Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Ruhsal Kanal Bilgileri
 Genel Kanal Bilgileri Tartışmaları
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 29

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 07/07/2010 :  22:21:45  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
47. celseden:
RA: ...Çünkü pozitif/negatif kutbiyet, altıncı yoğunluk derecesinde artık tarihe karışır.
----

Ve ondan önce 37.celse de şöyle yazıyor:

Ra:Yüksek Benlik aşamasına (tezahürüne)erişebilmiş hiçbir negatif varlık yoktur. Bu(Yüksek Benlik olarak)tezahür,altıncı yoğunluk derecesinin sonlarına doğru yaklaşmış bir akıl/beden/ruh bileşimi bütünlüğü'nün onur/görevi'dir. Negatif eğilimli akıl/beden/ruh bileşimleri bu açıdan büyük bir zorlukla karşı karşıyadırlar ve bizim bildiğimiz kadarıyla,bu zorluğu aşan negatif eğilimli bir varlığa daha hiç rastlanmamıştır. Bu zorluk,beşinci yoğunluk derecesini bitiren varlıkların artık bilgelik kazanmaları(bilgeliği kullanalabilir duruma gelmeleri),ancak daha ilerleyebilmek için,bu bilgeliği eşit ölçüde bir sevgiyle birleştirmeleri zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Eğer negatif yolu izlemekteyseniz,bu sevgi/ışığı birleştirmeniz,birlik içinde kazanmanız çok ama çok zor birşeydir. Bu yüzden,altıncı yoğunluk derecesinin başlarında,negatif eğilimli toplumsal bileşimler bu yönelimlerinden vazgeçerek altıncı yoğunluk derecesinin pozitif eğilimli yoluna atlamayı seçerler.

Onun için de,böylesi bir yardıma hazır olan herkese idrakini sunan Evrensel Ruh(Yüksek Benlik),daima pozitif yolu gösterir. Ancak,bireyin özgür iradesi herşeyden üstündür ve Yüksek Benliğin sunacağı her türlü rehberlik,bir akıl/beden/ruh bileşiminin kendi terchine bağlı olarak,negatif ya da pozitif kutbiyette görülebilir.
----

Bu celsedeki sözleri de alırsak tam bir sonuca varabiliriz diye düşünüyorum. Şöyleki;
----

Bozadi yazdı:

kasyopyalıların bir soruya yanıt olarak "hem kendime, hem de başkalarına hizmet ediyorum" yanıtına kurbağalama atlayıp, "bakın bunlar açık açık negatif eğilimleri olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar" şeklinde bir sonuç çıkaranların durumu da oldukça problemlidir. söz konusu yanıt, ra'nın da doğruladığı, 6. yoğunluk bilinç seviyesinin doğal bir yansımasıdır.
-----

ra'nın da doğruladığı, 6. yoğunluk bilinç seviyesinin doğal bir yansıması değildir,Ra'nın diğer sözlerine göre.

----

Ra:

Bu yüzden,altıncı yoğunluk derecesinin başlarında,negatif eğilimli toplumsal bileşimler bu yönelimlerinden vazgeçerek altıncı yoğunluk derecesinin pozitif eğilimli yoluna atlamayı seçerler.
----

Bir celsedeki bir cümle konuyu açıklığa kavuşturmuyor. Ra'ya göre kh daha 6b nin başında bh' ye geçmeyi seçiyor ama bh,kh'ye geçmiyor. Ki bu benim tarafımda anlaşılabilir birşey. "Birlik" düzeyinde,Bh 'nin "ayrılığı" isteyen kh tarafına değilde,bir-leşmeyi isteyen bh tarafına geçilmesi. Ve kh,bh'ye geçer ise,hakikatende kutbiyet kalır mı? Sadece bh var sonuçta. Artık ona bh yerine "bir"desekte uygun olur.

Dolayısıyla;

hem kendime, hem de başkalarına hizmet ediyorum;diyen Kasyopyalılar'ın sözleri karşısında;

"kasyopyalılar 6b den geldikleri halde hem kendine hem de başkalarına hizmet ettiklerini söylüyor,oysaki 6b de kh'ler bh'ye katılmaktaymış, yani 6b de sadece başkalarına hizmet varmış,sadece Yüksek Benliğin sunacağı her türlü rehberlik,bir akıl/beden/ruh bileşiminin kendi terchine bağlı olarak,negatif ya da pozitif kutbiyette görülebiliyormuş,öyleyse hem kendine hem de başkalarına hizmet ettiğini söyleyen Kasyopyalılar,nasıl olurda 6b 'den geldiklerini iddia etmekteler,yoksa negatifler mi"gibi birşey çıkabilir.






Edited by - pandora76 on 07/07/2010 22:23:02
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 07/07/2010 :  23:40:04  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
1. celseden:
RA: ...akıl/beden/ruh bileşiminiz vasıtasıyla yaptığınız dansın bir noktasında uyum içine girilerek kutbiyetler kaybolacak­tır.
----

Kutbiyetler kaybola-cak-tır.
Yani kutbiyetler hala var ama ileride kaybolacaklar. Belki 3b düzeyinde gelişimimizi hızlandırabilir ve 6b'ye çabucak ulaşabiliriz ama sonuçta kutbiyetler 6b aşamasında kaybolacaklar.

Ra'nın diğer sözlerine bakılırsa,6b 'de kendine hizmet yok yani 6b kendine hizmet etmiyor "kendi tarafında". 6b 'nin birlik olmasından gelen bir kh-bh "yansıması da" yok. Sadece bizim mesajları algılayış farklılıklarımız var. Bu tamam.

Bir olasılık olarak,yine de Kasyopyalılar'ın hem kendine hem de başkalarına hizmet etmelerini ,yine de böyle bir yansıma olduğunu kabul edelim.
Peki öyleyse eğer,neden kendileriyle aynı yoğunlukta olan Ra' da Kasyopyalılarınkine benzer bir tanımlama yapıp'hem kendimize hem başkalarına hizmet ediyoruz"demediler?
Ra başkalarına hizmet ediyoruz diyor,ne diye böyle diyor?

O zaman ya Kasyopyalılar ya da Ra doğruyu söylemiyor? Şimdi bize düşen bunu çözmek.

Yanlış hatırlamıyorsam(yanlış hatırlıyorsam eğer bu sözlerim geçersiz)Kasyopyalılar hem kendi aktarımlarına hem de Ra bilgilerine negatiflerin karıştığını söylemişlerdi. Madem Kasyopya celselerine kh karışmış ,sorun ne?

Dolayısıyla "birlik boyutunun yansımaları bu,Kasyopyalıların hem kh hem de bh hizmeti vermeleri "açıklaması mantıklı mı bu durumda? Kendileri demişse eğer.

Biraz daha düşünelim.
Kasyopya celselerinde korkudan,rüşvete kadar pek çok negatif unsurlar var. Ve bunlar Ra'ya göre(negatif duygular hissettirenler)negatif bir kaynak. Yani Ra'ya göre Kasyopya negatif gibi görünüyor.
Hadi Ra'yı da boşverelim. Bizler 3b varlıkları olarak,sevgi öğretisi gibi,negatifliğin de ne olduğunu anlamak için muhakkak bir üst yoğunluk bilgisinin onayını almak zorunda olmadan da negatifliğin ne olabileceğini ayırdedebiliriz.

Hepsini geçtim,rüşvet vermek pozitifmi negatif midir?



Edited by - pandora76 on 07/07/2010 23:44:50
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  13:15:33  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şimdi madem ortada bir karmaşa var,öyleyse olasılıklar üzerinden giderek çözmeye çalışalım. Sonuca belki böyle ulaşabiliriz.
Geometri dersindeki bir üçgenin bir açısını bulmak için paralel doğrular çizip,olasılıklar üzerinden gitmek gibi.

Yani Kasyopya celselerinde sıkça tekrarlandığı için beynimize yerleşen bir saldırı değil bu. Ra'ya yapılan eleştirilerin saldırı olmaması gibi. Açık ve net birşey olmadığı ,"araştır,çöz vs..."üzerine kurulu olduğu için celseler,onların da istediği gibi araştırıp,çözmeye çalışalım.
-----

Öncelikle kh-bh konusunun açıklığa kavuşması gerek bana göre.
Bir önceki alıntıda sözü geçen şu cümleyle başlayalım:

7. celseden:
RA: ... Ama, aslında başkaları­na hizmet, sonuçta kendine hizmet demektir.
----

Bu cümleden ilk bakışta anladığım şey,başkalarına hizmet "sonuçta"kendine hizmet demekse eğer,bh-kh "farketmez".
Daha önceleri bu konuyu konuşmuştuk. Ben "nasılki elma ile armut farkeder,bh-kh da farkeder"demiştim. Farketmeseydi,Kasyopya celselerini çeviren ekip 4bh değil,4b farketmez adını almalıydı.

Peki biz kendimize hizmet yolunu değil de,başkalarına hizmet yolunu seçtiysek eğer,nasılsa "sonuçta"başkalarına hizmette kendine hizmet demekse eğer,öyleyse başkalarına hizmet etmek için,kendimize hizmet yolunu seçebiliriz mi demek bu?

O zaman ne diye bh-kh gibi adlar kullanıyoruz?

Şimdi 7.celseden alınan cümlenin geçtiği kısmın tamamını yazayım:

Ra:Aynı Konfederasyon gibi,bu grubu kapsayan kütle-bilincinin yoğunluk dereceleri de çeşitlilik gösterir. Çok az 3.derece,daha çok sayıda 4.derece,bir o kadar 5.derece ve pek az da 6.derece üye bu organizasyonu meydana getirir. Uzay/zaman sürekliliğinde herhangi bir noktada onların sayısı bizim onda birimiz kadardır;çünkü ruhsal entropi sorunu onların sürekli olarak,toplumsal bellek bileşimlerinde çözülme(ayrılıp dağılma)yaşamalarına neden olur. Onların gücü bizim kadardır. Bir'in Yasası ne aydınlığa ne de karanlığa yüz verir,ancak başkalarına ve kendine hizmet vardır.

Ama ,aslında başkalarına hizmet,sonuçta kendine hizmet demektir;böylece bu eğilim,bu disiplinler yoluyla sonsuz zekaya erişmeye çalışan varlıkların titreşimlerini korur ve daha uyumlu olmalarını sağlar.

Sonsuz zekaya,kendilerine hizmeti araç olarak kullanarak varmaya çalışanlar yine aynı güce sahip olabilirler. Ama daha önce de dediğimiz gibi,,başkaları üzerinde güce sahip olmayı içeren kendine hizmetin dolaylı olarak ifade ettiği ayrılık kavramı yüzünden sürekli zoruluklarla karşılaşırlar. Bu da zamanla,Orion grubuna çağrıda bulunan akıl/beden/ruh bileşimleri ve Orion grubunu oluşturan toplumsal bellek bileşimi tarafından toplanan enerjiyi zayıflatır ve sonunda parçalayıp dağıtır.

Şurası dikkatle kaydedilmeli,üzerinde düşünülmeli ve kabul edilmelidir ki;Bir'in Yasası,hangi amaçla olursa olsun (ister kendine,ister başkalarına hizmet)güçlerini birleştirerek çaba göstermeye karar veren her toplumsal bellek bileşimi için geçerlidir. Böyle bir durumda,Bir'in Yasası'nın başlıca sapmaları olan yasalar yürülüğe konur ve özgürce yapılan bu seçimlerin uygulanması için bir vasıta olarak da uzay/zaman illüzyonu kullanılır. Böylece,ne arıyor olurlarsa olsunlar bütün varlıklar öğrenirler;kimi hızlı,kimi yavaş,ama hepsi aynı şeyi öğrenir.
-------

Şurası aradaki farkı ortaya koyan ksıımlardan biri bana göre:


Ama daha önce de dediğimiz gibi,,başkaları üzerinde güce sahip olmayı içeren kendine hizmetin dolaylı olarak ifade ettiği ayrılık kavramı yüzünden sürekli zoruluklarla karşılaşırlar. Bu da zamanla,Orion grubuna çağrıda bulunan akıl/beden/ruh bileşimleri ve Orion grubunu oluşturan toplumsal bellek bileşimi tarafından toplanan enerjiyi zayıflatır ve sonunda parçalayıp dağıtır.
------

İkisi de tekamül yolları. Yaşamımızdaki herşey yolunda gittiği sürece,birşeyleri "değiştirme" yani değişme isteği duyarmıyız? Çoğunlukla hayır. Ve katalizörler değişme isteğini yaratır. Değiştikçe dönüşür ve tekamül ederiz.

İşte bh ve kh birbirine değişim konusunda böylelikle hizmet ediyor ama bu "farketmedikleri" anlamına gelmiyor. Kh yolu,ayrılık doğurduğu için çoğu zaman daha zor ve uzun. Yani "farkediyor".
Eğer 4b aşamasına hazır isek,kh 'lerle bh 'lerin yolu ayrılıyor. Daha önce birşey yazmıştım celselerde:
----

Yol seçimine gelince..
3b zaten seçim yoğunluğu ve bu nedenle seçim yapmak zorundayız. Tıpkı tekamül etme zorululuğu gibi.
Diğer kanal bilgilerininde işaret ettiği bilgiye yani 3b den sonra bh ve kh olrak ayrıldığımıza,kh'nin korku,bh'nin sevgi anlamına geldiğine inanıyorsak,yol seçimi kesin birşekilde ortadadır.

Yani 4b de,'bu iki yolunda alternatifler var,düşünmeyelim öleyse çok 'diyemem ben.
Tabiki kimse tamamen pozitif değil ama her varlık 4b de bh-kh seçimini yaptığında,kendisi için en uygun yolda tekamülüne devam edecek.
4 bh'deki varlıklar,bu yoğunlukta kendi negatif yanları üzerinde daha rahat düşünebilme,tanıma ve çalışma yolunu bulacakar.

Yani buradaki seçim taraftarlık gibi birşey değil,bir öğrencinin kendine uygun olan bölümü,sayısal veya sözel bölümü seçmesidir.
----

Dolayısıyla üst yoğunluk 6b bile başkalarına hizmet ediyorsa..

Bu konu diğer başlıklarda,mesela Ra celselerinde konuşuldu. Burada toparlarsam,sadece Ra'nın "başkalarına hizmet etmek demek,kendine hizmet etmek demektir" sözü ile,başkalarına hizmet kendine hizmete eşitlenemez. Tıpkı sevgi=bilgi=ışık denkleminin,önce bilgi der isek eğer,eşitlik olmaktan çıkıp, bozulması ,bilgi büyüktür sevgi olması gibi birşeye benzer.

Ra'nın sözlerinin tamamını ekleyince,kendine hizmetin başkalarına hizmetten son derece farklı olduğu görülüyor.
Yani Kasyopyalıların"hem kendimize hem başkalarına hizmet ediyoruz"sözü için yapılabilecek bir açıklama olmaktan çıkıyor.

Ben birşey demiştim. Kendine hizmet eden birine var ise su veririm,ölmemesi için ama başkalarına zarar vermesi için yardım etmem. Suyu benim gibi bir varlık olduğu için,kendime göre "insanlık duygusundan "dolayı veririm. Belki vermeyede bilirim o ayrı(koşullara göre değişebilir).

Nasıl bh yönüğnde kutuplaşacağım aynı zamanda kh' nin ayırıcı özelliklerine bilinçli katkıda bulunursam? Anlamsız olmazmı bu tür bir hizmet beni kutuplaştırıp tekamül yolunda ilerlememi sağlamayacaksa?
Zaetn bh-kh denen şey tekamül için var sonuçta.

Ra'nın başkalarına hizmet demek,kendine hizmet demek sözleri çok mantıklı.
Bir fabrikanın müdürü. İşçilerine hizmet eder,onlara iyi olanaklar verirse üretim kalitesi yükselir. Yani kademe kademe düşünürsek(işçiler 3b olsun,müdür 6b),işçilerine(başkalarına)iyi bir hizmet vermesi demek,kendisininde daha çok kazanması demek(başkalarına hizmet etmek demek,kendine hizmet etmek demek)

Ama bu müdür işçileri arasındaki parçalayıcı(kh)lerede ,"parçalamaları adına" hizmet ederse(hem kh-hem bh),bir bakarsın bu işçiler fabrikayı ayırır(kh).

Müdür fabrikanın "birliği" için ne yapar? Kh ye farbikayı bölmeleri konusunda yardım etmez veya en sonunda onları kendilerine uygun/zarar veremeyecekleri bir yere ayırır.

İşçiler hem "kendileri",hem de "başkaları"için çalışmaları gerektiğini bilirler. Mesela ambalaj bölümünde çalışanlar,ürünü üretenlerin işi aksarsa ürünü ambalajlayabilirler mi? Bu nedenle gerekirse kendi işlerini bırakıp,üretim kısmına geçerler(bh.)
Yani kendilerine hizmmet etselerde(işçilerin para kazanması-müdürün para kazanması-Ra'nın kendi tekamülü için çalışması),diğerlerine bilinçli olarak"zarar vermezler"(zarar vermek-kh). Böylece fabrikanın bütünlüğünü ve aynı zamanda kendi kazançlarını korumuş olurlar.

Yani başkalarına hizmet demek,aynı zamanda kendine hizmet demek ama kendine hizmet demek,başkalarına da hizmet demek değil.

Şöyleki;
Kendine hizmet edenlerde biraraya geliyor,her ne kadar kimin efendi olacağına dair savaşlar yaşansa da(toplumsal bellek bileşimleri) ama onların "birbirlerine yardım etmeleri",başkalarına hizmet anlamını taşımıyor. Çünkü bu noktada düşündükleri "kendileri", "bütün"değil.

Şimdi o daha güçlü ise eğer,ona yardım edersem o da bana yardım eder. Böylece bir başkasına yardım etmem(görünürde bh))aslında kendi işimi görmem için lazım(kh). Birgün ben de onun kadar güçlenicem ve ben efendi olacağım(kh)

Hani şunun gibi"İşimi gör,yarın seninde bana işin düşünce,ben de senin işini görürüm"
Çıkara dayalı ilişkiler.

Kasyopyalılar da kendine hizmet ve başkalarına hizmetin aynı şey olmadığını söylemiş aslında,kendilerine göre bir yorumla:


S:(T)BH olarak KH olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu doğru mu?
C:Evet. Zaten yanıtlandı

S:(T)Yani giden şey dolanıp geri mi geliyor?
C:Evet

S:(T)BH ,KH'nın amacına mı hizmet ediyor?
C:Hayır,BH dengedir,KH dengesizliktir.

S:(T)Eğer KH dengesizlikse BH olma yoluyla nasıl KH olabiliyorsunuz?
C: BH dışa doğru akar ve kök noktası dahil tüm noktalara dokunur,KH ise içe doğru akar ve yalnızca
kök noktasına dokunur.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  14:18:59  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=610&whichpage=1

Bu linkte Ra bilgilerine değinilmiş.

Sonuç olarak,Ra'nın "başkalarına hizmet demek,kendine hizmet demektir" sözlerini,Kasyopya'nın hem kendine hem de başkalarına hizmet etmesine dair "uygun"bir açıklama olarak göremiyorum. Zaten kendileri söylemiş bunu. Hem başkalarına hem de kendilerine hizmet etmişler. Dahası ne,anlayamıyorum?
Yani kendileri öyle derken,ne diye farklı bir yorum getireyim buna?

Başkalarına hizmet eden,aynı zamanda kendine hizmet eden işçi örneği gibi bence.

Ama kendine hizmet eden,ne diye aynı zamanda başkalarına da hizmet edip dengeye ulaşsın, Kasyopyalılarında söylediği gibi? Aslolan niyetse eğer,bir önceki mesajdada söylediğim gibi,kendine hizmetin,"kendi gücünü arttırmak amacıyla""başkalarına da hizmet etmesi",düz mantıkla"başkalarına hizmet"olarak nitelendirilebilirmi?

S:(T)BH ,KH'nın amacına mı hizmet ediyor?
C:Hayır,BH dengedir,KH dengesizliktir.

S:(T)Eğer KH dengesizlikse BH olma yoluyla nasıl KH olabiliyorsunuz?
C: BH dışa doğru akar ve kök noktası dahil tüm noktalara dokunur,KH ise içe doğru akar ve yalnızca
kök noktasına dokunur.

Edited by - pandora76 on 08/07/2010 14:27:01
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  15:12:52  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
RA: Eğer Bir'in Yasası'nın özünü anlamışsanız, kendine hizmetle başkalarına hizmetin, aynı şeyi söylemenin ikili bir yöntemi olduğunu da anlarsınız.
-----

Ra burada "işin özünü anlarsanız"diyor,ne demek istiyor?
Ben kendi anladığım şeyi söyleyeyim:

Bedenimizdeki hücreler enerjiyi "kendileri için" alıyor(kh). Ve diğer hücrelerle birlikte çalışıyorlar(bh). Gerektiği zaman "savunma hücreleri"devreye giriyor.

Peki tüm bunlar ne için oluyor?
Bedenimizin yani "bütünün",bir'in sağlıklı bir şekilde yaşaması için.
Şimdi bu savunma hücreleri ne diye var?
Ne diye savunmaktalar?
İşleri güçleri yok mu bunların ki ortaya çıkıp savunuyorlar?...

Gibi soruların cevabı,aslında herşeyin bütün,"bir"için olması ile açıklanabilir. Yani "başkalarına hizmet eden" bu savunma hücreleri ,bedene yani bütüne,"bir'e" hizmet etmekte.

Şimdi bedenin hastalanmasına yol açan kh'ye dönelim.
Kh olmasa idi,biz hastalanmaz dolayısıyla da iyileşmeye çalışmaz,yani sağlıklı olma durumunu,bütün olma -bir olma-bh olma durumunu anlayabilir/tanıyabilirmiydik?

Ra ne demişti:

Soru:Sonsuz zekanın ilk sapmasının özgür irade sapması olduğu anlaşılıyor. Bu sapmayı tarif edebilir misiniz?

Ra:Bir'in yasası'nın bu sapmasında,Yaratan'ın Kendisini tanıyacağı bildiriliyor.
----

Şimdi sadece "bir"ya da sonsuzluk (ya da her ne ad verirsek)varsa eğer,yapılabilecek tüm hizmetler onun "dışına çıkamayacaksa eğer"(sonsuzun ya da bir'in dışına ne çıkabilir?)öyleyse kendine hizmet te,başkalarına hizmeti söylemenin"ikili bir yönteminden"başka ne olabilir?

Hastalık olmasa(kh),onu iyileştiren doktorlar da olmazdı(bh). Ama hastalık,iyileştirmekle eşanlamlı değildir. Zira hastalığın verdiği zarar ile,iyileşmenin verdiği yarar aynı şey değildir bildiğimiz gibi.

Yani sonuç olarak sadece "bir",sonsuz var ise eğer,hiçbirşey onun dışında olamayacağı için, kendine hizmetle başkalarına hizmetin aynı şeyi söylemenin ikili bir yöntemi olduğu sonucuna varırım ama bu kh=bh değildir. Bu nedenle biri"kh",diğeri de"bh"gibi farklı adlarla tanımlanmıştır.

Başkalarına hişzmet yaratan,kendişne hizmettir. Veya tam tersi. Hizmetlerden biri olmasa idi,diğer hizmet mümkün olurmuydu?
Hasatlık hizmeti(kh),bu nedenle varolan/yaratılan iyileştirme hizmeti(bh).

Hasta değilken,iyileşme hizmetini alıyor muyuz? Hizmet yok,herşey nötr ama hastalığımızı iyileştirmeye çalışırken öğrendiğimiz bilgi yani "tekamül" de yok.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  15:45:20  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Önceki sayfada geçen alıntıdan:

16. celseden:
SORU: O halde bu pencere dengelemesi, Koruyucuların, ko­ruyucu perde (karantina) vasıtasıyla Orion temasını tama­men bertaraf ederek kendi pozitif kutuplaşmalarını zayıflat­malarını da önlüyor, öyle mi?

RA: Kısmen doğru. Aslında, dengeleme eşit oranda pozitif ve negatif akımlara izin verir, bunlar da toplumsal bileşimi oluşturan varlıklar tarafından dengelenirler. Sizin gezegeninizde ise toplumsal bileşiminizin daha çok negatif eğilimli ol­masından dolayı, daha az negatif bilgi ya da dürtü gerek­mektedir.
----


http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=1932&whichpage=2

Bu konuyu,aynı sözlerle daha sonra gündeme geldiği için, bu linkte konuştuk ve sanırım bir sonuca varıldı. Yada en azından sonuçlara varıldı.
Ve Ra'nın bu sözleri üzerine Kasyopyalılar'ın şu sözlerini yeniden yazayım:

S:(T)BH ,KH'nın amacına mı hizmet ediyor?
C:Hayır,BH dengedir,KH dengesizliktir.
----

Buradaki denge konusu,"5 iyilik yaparsan,5 de kötülük yap"diye algılanmıyor sanırım ya da ben öyle algılamıyorum?

Veya nasıl algılanmış bilemem ama,bh olmak ile,bh-kh arasındaki dengeleme düzeni ,arasında nasıl bir bağlantı var,anlayamadım?
Ya da bağlantı yok mu?
Bh bh dir,kh ise kh.

Yani Kasyopyanın"hem kendine hem de başkalarına hizmet etmesi,yani hem bh-hem de kh olması konusu(kendi söylemlerine göre)bunun üzerinden mi açıklanıyor,anlayamadım?

Açık ve net:"Hem bh hem de kh'yim" diyorlar.. Yani hem bh hem de kh bilgisi veriyorlar. Ben demiyorum bunu,onlar diyor?

Ra burada sadece birbirlerinin tekamülünü sağlayan iki kutup arasında... bh oranında kh'ye de izin verildiğini söylemiş. "Bh ve kh 'aynı şeydir'dememiş ki,hem bh hem de kh olduğunu söyleyen Kasyopyalılar için bir açıklama olsun?



Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  16:12:49  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ama sanırım anladım. Bh- kh dengesi için,"hem bh hem de kh hizmeti veriyor Kasyopyalılar,6b'nin doğası bu,kötü birşey değil,'birliğin'gereği" denmeye çalışılıyor ve Ra'ya göre ise böyle birşey yok. Verilen hizmet bh,hizmetin negatif ya da pozitif kutbiyette görülmesi ise varlığa bağlı.
----

17. celseden:
SORU: Başka bir deyişle, dördüncü dereceye hasat edilecek varlıklar içinde daha çok sayıda pozitif ve daha az sayıda ne­gatif varlık bulunacak. Öyle mi?
RA: Evet. Ancak, insanların büyük bir çoğunluğu üçüncü yo­ğunluk derecesini tekrarlayacaklar.
---

Bunun üzerine birşeyler yazmıştım. Burada toparlayayım:
---

Eğer kaçırılma konusunu planladıysak doğmadan önce,kaçırılma korkusu olmamalı içimizde ya da kaçırılmaya dair içimizde bir gizli istek mi var öyleyse?
Ra bilgileri de Orion dan bahsediyor ve deneyler yapıldığından yanlış anımsamıyorsam ama ben Ra yı okurken,çok aşırı bir korku hissetmedim.

1.doktor:"Çok hastasınız ve kesin bir tedavisi yok(ölebilirsiniz mesajını vermeye çalışıyor) ama şu şu tedavileri yapabiliriz,seçenekler şunlar,ağrılarınızı azaltabilecek ağrı kesiciler şunlar vs"...

2.doktor:Senin işin bitti,mahvoldun,öleceksin ama bu kadarla da değil,şimdi ölmeden önce ağrıların inanılmaz derecede artacak,morfin bile kesmeyecek ağrılarını,ölmek ve bir an önce kurtulmak için yalvaracaksın sona yaklaştığında vs...

Hangi doktor pozitif hissettiriyor? Sonuçta ikiside doktor.
----

Yani bir doktorun hastasından gerçeği saklamaması (Ra gibi)tam aksine doğru bir davranış bana göre. Tabi küçücük bir çocuğa,"kansersin öleceksin" diyecek bir doktorun davranışı ne derece pozitif ,o tartışılır. Herşey o an'a,duruma,kişilere,koşullara göre değişebilir.

Demem o ki,tam tersine,Ra bizlerden gerçeği gizlemediği için daha da çok güvenir olduğum bir kaynak.

"Acıtı gerçekleri" iletmenin,bh ya da kh "yolları" var,kişisel başlığımdan yaptığım alıntıdaki gibi ve bh 'mi yoksa kh' mi olduğunu,gerçeğin bize iletilen şekli/hissettirdiklerine bakarak anlayabiliriz diye düşünüyorum. Ra'da zaten,hissettirdikleriyle ölçebileceğimizi söylemiş,kaynağın bh 'mi yoksa kh 'mi olduğunu.
----

31. celseden:
Cinsel enerji aktarımları ve tıkanıklıkları çok daha aslî ve önemli bir şeyin tezahürleridir. Siz insanlar kavgacılık ve sahip olma hırsına açık hale gelince ve bu eğilimler giderek
fâzlalaşınca, bu sapmalar da akıl ağacı yoluyla süzülüp be­densel ifadelere sızmaya başladılar; cinsel ifade de beden bi­leşiminin temelini oluşturduğundan, oraya da eriştiler. Bu yüzden, bu cinsel enerji tıkanıklıkları, her ne kadar Orion tarafından etkilenip yoğunlaştırılmışlarsa da, esas olarak varoluşun, insanların özgür iradeleriyle seçtikleri bir ürünü­dür.
----

Ve yine bu sözleri de daha sonra tartıştık verdiğim linklerde. Dünyamızın bir kh dünyası olmadığına dair.

Aklıma geldi.
Dünya kh dünyası olsun hadi. Ne olacak peki? Kasyopyalıların "hem bh hem kh"konumunumu açıklayacak? Herşey açık:"Hem kh hem bh ler".
O zaman bu örneğin konuyla ilgisi ne?
Hem bh bilgisi alıyoruz,,hem de kh. O zaman sorun ne?

İnsanların özgür iradeleriyle olan "seçimlerinin" kh eğilimli olması,insanı kh,Dünyayı kh mi yapmakta? Konu ayrıntılarıyla var linkte.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  17:10:44  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
ra bilgileri'nde, dünyadaki falanca bir negatif şahsın 4. yoğunluğa mezun olduktan sonra Kasyopya takımyıldızı bölgesindeki bir yere gitmeye karar verdiği söylendi diye, "kasyopya takımyıldızının" adının geçtiği bir kaynağı okuma zahmeti göstermeden "negatif" olarak damgalama tutumunda problemli bir yaklaşım gözlemliyorum şahsen. kendini kasyopyalılar olarak tanımlayan bu varlıklar ra'dan haberdar, ra'yı onaylayan, doğrulayan, hatta ra'nın "yoğunluk" ve "kh-bh" terimlerini aynen kullanan varlıklar, eğer negatif varlıklar olsalardı ve insanları saptırma, iyice negatife sürükleme amacı taşıyor olsalardı, kendilerine verecek isim olarak ra bilgileri'nde negatif bir varlığın gitmeyi seçtiği bir takımyıldız bölgesinin adını kullanmak gibi bir hata yaparlar mıydı?
----

Sözünü ettiğim olasılıklarla yola çıkıcam şimdi.

Temaslar sırasında tıpkı Carla'nın İsa'nın 4b'den olmasını istemesi gibi bir olasılıktan ötürü İsa'nın 4b den geldiği bilgisinin aktarılması gibi(buna tam anlamıyla aklım yattı demiyorum ama örnek oluşturması için yazıyorum).

Kasyopyalılarla temas sırasında negatif bir kişiden dolayı negatif mesajlar alındı mı? Böyle bir şey olabilir mi?

Hadi diyelim ki böyle birşey var. Bu durumda bile Kasyopyalılardan gelen negatif mesajlar,6b'nin gerektirdiği hem bh hem de kh
yani bir liğin yansıması olamazki? Açıkça bir negatif insandan ötürü negatif mesajlar gelmiş ve bu tarzda bir açıklama yapılrsa eğer,bunun tek açıklaması,Kasyopya celselerinde negatif mesajlar da olduğudur.

Veya;

Ra'nın temas kurduğu Carla ve ekibi,yüzde yüz pozitif insanlardan mı oluşuyordu ki,celselerde"rüşvet,korku vb..."negatif özellikler yok?
Yani sonuçta onlar da insan ve 3b de olduklarına ,yüzde 51 hizmet 4bh 'ye denk geldiğine göre,o zaman Carla ve ekibinde de muhakkak negatiflikler olmakta idi(ki zaten zaman zaman grubun sorunlar yaşadığı ve negatif
varlığın bundan güç kazandığı anlatılmış). Öyleyse eğer,neden Carla ve ekibinden aktarılan celselerde rüşvet ve benzeri negatifliğin bariz unsurları yok?

Negatiflik ile,eksik/tam olmayan bilgi,tercüme edilirken tam çevrilmemiş sözcüklerin olması farklı şeyler. Bariz negatifliklerden sözediyorum ben.





Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  17:38:47  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Öyleyse bu duruma nasıl bir açıklama getirelim? Aklıma gelen olasılıklar şöyle:

Ra:Uzay/zaman sürekliliğinde herhangi bir noktada onların sayısı bizim onda birimiz kadardır;çünkü ruhsal entropi sorunu onların sürekli olarak,toplumsal bellek bileşimlerinde çözülme(ayrılıp dağılma)yaşamalarına neden olur. Onların gücü bizim kadardır
----

-Bu varlıklar negatif ama kendi aralarında bile bir güç savaşı olduğu için sıklıkla birbirlerinden ayrılıyor,parçalanıyor yani kendi kendilerini çökertiyorlar. Bu nedenle aralarında bir "birlik",düzen yok ve dolayısıyla sözlerinde de "bütünlük" yok Biri çıkıp "hem bh,hem kh'ye hizmet ediyoruz "diyor,diğeri de buna göre bağlantı kurup durumu kurtarmaya çalışıyor.


-Hem bh hem de kh' yiz demeleri mantıklı zira böylece diledikleri kadar kafa karışltırabilirler. Nasıl mı?

Şimdi ilerideki celselerde diyecekler ki"Ra temiz". Ama aynı zamanda,rüşvet,korku gibi pek çok negatif mesajlar verecekler. Yani tıpkı Ra'nında söylediği gibi,daha önceleri Ra bilgileri nasıl saptırılmışsa,öylece saptıracaklar Ra bilgilerini. Kasyopyalılar aptal mı ki,hem daha başında bh'ız desin,hem de Ra(bh) ile hiç benzemeyen,korku dolu negatif mesajları araya karıştırabilsin?

Biz hem bh hem de kh 'yiz demeli ki,Ra bilgilerinin zıttı olan korku dolu negatif mesajların açıklaması sorulduğunda"hem bh hem de kh'yiz de ondan,6b 'nin özelliği bu"diyerek işin içinden çıksın. Amaç zaten Ra bilgilerinde sapma yaratmak olduğu için,bu negatif mesajları vermek zorunda...Daha doğrusu zaten niyet bu. İnsanların büyük kısmı Ra bilgilerine bakıp diyor ki'ne kadar pozitif görünüyor,öyleyse temiz bir kanal"..Ve inanıyorlar..

Haliyle "kurnaz" olan gidip aptal gibi bağıra bağıra,"ben negatifim,negatif mesajları iletmekteyim,beni dinleyin"der mi? Tabi temiz ve pek çok kişinin "güvendiği"bir kaynak üzerinden işini görecek. Ra'ya övgüler,onunkine benzer sözler"özgür iradenize karışmamak için cevaplayamayız gibi"...Ve karşıdaki güvenecek,inanacak. "Ra'ya ,temiz bir kaynağa ne kadar da benziyor,üstelik Ra'ya temiz bir kaynak diyor"diyecek.

Kişinin aklında ;kasyopya'nın negatif olabileceğine dair bir şüphe oluşsa bile ,arada neşe,espri...,yuvarlak cevaplarla "oyalanacak" ve celselerin "neşe-bilgiden" oluşan cazibesine kapılıp,unutacak şüphesini.

Cevap hazır:

Hem bh hem de kh 'yiz çünkü birlik,hem bh hem de kh'yi kapsar.


Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  18:35:47  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
kendini kasyopyalılar olarak tanımlayan bu varlıklar ra'dan haberdar, ra'yı onaylayan, doğrulayan, hatta ra'nın "yoğunluk" ve "kh-bh" terimlerini aynen kullanan varlıklar, eğer negatif varlıklar olsalardı ve insanları saptırma, iyice negatife sürükleme amacı taşıyor olsalardı, kendilerine verecek isim olarak ra bilgileri'nde negatif bir varlığın gitmeyi seçtiği bir takımyıldız bölgesinin adını kullanmak gibi bir hata yaparlar mıydı?
----

Dolayısıyla,sözünü ettiğim olasılıklar sözkonusu ise eğer,kendilerine verecek isim olarak ra bilgileri'nde negatif bir varlığın gitmeyi seçtiği bir takımyıldız bölgesinin adını kullanmak gibi bir hata yaparlar.

Hatta hata bile olmayabilir bu yani bunu özellikle yapmış olmaları bile mümkün. Çünkü ileride her negatif mesaj aktarımına açıklama bulmak için bunu kullanabilirler:

"Bizim bağlantı kurduğumuz yer olan kasyopya,aynı zamanda Ra'bilgilerinde de sözedildiği gibi negatiflerinde gittiği bir yer olduğu için,negatif bilgiler de karıştı"diyebilmek için iyi bir yol olabilir.

Ayrıca negatiflerinde felsefi değerlendirmeler yapmaları mümkün. Neden olmasın ki?
Ra 4kh 'nin direkt saldırdığını,incelikten yoksun olduğunu ama 5kh nin incelikli olduğunu söylemişti.

Hitler belki de Dünya tarihinin en negatif insanıydı (deliydi deniyor daha da fazlası)ama adam müthiş bir hatipti. Korkunç birşey ama,bir ideoloji yarattı(Astrolojiye göre Uranüs 12.ev etkisi)
Şimdi "adam iyi konuşuyor,felsefesi var düşünüşünün" diyerek,eylemlerinin negatif olmadığına mı kanaat getiririz?

Kasyopya celselerinde de,iş negatif unsurlar dışındaki bilgi veya buna benzer şeylere gelince,son derece etkili sözler sarfedebilirler. Neden olmasın ki?
Sonuçta kh ninde daima ilkel olması gerekmiyor,o da gelişiyor.

Tabi kişi bakıp şöyle diyebilir kendine:Ne kadar da etkili sözler bunlar,mesela kişisel gelişimden bahsediyor...

Negatif neden kendi amaacının dışındaki konular üzerindeki bilgisini,oldukça etkili bir şekilde vermesin ki? Bunun ne sakıncası var ki? Tam tersine,bu işine de gelir ayrıca. İlgi çekebilir çünkü.

Kasyopyadan bağlantı kurduklarını söylemelerinin bir başka nedeni ya da diğer bir yan faktör de şu olabilir:

Bh eğilimli ya da bh olmayı isteyen insanı bile zaman zaman da olsa etkileyen şeylerden biride "merak".
Kaçımız sürekli sonu hep iyi biten filmler izlemek isteriz?

"Onlar Kasyopyadan ve Ra bir negatif Kasyopyaya gitti demişti".
Merak ediyorum,Kasyopya'yı. Neler oluyor?
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  18:44:13  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bir de şu var aklıma gelenlerden.
Denebilir ki"6b'ye geçince herkes pozitif olduğuna göre,Kasyopyalılar da 6b olduğuna göre,pozitifler sonuçta".

Ama Ra ne diyor:"Bu yüzden,altıncı yoğunluk derecesinin başlarında,negatif eğilimli toplumsal bileşimler bu yönelimlerinden vazgeçerek altıncı yoğunluk derecesinin pozitif eğilimli yoluna atlamayı seçerler".
----

İleriki aşamalarda filan değil. "Başında"diyor.
Yani en azından Ra'ya göre,daha başında Kasyopyalılar'ın pozitife geçmeleri ve Ra gibi pozitif mesajlar vermeleri gerekiyordu ama rüşvetten korkuya dek,pek çok negatif mesajlar verdiler.

Soru şu: Bunun anlamı ne?

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  19:05:41  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by bozadi

kasyopya bilgilerinin hepimizin "tam ihtiyaç duyduğumuz şey" olduğunu iddia etmiyoruz. ama özellikle içinde bulunduğumuz hayat koşullarının meydana getirdiği kendini uyuşturma etkisi göz önünde bulundurulduğunda, uyanış çabasının pek çok zaman sarsıcı özellikler taşıyabilecek olmasına açık olmak gerektiğini düşünüyoruz.

kasyopya bilgileri'nin doğruluğuna inanan biri olarak bu bilgilerin tercümelerinin sunulmasına aracılık etmekten dolayı kendimi pozitif bir varlık olarak görmediğim gibi, bu bilgilere olumsuz tepki gösteren herkesi de negatif eğilimli varlık olarak görmüyorum. olağan hayat koşullarımız ve bilinç düzeyimiz göz önünde bulundurulduğunda kasyopya bilgileri gerçekten çok marjinal kalıyor. bundan dolayı bu bilgilerin insanlarda neden olmuş olabileceği aşırı travmatik etkileri düşününce azımsanamayacak bir üzüntü ve pişmanlık duyduğumu söylemem gerek.

hayatımızın ve varoluşumuzun gerçeklerini derinlemesine öğrenme eğilimindeki bir insan için bu celselerde (özellikle diğer bilgi kaynaklarıyla da birlikte düşünüldüğünde) yararlanılabilecek eşsiz değerde ipuçlarının ve bilgilerin mevcut olduğuna inanıyorum ama şunu da biliyorum ki bu bilgilerin oldukları şekliyle olağan hayat formatımızla azımsanamayacak bir uyumsuzluğu var. bu uyumsuzluk da o bilgilerin yanlışlığıyla değil, kendi hayatımızdaki ataletin, zorlukların, negatifliklerin yarattığı bir örtüyle ilgili. alışık olduğumuz hayat realitesi ile bu tür bilgilerin uyumlanabileceği bir denge noktası bulmaya çalışıyoruz.

mümkün olduğu kadar kısa süre içinde buna dair paylaşımlarda bulunma amacındayız.



Şimdi Kasyopya celselerinde de sözü geçen Ple'lilere göre,New Age değil uyuşturma,tam tersine onların sözleriyle:
---

Kimi zaman özgürleştirici bilgi de yayınlanıyor -hatta belki bir Yeni Çağ gösterisinde bile olabiliyor bu.
---

Bir önceki sayfada yazıyor bu sözler.
Dolayısıyla hemen"New age,öyleyse uyuşturuyor"demek,en azından Kasyopya'nında sözünü ettiği bu kaynağa göre,ne kadar doğru?
----

olağan hayat koşullarımız ve bilinç düzeyimiz göz önünde bulundurulduğunda kasyopya bilgileri gerçekten çok marjinal kalıyor.
----

Doğrusu bunu anlamış değilim. Kasyopya celseleri neden marjinal kalıyor olsun ki? Dünya Kasyopya celselerinde geçen rüşvet,komplo,korku vs...ile dolu. Hepimiz bunu biliyor ve çevremizde bu tür şeylere maruz kalıyor iken, Kasyopya celseleri nasıl marjinal kalabiliyor? Forum için mi bu böyle?

Forumdaki insanlar farklı bir Dünyadan mı geldiler ki(sürekli sevgi ve barışın olduğu bir Dünya)onlar için de marjinal olsun ya da hepsi için bu böyle olsun?
Tam tersine..Bana asıl marjinal gelen, Ra ve Pleliler. O kadar olumlu ki Ra,sözlerini okur iken,bambaşka bir Dünyadaymış gibi hissettim kendimi.
Ama şu var. Korku dolu heyecan verici mesajlar için marjinal sözlerini kullanabiliriz belki de.
----

kasyopya bilgileri'nin doğruluğuna inanan biri olarak bu bilgilerin tercümelerinin sunulmasına aracılık etmekten dolayı kendimi pozitif bir varlık olarak görmediğim gibi, bu bilgilere olumsuz tepki gösteren herkesi de negatif eğilimli varlık olarak görmüyorum.
---

İçtenlikle söylüyorum ben bu sözleri tam anlayabilmiş değilim. Kasyopyalılar açıklaması şu olsun bu olsun,kendilerinin hem bh hem de kh hizmeti yaptığını söylerken,neden ben onların kendi söylemlerinin aksi birşeye,bilgilerinin "doğruluğuna" inanayım bütünüyle?




Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  19:51:19  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by kurby

Ah!biz insanlar!Benim babam, senin babanı döverden ileri gidemiyoruz maalesef!:((Bugüne kadar okuduğum dünya dışı bildirimlerinin hiçbirisinin %100 doğruluğuna inanmıyorum.Evet, bizim dışımızda birşeyler oluyor, ancak görmediğimiz ve anlamakta zorluk çektiğimiz bu şeyleri, 3B zihnimizle çözümlemek pek mümkün görünmüyor.Bu bildirileri alanların enerjilerinin de önemli olduğunu düşünüyorum.Sonuçta gelen bilgi ne kadar doğru olursa olsun, bu bilgiyi alan kişinin eğilimi, görgüsü de bu bilgi ile harmanlanacaktır.Laura'nın enerjisinin saf bir yanı var, bunu okurken de algılıyorum.Ra ve Kaskopya celselerini daha gerçekçi buluyorum, en azından siz harikasınız, siz süpersiniz gibisinden, kişilerin egolarına hizmet etmiyorlar.Okuduklarımda en çok dikkat ettiğim bu, eğer varlık kişileri yağlamaya kalkıyorsa, "dikkat! kaygan zemin", demektir benim için.Sevgili Rinda, bir de şu celse KH, bu celse BH tarzındaki söylemleri de pek dikkate almıyorum.Çünkü, kişilerin özgür iradelerine hükmetmeye kalkan kişilerin KH tarafında olduğunu biliyorum.İşin içinde dikte/zorla kabul ettirme varsa, orada ben kararımı baştan verip, dinlememeyi tercih ediyorum.Benim celse, senin celseyi döver, konumuna gelmek hiç de hoş bir tutum olmasa gerek.



Kendi adıma "tüm" bilgi kaynaklarının "negatif olduğunu düşünmüyorum. Çünkü daha önceleride söylediğim gibi,negatif olmakla,tercüme farklılıkları veya tüm bilgiyi vermemiş olmak arasında fark olduğuna inanıyorum. Ya da bir bilgi kaynağında ille de negatiflik var ise eğer,bunu bulmaya çalışırım ben. Aksi tutum negatif olabilir çünkü. Niye öylece negatif durup zarar versinki?

Şu da var..Bir bilgi kaynağı olumlu şeyler söylüyor diye onu dikkate almamazlıkta etmem. Mesela Mikail. Çok hoş sözcükler kullanır,
ama bu sözcükler onun yanlış bilgi verdiğine kanaat getirmem için yeterli bir neden değil. Annemiz bize hoş sözcükler söylediğinde"anne sen negatifsin"mi diyoruz?

Benim için önemli olan,sözcüklerin bana ne hissettirdiği. Yoksa annem bana her seni seviyorum dediğinde ona"sen negatifsin"demem gerekirdi.

Laura'nın enerjisinin saf bir yanı var olduğu halde Kasyopya celselerinde neden bu kadar çok negatif unsur var,anlamış değilim.(Açıklama buysa eğer) Laura kişi olarak beni ilgilendirmiyor ;ki zaten Laura'nın bilgi aktarımında değil de kendisinde eksiklik bulacak kadar çaresiz olmak kötü birşey olurdu,tıpkı Laura'nın özel hayatına/kendisine saldıracak kadar çaresiz olan diğerleri gibi.
Laura ister dindar,ister dinsiz,alkolik vs...ne olursa olsun.. Beni ilgilendiren şey Kasyopya celseleri ve buna dair etkileri var mı kendisinin?

Yorumdan yola çıkarsam,Laura rüşvet vermeyi çok mu normal karşılıyor ki Kasyopyalılar "rüşvet ver" diyorlar ve o da kabul ediyor? Ben yorumlardan ve celselerden yola çıkıyorum sadece.

Ayrıca bir de şu var:

Kişilerin özgür iradelerine hükmetmeye kalkan kişiler KH tarafında olabilir bence de. Fakat Ra bilgilerine göre,negatifler zorla dikte etmeye kalkmayabilir ileri aşamalarda. Kh de geliştiği için,incelikli yolları öğreniyor ve zorla değil,güzellikle dikte ediyor.

Kanal bilgileri tartışması yapılmamalı sonucuna çıkılabilir bu düşünceden yol çıkılarak; "benim babam senin babanı döver" misali olmasın/özgür irade korunsun diyerek... Ve öyleyse eğer,ne diye bu "genel Kanal Bilgileri Tartışması"başlığı açılmış ve neden buraya yazmışız?

Sonra insanların özgür iradelerine saygısızlık olmuyormu bilgiyi ve hatta bilgiye dair yorumlarımızı,mesela "bazı unsurların özgür iradeye aykırı olabileceğine dair" yorumlarımızı paylaşmak?
Hatta bu forum neden var?
Peki insanların kolundan çekip"ille de okuyacaksın forumu"filan deniyor mu?
Dolayısıyla insanların celselere dair sorma/öğrenme isteklerini engelleyici bir bir şekilde eleştirmek,belki de özgür iradelerine aykırı/sormamayı/öğrenmemeyi dikte eden birşey"hoş olmayan bir tutum".




Edited by - pandora76 on 08/07/2010 19:54:09
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  20:17:02  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Öyle birşeyki... Negatifler aklımızı öyle karıştırmakta ki...Bir kaynağın negatif mi yoksa pozitif mi olduğunu araştırmak bile özgür iradeye aykırı birşeymiş gibi algılanabilir.

Oysaki;
Bir kaynak korku dolu mesajların arasında bir de rüşveti onaylıyorsa ve biz"özgür iradeleriyle inanınca versinler rüşveti,bunu olumsuz yorumlamak özgür iradeye karşı birşey,bh de kh de bir'in parçaları çünkü"dersek eğer,herkes rüşvetle iş görürken,buna gücü yetmeyenler ne yapacak peki?

Bir sırada bekleyen 10 kişi. En son gelen rüşvetle işini görsün. Bu 10 kişilik "bütünlük" bozulmazmı peki? Adalet nerede?
Adaletin olmadığı yerde huzur,dolayısıyla "birlik" sözkonusu olabilir mi?

Benim çocuğum olsa,öğretmeni ona "rüşvet ver"dese,benim bu durumun karşısında"özgür iradesiyle bunu tavsiye edebilir ama benim buna tepki vermem ,onun özgür iradesine aykırı olacağı için,dememeliyim"mi demem gerekir?

Benim özgür irademle,tepki verme özgürlüğüm nerede peki?


Edited by - pandora76 on 08/07/2010 20:17:31
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 08/07/2010 :  22:04:34  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
20 Mayıs 1995 F___, Laura, JR ve TR, SV

S: Merhaba.
C: İki mesaj.

S: (L) Karşımızda kim var?
C: Ritüeller kanalı sınırlandırıyor!

S: (L) Ritüel yapmıyorduk, sadece etrafımızı ışıkla çevreliyorduk. Kendimizi ışıkla ve yaratıcı ışık enerjisiyle sarmamızda yanlış birşey var mı?
C: Ritüel ritüeldir.
----

S: (L) Pekala geri geldik. Merhaba. TR, İç Savaş'ta demin konuştuğumuz senaryoyla ilgili olarak kaybolmuş veya öldürülmüş kişilerin olup olmadığını öğrenmek istiyor.
C: Ritüel nedeniyle Tom'un enerjisi parçalı. [Laura mola sırasında Tom'a Reiki inisiyasyonu verdi.]
----

Ritüellere dair iki örnekle daha karşılaştım. Kasyopyalılar Ra'nın tam aksine,deği ritüeli tavsiye etmemek,işte böylesine karşılar buna.
Reiki uygulaması sırasındaki ritüeller geldi aklıma. Reiki yapıyoruz,yanlış birşey mi yapıyoruz yoksa?



Edited by - pandora76 on 08/07/2010 22:06:15
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 09/07/2010 :  00:31:37  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
S:(F) Evet, bunu duymuştum. (TR) Her zaman bir sürü insan kayboluyor. (L) Ama bunun o kadar çok olduğunu sanmıyorum... (F) Ama olmuş. (J) Bazen insanlar kayboluyor ve bir daha onlardan hiçbir haber alamıyorsun. (F) Ani bir ışığın gelmesiyle insanların aniden ortadan kaybolması gibi olaylar var; aniden bir ışık ortaya çıkıyor ve puf! (TR) Kendi kendine yanma olayları gibi... (F) Hayır... (J) Kendi kendine yanma gibi değil çünkü o durumda beden kalıntıları duruyor. (F) Bir grup insan birlikte otururken aniden çok şiddetli bir ışık meydana geliyor ve kişilerden biri kayboluyor. (L) Bir daha ortaya çıkmıyor mu? (F) Hiç! (TR) Bunu sormak istiyorum, daha önce sorulduysa biri beni durdursun, tam BH profili nedir? (L) Kendine tamamen ilgisizlik.
C: Evet
----

Şimdi buna göre bh kendine tamamen ilgisizlik. Oysaki Kasyopyalılar yine şöyle demekte bildiğimiz gibi:

S:(T)BH ,KH'nın amacına mı hizmet ediyor?
C:Hayır,BH dengedir,KH dengesizliktir.
----

Kendine tamamen ilgisizlik dengeli bir durummu? Aynı kanaldan verilen bu iki bilgiden hangisi doğru?

Bu bence çok önemli çünkü tekamüle dair temel bir konu.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 09/07/2010 :  00:45:11  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
(L) Ne söylediğinizi anlamıyorum. Büyük piramit ya 10643 yıl önce inşa edildi, ya da 6000 önce.
C: Acelecilik aptallığı arttırıyor.

S: (A) Bu kaynakta...
C: Oluşturuldu / inşa edildi... Bu ikisi aynı şey mi??

S: (L) Oluşturulmadan önce mi inşa edildi? (A) Ra bilgilerine göre Büyük Piramit hiçbir zaman inşa edilmedi, düşüncelerle oluşturuldu....
C: Eğer 5555 Malibu Caddesi'ndeki eviniz yeniden modellenirse, o zaman yeni bir form alır. Şimdi söz konusu cümleleri tekrar, dikkatli bir şekilde okuyun.

S: (L) Siz, "Büyük Piramit Atlantisliler tarafından 10643 yıl önce inşa edildi" demiştiniz. Bu cümledeki sorun, bir spesifiklik eksikliği...
C: Hayır Laura, hayır hayır hayır!!!!!

S: (L) Eğer evin 1998'de yeniden modellenirse, bu onun inşa edildiği yıl mı olur?
C: Ne zaman inşa edildiğiyle ilgili değil. Metinden aldığın cümlede "Atlantisliler" mi deniyor?

S: (A) Evet, önce ne zaman yapıldığını sormuş, sonra da kim tarafından...
C: Atlantisliler değil, Atlantislilerin torunları tarafından!!

----

Ra 23.celse- sayfa 293;
İlk piramit,sizin Büyük Piramit dediğiniz yapı,yaklaşık 6000 yıl önce kuruldu. Sonra düşünce yoluyla inşa edilen bu binanın ardından,daha çok yerel ya da maddesele malzeme ve daha az düşünce formu malzemesi kullanılarak diğre piramitler yapıldı.
----

Öncelikle tarih o kadar da önemli değil diyerek geçiştirmem böyle birşeyi. Deği üst yoğunluk,bizimle aynı yoğunluktan insanlardan bile çok daha"açık-net"cevaplar alırız. Basit bir soru sadece ve cevabı da o kadar basit yani açık olmalıydı.

C: Oluşturuldu / inşa edildi... Bu ikisi aynı şey mi??
----

Oluşturuldu / inşa edildi...Bu ikisi farklı şey mi? Çok derin sözcükler de,bu nedenle ben mi anlamıyorum?

Atlantislilerin torunları düşünce gücüyle mi inşa ettiler? Bu piramidi kim hangi tarihte inşa etti? Bu çelişkinin manası ne?

Edited by - pandora76 on 09/07/2010 00:45:33
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 09/07/2010 :  01:02:59  Show Profile  Reply with Quote
Yorumların gerçekten düşündürücü ve değerli sevgili dostum. Bunu şahsına (egona) hizmet için söylemiyorum. Yani verdiğin bilgiler şahsından ziyade bütünlüğünden ileri geliyor ve bundan ötürü ÖZ'üne(bütünlüğüne) teşekkürler güzel dost......
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 09/07/2010 :  02:38:18  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Asıl ben teşekkür ederim güzel dostum. Onca zaman emek verdiğiniz için. Ben sadece onları birleştirmeye çalışıyorum,kendime göre ve elbette kendi yorumlarım ile..

Ve ayrıca belirtmek isterim ki,senin de söylediğin gibi bunlar benim yorumlarım. Yanlışta olabilirler demek,ayrıca belirtmek isterim. Benim hiçbir kanal bilgisine saplantım yok.

Kasyopyalılara dair aklıma gelen diğer bir olasılık ise,bu bağlantı noktasından bir şekilde rastgele temaslar yapıldığı,kiminin pozitif ,kiminin negatif mesajlar verdiği.
Yani aslında hepsi de kh amaçlı değil belki de. Bilemiyorum,bu konuda gerçekten de çok düşündüm ama tam kesin bir sonuca varamadım kendi içimde. İşte böylesine muallakta bırakıyor bu celseler,ister bh ister kh olsun,ister her ikisi olsun.

Gerçek şu ki,bir zaman sonra alaycı tarzlarından sıkıldım. Neşeli olmak güzel birşey ve elbette hep ciddiyet bana anlamsız geliyor. Ama bilgi konusunda bu kadar ve sürekli alay bir süre sonra insanı itiyor ya da en azından bana böyle oldu. Belki de frekansım bu. Gerçekten neşeli bir ruh hali yani "içten bir neşe"ile,yapay bir neşe arasında fark olduğunu düşünüyorum.

Ra ile farklı gibi gelen konular üzerinde ayrıca durmak istiyorum ki belirginleşsin/sapmalar olmasın veya en azından sapma var ise eğer,bunun olmuş olduğunu ortaya koymuş olayım.
----

Kendi içimde şu doğru,şu yanlış gibi tam bir yorum yapamadığım ama farklılık gibi gelen bir konu da cinsellik.

31.celse;
Soru: Bu Yaratan'ın Kendi Kendini Deneyimleyebilmesi için asli mekanizma olabilir mi?

Ra:Bu uygun bir terim değil. Belki de,"Yaratan'ın Kendini Tanımsaı için uygun yollardan biridir"demek daha iyi olur;çünkü her ilişkide,ne denli sapma bulunursa bulunsun,Yaratan'ın Kendi Kendini Deneyimlemektedir.
----
Pozitif eğilimli bireyler,sonsuz zekaya erişmenin bu yöntemine konsantre oldukları takdirde,istek veya arayış sonunda sonsuz zekayı,yapmak istedikleri çalışma üzerine yönlendirebilirler;bu hizmet ,için istenen herhangi birşey olabilir.
----

S:(L) Tüm cinsel ifade şekilleri arasında, 4'üncü yoğunluğa daha hızlı olarak ilerleme olasılığı en yüksek olanı hangisi?
C: Cinsellikten tamamen uzak oluş.

S:(D) O zaman benim durumum iyi! [Gülüşme] (V) Neden cinsellikten tamamen uzak olmak, açıklayabilir misiniz?
C: Çünkü o zaman fizikselliğe olan arzularınızdan kurtuluyorsunuz.

S:(TR) Yani seks, insanı iyice 3'üncü yoğunluğa cezbeden bir 3'üncü yoğunluk eylemi. (L) Peki ikinci en olası cinsel ifade hangisi? [Gülüşme] (D) Benim durumum hallolduğuna göre şimdi sizin durumunuzu ele alabiliriz! (J) Önem sırasına göre... [Gülüşme]
C: Bir önemi var mı?

S:(D) Laura için önemli, cevap verin lütfen. (L) Sanırım herkesin cinsellikten tamamen uzak olmayı isteyeceği ve tüm fiziksel şeylerden kurtulacağı bir noktaya ulaşması gerekiyor ama şu noktada elimizdeki seçenekler karşıtcinsellik, eşcinsellik, çiftcinsellik ve çokcinsellik. [Gülüşme] (D) Bu cinsellik şekilleri arasında kendi fiziksel bedenlerimizden zevk alma yeteneği de var. Bizim fizik bedenden zevk alma yeteneğimiz var ama onların yok. Ve bir yerde okuduğuma göre bunu kıskanıyorlarmış. (L) Bu doğru mu, bizim fizikselliğimizi kıskandığınız?
C: Hayır. Hiç!

S:(L) Bir yerde okuduğuma göre yüksek ruhsal seviyelerde olduğunda ruhsal birleşmeyi deneyimleyebiliyorsun ve bu orgazmdan daha iyi. Bu doğru mu?
C: Herhangi bir orgazm türüne neden ihtiyacınız olsun?

S:(L) Orgazm, fizikselliğin mutlak deneyimlerinden biri gibi görünüyor. (TR) Evet, aynen bu, fiziksellik... (L) Fizikselde, 3'üncü yoğunluk dünyasında varolan herşey bir şekilde daha yüksek boyutlardaki deneyimlerin ve varoluş durumlarının bir yansıması değil mi?
C: Sizin deneyimlediğiniz şekliyle 3'üncü yoğunluk, bu yoğunluk içindeki esaretinizi sürdürmek üzere beslenen bir ilüzyon.

S:(L) Diğer bir deyişle sonsuza kadar sevişen Vişnu ve Şiva örneğinde olduğu gibi varoluştaki dünyaların devamını sağlayan kozmik bir orgazm falan yok?
C: Zırva! [Gülüşme]

S:(L) Doğu dinlerinde öğretilen birşey bu, hatta bu şekilde yaptıkları heykeller var...
C: İlüzyonu sürdürmeye yönelik bir mantıksallaştırma.

S:(L) Yani orgazm deneyimi bir yem, bizi... (D) Kontrol altında tutmak için... (TR) Ve üçüncü seviyede tutmak için... (L) Bu doğru mu?
C: Evet.

S:(L) Başka bir celsede bu konu hakkında sorduğum başka bir soruya dönelim: orgazm anında enerjimize ne oluyor? Bu enerji nereye gidiyor?
C: 4'üncü seviye KH'ye gidiyor.

S:(TR) Bu Kertenkelelerin bizimle beslenmesinin bir ifadesi mi?
C: Oradaki KH varlıkları bu enerjiyi alıyor.

S:(TR) Yani orgazm, 4'üncü yoğunluğun 3'üncü yoğunluktan beslenmesinin 3'üncü yoğunluktaki bir ifadesi, öyle mi?
C: Yöntemlerinden biri.

S:(D) "Pleiades Öğretileri"nde (Bringers of the Dawn) seksten bahsediliyor ve bunun sevginin bir ifadesi olduğu, seni gerçekten sevmeyen biriyle seks yapmaman gerektiği söyleniyor.
C: İhtiyaç duyulan tek şey sevgi.

S:(L) Eğer iki birey, birbirlerine duydukları yüksek seviyeli sevgiyi fiziksel bir şekilde ifade etmek isteseler, bu enerjiyi 4'üncü seviye KH varlıklarını beslemeden, pozitif bir şekilde yapmaları mümkün mü?
C: Hayır.

S:(L) Yani ne yaparsan yap, ne düşünürsen düşün, bu enerji oraya gidiyor öyle mi?
C: Seks kuvvetli bir fiziksel arzudur.

----
Ra diyor ki"bir hizmet yoludur seks". Enerji tıkanıklıklarından bahsediyor ve bu konuya dair pek çok şey anlatmış.

Aynı celsede sayfa 50;

Eğer araştırır ve gözlemlerseniz,insanlar arasında cinsel uygulamaların tüm yelpazesni görebilirsiniz. Örneğin,bazıları başkalarına hükmederek,onlar üzerinde baskı uygulayarak doyuma ulaşır;bu da ırza tecavüz ya da başka şekillerdeki baskı rolleriyle yapılırlar. Her defasında da bu,cinsel özellikteki bir enerji tıkanıklığıdır.
-----

Yanlış anımsamıyorsam Venüslülerin tekamülünde cinsellik önemli bir yer tutmuş onlar 3b 'de iken.

Kasyopyalılara gelirsek,onlar farklı birşeyden bahsediyor gibi görünüyor. Bir nevi kendini sadece gerçeği bulmaya adayan ve bu nedenle dünyasal olanı ve cinsellikten de uzak duran insanları anlatıyor gibi.

S:(L) Tüm cinsel ifade şekilleri arasında, 4'üncü yoğunluğa daha hızlı olarak ilerleme olasılığı en yüksek olanı hangisi?
C: Cinsellikten tamamen uzak oluş.
----

Tabi burada cinsellikten tamamen uzak durmanız şart dememişler,4b 'ye geçişin "en hızlı" yolunu söylemişler.


S:(D) O zaman benim durumum iyi! [Gülüşme] (V) Neden cinsellikten tamamen uzak olmak, açıklayabilir misiniz?
C: Çünkü o zaman fizikselliğe olan arzularınızdan kurtuluyorsunuz.
----

Bu açıklama, Dünyasal olanı tamamen bırakıp gerçeğe varmak isteyenlerin yani bu yolu deneyenlerin durumuna uygun geldi bana. Belki de bu gerçekten de uygun birşeydir/değildir vs.. Buna da tamam belki der iken,okuduğum şu sözler beni çok şaşırttı:

S:(L) Başka bir celsede bu konu hakkında sorduğum başka bir soruya dönelim: orgazm anında enerjimize ne oluyor? Bu enerji nereye gidiyor?
C: 4'üncü seviye KH'ye gidiyor.
----

Yani cinsellik kötü birşey. Çünkü enerji 4kh 'ye gidiyor. Enerji tıkanıklığı veya buna benzer bir açıklama yok. Enerji direkt"kh'ye gidiyor". Doğal olarak bu durumda kh'ye hizmet edilmekte.

Ra'nın tersine düşünceler ve dünyasal olandan tamamen uzak durup aydınlanmayı arayanları anlayabilirim(doğru ya da yanlış ama bir yol onlar için)fakat orgazm anındaki enerjinin ,yaradılışımızdan gelen doğal bir durumun enerjisinin bile 4kh'ye gittiğinin söylenmesi.. Buna ne diyebilirim bilemiyorum.

Kişi buna inanırsa,bunu yaşarsa eğer,4kh'ye enerji gittiği için kendini suçlu hissetmezmi bir bh olduğunu düşündüğü için?
Yani bu insanın ruh sağlığını bile olumsuz etkileyebilir bana göre.

Ve Ra ile bağdaşmayan bu sözlerden sonra,Kasyopyayı Ra ile nasıl birleştirebilirim,onu da bilmiyorum.











Edited by - pandora76 on 09/07/2010 03:03:41
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 09/07/2010 :  02:53:40  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Yani üst yoğunluk bh'ye hasat edilen Venüslüler,cinselliği bir tekamül yolu olarak kullanırlarken,4kh'ye hizmet etmişlerdi aslında ve 4kh'ye hizmet etmelerine rağmen,yine de 4bh'ye hasat edildiler?
Yani insan doğasına ait birşey,insanın 4kh'ye hizmet etmesini sağlıyor?

S:(D) "Pleiades Öğretileri"nde (Bringers of the Dawn) seksten bahsediliyor ve bunun sevginin bir ifadesi olduğu, seni gerçekten sevmeyen biriyle seks yapmaman gerektiği söyleniyor.
C: İhtiyaç duyulan tek şey sevgi.
---

Burada bilgi değil,"sevgiden "sözedilmiş. Lakin ihtiyaç duyulan tek şey sevgiymiş. Ben mi yanlış anlıyorum söözcükleri ,olabilir de elbette ama anladığım şey,cinselliğin değil,sevginin ihtiyaç duyulan tek şey olduğu.
Madem öyle niye cinsellik var? Olmasa idi,insan nesli nasıl devam edecekti?
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 09/07/2010 :  02:57:24  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bu kısımda ise,6b ve hem bh hem de kh ye hizmet,dengelenme,yansıma konusuna değinilmiş:

S:(L) Peki 6'ncı yoğunlukta bir KH deneyimi var mı? 6'ncı seviye Oryonlar gibi?
C: Bunlar yalnızca bireylerin yansımalarıdır, birleşik varlıklar değil. Bu yansımalar denge için vardır. Bunlar bütün birer varlık değildir, sadece düşünce formlarıdır.

S:(L) 6'ncı seviye varlıkları İncil'de Eyüp'ün hikayesinde Lusifer'in Tanrı'nın önüne gelişi gibi bir araya gelmiş melekleri mi ifade ediyor?
C: Evet.

S:(L) Yani 6'ncı yoğunlukta KH ve BH var ve birbirlerini dengeliyorlar?
C: Dengeye yönelik bir yansıma.

S:(L) Bunda bir herhangi bir hiyerarşi var mı? Bu varlıklar bir çeşit "Büyük Konsey"in önüne gelip planlar yapıp tartışıyor, kararlar verip bunları uyguluyorlar mı?
C: Hayır.

S:(L) Peki nasıl oluyor? Herşey enerjilerin doğal bir etkileşimiyle mi meydana geliyor?
C: Evet.

S:(V) Biz 3'üncü yoğunluktayız ve siz bizimle çalışıyorsunuz ve biz 4'üncü yoğunluğa geçmeye çalışıyoruz ve siz de 6'ıncı yoğunluktan 7'nciye geçmeye mi çalışıyorsunuz?
C: Evet.

S:(TR) Bize yardım etmeniz, 7'nci yoğunluğa ulaşmanıza yardımcı oluyor mu? (V) Tıpkı sizin bizimle çalışmanız gibi, daha yüksek yoğunluklarda olup sizinle çalışan başka varlıklar var mı?
C: Hayır, 7'ye hepimiz birlikte ulaşıyoruz.

S:(L) Diğer bir deyişle, siz bizi yukarı çıkarmaya çalışıyorsunuz ve herkes de yukarı çıkıyor ve tüm parçalar tekrar bir araya geldiğinde hepimiz 7'ye gidiyoruz öyle mi?
C: Evet.

S:(TR) Bize yardım etme amacınız bu mu?
C: Bu doğal bir süreç.

S:(TR) 6'ncı yoğunluğa ulaştığımızda bizim işlevimiz, tıpkı sizin şu anda yapmakta olduğunuz gibi 3'üncü yoğunluktakilere yardım etmek mi olacak?
C: Evet. Biz gelecekteki siziz.

S:(TR) Ruhların yüzde elliden fazlası 6'ya ulaştığında ve 7'ye geçmeye hazırlandığında, geri kalanların hepsi de otomatik olarak 7'ye mi geçecek?
C: Doğru kavram değil. 3'üncü yoğunluk "Yılan Kardeşliği" ilhamlı matematiksel hesaplama ve fikirleri kullanıyorsun.

S:(J) Yani bu işin yüzdesi yok. (TR) Yani her bir ruhun oraya ulaşması gerek. (V) 3'üncü yoğunluk matematiğini uygulayamayacağımız kadar yüksek değil bu bence. (TR) Çoğunluk diyelim.
C: Hayır. Hala 3'üncü yoğunluk matematiğini kullanıyorsunuz.

S:(L) Pekala, 7'nci yoğunluğa kesin geçişin ölçütleri nedir?
C: Derslerin tamamlanması.

S:(J) Evet. (TR) Tüm ruhlar 7'nci yoğunluğa geçtiğinde tüm ruhlar tek bir ruh haline mi gelecek?
C: Yakın.

S:(TR) O yüzden herkesin gelmesi gerek, çünkü hepimiz 7'nci yoğunlukta bir olacağız. (D) O zaman oyunu değiştirip tekrar ilgi çekici hale getirmek için ne yapmamız gerekecek?
C: Birşey "yapmak" zorunda değiliz, yaptık, yapacağız, yapıyoruz!!!

Edited by - pandora76 on 09/07/2010 02:59:46
Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 09/07/2010 :  13:48:11  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Çok detaylı olarak üzerinde düşünmüşsün Pandora. Bu nedenle üzerinde pek yorum yapamıyor ama senin yorumlarını okurken keyif alıyor ve hak veriyorum. Arada bazı yerlerde tirelerle ayırmış olsan bile bir alıntıyı mı ya da senin yorumunu mu okuduğumu ilk andan kestiremediğim için, dikkat dağılıp okuması zorlaşabiliyor. Yazarken alıntı yaptığın satırlarda, [purple] olabildiğince göz yormayan [ /purple] bir renk kullansan ve kendi yorumlarını normal forum formatı renginde bıraksan aslında okurken anlaması çok kolaylaşır ama bu defa da senin için zorluk olabilir. :)
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  17:25:34  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Çok ayrıntılara girdiğim için diğerlerinin yorum yapması zorlaşıyor ne yazıkki ama yine de sizlerde yorum yaparsanız,aklınıza gelen kısımları ortaya koyarsanız sevinirim çünkü Kasyopya celseleri çok fazla olduğu için,gözden kaçırdığım şeyler mutlaka vardır.


10 Aralık 1994 F___, Laura, T___ ve J___
S: (L) Orgazm anında ruhsal olarak ne oluyor?
C: Kimin için?

S: (L) Herhangi biri için. Genel anlamda. Cinsel zirveyi deneyimlediği sırada bir insana psişik olarak birşey oluyor mu?
C: Açık.

S: (L) Her birey için farklı mı?
C: Yakın.

S: (L) Erkekler ve kadınlar için farklı mı?
C: Genellikle.

S: (L) Bunu sormamın nedeni şu; psişik güçle algılama üzerinde bazı çalışmalar yapan Wayne Cook isimli bir adam, cinsel zirveden sonra insan bedeninin ölü bir bedenle psişik olarak aynı nitelikte algılandığını bulmuş. Bunun nedeni nedir? (T) Enerjinin boşalması.
C: Evet.

S: (L) Peki enerji nereye boşalıyor?
C: Etere.

S: (L) Enerji diğer partnere gidiyor mu?
C: Belki.

S: (L) Bu faaliyet sırasında Kertenkele veya diğer varlıkların etrafta dolaşarak bu enerjiyi almaları mümkün mü?
C: Evet.

S: (L) Genel anlamda bu çok sık oluyor mu?
C: Evet.

S: (L) Toplumumuzda seksin bu kadar teşvik edilmesinin ve bu derece yaygınlaştırılmasının sebeplerinden biri de bu mu?
C: Evet, evet, evet.



Cinsellikle ilgili bu kısımda büyük bir şaşkınlıkla söylenen sözler bunlar:

S: (L) Toplumumuzda seksin bu kadar teşvik edilmesinin ve bu derece yaygınlaştırılmasının sebeplerinden biri de bu mu?
C: Evet, evet, evet.


Öyle ki,cinselliğe kadar herşey kh leri besliyor yani bizim kh leri besle-ye-meme gibi bir şansımız yok.

Edited by - pandora76 on 10/07/2010 17:26:47
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  18:18:55  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ra bilgileri 30.celsede bu konu açıklanmış. Ra'ya göre cinsellik neden bir hizmet:

Ra:2.Yoğunluk derecesi,3.Yoğunluk derecesi çalışması için gerekli temelin oluşturulduğu yoğunluktur. Bu yolla,bu temel üreme mekanizması,3.yoğunluk derecesinde kendi benliğine ve diğer benliklere hizmet için muazzam bir potansiyel doğurur;bu yolla (cinsel ilişki sırasında)karşılıklı enerji aktarımında bulunulabilmesinin ötesinde,birbirlerine doğru manyetik olarak çekilen bu varlıklar arasındaki yakın ilişki(döllenme)soncunda ortaya(örneğin doğurmayla birlikte)çeşitli hizmet olanakları da çıkar. Bu varlıklar böylece,bağımsız varlıkların sahip olmadıkları çeşitli hizmet fırsatlarına sahip olurlar.

Soru:Bunun asıl nedeni,Tek Yaratan'ın deneyim geçirme fırsatlarını arttırmak mıydı?

Ra:Bu dediğiniz sadece doğru olmakla kalmıyor,bütün yoğunluk derecelerinde olup bitenlerin anahtarını da oluşturuyor.


Ben bir kısmını yazdım Ra'yı okumayanlar için. Yani Ra'ya göre değil enerjinin kh'ye gitmesi,tam tersine bir hizmet"bütün yoğunluk derecelerinde olup bitenlerin anahtarı" bu.[/brown
]
Zaten Tao dan,reikiye,yoga ya kadar herşey genel anlamada cinsel enerjiyle(kundaliniyle)ilintili değil mi? Ben mi yanlış biliyorum?
Yin-yang,dişil-eril...

Maharaj "seks yapmayınki gerçeğr eresiniz"demez. Çok fazla sevgisiz seksin olduğunu söyleyen sorgucuya cevabı yanlış anımsamıyorsam şöyleydi:"içinde sevgi olmnayan herşey çirkindir".

Maharaj seksten uzak durmamış,eşi ve çocukları varmış. Asıl önemlisi,en azından neslin devamını sağlayan doğal birşeyin,üst yoğunluklarda hem kh hem de bh olmasına rağmen,Kasyopyalılara göre neden sadece kh'ye enerji sağladığı?

Ben buna benzer birşeyle daha önce karşılaştım. Ablam o tarikatte iken,erkek kardeşimize bile,"cinsellik konusundan ötürü" daha uzak olmalıymış. Dinde sözü edilmemiş saçmasapan şeyler.

Sözünü ettiğim insan,ikimizinde özkardeşi!

Buradaki konu için bile olsa detayına girmeyeceğim bu kişisel soruna değinmemin nedeni,insanların bu tip şeylerle bir süre sonra ne hale gelebileceğini,ne zararlar doğurabileceğini belirtmek.

Ra aynı celseden,sayfa 49;

Soru:Orion grubu,bunu,varlıkların tercih sıralarını negatif kutuplaşmaya neden olacak biçimde etkilemek için bir yaklaşım yolu olarak kullanıyor mu?

Ra:Nasıl biz Konfederasyon üyeleri-cinsel fırsatlarda dahil olmak üzere-her fırsattan sevgi ve ışığımızı size göndermek için yararlanıyorsak,Orion grubu da her fırsatı,bu fırsat eğer negatif eğilimli ise ya da etkilenecek varlık negatif eğilimli ise,kullanacaktır.

Sayfa 50;

Soru:Orion grubu bizim insanlarımızı turuncu ışın etkisinde bırakabilir mi? Olay böyle mi olmuştu? Eğer 3.yoğunluk derecesinin başına doğru dönersek,bunun bir ilk nedeni olması gerekir,değil mi?

Ra:Bunun nedeni Orion değildir İnsanlarınızın özgür iradeleriyle yaptıkları bir seçimdir. Bunu anlatmak oldukça zor,ama deneyeceğiz.
Cinsel enerji aktarımları ve tıkanıklıkları çok daha asli ve önemli bir şeyin tezahürleridir. Siz insanlar kavgacılık ve sahip olma hırsına açık hale gelince ve bu eğilimler giderek fazlalaşınca,bu sapmalar da akıl ağacı yoluyla süzülüp bedensel ifadelere sızmaya başladılar; cinsel ifade de beden bileşiminin temelini oluşturduğundan,oraya da eriştiler. Bu yüzden,bu cinsel enerji tıkanıklıkları ,her ne kadar Orion tarafından etkilenip yoğunlaştırılmışsa da,esas olarak varoluşun,insanların özgür iradeleriyle seçtikleri bir ürünüdür
.
Ra'yı doğrulayan Kasyopyalılar neden cinsel enerjinin bile kh'ye gittiğini söylediler?

-Aklıma gelen bir olasılık ,Ra'nın şu sözleri:

Orion grubu da her fırsatı,bu fırsat eğer negatif eğilimli ise ya da etkilenecek varlık negatif eğilimli ise,kullanacaktır.[/purple]
Belki bir olasılıkla,insanları cinsel enerjinin bile kh'ye gideceğine inandırarak istedikleri "korkuyu","paranoyayı"yerleştirmek istediler.

-Belki de iyi dalga geçip "eğleniyorlar". Belki bizimle eğlenmek için tüm fırsatları kullanıyorlar. Belki de bu nedenle sürekli neşe diyorlar çünkü onları eğlendiriyoruz.[/purple][/blue][S: (L) Toplumumuzda seksin bu kadar teşvik edilmesinin ve bu derece yaygınlaştırılmasının sebeplerinden biri de bu mu?
C: Evet, evet, evet[/purple].
Tanrım! Demek ki herşey,hatta seksin teşviki bile bir "komplo". Büyük bir heyecanla"evet evet evet"denilmesi,bunu çağrıştırdı bende. Öyle ki,Dünya üzerinde doğal birşey,seks bile komplo ise eğer,paranoyak olmamam,"korkuya boğulmamam"için bir nedenim olamaz artık!

Ben korkuyorum çünkü herşey "komplo"

Edited by - pandora76 on 10/07/2010 18:46:41
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 10/07/2010 :  18:51:06  Show Profile  Reply with Quote
@pandora76

Benim de bu celseden anlayamadığım şu; cinsellik madem tümüyle yanlış, üst boyut varlıklar neden hayvanları iki cins olarak yaratıyor? Şahsen ben cinselliğin yanlış bir şey olduğunu zerre düşünmüyorum. Ve Kasyopyalıların söylediklerine şöyle cevap veriyorum:

Geçmiş zamanlarda alabildiğine bastırıldı ve bastırıldıkça cinselliğe bağımlılık daha da arttı. Çok çok önemli bir şeymiş gibi üzerinde duruldu. Duruldukça ve geri çekildikçe daha da gizemli hale geldi, çekiciliği de o oranda arttı. KH olsam ben böyle yaparım. Çünkü bastırıldıkça kullanılacak malzemenin ömrü artıyor.

Tatil için bodruma ya da akdenizde herhangi bi tatil köyüne gitmişsinizdir en az bir kere. Mesela anadolu şehrinden gelmişseniz örneğin Ankara;

ilk geldiğinizde bikinili bayanlar oldukça ilginizi çeker. İkinci gün bakarsınız güzel güzel bayanlar var, iletişim kurarsınız, konuşursunuz falan. Sonraki günler bu ilgi gitgide azalır. İlk günki ilginizden eser kalmaz ve çıplak arkadaşlar ilginizi çekmemeye başlar, alışıldığı için artık normal gelir.

Cinsellik deneyimleri de aynı şekildedir. Öncesinde büyülü bir olay gibi gelir. Deneyimledikçe o kadar da matah bir şey olmadığını anlarsınız. Ama deneyimlenmesi gerekir ne olduğunu anlamak için. Bu da bilgiyi getirir ve zamanla ilgi ve istekler de geçer. Sex sadece bir eğlence. İnsan gelişmeye başladıkça da eğlence isteği azalacak.






Edited by - JCA on 10/07/2010 18:58:53
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  19:04:09  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Daha önce farklı renkler kullanmadığım için olsa gerek,son mesajımda renkleri karıştırdım biraz:(

JCA;
Kasyopyalıların cinsellik üzerine söyledikleri sözleri ne aklım ne mantığım almakta. Benim çocuğum olsa ve öğretmeni böyle şeyler öğretse,ben çocuğumu o okuldan alırım ve bunu içtenlikle söylüyorum,bunu yaparım. Herhangi bir insan benim çocuğuma böyle tuhaf şeyler öğretip,onun ileride belki de ruh sağlığının bozulmasına neden olamaz.

Şu sözünün altını çizerim:

Benim de bu celseden anlayamadığım şu; cinsellik madem tümüyle yanlış, üst boyut varlıklar neden hayvanları iki cins olarak yaratıyor?
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 10/07/2010 :  19:11:14  Show Profile  Reply with Quote
Ve ben şunu açıkça itiraf etme gereği duyuyorum.

Bu celseleri okuyunca karmaşa, nefret ve olumsuzluk duygularından kendimi alamıyorum. Ayrıyeten sürekli ve tek düze bir baskı hissediyorum., sonunda da bundan rahatsız oluyorum. Olumsuzu görmek iyi bir şey ama ona takılmak iyi bir şey değil. Değişimin düşmanı budur.

Zaman zaman hatta öyle demeyeyim de çevremde gördüğüm olumsuz olayları kızgınlıkla karşılasam da ben, bu varlıkların görüşleri dolayısıyla insanlardan nefret etmeye ve aşağılamaya gelmedim bu dünyaya. Ben olumsuz şeylerin olumlu şeylere dönüşebileceğine inanarak geldim. Daha da güzel ve yücesi olarak ise kendimi değiştirmeye geldim.

Edited by - JCA on 10/07/2010 19:12:30
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 10/07/2010 :  19:19:09  Show Profile  Reply with Quote
@pandora76

Siz bunları paylaşmasaydınız belki de ben paylaşacaktım. Ama siz benden önce yapma cesareti gösterdiniz. Esasen iyi de yaptınız.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  20:30:40  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
JCA;
Aslında ne demek istediğini anlıyorum sanırım. Şimdi ben ne kadar bir saldırı olmadığını söylersem söyleyeyim,Kasyopya celselerindeki bu çok açık ve net çelişkilere değinmem bile,bir saldırı olarak nitelendirilmesi için yeterli olabilir.

Çünkü Kasyopya celselerinin koruyacağını söylediği bilgi temel olarak bu,gördüğüm kadarıyla. Yani Ra celseleri eleştirilebilir ama Kasyopya eleştirilemez gibi birşey olarak algılıyorum. Şu an bu durum Kasyopya celselerine yürekten inanmış insanlar tarafından bir kh saldırısı olarak nitelendiriliyor olabilir büyük olasılıkla.
İşte düşman! Bize saldırıyor!

Oysaki,benim mantık çerçevesinde ortaya koymaktan ve hatta "bunlar yine de benim yorumlarımdır"demem büyük olasıkla farketmeyecektir. Ben Kasyopyayı eleştirdiğim için muhtemelen ve belki de kesinlikle bir düşmanım.

Bazen çevremdeki insanlarla yaşadığım onca sorunun,sebepsiz yere saldırılmasının nedeninin negatiflerin"pandora ileride celseleri eleştirecek,bu nedenle ona saldırılmalı"gibi birşey,ya da böyle açıkça olmasa bile,bir his mi olduğunu, düşünmedim değil.


S:(L) Peki 6'ncı yoğunlukta bir KH deneyimi var mı? 6'ncı seviye Oryonlar gibi?
C: Bunlar yalnızca bireylerin yansımalarıdır, birleşik varlıklar değil. Bu yansımalar denge için vardır. Bunlar bütün birer varlık değildir, sadece düşünce formlarıdır.

S:(L) 6'ncı seviye varlıkları İncil'de Eyüp'ün hikayesinde Lusifer'in Tanrı'nın önüne gelişi gibi bir araya gelmiş melekleri mi ifade ediyor?
C: Evet.

Belki de öyle ama birşey daha var. En azından Ra'ya göre 6b başkalarına hizmet ve dengelemek maksadıyla böyle birşey yapılmış değil. Negatif anlamda,sadece kişiler değiştiriyor mesajları daha doğrusu öyle algılıyorlar.
Benim algılarım da bu yönde. Ra'nın söylediği gibi olduğunu düşünüyorum,daha önceki mesajlarımda da belirttiğim nedenlerden ötürü.

Belki de Lusifer konusu da,bizim algılarımıza göre böyle. Cennetten düşüş 4bH 'ye geçememek olarak algılanabileceği gibi,farklı şekillerdede düşünülebilir.
Hepsi bir yana...Şu sözlerle Ra'nın sözleri birbiriyle uyumlu gibi görünmüyor:

S:(L) Yani 6'ncı yoğunlukta KH ve BH var ve birbirlerini dengeliyorlar?
C: Dengeye yönelik bir yansıma.
Ra açıkça 6b'nin başında,kh'nin bh'ye katıldığını söylemekte. Hem bh hem de kh yok 6b'de. En azından Laura'ya,Kasyopyalılara daha açık bir dille anlatması için sormasını isterdim,kendisiyle diyaloğum olsa idi.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  22:23:24  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote

11 Ocak 1995 F___ ve Laura, BK ve SK (telefonla)

S:(S) Yvonne çok hoş biri.
C: Kanal aldatılıyor.

S:(S) Kimi kanallıyor?
C: Kertenkelelerin ajanları. Dezenformasyon. Peki o zaman kim dezenformasyon almıyor diye soracaksınız, değil mi? Zihinlerinizi açtığınızda ve yeterince çok bilgi sahibi olduğunuzda bileceksiniz. Şimdi, bu mesaj sana K____, çalışmanın farkındayız, çok büyük etkileri olacak bir zafere yakınsın, ama dikkat et çünkü KH güçleri seni ezmeye çalışıyor ve KH güçlerine karşı savaşlarını yavaşlatmanı tavsiye ediyoruz, böylece onlardan kaynaklanan aşırı ısınmayı önleyebilirsin!!


Yani bu bilgidede dezenformasyon var. "Her "bilgide" dezenformasyon var gibi. Bu sözlere yürekten inanırsam,tüm bilgi kaynaklarında mesela bir de Ra'dada dezenformasyon olduğunu düşünerek okurdum. Yani ille de negatiflik arardım diğer kaynaklarda da. Ve kaynakta negatif bir unsur olmasa da olurdu. Kaynakta daha en başından benim için dezenformasyon var olurdu ve "neye inanırsam o olurdu".

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  23:09:57  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
S: (L) Bu gece kim var?
C: Rollaea.

S: (L) Daha önceden de gelmemiş miydin?
C: Hayır. Ve evet.


Ksyopyalılar hakikatende ilgi çekici konuşuyorlar çünkü bu sözleri okurken "daha önceden hem gelmiş hem de gelmemiş olmanın"ne anlama geldiğini düşünmek durumunda kaldım. Laura'yı tanısa idim,soracağım bir yığın sorudan biri de şu olurdu:Hem gelmek hem gelmemek ne demek?

Bilmece gibi. Önceden gelmiş olup aynı zamanda gelmemiş olması,Kasyopyalı olduğu için; kendisi gelmemiş olsa da diğer gelenlerden dolayı bir nevi kendisinin de gelmiş gibi olması gibi birşey mi demek oluyor?
Ama cidden tebessümle okudum ve eğlendim çünkü gerçekten de bizlerle iyi eğlenmişler gibi geldi.

S: (L) Bu geceki gündemimizde iki veya üç şey var. Öncelikle Suzanne K___ hakkında sormak istiyorum.
C: Neredeniz?

S: (L) Özür dilerim, neredensin?
C: Kasyopya. Eğer sormazsan kim olduğumuzu nasıl bileceksin?


Şimdi sürekli olarak pek çok kaynakta dezenformasyon dan,aldatmalara kadar onca şey söyleyip müthiş bir kuşkuya kapılmama neden olur iken,yanlış anımsamıyorsam "neredensin"sorusuna daima Kasyopya cevabı verilirken, yani farklı bir cevap verilmez iken,"eğer sormazsan kim olduğumuzu nasıl bileceksin"? sorusu biraz garip değil mi?

Tabiki herzamanki gibi Kasyopya! Başka nereden olacak? Hep kasyopya denmiyor mu? Kasyopya olmasa da Kasyopya nasılsa..Sanki her defasında farklı yerlerden sözediliyormuş gibi niye bu neredensin sorusu önemli olsun ki?
Hatta bir de şöyle birşey varmış:

S: (L) Evet mantıklı. Eğer Kertiş olsaydınız ve ben de kim olduğunuzu sorsaydım, beni kandırmak için Kasyopyalı olduğunuzu söylemez miydiniz?
C: Söylemezlerdi.


Bunu hiç anlamadım ama hakikatende neşeli geldi bu sohbet. Değişik bir konuşma çünkü Kertişler Kasyopyalıyız demezlermiş. Kertişler bu kadar aptal mı? Laura ve ekibi inanmakta Kasyopyaya,o zaman dertleri ne kertişlerin? Ne diye Kasyopyalıyız demesinler ki? Biz kertişiz mi derlermiş?
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2010 :  23:51:44  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
C: Söylemezlerdi.

Söylemezdik demek istediler sanırım. Neyse,bu önemli değil lakin nereden biliyorlar kertişlerin "biz Kasyopyalıyız" demeyeceklerini? Tamam, bu da tahmin ve önemsiz sadece; diyerek geçeyim.

S: (L) E___ P___'ye Pleyadesli olduklarını söylemiyorlar mı?
C: Kertişler değil.

S: (L) Peki E___ P___'ye kendini Pleyadesliler olarak tanıtanlar kim?
C: Oryon KH.

S: (L) Eğer siz Oryon KH olsaydınız ve size kim olduğunuzu sorsaydık Kasyopyalılar olduğunuzu söylemez miydiniz?
C: Hayır. Pleyadesliler olduğumuzu söylerdik. Popüler olduğu için aldatıcı.


Ama neden ki? Kasyopyalılar belki Plelilerden de popüler. Ve ayrıca ple'liler "korkunun olumsuzluğundan sözetmekteyken",hem korkudan sözedip hem de pleliyiz demeleri zor olurdu sanırım. Neyse bu da önemsiz bir ayrıntı olsun,her ne kadar anlamamış olsam da bu cevapları.

Ama şu cevaptan hiçbirşey anlayamadım. Ne demektir bu?

S: (L) Tamam, soruma dönüyorum. Geçmiş celselerin birinde sizden yardım isteyen Yahudilere veya Kızılderililere yardım edemediğinizi ama biz çağırdığımızda bize yardım edebileceğini söylüyorsunuz. Fark nedir?
C: Öyle söylemedik, transkripti hemen şimdi gözden geçir!

S: (L) Hatırladığım şey şu ki, ırkımızın Kertişler tarafından yeryüzünden silinip silinmeyeceğini sormuştum ve siz de "Belki." demiştiniz. Sonra... Gidip transkripti getireyim... Tamam, burada şöyle diyor; "...kaçırılmak istemiyoruz. Bunu durduramaz mıyız?" Siz de demişsiniz ki: "Olası değil, sizden daha fazla güçleri var." Sonra ben şunu sormuşum; "Peki o zaman siz bize neden yardım etmiyorsunuz?" Sizde şöyle cevap vermişsiniz: "Sizin ırkınızın ve onların ırkının doğal ilerleyişine müdahale etmek olurdu. Yahudiler onlara yardım etmemiz için bizi çağırdılar fakat bunu yapamazdık. Ve, sizin ülkenizin yerlileri bizden yardım istediler fakat onları sizin ırkınızdan koruyamazdık; bunu da yapmadık. Bu doğal ilerleyiş, anlıyor musunuz?" Sonra ben şunu sormuşum; "Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?" Siz de "Belki." demişsiniz. Pekala, yani bir anlamda sorum özel olarak kaçırılmaları durdurmayla ilgili ve siz de hayır demişsiniz. Bunu durduramayacağınızı, Yahudiler ve Kızılderililere de yardım edemediğinizi çünkü bunun doğal ilerleyişe müdahale olacağını söylemişsiniz. Ama eğer yardımızını istersek bireysel olarak bize yardım edebileceğinizi söylediniz. Fark nedir?
C: Yardımcı olmak için doğal ilerleyişe müdahale edemeyiz. Bilgi korur, bilgisizlik ve ihmal tehlike yaratır. Bilgi kazanmak için kendinize yardım edebilirsiniz ve biz de buna yardım edebiliriz.


Soru çok basit. Kızılderililer ve yahudilere yardım edemez iken,bize yardım edebileceğinizi söylemeniz...Cevap çok ilginç:


C: Yardımcı olmak için doğal ilerleyişe müdahale edemeyiz. Bilgi korur, bilgisizlik ve ihmal tehlike yaratır. Bilgi kazanmak için kendinize yardım edebilirsiniz ve biz de buna yardım edebiliriz.

Yani kızılderililer ve yahudilere yardım edememelerinin nedeni doğal ilerleyişe müdahele etmemek ama Laura ve ekibine ,tehlikelerden korunacakları bilgiyi vermeleri doğal ilerleyişe müdahele etmek anlamına gelmiyor?

E ozaman tıpkı Laura ve ekibine verdikleri bilgiyi,kızılderililere ve yahudilere de bilgi verip,hem doğal ilerleyişe müdahele etmeyip hem de yardım etmiş olsalardı olmazmıydı?

Beni boşverelim;işte Laura ve ekibi de birşey anlamamış ki transkriptleri getirip tekrar okumuşlar. Zaten Kasyopyalılarla temasta olan ekibin kendisi de bu çelişkiden birşey anlamış değil iken,ben niye anlayıp doğru bu kaynak diyeyim?

Ayrıca yahudilere nasıl bir bilgi yardımı yaparlardı onu da merak ediyorum.
Bu insanlar katledildiler ve onlara ,hitlere karşı koruyacak'uzaylılar adamı nasıl parçalarlar'bilgisimi verirlerdi korunmaları için?
İşlerine yararmıydı bu bilgi yahudilerin , Hitlerin zulmünden kaçabilmeleri için?
Laura ve ekibin kaçırılmalarına mani olmak doğal ilerleyişe müdahele ama bilgi vermek müdahele değil?

Artık hiçbirşey anlamıyorum bu noktada. Söyledikleri kadarıyla Laura ve ekibine bilgi vermelerinin nedeni zaten kaçırılma gibi şeylerin önüne geçmek için değil mi? Ben mi yanlış anladım?

Yani eğer bu ise sözkonusu olan,ekibin kaçırılmasına mani olmaya çalışmış olmuyorlarmı aynı zamanda? Ve böylece doğal ilerleyişe müdahele etmiş olmuyorlar mı ,çekincelerinin aksine?
Ve Laura bile kaçırılıyor iken,o zaman tüm bunların anlamı ne?

Edited by - pandora76 on 10/07/2010 23:57:58
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 11/07/2010 :  00:18:44  Show Profile  Reply with Quote
quote:
Kasyopya eleştirilemez gibi birşey olarak algılıyorum.


Bende de o şekil bir intiba bıraktı. Her şeyi biz biliriz havaları. Her şeye bir cevapları var. Şöyle ama böyle de bir çıkarımı olabilir gibi bir ibare yok. Her şey kesin ve net ve de değişmez.

quote:
Ben Kasyopyayı eleştirdiğim için muhtemelen ve belki de kesinlikle bir düşmanım.


C: p_____76 kullanılıyor. Devlet ajanı ve kanalı bozmakla görevli. Kertişler manyetik rezonanslı süper sismik dalgalarını onun üzerinden size aktarıyor.
S: Peki ne yapalım?
C: Sana bağlı?
S:Grubumuzdan uzaklaştıralım mı?
C: Yakın.

Dalgası bile hoş değil. Sinir bozucu. Gerçi pek dalga da geçtiğim yok, eğer sorulursa verilecek cevap aşağı yukarı bu şekilde olacak zaten.











Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  00:24:24  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
S: (V) Yüce İsa! Tamam ama...
C: Biz İsa değiliz.

S: (V) Biliyorum, bu sadece bir nidaydı... (L) Biliyorlar. Sanırım sadece eğlence amaçlıydı. (V) Ha, ha. Tamam. Sanırım... Pekala, evrenin sonsuz bir ilüzyon olduğunu söylüyorsunuz; neden gözlerimizi kapattığımızda, ışıkları kapattığımızda bu ilüzyon sona ermiyor?
C: Bu kadar dar ve katı bir şekilde odaklanmaya bir son ver.


Ama buna gerçekten de gülmüştüm Cevap güzel: Biz İsa değiliz. Oysaki İsa onlarla aynı yerden gelmişlerdi söylemlerine göre ve farklı görünümler ve aynı zamanda Laura ile ekibin gelecekteki halleriydi:

18 Temmuz 1998 Frank, TR, JR, Ark, Laura

S: (L) Pink Floyd' u özümser misiniz ?
C: Bizler Pink Floyd'uz ve yüksek bilinçlerinizin diğer tüm görünümleriyiz.





Edited by - pandora76 on 11/07/2010 00:29:21
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  00:37:56  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Senin gibi Kasyopya celselerini okumuş biri olarak,belki de bir nevi Kertiş ajanı gibi algılandığıma eminim JCA. Bir nevi aklımdan geçeni yazmışsın.

Kasyopya celselerindeki gereğinden fazla alaycı cevaplar karşısında ciddiyetle konuşabilmek çok zor. Çünkü tarzları bu ve ister istemez etkiliyor. Ciddiyetsiz garip/anlaşılmaz birşey üzerinde nereye kadar ciddiyetle konuşulabilir?

Ben de neşeyi severim ve çevremdekiler sık sık gülümseyen hatta kendimle dalga geçebilen halimi sevdiklerini söylerler ve hatta böylece birbirimize takılır,neşeleniriz dostlarla zaman zaman ama Kasyopya celselerinde olan şey ?

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 00:47:17
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  01:07:54  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
22 Ekim 1994 F___ ile doğrudan kanallama.

S: (L) Kertişlerin saldırısına karşı kişinin kendisine koruma oluşturma amacıyla gerçekleştirebileceği herhangi bir ritüel var mı?
C: Ritüeller faydasız.

Yine ritüellerin faydasızlığından sözedilmiş Ra'nın ve reiki sırasındaki ritüelin tam aksine..

"Eller kalkar,reiki başlar..."denir ve namaste,bir ritüeldir çünkü her reiki uygulamasında yapılır. Laura da reiki yapıyorsa eğer,ritüel yapmakta. Hatta reiki uygulacıları,len so may sembolününün"korunma" sembolü olduğunu bilir ve Kasyopyalıların söylediği gibi,"neye inanıyorsan o "formülünden yola çıkınca,ritüellerin veya mesela "len so may" sembolünün "koruduğuna"inanmak bile yeterli değil midir?

Kasyopyalılar neden ritüellere bu kadar karşı diye düşünmedim değil. İster istemez insanın aklına olumsuz şeyler geliyor. Kişinin ritüeller ile korunacağına inanarak korunmasına engel olmak için mi?
Bu kadar baskın bir şekilde,diğer kanal bilgilerinin tam aksine ritüellere karşı iseler,aklıma olumlu bir olasılığın gelmesi mümkün mü?




Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  01:20:17  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Aynı celseden:

S: (L) Bu, kitaplardan öğrenilen bilgileri kapsıyor mu?
C: Kelimenin ifade ettiği kavramın tüm olası anlamlarını kapsıyor. Sadece tek bir terimin, bu tek kelimenin nasıl bu kadar çok mana taşıdığını düşünebiliyor musunuz? Bunun tamamen farkında olmadığınızı algılıyoruz. Aydınlanmanın belirtilerini görebilirsiniz ve aydınlanma bilgiden gelir. Bilgi elde etmek ve bilginizi arttırmak için sürekli olarak çaba gösterirseniz, meydana gelebilecek tüm olası negatif şeylere karşı kendinize bir koruma sağlamış olursunuz. Bunun neden böyle olduğunu biliyor musunuz? Daha fazla bilginiz oldukça, kendinizi nasıl koruyacağınız konusunda daha fazla farkındalığınız olur. Sonunda bu farkındalık o kadar güçlü ve o kadar kapsamlı hale gelir ki, kendinizi korumanız için belirli şeyler veya ritüeller yapmanıza hiç gerek kalmaz. Koruma, bu farkındalıkla birlikte doğal olarak gelir.


Ne korur,ne korumaz,sevgi mi bilgimi diye konuşmuştuk ama şu sözler üzerinde durmak istiyorum:

Sonunda bu farkındalık o kadar güçlü ve o kadar kapsamlı hale gelir ki, kendinizi korumanız için belirli şeyler veya ritüeller yapmanıza hiç gerek kalmaz.ritüeller yapmanıza hiç gerek kalmaz.

Benim için sorun şu: Ritüeller yapmamıza "GEREK KALMAZ".
Nasıl yani? Hani ritüeller gereksiz hatta sınırlayıcı değilmiydi?
Şimdi ise ritüel yapmamıza "gerek kalmayacağı "söylenmekte,bilgimiz arttığı müddetçe?

-Ritüeller gereksiz
-Ritüeller sınırlar
-Ritüellere gerek kalmaz

Ritüellere gerek kalmaz demek,önceden ritüellere "gerek vardı" demek yani öncesinde ritüellere onay verilmesi demek ama ritüeller sınırlandırmıyormuydu hani?

S: (L) Karşımızda kim var?
C: Ritüeller kanalı sınırlandırıyor!
---
C: Ritüel nedeniyle Tom'un enerjisi parçalı. [Laura mola sırasında Tom'a Reiki inisiyasyonu verdi.]


Cevap bunların hangisi? Üstelik Laura Reiki insiyasyonu vermiş? Ki reiki uygulayıcıları,reiki insiyasyonunun muhakkak bir ritüelle yapıldığını çok iyi bilirler. Reiki insiyasyonu öyle durduk yerde kişinin sadece niyetlenmesiyle yapılmaz.



Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  01:28:55  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
S: (L) Yani bilgi kazanmak, kişinin kendi varlığına birşeyler eklemesi anlamına da geliyor...
C: Öyle. Kişinin, varlığına arzu edilebilir herşeyi katması demektir. Ve ayrıca, şu anda olduğu gibi ışığa ulaşma yolunda çaba gösterirken, gerçekten bilin ki ışık bilgidir. Bu, tüm varoluşun çekirdeğindeki bilgidir. Bilgi, tüm varoluşun çekirdeğinde mevcut olması ile, varoluştaki tüm negatiflik biçimlerine karşı koruma sağlar. Işık herşeydir ve herşey bilgidir ve bilgi herşeydir. Siz de bilginizi arttırmada son derece başarılısınız. Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey, tüm ihtiyacınız olan şeyin bilgi edinmek olduğuna inanmanız ve bunu kavramanızdır.


Yani tek ihtiyacımız "bilgi edinmek olduğuna İNANMAMIZ"mış,Ra'nın sözlerinin tam aksine.

Bana tuhaf gelen şey,tek ihtiyacımızın bilgi edinmek olduğuna inanmamız ve daha da ötesi,buna "inanmamız". Sadece bu.

Tüm ihtiyacınız BİLGİ EDİNMEK demiyor,tüm ihtiyacınız BİLGİ EDİNMEK OLDUĞUNA İNANMANIZ diyor.

Zira biz tüm ihtiyacımızın bilgi edinmek olduğuna inanırsak eğer,zaten kaynaktan(Kasyopya)bilgi geleceğine göre,inanmaktan başka bir ihtiyacımızın olmaması doğal.

Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey, tüm ihtiyacınız olan şeyin bilgi edinmek olduğuna inanmanız ve bunu kavramanızdır.

Ra ise,3b'nin ihtiyacının "sevgi"olduğunu söylemekte bildiğimiz gibi.

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 01:54:16
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  01:53:49  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
S: (L) Bilgiyi edindiğim kaynağın aldatıcı bir kaynak olmadığından emin olmak isterim.

C: Eğer imanınız varsa, edinebileceğiniz hiçbir bilgi yanlış olamaz çünkü böyle birşey yoktur. Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır. Tüm varoluşun kökünde olduğu için, bilginin kabul ettiği şey, sizi yanlış veriyi benimsemekten koruyacaktır. Yanlış veri bilgi değildir. Sadece açık bir şekilde bilgi edinmeye çalıştığınızda yanlış veriyi benimseme konusunda korku duymanıza gerek yoktur. Bilgi koruma sağlar -- ihtiyaç duyabileceğiniz tüm korumayı.


İmanınız var eğer...
Oysaki daha sonra şöyle diyor:

31 Mayıs 1995 F___, Laura, SV

S: (L) BH grupları tarafından gerçekleştirilen Bakire Meryem olayları oldu mu hiç?
C: Evet.

S: (L) Olayların sonuçlarına ve aktarılan bilgilere bakarak bunun BH mi yoksa KH mi olduğunu anlayabiliriz, öyle mi?
C: Kısmen.

S: (L) İlgili öğretilerin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu tespit etmede kullanabileceğimiz başka bir ölçüt var mı?
C: Sezgilerle desteklenen akıl; varolan herşey -- derslerdir.





Edited by - pandora76 on 11/07/2010 01:54:40
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 11/07/2010 :  02:00:43  Show Profile  Reply with Quote
@pandora76
Kasyopya celselerinde olan şey başkalarını aşağılayarak neşe bulmak.

Sayın kasyopyalılar 5 ay kafamı bulandırdı. Çok kızgınlığım yok, ama veryansın ediyorum ona yalan diyemem. Nietzsche, Schopenhauer, Sartre okuduğum zamanlar derin bi bunalım yaşadıydım. Hem de 20 yaşındayken. Çarpıklığı anlamam 2 yılımı aldı. Sonra topladım. Bi merak metafizik konularını araştırdım. İlk çıkan karşıma Kasyopya celseleri oldu. Ra ve Pleiades öğretilerini de gördüm ama kasyopya celseleri her zararlı şey gibi daha çekici geldi. Espri var, bilimsel terimler var. Tabii ne kadar bilimsel orası bilinmiyor:)

5 ay kasyopya celselerini takip ettim. Beynim karmaşa doldu, kafam yanlış ve doğru arasındaki çelişkiden ötürü kafa bi milyon bir şekilde bol bol uyuyarak, işe geç giderek ve derbeder bir yaşam sürerek geçti. Nietzsche bey'in yarattığı karmaşanın kat ve kat fazlasını yaşamam da cabası. Nasıl dayanabildim hala inanamıyorum.

Edited by - JCA on 11/07/2010 02:01:49
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  02:06:55  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
-İlk yorumum;iman edersek aldığımız verinin,bilginin doğruluğuna iman etmemizden dolayı bizim doğrularımıza göre doğru olması zorunluluğu.

Yanlız bu durumda ortaya şöyle bir sorun çıkıyor şu cümlelerinden dolayı:
Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır.

Ksyopyalıların söylediği ,"neye inanıyorsak o" sözlerinden yola çıkarsak,bize verilen hiçbir bilginin,doğruluğuna inanmışsak eğer,yanlış olması imkansız.

S: (L) İlgili öğretilerin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu tespit etmede kullanabileceğimiz başka bir ölçüt var mı?
C: Sezgilerle desteklenen akıl; varolan herşey -- derslerdir.


Ama beni şaşırtan şey bu aslında. Önce "iman "dediler fakat şimdi "akıldan da "bahsetmekteler? Hangisi?

Birde daha önceki celselerde geçen,dezenformasyon var:


S:(S) Kimi kanallıyor?
C: Kertenkelelerin ajanları. Dezenformasyon. Peki o zaman kim dezenformasyon almıyor diye soracaksınız, değil mi?


Hemen her bilgide dezenformasyon var ama iman edersek yanlış bilgi almayız ama yinede kandırılabiliriz ama imanın yanısıra ,sezgilerle desteklenen aklı da kullanmalıyız.

Belki birbiriyle tamamen çelişkili bir cümle oldu ama aynı kaynaktan verilen bilgileri toparlayınca ortaya çıkan şey bu. Yani benim düşüncem değil,Kasyopyalılar'ın sözlerinin derlemesi bu.

Peki hangi bilgiye iman edeceğiz?
İyi adamlara yani Kasyopyalılar'a olmalı.

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 02:09:34
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  02:43:59  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Kasyopyalılar benim de aylarımı aldılar. Onlar ister pozitif ister negatif olsunlar,oyalama konusunda işte böylesine başarılılar.

Nietzsche, Sartre...Galiba yürüdüğümüz yol birbirine benziyor..

4 Kasım 1995 Frank, Laura, SV, TR ve JR

S: (L) Mesele şu ki kesinlikle yanlış olan bir bilgi geldiğinde, bu bize zor bir zaman yaşatıyor.
C: Doğruluğu nasıl belirliyorsun?

S: (L) Mesela o örnekte gökte gördüğüm bir şeyin Mars gezegeni olduğunu söylediniz ve Mars gezegeni o noktadan o kadar uzaktaydı ki, bu kesinlikle yanlıştı. Mars o sırada Jüpiter'den 120 derece uzaktaydı. Ama siz 10 derece uzaklıkta olduğunu söylediniz. Jüpiter'e 10 derece mesafede gördüğüm şeyin Mars olduğunu söylediniz. Mars bir günde 110 derece hareket etmediyse, verdiğiniz bilgi yanlıştı. Bunun başka bir açıklaması yok!
C: Yanlış!!!

S: (L) Hayır değil!
C: Evet yanlış!!!

S: (L) Yanlış olan nedir? Marsın 110 derece hareket etmediği mi? Çünkü söylediğiniz aynen buydu. Gördüğüm şeyin Mars olduğunu söylediniz. Celseyi bir kez daha okudum!
C: Geçici bir 4'üncü yoğunluk etkisi altındaydın.

S: (L) Ne kadar güzel! 4'üncü yoğunluk etkisinde olduğumu söylemek, gerçekten olan şeyden farklı olan tüm yanıtları açıklamak için kolay bir yöntem. Söylemek istediğimi anlayabiliyor musunuz?
C: Evet. Ama sen hala yanılgı içindesin.

S: (L) Neden yanılgı içinde olan benim? Siz yanılamaz mısınız?
C: Yanılabiliriz ama bu örnekte değil. Hatırla, o deneyim sırasında kendini tuhaf hissettin. Ve ayrıca, sen bizden bilgi istedin, ve bizim de sana bilgiyi olduğu gibi sunmamız gerekir.

S: (L) O olayda kendimi tuhaf hissettiğimi söylüyorsunuz. Ben böyle birşey söylediğimi hatırlamıyorum. Söylemediğim birşeyi mi söyletmeye çalışıyorsunuz?
C: Senin böyle birşeyi "söylediğini" kim söyledi? Bunu sen söyledin.

S: (L) Tamam, böyle birşey söylediğimi söylemediniz. Sadece kendimi tuhaf hissettiğimi söylediniz. Ama ben böyle birşey hissettiğimi hatırlamıyorum.
C: Peki.

S: (SV) Doğrudan kanallama sırasında kaç kez yanlış bilgi verildi? (L) Diğer bilgilerin de pek çoğu doğrulanamayacak nitelikteydi. (J) Bu celsedeki bilgilerin ne kadarı doğrulanabilir nitelikte? (L) Ben öyle söylüyorum. Bu tür bir... (T) Güney batıyı kapatıp sıkıyönetim ilan ettiklerinde ve herkesi çıkardıklarında bir doğruluğu olduğunu anlarız. (J) Missouri'de üs var mı acaba? Çok eğlenirler! (T) Denver yakınlarında bir üs var mı?
C: Evet.

S: (T) Scallion'un hazırladığı Amerika'nın geleceği haritaları üzerinde düşünelim. "Aydınlanma Şehirleri" onun haritasında da mevcut. Bir tane Denver'da, bir tane Albuquerque yakınlarında, bir tane Tallahassee yakınlarında... (L) Doğrudan kanallama eziyet verici bir şekilde sıkıcı.
C: Doğrudan kanallamayı yalnızca karmaşık konular için önerdik.


Şimdi bu kısım oldukça ilginç bana göre zira tam bir karmaşa var. Ekip bile Kasyopyalılara inanmakta zorluk çekmekte..

C: Doğruluğu nasıl belirliyorsun?

Bunun sorulması bile garip çünkü iman ettiğimiz sürece yanlış bilgi gelmeyecek veya "neye inanıyorsak o" olduğuna göre,birşeyin doğru olduğuna inanıyorsak o şey doğru,yanlış olduğuna inanıyorsak yanlış olmalı değil mi?

S: (L) Tamam, böyle birşey söylediğimi söylemediniz. Sadece kendimi tuhaf hissettiğimi söylediniz. Ama ben böyle birşey hissettiğimi hatırlamıyorum.
C: Peki.


Yani Kasyopyalıların, Laura'nın ne hissettiğine dair söylediği şey ne ise,Laura onu hissetmiş olmalı ama celselerin baş aktörü Laura bile bunu söylerken,benim Kasyopya celselerini eleştirmem,bir ajan olduğum anlamına gelebilir.

S: (SV) Doğrudan kanallama sırasında kaç kez yanlış bilgi verildi? (L) Diğer bilgilerin de pek çoğu doğrulanamayacak nitelikteydi. (J) Bu celsedeki bilgilerin ne kadarı doğrulanabilir nitelikte?

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 02:45:18
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  02:48:38  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Peki Laura gerçekten de ne hisssetti?
"Neye inanıyorsan o"söylemine dayanarak,Kasyopyalılar neye inanıyorsa onu mu hissetti,kendisi ne hissettiğine inanıyorsa onu mu hissetti yoksa ne hissediyorsa onu mu hissetti?

Laura ne hissetti?

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 03:30:14
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  02:59:04  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
S: (L) Neden yanılgı içinde olan benim? Siz yanılamaz mısınız?
C: Yanılabiliriz ama bu örnekte değil. Hatırla, o deneyim sırasında kendini tuhaf hissettin. Ve ayrıca, sen bizden bilgi istedin, ve bizim de sana bilgiyi olduğu gibi sunmamız gerekir.


Yani Kasyopyalılar "yanılabileceklerini"söylemekteler,oysa ki,kendi düzeylerine göre büyük olasılıkla yanılmış olmamalılar.

Ve ayrıca, sen bizden bilgi istedin, ve bizim de sana bilgiyi olduğu gibi sunmamız gerekir

Yanlış cevap çünkü"neye inanıyorsak o"söylemine göre,bilgi "olduğu gibi sunulamaz. Bilgi "neye inanıyorlarsa o" ve bizlere sundukları bilgi de"neye inanıyorlarsa o"türünden bir bilgi ve bizlerde bilgiyi"neye inanıyorsak o"şekliyle aldık.

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 13:43:30
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  03:24:10  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
16 Eylül 1995 F___, Laura, RC

S: (L) Yahweh kimdi?
C: Sahte öğretmen.

S: (RC) Yehova kimdi?
C: Önceki yanıttakinin farklı bir isimlendirmesi.

Şimdi bu bilgiyi,Ra bilgileriyle kıyaslayalım. Yehova kimdi?

9 Eylül 1995 Frank, Laura, SV, Tom, Cherie

S: (L) Tamam. Sıradaki soru: bizim "iyi adamlar" olarak tanımlayabileceğimiz Griler var mı?
C: Bu nereden bakarsan subjektif bir yorum. Yani sonuçta iyi nedir, kötü nedir?


Yani neye inanırsak o konusu yine. İyi olduklarına inanırsak iyi,kötü olduklarına inanırsak kötüler karşımızdakiler.

Yani bir adamın birini öldürmesi iyi olduğuna inanırsak iyi birşey anlamını çıkardım ben buradan.

S: (L) Verilen tanım Kendine Hizmet ve Başkalarına Hizmet şeklinde. Grilerden herhangi BH olan var mı?
C: Bir süre için yeniden bir gözden geçirme yapabilir miyiz?. KH ve BH gruplarından herhangi birine kötü veya iyi demek subjektiftir. Bunlar sadece Kendine Hizmet ve Başkalarına Hizmet demek. Bir şeyin iyi ya da kötü olduğuna karar vermek gözlemciye bağlı birşeydir. Bu da bakış açınıza göre değişir. Amaçlarınıza göre değişir. Pek çok şeye göre değişir. Biri yalnızca Kendine Hizmet'tir. Kendi içine dönüktür. Diğeri ise Başkalarına Hizmet'tir, dışa doğru genişler. Evren olarak ifade ettiğimiz şeyi oluşturan dengenin bir parçasıdır
.

Bu tamam diyelim ama arkasından gelen şu sözler?

S: (L) Grilerin BH olanları var mı?
C: Çok nadir durumlarda Griler BH alanına geçmişlerdir ama kendi doğal ortamlarında, oluşturulma amaçlarına uygun olarak, KH'dirler
.

Şimdi ben kişinin kendine göre aslında kh iken bh olmasını anlayabilirim biryere kadar. Fakat madem "bakış açımıza göre değiiyor"",kasyopyalılar neden Bh'yi tanımlıyorlar?

C: Çok nadir durumlarda Griler BH alanına geçmişlerdir.

Yani burada kesin bir şey var. İyi nedir ,kötü nedir diyen Kasyopyalılar,Grilerin'bh'bölgesine geçtiklerini söylüyorlar yani Grilerin,kh olduğunu söylüyorlar?
İyi nedir,kötü nedir?





Edited by - pandora76 on 11/07/2010 03:35:30
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  13:59:17  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
25 Temmuz 1998 Frank, Ark, Laura


S: (L) Evet...
C: Size ayrıca "Amerikan Yerlilerinin" Avrupalılarla yaşadıkları deneyimin de mikrokozmik bir önizleme olabileceğini söylemiştik. Ayrıca, 3'üncü yoğunluk dünyanın 2'nci yoğunluk dünyaya yaptıkları da ipuçları sunuyor olmalı. Diğer bir deyişle, özel değilsiniz, bakış açınızın öyle olmasına rağmen. Dünya insanlarının 4'üncü yoğunluğa çevrilmesinden sonra da Oryon 4'üncü yoğunluğun ve onların müttefiklerinin sizi "orada" kontrol etmeyi umdukları konusunda da sizi uyarmıştık. Şimdi tüm bunları birleştirince ne görüyorsunuz? Şimdiye kadar en azından şunu anlamış olmanız gerekiyor ki, önemli beden değil, ruhtur. Diğerleri sizi genetik olarak, ruhsal olarak ve psişik olarak beden-merkezli olmaya yöneltti. İlginçtir ki, 4 BH'den 6 BH'ye kadar olanların tüm çabalarına rağmen "bu perde hala kalkmış değil."

S: (L) Şimdi buradaki büyük soru şu: Bu bilgiyle ne YAPMAMIZ gerekiyor?
C: Diğer herşeyde olduğu gibi burada da önemli olan bu bilgiyle ne yapmanız gerektiği değil, bu bilgiye sahip olmanızdır.


Bu büyük soruyu ben de sordum kendime defalarca ve işte yanıt:

C: Diğer herşeyde olduğu gibi burada da önemli olan bu bilgiyle ne yapmanız gerektiği değil, bu bilgiye sahip olmanızdır

Ben Laura'nın yerinde olacaktım,Kasyopyalılar bu şeyin anlamını bana açıklayana kadar sormayı bırakmazdım.

Bu nasıl birşeydir,nasıl bir mantıktır?

Adamı nasıl parçalamalı,nasıl kaçırılır,vs...Bilgilerine sahip olmak tek başına yeterli. Psişik savunma sağlayacak böylece.
Aikido bilgisine sahip olmak ama aikidoyu uygulamamak gibi.

"Herşeyde olduğu gibi".

S: (L) Tüm bunları bilip bununla ilgili birşey yapamamak, inanmadıkları için insanlara bundan bahsedememek, bunun şokuna maruz kalmaktan kesinlikle daha sıkıntı verici bence...
C: Hayır.

S: (L) Diğerlerine bu tür şeyleri anlatabileceğimi söylüyorsunuz yani?
C: Aktarabilirsin ama bunun incelikli bir şekilde yapılmasını öneriyoruz.

S: (L) Ne kadar incelikli olabilir ki? "Merhaba millet, ham-hum, hapır-hupur kelimelerini biliyorsunuz değil mi???"
C: Tamamen o şekilde değil, bunu biliyorsun! Çoğunluk yenmiyor, sadece manipüle ediliyor. Bilgi çok ilginç şekillerde korur. Sizin yoğunluğunuzda matematik, sadece seçilmiş az sayıda insanın öğreneceği şekilde "öğretiliyor." Ve matematik tüm yaratımın dilidir. Örneğin cebir gibi ileri matematik çalışmaları, madde ile antimadde evrenleri arasındaki kapıların kilitlerinin anahtarını sunar. Mevcut olanlar arasında hala öğrenmeye ihtiyaç duyanların cebiri öğrenmesini öneriyoruz.


Buradada Laura iyi bir espri yapmış,besin olduğumuza dair bilgi üzerine
Ama ilginç olan şu ki,Kasyopyalılar "mesela matematik"bilgisinin koruduğunu anlatmış. Bu tamam.
Peki bu celselerde kaç matematik bilgisi var? Kaçırılmalardan matematiğe nekadar sıra geliyor?
Bazı bilgiler var tabi ama yanılmıyorsam bugün bilim insanlarımız da matematikte oldukça ilerlemiş durumdalar ve yine de korunamıyor,besin oluyorlar. Doğal ilerleyiş çünkü bu,Kasyopyalılar öyle söyledi.

Madde ile antimadde evrenleri arasındaki kapıların kilitlerinin anahtarını bulamadılar hala demekki, zira bu anahtarı bulabilirseler korunacaklar anladığım kadarıyla. O zaman Laura ve ekibine koruyacak asıl bilgiyi yani bu anahtarı neden direkt vermiyorlar da uğraştırıyorlar?
"Ara,düşün,çöz vs..."gibi.

Diğer bilgileri arasınlar ama bu anahtarı bir anönce versinler,daha iyi değil mi?
Ama doğru,doğal ilerleyişe müdahele edemezler.
Bu anahtarın olduğunu söylemeleri de müdahele değil mi?

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 14:07:56
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  16:10:48  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şimdi tam anımsamadığım bir yerde birşey vardı. Kasyopyalılar sorulmadığı sürece cevap bile vermiyorlarmış,özgür iradeye aykırı bir durum olabilir diye.

Pekala;

Madem öyle,bu celsede de görüldüğü gibi,neden Laura'nın "sormadığı"bir konuyu açmışlar ve o konuya yöneltmişler?
Burada Kasyopyalılar bir başka bilgiye "yöneltmiş".

S: (L) Peki nedir?
C: Hale-Bopp hop!

S: (T) Doksanların Kohoutek kuyruklu yıldızı gibi! (J) Kozmik OJ Simpson davası! Bizi meşgul etmek için birşey...
C: Konu açılmışken, "ikiz güneş" teorisinden haberiniz var mı?


Laura ikiz güneş teorisini "sormadı" ama onlar anlatmak istediler.
Konu açılmışken anlatmak istemelerinde ne kötülük var dime?
Bence hiç bir yanlışlık yok ama normal koşullarda zira Kasyopyalılar diledikleri soruya cevap verip dilemediklerine cevap vermezler ve buna özgür irade derler. Celsenin devamı:

S: (T) Peki, ikiz güneş teorisi nedir?
C: Güneş'in aslında bir çift yıldız olduğu teorisi.

S: (L) Peki eğer bir çift yıldızsa neden diğerini görmüyoruz? Diğeri nerede ve onu neden görmüyoruz? (T) Bunu duyduğumu hiç hatırlamıyorum, sen? (F) Bana yabancı gelmiyor nedense. (L) Bu doğru mu, yani gerçek mi?
C: Biraz bekleyin...

S: (L) İkiz güneş uzmanlarını çağırıyorlar herhalde... (L) Eminim öyledir! [planşet çok sayıda dönüş yapıyor.]
C: Nerede kalmıştık?

S: (L) İkiz güneş fenomeninden bahsediyorduk...
C: Teorisi.

S: (T) Güneş'in ikili bir yıldızdan bir tanesi olduğu teorisi mi bu?
C: Evet.

S: (L) Bu teori doğru mu?
C: Henüz değil, çok aceleci davranıyorsun.

S: (T) Tamam, konuyu siz açtınız. Bu teoriye göre güneşimizin ikili bir yıldız sisteminin bir parçası olduğunu söylediniz...
C: Evet...

S: (T) ...ve orada başka bir yıldız daha, başka bir güneş daha olduğunu...
C: Evet...

S: (L) Onu görebilir miyiz? (T) Şu anda onu görebiliyor muyuz?
C: Görebiliyor musunuz?

S: (L) Hayır. Sanırım göremiyoruz. Onu göremememizin sebebi bizim güneşimizin öbür tarafında olması mı? Yani onu hiç göremememize neden olan bir yörüngesi mi var?
C: Yörüngeler... evet, eğer o yıldızın orada olduğunu kabul edersek. Bunu doğrulamadık, öyle değil mi?


Evet..Konuyu onlar açtılar .
Ve konuyu açan kendileri olmalarına rağmen verdikleri cevap ilgi çekici:

S: (L) Hayır, doğrulamadınız ama konuyu SİZ açtınız! (T) Başa dönelim. İkiz güneş teorisini söylediniz ve güneşimizin bizim güneş sistemimizdeki iki güneşten biri olduğunu söylediniz...
C: Belki.


Yani ben birine birşeyden bahsedeceğimi belirtiyorum ,özellikle konuya yönlendiriyorum ve cevabım"belki".

İkiz güneş teorisine dair Laura sormadı,onlar sordu. O zaman belki demek ne demek?

Devamı:

S: (L) Kahverengi yıldızın ikiz güneş teorisiyle ilgisi nedir?
C: Tahmin et!


Cevap "tahmin et". Ama gerçekten de bu yuvarlak cevapları okuyunca güldüm. Çok tuhaf geldi bu durum. Yoksa konuyu yeterince bilmiyorlar ama anlatılması gerekiyor da,yanıtı iyice bilmedikleri için mi böyle tuhaf cevaplar veriyorlar ;gibi gibi şeyler geldi aklıma haliyle.

Devamı:

S: (T) Tamam. Bunun hakkında konuşalım. Bir nedenden dolayı özgür iradeyi korumak için bunu kendimiz bulmamız gerekiyor. (L) Bu yıldız gezegenler arasında dolaşacak kadar küçük bir yıldız mı?
C: Hayır, sizi birşeye yöneltiyoruz, eğer sabırlı olursanız.


T'de bu durumu anlayamamış ki,heralde özgür irade meselesi diye düşünüyor.
Ama hayır diyor Kasyopyalılar,"özgür iradeye aykırı"değil.
Devamı:

S: (L) Tamam, yönlendirin... Bunu öğrenmek istiyoruz. (T) Kahverengi yıldızın ne olduğunu anlayıp anlamadığımızı sordular.
C: Anlıyor musunuz?

S: (L) Kahverengi yıldızın önemi nedir?
C: Karanlık yıldız.

S: (L) Karanlık bir yıldız... tamam...
C: Eğer oradaysa.

S: (L) Lütfen şunu söyleyip beni bu ızdıraptan çıkarır mısınız? (T) Bekle, karanlık bir yıldız karanlık çünkü ışık yaymıyor. Ama yine de bir yıldız ve yıldız gibi davranıyor...
C: Evet. Ve eğer eliptik bir yörüngesi varsa... acaba "gidip geliyor" mu?

Şu cevapta ilgimi çekti:

S: (L) Karanlık bir yıldız... tamam...
C: Eğer oradaysa.


Ve sonunda sorgucu sinirleniyor sanırım,beni bu ızdıraptan kurtarın diyerek.

Ben biriyle konuşurken sormadığım birşeye "yöneltecek" beni ve sonrasında böyle anlaşılmaz cevaplar alıcam. Bir üst yoğunluk,bu bilgiyi bilmiyormu ki böyle yuvarlak cevaplar veriyor? Hadi başka zaman olsa,"bekle gör,araştır vs..."gibi sözleri anlarım zira onlar bunu hep yapıyorlar ama burada konuyu kendileri açtılar..

Hiçbirşey anlamadım ama bu açıdan bile Ra ile birarada tutamam. Ra kendi düzeyindeki bilgileri,özgür iradeye aykırı değilse eğer,açıkça verir.

Eğer yuvarlak cevaplar alacaksam bir üst yoğunluktan,biz 3b varlıkları bile daha net olabiliyorlarsa,bir oyun mu bu? Oyun mu oynuyorlar burada yoksa bilgilendirmek mi gayeleri?







Edited by - pandora76 on 11/07/2010 16:12:41
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  16:38:45  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
1 Ağustos 1998 F___, Laura, Ark

S: (L) F___'nin kan grubunun B-negatif olmasıyla ilgili birşey sormak istiyorum. F___ dünyadışı melez bir varlık mı?
C: Açık.

S: (L) Çok yardımcı oldunuz!
C: En iyisi keşfetmeniz


Biraz önce bir konuya yönelttiler ve şimdiki soruya her nedense cevap vermemekteler.

Ben Laura'nın yerinde olsam "neden"derdim ve onlarda muhtemelen"özgür iradeye aykırı olmasın diye" derlerdi.

Edited by - pandora76 on 11/07/2010 17:19:19
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  17:03:19  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
İkiz güneş teorisi üzerine neden böyle "kaçamak"yanıtlar verdiklerini daha sonraki bir celsede şöyle açıklıyorlar:

5 Eylül 1998

S: (A) Tamam, yani bu araştırmamız gerekn kişi. Şimdi şu kahverengi yıldız meselesine gelirsek. Bilgisayarda bir simülasyon yapabilmemiz için, biraz daha fazla bilgi almayı rica ediyoruz. İhtiyacımız olan fazladan bilgi, örneğin; Güneş'in bu ikizinin bundan önce en son ne zaman burada olduğu olabilir.
C: Bu konuda biraz kaçamak yanıtlar verdik, çünkü muhtemelen bu noktada "Ne zaman" lardan çok "Ne" ler konusunda anlayış geliştirmen, sana daha fazla yardım edebilmemizi sağlar.


Kaçamak yanıtı açıklayan,kaçamak bir şey gibi geldi bana. Neden böyle hissettim?

Ama önceki celseyi not etmekte haklıymışım. Kendileri de kaçamak bir yanıt olduğunun farkındalarmış çünkü;ki bir açıklama yapıyorlar.

Peki bu açıklama yeterlimi?
Benim için değil. Bir kere tarih verme konusunda bir sorun yok. Piramidin Ra ile uyuşmayan tarihini verdiler. Sonra nuh tufanının tarihini. Mesela tarih vermelerine dair bir örnek:

C: Hayır. Stonehenge Solar ve Kozmik ışınlardan türetilen bir enerji vektörü. Piramitler atmosferde doğal olarak bulunan elektromanyetik enerjiyi odaklıyor. Stonehenge MÖ 8000'de yapıldı bu arada.

Ve başka bir örnek:

S: (A) Einsten'a gelelim. Einstein'ın Birleşik Alan Teorisi'ni veya olası neticelerini keşfettiğini ve durduğunu, fizikselliğin değişkenliğinin onu korkuttuğunu söylemiştiniz. Makalelerinde bunun izine rastlayamadım. Birleşik Alan Teorisi'yle ilişkili olarak fizikselliğin değişkenliğini keşfettiği yıl hangisiydi?
C: 1936.


Einstein'a dair bu tarihi verdiklerinde de,bizim tarihe odaklanmamız "ne"olduğuna odaklanmamıza dair bir engel oluşturmazmı bu durumda? Yani ikiz güneş teorisi için evet ama diğerleri için hayır mı?

Tam tersine...
Güneş'in bu ikizinin bundan önce en son ne zaman burada olduğunu anlamak çok önemli bir bilgi değil mi?
Bilim insanları bunu bilirseler eğer,böylelikle evrene dair pek çok yeni bilgi elde etmezler mi?
"Demek ki evrende şu tarihte şöyle olduğuna göre,o zamandan itibaren şunlar olabilir" vs....gibi...değil mi?

Bu sözler; hakikatende çok derin ve ben mi anlamıyorum bu yüzden?
Neden Tarih dersi var? Neden ilk insan "ne zaman vardı" diye sorulmakta?
Peki bu soruyu arıyor olmamız bizi engelliyor mu bilgi adına?
O celsede tarihe dair ne vardı ki? Kendileri konuya yönelttiler ve tuhaf cevaplar verdiler.

Tarihe dair birşey şu; o celsede:

S: (L) Hmm...
C: Ve belki de gelip gidiyor?

S: (T) Mesela her 3600 yılda bir mi?
C: Belki.


Ee? Ne oldu anlamadım ben? Laura daha tarihi sormadan önce kaçamak cevaplar başlamadı mı o celsede? Öyleyse bu açıklamanın "açıklaması "ne?



Edited by - pandora76 on 11/07/2010 17:08:06
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/07/2010 :  18:01:22  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
11 Mart 1995 F___, Laura, TR, JR, SV

S:(T) Bize 3'üncü yoğunluk varlıklarının BH olamayacağını söylememiş miydiniz? (L) Hayır. 3'üncü yoğunluk BH varlıklarının olduğunu söylemişlerdi. (T) O zaman meydana gelen şeyden dolayı mı şimdi KH'yiz?
C: Evet.

S:(T) Tamam, demek o zaman BH'ydik. Yani Kertenkeleler kapıyı açtı ve tabii bunu bir mecaz olarak kullanıyoruz. Kertenkeleler kapıyı açtı ve bize bir küp altını gösterdiler ve kapıdan geçip ona ulaşmamızı umuyorlardı ve bizi kontrol altına almak üzere kapının arkasında bekliyorlardı. Doğru yolda mıyım?
C: Ummak yanlış fikir.


3b'de bh yok demişler ama biz 3bh mışız.
Aklıma takılan şu oldu..Hepimiz mi 3bh idik? Yani istisnasız herkes? Çünkü benim Ra bilgilerinde okuduğum kadarıyla 3b 'dekilerin bir kısmı bh,bir kısmı da kh' ye hasat "edilecek".

Biz "kertenkelelerin"kontrolüne mi girdik yani?
Hepimiz?
Oysaki yasak elmayı yiyen adem ile Havva değilmiydi? Belkide genetiksel birşey. Ya da bir nevi sembollerle anlatım? Anlamadım..

Go to Top of Page
Page: of 29 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.5 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits