| Author |
Topic  |
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 18:06:02
|
11 Mart 1995 F___, Laura, TR, JR, SV
S:(L) Bize bu konuda rehberlikte bulunabilir misiniz, bir güvence verebilir misiniz? Çünkü biz hala 3'üncü yoğunluğuz ve bazı bakımlardan güvencelere ihtiyacımız var. C: Çok fazla şeye ihtiyaç duyacak kadar 3'üncü yoğunluksunuz hala, aşkım!
Kasyopyalılar hakikatende eğlenceliler
Devamı:
S:[Ooo!] (L) Evet, ama soruyu yanıtlamadınız! (T) Bu konuda ustalar. C: Önceki celselerde söylenenleri gözden geçirin. ---- Ve evet...T'yi bu konuda tamamen haklı bulmaktayım. |
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 18:13:47 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 19:02:02
|
10 Ocak 2002
S: (L) Birkaç yıl önce, bazı celselerde Frank'in karanlık güçlerle olan savaşıyla ilgili olarak, onların baskısına direnip direnemeyeceğiyle ilgili bir husus vardı. Başarısız olacağı zaten biliniyor muydu? C: Frank bir başarısızlık değil.
Q: (L) Nasıl yani? A: KH açısından Frank bir başarı.
S: (L) KH ve BH arasında gidip geliyorduysa, Frank'in varlığında nasıl BH kanallaması yapabildik? A: Frank, senin şu anki bedenine doğumdan önce kodlanmış olan sırları "download" etme amacıyla programlanmıştı. Bunu başaramadı çünkü gerekli dirence sahiptin. Frank'in şimdiki görevi Vincent Bridges'le birlikte, senin amacını gerçekleştirme yeteneğini yok etmek.
S: (L) O halde Frank'in bulunduğu celselerde aldığımız bilgilerde bozulmaların olmuş olması çok muhtemel. Elimizdeki materyalin %72'lik bir doğruluk oranına sahip olduğunu söylemenizin nedeni bu mu? A: Evet.
S: (L) Yani Frank'in burada bulunmasının %30'luk bir bozulma meydana getirdiğini mi söylüyorsunuz? A: Evet.
S: (L) Bozulma en çok hangi biçimde gerçekleşti? Tespit edebilir miyiz? A: Kehanetler ve korkutma taktikleri.
Yani Kasyopya celselerinin "bozulmasının "nedeni Frank. Frank böylesine etkileyebilmiş. Peki Frank bunu nasıl yapabilmiş? Gerçekten merak ediyorum çünkü bu bir trans medyumluğu değil. Ra' dan farklı birşey.
Tamam Frank yüzünden bozuldu. Peki Frank yüzünden bu celselerde,"rüşvet ver"denilince,Laura'nın bunu kabul etmesi de mi Frank yüzünden? Rüşvet vermek demek ne demek? Hadi diyelim ki celseler Frank yüzünden bozuldu...Frank ,Laura'yıda etkileyip rüşveti kabul etmesinede mi neden oldu? Laura bu celselerin baş aktörü olmasına rağmen,celselerin bozulmasını sadece Frank mı başardı? Günah keçisi Frank mı?
Hadi ona da tamam diyeyim. Frank yüzünden olsun. Bozulmuş değil mi sonuçta? O zaman ben Kasyopya için niye tümüyle doğru bir kanalmış gibi konuşayım?
İşte Frank bozmuş..Ben demedim,onlar diyor.. |
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 19:24:33 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 19:05:56
|
quote]Originally posted by bozadi
gerçekten benim için de özel bir celseydi Highlander.
kasyopya aktarımlarının özgünlüklerinden biri, yoğun bilgi/veri paylaşımı. laura isimli kadın etrafında şekillenen grubun, içinde bulunduğumuz dönüşüm sürecinde kilit rollerden birini oynayacak olması nedeniyle (kendi ifadelerine göre), biraz bu gruba özel bir niteliği var celselerin. ama kasyopyalılar bunu dengelemek için celselerde sorulan soruların evrensel önem taşıyan konularla ilgili olmasını gerektiğini sürekli hatırlatıyorlar. bilinmesi gereken şeylerden biri de, daha ileriki bir celsede de belirtileceği gibi, aktarımların "tamamen" değil, "büyük ölçüde" doğru olduğunun bizzat kasyopyalılar tarafından belirtilmesidir. dördüncü yoğunluk negatif varlıklarının bu tür kanal aktarımı yapan gruplarla "özel olarak ilgilenmesi" nedeniyle, alıcı tarafta bu tür sapmaların meydana gelmesi kaçınılmaz görünüyor. okuyucuların sezgilerini kullanarak seçici olması gerekiyor.
ve yine bizzat kasyopyalılar, kendi aktarımlarının, yapbozun parçalarından "bir tanesi" olduğunu söylediler. yapbozun başka parçalarını keşfetmekte olanlarla bağlantı kurmaya yönlendirdiler grubu.
çeşitli nitelikteki kanal bilgilerini değerlendirmek ve ihtiyaçlarına göre uygun dengeyi kurmak okuyuculara kalıyor. [/quote]
Yani Laura'nın kişisel sorularından ziyade,evrensel sorulara "yöneltmişler"Kasyopyalılar.
Bu çok iyi fakat yine de Laura'nın kişisel sorularına yanıt vermişler de zaman zaman. Bu benim için neden bu kadar önemli bir detay? |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 19:32:23
|
celse katılımcılarından Frank isimli kişi, orijinal metinde bazen F___ olarak geçiyor, bazen de açık haliyle geçiyor. hangi isimlerin verilip hangilerinin verilmeyeceği hususunda metinleri son haline getirmeden internette yayınlaşmışlar herhalde. ben de çevirirken gördüğüm şekilde aktardığım için biraz tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.
netice itibariyle, celse katılımcıları arasında sürekli olarak geçen "F___", bu son celsede sözü edilen Frank isimli kişi. ilerleyen süreçte negatif varlıkların tarafında olduğu ve onlar tarafından belirli bir amaçla kullanıldığı ortaya çıkıyor.
özellikle başlangıçta kanal bağlantısının kurulmasında önemli bir rolü olduğu olduğu için ve biraz da grupla ilgili karmik bir durum nedeniyle kasyopyalılar bu durumu doğrudan açıklamıyorlar. ama bu son celsede olduğu gibi, gelişen süreçte bazı ipuçları verilmeye başlıyor. kasyopyalılar, negatif güçlerin Frank aracılığıyla, alınan bilgilerin %30'u üzerinde bozucu etki yaptığını ama bunların temel olarak kehanetler ve korku yaratmaya yönelik hususlarla ilgili olduğunu söylüyorlar.
tüm bu olaylar hiç basit şeyler olmadığı için bu kadar kolay açıklanamaz tabii. kasyopya aktarımlarının niteliği konusunda herhangi birşeyi kanıtlamak gibi bir zaruret hissetmiyorum. sadece genel bir açıklama. dileyen dilediği anlamı verir ve yoluna dilediği gibi devam eder.
Son iki alıntı kasyopya celselerinin 3.sayfasından. Yani Kasyopya celselerinin tamamen doğru olmadığına dair bir başka mesaj. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 19:54:11
|
23 Ekim 1994 F___, Laura, V___
S: (L) Elkins, Rueckert ve McCarty tarafından yazılan Ra Bilgileri hakkında bilgi almak istiyoruz. Ra Bilgileri nereden geliyor? C: Bizden.
Yani Kasyopya celselerine taban tabana zıt olan Ra bilgileri de Kasyopyalılardan gelmekte!
En temel konu,bilgi-sevgi konusu bile farklı iken,Ra bilgilerinin de Kayopyalılar tarafından verileceğine inanacağım?
Şu mavi,şu kırmızı ve mavi ile kırmızın aynı olmamasının nedeni "farklı" olmaları ise eğer,"mavi de kırmızı da farklı gibi görünse de sonuçta renktir ve ikisi de renk olduklarına göre,ortak bir özellikleri vardır, dolayısıyla ikiside 'birbirindendir' mi diyeceğim?
Gökkuşağı yedi "renktir" ama her renk,yedi ayrı görünüm demektir.
Gökkuşağı bu nedenle "yedi"renktir. |
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 20:00:45 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 20:47:27
|
11 Ağustos 1996 Laura, F___, TR & JR
S: (L) Tamam, bununla ilgili bir sorum var. Bugün C___ aradı ve sohbetimizin bir yerinde Ra bilgilerinden bahsetti ve Ra bilgilerinde Kasyopya'nın gerçekten negatif, iğrenç, Oryon tipi KH varlıklarının yeri olarak belirtildiğinden haberim olup olmadığını sordu. Bununla ilgili bir yorumda bulunur musunuz? C: ?
Cevap sadece bir soru işareti. Oysa ki Ra bilgileri doğru demişti Kasyopyalılar? Dolayısıyla cevap biraz daha fazlası olabilirdi?
S: (L) Shawn'a ödünç verdiğim o dokümandaki peygamber devesi tipi varlıkların resminde de o varlıklar Kasyopyalı olarak tanımlanıyordu. Kim bu Kasyopyalılar? (T) Onlar cevap vermeden önce ben bir yorumda bulunabilir miyim? Yıldız haritalarımızda Kasyopya diye bir yıldız yok. (L) Biliyorum. (T) Bir takım yıldız. Yani Ra materyalinde bunu okuyup da Kasyopya denen bir gezegende yaşayan korkunç yaratıklardan bahsetmesi anlamsız. Öyle bir yer yok. Yani aslında kimse Kasyopyalı olarak tanımlanamaz çünkü Kasyopya diye bir yer yok. (L) Pekala, bununla ilgili bir yorum alabilir miyiz? C: Makul bir yorumdu.
Açıklama bu mu?
SORU: Bu yolla onlar bizim sihir(büyü) adını verdiğimiz şeyi mi yapıyorlardı? Onlar enkarne iken paranormal şeyler yapabiliyorlar mıydı?
RA: Evet. Adı geçen ilk iki varlık yeteneğinin pek azını bilinçli olarak kullanırdı. Bütün güçleriyle tek bir konuya eğilmişlerdi: Kendine hizmet... Bu giriş kapısına ulaşabilmek için kişisel çabalarını sonuna kadar zorlamışlardı. Üçüncü varlık ise bilinçli bir usta idi ve o da kendine hizmet için hiçbir çabadan kaçınmazdı.
SORU: Bu üç varlık şimdi nerede bulunuyor?
RA: Bu varlıklar şimdi dördüncü boyutta bulunuyorlar. Bundan dolayı uzay/zaman sürekliliği sizinkiyle tutmaz. Her birinin uzay/zaman yeri (koordinatları) yaklaşık olarak saptansa bile bir anlam ifade etmez. Bunların her biri Bir'in Yasası'nın idrakinin -kendine hizmet yoluyla- arayışına tahsis edilmiş bir dördüncü yoğunluk gezegeni seçti. Bir tanesi sizin Orion grubu diye bildiğiniz grupta, biri sizin Cassiopea grubu(Koltuk Takımyıldızı) diye bildiğiniz grupta, biri de Güney İstavrozu grubunda. Bu yer saptamaları tatmin edici değil ama, bu idraki size iletebilmek için gerekli olan geometrik hesapları ifade edecek sözcük hazinesine sahip değiliz" |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 20:52:14
|
Yıldız haritalarımızda Kasyopya diye bir yıldız yok.
Ve ra bilgileri:
Bir tanesi sizin Orion grubu diye bildiğiniz grupta, biri sizin Cassiopea grubu(Koltuk Takımyıldızı) diye bildiğiniz grupta, biri de Güney İstavrozu grubunda.
Hangisi doğru? Veya Ra bilgilerini doğrulayan Kasyopyalılar,bu konuda bir tek soru işaretiyle cevap vererek ne demeye çalışıyorlar? |
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 20:53:17 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 21:23:18
|
Yine aynı celsede:
S: (L) Bir Kasyopya türüyle ilgili aktif bir hayal gücü ürünü mü?. Tamam, Ra materyali Kasyopya materyalinin bir tür öncüsü olarak düşünülebileceğine göre şunu sormak istiyorum. Bize Ra materyalinin bir doğruluk yüzdesini verebilir misiniz? C: 63.
S: (L) %63, oldukça iyi. (J) Hiç fena değil... (T) Çok miktarda kaliteli bilgi içeriyor... (L) Bize biraz Gezginler kavramından bahsedebilir misiniz? Ra'nın Gezginler kavramı doğru bir kavram mı? C: Evet.
Yani Ra bilgileri "hiç fena değil" çünkü doğruluk yüzdesi 63.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 22:04:51
|
S: (L) Ama 63 sayısına ulaşmak için hangi matematik sürecini kullandığınızı öğrenmek istiyorum! C: Yayınlanan kelimelerin toplam sayısını, doğru kavramsallaştırmaları yansıtan kelimelerin sayısına böl.
Ama hak yememek lazım..Yardım etmişler,negatif bilgilerin neler olduğunu nasıl bulacağımıza dair bize "yardım "etmişler.
Şimdi"neye inanırsan o,iyi -kötü nedir"gibi söylemler arasında," "doğru" kavramsallaştırmaları yansıtan kelimelerin sayısına böleceğiz" ve bulacağız negatif bilgileri.. Neye inanırsak o olduğuna göre,"doğru" kavramsallaştırmaları nasıl bulacağız ki?
Ama güzel ve eğlenceli bir oyun oynanmış:)
Peki kasyopya celselerine dair eleştirilerde ,bu kısım niye dile getirilmedi? Ya da belki dile getirildi ama ben görmedim,o da olabilir.
Ben biraz aptalım çünkü isterse en kötü durumda olsun..Yine de haklının yanında olurum. Bu nedenle annem sürekli olarak bana "bu Dünyaya ait değilsin" der durur:)
Ra bilgileri bu yaklaşımla benim tarafımda bilinçli olarak "saptırılmış",kuşku uyandırılmıştır,en azından bu celsede bu yapılmıştır.
Yani amaç Ra bilgilerini saptırmaktır ve bu "belirsiz",yüzde 63 doğruluk yani yüzde 37 gibi çok ciddi anlamda "yanlışlık" var izlenimi uyandırılmış,böylelikle Ra bilgileri muallakta/ne idüğü belirsiz/önemli bir oranda negatif bir kaynak haline getirilmiştir.
Kısacası plan başarıyla sonuçlanmıştır.
|
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 22:24:31 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 22:35:52
|
Hepsi bir yana...
Ben diyorum ki,Ra bilgilerinde sözü edilen bu yüzde 37 yanlışı biz bulalım öyleyse. Ben buna varım. Ra bilgilerinin 5.cildini okumadım, daha doğrusu fırsatım olmadı okumaya ama Ra bilgileri 5.ciltte olsa bile negatiflik,benim yola çıktığım ,4 ciltte bir negatiflik olmadığına eminim.
Belki hemen cevap veremem,bir süredir askıya aldığım işlerimle ilgilenmem gerektiği için ama elimden geldiğince konu üzerinde dururum. Ra bilgilerindeki bu yüzde 37' lik negatiflik neymiş,ben de öğreneyim.
Ra bilgilerine dair hiç kimse "negatif" unsurlar ortaya koyamaz ise,(4 kitaba dayanarak söylemekteyim)bu celselerde Ra bilgilerine dair söylenenlerin birer yalan/Ra bilgilerine yönelik bir saptırma oyunu olduğu kesinleşir.
|
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 22:36:55 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 11/07/2010 : 23:05:02
|
bilinmesi gereken şeylerden biri de, daha ileriki bir celsede de belirtileceği gibi, aktarımların "tamamen" değil, "büyük ölçüde" doğru olduğunun bizzat kasyopyalılar tarafından belirtilmesidir. dördüncü yoğunluk negatif varlıklarının bu tür kanal aktarımı yapan gruplarla "özel olarak ilgilenmesi" nedeniyle, alıcı tarafta bu tür sapmaların meydana gelmesi kaçınılmaz görünüyor. okuyucuların sezgilerini kullanarak seçici olması gerekiyor.
Ve bu nedenle,Kasyopya celseleri için "doğru" bir kaynak demek uygun değildir.
kasyopyalılar, negatif güçlerin Frank aracılığıyla, alınan bilgilerin %30'u üzerinde bozucu etki yaptığını ama bunların temel olarak kehanetler ve korku yaratmaya yönelik hususlarla ilgili olduğunu söylüyorlar.
Kasyopya celseleri değil yüzde 30 un üzerinde,temelinden sorunludur,ortaya çıkan tabloya göre.
Çünkü temelde"sevgi"değil,"bilgi"öne çıkarılmıştır. Dolayısıyla benim tarafımda Kasyopyaya dair bozucu etkiden sözetmek geçerli bir neden değildir,açıklama için.
Kehanetlere gelince.. Kasyopyalılar diyelim ki pek doğru çıkan kehanetler verdiler. Ne olacak peki? Yani en temel konu,sevgi-bilgi konusu değil de bu mu önemli? 4 yada 5,6b...Önemsiz..
Nostradamus 3b'den idi ama pek çok kehaneti gerçekleşti. Kehanetler beni ilgilendirmiyor çünkü pek çok kişi yapabilir ve üstüne doğru kehanetlerde de bulunabilir.
Dolayısıyla Frank ya da başkasının üzerinden yapılan kehanetler,korku dolu mesajlar değil benim için "aslolan". Frank bozmuş veya Laura bozmuş vs...Önemli olan "bozulmuş olması değil mi?
|
Edited by - pandora76 on 11/07/2010 23:37:38 |
 |
|
|
burake
Gezgin
Turkey
0 Posts |
Posted - 12/07/2010 : 22:18:38
|
| Ben bazen okuduğum kaynakları bir bütün olarak görüyorum...Yani Maharaj ya da Eckhart Tolle ya da işte o güne kadar ne okuduysam hepsi aynı şeyden bahsediyor diye düşünüyorum...Sanıyorum böyle bir "zihinde birleştirme" gelişme amacına hizmet etmeyen sapmaları en aza indirmek için bir yöntem olabilir...Bir kaynağın eksiklerini diğeri tamamlar, diğerininkini bir başkası, sonuçta ben gelişme amacıyla okuyorum ve geliştirici (sevgi yönünde) kaynakları -en azından bu niyetle sunulmuş- okuyorum...Okuyanın niyeti (daha belirgin bir şekilde sevmek) kaynakları verenlerin niyetiyle (onu buna teşvik etmek) birleşirse buna herhangi bir sapmanın direnç gösterebileceğini sanmıyorum...Ne kadar bütünlük o kadar az sapma... |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 12/07/2010 : 22:45:54
|
quote: Originally posted by pandora76
Yıldız haritalarımızda Kasyopya diye bir yıldız yok.
Ve Ra bilgileri:
Bir tanesi sizin Orion grubu diye bildiğiniz grupta, biri sizin Cassiopea grubu(Koltuk Takımyıldızı) diye bildiğiniz grupta, biri de Güney İstavrozu grubunda.
Hangisi doğru? Veya Ra bilgilerini doğrulayan Kasyopyalılar,bu konuda bir tek soru işaretiyle cevap vererek ne demeye çalışıyorlar?
Beni burada rahatsız eden şey,Kasyopya diye bir yıldızın olmamasının Kasyopyalılar tarafından "yeterli"bir açıklama gibi karşılanması.
C: Makul bir yorumdu.
Kasyopya diye bir yıldız yok diyelim..Bu takımyıldızında yıldız yok mu? Aslında söylemek istediğim buydu.
Zira Kasyopya celselerindeki negatif unsurlar her ne kadar Frank'a yüklenmiş olsa da ben buna inanmıyorum öyle çokça;mantık çerçevesinde anlattığım nedenlerden ötürü ve dolayısıyla bu celseler,gerçektende Kasyopya takımyıldızında yaşayan varlıklarla yapılmış temaslar olabilir.
Aklıma gelmişken...Laura sordu mu ya da sormamışsa keşke sorsa "neden Kasyopya üzerinden yayın yapıyorsunuz,sık sık Kasyopyadanız demenize ne gerek vardı,en başında Kasyopyadan değiliz ama Kayopya üzerinden bağlantı kuruyoruz dese idiniz de bizim de aklımız karışmasaydı,bu ne demek daha açıklayıcı anlatırmısınız'gibi...
İlk celse:
S: (L) Grubunuzun adı nedir? C: Korsas. S: (L) Neredensiniz? C: Kasyopya (Kraliçe Takımyıldızı). S: (L) Bu takımyıldız nerede? C: Oryon yakınında.
30 Temmuz 1994. F___, S___ ve Laura
S: (L) Neredensiniz?
5 Ekim 1994. F___ ve Laura
C: Korsoka S: (L) Neredensiniz? C: Kasyopya.
Gibi gibi... Yani en başında Kasyopyadanız diyorlar ama sonrasında laf evrilip çeviriliyor gibi geliyor bana. Nedense Kasyopyalı olmadıklarını ama sadece Kasyopya üzerinden bağlantı kurduklarını söylemeyi sonradan akıl ediyorlar?
|
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 01:12:31 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 12/07/2010 : 23:18:00
|
9 Ekim, 1994 F___ ve Laura
S: (L) Merhaba. C: Merhaba
S: (L) Karşımızda kim var? C: Badera.
S: (L) Kasyopyalıların görünüşü nasıl? C: Işık formunda.
S: (L) Işık formundan neyi kastediyorsunuz? C: Hümanoit ışık formu.
S: (L) Atomsal anlamda bir fizikselliğiniz var mı? C: Herşey algılayıcıya göre değişir.
S: (L) Yani kendinizi algılayıcının isteğine göre mi düzenliyorsunuz? C: Hayır. Algılayıcının algı kapasitesini kastediyoruz.
S: (L) Bize görünebilir misiniz? C: Hayır. Sizin yoğunluk seviyenizi çevreleyen titreşim frekansı örtüsü bunu engeller.
S: (L) Herhangi bir şekilde fizikselliğiniz oluyor mu? C: Boyuta göre değişen ölçülerde.
Ben diyorum hep,yine diyeceğim:Bu sözler çok derin de bu nedenle mi aklım karışıyor? Açıkça Kasyopyalılar anlatıyor. Kasyopya üzerinden bağlantı kuruyorsa sadece,bu detaylı Kasyopyalı tarifi niye? Hakikaten anlamıyorum,anlamlandıramıyorum.
Pekala bunu da geçtim.
18 Ekim 1994 F___ ve Laura
S: (L) Merhaba. C: Merhaba.
S: (L) Bize adınızı ve açılış cümlenizi söyler misiniz? C: Debeda. Merhaba.
S: (L) Bedensiz bir varlık mısınız? C: Kasyopyalıyım.
Cevap açık:Kasyopyalıyım. Benim değil,Kasyopya üzerinden, sadece bağlantı kurduğunu söyleyen,Kasyopyalı olmayan ama yine de Kasyopyalı olduğunu söyleyen varlık diyor bunu.
20 Ekim 1994, F___, Laura ve V___
S: Merhaba. C: Merhaba.
S: Bu gece bizimle birlikte kim var? C: Elminoya.
S: Neredensin? C: Kasyopya.
Neredensiniz sorusunun yanıtı açık değil mi? Kasyopya imiş. Kasyopya üzerinden bir bağlantı değil,direkt Kasyopya imiş.
23 Ekim 1994 F___, Laura, V___
S:(L) Merhaba. C: Merhaba. Neşelen Laura.
S:(L) Ben neşesiz değilim. Bugün kim var? C: Onokoya.
S:(L) Neredensin? C: Aynı.
S:(L) Kasyopyalı mısın? C: Evet.
Nerelisin:Kasyopya..
28 Ekim 1994 F___, Laura ve V___
S: (L) Nesiniz? C: Kasyopyalı. Nesin? Kasyopya-lı. O zaman sorun ne? Bir zamanlar Kasyopyalı iken,Kasyopyalı olmaktan vazgeçmelerinin manası ne? Birsürü celsede,bir sürü konuşma yapılmış. Bu kadar celsede sorulan onca sorunun(özellikle de kaçırılmalar)cevabını vermek için zaman harcar iken,Kasyopyalı değil de,Kasyopya üzerinden bağlantı kurduklarını söylemek akıllarına gelmedi mi?
Hem Kasyopya üzerinden bağlantı kurduğu söylenen bu varlıklar nereden geliyor hakikaten,soruldu mu? Ben okumadım sorulmuşsa da.
|
Edited by - pandora76 on 12/07/2010 23:56:19 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 12/07/2010 : 23:34:58
|
Buna değinmemin asıl nedeni yine bu başlıktaki 21.sayfadaki alıntıdır.
kasyopya celselerinde kendilerine "kasyopyalılar" adını veren bu varlıkların kasyopya takımyıldızı civarında yerleşik veya o bölgede yaşayan varlıklar olmadıklarına dair aşağıda çeşitli celselerde verilen bilgiler sıralanıyor:
1- C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.
2- S: (T) Yani aslında Kasyopya Takımyıldızı'nda yaşayan Kasyopyalılar değilsiniz? C: Biz Gezici Yolcularız.
3- S:(S) Pleyadeslilerle aynı gruptan mısınız? C: Aynı. Pleyades'teyken Pleyadesliler, Kasyopya'dayken Kasyopyalılar. Işık varlıkları.
4- S: (L) Neredensin? C: Oradan değiliz ama siz Kasyopya olarak biliyorsunuz.
5- S: (L) Neredensiniz? C: Kasyopya'daki yayın kaynağı yoluyla bağlantı kuruyoruz.
6- C: Antareanlar, Arkturuslular ve Kasyopyalılar gibi ifadeler, kalınan bir yerden ziyade kanal oluşumuna yönelik bir transfer noktasına referansta bulunuyor.
7- C: ...Kasyopya olarak bildiğiniz yer aracılığıyla yoğunluk bağlantı çevrimi yapıyoruz!!
8- S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz? C: Kasyopya üzerinden aktarım yapıyoruz.
ra bilgileri'nde, dünyadaki falanca bir negatif şahsın 4. yoğunluğa mezun olduktan sonra Kasyopya takımyıldızı bölgesindeki bir yere gitmeye karar verdiği söylendi diye, "kasyopya takımyıldızının" adının geçtiği bir kaynağı okuma zahmeti göstermeden "negatif" olarak damgalama tutumunda problemli bir yaklaşım gözlemliyorum şahsen. kendini kasyopyalılar olarak tanımlayan bu varlıklar ra'dan haberdar, ra'yı onaylayan, doğrulayan, hatta ra'nın "yoğunluk" ve "kh-bh" terimlerini aynen kullanan varlıklar, eğer negatif varlıklar olsalardı ve insanları saptırma, iyice negatife sürükleme amacı taşıyor olsalardı, kendilerine verecek isim olarak ra bilgileri'nde negatif bir varlığın gitmeyi seçtiği bir takımyıldız bölgesinin adını kullanmak gibi bir hata yaparlar mıydı?
celselerde bununla ilgili verilen vurucu yanıtlardan biri şuydu:
S: (L) Eğer siz Oryon KH olsaydınız ve size kim olduğunuzu sorsaydık Kasyopyalılar olduğunuzu söylemez miydiniz? C: Hayır. Pleyadesliler olduğumuzu söylerdik. Popüler olduğu için aldatıcı.
Yani Önceleri Kasyopyalı olduğunu söyleyen ama Kasyopyalı olmayan Kasyopyalılar? sonrasında böylece Kasyopyalı olmadıklarına kanaat getirmişler?
2- S: (T) Yani aslında Kasyopya Takımyıldızı'nda yaşayan Kasyopyalılar değilsiniz? C: Biz Gezici Yolcularız.
Laura keşke bu "gezici yolcunun"ne anlama geldiğini de sorsa. Ya da sordumu acaba? Gezici yolcu ne demek? Uzayda sürekli gezen ama evleri olmayan ya da olup ta yardım edebilecekleri varlıkları arayanlar mı demek? Gezerken bize mi rastladılar demek?
Aklıma geldi şu an. Ra nereden yayın yapıyor? Gerçekten anımsamıyorum söylemişse de. Ra 'da Kasyopya üzerinden mi bağlantı kuruyordu? Zira Kasyopyalılar'a göre,Ra'da Kasyopylılardan olduğuna göre öyle olmalı.
Ra'nın Kasyopya'ya dair söyleminin,bir negatifin Kasyopya'ya gitmesi üzerine dair olduğunu anımsıyorum sadece. Hatırlamıyor da olabilirim,bu kadar çok bilgi arasında kimilerini unutmam doğal. |
Edited by - pandora76 on 12/07/2010 23:36:30 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 12/07/2010 : 23:54:09
|
Ra 1.celse: Soru:Özel ve belli bir amacınız var mı? Varsa bize bu amacın ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
Ra:Şu anda sizinle iletişim kuruyoruz. Biz Bir'in Yasası'na bağlıyız. Bizim titreşim aşamamızda kutuplar uyum halindedirler;karmaşıklıklar basitleştirilmiştir. Paradoksların birer çözümü vardır. Biz"bir'iz. Bizim doğamız ve amacımız işte budur.
Gezegeninizde bulunuşumuz eskidir. Bir'in Yasası'nı,Birlik yasası'nı insanlara anlatmak için hizmet verdik. Her zaman aynı derecede başarılı olamadık. Gezegeninize ayak basıp orada dolaştık. İnsanlarınızın yüzlerini gördük. Ama şimdi en büyük sorumluluğumuz Bir'in Yasası'nda yapılmış olan çarpıtmaları(tahrifatı) giderecek durumda bulunmaktır. Biz buna -isterseniz şöyle diyelim-sizin devreniz tamamıyla bitene kadar devam edeceğiz. Bu devrede yapamazsak bir sonraki devrede devam edeceğiz. Biz zamanın bir parçası değiliz,onun için de her zaman sizlerle beraber olabiliriz. Kardeşim,bu yanıt size amacımızı anlayabilecek kadar bilgi veriyor mu?
İşte açık ve net bir cevap ve amacını tam anlamıyla açıklığa kavuşturmak için ,ayrıntılarıyla anlatmış. Bir paradoks yok. Ra Venüsten bu arada yani gezici yolcu değil bildiğim kadarıyla. Venüslü ve hepsi bu.
Ra:Ben Ra. Bu medyum kanalıyla daha önce konuşmadım. Dar bir titreşim bandından iletişim yaptığımız için medyumun iyice ayarlanmasını bekledik. Sizleri Yaratanımızın sevgisi ve ışığı ile selamlıyorum. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 01:24:53
|
Aslında gülmedim dersem yalan olur zira Kasyopyalı olmayan Kasyopyalıların,nereli olduklarını anlamak için bile onca düşünmek durumunda kalmak böyle bir durum. Daha nereden olduklarını bile anlayamadımki.. Bu şeyde ,yani böylesine uğraştırma/oyalama konusunda başarılı oldukları kesin ama. Çok basit birşeyi açıkça dile getirselerdi(nereden geldiklerini)kısa zamanda sözünü ettikleri koruyucu"bilgiye"geçebilirdim veya "bilgi"üzerinde daha etkili düşünebilirdim zira bir tek nerden oldukları üzerine bile bunca düşünmek durumunda kalırken,nasıl olurda bilgiye yeterince odaklanabilir,matematikteki o anahtarı bulup "korunabilirimki".
S: (L) Kasyopyalıların görünüşü nasıl? C: Işık formunda.
S: (L) Işık formundan neyi kastediyorsunuz? C: Hümanoit ışık formu.
S: (L) Atomsal anlamda bir fizikselliğiniz var mı? C: Herşey algılayıcıya göre değişir.
S: (L) Yani kendinizi algılayıcının isteğine göre mi düzenliyorsunuz? C: Hayır. Algılayıcının algı kapasitesini kastediyoruz.
Gördüğüm şey şu ki,bu sözler Kasyopyalıların hakikatende Kasyopyalı olduğunu dile getirmekte. Kasyopyadan geldiklerini söyleyen bu varlıklar,ışık formunda görünen Kasyopyalıların tarifini yaptıklarına göre,bundan başka bir anlam olması olasılığı var da ben mi göremiyorum?
Kasyopyalı olduğunu söyleyen bu varlıkların,Kasyopyadan olduklarını söylemelerinin nedeni Kasyopyalı olmaları olabilir. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 01:25:31 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 01:46:20
|
S: (L) Bu, Pleiades'lilerin bahsettiği savaş mı? A: Evet.
26 Kasım 1994 F___, Laura, T___ ve J___
S: (T) Konu değişmeden şunu sormak istiyorum, siz Kasyopyalılamısınız? A: Evet.
S: (T) Aynı zamanda Pleiades'liler misiniz? A: Hayır.
S: (T) Pleiades'lilerle ilişkili misiniz? A: Evet, diğerleri de öyle.
S: (T) Hepiniz ışık ailesi misiniz? A: Evet, aynen öyle. Ödevini yapmışsın.
Kasyopyalılar bir de ne demişlerdi:
3- S:(S) Pleyadeslilerle aynı gruptan mısınız? C: Aynı. Pleyades'teyken Pleyadesliler, Kasyopya'dayken Kasyopyalılar. Işık varlıkları.
Bu gezici grup heryeri gezip,Pleyades'a gidince Pleliler,Kasyopyaya gidince de Kasyopyalılar mı oluyorlar?
Öyleyse şu yanıtın manası ne?
S: (T) Konu değişmeden şunu sormak istiyorum, siz Kasyopyalılamısınız? A: Evet.
S: (T) Aynı zamanda Pleiades'liler misiniz? A: Hayır.
Nasıl yani? Bir celsede hem pleliler hem de Kasyopyalılar ama başka bir celsede sadece Kasyopyalılar fakat Pleliler değiller?
Şunuda unutmamak gerek:
18 Temmuz 1998 Frank, TR, JR, Ark, Laura
S: (L) Pink Floyd' u özümser misiniz ? C: Bizler Pink Floyd'uz ve yüksek bilinçlerinizin diğer tüm görünümleriyiz.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 02:12:34
|
Bu duruma açıklama olarak şöyle birşey de geldi aklıma.
S: (T) Konu değişmeden şunu sormak istiyorum, siz Kasyopyalılamısınız? A: Evet.
Bu soru sorulduğu zaman Kasyopyada oldukları için Kasyopyalıyız dediler ve doğal olarak Pleliler değiliz demeleri gerekirdi. Fakat birşey var.
Öncelikle,bu grup Kasyopyaya ya da Pleyades gitmiyor ki? Önce Kasyopyalıyız deyip,sonraları sadece "kasyopya üzerinden BAĞLANTI kuruyoruz" demediler mi?
1- C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.
Görüldüğü gibi,bu "gezici yolcular"Kasyopyaya hiç gitmediler,sadece oradan "bağlantı"yaptılar.
Öyleyse eğer,şu sözlerin anlamı ne?
C: Aynı. Pleyades'teyken Pleyadesliler, Kasyopya'dayken Kasyopyalılar. Işık varlıkları.
"Kasyopya-da iken".
Ayrıca,en baştaki önermeme göre de bir sorun var.
Önerme: Bu soru sorulduğu zaman Kasyopyada oldukları için Kasyopyalıyız dediler ve doğal olarak Pleliler değiliz demeleri gerekirdi. Bu tamam.
Sorun şu ki,Pleyades'ta iken Pleyades'lı olduklarına göre,(ki zaten Kasyopyaya gitmeyen ,sadece Kasyopya üzerinden bağlantı kuran gezici yolcular?)Pleyades lilerle "ilişkili"olamazlar çünkü onlar zaten aynı zamanda bulundukları yere göre,Pleyades'ta iken Pleyades'lılar yani nereye giderlerse o oluyorlar .Ra'da onlardan olduğuna göre ve hatta Pink Floyd bile olabildiklerine göre,aslında ortada "sadece" Kasyopyalılar var. Dolayısıyla kendilerinden ayrı o gruplardan sözedemezler çünkü hepsi onlar.
Ve ben Kasyopyalılar'ın nereden olduklarını anlama çabamı bu noktada bırakıyorum. Zaten onlar Kasyopyayı sadece bağlantı için kullanmalarına rağmen bizler hep Kasyopyalılar demiyormuyuz?
"Neye inanırsan o"olduğuna ve bizler de hep Kasyopyalı dediğimize göre.. Onlar "Kasyopyalıdır". |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 02:19:30 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 02:41:36
|
12 Kasım 1994 F___ ve Laura
S: (L) Tamam. Kötünün özelliği nedir? C: Birleştir.
S: (L) Kertişler bizim kötü olarak tanımladığımız varlıklar mı? C: Evet.
S: (L) Kasyopyalılar bizim iyi olarak tanımladığımız varlıklar mı? C: Evet.
Burada da yanlış bir cevap var çünkü neye inanırsak o olduğu için,Kasyopyalılar iyi olamazlar. Çünkü sadece biz onların iyi olduklarına "inanırsak" iyi olabilirler.
Kertişler de kötü olamazlar haliyle çünkü iyi olduklarına inanırsak iyi olacaklardır.
Ama aklıma birşey geldi. Kertişleri Kasyopya celselerini okuyana kadar hiç duymamıştım ve ben duymadığım zamanlarda bile kertişler olduğuna göre...Yani onlara dair"iyi ya da kötü "olduklarına dair bir inancım olamayacağı zamanlarda da kötümüydüler? |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 11:31:42
|
Kasyopyalıların nereden olduklarını anlamaktan vazgeçmiştim ama aklıma birşey geldi.
Bizler "Kasyopya üzerinden bağlantı kurduğumuzda Kasyopyalı,Pleyadesten bağlantı kurunca pleliyiz" mi demeye çalışmışlar? Yani akla gelebilecek bir olasılık,onları doğrulayacak bir şey de bu ama bir sorun var..
Neden Plelilerin mesajlarında olsun Ra'da olsun,"bizler Kasyopyadan bağlantı kurduğumuzda Kasyopyalı olarak tanıtıyorduk kendimizi "gibi bir söz yok?
Bunu yani aynı zamanda Ra veya pleliler olduklarını söylemek sadece Kasyopyalılar oldukları zaman mı akıllarına geliyor?
Bütün olasılıkları düşündüm ,onlara haksızlık etmek istemedim her ne kadar onlar Ra'ya haksızlık etseler bile ;yeniden ve yeniden olasılıklar ürettim ama vardığım sonuç, bu iddialarında hiçbir tutar yan olmadığı.
16 Temmuz 1994
S: (L) Oryonluların 'kötü adamlar' olduklarını duymuştum. Oryon grubu kötü mü? S: (L) Kendinize mi, yoksa başkalarına mı hizmet ediyorsunuz? C: Ben her ikisine hizmet ediyorum.
24 Nisan 1996 , Frank , Laura
S: (L) Sizler Kasyopyalısınız değil mi ? C: Evet.
S: (L) Ve BH sınız ? C: Evet.
İlk celsede hem bh hem de kh tılar ama 1996 daki celsede sadece bh oldular?
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 11:41:11
|
4 Ocak 1997 Frank, Laura, TR ve JR
S: (L) Tartıştığımız konu bu olduğu için, Kryon materyali hakkında soru sorabilir miyim? C: İstiyorsan.
S: (L) Kryon'un kaynağı üst bir yoğunluk mu? C: Sizin yoğunluğunuzdaki çoğu şeyin "kaynağı" o veya bu şekilde üst bir yoğunluk.
S: (L) Tamam, bunu anlıyorum ama bilmek istediğim şey, kendini Kryon olarak isimlendiren varlığın üst yoğunluklardaki bir varlık olup olmadığıydı. C: Nasıl görmek istiyorsan!
İlginç bir sohbet daha, zira Kryon'da üst yoğunluk olduklarına inanırsak üst yoğunluk ama Kasyopyalılar kesin üst yoğunluk ve iyi adamlar.
Kryon,bizler kendilerinden haberdar değilken bile bir şekilde üst yoğunluk olduklarına inandığımız? için üst yoğunluktular. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 11:52:50
|
11 Ocak 1997, Laura, Frank, TR, JR, Konuk "M" S: (L) Merhaba. Ve bu akşam hangi isimle hitap edelim ? C: Merhaba. Yonnuro.
S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz ? C: Kasyopya.
S: (L) Klasik ekibimizin yanısıra bu akşam konuk olarak M__ burada. Anne, babası kendisini ziyaret ettiği için V aramızda yok. Şunu tartışıyorduk ki... C: Kehanetleri tartışmalısınız, belki de ?
S: (L) Hayır kehanetleri tartışmıyorduk... (T) Hayır, kehanetler üzerinde konuşmamızı istiyorlar galiba. C: Elbette, neden olmasın ?
Buradada kehanetlere yöneltmişler yani sorulmamış bir şeye. Kasyopya celseleri için,"sorulmayan soruların cevaplarını vermedikleri için"gibi açıklamalara bir başka örnek olsun diye yazıyorum.
Onlar için uygun bir açıklama olsun diye,sorulmayan soruların cevaplarını vermiyorlar gibi birşey yok.
Ve burada kehanetlere yönelttiler sanırım korumak için. Oysaki,korunmak için matematikteki anahtarı vermediler çünkü bu özgür iradeye aykırıydı?
Hoş ben matematikte böyle bir koruyucu anahtar olduğunu düşünmüyorum ama ne kadar tutarsız cevaplar verdiklerini,işlerine gelmediğinde "özgür iradeye saygı,doğal ilerleyiş vs..."gibi sözlerle nasıl durumu kurtardıklarını söylemeye çalışıyorum. Buradan görünen o. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 12:07:43
|
S: (T) Eh, madem ortaya atılan bu... (L) Peki, kehanet konusuna başlamamız için bize bir ipucu verin. Ve acaba şu garip olayların... C: Bildiğiniz gibi bu önemli. Bu akşam aranızda kötü bir şekilde kandırılmış, kontrol edilmiş ve programlanmış biri var. Büyük, çok ciddi bir tehlike içerisinde. Keza bugün iletişim kurmaya çalışan bir başka kişi de aynı şekilde.
Kerhanetler bildiğimiz gibi önemliymiş. Çünkü koruyacak bilgi. Ama bunu söylediklerinde ben kehanet beklerken bir an'da başka birşeyden bahsetmeye başladılar.
S: (T) Baştan başlayalım, ve önce M ile başlayıp sonra J ye geçelim. [ç.n. : birinci bahsettikleri kişi o gece konuk olarak orada bulunan M, 2. kişi ise orada olmayan ama o gün içerisinde Laura ile iletişim kuran bir başka kişi] C: Birden değiştirmeli!!!
S: (L) Neyi değiştirmeli ? C: Doğrultuları.
S: (L) Neyle ilgili doğrultuları ? C: Çalışmalar, yaşamsal durumlar vs...Bu kişi 4. Yoğunluk BH ya erken dönemlerde geçiş için büyük potansiyele sahip olması ile dikkat çekiyordu. Saldırı bu aşamada başladı ve yavaşça ama düzenli bir şekilde artırıldı, kesin amacı ise tamamen yoketmeydi. Ne acı ki, bu amaç gerçekleşmek üzere ?
S: (T) Kim bu adam (isim silindi) ? C: Bu gerçekten konuyla alakalı mı ?
Bu gerçekten konuyla alakalımı? Şaka gibi Önce kehanet derken böyle bir adamdan "kendileri"bahsettiler ve şimdide konumuz olan adamın kim olduğunun konuyla alakası var mı diyorlar? Yeni bir gizem,bir bulmaca...Onun kim olduğunu düşünürken korkacaklar,korktukça da üst yoğunluk kh'nin besinini sağlayacaklar.
Böyle bir durumu kendime uyarladım. Diyelimki bir insan Kasyopyalılarla bir şekilde temasa geçmiş ve kasyopyalılar ona diyorlarki"pandora yoketmeye programlandı,saldır ona".
Bu fazlasıyla olası bir şey çünkü Kasyopyalılar bunu yapıyor. Her ne kadar bu kısımda bahsettikleri adama "direkt saldır" gibi birşey denmemişse de. Jca'nın sözünü ettiği şey bu idi ve celseleri okuduğumuz için neyin ne olduğunu ya da olabileceğini bu nedenle biliyoruz. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 12:32:23 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 12:39:07
|
Ra bilgilerinde de şöyle birşey var:
Ra 62.celse sayfa 114;
Beşinci yoğunluk derecesi varlığı,ışığın önüne çıkaracağı zorlukları görür,onun için de bu titreşim derecesindeki varlıkları,deminki gibi fırsatları yakalamaları için yönlendirir. Eğer,benliğin saptırılması ve benzeri yoldan çıkarmaları hedefleyen negatif yoğunluk derecesi tahrik ve teşvikleri işe yaramazsa,o zaman beşinci yoğunluk derecesi varlığı ışığı ortadan kaldırmayı düşünür. ----
Kasyopya ,17 Ocak 1997 Laura, Frank, TR ve JR
S: (L) İyi akşamlar. C: Merhaba.
S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım? C: Ylolo.
S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz? C: Kasyopya.
S: (L) Tamam, geçen Cumartesi M'nin de katıldığı ilginç bir celse yaptık ve "ağır bir tehlike"den bahsettiniz. Fakat bunun tam olarak kimle ilgili bir yorum olduğundan emin değiliz. Tehlike altında olan tam olarak kimdi? C: Hepiniz.
S: (L) Hepimiz tehlike altındaydık diyorsunuz. O sırada tam olarak bu tehlikenin kaynağı neydi? C: M.
S: (L) Ondan gelebilecek bir tehlikeyle karşı karşıyaydık... Peki hangi şekilde... C: M'nin titreşimleri.
S: (L) Ben de öyle hissetmiştim. Yani asıl tehlike altında olanın ondan ziyade biz olduğunu... C: Hayır, o da.
S: (L) Tamam, o da tehlike altındaydı.. (J) Kendi eylemleri nedeniyle... C: Ve hala tehlike altında.
S: (L) Demek M hala tehlike altında. (T) Peki biz? C: Eğer dikkatli ve farkındaysanız aynı derecede tehlike altında olmazsınız.
S: (L) Dikkatli ve farkında olmak derken, neye karşı? C: Saldırı programları.
S: (L) Saldırı programları, yani hem kendimizdeki, hem de diğerlerindeki saldırı programlarına karşı dikkatli ve farkında olmamız gerekiyor, öyle mi? C: Ve diğer şeyler.
S: (L) Şu anda bu dikkatlilik ve farkındalıkla ilgili olarak özellikle bilmemiz gereken herhangi birşey var mı? C: Şimdiye kadar öğrendiklerinizden bunu biliyor olmalısınız.
S: (L) Evet sanırım öyle. Yüksek seviyede farkındalığı sürdürme üzerinde çalışıyoruz. F___ tehlike ve uyarılarla ilgili bir kanallama deneyimi yaşadı ve bundan kısa bir süre sonra da M geldi. Sonraki gün beni aradı ve buna dair birşey duymak istemiyordu. Nasıl bir tehlike altında olduğunu farketmeye karşı direniyor. Eğer zihnini açamazsa ona ayıracak vaktim olmaz. Ona yanlış yolda yürüdüğünü, yanlış şeyleri yaptığını ve ağır tehlike altında olduğunu söyledim, telefonu yüzüme kapattı. C: Bekle ve gelişmeleri izle...
Tehlike! Saldırı! Neredeyse hertaraftan tehlike ve saldırı var! Bir insan bu kadar sıklıkla korkutulursa,nasıl bir sağlıklı ruh haline sahip olabilir?
|
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 12:41:43 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 13:04:43
|
Ama yoketmeye çalışmadan önce yine kendilerine uygun düşen yolları var.
Ra bilgileri 1.cilt sayfa 186
Ra:Bu bilgi,söz konusu varlığa,kendisiyle yapılan iki temas sırasında iletildi.Bu temaslardan biri Konfederasyon'la,diğeri ise Orion grubu ile yapılmıştı.Konfederasyon,George adlı varlığın titreşimsel akıl bileşimi kalıplarının değişiminden dolayı tekrar temas kuramadı.Böylece,Orion grubu bu medyumu kullandı.Ancak bu varlık,aklı karışmış bile olsa,gönlünde başkalarına hizmet arzusu taşıyordu;bunun için de bu kaynağı gözden düşürmekten daha kötü bir sonuç ortaya çıkaramadılar
Ra'nın negatifler için neden kurnaz dediğini anlıyorum. Zaten kurnaz olunduğu zaman negatif olunuyor yani negatif yola girmek için kurnazlığa başvurma diye birşey yok bana göre. Bilgi doğru bile olsa,kurnazca davranmaya başladığında negatife doğru kutuplaşmaya başlıyor varlık.
Venüslüler bh'den gelen ve bh amacını taşıyan varlıklar olmalarına rağmen negatife hasat edilmeleri de bu yüzden. Kendilerince"doğru" olanı yapar,bh olduklarını düşünürken,bir varlığı bh yapanın bilgi değil,"izledikleri yol" yani yol-cu-luk olduğunu anlamadılar.
Hani bir söz vardır:Araçlar amaçları haklı kılmaz.
Amaç iyi bile olsa,mesela rüşvet vererek doğru amaca erişemeyiz.
Ra'nın "başkalarına hizmet adına,bir kişi bile olsa(Carla'nın)feda edilmesinin doğru olmadığına inandığını" söylemesi gibi. Bir kişiyi bile feda etmeye kalkarsak iyi bir amaç için,kendimize yapılmasını kabul edemeyeceğimiz şeyleri bir başkasının hizmet adına kabul etmesini beklersek,nasıl bh'ye hasat için gerekli olan"sevgiyi"farkedebiliriz?
Ve daha da önemlisi niyet olduğuna göre,"O" bizim niyetlerimizi daima bildiğine göre,hizmet için ,Bir olduğumuz için diyen dilimizin,aslında daha çok eğlenmek,neşelenmek isteyen egomuz olup olmadığını da bilir.
Sanırım Mikail'in de sözettiği gibi,kişilerle olan iletişimlerimiz sırasında bir nevi niyetlerimize göre kendimize uygun olan seçimi yapıyoruz.
"bu bir sorumluluk zamani, bir sinama zamani ve karar zamanidir"
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 13:42:28
|
S: (L) Bir sonraki konu... Ark ve onun buradaki finansal durumuyla ilgili "herşey çabucak iyi olacak" diyeceğinizi biliyorum ama herşey daha da sürümcemede kalacak gibi görünüyor. Ama astroloji haritalarına baktığımda Ark'ın eski karısıyla ilgili önemli birşey olacakmış gibi bir durum algılıyorum ve bunun ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Fazla spesifik olarak sormuyorum ama haritalarda gördüğüm şey doğru mu? C: Macera belirsizlikten ve keşiften doğar!
S: (L) Çok kurnazsınız! C: Gerçekten mi!?
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 13:53:23
|
Bu başlığın önceki sayfalarında dile getirilen konulardan biri de buydu.
S: (L) Peki planlanan faaliyet nedir? C: Mutlak şekilde herşeyin kontrolü.
S: (L) Oh oh oh... (T) Tek dünya devleti! İstedikleri şey bu! (L) Tamam, peki bu... C: Bilgi korur, bilgisizlik/ihmal tehlike yaratır. Farkındalık hem doğrudan hem de dolaylı olarak sizi daha az mütessir hale getirir. Son zamanlarda sentetik kan, ve kan ve plazma değişimi hakkında birşeyler duydunuz mu?
S: (L) Al sana bir solucan kutusu daha! Tamam, öğrenmek istiyorum! Bize sentetik kan ve kan plazmasından bahsedin. (T) Bu konuda muhtemelen pek çok araştırma yapmışlardır... C: Mutilasyon ihtiyacı azalıyor.
S: (L) Sığır mutilasyonları. Eskisi kadar hayvan mutilasyonu yapmak zorunda olmuyorlar. (ç.n.: "hayvan mutilasyonu" daha önce açıklanmıştı.) C: Genel nüfus içinde biyo ve siber/genetik hümanoit türlerin sayısı üssel olarak artıyor. Son 10 gün içinde bir iki tanesine rastlamış bile olabilirsiniz.
S: (L) Kim rastlamış olabilir? C: Yanıt için faaliyetler, güç ve etki merkezleri üzerinde düşünün.
Bu gerçekse ve doğal ilerleyiş olduğu için birşey yapamayacaksam bilgi koruyacağı halde?,çaresizce beklemek yerine öleyim daha iyi.
Hayvanların öldürüleceklerinden haberi yok yani en azından bilinçli olmadıkları için durumu kurtarıyorlar ama ben üstelik birde nasıl besin olacağımı öğrenip,bu korku ile yaşayıp hergün ,hayvanlardan farklı olarak birde hergün ölücem! Böyle şey mi olurmuş?
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 14:48:00
|
S: (L) İnsan böyle bir "tangoyu" bırakmaya çalıştığında, hem de bu kişinin bir insan olarak sana karşı hiçbir şey hissetmediği bu kadar açıkken, ayrılmana neden bu kadar direnç gösteriyorlar? C: "Onlar" değil. Saldırı araçlarından bahsediyoruz.
S: (L) Onları saldırıya araç olmaya bu kadar açık kılan şey nedir? C: Tüm KH'ler buna adaydır. Ama gezegeninizde yalnızca 6 milyar tane var.
6 milyar kh var sadece! Ve bu kh'ler kh olmalarına rağmen,yine de önemli bir kısmı bh'ye hasat edilecek?
En azından Ra bh'ye hasat edilecekler fazla diyor ve bu konuyu "KH veya BH olmak (Kendine veya Başkalarına Hizmet)"adlı başlıkta önceden konuşmuş olsakta,Ra ile Kasyopya celseleri arasındaki farklardan bir başkası olduğu için altını çizmek istedim.
Kısacası,bizler hepimiz kh olduğumuz halde bir şekilde bh olmayı isteyebilmek gibi garip birşey yapabiliyoruz Kasyopylılara göre. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 14:53:47
|
S: (L) Tamam, yani tüm insanlar saldırı aracı olabilir. (L) TK'nin Cumartesi günleri buraya gelip düzenli olarak celselere katılması konsantrasyonunu tekrar kazanmasına yardımcı olur mu? C: Gerekli değişiklikleri yapması bunu sağlar.
Tüm insanlara dikkat! Hepsi saldırı aracı olabilir!Tetikte ol,geceleri uyuma bile zira her an heryerden saldırı gelebilir!
Ama şu sözlerine gülüştüm. Hakikatende eğlenceliler Kasyopyalılar
31 Mayıs 1997 F___, Laura, AK.
S: (L) Kanaryalar'da ortaya çıkan "meleksi varlıklar" Druidler miydi yoksa Gülhaçlılar mı? C: 4'üncü yoğunluktular.
S: (L) KH miydiler yoksa BH mi? C: Her ikisi.
S: (L) KH ve BH birlikte takılıyor mu? C: Sen sizin dünyanızdaki tüm tiplerle takılıyor musun? |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 15:06:39 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 15:05:28
|
21 Haziran 1997 F___, Laura, AK
S: (L) Peki Etrüskler kimdi? C: Tapınak şövalyeleri taşıyıcıları.
S: (L) Bu ne anlama geliyor? C: Ara, bulacaksın.
S: (L) Bunu nasıl yapabilirim ki? Etrüskler hakkında hiçbir şey bulamıyorum! C: Hayır.
----
İtalyanların ataları Etrüskler'in DNA yapıları Türklerinkiyle yüzde 97 uyumlu çıktı. Sanat tarihçisi Haluk Tarcan ise çalışmaları ile alfabelerinin de Türk kökenli olduğunu kanıtladı. Efsaneleri de kurt.
Alıntıdır.
Bu kısmı görünce Etrükslere değinmek istedim,bilgi bazında. Dna sonuçlarına göre Etrükslerin ataları İzmirli türklermiş. Öyle hatırlıyorum.
|
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 15:05:58 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 15:26:04
|
Ve 9.sayfadan yaptığım bu son alıntıların geçtiği celseler arasındaki bir sohbeti esgeçmek istemiyorum:
4bh yazdı:
biz de sizlere teşekkür ediyoruz rinda.
kasyopya celselerinin yayımına aracılık etme şevkimizin dayanaklarından biri, dünyamızdaki pek çok olumsuzlukların göründüğünden ne kadar daha derinlere gittiğinin ve bunun hergünkü hayat koşullarıyla ne kadar yakından ilişkili olduğunun farkına varılmasıdır.
ama olayların-durumların sadece bu derin negatif yönünün vurgulanması değil amaç, daha ziyade içteki yüksek pozitif potansiyelin tahrik edilmesi.
buna rağmen, bu celselerdeki "acıtıcı gerçeklik" sunumlarından fazla etkilenen herkese şunu hatırlatmak istiyoruz ki, bu bilgileri veren varlıklar bu bilgilerin, örneğin ra ve pleiades öğretileri gibi pozitif durum ve olasılıklara daha fazla vurgu yapan kaynaklarla birlikte değerlendirilmesini öneriyor. o yüzden biz de bir kez daha kasyopya bilgilerinin tek başına değil, diğer kaynaklarla birlikte, dengeli-bütüncül olarak değerlendirilmesini öneriyoruz.
saygılarımızla.
Tam aksini düşünüyorum. Bir kaynağın diğerini "dengelemesi" için,altyapılarındada bir uyumluluk olmalı. Aklıma geldi.. Astrolojide 2.ev benim param,onu dengeleyen 8.ev bizim paramızdır. Yani temelleri aynıdır(para). Bana göre denge budur.
Mesela Einstein fizikçidir,Zu Chongzhi pi sayısını bulmuştur ve bunu bin yıl geçtikten sonra İtalyan matematikçi Cavalleri doğrulamıştır.
Ama biri fizikçi,diğeri matematikçi olan bu insanlardan biri diğerinin bilgisini"negatif"diyerek "saptırmamıştır". Matematik olmasaydı,Einstein fizikçi olabilirmiydi? Teorilerini üretebilirmiydi? Yani fizik-matematik birbirini dengelemiş/desteklemiştir ama brbirlerine düşman değillerdir.
Şimdi biri ağırlıklı olarak pozitif,diğeride negatif diyerek,iyice sorgulamadan bilgiyi"birbirlerini dengelemekte"denilebilirmi,biri diğerine "sözde negatif unsurlar" karıştırırken?
Dünya üzerinde pek çok negatiflik var...Yani dengelemekse eğer,pozitif Ra bilgilerini dengeleyecek yeterince unsur var Dünya mızda. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 16:28:32
|
kasyopya celselerinin yayımına aracılık etme şevkimizin dayanaklarından biri, dünyamızdaki pek çok olumsuzlukların göründüğünden ne kadar daha derinlere gittiğinin ve bunun hergünkü hayat koşullarıyla ne kadar yakından ilişkili olduğunun farkına varılmasıdır.
Hep söylediğim gibi, niyetinin gerçekten başkalarına hizmet olduğundan şüphe etmediğim bu arkadaşımın bu sözleri içtenlikle sarfettiğine yürekten inanıyorum. Bununla birlikte,Dünyanın ne kadar kötü bir durumda olduğunu anlamak için Kasyopya celseleri şart değil bana göre ama olan bitenin ardındaki asıl gerçekleri,kertiş ve grileri ifade etmek için bu çevirileri yaparak hizmet etmek istediğine,özünde çok güzel-iyiniyetli olduğuna dair düşüncem hiç değişmedi.
Hatta bir ara,"bunca zaman emek verilerek hazırlanmış bu celseleri eleştirirsem sevdiğim ve iyiniyetinden şüphe etmediğim bir dostu kırarmıyım" diye de düşündüğüm için tereddütte etmedim değil. Korktuğum için değil,sadece bunun için.
Ama kolumuzda bir yara olsa,kolumuzda "yara olan kısım" acımasın diye tendürdiyot dökmememiz değilmidir asıl kolumuzu umursamadığımızın/sevmediğimizin göstergesi?
Hatta Kasyopya celselerine dair eleştirilerimi olduğu gibi değil de yumuşatarak mı söyleyeyim diye de düşünmedim değil ama bu yara ,belki de kolumuz acı çekmesin diye tendürdüyotu az sürmekten/acıyı yumuşatma çabalarından dolayı "kangren"olmuş. Gönlüm sevdiğim hiçbir dostun kısa bir zamanlık acı için,korkuyla dolu bir yaşamın içinde acı çekmesine razı gelmemekte ama elbette yine de seçim kendimize ait. Ben vicdanıma söz geçirmedim hiç.
ama olayların-durumların sadece bu derin negatif yönünün vurgulanması değil amaç, daha ziyade içteki yüksek pozitif potansiyelin tahrik edilmesi. Bu tamam benim için. Hastalık (kh)olmadan,iyileştirme(bh)hizmeti yani hizmet/gelişim/tekamül olmaz diye düşündüğümü söylemiştim. Fakat "bh'yi tetiklesin"diye ,kendine hizmet etmek gibi bir anlama gelir bu,ki bu durumda bh'ye kutuplaşamayız.
o yüzden biz de bir kez daha kasyopya bilgilerinin tek başına değil, diğer kaynaklarla birlikte, dengeli-bütüncül olarak değerlendirilmesini öneriyoruz.
Ve Kasyopya celseleri ,benim gibi bu açıdan değerlendirilirse,Ra bilgilerine yönelik bir "saptırmadan" başka bir amacın olmadığı görülebilir. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 16:29:27 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 16:55:07
|
9 Ağustos 1997 F___, Laura, AK
S: (L) Bu da ne demek? C: Eğer kılıçla yaşıyorsan, yatakta uyumayı bekleme!
Kasyopyalıların bu sözünün altını çizerim!
Kılıç elinde olduğu sürece savaşmak zorundasın çünkü elindeki kılıcı gören bunun bir savaş olduğunu düşünebilir ama kılıcı sadece kendini savunman gerektiğinde eline alabilirsin.
İsa ne demiştir:
Kılıçla yaşayan kılıçla ölür..
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 17:08:50
|
S: (L) Açıkçası bu olay aklımı başımdan aldı. Sanki ağaçtan popomun üzerine düştüm. Gerçekten perişan hissediyorum. Neredeyse tüm çalışma isteğimi kaybettim. C: Öyleyse 4. Yoğunluk KH kazanıyor demektir!
S: (L) Toparlanacağım. Sadece birazcık zaman meselesi. (A) Öğrenmek istediğim şey; 4. Yoğunluk KH, bilgisayarın bozulması konusunda , 3. Yoğunluğa hangi noktada müdahale etti? C: Tamir aşamasında.
S: (L) Tamirciyi mi kastediyorsunuz ? C: Evet.
S: (A) Kim vardı perdenin arkasında ? C: Sizlere daha önce Orion KH yı tanımlamıştık.
S: (L) Bunlar kertişler mi yoksa insansı türler mi ? C: "Komuta zincirine" benzer bir sistem gibi.
Yani bilgisayarımız her bozulduğunda "perde arkasındaki bir kh'yi "arayabiliriz.
Kanal bilgilerinden bihaberdar insanlar. Farkında değiller ama aslında pc'lerinin bozulmasına neden olan şey,perde arkasındaki bir kh gücü..Paranoya değil bu,gerçek!
Ama korkmaya gerek yok zira pc leri bozulursa yakındaki herhangi bir pc den iletişim kurabilirler. Ama "perde arkasındaki kh güçleri"o pc leride bozabilir!
O zaman ne demeli?...Bilgi korur. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 17:11:04 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 17:27:48
|
Şu sözleri sevdim:
24 Ocak 1998 F___, Laura, Ark, AK
S: (L) Hey, durun bir dakika! Bu bir soruydu. Öyle hemen 'hasta la vista' diyemezsiniz! C: Gecenin en karanlık olduğu an tam şafaktan öncesidir.
S: (L) Kesinlikle çok karanlık oldu. C: İnanç! İyi geceler. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 18:40:54
|
16 Ekim, 1994 F___, Laura, V___
S: (L) Musa, bilgisini nereden elde etti? C: Bizden.
S: (L) Pekala. Daha önce bize Musa'nın Kertenkele varlıkları tarafından yaratılan holografik bir projeksiyon gördüğünü veya etkileştiğini söylemiştiniz. Bu Sina Dağı'nda yaşadığı deneyim miydi? C: Evet.
S: (L) Bilgilerini sizden aldıysa, bu, Kertenkelelerle olan etkileşimi öncesinde miydi? C: Evet. Gördüğü şeyler bilincini bozdu. Tıpkı Joseph Smith gibi.
S: (L) Mormon Metinleri'nin alıcısı olan Joseph Smith'in de mi Kertenkeleler tarafından yanıltıldığını söylüyorsunuz? C: Evet. Bunu çok yaparlar.
S: (L) Bu yolla sizinle irtibata geçmemiz neden bu kadar uzun zaman aldı? C: Kanal bozucularla olan çok sayıda etkileşim.
Ve Ra şöyle demiş: 60.celse;
Ahit sandığı,Musa adlı varlığın idrakine göre en kutsal sayılan şeylerin yerleştirildiği yerdi. Onun içindeki eşyayı siz,üzerinde On Emir yazılı olan iki taş tablet olarak bilirsiniz. Ama aslında sandıktaki şey iki taş tablet değil,üzerinde yazı bulunan bir parşömendi. Bu ve birçok varlığın,Tek Yaratan'ın alemleri nasıl yarattığı konusundaki son derece dikkatle kaydedilmiş düşünceleri hep birlikte sandığa yerleştirilmişlerdi.
Sandık,sizin rahip dediğiniz ve kardeşlerine hizmet etme eğilimi taşıyan varlıkların güç alabilecekleri ve Tek Yaratan'ın varlığını hissedebilecekleri bir yer oluşturmak üzer tasarlanmıştı. Ancak şu nokta da kaydedilmelidir;tüm bu düzenleme ve organizasyon,Konfederasyon tarafından Yehova olarak bilinen varlık tarafından değil,Levi'nin Oğulları adlı seçkin bir sınıf(elit)yaratmak amacıyla bu yolu tercih eden negatif eğilimli varlıklar tarafından tasarlanmıştı.
Soru: O halde bu bir iletişim aygıtı mıydı? Siz onların bu aygıttan güç de aldıklarını söylediniz. Ne çeşit bir güçtü bu? Nasıl işliyordu?
Ra:Bu aygıt,yapılmış olduğu malzemelere bir elektromanyetik alan verilmesi ile şarj ediliyordu;bu yolla bir güç kaynağı oluyordu. Ancal ,imanları dürüst olmayış ve ayrılıkçılık tarafından lekelenmemiş varlıklar karşısında;bugüne değin,hizmet deneyimiyle tam anlamıyla uyum içinde olanlar karşısında durum böyle olagelmiştir. Böylece negatif güçler kısmen başarılı oldular,ama yine de,sizin Musa adını verdiğiniz pozitif eğilimli varlığın,gezegeninizin insanlarına,Tek Yaratan'a götürecek bütünüyle pozitif bir yol olanağını sağladığını söyleyebiliriz.
Bu ana dinlerinizin hepsi için geçerlidir;uygulamada bir hayli karışmış olan bu dinler yine de Tek Yaratan'a götürecek ve sapmalardan arınmış bir arayıcı tarafından görülebilen saf bir yol da sunarlar.
Şimdi bu iki kaynaktan gelen bilgiyi kıyaslayalım.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 18:54:40
|
Birde şu üçünü biraraya getirelim,ne sonuç çıkacak:
Soru:Orion grubu,bunu,varlıkların tercih sıralarını negatif kutuplaşmaya neden olacak biçimde etkilemek için bir yaklaşım yolu olarak kullanıyor mu?
Ra:Nasıl biz Konfederasyon üyeleri-cinsel fırsatlarda dahil olmak üzere-her fırsattan sevgi ve ışığımızı size göndermek için yararlanıyorsak,Orion grubu da her fırsatı,bu fırsat eğer negatif eğilimli ise ya da etkilenecek varlık negatif eğilimli ise,kullanacaktır. ----
S: (L) E___ P___'ye Pleyadesli olduklarını söylemiyorlar mı? C: Kertişler değil.
S: (L) Peki E___ P___'ye kendini Pleyadesliler olarak tanıtanlar kim? C: Oryon KH.
S: (L) Eğer siz Oryon KH olsaydınız ve size kim olduğunuzu sorsaydık Kasyopyalılar olduğunuzu söylemez miydiniz? C: Hayır. Pleyadesliler olduğumuzu söylerdik. Popüler olduğu için aldatıcı.
-------- S: (L) Nereden geliyorlar? C: Oryon.
S: (L) Oryonlular kötü adamlar mı? C: Subjektif.
S: (L) Hangi gruba üyeler? C: Tıpkı Pleyadesliler gibi, Federasyon'a.
Belki de Kh eğilimli birine göre Oryonlular kötü değil demeye çalışıyorlar. Anlamadım. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 19:19:49
|
Bir de şu sözler var ve ben artık,Ra bilgilerinide biraraya getirince,Oryonlular kimdir ,iyimidir kötümüdür...Aklım karmakarışık oldu...
23 Ekim 1994 F___, Laura, V___
S:(L) Ardından da önce Oryon Birliği tarafından değiştirildiler... C: Size benziyorlar.
S:(L) Kim bize benziyor? C: Oryonlar.
S:(L) Oryonlardan pek bahsetmemiştik.. C: Oryon Birliği. Oryon Toplumunda başkaları da var.
S:(L) Oryonların bazıları bizim değişimizle kötü adamlar mı? C: Evet.
S:(L) Bazıları da iyi adamlar mı? C: Evet.
S:(L) Yani asıl yaratıcıların veya genetik mühendislerin Oryonlar olduğunu söylüyorsunuz. C: Yakın. Asıl mühendisler ama Dünya'da kalmıyorlar. |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 20:22:36
|
2 Kasım 1994 F___, Laura ve V___
S: (L) Gözleriyle düşünce programlaması da yapıyorlar mı? C: Yapabilirler.
S: (L) İmplantlarla ne yapıyorlar? C: Gözlemleme.
S: (L) Düşüncelerimizi mi gözlüyorlar? C: Evet.
S: (L) Gördüklerimizi görebiliyorlar mı? C: Evet.
S: (L) Duyup hissedebiliyorlar mı? C: Evet.
S: (L) İmplantlar yalnızca gözlem için mi? C: Ve kontrol.
S: (L) Hepimizde implant var mı? C: Evet.
S: (L) Grilerin kontrolü altında mıyız? C: Girişim.
Yani,yüksek farkındalık seviyesine sahip Laura'yı bile kaçırabilen kh'ler,doğal ilerleyiş ama yine de "implant takmaları" gerekiyor,bizi gözlemlemek için.
Bu kadar üstün varlıkların implanta ihtiyaç duymalarına şaşırmadım dersem garip olur.
S: (V) Kaç kere kaçırıldım? C: 55.
S: (L) Laura? C: 12.
S: A___. C: Hiç.
Ve birde çocuklar..
S: (L) J___. Evet. Çocukların kaçırılmasını engelleyebilir miyim?
C: Belki. A___'yı denediler.
S: (L) Bunu durduran neydi? C: Sen.
S: (V) En son ne zaman kaçırıldım? C: Haziran.
Şimdi şöyle birşey de var. Madem hem bh hem de kh olan ama aynı zamnada bh olan Kasyopyalılara kanal olan Laura kaçırılıyor,o zaman Laura'nın başrol oynadığı bu celseler ne kadar pozitif olabilir ki?
Hani Frank olumsuz etkilemişte ondan bozulmuş ya celseler.. Laura kaçırıldığında kh'ye programlanmadı mı hiç? Frank'a ne gerek var ki?
Zaten hepimiz kh değilmiyiz? Kaçırılmalarına gerek yok ki,kanalın negatif etkilenmesi için? Az mı..Tüm Dünya kh.
|
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 20:36:26
|
Şunuda eklemeliyim,1.sayfadan;ne de olsa benim bu kanal bilgilerinin çoğunu okumamın üzerinden çok uzun bir zaman geçmedi.
masterphidias yazdı:
Bu celsede geçen "cinselliğe gösterilen ilgi azalacak" yaklaşımının doğrulandığını pek sanmıyorum ben,hatta tan tersi gibi görülmüyor mu? Kasyopyalılardan öğrenmeye devam ediyoruz ama bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim,uzun yıllardır sprituel dünyaya ait mesajları,bilgileri içeren kaynak kitapları okurum daha önce Kasyopyalılar diye bir şeyi hiç duymamıştım.Oysa Ra Bilgilerini verenlerin de kendilerinden olduklarını ifade ediyorlar ki bu durumda herhalde adları benim gözümden kaçmış olmalı. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 20:49:55 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 21:48:01
|
5.sayfada Bozadi yazdı:
herneyse diyeceğim şudur. kasyopya celselerine ilgi gösteren kişiler, eğer ra bilgileri ve pleiades öğretileri'ni okumadan, incelemeden bu celseleri takip ediyorlarsa, bunun çok ciddi olumsuz etkilerinin olması kaçınılmaz bir durum gibi görünüyor.
çünkü bu bilgilerin, veriliş niyetlerine uygun olarak hazmedilebilmesi ve yararlanılabilmesi için, öncesinde en azından ra ve pleiades bilgilerinin de okunması gerekiyor. kasyopya celselerinde doğrudan sevgi birlik, güzellik üzerinde odaklanılmamasının özel nedenleri var. ayrıca bunlar üzerinde doğrudan odaklanılmaması, bu celselerde bunların olmadığı anlamına gelmiyor. ve sanıyorum bunu okuyanlar da bir şekilde taktir ediyor. Öncelikle ,belirttiğim nedenlerden dolayı,kendi tarafımda kesinlikle bir 3'leme olmayacağına inandığım bu kaynaklardan temel olanı yani 1.kat Ra deniyor ise,kendi adıma "en doğrusu öncelikle Ra'yı okumaktır diye düşünürüm" ve öyle de yaptım. Herkesin ısrarla en çok Ra dediğini görünce, azar azar da olsa okuduğum Kasyopya celselerini bıraktım ,yazılanlara göre galiba iyi de yapmışım.
Niye? Çünkü binanın "sağlam"olmasını istiyorsam önce 1.katını yani temelini "tam anlamıyla" yaparım,2 ya da 3.katını değil.
Arkadaşımızın yine aynı mesajındaki şu sözlerini özellikle aktarmak istiyorum. JCA'nın Kasyopya celselerinin kendisi üzerinde nasıl olumsuz etkiler yarattığına dair yazdığı mesaja benzer birşeyden sözettiği için:
sadede gelecek olursam arkadaşlar (kasyopya celselerini takip eden herkese sesleniyorum), tıpkı benim gibi, ra bilgileri ve pleiades öğretilerini yeterince özümsemeden kasyopya celselerini okuyorsanız, inanın bunun çok ciddi psikolojik riskleri olabilir. elbette kasyopyalılar, aktardıkları bilgileri okuyanların kendilerini nasıl koruyabileceklerine dair de fazlasıyla bilgi veriyorlar. ama gerçekten sağlam bir bilinç gelişimi oluşturmak istiyorsanız, tek başına kasyopya celselerinin faydası kadar zararı olabileceğini düşünüyorum. eğer öncelikle ra bilgileri ve de pleiades öğretileri temelinde ve ışığında değerlendirilirse, işte o zaman gerçekten, kendi içinizdeki sonsuz gücünüze erişim için çok sağlam bir yardım almış olacaksınız.
|
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 21:49:42 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 22:29:11
|
Ve Kasyopya celselerini okuduğum,iyice incelediğim,notlar aldığım halde(celselere dair yazdığım yazılarımdan anlaşıldığı gibi),iddia edildiği gibi bizi koruyacak bir bilgi verdiğini kesinlikle görmediğim gibi,verilen bilginin tam tersine bizi korkutmaktan başka hiçbirşeye yaradığını görmedim.
Belki "bilgi korur"diyerek,özelliklede bilimsel bilgiler vererek gözkamaştırıyorlar ama ben pırlantanın ışıltısıyle değil,gerçek değeriyle ilgilenirim. Tabi herkesin kendi bakış açısı ve bu nedenle birinin gözleri mavi,diğerininki kahverengi.
Oe'nin konuya dair bir yine 5.sayfadaki mesajından bir alıntı yapmak istiyorum ki herşey bütünlüklü bir biçimde olması gereken yerde olsun:
Merhaba arkadaşlar,
Bu konuda ben de görüşlerimi söylemek isterim.
Öncelikle Bozadi'ye yaklaşımı ve düşünceleri için teşekkür ediyorum. Özellikle Ra bilgilerinin temel oluşturmasının gerekliliği konusunda. Kasyopya bilgileri birçok açıdan, sadece muğlak değerlendirmeler taşıyan başka birçok kanala göre, çok daha net şeyler söylediği için ilgi çekici. Fakat belli bir temelin bilinmesi üzerinden sorularını geliştiriyor (bağlantı kuranlar zaten ra bilgilerini okumuş durumdalar ve buna ilişkin kavramları tekrar öğrenme gereksinimi içinde değiller, bu yüzden de sormuyorlar). Bu yüzden öncelikle temele sahip olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Aslında düşünceme göre Ra bilgileri bu açıdan diğer tüm kanal bilgisi olarak geçen bilgilere bir temel sunuyor. Temel sunuyor derken sadece bir iskelet sunup diğerlerine kendi üstlerine bina inşa etmeleri ve daha yüksek bilgiler vermesi için özgür bırakıyor anlamından çok, kendi içinde binayı da yapıyor ve tümleşik bir yapı sunuyor. Bu açıdan incelediğim kaynaklar arasında, 'bir insan (ya da bir grup insan) tarafından uydurulması en zor bilgi demeti' gibi de düşünüyorum. Çünkü getirdiği kavramlardaki yenilik ve bütünlük en azından beni aşıyordu okurken. Ve kendisindeki birçok kavramın pratik hayattaki testine de tanık olma şansı buldum süreç içinde.
Yani işin bir de bu yönü var; bozulmuş veya yanlış yönlendirici olan kanal bilgileri. Bir kanalın esas amacı negatif olup pozitifmiş gibi görünmeye de çalışabilir. Eğer bir insan sağlam ruhsal temellere sahip değilse aradaki ayrım noktalarını ortaya koymakta güçlük çekecektir. Hatta şunu söyleyeyim; Kasyopya bilgilerinde her ne kadar Ra geçse de, tarz olarak çok yakın değillerdir. Hatta bu yüzden Bozadi arkadaşımız Kasyopya bilgilerine ilişkin ilk haberleri foruma getirdiğinde bu konu üzerinde epey tartıştık. Şu başlıkta bunlar incelenebilir;
Metafizik / cassiopaea.org'u takip eden var mı? http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=559
Bu farklılığın ve benzerliğin sebepleri üzerinde konuşmak uzun sürer. Ama kısaca, benzerlik belli. Soru cevap kalıbında gitmek. Bilgilere daha net, lafı dolandırmadan cevap vermek gibi.
Farklılıklar; en temelde Ra sadece temele odaklanır gerisini teferruat bulur. Kişisel ve kehanetsel şeylerle pek ilgilenmez. Sorgulanmaktan kimlik sorulmasından rahatsızlık duymaz, hatta önerir. Hatta tüm sorulara olan her cevabını "ben ra" diye açarak mühürler (Türkçe çevirisinde bu kısımlar çıkarılmıştır). Ra 6. derecede birleşmiş bir varlıklar topluluğu olduğunu söyler ve ayrı ayrı isimler sunmaz. Kasyopyalılar celse başındaki bir isim sorma olayında bile "Niye soruyorsun ki" diye nazlanırlar. Ayrı ayrı isimler sunarlar vb. Daha da sayılabilir. Ra trans halinde alınmıştır. Bu hal medyumun sesinin dahi değiştiği ve artık bedeninde olmadığı bir haldir.
Birçok açıdan, bence 'en temel düzlemde' aynı bütünlük düzeyinde görünmüyorlar gözüme. Yalnız, ilk baştaki Kasyopya bilgilerine karşı çıkışım, zaman içerisinde farklılaşmış duruma geçti. Çünkü bence Ra kadar saf ve bütünlük taşır olmasa da, gene de kayda değer düşünce açılımlarına imkan veren ve arzuladığım Ra bilgileri tadına gene de yakın bir tat veren bir kaynak. Ama saflık ve güvenilirlik olarak çok daha temkinliyim bu kaynağa karşı (Özellikle Ra'da geçen "bir kaynağın yönelimini sizin üzerinizde bıraktığı etkiden anlayabilirsiniz; korku endişe vb. ortaya çıkıyorsa negatif bir kaynaktır" denmesinden ötürü. Tabii bundan bilgi ile korunabiliriz. Ve bu bilgi de kehanetsel veya dönemlik/geçici değil temel olmalı). Pleiades bilgilerini de bir süre önce inceleme fırsatım oldu. O da hiç fena değil. Meraklısına Hathor bilgilerini veya Bartholomew serisini de önerebilirim. Ama Ra dışındaki kaynaklar bende aynı hissi uyandırmıyorlar, bunu belirtmek isterim. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 22:39:21 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 22:34:35
|
Ra Bilgileri, Pleiades Öğretileri ve Kasyopya Celseleri'nin birbirini izler şekilde ve bir bütünlük içerisinde düşünülerek değerlendirilmesi görüşü bana mantık olarak doğru geldi. Ancak kendi kafamda çözemediğim bir soru var. Bu konuda sizlerin de görüşünü almak istiyorum. Sözünü ettiğimiz bu 6. boyut varlık grupları fiziksel bir yapıda olmadıklarına göre ve pozitif kutbiyet 'Bir' olma felsefesine sahip olduğuna göre, neden bu bütünlükler birbirlerinden ayrı olarak varlar? Zaten varlıklar olarak birleşip, bütünlükler/gruplar oluşturduklarına göre, neden bu grupların hepsi birlikte bir pozitif kutbiyet bellek bütünlüğü oluştur(a)mamış? 6. yoğunluk, pozitif kutbiyetin tamamen birleşmesi için yeterince ileri bir seviye değil mi zaten? Kendi kendime bu soruya yanıt ararken, bu bütünlüklerin 6. boyutun kendi içindeki yedi ayrı farklı derecesinden dolayı ayrı olabileceğini düşünüyorum bir taraftan. Ama yine de fiziki bedenleri olmadığında, ayrı olmalarına mantıklı bir açıklama bulamıyorum.
Qaan'ın bir sonraki mesajda geçen bu sorusunu bende düşündüm ve bu konuya dair düşüncelerimi bu başlıkta yeterince ifade edebildiğimi umuyorum. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 22:39:51 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 22:38:42
|
12 Ağustos 1995 Frank, Laura, SV
S: (L) Peki eğer biri, bir kişinin vücudundaki bir implantı çıkarırsa, o implantı burada tutmanın en iyi yolu onu hemen ezmek midir? C: Eğer biri bir implantı çıkarırsa, artık tasarlandığı fonksiyonu göstermiyordur.
Yani kafamızda bir implant var ise eğer,tek yapmamız gereken onu çıkarıp ezmek. Belki bir doktor bunu yapabilir. Fakat sorun şu ki,doğal ilerleyiş nedeniyle ,yeniden kaçırılacağız ve yeniden kafamıza bir implant takılacak:( |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 22:40:20 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 13/07/2010 : 22:58:44
|
Yine o başlıkta oe'ninde söylediği gibi,ben de Kasyopya celselerini Ra'nın bir devamı gibi görmüyorum.
Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bana göre;bu ayrıntılarıyla yazdığım mesajlarımda belirttiğim nedenlerden ötürü,Kasyopya değil Ra'nın devamı,Ra bilgilerini tıpkı bir önceki dönemde olduğu gibi saptırma/negatif bir kaynak gibi gösterme amaçlıdır.
Kafamdan uydurduğum birşey değil bu.. Kasyopya celselerini ayrıntılarına kadar incelediğim zaman ortaya çıkan bir tablo bu.
Aylarca okuduğum ve onca emek verdiğim bu kaynak"Ra bizdendir"anlamına gelen sözler söyler iken,"kendisinden olan kaynağın,kendisine göre negatif unsurlarını söylememek için laf evirip çeviriyorsa..Ben buna pozitif bir tutum demem. Kaldı ki gündelik yaşamdada bu tür"çamur at,izi kalsın"gibi "belirsizleştirme amaçlı"dolayısıyla karalayıcı tutumlar gösteren insanlardan uzak durmuşumdur,iz bırakılan insanlardan değil. Benim bakış açım,yaklaşımımda bu. |
Edited by - pandora76 on 13/07/2010 23:18:36 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/07/2010 : 01:30:02
|
5.sayfadaki şu sözlere de cevap vermek istiyorum. Diğerlerini zaten kendime göre anlattım.
Bu yazışmalar esnasında aktif bir forum üyesi olmadığım için,Kasyopya celseleirnin Ra bilgilerinde oluşturduğu tüm soru işaretlerini ortaya koymak için,hepsini kendime göre açıklığa kavuşturmak istiyorum. zhouenali yazdı:
Bir celsenin negatifliği içinde geçen isimlerden çok içgüdülerimize göre doğru olup olmamasına dayanır bu da Kasyopyalıların en çok üzerinde durduğu noktadır. Her an bizden bile şüphe edin derler ve ediyoruz, içgüdülerimize güveniyoruz, celseleri buna göre yorumluyoruz ve bu yorumlamaların etkili olması için negatif etkilerin farkına varmaya çalışıyoruz. Belki Ra'nın dediği üzerinde negatif etkiler bırakan kötü kaynaktır demek mantıklı olabilir ama benim kişisel görüşüm kötü ve iyi duygularımızın çarpıtıldığı yönünde. Tabii sen buna inanmıyorsun, ben de saygı duyuyorum. Sana sadece bizim olayı nasıl gördüğümüzü anlatmak istiyorum.
Kasyopyalılar "her an bizden bile şüphe edin" demişler. Güzel. Böylece"onlar o kadar pozitifler ki,hep şüphe edin diyorlar,tamam o zaman,doğrusu bu"diyebilir,pozitif olduğuna inanabiliriz kolaylıkla.
S: (L) Yani Frank'in burada bulunmasının %30'luk bir bozulma meydana getirdiğini mi söylüyorsunuz? A: Evet.
S: (L) Bozulma en çok hangi biçimde gerçekleşti? Tespit edebilir miyiz? A: Kehanetler ve korkutma taktikleri.
Yani böylelikle herşey açıklığa kavuşmuş oldu. Bizi bile sorgulayın diyen "iyi adamlar ",ortalama bir rakam da verip,"kehanetler ve korku negatif" diyerek işin içinden çıktılar?
Bana göre en iyi politika tam olarak budur! Ortalama değerler verip,ortalığın bulandırmak/bulanık kalmasını sağlamak.
Yüzde 30 gibi bir değer bulanık kalması için yeterlidir. Çünkü sevgi-bilgi konusundan başlayarak yani en temelden Ra ile farklılık gösteren bu kaynak samimi olsa idi,bilmem kaç sene temaslar kuruyor iken,birkaç ay'ınıda negatif unsurları tek tek ayırmak için harcardı.
Zira bu kaynaktaki hemen hemen bütün celselerde korkutma var zaten! Ne yani,illede besin olmakmı gerekiyor,korkmak için? Tüm korku dolu mesajları çıkarırsak,Kasyopyalıların iddia ettiği gibi yüzde 30' luk bir negatif oran mı olacak sahiden de? Nasıl hesapladılar bu oranı ayrıca? Ra bilgilerindeki negatif oranı bulmak için izledikleri yöntemin aynısı olsa gerek.
|
Edited by - pandora76 on 14/07/2010 01:43:46 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/07/2010 : 02:58:27
|
Yine aynı sayfada;
Highlander yazdı:
Ra da bu guruptan biri zaten en başta Ra da çıkmıştı. Ra nın diğerlerinden daha rafine gözükmesinin sebebi Don elkins in sorularının çok kaliteli olmasından dolayıdır.
Benim düşüncem o dur ki,öncelikle Ra bilgilerinin daha rafine "gözükmesinin" nedeni daha rafine "olmasıdır". Ve kendi adıma,daha rafine bir kaynak varken,şu veya bu nedenle yeterince rafine olmayan bir kaynağı,rafine olan bir kaynağa tercih etmem. Yani bir adam ekonomik sıkıntılardan ötürü tıp fakültesini yarıda bırakmak zorunda kalsa,"şu şu nedenlerden ötürü olmuş" desemde yine de onun verdiği reçeteyi almamam gibi birşey. Tam uymasada örnek.. Niye alayım ki hem?
Ayrıca "soruların kalitesinden dolayı daha iyi görünüyor Ra "konusunu anlamış değilim. Soru kalitesi üzerinde sıkça durulduğu için bence bunu düşünmek gerek. Soru kalitesi demek ne demek? Kasyopya celselerinde özel sorular da sorulmuş olması,"tüm" soruların kalitesinimi düşürüyor?
Bana göre hayır. Kasyopya celselerinde aynı zamanda kişisel olmayan sorularda sorulmuş ama ilginç şekilde,Kasyopyalılar bu sorulara,kimi zamanlar kendilerininde itiraf ettikleri gibi "kaçamak"doyurucu olmayan cevaplar vermişler. Zaten "bul,ara,bekle gör"gibi yanıtlardan,ciddi anlamda doyurucu cevaplara yer kalmamakta çok fazla. Ki zaten sıkça korkuya değinmelerinden dolayı,kaliteli sorulara da pek sıra gelmiyor aslında.
Celselerde sorulan kişisel sorulara "kaliteli olmayan sorular", der isek,kişisel olmayan kaliteli sorulara verilen bu kalitesiz cevaplar üzerinde de durmak gerek.
Ra yeri geldiğinde basit bir soruyu bile detaylarıyla/açık bir dille anlatırken Kasyopyalıların ,ben 3b'den Pandora'nın aksini rahatça ispatlayabileceği "sadece neysen o"gibi çekim yasası/düşünce gücüne dair teorileri ,soru kalitesizliğimidir?
Ayrıca kendileri diledikleri zaman ,istedikleri sorulara"yöneltmekteler". Öyleyse soru kalitesini yükseltmek için de daha "yoğun" bir çaba gösterebilirlerdi. Aslında bana göre biz ne dersek diyelim. Birşekilde ipler onların elinde. Neyi sorup sormayacağımızdan,cevaplara kadar bizleri diledikleri gibi ellerinde oynatıyorlar. Benim hissettiklerim her niyeyse bu.
Bana göre bu "Ra bilgilerindeki soru kalitesi iyi olduğu için daha iyi görünüyor" gibi açıklamalar da negatiflerin beynimize soktuğu bahanelerden biri olabilir.
|
Edited by - pandora76 on 14/07/2010 03:01:20 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/07/2010 : 03:34:38
|
İlgimi çeken ayrıntılardan biri:
zhouenali yazdı:
sevgili oe_ diyelim ki bu celseler KH ağırlıklı(bence öyle değil ama sizin açınızdan bakıyorum). Bir avuç çamurlu su diyebileceğimiz kaynak, Ra bilgileri gibi bir okyanusun içine düşerse o okyanusu kirletmesine imkan var mıdır? Bizi okyanusa götürün, bakalım suyumuz temiz mi. Değilse okyanustaki temiz suyla değiştiririz. Ama önce suyun her yeri kirlidir düşüncesini bırakmamız ve okyanusla karşılaştırarak ne kadar kirli olduğunu anlamamız lazım.
Niye okyanus? Bir avuç suyun,bir okyanustan daha temiz olduğunu niye düşüneyim ki? Okyonus ,okyonus olduğu için mi bir avuç sudan daha temiz?
Hem okyonusun "temiz" olduğu ne malum? Okyonus bu;içinde pek çok canlı var,birbirini yiyen. Öyleyse okyonus mu temizdir,bir avuç su mu?
Peki benim kolum için,bedenimin tamamı bir okyonus değil mi..Kolumda yara çıksa"nasılsa bedenin tümü okyonus,öyleyse bırak kalsın"mı deriz? Koldaki yara,tüm bedene(okyanusa) yayılıp onu kangren etmezmi?
|
Edited by - pandora76 on 14/07/2010 03:39:06 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 14/07/2010 : 15:33:25
|
S: (L) Barbara Marciniak üzerinden bilgi aktaran Pleiades'liler hangi seviyedeler? C: 6'ncı yoğunluk. -------------- S: (V) Peki sorduğumuz herkes ya kendilerini ya da sahte kaynakları kanallıyorlarsa, o zaman iyi kanallar kim? Temiz bir kanal olarak kime bakabiliriz? C: Bir örnek verdik.
Sorgulayın dediler ama diğer taraftan da Laura'nın sorduğu kaynakları hep sahte buldular. Kendilerinin de iyi adamlar olduklarını söylediler. Ra bizden deyip,Ra'ya dair iddia ettikleri negatiflikleri açıklamak bir yana,kendilerinden olan Ra için doğru düzgün bir açıklama yapmadılar,istedikleri zaman istedikleri sorulara yönelttiler,istemedikleri zaman da "özgür iradeye sagılı olmak"adına sorulara cevap vermediler ve böylelikle tepki yaratan "kaçırılma konularına da bahane"bulmuş oldular. Şöyle ki;
"Neden kaçırılma konularına bu kadar sık değiniyor Kasyopyalılar"denildiğinde,tepki geldiğinde"Kasyopyalılar özgür iradeye saygı duydukları için,kaçırılmaya dair soru sorulduğunda buna yanıt vermeleri gerekecekti"diyebileceklerdi ve böyle de yaptılar.
İstemedikleri sorulara cevap vermedikleri ya da "açık-yakın-bekle ve gör-belki-keşfet"gibi cevaplarla geçiştirebildikleri halde. Kaçırılmaya dair sorularda da aynı şeyi yapabilirlerdi.
Kasyopyalıların "negatifler korku veren celselerdi"demelerinin yetersiz açıklama olmasının bir nedeni de,korkunun ille de kaçırılma ya da besin olma konusu olmayacağı. Çünkü "ajanlar izliyor,bilgisayarınızı onlar bozdu.." ve benzer açıklamalar da "korku yaratır". Dolayısıyla Kasyopyalıların söylediği gibi,korku veren celseleri çıkarırsam ,celselerde değil yüzde 30 ,neredeyse hemen hiç pozitif celse kalmıyor. S: (L) Tamam, geçen Cumartesi M'nin de katıldığı ilginç bir celse yaptık ve "ağır bir tehlike"den bahsettiniz. Fakat bunun tam olarak kimle ilgili bir yorum olduğundan emin değiliz. Tehlike altında olan tam olarak kimdi? C: Hepiniz.
S: (L) Hepimiz tehlike altındaydık diyorsunuz. O sırada tam olarak bu tehlikenin kaynağı neydi? C: M.
Mesela bu,korku değil de nedir? Direkt korkutmaya başladılar. Hani özgür irade? Bırakın tehlike altında olsunlar,doğal ilerleyişe müdahele etmek(saldırıyı bildirmek)özgür iradeye aykırı değil mi?
S:(L) Yani her zaman BH olmaya dönme gücümüz var mı? 3'üncü yoğunlukta bile mi? C: Evet.
S:(L) 3'üncü yoğunluk BH varlıkları nasıl bir hayat yaşıyor? C: Keşfedin.
Muallakta kalmış bir cevap daha ve bunlardan daha çok var. Kaçırılanların cinsel tacize uğramasından,parçalanma işlemlerine kadar, insanı doğru olduğuna inandığı takdirde dehşete düşürecek bir yığın şey "özgür iradeye aykırı değil",ama kendi deyimleriyle ,kh olan bizlerin bh olmasını sağlayacak bilgi "keşfedilmeli"?
"Niye" diye sorsam,"öğrenmek eğlencelidir,özgür iradeye aykırıdır bu bilgiyi vermek vs..." gibi cevaplar gelecekti muhtemelen.
Bu kadar şeyden sonra da,her ne kadar Kasyopyalılardan zaman zaman pozitif bilgilerde gelmiş olduğuna inansamda(6'ya geçememişte olsa negatifler'inde tekamül ettikçe felsefesinin değişmesine bağlı olabilir ,bu ihtimallerimin arasında),bu kadar şeyden sonra Kasyopyalılar "pozitif" diyemem.
En azından okuduğum diğer kaynakların, diğerlerine böyle "sahte"demelerine rsatladığımı anımsamıyorum,varsa da ben hatırlamıyorum ;bir Kasyopyalılar dışında ve bu da bana hiç de pozitif bir amaç gibi gelmiyor. Onlar 3b'den farklı olmalılar değil mi?
Hepsini bir araya getirirsem... Bir yerde sorgula dersin ilgi güven kazanırsın ama bir zaman geçer ,söz unutulur ya da unutulmasa bile,neşe espri,politik,"neye inanırsa o" ve bunun gibi açıklamalarla uçar gider. Ksyopyalıların diğer kanalları "sahte "buluyor iken "sorgulayın "demeleri ,aynı zamanda şu an aklıma gelmeyen diğer nedenlerden dolayı da geçersiz olmakla kalmayıp,bir oyundan ibarettir. |
Edited by - pandora76 on 14/07/2010 19:02:31 |
 |
|
Topic  |
|
|
|