| Author |
Topic  |
|
kurby
Elmas
    
Turkey
1049 Posts |
Posted - 24/01/2009 : 16:33:36
|
Şunu da ek olarak belitmekte fayda var, düşünüp tartışmadan önce. Bizler de gerçekliklerimizi maddesel planda düşünce ile yaratıyoruz.4B, bizim bir oktav üstümüz.Daha az yoğunlaşmış madde ve daha çok düşünce tezahürü.(4B'de madde yoktur diye okumadığım için, böyle düşünüyorum.)Kaldı ki, sanıyorum Kasyopyalılar, 4B'de de maddenin olduğundan ama bizim yoğunluğumuzdaki gibi olmadığından bahsetmişlerdi. |
Edited by - on |
 |
|
|
damdam
Elmas
    
581 Posts |
Posted - 24/01/2009 : 18:09:19
|
Bu bilgileri aldıktan sonra bazı şeyler kafamda biraz daha netleşti, bunları paylaşmak istiyorum...
- şu anda 3. yoğunluk insanlığı olarak herkez kendi karmik hesabını sonlandırmakla meşgul, ve bu yüzdende dünyada kaos yaşanıyor ve zaman azaldıkça kaos hem kişisel, hem toplumsal, hemde dünyasal(fiziksel dünya) olarak bizleri etkilemeye devam edecektir..
- 4. boyutta sevgi-ışık varlıklarıyla, karanlığın varlıkları arasında düşünsel olarak yada tam algılayamadığımız boylamda bir savaş var, bu geçmiştede vardı, ve karşılıklı zararla berabere sona erdi, ancak hatırladığım kadarıyla galaktik konsey bir ateşkes ardından dualite içersinde bir dünya yaratılmak suretiyle berabere biten savaşın özgür irade ortamında ruhların deneyimi yoluyla mevcut savaş başka bir boyuta taşınmış böylelikle her iki kutbiyetede (pozitif-negatif) eşit fırsat verilmiştir..
- Üçyüzbin yıllık periyotta devam edegelen bir döngünün 2012 yılında sona ermesi tüm kadim bilgilerde söylenmektedir... Bu sürecin bitimine doğru hızla ilerlerken mevcut savaş dünyada enkarne olan tüm ruhların KH yüzdesinin ne kadarının BH yüzdesine dönüştürüldüğü konusuylada ilgili olduğunu sanıyorum...
-Tahminime göre %50 nin üzerinde BH olmayı başarmış her insanın bir üst boyuta geçme hakkı zaten varolmaktadır.. 4. boyut beşinci boyuta geçiş koridoru olarak algılıyorum, ve aslında herbir insanın varlığındaki enerjisinin bir parçasının şu anda o boyutta temsil edildiğini düşünüyorum.(çok boyutluluk) Temsil edilen parçanın % olarak BH ve KH oranına göre şekillendiğini ve 3. boyuttaki dünyada yaşayan herbir insanın şu ara ve 2012 ye kadarki süreçte dönüştürdüğü her bir negatif enerjinin 4. boyuttaki BH% sine katkı yaptığını ve BH% nin sürekli artmakta olduğunu buna karşılık KH% nin azalmakta olduğunu düşünüyorum...
- Yani 3. boyut aksiyonel olarak görüntü veriyor, 4. boyut bu aksiyonelliğin sonuçlarını değerlendiriyor, ve bir şekilde her iki grubun bağlı olduğu üst boyut varlıkları bu savaşın neticesinden elde edilecek maksimum faydayı sağlamaya çalışıyorlar.. Bu durumda %50 nin altında KH olarak yaşayan insanların %50 nin üzerine yükselmemeleri için hertürlü oyun oynanıyor..
- Özgür irade nedir ?... Bence özgür irade ancak korkulardan kurtulduğumuz anda bizim sandığımız şekliyle vardır.. Çünkü bence göremediğimiz şu, Bir insan içinde korku barındırıyorsa KH dır ve 4. boyut kh varlıkları tarafından davet edici frekans olarak görülmektedirler, ve hemen faaliyete geçerek o kişinin üzerinde kuruntu-vesvese ve diğer manipilasyonlarla ipnotik olarak uyutulmakta ve besin kaynağı olarak kullanılmaktadır... Korku diye adlandırdığım enerjiyi büyük parantez olarak düşünülmesini isterim, çünkü içindeki küçük parantezlerde egoya dayalı acı bedenin tüm veçheleri bulunmaktadır... Ve acı bedenin bu veçhelerini bizler ancak KH yüzdeli diğer insanlarla beraberken farkedebiliyoruz, görebiliyoruz...(yansımalarımız)
- Tekamülde geri gidiş yoktur evrensel ilkesine göre bulunduğu % lik oranında BH yönünde giderken bir sapma yaşayan insanların, uyarıldıklarını fakat durumlarını göremedikleri takdirde geçiş yaptırıldıklarını sanıyorum, yeni bir programla tamamlanabilsin diye, ancak süre azaldığı için herkez bu dünyada daha büyük zorlukla bu bilinciyle bir üst boyuta geçecekler, ve geri kalan BH oranındaki eksikliğini veya dönüştürmesini bir üst bouytta deneyimliyecekler, yanlız oradaki deneyimin daha zor olduğunu okumuştum, ve evrimleşme yolunda kimseye ayrıcalık tanınmıyor...
- Birbirimizle olan etkileşimlerimizin negatif yönde olanlarını deneyimlediğimiz her seferinde kendimizi sorgulamalıyız, bunu bir kez özümseyince kimseye kırgınlık ve alınganlık duyulmuyor...
Ve hepimizin yolu açık olsun ve ışık dolsun yüreklerimize... |
Edited by - on |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 24/01/2009 : 18:24:05
|
Söylediklerinizin birçoğuna katıldığımı söylemeliyim. Güzel ifade etmişsiniz.
Şunu düşünüyorum. Aslında bir flash patlaması gibi bir şey olacak: Eski dünyada kalanlar afetleri yaşayacaklar, flash la birlikte yeni dünya(eskisinin kaldığı yerden eksilmiş olarak) bir gerçeklik açılacak, yani bir yolun iki çatala ayrılması gibi bir şey. Tabi sadece "düşüncem" bu.
Korku vurgusu çok önemli insanı "esir" eden başlı başına ve hatta tek başına insanın en büyük düşmanı. Bence Mayalar şimdi bize el sallıyorlar:)) |
Edited by - on |
 |
|
|
damdam
Elmas
    
581 Posts |
Posted - 24/01/2009 : 18:34:32
|
| Flaşh patlaması olarak tarif ettiğini durumla zaten 4. boyutta var olan enerji parçamız bizi 5. boyuta fırlatacak ve orada her iki enerji birleşmiş olacak diye düşünüyorum... |
Edited by - on |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 26/01/2009 : 11:31:11
|
26 OCAK 2009 Halkalı Güneş Tutulması

Yandaki şekilden görüldüğü gibi halkalı Güneş tutulması Hint okyanusunu ve Batı Endonezya’yı kat eden kırmızıyla çizilmiş 280 km genişliğindeki tutulma hattından halkalı olarak izlenebilecek. Bu tutulma, sarı çizgilerle taralı alan içinde kalan Afrika’nın güneyi, Madagaskar, Hindistan, Asya ve Endonezya’nın güney doğusun’dan parçalı tutulma olarak izlenebilecek. Halkalı tutulma Ay’ın gölgesinin Türkiye saati ile 08:06#8242;da Güney Atlantik okyanusuna düşmesiyle başlayacak. Gölge 3 saat 46 dakika süreyle 14500 km yol kat ederek 11:52#8242;de Dünya’yı terk edecek. Tutulmanın hiç bir evresi Türkiye’den izlenemeyecek. Ay’ın gölgesi 09 58#8242;de Hint okyanusu üzerindeyken halkalı tutulmanın 7 dakika 54 saniye ile en uzun sürdüğü an gerçekleşecek. Türkiye’den izlenemeyecek olan bu tutulmanın halkalı evresi sırasında tutulma yandaki animasyonda gördüğünüz gibi gerçekleşecek.
Bu animasyonda Ay’ın yarıgölgesinin ve tam gölgesinin Dünya üzerindeki hareketi görülüyor. Açık renkli yarı gölgenin düştüğü her yerde parçalı tutulma gerçekleşiyor. Kırmızıyla gösterilen küçük gölge tam gölgeyi temsil ediyor geçtiği yerlerde halkalı güneş tutulması izleniyor.
*****************
Ay tutulmasi, yeni baslangiçlara, bitislere, kesiflere ve büyük degisikliklere neden olur. Ayrica” iliskiler” üzerinde mutlaka bir etkisi vardir. Yasanacak degisikliklerin niteligi bizim onlari ne sekilde yorumlayacagimiza baglidir ve etkileri çok uzun sürer. Ay tutulmalarinda duygularin siddet artar ve bu, üzüntü, yolunu kaybetme gibi durumlara yol açar. Davranislar genellikle beklenen sonuçlari dogurmasa da, beraberinde farkindalik ve aydinlanma getirir. Bir tutulmanin etkisinin en güçlü oldugu dönem, gerçeklesmeden önceki iki gün ve gerçeklestikten sonraki üç gündür.
Ay tutulmalarinda: bütünlük, kendini disa vurma, iletisim kurma, kendini baskalarina sunma, gizli kalmis seyleri açiga çikarma, kararlar verme, harekete geçme, meydan okuma, çaba gösterme, degisiklik yapma, yeni bir bakis açisi kazanma, baskalariyla ortaklik kurma, daha büyük riskler alma, daha hizli adimlar atma, yerinde duramama, isleri yetistirmeye çalisma, duygularin siddetlenmesi, heyecan ve panige kapilma gibi hisler yasariz.
|
Edited by - on |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 26/01/2009 : 11:41:01
|
26 OCAK GÜNEŞ TUTULMASI VE TÜRKİYE
26 ocak saat 9.55’ de Kova burcunda Güneş tutulması meydana geliyor. Bu tutulma Türkiye’nin 8.evine düşüyor. Ülkeler astrolojisine göre sabit burçlarda meydana gelen tutulmaların etkileri uzun sürüyor ve daha sert oluyor. Öyleyse bu tutulmanın etkilerinin ortaya çıkışı da aşağı yukarı bir yıllık bir zaman dilimine yayılabilir. Yine mundane astrolojiye göre Kova’ın ilk derecelerinde meydana gelen bu tutulma ülke genelinde üzüntü ve gözyaşına sebep olabilir.


|
Edited by - Tiversonus on 26/01/2009 11:56:32 |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 26/01/2009 : 18:00:41
|
26 Ocak 2009 İngiliz pilotlar 'uzaylılara' ateş açmış
İngiliz Savunma Bakanlığı'na bağlı ‘UFO masasında' 3 yıl görev yapan Nick Pop, Kraliyet Hava Kuvvetleri pilotlarının UFO'lara ateş açtığını fakat düşüremediklerini açıkladı.
Sun gazetesine konuşan Nick Pop, Krallığa bağlı Hava Kuvvetleri pilotlarının (RAF) değişik zamanlarda defalarca UFO'lara ateş açtığını ancak bugüne kadar yere indirmeyi başaramadıklarını iddia etti.
Konuyu ilk defa basına yansıtan Savunma Bakanlığı'ndan emekli Pop, bunun sık yapılan düzenli tatbikat olmadığını, hava sahasında tehdit oluşturan bir cismin varlığının tespitinde RAF pilotları tarafından otomatik olarak cisimlerin hedef alındığını belirtti.
RAF jetlerinin son yıllarda defalarca UFO'ların varlığına şahit olduğunu söyleyen Savunma Bakanlığı yetkilisi, pilotların hazırladığı raporların gizli tutulduğunu, bakanlık içinde UFO'ları vurmak için geliştirilmiş silahlar üretildiğini belirtti.
Pop, toplumda hala zaman zaman alay konusu olmasına rağmen milletvkillerinden, Savunma Bakanlığı yetkilerine kadar birçok kişinin UFO'ların varlığına inandığını anlatırken “Birgün inanıyorum ki pilotlarımız bir tanesini vurmayı başaracak. Yeni geliştirilmiş silahlarla bunu başaracağız” diye konuştu.
****************************
YORUM: Türkler taş atıyor, İngilizler ateş açıyor, nedir bu uzaylıların bizden çektiği. Hem siz hiç uzay filmi seyretmiyormusunuz, seyretseydiniz koruma kalkanı denilen birşeyden haberdar olurdunuz!!! :)))) |
Edited by - on |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 26/01/2009 : 22:51:36
|
Sevgili endubasi,
Ra Bilgileri' ni temel kabul eden birisi olarak, Pleyades Öğretileri ndeki bilgileri nasıl bulduğunuzu sorabilir miyim? |
Edited by - on |
 |
|
|
gregorsamsa
Kehribar
  
Turkey
70 Posts |
Posted - 26/01/2009 : 23:44:53
|
Sevgili Tiversonus ,
Sorunuza ben kendi adıma yanıt vereyim. Yok yanıt değil, karşılığı olmayabilir çünkü, daha çok yorum diyelim. Açıkçası bu üçünü herhangi ayrı birer yere koymayan biri olarak bu kıyaslamayı gereksiz değil ama mizahi buluyorum. Bu sözüm size değil, aslında hiç kimseye değil (ama özellikle size değil çünkü bu 3 bilgi kaynağını da nasıl ayrım yapmaksızın harmanladığınızı biliyorum) çünkü bilgi ve inanç şüpheleri, sorgulamaları duymamız kadar doğal bir şey yok, ve bunu öyle veya böyle hepimiz yaşıyoruz, bunu biliyorum. Askerdeyken bir kavram vardı toprakçılık diye, belirli bir şehir ya da bölgeden gelmiş olanlar oranın kültürünü, oradan gelmiş diğerlerini ön plana çıkarmaya çalışırdı. Kasyopyacılık, Pleyadescilik, Racılık vs gibi. Sanırım bölmenin ayrı bir türü. Her birinin doğru, yanlış ya da sapmalar içerebilceği bir gerçek, sizin de söylediğiniz gibi iş kişinin kendi özgür iradesinde ve tekamülsel süzebilme yeteneğinde bitiyor. Ben kendi adıma bir çok yanlış bilgiyi absorbe ettiğim zamanlar olduğunu da biliyorum ama öyle bir an geliyor ki bu da gerekli bir deneyim. Örneğin büyük oranda saptırılmış bir medyayı mecburen başka alternatifiniz olmadığı için izleyip, doğruları bunun 180 derecelik - veya duruma göre belirli başka bir açıyla- aksi yansımasını alıp doğruları bulma kıvraklığına erişebiliyorsunuz. Doğrunun tezahürleri çok farklı şekillerde. Ve ciddi anlamda hem "içimizde" hem "dışımızda" çok fazla araştırmak gerekiyor. Aksi durumda a>b demek bence kolaycılık ama tabii ki bu da özgür iradeye dayalı bir seçim : )
|
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 03:39:00
|
| sevgili bozadi.kasspya bilgilerinde verilen 300000 yılında belirli bir mantığa oturmadığını belirtiym.halbuki ra bilgisinde verilen 3 kere 25000-26000 yılın cesitli döngülere uyar.maya bilgisindede 26000 yıllıkdonemlerden bahseder.3. boyut deneyimi baslar ve foton frekansı 1.aşamayla baslar ve 7.asamaya kadar devam eder.donem 25000 yıldır ve her frekansı 3500 yıl surer.ilk donemde beden 1000 yıl yasar ve 35-40 enkarnasyona tekabul eder.donem bıtınca frekans 3.boyutun 7.asamasına gelir ve ıkıncı devre ıcın bır gecıs olur.frekans yeniden 3.boyutun 1.asamasına ıner.ıkıncı buyuk donem bıtınce son donem baslar.biz son donemdeyız ve 3.boyutun 7.asamasının sonundayız.bu 3.devrede bıtıncekı artık frekans ınmeyecek 4.boyutun 1.asamasına cıkar.zaten teorıye gore 2012 yılıgecıs zamanıdır.bu sefer frekans inmeyecek cıkacak.pek cok dunyadısı temastada verılen bu 25000 yıllık dongu kassopyada yok ve hıc bır mantıga dayanmayan 300000 yıl gıbı asırı uzun bı zaman var.100 de 100 yanlıs dıyorum.300000 yılı 1000 seneye bol kı 3000 enkarnasyon ederkı 3.boyut varlıgının tekamulu ıcın 3000 yasam gereksızdır.bole bılgıler konudan fazla anlamayan ama metafızıke merakı olan ınsanların kafasını karıstırmaktan baska bı ıse yaramaz.saygılar. |
Edited by - on |
 |
|
|
Qaan
Yönetici
    
1248 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 03:53:10
|
Sevgili Endsubasi,
Yazdıklarınızı okumak pek mümkün değil. Kendi adıma ilk üç dört satırdan sonra, yazdıklarınızı okuyamadığım için, okumayı bıraktım. Sorunu çözebilmek için, bilgisayar başında size destek verebilecek bir yakınınız var mıdır acaba? Ve sorun çözülene kadar Iğdır'ın ı harfini hiç kullanmadan, onun yerine İzmir'in i harflerini tuşlayarak yazmanız mümkün olur mu? Diğer Türkçe harfler yerine de karşılık gelenleri kullanmanız gerekiyor tabii ki. Ama en güzeli, sorunun çözülmesi ve tüm harflerin yerli yerinde kullanılması olurdu.
Sevgiler
|
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 04:00:27
|
| sevgili tiversonuz.gerçektende dünyada medyumlara verilen dünyadışı bilgiler içinde en gerçeklere yakın olan bilgi ra bilgileridir ve bu teması temel kabul ettiğim doğrudur.çünkü orda anlatılan şeylerin çoğunu rüyalarımdada gördüm ve orada anlatılan pek çok şeyi kendimde yaşadım.pleyades öğretilerini inceleyemedim ama okursam fikrimi sölerim.fakat ra bilgilerinde bazı eksikler varsa o don elkinsin hatasıdır.5.kitapta vardır ve carla r rueckerin sitesinden indirilir pdf dosyasıdır.adobe readerle açar.sölemek istediğim şey kassopya bilgilerinde çok büyük eksikler olduğu ve çok yanlış bilgilerin verildiğidir.benim fikrime göre kassopya celseleri tamamen negatif bir temastır ve amaçta metafizik araştırıcılarının aklını karıştırmak kafa bulandırmaktır.orda verilen yeraltı üsleri olayı yeni bi bilgi değildir ve her temasta verilir.google dulce underground base yazın 100 lerce site çıkar.thomas castello adlı güvenlikçi anlatmiştır zaten phil collins dulcede 2 uzaylıyı vurmuş alienlerde 70 amerikalıyı öldürmüştür.bu dulce base ve underground baseler hakkında 100 lerce kitap yazılmıştır.ben hatta rüyamdada gördüm bir yeraltı üssünü 4 tane reptilian bana saldırdı o anda yukardan camdan bir duvar uzaylılarla arama indi ve konfederasyon beni koruduğunu söyledi.ben rüyamda 8 çeşit uzaylıyı gördüm .reptilianları gördüm defalarca.bir rüyamda uzaylıların ana gemisine bile çıktım.sonuçta yaşadığım doğaüstü olaylarda ra bilgileri ile çelişen hiçbirşey yok. |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 04:06:34
|
| qaan.heralde i i i harfini yazmak lazim. y y .305 yazili hata veriyo.tartışmayi facebooktaki grüba taşirseniz facebookün düvarinda daha iyi tartisiriz.bende yazdigimi okuyamıyom. |
Edited by - on |
 |
|
|
bozadi
Elmas
    
307 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 14:18:31
|
quote: Originally posted by endsubasi
teşekkürler bozadi.sayende kassopya celselerinden çok fazla bilgi edindik. ama her uzaylı temasında mutlaka bazı negatif ve tam doğru olmayan bilgilerde temasın içeriğine karışır.
bozadi.kassopya bilgileri ile bizi aydınlattığın için teşekkür ederim.
sevgili bozadi.kasspya bilgilerinde verilen 300.000 yılında belirli bir mantığa oturmadığını belirtiym.halbuki ra bilgisinde verilen 3 kere 25000-26000 yılın cesitli döngülere uyar.maya bilgisindede 26000 yıllıkdonemlerden bahseder.3. boyut deneyimi baslar ve foton frekansı 1.aşamayla baslar ve 7.asamaya kadar devam eder.donem 25000 yıldır ve her frekansı 3500 yıl surer.ilk donemde beden 1000 yıl yasar ve 35-40 enkarnasyona tekabul eder.donem bıtınca frekans 3.boyutun 7.asamasına gelir ve ıkıncı devre ıcın bır gecıs olur.frekans yeniden 3.boyutun 1.asamasına ıner.ıkıncı buyuk donem bıtınce son donem baslar.biz son donemdeyız ve 3.boyutun 7.asamasının sonundayız.bu 3.devrede bıtıncekı artık frekans ınmeyecek 4.boyutun 1.asamasına cıkar.zaten teorıye gore 2012 yılıgecıs zamanıdır.bu sefer frekans inmeyecek cıkacak.pek cok dunyadısı temastada verılen bu 25000 yıllık dongu kassopyada yok ve hıc bır mantıga dayanmayan 300000 yıl gıbı asırı uzun bı zaman var.100 de 100 yanlıs dıyorum. 300.000 yılı 1000 seneye bol kı 3000 enkarnasyon ederkı 3.boyut varlıgının tekamulu ıcın 3000 yasam gereksızdır. bole bılgıler konudan fazla anlamayan ama metafızıke merakı olan ınsanların kafasını karıstırmaktan baska bı ıse yaramaz. saygılar.<br>
sevgili bozadi.elbetteki kassopya bilgilerinin öğrenme ve bilincimize kattığı bilgileri küçümseyemeyiz.kassopya bil-pleyades ve ra bilgilerinin bir 3 lü olduğuda doğru fakat şunu öneriyorum.her bilgiyi mantık süzgecinden geçirmemiz gerekir.mesela evrende 7 tekamül boyutu olduğu zaten kesin fakat tanrıya ne demeli.tekamül eden varlıkların üstünde olması lazım.kassopya da bundan bahsetmiyor.oysa ra bilgilerinde 8.boyut olayı var ve 9 lar konseyini anlatıyor.100 lerce farklı medyumik temasta dokuzlar konseyi vardır.hatta kuranı kerimdede 9 kişilik bir meclisten bahseder ve yüce meclis der.hatta islamda şöle bişey var.hz.muhammed 9 kişilik bir yüce meclisi görür ve hepsini melek zanneder.oysa onların içinden biri(9 kişilik meclisin) allahu-taalaydı der.bütün temaslarda olan ve kuranda olan bu dokuzlar konseyi kassopya celselerinde yok.bo konu çok önemlidir.oysa ra bilgilerinde var.kassopya experimente bilgilerinde tanrıdanda pek bahsetmiyor.tanrıyı doğru dürüst açıklamıyo.tanrıyı 7.boyut varlığı gibi gösteriyorki 4.boyuttan 7.boyuta kadar olan bütün varlıklar birlikte-yaradandırlar bir boş gezegeni bitki hayvan 3.boyut varlığı yönünden tohumlandırabilirler ama yeni bir evren yada yıldız yada gezegen-kara delik gibi önemli şeyleri yapacak güçleri yoktur.bu güç ve yetki tanrıya aittir.kalbini kırmak istemem tabiki ama kassopya celselerinde ana önemli konular ve bilgiler eksik.ra bilgileri hakkında kassopyalıların verdiği 100 de 60 gibi bir doğruluk oranı tespitide tamamen saçmalıktır.ra bilgilerindeki ra varlığı sorulan sorulara cevap vermiş ve kendi yeni konu açmamış yönlendirme yapmamıştır.sorgucu kişi don elkinstir ve eğer ra bilgilerinde ufak eksikler varsa bu don elkinsin sorguculuğundaki bir hatadır.yeraltı üslerinden bahsedilmiştir ra bilgilerinde.kaldıki googlede kassopya experiment yada laura knight-jadczyk diye arattığınızda bazı siteler çıkar ve bu sitelerde temasın dünyadışı bir kaynaktan olduğu contaktçı varlıkların ise reptilianlar(negatif varlıklar) olduğu yazar.halbuki ra bilgileri diye aratsanız ra nın negatif bir varlık olduğunu iddia eden bir websitesine raslamazsınız.reptilianların kan ve plazma yediği-kurbanlarını ise yavaş ve acılı öldürdükleri-deri üstüne kan döküp öyle beslendikleri gibi şeyler mantığıma uymadı.bizim etimize güvenipmi bunca teknoloji geliştirdiler.madem biyolojik robotlar yapabiliyolar onlarda et onları yesinler.kassopyadaki medyum laura knight-jadczyk facebooka üye ama ne mesajlarımıza cevap veriyo ne arkadaşlık önerisini kabul ediyo.saygılar.
sevgili endsubasi, kasyopya bilgilerine yaklaşımınızın çeşitli çelişkiler ve komplikasyonlar içerdiğini söylemem gerek. görünüşe göre temel olarak bazı 4kh varlıklarının insan bedeni de "tükettiklerine" dair bilgi, sizi biraz fazla sarsmış ve fazlasıyla subjektif yorumlarda bulunmanıza yol açıyor. böyle bir bilgi verilmemiş olsa, geri kalan bilgilere çok daha farklı yaklaşacakmışsınız gibi seziyorum. ve bu temelde eleştiriye maruz kalmamak için, kasyopya bilgileriyle ilgili diğer basit birkaç teknik hususla ilgili şüphelerinizi de, bu asıl "şikayetinize" bir örtü olsun diye ileri sürdüğünüzü düşünüyorum. yanılıyor da olabilirim tabii.
sizinle benzer duygu ve düşünceler içinde pek çok insan olabileceği için, ileri sürdüğünüz şeyler hakkında yanıt verme fırsatı bulduğuma seviniyorum ve bu şekilde sizlerle daha güvenli, istikrarlı ve dengeli bir iletişim platformu bulmak ümidindeyim. bunun kendi güvensizliklerim, istikrarsızlıklarım ve dengesizliklerimi azaltmada da olumlu etkisi olmasını diliyorum.
öncelikle, "kasyopya" kelimesinin başka kaç alternatif/muhalif harf kombinasyonu ile ifade edilebileceğini bazen kızgınlık, bazen de eğlence ile izliyorum.
kasyopya bilgilerinde 300.000 yıllık bir büyük döngüden bahsedilmiştir, ki bu pleiades bilgileri'nde de geçmektedir. ama bu bilgi, yaklaşık 25.000 yıllık daha alt döngüler olmadığı anlamına gelmiyor. zaten adı üzerinde "büyük döngü". yani daha alt küçük döngüler olduğunu da ima eden bir terim. ra bilgileri'nde 25.000 yıllık üç döngüden daha büyük bir döngünün mevcut olmadığına dair bir bilgi geçti mi? geçebilir mi!!!! tüm döngülerin daha büyükleri de var, daha küçükleri de! o yüzden 300.000 yıllık döngüyü sizin bir yere oturtamamanız, o bilginin oturduğu yerde durmasına engel değil sevgili endsubasi. ayrıca daha önce 25.000 yıllık döngü ile 300.000 yıllık döngünün gezegenimizin "presesyonu" (yalpalama) ile nasıl ilişkili olduğunu açıklamıştım. dünya güneş etrafında dönerken, bir topacın yavaşlamaya başlarken yaptığı gibi yalpalama hareketi yapar sürekli olarak ve bir yalpalama yaklaşık 25.000 yıl sürer. 12 adet yalpalama ise 300.000 yıl sürer. işte kasyopyalılar, dünyanın 12 presesyonunun bir büyük döngüyü ifade ettiğine dair bir bilgi veriyor ve siz sırf ra böyle birşeyden bahsetmedi diye, "böyle bilgilerin bu konudan fazla anlamayan ama metafızıke merakı olan ınsanların kafasını karıstırmaktan baska bı ıse yaramayacağı" gibi aşırı derecede karalayıcı bir beyanda bulunabiliyorsunuz!! yeterli bilgiye, sabra ve kavrama çabasına dayanmayan bu eleştiri tarzı, bütün eleştirilerinizin değerine gölge düşürüyor.
quote: kassopya experimente bilgilerinde tanrıdanda pek bahsetmiyor. tanrıyı doğru dürüst açıklamıyo. tanrıyı 7.boyut varlığı gibi gösteriyorki 4.boyuttan 7.boyuta kadar olan bütün varlıklar birlikte-yaradandırlar" "kalbini kırmak istemem tabiki ama kassopya celselerinde ana önemli konular ve bilgiler eksik
bu eleştiri de muhtemelen ciddi önyargılarınız nedeniyle, kasyopya celselerinde okuduğunuz (eğer okuduysanız) pek çok bilgiyi görmezden gelme veya kavrayamama durumunda olduğunuzu gösteriyor. bir kere kasyopyalılar, kendileriyle bağlantı kuran gruba, ra'yı ve pleiades bilgilerini ve diğer çeşitli bilgi kaynaklarını okumalarını, temasın niteliğinden ve koşullarından dolayı bu bilgileri tekrarlamayacaklarını, bunları zaten bilmeleri gerektiğini, verdikleri bilgilerin daha önce verilmiş bilgilerin üzerine kat atan cinsten olduğunu çeşitli şekillerde beyan ediyor. ama çeşitli kasyopya okuyucuları, bunu kabul etmekte olağanüstü zorlanıyor ve kasyopya celselerini ille de ra bilgileri veya pleiades bilgileri formatında görmeye, aynı şeyleri bulmaya çalışmakta, istediklerini bulamayınca da sızlanmaktadır!!!!
23 Ekim 1994 tarihli celseden: S: (L) Elkins, Rueckert ve McCarty tarafından yazılan Ra Bilgileri hakkında bilgi almak istiyoruz. Ra Bilgileri nereden geliyor? C: Bizden. [6. yoğunluk kastediliyor]
S: (L) Ra Bilgileri'nin temiz bir kanaldan geldiğini mi söylüyorsunuz? C: Evet.
16 Ekim 1994 tarihli celseden: C: [...] "Bringers of the Dawn" (Pleiades Öğretileri) kitabını okuyun.
16 Temmuz 1994 tarihli celseden: S: (L) Koruma için yapabileceğimiz başka herhangi birşey var mı? C: Öğrenin, meditasyon yapın, okuyun.
dinlerin kutsal (!) kitapları dahil olmak üzere bu dünyada insanlara dayatılan kaynakların çoğunluğunun dezenformatif olduğunu söyleyen kasyopyalıların 6. yoğunluk kaynaklı olduğunu ve okunmasını özellikle tavsiye ettiği bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda kaynaktan biri ra bilgileri, biri de pleiades bilgileridir. bu kaynaklarda da sapmalar (çok doğal bir şekilde!!) olmakla birlikte, pek çok önemli, gerekli, doğru, "temel" bilgi içerdiği vurgulanıyor. ama o bilgilerin asla tek başına yeterli olmayacağı, tüm değerli bilgi kaynaklarının bir yapbozun parçaları gibi birleştirilmesi gerektiğini söylüyor.
quote: kasyopyalılar tanrıyı bir 7. boyut varlığı gibi gösteriyor!!!!!
eğer kasyopya bilgilerini gerçekten okusaydınız, kasyopyalıların tanrıyı kesinlikle bir 7. yoğunluk varlığı olarak göstermediğini, hatta üzerine basa basa tanrının bütün yoğunluk derecelerini kapsadığını haykırdığını hatırlardınız. lütfen endsubasi ve diğer takipçiler... kasyopya celselerini "okumadan" eleştirmeyin!!!! eğer sabırla ve dikkatle okuma isteğinde değilseniz de, eleştirilerinizde biraz daha dikkatli ve mütevazı olmaya çalışın!!!
10 Ocak 1995 tarihli celseden: S:(L) Bu evrenlerin tümünün, ışık hızının %90'ı oranında genişlediğini söylüyor. Mutlak merkezi güneşin, bizim tanrı dediğimiz şey olduğunu söylüyor. C: Bu konuları ele almıştık ve "Tanrı" "herşey"dir, merkezi bir güneş değil.
3 Şubat 1996 tarihli celseden: S: (L) Tanrı'nın bizi hayal edip yaratmasını mı kastediyorsunuz? C: Hatırla, "Tanrı" yaratılışta varolan herşeydir, yani tüm bilinçtir. Çünkü varolan herşey bilinçtir ve bilinç varolan herşeydir.
31 Mayıs 1997 tarihli celseden: S: (L) [...] Tanrı ve 7'nci yoğunluk aynı şey ve... C: Hayır. 7'nci yoğunluk "Bir ile birleşme."
S: (L) Bir ile birleşmeyle Tanrı arasındaki fark nedir? C: Tanrı yalnızca 7'nci yoğunlukta birleşik.
quote: oysa ra bilgilerinde 8.boyut olayı var ve 9 lar konseyini anlatıyor.100 lerce farklı medyumik temasta dokuzlar konseyi vardır.hatta kuranı kerimdede 9 kişilik bir meclisten bahseder ve yüce meclis der.hatta islamda şöle bişey var.hz.muhammed 9 kişilik bir yüce meclisi görür ve hepsini melek zanneder.oysa onların içinden biri(9 kişilik meclisin) allahu-taalaydı der.bütün temaslarda olan ve kuranda olan bu dokuzlar konseyi kassopya celselerinde yok.bo konu çok önemlidir.oysa ra bilgilerinde var
7 Ekim 1995 tarihli celseden: S: (L) "Dokuzlar Konseyi" olarak belirtilen "Turuncu" dünyadışılar kim? C: Turuncu, saç rengine bir referans.
12 Nisan 1997 tarihli celseden: S: (L) Bir sonraki soru: çeşitli kitaplarda okuduğum "Dokuzlar Konseyi"nin ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Eski bir dokuzlar konseyi var, Phyllis Schlemmer'ın bahsettiği bir dokuzlar konseyi var ve bunun Kuzey Dakota veya buna benzer bir yerde bulunan bir grup dünyadışı varlık olduğu iddia ediliyor. Dokuzlar konseyi hakkında bize söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı? C: Kısmen aldatma.
S: (L) Aldatma eski tanımlarda mı, yoksa modern olanlarda mı? C: Eski referansları al ve mevcut olaylara dayalı olarak modern tanımları yorumla.
Ra Bilgileri 7. Celseden: RA: Dokuzlar Konseyi, yarı-çarpıtılmamış bir biçimde Mark ve Henry isimli iki varlık tarafından ele alınmıştır.
23 Temmuz 1994 tarihli celseden: C: Savaşları ve toplumsal uykuyu sona erdirmek için hızla yükseltildi; Zindar konseyi.
S: (L) Zindar Konseyi nedir? C: İki döngü değiştiriciler misyonu.
22 Ekim 1994 tarihli celseden: S: (L) Zendar Konseyi nedir? C: Zendar Konseyi altıncı yoğunluk seviyesinde bulunan, hem fiziksel hem de eterik boyutları kapsayan ve alt yoğunluk derecelerinde çeşitli medeniyet bölümlerindeki önemli gelişimsel noktaları gözlemleyen bir konseydir.
[zindar, satürn gezegenine verilen isimlerden biridir ve zindar/zendar konseyi, ra'nın "satürn konseyi" dediği şeydir. ra bu konseyin dokuz üyesi olduğunu söylüyor. yani göründüğü kadarıyla dokuzlar konseyi ile satürn konseyi aynı şey.]
ayrıca kasyopya celselerinde dokuzlar konseyi diye birşey geçmemiş olsaydı ne olacaktı??!!! verilen diğer tüm bilgiler, fikirler, ipuçları, yaklaşımlar da anlamını yitirecek miydi???? ra'da değinilmediği halde insanlığı ilgilendiren pek çok önemli şey vardır. sonuçta bir'in yasasının aktarılması amacından sapmadan, ayrıntılarda büyük ölçüde katılımcılarının sorgularına dayalı olan birkaç kitaptan ibarettir ve insanlığı ilgilendiren tüm önemli şeyleri içermesini beklemek absürttür!!! peki bu durum ra bilgileri'nden de puan kırmamıza mı neden olmalı??!!!!
quote: kaldıki googlede kassopya experiment yada laura knight-jadczyk diye arattığınızda bazı siteler çıkar ve bu sitelerde temasın dünyadışı bir kaynaktan olduğu contaktçı varlıkların ise reptilianlar (negatif varlıklar) olduğu yazar.halbuki ra bilgileri diye aratsanız ra nın negatif bir varlık olduğunu iddia eden bir websitesine raslamazsınız
vay be!!! bu siteler kasyopya temasının reptilianlardan olduğunu nasıl tespit etmiş acaba? sizin tespit ettiğiniz gibi mi? kasyopya celselerini "okuyarak" mı????
quote: reptilianların kan ve plazma yediği-kurbanlarını ise yavaş ve acılı öldürdükleri-deri üstüne kan döküp öyle beslendikleri gibi şeyler mantığıma uymadı
sizin mantığınıza uyan nedir peki?!! talep edelim, bundan sonra ona göre bilgiler versinler!!!! sadece cici, hoş, güzel bilgiler versinler! neden canilerin egemen olduğu, vahşet ve esaretin hakim olduğu bir dünyada yaşadığımıza ve neden bunu sorgu konusu bile yapamadığımıza dair bizi kesinlikle bilgilendirmesinler!!! (dulce üssüne dair kitabı, tanıkların raporlarını ve çeşitli araştırmacıların makalelerini hakkıyla okumuş olsaydınız, bu bilginin doğrulandığını görürdünüz!!)
21 Ocak 1995 tarihli celseden: C: [...] Kertenkeleler ve Griler fiziksel besine yalnızca 3'üncü seviyeyi ziyaret ederken ihtiyaç duyuyorlar; kendi doğal ortamları olan 4'üncü yoğunlukta ise sadece duygularla besleniyorlar.
dünyayla etkileşimde neden kendi yaratacakları fiziksel besinleri değil de, iradelerini tamamen ele geçirebilecekleri düşük seviyeli varlıkları (ve özellikle abd için geçerli bu) kaçırıp bedenlerini kullandıklarının nedeni de anlatılıyor kasyopya celselerinde.
eğer ra bilgileri ekibi bu bilgileri bir yerlerden okumuş olsalar ve ra'ya soracak olsalardı, ra onlara bu bilginin onların "özgür iradelerini" ihlal edebileceğini söyleyerek bu tür bilgiler vermeyi reddedecekti. çünkü ra grubu, daha ilk kitabın başında belirttiği gibi insanlığı ilgilendiren tüm bilgileri vermek amacıyla gelmediğini açık açık söylüyor. biz sadece bir'in yasasını ifade etmeye geldik diyorlar. ve bunların ayrıntılarına gidecek sorulara "özgür iradenizi ihlal edebilir" (yani, "bu temasın niyetlenilen amacına doğru dürüst devam etmenizi zorlaştırır!!!") diyerek yanıt vermemeyi tercih ediyor!!! ra bilgileri önemli, doğru ve güzel bir temeldir ama kesinlikle "herşeyi" anlatmamaktadır. bu ra bilgileri'nin değerini, konumunu düşürmez, aksine doğrular ve yüceltir. ra bilgileri yapması gerekeni yaptı. daha sonra gelen pleiades bilgileri ise ra bilgileri ile kasyopya bilgileri arasında geçiş niteliğinde bir eserdir. yani bir yandan varoluşun temeldeki ruhsal, güven verici, cesaretlendirici ve sevgiyi, birliği, bütünlüğü vurgulayıcı karakterini taşırken, bir yandan da insanlara nasıl bir düzen içinde olduklarının ayrıntılarından, nasıl bir esaretin hüküm sürdüğünden, yakında "eski" sürüngen dünya dışı negatif tanrılarımızla karşılaşılacağından bahseder. ve nihayet kasyopya celseleri bu sürüngen dünyadışı "tanrılarımızın" kimler olduğunu, ne yaptıklarını, bizimle ilişkilerine dair çok önemli bilgiler verir. tüm bunları yaparken de, insanlığın yaratıcının bizzat kendisi olarak gerçek potansiyeline de değinir. insanlığın neden bu durumda olduğunu anlatır. çok çeşitli konularda çok önemli bilgiler ve ayrıntılar verir. dünyadaki derslerimizin acı bazı gerçeklerden kaçma eğilimindeki (ben hiç kaçmıyorum demiyorum) bazı insanlar, ra'nın attığı temele yapışıp kalmak, gerçeklerle yüzleşmek yerine sahte bir güvenlik balonu içinde kalmak eğiliminde. bu da herkesin kendi bileceği iştir. (tüm bu sivri eleştirilerime rağmen, ben de benzer bir eğilim taşıyor olabilirim, hiç öyle görünmemesine rağmen) zaten ra insanlık kitlesinin mevcut hakim negatifliğini ve ezici bir bölümünün 3'üncü yoğunluğu tekrarlamak zorunda kalacağını söylerken bu durumu da çok iyi ifade etmiş oluyor. ama ra'nın böylesine "acı" birşey söylemesi, ra'yı negatif bir kaynak gibi görmeme neden olmuyor!!!
bakın sevgili endsubasi, sizin kasyopya celselerine dair son derece aşırıya kaçan, yeterli bilgi ve anlayışa dayanmayan, negatif bir duygusallıktan kaynaklanan eleştirileriniz, karalama çabanız, ra'nın "bir'in yasası"na dair anlattıklarından henüz çok az nasiplenmiş olduğunuzu gösteriyor. ben kendimi de ra'nın verdiği mesajdan yeterince nasiplenmiş biri olarak görmüyorum. yani temelde çok farklı bir durumda değiliz. bu çoğunluğumuz için de geçerli.
ben de tıpkı sizin düşüneceğiniz ve muhtemelen de düşünmekte olduğunuz gibi, aslında kasyopya celselerini okumadan önce bir'in yasasına dair farkındalığımı, bilincimi ve dolayısıyla güvenimi, sevgimi arttırmış olmayı tercih ederdim. o zaman kasyopya celselerini çok daha önyargısız, olduğu gibi görüyor olurduk. doğrusuna doğru, eğrisine eğri derdik hakkıyla. ama sizin şu andaki eleştiri tarzınız bana göre fazla güvensizlik ve saygısızlık içeriyor. ben de bu forumda herhangi birine veya kavrama dair aşırı karalayıcı yargılamalarda bulunduğumda, aynı güvensizliği ve saygısızlığı gösterdiğimi biliyorum. o yüzden sizin tavrınızı fazla yargılama hakkını kendimde görmüyorum.
madem kasyopya bilgileri sizi bu kadar rahatsız ediyor, o zaman ra bilgileri'ni anlatın bize. bir'in yasası'nı anlatın bize ki, kasyopya celselerinin zararlı olabilecek kısmından koruyabilelim kendimizi!! öyle değil mi??? kasyopya celselerine saldırarak arttıramazsınız bir'in yasası'na dair bilincinizi. siz bunu saldırı diye yapmıyorsunuzdur, sadece fikirlerinizi ifade ediyorsunuzdur. ama ben de sizden rica ediyorum, lütfen kasyopya celselerinin tamamen negatif amaçlı bir temas olduğunu düşünüyorsanız, lütfen ra bilgileri'yle ilgili farkındalıklarını arttırın insanların. o zaman insanlar kasyopya celseleriyle ilgili kendilerini riskli bazı bilgilere karşı da koruyabilirler.
eğer sunduğunuz şey değerliyse, o değere değer verenler tarafından mutlaka takip edilecek, taktir edilecektir.
ben kasyopya celselerinin büyük oranda doğruluğuna ve geçerliliğine o kadar inanıyorum ki, ra bilgileri'ini, bir'in yasası'nı sizlerle birlikte vurgulamaktan, ona yönelmekten, onu hatırlamaktan kesinlikle çekinmem, bir'in yasası'na yöneldikçe kasyopya bilgilerinin faydalanılabilirliğinin artacağına inanırım.
hadi, birlikte bir'in yasası'nı hatırlamaya, kavramaya çalışalım!!! |
Edited by - bozadi on 29/01/2009 14:59:52 |
 |
|
|
owi
Elmas
    
Turkey
302 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 15:26:54
|
Sevgili Dostlar Merhaba,
Öncelikle birşeyin altını kalınca çizmek gerekiyor diye düşünüyorum; herkes kendi inandığı bilgiyi savunmakta.Ancak hiçbir bilgi kesin ve mutlak doğrudur diyemeyiz sanırım.Helede 300 bin yıldır negatif bir manipülasyonun yapıldığını söyleniyorsa, hangi bilgeye hangi kriterlerle doğru ya da yalnış diyeceğiz, tartışılır doğrusu. Kişisel olarak izlediğim yol, rölatif olabileceğini bilerek realiteden referans almak.Yani ra bunu demiş kasyopya onu demiş, kryon bunu söylemiş..Hiçbiri net, kesin, mutlak ve vazgeçilmez bilgiler olamaz bence.İnsanlık daha semavi dinlerin kutsal kitaplarını nereye oturtacağını bulamamışken, bizler kanal bilgileri konusunda çok ateşli savunuculuk yaptığımızda elbette basit bir soru akla gelmekte; neye göre??? ( rahmetli ruhselman bile ölümüne kadar ki kanal bilgilerinden bu dünyadan ayrılırken şüpheyle sözetmiş ve o bakımdan henüz noterde olan ve açıklanmayan bir kitap bırakmıştır.gerçi şimdi açıklanmayacakta ne zaman açıklanacak bilmiyorum ama..) Klasik " farkındalık ve algı kapasitenize göre" mi? Evet bunun geçerli olduğu kısımlar elbette var ancak çok somut konularda öyle net ve büyük çelişkiler var ki ( kanal bilgileri içinde ve kutsal kitaplarla kanal bilgileri arasında )bunların kişisel idrak yoluyla izah edilmesi mümkün değil.Elma armut değil ki, çürük sağlam görüp alalım. Benim düşüncem, sadece okumak yetmez.Sorgulamak ve sormak ve sormak ve yine sormak gerekir.Birilerininde bu sorulara o cevapları vermesi gerekir, eğer o konuda savunucu ya da ifşa eden kişi ise.Bunu yaparkende kimsenin kimseyi azarlamak gibi bir hakkı olamaz diye düşünüyorum. ( bu formda malesef bazı eski arkadaşların bazı yeni arkadaşlara daha ilk anda verdikleri yanıtları hayretle ve ibretle karşılıyorum ) Hiçbir kanal bilgisi kimsenin tekelinde değildir sanıyorum sevgili arkadaşlar.Onu yayınlıyor olmak elbette büyük hizmettir ancak o kanalla ilgili haklı ya da haksız eleştirileri olgunlukla karşılamakta o kişinin görevi olmalı kanımca. Başka bir yazımda da söylediğim üzere, bu kanal bilgilerinin tamamının çok yararlı ve doğru kısımlar içierdiğini sevgiyle ve önyargısız kabul etmekle beraber, idraki aşan çokça paradoksu da bünyelerinde barındırdığını belirtmek isterim. ( fikir bana ait ) Binlerce yıllık insanlık tarihi ve milyonlarca yıllık dünya tarihi boyunca yaşanan realiteleri ve evrenin realitesini birkaç celseye sığdırmak ve bunlar en doğrudur bunlar en yalnıştır demek çok yalnış bence. ( tabi 300 bin yıllık negatif yönlendirme de cabası )
Kyron başlığı altında bir konuyla ilgili bir tartışma başlatmıştım ki bu da işte büyük bir paradoksun tartışması bence..Sadece bir örnek ancak çok can alıcı ve çok önemli bir örnek
Sevgilerimle
|
Edited by - on |
 |
|
|
gregorsamsa
Kehribar
  
Turkey
70 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 16:08:35
|
Sevgili arkadaşlar,
kasyopya celselerinden bir çok anlamda çok faydalandığımı ve bilgilendiğimi düşünen biri olarak, bir iki kişisel yorumda bulunmak istiyorum.
öncelikle istisnasız tüm kanal bilgilerine şüpheci değil ama sorgulayıcı yaklaşıyorum (çünkü lineer algımın maksimumda tanıdığı olanak bu bana).
ikinci olarak kanal bilgilerinde verilen bir çok bilgiyi, özellikle tarihsel, bilimsel, astronomik vs bilgiyi, kendi imkanlarımca bol bol araştırıyorum (benim de vaktim bu gündelik koşturmaca içerisinde herkes kadar kısıtlı ama "şu tamamen doğru" veya "şu tamamen yanlış" demeden önce bunlara ilişkin tamamen bağımsız tarihi ve bilimsel kaynakları araştırmayı başkalarına ve kendime haksızlık etmemek için harcanması gereken bir emek olarak görüyorum)
özellikle kasyopya celselerinin çevirisi esnasında bilmediğim bir tarihsel olaya ya da astronomi, kuantum fiziği ve diger bilimsel bilgiye rastladığımda, çeviriye daha fazla katlıda bulunabilmek için, zamanım, bilgisel donanımım ve kavrayışımın elverdiği ölçüde üzerine gidip araştırıyorum.(örneğin son celselerden birinde 560 yılları civarı bir komet faciasından bahsediliyordu ve biraz araştırınca buna ilişkin tarihsel kayıtlar olduğunu gördüm). Ben kendimden bahsediyorum ama bunu yapan bir çok arkadaş vardır eminim. Ve bazen gerçekten çok şaşırtıcı, muhteşem bilgi paralelliklerine ve uyumlarına (kanıt demiyorum çünkü öğrenmek sonsuz bir süreç) ulaşıyorum. Ve bence bu; buna niyetlenen herkesin yapabileceği kadar kolay bir şey(ve ayrıca yapması gereken). Herşeyden önce internet gibi neredeyse müthiş bir nimet var elimizin altında(en azından şimdilik).
bir iki kelam da Kryon konusu için... Kryon'dan çok iyi titreşimler ve bilgiler aldığımı düşünen biri olarak da çok değer verdiğim Kasyopyalılar'ın bunun bölünmüş bir kanal olduğunu söylemeleri Kryon ya da onu kanallayan Lee Carrol dan aldığım bilgilerin değerini azaltmıyor. hatırlıyorum bir zamanlar da don juan için , aslında böyle bir bilgenin varolmadığı, carlos castenada2nın kampüste oturup tüm deneyimi ve don juan karakterini hayalinden kurguladığı gibi bir söylenti çıkmıştı. bana göre böyle bile olsa bunun hiç bir önemi yoktu, bilgi hala bilgidir.
|
Edited by - on |
 |
|
|
owi
Elmas
    
Turkey
302 Posts |
Posted - 29/01/2009 : 16:25:00
|
| Sevgili dostum peki bir kanal neden bir diğeri için " bölünmüş " ifadesini kullanır sizce ve bu söylem her iki kanalında pozitif hizmetine dair bir şüphe yaratır mı ya da yaratmalımıdır? |
Edited by - on |
 |
|
|
gregorsamsa
Kehribar
  
Turkey
70 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 00:17:42
|
Sevgili dostum,
"bir kanal neden bir diğeri için 'bölünmüş' ifadesini kullanır" diye sormuşsunuz bana sanırım, sorunuzun mahiyetini tam anlayamasam da, çünkü birinin (hangi yoğunluktan olursa olsun) birşeyi söylemesinin sebebi iletmek istediği mesajı vermektir. bu ister gerçek ister aldatmaca olsun..ee sonuçta burada tartışılan bu olduğuna göre bunu ben yanıtlamayayım. Ama kendime göre bir yorum yapmam gerekirse, Kasyopya celselerinde (çevrilip yayımlanmış ya da henüz yayımlanmamış), bir çok kimse ve kanal hakkında çok sık bu tarz sorular sorar Laura ve çevresindeki diğer kişiler. Kasyopyalılar bir çok durumda bazı kimseler için (örneğin Sheldon Nidle) bir şeyi kanallamadığını , ya kendi hayal ürünü ya da bir KH hareketi olduğunu söylerler. Kryon için söyledikleri bölünmüş kanal tanımlamasından benim anladığım şey daha çok : gerçekliği ve pozitifliği olan bir kanalın olası farklı etkilerle bozunmaya maruz kalmış olması gibi bir şey sanırım. Ha bunu kabullenip kabullenmemek tabii ki ayrı mesele. Ama kasyopyalılar kendi kanalları için de sonraki bir dönemde, özellikle Frank isimli katılımcının negatif eğilimi sonucu belirli bir bozunmaya uğradığını söylerler. Bunun tartışması burada defalarca yapıldığı için bu detaya girmek istemiyorum, dilerseniz "genel kanal bilgisi tartışmaları" ve "kasyopya celseleri" başlıklarının ilk 5-10 sayfasında bunlar bulunuyor. İki kanalın da pozitif hizmetine dair bir şüphe yaratır mı diye sormuşsunuz. Açıkçası daha önce de belirttiğim gibi, ben bu kanalların doğruluk açısından birbiriyle kıyaslanmaları konusunu kendime çok yakın bulmadığım için (ya da bir fayda sağlamadığını ve gerçeklerin farklı bir yolla bulunması gerektiğini düşündüğüm için) işin bu kısmıyla ilgili yorum yapmak istemiyorum. Elbette salt doğru olan bu demiyorum, sonuçta burası bir forum ve adı üstünde isteyen istediğini tartışır. Ama yine de bence pozitif ya da negatif hizmet daha çok verilen değil alınan bir şey diye düşünüyorum. |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 01:16:45
|
| sevgili bozadi.beni tamamen yanlıs anlamissiniz.ben gercegi arıyorum.bir dunyadisi temas ne kadar az paradoks icinde barindirirsa o kadar temiz bir temasdir.kassopya bilgilerinin extraterrestrial bir kaynaktan geldigine suphem yok.ama ne yazikki butun duntadısı temaslarda verilen ana bilgiler onemli konular yok.mesela bir insan olunce nereye gider.kassopyalılara göre oluyu karsılayan sevgi varligi yada melek her zaman yok.olum gibi cok onemli bir olayda olu tek basına takilacak.boyle mantıksız bisey varmı.elbette oluyu karsılayan varliklar var.olu obur dunyaya intikal edince onun hakkında bazi islemler ve prosedurler vardır.ısıkla sifa verilmesi-yasanti incelemesi-egitim-perdenin kaldirilmasi.kassopyaciler pek bahsetmiyolar bu konudan.insan nesli hasat yada olcum islemine girince 3 gruba ayrilir.1-pozitif olarak ust boyuta yukselen 2-negatif olarak ust boyuta yukselenler 3-ust boyuta gecemeyenler.gecemeyenler madde yada deneme boyutuna geri gonderilir.kuranda da kiyamette insanlarin 3 gruba ayrilacagi vardir.pozitif gecis icin 100 de 51 negatif gecis icin 100 de 95 oranlari vardir.kassopyalilar böyle oranlarda vermiyorlar.soruya soruyla cevap vermek patronvari ve negatif bir yaklasımdır.kassopyalilarin 100 medyum sorusuna 40 yanit veriyo-60 yanit yerine soruya soruyla cevap veriyo ve sık sık azarliyo.ne bilsin gariban medyum biseyler ogrenmek icin soruyo karsilik olarak azarlaniyo.reptilianlarin ruhsuz oldugunu soyluyo halbuki kertenkele varliklari ruh sahibi akilli varliklardir ve adem-havva olayindada cennetten dusen melekler olarak kutsal metinlere girmislerdir.bu kadar buyuk celiski barindiran kassopya temasini bu kadar atesli savunmanida anlamis degilim.dikkat ettiysen ra bilgilerinden hıc bahsetmedim ra ci ra hastasi falan deme diye.milletde toprakci hemserici ra ci falan demesin diye.daha o kadar carpık celiskili paradokslu anlatimleri varki kassopyalilarin hepsini yazmak bir mesaja sıgmaz.ama merak edersen devaminide yazarim.bide cok onemli bisey dicem.kassopya bilgilerini okuduktan sonra ruyada psisik saldiriya ugradinmi.eminim ugramamıssındır cunku savundugun bilgiler gercekle cok fazla acı yapmıs.ben kassopya bilgilerini okuduktan sonra ve bunu herkese anlattikten sonra bile hic psisik saldiri almadim.ama ra bilgilerini okuyup herkese anlattiktan sonra 6 ay devamli saldiriya ugradim.cunku gercege cok yaklasmıstım buda negatif varliklarin hosuna gitmez.senin iyi bir metafizik arastirmacisi oldugunu biliyorum ve takdir ediyorum.ama gercekleri gör.celiskileri gor.bide benim bozuk yazilarimi hangi programla duzgun sekle cevirdin.cevabini sabirsizlikla beklerim.sevgiler-saygilar. |
Edited by - on |
 |
|
|
safran
Elmas
    
612 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 03:44:17
|
| endsubasi sanırım siz türkçe karakter kullandığınızda bu sorun oluşuyor tam olarak sorununuz nedir ? |
Edited by - on |
 |
|
|
owi
Elmas
    
Turkey
302 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 04:03:44
|
katkiniz paylasiminiz cok anlamli degerli gregorsamsa, kendi adima tesekkur ederim. bolunmus kanal tanimlamasi icin ayrica acilim sagladiniz sagolun. kasyopyalilarin kryon icin bu ifadesi elbette bir meseja yonelik, benim asil sormaya calistigim bunu soyleme nedenleridi ki bence anlasilabilir bir acilim yaptiniz zaten. kiyaslama ise kendi adima sadece spesifik cakisan ya da celisen bilgiler icindi.bu konudaki yaklasiminizi da benimsedigimi soylemek isterim. size tek itirazim negatifligin ve pozitifligin vericiden cok aliciyla ilgili olmasi konusu.bazi bilgi ve konularda bu soylediginiz dogrudur,katilirim ancak bu alicinin algi ve farkindalik duzeyi belirler negatif yada pozitifligi dersek bende derim ki hangi algi ve farkindalik dostum, binlerce yildir negatif manupile edilen algilar mi.bence bu soylem kanal bilgilerinin tezatlari icin en buyuk can simidi ve en buyuk manupilasyon.tekrar soylemek istiyorum, bazi bilgiler icin dediginiz aynen gecerlidir ancak bunu genellemek bence yalnistir.bana gore genel anlamda alici degil ( araci olani kastetmiyorum elbette ) kaynaktir pozitifligi ya da negatifligi belirleyen.( ornek olmasi adina tv de yayinlanan bazi dejenere programlar icin,napalim halk istiyor yani onlar belirliyor denmesi gibi.oysa ne verirsen onu alan yanimiz genel icin cok baskin ) bu anlamda dostum pozitif ya da negatifi belirleyen asil itibariyle kaynagin niyeti ve alicinin algilayis sekli ki elbette her bilgi icin bu da gecerli degil kanimca.
Sevgiler
|
Edited by - on |
 |
|
|
bozadi
Elmas
    
307 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 15:21:51
|
quote: ama ne yazikki butun duntadısı temaslarda verilen ana bilgiler onemli konular yok
bir kaynağın faydalı olabilecek bir takım bilgiler verebilmesi için mutlaka diğer bazı kaynaklarda verilen bilgileri aynı şekilde tekrarlaması mı gerekir? eğer bazı şeyleri aynı şekilde tekrarlamazsa o kaynağı dikkatli bir şekilde okumadan onun yeni, doğru, faydalı bilgiler veremeyeceğine mi kanaat getirirsiniz? hele ki o kaynak, sizin eksik olduğunu söylediğiniz bilgileri veren kaynaklara "özel olarak" referansta bulunuyorken?! kasyopya bilgilerini hakkını vererek okumadan, yanlış ve yanıltıcı bir takım zan ve suçlamalarla, karalayıcı bir şekilde eleştirdiğiniz zaman, insafsız bir yargılamada bulunmuş oluyorsunuz. henüz farkında değilsiniz.
kasyopya celselerinde en önemli ve temel konulara "değinilmediğini", bunlara dair onaylamalar, referanslar, ek bilgiler verilmediğini iddia ettiğinizde, yine haksızlık yapmış oluyorsunuz. moralinizi bozan, çözümleyemediğiniz bazı çelişkili ve sıkıntılı düşünce kalıplarınız, kasyopya celseleri hakkındaki eleştirilerinizi dikkatsiz ve kaba bir şekilde dile getirmenize neden oluyor. kasyopya bilgileriyle ilgili savlarınızdaki çeşitli yanlışları kanıtlarıyla ortaya koymak, geçmişte söylenmiş şeyleri tekrarlatmak zorunda bırakıyorsunuz bizi, ama bundan pişman değiliz. her defasında kendi savunduklarımızla ilgili bilincimiz de biraz daha artıyor.
quote: mesela bir insan olunce nereye gider. kassopyalılara göre oluyu karsılayan sevgi varligi yada melek her zaman yok. olum gibi cok onemli bir olayda olu tek basına takilacak. boyle mantıksız bisey varmı. elbette oluyu karsılayan varliklar var. olu obur dunyaya intikal edince onun hakkında bazi islemler ve prosedurler vardır. ısıkla sifa verilmesi - yasanti incelemesi - egitim - perdenin kaldirilmasi. kassopyaciler pek bahsetmiyolar bu konudan.
ölen varlığı karşılayan varlıklar her durumda mevcut ama eğer ölen varlığın kendisi bu tür varlıkları görmeye istekli ve açık değilse, veya onların kesinlikle var olmadığından eminse, o pozitif varlıklar o kişinin özgür iradesine müdahale etmez. o varlığın kendisi ne zaman sıkılıp etrafını, diğer varlıkları görmeye istekli hale gelirse, onlarla ancak o zaman bağlantıya geçebilir. bunu tahmin edebilmeniz gerekir. kasyopyalıların en büyük özelliklerinden biri, insanların "ezbere düşünme" eğilimini bırakmalarını sağlamaktır. tabii isteyenler için. eğer laura ve ekibi ruhen buna hazır ve istekli ve ruhsal düzeyde "karar vermiş" olmasaydı, onlara da bu tür bilgiler verilmezdi. pozitifliğin en büyük özelliklerinden biri yeni ve farklı bilgilere, olasılıklara, düşünce biçimlerine açıklıktır. elbette burada güven faktörü de önemlidir. siz şu anda kasyopya bilgilerine karşı önyargılı bir güvensizlik içinde olduğunuz için, kasyopyalılara hakkıyla kulak vermeniz de kolay değil.
quote: reptilianlarin ruhsuz oldugunu soyluyo halbuki kertenkele varliklari ruh sahibi akilli varliklardir.
kasyopya celselerinde kertişlerin değil, onların yapay birer yaratımları olan "grilerin" ruhsuz olduğu söylendi. yine negatif bir duygunun tesiri altındaki dikkatsizce bir eleştiri. ve grilerin de "özgün" birer ruhları olmamasına rağmen, tamamen ruhsuz olmadıkları söylendi.
22 Ekim 1994 tarihli celseden: S: (L) Kertenkele varlıklarının yapay yaratımları olduklarına göre ruhları yok mu demek oluyor? C: Doğru.
S: (L) Nasıl işlev gösteriyorlar? Robot gibiler mi? C: Kertenkele varlıklarının ruhlarıyla etkileşme yoluyla işlev gösteriyorlar.
9 Eylül 1995 tarihli celseden: S: (L) Eğer Griler, Kertenkelelerin sibergenetik aletleriyse ve aslında ruhsuzlarsa [...] C: İlk olarak kendi kendine düşünme yeteneği verilen hiçbir varlık tamamen ruhsuz değildir. İçinde bir ruh izi vardır. Ya da hemen hemen ruh izi denilebilecek bir şey. Bu, genel ortamda bulunabilen psişik enerjilerin toplanmasıyla olabilir. Bu esnetilmiş ifade, temel fikirleri anlamanız için. Yoksa durum bundan çok daha karmaşıktır. Yine de ister doğal, ister yapay zeka olsun hiçbir durumda tamamen ruhsuz olmak diye birşey yoktur.
quote: bu kadar buyuk celiski barindiran kassopya temasini bu kadar atesli savunmanida anlamis degilim.
şimdiye kadarki eleştirileriniz itibariyle çelişkilerin sizin zihninizde bulunduğu görülüyor sevgili endsubasi.
quote: dikkat ettiysen ra bilgilerinden hıc bahsetmedim ra ci ra hastasi falan deme diye.
"racı" olmanızdan rahatsızlık duymam. eninde sonunda bir şekilde uzlaşacağımıza inanırım. siz yeter ki ra bilgileri'nde anlatılanlarla ilgili fikirlerinizi, düşüncelerinizi, deneyimlerinizi paylaşın.
quote: daha o kadar carpık celiskili paradokslu anlatimleri varki kassopyalilarin hepsini yazmak bir mesaja sıgmaz.ama merak edersen devaminide yazarim.
belki bizim için önemli bir katalizör işlevi görebilirsiniz bu yolla.
quote: kassopya bilgilerini okuduktan sonra ruyada psisik saldiriya ugradinmi. eminim ugramamıssındır cunku savundugun bilgiler gercekle cok fazla acı yapmıs. ben kassopya bilgilerini okuduktan sonra ve bunu herkese anlattikten sonra bile hic psisik saldiri almadim. ama ra bilgilerini okuyup herkese anlattiktan sonra 6 ay devamli saldiriya ugradim.cunku gercege cok yaklasmıstım buda negatif varliklarin hosuna gitmez.
psişik saldırılara hiç yabancı değilim endsubasi. ne rüyalarda, ne de uyanık hayatta. bunları tespit etmede az da olsa bir uzmanlaşma geçirdiğimi de düşünüyorum. insanların çoğu bunların önemli bir bölümünü psişik saldırı olarak düşünmez. tamamen kendi kendilerine yaptıkları bir işkence olarak deneyimliyorlar bence. zaten bu tamamen yanlış da değil, ama tamamen doğru da değil.
son olarak, çeşitli kasyopya okuyucularının kafalarındaki şüphelere de yanıt verme şansı sunduğunuz için 4BH ekibi olarak memnun olduğumuzu söylemek istiyoruz. ra bilgileri temelinde bazı uzlaşma zeminleri de bulmayı umuyoruz.
|
Edited by - bozadi on 31/01/2009 19:35:08 |
 |
|
|
bozadi
Elmas
    
307 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 15:24:01
|
| sevgili owi, vakit bulur bulmaz uygun tartışma başlıkları altında görüş alışverişinde bulunabilmemizi diliyorum. |
Edited by - bozadi on 30/01/2009 15:25:31 |
 |
|
|
owi
Elmas
    
Turkey
302 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 15:55:31
|
zevkle sevgiyle on yargisiz sorgulayarak sorarak ve suclamadan dostum...seve seve. sunuda belirtmek isterim, kanal bilgilerine cok acik olmam gerceginin yaninda yapmak istedigim katki paradokslari asabilmekle ilgili ve elbette gercege bir adim daha dogru yoldan varmakla anlamakla ilgili,tabi bu yogunlukta gerceklik varsa ve anlasilabilirse.. bunu yaparken kendi adima bir miktar frekans bozuyor olursam affola:)
|
Edited by - owi on 30/01/2009 15:57:49 |
 |
|
|
kurby
Elmas
    
Turkey
1049 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 16:30:21
|
Sevgili Endsubasi, Kasyopyalılar hakkında ben de bazen çelişkiye düşüyorum, ancak tekrar okumalarımda gördüğüm bir şey var ki, alıcı olan taraf eğer bilgiye hazır değilse, bu bilgi üstü kapalı ya da daha sonra açıklanmak üzere geçiştiriliyor.Doğrusunu söylemek gerekirse, Kasyopyalılardan çok fazla bilgi edindiğimi düşünüyorum, oradaki tek kelimeyi dahi günlerce araştırıp, kafa karışıklığı içinde parçaların yerine oturmasını bekliyorum.Kasyopyalıları bizlere türkçeleştirerek ulaştıran arkadaşlarıma da sonsuz teşekkür ediyorum.:))Işık sizi korusun!:))
Saldırı konusuna hiç girmiyorum, Kasyopyalıları okumaya başladığımda yaşadığım şeyleri ben biliyorum.Reiki öğretmenime anlattığımda "her ne yapıyorsan derhal bırak" ihtarı aldım.Yaptığım tek şey, budur.com'daki Kasyopyalıları okumaktı.:)))Hiçbir şekilde korkmuyorum, her gece çevreme doluşan o varlıklardan da korkmuyorum,her ne kadar biz ışığız deselerde, yaptığım ilk şey ışığın gücünü çağırmak oluyor, tıpkı dün geceki gibi.:))
Bu verilen bilgileri bir araya getirip, büyük resmi oluşturmaktansa, hangi kanalların daha iyi olduğunu tartışmanın bizi bir yere götürmeyeceği kanaatindeyim.6. boyut varlıklarının tümü aynı, 4. ve 5. boyut negatiflerinin yaptıkları hayli can sıkmış durumda, tüm çaba bunun için.:))Çünkü artık çember başladığı noktaya dönüyor ve bir sonraki evreye başlayacak.Bu hem bizim için, hem de onlar için büyük bir fırsat.Onlar bunu biliyor, peki ya biz?
Sevgiyle... |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 21:28:10
|
| sevgili kurby.kassopya bilgilerini sevenler zannederki muhalefet olsun diye elestiriyorum.alakası yok.bir sey ya gercektir ya yalandir.negatif varliklarin ne kadar yalancı kafa karistirici varliklar oldugunu biliyoruz.elmada bir curuk varsa o elmanin hepsi curuktur.1995 yilindan beri ufo ve uzayli konusunu arastırıyorum.benim negatiflerle ruyada karsılasmam soyle oldu.yeralti ussu benzeri bir yerde bulunuyodum.4 tane reptilian birden bana saldirdi.timsah suratli bir tanesi elindeki bir silahla bana vurdu.o anda yukardan camdan bir duvar onlarla arama dustu.beni koruyanlar konfederasyondan olduklarını söylediler.bu ruyadan sonra defalarca pozitif ve negatif uzaylilari gordum onlarla konustum dokundum.bu konulardan anlayan biriyim yani.uzaylilar defalarca bana ra bilgilerinin cok temiz bir temas oldugunu soylediler.zamanı gelince benim ve pek cok kısının uzay gemilerine çekilerek alinacagini söylediler.bir gunyatakta uzanirken supermen gibi ucarak yukselmeye basladim.yaklasik 10 dakika kadar ucarak uzaya cıktım ve bir ana geminin icine girdim.uzaylilar bunun bir prova oldugunu ve gelecekte gerceginin olacagını soyladiler.baska bir gun dogaustu bir olay yasadım ve gercekten gemiye alinacagimi zannettim.olmayincada kizarak uzaylilarla temasi kestim.1999 yılından beri uzayli konusundan koptum.ama facebookta 2012 foton kusagı diye bir grup gordum ve gene uzayli konusuna girdim.ben uzayli konusunun icinde olan biriyim kitap okuyup ogrenenlerden yada sempati duyan seklinde degil.konunun icinde biriyim.bir kanal bilgisi pozitifmi negatifmi hemen anlarim.mesela galaktik insan kitabinda bahsedilen 2 uzayli varligi bu kitabi okumadan once ruyada gordum.sevgiler. |
Edited by - on |
 |
|
|
owi
Elmas
    
Turkey
302 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 21:39:36
|
sevgili endsubası, yazınızı dikkatle okudum ve çokta şaşırdım.Düşüncemin ilk hali bir obsession olmadı ancak bir pozitif kabullenişte olmadı.Ben bu evrende hiçbirşeyi imkansız olarak görmem göremem.işte sadece algılar.. Bu anlamda yazınızın çok ta iddalı olduğunu gözönüne alarak, biraz daha açabilmeniz mümkünmüdür? Hani karşılıklı bir polemiği cevaplar şeklinde değilde, saf ve yalın anlamda paylaşarak..
Sonsuz sevgiyle.. |
Edited by - on |
 |
|
|
gregorsamsa
Kehribar
  
Turkey
70 Posts |
Posted - 30/01/2009 : 23:51:07
|
sevgili kardeşim endsubasi,
Bu forumdaki takipçi ve katılımcıların ne denli hoşgörülü olduğunu görüyorsunuz değil mi ? Büyük bir çoğunluğu hoşgörü ve sabırda beni sollar geçer. Elbette mükemmel değil kimse ama 1 senedir takipçisi, 6-7 aydır da üyesiyim, yeni veya eski hiçbir üyenin fikirlerinin kabul edilebilirliğine, doğruluk ya da yanlışlık derecesine dayanarak dışlandığını ya da önyargılı eleştri aldığını görmedim. Ama tabii bu hoşgörü de, her yerde olduğu gibi, uygun görenler için kullanıma açık bir alan gibidir.
- şimdi, öncelikle kimsenin düşüncelerini salt doğruymuş gibi dayattığını görmedim. Bu tam da bir KH yaklaşımdır. Hele ki bilgiyi desteklemek için vizyon ve düşlerinizden yola çıkıyorsanız, emin olun burada düş gören çok kişi vardır. Yanlış anlamayın, düşlerinizi paylaşmayın demiyorum(zaten buna da hakkım yok) , tam tersi kendi adıma ben keyif alırım okumaktan, dinlemekten. Ama doğrununun kanıtı olarak bunları ısrarla dayattığınız da... fazlaca özümsediğinizi söylediğiniz ra bilgilerini gözden geçirin derim, benim de sık sık tekrarladığım gibi. - lütfen (ve bence) mesajlarınızı birilerine karşılık olarak yazmadan önce tam olarak neyi düşündüklerini iyice özümsemeye özen gösterin. aksi durumda sadece kendini anlatmaya çalışan bir durum ortaya çıkıyor ki belki de mesajınızdan öğrenilecek bir şey var ise kaynayıp gidiyor. Budur' da herhangi bir bilgiyi sevenler ya da sevmeyenler, ya da takım tutar gibi bir yaklaşım gördünüz mü ki ısrarla şunu sevenler , bunu sevenler ifadesini kullanıyorsunuz(evet ısrarla, çünkü insanlar bir "hoşgeldin kardeşim" yaklaşımıyla, son derece de vakit ayırarak mesajlarınıza cevap yazıyorlar). Bence bu insanların pozitif bir yaklaşımla size yazdıkları yanıtlara bile özen göstermiyorsunuz ve tam olarak okumuyorsunuz, ya da ardındaki niyet ne değerlendirmiyorsunuz (eğer değerlendiriyor iseniz daha vahim). -Forumdaki kanal bilgileri tartışmalarını okumaya mesai harcadınız mı ? Emin olun çok sağlam tartışmalar var. Özellikle sevgili oe ve sevgili bozadi arasında olanlar. Hala zaman zaman geriye dönüp okuyorum. Bu demek değil ki yeni tartışmalara ihtiyaç yok, ama özen gerektiren cinsten olanlara ihtiyaç var(karşısındakinin ne düşünmüş olduğunu anlamaya yönelik özen + ne düşündüğünü ifade etmeye yönelik özen). -ilk mesajınızı 4 gün önce, kasyopya bilgileri/ham transkriptler başlığı altında paylaştınız ve kullandığız ifade: "selam arkadaşlar.budur.com a yeni üye oldum.kasyopya celselerini bir süredir takip ediyorum.çok yararlı ve önemli bilgiler olduğunu söyleyebilirim tabiki.fakat ra bilgilerinin çok saf temiz ve düzgün bir kaynak olduğunu belirtmedende geçemem.ra bilgileri ve kassopya bilgilerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğu fikrine katılırım tabiki."
bir (!) gün sonrasında da kasyopya bilgileri epey bir kredi kaybetmeye başlamış gözünüzde, ve sürmüş, ve sürmüş, ve sürmüş. Tabii bu tutarlı ve akılcı yaklaşımınız verdiğiniz diğer bilgiler konusunda da bende çok derin etkiler bırakıyor.
- ısrarla türkçe karakter konusundaki problemi çözmüyorsunuz, bu da mesajlarınızı okumayı eziyet haline getiriyor (Tanrı daha büyük eziyetlerden saklasın!). Ama içeriğinde bir çok astrofizik vs bilgisi içeren Kasyopya materyalini tümden silip geçiyorsunuz. Oysa en kötü ihtimalle ığdır'ın ı sı yerine izmir'in isini kullansanız geçici de olsa bir çözüm olacak. Ve bu ısrarla hatırlatıldı size. Eger dilerseniz ben de yardımcı olurum size, bir şekilde ulaşabilirseniz.
- ben kendi adıma sizin burada bulunmanızı ve yaklaşım, bilgi ve deneyimlerinizi öğrenmek isterim ama tabii yularıda özen konusunda getirdiğim eleştirilerime en azından bir kafa yormak kaydıyla.
saygılar, sevgiler |
Edited by - on |
 |
|
|
kurby
Elmas
    
Turkey
1049 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 00:45:23
|
Sevgili Endsubaşı, hiçbir kanal bilgisi %100 doğru değidir.İçlerinde sapmalar vardır.Ancak, şu da var, doğru ya da yalnış yoksa, bunu nasıl değerlendireceğiz?Bize göre doğru olan çoğu şey, evrensel işleyişe göre inanılmaz hatalı, ya da tam aksi.Bunun farkındalığına nasıl varabiliriz?Kanal bilgilerini, negatif ya da pozitif olarak hangi kriterlere göre değerlendirdiğinizi gerçekten, yürekten söylüyorum paylaşmanızı rica ediyorum.
Ve evet, şu karakter yazılımı işine bir çözüm bulun,lütfen.Okurken sıkıntı yaşıyorum ve cevap yazmak istemiyorum.
Sevgiyle... |
Edited by - on |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 05:03:52
|
belki bizim için önemli bir katalizör işlevi görebilirsiniz bu yolla.
Sizlere bende teşekkür ediyorum zira kasyopya celselerini türkçeye çevirmek için zaman ve emek harcıyorsunuz.Bu çok özel ve güzel bir şey ve ayrıca bir şans benim için.Hizmet etme konusundaki samimiyetinizi göstermektedir.
Bunun dışında söylemek istediğim şey,kendi adıma değil bir katalizör,çok önemli birşey yaptığınızdır.Benim tarafımda bu kadar önemli birşeydir.
Bir zamanlar neye inandığımın,inandıklarıma artık inanmıyor olabileceğimin yani inandıklarımla beraber hayata olan bakışımın değişme ihtimalinin çokda önemi yok çünkü önemli olan inandığım şey değil,gerçektir.
Gerçeği arıyorsak,onu bulabilme ihtimalimizde olur zira insanın bulabileceği ,en fazla, aradığı şeydir.
İlgiyle takip ettiğimi söylemek ve teşekkür etmek istedim istedim dostlar. Sevgiyle kalın.
|
Edited by - on |
 |
|
|
Qaan
Yönetici
    
1248 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 18:44:26
|
Merhaba Arkadaşlar,
Sevgili Endsubasi'nin tuşladığı karakterlerin düzgün izlenebilmesi için, Sevgili Bozadi'nin düzenleme anlatımından esinlenerek/faydalanarak, forum ayarlarında ilgili kodlara ilgili harfleri atama yolunu izledim. Ufak bir dikkatsizliğim sonucu Sevgili Subasi'nin önceden yazdığı ş ve ğ harflerinin yanında noktalı virgüller kaldı (ş; ya da ğ; gibi) ve bir kez değişiklik olunca bunu önceki metinlere yönelik olarak tekrar düzeltemedim ama yine de daha okunabilir oldu. Bundan sonraki metinlerde sanırım noktalı virgül sorunu da olmayacaktır.
Bu arada Sevgili Bozadi'nin yaptığı açıklamadaki kodlar da yaptığım değişiklikten etkilendiği için, anlatımı anlaşılmaz duruma düşer gibi oldu. Anlayışla karşılayacağını tahmin ediyorum. :)
Sevgiler
Düzenleme: Ben bu postumdaki satırları girdikten birkaç dakika sonra, foruma ulaşımda kısa süreli yavaşlama ya da aksama oldu. Geri dönüp baktığımda, bilinmeyen gizemli bir güç sihirli elini uzatıp, yukarıdaki metinlerdeki fazladan kalan noktalı virgülleri de yok edip, sorunu tamamen çözmüş ve hatayı tam olarak düzeltmişti. Nasıl oldu anlamadım. :))
|
Edited by - on |
 |
|
|
bozadi
Elmas
    
307 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 19:41:20
|
o mesajdaki ilgili paragrafı kaldırdım sevgili Qaan, umarım yeni uyguladığın yöntem işe yarar.
sevgili pandora, gerçeklere ulaşma namına harcadığımız emeğe sunduğunuz saygıdan çok memnun olduk. :))
|
Edited by - on |
 |
|
|
tgur
Zümrüt
   
Turkey
233 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 21:58:59
|
Sevgili Qaan,
Anlaşılmadı , "gizemli bir güç sihirli el" Bozadi nin düzeltimi mi, yoksa başka bir şey mi,
|
Edited by - tgur on 31/01/2009 21:59:42 |
 |
|
|
Qaan
Yönetici
    
1248 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 22:38:12
|
Merhaba Arkadaşlar,
Forum yöneticisi konumunda değil ama kişisel görüşüm olarak Kasyopya Celseleri hakkında yorum yapmak istiyorum. Tabii ki hepsi kişisel görüşüm ve bu konuda başka yorumlara da açık.
Kasyopya Celseleri hakkında eleştiriler olması oldukça sağlıklı ve olumlu bir durum diye düşünüyorum. Forumumuz dışarıdan izleyenler için sadece Kasyopya bilgilerini benimseyenlere aitmiş gibi algılanmamalı. Çünkü bu bilgileri tamamen kendine hizmet odaklı olarak kabul edenler de var. Sevgili Ender Subasi'nin bir cümlesinde kullanığını hatırladığım "sorgulama" önerisi bence çok değerli. Bize ne kadar makul ve akla yatkın gelirse gelsin, hiç bir bilgiyi ya da kanalı sürekli olarak sorgulamaktan vazgeçmemeliyiz. İnancımızı hiç sorgusuz olarak, asla herhangi bir bilgi kaynağına vermemeliyiz. Yoksa arayışımızı kaybeder ve gücümüzü de bilemeyeceğimiz bir amaca kanalize etmiş ve yanıltılmış olabiliriz. Zor olanı seçmeli ve sorgulamayı hiç bir zaman kesmemeliyiz. Hatta bu bilgi Ra Bilgileri gibi ortak kabul görmüş bir bilgi kaynağından olsa dahi. Çünkü inancımızı bir kez teslim etmiş bulunursak, o kaynağın ateşli bir savunucusu durumuna düşebiliriz ve daha sonraki dönemlerde de, kendimizle de tutarlı olmak adına ve farkında olmadan egomuzu da kullanarak, bir futbol takımı taraftarı gibi, kayıtsız şartsız o varlık grubu ya da bilgi verenin bir nevi alt kolu ya da hizmet edeni gibi olabiliriz.
Bu yazdıklarımdan, sanki Kasyopya Celselerine karşı tavırlıymışım gibi bir anlam çıkmasın. Kasyopya'lılar kendine hizmet mi ya da başkalarına mı hizmet ediyor diye sorgulamam kendi kafamda hala devam ediyor. Farklı bakış açılarıyla farklı yorumlar yapılabiliyor bu konuda. Ve bu konudaki düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
Bir bakış açısıyla şöyle düşünüyorum. Kendine hizmet konusu gerçekten çok büyük ustalık gerektiriyor. Ve bu ustalığa çokça ulaşmış bir varlık grubu, kendini gerçekten de çok iyi maskeleyebilir. Kendi alt kadrosunu ya da yapılanmasını ustaca ve her türlü hileyi de kullanarak oluşturur. Hatta iyi niyetli başkalarına hizmet eğilimlileri de bu süreç içinde aldatarak kullanmaktan ve amacına alet etmekten kaçınmaz. Günü geldiğinde de arka plandaki amacını gerçekleştirecek şekilde bu altyapıyı kullanır. Hatta geçen süreçte öyle bir gelişme kaydedilmiştir ki, amacına ulaşmak istediğinde, başkasına hizmet eğiliminde olanlar olayın farkına varıp da başkalarına uyarı yapmak çabasına girişse bile artık önüne geçilemez bir durum mevcuttur ve olacak olan şey her neyse, ona engel olmak mümkün değildir.
Diğer bakış açısıyla da şunu düşünüyorum. Kasyopya Celseleri genel olarak çok ilgi çekti ve çokça kişiyi arayışa ve araştırmaya yönlendirdi. Bu konudaki hizmeti için Sevgili Bozadi'ye ve tüm 4BH ekibine kendi adıma bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Ben bir süredir celseleri okuyamadım ama zaman ayırınca yine okumayı planlıyorum. Gerçi içinde %30 oranında yanlış bilgi olduğunu yine Kasyopya'lılar söylüyor ve bunu hiç bir zaman göz ardı etmemeliyiz. Sonuç olarak, en çok göz önüne alınması gereken husus şu ki, o metinler insanları düşünmeye ve arayışa itiyor. Ve bu yönde çok önemli bir fayda sağlamış oluyor. (Kişisel görüşüm.) Forum ortamında da genel anlamıyla baktığım zaman pozitif yönde eğilim yarattığını hep gözlemliyorum. Ve bu açıdan çok memnunum. Şu an kaç kişi olduklarını ve kimler olduklarını tam olarak bilemesem bile 4BH ekibinin yarattığı fayda gerçekten çok büyük.
Ama her şeye rağmen yine yukarı satırlardaki düşüncemi tekrar etme gereği duyuyorum. Bilgi tüm varoluşa aittir ve başkalarına hizmet amaçlı varlık gruplarının zaten alt kollar ya da taraftarlar oluşturma eğilimi yoktur. Bilgiyi alalım, kafamızda tartalım ve değerlendirelim ama her ne olursa inancımızla birlikte gücümüzü de herhangi bir varlık grubuna ya da bilgi verene teslim/kanalize etmemek yönünde farkındalığımızı yüksek tutalım. Sorgusuzca inanmak ufkumuzu daraltır ve bilincimizin gelişimini yavaşlatır. Hatta bizi yanıltabilir. Yanlış hatırlamıyorsam, Kryon'un Yuvaya Yolculuk kitabında geçen şu sözü hatırlatmak istiyorum. "Her şey göründüğü gibi değildir."
Sevgiler
|
Edited by - on |
 |
|
|
Qaan
Yönetici
    
1248 Posts |
Posted - 31/01/2009 : 22:47:39
|
quote: Originally posted by tgur
Sevgili Qaan,
Anlaşılmadı , "gizemli bir güç sihirli el" Bozadi nin düzeltimi mi, yoksa başka bir şey mi,
Hayır Sevgili Tgur. Bozadi düzeltti demek istemedim. Ben gerekli düzeltmeyi azıcık dikkatsizce yaptığım için ş; ğ; şeklinde noktalı virgüller kalmıştı bu harflerden sonra. Nasıl düzeltebilirim diye aklımdan geçirdim ve düzelmesini de istiyordum. Azcık hatalı kaldığını belirten iletiyi yazıp attım. O arada forum sayfaları zor açılır olmuştu. Dönüp bir daha baktım ve noktalı virgüller yok olmuştu. Ama az önce orada olan şeylerin nasıl kendiliğinden yok olduklarını ve metnin istenildiği şekle dönüştüğünü çözemedim. O yüzden öyle ifade ettim. :)
(Belki de o arada tekrar ayarlara girdim çıktım ve bir şekilde işe yaradı. O anlık ayrıntı tam olarak aklımda yok.)
|
Edited by - on |
 |
|
|
tgur
Zümrüt
   
Turkey
233 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 00:22:07
|
Sevgili Qaan,
Hatırı sayıda doğrularla dolu bir evvelki izahınızı okudum, Doğrularla diyorum zira çoğunluğumuzun kanaati doğruları yakalamak ve onun peşinde spirütüel ve akla yakını yakalayıp kendimize bir yol bulmak, bu yol ne kadar meşakkatli olsa da ve bizi yorsa da özümüzün ittiği mecradan bizi alıkoyamamakta ve görüldüğü gibi büyük bir zevkle girdiğimiz bu döngüde yürümekten vaz geçemiyoruz..
Şu bilgi yolunda kendini vermiş cengaverlerin can siparane uğraşıları her türlü takdirin üzerinde bir yolda olduğumuzu bize defalarca ispat yüzünü göstermekte, Mesela Bozadi dostun yaptıklarına bakın,büyük uğraşılarının yanında hiç sakınmadan pc ortamındaki bir problemli yazılışı düzeltmek için yaptıklarına bakın, sizinkilere bakın , bunlar bizlerin ,sizlerin bilgi yolundaki safiyetini açıklamıyor mu ,çok haklıyız ki bu uğraşıları yanlış yorumlayıp yapılanı bir kalemde silecek negatif yorumları bile yapılan çalışmaları motive edecek bir hareket olarak algılayıp atılan taşları güle çevirecek bir anlayış ile bilenmiş bir kanaati ortaya dökmekteler..
Ne mutlu sizlere ,ne nutlu bize ki bu ortamı taçlandırmaktan başka bir şey düşünmek istemiyoruz, Bilgi yolunda biraz mistik yaklaşım dahi olsa bu spirütüel bir döngüdür ve biz onun zevk verici zevk alıcı bir ortam halinde yürütmek istiyoruz ve pırıl pırıl yapmak istiyoruz..
Sevgiyle kalın hepiniz..
|
Edited by - tgur on 01/02/2009 00:24:01 |
 |
|
|
pandora76
Elmas
    
815 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 03:34:08
|
Rehber fikri uzun zaman hoşuma gitmemiş ve bazen ciddi sorunlar yaratabileceğine inandığım birşeydir ve bu yüzdende kanal bilgilerine hiç ehemmiyet vermiyormuş gibi görünebilirim ama gerçektende öyle değil.Öyle olsaydı,ne Ra bilgilerini düşünüp bir sonuca varmaya çalışırdım nede Kryondan yararlanarak benim açımdan ciddi sonuçlara varırdım. Keşke bir kanal bilgisi benim aklımdaki tüm soru işaretlerine yanıt versede bende öldüğümde bir sürpizle karşılaşmasam.Ama şu da var.Sorgulamak için şüpheyle yaklaşmam gerekebilir yada şüpheyle yaklaştığım için sorguluyor olabilirim.
Bence bilgiyi sorgulamak çok önemli ki bundan dolayı benim aktardığım çekim yasasıda dahil olmak üzere her bilgiyi sorgulamaktan bahsetmiştim bir ara.İnsan kendi aktardığı bilgiyi dahi sorgulayın dermi.Ben kendi aktardığım bilgilerde dahil hiçbir bilginin sorgusuz kabulünün doğru olmadığını düşünüyorum ve bundan dolayı böyle söylüyorum.Sorgulayacağız ve sorguladıkça gerçeğe yaklaşacağız ve hatta belki onu bulacağız yada her defasında aslında bulduğumuzu zannediyor olacağız.
"Tanrının doğum günü" adlı kitaptaki bilgileri,başkalarına hizmet etmek adına(sonuçta sizler kasyopya celselerini çevirirken ne gibi bir karşılık alıyorsunuz hizmet etmekten başka, yani bunca emek ve zaman gerçektende hizme etme isteğiniz olduğunun işaretidir)aktarırken,eğerki çekim yasası hakkında bilgisi olmayan biri olmasa idi,çekim yasasının şer olduğuna inanacak ve belkide insanların pek çoğu,hastalandıklarında dahi,gelen talimatlar üzerine cezalandırılma korkusuyla çekim yasasını kendilerini iyileştirmek için dahi olsa düşünmeyecekti(tabi elbette hala çekim yasasının şer olduğuna inanan çok insan vardır,o ayrı,özgür iradeyle kişilerin kendi seçimi).Yani bildiğimiz herşeyin doğru olmayabileceği olasılığı var anlamına geliyor bu keza benim içinde geçerli.
İşte bu nedenle gerçeği arıyorum Bozadi.Dünyanın bir öküzün boynuzları üzerinde olup olmadığını öğrenmek için sürekli öğrenmek ve sorgulamak istiyorum.Ben reenkarnasyona hiç ihtimal vermemiş biri olarak,bu forumla karşılaştığımdan beri farklı bilgileri biraya getirerek,reenkarnasyonun olabileceğini düşünmeye başladım çünkü sizlerin aktardığı bilgileri ciddiyetle düşünüyor,sorguluyor,öğreniyorum.
Kasyopya celselerini tercüme ediyor olmanıza bu nedenle minnettarım ve rehberliği reddeden biri olarak,inanmayacaksınız belki ama gerçektende yaptığınız hizmete,emeğe çok saygı duyuyorum.
Sevgiyle kalın. |
Edited by - pandora76 on 01/02/2009 03:39:43 |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 10:32:11
|
NEGATİF GÜÇLERE TESLİMİYET Mİ ARKADAŞINI KORUMAK MI? DAHA ÇOK POZİTİF KUTBİYET KAZANDIRIR?
SORU: Size Dokuzuncu Şekil adındaki sinema filmini bilip bilmediğinizi sormak istiyorum.
RA: Zihninizi tarıyor ve Dokuzuncu Şekil adlı bu görüntüyü görüyoruz.
SORU: Bu film demin değindiğimiz noktayı işliyordu. Albayın bir karar vermesi gerekmektedir. Onun kutuplaşmasının hangi yönde olduğunu merak ediyorum. Negatif güçlere teslim olup boyun eğebilirdi ama o arkadaşını savunmayı seçti. Sizin için hangisinin daha çok pozitif kutbiyet kazandıracağını tahmin etmek mümkün müdür; yani pozitif eğilimli varlığı savunmak mı, yoksa negatif eğilimli varlıkların baskılarına boyun eğmek mi pozitif kutuplaşmaya yardımcı olur?
RA: Bu soru sizin yoğunluk dereceniz kadar, dördüncü yoğunluk derecesi alanını da içeriyor. Bunun yanıtı en iyi, sizin İsa dediğiniz varlığın son eyleminde görülebilir. Bu varlık arkadaşları tarafından savunulacaktı. Ama o arkadaşlarına kılıçları bir yana koymalarını söyledi. Sonra da gidip fiziksel ölümüne yol açacak varlıklara kendini teslim etti. Sevilen bir başka varlığı koruma dürtüsü, sevgi ve merhametten fazlasıyla nasibini almış dördüncü yoğunluk derecesi varlığında daima mevcuttur. Bundan daha fazlasını söyleyemeyiz ve söylememize gerek de yoktur.
(Ra Bilgileri 2, s.65,66) |
Edited by - Tiversonus on 02/02/2009 15:21:42 |
 |
|
|
tgur
Zümrüt
   
Turkey
233 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 10:50:24
|
Dünya öküzün boynuzu üzerinde mi dir derken sevgili Pandora76 ,aklıma gençliğimde geçen bir olay geldi anlatmadan duramayacağım; Bu hayatımda ikinci askerliğimi yaparken ki, bu arada sırf sizin reenkarnasyon arayışlarınıza bir done olur düşüncesiyle ,ben evvelki hayatımda da askerdim ,amerikalı bir deniz subayı ve aslımı ,nerede ,nasıl öldüğümü bilirim ,detayları daha sonra gerekirse açarım ,şimdi uzatmadan,
Birlikte, şöför olabilmek için adayların ilkokulu bitirme mecburiyeti vardı ve ben adayların büyük kısmını bu maksatla eledim, bunu duyan üst komutan gelip hadiseye müdahale etti ve bana ilkokulu bitirmiş onbaşıları topla emri verdi ve topladık ,onlara oğlum dünya öküzün boynuzu üzerinde mi yoksa kaplumbağa sırtında mıdır ,buna göre ayrılın dedi,
Ve toplanan askerler cevap olarak ikiye ayrıldı..
Saf anadolu çocuklarının eğitim durumunu ve hangi ortamda bu üst bilgilerle uğraştığımızı ve işin ne kadar gayret gerektirdiğini anladınız mı ,uçurumları fark ettiniz mi , bu anlayışla gelinecek bilgi özelliğinin ancak ve ancak elektro manyetik aktarış yoluyla bu uçurumları ilgili ortama adapte edebileceğini görebiliyor muyuz , yoksa ümitsizlik doğuran kimyasalların etkisi ile olduğumuz yerde durup duruma kahretmekle mi kalacağız..
Bilgi yolunda koşar adım marş marş sevgili dostlarım.
Sevgiyle..
|
Edited by - tgur on 01/02/2009 11:14:58 |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 11:44:23
|
Sevgili Tgur,
Öncelikle teşekür ederim. Mesaj alınmıştır, ancak sizin mesaja bakarken sevgili ivrin'in mesajı bir alttay dı ve ilk olarak ben o yazıyı okudum. Hem altında düzeltme tarihi de vardı: Bir an sevindim, eski dostlar ile özlem gidereceğim diye. Sonra sizin yazınızı okudum.
Aslında ben de askerdim ancak, sizin eski ülkenin bulunduğu kıtanın güneyinde, bol yeşillikli bir yerde ve ben kılıç ve mızrak ile savaşıyordum, sonra savaşmaktan vazgeçiyordum ve iyi savaşçıydım:))
"Bilgi" Ben de Sana Aşığım! |
Edited by - on |
 |
|
|
tgur
Zümrüt
   
Turkey
233 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 13:54:16
|
Döndüğüne sevindim Tiversonus,sıcak bir aura yayıyorsun ortama,ve bilgilendirme yolunda bizim gibi hazıra konanlar için bulunmaz bir nimetsin.. Çektiğiniz sancılar esasta üzerinde durulmaması gereken şeyler,daha doğrusu bir bilinç katmanından yukarıdakine geçerken eskileri bırakırken o hani bir hüzün vardır ince ince sızlatır, onun belirtilerini son defa duymaktır,trenle yolcu ettiğinize el sallar gibi , başınızı çevirir hayata devam edersiniz ulaştığınız yenide. O silinen yerde anda yaşamla ilgili bir şeyler söylemiştiniz bende vurgulamak için birşeyler yazmıştım ,ama şimdi sadece bilmem okumuş muydunuz bir aralara dörtlük sıkıştırmıştım onun son ikilisini sunuyorum ,söylemek istediğimi daha iyi anlatır;
Zoru seç ,koru tut gerekirse Yansa bile ellerin ,gelen yeni deridir. |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 18:18:32
|
| sevgili arkadaslar.gordugum kadar&ıyla kassopya bilgilerini okuyanlar bu bilgileri mutlak dogru kabul etmisler.benim ufak elestirilerime dahi katlanamiyolar.halbuki her kanal bilgisini sorgulamali ve mantik süzgecinden gecirmeliyiz.kassopya bilgilerinde o kadar cok celiski ve yanl&ıs varki hangisinden bahsetsem bilemiyorum.kassopya bilgilerinin misyonu dunyadisi yasam hakkinda bilgi vermekten cok kafa karistirmak oldugu fikrimden vazgececek degilim.bundan niye bu kadar rahatsiz oluyorsunuz.mesela önceki cesitli kanal bilgilerinde atom bombasinin insan uzerinde kullanilmasi sonucu kurban durumundaki kisilerin sonucta ruhlarinin kurtarilacagi bilgisi vardi.ama kassopya bilgisinde philadelphia deneyinde magnetik alan altinda kalan kurbanlarin-sonsuzlukta asilacagi-obur dunyaya intikal edemeyecegi gibi bilgiler var.evreni cok buyuk magnetik alan bilgisiyle yaratan tanr&ı philadelphia deneyi gibi evrenin yaratilisindeki magnetik alanlardan daha kucuk bir magnetik alan altinda kalan philadelphia kurbanlarina yard&ım edemiyo kassopyalilara göre.yada belirsizlikte b&ırakiyo.herseyin bilgisine sahip tanri philadelphia deneyinde magnetik alana maruz kalanlara yardim ademiyo kassopyacilara gore.simdi kassopyalilarin verdigi bu bilgi mantiklimidir.ufacik bir gemideki 10 metre uzunlugundaki bir trafonun yarattigi magnetik alan 100 milyarlarca galaksiyi yaratan ve baska evrenler yaratan tanrinin gucunu as&ıyor kassopyalilara gore.boyle sey olurmu.paradoksal yanl&ıs bilgi iste. |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 18:40:13
|
| sevgili qreqorsamsa.budur.com a ilk girdigimde kassopya bilgilerini okudum ve pek cok yeni sey ogrendim.butun hepsini inceledigimdede sunu gordumki icinde pek cok celiskiler paradokslar yanl&ıs anlatimlar barindiriyo.zaten kassoya celselerinin tumunu okuyup bitirmeden yorum yazmadim.benim dusunceme gore kassopya bilgileri adi altinda laura knight-jadczyk adli medyuma verilen bilgiler negatif dunyad&ıs&ı varliklar tarafindan verilmistir ve misyonuda kafa karistirmak-kafa bulandirmak metafizik arayisindaki dunya insanini yanl&ıs yonlere cekmektir.dunyadisi kanal bilgilerinde bir butunluk olur.bu butunlugu ben kassopya bilgilerinde goremedim.bundan niye bu kadar rahatsiz oluyosunuz.ben fikirlerimi soyluyorum. |
Edited by - on |
 |
|
|
kurby
Elmas
    
Turkey
1049 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:01:31
|
quote: Originally posted by endsubasi
sevgili arkadaslar.gordugum kadar&ıyla kassopya bilgilerini okuyanlar bu bilgileri mutlak dogru kabul etmisler.benim ufak elestirilerime dahi katlanamiyolar.halbuki her kanal bilgisini sorgulamali ve mantik süzgecinden gecirmeliyiz.kassopya bilgilerinde o kadar cok celiski ve yanl&ıs varki hangisinden bahsetsem bilemiyorum.kassopya bilgilerinin misyonu dunyadisi yasam hakkinda bilgi vermekten cok kafa karistirmak oldugu fikrimden vazgececek degilim.bundan niye bu kadar rahatsiz oluyorsunuz.mesela önceki cesitli kanal bilgilerinde atom bombasinin insan uzerinde kullanilmasi sonucu kurban durumundaki kisilerin sonucta ruhlarinin kurtarilacagi bilgisi vardi.ama kassopya bilgisinde philadelphia deneyinde magnetik alan altinda kalan kurbanlarin-sonsuzlukta asilacagi-obur dunyaya intikal edemeyecegi gibi bilgiler var.evreni cok buyuk magnetik alan bilgisiyle yaratan tanr&ı philadelphia deneyi gibi evrenin yaratilisindeki magnetik alanlardan daha kucuk bir magnetik alan altinda kalan philadelphia kurbanlarina yard&ım edemiyo kassopyalilara göre.yada belirsizlikte b&ırakiyo.herseyin bilgisine sahip tanri philadelphia deneyinde magnetik alana maruz kalanlara yardim ademiyo kassopyacilara gore.simdi kassopyalilarin verdigi bu bilgi mantiklimidir.ufacik bir gemideki 10 metre uzunlugundaki bir trafonun yarattigi magnetik alan 100 milyarlarca galaksiyi yaratan ve baska evrenler yaratan tanrinin gucunu as&ıyor kassopyalilara gore.boyle sey olurmu.paradoksal yanl&ıs bilgi iste.
Sevgili Endsubaşi, öncelikle müdaheleci bir yaradan yok, aslında öyle bir şey yok.Önce burada bir anlaşalım.Tanrı/Allah kavramı, sadece bizim dinlerimizde(Tüm kutsal kitaplar) "O" olarak geçiyor.Ama O yok.Sadece biz varız, tüm yoğunluk varlıkları birleşimi Tanrı/Allah.Aslında kelimeyi tam olarak ifade olacak olursam, sadece Bir var, biz yokuz.(neden böyle olduğunu da az çok anlıyorum.Bunun adına sinerji deniyor.Parçaların toplamı, bütünün kendisinden her zaman büyüktür ve bu enerjinin kendi içinde hareketini sağlıyor, devinim sürüyor böylece.)Eğer "O" kavramını diğeri olarak ortaya koyarsak o zaman Bir Yasasından bahsetmemiz mümkün değil.Katılıyorum, tüm celselere şüpheyle yaklaşmakta fayda var, bunu her zaman göz önünde bulundurduğumuzu sanıyorum.Aslında sorun o ya da bu celse değil.Asıl sorun bizim zihnimizdeki Tanrı/Allah ve biz zavallı "aciz kullar" kavramlarının zihnimize çakılmış olmasında.Bu nedenle olaylara şirk korkusu olmadan bakamıyoruz, sanki tepemizde bir varlık var, tek bakışı ile bizi taşa döndürecekmiş gibi algılıyoruz, yok öyle birşey! Evrenin kurallarına uymadan yapılan deneylerde de, tıpkı küçük bir kibrit parçasıyla oynayan küçük ve bilinçsiz eller gibi koca alanları/evleri yakabilmek lüksüne sahibiz.Bizler evrenin afacan/yaramaz çocuklarıyız.Kafa üstü düşmeden, canımızın yanacağını anlamıyoruz, en çok da zoruma giden bu ya.
Sizden o celse bu celse tartışmasına girmeden, bizimle bilgilerinizi paylaşmanızı rica ediyorum.Bu bizi, sonu olmayan tartışma ortamından uzaklaştırıp, bilgiye doğru yol almamızı sağlayacaktır.Görüştüğünüz bu varlıklardan ne tür bilgiler aldınız? Sanırım bilgileri kendinize saklamayı düşünmüyorsunuz, değil mi?:))))
Sevgiyle.... |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:06:16
|
| sevgili kurby.hic birkanal bilgisi 100 de 100 dogru degildir fikrinize katiliyorum.yanliz yeni bir kanal bilgisini okurken eski kanal bilgilerinin cogunuda okumus ogrenm&ıs olmak gerekir.eskiden ogrendiginiz bilgilerin bir ozetini c&ıkarirsaniz bu yeni bilgiyi arastirirken bir rehber olur.ne pozitif nede negatifdir.eger bilgilerde bir butunluk varsa paradoks hic yok yada azsa bu bilgiye biraz guvenilebilinir.ben kassopy bilgilerinin tum sayfalarini okudum ve verilen bilgilerde bir butunluk olmadigini gordum.paradokslar-mantiksizlik-yalan yanlis bilgiler.mesela philadelpphia deneyine maruz kalan amerikalilarin kurtarilamayacagi sonsuzlukta asili kalacagi gibi bir bilgi veriyo insanlarin dunyadaki hayati sansami kaldi.elbetteki her varlik olur ve kurtarilir.kuranda ne der-her varlik olumu tadacaktir.sonucta kassopya bilgilerinin kafa karistirmak ve insanlari korkutmak amaciyla verilmis negatif varliklar tarafindan verilmis yalan yanlis bilgiler oldugunu dusunuyorum. |
Edited by - on |
 |
|
|
Tiversonus
Elmas
    
2018 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:19:19
|
Sevgili endubasi,
Şimdi şunu düşünelim. Ra'yı "temiz kanal" olrak kabul ediyor musunuz? Bunu bir ara burada belirtmiştiniz sanırım ama kaynağından öğrenmek istiyorum. Eğer Ra'yı "temiz kanal" olarak nitelendiriyor sanız - şart budur - sevgili Ra toplumsal bellek bileşiminin önerdiği bir alıştırma var: Bir'in Yasası'na Doğru Tekamül Alıştırması:
Siz bu alıştırmayı hiç yaptınız mı? Dürüstlükle söylüyorum ki ben defalarca yapıyorum:


Şimdi Bir'in parçası, ben bu alıştırmaları yaparak sevgi yasasında kendimi geliştirip, sonra da ışığın yasalarını ve sonra da sonsuzluk yasalarını arıyorum. Bu alıştırmaların içeriğine bakarsanız; ben size herhangi bir sevgisizlik hali duyamam, duymamalıyım ve duymayacağım. Yani sizin özgür irade niz demek Sonsuz Ve Tek Olanın'ın kendini deneyimleyebilmek için bahşettiği bir sevgi nin yansıması olur. Sevgisizlik duygusu bu yasaya bağlı olan -Bir'in Yasası na- biri için mümkün değildir.
Önce sizin bu yasaya bağlı olup olmadığınızı öğrenmek isterim, kendimce sizi kırmak, üzmek gibi bir düşüncem olamaz: Siz Bir'in Yasası'na bağlı mısınız?
Tabi cevap verip-vermemek özgür iradenize kalmış bir şey, sakın ola ki sizi dkkate almıyorum sanmayınız, bilakis pozitif kutbiyet için sizinle bilgilenmek öğrenmek/öğretmek (bu da sapma yasadır) bana bir onur/görev dir. Ben bunu yapmaya sizin ile açık, dürüst, ikili diyaloğa hazırım, bu benim için onurdur.
Ayrıca, sizin deneyimlerinizi gerçekten, diğer insanlara faydalı olabileceği için ve "korunma" için diğer insanlara umut ve deneyim katabileceği potansiyeli ile sizden bunları duymak isterim. Sonuç ta bir görev/onur yapmış olursunuz.
Yanlış anlaşılmasın, bir temel zemin, bir kural koayarak, sizi tanıyarak fikirler konusunda konuşabilmek için bu açıklamayı yapıyorum. Sonuçta yazılarımızdan siz beni tanıyor sunuz.
Yanlış anlaşımasın sevgili endubasi, ben KH dünyasında yetişmiş, öğrenmiş bir insanım, tekamül bir süreç dolayısı ile hiç yanlış (Bir'in Yasaı na göre) yapmadım değil bilakis çok yanlış yaptım ve öğrendim. Bir başka şey, ben kasyopya celselerinden çok şey öğrendim, bu doğru , ancak "celseleme" işinin doğası nedeniyle, insanların KH dünyasında yaşamaları nedeniyle genel olarak kanal bilgilerinde aklımı, sorgulama yeteneğimi kullanırım. Sorgulamalarım genel ortalamanın çok üzerindedir, bu bir yapı meselesi. Sorgulamalrım ile herhangi bir bilgi yi çürütemeyecek noktaya geldiğim de ise , sorgulamanın tam zıttı olan şekilde bir "inanç" geliştiririm. Daha sonra bu inanç yerinde durmaz, bu inancı yine sorgularım: Tıpkı son bir kaç gündür Kasyopya'yı aktarım noktası olarak kullanan 6. Yoğunluk Bh olduklarını iddia edenlerin, Kasyopya'lıları sorguladığım gibi. Bir dindar bunu yapabilir mi?
Tekrar etmek istersem, sizin benim akıl süzgecime sokacağınız ve defalarca sorgulamalarımdan sonra çürütemeyeceğim bilgiler için ben size dönüp "teşekür" edip, sevgi ile sarılırım. Ancak siz bunu yapabilir misiniz? İşte tartışma için fikirleri konuşmak için siz ve yapınız nasıl dır bil miyorum. Ancak Siz Yaratan' sınız! Benim gözümde.
Siz kendinizin gözünüz de ne isiniz ben onu bil miyorum. Ben tartışırım hatta dinleri diğer bilgileri ve herşeyi tartışabilirim.. Ama temel ne olacak, zemin ne olacak; bilim mi? Felsefe mi? Din mi? Tartıştıktan sonra her türlü gerçek bilgiye, sorgulamalarım la test edildikten sonra, onu bana getirene sonsuz şükranları mı sunabilirm?
Sonsuz ve Tek Olan Yaratan'ın Gücü İle Huzur İçinde Kalın! |
Edited by - on |
 |
|
|
kurby
Elmas
    
Turkey
1049 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:19:48
|
İşte sevgili Endsubaşi, ben de size onu söylemeye çalışıyorum.Eğer yüzyıllar öncesinden gelen ve değişime uğrayıp uğramadığı dahi belli olmayan bir materyeli baz alarak konuşursak, zaten baştan hata yapmış oluruz.(Kaldı ki, 10 yıl öncesi gelen bilgiler hakkında bile ortak bir birliğe varamıyoruz)Oysa kutsal kitapta bu biçim konuşmalara dahi "şirk" kavramı ile bir kısıtlama getiriliyor.O zaman Bir Yasası dediğimizde bizler ve siz şirkin en büyüğünü yapmış oluyoruz.Önce bu konuda bir anlaşalım.Üzgünüm ancak, ben sadece kanal bilgilerine değil, diğer boyuttan gelen her tür bilgiye karşı paranoyağım.O nedenle bu içi boş tartışmayı sona erdirip, görüştüğünüz varlıklardan ne tür bilgiler aldığınızı okuyalım.Bu bilgileri gerçekten çok merak ediyorum. Eminim, bakış açımıza çok büyük faydaları olacaktır.Teşekkür ediyorum.
Sevgiler.... |
Edited by - on |
 |
|
|
endsubasi
Kehribar
  
Turkey
94 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:22:20
|
| sevgili kurby.yaradan hem her seyin ustunde herseyi bilen bir varlik olarak var hemde 7 boyut boyunca tekamul eden kendisinden dusuk varliklar olarak var.yani tanrinin 2 varl&ıg&ı var.1-herseyi bilen olarak tanri 2-7 boyut boyunca tekamul eden varl&ıklar.tanrinin sadece biz olarak varolusunun haricinde 7 boyutunda uzerinde herseyi her turlu bilgiyi bilen bir varlik oldugunu kabul eden bilincimle sizin fikrinizle burda ayriliyorum.i&şte kassopya bilgilerinin sizi getirdigi nokta-zehirlenme.kassopyalilarda oyle soyluyor.7 boyut var ve tanri 7 dedir diyor.hayir.iste orda hemfikir degiliz.tanri 8. boyuttadir yada 7 botutun uzerindedir.ve herseyin ustundedir.kurandada allah 7 kat yer ve gokun uzerindedir der.zaten benim tum anlatmak istedigimde buydu.yalan yanl&ıs paradoksal bilgilerle kassopya bilgilerinin sizi zehirlemesi.surec boyle isliyor.yanlis algilanan tanri kavrami.i&şte sonunda kassopyalilarin tuzag&ına dustunuz.tanr&ıy&ı bile yanl&ıs kavriyosunuz.pek cok medyumik temasta 7.boyut varliklarinin tekamul eden varliklar oldugu ve tanri mertebesinin altinda oldugu bilgisi verilmistir. |
Edited by - on |
 |
|
|
owi
Elmas
    
Turkey
302 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:22:44
|
sevgili endsubası;kanal bilgilerine açık ancak ne toplu bir kabulleniş ne de toplu bir reddediş içinde olmayan biri olarak size ve fikirlerinize sonsuz saygı duyuyorum ve sevgiyle karşılıyorum. Efendim benim yegane kelamım, bir bilgiyi eleştirirken ve değerlendirirken karşılıklı özgür iradelere saygı duymak ve sevgiden ayrılmamak..( lütfen yalnış anlamayın yapıldı demiyorum ) Benim için bir bilgiyi reddeden de kabul eden de aynı.Netice de neyin hakikat neyin realite ( rolatif ) oldugunu bilmediğimiz sonsuz bu evrende tek referansımız pozitif ustatlar ile yüksek benliğimiz. Bilginin değişkenliğini ve sonsuzluğunu unutmadan,
Yaradanın ışıgında kalmak dileklerimle efendim.. |
Edited by - on |
 |
|
|
kurby
Elmas
    
Turkey
1049 Posts |
Posted - 01/02/2009 : 19:30:11
|
quote: Originally posted by endsubasi
sevgili kurby.yaradan hem her seyin ustunde herseyi bilen bir varlik olarak var hemde 7 boyut boyunca tekamul eden kendisinden dusuk varliklar olarak var.yani tanrinin 2 varl&ıg&ı var.1-herseyi bilen olarak tanri 2-7 boyut boyunca tekamul eden varl&ıklar.tanrinin sadece biz olarak varolusunun haricinde 7 boyutunda uzerinde herseyi her turlu bilgiyi bilen bir varlik oldugunu kabul eden bilincimle sizin fikrinizle burda ayriliyorum.i&şte kassopya bilgilerinin sizi getirdigi nokta-zehirlenme.kassopyalilarda oyle soyluyor.7 boyut var ve tanri 7 dedir diyor.hayir.iste orda hemfikir degiliz.tanri 8. boyuttadir yada 7 botutun uzerindedir.ve herseyin ustundedir.kurandada allah 7 kat yer ve gokun uzerindedir der.zaten benim tum anlatmak istedigimde buydu.yalan yanl&ıs paradoksal bilgilerle kassopya bilgilerinin sizi zehirlemesi.surec boyle isliyor.yanlis algilanan tanri kavrami.i&şte sonunda kassopyalilarin tuzag&ına dustunuz.tanr&ıy&ı bile yanl&ıs kavriyosunuz.pek cok medyumik temasta 7.boyut varliklarinin tekamul eden varliklar oldugu ve tanri mertebesinin altinda oldugu bilgisi verilmistir.
Kusura bakmayın ama, zehirlenen tek kişi ben değilim sanıyorum, siz de bu zehirden hakkınızı almışsınız.Öncelikle ben şu kadar boyut var demedim.Tüm varlıklar dedim.Üzgünüm, bu koşullarda sizinle tartışabileceğim bir şey yok.Bilgilerinizi saklama eğiliminizi de anlamış değilim.Kaskopyalılara takmış gidiyorsunuz, rahat bırakın şu varlıkları, bir kez daha yineliyorum.Siz ne tür bilgiler aldınız?Kimlerle görüştünüz?Paylaşacaksanız, bence bunları paylaşın, bu daha verimli olacak kanaatindeyim.Aksi halde bu tartışmada yer almamın benim için hiçbir hükmü yoktur.Dayatma KH tarzıdır.Bırakınız isteyen istediği gibi düşündün.Siz bildiklerinizi paylaşın lütfen! |
Edited by - on |
 |
|
Topic  |
|
|
|