmaya çalışacak. Kadının titreşiminde olmak, bağlanmak, yaşam mucizesinin parçası olmak ve çocuk doğurmak isteyecek. Her şey bütünüyle değişecek. Karanlığın en koyusunun yaşandığı, kadınların kendilerinin bile ataerkil doğum oyununu oynadıklarını bilmedikleri çağınıza en barbar zaman gözüyle bakılacak.


Topluluklarınız çocuklarınıza güvenli, sevgi dolu, onları besleyen bir çevre yaratmaya yönelecek. Çocuklar sizin öğretmenlerinize dönüştükçe çok şey öğreneceksiniz. Bildiklerini ve kendi açılarından gördüklerini size gösterecek, paylaşacaklar. Bu on yıl içinde bizim Sevgi Ailesi dediğimiz bir grup çocuk doğacak. Size Tanrıça enerjisi ve bir yaradılış gücü olarak sevgiyi öğretecekler. Yaratıcı enerjinin ta kendisini taşıyacaklar. Cinselliğini nasıl onurlandıracağını bilen insanlardan doğacaklar. Bir çift bütün çakraları açılmış ve yaşama bir enerji çağırma niyetiyle ruhsal enerji titreşiminin doruğunda birleştiğinde bu, Sevgi Ailesi bireylerinin doğmasını sağlar.


Bu çocukların çoğu, doğumlarından birkaç gün ya da ay sonra çok güzel konuşan ileri derecede evrimleşmiş varlıklar olacak. Birçok şey bilip anımsayacaklar. "Geri döndüm", diyecekler. Yürüyecek, konuşacak, işler yapacak ve başka diller konuşacaklar. Görünüşleri başka türlü olacak. Bu çocukları taşıdığınız zaman kısalacak. Bedeninizdeki her şey hızlanacak, böylece hamilelik dönemi daha kısa olacak. Bu çocuklar coşku dolu doğumlar deneyimleyecek, annelerine aynı deneyimi ileterek doğum acısını alacaklar. Annelerinin enerjisini çekmeyecek, onları zenginleştirecekler. Bilinçleri babalarının bilincine, gezegendeki erkek titreşiminin ne kadar ileri olduğuna, kendisini nasıl gösterebildiğine bağlı olacak. Gezegeninizde bu zamanda uzaydan ne tür enerjiyi hoşlukla karşılayabileceğiniz erkeklere bağlıdır.


Bu çocuklara her toplulukta ödüllendirilmiş varlıklar, talihli kehanetler gözüyle bakılacak. Bütün dünyada birbirleriyle telepatik bağlar içinde olacaklar. Varlıkları temasa geçtikleri herkesin titreşimini uyarıp yükselttiği için nereye giderlerse gitsinler yürekleriyle aynı yaratıcılık akımını koruyabilecekler. İri yarı olmayacaklar. Mavi olacaklar. Pleiades bilincinden olacakları için mavi ışından olacak, özel görevleri yerine getirecekler. Her topluluğun parçası olacak, bütün kıta ve toplumsal sınıflarda doğacaklar. Size sevgi titreşimini getirip öğretmek için gelecekler.


Tanrıçayla bu çocukların arasında telepatik bir bağ olacak. Tanrıçayla doğrudan iletişim içinde olacaklar. Çünkü sevgi yaratma frekansını taşıyacaklar. Telepatik iletişimi hızlandıracaklar, böylece başka insanları işitecek, düşüncelerini hissedeceksiniz. Bu, sizi düşünceniz konusunda daha düzenli ve seçici olmak konusunda disiplin altına alacak. Bu, yaşadığınız zamanda gezegenin karşı karşıya bulunduğu en büyük sınavdır. Ne düşündüğünüzün gerçeklik üzerinde etkisi olduğunu anlamanız gerekiyor. Şimdi, çoğunuz temeli güven olan bu kavrama inanıyor. Bununla birlikte, kısa süre içinde varolan canlı bir kanıt olarak gösterilecek ve herkes görecek onu.


Bu çocuklar olağanüstü olacak. Bilinçleri çok değerli olduğu için üzerlerine titrenilecek. Aranızda yürüyen altınlar varmış gibi olacak. Herkesin titreşimlerini değiştirecekler, yaratıcılık akımı da değişecek. Aile ve toplumların değerli bireyleri olarak ortaya çıktıkça bütün topluluklar içlerinde böyle üyelerin olması dolayısıyla kendilerini son derece talihli görecekler. Bu sevgi avatarları (Avatar: İnsan ya da başka bir canlı biçiminde bedenlenerek dünyaya gelen tanrı -ç.n.) geri dönecek. Yol gösterecek ve sizi dünyanın her yanındaki diğer topluluklara bağlayacaklar.


Seçim yapılabilmesi için bu çocuklar olası anne babalarıyla telepatik bağ kuracaklar. Her birinize bir tercihiniz olduğunu bildirmek istiyoruz. Bu tercihi kullanacak mısınız? Yoksa güçsüzlüğe kayıp bedeninizin yapabilecekleri üzerinde hiçbir etkiniz olmadığını mı düşüneceksiniz? Bu öğreti gelecek günler için büyük önem taşımaktadır. Tanrıça ya da Tanrı enerjisini bütün aşamalarında cisimlendiren kadın ya da erkek hepiniz, bedeniniz, yaşam verme süreci, kundalininizin dağıtımı üzerinde güç sahibi olduğunuz ve bir çocuğun sizin aracılığınızla dünyaya gelmesine sizin karar verdiğiniz fikrini benimsemek zorundasınız.


Bu eşsiz çocuklara hepiniz sahip olmayacaksınız. Çocuklar uygun bilinç ve soy özellikleri olanları seçecek. Her köy ve toplulukta doğacaklar. Gezegen titreşiminin değişimine yardım edecek ve cinselliğin ruhsal ve psişik deneyimine sahip anne babalardan dünyaya gelecekler. Sevgi titreşiminin cisimlenmesi olacak bir fark işaretini taşımaya isteyerek karar verecekler. Varlıkları bedenlerinizin DNA'sı ve kanınızda oluşturulacak.


Bilinç tercihlerine bağlı olarak şu anda pek çok yer için artık varolmama potansiyeli bulunuyor. Çocuklarınızı kendinizden önce güvenceye alacaksınız ve ruh dünyanın dört bir yanından çocukları toplayacak. Çocuklar gerçekten de canlı bir dünyada yaşamaya çalışan sizin değerli kaynağınız, biçime bürünmüş soyunuzdur. Onlara güvenli bir dünya vermeyi önceliğiniz kılın. Bu on yılın sonlarında işinizin büyük bir bölümü çocuklarla ve çocuklar için olacaktır.


Yakında gezegendeki yaşamı tanıyamaz olacaksınız, çünkü gündelik yaşam olarak algıladığınız ve süreceğine kesin gözüyle baktığınız şeyler artık olmayacak. Bunda korkacak hiçbir şey yok. Çoğunuz gücünüz ve enerjinizin nerede yattığını ortaya çıkaran deneyimlerden geçecek ve her şeyin içinizde olduğunu keşfedeceksiniz. Gelecek zamanlarda sörf yapma -dalgalara binip çalkantı ve ters akıntılar üzerinden yükselme- niteliklerini hepiniz taşıyorsunuz. Dalgaların doruğunda kalma bilgisi hepinizin elinde, onun için gelecek hiçbir şeyden korkmanız gerekmiyor.


Sizden bir şey istiyoruz. Nerede olursanız olun, ne olursa olsun, olaylar ne kadar ciddileşiyor görünürse görünsün yaşamınızın her gününe eğlence, sevgi, ve kahkahalar getireceğinize söz vermenizi istiyoruz. Durun ve şöyle deyin; "Hey, bakın, bu iş bizi çılgına çevirdi. Haydi biraz gülelim. Durup bir çay içelim. Zevk frekansına güç kazandıralım."


En parlak ve yüceltici zamanlar bunlar. Olağanüstü zamanlar. Yalnızca bunu size günlük olarak anımsatan şeyler yok. Çabasızlık ve işbirliğine güç kazandıran eşsiz ses ve ışık teknolojileri var. Doğmakta olan çok, pek çok çözüm var.


Yeni uygarlıklar yüksek düzeyli teknolojik beceri ve deneylere doğru gelişmek isteyebilir. Başarılı olmaları ise yarattıklarının yürek ve ruhla bağlantı içindeki bir akıl tarafından yönetilmesine bağlıdır. Yaratılanlar akıl ve yürek tarafından birlikte yönetildiklerinde ortaya çıkan şey, yaşayan teknolojidir. Yarattığımız fark, teknolojinin yaşar bir hale gelmesidir. Teknoloji kendisini yaratanların aklıyla birlikte yürütülecek. İşte o zaman donanım (hardware) olarak görünebilir, ama yaşayan bir donanım olacaktır. Gireceğiniz aşama budur. Yarattığınız ve yaşam verdiğiniz her şeyi zihninizle yaptığınızı anlayın. Aklınızla ne yaptığınız, onu nasıl kullandığınız sizin ve Dünya gezegeninin hayatta kalmasının anahtarıdır.


Enerji Alıştırması


Bedeninizi dinginliğe çekerek ışık sütununun bedeninizi güçlendirdiğini, arındırdığını ona idealleştirilmiş işlevlerini anımsattığını hissedin. Işık sütununun bedeninizi doldurmasına ve sağlığın, iyi oluşun kimliğinizin hücreleri ve özünde titreşmesine niyet edin.


Bu enerjinin bedeniniz boyunca ilerlediğini duyumsayın. Enerjiyi herkesin yararına olacak bir şekilde çevrenizdekilerle birleştirin. Gevşeyin ve ışık ışınlarıyla içinizdeki solar plexus bölgesinde, irade, hissediş ve gücün alanında ulaşın. Bir şeyi içinizden dışarıya doğru çektiğinizi düşleyin; bir parça altın, elmas, paha biçilmez bir değerli taş. içinizde bulduğunuz, paha biçilmez bir değere sahip olduğunu düşündüğünüz şeyi ellerinizde tutun. Hazinenizin görkemli güzelliği karşısındaki şaşkınlığınızı duyumsayın.


Şimdi de herbiri ellerinde paha biçilmez iç taşlarını tutan insanların oluşturduğu büyük bir grubun içinde olduğunuzu hayal edin. Birer birer yeşil ve altın bir örtüye doğru ilerleyin ve büyük bir incelik ve saygıyla hazinenizi bunun üzerine bırakın. Bu, tüm insanlığın yararlanabilmesi için bütüne katmaya hazır olduğunuz içinizdeki değerin simgesidir. Armağanınız seçtiğiniz kadar büyük ya da küçük olabilir. Taşınızı örtünün üzerine bıraktıktan sonra geri adım atın ve grubunuzun katkısını temsil eden değerli taşlar ve hazineleri gözlemleyerek halka içinde durun. Bizim varlığımızı da hissedin. Varlığınızı gruptaki diğerlerinin varlığıyla bir araya getirmenin sonuçlarını hissedin.


Şimdi bu varlık birikimini Dünyaya ve yüreğinizin arzuladığı şeye sunmak istediğinizi düşleyin. Varlığınız kabul gördükçe ışık sütununun sizi güçlendirdiğini hissedin. Dünya için bir fark oluşturacak ne hayal ediyorsunuz?


Vizyonunuzu olabildiği kadar berrak tutun. Enerjinin bilinç halkasındaki hareketini duyumsayın. Bir kişiden diğerine hızla ilerler, size akıl ve yüreğinizle kendinizi Dünyanın geleceğine adamanızı anımsatırken enerjiye sarmallar çizdirin, kendi çevresinde döndürün.




Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 17/02/2009 :  21:44:07  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Dr. Doreen Virtue’ya Göre: Melekler Sayılar Aracılığı İle Mesaj Yolluyarlar


Sayilarin Anlamlari...

Bazi sayilarin surekli karsina ciktigi oluyor mu?

Ruyanda, gercek hayatta, okudugun metinlerde, seyrettigin filmlerde, telefon numaralarinda, onunde giden arabanin plakasinda???

Dr. Doreen Virtue’ya gore melekler sayilar araciligiyla ozel mesajlar gonderiyorlar...

Numeroloji bilimi Pisagor, Hermes ve Eflatun gibi buyuk ustalar sayesinde hayat bulan ve bugune kadar gizemini koruyan ender kutsal bilimlerden biridir.

Meleklere gore, sayilarin dizilisi cok onemli. Ornegin, 3 veya daha fazla sayi varsa, ortada kalan sayiya dikkat etmek gerekiyor.
Melekler sana da mesaj yolluyor olabilir mi? Ornegin, saate her baktiginda ayni saati gosterdigi oluyor mu (ben bir kac yol once her gece saat 3’te uyanirdim...)?

Asagida bazi sayilarin temel anlamini bulabilirsin. Fakat gordugun sayi senin icin farkli bir anlam tasiyor olabilir, o nedenle meleklerine “bana bununla anlatmak istediginiz nedir” diye sorabilirsin.


111 - Dusuncelerini dikkatli bir sekilde izle, ve sadece istedigin seyleri dusundugunden emin ol, istemedigin seyleri degil. Bu sayi, firsatlar kapisinin acilip dusuncelerinin rekor hizla gerceklesiyor oldugunun isaretidir. 111 sayisi bir ampulun parlak isigi gibidir. Bu demektir ki, evren, tam su anda dusuncelerinin fotografini cekti ve onlara hayat vermek uzere. Evrenin yakaladigi dusuncelerden memnun musun? Degilsen, dusuncelerini duzelt (dusuncelerini kontrol etmek veya izlemek zor geliyorsa meleklerinden yardim iste).

222 - Yeni ektigimiz fikirler gerceklesmek uzere buyumeye basliyorlar. Onlara su vermeye ve bakmaya devam et, cok yakinda gerceklestiklerinin kaniti olarak topragi deldiklerini goreceksin. Baska bir deyisle, mucize gerceklesmeden 5 dakika once pes etme. Dusuncelerinin gerceklestigini yakinda cok acik bir sekilde goreceksin, o yuzden devam et! Pozitif dusunceler olusturmayi surdur, olumlama yap ve gozunde canlandirmaya devam et.

333 - Yukselmis efendiler sana yakin, yardimlarina, sevgilerine ve arkadasliklarina sahip oldugunu bilmeni istiyorlar. Yukselmis efendileri cagir sýk sýk, ozellikle de 3 sayisinin varyasyonlarini gordugunde. Bazi unlu yukselmis efendiler sunlardir: Isa, Musa, Meryem, Quan Yin, ve Yogananda.

444 - Melekler su anda etrafini sariyorlar, sevgi ve yardimlarindan tekrar emin olman icin. Endiselenme cunku meleklerin yardimi cok yakinda.

555 - Emniyet kemerini bagla. Cok buyuk hayati bir degisim seni bekliyor. Her tur degisim hayat akisinin dogal bir parcasi oldugundan bu degisim pozitif veya negatif olarak gorulmemeli. Belki bu degisim dualarinin cevabidir, o nedenle kendini huzur icinde gormeye ve hissetmeye devam et.

666 - Dusuncelerinin dengesi bozulmus su anda, cok fazla materyalist dunyaya odaklanmislar. Bu sayi dizimi cennet ve dunya arasindaki dusuncelerini dengelemeni istiyor. Unlu “Dagdaki Sermon” gibi melekler,ruh ve hizmete odaklanmani ve maddesel ve duygusal ihtiyaclarinin otomatik olarak karsilanacagini bilmeni istiyorlar.

777 - Melekler seni alkisliyorlar, tebrikler, gumbur gumbur geliyorsun! Iyi is cikarmaya devam et ve bil ki dilegin gerceklesiyor. Bu olaganustu derecede olumlu bir isaret ve daha fazla mucize gerceklesecegini beklemen gerektigi anlamina geliyor.


888 - Hayatindaki bir donem kapanmak uzere, ve bu sana hazirlanmak icin gonderilen bir uyari. Bu sayi dizimi duygusal bir kariyer veya iliski donemini sonlandirmak uzere oldugun anlamina gelebilir. Ayrica tunelin sonunda isik oldugu anlamina da geliyor. Buna ek olarak, “Mahsul olgunlasti. Toplamak ve keyfini cikarmak icin bekleme.” anlamina da geliyor. Baska bir deyisle, hamleni yapmak veya emeginin karsiligini almak icin gecikme.


999 - Tamamlanma. Kisisel veya kuresel hayatta buyuk bir donemin sonudur. Buna ek olarak, dunyayi iyilestirmeye dahil olan isik iscilerine bir mesaj verir ve der ki, “ Isinizin basina cunku dunya ananin su anda size ihtiyaci var.”

000 - Tanri’yla Bir olduguna dair, ve yaradanin sevgisinin varligini icinde hissetmene dair bir hatirlatma. Ayrica, bir durumun dongusunu tamamladigina dair bir isaret.

Bazen melekler 2 veya daha fazla sayi iceren kombinasyonlar iceren mesajlar verirler. Simdi 3 basamakli 2 sayi iceren bazi kombinasyonlarin anlamlarina bakalim. Aldigin mesajlarda 3’ten fazla sayi varsa, sayiyi bolerek anlamini cikarabilirsin. Ornegin surekli 312 sayisini goruyorsan, 3 ve 1’in daha sonra da 1 ve 2’nin kombinasyonuna bak.
Veya sayiyi tek haneye gelene kadar topla ve yukarda verilen sayi dizimlerindeki anlamina bak.



1’li kombinasyonlar


121 veya 112 gibi - Dusuncelerimiz, yesermek uzere olan tohumlar gibi yesermeye basliyorlar. Isteklerinin meyve vermeye basladiginin kanitlarini gormeye baslamis olabilirsin. Bunlar, olaylarin istedigin yonde gelisecegine dair isaretlerdir. Inanmaya devam et!

133 veya 113 gibi - Yukselmis efendiler dusunce surecinde seninle calisiyorlar. Bir cok yonden rehber gibi davraniyor ve sana hayallerin gerceklesmesini de iceren eski bilgelikleri ogretiyorlar. Umitsiz hissetmeni engellemek icin enerji, ruhunun gercek amaclarina odaklanman icin ise cesaret yolluyorlar sana. Buna ilaveten, yukselmis efendiler hayat amacinla ilgili sana tavsiye, rehberlik ve oneriler sunuyor olabilirler. Fakat her zaman her yaratilisin dusunce ve fikir seviyesinde basladigini ogretirler. Onlardan istedigin seyi bilgece secmek icin yardim iste.

114 veya 144 gibi - Melekler dusuncelerine tam su anda cok dikkat etmen gerektigini vurguluyorlar yogun bir sekilde. Tam su anda dusuncelerini gerceklestirecek bir kapida oldugun icin bir dilek tutmani ogutluyorlar. (Not: 411 sayisi “Su anda ihtiyacin olan hayati bir bilgi almak icin meleklere danis” anlamina geliyor)

115 veya 551 gibi - Dusuncelerin hayatindaki degisimleri yaratiyor. Dusuncelerini istedigin yone dogru cevirmeye devam et. Yaklasan degisimler istenmiyorsa, dusuncelerini duzelterek onlari durdurabilir veya degistirebilirsin.

116 veya 661 gibi - Dusuncelerini cennete dogru cevir ve maddesel endiseleri serbest birak. (Not: 611 sayisi, “Maddesel dunyada kafani karistiran veya rahatsiz eden bir seyi tam su anda tamir etmek icin yardim iste” anlamina geliyor.

117 veya 771 gibi - Cok iyi gittigine dair bir isarettir. Dogru yoldasin, boyle devam et! Bu, dusuncelerini iyi sectigine ve amaclarina daha muntazam odaklanman gerektigine dair bir isarettir. Dusuncelerine uygun duygular eklediginden emin ol; hayatta sahip oldugun nimetlere minnettar olmak gibi. Minnettarlik hayallerin gerceklesmesi surecini hizlandiracaktir.

118 veya 881 gibi - Hayatinda onemli bir donemin sonuna yaklasiyorsun. Hayatinin bazi bolumlerinde yorulduysan, yakinda iyilesecegi veya daha iyi bir seyle yer degistirecegi icin mutlu ol. Teslim ol ve hayatinda yolunda gitmeyen bu bolumleri serbest birak cunku daha iyi bir hayata dair dusuncelerin gerceklesmek uzere.

119 veya 991 gibi - Dusuncelerinin bir urunu olarak yeni bir kapi acildi sana. Dusuncelerinin yuzune bakmak ve kendi yarattiklarinla goz goze gelmek icin firsat cikti. Birak eskiyi yikilsin, cunku yerine isteklerinle uyumlu olan yeni geliyor.

100 veya 110 - Tanridan ve meleklerden gelen guclu ilahi rehberlik dusuncelerini degistirmeni istiyor. Belki daha mutlu ve saglikli olmak icin dua ediyordun. Eger boyleyse, bu dualarinin cevabidir. Tanri, aradigin cozumun dusuncelerinde yattigini biliyor. Tanri’dan, dusuncelerinin yonunu belirlemesi ve gecis surecinde destek olmasi icin yardim iste.


2’li kombinasyonlar


221 veya 112 gibi - Dusuncelerimiz, yesermek uzere olan tohumlar gibi yesermeye basliyorlar. Isteklerinin meyve vermeye basladiginin kanitlarini gormeye baslamis olabilirsin. Bunlar, olaylarin istedigin yonde gelisecegine dair isaretlerdir. Inanmaya devam et!

223 veya 323 gibi - Yukselmis efendiler yeni projenin yardimci yaraticilari olarak seninle calisiyorlar. Heyecanini paylastiklarini soyluyor ve her seyin iyi gittigini biliyorlar. Efendiler, gelecegin aradigin mutlulukla dolu olmasini simdiden garanti ettigini goruyorlar. Hayatindaki bu yeni donemin keyfini cikar!

224 veya 244 gibi - Mucizeler Kursu isimli spirituel metinde dedigi gibi, “ Melekler yeni dogmus niyetine bebek gibi bakiyorlar.” Bu, istedigin gecisleri yapacagina dair yukardan yardim geleceginin isaretidir. Bu, yalniz olmadiginizi ozellikle bilmeniz gereken bir zamandir. 2 ve 4’lu sayi dizimleri meleklerin seninle cok yakin calistiklarina dair bir sinyaldir.

255 veya 225 gibi - Dua ve niyetlerin acik, guclu ve cekincesiz oldular, o yuzden tahmin ettiginden daha hizli bir degisim bekle. Dileklerin gerceklestiginde ayaklarini yerden kesmesinler. Beklenmedik sekillerde gelebilirler, o yuzden inancina tutun. Sýk sýk Tanri’yla konus, ve tasdik iste.

266 veya 262 gibi - Yeni bir sey satin alma veya sahip olma yolda.

277 veya 272 gibi - Gectigimiz gunlerde bir ise, bir okula veya krediye basvurdun mu? Bu sayilar iyi habere isarettir. Senden sýkýca asilmani ve inancini kaybetmemeni istiyorlar.

288 veya 282 gibi - Bir kapi acilmak ve diger bir kapi kapanmak uzere. Su anda ic gudulerini yakindan dinlediginden emin ol, cunku sana gecis sureci boyunca daimi bollugu garantilemek icin atilacak adimlari atmana rehberlik edecekler.

299 veya 292 gibi - Yakin zamanda bir kayip (Is, Ask, Vb..) yasadiysan, cok yakin gelecekte yerine yenisinin gelmesini bekle. Hersey senin lehinde gelisiyor, Tanri’nin seni unuttugunu dusundurecek kadar arka plan gelismesi olmasina ragmen. Endise etme! Tam su anda ilerleyen hayat enerjini hisset. Yakin zamandaki kayip sayesinde cezalandirilmiyorsun. Evren, tam tersine, seni yenilige hazirliyor.

200 veya 202 gibi - Tanri, seni unutmadigini veya terk etmedigini bilmeni istiyor. Seni cok ama cok seviyor! Aslinda Tanri, hayatindaki yeni ve muhtesem bir donemi yonetiyor su anda. Sýk sýk Tanri’yla konus, ve gelecek olan bu mucizeyi hissedeceksin. Tanri ayrica “Ilahi Zamanlama”’yi hatirlatiyor sana. Bazen, istedigin sonuca ulasmadan once, bazi faktorlerin yerine oturmasi gerekiyor. Inancina tutundugun surece, istegine ulasmaktan hic bir sey alikoyamaz seni.


3’lu kombinasyonlar


311 veya 313 gibi - Yukselmis efendiler dusunce surecinde seninle calisiyorlar. Bir cok yonden rehber gibi davraniyor ve sana hayallerin gerceklesmesini de iceren eski bilgelikleri ogretiyorlar. Umitsiz hissetmeni engellemek icin enerji, ruhunun gercek amaclarina odaklanman icin ise cesaret yolluyorlar sana. Buna ilaveten, yukselmis efendiler hayat amacinla ilgili sana tavsiye, rehberlik ve oneriler sunuyor olabilirler. Fakat her zaman her yaratilisin dusunce ve fikir seviyesinde basladigini ogretirler. Onlardan istedigin seyi bilgece secmek icin yardim iste.

322 veya 332 gibi - Yukselmis efendiler yeni projenin yardimci yaraticilari olarak seninle calisiyorlar. Heyecanini paylastiklarini soyluyor ve her seyin iyi gittigini biliyorlar. Efendiler, gelecegin aradigin mutlulukla dolu olmasini simdiden garanti ettigini goruyorlar. Hayatindaki bu yeni donemin keyfini cikar!

334 veya 344 gibi - Etrafinda cok fazla yardim eden var! Hem yukselmis efendiler hem melekler sana yardimci olmak, rehberlik etmek, ve sevmek icin burdalar. Onlara dogru uzan, cunku onlar sana dogru uzaniyorlar.

353 veya 335 gibi - Yukselmis efendiler yakin olan buyuk hayati bir degisime hazirlamak istiyorlar seni. Bu degisim boyunca elini tuttuklarini ve her seyin iyi olacagini bilmeni istiyorlar. Degisimi kucakla ve arkasindaki hayiri bulmaya calis.

363 veya 336 - Yukselmis efendiler ilahi hayat amacin icin gerekli olan maddesel seylere sahip olman icin yardim ediyorlar. Bu ister bir yere giris icin para veya bir ogretme veya iyilestirme gorevi icin bir cikis yolu olsun, efendiler bunu sana getirmek icin calisiyorlar. Baskalarina daha fazla sey verebilecegin icin, bu yardimi hakettigini bilmeni istiyorlar.

377 veya 373 gibi - Yukselmis efendiler keyif icindeler. Gercek icsel tanrisalligini gormekle kalmiyor, ayni zamanda sectigin yolu onayliyorlar. Mutlulugu hakettigini bilmeni ve tanrisal miras ve secilen yol ile birlikte gelen kutsal mutluluk akisini kabul etmeni istiyorlar.

338 veya 383 gibi - “Devam et” diyor yukselmis efendiler. Enerjini yukselt ve dusuncelerine ve duygularina odaklan. Gorusunu, Tanri’yla, herkesle ve tum hayatla Bir oldugunu bilerek, tekrar hizaya getir.

393 veya 339 - Bu, hayatinda amacina hizmet etmeyen ve tutarli olmayan durumlari serbest birakman gerektigini gosteren guclu bir mesajdir. Korku nedeniyle yapay bir sekilde durumlara yapisip kalma. Bil ki her an korunuyorsun. Kendin ve gelecegin hakkinda pozitif bir goruse sahip olman hayati onem tasiyor. Bu gorus aslinda neyi deneyimliyorsan onu yaratir, o yuzden yukselmis efendilerden dusuncelerini yuksek bir sevgi noktasindan secmen icin yardim iste.

300 veya 330 - Tanri ve yukselmis efendiler ilgini cekmeye calisiyorlar, buyuk ihtimalle ilahi amacinla ilgili bir konuyla ilgili. Son zamanlarda herhangi bir rehberlige aldirmadigin oldu mu? Eger oyleyse, sýkýsmýs hissedebilirsin su anda kendini. Bu sayi dizimi, yaratilis surecinde payina duseni yapman gerektigin konusunda seni uayaran cennetin yoludur. Bu, bazi hamleler yapmak icin ilahi rehberligi dinlemen ve takip etmen anlamina gelir.


4’lu kombinasyonlar


441 veya 411 - Melekler dusuncelerine tam su anda cok dikkat etmen gerektigini vurguluyorlar yogun bir sekilde. Tam su anda dusuncelerini gerceklestirecek bir kapida oldugun icin bir dilek tutmani ogutluyorlar. (Not: 411 sayisi “Su anda ihtiyacin olan hayati bir bilgi almak icin meleklere danis” anlamina geliyor)

442 veya 422 gibi -Mucizeler Kursu isimli spirituel metinde dedigi gibi, “ Melekler yeni dogmus amacina bebek gibi bakiyorlar.” Bu, istedigin gecisleri yapacagina dair yukardan yardim geleceginin isaretidir. Bu, yalniz olmadiginizi ozellikle bilmeniz gereken bir zamandir. 2 ve 4’lu sayi dizimleri meleklerin seninle cok yakin calistiklarina dair bir sinyaldir.

443 veya 433 gibi - Etrafinda cok fazla yardim eden var! Hem yukselmis efendiler hem melekler sana yardimci olmak, rehberlik etmek, ve sevmek icin burdalar. Onlara dogru uzan, cunku onlar sana dogru uzaniyorlar.

455 veya 445 gibi - Melekler maddesel dunyaya cok fazla odaklandigina dikkat cekiyorlar. Mudahale edebilmek icin endiselerini onlara teslim etmeni istiyorlar. Odak noktani cennetle dunya arasinda dengele ve sana saglanacak seylerin gercekten limitsiz oldugunu bil, ozellikle de ilahi olanla el ele calistigin zaman.

477 veya 447 gibi - Melekler seni alkisliyorlar, tebrikler, gumbur gumbur geliyorsun! Iyi is cikarmaya devam et ve bil ki dilegin gerceklesiyor. Bu olaganustu derecede olumlu bir isaret ve daha fazla mucize gerceklesecegini beklemen gerektigi anlamina geliyor.

488 veya 448 gibi - Bu, hayatinda bir donemin bitmek uzere olduguna dair meleklerden gelen bir mesajdir. Her sey yavasladigi zaman, seninle olduklarini ve ihtiyaclarina, isteklerine ve amaclarina daha uygun olan yeni bir duruma dogru sana rehberlik etmek uzere yardim edeceklerini bilmeni istiyorlar.
494 veya 449 gibi - Melekler diyor ki sonlanan bir durumu serbest birakmanin zamani geldi. Bir kapi kapaninca diger bir kapinin acilacagini hatirlatiyorlar sana. Melekler mutlaka yeni kapilarin acilmasina ve su anda yasadigin gecis sureciyle birlikte gelen her tur acidan kurtulmana yardimci oluyorlar. Lutfen meleklerden bu sonlanmalarin ve yeni baslangiclarin dualarinin cevabi olduguna inanmana yardimci olmalarini iste.

440 veya 400 gibi - Tanri ve melekler cok ama cok sevildigini bilmeni istiyorlar. Bir cok sorunun cevabini verecegi ve her tur zorlugu yenecegi icin bu sevgiyi hissetmen icin biraz durmani rica ediyorlar.


5’li kombinasyonlar


511 veya 515 gibi - Dusuncelerin hayatindaki degisimleri yaratiyor. Dusuncelerini istedigin yone dogru cevirmeye devam et. Yaklasan degisimler istenmiyorsa, dusuncelerini duzelterek onlari durdurabilir veya degistirebilirsin.

522 veya 552 gibi - Dua ve niyetlerin acik, guclu ve cekincesiz oldular, o yuzden tahmin ettiginden daha hizli bir degisim bekle. Dileklerin gerceklestiginde ayaklarini yerden kesmesinler. Beklenmedik sekillerde gelebilirler, o yuzden inancina tutun. Tanri’yla konus, ve tasdik iste.

533 veya 553 gibi - Yukselmis efendiler yakin olan buyuk hayati bir degisime hazirlamak istiyorlar seni. Bu degisim boyunca elini tuttuklarini ve her seyin iyi olacagini bilmeni istiyorlar. Degisimi kucakla ve arkasindaki hayiri bulmaya calis.

554 veya 544 gibi - Meleklerin su anda hayatindaki kayda deger bir degisimle ilgili bir gelismeye dahil olmuslar.
556 veya 566 gibi - Maddesel hayatin kayda deger bir sekilde degisiyor, yeni bir ev, araba veya sahip olunabilecek baska seyler gibi.

577 veya 575 gibi - Bu, fiziksel, duygusal, entelektuel - veya her ucunun kombinasyonu- olan bir degisimle tam uyum icinde olduguna dair bir onaydir.Yoldan sapmadan yakinda bu degisimlerin kendi hayatina ve etrafindakilerin hayatina nasil katki yaptiginin kanitini goreceksin.

588 veya 558 gibi - Bu sayi dizimi 11. saat icinde oldugunu gosterir, degisimden hemen once. Korkma, cunku artik yakin olan degisim boyunca desteklenecek ve sevileceksin.

599 veya 595 gibi - Yeni degisimin yerlesmesi icin, gecmisten kurtulmak onemlidir. Bu sayi dizimi eskiyi birakmani ve zamaninda onemli bir amaca hizmet ettigini bilmeni istiyor. Fakat hayat akiskandir ve degisim kacinilmazdir. Bil ki yeni olan kapida duruyor, onu iceri alman icin bekliyor. Eskiden sevgiyle ayrildigin zaman yeniyi davet edersin.

500 veya 550 gibi - Hayattaki degisimlerin ilahi ve mukemmel duzende olduguna dair onemli bir mesajdir. Tanri’dan bir hediyedir onlar ve yuksek benliginiz icin Tanri’nin niyetiyle uyum icindedirler.


6’li kombinasyonlar


611 veya 661 gibi - Dusuncelerini cennete dogru cevir ve maddesel endiseleri serbest birak. (Not: 611 sayisi, “Maddesel dunyada kafani karistiran veya rahatsiz eden bir seyi tam su anda tamir etmek icin yardim iste” anlamina geliyor.

622 veya 662 gibi - Yeni bir seyi satin almak veya yeni bir seye sahip olmak uzeresin.

663 veya 633 gibi - Yukselmis efendiler ilahi hayat amacin icin gerekli olan maddesel seylere sahip olman icin yardim ediyorlar. Bu ister bir yere giris icin para veya bir ogretme veya iyilestirme gorevi icin bir cikis yolu olsun, efendiler bunu sana getirmek icin calisiyorlar. Baskalarina daha fazla sey verebilecegin icin, bu yardimi hakettigini bilmeni istiyorlar.

644 veya 664 gibi - Melekler maddesel dunyaya cok fazla odaklandigina dikkat cekiyorlar. Mudahale edebilmek icin endiselerini onlara teslim etmeni istiyorlar. Odak noktani cennetle dunya arasinda dengele ve sana saglanacak seylerin gercekten limitsiz oldugunu bil, ozellikle de ilahi olanla el ele calistigin zaman.

665 veya 655 gibi - Maddesel hayatin kayda deger bir sekilde degisiyor, yeni bir ev, araba veya sahip olunabilecek baska seyler gibi.

667 veya 677 gibi - Dusuncelerinin ve maddesel dunyayla ilgili olan calismalarinin dogru yolda olduguna dair onaylamadir. Dusuncelerle eylemlerini basarili bir sekilde dengelemissin, boylece zihnine, bedenine ve ruhuna iyi bakmis oluyorsun. Bu harika calismaya devam et!

668 veya 688 gibi - Maddesel dunyanda bir seyle yollarini ayirmak uzeresin, sahip oldugun bir sey gibi. Maddesel hayatinda bir seyi kaybetmeye veya satmaya niyetin yoksa, dusuncelerini degistirebilir ve degsik bir yon verebilirsin. Fakat, hayatinda bir seyi satmaya veya bir seyden ayrilmaya niyetliysen, bunu dileginin gerceklesmek uzere olduguna dair bir isaret olarak algilayabilirsin.

669 veya 699 gibi - Maddesel esyalarindan kop, ozellikle herhangi bir maddesel esyaya tutkuyla bagliysan. Bu sayi dizimi onu birakip ondan kopmani istiyor. Ayni zamanda bu, hayatindaki bir seyin daha iyi bir seyle yer degistirecegine dair bir mesajdir. Beklentilerini asan yeni esyalari elde etmeye acik ol, cunku ‘upgrade’ olmaya hazirsin. En iyisini hakediyorsun!

600 veya 660 gibi - Maddesel hayatinla ilgili Yaradan’dan gelen bir mesajdir. Tanri’dan gelen ilahi rehberlik dunyeyi arzulara daha az odaklanmani istiyor. Tanri, fakirlesmis bir hayat yasamandan ziyade ihtiyaclarinin karsilanmasi icin daha spirituel bir yaklasimi denemeni istiyor. Bil ki Tanri icindedir ve ihtiyacin olan hersey icin kaynak o’dur. Sadece inancli ve minnettar, ve maddesel ihtiyaclarini sana getirecek olan yeni firsatlara veya isaretlere karsi acik ol. “Once Tanri’nin kralligini ara, ve geriye kalan hersey sana eklenecektir” bu sayi dizimindeki mesajin kalbidir. Bu surecle ilgili daha fazla bilgiyi John Randolph Price’in The Abundance Book isimli kitabini veya Matta’nin yazdigi Incil’deki “Dagdaki Sermon”u okuyarak edinebilirsin.


7’lerin kombinasyonu


711 veya 771 gibi - Cok iyi gittigine dair bir isarettir. Dogru yoldasin, boyle devam et! Bu, dusuncelerini iyi sectigine ve amaclarina daha muntazam odaklanman gerektigine dair bir isarettir. Dusuncelerine uygun duygular eklediginden emin ol; hayatta sahip oldugun nimetlere minnettar olmak gibi. Minnettarlik hayallerin gerceklesmesi surecini hizlandiracaktir.

722 veya 772 gibi - Gectigimiz gunlerde bir ise, bir okula veya krediye basvurdun mu? Bu sayilar iyi habere isarettir. Senden sýkýca asilmani ve inancini kaybetmemeni istiyorlar.

773 veya 733 gibi - Yukselmis efendiler keyif icindeler. Gercek icsel tanrisalligini gormekle kalmiyor, ayni zamanda sectigin yolu onayliyorlar. Mutlulugu hakettigini bilmeni ve tanrisal miras ve secilen yol ile birlikte gelen kutsal mutluluk akisini kabul etmeni istiyorlar.

774 veya 744 gibi - Melekler seni alkisliyorlar, tebrikler, gumbur gumbur geliyorsun! Iyi is cikarmaya devam et ve bil ki dilegin gerceklesiyor. Bu olaganustu derecede olumlu bir isaret ve daha fazla mucize gerceklesecegini beklemen gerektigi anlamina geliyor.

775 veya 755 gibi - Bu, fiziksel, duygusal, entelektuel - veya her ucunun kombinasyonu- olan bir degisimle tam uyum icinde olduguna dair bir onaydir.Yoldan sapmadan yakinda bu degisimlerin kendi hayatina ve etrafindakilerin hayatina nasil katki yaptiginin kanitini goreceksin.

776 veya 766 gibi - Dusuncelerinin ve maddesel dunyayla ilgili olan calismalarinin dogru yolda olduguna dair onaylamadir. Dusuncelerle eylemlerini basarili bir sekilde dengelemissin, boylece zihnine, bedenine ve ruhuna iyi bakmis oluyorsun. Bu harika calismaya devam et!

778 veya 788 gibi - Hayatindaki bazi bolumlerin, is veya iliski gibi, sonlanmak uzere oldugunu hissettin mi? Bu, hislerinin dogru oldugunun onayidir. Bu sonlanma, bulundugun durumda kayda deger pozitif bir degisim olacagi veya hayatindaki bazi bolumlerin tamamlanmaya yakin oldugu anlamina gelebilir. Hersey bir yana, bu sayi dizimi ciddi bir durumun sonlanmasi dahil yaklasan pozitif bir degisimin mujdesini veriyor. Sýký tutun, cunku hayatin kolaylasmak uzere.

779 veya 799 gibi - Tebrikler! Gercek kisiligine uymayan hayatindaki eski bolumleri cope atiyorsun.Kendinle ilgili en yuksek gorusle uyum icinde olan daha otantik bir hayat yasiyorsun. Bu sayi dizimi durust yasama kararini alkisliyor.
700 veya 770 gibi - Dogrudan Tanri’dan gelen ‘iste bizim oglan’ veya ‘iste bizim kizimiz’ mesaji, yaptigin zihinsel, spirituel ve fiziksel calismaya yonelik ovgu dolu sozler. Su an izledigin yolda kendine ve baska bir cok insana yardim ediyorsun, ve Tanri bu harika calismana devam etmeni istiyor.


8’li kombinasyonlar


811 veya 881 gibi - Hayatinda onemli bir donemin sonuna yaklasiyorsun. Hayatinin bazi bolumlerinde yorulduysan, yakinda iyilesecegi veya daha iyi bir seyle yer degistirecegi icin mutlu ol. Teslim ol ve hayatinda yolunda gitmeyen bu bolumleri serbest birak cunku daha iyi bir hayata dair dusuncelerin gerceklesmek uzere.

822 veya 882 gibi - Bir kapi acilmak ve diger bir kapi kapanmak uzere. Su anda ic gudulerini yakindan dinlediginden emin ol, cunku sana gecis sureci boyunca daimi bollugu garantilemek icin atilacak adimlari atmana rehberlik edecekler.
883 veya 833 gibi - “Devam et” diyor yukselmis efendiler. Enerjini yukselt ve dusuncelerine ve duygularina odaklan. Gorusunu, Tanri’yla, herkesle ve tum hayatla Bir oldugunu bilerek, tekrar hizaya getir.

884 veya 844 gibi - Bu, hayatinda bir donemin bitmek uzere olduguna dair meleklerden gelen bir mesajdir. Her sey yavasladigi zaman, seninle olduklarini ve ihtiyaclarina, isteklerine ve amaclarina daha uygun olan yeni bir duruma dogru sana rehberlik etmek uzere yardim edeceklerini bilmeni istiyorlar.

885 veya 855 gibi - Bu sayi dizimi 11. saat icinde oldugunu gosterir, degisimden hemen once. Korkma, cunku artik yakin olan degisim boyunca desteklenecek ve sevileceksin.

886 veya 866 gibi - Maddesel dunyanda bir seyle yollarini ayirmak uzeresin, sahip oldugun bir sey gibi. Maddesel hayatinda bir seyi kaybetmeye veya satmaya niyetin yoksa, dusuncelerini degistirebilir ve degsik bir yon verebilirsin. Fakat, hayatinda bir seyi satmaya veya bir seyden ayrilmaya niyetliysen, bunu dileginin gerceklesmek uzere olduguna dair bir isaret olarak algilayabilirsin.

887 veya 877 gibi - Hayatindaki bazi bolumlerin, is veya iliski gibi, sonlanmak uzere oldugunu hissettin mi? Bu, hislerinin dogru oldugunun onayidir. Bu sonlanma, bulundugun durumda kayda deger pozitif bir degisim olacagi veya hayatindaki bazi bolumlerin tamamlanmaya yakin oldugu anlamina gelebilir. Hersey bir yana, bu sayi dizimi ciddi bir durumun sonlanmasi dahil yaklasan pozitif bir degisimin mujdesini veriyor. Sıkı tutun, cunku hayatin kolaylasmak uzere.

889 veya 899 gibi - Hayatinda kayda deger bir donemin sonuna geldin, domino etkisi yaratarak bununla birlikte sonlanacak baska olaylar da gelecek. Rayin sonuna gelen tren gibi once bir vagon duracak, diger vagonlarsa durmadan once yavaslayacaklar. Bu sayi dizimi hayatindaki bir cok bolumun yavaslayip durdugu bir olaylar zincirinden gectigine dair bir mesajdir. Fakat endise etme, cunku bu degisimler yeni olaylar ve durumlarin baslamasi icin gereklidir.

800 veya 808 gibi - Ilahi Yaradan’dan gelen ve yaklasan sonlanmalarin genel ilahi planinin bir parcasi oldugunu gosteren bir mesaj. Onlar, dualarinin cevabidir ve Tanri’nin senin icin arzu ettigi iradeyle uyumludur. Tanri’dan bu yaklasan degisimlerle ilgili sahip olabilecegin her tur korku veya endiseye karsi sana yardimci olmasini iste.


9’lu kombinasyonlar


991 veya 919 gibi - Dusuncelerinin bir urunu olarak yeni bir kapi acildi sana. Dusuncelerinin yuzune bakmak ve kendi yarattiklarinla goz goze gelmek icin firsat cikti. Birak eskiyi yikilsin, cunku yerine isteklerinle uyumlu olan yeni geliyor.

992 veya 922 gibi - Yakin zamanda bir kayip (Is, Ask, Vb..) yasadiysan, cok yakin gelecekte yerine yenisinin gelmesini bekle. Hersey senin lehinde gelisiyor, Tanri’nin seni unuttugunu dusundurecek kadar arka plan gelismesi olmasina ragmen. Endise etme! Tam su anda ilerleyen hayat enerjini hisset. Yakin zamandaki kayip sayesinde cezalandirilmiyorsun. Evren, tam tersine, seni yenilige hazirliyor.

993 veya 939 gibi - Bu, hayatinda amacina hizmet etmeyen ve tutarli olmayan durumlari serbest birakman gerektigini gosteren guclu bir mesajdir. Korku nedeniyle yapay bir sekilde durumlara yapisip kalma. Bil ki her an korunuyorsun. Kendin ve gelecegin hakkinda pozitif bir goruse sahip olman hayati onem tasiyor. Bu gorus aslinda neyi deneyimliyorsan onu yaratir, o yuzden yukselmis efendilerden dusuncelerini yuksek bir sevgi noktasindan secmen icin yardim iste.

994 veya 944 gibi - Melekler diyor ki sonlanan bir durumu serbest birakmanin zamani geldi. Bir kapi kapaninca diger bir kapinin acilacagini hatirlatiyorlar sana. Melekler mutlaka yeni kapilarin acilmasina ve su anda yasadigin gecis sureciyle birlikte gelen her tur acidan kurtulmana yardimci oluyorlar. Lutfen meleklerden bu sonlanmalarin ve yeni baslangiclarin dualarinin cevabi olduguna inanmana yardimci olmalarini iste.

959 veya 995 gibi - Yeni degisimin yerlesmesi icin, gecmisten kurtulmak onemlidir. Bu sayi dizimi eskiyi birakmani ve zamaninda onemli bir amaca hizmet ettigini bilmeni istiyor. Fakat hayat akiskandir ve degisim kacinilmazdir. Bil ki yeni olan kapida duruyor, onu iceri alman icin bekliyor. Eskiden sevgiyle ayrildigin zaman yeniyi davet edersin.

966 veya 996 gibi - Maddesel esyalarindan kop, ozellikle herhangi bir maddesel esyaya tutkuyla bagliysan. Bu sayi dizimi onu birakip ondan kopmani istiyor. Ayni zamanda bu, hayatindaki bir seyin daha iyi bir seyle yer degistirecegine dair bir mesajdir. Beklentilerini asan yeni esyalari elde etmeye acik ol, cunku ‘upgrade’ olmaya hazirsin. En iyisini hakediyorsun!

977 veya 997 gibi - Tebrikler! Gercek kisiligine uymayan hayatindaki eski bolumleri cope atiyorsun.Kendinle ilgili en yuksek gorusle uyum icinde olan daha otantik bir hayat yasiyorsun. Bu sayi dizimi durust yasama kararini alkisliyor.

998 veya 988 gibi - Hayatinda kayda deger bir donemin sonuna geldin, domino etkisi yaratarak bununla birlikte sonlanacak baska olaylar da gelecek. Rayin sonuna gelen tren gibi once bir vagon duracak, diger vagonlarsa durmadan once yavaslayacaklar. Bu sayi dizimi hayatindaki bir cok bolumun yavaslayip durdugu bir olaylar zincirinden gectigine dair bir mesajdir. Fakat endise etme, cunku bu degisimler yeni olaylar ve durumlarin baslamasi icin gereklidir.

900 veya 909 gibi - Yaradan’dan gelen ve hayatinda sonlanan bir bolumun ilahi bir rehberlige sahip oldugunu gosteren bir mesajdir. Hic bir sey asla tamamen kaybedilmez. Olum yoktur, ve kazalar da yoktur. Hayatinin onemli bir bolumunun durdugu veya degistigi bu son yasadigin degisim, aslinda ettigin duaya bir cevaptir. Tanri senden herhangi bir seyi almadigini veya bu kaybina “sebep’ olmadigini bildiriyor sana. Daha ziyade, hayat planin veya dualarin tanrisal gucun sayesinde bu hayat degisimini cagirdilar. Buna dahil olan herkesi affetmeye hazir ol ki hayatindaki bu yeni ve guzel doneme girerken hafif ve ozgur olabilesin.


0’li kombinasyonlar


001 veya 010 gibi - Tanridan ve meleklerden gelen guclu ilahi rehberlik dusuncelerini degistirmeni istiyor. Belki daha mutlu ve saglikli olmak icin dua ediyordun. Eger boyleyse, bu dualarinin cevabidir. Tanri, aradigin cozumun dusuncelerinde yattigini biliyor. Tanri’dan, dusuncelerinin yonunu belirlemesi ve gecis surecinde destek olmasi icin yardim iste.

002 veya 020 gibi - Tanri, seni unutmadigini veya terk etmedigini bilmeni istiyor. Seni cok ama cok seviyor! Aslinda Tanri, hayatindaki yeni ve muhtesem bir donemi yonetiyor su anda. Sýk sýk Tanri’yla konus, ve gelecek olan bu mucizeyi hissedeceksin. Tanri ayrica “Ilahi Zamanlama”’yi hatirlatiyor sana. Bazen, istedigin sonuca ulasmadan once, bazi faktorlerin yerine oturmasi gerekiyor. Inancina tutundugun surece, istegine ulasmaktan hic bir sey alikoyamaz seni.

003 veya 300 gibi - Tanri ve yukselmis efendiler ilgini cekmeye calisiyorlar, buyuk ihtimalle ilahi amacinla ilgili bir konuyla ilgili. Son zamanlarda herhangi bir rehberlige aldirmadigin oldu mu? Eger oyleyse, sarsılmis hissedebilirsin su anda kendini. Bu sayi dizimi, yaratilis surecinde payina duseni yapman gerektigin konusunda seni uayaran cennetin yoludur. Bu, bazi hamleler yapmak icin ilahi rehberligi dinlemen ve takip etmen anlamina gelir.

040 veya 400 gibi - Tanri ve melekler cok ama cok sevildigini bilmeni istiyorlar. Bir cok sorunun cevabini verecegi ve her tur zorlugu yenecegi icin bu sevgiyi hissetmen icin biraz durmani rica ediyorlar.

050 veya 055 gibi - Hayattaki degisimlerin ilahi ve mukemmel duzende olduguna dair onemli bir mesajdir. Tanri’dan bir hediyedir onlar ve yuksek benliginiz icin Tanri’nin niyetiyle uyum icindedirler.

006 veya 066 gibi - Maddesel hayatinla ilgili Yaradan’dan gelen bir mesajdir. Tanri’dan gelen ilahi rehberlik dunyeyi arzulara daha az odaklanmani istiyor. Tanri, fakirlesmis bir hayat yasamandan ziyade ihtiyaclarinin karsilanmasi icin daha spirituel bir yaklasimi denemeni istiyor. Bil ki Tanri icindedir ve ihtiyacin olan hersey icin kaynak o’dur. Sadece inancli ve minnettar, ve maddesel ihtiyaclarini sana getirecek olan yeni firsatlara veya isaretlere karsi acik ol. “Once Tanri’nin kralligini ara, ve geriye kalan hersey sana eklenecektir” bu sayi dizimindeki mesajin kalbidir. Bu surecle ilgili daha fazla bilgiyi John Randolph Price’in The Abundance Book isimli kitabini veya Matta’nin yazdigi Incil’deki “Dagdaki Sermon”u okuyarak edinebilirsin.

007 veya 070 gibi - Dogrudan Tanri’dan gelen ‘iste bizim oglan’ veya ‘iste bizim kizimiz’ mesaji, yaptigin zihinsel, spirituel ve fiziksel calismaya yonelik ovgu dolu sozler. Su an izledigin yolda kendine ve baska bir cok insana yardim ediyorsun, ve Tanri bu harika calismana devam etmeni istiyor.

088 veya 080 gibi - Ilahi Yaradan’dan gelen ve yaklasan sonlanmalarin genel ilahi planinin bir parcasi oldugunu gosteren bir mesaj. Onlar, dualarinin cevabidir ve Tanri’nin senin icin arzu ettigi iradeyle uyumludur. Tanri’dan bu yaklasan degisimlerle ilgili sahip olabilecegin her tur korku veya endiseye karsi sana yardimci olmasini iste.

099 veya 090 gibi - Yaradan’dan gelen ve hayatinda sonlanan bir bolumun ilahi bir rehberlige sahip oldugunu gosteren bir mesajdir. Hic bir sey asla tamamen kaybedilmez. Olum yoktur, ve kazalar da yoktur. Hayatinin onemli bir bolumunun durdugu veya degistigi bu son yasadigin degisim, aslinda ettigin duaya bir cevaptir. Tanri senden herhangi bir seyi almadigini veya bu kaybina “sebep’ olmadigini bildiriyor sana. Daha ziyade, hayat planin veya dualarin tanrisal gucun sayesinde bu hayat degisimini cagirdilar. Buna dahil olan herkesi affetmeye hazir ol ki hayatindaki bu yeni ve guzel doneme girerken hafif ve ozgur olabilesin.



DOREEN VIRTUE’NUN “Angel Numbers” isimli makalesinden cevrilmistir.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 19/02/2009 :  16:51:41  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote

12. Bu Düş İçinde Uyanın Sevgili Dostlar



İnançta bir değişim için bir yaşam türü olarak size gereksinme duyulacak zamana hazırlanıyorsunuz.

Size gelişiminizde bir basamak olarak kullanabileceğiniz öyküler anlatıyoruz. Buna inanıp inanmamayı seçebilirsiniz. Ancak, eğer inanırsanız onları bir yana bırakmaya hazır olun ve artık işinize yaramadığı zamanın ayırdına varın. Şu andaki bütün yaklaşım ve hedefimiz kafanızı karıştırmak ve varlığınızın hücrelerini dolduran düşünce kalıplarında çözümsüz paradokslar yaratmaktır. Çünkü bu şekilde düşüncenizin açıklık kazanmasını istiyoruz. Sözlerimizi değerlendirirken değişirsiniz. Tıpkı bir zamanlar fiziksel dünyanızın araştırmanız için el değmemiş bir güzellik sunduğu gibi gelecek günler de görkemle dolacak. Üç boyutlu gerçekliği aşmak, zaman koridorlarına girmek için bir olanak yaratıyorsunuz. Bu zaman koridorlarında dünyalar ve gerçeklikler daha fazla çeşitlilik, esnekliğe sahip. Göreviniz, zaman geçitlerinde girişeceğiniz define avı sırasında şifa bulmak. Sizinle pek çok anahtarın varlığını paylaştık, pek çoğunu da duyulmadık. Sizler varoluş gücünün bir ifadesisiniz. Kendinizi sonsuz şimdinize hazırlayarak dönüşmek zorundasınız.


Sizlere evrimleşen insanlar -ışık elçileri- olarak sesleniyoruz. Şu anda görülmemiş bir keşfe hazırlanıyorsunuz. Açıklığınız ve arayışınızla seçim yapma olgunluğuna eriştiniz. Gerçekliğinize yolculuk yaptığımızda sizin direnç gösterdiğiniz, öğrendiğiniz ve yaşam yarattığınız süreçleri izleyerek biz de öğreniyoruz. Kendinizi şu anda yaşam yolculuğunun bütünü olarak görebilirsiniz. Sizi bizim sözcüklerimize çeken an bir sona erişin göstergesidir.


Önceki on bir bölüm boyunca sizinle paylaştığımız her şey sizi kendi derinliklerinize doğru götürmek üzere tasarlandı. Benliğin yapılandığı inanç ve düşünceleri, bunların seçimle, Dünyaya açık ve kapalı olarak gönderilen etkiler ve göklerden gelen etkiyle oluştuğunu gördünüz. Ne olacak ki? Gerçeklik karşısında gönülsüz davranmayın. Bir olanak yarattınız. Yaptığınız yolculuk ve öğrendiklerinize teşekkür edeceğiniz bu sona eriş noktasına hazırsınız. On ikilerin hikayesinde kim olduğunuza ilişkin daha çok şey öğrendiniz.


On iki fikri fiziksel varlığınıza derinlemesine işleyip iz bırakmıştır. On iki, birçok duyarlı varlığın gerçekliğinize girmek için kullandığı şifredir. Bugün dünyanızda gerçekliğe ilişkin belli matematiksel uzlaşmalara göre yaşıyorsunuz. Sayılar ve yorumları için birçok matematiksel temel vardır. Çoğunuz bunların genellikle en çok düşünülüp kullanılan sadece bir tanesini kabul ediyor, bunun tek olduğuna inanıyor. On iki fikri en çok kullanılan matematiksel temel ve bakış açısına karşılık gelir. On iki hikayesi bu temeli aşar, bununla birlikte onunla iyi uyuşur. Sizi etkilemede bu yapı kullanılabilir ve gerçekliğe yaklaşımınızda size rehberlik edilebilecek bir yol yaratılabilir.


Yaşam ve varoluş içinde ilerledikçe nereye yolculuk ederseniz edin her zaman bir yol olduğunu düşünebiliyor musunuz? Diyelim Dünyada otoyollarda otomobil kullanıyor, yoldan hiç sapmıyor, çıkmaya yeltenmiyorsunuz. Yolun dışında, kenarlarda ne olduğunu görebiliyorsunuz ama aracınız yalnızca yolda çalışıyor. Böylece ancak yolların olduğu yere gidebiliyor ve yürümek için asla arabadan inmiyorsunuz. On iki kavramının bıraktığı izin yol gibi olduğunu bilin -bu ister zodyağın on iki burcu, ister on iki saat, bu kitabın on iki bölümü, DNA sarmalları ya da çakra enerji merkezleri olarak kimliğinizin on iki izi olsun. Bütün bunlar kozmosun, zeki bir varlık olarak sizin üzerinde yolculuk ettiğiniz yollarıdır.


Niyetimiz, on ikili enerji formunun sunduğu bir otoyolda oldu ğunuzun bütünüyle bilincine varmanızdır. On ikinin bu engin yol göstericiliğini gerçekten kavrayacak olursanız belki o zaman kozmik yolların sizi nereye götüreceği üzerine bir fikriniz olur. Evrensel düşünce modelleri olarak sizler on iki yola uygun bir şekilde düzenlendiniz. Kitap boyunca şifrelenmiş olan öğretinin parçasıdır bu. Enerjinin on iki yolunu anlamada derin bir yaratıcılık vardır. Bu on iki yol, sizi bir kılan varoluş içinde ayrı yerlere ulaşmanızı sağlar. Enerjinin bu yollarının sizi büyük bilinç değişimlerine götürdüğünü anladığınızda bu, şu anda bildiğiniz şekliyle gerçekliğe bir son verecektir. Bilinçteki bu değişimleri şu anda kitle bilinci olarak biriktirip deneyimlemektesiniz. Henüz tanınmayan bir başlangıcın eşiğinde olduğunuzda yaşadığınız sona erişler ise, yeni, kendi bütünlüğüne erişmiş anlardır. İnançta bir değişim için bir yaşam türü olarak size gereksinme duyulacak zamana hazırlanıyorsunuz.


Kendinize, "Bildiğimin ana fikri ne? Bir Işık Ailesi üyesi olduğumu bilmek bana ne kazandırıyor: Belki de bir Pleiadesli olduğumu bilmek? Dünyanın değerli olduğunu, benim değerli olduğumu, Dünyayı araştıracak olursam sınırsız görkeminde, kutsal yerlerinde ve sessizce konuşan dairelerinin senfonisinde saklı gizlerini bulabileceğimi bilmek? Neden Kertenkelecikler, Tanrıça ve bedenim hakkında bir şeyler bilmem gerekiyor? Bedenimde başkalarının benimle birleşmesi, benim gözlerimden bakması için yer olması nasıl bir şey? Başkaları benimle birleşirse benim yapacağım şeyleri mi yaparlar? Yoksa başka dünyalar benim varlığımla birleşme yoluyla varlık alanına çıkarken ben de başka dünyalarda mı ortaya çıkarım? Posesyon (ele geçirme) nedir? Yirminci yüzyıl sonu Dünyasında birleşme ve varlık alanına çıkma nedir? Salgı bezlerimin bununla ve bedenimle ilgisi nedir? Bütün bunlarla birlikte cinsellik beni nereye götürüyor?" Şimdi, siz bu noktaları deşerken biz de size soruyoruz; İçinizdeki kutsallığı bilincinizin gizlerine açmayı öğrendikçe ne gibi derin sürprizler keşfediyorsunuz? Duvarlarla karşılaşıp benliğinizin en derin gizemlerini öğrendiğinizde bulduğunuz ne?


Enerjiyi dönüştürüp yargının ötesine geçmeyi öğrenebilirseniz yüce bir yere ulaşacaksınız. Bu da sizi anın ötesine, zamanın, sizin zamanınızdan daha farklı yapılandırıldığı daha geniş bir yönüne taşıyacak. Sizin zamanınız sayılar tarafından yönetiliyor. Zamanın bu şekilde kavranışında da on ikinin sizin bir çember içinde kim olduğunuzu tanımlayan öyküsünü buluyorsunuz. Onun için bu kitabın on iki döngüsünü tamamladığınızda zamanı değerlendirmenin yeni bir yolunu düşünün. Bunun bir yapı olduğunun, başka varoluş biçimlerinin bu yapıdan yararlanarak matematiksel mirası geometriyi ifade eden bir dil olarak kullandığının bilincine varın.


Dışınızda olduğuna inandığınız döngüleri bağlantılandıran zaman geometrisini -gezegenler ve ayın döngülerini- düşünün. Ay bir bilgisayar mı? Gökteki bir göz mü? Ana Tanrıça mı? Gizli üslerin yuvası mı? Yakıt istasyonu mu? Kozmik bir kitaplık, kadim bilginin saklandığı yer mi? Ay büyücüdür, döngüleri çeviren, iç gelgitlerinizin güçlendiricisi ve Büyük Ana su tanrısıdır. Güneşle ilişkisinde kimdir ay? Öz keşif yolculuğunuzda bunu araştırmak zorundasınız.


Güneş büyük usta yönetici, güneş sisteminizin yöneticisidir. Işık olmaksızın kimsiniz ki siz? Işığa sahip olan kim? Ve ışık kim gerçekten? Çevresindeki enerji biçimleri, güneş sisteminizde varolduklarına inandığınız, kozmik uzayın her yerine inci gibi serpiştirilmiş görkemli gezegenler, Dünya kadar güzel mücevherler kim? Uzayda ışıldayan bu biçimlerin her birinin zeka sahibi olduğu düşüncesiyle alay edecek olanlar var. Pek çok defa ışıldayan bu kayalarda varolan bizlerse bu zamanda gezegeninizi bombardımana tutan olağanüstü düşüncelere kendisini kapatanlara hayret ediyoruz. Sizi sınırlandırmak isteyen yetki sahiplerinin aldatmasına kapılmayın. Yükselin. Gerçekliğin daha geniş bir biçimini seçerek yüce bir duruma erişirsiniz. Yaşamınızdaki her şeye daha büyük bir rol verir, kendinizi kendi otoritenizin iç çekirdeğinde bulursunuz.


Kimliğinizin bütününü ifade eden bu noktaya bütün bunları bilerek yolculuk ettiğinizde bilginizi aileniz, toplum ve kültürünüzle paylaşacağınız an gelir. Çoğunuz bu ana hazırlanıyor. Bildiğinizi paylaşmak göreviniz; vaaz vermek, korku tohumları ekmek ya da birbirinizin tarlasını ekmek değil, olduğunuz bütünlükte titreşmek. Toplumu oluşturan her şeyi, yaşamı, ölümü, doğumu, çocukları, sadece verimli olduğunu düşündükleriniz değil toplumun genç-yaşlı bütün bireylerini anlayıp kapsamanız gerek. Kökten bir değişim olacak. Öğrendiğiniz şeyleri uygulamaya koyarken şefkatli olun.


Bir kitle bilinci olarak Balık Çağı son sahnesi ve hedefini sona erdirirken kolektif bir karma toplamı ile karşı karşıyasınız. Karma, evrensel neden-sonuç yasalarıyla belirlendiği şekilde sahnelenmekte. Karma, büyük bir cömertlikle varlıkların kendilerini ortaya çıkarana geri dönmesini sağlıyor. Yani sizin. Kişisel olarak siz, yaratmış olduğunuzun geri dönüşüyle karşı karşıyasınız. Bunu öğrenmek şimdi sizin için yaşamsal önemde. Bu günlüğün başında karmamız nedeniyle burada olduğumuzu, Dünyayı deneyimlediğimizi belirttik. Kendi yolunuzdan siz de bu noktada bunun farkına varıyorsunuz. Onun için yaşamlarınıza bakmanıza, benliklerinizin dışına çıkarak on iki boyunca yaptığınız yolculuğun büyük gözlemcilerine dönüşmenize gerek var. Siz olan kim, bu bilinç grubuna -yaşamın on iki döngüsü oyunu ya da dönüp duran ve çemberi defalarca tamamlayan on iki etkiye- doğru yolculuk ederken benliklerinizi nasıl kullandınız? Döngüden çıkabilir misiniz? Ne biliyorsunuz? Bildiğinizle ne yapacaksınız?


Biz zaman içinde sizin şu anda olabileceğinizin ötesinde bir yerdeyiz, bununla birlikte, varolduğumuz yer sizinle aynı anı kaplıyor. Zamanın derinliklerine doğru nasıl gideceğinizi, sizi ilerlemeye kandıran sonsuz bir melodiyi nasıl keşfedeceğinizi öğreneceksiniz. Aradığınızın her zaman az ötenizde olduğunu anlamanızı istiyoruz. Bu düşünce size sıkıntı vermesin. Arayış sırasında kendi kendinizi harekete geçirdiğinizi ve düş gücünüzü esin kaynağı olarak kullandığınızı bilin. Niyetimiz size hedefe ilişkin bir fikir vermek, sizi esihlendirmeye devam etmek. Sizi biz yaşatamayız. Bunu ancak siz kendiniz yapabilirsiniz.


Size bir andan diğerine ileriye doğru yol gösterilir. Bu da kundalininizin gücünü kullanmada, bu gücü cennetin sonsuza kadar genişleyen vizyonu ve coşku titreşimine yönlendirmede yapılır. Cennet vardır. Gerçekten vardır. Hepiniz onu arıyorsunuz, bulacaksınız da. Onu bir vecit hali olarak algılayacaksınız. Cennet, sonsuza kadar oturup sıkıldığınız süregiden bir yer değil, bir huşu anıdır. Onu çoğunlukla önünüzde bir yerde arıyor, sürekli ne zaman geleceğini merak ediyorsunuz. Bütünüyle yasadığınız anda olduğunuzda bir vecit anında olduğunuzun ayırdına varabilirsiniz. Ya da geriye bakar, böyle geçen pek çok anı düşünebilirsiniz. Sonsuza kadar genişleyen, anlıksal, eşzamanlı ve size yolunuza devam etmenizi işaret eden anı defalarca yarattığınızı bilerek mutluluk frekansında kalabilirsiniz.


On ikinci sektördeki kapanış ve sona erme noktasına ulaştığınızda burası aslında bir karma alanıdır. Harekete geçirdiklerinizin toplamı bir çemberin tamamlanması olarak size geri döndüğünde dersinizi alma alanıdır. Bu düşünceye birkaç yoldan tepki verilebilir. Kendinizi onun tarafından tuzağa düşürülmüş, köleleştirilmiş hissedebilir, özü "Güçsüzüm. Bu konuda hiçbir şey yapamam. Çembere sıkışıp kaldım. Bunun nasıl başıma geldiği konusunda hiçbir fikrim yok", olan kurban fikri anlamına gelen bir acı yaratabilirsiniz. Eğer tavrınız buysa yaşadığınızı yeniden yaratacağınıza inanabilirsiniz. Ya da on iki yolculuğunun toplamını kullanabilir, şöyle diyebilirsiniz; "On ikinin yolculuğunda öğrendiğim nedir? Benim kendi tasarım ve yaratım olduğu için yaşamımdaki her şeyin sorumluluğunu üstleniyo'rum. Bu yolculukta ayırdında olmasam da neden belirli şeyleri seçtiğimi görmeye başladım. Seçimlerim bana düşüncelerimin kendi gerçekliğimi yarattığını göstererek hizmet etti ve artık on ikinin yolculuğunun işime yaradığını anlıyorum. Ortaya çıkardığım beni üzmüyor, tutsak etmiyor. Şimdi artık kendimi özgürleştirebilirim."


Hepiniz, Balık Çağının sonunu deneyimleyerek kozmik takvimde bir olay olarak sahnelenen bu belirli aşamadan geçiyorsunuz. Yakın gelecekte son gelecek. Varlığın bütün yönlerini birbirine bağlayan kalıp ve fikirler olarak içinde yolculuk ettiğiniz döngülerin bilincine varıyor, deneyimi özümsüyor ve sonuna geliyorsunuz. Dış sistemdeki çemberleri değerlendirmiş, deneyimini sindirmiş olan kimileriniz şimdi kendi sisteminizde, bedeninizin derinliklerindeki çemberleri kavrıyor. Bazılarınız kendi Eyfel kulelerinde tutsak olduğunu keşfediyor. Tutsaklığınıza son verin. Bugün uyumaya giderken yaşadığınız kulenin duvarlarında anahtarlar olduğunu canlandırın. Gerçekliğin nasıl bir yalıtılmış parçasını yeğlerseniz yeğleyin, eğer kendinizi tutsak olarak düşünüyorsanız duvarların ardından çekip çıkmanızı sağlayacak anahtarlarla yeni giysileri de hayal edebilirsiniz. Yükselin ve karmik bir yük gibi görüneni çözebileceğinizi bilin.


Eğer karma sizi bu zamanda sıkıştırıyorsa bunun nedeni, kendi cezalandırma ihtiyacınız ya da utanç ve suçlama hisleriyle kendi yarattığınız hapishanelerden kurtulma gereğidir. Her şeyi akışına bırakacağınız büyük ana hazırlanıyorsunuz. Uzay ve titreşimi kendi içlerinde hisseden, düşüncelerinizin sizi hareket ettiren enerjiyi tasarladığını bilen ışık elçileri olduğunuzu düşleyin. Onu gözünüzde canlandırıp düşleyecek olursanız yeni bir sınır ve dünya görüşü sizi bekliyor. Bu mutluluk anını canlandırmak zorundasınız; sizsiz varolamaz o.


İnisiyasyon size inancı, kendinizi akışa bırakmayı ve değişmeyi öğreten bir sınavdır. Çok küçükken, bacaklarınız kısacıkken üç tekerlekli bisiklete binmeyi öğrenirsiniz. Kimse yardım etmeden çıkıp oturduğunuzda gurur duyarsınız. Küçük bacaklarınızı hareket ettirmeyi öğrenip bisikleti sürdüğünüzde, üzerinde durmayı öğrendiğinizde üç, dört, beş yaşındaki bir çocuğun gelişim aşamasını tamamlamışsınız demektir. Sonra bir inisiyasyon gelir. Bacaklarınız uzamıştır, artık sığmazsınız bu küçük bisiklete. Bugünkü dünya, üç tekerlekli bisiklete binen otoritelerle dolu. Deneyimledikleri bilginin ötesine asla geçmemişlerle. Gerçekliği zorlar, uzun bacaklarını bu tek ana sığdırmaya çalışırlar. İnisiyasyon sizin sonsuza kadar genişleyen ana girmenizi sağlar. Daha büyük bir bisiklete binerek bedeninizin gelişen gereksinimleriyle birlikte hareket etmenize yol açar. Bedeninizin yalnızca fiziksel olarak gelişmediğini anlayın. Çok boyutlu bir varoluşa doğru zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak da büyür.


Anahtar, gerçekliğin her boyutunda benliğinizin bütün biçimleriyle büyüme ve değişim sürecine güvendir. Yüzleştiğiniz bunalım, zaman dışı inançların çemberinde yitip evlerinin çevresini üç tekerlekli bisikletleriyle dolanıp duran dünya liderleri ve otorite figürlerinin yer aldığı bir krizdir.


İnisiyasyon, engin ve bilinmeyen bir şeye kendinizi verip ustalaşmaktır. On iki açısından öğrendiğiniz her şeyin birikimi sizi çoğunlukla bir bunalıma götürür. Neden krize gidilir? Çünkü dik kafalı varlıklarsınız. Çünkü, "Genişledim. Yükseldim. Açığım. Bedenimde yer açıyorum. Değişime hazırım", demeyi seviyorsunuz. Sonra da frenlere asılıyorsunuz; "Buraya gelme ruh. Yok, yok! Gelme buraya. Değişmiyorum. Aynı kalıyorum." Enerjiye içinizden geçmesi için yer açmıyorsunuz, filtrelerinizi tıkıyorsunuz. Sonra da büyük bir geri tepme oluyor.


Bir barajın çöktüğünü gördüyseniz bilirsiniz ortaya çıkan kargaşayı. Yakında bunu göreceksiniz. Dünyanızın kimi barajları çökecek, çünkü siz insanlar bilincin önüne bir set çektiniz. İnisiyasyondan geçmek yerine üç tekerlekli bisikletlerinizin üstünde kalıyorsunuz. Daha büyük bisikletlere binip düşmekten korkuyorsunuz. Kim olduğunuzun büyük bir sevgiyle karşılandığının bilincinde olun. Gerçeklik sizin tarafınızdan tasarlanır, onu yarar sağlayacak biçimde tasarlayabilirsiniz. Siz onu çağırdıkça varoluşun gücü sizden yana hareket eder. O zaman dünyanın nasıl olmasını istiyorsanız bu isteğinizden büyük, güzel bir senfoni yaratın. Siz sınırsızsınız, inisiyasyonun size öğrettiği de bu. Üç tekerlekli bisikletlerden inip daha büyüklerine binebilir, daha hızlı sürerek başka bir dünya görebilirsiniz. Şimdi bir ortak bilinç olarak daha büyük bir araca, düşlemeye henüz başladığınız bir araca binmek üzere büyüyorsunuz. Üç tekerlekli yaşam bisikletlerinden inmekten korkanlara karşı şefkat duyun. Şefkat duyun, açın yüreklerinizi, onları çağırın. Siz görünmez araçlara binen, ışığın elçisi olma yürekliğini göstermiş olanlar, onlara yolu gösterin.


Sizinle paylaştıklarımıza bağlı kalmayın. Öykülerimizden yeni İnciller yaratmayın. Sizi eğlendirmek ve söylediğimiz gibi, ötede olana bir merdiven uzatacak yeni imgeler yaratmak için buradayız. Muazzam bir evren bu, onun için kendinizi sınırlandırmayın, her şeyi kek pişirmenin tek bir tarifine uydurmaya zorlamayın. Yaşama bakışın birçok yolu vardır.


On ikinin içselleştirilmesi size bütününüzü sunacaktır. Alın bunu ve on ikinin tamama ermesiyle yeni bir yolculuğun başladığını bilin. Bu an için hazırlanmaktasınız. Her anın tadını büyük bir mutluluk anı olarak çıkarın. Tanrıça, tanrılar ve benliğinizin bütün biçimlerinin yolunu sizin için açtığı sonsuza kadar genişleyen olanaktan ayrılmayın. Kendi yaratınızı kabul edin.


On iki toplamı on iki kitaplık düşüncesiyle de ilişkilidir. Bunu şu anda kavrayamazsınız. Ancak, size bir vizyon ve bir düşünce sundukça kimileriniz bu kitaplıkları kendi sanat biçimleriniz içinde, önce düşlemleriniz sonra da gezegendeki çeşitli aracılar kanalıyla yaratmaya başlayacak. Ancak, bu imgeleri seçim özgürlüğünüz içinde biçime dökersiniz. Dünya da içinde olmak üzere on iki eşsiz merkezin canlanmakta olduğu fikrini korumanızı istiyoruz. Her yöne ilerleyen bu anda şimdinizi genişletip araştırdıkça, varoluşun yeni doruklarına tırmanma yürekliliğini gösterdikçe, hep daha fazlası olduğunda ısrar ettikçe bu da yankısını on ikinin her yönünde bulur.


Bilginin bu on iki merkezi enerjiden oluşan bir ışık ağı olarak yeniden birbiriyle bağlantı kurduğunda ortaya yeni bir mandala, içinde bulunduğunuz evrende yeni bir enerji otoyolu çıkacak. On ikinin öyküsü bir çembere sığar ve gerçeklik daha çok anı doldurmak üzere esnedikçe bir sarmala da uyacak hale gelir. Bir on iki döngüsünü tamamladığınızda bu, içinde evrimleştiğiniz daha geniş bir bilinç alanı ya da çemberi yaratır. Sınırsızı düşlemekte zorluk çekiyor, kendinizi bir çembere mahkum ediyorsunuz. Bu çemberi, adına ister zodyak deyin, ister takvim ya da saat, on ikiye bölüyorsunuz. Kendinizi geometrinin bu yönünde buluyorsunuz, çünkü orada rahatsınız. Onsuz hareket edebilirsiniz. Ancak, gelişiminizin bu aşamasında kendi döngülerinizi öğrendiğiniz yer burası, o nedenle de size bu alanda öğretiyoruz. Daire bütün geometriyi içine alır, sarmalın anahtarıdır. Anı kavrayarak sarmalın kendisini anlamasına yardım eder.


Size iki dünyada olduğunuzu anımsatmak isteriz. Arabalarınızı sürseniz, banyoya gitseniz, uyuyup yemek yeseniz, insanların yaptığı her şeyi yapsanız da aynı dünyada yaşamıyorsunuz. Bir bilgi dünyasında yaşıyorsunuz ve her iki dünyayı da yöneten kurallara erişim sağladınız.


Size güvenli bir dünya düşüncesine de enerji vermenizi anımsatırız. Bulunulan kehanet gerçekleşmeye başladıkça değişimi fırtınalı, sarsıcı, şaşırtıcı olaylarla getirecek olan çok şey olacak. Eskilerin, bütün kültürlerin yerli halklarının bilgeliğini aramak, paylaştıkları öğretilere kulak vermek sizin için akıllıca olacaktır. Eskiler bu zamanları anlatırlar, onların öğretmenleriyse bizim öğretmenlerimiz oldu. Dünyanın dilini anlarlar.


Bizler, size Oyun Ustalarının uzaktan yaratıp içinde yaşadığı gerçeklikleri kurgular ve düzenlerken iyi vakit geçirdiğini anımsatan varoluşun çok, pek çok yaratısından gelen dostlarız. Uyanın, sevgili dostlar, bu düşün içinde ve insan olarak şu andaki bilginiz temelinde güvenli bir dünya düşleyip canlandırmanın görev ve sorumluluğunuz olduğunu bilin. Siz kararınızı verdikçe o gerçekleşecek ve böylece deneyiminiz böyle bir dünyayı yansıtacaktır.


Sizi varlıklarınızın özündeki yaşam kıvılcımı olarak inanç alevini tutuşturma yürekliliğiniz ve anlam ve hedefin geliştiği mutlu bir yaşamın sınırlarına öncülük etmenizden ötürü selamlıyoruz. Bu alevi büyütün ve varoluşun büyük arenalarına uzanan güvenli ve eşsiz bir serüvenin yakıtı olmasını sağlayın.



Enerji Alıştırması


Kendinizi açık havada ayakta dururken canlandırın. Hava temiz, enerji dolu, ayaklarınızın altındaki yer sağlam. Derin bir nefes alın ve kendinize, "Ben canlıyım", deyin. Canlılığınıza odaklanın, iç vizyonunuzun ressamı olarak düş anınızda yolculuğa çıkın.
Önünüzde eski bir taş çember canlandırın. Bir an için kendinizi zaman kubbesi altında ağırbaşlı bir şekilde duran on iki görkemli dikilitaşın enerjisine açın. Taşların bağlılıklarının deneyimini bilinçlerinde taşıdığını ve konuştuğunu hissedin. Dünyanın kemikleri olarak gömüldüklerinde canlı ve varoluşun büyük çağlarının bilincindeydiler. Bir taşa doğru yürüyün. Ellerinizi soğuk yüzeyine koyun ve taştan sizin yaşadığınız ana doğru dans ederek ilerleyen altın sarmalları hücrelerinizle dinleyin. Bir devden diğerine giderek on ikiyi deneyimleyin, her bir taşın koruduğu görev ve anıtsal enerjiyi duyumsayın. Bu enerjiyi alın ve kendinize aktarın; varlığınızın kemikleri altın sarmallarla dolsun.


Şimdi de bu taş çemberin merkezine doğru ilerleyin, Dünyanın yaşayanları tarafından onurlandırılıp taçlandırıldığı göz kamaştırıcı, olağanüstü bir versiyonunu barındıran bir tohumu ekin. Işık ve niyet bilginizi kullanarak bu tohumu harekete geçirecek bir yaşam kıvılcımı yaratın.


Şimdi, sesi ve tarzı tanıdık olan bir ses konuşuyor, "Biz siziz, diyor, zamanın altın sarmallarında, varoluş çağlarının döngüsünü tamamlayan, kendimize çağrılan siziz biz. Yükselin. Yolculuğunuz yeniden başlasın. Kendiniz olun."



Son Söz


Sevgili Işık Elçileri,


Kavradığınız yeni anlayışlarda bile belli bir yapı ve sınırlama olduğunu bilin. Bununla birlikte, izlemeye cesaret ettiğiniz her yeni şey, kendilerini bugün sizin yaşam versiyonunuzda canlandıran kutsal öğretiler olarak sizi varoluş doruklarına tırmandığınız yeni bir bakış açısına götürür. Yaşamlarınızın bu parçasına bakarken kendinize hangi bölümün sona erdiğini sorun. İzlediğiniz, sizi yaşamı deneyimlemek üzere zamanın bu anma yönlendiren şey neydi? Eski keşifleri bırakarak kendinizi yaşadığınız an içinde yol almaya doğru esinlendirin. Varlıklarınızın özünden gelen sese inanın; yeni bir öğrenme döngüsü sizi bekliyor. Yolunuzda ilerleyin ve yükselin dostlar. Kendi yolunuzu izleyerek sürekli genişleyen, anlıksal, eşzamanlı andan geçmişe gitmeyi öğrenin. Yeni bir varoluş dönemi sizi bekliyor. Kendi kendinize bilincin yeni süper oto yolunda rehberlik etmek için düşünce araçlarını kullanın. Sizin biyolojik, ruhsal varlıklarınızın görkemini hiçbir teknoloji aşamaz. Çoğunuz için bırakmanın giderek zorlaştığı bu günler üzüntü dolu olabilir. Elimizden ve elinizden gelen en iyi şekilde bu fırtınalı zamanlarda Dünyada yaşamanın anahtarları verildi sizlere. Bilgelik içinde büyüyüp gelişin.


Görünmez dostlarınız ve bilinmeyendeki iş arkadaşlarınız


Pleiadesliler






Yazar Hakkında


Pleiadesliler yıldız sistemi Pleiades'ten gelen bir dünya dışı varlık grubudur. 18 Mayıs 1988'den başlayarak Barbara Marciniak kanalıyla konuştular.


Pleiades öğretileri, kadim bilinç grubu Şamanizm'in öğretilerine benzetilebilir. Şamanlar gibi Pleiadesliler de insanlara çelişki, paradigma değişimi ve ruhsallık içindeki öz keşiflerinde yol göstererek fiziksel ve ruhsal alemler arasında aracılık yapıyorlar.


Barbara Marciniak uluslararası ün sahibi Kuzey Carolinalı bir trans kanalıdır. Kanal oluşu, Eski Mısır ve Yunanistan'a yapılan üç haftalık bir yolculuğun sonunda Mayıs 1988'de Atina'da başlamıştır. Bu yolculukta Barbara -Giza'daki Büyük Piramit, Nil kıyısındaki tapınaklar, Atina Akropolis'i ve Delfi gibi- belirli tapınak ve güç alanlarını şimdiki yaşamında yeniden deneyimlemeye doğru çekilmiştir.


Yazar o zamandan başlayarak Birleşik Devletler'in dört bir yanında ders ve seminerler yönetti, Peru, Meksiko, Mısır, Yunanistan, Bali ve Avustralya gibi kutsal güç alanlarına turlar düzenledi. Bu alanların, Dünyanın yeniden yaratmayı hedeflediği yüksek zekanın, yüksek düşüncenin bilgisini barındıran enerji girdaplarıyla bağlantıda olduğunu hissediyor.


Barbara, Pleiadeslilerle yaşadığı deneyimin paha biçilmez bir armağan olduğu duygusunu taşıyor. Çalışması, onun kişisel, küresel ve kozmik dönüşüm olanaklarıyla bağ kurmasını sağladı, bunun için büyük bir minnet duyuyor.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 05/03/2009 :  18:10:06  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote

Yerleştirme

Bir ruhumuz olduğuna inanan kişilerden aldığım izlenim, tüm ruhların olasılıkla tek bir büyük toplanma yerinde karışık durumda bulunduklarını tahayyül ettikleridir. Deneklerimin birçoğu da seanslara başlamadan önce aynı inancı paylaşanlardandır. Seanslardan sonra ise, herkesin ruh dünyasında kararlaştırılmış bir yeri olduğunu kavramış olmanın yarattığı şaşkınlığı ifade etmeleri sürpriz olmaz. İpnoz altındaki kişilerle ruh dünyasındaki yaşamı incelemeye yeni başladığım sıralarda, organize ruh destek gruplarının varlığıyla ilgili söylemlere hazırlıklı değildim. Zihnimde ruhların yeryüzünü terk ettikten sonra kendi başlarına etrafta dolaştıkları şeklinde bir resim vardı.

Gruba yerleştirilmede belirleyici etken ruhun seviyesidir. Fiziksel ölümden sonra ruhun yuvaya dönüş yolculuğu, çok genç bir ruh olmadığı veya Dördüncü Bölümde anlatılan başka nedenlerden ötürü çevreden izole edilmediği takdirde kendi kolonisine ayrılan yere ulaşmasıyla sona erer. Bu küme gruplarındaki ruhlar aynı farkmdalık seviyesine sahip eski yakın dostlardır.

Transtaki kişiler bir ruh kümesinin parçası olduklarını söyledikleri zaman, tıpkı bir insan ailesinde görebileceğiniz, direkt ve sık bir temas halinde bulunan küçük ve birinci derecedeki bir varlıklar biriminden söz etmektedirler. Bu varlıklar birbirlerine karşı yeryüzündeki kavramlarımızın çok ötesinde bir duyar içindedirler.

İkinci derecedeki ruh grupları birbirleriyle çok daha az ya olan toplumsal bir destek topluluğu şeklinde düzenlenil Daha büyük olan ikincil varlık grupları, bir göldeki nilüfer çiçeklerinin
yapraklarına benzer şekilde, dev birincil küme dizilerinden meydana gelmiştir. Ruhsal göller sanki sonu yokmuş gibi görünürler. Bu göllerin içinde bin ruhtan daha az olduğu tahmin edilen bir ikincil grubu hiç duymadım. Bir ikincil grubu oluşturan çok sayıda birincil grup kümeleri arasındaki ilişkiler seyrek görünmektedir ya da kümeler arasında hiç temas yoktur. İki farklı ikincil grubun üyesi olan ruhlar arasında herhangi bir anlamlı ilişkinin ise iyice ender olduğunu bulguladım. Çünkü ruhların sayısı çok fazla olduğu için böyle bir şeye gerek kalmamaktadır.

Birincil alt grup kümelerinin içerdiği varlık adedi üç ile yirmi beş ruh arasında değişir. Bana anlatıldığına göre ortalama birliktelik sayısı on beş civarındadır ve buna İç Daire denir. Değişik grup kümelerine ait üyelerin bir çalışma için birbiriyle temas kurmaları herhangi bir bedenlenme sırasında öğrenilmesi gereken derslerin yönetimiyle ilgilidir. Böyle bir temas, geçmiş bir hayattaki bağlantıya veya söz konusu ruhların belirli kimlik özelliklerine bağlı olabilir. Farklı küme gruplarının üyeleri arasındaki ruh tanışıklıkları yeryüzündeki hayatta çevresel rolleri kapsar. Bir zamanlar lisedeyken yakın olduğunuz, fakat şimdi ancak yıllık buluşma toplantılarında bir araya geldiğiniz bir sınıf arkadaşınız bir benzetme olarak gösterilebilir.

Aynı küme grubunun üyeleri ise sonsuza kadar yakın bir birlik içindedirler. Sıkı bağlarla örülü bu kümeler çoğu zaman birbirine benzer zihinlere sahip ve birbirleriyle daimi bir iş birliği lÇinde üzerinde çalıştıkları ortak hedefleri bulunan ruhlardan meydana gelmiştir. Yeryüzündeki bedenlenmeleri sırasında gemilikle aile üyesi ve yakın arkadaş olarak birlikte yaşadıkları hazfları seçerler.

Bir deneğin eski hayatlardaki bir kız kardeş ya da erkek kardeş ile aynı küme grubunun üyeleri oluşu ebeveynlerle aynı küme grubunun üyeleri oluşu ebebeynleri ile aynı gruba ait

Olmalarından çok daha yaygındır. Yeryüzünde ölmeden arkasından anne babalarımız ruhsal giriş kapısmda bizi karşılayabilirler, fakat onları ruh dünyasında çok fazla görmeyebiliriz. Bu koşulun ardında ebeveynlerin olgunluğuyia bağlantılı nedenler yoktur, çünkü onların ruhları ortaya ç1kar. dıkları çocuktan daha az gelişmiş olabilir. Daha çok, aynı zaman çerçevesi içinde yaşıt olan kardeşler arasındaki bir sosyal öğrenim meselesidir. Anne ve babalar hem iyi hem de kötü karmik sonuçlar bakımından bir çocuğun birinci derecede özdeşleştiği figürler olmalarına rağmen, bir hayat boyunca kişisel gelişimimizi en çok etkileyenler çoğunlukla eşler, kız ve erkek kardeşler seçtiğimiz yakın arkadaşlardır. Bu, bizimle aynı nesilden olmayıp bize farklı yollarla hizmet eden ebeveynlerin, teyzelerin, amcaların, halaların, dayıların ve büyük anne ve babaların önemini azaltmaz.


Bir sonraki vaka bizlere fiziksel ölüm sonrası kişinin küme grubunun içine geri dönmesinin nasıl cereyan ettiğini tanıtacaktır.






Vaka 16

Dr. N: Dağıtım alanından ayrıldıktan ve ait olduğun ruhsal uzaya ulaştıktan sonra neler yapıyorsun?
D: Arkadaşlarımla birlikte okula gidiyoruz.


Dr. N: Yani bir çeşit ruhsal sınıfın olduğunu mu söylemek istiyorsun?
D: Evet, orada ders çalışıyoruz.

Dr. N: Oraya ulaştığın andan başlayarak beni okula götürmeni istiyorum ki neler olup bittiğini takdir edebileyim. Dışarıdan neler gördüğünü anlatarak başla.
D: (hiç tereddüt göstermeden) Kusursuz bir kare biçiminde ve büyük, yontularla bezeli sütunları olan bir Grek mabedi görüyorum, çok güzel. Onu tanıyorum, çünkü burası benim her devirden (hayattan) sonra döndüğüm yer.

Dr. N: Klasik Grek mabedinin ruh dünyasında ne işi var?
D: (omuzlarını silkerek) Bana niçin öyle göründüğünü bilmiyorum, fakat doğal bir görüntüsü var... Yunanistan'daki hayatlarımdan dolayı.

Dr. N: Tamam, devam edelim. Seni karşılamaya gelen birileri var mı?
D: (deneğin yüzünde geniş bir gülümseme beliriyor) Öğretmenim Karla.

Dr. N: Sana nasıl bir şekilde görünüyor?
D: (kendinden emin) Onun mabedin girişinden çıkıp bana doğru geldiğini görüyorum... bir tanrıça olarak... uzun boylu... uzun etekli uçuşan bir giysi giyiyor... tek omuzu çıplak... saçı toplanmış ve altın bir tokayla tutturulmuş... yanıma geliyor.

Dr. N: Kendi üstüne bak. Sen de aynı tarzda giysiler mi giyiyorsun?
D: Biz... hepimizin aynı giyindiği görülüyor... ışıkla parlıyoruz... ve değişebiliyoruz... Karla benim onun şu anda göründüğü tarzdan hoşlandığımı biliyor.

Dr.N: Diğerleri nerede?
D: Karla beni mabet okulumun içine götürdü. Büyük bir kütüphane görüyorum. Küçük topluluklar ses çıkarmadan konuşuyorlar... masalarda. Öyle ağırbaşlı... sıcak... ve çokk tanıdık olduğum güvenlik hissi veren bir ortam ki.

Dr. N: Bu kişiler sana yetişkin kadın ve erkekler olarak mı görünüyor?
D: Evet, fakat grubumda kadınlar daha fazla.

Dr. N: Niçin?
D: Çünkü bu, şu anda onların en rahat ettiği valans.


Not: Bu deneğin cinsiyet tercihini belirtmek için valans (valence) kelimesini kullanması garip bir seçim, fakat uyuyor. Kimyada valans, başka elementlerle bileşik oluştururken oran belirleyen artı ya da eksi değerlerdir. Gruplardaki ruhlar da kadın ve erkek kimliklere veya karışık durumda olmaya eğilimli olabilmektedirler.

Dr. N: Peki, sonra ne yapıyorsun?
D: Karla beni en yakın masaya götürüyor ve arkadaşlarım beni hemen aralarına alıyorlar. Ah, geri gelmek öyle hoş ki.

Dr. N: Bu belirli kişilerin mabette seninle birlikte olmalarının nedeni nedir?
D: Çünkü biz hepimiz aynı çalışma grubundayız. Şu anda bir kere daha onlarla beraber olmaktan ne kadar mutluluk duyduğumu anlatamam (denek bu sahneye kendini öyle kaptırıyor ki tekrar başlamasını sağlamak bir dakikamı alıyor).

Dr. N: Bu kütüphanede seninle birlikte kaç kişi var?
D: (zihinsel olarak sayarken ara veriyor) Yirmi kadar.

Dr. N: Yirmisi de yakın arkadaşın mı?
D: Hepimiz yakınız... Onları çağlardan beri tanıyorum. Fakat beş tanesi en sevdiğim arkadaşlarım.

Dr. N: Yirmi kişinin her biri yaklaşık aynı öğrenim düzeyinde mi?
D: Eh... hemen hemen. Bazıları diğerlerinden biraz daha önde.

Dr. N: Bildiğin kadarıyla kendini grupta nereye koyuyorsun?
D: Ortalarda bir yere.

Dr. N: Öğrendiğiniz derslere gelecek olursak, en iyi beş arkadaşına kıyasla nasıl bir yerdesin? D: Hepimiz aynıyız... birlikte çalışmamız çok fazla.

Dr. N: Onlara nasıl hitap ediyorsun?
D: (kıkırdıyor) Birbirimize taktığımız isimler var.

Dr. N: Neden takma isim kullanıyorsunuz?
D: İşte... özümüzü tanımlamak için. Bunlar yeryüzüyle ilgili şeyleri temsil ediyor.

Dr. N: Senin takma adın ne?
D: Diken.

Dr. N: Bu isim senin kişisel bir özelliğini mi temsil ediyor?
D: (ara) Ben... döngülerimde (hayat devrelerinde) yeni durumlara verdiğim sivri tepkilerle ünlüyümdür.

Dr. N: Kendini en yakın hissettiğin varlığa hangi isimle sesleniyorsun ve neden?
D: (hafifçe gülüyor) Sprey. O döngülerinde halsiz kalır... enerjisini öyle hızlı dağıtır ki her tarafa sıçrar, tıpkı yeryüzündeyken çok sevdiği su gibi.

Dr. N: Aile grubunun çok özellikli olduğu anlaşılıyor. Şimdi bana senin ve arkadaşlarının bu kütüphane ortamında fiilen ne yaptığınızı açıklayabilir misin?
D: Masama giderim ve kitaplara bakarız.

Dr. N: Kitaplar mı? Ne çeşit kitaplar?
D: Hayat kitapları.

Dr. N: Onları iyice tanımlar mısın?
D: Resimli kitaplardır... kaim beyaz kenarlı... altı yedi santim kalınlığında, oldukça büyük.

Dr. N: Bu kitaplardan birisini aç ve senin ve masadaki arkadaşlarının ne gördüğünü bana açıkla.
D= (denek eliyle bir kitabı tutma ve onu açma hareketi yaparken kısa bir ara oluşuyor) Hiç yazı yok. Gördüğümüz her şey canlı resimler halinde.

Dr. N: Aksiyon halinde resimler... fotoğraflardan farklı mı?
D: Evet, bunlar çok boyutlu. Hareket ediyorlar... yer değiştiriyorlar... kristal bir merkezden... yansıyan ışıkla birlikte.

Dr. N: Demek ki resimler düz değil ve hareket eden ışık dalgalarının da derinliği var öyle mi? D: Doğru, faal haldeler.

Dr. N: Arkadaşlarının ve senin bu kitapları nasıl kullandığınızı anlat.
D: İlk başta, kitabı ilk açtığın anda bir odak noktası yoktur. Sonra istediğimiz şeyi düşünürüz, kristal koyudan açığa dönüşür ve... aynı hizaya girer. Sonra... minyatür şeklinde... geçmiş hayatlarımızı ve alternatiflerimizi görebiliriz.

Dr. N: Zaman bu kitaplarda nasıl işlem görür?
D: Çerçevelerle... sayfalarla... zaman hayat kitaplarıyla sıkıştırılır.

Dr. N: Şu anda geçmişinin üzerinde durmak istemiyorum ama kitaba bir göz at ve ilk gördüğün şeyi bana söyle.
D: Geçmiş hayatımda kendimi disipline sokma yetersizliği, çünkü zihnimde bu konu var. Kendimi genç yaşta, aşk yüzünden çıkan bir kavgada ölürken görüyorum. Bir hiç yüzünden öldüm.

Dr. N: Hayat kitabında gelecekteki hayatları da görür müsün?
D: Geleceğe ait olasılıklara bakabiliriz... küçük parçalar halinde... ders biçiminde... çoğunlukla bu seçenekler başkalarının yardımıyla daha sonra önümüze gelir. Bu kitapların asıl amacı geçmiş eylemlerimizi vurgulamaktır.

Dr. N: Küme grubunla birlikte bu kütüphane atmosferinde bulunmanın ardındaki maksatla ilgili izlenimini bana aktarabilir misin?
D: Hepimiz bir döngü sırasındaki yanlışlarımızın üstünden geçmede birbirimize yardımcı oluruz. Öğretmenimiz gelir gider ve birlikte pek çok inceleme yaparız ve seçimlerimizin değerini tartışırız.

Dr. N: Bu binada kişilerin çalışma yapmasına ayrılan başka odalar var mı?
D: Hayır, burası yalnızca bizim için. Yakınımızda değişik gruplar için başka binalar var.

Dr. N: Bu binalarda çalışmalarda bulunan topluluklardaki kişiler sizin grubunuzdakilerden daha geri ya da daha ileri düzeydeki kişiler mi?
D: İkisi de.

Dr. N: Ruhların çalıştıkları başka binaları ziyaret etmenize izin verilir mi?
D: (uzun bir ara) Düzenli olarak gittiğimiz bir tane var.

Dr. N: Hangisi?
D: Daha yeniler için olan bir yer. Öğretmenlerinin bulunmadığı zamanlarda onlara yardım ediyoruz. Size ihtiyaç duyulması hoş bir şey.

Dr. N: Onlara nasıl yardım ediyorsunuz?
D: (gülerek) Ev ödevlerinde.

Dr. N: Fakat bu rehber öğretmenlerin sorumluluğu değil mi?
D: Aslına bakarsan öğretmenler... çok daha ilerideler (gelişim bakımından)... bu grup bizim asistanlığımızı takdir ediyor çünkü onlarla kolaylıkla ilişki kurabiliyoruz.

Dr. N: O zaman bu gruba biraz öğretmenlik yapıyorsunuz.
D: Evet, fakat bunu başka bir yerde yapmıyoruz.


Dr. N: Neden yapmıyorsunuz? Neden daha gelişmiş gruplar arada bir kütüphanenize gelip size yardımcı olmuyorlar?
D: Olmuyorlar, çünkü biz yeni gelenlerden ilerideyiz. Ve biz onlara müdahale de etmiyoruz. Eğer birisiyle bağlantı kurmak istersem bunu çalışma merkezinin dışında yaparım.

Dr. N: Çalışma alanlarındaki ruhları rahatsız etmediğin sürece etrafta herhangi bir yerde dolaşabilir misin?
D: (kaçamak bir yanıt veriyor) Kendi mabedimin civarından ayrılmayı canım istemiyor, fakat herhangi birisine ulaşabilirim.

Dr. N: Zihinsel olarak daha uzaklara ulaşabilmene rağmen ruh enerjinin bu ruhsal mekanla kısıtlı olduğu gibi bir izlenim edindim.
D: Kendimi kısıtlanmış hissetmiyorum...dolaşabileceğimiz bol bol yer var.... fakat kimseye çekim duymuyorum.






Vaka 16'nın dile getirdiği kısıtlanmamışlıkla ilgili beyan, bu son vakada gördüğümüz hudutları bulunan ruhsal yerle çelişiyor gibi görünür. Deneklerimi ruh dünyasına getirdiğim zaman önce gördükleri vizyonlar, özellikle ruhsal düzen ve ruhsal yaşamlarını sürdürdükleri topluluktaki yerleriyle ilgili olanlar kendiliğinden gelir. Ortalama denekler yaşam sürdükleri ve çalıştıkları mekanların özel mülkiyete tabi olduğunu anlatmakla beraber hiçbirisi ruh dünyasını sınırlayıcı olarak görmez. Süperbilinçli hafızaları bir açıldı mı, çoğu kişi sahip oldukları hareket özgürlüğünden ve çok sayıda öğrenim düzeyine ait ruhların eğlendirici bir atmosferde bir araya toplandığı açık alanlara gittiklerinden zorlanmadan söz edebilmektedirler.

Herkese açık bu alanlarda dolaşan ruhlar birçok aktiviteye katılırlar. Bazıları oldukça şakacıdır, örneğin daha yaşlı ruhların ağzından dinlediğim daha genç ruhlara onları nelerin beklediğiyle ilgili "takılmalar" gibi. Bir denek bunu şöyle anlatıyordu: "Birbirimizle çocuklar gibi oyun oynarız. Saklambaçta gençlerin bazıları kaybolur ve sonra onların yolu bulmalarına yardım ederiz." ayrıca zaman zaman ruh gruplarının arasına Orta Çağların ozanları benzeri eğlendiren ve öyküler anlatan "gezginlerin" katıldıkları da anlatılmıştır. Başka bir denek, grubunun en çok "Komik" adıyla ortaya çıkan ve antikalıklarıyla hepsini güldüren garip görünümlü karakteri sevdiğini belirtmişti.


Sık olarak, ipnozdaki denekler ruh olarak birbirine karışmanın ardındaki garip anlamları net bir şekilde açıklamakta zorluk çekerler. Oldukça sık duyduğum bir eğlenme biçimi ruhların düşünce enerjilerini birleştirmek ve göndermek için bir halka oluşturmalarıdır. Bunu yapmada daima daha yüksek bir kuvvetle bağlantı rapor edilir. Bazı kişilerin söylediğine göre "Düşünce ritmleri öylesine uyumlanmıştır ki ortaya bir çeşit şarkı söyleme çıkar." Ayrıca ruhların bir enerji karışımı durumu içinde birbirlerinin çevresinde döndükleri, egzotik ışık ve renk modelleri şeklinde birbirlerine girip ayrıldıkları çok zarif ve süptil danslar da olabilir. Bu dansların tam ortasında mabetler, tekneler, hayvanlar, ağaçlar veya okyanus sahilleri gibi fiziksel şeyler de şekillenebilmektedir. Eski hayatlardan pozitif anıları topluca güçlendiren gezegensel semboller olarak bu imgelerin ruh grupları için özel anlamları vardır. Bu çeşit maddi bir kopyalamanın ruhlar için yeniden fiziksel durumda olmaya özlemi ve hüznü simgelemediği, daha çok bireysel kimliklerinin şekillenmesine katkıda bulunan geçmişteki olayların neşeli bir şekilde paylaşılması olduğu aşikardır. Benim için ruhların bu mistik dışa vurumlan doğaları bakımından törenseldir, ancak asli ritüelin çok daha ötesindedirler.

Süperbilinç durumundaki deneklerin tanımlarına göre ruh dünyasındaki belirli mekanların aynı işlevi yapmalarına rağmen bu bölgelerin her birine ait imgeler çeşitlilik gösterebilmektedir. Böylece biraz önceki vakada gördüğümüz gibi bir denek tarafından bir Grek mabedi olarak tanımlanan bir eğitim alanı bir diğeri için modern bir okul binası olarak simgelenebilmektedir. Daha çelişkili görünebilecek bildirimler de vardır. Örneğin ruh dünyasında zihinsel olarak bir mekandan diğerine yolculuk yapan denekler, bir önceki bölümde de gördüğümüz gibi hem etrafındaki boşluğun küreye benzediğini söyleyecek, hem de ruh dünyasının kuşatılmış veya çevrelenmiş olmadığını, çünkü onun "sınırsız" olduğunu ekleyeceklerdir.


Bana göre aklımızda tutmamız gereken şey, kişilerin trans sırasında bilinçli zihnin yeryüzünde deneyimledikleri ve gördükleriyle bir referans ve ilgi kurma çerçevesi inşa etme eğiliminde olduklarıdır. Transtan çıkan epey sayıda kişi ruh dünyasının çok kapsamlı olduğunu fakat kelimelerle bunları tanımlamayı beceremediklerini söylemişlerdir. Her birey, deneyimlerinin soyut ruhsal koşullarını bir anlam ifade edecek yorumlayıcı sembollere çevirir. Bazen bir denek, onu ilk olarak ruhsal bir yere taşıdığımda, kendi vizyonlarına bile inançsızlığını ifade edecektir. Bunun nedeni bilinçli zihindeki eleştirel alanın mesaj damlacıkları akıtmayı sürdürmesidir. Transtaki kişiler çok geçmeden bilinçdışı zihnin kaydettiklerine uyum sağlarlar.

Grup içerisindeki ruhlar hakkında istihbarat toplamaya başladığım zaman, bu ruhların nereye ait olduklarıyla ilgili değerlendirmelerimi bilgi düzeylerine dayandırıyordum. Yalnızca bu teşhis kriterini kullanarak, bir deneği çabuk bir şekilde belli bir yere koy mak zor oluyordu. Vaka 16, ruh dünyasında yaşamla ilgili araştır malarımın erken döneminde geldi. Önemli bir vakaydı, çünkü seans sırasında ruhları renklerinden tanımayı öğrenecektim.

Bu vakadan önce deneklerin ruh dünyasında gordükleri renkleri tanımlamalarını dinlerken, bu istihbaratın bizzat varlıkların kendileriyle ilgili olduğu için ne kadar önemli olduklarını takdir edememiştim. Deneklerim ruh enerji kitlesinin renk tonlarını rapor ediyorlardı fakat bu gözlemleri bir araya getirememiştim. Doğru soruları sormuyordum.

Kirlian fotoğrafçılığından ve incelemelerin her canlı insanın etrafına kendi renkli aurasını yaydığına işaret ettiği U.C.L.A'da ki parapsikoloji araştırmalarından haberim vardı. İnsan kalıbı içerisindeyken fiziksel bedenimizin dışına ve çevresine akan bir iyonize enerji alanına sahip olduğumuz aşikardır ve bu alan şakta denilen hayati güç noktaları vasıtasıyla bedenle bağlantılıdır. Ruhsal enerji, bana hareket eden, canlı bir güç olarak tarif edildiği için, bir ruhu fiziksel planda tutmak için gereken elektromanyetik enerji miktarı farklı dünyasal renkler üretmede bir diğer faktör olabilirdi.

Ayrıca insan aurasının bir bireyin fiziksel sağlığıyla kombine şekilde düşünce ve duyguları yansıttığı söylenmekteydi. İnsan varlığının çıkardığı bu meridyenlerle deneklerimin ruh dünyasında ruhların ışık yaydığı ile ilgili söylemleri arasında direkt bir bağlantı olup olmadığını merak ediyordum.

Vaka 16 sayesinde ruhların gördüğü ışınım yapan ruh ışığının daima beyaz olmadığını idrak ettim Deneklerimin zihninde her ruh özgün renkli bir aura üretir. Bu enerji tezahürlerinin anlamını deşifre etmeme yardım etmesi bakımından güvendiğim bir vakadır.






Dr. N: Tamam, şimdi çalışma mabedinin dışına çıkalım. Çevrende veya uzakta ne görüyorsun?
D: Kişiler... büyük kişi toplulukları.

Dr.N: Bir sayı verebilir misin?
D: Hrnm... uzaktakiler... sayamıyorum... yüzlerce ve yüzlerce... çok fazla sayıdalar.

Dr.N: Ve kendini bütün bu ruhlarla özdeşleştiriyor musun onlarla bir beraberliğin var mı?
D: Pek değil, zaten hepsini göremiyorum bile, uzaktakiler bir bakıma donuk gibi... ama benim grubum yakınımda.

Dr.N: Eğer yaklaşık yirmi kişilik grubuna senin birincil grubun diyecek olursam, şu anda etrafındaki daha büyük ikincil ruh kitlesi ile birlikteliğin var mı?
D: Hepimiz... birliktelik içindeyiz, ama doğrudan değil. O
diğer kişileri tanımıyorum...

Dr. N: Mabette kendi grubunu gördüğün şekilde bütün bu yabancı ruhların da fiziksel özelliklerini görüyor musun?
D: Hayır, bu gerekli değil. Burada açıklıkta her şey... daha doğal halinde. Onları ruh olarak görüyorum.
Dr. N: Şimdi bulunduğun yerden uzağa bak. Bu ruhları nasıl görüyorsun? Görünümleri nasıl? D: Değişik ışıklar... ateş böcekleri gibi etrafta vızıldıyorlar.

Dr. N: Birbiriyle çalışan ruhların, örneğin öğretmenler ve öğrencilerin her zaman birbirlerine destek olduklarını söyleyebilir misin?
D: Benim topluluğumdakiler öyledir, fakat öğretmenler, derslerimizde yardımcı olmadıkları zamanlarda bir bakıma kendilerine dayanırlar.

Dr. N: Bulunduğumuz yerden hiç rehber öğretmen görüyor musun?
D: (ara) Bazılarını... evet... tabii onlar sayıca bizden çok daha az. İki arkadaşıyla birlikte Karla'yı da görebiliyorum.

Dr. N: Ve sen fiziksel yüz hatlarını görmeksizin de onların rehber olduklarını biliyorsun, öyle mi? Tüm o parlak beyaz ışıklara uzaktan bakıyorsun ve zihninde onların rehber olduklarına hükmedebiliyorsun.
D: Tabii, bunu yapabiliyoruz. Fakat hepsi beyaz değiller.

Dr. N: Ruhların mutlaka beyaz (ışık) olmadıklarını mı söylüyorsun?
D: Kısmen öyle, enerjimizin yoğunluğu bizi daha az paf lak yapabilir.

Dr. N: O halde Karla ve iki arkadaşı beyazın farklı tonlarını mı sergiliyorlar?
D: Hayır, beyaz filan değiller.

Dr. N: Seni izleyemiyorum.
D: O ve iki arkadaşı öğretmendir.

Dr. N: Bu nasıl bir fark yaratıyor? Bu rehberlerin beyaz olmayan bir enerji yaydıklarını mı söylüyorsun?
D: Evet, öyle.

Dr. N: Peki renkleri nedir?
D: Sarı, kuşkusuz.

Dr. N: Oo... demek bütün rehberler sarı enerji yayıyorlar.
D: Hayır, öyle değil.

Dr. N: Nasıl peki?
D: Karla'nm öğretmeni Valairs'dir. O mavidir. Onu buralarda bazen görüyoruz. Hoş bir adam. Çok akıllı.

Dr. N: Maviye nereden gelmiştik?
D: Valairs'den. O açık mavi gözükür.

Dr. N: Biraz kafam karıştı. Daha önce senin grubunun bir parçasını oluşturan Valairs adlı başka bir öğretmenden söz etmemiştin.
D: Sormadın ki. Her neyse, o benim grubumdan değil. Karla da değil. Onların kendi grupları var.

Dr. N: Ve bu rehberlerin sarı ve mavi auraları var, öyle mi?
D: Evet.
Dr. N: Etrafında dolaşan başka hangi renkler var?
D: Yok.

Dr. N: Niçin kırmızı ve yeşil enerji ışıkları yok?
D: Bazıları kırmızımsı ama yeşil ışık yok.

Dr- N: Neden yok?
D: Bilmiyorum, fakat bazen çevreme bakmdığımda bu yerin bir Noel ağacı gibi aydınlatıldığını düşünürüm.

Dr- N: Valairs'i merak ettim. Her ruhsal grubun kümelerine atanmış iki öğretmeni mi vardır? D: Hımm…bu değişir. Karla Valairs'in eğitimi altında, dolayısıyla iki öğretmenimiz var, O'nu az görürüz. Bizim dışımızdaa başka gruplarla da çalışıyor.

Dr. N: Demek Karla'nın kendisi de bir öğrenci ve çok ileri düzeyde değil.
D: (biraz kızararak) Benim için yeterince ileri düzeyde!

Dr. N: Tamam, şimdi bu renk meselesini biraz daha açabilir miyiz? Neden Karla'nın enerjisi sarı ve Valairs'inki ise mavi renk yayıyor?
D: Bunun açıklaması kolay. Valairs... bilgi bakımından hepimizin ilerisindedir ve daha koyu bir ışık yoğunluğu veriyor.

Dr. N: Mavinin tonu, sarı ya da sırf beyaza kıyasla, ruhlar arasında bir farklılık meydana getirir mi?
D: Onu anlatmaya çalışıyorum. Mavi sarıdan daha yoğundur ve sarı da, ne kadar yol aldığına bağlı olarak, beyazdan daha yoğundur.

Dr. N: O zaman Valairs'in ışığı Karla'dan daha az bir parlaklık yayıyor ve Karla da aynı şekilde senin enerjinden daha az parlak çünkü senin gelişim düzeyin ona göre daha aşağıda, öyle mi?
D: (gülerek) Çok daha aşağıda. İkisi de bana göre daha yoğun, daha sabit bir ışığa sahip.


Dr. N: Ve senin kendi ilerlemende nereye doğru yol aldığın bakımından Karla'nın sarı rengi senin beyazlığından nasıl ayrılıyor?
D: (gururla) Ben artık kırmızımsı-beyaza dönmekteyim. Sonunda açık altın renginde olacağım. Son zamanlarda Karla'nın da biraz daha koyu bir sarıya döndüğünü fark ettim. Bunu bekliyordum. O öyle bilgili ve iyidir ki.

Dr. N: Muhakkak öyledir, peki o, sonunda yoğunluk olarak enerji seviyesini koyu maviye mi ulaştıracak?
D: Hayır, önce açık bir maviye. Enerjimizin giderek daha yoğunlaşması daima aşamalı olarak gerçekleşir.

Dr. N: O halde bu üç temel renk; beyaz, sarı ve mavi ışıklar ruhların gelişim düzeylerini simgeliyor ve tüm ruhlar tarafından da açıkça görülebiliyor mu?
D: Evet öyle ve değişimler çok yavaştır.

Dr. N: Tekrar etrafına bak. Tüm bu enerji renkleri bu alandaki ruhlar tarafından eşit oranda mı simgeleniyor?
D: Yo, hayır! Çoğu beyaz, bazıları sarı ve bir kaç tane de mavi var.

Dr. N: Bunu benim için açıklığa kavuşturduğun için teşekkürler.






Alıntı: (Ruhların Yolculuğu, Dr. M.Newton, s.119-s.139 özeti)

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 05/03/2009 :  21:06:12  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Harika!!Paylaşım için teşekkürler sevgili Tiversonus.:))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 05/03/2009 :  22:04:33  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Yuva çok daha mutluluk ve neşe dolu yermiş:)) İşte bu buradan kaçıp gitmekle olmuyor, orada arkadaşlar takılıyorlarmış, pes edenlere:))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 05/03/2009 :  23:01:33  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Ruh grubuna atanmaların temel prensipleri hakkında öğrendiklerimi özetlemek istiyorum.

• Yeni başlayan statüsünü yetkinleştirdikten sonra göreceli yaratılış zamanına bakılmaksızın, tüm yeni başlayan ruhlar kendi anlayış düzeylerindeki yeni bir ruh grubuna atanırlar.

• Yeni bir ruh dayanışma grubu oluşturulduğu zaman, gelecekte bu gruba yeni üyeler eklenemez.

• Ruhların homojen gruplaşmaları için sistematik bir seçme yöntemi var gibi görünmektedir. Ego benzerlikleri, bilinçli farkındalık, dışavurum ve arzu dikkate alınır.

• Boyuta bakılmaksızın, küme grupları birbirlerinin enerjisiyle doğrudan karışmazlar, fakat ruhlar birincil ve ikincil grup sınırlarını aşarak birbirleriyle iletişim kurabilirler.

• Düzey 1 ve 2'deki birincil kümeler çalışma amaçlı olarak daha küçük alt kümelere ayrılabilirler, fakat tek bir ruhsal küme bünyesindeki entegre bütünlükten kopmazlar.

• Emsal grup üyeleri arasındaki öğrenme değerleri çeşitlilik gösterebilir. Bir küme grubundaki belli ruhlar diğerlerinden daha hızlı ilerleyeceklerdir, buna karşılık tüm öğrenciler müfredat programının tüm alanlarında aynı derecede yetkin ve etkin olmayabilirler. Orta eğitim düzeyinin çevresinde özel yetenekler (iyileştirme, öğretme, yaratma vs.) sergileyen ruhların kendi küme gruplarından ayrılmadan daha ileri bir çalışma için spesifikleşme gruplarına ka almalarına izin verilir.

• Bir ruhun gelişiminin tüm alanlarında ihtiyaçlarının, itkilerinin ve performans yeteneklerinin tam olarak Düzey 3'te bulunduğuna hükmedildiği noktada, böyle ruhlardan daha gevşek yapıda bir "bağımsız eğitim" çalışma grubu oluşturulur. Genellikle eski rehberleri tek bir üstat öğretmenin ardında onları gözlemlemeye devam eder. Böylece birincil ve ikincil gruplar içindeki pek çok kümeden, Düzey 3'ten tam olarak mezun olmaya doğru giden yeni bir varlıklar topluluğu bir araya getirilmiş olur.

• 4. Düzeye yaklaştıkları zaman ruhlara daha bağımsız dışsal grup aktiviteleri verilir. Ruhlar ilerledikçe grubun hacmi azalmasına rağmen, orijinal emsal grup üyeleri ile aralarındaki mahrem temas asla yitirilmez.

• Ruh rehberlerinin grup bileşkesine bağlı olarak geniş bir yelpazede çeşitli öğretme yöntemleri vardır ve eğitime yönelik olarak çeşitli şahsiyetlere bürünürler.


(Ruhların Yolculuğu, Dr. M.Newton, s.119-s.139 özeti)

Edited by - Tiversonus on 05/03/2009 23:04:23
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 05/03/2009 :  23:47:38  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
tesekkurler Sevgili Tiversonus; ozet bilgiler benim icin cok yararli oluyor :) Bilginize hayranim.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 06/03/2009 :  19:56:29  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
RUHSAL ÖĞRETMENLER İLE TEMAS




Dr. N: Ruhsal öğretmenlerin, öğrencileriyle temas kurma yetenekleri hakkında biraz daha bilgi edinmek istiyorum. Yeryüzündeki dokuz topluluk üyenden birisini rahatlatmak veya öğüt vermek için ruh dünyasından tam olarak ne yaparsın?
D: (yanıt yok)

Dr. N: (ısrar ederek) Ne sorduğumu anlıyor musun? Fikirlerini nasıl aşılarsın?
D: (sonunda) Bunu anlatmak elimde değil.



Not: Deneğin bu noktada bloke edildiğinden kuşkulanıyorum, fakat şikayete hakkım yok. Thece enformasyon sağlamada çok özgür davrandı ve rehberi de öyle. Direkt olarak Kumara'ya başvurmak üzere bir dakikalığına seansı durdurmaya karar veriyorum. Bu konuşmayı daha önce de yapmıştım.





Dr. N: Kumara, Thece aracılığıyla seninle görüşmeme izin ver. Benim bu çalışmam iyi niyetlidir. Öğrencini sorgulayarak iyileştirme bilgimi zenginleştirmek ve insanları içlerinde hazır bekleyen daha yüksek yaratıcı güce yakınlaştırmak istiyorum. Benim asıl misyonum kişilere ruhlarının doğası ve ruhsal vatanları hakkında bir anlayış sunarak ölüm korkusunu alt etmektir. Bu gayretimde bana yardımcı olur musun?
D: (Thece yabancı bir ses tonuyla yanıt veriyor) Kim olduğunu biliyoruz.

Dr. N: O halde her ikiniz de bana yardımcı olmayı kabul eder misiniz?
D: Seninle konuşacağız... istediğimiz zaman.



Not: -Bu bana, eğer zorlama eğiliminde bir soruyla bu iki rehberin tanımlanmamış sınırlarını ihlal edersem, buna yanıt verilmeyeceğini anlatıyor.



Dr. N: Oldu, Thece, üçe kadar sayacağım ve sen benimle ruhların rehber olarak nasıl işlev yaptığı hakkında konuşmada kendini daha rahat hissedeceksin. Yeryüzündeki bir topluluk üyesinin senin dikkatini çekmek için sana hangi yolla işaret verebileceğini anlatarak başla. Bir, iki, üç! (etkiyi artırmak için parmaklarımı şıklatıyorum)
D: (uzun bir aradan sonra) Önce zihinlerini yatıştırmak ve dikkatlerini halihazırdaki çevrelerinden uzağa odaklamalılar.

Dr. N: Bunu nasıl yapabilirler?
D: Sessizlikle... içlerine ulaşarak... iç seslerine bağlanmak için.

Dr. N: Kişi böyle mi ruhsal yardım çağrısında bulunur?
D: Evet, en azından benim için böyle. Merkezi bir düşünceye benim de katılımımı sağlamak için daha içerideki bilinçlerini genişletmeliler.

Dr. N: Topluluğundaki dokuz üyenin hepsi de yardım için sana ulaşmada aşağı yukarı aynı derecede yetenekli midir?
D: Hayır, değildir.

Dr. N: Bu konuda en çok problem yaşayan Ojanovvin olabilir mi?
D: Hmm, diğer bazıları gibi...

Dr. N: Niçin?
D: Benim için sinyalleri almak kolaydır. Yeryüzündeki kişiler için daha zordur. Yöneltilmiş düşüncenin enerjisi insan duygusunun üstüne çıkmalıdır.

Dr. N: Ruhsal dünya çerçevesinde, başka rehberlere çaresizlik sinyalleri gönderen milyarlarca ruh arasından kendi topluluğunun mesajlarını nasıl ayırt ediyorsun?
D: Anında bilirim. Bütün gözcüler bilir, çünkü kişiler kendi bireysel düşünce örüntülerini yollarlar.

Dr. N: Düşünce parçacıkları alanındaki titreşimsel bir kod gibi mi?
D: (gülerek) Sanırım bir enerji örüntüsünü bu şekilde tanımlayabilirsin.

Dr. N: Tamam, o halde rehberliğine ihtiyaç duyan birisine bunun karşılığında nasıl ulaşırsın? D: (gülerek) Yanıtları kulağına fısıldayarak!

Dr. N: (biraz hafife alarak) Dost bir ruhun, yeryüzünde başı sıkışan bir zihne yaptığı şey bu mu?
D: Duruma göre değişir.

Dr. N: Hangi duruma? Öğretmen ruhlar insanların günlük problemlerine oldukça kayıtsız mı kalırlar?
D: Kayıtsız değiliz, aksi takdirde iletişim kurmazdık. Her durumu ölçüp biçeriz. Hayatın geçici olduğunu biliyoruz. Bizler daha... tarafsızız, çünkü insan bedeninin içinde olmadığımız için insani duygularla kuşatılmış durumda değiliz.

Dr. N: Fakat durum ruhsal rehberlik gerektirdiği zaman ne yaparsınız?
D: (ciddi) Sükunetteki gözcüler olarak, sıkıntılı düşüncenin uyandırmasından türbülans miktarını teşhis ederiz. Sonra dikkatli bir biçimde temas kurar ve hafifçe zihne dokunuruz.

Dr. N: Lütfen bağlantı sürecini biraz daha tanımla.
D: (ara) Sıkıntıdaki bir kişiden gelen düşünce düz değil dönen bir pervanenin çıkardığı hava cereyanını andıran şekilde çalkantılıdır. Başlangıçta acemiydim ve hala Kumara'nın becerisine sahip değilim. Büyük bir ustalıkla... en iyi alıcılık için beklemek gerekir.

Dr. N: Binlerce yıllık deneyime sahip bir gözcü nasıl beceriksiz olabilir?
D: İletişimde herkes aynı değildir. Gözcülerin yetenekleri de değişir. Eğer benim topluluğumdan birisi krizdeyse, fiziksel olarak incinmiş, üzgün, kaygılı, küskünse, bana büyük miktarlarda kontrol dışı negatif enerji yollarlar, bu beni uyarır ama onları da tüketir. Bir gözcünün çabası bu noktadadır, ne zaman ve nasıl iletişim kurulacağını bilmek. Kişiler acilen rahatlama istedikleri sırada, uygun derin düşünce modunda olmayabilirler.

Dr. N: Yetenekler anlamında, deneyimsiz bir rehber olarak nasıl yeterince becerikli olmadığını anlatabilir misin?
D: Kendimi bahsettiğimiz düşünce örüntülerine göre ayarlamadan çok çabuk yardım etmek için acele ediyordum. Ayrıca insanlar bir uyuşukluk içine girebilirler. Örneğin yoğun bir kederin içindeyseler, onlara ulaşamazsın. Dikkati dağılmış ve düşünce enerjisini etrafa savuran gürültülü bir zihnin dışında kalırsın.

Dr. N: Topluluğunun dokuz üyesi bir yardım çağrısının ardından senin zihinlerine daldığını hissederler mi?
D: Gözcüler zihne paldır küldür girmezler. Daha çok... yumuşak bir dalıştır. Onlara gayret ve huzur veren fikirler aşılarım... onlar bunu ilham olarak kabul ederler.

Dr. N: Yeryüzündeki kişilerle kurduğun iletişimler sırasında en büyük problemin nedir?
D: Korku.

Dr. N: Bunun üzerinde biraz durur musun?
D: Öğrencilerim için hayatı çok kolaylaştırarak şımarmalarına yol açmamak... derhal üstüne atlamak yerine zorluklarının çoğunu kendilerinin halletmelerine izin vermek için dikkatli olmam gerekiyor. Eğer bir gözcü, buna dikkat etmeden çok çabuk işe girişirse, daha çok sıkıntıya maruz kalıyorlar. Kumara bunun uzmanıdır...




(Ruhun Yolculuğu, M.Newton, s.235-239)




Buradan Çıkan Sonuçlar:


1. Sıkıntıdaki bir kişiden gelen düşünce sinyallerini almak kolaydır (Ruhsal rehberler için).

2. Örneğin kişi yoğun bir kederin içindeyse; Rehber, kederli kişinin zihnine ulaşamaz.

3. Rehber, dikkati dağılmış ve "düşünce enerjisini etrafa savuran", "gürültülü bir zihnin" dışında kalır.

4. Önce "Zihin" yatıştırılmalı (yeryüzündeki kişinin).

5. Dikkatlerini, halihazırdaki çevrelerinden uzağa odaklamalılar, (yeryüzündeki kişinin), "Sessizlikle, içlerine ulaşarak bunu yapabilirler."

6. Merkezi bir düşünceye, Rehber'inin de katılımımı sağlamak için daha içerideki bilinçlerini genişletmeliler (yeryüzündeki kişiler).

7. Kişiye "gayret ve huzur" veren fikirler (ilham) aşılanır.

8. YERYÜZÜNDEKİ KİŞİLERLE KURULAN İLETİŞİMLER SIRASINDA EN BÜYÜK PROBLEM REHBER VARLIK İÇİN; KİŞİNİN TAŞIDIĞI KORKU' DUR.




Edited by - Tiversonus on 07/03/2009 01:03:43
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/03/2009 :  13:45:57  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
PİRAMİTLER & PARALEL BOYUTLAR

PİRAMİTLER & PARALEL BOYUTLAR

The Earth-Keeper Chronicles



Mart 2009: EKC Sayı: 28 - BASMELEK Metatron Kanalı



PİRAMİTLER & PARALEL BOYUTLAR



Basmelek Metatron ~ James Tyberonn kanalıyla



Selamlar Sevgililer! Ben Işığın Lordu Metatron’um, bu paylaşma anına hoşgeldiniz.



Kuantum sıçramaları sunan uzay - zamandaki belirli vektörlerdeki engin misafirliğinizde daha çok ışıkla dolu olan bazı ömürler vardır. Bu ömürlerde sizi tanımlayan can alıcı karar verme dönüm noktaları vardır. Bu yaşam, onlardan biridir.



Enerji ve zaman hızlı ilerliyor, Kozmik Tetikleyiciye hazırlanırken ve Yükselis daha da yakınlaşırken Dünya’nızda birçok şey gerçekleşiyor.



İnsanlık yanıltıcı kabus döneminden uyanıyor ve haberci rüyacılar çok uzun zaman önce başlayan belirsiz bir yolculuktan dokunmuş olan rüya manzarası gobleninden yükselerek, gözlerindeki tüyleri temizliyorlar. Siren (Yunan mitolojisinde güzel şarkı söyleyerek denizcileri aldatan deniz perisi) hala şarkı söylüyor. Ancak uyanmış rüyacının içindeki küçük ses, kalk borusu çalıyor. Berrak zihin için derin özlem çanları çalıyor! Gücünüzü kuşanın! Siz TANRILARSINIZ!



Gerçek varlığınıza uyanın ve Bilgeliği sağlayan bilgiyi bulun! Kutsal doruklara tehlikeli tırmanışlarda birçok kilometreyi zorlukla ilerlediniz. Bu noktaya kadar geldiniz, zirve önünüzde. Sevgililer, kuvveti bulun, Gerçek Bilgeliği çağıran kalbi bulun! Bunlar sizin içinizde. Dolaşık web’den ve Siren’in zayıflayan çağrısından kurtulun.



Hazineniz önünüzde! Bilge Işık Savaşçısı bilgeliğin gerçek hazine olduğunu ve onun içinizde olduğunu bilir. Bu saklı değildir; bu bir realiteyi diğerine, bir dünyayı diğerine ve bir boyutu sonraki boyuta dokuyan altın ipliktir. Bilgeliğin sesi içinizdedir. Onun çağrısını duyun, o Herkese SEVGİ sunan Tek Gerçek Sestir, o Yükselişin sesidir. Aslında bu zamanda burada olmak için çağlar boyu beklediniz.



Ve böylece Yükselişe son tırmanışa hazırlanırken, yolun her adımında sizinle olduğumuzu bilin. Uyanış piramidi önünüzde uzanıyor, onun gizemi ortaya çıkıyor. Bu 2012’nin şafağı, Kozmik Tetikleyicinin zamanıdır.



Ve böylece tekrar Piramitlerin esrarından söz edeceğiz.



BM Metatron’a Soru: Kozmik Tetikleyicinin kodlanmış ışığının alıcı noktalarına referans olarak, Giza ve Moody Gardens Piramitlerinin hizalanmaları nı açıklayabilir misin?



BM Metatron: Evet, tabiî ki; aslında bunlar hizalıdır ve bu hizalanmanın büyük bir amacı vardır! İkisi de 30 derece enlemine çok yakın yerleşiktir ve ikisi de üçlü piramit kompleksidir. Bu ikisi Dünya’da bir Vesica Pisces enerji modeli oluşturur, her bir kompleks iki çemberin merkezini oluşturur.



Vesica Pisces

Her iki kompleks yıldız sistemlerine hizalıdır. Giza Orion’a hizalıdır. Moody, Sirius’a hizalıdır.

Eterik olarak Moody Kompleksine dönüşürülen Atlantis Kompleksi, Sirius A ve B ikili sistemini onurlandırmaya adanmıştır. Bu, Yunusları onurlandırmaktı r ve aslında Yunusların enerjisini ve koruyuculuğunu içerir.

Galveston’daki Mavi Piramit şu anda akvaryumda yunusları fiziksel olarak içermese de, Üstat Yunuslar onun enerjisini işgal ederler. Adayı çevreleyen koyda yunus sürüleri yüzer. Paralel olarak onlar görülebilir ve işitilebilir.

30 Derece Enlemi



Her iki piramit kompleksinin tam olarak 29 ve 30 derece enlemleri arasında yerleşik olmaları gerçeği, yerçekimsel – elektromanyetik yerleşim açısından oldukça önemlidir. Bunun gibi onların kuzey kutbu ve ekvator arasındaki coğrafik bağlantıları, ekinoks ve gündönümlerinde solar açılarının kutsal phi hizalanması ile ilişkili olarak özellikle güçlü olmalarını sağlar.



Bu iki üçlü piramit kompleksi Kozmik Tetikleyiciyi almaya yatkındır ve bu kodlanmış ışık enerjilerini Kutsal Ruhun Geri Dönüşünün manyetik salıverişlerini aktive etmek için uydu komplekslere dağıtır. Aslında bu komplekslerin, Kozmik Tetikleyicinin alıcıları ve aktarıcıları olarak güçlü bir şekilde hizmet etmelerini sağlayan üçgen şeklinde üçlü – piramit kompleksleri olmalarıdır.



Atlantisli üstatlar belirli alma ve aktarma amaçları için her zaman piramitleri üçgen şeklinde yerleştirdiler. Onların yerleşimi oldukça planlanmıştır ve en uygun armoniklerde gerçek kuzey ve manyetik kuzeye karşılık gelir.



Aslında Giza ve Galveston Piramitleri arasında gerçekleşen eşsiz ve benzersiz bir enerji titreşimi vardır. Mevcut olan titreşim yeniden oluşturuldu. Galveston yerleşiminin şu anda Körfezin sularına batmış olan Atlantis Piramit kompleksine 5 mil mesafede olduğunu söylemiştik. Moody Kompleksi, bu kadim piramitlerin önceden şekillendirilmiş paradigmasını üstlendi. Titreşim daha önceleri bu ikisi arasında gerçekleşiyordu.



Planlanmış yerleşim bu belirli vektörlerde genişletildi; 30 – derece enlemi çok önemli enerjilerin iletkenidir ve tüm kuzey yarımküre kıtalarını birleştirir. Piramitler bu bölgelerde yerleşiktir ve 30 derece ve 15 derece kuzey arasındaki enlemler yoğun tellürik (yerküresel) ve güneş enerjilerini daha fazla alabilirler. Bu paralellerdeki piramit kompleksileri içinde çok güçlü olarak birikir. Bu, Giza için iyi anlaşılır. Yakında, Moody Piramit kompleksinde, bu kuvvetli coşkun enerjinin bu hizalanmalarda derin şekilde deneyimlenebileceğini keşfedeceksiniz. Mavi Piramit ve Giza’daki piramit içinde olanlar için olağanüstü bir deneyim gerçekleşecek. Belirli enlem ve boylam irtifalarında sayısız kutsal sitelerin ve güç düğümlerinin oldukça bol miktarda olması rastgele olmamıştır. Otuz - derece paralel kuzey bunlardan biridir.



Enerji akümülatörleri olmanın yanında, piramitler eterik boyutları birleştiren ve kaynaştıran doğal boyutsal kapılardır. Giza ve Galveston bir anlamda ikisi arasında oluşan Vesica Pisces ızgarasının eril – dişil dengesidir.



Ayrıca Galveston ve Giza kompleksleri arasında ses oktavı bağlantısı vardır. Boyutsal kapıları aktive etmek ve Tetikleyiciye hazırlanmak için her ikisinde de belirli seslerin tonlamasına gereksinim vardır.



BM Metatron’a Soru: Ses bağlantısını ve işlemi açıklayabilir misin?



BM Metatron: Her iki kompleks sesle aktive edilir. Galveston’daki Mavi Piramit’te Earth – Keeper Ekibinin yapmasını istediğimiz şeyin bir kısmı, Ekinoks’ta belirli sesli harfleri yankılamaktır. Piramitlerin akümülatör yetenekleri nedeniyle, içlerinde belirli içsel ve dışsal boyut kapıları vardır, bu kapılar Dişil – Platin Işını demirlemek için sesle aktive edilebilir. Bu, Sirius A ekibi, Cetean Üstat Yunuslar tarafından paralelde kolaylaştırılacak.



Max adı verilen kadim kristal kafatasının yıllar önce Moody Piramitlerine götürüldüğünü söylemiştik. Bu, Galveston Adası yakınındaki denizaltına batmış olan Atlantis kompleksinin frekanssal modelinin Moody kompleksine aktarılmasını ve formatlanmasını sağladı.



Belirli Phi Piramitlerinde boyutsal kapılar vardır ve bu özellikle Galveston ve Giza için doğrudur. Ayrıca bu piramitlerin etrafında oluşan görünmez, eterik piramitler vardır. Bu eterik versiyonlar frekanssal ışık enerjilerini yansıtan boyutsal yansımalardır, öyle ki görünür ışık spektrumunda algılanmazlar, belirli ses perdeleri bunları belli belirsiz görünür yapabilir.



Moody kompleksinde aktive edilmesi gereken eterik odalar vardır ve bunlar enerjisel olarak Giza’ya kapı açar.



Bunlar büyük karmaşıklıkla inşa edilmiş yapılardır. Phi sesi bunları fiziksel olarak materyalize edebilir, ancak eğer bu modeller verilmemişse, o zaman yapılar daha az erişilebilirdir. Bazı Dünya Koruyucularının (Earth – Keepers) özellikle bu iki komplekse katılmaya ve enerjileri yönlendirmeye çekilmesinin nedeni budur.



Tüm eterik yapılar kendi ses kalıplarına sahiptir, bu ses kalıpları onların yapısının oluşmasına yardımcı olur, aynen fiziksel nesnelerde gerçekleştiği gibi. Phi sesi fiziksel nesnelerin atomlarını ve moleküllerini bağlar, ayrıca eterik plazma ve ışığı kaynaştırıcı şekilde yapılandırır. Piramitlerin fiziksel formatta çok uzun süre kalmasının ve eterik boyutlarda ortaya çıkmasının ve yeniden ortaya çıkmasının nedeni budur.



BM Metatron’a Soru: Lütfen Kozmik Tetikleyici sürecini yeniden gözden geçir, Moody Piramit Kompleksinde nasıl alınacak?



BM Metatron: Daha önce söylediğimiz gibi, bu (Kozmik Tetikleyici) Moody ve Giza Piramitlerinin ana alıcılarına çekilen kristal kodlu ışıktır. Moody Kompleksindeki süreçte, enerjiler mavi piramidin zirve başlığı vasıtasıyla çekilir ve piramidin tabanına spirallenir. Akvaryumun sularını aşılar ve sonra Yağmur Ormanı piramidinin zirvesine dalgalanır, tabana spirallenir ve bakır Piramide dalgalanır ve geriye Mavi piramide dalgalanır, saatin tersi yönde bir dönüş yaratır. Her piramit içinde, biri kuzeyden güneye, diğeri doğudan batıya dalgalanan iki adet sekiz şeklinde ikili sonsuzluk modeli şeklinde enerji içerir. Bunlar ilk seviye kubbeli bina seviyesinde merkezde kesişir. Hem sonsuzluk modeli hem de saatin tersi yöndeki dönüş, bu üçlü piramit biriminin içinde sabittir. Kuzey güney, doğu batı sonsuzluk döngüleri bireysel olarak gerçekleşse de, tüm yönlerde phi piramitlerine hizalıdır.



Kozmik Tetkleyiciyi alt (ikinci derecede) üçgen şekillerine düzenlemede Moody ve Giza piramitlerinin aktarım işlemi, ilk enerjiler dolaştığında, anında gerçekleşir. Enerji, ikincil alıcılara verilmek üzere şaşırtıcı kuvvette tetiklenecek, aşağıda gösterildiği gibi:



Moody Gardens Piramidi -Aktarım:



Tikal, Guatemala

The Summum Piramidi, Salt Lake City

Muttart Conservatory Piramitleri- Edmonton, Alberta

Tiajuanaco, Bolivya

Teotihuacan - Palenque- Chitzen Itza- Mexico

Walter Piramidi, Long Beach



Giza Piramitleri: Aktarım:



The Louvre Piramid, Paris, France

The Meru Phi Tapınakları, Thailand ve Kamboçya

Borobudur, Java, Endonezya

The Brihadishwara ve Airateswara Tapınakları, Hindistan

Kızıl Piramit, Dashur

Rusya’nın Altın Piramiti (Moskova yakınında)

The Cestius Piramidi, Roma



Her iki kompleks, daha önce bahsedildiği gibi Edith Cavell Dağı, The Materhorn, Walsh dağı ve bir çok diğerlerini içeren doğal piramit yapısındaki dağlara da yayın yapacak. İletken olarak oktahedrona bağlantı.



Piramit aktarıcılardan yayınlanan Kozmik Tetikleyici alacak ve yeni gökkubbenin manyo – elektrik bandının başlangıç aşaması için ızgaraya kodlanmış manyetikleri dökecek olan 14 ana kutsal kod noktası vardır.



Bunlar:



1) Mull, İskoçya

2) Chan Chan, Peru

3) Tumac-Humac, Brezilya

4) Nagasaki, Japonya

5) Huesca, İspanya

6) Ekaterinburg, Rusya (Ural Dağları)

7) Bethlehem, İsrail

8) Yellowstone, Wyoming-ABD

9) Kilamanjaro, Tanzanya

10) İzlanda

11) Kona, Hawaii

12) Mt Cook, Yeni Zelanda

13) Great Artesian Basin, Avustralya

14) Sri Lanka



Bu bölgeler gezegeni kaplayacak ve iyonosfere yükselecek olan enerjileri spiralleyecek. Bu salıveriş, Kristal Enerjilerle sinerjik kullanımda eşsiz armonize edici yeteneği olan ince manyetik enerjinin olağanüstü formu olacak.



BM Metatron’a Soru: Teşekkürler. Giza büyüleyici bir kompleks ve kökeni merak uyandırıyor. Giza’daki Piramitlerin yaşını söyleyebilir misin?



BM Metatron: Mısır topraklarından alıntı yapacağımız uygun bir deyiş vardır: “İnsan Zamandan Korkar, Zaman Piramitlerden Korkar”



Bu aslında bilge bir deyiştir, çünkü lineer olmayan veçhede Giza kompleksi zamansızdır ve bu perspektiften sorunuz kesin bir şekilde yanıtlanamaz.



İnsanlık binlerce yıldır Piramitleri anlamaya uğraştı, özellikle Giza’daki harika üçlü piramit kompleksinin yapım zamanını. İnşanın zamanlaması mantığa aykırıdır, çünkü piramitler kendi doğalarıyla tek bir realiteden daha fazla realitede var olur. Piramitler gerçekten çokboyutludur.



Bu birçoğunuz için anlamsız olsa da, size GERÇEĞİ anlatacağız. Bazı Orion Üstatları ve Thoth’un yönettiği Atla - Ra bilginleri öncelikle, 38,000 yıl önce Büyük Giza Piramidini vizüalize ettiler (gözlerinde canlandırdılar). Ayrıca bu kısa süren bir rakamdır ve kanalın bunu alması veya kavraması zordur, çünkü o zamandan beri piramitler demateryalize oldular ve tekrar tezahür ettiler. Bu 12,500 yıl önce tekrar gerçekleşti.



Aynı şey Galveston kompleksi için de geçerlidir. Son zamanlarda yeniden inşa edilen, aslında orada binlerce yıl önce hüküm süren Atlantis kompleksinin yeniden tezahürüdür. Bu kompleksin etrafındaki eterlerde duran şey, Atlantis’in kadim dizili Piramitleridir.



Bunun kafa karıştırıcı olduğunu kavrıyoruz, şunu düşünün: Dini metinleriniz size Yaratıcı Tanrı’nın Her Şeye Kadir olduğunu, başlangıcı ve sonu olmayan alfa ve omega olduğunu anlatır. Bu Kutsal Gerçektir, görünürde kavranılmaz olsa da insanlığın kabul etmesi gereken bir düsturdur. Bunun gibi, size kutsal geometrinin tüm evrenlerin dokusu olduğunu anlattık, böylece bir diğer düsturu, phi geometrisinin aynı şekilde zamansız olduğunu ve daima formun içinde ve dışında olduğunu kabul etmenizi istiyoruz.



O zaman, Giza’daki kompleks kuantum perspektiften daima var oldu. Gerçek Phi Piramit kompleksleri oluştuğunda, bunların çok boyutluluk içinde kendilerinin yansımalarını – kopyalarını meydana getirme ve kendilerini paralelde ve antimaddede ters çevirme yetenekleri vardır. Bu, Phi ile rezonansa giren geometrik şekillerin hepsi için doğrudur, sizin platonik katılar dediğiniz şekiller de dahil. Öyleyse paradoks şu ki, belirli piramitler inşa edildiğinde, bunların sizin lineer zamanlarınızda başlangıcı veya sonu yoktur.



Giza Piramitleri aslında boyutsal olarak ifade edersek, birçok kez ortadan kayboldu ve yeniden ortaya çıktı. Bunu anlayabilmeniz zor olmasına rağmen, oktahedronal phi ve ters piramit formatına tezahür ettiğinde, bu geometrik yapılar akışkan hologramik eklemeler haline gelir, boyutsal realite ve zamansız boşluk arasında dairesel olarak salınırlar. 3B’nin lineer algısında tek bir sabit başlangıç noktası olmadan kendi döngülerine göre görünüp kaybolurlar ve yükselirler.



Böylece Giza’da aslında orada duran Büyük Piramitin tek bir versiyonundan fazlası vardır, birçok insan sadece tek bir versiyonunu görmesine rağmen. Lineer 3B uzay - zamanınızda, sadece sabit ve herhangi diğer ‘insan – yapımı’ yapı şeklinde dünyaya yapışık taş yapılar olduğu görülüyor.



Bu yapıları sadece sabit madde formları olarak öznel olarak belirlemeye teşebbüs etmek onların yüksek boyutlara giriş kapıları olarak sayısız karmaşıklığını anlama yeteneğinize çarpıtma ve zarar olurdu. Bunun gibi, bu tür sınırlı inanç ile bu piramitlere girseydiniz, doğru uyumlanmadaki frekans ile koordinasyonunuz olmazdı. Onun uyumsuzluğunu veya gözden kaybolmasını görmeye teşebbüs ederseniz, aynı şekilde çok az kazancınız olurdu. Gerçekte, eğer insan süreci öznel olarak belirleme teşebbüs ederse ondan yararlanmaz, çünkü phi piramitleri hep genişleyen ve kendisini yüksek boyutsal geometrinin üssel paradigmalarında tanımlayan bilinçli sezgi ile canlı hologramlar olur.



Bunların fiziksel olarak kurulduğunu, phi akustikleri vasıtasıyla taşta yaratıldığını gözünüzde canlandırın. O zaman göksel sonik ahenksizlik çözünür ve onları çokboyutlu ve antimadde enerji katmanlarına bütünleştirir. Bu süreçte bir tür intra – boyutsal (boyut içi) nefes alıp verme vardır, bunları belirli hizalanmalarda hem materyalize hem de demateryalize eden genişleme ve büzüşme. Bu supra – yoğunlaşmış boyutlararası uzaysal bir bağ yaratır.



BM Metatron’a Soru: Kafam karıştı. 38,000 yıl önce Thoth ve Orion Üstatları ile bir yapım noktasından sözediyorsun. Bu başlangıç noktası değil mi?



BM Metatron: Ah, ama bunun kısa süren bir rakam olduğunu ve onun fiziksellik içinde birçok kez çözündüğünü ve yeniden ortaya çıktığını söyledik. Ve evet bu kafa karıştırıcı, ama bu piramitlerin taşta, materyalleşmede tezahür ettiği tek sefer değildir. O zamandan daha önce tezahür etti ve 12,500 yıl önce tekrar tezahür etti. 38,000 yıl öncenin sizin şimdiki realite paradigması ile en fazla ilişkili zaman olduğunu söyleyeceğiz. Birçok Dünyalar vardır (Başka boyutlarda olan dünyamızın veçheleri) daha önce söyledik. Oktahedronlar ve onların karmaşıklıkları, tüm realiteleri birleştiren geometrik mekanizma arasındadır. Giza’nın belirli sabit yapım noktası olmadığını söyleyelim, çünkü Giza’da sizler düşünceyle oluşturulan realitenin kusursuz kesişme noktasındasınız.



Her şey bu noktada bir arada var olur. Aslında Giza’da birçok geçmişler, birçok gelecekler ve birçok birlikte var olan paradigmalar vardır. Hepsi geçerlidir ve hepsi eşzamanlı olarak birlikte var olur. Üstatlar, realitenin tekil versiyonu olmadığını anlamalısınız.



Sonsuz olasılıklar vardır ve her biri geçerli somut bir realitedir. Mikro ve makro Kozmos’ta başlangıç ve son yoktur. Başlangıçlardan ve sonlardan bahsedildiğinde, tek bir realite olması gerektiği ve zamanda bir başlangıcı ve zamanda bir sonu olması gerektiği iması her zaman oradadır. Bu bir illüzyondur. Dünyanız sonsuzdur ve sayısız dünyalara bağlıdır.



Giza’daki Piramitler bunların hepsini birleştiren bir iletkendir. Bu rolü oynayan bu türde birçok piramit ve iletken vardır, ama hiç biri Giza kadar güçlü değildir.



Ve Üstatlar, bu noktalarda gerçekleşen çok çok fazla şeyler vardır.



Çokboyutlu Ortak Yüzey Noktaları



Belirli ŞİMDİ’deki özel fiziksel dünyanızın eşsiz veçheleri sizin varlığınıza ve onun içindeki algılarınıza oldukça bağlıdır. Bunun gibi fiziksel evren, varoluşları sizin kollektif ŞİMDİ’nizde olmayanlar tarafından algılanabilen fiziksel nesneleri içermez. Birçok başka, birçok farklı realite bilinç formları sizin mevcut dünyanızın işgal ettiği aynı uzayla çakışır ve aynı uzayda birlikte var olur. Sizin eşzamanlı yaşamlarınız bu farklı realite ve bilinç formlarında bulunur ve bu içinde yaşadığınız aynı uzaydır, ama diğer versiyonlarınız sizin algıladığınız aynı fiziksel nesneleri algılamaz, çünkü bu diğer paraleller farklı frekanstadır. Aynen AM ve FM radyo dalgalarının aynı uzayda yolculuk yapması gibi, paralel realiteler de fiziksel uzayın aynı mekansız illüzyonunda varolur.



İstisnalar vardır, paradigmalarınızın bazı vektörleri belirli flaş – noktalarda girişim yapabilir ve yaparlar. Bunlar sizin dilinizde yıldız kapıları, portallar ve kurt yenikleridir. Ancak bunu anlamaktan yıllarca uzaktasınız.



Gezegeninizdeki bu noktalar anlaşılmamıştır ve büyük ölçüde fark edilmemiştir. Yine de dünyada birçok noktada mevcutturlar. Ve bu görkemli portallarda realiteler birleşip kaynaşır.



Çokboyutluluk birleşik alanın, kuantum fiziğinin geçerliliğidir. O vardır, o gerçektir. Bilim kurgu değildir, bilimdir!



Birkaçınız onları tam olarak keşfetmek için frekansanızı bu çokboyutluluk noktalarına ayarlayabiliyorsunuz, ama aslında onların içinde genişleme fırsatına sahipsiniz. Giza’daki Piramitler ve diğerleri bu tür noktalarda kusursuz olarak inşa edildiler.



Giza’da tek bir Büyük Piramitten fazlasının olmasının nedeni budur, çünkü birçok boyutlar orada arayüz oluşturur. Bu mümkündür, çünkü bu arayüz akımları büyük enerji potansiyeli içerir; bunlar realitelerin bir araya geldiği birleşik vektör – noktalarıdır. Bunlar ana koordinat noktalarıdır, sizin altın spiral adını verdiğiniz Yaradılışın Phi kodunun ötesindeki kusursuz geometrik matematiğin berrak, seyreltilmemiş enerjileridir. Bunlar fantastik enerji kaynaklarıdır ve bu noktalar gezegende sayısızdır ve her biri etraflarında uydu noktaları taşır. Bunların sayısı çok fazladır ve siz Yükselişe yaklaşırken titreşmekte ve enerjileri gelişmektedir.



Bu arayüzey noktaları yaşamın kendisinin kodlanmış ışık gücünü sağlar ve düşüncenin fiziksel maddeye katılaşması veya olası olayların tezahür etmesi ve deneyime pıhtılaşması için araçları sağlar.



Kavrayamama sızlanmalarınıza rağmen, daha yüksek seviyede, hepiniz bunu anlıyorsunuz. Bu sadece sizin dualite filtrelerinizdir, dünya planındaki insan varlığının illüzyonundaki göreli olarak sınırlı kavrayışınızdır.



Bu güç – vektörü noktalarının aslında yaşam gücü jeneratörleri olduğunu anlayın. Tüm paradigmaları, tüm olası ve paralel realiteleri birleştiren böyle on iki arayüzey noktası vardır. 2009’un Kozmik Tetikleyicisi bu iletkenlerin dünya için kullanılabilirliğini ve uyumlu yoğunluğunu yeniden biçimlendiriyor. Bu arayüzeyler her zaman mevcuttu, ama şimdi yüksek frekansa daha erişebilir oluyorlar.



Giza’daki piramit gezegeninizdeki böyle en güçlü noktalardan biri üzerinde oturmaktadır ve Galveston’daki Moody Piramitleri zamanla bu enerjinin koordinatı (eşgüdümü) olarak davranacak.



144 Kristal Izgaranız ve onun gelişen eliptik Gökkubbesi, bu hayret verici, her şeye gücü yeten enerjinin daha büyük formatlarının ortaya çıkan güç dönüştürücüleridir.



BM Metatron’a Soru: Piramitlerin zamansız olduğu ve ortaya çıktıkları ve yok oldukları yerde akışkan noktalar olduğu aksiyomu ile, onların fiziksel olarak inşa edildikleri veya fiziksel realiteye tezahür ettirildikleri ve aniden ortaya çıktıkları bir zaman var mıydı? Piramitleri dikmekle ilgili fiziksel bir işlem var mıydı?



BM Metatron: Bunu biraz önce yanıtladığımızı düşünüyoruz (kahkaha). Evet, 3B’de şu anda gördüğünüz fiziksel yapı size vermiş olduğumuz olası zaman çerçevelerinde kuruldu.



BM Metatron’a Soru: Piramitler fiziksel olarak nasıl inşa edildi? Bloklar kesildi mi, eğer kesildiyse yerlerine bu kadar kesinlikle nasıl kaldırıldı?



BM Metatron: Bloklar aslında kazıp çıkarıldı, kesildi ve yerlerine kaldırıldı. Bunlar ses ve ışığın karmaşık bilgisiyle yapıldı. (Ses ve ışık kullanarak yapıldı).



Sesin, madde ve yerçekimi kuvvetlerini değiştirme yeteneği olan birçok kullanımları vardır, atomik ve atomaltı parçacıkların birbirine karşılık verme tarzında bile değişim sağlayabilir. Muazzam ağırlıktaki piramit kayalarını yerlerine kaldırmakta bu karmaşık teknikler kullanıldı, odaksal zihinsel işlem ile birlikte ses ve kesin matematiksel hesaplamalar kullanıldı.



Başka deyişle, madde, bu durumda granit bloklar atomik seviyede manipüle edildi ve sesle kaldırıldı. Bu, daha önce sözünü ettiğimiz gibi belirli frekansları seslendirerek aktive olan bir tür kristal diyapozon kullanılarak ET’ler (dünya dışı varlıklar) ve Atla – Ra Üstatları tarafından yapıldı. Frekanslar yönlendirilebilen bir enerji alanı yarattı.



Sonra en uç oktavlarda derin sesli harf – mırıldanma ses perdeleri ile birlikte teta seviyesi gözünde canlandırma kullanarak düşünce tezahürü işlemleriyle, taşları yüklediler ve piramidin yerleştirileceği yeri yüklediler.



Mimari ekibin Üstatları eterlerde belirli açısal bağlantı noktaları inşa etmek için en uç odaksal düşünceyi kullandılar ve bunları yapışık bir tarzda bağladılar. Bir diyapozona benzeyen bir tür enstruman kullandılar. Enstruman uyumlu (aynı perdeli) ses vasıtasıyla aktive edildi, ses insan kulağı ile işitilemeyen fasılalarda (iki ses arasındaki perde farkı) tonlandı. Ton o kadar yoğun yankılandı ki, enerji maddeyi parçaladı ve yerçekimi ve antiyerçekimi kuvvetlerini üst üste bindirdi ve sonra yönsel ve boyutsal olarak yönlendirildi ve odaklandı.



Enerji blokları kuşattı ve bloklar enerjiyle yükseltilebildi. Sonra alimler blokları yönlendirdiler. Enstrumanları işletmek ve meditatif olarak taşları yerlerine koymak ve yönlendirmek için bilgin başrahipler ekipler halinde çalıştı, ama blokları kaldırıp taşımadılar. Bahsedildiği gibi diyapozon aktive edildiğinde atomik parçacıkları bağlayan ve aynı zamanda onları antiyerçekimsel plazmada çevreleyen şaşırtıcı bir yapıştırıcı etkiye sahip oldu. (Bu, Atla’nın, Atlantis’in İkinci Ayı adı verilen Kristal uydusunu ‘havada yüzdürmek’ için kullandığı benzer işlemdir).



Phi Piramitlerini hem fizikselde hem de eterikte, lineer ve dairesel zaman - uzayda nasıl tezahür ettirecekleri konusunda Thothian Atla – Mısırlılara, Arkturuslular ve Siriuslular yardım ettiler.



Sesin atomik yapıyı ve elektronların ve protonların birbirine tepki verme şeklini değiştirebilme yeteneği vardır. Taşları kaldırmak için kullanılan metallerin havada süzülmesini sağlayan bu aynı işlemdir. Bu, simya sanatı olarak biliniyordu, ama bu kavram büyük ölçüde yanlış anlaşılıyor ve burada kullanılmış olan tam olarak o değildir. Vogels dediğiniz Phi Kristalleri bazı ses frekanslarıyla birlikte madde üzerinde inanılmaz etkilere sahiptir. Bunlar ayrıca kırık kemikleri daha hızlı iyileştirme ve fiziksel bedende bazı organları yenileme yeteneğine sahiptir.


VOGEL KRİSTALLERİ

Böylece, phi’nin spesifik oktavlarındaki kristal ses hem organik hemde organik olmayan madde üzerinde etkiye sahiptir. Ses her boyutta nedensel bir kuvvettir. Bunun gibi sadece maddeyi havaya kaldırmak için değil, ayrıca yapıları daha güvenli bir şekilde bağlamak için, yapıları yapıştırıcı şekilde kuvvetlendirmek için de kullanılabilir. Piramitlerin tahrip edilememesinin nedeni budur. Görüyorsunuz, her gün algıladığınız 3B fiziksel dünya görünmez bir matrix kalıbından, enerji damgalarından veya kalıplarından yapılmıştır. Bu kalıplar bir bakıma sıvı veya formsuzdur. Onlar varolurken, maddedeki son formları olasılığın, olasılıktan etkilenen bilincin bir sonucudur.



Piramitlerin insanlık tarafından henüz anlaşılmayan sayısız önemli özellikleri vardır.



Bu özellikle piramitlerin enerjisel olarak spesifik ışık - ses oktavlarına uyumlu olduğu Giza kompleksinde doğrudur. Mısır Piramitlerinin duvarlarına ve odalarına kazınan hiyeroglif sembollerin çoğu, seslendirildiği zaman onları daha büyük boyutsallığa aktive eden spesifik sonik perdeleri ortaya koyan öğretici kılavuzlardır. Phi oktav sesi fantastik ve henüz keşfedilmemiş gizemlere, kadim simya bilgisine götüren sayısız kapıları otomatik olarak açan yankıları tetikler. Ama bu gerçek arayıcılar içindir, bilgiye susamış ve bilgiyi elde etmek için çalışmaya istekli olanlar içindir. Bu sırlar herkes içindir, belirli titreşimsel ses oktavlarını öğrenmek ve anlamak için gerekli ışık içeriğine sahip olan herkes için.



Ruh Büyümesi Arketipi



Her yoğunluğun insanlığa öğrettiği bazı dersler vardır, her biriniz sonraki seviye için gerekli olan titreşim seviyesine erişmek için bu derslerden geçmelisiniz.



Her titreşim seviyesi öğrenilmesi gereken belirli bir ders için bir arketipe bağlanabilir, VARLIĞINIZIN üçlü bileşenlerinin her bir için: Ruhsal, Zihinsel ve Fiziksel, Beden, Zihin ve Ruh.



Bir Piramide girip Kapının adımlarına çıkmayı beklemeyin. Nefes, tonlama ve meditasyon zihninin disiplinlerini kullanmaya istekli değilseniz veya kullanamıyorsanız, sadece bir binanın içinde oturuyor olabilirsiniz.



Aydınlanmanın bedava yolculukları, kestirme yolları yoktur. Ancak Sevgililer birçok yaşamda dağa çıkmak için didindiniz. İşi bitirmenin zamanıdır. Sizler insan rolü oynayan güçlü ruhsal varlıklarsınız. Bunu yapabilirsiniz. Doğru odaklanmayla, piramit sizi genişletebilir.



Bitirme



Şimdi, bir paylaşım ile bitireceğiz. Gezegende mevcut olan güç düğümleri aslında beyaz deliklerdir, yenilenmiş enerjinin evreninizi aydınlattığı bölgelerdir.



Duraklayın ve söylediğimiz şeyi düşünün.



Bu koordinatlar, bu enerji iletkenleri tüm paralelleri, boyutları ve olası realiteleri birleştirir! Giza Piramidi bu on iki supra beyaz deliğin en merkezi ve en güçlüsünde oturmaktadır.



Bunların yarattığı enerjiler düşünceyi maddeye katılaştırma yeteneğine sahiptir, ama ayrıca arzuyu veya duayı deneyime katılaştırma yeteneğine sahiptir. Tüm Phi Piramitleri ve tüm güç düğümleri bu beyaz deliklerden çeker ve onların alt koordinatı olurlar.



Sevgililer, bu yerlere girdiğiniz zaman enine boyuna düşünün. Sadece yüce düşünceler taşıyın. Nefret, korku ve yoksunluk zihniyetleri size asla hizmet etmez. Size bolluk dolu bir yaşam diliyoruz.



Zihinsel olarak üzerinde durduğunuz şeyleri kendinize, deneyiminize çekersiniz. Bu Çekim Yasasıdır. Tüm düşünceler güç düğümlerinde ve piramitlerde üssel olarak yükseltilir, büyütülür.



İstediğiniz şey için dua edin.



Ve şunu hatırlayın: Sevgi Evrendeki en güçlü enerjidir. Nefretten kat kat daha büyüktür. Savaşı sona erdirmek istiyorsanız, savaştan nefret ederek savaşı bitiremezsiniz, savaşı sevgi dolu barış ile bitirirsiniz. Bu kavramı düşünün ve bunu yaşamınızın tüm veçhelerine uygulayın. Buna uygun olarak Kozmik Tetikleyicinin Piramidine girin.



Ben Metatron’um ve bu Gerçekleri paylaşıyorum. Sizler Sevgililersiniz.



Ve öyledir.



Earth-Keeper.com

(ÇEVİRİ: Saffet Güler)


Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 27/03/2009 :  15:26:46  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Umarim belli bir sirayi bozmuyorumdur. Konu basligi Yuvadan Mektuplar oldugu icin Kozmik Kafesle ilgili yazilimi buradan aktarmak gerekliligini gordum.

Kryon 5 Yuvdan Mektuplar kitabının 381. sayfasinda kozmik kafesin seklini ozetle soyle tarif etmistir:
Ag degildir
Heryerde bulunur
Vucudumuza benzer hucrelerden olusmustur ( enerji hucreleri )
12 kenarli bal petegi seklindedirler
Herbiri yanyana bulunur ancak birbirlerine degmezler
Beyin gibi, noronlarin degmemesi gibi ki boylelikle enerji aktarımını saglarlar

Kozmik kafesin isleyisini kavradigimizda olumcul hastaliklari ve yaslanmayi durdurabilecegimiz, isinlanmayi kullanabilecegimiz de belirtilmektedir.


Kryon 5 Yuvadan Mektuplar - EMF Bölümü

The Universal Calibration Lattice® (Evrensel Uyum Kafesi) by Peggy Phoenix Dubro
Bu yazının orijinali, Lee Carroll'ın Kryon #7 kitabı olan Letters From Home'dan alınmıştır. Türkçesi; Yuvadan Mektuplar (Akaşa Yayınları)

Lee Carroll'ın Önsözü
Peggy Phoenix Dubro, insan enerji anatomisinde bulunan ve herbirimizi Kozmik Kafes'e bağlayan bir sistem olan Evrensel Uyum Kafesi ( UCL ) ile ilgili bilgiye kanallık etmiştir. Peggy ayrıca The EMF Balancing Technique® 'i yaratmış ve geliştirmiştir. Bu, Ruh ve biyolojinin bütünleşmesini hızlandıran yeni bir enerji sistemidir, ki bu sayede siz sağlığınızı güçlendirebilir ve siz olan mucizeyi birlikte yaratabilirsiniz. The EMF Balancing Technique , ayrıca gelişim sürecini desteklemek ve hızlandırmak için Evrensel Uyum Kafesi ile birlikte çalışmak üzere tasarlanmıştır. Bu teknik, bir insanın bir başka insanın elektromanyetik alanında yaptığı çalışmayı ve etkiyi içerir ve herkesin kolayca öğrenebileceği bir sistematik işlemle uygulanır. Ruhun sunmuş olduğu bu işlem, şimdi kullanabileceğimiz değerli bir alettir. The EMF Balancing Technique, Kryon'un bizi varlığımızın tüm enerjisini barındırmaya davet ederken sözünü ettiği yeni enerji sistemlerinin birincisidir. Bu olumlu, uygulanabilir bir güçlendirmedir.

Peggy on yıldır kafes bilgisiyle çalışıyor ve artık kendisinin Ruhun bu armağanının doğası ve yararları konusunda öncü bir otorite olarak kabulettirmiş bulunuyor. Kryon Kozmik Kafes'in, şimdi insanlara sunulan en mükemmel alet olduğunu bildiriyor.( Bk.New Hampshire celsesi, Kasım 1997). Kendi kafesiniz vasıtasıyla Kozmik Kafes'in enerjisine bağlanıp, yeni yetenekler kazandıran bir hücresel farkındalığa ulaşabilirsiniz. Böylece berraklık, derin bir huzur, daha iyi bir sağlık, gençleşme gibi gizli yetenekleriniz ortaya çıkar. Tüm dünyada birçok insan Tanrısal Doğa'sına uyanmakta ve diğerlerinin de bunu hatırlamalarına yardımcı olmak istemektedir.

The EMF Balancing Technique, Evrensel Uyum Kafesi'ne ( UCL ) yumuşak, güçlü ve besleyici bir biçimde bir kapı açar. Kryon Uluslararası Seminer Grubunun üyeleri olan Peggy ve Steve tüm dünyada bu teknikle yaşam güçlendirici kurslar vermektedir. The EMF Balancing Technique bizi elektromanyetik doğamızın farkındalığına - yeni bir farkındalığa - ulaştıran çağdaş bir inisiyasyondur. O, Kozmik Kafes'le sürekli bir bağlantı oluşturan enerji anatomimizle ilgili bilgi sunar ve yeni enerjiyi hemen kullanabilmemizi sağlar. The EMF Balancing Technique bizi -varlığımızın daha büyük enerjisini kabul edebilmemiz için - yeni enerjiye bağlar. Peggy insan enerji alanını ışık ve enerji iplikleri olarak gören benzersiz bir anlayış geliştirmiştir. Şimdi sözü UCL ve The EMF Balancing Technique ile ilgili öncü çalışmasını anlatması için Peggy'ye bırakıyorum. Kryon, Evrensel Uyum Kafesi'ini " Kozmik Kafes'in giriş kapısı " olarak adlandırıyor. The EMF Balancing Technique onun daha önce sözünü ettiği enerji çalışmasıdır.

The EMF Balancing Technique® - Sevginin Gelişimsel Bir Enerji Sistemi
California'da güzel, güneşli bir gün. Salon aydınlık ve ışıkla dolu. Salonda on-iki kişinin birbirleri üzerinde enerji çalışması yaptığını görüyorum. Herbirinizin enerji alanında bulunan altın iplikler (hatlar) The EMF Balancing Technique denen bir yöntemle ayarlanıyorlar. Bugün altı günlük seminerin dördüncü günü ve onların hareketleri şimdiden zarafet ve beceriyi yansıtıyor. Onlar, altın enerjiyle çalışırken, yüzleri içlerindeki Yaradan'ı tanımanın sevinciyle ışıldıyor. Birden, Kryon olarak tanıdığım o bildik sıcaklık kalbimi doldurmaya başlıyor. " Bu insanlara, bu sevgili varlıklara bir bak," diyor o. " daha birkaç gün önce onlar birbirlerine yabancıydılar, şimdi ise bir aile oldular. " Salonu bir sevgi dalgasının kapladığını hissederken, gözlerim sevinç gözyaşlarıyla doluyor. Olan biteni katılımcılara söylediğimde, onlar da bu sevgi enerjisini hissettiklerini bildiriyorlar. Onlara bir önceki kursta birisinin " Getting to Know You " ( Seni tanımaya başlıyorum ) şarkısını mırıldandığını söylüyorum ve hepimiz gülüyoruz. Bu Kryon' un eylem halindeki enerji çalışmasıdır.

Tüm Enerjimizi Taşımak - Eski ve Yeni Enerji Dinamiklerini Bütünleştirmek
Kryon bizim kendini muktedir kılmış insanlar olmamızda ısrar eder ve bizi varlığımızın tüm enerjisini taşımaya teşvik eder. O bizim şimdi eskisine kıyasla enerjimizin daha çoğunu zaten taşımakta olduğumuzu söyler. Biz insanların, her birimizi şimdi bekleyen olağanüstü görevi, bu enerjinin tümünü tutmaya ve kullanmaya muktedir güçlü bir ruh yaratmak ve bunu sürdürmektir. Bu zaman zaman baş edilemez bir görev gibi görünebilir, ama Kendini - muktedir - kılmış insanlar olarak biz, bize yardımcı olacak birçok armağan kazanmış durumdayız. Evrensel Uyum Kafesi ( UCL ) bu armağanlardan biridir. O bizim Kozmik Kafesin sınırsız enerjisini kullanmamızı sağlar. Şimdiye dek, spiritüel arayış içerisinde olan insanın genel yolu dikey olagelmiştir; yani, biz Yüksek Benliğimize ulaşmak için yukarıya, Yerküre'ye bağlanmak için de aşağıya yönelirdik. Bu hareket eski, geleneksel enerjide uygundu. Şimdi, bu dikey harekete uygun olarak, enerjiyi günlük yaşama, şimdi ve buraya getirmek için yeni bir yatay enerji hareketini kullanabiliriz. Bu , Ruhla partner olarak birlikte yaratma sürecini güçlendirir.

UCL' in resmine baktığınızda, çakraları Kafes' in uzun ipliklerine bağlayan yatay iplikleri görebilirsiniz. Bu yatay hatları güçlendirmeyi öğrendiğinizde, Tanrı / Yaradan ile birlikte-yaratma yeteneğinizi artırırsınız. Bu yeni enerji dinamiklerindeki yeni spritüel yoldur; o Yerküre'nin enerji-ağını değiştirme konusunda başarılan tüm çalışmanın sonucudur.Şimdi biz birlikte yaratma sürecini tam anlamıyla güçlendirmek için UCL 'ye ulaşabiliriz. Bu kafes farkındalıkla, enerji alıştırmalarıyla ve duygularımızın bilgeliği aktive edildiğinde, varlığı güçlendiren görünmez bir zırh gibi olur. Yuvanın tam bizim bulunduğumuz yerde olduğunu idrak ettiğimizde, bize bu çerçeveyi sevinçle oluşturma fırsatı verilir.

Kısa bir Öz-Geçmiş ve Ahnya ile Buluşma
Yirmiyedi yıl önce, yirmili yaşlarımın başında, Tanrı'yı/ Yaradan'ı hatırlamak için derin bir arzu duydum. Ben dindar bir çevrede büyümüştüm; Kilise'ye devam etmiş, koroda ilahiler söylemiş, ve her yıl Noel meleği rolünü oynamıştım. Tanrı'ya ulaşmak için tutku duyuyordum ve eğer Tanrı benim Babam ise ( o zaman Ana Tanrıça - Tanrı' nın dişi veçhesi - hakkında bir şey bilmiyordum ) bir zamanlar Tanrı'nın bir parçası olmuş olmam gerektiği sonucuna varmıştım. Tüm kalbimle, Tanrı'yı - eskinin yargılayıcı, Kutsal Kitap Tanrı'sını değil şimdi'nin Tanrı'sını - hatırlamak istiyordum.

O zamanlar Tanrı,yı bilme arzumun aynı zamanda kendimi, kim olduğumu hatırlama arzusu olduğunu bilmiyordum. Meditasyon ve mantralar hakkında da birşey bilmiyordum.

Yine de, yaşamaya "Hatırlıyorum, hatırlıyorum" mantrasını solumaya başladım. Ve gerçekten de hatırladım. Karşı konulmaz bir enerji patlaması içinde "başlangıçsız ve son'suz "hale geldim. Her yerde ışık vardı. Varlığımın her hücresine yoğun bir enerji akıyordu, zamanın dışına çıkmış olduğumu hissediyordum, ve çok derin ve yargısız bir sevgi duyuyordum. İşte o zaman, Tanrı'nın gerçek olduğunu anladım. Muazzam bir Sevgi, muazzam bir Işık ve ....muazzam bir karmaşa! Bedenimdeki tüm hücrelerin tam güçlerine kavuştuklarını hissediyordum ve bu güç sevgiyle devrelerimi aşırı yüklemişti. Daha sonra anladım ki, o anda tüm çakralarım açılmıştı.

O zamanlar bana ne olduğunu anlamama yardımcı olacak yeni çağ kitapları yoktu. Daha sonraki onaltı yıl boyunca deneyimlemiş olduğum yoğun sevgi ve enerjiyi açıklayabilecek herşeyi inceledim. Yaşamımın bu bölümünden şimdi "Işık tarafından karmaşaya düşürüldüğüm" bir dönem olarak söz ediyorum. O dönemde bir çok farklı öğretiyi - Zen Budizm, Şamanizm ( Afrika, Brezilya, Kızılderili ), Hristiyanlık, Siddha Yoga, hatta dövüş sanatları ( Tae Kwon Do, Tai Chi ve Kung Fu ) - yoğun bir biçimde inceledim. Bu olağanüstü enerjiyi yaşamımda aktif hale getirmek için herşeyi denedim. Çalışmalarım bana bir çok spiritüel gerçeği sunmuştu: "Gerçek senin içindedir, tüm yanıtlar da; " "Bizler muhteşem varlıklarız ve Üstatlar haline gelebiliriz." Bu bana umut vermişti, ancak bu gerçekleri günlük yaşamımda kullanmakta zorlandım ve onlar tekrar deneyimlemeyi çok istediğim o yoğun sevgi enerjisini üretmediler. Yıllardır çaba göstermeme rağmen yaşamım, işim ve evim karmakarışık bir haldeydi ! Sınırsız - Olana dokunmuştum ve hâlâ çok derin vizyonlar görüyordum, ama günlük yaşamım güçsüzlüğü yansıtıyordu. Düş kırıklığım derinleşti, ama Tanrı'ya duyduğum sevgiyi yitirmedim. Bir "Güç paketine" sahip olduğumu biliyordum ama onu nasıl aktive edecektim? Bu, benim arayışım boyunca varlığını sürdüren bir düşünceydi. Kadim gerçekleri anladıkça ve hepimizin bir olduğunu idrak ettikçe kalbim daha da fazla sevgiyle doluyordu. Ayrıca gerçeğimin tüm enerjisini barındırabilmeyi tutkuyla istiyordum. Yıllar süren arayıştan sonra, içtenlikle ve birazda küskünlükle şunu sordum: " Eğer yanıtlar benim içimdeyse, onların tam olarak nerede olduklarını ve onlara NASIL ulaşacağımı bilmek istiyorum. "

Sonunda, 1988 ilk baharında, bir kez daha "başlangıçsız ve son'suz " oluşu deneyimledim. Bu kez muhteşem ışık saçan dişi bir enerji formuyla karşılaştım. Onun ismi Ahnya idi. Kryon, Ruh aleminde hiç bir cinsiyetin bulunmadığını söyler. Ancak, ben Ahnya'yı dişi enerji olarak deneyimledim. Gerçekten de o cinsiyetsiz bir bütün olan bir varlığın bir veçhesiydi, ancak benim karşıma dişi bir ifade ile çıkmıştı. Ahnya da Kryon öğretmenlerinden biri, onun grubunun bir parçası ve yaptığımız iş vasıtasıyla Kryon' un gezegensel değişimlerini tamamlıyor. Öğretilerimi sunduğum her seferinde Ahnya da oradadır. Kendimi bu sırada zaman zaman ona kanallık yaparken bulurum. Her ne zaman bir The EMF Balancing Technique öğretmeni işini sunsa, her ne zaman bir EMF Uygulayıcısı bir seans yapsa, Ahnya da oradadır.

Ahnya ve ben birleşip tek bir varlık haline geldik ve UCL olarak adlandırdığımız enerji modeli bana ilham edildi. Bu benim ilk kanallık ( medyumluk ) deneyimimdi ve o çok önemli anda muazzam miktarda bir bilgi aldım. Ahnya'dan UCL enerji modelini aldığım anda onun bir armağan olduğunu anladım, ancak onun ne için olduğunu anlamamıştım. Bu enerji bir yıl boyunca uykuda kaldı. Sonra 1989 da, Kryon'un gelmesiyle Kafes aktive edildi. İşim ( yada şimdi anladığım şekliyle kontratım ) ortaya çıkmıştı: Kafesi yorumlayacak, onu kullanmayı öğrenecek ve diğerlerine de kullanmayı öğretecektim. Bu Kafes'in armağanı parça parça ortaya çıktı. Resimde gördüğünüz Kafes'i yorumlamak, onun haritasını çıkarmak ve The EMF Balancing Technique ' nin ilk dört aşamasını geliştirmek için altı yıl harcadım.

1989 da Ahnya'nın bana göstermiş olduğu kalıpları kullanarak evimin dışında çalışmaya, enerji seansları düzenlemeye başladım. ( Daha sonra bu işi insanın enerji alanında " ekin tarlalarında belirlenen şekilleri " çizmeye benzettim.) Kalıpları bana verildiği şekilde uyguluyordum, ancak sonuçlar her insanın ihtiyacına ya da niyetine göre farklılık gösteriyordu. Ara sıra fiziksel şifalar da gerçekleşiyordu, ancak amacım üzerinde çalıştığım enerji alanını bu yeni sisteme göre dengelemek ve aktive etmek olduğundan, ben bunları yan etki olarak görüyordum. Aynı zamanda, yaşamım da çarpıcı bir biçimde değişmeye başlamıştı. Diğerlerinde Kafes'i aktive ederken, kendi enerji sistemim de güçlenmeye ve daha fazla "enerji tutabilmeye" başladı. Kendi gücümü - ki ben ona "Çekirdek Enerji" diyorum - tutabileceğimi fark etmiştim ve böylece Ruhla partnerliğim başlamıştı. İlk kez, bu dünyada kendimi yuvada hissetmeye başlamıştım.

Müşterilerimin yaşamlarında ortaya çıkan olumlu sonuçlar kulaktan kulağa yayıldı ve böylece özel uygulamam başladı. İnsanlar kendilerini " farklı " ve " daha hafif " hissettiklerini ve yaşamlarının daha doyum verici hale geldiğini bildiriyorlardı. Bu sonuca her zaman kolayca ulaşılmıyordu, çünkü yapılması gereken bir iş vardı, ancak müşterilerim ruhlarının sonraki adımlarını izleyebilmek için daha fazla enerjiye ve daha güçlü bir rehberliğe sahip olduklarını görüyorlardı. Tutarlı çalışmayı sürdürerek ve her seferinde bir kişiyle çalışarak işin ünü büyüdü. Daha sonraki yıllarda, bu tekniği okullardaki yetişkin eğitimi programlarında öğrettim ve üniversitelerde, yeni çağ dükkanlarında, sağlık fuarlarında ve iş yerlerinde bu konuda konferanslar verdim. Bazı küçük radyo ve televizyon programlarına katıldım ve yerel gazetelerde olumlu bir biçimde tanıtıldım.

Bu süreçte heyecan verici bir olay yaşadık: 1995 yazında merkezi Connecticut' ta bulunan saygın bir araştırma - geliştirme şirketi Stephen ve benimle bağlantı kurdu. Bu şirket özellikle devlet ve orduyla iş yapıyor ( ve J.Everett Koop' un video sağlık dizilerini üretiyordu). Şirket yetkilileri, bireysel performansı ve grup performansını artırma ve astronotların sağlıklarını güçlendirme konusunda The EMF Balancing Technique Dengeleme Tekniğinin etkilerini incelemek amacıyla Nasa ödeneğine başvurmak için bizimle işbirliği yapmak istediler. Bu deneyde bize düşen şey elektromanyetik alan enerji dengelemesinin etkilerini sınamak için gerekli eğitim ve uygulamayı sağlamaktı. Başka bir değişle, Ruh ile Biyolojiyi bütünleştirerek ortak bilinci geliştirmemiz gerekiyordu! Şirket Nasa ödeneğini alamayınca zamanlamanın doğru olmadığını anlamış olduk. Ancak cesaretimizi yitirmemiştik, hala doğru yolda olduğumuzu biliyorduk. Bir yıl sonra, 1996 yazında, Stephen ve ben Kryon'un sözlerini okuduk. Birçokları gibi, bu sözleri çok derin bir biçimde tanımıştık. 1996 sonbaharında, Kryon, Lee Caroll ve Jan Tober ile tanıştık. 1997 Şubat'ında ise resmen birlikte çalışmaya başladık.

Evrensel Uyum Kafesi Kendini - Muktedir - Kılmanın Enerji Modelidir.
Kendini - muktedir - kılmanın enerji modeli neye benziyor? Bunu Atlanta'daki bir Kryon celsesinde Lee/Kryon' a sordum. Ben Kryon'un o bildik sıcaklığını kalbimde hissederken, Lee şöyle söyledi: " Bu yanıtın ne anlama geldiğini bilmiyorum ama bence o ' dantel örgüsüne ' benziyor. Evet, bu sözler on yıldır üzerinde çalıştığım Kafes'i harika bir şekilde tarif ediyordu! Kendini - muktedir - kılmanın enerji modelinin farkındalığına ve anlayışına ulaşmak tekamülümüzün çok önemli bir veçhesidir. Çakralarımızdan yatay olarak ışık iplikleri ve enerji yayılır. Bu iplikler sekiz rakamına benzer döngüler oluşturur. Bu döngüler enerji anatomimizi çevreleyen ve ona nüfuz eden uzun dikey enerji ipliklerini beslerler. İşte bu ağ UCL' yi oluşturur. Ben onu bu şekilde düşünüyorum. Fiziksel anatomimiz kas ve iskelet sistemi gibi birçok sisteme sahiptir. Enerji anatomimiz de sistemler içerir. Bu sistemin - Kafesin - temel modeli ise evrenseldir, yani her insanda aynıdır. UCL'nin bir bölümünde ışık iplikleri genişlediğinde, diğer iplikler farklı bir bölümde karşılık verebilirler. Tıpkı Kozmik Kafes gibi, UCL de esnek ve birbirine bağlı bir yapıya sahiptir. Kişisel enerji kafesimiz makro kozmozun mikro kozmik bir modelidir. UCL bir elektrik transformatörüne benzer biçimde işlev yaparak, bir devreden bir devreye enerji aktarır. İşte bu yüzden biz bu işlemi "yeni enerjiye uyumlanma" olarak adlandırıyoruz. O, bizim niyetimiz yoluyla Kozmik Kafesten çektiğimiz enerjiyi alıp kullanmamızı sağlar.

Niyetin Rolü
UCL'nin temel modeli her birimizde aynı olmasına karşın, uyumlama ( ölçüsünü bulma yada güçlendirme ) herkes için farklı ve kişiseldir. O, kişinin titreşim frekansıyla Kozmik Kafes arasındaki matematiksel ilişkiye bağlıdır. Enerji anatomisinin ipliklerinin uyumlanması çok karmaşık bir işlemdir ve NİYETİN rolü işte bu noktada çok önemlidir. Bir EMF seansının temel niyeti insanın elektromanyetik alanını dengelemek, böylece kişinin enerjisinin Kozmik Kafese mümkün olduğunca çok devre açmasını sağlamaktır.

The EMF Balancing Technique 'nde hareketler son derece zariftir ve kolay bir biçimde uygulanabilir. Seansı alan kişi şifa bulmaktan, Benliğini- tanımaya, gerilimden kurtulmaktan DNA' sının yeniden bağlantı kurabilmesine kadar birçok şey için niyet edebilir. Seans sırasında, kişinin enerji alanı Kozmik Kafese uyumlanır, bu enerji alanında yeni bir düzen oluşturulur ve bu da Sınırsız Kaynaktan (Kozmik Kafes) enerji çekmeyi sağlayacak daha güçlü bir yapı yaratır. Bu bağlantılar kurulduktan sonra, Çoğunlukla birlikte-yaratma gücünde çarpıcı bir artış görülür. Burada belirleyici etken ruhun gelişkenlik düzeyidir. Elektromanyetik alanı dengeleme işlemi bir anda, beklenmedik bir biçimde bir boşalıma neden olabilir. Bu güçlü temelle, titreşim düzeyimizi yükseltiriz, ki bu durumda Dünya'nın titreşim düzeyi de yükselir. İşte Yükseliş denen şeyi kişisel olarak böyle başarabiliriz.

Kryon bize Yaradana, Yükselmiş Üstatlara, ruhani liderlerimize, ailemize ve arkadaşlarımıza duyduğumuz sevginin aslında kendimize duyduğumuz sevginin bir yansıması olduğunu hatırlatır. Biz bu sevgiye sahip çıktıkça, kendimize saygımız ve kendimize verdiğimiz değer de büyür. Bu, Yüksek Benliğimizin sevgisi çok engindir ve biyolojimiz onu tutabilecek kadar güçlü olmalıdır. İşte bu yüzden hazırlık gereklidir! Bu sevgiyi önce kendi içimizde tutarak, bir bütün haline geliriz. Sonra sevgimizi başkalarıyla farklı- daha önce hiç bilmediğimiz- bir perspektiften paylaşırız. UCL' nin aktive edilmesi ve kullanılması kendini sevme ve kendi değerini bilme enerjisini almaya hazırlanmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu, Ruhun biz inayete girerken sunduğu bir armağandır. Uzun bir süredir öğretilerimde sevgi temasını işliyorum.Yıllar boyunca bu sözcüğün yanlış kullanıldığını hissettim. Sonra Kryon ile karşılaştım ve kalbim sevgiyle doldu! Dünya'nın enerjisi nihayet sevginin sürekli akışı için hazırdır, biz onu gerçekten idare edebileceğiz. Şimdi bunu UCL' yi kullanarak şefkat,sevgi ve sevinçle yapabiliriz.

Evrensel Uyum Kafesinin İpliklerinin Tıngırtılması - Elektriksel Bir Gelişim
Evrenle gerçekten iyi bir iletişim kurmak istiyorsanız, bu beceriyi uygulamayla geliştirebilirsiniz. O telli bir çalgıyı tıngırdatmaya benzer. Bir çoğunuz zaten Kozmik Kafese ulaşıp onun ipliklerini direkt olarak tıngırdatabiliyorsunuz, sizler meditasyon, enerji çalışması ya da niyet yoluyla titreşim yaratıyorsunuz. İlk önce UCL'nin ipliklerini tıngırtadarak, siz bağlantıya kişisel imzanızı atmış ve evrene karşılık vereceği adresi bildirmiş olursunuz. UCL' in dış iplikleri enerji anatomimizin bir parçasıdır. Resme baktığınızda, onların canlı ve titreşiyor olduklarını hissedebilirsiniz. Bu enerji ipliklerini nasıl kullanacağınızı öğrendiğinizde, Kozmik Kafesle olan iletişiminizi berraklaştırır ve arttırırsınız. Artık Kafesin sonuçta meydana gelen titreşimi size direkt olarak karşılık verebilir. Kişisel bağlantınızla UCL' ye dokunmanız sonucunda Kendinizi fazlasıyla güçlendirebilirsiniz. Sizler kozmik plana - daha önce sadece Üstatların yapmış olduğu bir biçimde - katılmaya davet ediliyorsunuz. Siz bir üstatsınız, siz ruhsunuz. Sizi kendi üstatlığınızı ortaya çıkarmaya davet ediyoruz.

Tüm ışık işçilerinin çabalarıyla, bu gezegende - ve kendi içimizde - büyük değişiklikler yarattık. Enerji anatomimiz de - biz mümkün olduğunca çok ışık ve enerji tutabilme yönünde ilerlerken - bu çabaları yansıtıyor. Çalışmalarımız, UCL de dahil olmak üzere, bu çağdaş enerji sisteminin doğumuna katkıda bulundu. Kemiklerinizin mineral bileşimi, iskeletinizi elektromanyetik enerjinin ideal bir iletkeni haline getiriyor. Derimizin rengi ne olursa olsun, içimizde elektrik mavisini barındırıyoruz. UCL'yi oluşturan "şey " enerji alanınızın bir parçasıdır ve o bir şekil almaya başlamıştır. Ben enerji modelleriyle çalıştıkça, ışık bedenin gelişimini en ön sırada görebilme ayrıcalığına sahip olduğumu fark ettim. Burada UCL hakkında sunulan bilgi - bireysel olarak ve gruplar halinde - binlerce insanla yapılmış çalışmanın ürünüdür.

'8' Rakamı Şeklindeki Sonsuzluk Döngüleri
Ahnya bana çakralardan yayılan ve bizi Çekirdek enerjiye bağlayan sekiz rakamı şeklindeki döngüleri göstermeye başladı. Bunlar UCL' nin kendini dengeleyen döngüleridir. Onlar, Yaradan' la aramızdaki sonsuz bağlantıyı temsil eden sonsuzluk sembolünü oluştururlar. Bu ışık döngülerinin evrenden insan biyolojisine bilgi aktardıklarını gördüm. Biyolojinin de sekiz şeklindeki döngülerle evrene bilgi gönderdiğini gördüğümde, enerji anatomisinin bu bölümünün aktive edilmesiyle oldukça büyük bir tekamül sıçramasını gerçekleştirdiğimizi fark ettim. İşte bu, birlikte- yaratmayı buraya ve şimdiye getiren vasıtadır. Evrenden geri gelen enerji dalgası gelecek realitenizi şekillendiren deneyimleri de beraberinde getirir.

Sekiz rakamı şeklindeki sonsuzluk döngülerini ilk kez gözlemledikten sonra, UCL'nin dış çerçevesini yaratan uzun iplikler oluştu. Bu uzun ipliklerin onikisi Kafesin dış katmanını oluşturuyordu. Son zamanlarda, sekiz rakamı şeklindeki döngülerin ortasından geçen oniki iplik daha aktive edildi. Enerji alanında kalıpların oluşmasının yanı sıra,niyet ve enerji çalışmaları Kafesin tam formunun oluşmasına yardımcı olur. Bu ne kadar güzel bir gelişimdir! UCL üzerinde çalıştıkça, biyolojimizde yeni enerjiyi tutma kapasitenizi de artırırsınız. Bu UCL' nin tam oluşumunun gerçekleşmesini de sağlar. Siz bu sözleri okurken ve resmi incelerken dahi varlığınızda Kafes enerjisini harekete geçiriyorsunuz. Bu mesaj sisteminin "nasıl işlediğine " dair temel bir anlayış kazandığımızda, gerçekten kendi realitemizin yaratıcıları olduğumuzu da idrak ederiz. Evrene sevecen bir biçimde daha güçlü ve berrak mesajlar göndererek, daha güçlü ve berrak bir realite yaratırız.

Biz 11:11 zamanında,kendimiz için daha büyük bir sorumluluk üstlenmeyi kabul ettik. Solara'nın çalışması kendi enerjimizi daha büyük ölçüde kabul etmemizi de içeriyordu ve sonuç olarak kişisel kayıtlarımız enerji alanlarımıza salındı. Tarihiniz- kalıtsal kalıplarınız, geçmiş yaşam kayıtlarınız ve bu yaşamda deneyimlediğiniz tüm olaylar- arkanızda bulunan uzun bilgi ipliklerinde kayıtlıdır. Bu kayıtlar minik ışık disklerine benzerler; onlar bilgiyi elektromanyetik olarak tutarlar. Aşırı miktarda enerji bu disklerden birini sardığında, o şimdiki zamanda sürekli tekrarlanan bir realite olarak tezahür eder. Eğer bu realite bizim arzuladığımız şeyse, bu iyidir. Ancak genelde " enerji tarihimiz " gelişimimizi engelleyen bir olumsuzlluk çapası haline gelen tekrarlamalı bir kalıp yaratır. Arkamızdaki uzun ipliklerdeki enerjiyi dengelerken niyetimiz, enerji tarihini yada geçmişi altın bir bilgelik ve destek sütununa dönüştürmektir. Aşırı miktarda bulunan "olumsuz" enerjiyi yumuşak bir biçimde salarak, onu realitemizi ŞİMDİ'de birlikte-yaratırken daha yararlı biçimlerde kullanılmak üzere serbest bırakırız. Biz karmik temizliği zerafet ve inayetle yapma fırsatına sahip olduğumuz bir zamanda yaşıyoruz. Bu iplikler de bu kişisel zerafet ve inayet haline sahip çıkabilmek için ihtiyaç duyduğumuz yüksek miktarda enerjinin kanallarıdır.

Resimde bedenin merkezinden direkt şekilde geçen saf ışık sütununa bir göz atın. Burada, merkezinizde, gelişme halindeki çakra sisteminin birleşimi bulunur. Bu çekirdek enerjidir, o UCL'nin bizi Sınırsız Kaynağa bağlayan açık devresidir. Burada enerji akışı ne kadar büyük olursa, içimizdeki spiritüel bilgi salınımı da o kadar büyük olur. Kryon'un söylediği gibi, çağların bilgeliği içimizde bulunmaktadır. Spiritüel zeka her birimizin doğasında vardır; ancak bu zekayı kullanmaya niyet etmek bize bağlıdır. Ruh ile Biyolojinin evliliği bir realitedir ve bizi bekleyen görev bu realitenin kolaylaştırılmasıdır. Bu sürecin tipik bir özelliği de dış dünyada ne olup biterse bitsin, çok derin bir huzur hissetmenizdir. Kryon'un " Katran Yatağı " meselini hatırlıyor musunuz? Geçmişin aşırı enerji yüklerini (şarjını) salıverdiğinizde ve çekirdek enerjinizi güçledirdiğinizde, ilerlemenizi engellemiş olan yoğun "Katran" da temizlenir. Böylece Yüksek Benliğinizle partnerliğe doğru ilerlersiniz ve en sonunda Yükseliş Statüsüne geçersiniz. Burada, özünüzde, sonsuz şimdiyi deneyimlemeye başlayabilirsiniz.

Şimdi'de ne kadar çok bulunursanız, taşıdığınız enerji de o kadar büyük olur. Geçmişinizin ve gelecek potansiyelinizin enerjisi tümüyle Şimdi'yi besler. Yükseliş için ihtiyaç duyulan güç şimdide bulunur. İnsanın enerji alanının ön tarafındaki ışık iplikleri potansiyel olasılıklar alanını içerir. Lineer zamanda, biz buna gelecek diyoruz. Buraya umutlarımızı, hayallerimizi ve dileklerimizi yerleştiririz. UCL'nin bu bölümüne biz ayrıca korku ve endişe dolu olaylarımızı da yerleştiririz. Bu uzun bilgi ipliklerinde yer alan ışık diskleri verici-alıcı işlevi görüp " benzer " enerjiyi çekerler. Evren bizi asla yargılamaz, biz özgür iradeye sahibiz. Bizler sonsuz olasılıklara sahip varlıklarız. Aktarımın gücüne bağlı olarak bir realite tezahür ettirebiliriz. Elbette, olumlu bir düşünce ile umutlarımıza ve dileklerimize odaklandığımızda, korku ve endişemizden kurtulma yolunda çalışıyor oluruz. Böylece " Katran'ı " temizlerken birlikte-yaratma yeteneğimizi güçlendirir ve birlikte-yaratma niyetimizi olası gelecekler alanına "ekeriz". Şimdi siz UCL hakkındaki yöntemsel bilgiyi, siz birlikte-yaratırken ne olduğunu, neden dikkatimizi verdiğimiz şey haline geldiğimizi daha iyi anlayabilirsiniz.

Dairesel Zaman
Bir kez daha UCL'nin resmini incelerken, arkadaki enerjinin (geçmişin) nasıl merkezdeki enerjiye (şimdiye) bağlandığını ve ona bilgi aktardığına dikkat edin. Bu çekirdek enerji de ön taraftaki enerjiye (geleceğe) bağlanır ve ona bilgi aktarır. Kanallar her iki tarafa da açıktır, böylece gelecek şimdi'ye, hatta geçmişe bilgi aktarabilir. Burada, dairesel bir zamanda yaşamanın ne anlama geldiğini anlamaya başlarız. Bu geçmiş, şimdi ve gelecek bağlantısı, ebedi ŞİMDİ'yi yaratır. Gerçekte geçmiş, şimdiki zaman ya da gelecek yoktur; sadece ŞİMDİ vardır. Bu bilgi yeni değildir. Ram Dass'ın " Şimdi Burada Ol " adlı kitabını yirmi-beş yıl önce okudum (ve sevdim). Yıllar süren bir çaılşmadan sonra " şimdi burada ol " a geri döndüm.

Ancak, şimdi bir fark var: bunu daha önce bizim için mümkün olmayan bir biçimde yapabiliriz. Bu Kryon'un gezegen üzerinde yaptığı manyetik ayarlamaların bir sonucudur. Kryon celselerde, "Bu bilgi onu şimdi duyanlar ve okuyanlar içindir " derken, bizİ ŞİMDİ'de olmayı deneyimlemeye teşvik eder. O bizlere " zamanın, zaman çerçevesinin aynı olduğunu " hatırlatır. Biz dairesel zaman denilen alanda nasıl yaşadığımızı öğrenirken, gerçekten " varlığımızın daha büyük enerjisini taşıyor " oluruz. The EMF Balancing Technique bize bu bilgiyle ŞİMDİ'de çalışmanın pratik yolunu öğretir.

Evrensel Uyuma Bir Çağrı
Kryon Kozmik Kafesin Ruhun bize sunduğu en güçlü aletlerden biri olduğunu söyler. O, fizikçileri Kozmik Kafesin enerjisini incelemeye teşvik eder ve orada insanlığa çok yararlı olacak büyük keşiflerin bulunduğunu bildirir. Kryon ayrıca bizi Kozmik Kafesin enerjisini kişisel olarak kullanabileceğimiz bir titreşim frekansına geçmeye davet eder. Günlük yaşamımızda bu enerjiden daha fazla yararlanabilmek için kendi enerji anatomimizi güçlendirmeli ve dengelemeliyiz. UCL bizim Kozmik Kafesle olan kişisel arayüzümüzdür. Bu gelişim süreci fiziksel bedenimizde aslında olduğumuz altın enerji varlığının tam ifadesini meydana getirecektir. Bu enerjisel uyumlanma sahneyi Yaradan ile benzersiz ve birbirini etkileyen bir birleşmeye hazırlar. Uyumlanma, bizim Kryon'un çalışmasının bize sunduğu artan enerjiyi tutup ifade etmemizi mümkün kılar. Biz bunu yeni enerjiye uyumlanma, bağlanma olarak adlandırıyoruz.Bu enerji aslında hepimizin içinde bulunan spiritüel kıvılcım ya da güçtür. Evrensel Uyumu çağırmanın hedefi kişisel arayüzümüz UCL' yi kullanarak bilinçli bir biçimde Sonsuzlukla daha güçlü bir birlik kurabilmektir. Eşzamanlılıklar sadece başlangıçtır! Birçoğunuz şimdi bulunduğunuz yerin aslında yuva olduğu realitesini yaşıyorsunuz. Bizi Ruhtan ayıran perde şeffaflaştıkça yalnızlık hissi de kaybolur. Bu süreç 90' lı yılların başında başladı ve 2012 yılına kadar devam edecek. Enerji çalışması süreçte çok büyük bir önem taşıyor!

Sevginin Elektromanyetik Yasalarını Yeniden Uygulamak
Sevginin spritüel yasaları ve Elektromanyetizm, Ruh ile yeniden bağlantı kurma,birlikte- yaratma ve bütünleşme sürecinde kullanılmak üzere keşfedilmeyi ve yeniden uygulanmayı bekliyorlar. UCL canlıdır, sevgiyle titreşir ve buna saygı gösterilmesi gerekir. Bana Ahnya tarafından aktarılan enerji dengeleme bilgisini yorumlarken, genelde enerji modellerini doğru biçimde takip edebiliyordum. Ancak belli bir hareketi doğru bir biçimde yapmadığımda, Ahnya beni yumuşak, sevecen ve sabırlı bir biçimde düzeltiyordu. Tercih edilen sırada hareketleri yumuşak bir biçimde yaparken ellerimin ve kollarımın bana ait olmadığı hissine kapılıyordum. O zamandan beri birkaç kez Rehberlerim değişti, ancak başlangıçta üç uzun boylu ışık varlık benimle birlikte bulunuyordu. Onlar daima yanımdaydılar ve sol tarafımda duruyorlardı. Onları sevgiyle Üç Bilge Dost olarak adlandırmıştım. Bir gün yaptığım işe bir isim vermemin zamanının geldiğini hissettim. Aldığım güçlü rehberliği izleyerek, bu işlemi "EMF Balancing Technique" ki burada EMF Elektromanyetik Alan demektir- olarak isimlendirdim. Ancak hemen sonra " Ne! " dedim "Bu akılda kolay kalan ya da gösterişli bir isim değil! Ona 'Yıldız Kapısı' gibi bir isim veremez miyiz?" Yumuşak bir biçimde "Hayır " dediler ve yakın bir gelecekte insanların EMF' nin farkına varacaklarını bu ismin onlar için anlamlı olacağını söylediler. Bu bilgi 1989 yılında alınmıştı. Şimdi ise insan bedeninin elektromanyetik alanının gelişimimiz için birçok anahtarı barındırdığını biliyoruz.


Edited by - alemtac on 27/03/2009 15:31:00
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 27/03/2009 :  15:31:24  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Altın Enerji Modelleri - Işık Kalıpları
Ahnya'nın bana aktardığı bilgiyle birlikte, her birimizden- içimizden ve çevremizden- yayılan altın ışığı fark etmeye başladım. Ayrıca birçok kristalimsi ışık modeli gördüm. Bu modellere kanallık etme deneyimim, "enerjisel olarak bu modeller haline gelmemdi." Burası bu işlemi tarif etmenin yeri değil, ancak bugüne dek bu modellerin beş tanesi "haline geldim." Onlar elmas şeklindeki ışık ve enerji kalıplarına benziyorlar. Ben bu kalıpları The EMF Balancing Technique 'in kalbini oluşturan aletler olarak görüyorum. Kalıplar her bireyin UCL' sinde uyandırılırken ya da berraklaştırılırken katalizör görevi görüyorlar. Kalıplar, enerji dengeleme tekniğini hızla öğretmemi ve UCL' ye hemen ulaşabilmeleri öğrencilerin enerji alanlarında ayarlamalar yapabilmemi mümkün kılıyorlar.

Kurslar teori, uygulama ve sözsüz iletişimle sunuluyor: Teori sözcüklerle açıklanıyor; yöntem ellerle uygulanıyor ve sözsüz eğitimde ışık kalıplarıyla aktarılıyor. Eğitim görsel ve öğrenilmesi de kolay. Kurslarda büyük bir sevinç hissediliyor ve öğrenciler daima enerjinin kutsal ve sevecen bir his verdiğini söylüyorlar. Bu altın enerji modelleri enerji alanında tekrar edilen bir dizi hareketle çiziliyor. Bu, ilk olumsuzluğun acısını tekrar yaşamak zorunda kalmadan, UCL' nin yumuşak bir biçimde aktive edilmesi ve güçlendirilmesi için enerjinin belli niyetlerle yeniden modellendirilmesi ya da uyumlanmasıyla sonuçlanıyor. Ders öğrenilmiş, Bilgelik kazanılmıştır. Çalışma ayrıca insandan insana elektromanyetik bağlantının dinamiklerinin anlaşılmasını da kolaylaştırır. İnsanın enerji alanında bu kalıpları çizerken kullanılan hareketler zariftir ve Tai Chi'ye benzerler. İşlemler kesin ve tamdır. Ayaklardan başa, önden arkaya, baştan yine ayaklara doğru çalışırız. Bu evrensel uyumlamayı daima Yerküre'ye güçlü bir biçimde bağlanarak tamamlarız. Yerküre ile partnerliğimizi onurlandırmanın ne kadar kutsal ve gerekli olduğunu söylememe gerek olduğunu sanmıyorum!

The EMF Balancing Technique®'inin Dört Aşaması- Kısa Bir Özet
The EMF Balancing Technique seansı sırasında, insan bunun bilincinde olsun ya da olmasın, uyumlama işlemi herkes için gerçekleşir. Çoğu insan enerjinin bedeninde hareket ettiğini hisseder, ancak bu başarılı bir seans için gerekli değildir. Her seans şöyle başlar: "İçimdeki Yaradan'dan, içindeki Yaradan'a ve birlikteliğimiz adına, başlayalım". Bu, içsel bilgeliğin karşılıklı olarak kabul ve tasdik edilmesi ve onurlandırılması anlamına gelir. The EMF Balancing Technique insanın enerji alanında çizilen dört farklı enerji modeli ya da dört aşama içerir. Bu hareketler uyumlamayı gerçekleştirirler, bu da Kozmik Kafesle kişisel bağlantıyı (ya da Yükseliş bağlantısını) güçlendirir.

Her model belirli bir niyete sahiptir:

I.Aşama: Bilgelik ile duyguları( zihni ve kalbi) dengelemek içindir. Bu ilk model stresten kurtulma, ve bir özgürlük ve esenlik hissiyle sonuçlanır. Yeni enerjide kalple düşünmenin ve zihinle hissetmenin ne anlama gelebileceğini düşünmek yararlı olur. Burada enerji anatomisinde çakra sistemiyle karşılıklı etkileşen bir katman oluşturan ışık ve enerji iplikleriyle çalışmayı öğrenirsiniz. Bilgelik ve duyguların dengelenmesi önemlidir. Bilgelik derken bununla muhakeme, düzenleme ve anlama yeteneğini kastediyorum.

II.Aşama: Kendini yönetme ve destekleme üzerinde odaklanmak içindir. Bu aşamada, geçmişimizde birikmiş duygusal enerjileri, onlara neden olan acı verici olayları tekrar yaşamak zorunda kalmadan yumuşak bir biçimde salabiliriz. Niyetimiz geçmişimizi altından bir bilgelik ve destek sütununa, bizi şimdi' de merkezleyen bir çekirdek enerji sütununa dönüştürmektir. Bu altın sütun Kendini-muktedir kılma enerjisel duruşunu da destekler. Artık geçmişimizden kaynaklanan olumsuz enerji çapaları bizi engelleyemez! Burada sorulması gereken soru şudur: "Bütüne daha verimli şekilde nasıl bağlanabilirim?" Bu yüzden iplikleri- ki ben onları kalıtım, genetik, geçmiş- yaşam ve şimdiki yaşam ile ilgili bilgi taşıyan, geometrik şekilli ışık diskleri olarak görürüm- anlamak önemlidir. Her bir dakikanın ayrıntısı kaydedilmiştir. Kryon (8 Mayıs 1999'da) DNA'mızın manyetik kılıfından söz etti ve bilim adamlarının "bir şeyin eksik olduğunu" anlamadan onu bulamayacaklarını söyledi. Bunlar Yaradan'ın manyetik kodlarıdır.

III.Aşama: Çekirdek enerjiyi yoğunlaştırmak içindir. Bu tuttuğumuz enerjiyi yaymamıza izin verir. Bu aşamada platin enerjisi takdim edilir ve çakralar çekirdek enerjiye uyumlanırken, enerji anatomisi içinde bir birleşme meydana gelir. Bu uyumlama, biz Evrensel işleyişte daha büyük bür sorumluluk üstlenirken gereklidir. Burada spiritüel zekamızı ifade eder, huzuru deneyimler, ve BEN BEN'İM kavramını hatırlarız.

IV.Aşama: Enerjisel başarı üzerinde odaklanmak içindir. Genelde, gelecek olarak adlandırdığımız bir potansiyele sahip bulunuruz. Bu Aşamada, yaşamımızı Ruhla birlikte-yaratma amacıyla,UCL içindeki belirli enerji alıcıları ve aktarıcılarını uyumlamayı öğreniriz. Kafesin bir bölümünü ayarlarız ki, böylece potansiyelimizi sevinçle birlikte- yaratabilelim. Yaradan ile partner olmak ne büyük bir ayrıcalıktır!

Tüm Aşamalarda model Ruhtan ilk başta alındığı şekliyle uygulanır, ancak uyumlama her insanın sahip olduğu bilgeliğe göre değişir. Herkes farkıldır, bu nedenle sonuçlar da her zaman ilginç ve bireyseldir. Hala Evrenin her birimizle böyle kişisel oluşuna şaşırıyorum! Kozmik Kafes hepimizin karmaşık bir parçası ve hepimiz birbirimize bağlıyız. Böylece, Kryon' da hepimizi Aile olarak adlandırır.

Üstatlık: Dengenin Duruşu
The EMF Balancing Technique çalışmasının asıl odağı günlük yaşamda dengenin sağlanmasıdır. Dengenin bu altın duruşuna- biz, Dünya ve Evren gelişim halindeki enerjisel realitenin yeni yapılarına uyumlanırken- tekrar tekrar meydan okunur. Bu duruşu sürdürürken ve ona bağlı yüksek titreşimleri kazanırken, dengesiz koşulların kolayca ortadan kalkabileceğini göreceksiniz. Daha sonra birçok kişinin şifa olarak adlandırdığı şeye sahip olursunuz. Bireysel kutsal dengenizi sürdürürken,ortak bütünün huzur,barış ve istikrarına büyük bir katkıda bulunuyor olursunuz. Bu denge o zaman zerafetin ifadesinin bir anahtarı olur.

Bizden üstatlığa erişmemizin istendiğini hatırlayın. Üstatlığa erişmek, varlığımızın tüm enerjisini,bütününü tutabilmek,barındırabilmek anlamına gelir. Kryon bizden bunu yapmamızı ister ve bunu zerafetle yapabileceğimizi söyler. Kimimiz onu gülünç bir biçimde yapabiliriz,ancak yine de yapabiliriz. Üstatlık düzeyinde yaşamanın sizin işin ne anlama gelebileceğini bir an düşünün: Her zaman huzurlu bir görünüm, sevinç dolu bir yürek, hiç kimseyi yargılamama, sabır, mizah duygusu, şefkat, alçak gönüllülük, sessizlik, zarafet.....Üstatlık düzeyi ne zaman vermek ve ne zaman almak gerektiğini bilecek bilgeliği kazanmayı da içerir.

Üstatlık düzeyine eriştiğimizde, diğerlerinin de bu düzeye erişmelerine yardımcı olabilir, böylece hepimiz Yükselişe erişmek için gerekli enerjiyi tutabiliriz. Bu sevgi dolu bir süreçtir: Bu süreçte yaşamımızı daha mutlu bir hale getirir, titreşimimizi yükseltir ve diğerlerinin de yükseltmelerine yardımcı oluruz. The EMF Balancing Technique öğretmenlerinden biri bu çalışma için şöyle diyor: " Bu sistemden ne beklenebileceğini açıklamak olanaksız, çünkü Ruh ile Biyolojiyi bütünleştirmeye başladığınızda sonucun insandan insana farklılıklar gösterdiğini görüyorsunuz.Ancak, bu sonuç daima her birimiz, Dünyamız ve Evrenimiz için en yüksek hayrı içerir. "

Bir savaş sanatını andıran hareketleri öğrendikçe ve duruşları uyguladıkça enerjiyi yönlendirme yeteneğini artırarak bir üstat haline gelir. Konser kemancısı yaşamı boyunca çalgısı üzerinde çalışır. Aydınlanmış İnsan üstatlığı, her anı önemliymiş gibi yaşayarak ve gelişimin sürdürülmesinin sorumluluğunu üstlenerek uygulayabilir. İşte size niyetle dürüstçe birleştirildiğinde, birlikte-yaratma çabalarınızı çok daha güçlü kılabilecek bir spiritüel strateji. Bunu her The EMF Balancing Technique Seminerinde öğretirim. Öncelikle, kazandığınız bilgelik için şükranlarınızı ifade ederek tarihinizi onurlandırın (geçmiş). İkinci olarak, sınırsız güce bağlantınızı uyumlayan çekirdek enerjinizde (şimdiki zaman) merkezlenin. Bu da sizi üçüncü adıma götürür: dengeli bir biçimde potansiyel realitenize (gelecek) uzanın. Bundan sonra, niyetlerinizi tutarlı bir biçimde ve daha büyük bir berraklıkla birlikte- yaratabilirsiniz. Kendini- muktedir- kılmış bir insan gibi yaşamayı daha çok uyguladıkça, daha muktedir hale gelirsiniz. Bu çok mistik bir kavram değildir, ama işe yarar!

Kanatlı Bir Okul
EMF Dengeleme Tekniği ni sekiz yıldır öğretiyorum. Bu deneyim dolu yıllar benim programa ve benimle birlikte her kursa katılan Işık Varlıklarına büyük bir güven duymama neden oldu. Bir günlük tanıtım seminerine herkes katılabilir; Bu seminerde UCL ile ilgili yardımcı bilgi ve onu güçlendirecek enerji alıştırmaları sunulur. Böylece ilk günden kullanabileceğiniz bir uygulama bilgisi alırsınız. Devam etmeyi seçenler yöntemin dört aşamasınıda öğrenip, uygulayıcı, hatta öğretmen olabilirler. Dört-Aşamalı sertifika ve kişisel gelişim programı için üç günlük temel ve üç günlük ileri eğitim kursuna katılmak gerekir. Her öğrenci yeni enerjiye uyumlandığından eğitim hızla ilerler ve talimatlar da kısa ve özdür. Hareketler zarif ve öğrenilmesi kolaydır. Enerji kişinin belli gereksinimlerine göre bedende kendi kendini düzenler ve yönlendirir.

The EMF Balancing Technique seminerleri enerji çalışmalarıdır. Bazı insanlar bu yöntemi kendi gelişimleri, yakınları ve arkadaşları için öğrenirler. Bazıları EMF'yi uyguladıkları bir yönteme ek olarak, onu tamamlamak için öğrenirler. Bazıları bu yöntemi profesyonel olarak uygulamak, yani onu meslek edinmek için öğrenirler. Bu çalışmayla güçlü bir uyum içinde olduğunu hissedenler, öğretmen eğitim programına da katılabilirler. Bir öğretmen dört aşamayı da uygulamaya ve diğerlerine öğretmeye hak kazanır.

UCL Vasıtasıyla Ruh İle Biyolojiyi Evlendirme
Kryon insan bilincinin Dünya'yı yeni bir titreşime yükselttiğini, bu bilincin realitemizin fiziğini değiştirdiğini söyler. İnsanlık sorumluluk üstlenmek ve Yükselişe ulaşmak için çalışmak üzere bir adım öne çıkmıştır. Gerçekten de, kritik kütleye şimdiden erişmiş bulunuyoruz. Üstat olma yolunda ilerlerken, mümkün olduğunca çok ışık ve enerji tutabilme yönünde ilerleriz. UCL tüm Işık-işçilerinin yaptığı bu çalışmanın sonucunda şekillenmiştir. Birlikte-yaratma işlemini güçlendirmek için yatay enerji modelini kullanabiliriz; bu mekanizma sayesinde birlikte-yaratma enerjisini buraya ve şimdiye getirdik. Bu tekamül sürecinde hepimiz bir role sahibiz. Yeni Çağ armağanları da Ruh ile bizim aramızdaki gerçek bir partnerlikten kaynaklanırlar.

Tam potansiyelimize erişirken, fizyolojik değişiklikler meydana gelecektir. Hormonlarımız farklı bir biçimde salgılanacaktır. Bu beynimizde ve bedenimizde kimyasal bir reaksiyona neden olacak, ki bu da bizi Yükselişe ve Yeni Çağ'da yeni bir realite yaşamaya hazırlıyacaktır. Enerji bir kez tüm alanımızdan- enerji bedenimizden- akmaya başladığında, bu akış hormonal ve kimyasal değişikliklerle fiziksel bedeni etkileyecektir. En sonunda, beden şaşırtıcı bir hızla kendini tekrar tekrar iyileştirme ve gençleştirme yeteneği kazanacaktır; bu da Kryon'un sözünü etmiş olduğu gibi, ömrümüzün uzamasını sağlayacaktır. Dahası, biz bilgi almak için ortak bilince nasıl bağlanacağımızı öğrendiğimizde, öğrenim sürecimizde çarpıcı bir değişim geçirecektir.

UCL ruhunuzun/benliğinizin ta özünde, kalbinizde başlar. O-kendini muktedir kılmış bir insan olarak-sizin biyolojinizi zarif bir biçimde güçlendirir. Bu ortak Bütün ile Kişisel bağlantınızın başladığı yerdir. Herbirimiz ortak gerçeğin bir parçasını içimizde taşırız. Spiritüel başarıya giden yolda, bir başka insanın Tanrısal potansiyelini tam olarak ifade etmesine yardım ettiğimizde, kendimize yardım etmiş oluruz; bizler birbirimize böylesine bağlıyız. Kryon'un dediği gibi "Enerji salıverilmiş ve zaman değiştirilmiştir ve bunların hepsi insanın niyeti sayesinde gerçekleşmiştir. Evrende insanın Niyetinden ve sevgiden daha büyük bir güç yoktur." Kryon ayrıca bize Ruh tarafından ne kadar çok sevildiğimizi hatırlatır. Kozmik Kafese kişisel bağlantınız sevgiyi bir üstat gibi ifade etmenizi, sevgi içinde gelişmenizi ve Ruhun sınırsız sevgisi olmanızı mümkün kılar.

Uyumun kutlanması
Eşim Stephen, The EMF Balancing Technique çalışmasının diğer yarısını oluşturur. Stephen ve ben tüm Dünya'da seminerler veriyoruz. İşimizi ve karşılaştığımız insanları seviyoruz. Şu anda on ülkede EMF öğretmenleri bulunuyor. Bu ülkeler Birleşik Devletler, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiltere, Singapur, Meksika, Japonya, Tayland ve Malezya'dır. Öğretmenim/ Partnerim Ahnya, bana tüm bu bilgiyi aktaran Işıklı Varlık şu anda büyük bir sevgi yayıyor ve bizi kutluyor. O size-öğrencilerime söylemekten zevk aldığım- birşeyi söylememi istiyor: Sizi çevreleyen Kafesin uzun iplikleri çoğu zaman bana kanatlar gibi görünüyor!

Namaste, Sevgili Aile.

Peggy Phoenix Dubro

İlişkili Linkler
The Cosmic Lattice - Part I (on Kryon website)
Kryon Channelling by Lee Carroll
New Hampshire - November 1997

The Cosmic Lattice - Part II (on Kryon website)
Kryon Channelling by Lee Carroll
New Hampshire - November 1998



Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 27/03/2009 :  15:46:20  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniğine Bakış

Evrensel Uyum Kafesi (UCL), insan anatomisi içinde olan bir sistemdir. UCL çok boyutlu kafes yapısıyla, bizim Evrensel Enerji kaynağıyla (Kozmik Kafes) kişisel bağlantı kanalımızdır. Peggy Phoenix Dubro, UCL’lerimizi dengeleme ve güçlendirme yoluyla kaynakla olan bu bağlantımızı, yeni enerjilere uyumlamak için Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniği®’ni (EMF) geliştirmiştir. Tekniğin, şu an için sekiz aşaması vardır. Her bir aşamada UCL’in farklı bölümleriyle çalışılırken aynı zamanda da her bir aşamanın, kendine özgü olan kalıbı aktive edilir.

Peki, UCL’in yapısını neler oluşturur? UCL’lerimizle Kozmik Kafes’le nasıl bağlantı kurarız?

Her birimizin, ayaklarının atmış santim altında yer alan bir Alt Merkezi ile tepe çakramızdan atmış santim yukarıda yer alan bir de Üst Merkezi vardır. Alt merkez, enerji alanımızın dünya enerji alanıyla bağlanmasını sağlayan enerji merkezimizdir. Üst merkezimiz ise enerji alanımızın Evrensel Enerji’yle bağlantı kurmasını sağlar. Gözünüzün önüne, alt merkezinizden üst merkezinize(ya da tam tersi) beden boyunca uzanan bir enerji sütunu getirin. Bu merkezi enerji sütunu, saf ışık ve enerjiden oluşur ve kim olduğumuzun özünü barındırır. Uzun bilgi lifleri dediğimiz dikey ışık lifleri, bedenimizden atmış santim ötede, alt merkezimizden üst merkezimize doğru uzanır. Evrensel Uyum Kafesi’mizin dış çevresini oluşturan bu lifler on iki tanedir. Bedenimizin arkasındaki uzun bilgi lifleri, geçmişimizle ilgili bilgileri taşır. Her iki yanımızda bulunan lifler, dünyada almanın ve vermenin dengesini nasıl kurduğumuzla ilgilidir. Önümüzdeki lifler ise potansiyelimize ilişkin bilgiler içerir. Sonsuzluk sembolüne benzeyen, Yatay Sonsuzluk Döngüleri ise çakralarımızdan yani enerji merkezlerimizden geçerek bedenimizi Uzun Bilgi Liflerine bağlar. Aynı zamanda, alt merkezimize ve üst merkezimize bağlanan sonsuzluk döngüleri de bulunmaktadır.



Bu döngüler vasıtasıyla, çakralarımızdan bilgi liflerine, bilgi liflerinden de çakralara bilgi aktarılır. Evrensel Uyum Kafesimizin genel resmini böylece tamamladık. Bizler işte bu kafesin dengesi, uyumu ve düzgün çalışmasıyla, Evrensel Enerji ve dünyayla olan iletişimizi sağlıklı bir şekilde kurabiliriz. Peki, kurduğumuz bu sağlıklı iletişim beraberinde neleri getirir? Niyet etmenin ne kadar önemli olduğu, karşımıza çıkan her yeni bilgide vurgulanıyor. Çünkü bizler niyet ederek yaratma gücümüzü harekete geçiriyoruz. Burada yaşarken neyi deneyimlemek istiyorsak; kendimiz, çevremiz, dünya ya da evren için istediğimiz deneyimi, niyet yoluyla hayatımıza çekebiliyoruz. Yaratım önce düşüncede başlar, sözde şekillenir; güçlenir ve eylemle de deneyime dönüşür. Niyetlerimizle evrene sürekli sinyaller gönderiyor, yaratımlarımızı tetikliyoruz. Şimdi şöyle düşünün: Eğer güçlü ve dengeli bir sinyal gönderemezseniz, sinyali gönderdiğiniz kaynak size nasıl cevap verebilir? Hatlarda bir uyumsuzluk ya da bozukluk varsa hattın diğer ucundakiyle nasıl net ve istediğiniz gibi bir iletişim kurabilirsiniz? Bu cızırtılı bir telefon konuşmasında, derdimizi karşımızdakine anlatmaya çalışmak gibi bir şeydir. Kafeslerimizin yapısını ve nasıl çalıştığını anlamak “Neden olmuyor?”larımıza da bir açıklık getiriyor işte burada.

Geçmişte yaşadığınız ve size üzüntü veren herhangi bir olayı düşündüğünüzde, sonsuzluk döngüleriniz vasıtasıyla uzun bilgi liflerinize, öz yani çekirdek enerjinizden enerji aktarırsınız. Bedeninizin arkasında bulunan ve geçmişinizle ilgili kayıtlarınızın tutulduğu bilgi liflerinde, minik ışık disklerinin bulunduğunu düşünün. Bu mini ışık diskleri, bilgiyi elektromanyetik olarak depolamaktadırlar. Size üzüntü veren olayı her düşündüğünüzde, bu olayı tutan diske enerji aktarırsınız. Diskleri saran bu enerji, aşırı miktarda arttığında yani siz geçmişinizdeki o olaya her enerji gönderdiğinizde, bu olay şimdiki zamanda sürekli tekrarlanan bir realite olarak tezahür eder. Bunun bir tür, gelişimimizi engelleyen çapa olduğunu da düşünebilirsiniz. Bu bizi geçmişe demirleyen çapa, sonuçta şimdiki realitemizde sürekli tekrarlanan bir kalıp yaratmış olur. İşte EMF Dengeleme Tekniği’nin ikinci aşamasında, geçmiş kayıtlarımızın depolandığı uzun bilgi liflerindeki enerjiyi dengeler, aşırı miktarda bulunan olumsuz enerjiyi ya da çapalarımızı ya da kalıplarımızı salıveririz. Salıverdiğimiz her olumsuz enerjiye karşılık olarak evren bizi, bu enerjisel boşluğu, Şimdimizde daha yararlı bir biçimde kullanacağımız enerjiyle tamamlayarak, ödüllendirir. Peki, bu olumsuz enerji salıverişini gerçekleştiremezseniz ne olur?

Sürekli enerjisel olarak beslediğiniz çapanız olan kalıptaki enerjisel büyüme, hem sonsuzluk döngülerinin hem de uzun bilgi liflerinizin yapısını bozarak uyumsuzluğa, dengesizliğe neden olur. Böylece Evrensel Kaynakla iletişim kurmak için bir giriş kapısı vazifesi gören kafesinizin de şekli bozulmuş olur. Yaşantılarımıza bakar ve günlük hayatımız içerisinde böyle durumlarla ne kadar çok karşılaştığımızı düşünürsek öz enerjimizi nasıl boş yere harcadığımızı da kolaylıkla görebiliriz. Ya geleceğimizle ilgili kaygılarımız, üzüntülerimiz, beklentilerimiz? Kendi özümüzden aktardığımız enerjiyle, onları ne kadar besliyoruz peki? Ya ne kadar alabiliyor, ne alıyor ya da ne kadar verebiliyor, ne veriyoruz yaşamlarımıza? Kafesimizin uyumunu bozmak çok kolay düşündüğünüzde. Uyumunu bozduğumuz kafeslerimizle evrene “Ben buradayım” dediğiniz sinyali göndermek de çok kolay olmayacaktır bu durumda. İstediğimiz hayatı niyetlerimizle yaratırken evrenin geri bildirimde bulunabileceği bir şekilde; uyumda ve dengede olmalıyız. Şimdi’de ne kadar çok bulunur, varlığımızın tüm enerjisinin ne kadar çoğunu barındırabilirsek burada, üstatlığımızı da o derecede deneyimleyebiliriz. Geçmişimizin ve gelecek potansiyelimizin enerjisi Şimdi’mizi besler. Bedenimizin ön tarafında bulunan uzun bilgi liflerinde ise gelecek potansiyellerimize ait olasılıkların bilgilerini bulundururuz. Mini ışık disklerini hatırlayın.

Bu disklere umutlarımızı, hayallerimizi, korkularımızı ve endişelerimizi potansiyel gelecek senaryolarımızı oluşturmak üzere yerleştiririz. Bu ışık diskleri bir alıcı verici gibi çalışarak benzer enerjiyi çekerler. Dolayısıyla bu disklerde barındırdıklarımızla orantılı olarak realitemizi tezahür ettiririz. Başka bir deyişle, potansiyel gelecek olasılıklarınızda, bilgi lifleriniz üzerindeki ışık disklerinizde, enerjisel olarak depoladığınız güzel hayallerinizi ve umutlarınızı beslerseniz, realitenizde de bunu tezahür ettirirsiniz. Bizler yaratıcılarız. Evren bizi hiçbir zaman yargılamaz. Kendimizin ve yaşantılarımızın sorumluluğunu üzerimize alıp bize artık yarar sağlamayan çapaları, kalıpları dönüştürerek salıverdiğimizde ve bilinçli bir şekilde olası gelecek potansiyelimizi yaratmaya başladığımızda, üstatlığımızı ve varlığımızın daha yüksek enerjilerini de deneyimlemeye başlarız. Burası özgür seçim gezegeni. Seçimler her zaman bizlerindi ve her zaman da bizlerin olacak. Hepimiz seçimlerimiz sonucunda, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yarattığımız yaşamlara sahibiz. Eğer üstatlığımızın tüm sorumluluğunu alacak şekilde; bilinçli seçimler yaparsak kendi cennetlerimizi de yaratabiliriz. Yaşamlarımızı; realitelerimizi bilinçli bir şekilde, neşeyle, aşkla ve ışıkla yaratmak dileğiyle.



EK BİLGİ:

EMF Dengeleme Tekniği Seansı Nedir?

Seans almaya karar verdiğinizde, uygulayıcı size öncelikle, tekniğin ana hatlarını ve alacağınız aşamayla ilgili bilgileri verir. Her seans, aşağı yukarı bir, bir buçuk saat sürer. Seanslarda siz alıcı olarak masaj masasında yatarken uygulayıcınız da Tai-chi’ye benzer zarif hareketlerle tekniği uygular. Seansı alan herkes için uyumlanma gerçekleşir. Alıcının içsel bilgeliği doğrultusunda, her seans kişiye özel, farklı bir deneyim olarak gerçekleşir. Bedene akan enerji sırasında önce, alıcının bedeni enerjiye hazırlanır. Daha sonra ise temizleme ve dengeleme işlemlerine geçilir. Dengeleme işleminden sonra ise son ayarlamalar yapılır ve enerji seansı sona erer. Her bir aşama için niyetler ve aktive edilen kalıplar farklıdır. Tekniğin şu an için sekiz aşaması vardır:

Aşama I: Bilgelik ve duygular

Bu seans, stresten arındırır ve yeni bir özgürlük ve esenlik hissi yaratır. Baş ve kalp arasındaki enerji uyumu deneyimlenir.

Aşama 2: Kendini yönetme ve destekleme

Bu seans, geçmiş diye adlandırdığımız enerji sınırlamalarının, zarafetle salıverilmesini sağlar. Aynı zamanda kendini yönetme ve destekleme farkındalığını güçlendirir.

Aşama 3: Çekirdek enerjiyi yayma

Çekirdek enerjinin yayılması, spritüel zekânın günlük hayata daha güçlü bir şekilde akışını cesaretlendirir. Özgün ruhsal ifadeye, yeni kavram ve anlayışlar katılarak deneyimlenir.

Aşama 4: Enerjisel başarı

Önce uygulayıcının ellerinden aktarılan evrensel enerji, sizin enerji anatominizi hazırlar. .Bu seans sıcaklık, rahatlama ve karıncalanma hissi uyandırabilir.

Aşama 5: Sonsuz sevgi kalıbı

Aşama 6: Sonsuz şefkat kalıbı

Aşama 7: Sonsuz var olma kalıbı

Aşama 8: Sonsuz bilgelik kalıbı



V-VIII AŞAMA ÜSTATLIK UYGULAMA SEANSLARI

Her V.-VIII. Aşama seansı, alıcı bir sandalyede otururken başlar. Uygulayıcı alıcıdan gözlerini kapamasını, rahatlamasını ve derin bir nefes almasını ister ve daha sonra, alıcıyı zarif bir biçimde seansa başlamaya davet eder. Uygulayıcı, açılış cümlesinden sonra, bir kaç dakikalık sessiz bir yansıtma için üç basit soru sorar. Bir sonraki adımda alıcı, üstatlığın farklı niteliklerini ifadelendiren resimlenmiş kartlarla, üstatlığın herhangi bir özelliğini temsil eden başka bir kart daha görür ve üstatlığın kırk dört niteliğini gösteren bu kartlar arasından on bir tanesini seçer.

Alıcı yaşamının bu döneminde uygulamak ve içinde güçlendirmek istediği üstatlık niteliklerini; sabır, neşe, uyum, koşulsuz sevgi gibi nitelikleri belirler. Niteliklerin seçiminin tamamlanmasının ardından, alıcı seansın kalan kısmını almak üzere masaj masasına yatar.

Alıcı masaj masasında yatarken uygulayıcının yapacağı hareketler, alıcının seçmiş olduğu nitelikler tarafından belirlenir. Niteliklerin seçim sırasına göre tamamen benzersiz bir seans yaşanır.

Seans tamamladıktan sonra, uygulayıcı alıcıya beraberinde götürmek üzere; bir günlük sayfasıyla birlikte, seansın bir kopyasını verir. Günlükte; alıcının yaşamında üstatlığı uygularken düşünmesi için bazı sorular bulunmaktadır.



Üstatlık (Dengenin Duruşu) Nedir?

EMF Dengeleme Tekniği® çalışmasının asıl odağı, günlük yaşamda dengenin sağlanmasıdır. Dengenin bu altın duruşuna, bizler Dünya’nın ve Evren’in gelişim halindeki enerjisel realitesinin yeni yapılarına uyumlanırken tekrar tekrar meydan okunur. Bu duruşu sürdürür ve ona bağlı olarak yüksek titreşimleri kazanırken dengesiz koşulların kolayca ortadan kalkabileceğini görürüz. Bizler bireysel kutsal dengemizi sürdürürken ortak bütünün huzuruna ve barışına da büyük bir katkıda bulunuyor oluruz.

EMF Dengeleme Tekniği’nin ana amacı; geçmişimizin bilgeliği ve geleceğimizin potansiyeliyle dengelediğimiz bir ‘şimdi’de yaşamaktır.

Namaste

Asu Sanem KAYA
EMF Master in Practice

www.emfturkey.org

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 27/03/2009 :  19:14:57  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
benim tum yukarda yazılanlardan anladigim; oncelikle tam anlamiyla arinmis olmamız ki enerji akisi engellenmesin. Gecmiste yasadigimiz uzuntuler, sikintilar, kizginlik veya kirginliklar her ne varsa gecmistir. Gelecek potansiyelimiz icin herhangibir hazirlik yapmaya calismak abes olur. Gecmisin ve gelecegin enerjisi simdide toplanmalidir. Zaman bir butunse, gecmis ve gelecek te anda yasaniyorsa...Kafesin yapisini bozmak icin en cok dikkat etmemiz gereken de bu!! Gelecek potansiyelimiz icin madem yaraticilariz, secimlerimizi veya gelecek hayellerimizi ona gore belirlemeliyiz.

Sonrasi uyumlanmayla ilgili, peki bizler bunu basaramazmiyiz? Ah evet dengelenmek lazim...

Bence tum bu surecleri biz yapabiliriz. Onemli olan niyettir.

Edited by - alemtac on 29/03/2009 13:38:12
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 27/03/2009 :  20:30:48  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Bu evrensel uyum kafesini okurken, zihnimde merdiven canlandı.Çevremizde dikey ipliklerden oluşan bir sütun ve çakralardan bu sütuna bağlanan yatay iplikçikler.:)) Bu bizim çocukken tırmandığımız bir yapı vardı, çocuk bahçesinde, ona benziyor.:)))

Aslında uzun zamandır bilinç ve bilinçaltının ne demek olduğu ile ilgili sorguluyorum zihnimi.Okuduğum heryerde bu beyinin içinde iki kutu varmış da biri bilinç diğeri bilinçaltıymış gibi anlatılıyor ya da ben öyle anlıyorum.Bilinç, beynimiz.Ama beynimizi düşünüyorum.Düşünme, hatıra, muhakeme, ayırım tüm bunları el kadar yağ parçası mı yapıyor diyorum. Dün gece yine bilinçaltı ve bilinç açılımını yapan bir yazı okurken, aklıma Wilheim Reich'in kitabında okuduğum bir saptama geldi.Reich, bilinçaltı denen yapının tüm beden olduğunu söylüyordu.Bu şekilde düşündüm.Bilinç dediğimiz, farkına varma beyinin işi.Beyin bir çözücü aslında.Bir komuta merkezi, buraya kadar tamam.Dışarıdan aldığı verileri değerlendiriyor ve komutlar vererek bilinçaltını besliyor.Peki bilinçaltı da yanında ise, beden niye tepki veriyor.Burada beden-beyin ilişikisinin bir anlamı olmalı ve meridyenlerdeki enerji aksaklıkları kişinin psikolojisi ve bedeni üzerinde hasara sebep oluyor.Neden? Nerede bu bilinçaltı???? Bugün bu yazıyı okurken birden aydım.:)) Evet, bilinçaltı bizim tüm beden hücrelerimiz, çünkü beden hücrelerimizi de çevreleyen mavi bir enerji çeperi mevcut.O halde bedenimiz aslında bilinçaltı dediğimiz kalıp olmalı ki, yaşadığımız herşey karşısında ortaya çıkan sonuçlar depolanabilsin.Kaldı ki, tüm beden hücrelerimiz kendini 21 günde yeniliyor .Beyin hariç diyorlar!O halde 21 gün önceki bedenimize sahip değiliz şu an, ve bizim bilinçaltındaki kalıplarımız her 21. günde yeni hücrelere enerji yoluyla aktarılıyor.Eğer bilinçaltı düşündüğüm gibi beden hücrelerimiz ise, o halde enerji geçiş noktalarımız olan meridyenlerde bir takım enerji tıkanıklıklarında bilinç ve bilinçaltı arasındaki iletişim kopuyor olmalı.Bu nedenle bilincin dışarıdan aldığı bilgi bilinçaltına aktarılırken, bu meridyen üzerindeki tıkanan kısımda bir tür kısa devre ya da yüklenme yaparak geri dönüyor ki, bilinç de karmakarışık bir halde hatalı komutlarla hareket ediyor.Peki bunu düzeltemez miyiz??

Aslında tüm kişisel gelişim, enerji çalışmaları, ya da bu üst boyuttakilerin bize anlatmakta zorlandığı kısım da burası, (ya da anlatıyorlar ama anlatılanlar celseri yapanlar arasında gizli bilgi olarak kalıyor)bizim ruhsal ve fiziksel bedenimizin birbirine tepki veren canlı yapılar olması.Bizim birşeylere falan uyumlandığımız da yok, zaten içeride var olanı dışarı çıkarmak için bilinç(beyin) ile bilinçaltı(beden) arasındaki uyumu sağlamamız gerekiyor.Meridyenleri ve ana kavşaklar olan çakraları temiz tutmamızdan başka yapacağımız hiçbirşey yok.Tüm bu öğretilerin, kutsal kitaplar dahil söyledikleri şey aynı; affedin, izin verin, paylaşın ve sevin.Bunların aksi olarak yaptığımız herşey direnç göstermemize sebep oluyor ve direnç bilinçaltını kitliyor, bu da bilincin kendini gerçekleştirememesine sebep oluyor, sonrası hüsran zaten.Görüyoruz, okuyoruz, izliyoruz.:))

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 27/03/2009 :  21:58:46  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
:)) haklisiniz, siz soyleyinceye kadar boyle dusunmemeistim. aslinda manyetik alani kullanarak yapmamiz gereken bu tur birsey olmali. Bilinc altida manyetik alan da islev goruyor. Eger burada bir tikaniklik varsa kisa devre olusuyor. Onun icin cakralarin arinmasi onemli. Duzeltebilmemiz ancak boyle mumkun.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 27/03/2009 :  22:34:41  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Kryon derki kozmik kafes icin : " evrenin birlesik enerji kaynaginin ortak paydasidir" Ortak payda herseyin kozmik kafesten kaynaklandigi anlamina gelir. Bizlerin hayal edebilecegi en buyuk enerjidir. Kozmik kafes isigin ozu olmasına ragmen onun gorunur hicbir isigi yoktur. Kafes enerjisi sifir bir denge icinde bulunur. Oysa bu kafes tum noktalarda ve tum bolgelerde guclu ve etkilidir. Kafes enerjisi zamana karsilik verir. Yani bizlerin niyetiyle hersey mumkundur. Bu kafesi kullanarak aninda iletisim kurabilmemiz mumkundur. Bu spirutiel guc kaynagimizdir ve ayni zamanda fizigi kullanabilmektir. O ruhun var olan en guclu aletlerinden biridir. Kozmik kafes simetriye bilince sahip olup, cevresinde insan niyeti denilen mekanik bir fizik niteligi ve sevgiye sahiptir. yeni cag sifacilerini bu anlamda yapabilecekleri cok sey vardir. Kafes hatlari uzerinde yolculuk yapmayi ogrenecegiz.

Edited by - alemtac on 27/03/2009 22:36:47
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 27/03/2009 :  22:49:57  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Sevgili kurby

Tespitlerine katılıyorum, ve niyet ederek birçok şeyi gerçekleştirebiliriz..

Bir sürü şifa tekniği var, ama hepsi bir dalgaboyu üzerindeki değişik frekanslar ve sanırım ihtiyaca göre ortaya çıkmış uygulama ve uyumlamalar...

Ayrıca 2009 yılında önemli bir özellik farkediyorum, düşüncelerimiz çok hızlı yaratıma geçiyorlar, bu durum çok farklı ve sanırım dahada hızlanacak ve düşüncelerimizden bile sorumlu olduğumuz bilgisinin önemi kendini gösterecek...

Kendi bedenlerimiz ve çakralarımızın üzerinde ortaya çıkan her kirlilik zihnimizde aktive olup canlanacaktır...


Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 27/03/2009 :  23:01:18  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Aynen sevgili Damdam, farkındalık istedim ve bu konuda en hızlı biçimde donandım.:)) Ve dahasını da istiyorum.:) Hem deneyimler, hem de istekler hızlandı gibi hissediyorum ben de. Bu nedenle, hem geçmişi temizleme hem de geleceği yeniden şekillendirme yolunda ilerleme kararı aldım. Kendime bir liste yaptım.İçimin en rahat ettiği, gerçekleştiğinde sevinç duyacağım, ikinci sahişların özgür iradesini kapsamayan sadece ve sadece kendimle ilgili bir liste.:) Bunu herkese tavsiye ediyorum.:))

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 28/03/2009 :  02:32:18  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Sevgili Damdam; Size katiliyorum. Dusuncelerimizden sorumlu olacagimiz bir doneme giriyoruz/girdik. Kafes enerjisi isiktan hizlidir. Isık evrende toz, gaz ve manyetiklerlerce kesilip, yolundan alikonulur. Kafesin aktarimi ise neredeyse aninda olur. Cunki enerji aktarimi icinden gecen sistemi kolayca taniyarak aktarir. Kozmik kafesin uc fizik kurali vardir:

1- kafesten gecen enerji hizi daima aynidir. O kafes hucrelerinin birbirini itme hizidir ve bu hiz daima ayni olan enerji dalgalarini yaratir.
2- Enerjinin bir kafes hucresinin icsel mesafesini bir uctan bir uca gecmesi daima ayni zaman suresini alır ve bu asla degismez.
3- Kozmik kafes hucreleri degisik buyukluktedir. Zaman birimleri kafes hucrelerinin buyuklugune gore degisir.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 28/03/2009 :  11:02:47  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
KAFESİN TEMEL FIZIGI

Kafesin enerjisi "0" da dengelidir. Her hucre muazzam bir guce sahiptır ama onun zit kutbiyette bir baska gucle dengelenmistir. Bu ortada olan potansiyeli gecersiz kilar, boylece tumuyle gorunmez olur. Dolayisi ile enerji "0" olarak gorulur.

Ancak kafesin dengesi kasten bozuldugunda ortaya cikan gucu goruruz. Dengeyi nasil hafifce bozacagimizi bilseydik, onu yonlendirmenin yolunu bilseydik, sonucta muazzam bedava enerji elde ederdik. Bunun guvenli bir enerji olmasının nedeni hicbir hucrenin birbirine deymemesindendir. nukler madde biliminde oldugu gibi zincirleme bir reaksiyonla karsi karsiya kalmayiz. Boylece onlari nasil yonlendirecegimizi ogrendigimizde istedigimiz kadar cok hucrenin enerjisini elde edebiliriz.

Sifir dengesini yaratan zit enerjiler kutuplasmis enerjilerdir. Onlar birbirlerinin aynasal goruntusunu olusturan ve birlikte sesiz bir "0" dengesini yaratan enerjilerdir. Bu evrenin dengesinin bir parcasidir ve heryerde bulunur. Isik ve maddede bu boyledir. Ancak enerji, isik ve maddenin aynasal goruntusu kusursuz bir dengeye sahip degildir. Evren turumuzun pozitif egiliminden oturu, pozitifin aynasal goruntusu biraz daha az gucludur. Iste bu hafif dengesizlik delikleri yaratir. Bu delikler dengenin surdurebilmesi icin gereklidir. Aksi halde buyuk "sifir denge" hali uzun surmez, kafes dengesiz hale gelir. Dolayisiyla delikler bu pozitif egilimin hafif dengesizligini suzerler.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 28/03/2009 :  11:32:53  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
KOZMOLOJIK SABITE

Kafes bilimin ebdiyyen aradigi kozmik sabitedir (degismezdir). Bu sabitenin tipik ozelligi madde muziginin "tellerini akort etmektir" O en kucuk parcalarin frekanslarini olusturur ve bu frekanslar kozmozta bulunduklari yere gore farkli olurlar.

Kafesin enerjisini nasil cekecegiz, nasil yonlendirebilecegiz? Bunun -Dunya'da ya da uzayda- istedigimiz zaman istedigimiz yerde yapabiliriz. O tamamen manyatiklerle -aktif manyetiklerle- yapilir. Aktif manyetik, dogal olan degil, enerjiyle yaratilmis olandir. O dikkatle yerlestirilmis ve aktif olmasi gereken, belli kaliplarda genis manyetik alanlar yaratilarak basarilir. Bunun nasil isledigini kesfettigimizde, bu islemin yeni olmadigini daha oncede yapilmis oldugunu anlayacagiz.

Bu deneyin yapilmis oldugu o zamanda, kimse neyin vuku bulmakta oldugunu anlamamisti. Bu islem kontrol etme yeteneklerinin cok otesindeydi ve prensipleri bile bilinmiyordu ama yinede denendi. Simdi bu deneyi kontrol altinda tutma, dolayisiyla da gorunuste sifirdan disiplinli ve surekli olan enerji yaratma yetegine sahibiz. Ancak, diger bircok fizik islemi gibi, tek bir hucrenin sifir dengesini bozmak icin bile muazzam miktarda enerji pompolamamiz gerekecektir. Bizler birkez sifir dengesini nasil bozacagimizi, bozmak icin nasil durtecegimizi anladigimizda ona aktardigimizin cok otesinde muazzam bir enerji elde edecegiz. Bu kendi minik deligimizi yarattigimiz icin gerceklesir. Dengesi bozulan bir hucre cevresindeki diger hucrelerin onu enerjileri ile beslemeye calisacaklari bir durum yaratir. Calismamiz Kafesin gormeyi bekledigi ozelliklere uydugu surece Kafesten surekli enerji akitacak bir musluk yaratiriz. Bunu bir kez basardigimizda, bu gezegenin enerji kaynagi olabilir.

Edited by - alemtac on 28/03/2009 11:40:44
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 28/03/2009 :  13:17:05  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
KAFESTEN FIZIKSEL GUC YARATMAK

Bu soyle isler: Sizin dusunce surecinize gore uc boyutlu bicimde yerlestirilmis iki manyetik alan, birlikte cok ozel tasarlanmis manyetik alan yaratacaktir. O sizin asla gormemis oldugunuz, ve dogal bicimde var olmayan manyetik alandir. Ise, birbirine karsi esit olmayan gucte ve kalipta, ve dik acilarda yerlestirilmis bircok manyetik alani deneyerek baslayin. Bu sirada hicbir varsayimda bulunmayin. Ozgurce dusunun. Dogru bicimde yapildiginda, bu iki alan, ikisinin urunu olan benzersiz bir ucuncu kalip yaratacaktir. Bu ucuncu ismarlama yapilmis kalip Kafesin dengesini bozma potansiyeline sahip olandir. Siz birkez onu yarattiginizda, onun ozel niteliklerini kendi cevresindeki fizigi carpici bir bicimde degistirmesinden bileceksiniz. İnanin bana bu suptik bir gosteri olmayacak. Onu gerceklestirdiginizde bunu anlayacaksiniz.

Bir uyari: Bu deneyi bedeninizden uzak tutun! Deneyi bilimsel yontemlerinizle kontrol altinda tutun. Yavas gidin. Bir sonraki adimi atmadan once gordugunuz seyin ne oldugunu anlayin. Kendinizi hicbir manyetik alana maruz birakmayin. Tum enerji deneylerini uzaktan yurutun. Manyetiklerin bedeninizde de onemli rol oynadiklarini unutmayin.


Biruyari daha: Eger kafesin dengesini cok buyuk olcude bozarsaniz bir zaman kaymasi yasacaginizi bilin. cunku bu islem zaman ozelligide icerir. Kafesin dengesini bozma surecinde asil fiziksel oyunculardan biri maddenin zaman cercevesinin yonlendirilmesidir. Bu, evrendeki her madde parcaciginin az bilinen bir niteligidir. Bu, zamanda yolculuk degil, zaman kaymasidir. Siz burada aslinda minik madde parcalarina hitap eder ve onlarin icinde bulunduklari zaman cercevesini degistirirsiniz. Birbirine esit olmayan zaman cerceveleri birbiriyle bulustuklarinda, yani madde farkli zaman nitelikleriyle karisip birlestiginde, sonuc bir mesafe kaymasi olur. Bu zaman kaymasi Dunya icin hicbir tehlike icermesede, o deneyin icindeki durumu etkileyebilir ve etkileyecektir. Bir baska degisle, o maddeyi carpitip bozabilir, deneyi tamamen dudurup, parcalari altust edebilir. Su anda bununla ilgili baska birsey soylemiyecegiz. ama bunu okuyan akilli ve dirayetli bilimsel kafalar bir sonraki asikar adimi greceklerdir: Evet, Kafes buyuk fiziksel nesnelerin bir yerdeb bir yere ki bu cok kisa bir mesafede olabilir, hizla yolculuk yapmasinin anahtaridir.

Simdi mucizeden soz etmenin, neden burada oldugumuzu aciklamanin zamani geldi. Bazilariniz bu bilimsel konusmayi dinlerken, onun kisisel yasamiyla ne ilgisi oldugunu merak ettiler. Fizik? Bilim? Peki normal bir isik iscisinin bununla ne ilgisi olabilir?

Bu, bu salonda olanlarin arasinda Kafes enerjisi ile calisanlarin insan bedeninin onlarin calismalarina nasil karsilik verdigini tam olarak anlayacaklari bolumdur, cunku burada bulunan herkes simdi Kafesten yararlanabilir. Partnerim simdi cok dikkatli olmak zorundadir, cunku bunun dogru bicimde aktarilmasi gerekir.

KAFES ILE INSAN ARASINDAKI BAGLANTI

Kozmik kafes insan biyolojisi ile, 12 parcali kristalimsi bir yapinin uzerine inen, bir dizi manyetik rezonans frekansi yoluyla iletisim kurar.

En sonunda DNA dedigimiz kodlanmis yapinin cevresinde bulunan kristalimsi yapiyi ifsa edecegiz. Sizin DNA sozcugunuz aslinda ismini kimyasal olan ve fiziksel olarak gorebileceginiz iki iplikten alir. Biz ise DNA yi insan bedeninin sadece iki ipligi kimyasal olan 12 iplikli kodu olarak tanimlariz. DNA, onun tum iplikleri bir kodlama aletidir. Bu iplikler talimat dizileridir ve onlarin bazilari manyetiktir. Bazilarida spirutieldir. Ama bize gore onlar fiziksel bir ozellige sahiptirler.Bu iplikler sizin gecmis yasaminizi, hatta gecmis yasaminizdan bu yasama tasinanlarin tum kodunu icerirler. Ama dahasi vardir. Yasam sisteminizin bellek bolumu bu kodlamadan ayridir.

Kristalimsi mecazi bir isimdir, ancak fiziksel ozellikte tasimaktadir. Kristallerin enerji tutma ozelligini. Dolayisi ile enerji kalibi bellegini barindirirlar. simdi insan bedeninin bilgisayarinin nasil isledigini gormeye basliyorsunuz. Cunku bu kristalimsi yapi, DNA kodlamasinin cevresindeki bu kilif sizin yasam gucunuzun bellegidir. O sizin tum gecmis yasamlarinizin anilarini iceren bellketir. o sizin icin Akasik kayittir. O gecmis ve simdinin kontratlarinin kaydidir. Talimatlar 12 DNA ipliginin icinde bulunur ve kristalimsi bilgi DNA paketinin cevresine bellek cekirdegi olarak sarilidir, ve orada talimat dizilerine gereken bilgiyi aktarmak uzere hazir bulunur. Kristalimsi yapi ayrica insanin kusursuz mavi kopyasini da icerir.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 28/03/2009 :  14:05:39  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
12 DNA ipligi ile 12 parcali kristalimsi yapi arasinda surekli bir ietisim vardir. Su anda bu iletisim cok iyi degildir. Bu gezegende bedeninizdeki bu yasamsal oneme sahip parcalar arasindaki iletisim sadece %15 ve hatta daha azdir. Hucresel yapinizda sifa verici, omur uzatici nitelikler vardir, ama onlar kristalimsi kilifin verimli hatirlayisi olmadan asla ortaya cikmayacaklardir. Kodlama mekanizmasinin kutbiyeti ile kristalimsi hatirlama cekirdeginin arasindaki iletisim zayiftir. Bu dualite icinde yasamanizi kolaylastirmak icin dikkatle olusturulmus bir kisitlamadir. Ve 1- kim oldugunuz 2- burada neden bulundugunuz 3- ebedi varlik oldugunuz 4- icinde bulundugunuz spirutiel sinav 5- gercek ailenizin kim oldugunu hatirlamamanizin baslica sorumlusudur. Tum bu maddelere ek birde kolaylastirilmamis biyoloji vardir. Sizin icin, sizin tarafinizdan dikkatlice olusturulmus bu zayif iletisim ayrica 1- verimli bir bicimde nasil yenilenebileceginizi hatirlamaz 2- bir bolumun nasil butunuyle calisabilecegini hatirlamadigi icin butun dunyevi hastaliklarin saldirilarina aciktir 3- bazi parcalar yasam sirasinda calismayi biraktiklari, yada kimyasal olarak engellendikleri icin kisa bir omur surer.

Sizce kristalimsi bellege ne hitab eder? Sizce herseyi verimsiz kilan o dualite dengesinin olusuna ne yardim eder? Dunya'nin manyetik enerji agi sistemi!

Eger siz bunu istememis olsaydiniz, eger 1987 de yapilan olcum buyuk bir degisim potansiyelini gostermemis olsaydi, biz buraya gelip manyetik enerji agini kaydirmazdik sevgili varliklar. Aile, ben size soyluyorum! Yuksek benliginize nekadar yakin olabileceginizi bedenin bu iki unsuru arasindaki iletisim belirler! Biyolojinizin kodlamasini %100 hatirlamasi, aninda yukselis statusunu yaratir. O zaman siz tum potansiyelinizi tasiyarak yasayabilirsiniz ki bu husu verici bir seydir.

Edited by - alemtac on 28/03/2009 14:13:36
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 28/03/2009 :  18:00:31  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Sevgili Alemtac, teşekkür ederim.Zihnimdeki kocaman soru işaretine cevap vermişsin.:)) Bizler birbirinin bütünü olan fiziksel ve enerji bedenlerine sahibiz.Bu nedenele fiziksel bedenimizi kodlayan 2 ipliğin yanında bir de enerji bedenimizi kodlayan enerji iplikleri de olmalı.:))Bu benim için harika bir açılım oldu, ellerine sağlık.:))Demek ki, fiziksel bedenimiz tüm bedenimizin sadece %16,67 sı.:))İlginç!!!Aklıma Altın oran sayısı geliyor, bir bağlantısı var mı acaba?(AO:1,618)Belki de yoktur.:)))

Yoksa düşünüyordum, 2 DNA lı olana kadar kaç bin yıl geçmiş, 12 DNA ya çıkana kadar dünyanın sonu gelirdi herhalde.Zaten dünyaya biçilen ömür ne ki!:)))

Edited by - kurby on 29/03/2009 00:22:32
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 29/03/2009 :  11:28:04  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Sevgili Kurby;

Tesekkur ederim ama ben sadece yazilanlari aktariyorum :) Bu arada tespitinizde ne kadar hakli oldugunuzun cevabini yine sozlere birakiyorum. Sorunuz soyleydi:

Demek ki, fiziksel bedenimiz tüm bedenimizin sadece %16,67 sı.:))İlginç!!!Aklıma Altın oran sayısı geliyor, bir bağlantısı var mı acaba?(AO:1,618)Belki de yoktur.:)))

Cevaplari ise soyle:

"Altın Enerji Modelleri - Işık Kalıpları
Ahnya'nın bana aktardığı bilgiyle birlikte, her birimizden- içimizden ve çevremizden- yayılan altın ışığı fark etmeye başladım. Ayrıca birçok kristalimsi ışık modeli gördüm."

"Micheal 7. evde bu buyuk melekle karsilasmis ve onun altin oldugunu, kendi yuzune sahip oldugunu gormustu. O bu melekle birlikteyken cevresindeki Tanrisalliktan zorlukla nefes alabilmisti. Michael biyolojinin ve Tanrisalligin birbirine karismadigini fark etmis ve zorlanarak dizlerinin uzerine cokmustu. O zaman Michael'a yuksek benligi olan yuce varlikla birlikte olabilmesi icin ilahi fiziksel yardimda bulunulmustu."

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 29/03/2009 :  11:45:21  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Bu sozleri dinleyen ve okuyan her insan tum bilgiye erisme potansiyeline sahiptir. O DNA kodlamasinin cevresine sarili 12 parcali kristalimsi yapida bulunur ve bu kodlama sadece daha iyi bir iletisimi beklemektedir.

Aile celselerinde bircok kez sizin esit yaratilmis, mukemmel ve ebedi varliklar oldugunuzu soyledik. Sizi bunlardan ayri tutan tek sey dualite ve nevcut biyolojinizin zayif verimliligidir. Tun bunlar kristalimsi yapi ile DNA arasinda daha iyi bir iletisimle degistirilebilir. Talimatlar dizilerine bellek aktarimi artarken beden -tum insan- buna tepki verir.

Size bu daha iyi iletisimin nereden gelmekte oldugunu soyliyelim. O Dunya'nin enerji agi sisteminin yeni konumundan gelmektedir. Iste bu yuzden biz onu kaydirdik ve grubumuz 1989 da buraya bunun icin geldi. Simdi anladiniz. Hatirlarsaniz, size hicbir insanin Dunya'nin manyetik enerji aginin disinda var olamiyacagini soylemistik. Dualitenizi ve aydinlanmanizi belirleyen iletisimi mumkun kilan sey Dunya'nin manyetik enerji agidir. manyetik enerji agi olmadan iletisimde olmaz. Bir gun uzayda yapacaginiz deneyler bunu gosterecek. Insan icinde yasacagi bir manyetik tamamlayiciya sahip olmalidir. onsuz, insan birkac ay icinde olur.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 29/03/2009 :  11:56:24  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Yerkure'nin ana unsurlari, ates-hava-toprak-su, bir araya gelip yasami yaratir. Gezegeninize bir bakin. O uzerinde oylesine yasadiginiz bilincsiz bir kutle degildir. O benim gibi, tipki enerji agi gibi, sizin kim oldugunuzu bilir. O zekaya sahiptir. Dolayisiyla yerkure sizin aydinlanmanizla isbirligi yapmaktadir. Bunu sizden once bureye gelmis yerli halklara sorun. Onlarin spirituel inanclarinin ozunde "Yerkurenin topragina" saygi yatar. Onlar bilirler.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 29/03/2009 :  12:09:59  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
DNA'niz (12 iplik) bedeninizin 950 yil yasamasi icin gerekli talimatlar dizinini icerir. Halen bu kodlamanin cogu islememektedir. Kodlama bellek cekirdeginden, yani kristalimsi yapidan bilgi almadigi icin islememektedir. O cekirdek bellekte DNA kimyasinin her seyin nasil isledigini hatirlamasina yardimci olacak bir bilgi vardir.

Su anda, biliminiz en nihayet biyolojinizi durtmeye ve DNA'yi yapay olarak uyarmaya basliyor. Onlar bunu manyetiklerle yapiyorlar! Sagliga bu yaklasim size bir kac yil once anlattigimiz "Genclesme Tapinagi" ndaki mekanik islemlere cok gercek bir donustur. Manyetikler ve kozmik kafesin enerjisi dualitenizi ve aydinlanmanizi belirlemeye yardimci olurlar. O ayrica halen bu gezegendeki sinaviniz icin ve sizin tasarladiginiz gibi, verimsiz olan kristalimsi belleginizin dengesinin korunmasina yardimci olur.

Edited by - on
Go to Top of Page

alemtac
Zümrüt

Turkey
250 Posts

Posted - 29/03/2009 :  12:46:57  Show Profile  Visit alemtac's Homepage  Reply with Quote
Her iki durumda da yasnan su ki DNA hatirlanmaya baslanmaktadir! Iletisimin verimliligi artmakta ve biyolojik ve spirituel DNA'nin simdiye dek gizli kalan bolumleri uyanmaktadir. Uyanisin anlamini biliyormusunuz? O bilginin orada oldugu ama uykuda oldugu anlamina gelir. Mekanikler arada, sadece daha verimli, daha iyi isleyen talimatlari beklemektedir.

Bedeninizin her hucresi kendi kendine teshis koyacak sekilde tasarlanmistir. Kanser dediginiz hastalik hucresel yapinizin zayif bicimde islev goren bolumunu kolayca kandirir. Eger bu bolum uygun bicimde islev goruyor olsaydi, kanser var olmazdi.

Bu yeni uyanisin bir parcasi cekirdek bellegin, manyetikler vasitasiyle, DNA kodlamasiyla evlenmesidir. Geriye kalan ve tum bilgisiyle kendine teshis koymasini saglayacak olan talimatlar bilindiginde, o dengesiz oldugunu teshis edecek ve cogalmayacaktir. Sadece onun cevresinde saglikli hucrelerin cogalmasina izin verecektir. Dahasi bu hucre kendi basina intiharda edebilir. Tum tasarim budur. Bunu arayin. Cunku bu iyi bilinen bir biyolojik ozelliktir. Simdi bunu guclendirmenin zamani gelmistir. Bunu bagisiklik sisteminizin muazzam bir guclenisi olarak dususnun ve bu butun insan damgasinin niteliklerinden sadece birisidir.

Bu sozleri dinleyen ve okuyanlar bizim sadece bilimden soz etigimizi dusunebilir. HAYIR! Biz aslinda kendi kendini iyilestirme, uzun bir omur, insanin biyolojik paradigmasinin gecirmekte oldugu butunuyle yeni bir degisimden soz ediyoruz! Cunku ister insan bilincinin niyetiyle, ister kimya yada fizigin yardimiyla olsun. DNA'niz simdi degisme iznine sahiptir ve sevgili varliklar 11:11 de tumuyle bununla ilgiliydi!

Kristalimsi yapiyla DNA arasinda yakin bir iletisim kuruldugunda, siz bedeninizde hic yoktan kemik olusturabilirsiniz, madde yaratabilirsiniz. Bedeninizde hukum suren her turlu hastaliktan kurtulabilirsiniz! Hucreler daha zeki ve akilli hale gelirler. Siz biyolojinizi guclendirebilirsiniz ve mucizeler icinizden kaynaklanir!

Sifacilar, dinliyormusunuz? Sifa calismasinda yaptiginiz her sey hastanin hucresel yapisindaki bu iki biyolojik niteligin bir araya gelmesine yardimci olmaya dayanir. Peki, neden bazilari iyilesirde, bazilari iyilesmez?

Bunun yaniti biraz karmasiktir, ama mucizevi sifanin baslica katalizorlerinden birisi saf niyettir. Bir dahaki sefere bir hastaya sifa verirken o insanin niyet etmesini ve ne yaptigini gercekten anlamasini saglayin. Gercekten izin verildiginde ve niyet edildiginde sifa gerceklesecektir. Sifalar kafesle baglanti kurmanin sonucu meydana gelmektedir. Manyetik alanlar maddenin ve kafesin bir niteligidir.

Su anda sizinle sozunu ettigimiz Indigo cocuklar arsinda ne fark oldugunu bilmek ister misiniz? Bu cocuklar obur taraftan aseletlerini bilerek geliyorlar. Sizin sahip olmadiginiz spirituel gelisime sahip olarak geliyorlar. Onlar sizin bilmediginiz seyleri biliyorlar ve onu hucresel duzeyde hissediyorlar. Onlarin bazilari kendi kulturlerini yaratiyorlar, cunku onlari dinlemiyorsunuz, saygi gostermiyorsunuz, onlari onurlandirmiyorsunuz, onlara cocuk muamelesi yapiyorsunuz.

KRYON
YUVADAN MEKTUPLAR
BESINCI KITAP
KOZMIK KAFES
S.366 - 424


Edited by - alemtac on 29/03/2009 13:52:16
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/04/2010 :  03:31:49  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Osho nun yazılarını severek okuyorum ve herkonuda onun gibi düşünmesemde ,onun özgürlüğü anlatan sözlerinde,benim belkide en çok değer verdiğim kavramlardan birini gördüm.

"Ben kimsenin müridi değilim" diyor...
Özgür değil isek eğer,gerçekten yaşıyor olamam ve bizi kimse özgürleştiremez çünkü biz özgür doğduk. Yani özgürlüğün anlamını doğduğumuz günden beri biliyoruz aslında ama zamanla bunu unutmuş olabiliriz ve birşeyi unuttuğumuzda,yeniden hatırlayabiliriz demektir bu aynı zamanda.
......

Osho - Benim Yolum Beyaz Bulutların Yolu


Tibetli gizemciler, Zen ustaları veya sufi dervişleri hep beyaz bulutlardan bahsetmişlerdir.

Beyaz bir bulut en gizemli şeydir, aniden belirir, aniden kaybolur. Bulutların ismi,cismi olmadığını hiç düşündünmü? Biçimi bir anlığına bile aynı kalmaz. Değişmekte, dönüşmektedir, nehir gibi bir akıştadır. Bir buluta biçim verebilirsin ama senin yakıştırmandan ibaret olacaktır o. Bulutun biçimi yoktur; biçimsizdir yada sürekli şekillenmektedir, bir akıştır o. Hayat da aynen böyledir. Her türlü biçim yakıştırmadan ibarettir.


Senin varmı belli bir biçimin? Yoksa sürekli değişmekte misin? Sen bir akış, bir bulutsun. Bir isme, bir kimliğe sahip misin? Kendine şu veya bu diyebilir misin? "Ben buyum" dediğin anda, aynı zamanda onun tersi de olduğunun farkına varırsın.

İçinde tüm yaşamının kaynağını barındırıyorsun. Hayatta olup biten her şey, senide var etmiş olan aynı kaynaktan doğdu. Sen onunla akrabasın, onunla birsin.

Kuşlar böylesine mutlu olup şarkı söyleyebiliyorsa, onları bu mutlulukla, bu şarkılarla dolduran da aynı kaynaktır. Aynı kaynak senin de elinin altındadır ama sen bir şekilde tıkanıklıklar yaratmışsın. Bu ağaçlar bunca yeşil, bunca huzurlu, bunca endişesiz olabiliyorsa, sen de olabilirsin çünkü ağaca yürüyen özsu, sana da yürümektedir. Sen onu unutmuş olsan da, o oradadır.


Peki ben ne yapıyorum? Benim yöntemim bir sentezdir, çünkü artık Doğu, Batı diye bir şey kalmadı.Doğu,yüzünü Batıya dönerken, Batı da, Doğu'ya dönüyor. Yakında Doğu, Batı diye bir kavram ortadan kalkacak ve tek bir dünya varolacak. Bu coğrafi bölünme yeterince uzun sürdü;daha fazla süremeyecek.

Toplumdan başlayıp kendine ulaş. Toplumdan kaçma, dünyada yaşa ama dünyevi olma.


Hayatla savaşmadan, ona direnmeden, teslim olarak, süzülerek, beyaz bir bulut olarak yaşa.


Ben kimsenin müridi değilim.

Ben hiç bir inanç sistemine ait değilim.

Dünyanın her yerinden olan insanları seviyorum ve onlar hiçbir zaman birbirleriyle karşılaştırmam.

Bir Zarathustra Zarathustra, bir Mahavira Mahavira, bir Buda Buda, bir İsa İsa ve bir Musa da Musa'dır; hepsi kendine özgüdür.

Öylesine kendilerine özgülerdir ki, onlardan birisini herkesin uyması gereken bir kriter yapmamalısınız.

OSHO

Edited by - pandora76 on 16/04/2010 03:35:12
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 20/04/2010 :  23:48:08  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Sfenks'in Altındaki Anahtarlar






Kayıtlar Salonunun Şifresini Çözmek

Ray Mardyks

Kehanetlerin Yaz mevsimi

1998’in yaz ayları eşsiz bir spiritüel fırsat sunuyor. Şimdiye dek Dünya üzerinde insanlığa sunulmuş olana hiç benzemeyen bir fırsat. 1998 ile 2012 yılları arasında, Dünya gezegensel tekamülün yeni aşamasına geçiyor olacak. İnsanlığın bütünü Dünya ile birlikte geçiş yapıyor olacak. Bireysel insanların bundan sonraki 13 – 14 yıl sırasında nelerin olacağının bilincinde olup olmayacağı hala açık bir sorudur. İnsanlığın çoğu olmasa da, bir çok insan nelerin gerçekleştiğinin tam olarak farkında olmayabilir. Dünyanın tekamül etmesi için insanın anlayışı ve katılımı gerekli midir ? Muhtemelen inanmak isteyeceğimiz kadar çok değil.

“Uyuyan kahin” Edgar Cayce 1998’in Mısır’daki Sfenksin altında gizli olan Kayıtlar Salonunun yeniden keşfedileceği ve açılacağı yıl olacağını açık olarak söyledi. 1998’deki bu “açılış” ayrıca Mesih’in “İkinci Gelişi” ile birleştirildi. Kayıtlar M.Ö. 10,500 civarında “mühürlendi”. Bu astrolojik Aslan Çağı sırasında idi. Son yıllarda, Aslan takımyıldızı ve Dünyadaki Sfenks arasındaki bağlantı popüler oldu. “Yukarda nasılsa, aşağıda öyledir…”

Kutup Değişimi Gerçekte Nedir ?

12,500 yıl önceki zamanda gerçekleşen şey bir kutup değişimi idi. Bu, modern kıyamet günü destekleyicileri tarafından popülerleştirildiği gibi Dünya’nın manyetik alanının değişmesi değildi, astronomik ve ayrıca astrolojik bir kutup değişimi idi. Dünya yaklaşık olarak 26,000 yıllık bir döngü yaratan özel bir dönme hareketine sahiptir. Bu döngü sırasında, ilkbahar ekinoksu anında, güneşin pozisyonunun, zodyağın on üç takım yıldızı boyunca değiştiği görünüyor, her bir takımyıldızında yaklaşık olarak 2000 yıl kalıyor. M.Ö. 10,500 civarında, ilkbahar ekinoksundaki Güneş Aslan takımyıldızına (Aslan Çağı) giriyordu. Şu an bu “çağ” işareti Balık takımyıldızında (Balık Çağı) ve Kova’ya doğru ilerliyor (Kova Çağı).

Ekinoksun hareketine ilave olarak, Dünyanın kutuplarının da yıldızların farklı takımyıldızları boyunca ilerlediği görünüyor. Dünyanın kuzey kutbunu bir taç çakra olarak imgeleyin. Bu açılışın direkt olarak üzerinde olan yıldızlar Dünyanın “spiritüel bağlantısı”nın izlenimini verir (akla getirir). M.Ö. 10,500 civarındaki son Aslan Çağının başında, Dünyanın kuzey kutbu “yıldızların yeni yıldıztakımına “geçiyordu”, şimdi bizim Herkül olarak adlandırdığımız takımyıldızı. Bu bir kutup değişimi idi. Efsanevi Herkül için büyük bir test bir aslan ile savaşmaktı. Mitler gökyüzünde gerçekleşen şeyleri yansıtır. Şimdi, şimdiki zamana dönelim.

1998 ve 2001 arasında, ekinokslar ve gündönümleri zamanında Dünya içinde yaşadığımız Samanyolu Galaksisi ile hizalanacak. Bu sadece her 6500 yılda bir gerçekleşir. Bu yıl 22 – 23 Eylül’de sonbahar ekinoksunda, Dünya bu Galaktik Hizalanmaya ve Galaktik inisiyasyona başlayacak. Sonbahar ekinoksu Galaksimizin kuzey kutbu ile hizalanacak. Gökyüzünde, Kuzey Galaktik Kutbun pozisyonu Aslan takımyıldızının hemen arkasında ve üstünde bulunur. Aslan koruyucu bir pozisyondadır. Aslan bu galaktik çakra ve giriş kapısı için arketipik koruyucudur. Galaksimizi açık bir taç çakra ile imgeleyin. Burası galaktik enerjilerin girdiği ve çıktığı yerdir. Ayrıca bu galaksi içinde yolculuğu ileri sürer. Sadece Galaktik Hizalanma sırasında Dünya bu galaktik frekansları alabilir ve galaksi içindeki aktivitelere dahil olabilir. Bu biz insanları ne kadar kapsar ?

Sfenksin Pençeleri Arasında

8 Ağustos 1998’deki ay tutulmasından hemen sonra, Güneş Aslan takımyıldızına ilerliyor. 21 – 22 Ağustos’ta, Regulus (Aslanın Kalbi) yıldızının, önünde bir güneş tutulması gerçekleşiyor. Bu, Sfenksin pençeleri arasındaki “giriş kapısı”na karşılık gelir. Edgar Cayce Kayıtlar Salonuna girişe gönderme yaparken şifreli olarak konuştu, “gölge hatları Sfenksin pençeleri arasına düşer…”. Bu özel güneş tutulması ile ilgili eşsiz ve özel olan şey, Galaktik Hizalanma zamanına yakın gerçekleşmesidir. Son Galaktik Hizalanma, ekinoks bu galaktik kutup ile hizalandığında, hemen Aslan Çağının sonundan önce idi ve Kayıtlar Salonunun “mühürlenmesi” sırasında idi. İnsanlığın gerçek tarihinin bu kayıtlar arasında kapsandığı söylenir. Belki muhtemelen intergalaktik yolcular olan atalarımız ile yeniden bağlanabileceğimiz tek zaman Galaktik Hizalanma sırasındadır.

Arketipik Aslan galaktik kutbun koruyucusudur ve ayrıca Sfenksin altındaki Kayıtlar Salonunun girişidir. Bu arketipik varlık erilde Jah’ın, feminende Sekmet’in isimleri ile çağrılır. Aslan takımyıldızındaki en parlak yıldız Regulus olarak adlandırılır ve Aslan’ın gizemlerinin anahtarıdır. Bu yıldız, güneş Zodyak boyunca ilerlerken Güneşin yolunda yatan tek parlak yıldızdır. Aslan ve Güneş arasında çok yakın bir ilişki vardır.

Galaktik Astrolojide, Güneş bilinçliliğin merkezini temsil eder, genellikle ben – bilinçliliği ve ego – bilinçliliği. O, “Ben”, “beni”, bana” ile özdeşleştirdiğimiz yerdir. Yıldızlar ve yıldız takımları ruhun ve canın (soul ve spirit) boyutlarını temsil eder. Yıldızlar her zaman dışarıdadır, yine de onları gündüz göremeyiz, çünkü güneş çok parlaktır. Benzer şekilde, canın ve ruhun arketipik boyutları, egonun ışığı veya ben – bilinçliliğinin ışığı çok parlak olduğunda görülemez. Yıldızlar Güneş ortadan kaybolduğunda görünür. Çokboyutlu realiteler, ego aşılınca ortaya çıkar. Güneş tutulmaları sırasında, Güneş (ve ego) geçici olarak bloke edilir. Yıldızlar, toplam güneş tutulması anında gündüz sırasında görülebilir.

Arketipik Aslan her birey için “kalbin hükümdarıdır”. Çoğu zaman bu arketip bir ünlüye yansıtılır, örneğin kraliyet ailesinin bir üyesi, bir rock yıldızı veya bir film yıldızı. Bunu kendiniz için bütünleştirmek Aslan’a açılmayı ve hükümdar olarak kalbinizi deneyimlemeye istekli olmayı gerektirir ; başka deyişle, her zaman gerçekten istediğiniz şeyi yapın ve korku yerine sevgiyle davranın.

Sirius’un Yükselmesi

Stonehenge civarındaki bölge için Sirius yıldızının yükselmesi ayrıca 21 – 22 Ağustos 1998 deki güneş tutulması zamanına yakın gerçekleşir. Bu bölge Avebury, Silbury Hill ve Glastonbury gibi kutsal siteleri kapsar. Burası ayrıca Ekin Çemberlerinin çoğunun gerçekleştiği yerdir. Bu sitelerin hepsi için, İngiltere’nin aslan ile sembolize edildiğini hatırlayın. Sfenks ile güney İngiltere’deki kutsal siteler arasında direkt bir bağlantı var mıdır ?

Sirius yıldızının yükselişi Dünya üzerindeki farklı yerler için farklı günlerde gerçekleşir. Sirius’tan “tohumlamanın” çoğu her yıl Temmuz ve Ağustos sırasında gerçekleşir. Kadim Mısır kültürü, Sirius yıldızından gelen döngülere, enerjiye ve harekete çok fazla uyumlu idi. Kadim Mısır zamanları sırasında, Aslan ve Sirius takımyıldızlarının ikisi de birlikte yükselirdi. Sirius’un yükselmesi onların Yeni Yılını başlatan olay idi. Dünya her yıl Sirius’tan ne alır ?

Dünya’nın canlı bir varlık olduğunu imgeleyin. Bazı insanların daha iyi görmek için gözlüğe ihtiyacı olmasına veya görünmez iletişimleri almak için radyoya ihtiyacı olmasına benzer şekilde ; Dünya çoğu yıldızlardan gelen bazı enerjileri, frekansları ve bilgiyi almakta Dünyaya yardımcı olan piramitlere, taş çemberlere ve diğer tapınak yapılarına sahiptir. Bu enstrumanların Dünyanın gezegensel tekamülünün ihtiyaçları için dizayn ve inşa edildiğini imgeleyin. İnsanlığın sadece bu projenin küçük bir parçası olduğunu ve çoğunlukla bilinçsiz yollarla Dünyaya yardım ettiğini imgeleyin. Sfenksin, piramitlerin, bir çok kutsal tapınakların ve Ekin Çemberlerinin hepsinin insan anlayışının kapasitesinin ötesindeki bir bilinçlilik seviyesinden dizayn edildiğini imgeleyin.

Sfenksin Altındaki Anahtarlar

Gökyüzünde Aslan takımyıldızının altında Sfenks gizemine anahtar olan iki takımyıldızı vardır. Bunlardan biri Crater, Kadeh (the Cup) olarak adlandırılan takımyıldızıdır. Bu efsane ve mitte Kutsal Kadeh ile temsil edilir. Öykünün popüler anlatımına göre, Kutsal Kadeh Kudüs’ten Glastonbury’e getirilmişti. Aslan takımyıldızının altında bulunan diğer ilginç takımyıldızı Argo Navis the Ship (Gemi) olarak adlandırılır, ayrıca bazen Ark (sandık) olarak adlandırılır. Nuh’un Gemisi İncilde ve ayrıca ‘Ahit Sandığı’ Musevi geleneğinde önemli iken, Kutsal Kadeh Hristiyan geleneğinde önemli bir ikondur. Gizli bir gelenek ‘Ahit Sandığının’ Kudüs’ten İngiliz Adalarına Tapınak Şövalyeleri tarafından getirildiğini öne sürer.

Hem Kadeh hem de Sandık kaptır ; Kadehte “Mesih’in kanı” ve Ahit Sandığında iki adet taş tablet. Hem Kadeh hem de Sandık daha derin bir seviyede iletişim araçları olarak tanınabilir. Kadehteki ‘kan’ bir “kan hattını/dizisini” veya zamanda geriye giden soyu/nesli ileri sürer. Bu, yıldızlardan gelen orijinlerimize geri giden yol mudur ? Sandık Musa’ya konuşmak için “Tanrı” tarafından kullanıldı. Bu varlık veya varlıklar buradaki insanlığı yıldızlardan getirenler mi ? Hem Kadeh hem de Sandık ayrıca Dünya için semboller ile ilgilidir. Dünya bizi kadeh gibi tutar ve uzay boyunca bir gemi veya Sandık gibi nakleder. Dünyayı galaktik uzay boyunca Güneş ile yolculuk eden yaşayan bir uzay gemisi olarak imgeleyin.

Dünyayı büyük bir biyo – kompüter olarak imgeleyin. Modern bilgisayarlarımıza yeni bir program veya uygulama yüklediğimiz zaman, masa üstünde bir ikon belirir. Ekin Çemberlerinin Sirius’tan veya diğer yıldız sistemlerinden Dünya’ya yeni programların “yüklenmesi” için ikonlar olduğunu fark ettiğimizde, neyi daha iyi anlayabiliriz ? Yeni ikon veya Ekin Çemberi yeni programın fonksiyonunun görsel sembolüdür. Bu yeni programlar aktive edildiğinde neler olacak ? Belki tüm bu daha küçük Ekin Çemberi programlarını kullanan master program henüz yüklenmedi. Belki yeni master programın yüklenmesi Ağustos 1999’daki Tam Güneş Tutulması için programlandı, bu tutulmanın gölgesinin Güney İngiltere, Avrupa, Orta Doğu, Pakistan ve Hindistan boyunca yolculuk yaptığında. Ağustos 1999’daki Ekin Çemberleri neye benzeyecek ? Dünyanın bu yeni programlara Galaktik Hizalanma için mi ihtiyacı var ?

Büyük Hizalanma

1998 – 2001 Galaktik Hizalanması, Eylül 1998 den Eylül 2001’e dek on üç ekinoks ve gündoğumunun zaman periyodu sırasında gerçekleşiyor. Dünyayı, sadece kendisine, Güneşe ve güneş sistemindeki diğer bazı gezegenlere erişebilen kendi başına bir biyo – kompüter gibi imgeleyin. Bu Galaktik Hizalanmayı görmenin bir yolu Dünyanın yıldızlararasına, boyutlararası bir İnternete ; Galaktik genişlikte bir Web’e bağlandığını imgelemektir. Dünyanın bu yeni programları bütünleştirmesi ve bu yeni galaktik bağlantı on üç yıl kadar sürecek. Dünya 2012’de galaktik olarak on – line olduğunda, erişebilecek bilinçlilik ve bilgi seviyelerini imgeleyin.

2012 yılı ayrıca Regulus yıldızının pozisyonu ile işaretlenmiştir. 2012’de, Regulus Aslan burcundan Başak burcuna giriyor. Regulus yıldızı bu ikisinin arasında buluşma yerinde olacak. Sfenksin Aslan ve Bakirenin bir birleşimi olduğunu hatırlayın.!

21 – 22 Ağustos 1998’deki güneş tutulması Galaktik Hizalanma için yolu hazırlıyor ve Aslanın kalp atışının ritmine açılma fırsatı sağlıyor. Bunu yaptığımızda, tüm korkuyu salarız ve koşulsuz sevgiye teslim oluruz. Bu, Kayıtlar Salonunun girişine erişmek için önkoşuldur. Güneş, Galaktik Hizalanmanın başlangıcına dek Aslanın (Sfenks) altından geçiyor olacak. Bu, 22 – 23 Eylüldeki ekinoks anında gerçekleşiyor.

Kalpleri vasıtası ile “girişi” bulanlar ve “içsel” kayıtlara ulaşanlar için, bu ekinoks taç çakra vasıtası ile olası bir “meshedilmeyi” ve Dünyanın galaktik inisiyasyonunun bilinçli davranışının/beklenmesinin başlangıcını işaret eder. Bu, bazılarımız için merkezimizi Güneşten – merkezlenmiş (ego) bilinçlilikten, galaktik (Yüksek Ben) bilinçliliğe değiştirme fırsatıdır. Diğerleri için, yaşam egosantrik bilinçlilik tarafından yaratılan illüzyonları yansıtmaya devam edecek. Bu insanlar “orada dışarıda” olanın kendilerinin yansımasından başka bir şey olduğuna inanmaya devam edecekler.

Galaktik bilinçlilik Mesih bilinçliliğine paraleldir. Yeshua ben Yosef (Isa Mesih) aslan tarafından sembolize edilen Judah kabilesinden idi. Aslan’ın Koşulsuz Sevgi Yolunu seçmiş olanlar, takip edilecek öğretmenler veya liderler olmadığını bilirler. Onlar kendi kalpleri ve koşulsuz sevgi ile yönlendirilirler.

(Çeviri ; Saffet Güler)

Alıntıdır.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 21/04/2010 :  22:13:26  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ra bilgilerinde 80.celseyi okurken çok etkilendim. Çünkü O'nun sözlerinden habersiz,tam da onun söylediği şeyleri söylüyormuşum.

Birbaşkasıyla ya da bir başka gezegenden seslenen varlıklarla farklı şeyler düşündüğünüzü zannederken,bir zaman sonra aslında pek çok konuda aynı şeylere inandığınızı ve söylediğinizi görünce çok şaşırıyorsunuz.

Bu celsenin bu kısmını,özgürlükten bahseden Osho'nun sözleriyle aynı yere yazmak istedim.

Soru:On beşinci temel model Ruhun Matrisidir ve ona Şeytan denir. Bunun nedenini söyleyebilir misiniz?

Ra:Böylesine önemli bir soruya çok kolay ve basit bir yanıt vermek istemiyoruz ama,"Ruhun doğası öylesine süptildir ki,ışığın ruhun büyük karanlığı üzerindeki verimlilik sağlayıcı(meyve verir hale getirici)etkisi,karanlığın kendisi kadar belirgin değildir,"diyebiliriz. Birçok ustanın seçtiği tekamül yolu,Ruhun Katalizörünü kullanmaya kalkıştıklarında karmaşık bir hal alır. İçlerinde güneşin ışığını tutup kavrayabilenler pek azdır. Ustaların büyük çoğunluğu ay ışığında el yordamıyla yürümeye ve aramaya devam ederler ve dediğimiz gibi,ay ışığı saklı gizemi ortaya çıkarabildiği kadar,aldatıcı da olabilir. Onun içindir ki bu matrisin melodisi çoğu kez negatif ve sizin deyiminizle şeytani özellikteymiş gibi görünür.

Burada bir noktayı da vurgulamak gerekiyor;usta,kendini diğer varlıkların yarattığı sınırlamalardan giderek daha büyük oranda kurtarabilendir. Bu ister kendine ister başkalarına hizmet amacıyla yapılmış olsun,ustanın uyanışında geçilmesi gerekli bir bölümdür. Bu özgürlük,kendisi özgür olmayanlarca karanlık ya da şeytani olarak nitelendirilir. Büyüyü herkes bilir ve kabul eder ama büyünün mahiyetini bilen azdır.
............

Hepimiz birbirimizle büyüyoruz ve birine "evet sana katılıyorum"demek zor değil bu yüzden. Benim inancıma göre,insanlardan birşeyler öğrenmek bizi küçültemez ama bununla birlikte iyice düşünmez isek bilgiyi o zaman sorun yaşayabiliriz. Çünkü başkalarının bilgileri-düşünceleri yanlış olabilir, sapmalar taşıyabilir vs.... Herşeyi bilse idik, tam anlamıyla oldum diyebilecek hale gelseydik,zaten 3b' de değil 4bh de veya daha doğrusu en yukarıda olmamız gerekirdi belkide.

Ra daki özgürce düşünmenin,özgür olmayanlarca şeytani olarak tanımlanabilmesi durumu ilgimi çekti. Belkide çocukken ve ilk gençlik yıllarımda bana öğretilen herşeye hemen evet demediğim için,bir nevi şeytani özelliklere sahip olduğumu düşünüldüğü için tepki görüyordum. Sanırım onlar farklı bilgilerden korkuyorlar çünkü bu onlara değişebileceklerini,bildiklerinin yanlış olabileceğini ve böylece ayaklarını bastıkları sağlam zeminin kaydığını gösteriyor.

Her değişim bir nevi ölümü simgeliyor çünkü. Yaşarken ölmek ise kolay değil ve benim içinde hiç bir zaman kolay olmamıştır-olmuyor. Tarotta ölüm ve dönüşümü simgeleyen 13.kartın hep yanlış anlaşılması(tarotçuların söylemleri bu) ve 13 sayısının lanetlenmesi bunun gibi birşey sanırım bir yerde de. Oysa Ra'dada anlatıldığı gibi aslında değişim-dönüşümün nedeni,kişilerin kendileri.
İnsanlar ölümü/değişimi/dönüşümü bilinçsizce de olsa,aslında kendileri çağırıyorlar.


Edited by - pandora76 on 22/04/2010 00:39:36
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 14/06/2010 :  04:00:30  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by Tiversonus

(Alıntı)

The Secret Nedir, Ne Değildir ?

Sır'ın sırrı

Ben

Nedir bu Secret olayı? Biz Tanrı&'ın doğum günüyüz ve kendi yolumuzda yürüyoruz. Neden karşı karşıya geliyoruz? Sevmiyorum ben başka birinin eseriyle ilgili olumsuz yorumda bulunmayı. Herhangi bir gazeteci sorsa, cevap vermeyeceğim. Neden reddedemeyeceğim gazeteciler üzerinden gelerek Secret hakkında yorumda bulunmak zorunda bırakıyorsun beni? Neler oluyor?


Dona

Mistik felsefe, tehlikeli bir atakla karşı karşıya. Bundan haberdar olmak isteyeceğini düşündüm. Haber vermeseydim sonsuza kadar bana söylenir dururdun #9786;


Zararsız görüntü veren bir kitap&'İnsanlara istediği herşeye kavuşabileceğini &'üjdeliyor&' Satış rekorları kırmakta. Ne güzel sır açıklanıyor, kitleler hayallerine kavuşuyor. Daha doğrusu siz öyle zannediyorsunuz&'


Kitleler hayallerine kavuşmuyor küçüğüm. Kitleler tarihin en büyük hayal kırıklığına doğru sürükleniyor. Secret&'a sırrın kendisi ifade edilmiyor. Sır sadece ima ediliyor. Sırrın gerçek hali, Tevrat&'n ve İncil&'n değiştirilmesinin altında yatan &'ır&'ır. Kitleleri koyun sürüsü olarak yönetmenin felsefesi, kitleleri sürüleştirmek için son kozunu oynuyor. Şimdi bu oyunu deşifre etmenin vakti...


&'stersen olur&'bu tanrısallığın sloganıdır. Evet, istersen olur. Tabi, sen bedelini ödemeye hazırsan&'Kitapta sana verdiğim &'ma&'kartı&'bilgisini hatırlamalısın. Sana bu bilgiyi vermeden seni hayal kurmaya teşvik etseydim ne olurdu biliyor musun? Yıkılırdın. Kurduğun hayaller gerçek olurdu, sen onlarla ilgili ödemen gereken bedelden önceden haberdar edilmeden.


Sır bilgisi kitlelere eksik verildi. Ve insanoğlu, hayalleriyle birlikte yükleneceği yükten bihaber.


Sır Edison&'an emsal verdi. Ben sana Graham Bell&'en örnek vereceğim.


Dünyayı değiştirecek ve size büyük servet kazandıracak bir icadın mucidi olmak ister misin sorusuna kitleler hep bir ağızdan Evet! yanıtını verirler.


Aynı kitlelere zorlu ve başarıya ulaşacağından asla emin olamayacağın bu yolda karşına çıkacak tüm travmaları yüklenmeye hazır mısın sorusunu sorduğunda, aynı kitleler hemen homurdanmaya başlayacaktır.


Graham Bell... Telefonun mucidi, milyonlar insanın yerinde olmak isteyeceği Graham Bell en büyük hayalini gerçekleştirmişti. Yıllarca mahkeme koridorlarında süründürüldü. Telgraf endüstrisi tarafından&'Graham Bell, bu bedeli yüklenmeyi kabul ettiği için Telefonun mucidi Graham Bell oldu. Freud'un patatese talim etmeyi kabul ettiği için Freud olduğu gibi...


Talih oyunlarına düşkün bir toplum düşün. Büyüğüyle küçüğüyle istisnasız her talihli, ikramiyeyi kazandıktan sonraki bir ay içinde ölseydi&'O toplum piyango bileti almaya devam eder miydi?


Küçüğüm dünyanın karanlık yüzü , mistik felsefenin temeline dinamit koydu. Bu yolun sonunda kaybeden şu an neyin olup bitmekte olduğunun farkında olmayan, tüm dünya mistikleri olacak. Hayal zannedilen hırsların gerçekleşmesiyle beraber gelen travma, öfke krizleriyle evlerde kütüphanelerin alaşağı edilmesine, evlerdeki mistik kitapların yakılmasına kadar sürecek. En büyük hırsını gerçekleştirip zengin olan baba, bedel olarak evladını verdiğinde ona iyimserlikten, olumlu düşünceden bahsetmek için sana saldırmasını göze alman gerekecek. İnsanlar spritüel olan hiçbirşeyi duymak istemeyecekler.


Kitleler hayallerine kavuşturulmuyor küçüğüm. Kitleler, tarihlerinin en büyük hayal kırıklığına hazırlanıyor. Bu yolun sonu toplumların hayal kurmaya tövbe etmesine çıkıyor.


Secret, aynı zamanda kozmik mekanizmaya dönük tarihin en büyük sabotajı... Bir insan grubu kozmik yasaları nasıl sabote edebilir? Bunu çok merak ettiğine eminim.


Kişinin beyni bir çarktır. Ben istiyorum dediğinde bu çark dönmeye başlar. Bu çark döndükçe, isteklerin ve onun bedellerini çekmeye başlarsın. Evrenin gerçek çekim yasası budur. Ve şu anda bilinçlendirilmemiş kitleler, bu çarkı neler olacağını bilmeden döndürmeye başladı. Yaşayacaklarını bilmeden, buna hazırlanmadan. Kozmik yasalar asla durmaz, daima işler. Kitleler eksik bilgilendiriliyor diyerek biz bu yasaları durduramayız. Evren &'ilmiyordum&' asla mazeret olarak kabul etmeyeceği için. Tanrı&'ın sistemini, Tanrı&'a karşı mücadelede kullanmak... İşte bu sabotajdır. Bugün bu sabotajı hayata geçirenler, tarihten bildiğimiz tanıdık yüzlerdir. İnsanları özgürleştirmek için Tanrı tarafından gönderilen kutsal kitapları, Tanrı&'ın bu arzusunu durdurmak kullanan eski dostlarımız: Kabalacılar.


&'üzyıllardır sizi biz yönetiyoruz. Şimdi tanrısal özgürlüğünüze kavuşmaya mı karar verdiniz? Bağımsız olmak, zincirlerinizden kurtulmak mı istiyorsunuz? Hadi durmayın! Bir süreliğine de olsa özgürsünüz. Hepiniz hayal kurun. Şunu bilin özgürlük için açtığımız bu kapıdan, birgün mutlaka geri geleceksiniz...&'


Bu durumda bizim yapabileceğimiz tek şey, çarka müdahale etmeden eksik olan bilgiyi ivedilikle farklı kanallardan bireylere ulaştırmaktır.


&'edeller&'konusunu gizlemek, kader-dua denklemini yat-kat-arabayla sınırlamak-süslemek&'Bu rahmani değil şeytani bir frekansın ürünüdür ve bu şerre kanal olan herkes bunun bedelini &'on kuruşuna kadar&'ödeyecektir. Çekim yasası&'


Tekamülün 9. basamağına ait bir bilginin, tekamülün 8. basamağındaki bir dünyaya sunulması yüzyılın ruhsal felaketidir. İstersen olur yaklaşımının bireylerle buluşturulması için, bireyin iki şeye sahip olması elzemdir; 1- Yüksek farkındalık. 2- Derinlere varan arınmışlık. 1 &'imilerinin sesini duyuyorum. Bu yeni bir bilgi değil. Daha öncelerden yüzlerce kere yazılmış, okunmuş birşeydi. Bunda bu kadar abartacak ne var ki?&'diyorlar.


Ey yeryüzünün arınmış bilgeleri. Siz bu bilgiyle, girdiğiniz uzun bir mistik yolda kesiştiniz. Şimdi kitleler, spritüel tek satır okumamış kitleler bu bilgiyle buluşuyorlar. Daha güzel arabalara binebilmek için... İlaçların satışının süpermarketlere kaydırılmasıdır bu. Prospektüsleri yok edilerek. Yan etkili şifa haplarının, bonibon ambalajında şişelenmesidir. Mistik pazar büyüyor iyimserliğini derhal terkediniz.


2 Çekim yasasının tekamül sürecinden bağımsız olarak, tek başına satışa sunulması&'Rab bu yolu asla tercih etmez. O, kişiye kadim bir bilgi vermeden onu bilgiye hazırlar. Arındırarak.


Arınma olmadan kişi &'ekmeye&'başlarsa ne olur&'Secret, olumlu düşün olumlu şeyler başına gelsin der. Bu mistik bir yalandır. İnsanlara bu haliyle sunulan çekim yasasının işe yarayacağı tek varlık grubu Meleklerdir. İnsanlar değil... Melekler, nefs sahibi olmadıkları için içlerinde olumsuz hiçbir zerrecik yoktur. Bu nedenle olumsuzu çekmezler. Peki ya insan? Tekamül yürüyüşündeki insanoğlu öyle midir? İnsanoğlu nefs sahibidir, zihin çarkını döndürmeye başladığında içinde arınmamışlılığın olumsuz potansiyelinden ötürü, kendine musibetleri de çekecektir. Denizde attığın oltaya, nükleer atıkların tutulmasıdır bu. Sağlıklı balıklar tutabilmen için, önce denizin temizlenmesi gerekir. Oltasının ucundan olumsuz musibetler çıkan insanlara, &'lumlu düşünseydin böyle olmazdı&'demek ve işin içinden böyle çıkmak bu hiç de farkındalığı yüksek bir tavır değildir. İnsanlar için yazılmış kitapların yazarlarının, okuyucularının birer &'nsan&'olduğunun &'arkında&'olmasında büyük yarar var.


Çünkü Polyannacılık, kişiyi arındırmaya yetmez. Arınma, esaslı ve derinlikli bir iştir. Kişinin Tanrı ile arasındaki mesele çözülmeden yapılacak hiçbir suni teneffüs, kişiye kalıcı bir nefes aldırmayacaktır.


Kişi neyin hırs, neyin hayal olduğunun ayırdında olmazsa, çekim yasası fitili hayalleri değil hırsları gerçekleştirmek üzere ateşlenir. Doğrusu bu çok ama çok ağır bedelleri beraberinde getirecektir.


Bu metin, iyi yada kötü niyetle Çekim Yasası&'ı eksik bir şekilde toplumlara sunanlara ve onlara aracı olanlara bir uyarıdır. Bugünden, 17.07.07&'en itibaren, isteyerek yada istemeyerek dünyanın karanlık yüzüne hizmet eden bu çabanın içinde olanların insanlık üzerinde yaptığı ruhsal tahribat, gene onların üzerinden telafi edilecektir. Gizledikleri &'edeller&'konusu, kendilerine herkesin gözü önünde ödettirilecek bedeller üzerinden okuyucularına anlatılacaktır. Bu iyi yada kötü niyetli kişilerin yaşayacağı kişisel felaketler, ciddi ve dikkate değer bir okuyucu tepkisiyle sonlanacaktır: &'en neden olumlu düşünmedin de tüm bunlar başına geldi?&'

***


Olumlu düşüncenin gücü, bu yola baş koymuş spritüel gönüllerin yükselttiği bir trenddir ve işte Secret bu trendin başaşağı inişinin dönüm noktası olmak üzere tasarlanmıştır. Bir kitap değil bir proje olarak.


Hayal kurmaya tövbe ettirilmiş toplumlar, eskisinden daha da &'yi&'Kabala sürüleri haline getirilmek isteniyor ki bu yeryüzünün tüm bilgelerinin rehavet uykusundan uyanıp, oyunu görüp hareket geçmesini gerektiren olağan dışı bir durumdur.


Şunu unutma küçüğüm. Gerçek sırrın kitlelere açıklanması &'istem&'n varlığına karşı çok büyük ve dayanılmaz bir tehdittir. Çünkü, Dünya endüstrileri insanoğlunun acizliği üzerine kuruludur. Hakiki sır, aczi ortadan kaldırır ve bu &'istemin&'tüm silahlarıyla karşı koyması gereken bir durumdur.


Oysa Secret &'ırrını&'kitlelere &'istem&'n kendisi ulaştırmıştır. Kitabevlerine girdiğinde seninle aynı boyda karşında duran devasa Secret panolarını hatırla. Arkasındaki bugüne dek bir kitapla ilgili görülmemiş ölçekteki reklam ve promosyon atağını da hatırla. Bu kitap sistemin göbeğinden geldi. Sistemin, kendisini samimi olarak tehdit eden birşeye bu denli destek vermesi düşünülemezdi.


Bu, İsa&'ın nefesini ensesinde hisseden Kabalacıların başlattığı bir ataktır. Bu, İsa&'ın gelişini haber alanların, İsa&'ın önünü kesmek için başlattığı karşı bir ataktır. &'stersen olur&'n gerçek ve kadim sırrını insanoğluna verecek kişi İsa&'ır. İsa, toplu inisiyasyon demektir. Kabalist dehanın amacı İsa ışıl ışıl parıldayarak ortaya çıktığında, karşısında hayal kırıklığıyla yoğurulmuş, bedbaht ruhlar bulmasıdır. Tanrısal özgüvenin yok edilmesidir. İsa&'a biz bu filmi daha önceden gördük reaksiyonunun verdirtilmesidir.

Küçüğüm Sır, Sırrın dejenere edilmesidir...


İnsanlara hatırlatmamızda büyük yarar var. Tanrı&'ın doğum günü, daha Secret Amerika&'a piyasaya çıkmadan önce yayınlandı. Secret, kitabın son bölümündeki &'uruf-u Mukatta&'ı dejenere ederlerdi. Muhammed sırrı onlara bu yüzden vermedi&'satırlarının bir kehanetidir. Sırların dejenere ifşası... Bu kabalistik bir meslektir.


Sonsöz&'Bu &'usursuz&'plan ilk defa senin ülkende tökezledi. Bu kitabın yayınlandığı bunca ülkenin içinden bu kitap, bir "tesadüfün" eseri olarak Türkiye&'e &'kandal&'kelimesiyle yanyana geldi. Bu kusursuz plan sadece tek bir ülkede tökezledi küçüğüm. Tanrı&'ın doğum günü ülkesi Türkiye&'e&'


Bu best-seller&'n Türkiye yayıncısının, bu kadar çok iyi para kazanırken durduk yerde Türkiye&'in birinci gazetesinde neden &'azarla&'sahte bir röportaj düzeneği kurma yoluna gittiğini kimse anlayamamıştı...


&'edeller&'konusunun gizlenmesine aracı olursan, büyük bedel ödersin. Kendi &'ecret&'nı yaşayarak... Mesleki itibarını kaybederek&'Çok para kazanacaksın.

&'ma&'bu süreçte itibarın da yok olacak.

Bunu gerçekten istiyor musun?


Sır, hayrın sırrı olsaydı, herhalde önce kendi yayıncısını ihya ederdi, öyle değil mi?


Sanıyorum artık Tanrı&'ın doğum günü&'ün Secret&'a neden karşı karşıya geldiğini biliyorsun J Dostların da öyle. Secret okuyan herkesi, yan etkiler konusunda bilgilendirmek. Bu, tüm bilgelere verilmiş bir görevdir. Tanrı&'ın doğum günü ailesine sevgilerle

Dona





Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 14/06/2010 :  04:01:14  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bu metin, iyi yada kötü niyetle Çekim Yasasını eksik bir şekilde toplumlara sunanlara ve onlara aracı olanlara bir uyarıdır. Bugünden, 17.07.07?en itibaren, isteyerek yada istemeyerek dünyanın karanlık yüzüne hizmet eden bu çabanın içinde olanların insanlık üzerinde yaptığı ruhsal tahribat, gene onların üzerinden telafi edilecektir. Gizledikleri ?edeller?konusu, kendilerine herkesin gözü önünde ödettirilecek bedeller üzerinden okuyucularına anlatılacaktır. Bu iyi yada kötü niyetli kişilerin yaşayacağı kişisel felaketler, ciddi ve dikkate değer bir okuyucu tepkisiyle sonlanacaktır: ?en neden olumlu düşünmedin de tüm bunlar başına geldi??
-----


2008 eylülünün 21'inde bu yazıyı okumuş ve tepki göstermiştim. 'Tepkim' ,'tepki' ile karşılanmıştı çünkü bir şekilde çekim yasası hakkında birşey bilmeyen ve hatta bu alıntının yer aldığı kitabı hiç okumayanlar,benim az ya da çok bildiğim ama kendilerinin bilmedikleri bir konu hakkında verdiğim tepkiye tepki verme gereksinimi duymuşlardı..

Aradan neredeyse 2 yıl geçti ama bu konu herkesi ilgilendirdiği, hala etkisini sürdürdüğü için,üzerinde konuşma hakkım var.
------
Bu iyi yada kötü niyetli kişilerin yaşayacağı kişisel felaketler, ciddi ve dikkate değer bir okuyucu tepkisiyle sonlanacaktır: sen neden olumlu düşünmedin de tüm bunlar başına geldi??
-------

Hala çekim yasasını kullanma durumunda başıma geleceği söylenen kişisel felaketlerle karşılaşmadım ve hatta birara bir yerde yazmıştım önceden. Belli bir gün ve saatte anlaşalım ve bir çeşit felaket,bir kalp krizi veya başıma düşecek göktaşı gibi birşey...olacak olsun, bu uyarı benim tabirimle tehdit doğru ise eğer... gibi birşey demiştim.

Hala,17.07.07 tarihi ile yapılan bu uyarıdan ve 21.09.2008 de bu yazıyı okuduğumdan sonra...geçen yaklaşık 2 yıl boyunca, başıma kişisel bir felaket niye gelmedi?


Madem Tanrı'nın doğum günü adlı kitaptan alınan bu uyarı doğru idi,ben niye hala bir kişisel felaket yaşamadım?

Bu duruma yapılabilecek 'tespit' nedir?

Öyleyse şimdi de ben 'tespitlerde' bulunayım..

Bir insan,belli bir tarihte yaptığı bir uyarıdan sonra çekim yasasını kullananların başına gelecek felaketleri öngörüyorsa, orada ciddi bir sorun vardır.

Çünkü eğer çekim yasasını kullandığı için ceza görüyorsa insanlar,belli bir kişinin verdiği tarihten itibaren değil, çekim yasasını kullandıkları tarihten itibaren cezasını görüyorlardır zaten.

Bir kişinin,belli bir tarihle verdiği uyarı ile başlayacaksa ceza,o zaman o kişi bir nevi peygamber olmalıdır!

Ben uyarıyı okuduğum ve uyarıya rağmen zaman zaman çekim yasasını kullandığım halde başıma kişisel bir felaket gelmediğine göre onca zaman boyunca,demek ki bu uyarı sahtedir.

Dolayısıyla bu uyarıya verdiğim tepkiye verilen tepkiler normal bir şey değil,uyarıyı yapanın yaptığı şeye benzer birşeydir çünkü uyarıyı yapanın uyarılarının geçerliliği,benim başıma bir kalp krizi,kaza vs...gibi felaketler gelmemesinden ötürü çürümüştür.

Şimdi metni gözden geçirelim.

------
Nedir bu Secret olayı? Biz Tanrı'nın doğum günüyüz ve kendi yolumuzda yürüyoruz. Neden karşı karşıya geliyoruz?
------

Karşı karşıya gelen kimler? Siz kimsiniz? Biz kimiz? İki tarafamı bölünmüş insanlar ki karşı karşıya geliniyor? Ra bilgilerinde bölme-nin kh olduğuna değiniliyordu. Siz biz demek,bölmek demektir.
------
Mistik felsefe, tehlikeli bir atakla karşı karşıya.
------
Ne demek bu? Ne atağı bu? Taraflardan? Biri atak mı yapmış? Bir mücadele mi var? Korkulan şey ne peki:Mistik felsefe...

-------
Secret'a sırrın kendisi ifade edilmiyor. Sır sadece ima ediliyor. Sırrın gerçek hali, Tevrat?n ve İncil?n değiştirilmesinin altında yatan ?ır?ır. Kitleleri koyun sürüsü olarak yönetmenin felsefesi, kitleleri sürüleştirmek için son kozunu oynuyor. Şimdi bu oyunu deşifre etmenin vakti...
------

Hala başına kişisel bir felaket getiremediğiniz insanlar üzerinden mi deşifre edilecek bu oyun,anlamadım ben..
İncil ve eski ahit i okudum.
İncil İsa'nın havarilerinin anlatıları üzerine yazılmıştır.
'Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak'...

Belki budur gerçek sır?
Bir de kumran yazmaları çıkmıştı,İsa 'nın gerçek kimliğine dair..Gerçek sır orada mı yoksa?
------
İstersen olur?bu tanrısallığın sloganıdır. Evet, istersen olur. Tabi, sen bedelini ödemeye hazırsan?Kitapta sana verdiğim ?ma?kartı?bilgisini hatırlamalısın. Sana bu bilgiyi vermeden seni hayal kurmaya teşvik etseydim ne olurdu biliyor musun? Yıkılırdın. Kurduğun hayaller gerçek olurdu, sen onlarla ilgili ödemen gereken bedelden önceden haberdar edilmeden.

------

Çok ince düşünceler,sözler... Lakin ben bu ödenecek bedeli merak etmekteyim hala. Zira yine diyeceğim,bana sözü edilen kişisel bir felaket,bir bedel ödetilmedi.
-----
Sır bilgisi kitlelere eksik verildi. Ve insanoğlu, hayalleriyle birlikte yükleneceği yükten bihaber.
------
Pekala..Madem eksik verilmiş..Siz tamamını verin...Bedelleri anlatmak için epey dil dökmüşsünüz,bunun için de zaman ayırabilirsiniz. Madem bu kadar düşüncelisiniz...

--------
Talih oyunlarına düşkün bir toplum düşün. Büyüğüyle küçüğüyle istisnasız her talihli, ikramiyeyi kazandıktan sonraki bir ay içinde ölseydi?O toplum piyango bileti almaya devam eder miydi?
--------
Buna çok önceden çekim yasası adlı başlıkta verdiğim bir cevap vardı:

Peki kin,hırs gibi duygular varken içimizde inanç geliştirebilirmiyiz?Neden Sır dünyada satış rekorları kırdığı halde;neden herkese piyango çıkmıyor?

Çünkü sadece bir kişi piyango talihlisi olabilir.Çekim yasasını kullanabilen pek çok kişi olsa bile bu oyunun kuralı budur.

Bir fabrikanın 1000 işçisi olabilir ama 1 patronu vardır.1000 patron olsa,fabrikada kim çalışır?Kaos teorisi ne der?
--------
Şimdi bir insan çekim yasasıyla zengin olmak istiyor diyelim. O insanın ,ille de piyangoyla zengin olması gerekmiyor. Dünya üzerindeki herkesin ille de piyangoyla zengin olmasına gerek olmadığı gibi,herkesin ille de piyangoyla zengin olmak istediğinide zannetmiyorum.

-------
Büyüğüyle küçüğüyle istisnasız her talihli, ikramiyeyi kazandıktan sonraki bir ay içinde ölseydi..
-------

İşte burası ilginç! Piyango talihlileri bir ay sonra mı ölüyor? Var mı bir kanıt?

-------
Küçüğüm dünyanın karanlık yüzü , mistik felsefenin temeline dinamit koydu. Bu yolun sonunda kaybeden şu an neyin olup bitmekte olduğunun farkında olmayan, tüm dünya mistikleri olacak. Hayal zannedilen hırsların gerçekleşmesiyle beraber gelen travma, öfke krizleriyle evlerde kütüphanelerin alaşağı edilmesine, evlerdeki mistik kitapların yakılmasına kadar sürecek. En büyük hırsını gerçekleştirip zengin olan baba, bedel olarak evladını verdiğinde ona iyimserlikten, olumlu düşünceden bahsetmek için sana saldırmasını göze alman gerekecek. İnsanlar spritüel olan hiçbirşeyi duymak istemeyecekler.

--------
Bu kısım da ilginç çünkü ilk önce insanları ödeyecekleri bedeli haberdar etme niyetinde olduğundan söz etmekteydiniz ama şimdi mistik felsefenin temelinin sarsılmasından endişelisiniz. Hangisi sizin asıl niyetiniz?

İnsanların çekim yasasını kullanmaları durumunda ödeyecekleri bedel mi yoksa bu durumda spritüel birşey duymak istememeleri endişeniz?

Büyük bir facia varmışcasına söylenen şu sözler ne yalan diyeyim komiğime gitti:

'Hayal zannedilen hırsların gerçekleşmesiyle beraber gelen travma, öfke krizleriyle evlerde kütüphanelerin alaşağı edilmesine, evlerdeki mistik kitapların yakılmasına kadar sürecek'.

Tanrım! Ne korkunç bir durum...mu demeliydim!
Acaba evlerdeki hangi mistik kitaplar yıkılmış,kütüphaneler alaşağı edilmiş...diye sorsam? Bir tek örnek istesem? Ne de olsa sır yıllardır var,bu söyleminizin geçekleşmesine yetecek kadar zaman.

----
Bu çark döndükçe, isteklerin ve onun bedellerini çekmeye başlarsın.
-----

Çekim yasasına gerek yok..Haz acıdan doğar. Bu da kaybolmasından korktuğunuz mistiklerin sözlerindendir...Haz-acı,iyi-kötü dualitesinin,çekim yasası ile nasıl bir ilgisi var anlayamadım? Çünkü çekim yasasını bilinçli olarak kullnmasakta o işlevlerini gerçekleştirir.

-----
Tanrı?ın sistemini, Tanrı?a karşı mücadelede kullanmak... İşte bu sabotajdır.
------

Bu da ilginç geldi bana... Tanrı neden kendisine karşı kullanılacak bir sistemi yaratmış olsun? Yani herşeyi yaratan Tanrı değil mi?
Öyleyse bunu,kendisine 'karşı' gelecek bir sistemi niye yaratsın? İyi kötü dualitesini anlarım ama kendisine karşı-'kendisini yoketme' niyetinde olan birşeyi niye yaratsın? Tanrı yokedilebilir mi ki hem.

Herşey Tanrı'nın elinde ise eğer,hangi sistem ona karşı gelebilir?

Bırakalımda,bu endişeyi, herşeyi yaratan Tanrı düşünsün bunu,değil mi? Tanrı bu sistemi yaratmış ise eğer,yaratılan nasıl yaratana karşı mücadelece edebilir? Onu da anlamadım ben...

-------
İnsanları özgürleştirmek için Tanrı tarafından gönderilen kutsal kitapları, Tanrı?ın bu arzusunu durdurmak için kullanan eski dostlarımız: Kabalacılar.

-------
İşte en ilginç cümlelerden biri de bu benim için...

Tanrı'nın arzusunu durdurmak isteyenler...Şaka gibi.. Çünkü herşeyi yaratan Tanrı ise eğer,Tanrının arzusunu durdurmak isteyen kabalacıları da yaratan Tanrı değil mi? Eğer Tanrıya karşı böyle bir hareket var ise,bunu Tanrı dan başka kim yaratabilir? Bırakalım da Tanrı ne istiyorsa onu yapsın o zaman,değil mi..


------
Bu rahmani değil şeytani bir frekansın ürünüdür ve bu şerre kanal olan herkes bunun bedelini ?on kuruşuna kadar?ödeyecektir.
------


Rahmani-şeytani gibi sözler evet etkili oluyor sanırım ama ben sözlere değil,işe bakarım öncelikle! Bana niye bedel ödetilmedi yaklaşık seneden beri; derim...


------
Arınma olmadan kişi ?ekmeye?başlarsa ne olur?Secret, olumlu düşün olumlu şeyler başına gelsin der. Bu mistik bir yalandır. İnsanlara bu haliyle sunulan çekim yasasının işe yarayacağı tek varlık grubu Meleklerdir. İnsanlar değil...
-------

Pekala....Bir adam,felç iken,arınma çalışmaları yapmadan çekim yassını kullanıyor ve yürüyor! Ona mucize adam diyorlar...Bu adam bunu nasıl yapıyor? Üstelik hala yürüyor yani hala yürümesinin bedeli ni ödememiş? Daha başka örneklerde var üselik...
Gerçek bir hikaye. Somut...İspatlanmış...
Bir adam,doktorlarının(asla yürüyemeyecek)demelerine karşın,pozitif,sağlıklı olma haline odaklanıyor ve imkansız,tıbben olanaksız denen birşeyi başarıyor,yürüyor. O mucize adam diye biliniyor ve pek çok insana umut veriyor.
Şimdi bu adam negatif düşünerek"asla yürüyemeyeceğim "dese idi,iyileşirmiydi? Hastalığının tıbben imkansız birşey,bir felç olduğunu bilmiyormuydu?(negatif durum-hastalık gizlenmemiş-durumdan haberdar)
Ben somut örnekleri önemserim ilk etapta ve diğer ispatlanmamış -aksi yöndeki kişisel görüşler,soyut örnekler benim ilgimi çekmez somut var iken.
Adam bunu yapmış ise eğer,bu konu kapanmıştır benim tarafımda,isterse pozitif düşünme yolu ile iyileşme üzerine bin kişi gelsin aksini söylesin. Farketmez.

Şimdi bunu örneklememin nedeni,pozitife odaklanmanın önemiydi.
Ha şu da var... Pozitife odaklanırsın ve iyileşirsin ama bilinçaltındaki negatif düşünceler bir zaman sonra kendi yaratımını gerçekleştirir. O ayrı...
Bir yandan pozitife odaklanırsın o an 'ki sorunun için,diğer yandan bilinçaltındaki negatif unsurları çözümlemeye çalışırsın. Negatif yanlarınla yüzleş ve 5 dakkada çöz-değiştir? Şaka gibi olurdu bu sanırım. Bunun için uğraşacaksın ve kalıpları kıracaksın. Tüm kalıplar kırılsın diye,yıllarca hastamı kalacaksın?
Adam pozitife odaklanarak iyileşmişse olay budur-bu kadardır benim için.
"Sadece negatif yanlarımızın çözümlenmesinden dolayı iyileşiriz" gibi fikir gelirse eğer,bu adam nasıl pozitif düşünce gücüyle iyleşti diye sorarım ve mantıklı cevap verilmiyorsa eğer,bu fikri bir kenara bırakırım.
----------


Madem iddianız bunlar,ispatlayın.. Ne yani,biri çıkıp bir şeyler diyince,düşünmeden etmeden hemen'evet öyleymiş'diyecek kadar,akıldan eksik miyiz biz? Burada somut bir kanıt var iken iddianızı çürüten,sizin kanıtı olmayan söylemlerinizimi dinleyeceğim?

Ayrıca bu arınma meselesini cidden anlamış değilim. Çünkü bizler arınsakta,arınmasakta;çekim yasasından haberdar olmsakta çekiyoruz zira bir yasanın kendisini gerçekleştirmesi için,bilinmesine gerek yoktur. Şimdi siz son derece 'iyi bir niyetle',arınmadan çekerseniz şunlar olur demektesiniz,anlıyorum lakin çekim yasasını bilinçli olarak kullanmayan ama yasa olmasından dolayı olumsuzu çekenleri nasıl kurtarıcaz?

Meleklere gelince.. Melekler kendileri için birşey istemiyorki çekim yasasını kullansınlar?

-------
Şunu unutma küçüğüm.
-------

Güzel...Şefkat dolu sözler...küçüğüm sözü de ilginç...Biz küçüğüz öyleyse bu sözleri söyleyen de bizim büyüğümüz.. Yani biz küçük olduğumuz için,yeterince bilemeyiz ve dolayısıyla bilen birini,büyüğümüzü dinlemeliyiz,itaat etmeliyiz..

-------
Sonsöz?Bu ?usursuz?plan ilk defa senin ülkende tökezledi. Bu kitabın yayınlandığı bunca ülkenin içinden bu kitap, bir "tesadüfün" eseri olarak Türkiye?e ?kandal?kelimesiyle yanyana geldi. Bu kusursuz plan sadece tek bir ülkede tökezledi küçüğüm. Tanrı?ın doğum günü ülkesi Türkiye?e?br />

--------

Merak ettiğim şey şu...Türkiyede asıl tökezledi? 'Tanrı'nın doğum günü' çıktığı için mi tökezledi?


-------
Bu best-seller?n Türkiye yayıncısının, bu kadar çok iyi para kazanırken durduk yerde Türkiye?in birinci gazetesinde neden ?azarla?sahte bir röportaj düzeneği kurma yoluna gittiğini kimse anlayamamıştı...
-------

Yani kimsenin anlamadığı şeyi anlamış ve böylece bizi kurtarmışsınız. Teşekkürler...

-------
Sır, hayrın sırrı olsaydı, herhalde önce kendi yayıncısını ihya ederdi, öyle değil mi?
-------

Burası ayrıca ilginç..
Çok para kazanmışsa sırrın yazarı, bu kadar para kazanan bir kitabın yayıncısı da da kazanmış olsa gerek değil mi?

-------
Sanıyorum artık Tanrı?ın doğum günü?ün Secret?a neden karşı karşıya geldiğini biliyorsun J Dostların da öyle.
--------

Bunu da anlamadım! Sanki bir savaş var ve onlar karşı karşıya!

--------
Secret okuyan herkesi, yan etkiler konusunda bilgilendirmek.
--------

Tanrıya karşı başlatılan bir hareketi engellemek miydi yoksa yan etkilerden kurtarmak mı idi? Amaç hangisiydi?







Edited by - pandora76 on 14/06/2010 14:07:25
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/06/2010 :  01:46:11  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=1587&whichpage=2

Bu linkte tartışılmıştı konu yani bu başlığın 2.sayfasında.
Özgür irade,sevgi ve benzeri kavramların ardına saklanarak bu konu gözardı edilemez benim tarafımda.

Ben'sevgili küçüğüm,seni sevdiğim için, senin için iyi olanı söylüyorum'diyerek;sevgi dolu sözcükleri arkama alarak değil,
Yaratan'ın kullanmamız için verdiği 'akıl ve mantık' çerçevesinde'tespitler'yapacağım.

Özgür iradesiyle kim ne isterse onu yapar mı?
Özgür irademizle sokakta çıplak dolaşabiliyor muyuz?
Öyleyse ,benim özgürlüğümün bittiği yerde diğerinin özgürlüğü de biter.

Birşey diğer insanları köleleştiriyor,zarar veriyorsa ve kendi açımdan daha da ötesi bu şeye ailemin bir ferdi,kardeşimde dahil olmuşsa eğer,beni de ilgilendirir.

Ya da ...Dilediğince hükümler içeren,uyarılar yapan yazılar özgürce kitaplara dahil ediliyorsa,aynı şekilde onları/tepkileri eleştirme hakkı doğar çünkü herkesi ilgilendirmektedir.

Çekim yasasından ziyade,işin bu kısmı önemli benim için . Çekim yasası değilde başka bir şey olsaydı bile,bu şeyi görmüş olsaydım,yine tepki verirdim. Çünkü en sevmediğim,karşı olduğum şeylerden biride,bu tür köle/efendi ilişkilerini içeren kurumlardır. Benim böyle gölgelerim var:)

Ben bu konuyu önemsediğim için tepki verdim. Aynı şekilde, bildiğim bu konuya dair verdiğim tepkiye tepki verildiğine göre,konu tepki verenlerce umursanmıştır. Yani nasıl ki'sevgi,ışık vs...'gibi hoş sözcükler kullanmak değilde,eylemlerimiz sevgi ve ışığı seçtiğimizi gösterir,'umursadığım birşey değildi' demekte umursamadığımız anlamına gelmemektedir.

Bunun yanısıra...Hizmet ediyorsak eğer,bu kendimiz dışındaki insanları da ilgilendiriyorsa eğer,hizmetimizin içeriği önemlidir. Ben hakkında hiçbirşey bilmediğim hatta 'umursamadığımı söylediğim' bir yazıyı buraya alıntılayıp bir de sonradan o umursamadığımı söyleyeceğim yazıyı savunmak için yazmışsam eğer önceden,benim hizmetimde ciddi bir sorun vardır!

Öncelikle 'başkalarına hizmet' demek, sorumluluk demektir.
Mesela bir zamanlar köle rolünü oynayanlardan biri olan ablam,sosyoloji bölümünü bitirmiştir ama direkt olarak sosyoloji öğretmenliğini okumamıştır. O pedagojik formasyon alarak ,aynı zamanda bir öğetmen oldu.

Yani'nasılsa sosyoloji okumuş,öyleyse anlıyor bu konuyu,hadi öğretmen olsun da öğretsin'gibi birşey yok.
Sistem,konuyu bildiği,eğitimini aldığı halde kişinin pedagojik formasyon almadan bir eğitimci olmasına izin vermiyor.

Öyleyse eğer,nasıl olur da bilmediğimiz,umursamadığımız? bir konuyu,diğerlerine hizmet edebilmek için rastgele paylaşabiliriz,emin bir şekilde?
Veya olduk i bu paylaşımı yaptık. Nasıl sonradan' bilmediğimizi,umursamadımızı? 'söyleyeceğimiz konuyu savunmak için, tepki veririz?

Biz o kadar sorumsuz muyuz?
Köleleştiren,hiç bir mantıklı açıklaması olmayan bir ürün çıkarmış diyelim biri. Biz onun yazısını,hakkında br bilgiye sahip olmadan diğer insanlara paylaşıma açıyor,üstüne savunuyor ve üstüne umursamıyorum vs..gibi şeyler diyorsak... ve tüm bunların üstüne 'beni değil,yazıyı yazanı ilgilendirir,ben paylaşıma açtığım için bem üzerime kaldı 'gibi birşey diyebilir,kendimizi böyle bir sav ile'savunabilirmiyiz?

Ben diyelimki a partisini kurmadım. Ama gittim o partiye üye oldum ve üstüne partinin çalışmalrını başkalarıyla paylaştım. Şimdi parti olumsuz şeyler yaparsa'ben o partiye sadece üyeydim,parti yaptı olumsuz eylemleri'gibi tuhaf birşey diyebilirmiyim?




Edited by - pandora76 on 16/06/2010 02:17:48
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 16/06/2010 :  11:14:34  Show Profile  Reply with Quote
Tanrının Doğum günü kitabı bana hediye geldi ve bir yüz sayfasını okudum ama iki aydır bakmıyorum bile,sıkıldım sanırım. Uzun zamandır enerjimin sünger gibi emildiğinin farkındayım.Ve bir niyette bulunmuştum. Yan yana geldiğim her varlığa pozitif enerjimi,özgür iradelerine aykırı olmadan vererek dengelenmeyi,her varlığa şifa olmayı dilemiştim. Bu niyeti hatırladığımda özelikle abimin gelişiyle ben daha çok duygusal bir ağa düştüğümü farkettim.

Bulunduğum niyetten ötürü sanırım abimin acılarını,ızdıraplarınıda kendisine enerjim akarken çektiğim! Sürekli mutsuzluk,sürekli bıkkınlık halleri ve bu durumların daha çok mutsuzluğu, bıkkınlığı çekmesini gözlemledim. Geçmişi çoktan halletmiştim ama sonra tekrar geçmiş neden bana ızdırap veriyor diye düşünmüştüm,yoksa başaramadığım bir şeyler varda ben kendimimi kandırıyorum gibi umutsuzluklar yaşadım.Sürekli kilo kaybediyordum ve 51,6 kiloya kadar indim. Bu kilo benim bedenim için çok kritik bir nokta. Halsizlik,tansiyon düşmesi,baygınlık,iştahsızlık,yemeklerden sonra miğde bulantısı(özellikle yaşama dair miğde bulantısı),depresyon gibi durumlar yaşamaya başladım. Ve kendimi bir müddet kapatmalıyım dışarıya ve enerjimi muhafaza edip yükseltmeliyim diyerek niyette bulundum iki gün önce. Ve dün garipki enerjim birden yükselmeye ve canlanmaya başladım.Ruh halim çok iyi ve idrakim tekrar berrak bir hal aldı. Bundan sonra ettiğim niyetlerde pozitif olsa bile , negatifliğide çekmemek için eksik dilememeye özen göstermem gerektiğini öğrendim.

Vermeden alamazssın deniliyor ama ben ne kadar çok verdiysem enerjimden, bana hiç enerji dönmedi:) Eğer pozitif bir varlık olarak negatif birine enerji veriyorsanız bunun karşılığında almak varsa emin olun karşınızdakinin negatifliğini de(ızdırabını, acılarını, öfkesini kısaca olumsuz tüm duygularını) siz alıyorsunuz. Bazı dostlarımla bir araya geldiğimizde müthiş pozitif enerji ürettiğimizi karşılıklı farkediyoruz.

Neden reiki hocaları kişiyi arındırdıktan sonra kendilerinide arındırırlar onuda test edip anlamış oldum:)Evet kendimden çok vererek arındırma yapmadığım için içimde çok olumsuzluklar birikti ve ben epey sıkıntı çektim. Çekim yasası gereği vermeden alamazssın doğrudur bir nebzede ama dikkat edilmesi gereken verdiğinde aldığınıda damıtmak ve arındırmak gerekir! Giderek daha çok pozitif düşünmek,giderek daha az negatif düşünmektir. Çekim yasası gereği giderek daha çok pozitif düşünmek,pozitif durumların gerçekleşmesine yarayacaktır.

Ablam da kaç zamandır olumsuz düşünmekte(mutsuz ve çaresiz) ve sürekli olumsuz şeyler yaşamında gerçekleşmekte. Sanırım ikimizde epey abimin ızdıraplarını çektik:) Abim sanki yaşayan bir ölü gibiydi geldiğinde onun için çok üzülüyorduk ve şimdi geldiğinden daha iyi durumda,hatta kilo bile almış,sanırım bizden aldığı enerjiyle:) Al gülüm ver gülüm:) Onu arındırma çalışmalarına devam edeceğim ama sonrada kendimi arındırmayı unutmayacağım:)

Ve geleceğe dair hayal kurmak değil ama güzel duygular hissediyorum sadece, sanki bilmediğim güzel süprizler olacak gibi:)

Edited by - zer-zivi on 16/06/2010 11:28:53
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 16/06/2010 :  11:20:45  Show Profile  Reply with Quote
Ve çekim yasası madem tehlikeli bizler spritüel olarak neden sürekli pozitif düşünmek gerektiğinde hem fikiriz! Öyle ya eğer çekim yasası tehlikeliyse pozitif düşünmek de çekim yasasında tersini çekmeliydi. Çekim yasası eksik niyetle,yada negatif çekime dair bir açık kapı varsa zararlıdır diyebiirizde, buda mümkün. Sadece neyi ne kadar istediğine ve nasıl istediğine (Bir'in yasasına uygun titreşimde) bağlı gerçekleşmesi!
Go to Top of Page
Page: of 12 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 3.34 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits