Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Ruhsal Kanal Bilgileri
 Genel Kanal Bilgileri Tartışmaları
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 29

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:21:07  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Arkadaşlar, son günlerde tartışmaya açılan her konu kendimizi anlıyabilmemiz adına mükemmel...

Benimde duyguları bastırma adına söyliyeceklerim var...

Hem kendi yaşantımda, hemde bana danışan olarak gelen kişilerin yaşantılarında toplumun ailenin yasakladığı birçok duruma karşı aşırı istek duyuluyor...
Yasaklanan her şey, insanda merak uyandırıyor...
Reddettiği halde sürekli evli erkeklerden beraberlik teklifi alan bir danışanım olmuştu..
Hatta bir yıl süren bir ilişkisi adamın evli olduğunu öğrenmesiyle bitmiş ve bunun ardından da bana gelmişti...
Bir çok arınma yaptık, çeşitli çalışmalardan sonra, yeni birisiyle tanıştı çok beğendiği bu adam evli olduğunu ona söyledi ve kendisinden çok hoşlandığını ve birlikte olmak istediğini söyledi..

Karşılıklı uzun bir terapinin arkasından, 'labaratuar çalışması' adını verdiğimiz bir deneyim yaşamaya karar verdi...
Tek fark bu adamın evli olduğunu bilerek bu ilişkiye girecekti, ve bu sayede ne hissettiğinin ve duygularının analizini yapabilecektik..
Arkadaşlar, 2 ay süren bir ilişki yaşandı (tabi deneye tabi olan adam için üzgünüm!!!) tamamen duygularını gözlemliyerek, ne hissettiğini analiz ederek bir süreç geçti ve arınma yapıldı, sonunda tokalaşarak ayrıldılar ve bir daha görüşme olmadı..
Danışanımın sonrasını merak edebilirsiniz, evet...
Gerçekten şu anda evli ve çok mutlu...

Zaten bana terapiye gelenler benim yasak koyacağımı sanıyorlar, yarattıkları bağımlılıklara, aksine o bağımlılığı deneyimlerken hissedilen enerjiyi salıvermektir önemli olan...


Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:32:38  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Sevgili Tiversonus,bu da bana ilginç geldi.Düşünüyorum deminden beri.Ama şu da var, düşünceler gerçek oluyor.Yani hayal kurmak, ve bu isteği bu şekilde ekarte etmek, onu olabilirlikler mekanizmasının içine almaz mı?Hoş ben bunu hep yaparım, öfke ile dolduğumda, kızdığım kişiye dünyada uygulanmamış tüm işkenceleri uygularım.:))Hiçbiri gerçekleşmedi henüz, ancak yine de bunu zihinsel olarak deneyimlemek, kişinin dengeye oturması açısından gereklidir diye de düşünmeden edemiyorum.İkilemde kaldım anlayacağın.:))Gözlemleyelim derim.:))

Sevgili Damdam, bu uygulamalarına gönlümün en derin noktasıyla onay veriyorum.Bazen yaşamamız gereken olaylardan kaçtığımızda, o olay farklı kişiler tarafından sürekli yineleniyor.En güzeli yaşa ve bitir, taktiğidir.Bu yeryüzü denen deneyim noktasında, karşımıza çıkanla yüzleşmek ve onu salıvermemiz gerektiğine içtenlikle inanıyorum.Bunu kendim de deneyimledim.Kaçtıkça, üstüme geldiler.Ben de en sonunda "heyyyt, yeterin üleyyn!ne isterseniz o olsun" dedim ve kendimi buldum:))Kaçış yok, yolumuz üzerinde bir taş var ise, üstünden atlamadan önce düşünmek gerekiyor, yoksa biraz ilerde daha büyük bir taş bizi bekliyor.:))Tüm engelleri göz ardı edersek de, yolun sonuna doğru tepeden yuvarlanan kaya parçalarının altında kalmak olası.O nedenle, ilk taşı inceleyip, hatta takılıp düşüp, biraz canımızın yanmasına izin vermek durumundayız.

Sevgiler...

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:33:16  Show Profile  Reply with Quote
Segili Tversonus söylediklerinde hem fikirim sadece doğarken masum olduğumuzu yazmamak eksikliğimdi :).elbetteki büyürken yargılarla şekillenip ona göre mutsuz yaşamlar sürüyoruz.Ben en çok çevreme söylediğim fikirlerimden biri "Ahlaksızlık insanın eşini aldatması değildir, asıl ahlaksızlık eşin kendi iradesini,eşin özgür iradesine dayatmasıdır." Bu en küçük örnek daha büyüğüne değinirsek ırkların, dinlerin diğer ırklara yada dinlere kendi iradesini dayatmasıdır.Gücü ırksal, dinsel, dilsel olarak elinde bulundurana göre haklılık yada haksızlık konumu değişiyor.Oysa bir bütünlüğü parçalamak için girişilmiş bir güç savaşından başka nedirki dünya yaşamı.Kişi nefsini(egosunu) aşmışsa karşısında anadan üryan gezenler olasa bile yoldan çıkmaz:) Sırf kendi nefislerine hakim olamadıkları için illaki birini suçlayacaklar,kabahati kendinde değil başkalarında arayacaklardır. Birilerinin özgür iradelerini kullanmalarına karşı değilim ama eğerki özgür iradelerini özgür irademe dayatacaklarsaki bu noktada karşıyım.Ve o bahsettiğin kesimde kendi içinde çatışmakta.Birileri yapılan yanlışın üzerinin örtülmemesinden yana birileri örtülmesinden yana.İlahi olan her neyse bir şekilde sağlıklı filiz verecektir günü geldiğindede meyvasını:)

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:40:55  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Sevgili tiversonus

Bir'in yasasına uymayan şeyler nelerdir...

Zina yapmamak gibimi ???

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:45:13  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
"Zina" ne demek bilsem cevaplayacağım:))) Benim inandığın; evrensel "özgür irade" ye saygılı olmaktır.

Edited by - Tiversonus on 09/11/2008 21:53:58
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:54:19  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Ayyyyy...

Hah hah haaaaaaaaaaaaaaaaaa.....:)))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/11/2008 :  21:55:50  Show Profile  Reply with Quote
Zina nedir? İki insanın özgür iradelerinin ölene kadar birbirine bağlanması fikri ve bunu birde özgür iradenin tapulanması,mülkiyete geçirilmesi yani resmi nikahı var.Bu kuralların dışına çıkmak zina oluyor.Bana göre en baştan özgür iradenin ihlali var burda.Bir arkadaşım hep mektubunda evliliği tanımlarken "Evlilikler iki insanın anlaşarak birbirinin mahkumu ve birbirinin gardiyanı olmaktan ibaret" derdi.Hayata dair ne varsa hep mülkiyetleştirmişiz. Çocuklarımızı, eşimizi, kardeşimizi,dostumuzu samimi ilişkiler kurarız ancak sonra mülkümüz gibi davranmaya başlarız.İki arkadaşım birbirleriyle iyi geçinemez ,aslında farketmemiştim aralarındaki sorunu.Yıllar öncesinden ikisinide tanırım bir ara irtibatımız kesilmişti.O sıralarda aralarında husumet başlamış.Sonra az samimi olan arkadaşım beni iş yerine ziyarete çağırdı.Hemde ısrarla.Tabiki o gün yine bu iki arkadaşın arasında bir sorun alevlenmişti.Mümkün olduğunca karışmıyorum. Diğerine gelince sırf egosundan kaynaklı benimle daha sıkı iletişim kurmak istediğinin farkındayım.Yani uzak duruyorum aralarında perişan olmak niyetinde değilim çünkü:)

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  22:02:33  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Tabiikide,

Yani bende başka türlü düşünmüyorum zaten...

Ama Ra bilgilerindeki Bir'in yasasını ıhlal eden şeylere örnek istiyorum, bunu örneklerseniz hayal kurmakla ilgili bir çıkarımım olacak sevgili tiversonus.....:)

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  22:17:28  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
--------------------------------------------------------------

RA: İsterseniz şöyle düşünün: Evren sonsuzdur. Bunun doğru olup olmadığı henüz kanıtlanmadı ama sizi temin ederiz ki, benliklerinizin, idrakinizin, arayış yolculuğu adını verdiğiniz şeyin ya da yaratılışı algılayışınızın sonu yoktur. Sonsuz olan çok sayıda olamaz, çünkü çok-luk sonlu bir kavramdır. Sonsuzluğu tanımlamak için onu birlik olarak tarif etmeniz gerekir, yoksa sonsuzluk terimi bir anlam ya da içeriğe sahip olamaz. Sonsuz Yaratan'da sadece birlik bulunabilir. Birliğin basit örneklerini gördünüz. Güneş ışığında bulunan tüm renkleri gösteren prizma gibi. Bu birliğin basit bir örneğidir.


Gerçekte doğru ya da yanlış yoktur. Şu zaman diliminde, çeşitli şekillerde çarpıtarak kendi kendinizi eğlendirdiğiniz, akıl/beden/ruh bileşiminiz vasıtasıyla yaptığınız dansın bir noktasında uyum içine girilerek kutbiyetler kaybolacaktır. Bu çarpıtma, bu saptırma da aslında hiç gerekli değildir. Her biriniz, her şeyi birbirine bağlayan mutlak düşünce birliğini anlamak yerine, bunlardan birini alternatif olarak seçiyorsunuz.
Birbirinin aynı ya da en azından benzeri varlıklar gibi dahi konuşmuyorsunuz. Oysa, her türlü varlık, duygu, olay, durum sizsiniz. Siz her şeysiniz. Siz birliksiniz. Siz sonsuzluksunuz. Siz sevgi/ışık, ışık/sevgi'siniz. İşte Bir'in Yasası budur.

Daha fazla ayrıntıya girelim mi?


SORU: Hayır.

Ra Bilgileri 1



--------------------------------------------------------

Şimdi Bir'in yasasına göre; örneğin "din bezirganı" bir adam, akıl/beden/ruh yapısı henüz gelişmemiş bir 14 yaşındaki kızın özgür iradesini ihlal ederek, kızın annesinin "vesikalı" olduğunu söyleyerek, o nu bir eşya gibi görüp, bel ki de annesini "ikna" ederek, sevgisizce, zulm edercesine, onu hastalılı düşüncesine alet etmesi, işte en güzel Bir'in Yasası!nı ihlali...Daha yazacak çok şey var, şimdilik bu kadar.

Edited by - Tiversonus on 09/11/2008 22:19:11
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  22:27:58  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Bu da alıştırması:
----------------------------------------

SORU: Bu kitabın okuyucularının genel gelişmeleri için,Bir'in Yasasına doğru tekâmülü hızlandırmak için yapılması gereken alıştırmaların ya da uygulamaların bazılarını bildirebilirmisiniz?



RA: Birinci alıştırma: Bu sizin illüzyonunuz için en kullanışlı ve en gerekli olandır. Bunun içeriği sevgidir. Yaşanan an
sevgi taşır.
Bu illüzyonun ya da bu yoğunluk katının dersi/hedefi budur. Alıştırma ise bu sevgiyi bilinçli olarak, farkındalık içinde görebilmek ve sapmaları idrak etmektir. Bu ilk çaba işin temel taşını oluşturur. Bir varlığın yaşam-deneyiminin geri kalan kısmı ise bu seçimin üzerine inşa edilir, bu seçime dayanır. İkinci adım ise her yaşanmakta olan anda sevgiyi aramaktan geçer, bu suretle eklenme başlar. Üçüncü arayış ikinciyi güçlendirir, dördüncü ise üçüncüyü güçlendirir ya da ikiye katlar. Daha önce söz edilen güçlendirme çeşidinde olduğu gibi, bu arayış içinde de samimiyetsizlik sapmasının yarattığı çatlaklar yüzünden güç kaybı olabilir. Ama benliğin benliğe bilinçli olarak sevgiyi aradığını bildirmesi öylesine belirgin ve merkezi bir irade tezahürüdür ki, bu sürtünmenin yarattığı güç kaybı önem taşımaz.
İkinci alıştırma: Evren tek bir varlıktır. Bir varlık başkabir varlığa baktığında Yaratan'ı görmelidir. Bu çok yararlı bir
alıştırmadır.Üçüncü alıştırma: Bir aynaya bakın, Yaratan'ı görün.Dördüncü alıştırma: Çevrenizdeki yaratılmış şeylere
bakın, Yaratan'ı görün.
Bu alıştırmaların ön koşulu ya da temeli, meditasyon diyebileceğimiz bir olaya ya da dua etmeye olan yatkınlıktır.Böyle bir tutum alınırsa bu alıştırmalar sürdürülebilir. Eğer bu tutum yoksa, bilgiler akıl ağacının köklerine erişip içine işleyemez ve bu suretle bedeni etkili kılıp yüceltemez ve ruhunuza dokunamaz.





Ra Bilgileri 1 s. 149,150
-----------------------------------



Edited by - Tiversonus on 09/11/2008 22:43:55
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  22:43:18  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Din bezirganının Bir'in yasasından haberi yok zaten çünkü henüz o bilinçte değil tiversonus...

Bana göre bu seviyedeki bir insana verilmiş bir bilgi değil Ra nın bilgileri bence...
Bu yüzden 'hayal kurun' kısmı senin verdiğin bezirgan örneği ağır olmuş ama diyelimki Bir'in yasasından haberi olan bilinci yüksek bir insan gerçekten büyük bir dönüşüm gerçekleştirmek üzere böyle bir bilinçte böyle bir akit yapsın...
Ve kontrol edilemez bir dürtüyle 14 yaşındaki bir kıza karşı anormal hisler beslesin...
Ve bu noktada mı Ra 'hayal kurun ' demektedir ???

Diye düşündüm!!!!!

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  22:54:05  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Sevgili damdam,

Her şey Bir ise, bir insanı ele alalım; sağ ayak sol ayağa vurup, tekme atıp ona zarar vermek istemez.

Ayrıca diyelimki büyükçe bir yaş farkı var, ancak çiftler yani her Akıl/Beden/Ruh bileşimi, birbirlerine "sevgi" ile yaklaşıyorlar iseler yine ortada bir sorun olmayacaktır bana göre. Dünyada bunun örnekleri çokça. Ama evli dahi olsalar "tecavüz" olayının çiftler arasında yaşanabileceğini düşünüyorum. Ayrıca sizin bir kaç defa örnek verdiğiniz, belediye akitli evli çift olayını dillendirmenizi yanlış buluyorum. Çiftler evli/resmi dahi olsalar, birbirleriyle sex yaparak, belirli koşullarda, bu Bir'in Yasası ndan bir sapma oluşturmayabilir. Bekar olsa arkadaşınıza teklif etse, her şey tam gibi bir sonuç çıkabilir, sizin düşüncenize göre. Bence sevgi ile yaklaşılan ve özgür irade olayı na saygılı çok çeşitli olasılıklar mevcut olabilir. Sizin bu düşünceden "gölge yanınızdan" arınmanızı öneririm. İki insan arasında ki bağdan daha büyük bir kuvvet/zorlayıcı/kural koyucu bence gereksiz bir durum.

Selamlar, Sevgiler...

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  22:56:19  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by damdam

Din bezirganının Bir'in yasasından haberi yok zaten çünkü henüz o bilinçte değil tiversonus...

Bana göre bu seviyedeki bir insana verilmiş bir bilgi değil Ra nın bilgileri bence...
Bu yüzden 'hayal kurun' kısmı senin verdiğin bezirgan örneği ağır olmuş ama diyelimki Bir'in yasasından haberi olan bilinci yüksek bir insan gerçekten büyük bir dönüşüm gerçekleştirmek üzere böyle bir bilinçte böyle bir akit yapsın...
Ve kontrol edilemez bir dürtüyle 14 yaşındaki bir kıza karşı anormal hisler beslesin...
Ve bu noktada mı Ra 'hayal kurun ' demektedir ???

Diye düşündüm!!!!!

''
Daha önce söz edilen güçlendirme çeşidinde olduğu gibi, bu arayış içinde de samimiyetsizlik sapmasının yarattığı çatlaklar yüzünden güç kaybı olabilir. Ama benliğin benliğe bilinçli olarak sevgiyi aradığını bildirmesi öylesine belirgin ve merkezi bir irade tezahürüdür ki, bu sürtünmenin yarattığı güç kaybı önem taşımaz.''

Ben yazarken gönderdiğiniz yazıda düşüncemin doğrulandığını gördüm,
Yani yaşanılacak bir sapmada bunu farkına varan bilinçli yanımız bilinçsiz olana ancak sevgide denge olabileceğini ifade ederse, ve hissedilen sapmaya yönelik yapılacak arınma çalışması bu duyguyu ve kişiyi dönüştürebilir diyorum...

Yani....





Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:04:25  Show Profile  Reply with Quote
Bence Ra hayal kurun derken,olayın yaşandığı anda neler hissedileceği ve ne gibi eksi-artıları olabilir diye sonucu düşünmemizi ve ona göre tercih yapmamızı ifade ediyor.

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:04:33  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
sevgili tiversonus
aynı anda yazdığımız için kopukluk gibi görülmesin ...

Danışanımın evli erkek fobisi onun içinde bulunduğu ruh halidir, ve benim gölgem değildir...
Dahası, evli erkek fobisi gölge olarak bir kişide varsa özgür irade ihlali de sözkonusudur, çünkü korkusu kişinin kendi özgür iradesini zaten bloke etmektedir...

Kişi evli erkekle olan beraberlik yaşama korkusundan özgürleştikten sonra eğer isterse ve seçerse evli biriyle bu defa gerçekten özgür iradseiyle beraber olabilir sevgili tiversonus...

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:08:01  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Sevgili damdam,

O kadar çok "sapma" yapan kişiler oluyor ki, bunu sadece "bilgisizliği veya cehalete" bağlamak yerine bunu kişinin bir "seçimi" olduğunu yani titreşim frekansının Kendine Hizmet olduğunu söylemekten başka çare kalmıyor. Yani bu bilinçli bir seçimdir. Ne yazıkki, ben dahi buna kızma "sapma" sı yapabiliyorum, yani kızabiliyorum, ama keselim, biçelim tarzında değil tabiki, sonra da dengeleniyorum.

Zaten Bir'in Yasası' ndaki sapmaları, her yoğunluğun kendine ait özelliği içerisinde gidermek tekamülün ta kendisi, yani evrimin, ilerlemenin... Her şeyin Bir'liği 7. yoğunluk ise ve biz hala 3. yoğunluk deneyiminde isek, yavaş yavaş ama kararlı adımlarla bu sapmaları gidermek asli görevimiz, bu bana göre.

Ra Bilgileri' nde bir yerde, Hitler'in yeniden enkarne olacağından bahsedilir, bu duruma yani onun eziyet/cehennem çekmemesi durumunu algılamakta zorluk çektiğini söyleyenler çıkmıştır sanırım. Ama bizim bu bakış açımız ile yani 3. yoğunluk bakışımız ile varoluşun tüm olayını kavramamız beklenemez zaten.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:14:10  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Arkadaşlar, eril arkadaşlar, sizlerle tartışma yapmayı özledim, fikri olan erkekler neredeler? Yoksa "ekonomik kriz" sizleri bitirdi mi? Gerçekten bu üzerinde düşünülecek önemli bir konu bence? Aklın Tekamülü erkeklerde durgunluğa mı girdi?

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:15:49  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Ayrıca,

Din bezirganının başına gelenler onun yarattığı karakterdeki kişiliğiyle şu anda koyu taasubu ilke alan dinci kesimin içinde bulunan ve uyanma sürecinde olan kişilere farkediş yoluyla, dolaylı olarak kendine hizmet ederken, aslında bir e hizmet etmektedir de...

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:16:36  Show Profile  Reply with Quote
Ya dostum neden eril deyip ayırıyorsun ki bizi,bizim zati eril tarafımızla söyleşiyorsun diğer erillere ne gerek var:) belkide diğer erillerin dişil yanları devrededir:)

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:18:44  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Ya zer-zivi tek kızkardeşim olan ablama bile ben (bacım) diyemiyorum, dilime mi yakışmıyor nedir, ama sana diyeceğim: Teşekürler bacım :))

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:23:47  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
'Tiversonusun çığlığı' adı altında bir başlık açalım bence:))))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:30:50  Show Profile  Reply with Quote
Sevgili dostum bence bana birader de :) eril yanımdan kaynaklı.Senin gibi çook bacım var merak etme yalnız değilsin:) Ve onlar hiçte rahatsız olmuyorlar bacım dememden:)

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:52:12  Show Profile  Reply with Quote
Sevgili dostum demin bir adres gösterdin ama geri almışsın ve ben bakmayı bilmiyorum biliyormusun :)

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 09/11/2008 :  23:54:48  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
'Tiversonusun çığlığı' adında başlık açmıştım sonra kaldırdım o başlığı, sevgili zer-zivi :))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  00:00:31  Show Profile  Reply with Quote
Niye kaldırdın ki sevgili bacım:) seni boğazladığımızda feryat figan eylerdin o sayfaya.Gel egolarımızı yarıştıralım kim hızlıymış:) gerçi kaplumbağa görünürken yarışı birincilikle bitirmek kime nasip olur bilinmez:)

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  00:30:45  Show Profile  Reply with Quote
Rahatsız olan öz beninmi :) yoksa egonmu:) sevgili dostum.Benim egomda gülmekle meşgul:) Hem bırakın forumda biz yazalım,binlerce yıl eriller hükmetmiş bundan sonrasında dişiller hükmetsin.Hangisinin egosu daha yıkıcıdır acaba ?!!! :)).....

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/11/2008 :  00:37:34  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
:))Geç kalmışım ama neyse!:))
Plelilerin sözlerinde şöyle bir açıklama vardı:"Sizinle aynı titreşimde olan eşlerle birlikte olun, titreşimler farklılaşırsa ayrılın, yeni titreşme uygun birini bulun ya da titreşiminize uygun biri yoksa bu süreci tek başınıza yaşayın." Bunun gibi bir açıklama idi.Zina denen olay, aslında kişiler arasındaki titreşim farkının oluştuğu ve artık arayışa geçildiğinin göstergesidir bir anlamda.Ha bunu, geride kalan eş madur olmasın diye bir kılıfa sokmuşlar.Bir daha yapmasın diye erkeği kırbaçlamışlar, kadını da taşlayarak öldürmeyi seçmişler.:))(Kadın nüfusu hep fazlaydı sanırım.Bundan daha çok var zihniyeti işte)Sonuç itibariyle, hukuksal olarak birbirine bağlanan çiftlerin, toplum çıkarlarını ve kendi çıkarlarını korumak amacıyla bir takım kurallar konmuş ve bunlara yasaklar getirilmiştir.Böylece insan oğluna ve kızına yapılan bu zülm, içeride nasıl bir basınç yaptı ise, dışarı bir takım sapkınlıklar olarak çıkmıştır.(14 yaşındaki kız olayı gibi)eee, balonu sıkarsan içerde sıkışan hava patlar!Fiziksel bir kanundur.Bizlerin özgür irade yasasını öğrenebilmemiz için, öncelikle zihnimize kazınan toplumsal sihirlerden arınmamız gerekmektedir.Sevgili Tiversonus, nasıl bir öfke birikimine yol açmıştır ki, bu olayı sürekli irdelemektedir.Bir de şöyle düşün Tiversonus, belki tanrı kendini o kişilerde öyle deneyimliyor.Biliyorum, söylediğim korkunç geliyor kulağa, ama yasanın nasıl işlediğini tam olarak bilmiyoruz ki!Biz sadece görüneni biliyoruz, oysa ötede görünmeyen koca bir dağ var.
"Bütün bildiklerinize ego yanınızla her an anlamaksızın tanrısal bir düzen ve amaç olduğu tavrıyla yaklaşırsanız gerçeklikler arasında hızla yol alırsınız."

Herkese iyi geceler, sevgiler!

Edited by - kurby on 10/11/2008 00:42:31
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  11:56:38  Show Profile  Reply with Quote
Aklıma gelen bir şey daha bu kız cocuğuna tacizde bulunan kişi tecavüze kalkışmışmıdır ki ? Çünkü tacizcinin yerinde olduğumu düşünerek olayın hayalini kurma kuralını uyguluyorum kendime şu an.Ra bunu demek istemiştir sanırım.Peki neden tacizle yetindim neden daha fazlasına kalkışmadım?Beni sürekli tutan ne,engelleyen ne? Toplımsal baskı,dinsel baskı,ahlak kuralları , gibi yargıların çarpıklığını düşünmek ve kendi içimizde yoğurup,ilahi olan cevabı bulmak yerine kaçıyoruz düşünmekten.Çünkü toplum kuralları,din kuralları,ahlak kuralları vs tartışılamaz deniliyor.Sonra çıkıp topluma ve değer yargılarına meydan okusan kim bilir nasıl yargılanırsın.Geçmiş de ne kadar çok cesur insanı yaktılar,astılar, katlettiler.Neden? Büyücü yada kafir denildiği için.Toplumun yabancı olduğu bir fikri onlara bilgilenmeleri için açıkladığın zaman sonu can vermekle bitmiştir, Galile, Nesimi,Pirsultan Abdal,hatta yakın tarihlere sivas katliamı gibi ve hala ramazan ayında oruç tutmadığı için öldürülen üniversiteli çocuklar gibi"bu ne kadar korkunç değilmi,üniversitede okuyor ama hala kafa bağnazlıkla dolu,öyle öğretilmiş ne diyebilirim,onlarda tekamül ediyor benim gibi,tek fark onların tekamül sürecinden daha ileride takamül ediyorum sadece" Konumuza dönelim,kuralları çiğnersem suçluluk ve utanç duyacağım (neden?) Çünkü yapılmaması gereken davranışlar bunu gerektirir ve toplum benden daha iyi bilir,sorgulamamın anlamı yok. Ve kendi kendime toplumun değer yargıları olmadan tahlil etmeyi,sorgulamayı başarana kadar önceki davranış modelini tekrarladığım herseferde dahada büyüyerek çarpıklık ve sapkınlık olarak yaşamıma yansıyacaktır.Sevgili Tversonus sen bile dayanamıyorsun bunca yaşanana, peki tanrı ne yapsın:),yada varoluş ne yapsın :) onlar bizim dayanamadığımıza nasıl dayanıyorlar.Kendi içimizde isyan ederken Tanrı neden isyan etmiyor, isyan etmiyorsa üç cevap olabilir bir tanrı yoktur :) iki tanrı zalimdir :) üç tanrı vardır,zalim değildir bu yaşananların bir anlamı vardır:) Sevgilerimle....

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/11/2008 :  12:33:09  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
"Bu gezegeni yönetmiş olan yaratıcı tanrılar, çoğunlukla başka boyutlarda varolmakla birlikte fiziksel bir görünüm de alabilirler. Kendilerini beslemek için duygusal travma yaratırken Dünya’yı belirli bir titreşimsel frekansta tutarlar. Kimi varlıklar her şeyden önce yaşamı kutsuyor, kimi de yaşamı kutsamıyor ve onunla bağlantılarını anlamıyor.

Bilinç bilinci besler. Sizin için bunu anlaması zor çünkü sizler yiyecekle besleniyorsunuz. Bazı varlıklar için besin bilinçtir. İster kızartın, ister haşlayın ya da bahçeden toplayın, bütün besinler kendi gelişimlerinin belli bir noktasında bilinç içerir. Beslenmek için içinize alırsınız onları. Sizin duygularınız başkalarının besinidir. Zarar vermek ve çılgınlık yaratmak üzere hareketlendiğinizde, bu şekilde beslenen başkalarını doyuran bir titreşimsel frekans yaratıyorsunuz."

"Kendi evrim süreçleri içindeki kimi varlıklar, yarattıkları yaşamlara frekanslarını değiştirdikleri bilinç biçimleri yerleştirdikçe kendilerini doyurabildiklerini, beslenmelerini sürdürebildiklerini keşfetmeye başladılar. İlk Yaratıcının kendisini bu şekilde beslediğini anlamaya başladılar. İlk Yaratıcı dünyaya kendisi için bir besin kaynağı olmak üzere başkalarını bir bilinç elektromanyetik frekansı yaratmaya gönderdi."

Zer-zivi, "..tanrı ne yapsın diyorsun"iyi de hangi tanrı?Eğer bizimle oyun oynayanlar ise, ee onlar zaten bunu yapıyorlar.Kanla, şiddetle, korkutma ile besleniyorlar.Değil, onları da yaratan ilk yaratıcıdan söz ediyorsan.Onun duyguları yok ki!Şu 6. yoğunluk olarak kendilerini takdim edenlerde bile zerre duygu yok.O kadar okuyoruz, dikkatinizi çekmedi mi hiç!En üst kattaki tanrının hiç duygusu yok.O deneyime bakıyor, kendinden oluşan parçaların deneyimlerini algılıyor.Onlar da bizlerinkini, bu hiyerarşiyi algılamıyor musunuz?7. yoğunluk birlik yoğunluğu deniyor, orada herşey bir.İyi- kötü, dişi-erkek yok.İlk yaratan bu katın daha üstünde, en azından öyle anlatılanlar var, o halde nasıl düşünebiliriz ki, tanrı bizi duymuyor, o zalim, o yok!O'nun bizimle işi yok!Bu yüzden algılarımız değişmeli diye bağırıyor üst kattaki komşularımız, gelecekteki bizler.Kötü diye bir şey yok!Herşey seçim, ancak insanlar bastırılan duyguları nedeniyle sapkın seçimler yapabiliyorlar.Ama herşey seçimden ibaret!Bizlerin de bu seçimleri yargılama lüksümüz yok!Bizim de bilmeden ya da bilerek zarar verdiğimiz insanlar var.Belki taciz ya da tecavüz değil ama karşımızdaki kişileri üzen, yıkan seçimlerimiz var.Bunu düşünmeye çağırıyorum sizi!

Edited by - kurby on 10/11/2008 12:52:00
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  13:14:02  Show Profile  Reply with Quote
Canım benim sevgili kurby ben aksini idda etmedim ki, sadece sevgili Tversonusa,tacizciye duyduğu tepkiden kaynaklı yazmıştım yoksa senin hatırlattıkların zaten bilincimde, sen beni yanlış anlamış durumdasın,ses ve fiziksel ifade olmadan yazıyla aktarmak farklı anlamaya neden olabiliyor.Tanrı gibi bakmaya çalışıyorum,duygularım olmadan :) Bana göre bazen üçüncü boyut,bazen dördüncü boyut bazen beş bazen altı bazen yedinci boyuta ait tutumlar yaşıyoruz bu boyutta:) Çünkü duygu ve düşüncelerimi,tepkilerimi gözlemlediğimde farklı boyutlarda davrandığımı farkediyorum :) Tanrı gibi düşündüğümde trajediler trajedi olmaktan çıkıyor demiştim zaten önceki bir yazımda. Ve tanrı gibi baktığımda benim ve ailemin yaşadıkları bile trajedi olmaktan çıktı.Hiç biri beni acıtmıyor anlıyormusun.Ailemden öldürülenler,tecavüze uğrayanlar,tacice maruz kalanlar,daha pek çok şey :) artık acıtmıyor.Çünkü her yaşananın bir nedeni vardır ,bu nedende zaten dediğin gibi tanrının kendini öyle tezahür etmek istemesidir.

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  13:23:02  Show Profile  Reply with Quote
Yaşam güllük gülistanlık olsaydı o zaman kim ne öğrenebilir ve gelişebilirdi ki? O yüzden yaşanan ne varsa eksi yada artı tezahürler hiyerrarşik yapıda tanrıya doğru yükselmek içindir :) Seni çooookkk seviyorum kurby, canım benim :) inan içten söylüyorum sadece kalbini aç ve duyumsa :),sevgilerimle...

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/11/2008 :  13:34:34  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
:)) Zer-zivicim, biraz kükredim galiba az önce, kimse mükemmel değil, onu anlatmak istemiştim.Tacizci amca ile, eşine kötü davranan adamın benim nazarımda hiçbir farkı yok!Ben ve ailem de çok şey yaşadık, evet!şimdi baktığımda bunları yaşamam gerektiği için yaşadığımı anlıyorum.Bazı seçimlerim fevkalade yalnıştı, bunları kabul ediyorum.Eğer yalnış yapmasaydım, bunun yalnış olduğunu farkına varamayacak ve alacağım derslerden mahrum kalacaktım.Hani başlarda dedik ya, Ra'nın anlatımında bastırmak-yok saymak yerine yaşamak ve öğrenmek lazım diye!İşte ben bunu yaşayarak öğrendim.Belki de bu inanılması güç söyleşilere bu nedenle bu kadar yürekten inanma-onaylama gereği duyuyorum.:))
Ben de seni ve buradaki herkesi seviyorum.En azından rahatlıkla düşüncelerimi ifade etme olanağını bana tanıdığınız için size müteşekkirim."öcü, dengesiz, inançsız,deli" gibi ifadelerle anılmaktan sıkılmıştım.:)))Bana yeni bir nefes oldunuz!:))
Sevgiyle...

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  13:54:34  Show Profile  Reply with Quote
Zaman gelir kendimizi deliliğe zaman gelir veliliğe vururuz."Delilerle veliler arasında pek fark yoktur :) sadece delilerin akordu biraz bozuktur" der Halil Cibran :) :) bütün çarpık yanlarımızıda sevelim ,yoksa inan felaket şekilde insana azap,utanç ve suçluluk getiriyor kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemek.Bir suç haberi duysam tv de, içim kaç türlü yanar:( Hem kurbana,hem kurbanın ailesine,hem suçu işleyen sanığa hem sanığın ailesine :( Hepsinin bütün olarak hissettiklerini duyumsamak çok derin bir durum.Ama kendimi hemen toparlayıp tanrı gibi düşünmeye ve onun gibi hissetmeye çalışıyorum ve acılar kayboluyor sonra nedenlerini düşünüyorum duygu üretmeden ama olayı yaşayanların duyguları ne olabilir diyede düşünerek yapıyorum. Herkesin içinde güzellikler var tanrıdan ötürü,bir katil bir tecavüzcü bir dolandırıcı vs işte.Sadece herkes kendi içinde arayıp bulmak durumunda o güzelliği.Bulduğu zaman da şifalanacaktır eksi yanları.Sevgilerimle... tüm varoluşa....

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 10/11/2008 :  13:57:59  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Sevgili zer-zivi

hayal kurma alıştırmasına devam edersen bir şey soracağım....

Ailemde tecavüzde var,tacize uğrıyanlar da var vs, demişsinya, yani işe aile karmasından bakıyorum sen bu konuda meditif bir halde hayal kurarsan daha doğrusu, tecavüze uğrayan yakının olduğu için bunun zıttı olan 'tecavüz eden' le ilgili onun iğrenç eylemine yönelik hayal kurmayı başarabilirsen, duygu olarak en iğrenç noktada şöyle diyerek serbest bırakma eylemini gerçekleştirebilirsin,
örnek cümle;
'Şimdi şu anda içimde kendini ifade etmesine izin verdiğim 'tecavüz eden' kimliğimi serbest bırakıyorum,(derin nefes al-ver),benim ve yakınlaeımın enerjisi içinde kendini ifade eden bu negatif beliği şimdi serbest bırakıyorum, şimdi özgürleşiyorum...derin nefes al-ver.''

Bu şekilde başarabilirsen ailenizdeki döngüsel negatif karmayı dönüştürüp serbest bırakatırabilirsin, ama tek başına yapamam dersen hiç deneme, bu konudaki derinliğini bilemiyorum çünkü...

en azından fikrini merak ediyorum, sevgiler

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  14:10:29  Show Profile  Reply with Quote
Sevgili damdam ,yaşadıklarımızı bize yaşatanlara yönelik nefret üretecek kadar bilinçsiz değil artık kalbim :) Sadece o kişilere karşı nötürüm.Ama nefretle bakmıyorum öyle baktığımda bana azap verdiğini biliyorum bunuda istemediğimi net biliyorum :) İnsanları sevmeyi başaramadığım noktada nötür kalmayı seçiyorum. Başkalarını yargılamak kendimi yargılamayı getirirken başkalarını bağışlamakta insanın kendisini bağışlamasını beraberinde getiriyor.Önerin için teşekkürler hemen uyguluyorum ama işsizliğimin ilk özgür gününde:) dost ziyaretine gideceğim dönüşte buluşuruz forumda.Sevgilerimle...

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  19:15:02  Show Profile  Reply with Quote
Tecavüz nedir ve ne amaç içerir diye düşünerek devam ediyorum hayalime :((
Bu eylemin altında katı ahlak yargısı yatıyor ve ne kadar bastırsam diplere kadar bir türlü kurtulamıyorum,
Neden?
"Çünkü bu ahlak yargısının nedenlerini sorgulamaktan korkuyorum",
Peki niye korkuyorsun?
"çünkü ahlak kuralları yargılanamaz , ahlaka bakış açısı dinimizdede aynı özelliği taşıdığından, yargıyı yargılamaktan korkuyorum,"
Niçin yargıyı yargılamaktan korkuyorsun ?
" Çünkü ahlakı yargılarsam dinide yargılamalıyım, dini yargılarsam başka her türlü inandığım değerleri yargılamalıyım,taki hayata dair ne varsa,hepsini yıkmam gerekecek.Ve o zaman kendimi hiçlikte bulacağım."
Bunun nesi kötüdür ki?
"Bir yere ait olduğumu hissetmezsem kendimi güvensiz hissederim, delirebilirim."
Ya delirmezsen ya daha büyük bir bilgiyi keşfedersen hiç kimsenin bilmediği bir şeyi?
"O zaman yine korkakrım",
Niye?
" Çünkü toplumu tamamen karşıma almış olurum.Onlara kalkıp bildiğiniz herşey yanlış dersem beni öldürerek yada dışlayarak yargılarlar,buna cesaretim yok" dersem duygu ve düşüncelerimi bastırmış olurum ve ardından tecavüzü gerçekleştiririm.Bu eylemi yaptıktan sonra neler hissedebilirim peki?
Önce büyük oranda egomun tatmin olduğunu hissederim ancak ego asla doymaz.Sonrasında vijdan devreye girer ha bire susturmaya çalışırım,ama o her seferinde daha büyük bir sesle bağırarak beni pişmanlığa sonra kendimi,yargılamaya,yargılarkende suçumu haklı çıkarmak için pek çok bahanelerle başkalarını suçlamaya,o yetmedi toplumu ,o yetmedi tanrıyı suçlayacağım,derken kendimi ikna edecek bir bahane kalmadığında artık kendimi yargılamaya başlarım. Yargılamanın ilkindede sonundada kendime dönüyorum ne ilginç :)Kendimi affedemediğim için kendimi cezalandırmaya başlıyorum, taki yorulana kadar ve en son yeter diyorum bende bir tanrının kuluyum,bir hata yaptım evet hemde çok kötü ,keşke hiç olmasaydı diyeceğim. Kim suçluluk pisikolojisine katlanabilir ki:) Aslında tamda aklıma suç ve ceza geldi.Yıllar öncesinden o kitabı okurken ne kadar kötü hissettiğimi ve suçlu pisikolojisine dayanamadığımı hatırlıyorum,bu yüzden için asla bitiremedim :) Artık okumalıyım sanırım :)

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/11/2008 :  19:42:19  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Toplum bilinci mi, Bir bilici mi?İşte burada seçim tamamen kişinin kendisine ait!Toplum bilinci ile düşünmeye çalışırsak, ayıplar, günahlar ve yasaklarla çevrildiğimizi görürürüz.Oysa Bir bilinci ile düşünmeye başlarsak, hem ruhsal hem de zihinsel özgürleşiriz.Bu da çevremizde yaşanan kaosun aslında, yaşanması gerektiği için yaşandığının farkına varmaktır.Neler yaşadığını bilmiyorum sevgili Zer-zevi, ama inan bana bunda öğreneceğin çok şey olmalı, kabullen ve yürü!Yaşamak gerçekten olağanüstü bir deneyim, yoksa niye binlerce kez gelmeyi seçelim ki!:))
Sevgiyle...
Not:Küçükken, arkadaşlarımızla öğrenmek adına bir kaç deneyimimiz olmuştu, çok sevdiğim anneannemin ölümünün,yaptığım küçük zararsız deneyimler yüzünden olduğunu düşünerek, yıllarca ağlamıştım.

Edited by - kurby on 10/11/2008 19:44:24
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  20:12:24  Show Profile  Reply with Quote
Sevgili kurby,
Ne zaman beşer bakışım devreye girse bunu farkedip tanrı bilincini devreye sokuyorum.Herkesin acı tatlı bir sürü deneyimi vardır mutlak.Ben sadece malzemelerden tatlı yapmaya uğraşıyorum:)Annem ölmüş,babam ölmüş,kardeşlerim ölmüş ne yapayım.Elbette herkes bir şekilde bir yerde zamanı geldiğinde ölecek.Yaşamımın sonuna kadar yasmı tutayım :)Ablam kendine ağlar anasız babasız olduğumuza kahreder dururdu :) Bende kızarak derdim " yaşayıp ne yapacaklardı, biz ölene kadar bizim başımızımı bekleyeceklerdi." Bakıyorumda artık kendine acımayı bırakmış ve kendine güvenini yavaş yavaş inşa eden bir ablam var karşımda:) Bu beni çok mutlu etti. Gücünü başkasına teslim etmemeyi öğrendi, hala şikayetleri var ama olacak o kadar:) Bu gün misafirlikten dönerken yolda bir kalabalık,polisler,ambulans!! Yerde biri yatıyor ve üzeri örtülmüş.Trafik kazasında biri ölmüş. İçim sızladı,kendimi yerde yatanın yerine sonra ailesinin ve arabasıyla çarpanın ve onun ailesinin neler hissettiğini yeniden duyumsadım.Evet bu analizin ardından tercihimi yapıyorum. Kimseyi incitmemeyi ve incinmemeyi niyet ediyorum.Hayat devam ediyor netekim.Hayatın her anı derslerden ibaret yeter ki farkında olalım.

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 10/11/2008 :  21:54:18  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Kızlar,

İkinizi de çok seviyorum, sanal kız arkadaşlarım da olsanız...

İyki varsınız...


Not: Rumuz kullanmadan, içimden öyle geldi:))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/11/2008 :  22:05:10  Show Profile  Reply with Quote
Ama sanallığı aştığımızı sanıyordum sevgili damdam :) bende herkesi ama herkesi çooookkkk sevdiğimi söylemek isterim.yaradılıştan ötürü bütünlüğümüzü kutsuyorum ve teşekkür ediyorum herkese...

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 10/11/2008 :  22:08:34  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
hani hala bizi görsel e bağlayan egosal yanımız var ya, beş duyusuyla algılamak isteyen işte o yüzden 'sanal' dedim...

Edited by - on
Go to Top of Page

gregorsamsa
Kehribar

Turkey
70 Posts

Posted - 10/11/2008 :  22:25:22  Show Profile  Visit gregorsamsa's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by kurby


Zer-zivi, "..tanrı ne yapsın diyorsun"iyi de hangi tanrı?Eğer bizimle oyun oynayanlar ise, ee onlar zaten bunu yapıyorlar.Kanla, şiddetle, korkutma ile besleniyorlar.Değil, onları da yaratan ilk yaratıcıdan söz ediyorsan.Onun duyguları yok ki!Şu 6. yoğunluk olarak kendilerini takdim edenlerde bile zerre duygu yok.O kadar okuyoruz, dikkatinizi çekmedi mi hiç!En üst kattaki tanrının hiç duygusu yok.O deneyime bakıyor, kendinden oluşan parçaların deneyimlerini algılıyor.Onlar da bizlerinkini, bu hiyerarşiyi algılamıyor musunuz?




merhaba sevgili kurby, belki o da öğreniyordur. siz hiç kurabiye pişirmediniz mi, pişirirken kurabiyeden bir şey öğrendiğiniz olmadı mı ?

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 10/11/2008 :  23:15:17  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Tanrının 'duyguyu bilmediğini' varsaymak dünyasal bir çıkarım sevgili kurby...

Çünkü tanrısal enerji herşeyi ezelden-ebede bilen ve var eden olarak kabul edilmelidir..
Kadir-i Mutlak tır O... ve O bilmese biz zaten bunu kuantumsal olarak deneyimliyemezdik, bilemezdik...


Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/11/2008 :  23:57:42  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Kanallık yapanlara özellikle insanlara açık şekilde yapılan toplantılarda, "Üst boyutta seks var mıdır? , yemek, içmek var mıdır?" gibi sorular sorulur. İnsanlar üçüncü yoğunlukta yaşadığı, deneyimlediği, zevk aldığı, mutluluk duyduğu olayların ve deneyimlerin üst boyutta var olup olmadığını çok merak ederler. Bunlardan ayrı kalmak -açıkça ifade edilmese de- istemez insan. Hele bir de üst boyutlar duygusuz, neşesiz ve monoton ise "oraya ulaşmayı" hiç istemez, açıkça ifade etmese de durum genelde böyledir. Bende bunu üzerinde düşündüğümü itiraf etmeliyim, düşünceye "sınır" tanımayan bir insan olarak bunun üzerinde düşündüğüm bu konu ile ilgili kendi bireysel açıklamalarım var. Bunlar sadece kişisel düşüncelerim olmakla beraber, kendime de haksızlık yapmamak için "inandığım" şeylerdir.

Günlük yaşantımızda biz insanlara en çok zevk veren şeylerin başında gelen seksi, daha da ileri gidelim ve orgazmı ele alalım: Katı fiziksel bedenlerde bulunan insan, bedendeki hipofiz ve diğer noktalardan bir takım kimyasal salgılar üretir böylece seks yapma pozisyonuna gelinir. Daha sonra yapılan işlemin fiziksel yanı sadece sürtünmedir. Evet sürtünme. Daha önce yapılan ön-sevişme de bundan ibarettir. Bunlar işin fiziksel yani bedensel yanı. İşin birde akıl yanı bulunur: Zihninde insanlar seksi icra ederken bazen "başka yerlerde" olduğunu hayal ederler veya zihninde daha önce "bunun güzel olduğu" ile ilgili ve "çok güzel olduğu" ile ilgili şartlanmayla veya "bir şeyler başarıyor" fikri ile ve daha bir çok zihinsel kurgu ile işin zihinsel yanını icra ederler. Bir de işin ruhsal yanı vardır. Ama genelde bu gezegenimiz insanları arasında oransal olarak azımsanacak bir orana karşılık gelir. "Ruhsal hazzı" veren seks pek azdır, çünki üçüncü yoğunluk illüzyonumuzdaki şartlar daha çok ""maddesel"" olana kıymet/değer biçmek şeklinde kurallar hakimdir. Bu illüzyon "katı maddesl" bir illüzyondur.

Atom teorisi bize şunu söyler: Merkezde çekirdek ve onun çevresinde dönen eşektronlar bulunmaktadır. Çevrede dönen elektronlar elektro manyetik (EM) olarak başka bir elektrone "temas" edemezler. Yani havaya zıplayan bir insanın ayakkabısının altındaki, en dıştaki elektronlar ile zemini oluşturan yüzeydeki elektronlar hiçbir zaman temas edemezler: Sadece EM kuvveti ile birarada dururlar. Evet bir elektriksel manyetik alandan başka bir şey değildir bu etkileşim.Dolayısı ile gerçekte bir sürtünme dahi yoktur sekste bile.

Demekki seksin "zevkini veren" maddi illüzyon değil. Düşünün kendi elinizi okşayın sonra sevdiğiniz veya "seksi bulduğunuz" birisi sizin elinizi okşasın veya nefret ettiğiniz birisi okşasın. Sonuçlar fiziksel den öte bir şeyler olduğunu gösterecektir.

Üst yoğunluk ortamlarının da bir "fiziksellik" olduğunu unutmayalım, "ruhsallık ve düşünce" ise varoluşun heryeridir zaten. Bence üçüncü yoğunluk ortamında yapılan zevk veren herşeyin üstsel olarak ifadesi vardır üst boyutlarda. Bir annenin sarılması ile hissedilenin verdiği zevki "bin anne" olarak sadece "çeviri" yapabiliyorum. Bu bir üst yoğunluğun alt yoğunluk olarak ifadesidir. Yoksa burada (üçüncü yoğunluk) algılamalarıyla bunları ifade etmek, tam manası ile duyumsamak imkansızdır. Belki de üst yoğunlukların "dar/kısıtlı" yansımalarını yaşayabiliyoruz bu dünyada.

Benim kanımca, bu yoğunluk taki zevkler "samanın verdiği bir tat kalır üst yoğunluk" zevklerinin yanında. Fikri olan var mı?


Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 11/11/2008 :  00:30:12  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Görüşlerinize katılıyorum tiversonus...

Pozitif ve negatif duygularımız üst boyut varlıklarınca (kh-bh) daha yoğun olarak tarif edebileceğimiz şekliyle hissedildiğini düşünüyorum..

Hatta bizlerin pozitif ve negatif olarak deneyimlediğimiz duygularımızın sadece illizyon yansımasını hissedebildiğimizi sanıyorum...
Ayrıca seksüel duygunun veya orgazm duygusunun bizim deneyimlediğimiz ve hissediş şeklimizin dışında normal varoluş hali olarak deneyimlendiğine dair kanal bilgileri mevcut zaten...

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/11/2008 :  00:54:05  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Ayrıca şunu da ilave edelim. Sevgi ile yapılan cinsellikte bahsedilen "orgazm" ın sonsuz zekaya kapı açtığı söyleniyor, o zaman yaratılışın katları (yoğunlukları) yukarıya çıkıldıkça, bir çeşit parazit/sapma yapan/oluşturan, ruhsal ve biliç durumlarından da kurtulunuyor demektir. Çünkü sonsuz zeka ya "daha yakın" algılama durumunda yani bir nevi "orgazm veya artmış orgazm" durumuna geçmiş oluyoruz...Keza diğer "mutluluk verici veya zevke getirici" olanı perdeleyen maddi illüzyon "incelmiş" oluyor... (Aşağıda ne var sa yukarıda da aynısı vardır : Ama üstsel olarak artmış olarak) diyorum ben, umarım yanılmam :)))))

Edited by - Tiversonus on 11/11/2008 00:56:54
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/11/2008 :  01:01:58  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by Tiversonus

Ayrıca şunu da ilave edelim. Sevgi ile yapılan cinsellikte bahsedilen "orgazm" ın sonsuz zekaya kapı açtığı söyleniyor, o zaman yaratılışın katları (yoğunlukları) yukarıya çıkıldıkça, bir çeşit parazit/sapma yapan/oluşturan, ruhsal ve biliç durumlarından da kurtulunuyor demektir. Çünkü sonsuz zeka ya "daha yakın" algılama durumunda yani bir nevi "orgazm veya artmış orgazm" durumuna geçmiş oluyoruz...Keza diğer "mutluluk verici veya zevke getirici" olanı perdeleyen maddi illüzyon "incelmiş" oluyor... (Aşağıda ne var sa yukarıda da aynısı vardır : Ama üstsel olarak artmış olarak) diyorum ben, umarım yanılmam :)))))





Herkese "mutlu" illüzyonlar, bu gecelik bu kadar...

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 11/11/2008 :  10:27:52  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by Tiversonus

Ayrıca şunu da ilave edelim. Sevgi ile yapılan cinsellikte bahsedilen "orgazm" ın sonsuz zekaya kapı açtığı söyleniyor, o zaman yaratılışın katları (yoğunlukları) yukarıya çıkıldıkça, bir çeşit parazit/sapma yapan/oluşturan, ruhsal ve biliç durumlarından da kurtulunuyor demektir. Çünkü sonsuz zeka ya "daha yakın" algılama durumunda yani bir nevi "orgazm veya artmış orgazm" durumuna geçmiş oluyoruz...Keza diğer "mutluluk verici veya zevke getirici" olanı perdeleyen maddi illüzyon "incelmiş" oluyor... (Aşağıda ne var sa yukarıda da aynısı vardır : Ama üstsel olarak artmış olarak) diyorum ben, umarım yanılmam :)))))


Orgazmın ruhsal boyutu, aslında bizlerin anlayamadığı, o bir olmak(ruhların birleşmesi) anlamına geliyor.Cinsel deneyimde, başka bir insanla bir olmanın tadına varıyoruz aslında ve bu birlik bilincine gerçek anlamda ulaştığımız anlar.İşin ilginç yanı ise, bu duyguyu herhangi bir canlı ile bir olduğumuzda(bu sadece sex yapmak değildir) anladığımız an hep yaşayacağımızı düşünüyorum.Çünkü, orgazm aynı zamanda kişinin tüm bedenlerini enerji ile dolduruyor, yeniliyor.En başta hücrelerimiz genişliyor ve bu fiziksel bedendeki kan akışını rahatlatıyor.Diğer bedenleri de daha fazla enerji ile yüklediğini düşünüyorum.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/11/2008 :  18:34:24  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Sevgili kurby,
Bizim "donmuş orgazm" olduğumuzdan şüpheleniyorum ben aslında.))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/11/2008 :  19:01:51  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Bir'in Yasası Gereğince Asla Yapılmaması Gerekenler


---------------------------------------------------------------------


SORU: Bir'in Yasası gereğince asla yapılmaması gereken en temel şey, başka bir varlığın özgür iradesine müdahale etmektir. Bu temel kural dışında, Bir'in Yasası'na aykırı başka bir davranıştan da söz edebilir misiniz?

RA: Kişi özgür iradesiyle hareket ederek- kendi doğal ve yapay(insan yapısı) çevresindeki yollan ya da zekâ sahiplerini yaratmış olan zeki enerjinin toplanma (odak) noktalarının idrakine varır. Şu halde, kaçınılması gerekenler, bu gezegendeki ya da yoğunluk derecesindeki sevgi/ışığın ya da Logosun enerji odağına ait sapmaları göz önüne almayan sapmalardır. Bunlar arasında doğal çevrenin ve başka varlıkların, kişilerin gereksinimlerini anlamamak vardır. Bunlar da pek çeşitlidir. Çünkü, varlıkların uygun enerjileri kullanarak,
akılları ve farkındalıklarıyla yarattıkları ve içinde bulundukları insan yapısı bileşimler çok çeşitli ve farklı yapıdadırlar. Yani, bir varlık için uygun olmayan bir sapma başka bir varlık için uygun olabilir. Biz başka bir varlığı kendinizmiş gibi algılamaya çalışmanızı öneririz. Böylece, olaya onun aklı ve farkın dahğıyla yaklaşıp anlayarak, onun gereksindiği şekilde hareket edebilirsiniz. Birçok olayda bu özgür iradeye tecavüzü içermez. Ama, hizmet hassas bir konudur ve şefkat, duyarlılık ve karşısındakinin duygularını anlayıp paylaşabilme
yeteneği, insan yapısı akıl ve farkındalığın sapmalarından sakınmakta yararlı olur.

İşte basit bir talimat aldınız: Doğada tezahür eden zeki enerjiyi fark etmek, kendinde tezahür eden zeki enerjiyi fark etmek ve kendi uygun gördüğü anda toplumsal bileşimle bunu paylaşmak. Bir de sonsuz derecede süptil ve çeşitli bir dizi sapmanın farkında olabilirsiniz; bunlar da insanın kendisinin ve başkalarının özgür iradesiyle ilgisi olmayan, başkaları ile uyumlu ilişkiler içinde bulunmayı ve onlara en çok yarar sağlayacak biçimde hizmet etmeyi içeren sapmalardır.



(Ra Bilgileri 1, s.239,240)
---------------------------------------------------------------------


Buradan çıkan sonuçlar şunlardır:

Yapılmaması Gerekenler

1. Bir’in Yasası’na göre asla yapılmaması gereken şey ; bir başka varlığın özgür iradesine müdahale etmektir.
2. Kaçınılması gereken; doğal çevrenin ve başka varlıkların, kişilerin gereksinimlerini anlamamak vardır.


Yapılması Gerekenler

1. Doğada tezahür eden zeki enerjiyi farketmek,
2. Kendinde tezahür eden zeki enerjiyi farketmek,
3. Kendi uygun gördüğü anda toplum bileşimle bunu paylaşmak.



Hep birlikte öğrenmek amacı ile paylaşmak istedim.

Selamlar, Sevgiler...

Edited by - on
Go to Top of Page
Page: of 29 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.38 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits