Print Page | Close Window

Burçların Yaşam Parolaları

Printed from: Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Topic URL: http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=240
Printed on: 02/10/2014

Topic:


Topic author: Qaan
Subject: Burçların Yaşam Parolaları
Posted on: 13/03/2005 21:36:59
Message:

Koç
Ben öncü olmak istiyorum!

Boğa
Yaşamak ve yaşattırmak!

İkizler
Yeni ve heyecan veren şeyler bulmalıyım!

Yengeç
Rahat yaşamak / hissetmek istiyorum!

Aslan
Kendimi kanıtlamam lazım!

Başak
Çevreme nasıl yararlı olabilirim?

Terazi
Bir bütün olabilmek için “sana” ihtiyacım var!

Akrep
Sebepleri oluşturmak istiyorum!

Yay
Nasıl büyüyebilirim?

Oğlak
Bir hedefe ulaşmak istiyorum!

Kova
Ben mükemmel bir bireyim!

Balık
Hepimiz birbirimizle bağlantılıyız!


Kaynak: http://www.astroloji.org/parola.htm

Replies:


Reply author: bebi
Replied on: 22/11/2006 12:42:07
Message:

Terazi
Bir bütün olabilmek için “sana” ihtiyacım var!


Ewettt.tamamen doru bir slogan... emeğine sağlık..Yüreğin dert görmesin..


Reply author: demirlilith
Replied on: 22/11/2006 22:33:04
Message:

en azından bildiğim bir yerden başlamak adına :)

ben tipik bir aslan burcuyum, yükselenim dahi aslan. yukarıda bahsedildiği üzere ve kendimde taşıdığımı bildiğim "kendimi kanıtlamam lazım" ın altında son bir-iki yıldır fazlasıyla ezildiğimin farkındayım.. kendime uyguladığım baskının farkında olarak ama bişey de yapmadan günlerim geçiyor. aradığım çıkış nerde


Reply author: nirvani
Replied on: 04/12/2006 23:56:58
Message:

Astrolojik yorum isteyen dostlar, doğum bilgilerinizi gönderiniz...Gün,ay,yıl..doğum yeri..doğum zamanı...


Reply author: demirlilith
Replied on: 05/12/2006 01:47:07
Message:

ben isterim..
25/07/1979
sinop
saat. sabah 5:30
heyecanla bekicem :)

quote:
Originally posted by nirvani

Astrolojik yorum isteyen dostlar, doğum bilgilerinizi gönderiniz...Gün,ay,yıl..doğum yeri..doğum zamanı...


Reply author: yesilelma
Replied on: 05/12/2006 17:26:07
Message:

25.03.1956
izmir
15.00
tesekkurler :))


Reply author: Mavi
Replied on: 05/12/2006 17:29:37
Message:

quote:
Originally posted by nirvani

Astrolojik yorum isteyen dostlar, doğum bilgilerinizi gönderiniz...Gün,ay,yıl..doğum yeri..doğum zamanı...





:)
Sevgi ve IŞIKLA...


Reply author: Afush
Replied on: 06/01/2007 22:02:28
Message:

Merhaba :)
Eğer benim de astrolojik bilgilerimi az çok çıkarabilirseniz çok mutlu olurum.


25/06/1989
İzmir
4:30


Reply author: Mânâ
Replied on: 06/01/2007 22:41:34
Message:

Merhaba Afush

benimde ilgimi çekmisti, burda bir yanit alamadim

yukselen burcunu ogrenebilmen ve harita hesaplanmasi icin google de arama yapabilirsin..
Ben harita hesaplanmasindan sorna, buldugum bir siteye baktim, evler ve gezegenler hakkinda genis açiklama / bilgi var, belki seninde isine yarar


http://sufizmveinsan.com/astroloji/index.html

Sevgiler


Reply author: NAZARBEK
Replied on: 30/01/2007 23:04:13
Message:

Sayın MANA! Ellerinizde yaşamış olduğunuz yanma,acı, karıncalanma nörolojik bir durumdur ve çok insanda ellerinde,dirseklerde,bacaklarda ve değişik yerlerinde olmakta...Yani bu probleminiz Psikosomatik denilen duygu-durum ve sinirsel kökenlidir.Ehemmiyet vermemeniz,kendinizi duygusal yönden tüketmemeniz gerekirse bir psikiyatriste ya da nörologa gitmeniz uygundur...selamlar...


Reply author: pandora76
Replied on: 24/06/2008 13:11:12
Message:

www.astrozoom.com
Bu adresten de bakabilirsiniz.


Reply author: black
Replied on: 24/06/2008 13:56:12
Message:

Merhaba sevgili Nirvani , bende dogum tarihimi ve yerini yazmak istiyorum. Koç burcuyum ama yanlış bakmadıysam yükselenim balık ve daha cok balıgın özelliklerini taşıyorum..

27.03.1965
Bursa, 05:30

sevgiyle kalın, merakla bekleyecegim.


Reply author: ivrin
Replied on: 24/06/2008 15:32:36
Message:

Bu başlığı hiç farketmemiştim, yeterince zaman ayıramadığım için, aslında burada yer aldığına inandığım bir sürü faydalı başlıklar olabileceğini düşünüyorum. Birgün günümün tamamını Budur.com'a ayıracağım ve ne var ne yok her başlığa bakıp bu değerli paylaşım platformundan sınırsız yararlanacağım.

Bu arada hakikaten bu burçlarla ilgili tesbitler beni hep şaşırtmıştır ve yine pes diyorum evet Başak burcu sanırım sadece "Çevreme nasıl yararlı olabilirim?" in telaşıyla yaşayan bir burç. Ve inanılmaz da mutlu olurum bu durumumdan, bugüne kadar hiç şikayet etmedim, karşılısız durmadan birilerine yardım etmek insanın ruhunu doyuruyor diye düşünüyorum. Bu durum beni büyütüyor, etrafımdaki insanların eksik bir şeyi olmamalı hatta bende eksik olabilir ben kendi kendime yeterim diyorum.. nasıl olsa herşeyin üstesinden gelebilen ve hemen hemen yapamayacağım hiç bir şey olmadığını düşünen biriyim, bu durumda gerçekten üstesinden gelemeyenlere yardım etmek belkide servetimin en büyüğü diyebilirim. Diğer yandan merküryen olduğum için, toprağa ve doğaya bağlılığım da, her türlü çözümün öncelikle kendimde ve bütünle bir olduğuna inandığım doğal zekamda olduğunu hatırlatır bana.

Sevgiyle..


Reply author: pandora76
Replied on: 24/06/2008 21:25:44
Message:

Merhaba Black,
Kısaca haritanıza göz gezdirdim.İşim yok şu an,merakla beklediğinizi söyleyince biraz bilgi vermek istedim.
Koç burcu,yükselen balık.Ay yani duygu burcunuz ise oğlak.Pluton 6.evde.
10.evde şans noktasının olması hedeflerinize ulaşmanız açısından olumlu fakat 12.evinizde yani sıkıntı evinizde zorlu gezegen Satürn ün olması pek iyi değil.Hayalperest biri olabilirsiniz ve gizli düşmanlar,şanssızlık...sizi sıkça bulabilir.Üstesinden gelmeniz durumunda bu aynı zamanda çok olumlu bir ödül anlamına da gelmektedir.


Reply author: pandora76
Replied on: 24/06/2008 21:41:28
Message:

Şunuda belirteyim.29 yaş Satürn döngüsüyle yükselen burcumuzun kimliğine bürünmeye başlarız.Yani 30 yaşından sonra yükselen burcumuzun özellikleri ön plana çıkar.
Yükselen burç çok önemli.
Ay burcu anlık tepkilerimiz.Bilinçaltımızda olan şeyleri gösteriyor.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 01:04:27
Message:

Benim bilgilerim de bunlar

Doğum Tarihim: 28,08,1965
Doğum yerim : Beograd/Yugoslavya
Saat : 08:08 (Bu hastane kayıtlarımdaki doğum saatim annem ise 07:45'ti yanlış yazılmış
diyor ikisine de bakmak lazım sanırım.)
Gün : Cumartesi

Bu durumda benim yükselenim de Başak oluyor galiba ama diğer bilgileri bilmiyorum


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 11:42:19
Message:

Merhaba İvrin.
Ay,güneş ve yükselen burcunuz başak.Siz oldukça başaksınız:)
Güneş uranüs pluton ve ay 12. evde.İyi haberler veremediğim için üzgünüm ama bu zor bir yerleşim.Bu kadar gezgenin 12.evde(sıkıntı evinde)olması çok zor.
Çok hayalperest olabilir ve böylece herşeyi yarıda bırakmış olabilirsiniz.
Pluton 12. evde çok ciddi dönüşümler gerçekleştirebilir.Kalıcı hasarlar bırakan ciddi bir kaza,hastalık veya ciddi sorunlar yaşatabilir.Çünkü böylece kişinin dönüşümü sağlamasını isteyebilir.
Ama bu ev aynı zamanda kendimizi Tanrıya teslim ettiğimiz ev.Karşılıksız yardım,gerçek aşk,tam ve koşullara bağlı olmayan mutluluğun deneyimlenebileceği ev.
Tabi bunun için bu evin sıkıntılarını yenebilmek gerekiyor.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 11:49:44
Message:

12. EVDE PLUTON


Ruhsal sorunlara imkan verebilir. Sevildiğini, istenildiğini, güçlü olduğunu tatmin edici bir şekilde hissetmelidir. Yersiz, nedeni belirlenemeyen korkular, endişeler yaşatır. Hayata bakış açısı karamsarcadır. Duygusal doyuma ulaşması çok önemlidir. İç alemdeki karmaşıklığın sözlerle dışarı yansıması yanlış anlaşılabilir. Hissettikleri yaşadıkları başkaları için inanılmaz olabilir. Rüyaları çıkar. Duygular genellikle daima baskındır. Sezgi yönü kuvvetli olduğu için akılla varılacak noktaları daha rahat görebilir. Telepati, geleceği sezme, üst boyutlarla iletişime girebilme, soyut konuları hissedebilme gibi hassas yetenekler verir. Gizli düşmanlardan tehlike gelir. Uyuşturuculara meyletme görülmesi mümkündür.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 12:05:21
Message:

Bu evin ödülleri çok büyüktür.Balık burcunun evidir ve Tanrıya ulaştığımız ev dir.Aslında son ev.İnsanın varacağı son yer.
Benimde 12.evim de güçlü.Sezgiler,rüyalar,ilham,telepatik yetenekler....
Aynı zamanda kendimizi iyileştirdiğimiz yer.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 13:16:16
Message:

Çok teşekkür ederim sevgili Pandora76, söylediklerinizin tamamı birebir örtüşüyor. Tüm evreleri yaşadım daha da yaşayacaklarım var. Eğer üye olduğum zamanlardan başlayıp hikayemi okuduysanız ki, o çok eksik bir hikayedir tamamı nı kimsenin kaldırabileceğini sanmıyorum. Büyücü damgası bile yedim taaa çocukluğumda ve yaşadıklarımdan dolayı dışlandım. Fiziksel işkencelerden hiç bahsetmiyorum onları da taşıyabileceğinizi hiç sanmıyorum. Ama şükür iyi ki vardılar ve beni tanrıma kavuşturdular. Çok küçük yaşlarda ne olduğumu öğrenme fırsatım oldu böylece her geçen gün netleşen gerçeğimle aranızdayım, neden buradayım sanıyorsunuz:)
Kalıcı hasarlar bırakan kazalar, 5 yıl süren işkence ve şiddet, ardından sahip olduğum hastalıklar ve tam dönüşümümden sonraki şifa yetim ile onları tedavi edişim. Evet ben bu evde defalarca tanrıya teslim oldum, çünkü şükürler olsun bu evin sıkıntılarını defalarca yenebildim ve yine şükürler olsun yeni gelecek sıkıntılarının da anlamını bilmekteyim. Korkularımdan, acı ve endişelerimden, karamsarlıklarımdan teslimiyetin mucizesi ile kurtuldum. İnsanların düşüncelerine telepatik boyutta ulaşabilmekten, rüyalarla gelen haberlere kadar ve en sonunda da rüyaya hacet bırakmayan içsel seslenişler. Ardı arkası kesilmeyen tanrının benimle "bir" oluşunun isbatları bunlar. Birini bıraktığımda diğer bir biçimle tezahür etmeye devam ediyorlar, belki daha gelişmişiyle ama yine aynı kaynaktan! En son tezahürü ise geçen gün yaşadım, bana kötüyü söylemek üzere öfke ile gelen birinin söylemesine izin vermedim, ve söyleyemedi.. hatta ne söyleyeceğini unuttu böylece ortaya bir negatif alan bir öfke silsilesi hakim olamadı. Sadece gözlerine baktım ve o kişinin söylemek istediklerini aslında söylemek istemediğini düşündüm o kadar.

Yaşadıklarımın hepsi, hepsi dersti bana kendi alanımı öğretti. Halen dahi özden gelen uyarılar ile yarınımı net görmekteyim ve böylece yarın adına 3.boyutta da kendi tercihimi özgürce yapmaktayım. Çok şükür ki herhangi bir bağımlılıkta çare aramadım ve hep ne olduğumu bildim. Genç yaşlarda iken teslim olmak zordu, zorlu bir mücadele idi ama evimin zorluklarının bende bir acı bedeni oluşturmasına müsade etmedim. Böylece geldiğim son noktada almam gereken derslerin tamamını artık teslimiyetin mucizesi içerisinde perdesiz olarak görmekteyim. Ve yine aldığım dersler sonucu, yetilerime güvenerek alanımın dışına taşarak harcadığım, gereksiz enerji tüketimlerimden vazgeçtim ve artık alanımın dışına taşmamaktayım. Zaten yaşadıklarıma kimsede inanmıyor, hatta benimle aynı inanca sahip dostlarım bile bir masal gibi dinliyorlar nedense ders almak istemiyorlar. İnananlar ise anlamadığım bir şekilde korkuyorlar. Oysa ki korkacak hiç bir şey yok!


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 13:53:15
Message:

Sevgili İVRİN,
Astrolojiyle amatörce ilgileniyorum ama haritanızı gördüğümde tüm mesajlarınızı okumaya karar verdim zaten.
Çünkü nasıl bir tabir uygun olur bilmem ama,belki sıradışı bir harita diyebilirim.
Benim 12. evimde güçlü ama sizinki kadar değil.Astroloji yaşadığınız herşeyin olabileceğini söylüyor ve çevrenizdekiler inanamasada ben inanıyorum.
Ama kova tipi bir haritaya sahip olduğunuz için çok azimli,mücadeleci biri olmanız doğal.Başarılı olmuş insanların bazılarında kova tipi harita mevcut.Disiplin ve sorumluluk gezegeni Satürn tek başına tüm gezegenlerin karşısında.
Madonna,Einstein,kötü bir örnek ama yinede azimli bir insan olan Hitler.
Sonuçta astroloji bizim potansiyellerimiz ve karşılaşabileceğimiz olaylar.
Onu değerlendirmek ve ödüllerini almak bizim işimiz.
Çok geçmiş olsun.Şu an iyi olmanıza sevindim.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 14:10:30
Message:

Evet dediğiniz gibi pluton 12. evde zorluklar sunuyor, şu aralar tüm varolan sezgilerimin de en üst seviyelerindeyim. Tek şansım daha önceki deneyimlerimde elde ettiğim kontrol yetisini iyi kullanmaya başladığımdır. Özellikle hayalperestlik ve duygu illüzyonları derslerimi çok öncesinden aşmış olmamın verdiği bir rahatlık var. Gerçek aşkı bulma konusu derinleşiyor ve bütüne dair tüm durumlar hızla tezahür ediyor. Bedende takılı kalan aşklar yerini ruh bütünlüğüne bırakıyor, bedenler sadece en güzel vesile yani armağan;)

Satürn'ün etkisine de şükranlarımı sunuyorum:)

Ve evet, sanırım dediğiniz gibi astroloji bir çeşit projektör görevi görüyor.. ben bu gibi durumlarda kendi mesajlarımla astrolojiyi çokça karşılaştırdığım olmuştur ve bir çoğunda da örtüşmüştür. Ancak sevgili
pandora76 ben harita okumayı bilmiyorum, bunu nasıl yapabileceğim konusuyla hiç ilgilenmedim bugüne kadar. Peki benim sizden böyle bir şey istemeye hakkım var mı bu harita okuma işini bana izah eder misiniz, lütfen zamanınız olduğunda ve eğer size külfet olmayacaksa! Bir de verdiğiniz adresin türkçe olanı yok mu bir bilginiz var mı?

Zahmetiniz bu değerli emeğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Sevgimle kalın..


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 14:56:48
Message:

Sevgili İvrin,
Ne zahmeti.Rica ederim.
Aslında türkçe horoskop var ama siz türkiyede doğmadığınız için bende türkçesini çıkaramadım.
Dediğim gibi bende amatörüm,tam net bilgi veremeyebilirim ama ilk fırsatta sizin haritanıza detaylarıyla bakıp yorumlayama çalışıcam.
Gezegenlerin hangi burçta olduklarından birbirleriyle yaptıkları açılara kadar bakmak gerekiyor.

Gerçek aşk konusuna gelince.
12.evde eşssiz bir aşkla karşılaşmış olabilirsiniz yada karşılaşabilirsiniz.Ruh eşi tabirini yapabilirim.

Ayrıca tam bir başak olduğunuz için çok zeki ve çalışkan biri olmalısınız.Eleştirici yönünüz fazla olabilir.

Sizde sevgiyle kalın.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 15:22:18
Message:

Sevgili pandora76, verdiğiniz horoskopu inceliyorum ama nasıl bakılıpta sonuç elde edildiğini bilmiyorum. Yani ne şekilde yorumlanması gerekiyor, diyelim ki buradaki açıların açılımı ne işte bunları bilmiyorum. Aşkım benden onun horoskopuna bakmamı istiyor ama ben beceremiyorum. O yüzden bana tarif etmenizi istemiştim.

Ve evet dostum, sanırım ruh eşimi buldum ve onunla bütüne geçiş yaptım. Önceki aşklarım bedende takılı kaldılar bu öyle değil! Bu aşkta bedenin ötesine geçmeyi başardım, yani tanrının hünsa haline dönüş gibi bir şeydi ve o da benimle aynı fikirde. Biz bir şekilde birbirimize bağımlı olmadan iyelik duygusundan arınmış ve sadece tanrının hünsa haline dönüşmek arzusunun titreşimlerini yaşıyoruz. Tanrısal boyuttaki eril ve dişil'in birleşimi yani! Bunun başka tanımlaması yok.

Evet işkolik ve disiplinli, çalışkan biriyim.. eleştirel yönümü ise tedavi etmekteyim.. seçiciliğin ayrılık yarattığı bilincine artık hakimim. Zeka konusunda ise tam bir meküryenim.. duygular hassas ama kararlar zeka ile denetimden geçtikten sonra verilir. Yani zeka birincil öneme sahiptir. Sezgilerim güçlü ama duygusal değil tamamen ruhsal, içsel ve evrensel. Duygunun form olduğunu kavradığımdan beri evrenin ve kendi zekamın işbirliği ile hareket etmekteyim.

Sevgiler..


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 15:59:38
Message:

Sevgili İvrin,
İşte zor olan kısmı bu.Her gezegenin diğerleriyle yapmış oldukları açılara tek tek bakıp değerlendirmek lazım.Mesela kavuşum yapmış olabilir,yada sert açı...
Hepsinde etkiler değişir.Ben yüzeysel olarak baktım haritanıza.
Ayrıca dönüşümümüzü hangi evlerde yaşayacağımız,arap noktaları....
Ama siz isterseniz şimdilik arama motorundan tek tek bakabilirsiniz.Mesela güneş marsla 60derecelik açı yapmış sizde.Daha dikkatle bakın.Sağ taraftaki bilgilere bakın.Arama motorundan güneşin yaptığı açılar hakkında bilgi alıp değerlendirebilirsiniz.Ve diğer gezegenlerin..

Şunuda hatırlatayım.
Satürn başak burcunda ve daha iki sene başakların hayatını değiştirecek.Radikal değişimler sözünü ettiğim.
Satürn geçtiği her burcun hayatını değiştirir.Öğretmendir.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 16:12:35
Message:

Çok teşekkür ederim dostum her şey için, verdiğiniz adresleri inceleyeceğim..Satürn'e sevgiler kucak dolusu, gelen kabulümüzdür:)

Sevgiyle kalın..


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 16:14:42
Message:

Unutmadan...
Satürn hem güneş,hem ay hemde yükselen burcunuzdan geçtiği için çok keskin bir dönüşüm yaşayabilirsiniz.
İnsanların hayatındaki en önemli dönem budur genellikle.
Ayrıca bu iki sene boyunca karşılaştığınız insanlar sizde önemli değişimler yaratabilir.Daha ziyade hayatınızda yer edicek insanlarla karşılaşabilirsiniz.
Pek çok kişininde yaşamınızdan çıkması gerekebilir.
Şimdi kahin gibi konuşmuş olmayayım.Nihayetinde astroloji böyle diyor.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 16:16:32
Message:

Rica ederim sevgili İvrin.
Astroloji dünyasına hoşgeldiniz.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 16:28:29
Message:

Hoşbulduk sevgili dostum, bakalım ne kadar öğrenebileceğiz bu astroloji işleyişini. Şimdilik önceki vermiş olduğunuz siteyi inceliyor ve araştırıyorum ardından da bu ikinci verdiğinize zaman ayıracağım inşalllah. Merak ediyorum ve öğrenebileceğimi düşünüyorum, biraz mesai biraz da merak oldu mu öğrenilmeyecek hiç bir şey yoktur sanırım:)
Ama bu konuda hiç bir bilgiye sahip olmadan da sizin bir yengeç olduğunuzu söylesem bana ne derdiniz? Burcunuzu bilmiyorum ama nedense yengeç olduğunuzu hissediyorum! Doğru mudur?

Sevgiler..


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 16:43:59
Message:

Hayır sevgili İvrin.
Ben burçların en kötüsüyüm.Akrep:)


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 16:55:19
Message:

Evet, demek ki az önceki durum sezgisel değilmiş tamamen zihnimin bir çağrışımı imiş, sanırım nedenini de buldum; yengeç burcu bir arkadaşımın üslubu ve yaklaşımına benzettim ve zihnin çağrışımı da sizin de yengeç olabileceğinizdi. Evet işte gün içerisinde mesajlarla zihnin söylemlerinin ayrıştırılması konusunun ne kadar zor olduğunun da bir kanıtı! Zihin tamemen sessizleşmeden gelen mesajları demek ki iyice irdelemek gerekiyor. Ki, tahmin ile mesaj arasında kalınmasın!

Diğer yandan Akrep kötü mü? :(
Nasıl yani, burcun kötüsü nasıl olabilir ki, hem sonra benim yeğenlerimin ikisi de Akrep ama hiç kötü olmadığını düşünüyorum. Bir kere çok çalışkan oluyorlar, evet kıskançlıklarını zor frenliyorlar ama istedikleri zaman da yapamayacakları hiç bir şey yok. Sonra adil olduklarını gözlemliyorum, ayrıca ailelerine karşı korumacı ve şefkatliler. Ve mizah yeteneklerini de beğenirim ama nedense iki türlü Akrep olduğunu düşünüyorum birisi içe dönük sıkıntılı ve kıskançlık duygularını kontrol edemeyen akrepler, diğeri ise dışa dönük ve canlı esprili ve kendisiyle barışık olanlar. Sanki 2 ayrı burcun birleşimi gibiler ya da benim karşılaştıklarım bende bu çağrışımı bıraktı. Her burçtan insanın eksi ve artıları mevcur bana göre de en zor burç Başaktır ama ben onu eğitmeyi biliyorum;)

Sevgiyle dostum..


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 17:09:11
Message:

Elbette değil sevgili İvrin.
Bu sadece işin şakası.
Akrepler ya çok merhametlidir yada çok katı.Ya hep ya hiç felsefesi.Uçlarda yaşayan insanlar.Yerde sürünen yılan veya kartal.Ama asla arası değil.Yani gözleminiz çok doğru.

Ama hangi tipte akrep olursa olsun daima iyi niyetli insanlara karşı iyidirler ve en iyi sırdaştırlar.
Sezgileri çok güçlüdür ve sizin gibi iyi niyetli insanları çabucak tanırlar.
İçtenliğiniz tüm zahmetlere değer İvrin.
Sevgiler dostum.


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 17:18:38
Message:

Bil mukabil, bende sizin içten ve ne kadar dost olduğunuzu düşünnüyordum.. bir kere beni can evimden vurdunuz yardım severlik benim başlıca önem verdiğim bir erdemdir, gerisi boştur. Bilsem ki uzattığım eli girdaplara çekecekler, ben iyi niyetimle orada varoldukça daldığım derinlerin çiçek bahçesine dönüşeceğini bilirim. Ve sizde sorgusuz sualsiz bize burada yanıtlar verdiniz, geniş gönlünüzle.

Görüşmek dileğiyle daima sevgiyle..


Reply author: black
Replied on: 25/06/2008 17:47:14
Message:

çok teşekkür ederim pandora76, bugün işlerden vakit bulup ancak bakabildim foruma. Ve yorumlarını görünce çok sevindim. Teşekkürde geç kalmamışımdır umarım. Tespitlerin o kadar doğru ki! çok hayalperestim ve şanssızlıklar yakamı bırakmıyor:(( ama yinede bu hayatı yaşadığım için, sağlıklı oldugum için kendimi şanslı görüyorum. şükür ediyorum herşeye. Allahtan savaşçı ruhluyum..hacıyatmaz gibi! ne olursa olsun insan yeniden ayağa kalkmalı, sarılacak bir amaç bulmalı.. tekrar teşekkürler, sevgiler...


Reply author: pandora76
Replied on: 25/06/2008 18:18:01
Message:

Rica ederim sevgili Black.
Ne demek.
Bu iki gün pek bir işim olmadığı için cevaplamaya çalıştım elimden geldiğince.Bende hep okumak yerine biraz yazarak katkıda bulunayım istedim.
Satürn 12.evde sıkıntıların yanısıra çok mücadeleci bir yapı verir.2010 yılı balık burcunun yılı.Şans ve bolluk gezegeni balık burcuna geçecek.Yani yükselen burcunuza.Ayrıca devir Satürn ün deviri.

Herzaman kar yağmıyor;gün geliyor,yağmur yağmur yağıyor.

12.ev ruhsallıkla ilgili bir ev ve üçümüzünde 12.evde çalışıyor olmamız rastlantı olmayabilir..Sonuçta sitemizin içeriğiyle aynı.
Belki diğer arkadaşların pek çoğunun da haritalarında da 12.ev teması yoğundur.
Sevgiyle kalın...


Reply author: ivrin
Replied on: 25/06/2008 18:36:13
Message:

Size hak veriyorum sevgili Pandora76, sitemizde bir çok kişinin 12. ev teması yoğun olacaktır. Eminim bir istatistik yapılsa sonuç ilgi çekici bir şekilde bir toplantıyı yansıtacaktır. Hiç bir şeyde olmadığı gibi bu da rastlantısal değil diye düşünüyorum.

Sevgiyle..


Reply author: pandora76
Replied on: 26/06/2008 01:40:19
Message:

Çeşitli yıldız haritaları incelendiğinde, bazı insanların hayata dönük yaşayıp çok şey başarmak istediğini, sürekli maddi kazanç peşinde koştuğunu ve ruhsal gelişimi ikinci plana attığını görürüz. Mistik ruhlu insanlar ise sürekli kendi kişisel
gelişimlerini hayatlarında ön plana çıkarırlar, meditasyon yaparlar ve ruhsal gelişimlerine önem verirler.



Burda mistik konulara olan ilgiyi yetenekten ayırmak gerekir. Bazı insanların rüyalarının çıktığını, fal baktıkları zaman
söylediklerinin tuttuğunu, ya da bir kaç gün sonra olacak olayları tahmin ettiklerini duymuşsunuzdur. Bu tür yetenekler genellikle sekizinci evden anlaşılır. Sekizinci ev mistik yetenekleri ve esoterik konulara kişinin yaklaşımını gösterir. Sekizinci
evin yönetici gezegenin birinci evde olması, bu evde yer alan Ketu ya da dokuzuncu evin yöneticisi bu tür konulara kişinin yeteneği olduğunu gösterir.

Dokuzuncu ev ise daha çok kişinin dinsel ve mistik konulara olan yaklaşımını ve
ilgisini gösterir. Kişinin yaşam felsefesi, ahlak anlayışı, doğa yasalarına uyumu yine dokuzuncu evin konuları arasındadır. Bu evin sekizinci evle arasında ince bir fark olduğu sanırım anlaşılmıştır. Yine birinci evin yöneticisiyle dokuzuncu evin
yöneticisi arasındaki ilişki kişiyi ahlak düzeyi yüksek, dinsel unsurlara değer veren, mistik konulara önem veren bir insan haline getirecektir.

Onikinci ev yıldız haritasının en ilginç evlerinden biridir. Kayıpları, ayrılıkları, harcamaları
ve cinsel hayatı onikinci ev temsil eder. Bunun yanında onikinci ev aydınlanma evidir. Aydınlanma dünya kurulduğundan beri bütün felsefelerin ardında yatan, insanın ulaşabileceği en yüksek seviye olarak kabul edilen ruhsal bir durumdur. Aydınlanma
halinde insanın maddi bütün unsurlardan kurtulduğu ve sadece kendi öz benliğiyle başbaşa kaldığı kabul edilir. Bu yüzden kayıplar evi aydınlanma evidir aynı zamanda. Yani bu felsefeye göre aydınlanmak için bütün maddi hayatın kaybedilmesi, maddi
yaşamdan uzaklaşılması gerekmektedir. Her insan doğuştan dünyaya aydınlanma kapasitesiyle beraber gelir. Buna rağmen onikinci evinde mistik oluşumlar bulunan kişilerin hayata diğer insanlara göre, her alanda olduğu gibi, avantajlı başladıklarını
söyleyebiliriz. Onikinci evde yer alabilecek Ketu”nun ya da dokuzuncu evin yöneticisinin aydınlanma gücünün yüksek oluşuna örnek gösterebiliriz.

Alıntı...



Reply author: ivrin
Replied on: 26/06/2008 12:05:48
Message:

Sevgili Pandora76, siz anlattıkça ben daha kolay çözmeye başladım haritayı, gerçekten çok teşekkür ederim. kendi adıma bir yenilik bu. Çünkü, daha önceleri astroloji ile bu kadar yakından ilgilenmiyordum. Merak ediyordum ama zaman ayıracak kadar değil. Fakat son zamanlar da kendimle ilgili astrolojik yorumlarla kendi mesajlarımın fazlaca örtüştüğünü farkettim. Örneğin astrolojik yorumlarda o dönem duygusallık verilmiş ise bu genelde önceden benim mesajlarımda da gelmiş oluyor ve ben kendimi o dönem daha fazla an'da tutmaya ve düşüncelermi daha fazla kontrol altına almaya gayret ediyorum. Böylece geçecek olan sıkıntılı durumlarımı yüksek bir farkındalık içerisinde atlatıyorum. Şimdi eğer benim mesajlarımla gelenler astroloji yorumlarıyla örtüşüyorsa aklıma şöyle bir şey geldi; bazen ne kadar sessizleşsek te zihin devreye girebiliyor ama eğer ben haritamı okumayı öğrenirsem karşılaştırma olasılığı sebebiyle illüzyonları öz mesajlardan ayırd edebilme fırsatını yaratmış olacağım;)


Reply author: black
Replied on: 26/06/2008 12:27:49
Message:

pandora76 senden rica etsem canımmm oğlumun haritasınada bakarmısın? kendi kendime çözmeye çalıştım ama başaramadım:) tabi vaktin varsa..
05.04.1988
saat 08:30
Bursa

inşallah onun yükseleni balık değildir...
sevgiler.


Reply author: pandora76
Replied on: 26/06/2008 14:26:00
Message:

Sevgili İvrin,
Astroloji gerçektende pusulamız.Ben astrolojiye ayırdığım heran biraz daha şaşırıyorum.Keşke çok daha uzun bir zaman önce alakadar olsaydım diyorum.


Reply author: pandora76
Replied on: 26/06/2008 14:53:03
Message:

Merhaba Black,
Koç yükselen boğa,ay burcu akrep!
Ayakrepler çok güçlü bir yapıya sahiptir ama ay bilnçaltını temsil ettiği için karşıdakinin kolay kolay yolundan çekilmezler.
İntikamcıdırlar:(
Ama çok çekici olabilirler

Güneş ve jüpiter 12.evde.
Pluton 6.evde.
82 den sonra Pluton akrebe geçmişti ve buda çocuğunuzun koç burcu olsada akrep etkilerini de taşıdığını gösteriyor.
Bu arada...Akrep ve koç burcunun ortak yönetici gezegenleri savaşçı gezegen Mars.
Yani sizinde oğlunuzla ortak bir yanınız var:Savaşçı
Mars oğlakta(oğlağın yöneticisi mücadeleci,disiplinli Satürn) ve ay akrep olması( pluton etkisi).Pluton ve Satürn liderlik potansiyeli.Bu onu güçlü bir lider yapabilir.
Ama şans noktası 8.evde:(

8.ev akrebin evi.
Her nekadar koç burcu olsada çocuğunuz,gezegenlerin 8.evde yoğun olarak yerleşmesinden dolayı ona akrep etkileri verecektir.
Mesela 12.ev balık burcunun evi ve bu evdede güneş ve jüpiter olması balık etkisi katacaktır.Yani astroloji sadece bildiğimiz güneş burcumuzdan ibaret değil.

Pluton akrepte ama başak burcunun evi olan 6.ev de olduğu için başak burcunun amacı olan hizmet konusunda çalışabilir.

12. EVDE JÜPİTER

İç alemi çok zengindir. Ruhsal gezintiler yapmak, evrensel boyutlara genişlemek, farklı şuur boyutlarında yaşamak isteği duyar. Herkesle dosttur. Düşünce yoluyla istediklehni oluşturacağına inancı vardır. Zor durumlarda manevi destek aldığını hisseder. Fantazileri çoktur... Fikirlerini çok abartır ve gerçekmiş gibi inanır...

Sevgiler..


Reply author: pandora76
Replied on: 26/06/2008 15:03:17
Message:

Haklısnız,balık burcu inanılmaz duygusal.
Ayakrep etkisi eğer kendini eğitemezse onu çok acımasız biri yapabilir.Yada çok merhametli.Ye hep,ya hiç.
Ayburcu bilnçaltı,kendiliğinden verdiğimiz tepkiler olduğu için çok önemli.
12.ev bizede balık özelliği veriyor az çok.Her burcun aşması gereken bir yönü var.


Reply author: black
Replied on: 26/06/2008 15:59:57
Message:

eline, yüreğine sağlık çok teşekkür ederim.

sevgiler:)


Reply author: pandora76
Replied on: 26/06/2008 19:09:50
Message:

Rica ederim Black.
Burçdaşım sayılır çocuğunuz.O da bir yerde akrep.
Arada parça parça yorumlar yapmaya çalışırım fırsatım olukça.
İvrinin yorumlarıda var elbette.
Sevgilerimle...


Reply author: Tsunami
Replied on: 26/06/2008 23:50:43
Message:

Ilgiyle izliyorum arkadaslar, emeginize saglik :)

Astrolojiyle ben de ilgileniyorum ama haritadan pek fazla anladigimi söyleyemem. Farkindaliga bir ölcüde erismis bir insanin burcunun tasidigi olumsuz özellikleri büyük oranda dönüstürebildigini düsünüyorum. Bu yüzden de dogum haritasinda görülen kisilik özellikleri kisiyle bire bir uymayabiliyor.

Ben Kova burcuyum, yükselenim Boga, ayim da Basak'ta. ( 02-02-1972/ Istanbul- 11.45)

Harita cikarttirmistim. Biraz yorumlayabiliyorum ama aklima takilan seyler de var. 30 yasima kadar tam bir Kova'ydim. 30 yasimdan sonra Boga agir basmaya basladi.

10. evimde Günes var. Ilginc bir durum diye düsünüyorum. Pluto 5. evimde. Bu durumda etrafini cok fazla kontrol altinda tutmaya calisan biri olmaliyim ama ben kontrolümü daha cok kendi üzerimde yogunlastiriyorum. Merhamet ve vicdan duygum cok gelismistir ama duygusal degilim sanirim Satürn'ün etkisi. Disa dönük ve kendine güveni olan bir izlenim birakirim, ama ic dünyamda sessiz ve utangac biriyim. Bu ikilemi hangi etkiye baglamaliyim bilmiyorum.

En cok dikkatimi ceken husus, 12. evimde Mars olmasi. Kavgaci degilim, bulundugum hic bir ortamda da kavga cikmasina izin vermem.Saldirgan da degilim ama fikirlerimi acikca söylemekten cekinmem. Beni öfkelendiren seyler, kisisel özgürlügümü kisitlanmis hissetmek ve de haksizliklar.

Yukarida 12. evin aydinlanma evi oldugu söylenmis. Burdaki Mars ne anlama geliyor olabilir, beni aydinlatacak biri olur mu acep


Reply author: pandora76
Replied on: 27/06/2008 00:34:48
Message:

Merhaba Tsunami,
Marsın 12.evde olmasıyla ilgili bir yorumumum yok.Ama 10.ev kariyer evi ve tanınmış kişilerin çoğunda güneş 10.eve doğmuştur.Siz ünlü biri olabilirsiniz.
Padişahların,pek çok tanınmış kişinin 10.evine bakarsanız benzerliği görürsünüz.Ama 12.evdeki Mars bunun önünü tıkayabilir diye düşündüm.
1.evdeki Satürn de size öğretmen havası veriyor olabilir.Çevrenizdeki insanlara öğretmen edasıyla yaklaşabilirsiniz.
8.evinizde şans noktası olması kötü:(
Ama semti de söylemeniz daha iyi olurdu.Saatin doğruluğuda önemli pek tabi.

Evet,29 yaşımızda Satürnün ilk döngüsünü yaşarız ve yükselen burcumuzun kimliğine bürünmeye başlarız.Yükselen burç olmamız gereken kişiyi simgeliyor astrolojide.
Gelecek yıl şans yıldızı jüpiter kova burcuna geçecek.Jüpiter hangi burçtaysa,o burcun 12 evine de mutluluk verir.Ruh eşi,para...aklınıza gelebilecek herşeyde şans.Piyango bileti alın derim ben:)


MARS 12. EVDE KOÇ BURCUNDA

İç dünyada yaşanan sıkıntılar, endişeler, duygularını ifade edememe veya yanlış anlaşılma yüzünden incinme!.. Kendini savunma gayesiyle düşmanca davranma; zarar görürüm endişesi ile kendine ait şeyleri saklama... Sessiz ve derinden giderek kendini kabul ettirme isteği... Gizli işlerde çalışarak kendine güvenini kazanma... Rahatlık veren alışkanlıklara bağlılık, kendine kolay söz geçirememe, aşk ilişkilerinde dengesizlik...

KOÇ BURCUNDA

Mars yöneticisi olduğu bu burçta bütün marifetlerini ortaya koyar. Cesur, atılımcı, girişimci özellikler verir. Sert ve oldukça hükmedicidir. Ortalığı karıştırmak, hareketlendirmede öncülük yapar. Mücadele etmek için vardır adeta... İnandığı şeyler için sonuna kadar savaşmaktan çekinmez...

Buradan bir yorum yapabilirsiniz kendinize.



Reply author: pandora76
Replied on: 27/06/2008 01:16:00
Message:

12.evdeki Satürn;
Kimseye bir şey vermeyi istemeyen, hırslı, aksi ve cimri, yaşlı bir adamdır. Bu yaşlı adam mevcut ilişkinin “doğru” olmadığını ve “doğru” olan ortaya çıktığı zaman kendisini adayacağını söyleyip durur. Ama doğru ilişkinin gelmesi, onu bekleyip durmaktan ziyade, yaşlı adamın bu konudaki kendini adayarak doğru olanı yaratma istekliliğine bağlı olduğu için, Satürn’ü “doğru” olanın asla ortaya çıkmamasını sağlayabilir (Satürn Düzenbaz ile el sıkışmış ve kendini dönüştürmüyorsa kişi). Satürn onikinci evimizdeyken “korkuyorum, kendimi saklıyorum, yalnızım” deyip başkalarını tüketirken kendimizi de tüketmeye devam edebiliriz ya da “bağlanabilirim, sadık ve güvenilir yanımı özümseyebilirim, hedeflerimi belirleyip onlara ulaşabilirim” demeyi de öğrenebiliriz


Reply author: Tsunami
Replied on: 27/06/2008 01:56:15
Message:

quote:
Originally posted by pandora76

Çevrenizdeki insanlara öğretmen edasıyla yaklaşabilirsiniz.


Evet, bunu yapiyorum galiba Ögretmenlik meslegini secmeliydim diye hayiflandigim olur arada.

quote:
Originally posted by pandora76


8.evinizde şans noktası olması kötü:(




Mirastan gelen bir para diye mi yorumladiniz, sekizinci evde sans noktasini ? Ama bu pekala evlilikten gelen bir mal artisi da olabilir degil mi? Ne de olsa 8. ev ortakliklar ve evlilikleri de kapsiyor yanilmiyorsam.

Tesekkür ediyorum yanitiniza


Reply author: pandora76
Replied on: 27/06/2008 02:26:40
Message:

Hayır 7.ev evlilik ve ortaklıklar evi.Sizin evlilik evinizde hayalgücünü temsil eden neptün var ve başarısız bir evlilik olabilir.Çünkü Neptün hayallerle gerçeği karıştırarak size yanlış kişiyi getirmiş olabilir.

8.ev ölüm ve yeniden doğum,yenilenme,dönüşüm,seks evi.Akrep burcunun evi.
Olumsuz şeyleri söylemeye dilim varmıyor pek.Harita yorumlamaya çalışırken olumsuz konuları zaten göreceğiniz için genel olarak değinmeye çalıştım.
Harita okurken nasıl bir rota izleyeceğinizi bilmeniz için.
Ama sonuçta astroloji sadece bir şablon.Yada en azından kader olarak bakılmaz astroljide.Üstesinden gelmemiz gereken konuları içeriyor.
Rica ederim..




Reply author: black
Replied on: 27/06/2008 16:22:24
Message:

doğumharitası okumanın, yada astrolojiyi öğrenmenin kursu varmı??


Reply author: pandora76
Replied on: 28/06/2008 14:58:30
Message:

Kurslar varmış.Ama ben gitmediğim için herhangi bir kursa bir adres veremiycem.
Kitaplar var astrolojiyi öğreten.


Reply author: wottana
Replied on: 30/06/2008 10:35:56
Message:


slm arkadaşlar. ben de bir 12. ev kahramanıyım... Terazi, tam bir terazi burcuyum...
Ayrıca astrolog sayılırım... ve tüm isteyen arkadaşlara yardım edebilirim..... Hepinizi çok sewiyorum....
msn adresim: (MSN adresi kaldırıldı. - Yönetim-)


Reply author: Qaan
Replied on: 30/06/2008 16:42:16
Message:


Sevgili Wottana,

MSN adresi paylaşımı forum kurallarımıza aykırı. Lütfen kurallarımızı gözden geçirin. :)

Sevgiler


Reply author: bozadi
Replied on: 30/06/2008 16:55:52
Message:

selam pandora76, ben de epeyce bir süredir astrolojiyle ilgili sayılırım.

bir horoskopta en çok ilgimi çeken şey güney/kuzey ay düğüm noktalarıdır. yorumlarda ay düğümlerinin önemi konusunda senin fikrin nedir?

bir de Türkiye'nin horoskobunu incelemişsindir mutlaka, ülkemizin doğum haritası hakkındaki temel izlenimlerini merak ediyorum. zevkli astroloji sohbetlerinde bulunmak dileğimle.


Reply author: pandora76
Replied on: 01/07/2008 18:38:36
Message:

Selam Bozadi;
Kesinlikle.Benim içinde ay düğümleri çok önemli çünkü en zoru benimkisi:)
Herşey bir yana,bende çok önemli buluyorum.


Reply author: pandora76
Replied on: 01/07/2008 19:02:14
Message:

Türkiyeye gelince...Sadece arkadaşımdan yorumlar almıştım üstünkörü.Çok merak etmedim ülkeleri.Şimdi bakacağım.
Bildiğim tek şey,akrep yükselen yengeç olduğu.Aile içi kavgalar,bastırılmış cinsellik,...bu hepsini açıklar.
Akrep mücadele demek.
Sizin yorumlarınız ne ülkemize dair?


Reply author: bozadi
Replied on: 01/07/2008 21:15:18
Message:

anladığım kadarıyla enkarnasyon döngüsünde güney ay düğüm burcu, son bir veya birkaç hayattaki genel eğilimleri, yetenekleri ama aynı zamanda artık yerini yeni özellik ve yeteneklere bırakması gereken özellikleri gösteriyor. kuzey düğüm burcu ise geçmişin özelliklerini dengelemek üzere gidilmesi gereken yönü, bize ilham veren yeni ufukları temsil ediyor. bazı astrologlar sadece kuzey düğümün dikkate alınması gerektiğini söylüyorlar. bazıları bir haritada ya güney düğümün, ya da kuzey düğümün egemen olduğunu ve hangisiyse tespit edilip sadece onun dikkate alınması gerektiğini söylüyorlar. ben ikisinin de her zaman dikkatle hesaba katılması gerektiğini düşünüyorum.

akaşa yayınevi tarafından çevrilen jan spiller imzalı "ruhsal astroloji" kitabı tamamen düğümler üzerine ve bu kitabın, astroloji hakkında teknik bir bilgisi olmadığı halde bir ruhsal uyanış rehberi olarak astrolojiden faydalanmak isteyenler için vazgeçilmez bir başyapıt olduğunu düşünüyorum.

elbette tek başına düğümler bütün resmi sunamaz ama horoskopta ruhsal öğreniş yolculuğunun temel yörüngesini gösteren şeyin öncelikle düğümler, ve ikincil olarak da güneş, ay, yükselen ve diğer gezegenlerin düğümlerle ve kendi aralarındaki doğrudan veya dolayılı ilişkisi olduğunu düşünüyorum. satürn sonrası dış gezegenlerin önemli yerleşim ve açıları da elbette ilgili enkarnasyondaki jenerasyonel ve kadersel bazı durumlara işaret edebilir.

en zor düğüm ekseni seninki mi? nedir? kuzey akrep mi? tabii 76'lıysan kuzey düğüm akrep oluyor sanırım. düğümlerin yüceldiği ve düştüğü burçlar var mı? sanırım yücel sügen'in bir kitabındaydı, kuzey düğüm jüpiter'le, güney düğüm de satürn'le özdeşleştiriliyordu ve bu gezegenlerin yüceldiği ve düştüğü burçlar, düğümler için de geçerli deniyordu ama bunun doğruluğundan emin olamıyorum.

mevcut haliyle astroloji tüm taşlarını bildiğimiz bir araç değil bence. insanlık tarihi boyunca sürdürülen sistemli dezenformasyon sağanağından astrolojik bilgiler de nasibini almıştır. ama herşeye rağmen mevcut eksik ve problemli yönlerine rağmen epeyce iş görebileceğine inanıyorum. diğer ruhsal gelişim ve aydınlanma yöntemleriyle birlikte ele alınması, desteklenmesi gerekiyor. bir araç olarak astroloji tek başına çok mantıksal, yani sol beyin ağırlıklı bir araç. beynin sezgisel sağ yarısını etkinleştiren diğer yöntemlerle birlikte çok etkili bir hale gelebilir tabii.

kafamı özellikle astrolojiye yorduğumda çok fazla sonuç alamıyorum ama öğrenebildiğimi öğrenip astrolojiyi bir kenara bıraktığımda, bazı dönemlerin, olayların, durumların astrolojik açıklamalarını fark edebiliyorum ve bunu bir rehber olarak bir ölçüde kullanabiliyorum. yine de tek başına yeterli değil bence. kesin bir sonuç çıkarma için değil, nihai kararlarımıza kendi çapında bir ışık sunması bakımından değerli. fazla üzerine düşüldüğünce çok can sıkıcı bir çıkışsızlık duygusu yaratabildiğini düşünüyorum astrolojinin. o kadar gezegen, nokta, burç, açı, transit kombinasyonunu inceleyip aralarındaki bağlantıları, neden-sonuç ilişkilerini anlamak, horoskobun yuvarlaklığının simgelediği bütüncüllük içinde algılamak çok zaman ve samimi emek isteyen birşey. o basit haritadaki herbir gezegen öylesine çok boyutlu bir tablo ortaya koyuyor ki, bunların etkili bir şekilde kavranması ve doğru bir şekilde sentezlenmesi çoğu insanın sandığından çok daha fazla adanma ve yetenek istiyor. astrolojik bilgiler bizim devrimizde üretilmemiştir ve bize ulaşan bilgilerde pek çok eksiklik, muğlaklık ve yorum farklılıkları var. ve en kötüsü de mevcut hayat koşullarımız, astrolojiyi hakkıyla kavramaya ve kullanmaya hiç müsait değil. buna rağmen bile belirli bir adanmayla ve sabırla, en basit şekilde gezegenlerin, burçların, evlerin ve açıların temel bazı arketipik özellikleri öğrenildiğinde, ilginç, keyifli ve epeyce açıklayıcı bilgiler edinilebiliyor.

Türkiye'nin haritasında benim en çok dikkatimi çeken şey, balık'taki uranüs ile yengeç'teki plüton arasındaki güçlü üçgen açı. akrep'teki venüs birkaç derece sapma açısıyla büyük bir üçgeni gösteriyor. bu ülkenin büyük bir dönüşme ve dönüştürme potansiyeli var gibi görünüyor. ama bu potansiyel uyuyan bir dev olarak mı kalacak, yoksa o veya bu şekilde etkinleşecek mi, onu keşke bilsek. : )


Reply author: pandora76
Replied on: 01/07/2008 23:23:00
Message:

Sanırım benden çok daha fazla bilgin var Bozadi.Bu beni çok sevindirir,çünkü öğrenme fırsatım var demektir.Ben söylediğim gibi çok amatörüm ve bu yüzden ağır aksak gidiyorum.O kitabı alıcam.
Kuzey ay düğümünde gezegenler var ve kuzeydüğüm akrep bırakmakla ilgilidir bildiğimiz gibi.
En zor yerleşim bu olduğu için değişime mutlak gönüllü olmaları gerekir.Yoksa değişim çok zor yollardan gerçekleşir.
Malum birde 12.ev kahramanı olunca:)

Astroloji bende hayretler uyandıran bir konu.Deneyimlerimle astrolojik haritam arasında öyle benzerlikler buluyorumki..
Ama seninde söylediğin gibi.Bunun mutlak kaderimiz olduğunu düşünmüyorum.
Mesela Satürn büyük öğretmen,haritadaki konumuna göre bize birşeyler öğretirken,bu dersleri aldığımızda sıkıntılarını çekiyor yolumuzdan ve ödülleride büyük oluyor.Bunları kendi yaşam deneyimlerimdede gördüm.
Yani illede o sıkıntıları yaşamamız gerekmiyor...


Reply author: bozadi
Replied on: 02/07/2008 02:04:13
Message:

astrolojik bir haritanın yorumlanmasının teknik nitelikleri hakkında çok bilgim olduğunu iddia edemem. biraz egoistçe sadece kendi haritam ve tanıdığım birkaç kişinin haritasını derinlemesine inceledim. senin bu hususta benden daha ilgili olduğunu, ve tek tek gezegenlerin burçlardaki ve evlerdeki yerleşimlerinin anlamları konusunda daha fazla şey öğrenmiş olduğunu tahmin ediyorum.

yalnız bir eleştirim olabilir. bir gezegenin belirli bir burçta veya evde olması veya belirli bir gezegenle belirli bir açıyı yapması, mutlaka astroloji kitaplarında ifade edilegelen falanca belirli bir olumlu/olumsuz olayın/sonucun meydana geleceği anlamına gelmez. bu yorum tarzı geleneksel astrolojinin kısır döngülerinden biridir. astroloji, olayları ve belirgin olumlu-olumsuz sonuçları öngörmeye çalışmaktan ziyade, süreçleri açıklamada işe yarar. falanca bir gezegenin falanca bir burçta veya evde olması tek başına bir olayın veya durumun kehanetine erişilmesini sağlamaz. bu anlamlı da değildir çünkü diğer gezegen yerleşimleri ve açılarının çapraz etkilerinin incelenmesi gerekir. o durumda bile hangi olumlu-olumsuz uç durumların meydana gelebileceği üzerinde değil, kişinin her bir gezegen, burç, ev tarafından temsil edilen farklı alt yapıları arasındaki dengenin nasıl kurulabileceği üzerinde durulması en verimli sonuçları doğurur. haritanın aldığı bütüncül yapı, tek tek parçaların üretebileceği marjinal potansiyel etkiler üzerinde azımsanamayacak ölçüde dengeleyici etkiler yapar ve kolayca kehanetlerde bulunulmasını zor ve anlamsız hale getirir.

ihtimal bazında bile olsa kehanete yönelik horoskop yorumu, astrolojinin insanın her bir gezegen tarafından temsil edilen çoklu varoluş seviyelerine ve bu çoklu boyutlarımız arasındaki etkileşimlere ışık tutulmasını biraz zorlaştırıyor olabilir. bir haritanın gezegenler-burçlar-evler-açılardan oluşan parçalarını birbirinden bağımsız olarak ele alıp belirli olayları, durumları, sonuçları öngörmek muhtemelen hatalı olacatır. her bir insanın haritası son derece kendine özgü bir yapı içerdiğinden, astroloji kitapları, bir horoskoptaki parçalar arasındaki etkileşim kombinasyonlarına, parçaların meydana getirdiği özgün bütüncül yapıya neredeyse hiç değinmez, değinemez de. çünkü o zaman kitap şeklinde değil, ciltler dolusu ansiklopedi şeklinde olmaları gerekirdi ve büyük bir emek, ilgi, bilgi, deneyim gerektirirdi. o zaman bile bir kişinin o ansiklopediyi okuyup haritasını bütüncül bir şekilde yorumlaması o kadar basit olmazdı. tek bir insanın haritasının nitelikli bir incelemesi bile kalınca bir kitap tutabilir. bir astroloji kitabına bakarak bir horoskoptaki gezegenlerin-burçların-evlerin-açıların birbirlerinden bağımsız olarak, haritanının bütününün oluşturduğu yapıyı kavrayıp onu temel almadan okunması, bütüncül olmayan, kafa karıştırıcı ve çoğu durumda şüphe ve endişe yaratıcı sonuçlar doğurabilir.

bu görüşlerim biraz idealleştirilmiş yorumlardır. kendim bile bunları yeterince göz önünde bulundurmadığımı itiraf etmeliyim. çok bilmiş bir tarzda eleştirici konuştuğum için özür diliyorum. sayende her ikimiz için ve ilgilenenler için bu idealleri ifade etme ve üzerinde düşünme fırsatı bulduğum için mutluyum, pandora76. her bir astrolojik yorumunun yakasına yapışıp başına bela olmak gibi bir niyetim yok. : ) herkesin birbirinden öğrenecek çok şeyi var.


Reply author: pandora76
Replied on: 02/07/2008 11:17:15
Message:

Rica ederim ve harita yorumuna eleştiri yapmanı özellikle isterim.Aslında bana kalsa İvrin in haritasını çıkaralım,beraber yorumlayalım.Çok yoğun bir çalışma dönemine gireceğim için uzun uzun yorumlama imkanım olmayacak kısa bir süre ama sonrasında neden olmasın.Eğer zamanın olursa bunu kabul etmen beni sevindirir.
Birilerinden birşeyler öğrenebilmek beni çok mutlu eder.

Dediğim gibi,illede gerçekleşecek demiyorum.Olsa idi,korkuyla yaşamalıydık.
Ruhsal astrolojiyi duymuştum.Sadece ruhsal astroloji haritama kısaca bakmıştım ve güneşimin 8.evde doğduğunu görmüştüm.Satürn ümde 10.evdeydi.


Reply author: bozadi
Replied on: 02/07/2008 13:38:28
Message:

KUZEY DÜĞÜM AKREP, GÜNEY DÜĞÜM BOĞA


Martin Schulman


Burada birey kendindeki ve yaşamının koşullarındaki devrimsel değişiklikleri nasıl kabul edebileceğini öğrenmektedir. Ruhsal yolculuğunun sona erdiğini düşünerek dinlenmek ister. Dünyevi yüklerinin ağırlığına dair geçmiş yaşam anılarından o kadar yorgundur ki, ne pahasına olursa olsun rahatlamayı hissetmek ister. Sonuç olarak gelecekteki değişimler için güç geliştirmeyi zor bulur.

İnatçı bir şekilde, geçmiş enkarnasyonlar boyunca işine epeyce yarayan eski davranış kalıplarına yapışır. Herşeyi zor yoldan yapmaya kişisel olarak çok bağlıdır. Tarlaları süren öküzler gibi, uzun düz bir izmiş gibi bu hayatında yoğun bir emekle yürür. O kadar çok fiziksel enerji harcar ki, sürmeye alışık olduğu tekdüze varoluş dışındaki yeni olasılıkları göremeyecek kadar Ruhsal Benliğini zayıflatır.

Diğerlerini izleyerek öğrenmeyi zor bulur. Bunun yerine hayat deneyimlerinin her birinden sadece kendi çabasıyla geçmeyi tercih eder. Sonuç olarak her bir gelişim aşamasında daha fazla zaman, çaba ve enerji harcar. Yine de kendinden emin olması gerektiğini hisseder. Emniyet ihtiyacı o kadar fazladır ki, hayatında değişiklikler yaptığında bile bunlar aslında değişiklik değil, sadece her zaman kullandığı aynı davranış kalıplarının başka yönleridir.

Geçmiş enkarnasyonlarında çevresine karşı bir duyarlılık geliştirdi. Böylesine gelişkin bir duyarlılığın devamı için mücadele etmek üzere bu hayatının erken bir döneminde duyusal izlenimler dünyasını keşfetmeye başlar. Neyin zevk hissettirdiğini ve onu nasıl elde edeceğini öğrenir. Yine de tam ve uzun süreli tatmine hiç ulaşamaz görünür. Bir zevkin bir diğerinin yolunu açtığını fark etmez. Sahip olmaya yönelik büyük ihtiyacı, kişisel olarak sahip olmadığı şeylerden zevk almasını zorlaştırır. Sonuç olarak kendini insanların, şeylerin ve fikirlerin sahipliğine yönelik uzun süreli savaşlara sevk eder. Yoluna çıkan herşeye inatçı bir şekilde yapışır. Ne kadar çok şey toplarsa kendini o kadar çok tuzağa düşürür. Önceki yaşamlarında somut şeyler elde etmeye yönelik büyük ihtiyacı şimdi taşımakta olduğu aşırı dolu bagajına fazladan birer yük olur. Yıllar geçtikçe yüklerinin sıkıntısı artar. Önceki enkarnasyonlarda onun için büyük bir sıkıntı yaratan kasvetli yenilgi duygusundan geçici olarak uzaklaşabilmek için kendini güçlü hissetme ihtiyacı geliştirmiştir. Bunun sonucu olarak bu yaşamında onu otoriter bir konuma koyan bir meslek arayışına girer.

Geçmiş yaşamında egosu o kadar çok hasar görmüştür ki, artık saygıya değer olduğunu kanıtlamak için şiddetli bir ihtiyaç deneyimler. Başkalarının onun herhangi bir konuda eksik olduğunu bulması olasılığı karşısında büyük bir sıkıntı yaşar. Bunun olmasını önlemek için kendini ne pahasına olursa olsun başarıya doğru iter.

Karmasının şiddeti nedeniyle bu yaşamının bir noktasında en azından dolaylı olarak polisiye bir duruma girmesi neredeyse mutlaktır. Akrep Kuzey Düğümüne ulaştığında bu birey tam bir dönüşüm geçirir. Arkasındaki köprüleri yakarak eski davranış kalıplarını yok etmeye başlar. Deneyimler ona bağları nasıl tam bir şekilde keseceğini öğretir ki, geleceğe her iki ayağı birden geçmişe bağlı olarak yürümesin. En büyük gelişimi, akışa izin verebildiğinde meydana gelir.

İçsel bağımlılık ihtiyaçları şimdi tam bir düşünce ve eylem bağımsızlığına dönüştürülmelidir. Yıllar geçtikçe bilincinde ona baskı yapan herşeyi yavaşça atar ve gücü giderek artar.

Öz disiplin yoluyla öz-saygı kazanabilmek için, bilinçaltı arzularının sonuçlarını objektif bir şekilde nasıl inceleyeceğini öğrenmek zorundadır. Bu Düğümler, yaşamlar boyu çöken bir yolda ilerlemiş ruhu simgelemektedir. Şimdi kendisini biriktirdiği çöküş ivmesinden kurtarabilmek için ruh teknesinin alabora olması gerekmektedir.

Bu alabora olma sürecinin karması birey için son derece sıkıntılı olabilir çünkü kendine hep yakın tuttuğu herşeyi kaybedebilir. Kesinlikle yaptığı pazarlıktan fazlasını bırakması gerekecektir.

Bu dönüşüm o kadar güçlüdür ki, bu Düğümlere sahip çoğu kişi yaşamlarının sonraki yıllarını nihayetinde yalnız geçirirler. Aşırılıklardan kurtulma sürecinde kendileri dışında herşeyi atmışlardır.

Yine de eğer birey en derin seviyelerde kendini net bir şekilde görebileceği bir noktaya ulaşmak istiyorsa bu gereklidir. Sahip olduğu herşeyin bu sembolik ölümünden yeni hayatı doğacaktır.

Güney Düğümün ev konumu, geçmiş enkarnasyonların sonucu olarak çöküşün meydana geldiği alanı gösterir. Kuzey Düğümün ev konumu ise, şimdiki hayatta yeniden doğuşun nasıl gerçekleştirilebileceğini gösterir.


Reply author: bozadi
Replied on: 02/07/2008 13:48:39
Message:

Martin Schulman karmik astroloji öğretmenlerinden biri. düğümlerle ilgili açıklamaları da çok ilginç. her ne kadar güçlü kehanetimsi yönleri olsa da, olayların ruhsal sebep-sonuç zincirini de etkili bir şekilde verdiğine inandığım için paylaşmaya değer gördüm. bu astroloğun diğer düğüm konumları için olan yorumlarını da bir süre içinde paylaşmayı planlıyorum.

düğümler, ruhsal yolculuğun genel kalıbını açıklıyor. güneş, ay, yükselen ve diğer tüm gezegenlerin kendi aralarında ve düğümlerle olan ilişkileri de o genel yörüngedeki ilerleyişin spesifik özelliklerini ortaya koyuyor sanırım.

herhangi belirli bir bireyin doğum haritasının yorumuna girişme sorumluluğundan çekiniyorum doğrusu. bunun yerine işte düğümler gibi temel bazı açıklamalarla genel yaklaşımlarda kalmayı tercih ediyorum. yine de yorumlarını görmekten ve gerekli görüyorsam kendi bazı görüşlerimi sunmaktan (kötüyüm ben) zevk alırdım doğrusu. : )

bu arada, eleştirilerime olan tepkilerin, kuzey düğümüne epeyce yol katetmiş olduğunu düşündürüyor. astroloji ilgin de kuzey düğümüne olan yönelişinle muhtemelen çok yakından ilgili.


Reply author: pandora76
Replied on: 02/07/2008 23:44:45
Message:

Belkide eleştirine olumlu tepki vermemin nedeni seni rahatça eleştirebilmek içindir?(kötüyüm ben:))
İşin şakası bu elbet.
Birşeyi öğrenebilmek için,samimi eleştirilerin tümünü kabullenmek lazım.
Evet,kuzey ay düğümü akrepte tam olarak bırakmakla ilgili ve bunu yaşadım.Ama daima o noktada kalamıyorsun.
Malum akrep herşeye sıkıca tutunur ve bırakmak istemez.Bırakmazsa elinden alınır.12.ev gazabı gibi:)Ama biz akrepler yalnızlığı sevdiğimiz için,hatta bu bizim için su gibi bir gereksinme olduğu için,pek çok zaman zor gelmiyor.

Yeniden doğuş;birlikten ayrı olmadığını en azından kısa bir süre dahi olsa deneyimlemek olarak tanımlanıyor benim okuduğum yazılarda.
Dıştaki koşullar ne olursa olsun,içte hiçbirşeye bağlı olmaksızın deneyimlenebilen bir mutluluk.

Hani insanlar özgürdür dıştan bakıldığında..
Ama kimi bir vefasız sevgiliye,bir erişilmez hayale,mala mülke tutsaktır;öyleki kendi bile bilmez,göremez kendindekini.Hep birşeylere bağlar mutluluğu''oda olursa mutlu olacağım'' der durur.Ömrünü böylece doldurur.Mutluluğu bilmez,sadece arar durur...

Yorumların,emeğin için çok teşekkür ederim.

Harita yorumlamaya gelirsek...
İvrin in haritasını çok ilginç buldum,yoksa bütün haritaları yorumlamaya kalksak...Zor.Hem kendimizin sonuçlar çıkarması,yorumlaması bence daha keyifli.

Ama bazen mesela''aslan yükselen aslan arkadaş,Madonna da safkan aslandı" gibi şeyler demek istesemde diyemiyorum;yoksa dedimmi:)
Ben yine çokçamı yazdım ne:)


Reply author: pandora76
Replied on: 02/07/2008 23:50:37
Message:

AY DÜĞÜMLERİNİN ANLAMI

Ay Düğümleri harita içindeki dinamikler içinde Batı mitolojisinde yer almayan tek öğedir. Ejderha ile bütünleştirilen Ay Düğümleri Hint Mitolojisine dayanmaktadır. Geleneksel astroloji Ay Düğümlerine daha fazla önem vermektedir. Kuzey Ay Düğümünün, Caput Draconis – Rahu (Ejderin Başı), geleneksel astrolojide Jüpiter özelliklerini yansıttığı söylenir. Hayatımız boyunca deneyimleyeceğimiz bütün iyi şeyleri simgeler. Buna başarı, ilerleme ve kişisel tatmin de dahildir. Fakat bu özellikler günümüzde çoğu zaman yanlış anlaşılıp fiziksel boyuttaki başarı ve ilerlemeyle karıştırılır. Halbuki buradaki başarı ve mutluluk tamamen ruhsal boyuttadır. Güney Ay Düğümünün, Cauda Draconis – Ketu (Ejderin Kuyruğu), ise geleneksel astrolojide Satürn özelliklerini yansıttığı söylenir. Bu konum ise hayatımız boyu karşılaşacağımız kötülükleri simgelemektedir. Yine buradaki yanılgı, kötülük olarak nitelendirilen temaların fiziksel boyutta ‘felaket’ niteliğinde olmadığıdır. Yani buradaki temaslarda ve transitlerde kişilerin başına felaketler gelmeyecektir. Anlatılmak istenen kötü; ruhun kendini gerilettiği, ilerleme kaydetmediği alanı gösterdiği için geleneksel astrolojide çok olumsuz olarak nitelendirilir. Kimi zorlu karmalarda, kişinin ruhsal çağrısına direnmesinden dolayı başına bu fiziksel anlamdaki kötülükler de gelebilir. Fakat asıl anlatılmak istenen, kişinin ruhsal anlamda geri çekilişidir.

Astrolojik anlamda Ay Düğümleri sürekli olarak devam eden yaşamı anlamanın en temel yoludur. Pek çok astrolog ise, Ay Düğümlerinin haritanın geri kalanından daha fazla önem taşıdığına inanır. Ay ve Güneş’in yanı sıra haritanın diğer öğelerine bakmaksızın Ay Düğümleri kişinin bütün yaşamının amacını açığa vurabilir. Çünkü Ay Düğümleri, ruhun yolculuğunu anlatmaktadır. Bu bir anlamda ruhun izlediği yolu açığa çıkarırken haritanın geri kalan dinamikleri bu yolculuğun nasıl yapıldığıyla ilgili ek bilgiler verecektir. Çünkü hayat daha geniş bir bağlamda görülemezse kişilik ve yaşam çok az şey ifade edecektir. Ay Düğümlerinin yerleşimi ruhun bu hayat için seçmiş olduğu karmik dersleri gösterir. Kişi ruhsal gelişimini sağladıkça hayatına yeni anlamlar katacak yeni pencereler açacaktır. İnsanoğlu hep ‘Neden?’ olduğunu merak eder ve cevapları bulup tahminlerde bulunmak için her zaman tarihe yönelir. Kişi ne zaman geçmiş köklerini düzgün bir şekilde yapılandırırsa geleceğe daha emin adımlarla ilerleyecektir. Ay Düğümleri ruhun nereye çekildiğini gösterir. Güney Ay Düğümü kişiyi geçmişe Kuzey Ay Düğümü ise kişiyi geleceğe çeker. Hayat bu ikisinin harmanlanmasıdır. Kişinin şimdiki reenkarnasyonu geçmişten geleceğe intikalinin bir sembolüdür.

Ay Düğümleri fiziksel nesneler değillerdir ve kendi başlarına haritada kişilik üzerine bir etki yapamazlar. Ay Düğümleri gezegenlerden açı alır fakat direk olarak gezegenin kendini ifade edişini etkileyemez. Daha çok ruhun bu hayattaki amacıyla ilgili ipuçları verebilirler. Bazen Ay Düğümleri haritadaki kişisel gezegenlerle birleşim halinde olabilirler ve bu durumda kişinin fiziksel boyuttaki kendini ifadesi ve ruhsal anlamdaki eğilimleri çok bariz bir şekilde birbiriyle bağlantıda olur.



GÜNEY AY DÜĞÜMÜ

Güney Ay Düğümü astrolojide kişinin geçmişini sembolize eder. Bu tam olarak bir tek reenkarnasyon değildir. Daha çok çözümlenmemiş geçmiş olayların, fikirlerin ve davranışların her reenkarnasyon boyunca birikmesi sonucu şimdiki hayatı oluşturması anlamını taşır. En güçlü kökleşmiş davranış kalıpları burada bulunur. Bu sebeple geçmiş bütün birikimleri bu hayatta büyük ölçüde değiştirebilmesi çok güçtür. Bu sebeple kişi dönem dönem Güney Ay Düğümünde dinlenir. Burası rahat ettiği bir ev ortamı gibi tanıdıktır. Bazı Güney Ay Düğümleri (özellikle Sabit Burçlarda yer alanlar) kısıtlayıcı olacaktır. Fakat bazıları da geçmişteki birikimleriyle geleceği besleyebilecektir.

Güney Ay Düğümü ruhun geçmiş hayatlarından taşıdığı ve sahip olduğu hediyeler gibidir. Geçmiş hayatlardan edindiği dersler, yetenekler, pek çok yıl boyunca kazanmak için uğraştığı ve ihtisas yaptığı becerileri gösterir. Bu ruhun yaşayıp, tecrübe edip artık bitirmiş olduğu konuları gösterir. Bu konuyla ilgili daha fazla ilerlemeye gereksinimi kalmamıştır. Bu nedenle bu alana fazlaca eğilmek bu hayatında ruhu ileri götürmeyecektir. Ruh yeniden enkarne olup Dünya’da tekrar yaşamayı seçtiği için daha öğrenecek pek çok şeyi var demektir. Güney Ay Düğümü de bir dinlenme yeri olarak görülebilir. Teneffüse çıkabiliriz ama hala okulda olduğumuzu unutmamamız gerekir.

Hiç kuşkusuz haritanın en zayıf noktalarından biri Güney Ay Düğümüdür. Çünkü aynı zamanda zaafımız olan noktaları gösterir. Bırakmış olduğumuz izler hala oradadır ve geçmiş yaşamların alışkanlıklarını bize göstermektedir. En görünür ve en dirençsiz yoldur. Buna rağmen yüzyıllar boyu tuttuğu olumsuz özellikleri de ruhunda barındırmaktadır. Güney Ay Düğümü, geri dönüp uzun uzun bakacak kadar güvenlidir fakat artık bu yönde atılacak bir adım kalmamıştır. İnsanoğlunun merakı da onu geri çeken öğelerden biridir. Geçmişe ait en ufak bir geriye dönüş sahnesi kişinin bilinç düzeyinde hatırlanınca bu kişiyi geriye döndürüp daha fazlasını araştırmaya sevk eder. Bunu hem mantık seviyesinin algılayamayacağı boyutlarda hem de fiziksel boyutun dışında, sezgisel ve duygusal boyutta deneyimlemek isteyecektir. Dolayısıyla istemeyerek geçmişi şimdiki realitesi yapacaktır. Böylelikle başka bir zaman boyutunu deneyimlemiş olur. Fakat bu kişinin ruhunun gelişiminde hiçbir rol oynamaz çünkü geçmiş deneyimler kişi hatırlasa da hatırlamasa da farklı bir bilinç düzeyinde ruhunda izlerini taşımaktadır. Güney Ay Düğümünü ancak bir ‘Anı Bankası’ olarak kullanılabilir.



KUZEY AY DÜĞÜMÜ

Kuzey Ay Düğümü sembolik olarak geleceği, yeni ve yaşanmamış deneyimleri gösterir. Bu kişinin aradığı fakat ona göre yeni olan bir döngüdür. Dolayısıyla bilinmeyenin getirdiği korkuları da yanında taşır. Bu konumun ruhun gelişmesi için kendine çeken çekici bir etkisi de vardır. Kişinin varlığının en derin seviyelerinde bu alana doğru bir yönelim vardır. Bu noktaya ulaşmada gösterilen her çaba kişiye bolluk ve ruhsal gelişim sağlayacaktır. Kuzey Ay Düğümü kişinin şimdiki reenkarnasyonu için ulaşmak istediği en yüksek alandır. Bu sebeple içinde bulunduğu burcun ve evin en üst özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Yeni tecrübeler kişi için yalnızlık hissi oluşturabilir ve kişi tam olarak nereye adım attığını bilmiyor hissine kapılabilir. Fakat içinde bulunduğu sınavdan cesareti sayesinde geçmeyi başarırsa kendi varlığının özüyle yüzleşecek ve ruhsal alanda giriştiği her bir maceradan yeni tecrübeler edinerek çıkacaktır. Bu nokta çoğu zaman kişi için ulaşılması imkansız bir zirve gibi de görünebilir. Kişi bu noktaya ulaştığını düşündüğü her zaman zirvenin biraz daha yukarda olduğunun farkına varacaktır. Bu aslında sonsuz bir süreçtir. Tıpkı ruhun yolculuğunda olduğu gibi… Her zaman kişiden daha fazlasını talep edecektir ve kişi geçmişinden getirdiği tortuları tamamen temizleyemediği sürece Kuzey Ay Düğümüne tam olarak ulaşamayacaktır. Bununla birlikte buraya yaklaştığı her adım kişiyi daha iyi hissettirecektir. Kişinin, huzurlu bir şekilde, artık ona olumlu bir amaç için hizmet edemeyen geçmişindeki olumsuz alışkanlık ve anıları bırakabilmesi gerekmektedir. Pek çok kişi Kuzey Ay Düğümüne ulaşır fakat her zaman gidilecek biraz daha yolu vardır. Buda sonsuzluğu temsil eden Tanrı’ya giden yoldur.

Güney Ay Düğümü ruhun geçmiş derslerini simgelerken Kuzey Ay Düğümü ruhun şimdiki derslerini simgeler. Yani Güney Ay Düğümü karma ile ilgiliyken Kuzey Ay Düğümü de dharma ile ilgilidir.

Kişi hayatının bazı dönemlerinde Kuzey Ay Düğümüne sıçrar. Fakat orada fazla kalmak istemez çünkü tanımadığı ve bilmediği bir ortamla karşılaşır. Orada tanıdık hiç kimse yoktur. Sonra dinlenmek ve tanıdık bir ortama geri dönmek için Güney Ay Düğümüne geri dönebilir. Burada biraz dinlendikten, Güney Ay Düğümünün haritasında simgelediği konularla haşır neşir olduktan sonra tekrar Kuzey Ay Düğümüne sıçrayabilir. Bu aradaki gidiş gelişlerde önemli olan her iki enerjiyi de dengeleyebilmektir.

Kuzey Ay Düğümü çok fazla rahat edilen bir yer olamayabilir ama ruhun gitmeyi seçtiği bir yerdir. Ruhun ulaşmak istediği noktadır. Kuzey Ay Düğümü tepe çakrasıyla bağdaştırılır. Güney Ay Düğümü ise diğer 6 çakra ile bağdaştırılır. Fiziksel hayatta ve geçmiş hayatlarda deneyimlenen enerjileri barındırır. Tepe çakrası ise ruhun bağlantısını ve seçimini gösterir.

Kuzey Ay Düğümü, nerede olduğumuzu unutup nereye gideceğimizi düşündüğümüz yerdir. Fakat yine de burası geçmişimize sırtımızı döndüğümüz yer de değildir. Örneğin Kuzey Ay Düğümü Koç - Güney Ay Düğümü Terazi eksenini ele aldığımızda bu, Terazi’nin derslerinin hepsini bitirip tamamladığımız ve şimdide Koç’u öğrenmemiz gerektiği anlamına gelmemektedir. Burada öğrenmemiz gereken Terazi’nin tecrübelerini Koç yoluyla deneyimlemeyi öğrenmemiz gerektiğidir. İki uç ayrı ayrı alınamaz. Terazi’yi deneyimleyip sonra da Koç’u deneyimleyemeyiz. Terzi ve Koç arasında bir denge noktası bulup birindeki tecrübeler sayesinde diğer ucu dengelemeyi öğrenmemiz gerekir. Böylece bir bütünlüğe varabiliriz.


Reply author: pandora76
Replied on: 03/07/2008 00:03:49
Message:

Sevgili Black;
Sizin için birşey buldum.12.Evdeki mars ınızı anlamanıza yardımcı olabilir.

Eğer Mars'ınız veya Koç burcu 12.evdeyse dış dünyada kendi isteklerini belirtebilen ve onların peşinden gidebilen insanları hemen saldırgan olarak niteleyip onlara sinir oluyorsunuz. Bu gizli enerji ne kadar bastırılmışsa, o kadar şiddetleniyor. Oysa dikkatlice bakarsanız, siz de gizlice hep kendi isteklerinize odaklandığınızı, ama bunların peşinden gidemediğinizi ve bunları başkasının yapmasını talep ettiğinizi görebilirsiniz. Ve bunların mutlaka görülmesi gerekiyor. İşte bu nedenle Savaşma Seviş Benle, Hayata Karış Benle sözü çok önemli. Bunu yapmadığınız sürece kendi küçük ve bölünmüş dünyanızda inzivaya çekilip, sizin ne kadar barışsever bir insan olduğunuzu, dış dünyanın öfkeli insanlarla ne kadar dolu olduğunu düşünüp durursunuz. Kendi inzivanızda kendi isteğiniz sandığınız şeylerin peşinden gidebildiğiniz için burada bir sorun yokmuş gibi görünür, ama hayata karışıp birkaç insanla yakın ilişkiye girdiğinizde hemen çatışma başlar ve siz yine rahatlatıcı küçük dünyanıza saklanırsınız. Kendinize çektiğiniz öfkeli görünen insanların kaynağı sizde olduğuna göre öfkenizi dışarı çıkartmadığınız sürece nereye giderseniz gidin bu döngüyü yaşarsınız.

Evren sizi, bu dünyayı, hayatı ve insanları içerdiğine göre, bunların büyük bir kısmından kaçtığınız sürece, gerçekten evrenle bütünleşemez ve Tanrının kollarında olmanın o huzur verici duygusunu tadamazsınız.

Alıntı.
Barış ilhan.


Reply author: bozadi
Replied on: 03/07/2008 00:51:26
Message:

aktardığın makaleyi çok beğendim pandora76. kaynağını merak ederek yaptığım araştırmada ulaştığım websitesinde benim de çok ilgi çekici bulduğum Martin Schulman'ın kaynaklar arasında belirtildiğini gördüm ve buna sevindim. ayrıca herkesin kendi kuzey/güney düğümlerinin hangi burçlarda yer aldığını anlamalarını sağlayacak bir tablo ve herbir kuzey/güney aydüğüm konumunun değerli yorumları bulunuyor. o yorumlarda benim alıntıladığım martin schulman dahil birkaç yazarın yorumları harmanlanmış. o nedenle ben martin schulman'ın diğer yorumlarını baştan çevirmek yerine, ilgilenenleri o siteden kendi düğüm konumlarını öğrenip yorumunu okumaya davet ediyorum.

forum sitemizde link vermek çeşitli nedenlerle yasaklanmak zorunda kalmış olduğundan, bu tür durumlara doğrudan bir alıntının hangi internet sitesinden yapıldığını tespit etmek için başvurulabilecek basit bir yönteme değinmek istiyorum. Qaan'ın bunu hoşgörmesini rica ediyorum. veya herhangi gerekli bir uyarısı üzerine mesajın içerinde gerekli değişiklikleri yapabilir veya ilgili bölümleri tamamen silebilirim.

örneğin pandora76'nın alıntıladığı "AY DÜĞÜMLERİNİN ANLAMI" başlıklı makalenin örneğin ilk satırındaki 6-7 tane veya daha fazla (peşpeşe) kelimeyi (cümlenin başı-ortası-sonu olmasının bir önemi yok, ama kelimelerin aynı satırda ve peşpeşe olması gerekir) kopyalayıp meşhur arama motoruna çift-tırnak içinde (ilk kelimenin başına bir çift tırnak ve son kelimenin sonuna bir çift tırnak) yapıştırarak sorgulatırsanız, iki çift-tırnak arasında sorgulattığınız kelimelerin peşpeşe aynı şekilde geçtiği metinlerin yeraldığı sitelere ulaşabilirsiniz. aynı kelimelerin aynı şekilde peşpeşe geçtiği birden fazla siteye raslama ihtimali fazla değildir ve denk gelse bile inceleyerek hangi siteyi aramakta olduğunuzu rahatça tespit edebilirsiniz.

bu açıklamayı yapmamın nedeni, tartışılan konuyla ilgili olarak kendi ay düğümlerinin hangi burçlarda yer aldığını ve bunun nispeten açıklayıcı bir yorumunu okumak isteyen takipçilerin merakını gidermesinin bir yolunu göstermek.

bu yöntemle, sitemizde link verilmeden yapılan diğer çeşitli doğrudan alıntı yazıların alındığı kaynaklara erişip incelemek mümkün olabilmektedir.


Reply author: black
Replied on: 03/07/2008 13:02:10
Message:

sevgili Pandora76, yazdıklarını büyük bir ilgi ile okudum. Benim 12. evimde mars gezenemi var yoksa satürnmü onu anlayamadım ama. Daha önceki yorumunda satürn diye yazmıştın, acaba atladıgım bir noktamı var? yazdıklarının büyük bir kısmıda dogru. mütezaviligi fazla abarttıgımı düsünüyorum ve kendimi hic ön plana cıkarmıyorum. cıkanlarada senin deyiminle sinir oluyorum ama hayata karışmış biriyim hani derler ya 9 kralla barışık diye.. öyleyimdir. ama yine haklısın isteklerimin peşinden yeterince cesur gidemiyorum.. saglamcıyım risk almıyorum.. ona ragmen cok cesur adımlar atmış kendi başına pek cok kimsenin cesaret edemedigi şeyleride mecbur kalınca yapmış biriyim.. yani aslında kendi icimde celişiyorum galiba kendi iç sesimi dinlemeye, kendimi tanımaya çalışmaya daha yeni yeni başladım. Daha önce bu konulara hic kafa yormamıştım..Bu siteyi keşfettigimden beri pek çok şeyi sorgulamaya başladım.. hepinize teşekkür borçluyum..
sevgiler..


Reply author: Tsunami
Replied on: 03/07/2008 19:58:59
Message:

Mars benim 12.evimde, sanirim isimler karismis sadece

Sevgili pandora76 , 12. evde marsla ilgili aciklamaniz , tokat gibi yüzüme carpti Ben gercekten, barisi ve huzuru kendi kücük dünyasinda yasayan biriyim ve evet bazi insanlari saldirgan olarak görüyorum. Tam da bu gün arkadasimla bu konuyu konusmustum. Kendini cevreden soyutlayarak yasamak, gercek bir deneyim olmuyor, diyordum. Sizin yaziniz da güzel bir yanit oldu bu hususta.

Evet, üzerinde düsünüp irdelemem gereken bir konu, tesekkürler


Reply author: pandora76
Replied on: 05/07/2008 02:33:32
Message:

Af buyur Black,isimleri karıştırmışım.12.evde Mars Tsunamiye ait.Kendisininde dile getirdiği gibi.
12.ev Mars hakkında bilgi istemişti,aklımda kalmış ama niclere tekrar bakmadan yazınca karıştırmışım


Reply author: pandora76
Replied on: 05/07/2008 03:05:38
Message:

12.evdeki Satürn bu konumda özellikle mücadele alanları ortaya çıkarırmış.Ve bu mücadeleler tekrar tekrar karşımıza çıkarmış taki bundan vazgeçene kadar.Bush unda Satürn ü 12.evde.

Ben sıksık okula gittiğimi görürüm rüyalarımda.Eğer yanlış bir karar almışsam ilkokula gittiğimi,ne yapmam gerektiğini anlamışsam üniversiteyi bitirdiğimi görürüm.Bazen rüyamda sıkıntıyla''yinemi ilkokula gidicem,kaç kere bitiricem''dediğimde olmuştur.Biraz acayip ama 12.ev rüyalar ve sezgi yoluyla mesajlarını verebilirmiş.Bu doğruysa eğer,sizlerin sezgileride yüksek olmalı sevgili İvrin gibi.

Rica ederim;biraz olsun benimde siteye katkım olmasını istediğim için bilgi paylaşımında bulunmaya çalıştım.Sizlerin sitedeki emek ve zahmetlerinize karşılık.


Reply author: nimpi
Replied on: 26/07/2008 11:58:23
Message:

Burçların hiç sevmediğim özelliklerini yazacağım.

Koçlar; öyle tez canlıdırki elinde bayrak ateşli ateşli hedefine koşturur. Büyük bir coşku taşır. Ama bu arada sağa sola çarpar ve devirdiği insanları göremez bir türlü.
Boğalar doğanın mucizesi gibidir. Kır çiçekleri gibidir. Mis gibi toprak kokarlar. Sokulasınız gelir. Ama ne yavaştır tanrım ne yavaş. Tez ol biraz.
İkizlerle konuşmak en zevkli şey. Aman onunla bir işe kalkışmayın. Yanınıza dönüp baktığınızda yok olduğunu görürsünüz. Zira bu arada kendisi fikir değiştirip toz olmuştur ve sizin de haberiniz olmamıştır.
Aslanların asalet ve cömerliğine diyecek bir şeyim yok. Fakat; bu kadar kasmak olmaz.
Başak yadımsever olmak, bi işe yaramak için adeta didinir. Bu arada yakınlarının da hayatını zindan eder. Eleştiri, analiz ve sentezleriyle herkezin başına bi ton iş açar. Ayrıca o analitik zekası fazla işlediğinden, her şeyi lime lime eder. Bir şey öğreneyim derken hiç bir şey öğrenemez.
Terazi neşesiyle insanları kendinden geçirir. Eğlenmek yine eğlenmekden vazgeçmez. Bir türlü oturmak bilmez ya da biraz düşünmek istemez. Sonunda dengeyi kaçırır. Ne yaptıpını, ne kendi bilir ne başkası.
Akrep tamam güçlüdür, azimlidir de bir taşın altında yaşar. Sıkıcı bir tiptir. Yazmaya değmez.
Yay bu erdemli insan, feylezof ruhludur. Kan damarlarından iyimserlik olarak akar. Çam devirir, eşya devirir. Neşesinden bir şey kaybetmez. Onlara iyilik yazılırda bazen kötülük eline düşerlerse onlar için çok hayal kırıklığı olur. Erdemcilik oynamasalar da biraz gerçekçilik oynasalar daha iyi olur.
Oğlak güven abidesidir. Bu abide sert kayadır sakın çarpmayın. Zira nuh der peygamber demez. Asla fikrini değiştirmez. Aman !inadı kainatta ün yapmıştır. Feci sıkıcıdır. Tabii ki sıkı can iyidir çıkmaz.
Gelelim kovaya; Çok çok değişiktir, yada öyle davranır. Aslında kendisi bilir ki hiç değişik değildir. öyle sıradandır işte. dikkat çekmeye çalışır ama kimse farketmez. Arkadaş diye yırtınır ama kimseyi bulamaz. Yanlız biridir kova.
Balık ah vah balık; Hayallerine ve duygularına söylecek ya da merhametine söyleyecek sözüm yok ama bu insanın yalanla bir problemi var sanıyorum. Gerçekten de balıkların kaygan yapısına sahiptirler. Elinizde kolay kolay tutamazsınız. hah tamam ortak bişey yakaladık diye sevirsiniz ama bakmışınız başka yana kaçmış. Zor yani.
Yengeç; Hülyalı bakışlar, duygu denizleri. Yanınada alınganlık ve evham birazda kıskançlık verelim. Normal bir konuşma yapamazsınız. Mantıklı bir yanı yoktur. Sürekli duygusal problem yaşar.


Reply author: nimpi
Replied on: 26/07/2008 12:59:26
Message:

Tabii astroloji bir sanat ve çok bilinmeyenli bir denklem gibidir. Yorum yapmak hem bilgi hem yetenek gerektirir.
Ben 15 yıldır uğraşıyorum hala çözemedim. Ayrıca çok kadim bir bilgi.
Yukarıda yazdıkların işin şaka kısmıdır. Kimse alınmasın. Tek bir burç hiç bir şeyi açıklamaz, haritanın bütününe bakmak lazım.

1 Ağustos günü güneş tutulması yeniayla kavuşum yaparak 9;31 derece aslanda meydana gelecek. Haritanızda tam bu noktada gezegen varsa, ve açı alıyorsa bulunduğu eve ait konulara dikkat edin. Oldukça güçlü olaylar doğuracak bir pozisyon. İyi veya kötü olması kişiye ve ülkelere göre değişir.


Reply author: ivrin
Replied on: 26/07/2008 13:02:34
Message:

Sevgili Nimpi, klavyene sağlık iyi güldürdün beni:)) Şaka bir yana ama bu yazdıklarının aslında doğruluk payı oldukça fazla ve bende işte o gıcık başaklardan biriyim:)) ve bu eksilerimle alakalı terbiye olmaya gayret ediyorum. Çünkü biliyorum ki bu özellikler yine hepimizde varolan ego kaynaklı zaafiyetler ve sevgi ile yaşanması gereken dünya da hayatımızı cehennem azabına çeviriyorlar. Umarım "bir"liğe giden bu güzel yolda birlikte öğreniriz onları kontrol altına almayı ve üst-insan olmayı;) tabii ki sevgi kaynağımız ile!
Hoş sevgide dengeli olmalı sevgili Tiversonus arkadaşımızın dikkat çektiği gibi "Bilinçsiz ve sevgisiz güç gaddarlığa; güçsüz ve dengesiz sevgi ise çok büyük zaaflara yol açar.", bazen sevgiyle bile dengeyi bozabiliyor insan, şu insansı olan yaşam alanımızda. Ne kadar seveceğimizi de bilmek lazım ve zaaflarımıza yanilmeden her gün kendimizi yenilemek lazım. Üst-insan'a ulaşma yolunda da bu insansı özelliklerden kurtulmak değilse de gereğince korunmak lazım:)

Yüreğine sağlık güzel arkadaşım, sevgiyle kal..


Reply author: ivrin
Replied on: 26/07/2008 13:12:03
Message:

Ve sevgili Nimpi, dostumuz Pandora76'nın da emeğiyle bir heves başlamak istedim astroloji ile ilgilenmeye ama bir türlü işlerimin yoğunluğundan fırsat bulup ilgilenemedim. Cehalet ne kötü şey, ilgilendiğiniz bir konu var ama ona dair hiç bir şey bilmiyorsunuz:( işte bu zor bir durum. İnşallah bir gün astrolojiye yeterince zaman ayırabilir, öğrenir ve bana da rehber olmasını sağlarım. Ancak şu ara sadece sizin yazdıklarınızdan faydalanmaya çalışıyorum çok teşekkür ederim. Acaba 1 Ağustos ile birlikte güneşin yeni ayla kavuşumu benim haritamda ne durumda desem ve eğer zamanınız da varsa bana aktarabilir misiniz.

Sevgiyle dostum..


Reply author: nimpi
Replied on: 26/07/2008 13:20:32
Message:

Ben de çok güldüm şimdi.
Tipik başak yazısı yazmışsın. Hıh işte dedim. Adamım gelmiş.


Reply author: nimpi
Replied on: 26/07/2008 13:34:49
Message:

Evet İvrin,
Sizin yukarıdaki yazılarınızı okudum. Bu durumda 11. evde merkürünüzün üstünde tutulma ve yeniay meydana gelicek.
11i ev arkadaşlık, sosyallik dernekler topluluklar bir de dilekler evidir. Yanlız merkür 2.ev deki neptüne kare açı yapıyor. 2. ev de taşınmaz mallar ve para evidir. ( kare açı sert açıdır ) Bi yerlerden gelecek paralara dikkat edin. Bir dilekde gerçek olabilir. İyi mi? kötü mü? Bilemem çünkü bu günün gezegen ve açılarıyla, doğduğunuz günün gezegen ve açılarının kombine yorumu gerekir. Ama şunu söyleyebilirim. Para ve taşınmazlara dikkat.


Reply author: nimpi
Replied on: 26/07/2008 13:53:46
Message:

Sevgili İvrin,
Haritanızda gözüme çarpan şeyi eklemek istedim. 2.evden Mars ve neprün 6.ev iş, günlük hayat, hayvanlar ve sağlık evindeki satürn çok güzel açılar almış. Siz sağaltım konuşundan para kazanabilirsiniz. ayrıca el sanatları veya evcil hayvanlarla ilgili şeylerde olabilir.
(Bu 1 ağustos ile ilgili değildi.Genel)


Reply author: ivrin
Replied on: 26/07/2008 19:21:30
Message:

Çok teşekkür ederim sevgili dostum, gerçekten çok işe yarayacak bu rehberlik yüreğine sağlık. Bu arada ben sanatçıyım, tasarımcıyım ve kazancımı sanatımla elde ediyorum, doğrusunu söylemek gerekirse şu aralar da bu gelecek olan para konusuna bir hayli takılı kalmışım farkında olmadan çünkü daha netleşmedi, ve ben bir hayli sıkıntılı dönemler yaşıyorum dolayısıyla gelecek mi gelmeyecek mi diye düşünür dururken bu rehberliğiniz beni bir nebze olsun rahatlattı. Ve astroloji konusunu öğrenme adına da biraz daha çaba sarfedeceğim inşallah ama öğreninceye kadar da sizlerden yardım almaya da devam edeceğim. Umarım sizi çok yormam ya da sıkmam öyle bir durum yaratırsam beni uyarın lütfen;)

Şu gıcık Başak konusuna gelince, terbiye etmesi öyle zor ki anlatamam sevgili dostum.. katı kurallar ve kalıplar belirlemek sonra da sanki yaşamın yegane yolu oymuş gibi yaşamaya çalışma çabaları v.s. bunları yıkmaya çalışmak öyle zor ki, hele o kılı kırk yarma meselesi var ya hakikaten Allah bana da çevreme de sabır versin dedirtiyor bazen gerisini siz düşünün, elaleme ne dedirtiyor orasını hiç kestiremiyorum bile:P Geçen gün artık kuzenim delirdi ve "kuzen 1 gün benim hatrıma detaysız yaşar mısın lütfen" diye isyan etti haklı olarak:)) Sorma dostum, böyle şakasını yapıyoruz falan ama her halde kendisini eğitme adına en çok mücadele vermek zorunda olan burç Başaktır diye düşünüyorum aksi takdirde yaşam hiçte kolay olmuyor. Allahtan "Bir" olmanın farkındalığı ile o saçma sapan saplantılarımızın illüzyon olduğunu biliyoruz ve oralarda takılı kalıp çevremizdeki insanları üzmemeye gayret ediyoruz, yoksa yaşanması en zor burç olduğumu biliyorum.

Titizlik hastalığına psikolojik yardımlar bile kar etmiyor, zaman ekonomisi, para ekonomisi, iş ahlakı, sözlerin yerine getirilmesi derken efendim etrafıma bir bakıyorum bunlar sadece beni ilgilendiren şeylermiş, insanlar yaşam kavgasında bense hala detaylarda geziniyorum:)) Bu endişeli anlarımda mimiklerimi merak edip aynaya bakıp katıla katıla güldüğüm anlarımı hatırlıyorum da baya çokça zamanları içeriyor, velhasıl-ı kelam artık bakıyorum ki olacak gibi değil kendime bunlarla eğlenmeyi ve dostlarıma da bunları ciddiye almamalarını önermeyi tercih ediyorum.

İşte böyle dostum, eksilerimizi daha çok bilmek ve onların üzerine daha çok çalışmak büyümek olgunlaşmak nasip olsun inşallah diyorum.

Sevgiyle arkadaşım..


Reply author: pandora76
Replied on: 28/07/2008 19:00:10
Message:

Merhaba İvrin.
Daha önede söylediğim gibi yapmam gereken pek çok şey olduğu için haritanıza daha detaylı bir yorum yapamadım.

Siz istemiştiniz ve sözümü unutmuş değilim fakat söylediğim gibi ben çok amatör yorumlar yapabilirim.Eksikliklerim varsa affola.İyi bilen arkadaşlarımız umarım banada birşeyler öğretirler.


Reply author: pandora76
Replied on: 28/07/2008 20:29:57
Message:

Güneş savaşçı Mars ve şans gezegeni Jüpiterle olumlu açı yapmış(60)
Bu açı üçgen(120)gibi uyumludur fakat sahip olduğumuz yeteneklerimizi onların üstüne gittiğimizde açığa çıkarır.Keşfedilmesi gerekir.

Bu açılar cesur,olumlu ve uyumlu bir kişilik göstergesi.
Plutonun Satürnle olan karşıt açısı sert bir açıdır.Satürn disiplin,sorumluluk,kısıtlama;Pluton ise büyük güç demek.Satürn başakta olduğu için sizin için büyük bir dönüşüm zamanı olabilir.Eğer satürnle pluto arasındaki açı sert olmasaydı bu dönüşümün daha kolay gerçekleşebileceğine işaretti fakat şimdi biraz daha uğraştırıcı olsada,sert açılarda bunu başarabilirseniz,çok daha fazlasını alabilirsiniz.
Birazda yalnızlığa meyilli olmak demek bu.Hoş zaten 12.evi güçlü olanlar yalnızlığa çok fazla ihtiyaç duyarlar.Hayal alemine yolculuk yapmak için genelde ve içe çekilemezlerse uzun süre,kendilerini kötü hissedebilirler.

Uranüsün satürnle yaptığı açı ilişkilerde ani ve beklenmedik yaklaşım değişiklikleri anlamına gelebilir.Uranüs ne yapacağı belli olmayan bir gezegen.

Merkür venüsle60 derecelik açı yapmış ki bunun anlamı güzel iletişim,güzel sohbetler yapmak demek sizinle.
Yani uranüs sizin ilişkilerinize olan yaklaşımlarınızda ani ve beklenmedik değişikler anlamına gelsede,sohbeti zevkli geçen biri olmalısınız.

Venüs kişilik evinizde;estetik,rahatına düşkün,kibar...bir kişi demk.Ayrıca güzel şarkı söyleyor olabilirsiniz.

Merkür hayaller aleminin gezegeni neptünle sert açı yaptığı için(90)başkalarının fikirlerinden çabuk etkileniyor olabilirsiniz.

Neptünün satürnle uyumlu açısı(üçgen)sizi idealist biri yapabilir.Ayrıca büyücü Plutonla bu açı,medyumluk,mistik algılamaları yüksek birine dönüştürebilir.

Satürnün 6.evde olmasıda pek çok hastalık geçirmiş olduğunuzu gösterebilir.
6.ev başak burcunun evi,yani sizin güneş,yükselen ve ay burcunuzun evi.


Reply author: pandora76
Replied on: 28/07/2008 20:50:54
Message:

Jüpiterin marsla yaptığı olumlu açıda size çok büyük bir enerji veriyor olabilir.Ayrıca jüpiterin felsefeyle alakalı 9.evde olmasıda size bu doğrultuda şans getirebilir.
12.eviniz çok güçlü ama en azından Satürn 12.evinizde değil.Satürn 12.evde olduğu zaman bu eve 5 gezegen düşmüş gibi olabilir.Benim Satürn üm 12.evde.
Size söyleyebileceğim,bu yıl sizin için en önemli yıllardan biri olabileceği.Çünkü satürn başakta.Satürn kişilik evinizden geçerken kendinizle ilgilenmenizi ister.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 28/07/2008 23:06:14
Message:

sevgili pandora,
senden neyi rica edeceğimi biliyorsun:) tabiki gönlünden geliyorsa, gelmiyorsa yanlış anlamam ve saygı duyarım sevgili dostum.
30.07.1974 ANKARA
sanırım sabaha karşı saatlerde doğmuşum,yani doğum günümde yaklaşmışken hani bir arz etsem dedim, sevgiyle kal....


Reply author: ivrin
Replied on: 28/07/2008 23:50:31
Message:

Sevgili Pandora76, öncelikle hoşgeldin dostum:) dostlarımız kısa bir süre için bile olsa aramızdan uzaklaştımı bir özlem bir boşluk hissediyoruz. Ama hayat gaylesi, günlük meşgalelerimiz ara ara hepimizi kısada olsa bu güzel buluşma bahçemizden uzaklaştırıyor. Önemli olan bütün halde olduğumuzu bilmek ve bu bütünlükteki seslenişleri böyle sizin gibi bu kadar net bir şekilde duyabilmek. Yüreğimin sesini duymuşsunuz dostum ve yine o güzel yüreğinizle bir sürü emek verip haritamı okumaya ve bana rehber olmaya devam etmişsiniz. Bu nasıl güzel bir sevgi ve paylaşım duygusudur ki, küçücük bir sesleniş bile yetiyor buluşmamıza. Doğrusu kelime bulamıyorum şu anki duygumu ifade etmeye, sadece sevgi ile şükranlarımı sunuyorum. Ve ne var ne yok bugüne kadar tüm aktarımlarınızı özenle save ediyorum sevgili dostum.
Öyle kıymetli ki bu verdiğiniz emek tarif edemiyorum, hele rehberliğinizle haritamın sunduğu tüm açıları kendi gerçekliğimin içerisinde bu kadar net görünce emeğinize bir o kadar daha minnettar oluyorum. Adeta kelime kelime hiç eksiksiz yorumlar bunlar ne diyebilirim ki:)

Şu aralar yine içerden içerden estiriyorum, sanki dünya benim eksenim etrafında dönüyormuşcasına kapandım özel olan daracık alanıma ve bekliyorum sabırla bu büyük değişimin ve açılımlarımın sonucunu. Ama çok sancılı geçiyor be dostum, tarifi imkansız boyutta:( maddi manevi çok sancılı geçiyor.
Şükür tabii ki her halimize şükür o ayrı ama, sizler de olmasanız daha da zor olurdu bunu çok net biliyorum. Şimdilerde her şey olduğundan daha kocaman geliyor bana ve bütün ıstırapları aranızda sevgiye dönüştürüyorum, bol bol semaya durup şifaya kanal oluyor sevgiyi evrene yayıyorum.. çünkü biliyorum bu zorlu bir dönemeç. Ve ben bunun gibi çokca dönemeçlerden anlımın akıyla çıktım yeterki sevgi kaynağım ve sizin gibi dostlar yoldaşım olsun.

Sevgiyle dostum..


Reply author: pandora76
Replied on: 29/07/2008 02:02:39
Message:

Rica ederim svgili İvrin.Bu kadarını ummamıştım ve bu yüzden artık söz vermemek daha iyi olacak sanırım sevgili Zer_zivi.

Astrolojiye ilgim hergeçen gün artıyor çünkü pek çoklarının düşündüğü gibi 12burç:12 insan dan ibaret değil.
Mesela bir arkadaşımın güneşi 8.evde(akrep burcunun evi)ve yükselen burcu akrep ama güneş burcu yengeç.Benim öz burcum akrep olmasına karşın o benden daha belirgin akrep özellikleri taşıyor zaman geçtikçe.Hepimiz yükselen burç kimliğine dönüşmeye başlıyor ama daha ileri yaşlarda yeniden öz burcumuza bürünmeye başlıyormuşuz.Öze dönmek gibi birşey.
Sizin iç ve dış burçlarınız başak olduğu için böyle bir sorununuz olmayacak.
Sevgiyle dostlar..


Reply author: pandora76
Replied on: 29/07/2008 03:05:30
Message:

BURCLARIN KÖTÜ YANLARI :))



KOÇ
- Sana kalsa dünyada herkes aptal bi sen akıllı dimi !!! Millete öğütler verir ukalalık taslar, önüne yemek koysan beğenmez... allah düşmanların başına vermesin...



BOĞA
- Sen ayrı bi panel konususun... kafayı iş yapmakla bozmuş sanki dünyayı bu kurtaracak.. .. inatçı mı inatçı, dik kafalı... komünistsin sen yaa!!!



İKİZLER
- Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun, ama insanlar seni bunun için diil bisexuel olduğun için seviyolar.. kendinden çok şey verip karşısdakinden az şey bekliyorsun yani salaksın... ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine...



YENGEÇ
- Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin, ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz... Bu arada akıl hastanelerindekiler in %90'ının yengeç burcu olduğu söyleniyor! Haberin olsun!



ASLAN
- Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor haberin yok... Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmis zavalli aslan parçası, sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım....



BAŞAK
- Sen pek aklıbaşında otoriter biri olduğun için dağınıklığı pek sevmezsin di mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Amma soğuk, ruhsuz tipsin yaa sen, zaten sevişirken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?



TERAZİ
- Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma salak bi boyutta yaşıyorsun... Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi "kimse beni anlamadı" diye çıldırırsın yarım aklın da gider



AKREP
- Sen hele sen! Berbatların içinde en berbat olan! İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Çoğu Akrep'in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?



YAY
- Sen herşeyin iyi tarafını gören şenşakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa yeteneksizliğ ini ve şanssızlığını başka türlü örtemezsin değil mi? Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat...



OĞLAK
- Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?



KOVA
- Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun, ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun çünkü kafasızsın. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyo di mi...



BALIK
- Senin maşallah hayalgücün pek gelişmiştir. Sürekli FBI'dan ya da CIA'den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle başbaşa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok, kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte...


Yanlış anlaşılmasın,birazda gülelim:)


Reply author: zer-zivi
Replied on: 29/07/2008 09:42:54
Message:

Teşekkürler pandora76 :) sevgiyle kal............


Reply author: pandora76
Replied on: 30/07/2008 20:25:39
Message:

Merhaba Zer-zivi.
Bugün doğum gününüz olduğu için haritanıza bakmayı istiyordum ama kardeşimin pc sisinde açabiliyorum programı ve kendisinden devralamadım hala pc yi:)Bu yüzden söz vermeyeyim demiştim.Yoksa vaktim boldu bu iki gün.


En azından doğum gününüzü kutlayayım istedim.
Bu yıl tüm dilekleriniz gerçeğiniz olsun.Nice senelere.......


Reply author: zer-zivi
Replied on: 31/07/2008 11:37:17
Message:

Teşekkürler pandora, dileğim yaradanın gözüyle görmek ve yaradanın yüreğiyle sevmeyi diledim birde henüz küçük bir kız çocuğu(üç buçuk aylık) ona şifa diledim . sevgi dolu güzel günler görmek dileğiyle, sevgilerimle...


Reply author: pandora76
Replied on: 09/08/2008 16:13:05
Message:

Merhaba zer-zivi.
Saati 5 olarak aldım.
Ay burcunuz yay,yükselen yengeç,aslan burcu.
Merkür ,satürn ve venüs 12.evde.
Pluton 3.evde.
3ev iletişim evidir.3.evdeki pluton,mistizmle alakalı konulara eğilmenizi sağlar.Bu ev ikizler burcunun evidir ve ikizler astrolojide en zeki burç olarak tanımlanır.Araştırma,bigiyi biraraya getirme,öğrenme...Analiz eder ama mantığını kullanır.
Şöyle diyeyim.Mistizmle ilgilidir ama bilimsel açıklamalar arar.Fizik yoluyla Tanrıyı,evreni anlamaya çalışmak gibi..
Fakat 3.evin yçneticisi merkür 12.evde düşer.Satürnle plutonunuz sert açılar yapmış.Kendinizi ifade etmekte zorlanıyor olabilirsiniz.
Eğer bu saat tam ise,12.evde düşüyor olsada,jüpiter parlak bir zeka verecektir.

Merkür On ikinci Evde

Merkür 12.evde düşer, fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez.

Merkür 12.evde, bilinçle bilinçaltı arasında bir köprü görevi görür. Bilinçli farkındalığı oluşturmanın yolu, psikolojik olarak derinlerde gizli olan yönlerin üzerine gitmekten geçer. Bu iki aşamada gerçekleşir: İlkinde, bilinçaltında yatan gerçeklerin üzerine gitmelidir. Onlar bunu yapmayı tercih etmeseler de er ya da geç bilinçaltında yatan gerçekler onları bulacaktır. İkinci aşamada, hayal alemine daldıklarında kafalarından geçenleri bir yere not almalıdırlar. Eğer bunu yapamıyorlarsa ya da hayal aleminden çıkamıyorlarsa yardıma ihtiyaçları vardır.

Merkür 12.evde, iç gözlem yaparak, psikoterapiye giderek, rüyalarının anlamını araştırarak bilinçaltını geliştirme ve bu şekilde onları neyin ayakta tuttuğunu bulmaya ihtiyaçları vardır.

Geçmişlerinde yaşadıkları, bilinçaltında izler bırakan olayları incelemelidirler. Önlerini net olarak görebilmeleri için, hayatlarının ilk dönemlerini (ya da geçmiş hayatlarını?) temizlemelidirler.

12.Evdeki herhangi bir gezegen zamanla etkisi yitirilen bir enerji olabilir. Merkür 12.evde bilinçaltına iner, fakat orada kalmaz, orada ne varsa onu alarak gelir. Merkür’ü 12.evde olanlar, aklına takılan düşüncelerinin ve dağınık zihinlerinin sıkıntısını çekerler.

Merkür’ün zor açıları varsa, hafızayı yitirmek gibi çeşitli korkuları olabilir.

12.Evdeki gezegenler, sınırlarından emin değildirler. Merkür’ü 12.evde olanlar, hangi düşüncelerin kendilerine, hangisinin başkasına ait olduğunu birbirine karıştırırlar.

Eğer Merkür’ün kötü açısı yoksa, bilinçaltına rahatlıkla inebilen, bu konuda yetenekli kişilikler ortaya çıkabilir.

12.Ev, yapamadığımız, yapmaktan korktuğumuz şeyleri de içerir. Merkür burada, negatif düşünce biçimi oluşturabilir.

İkizler 12.evde, üzerinde çalışılması gereken bilinçaltındaki duygular, zihinde karmaşa yaratır.

Başak 12.evde ise, kişi takıntılı düşünmeye meyilli olur. Rahatlamaktan ve bırakıp gitmekten korkarlar.


Reply author: pandora76
Replied on: 09/08/2008 16:45:43
Message:

Satürn 12.evde ve bu sitede kimin haritasına baksam,12.evi güçlü çıkıyor.Üstelik venüs ve merkürde bu evde.
Venüs size son derece cömert bir kişilik verebilir.Zaten siz aslan burcusunuz ve aslanlar cömert,iyi yüreklli insanlardır.Aslan burcunun yöneticisi güneşde 1.evinize yani kişilik evinizde doğmuş.
Fakat yükseleninizdeki satürn sizin aslan özelliklerinizin tamamının ortaya çıkmasını engeller.

Yükselen yengeç ailenize bağlı olduğunuzu gösterir.Sezgileriniz güçlüdür.
Jüpiter 9.evde felsefeye ilgi.Zaten siz 12.evi güçlü birisiniz.
Kuzey ay düğümü yay da ve kendini odaklayamama gibi problemler getirebilir.
Kuzey ay düğümü bizim dönüşümümüzü yaşayacağımız alandır.Çok önemlidir bu yüzden.

Kuzey Düğüm 5. Güney Düğüm 11. EVDE
Sevgi, aşk gibi duygusal konularda zorlanırlar. Çabuk etki altında kalırlar. Beğenilmek isterler. Zevk veren şeylerden faydalanmağa çalışırlar.

Grup ilişkilerinde daha başarılıdırlar. Kendilerini gruba karşı sorumlu hissederler. Arkadaş seçiminde titiz davranırlar. Seçicilikleri yüzünden genellikle kendilerini yalnız hissederler.

Yaratıcılık güçlerini geliştirmeli, içlerinden geleni özgürce ifade edebilmeği öğrenmelidirler. Her hangi biri gibi kalmak yerine güven duyabilecekleri özel bir şeylere yönelmeleri iyi olacaktır. Sadece kendi hedef ve amaçlarını gerçekleştirmek çabaları onları bireysel yapar. Toplumsal hedefleri benimsemeyi de öğrenmelidirler.


Reply author: pandora76
Replied on: 09/08/2008 17:17:54
Message:

Sizin hayal gücünüz geniş olmalı ama çok geniş olmalı.Öyleki işlerinize odaklanmakta çok zorlanıyor olabilirsiniz.Zaten üstesinden gelmeniz gereken asıl konu da bu.

Yanlış ilişkilere yönelmiş olabilirsiniz ve ilişkilerinizde pekçok gerilim yaşanmış olabilir.
Yenilikler getirme konusunda lider olabilirsiniz.Kendi içinizde pek çok çatışma yaşıyor da olabilirsiniz.
Ayrıca uranüsle merkürün olumsuz açı yapması size biraz sinirli bir yapıda verebilir.Zaten pluton 3.evinizde olduğu için sizde hava elementinin saman alevi gibi parlayıp sönen öfkesi olmalı.Kin tutacağınızı hiç sanmam.

Yükselen yengeç ve aslan..Aslan kendini ifade eder ama yengeç içine kapanıktır.Genellikle sorunlardan kaçmaya eğilimlidir.Zaten 12.evinizde çok güçlü.Üstelik sizin doğduğunuz yıl jüpiter balığa geçmiş.Bu kombinasyon çok merhametli,çok duygusal bir yapı veriyor.
Ama ay burcunuzun yay olması bu yapıyı biraz rahatlatabilir.Yay daha umursamazdır.Anlık tepkileriniz yay gibidir.

9.eviniz size bol seyahat verebilir ve çok iyi bir öğretmen özelliği kazandırabilir.
Zaten aslan burcusunuz ve aslan demek,öğretmen demek ve aslanlar çok iyiniyetle yola çıksalar dahi,insanlara istemedikleri halde öğüt verdikleri için sevilmezler bazen.Aslanlar örnek olacak kişilerdir ve bu yüzden işleri zordur.
Şöyle birşey duymuştum.Aslan erkekleri genellikle zor şartlar altında büyürler.Çünkü aslan çok dirençlidir ve gücünde bir bedeli vardır.


Reply author: pandora76
Replied on: 09/08/2008 17:36:28
Message:

Sizin haritanıza genel olarak baktım lakin eğer doğum saatiniz yanlışsa,bu yorumlar değişecektir.
Doğum saati çok önemli.Yükseleniniz yengeçmi aslanmı anlamak için,yengeç ve aslan burcunu okuyun.Hangisi size daha yakın geliyorsa o sunuz.


Reply author: pandora76
Replied on: 09/08/2008 18:14:40
Message:

Sevgili Black,
Sizin oğlunuzada detaylı olarak bakmak için söz vermiştim ve bunuda unutmuş değilim.

Sizin oğlunuzun 8.evi ona akrep etkisi verdiği gibi,bu evdeki gezegen yoğunluğu dönüşümle alakalıdır.Yani bunu kötü birşey olarak değerlendirmeyin.
Akrep dönüşümdür ve kendisiyle beraber çevresinin dönüşümünede önayak olur.

Bu evde kişi genellikle maddi açıdan rahattır.Evlilik yada bir diğer ortaklıklada zenginleşebilir fakat eşiyle arasında para kaynaklı sorunlarda yaşanabilir.
8.evde kişi,güçlü sezgilere sahiptir.Paranormal deneyimler yaşayabilir ama tam tersine bu konuları inkar edebilir.Yani kendi içindeki potansiyeli görmeme eğilimi vardır.
Genellikle ilişkileri yoluyla dönüşümlerini yaşarlar.Duygularını çok fazla dışavuramazlar ve ölümden hiç korkmadıkları gibi,ölümü merak ederler.

Şimdi;Marsla jüpiterin yaptığı sert açı,çocuğunuza çok büyük enerji verir.Bu iyimi kötümü...
Bu enerjiyi kullanmalı ve enerjinin kendisini yıkmasına engel olmalı.Spor yapması bence çok iyi olur.
Aslında hepimizin spor yapması iyi olmazmı sonuçta.

Jüpiterin 12.evde olması ona güzel dostluklar kazandırır.Çünkü çevresinde sevilir sayılır.
12.evin yöneticisi jüpiterle neptündür zaten.Bir eve yönetici gezegeninin düşmesi daha iyidir.

12. EVDE JÜPİTER

İç alemi çok zengindir. Ruhsal gezintiler yapmak, evrensel boyutlara genişlemek, farklı şuur boyutlarında yaşamak isteği duyar. Herkesle dosttur. Düşünce yoluyla istediklehni oluşturacağına inancı vardır. Zor durumlarda manevi destek aldığını hisseder. Fantazileri çoktur... Fikirlerini çok abartır ve gerçekmiş gibi inanır...

Ayrıca Satürn,uranüs ve neptünle çok olumlu açılar yapmış.Filozof gibi düşünen biri olabilir.Zaten jüpiterin işi budur.
Jüpiterle pluton un yaptığı karşıt açı ise,ilişkilerinde güç kavgası yaşabileceğini gösterir.


12.evde güneş olması babyla bazı sorunlar olabileceğinin göstergesidir.Çünkü güneş babadır.
Bush ve birçok liderin 12.evinde güneş var ve bu yerleşim toplumun kaderini değiştirebilir.Zor bir yerleşim olsada.
Dıştan bakıldığında görünen kişi değildir.Diğer 12.ev temaları gibi o da yardım kuruluşlarında çalışarak kendini iyi hissedebilir.

Kişilik evindeki venüs ona güzellik verebilir.Zevke düşkün,estetik biri olabilir.
İkizlerde olması ise onu birkaç kişiyle birden flört etmeyi tercih eden biri yapabilir.


Venüsün merkürle açı yapması onun iletişimini kolaylaştırır.Marsla olan olumlu açılarıda ona aşkta şans verir.
Neptünün konumu ona yüksek sezgiler verebilir.Bu konumda kişi dinle ilgili araştırmalar yapar.
Marsla merkürün olumlu açıları ona hazırcevaplıklık verebilir.Zekidir.
Derin duyguları olan ama fırsatçıda olabilen bir kişi olabilir.



Reply author: zer-zivi
Replied on: 11/08/2008 00:44:09
Message:

Çok teşekkürler sevgili pandora76,
yazdıklarının hepsinde doğruluk payı var.Özellikle hayaldünyasına çok dalardım ama artık çok az dalışa geçiyorum:) bazende kendimi ukala gibi hissederim fazla merhametten canım yanar,defalarca geçmişe dönüp irdelerim,kendimi bu yüzden çok hırpalamışımdır, öfkemde çok yıkıcıydı bir zaman, şimdi kendimi eskisinden daha iyi ifade etsemde hala yeterli değil benim için.Ve fizik yoluyla tanrıyı anlamaya çalışırım.Çok teşekkür ederim benim için bu güzelliği yaptığın için,seni, tüm dostları ve bütün varoluşu seviyorum ,herşey gönlünce olsun,sevgiler.............


Reply author: ivrin
Replied on: 11/08/2008 10:56:12
Message:

Sevgili Pandora76, yıldız haritamıza hangi aralıklarla bakmamız gerektiği konusunda bizi aydınlatabilir misiniz? Bunun belli bir süresi var mı yani yıldız haritamızı çıkardığımızdaki yorumların ömrü ne kadardır bu konuda bilgilenmek isterim tabii eğer sizi yormayacak ve üzmeyecekse.

Sevgiyle..


Reply author: pandora76
Replied on: 11/08/2008 16:12:52
Message:

Aslan burcunun öfkesini kimse sakinleştiremez:)Belki yükseleninizde aslandır.
3.ev insanları çok hızlı düşünebildikleri için zaman zaman ukala tavırlar gösterebilirler.Bu da onların gölge yanı.

Beni neden üzsün sevgili İvrin?Çok incesiniz.Bunu ben istedim.Haritalara bakmak benim için ayrıca kendimi astroloji konusunda geliştirmek için bir fırsat.Ama bazen kötü şeyleri söylemeye dilim varmıyor diyeyim.Pek nesnel bir değerlendirme olmuyor sanırım.Benden astrolog olmaz:)

Bu haritaların yorumu daha geniş.Ben genel baktım.

Haritalarda mc den,şans noktalarına,yaşam dersleri gezegenlerin karşılıklı durumlarına göre ve hatta ölüm noktası dahi bulunabiliyor.
Ayrıca ruhsal astroloji,progress haritalar içinde bulunduğumuz yıl haritamızın hangi konumda olduğunu söyler.Mesela bir başak burcu kendinden sonra gelen teraziye dönüşmektedir.Sonrada akrebe doğru ilerleyecektir.


Reply author: pandora76
Replied on: 11/08/2008 17:28:06
Message:

Ayrıca Sevgili Zer-zivi,1 ağustostaki tam güneş tutulmasını okumanızı salık veririm.
Daha net bir yorum yapayım.Bu güneş tutulması,merhamet ve cömertlikte çok uçlarda olup ne yazıkki çevresinde zaman zaman kullanılan aslan burcunun hayatını değiştirecek bir etkidir.Tüm burçlar içinde en çokda aslan için.
Hayatlarından insanlar çıkarken,yeni insanlar girecektir.Yepyeni bir başlangıç ve kimlik.

Şöyle bir alıntı yapayım kısaca.

Ne çok hayal kırıklığı ve ne çok aldanış… Biz suçlu değiliz, biz sadece çok iyimseriz. Zaten başımıza açtığımız tüm delikler hep bu iyimserlikten, hayalperestlikten, rüyalara kolay kapılıştan kaynaklanıyor. Ağustos ayı senin için çok önemli. Çünkü yeni bir sen doğacak. Bu yeni seni görebilmen uzun bir süreç içinde gerçekleşecek, gelecek on yıl zarfında. Aşk, evlilik ve insanlarla ilişkilerin hayatında önem kazanacak. Bitişlere ve başlangıçlara kapımızı açabiliriz. Ağustos ayında kendine olan güvenin tam olacak ama bazı zamanlar özel bir insanla ilişkin seni kırılgan yapabilir. Parasal konularda da önemli kararlar ve gelişmeler neticesinde kendini özgür ve iyi koşullar içersinde bulabilirsin. Ağustos ayında yakınlarınla ilişkilerin ve iletişim kurmak senin hayatına hareket getirebilir. Aşkta ise çok büyük isteklere kapılıp tutkularını soluksuz takip edebilirsin.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 11/08/2008 19:18:57
Message:

Tekrar teşekkürler sevgili pandora76,
aslında söylemeye dilim varmıyor ama sen yine ince düşünerek burcumun zayıf yanlarından birini söylememiştin.Ben söyleyeyim bari, aptallık derecesinde saf olmak bu başıma hep dert açan bir özellikti sanırım buda değişiyor dediğin gibi iki ayda önemli derecede değişimler yaşıyorum.Normalde sakin ve uyumluyumdur,yapıcıyımdır ama öfkelendiysem mutlaka sabrımı fazlasıyla zorlamışlardır.Ve eşimde oğlak burcu, o beni en çok kızdıran inatçı bir teke :( :)Gerçektende bir gün acımadan miğdeme indirivereceğim kendisini :) Demek ağustosta ruhuma çekap yaptırmaya devam edeceğim beni sevindirdin tekrar çok teşekkürler canım benim, sevgilerimle.....


Reply author: pandora76
Replied on: 11/08/2008 19:46:15
Message:

Rica ederim zer-zivi..
Oğlak burcu çok inatçıdır doğru ve aslanla pek anlaşamazlar aslında.Çünkü aslan sevgi,ilgi görmek ister ama oğlak daha soğuktur.Fakat harita sadece güneş burcundan ibaret değil.

Aslan için ciddi dönmüm noktası astrolojiye göre ama biraz eskiyi yıkacak.Ama yepyeni birine dönüşecek aslan ve güneş gibi parlayacak.
Aslanın kalbi okadar güzeldirki.
Nadide insanlardır aslanlar.
Sevgiyle kalın sizde..


Reply author: zer-zivi
Replied on: 11/08/2008 19:57:07
Message:

Yürekten teşekkürler sevgili pandora76, herşey gönlünce olsun,sevgilerimle....


Reply author: black
Replied on: 11/08/2008 20:07:11
Message:

Sevgili Pandora76, oğlumun burcunu unutmayıp yorum yaptığın için çok çoook teşekkür ederim Hergün giremesemde siteyi takip etmeye çalışıyorum. Zahmetin için sağolasın..

sevgilerimi yolluyorum


Reply author: pandora76
Replied on: 11/08/2008 20:18:41
Message:

Soğuk demeyeyimde...mesafeli,ciddi pek duygularını ortaya koymadan.Kimseninde daha özel yada önemli olduğunuda düşünmem ama aslanın sıcakkanlılığı çok dikkat çekicidir.


Reply author: mordevrim
Replied on: 11/08/2008 20:39:16
Message:

Sevgili pandora76, forumda henüz yeniyim. Bu yüzden pek bir tanışıklığımız yok maalesef, ama yine de ben de tarihlerimi verip yorumlarınızı dinlemeyi çok isterdim.

Sayılarla fazla haşır neşir olmayı sevdiğim için biraz sayılar üzerine duracağım ben de. 13 sayısının hayatımda büyük yeri olduğunu düşünüyorum.

26 mart 1980 de doğmuşum. 26 bildiğiniz gibi 13ün 2 katı. Ayrıca o hafta yılın 13. haftası. 1980 ise 13 kenarlı bir çokgenin iç açılarının toplamı yapıyor. Anneme göre öğleyin 1 çeyrek gibi doğmuşum ve ben yine sayısal subjektifliğimle bu saati 13:13 olarak düşünüyorum. İsmim ve soyismimin toplam harf sayısı da 13 :). Ayrıca ailemdeki herkes 13 ve 13ün katlarında doğmuşlar. (babam şakacı birisidir, o yüzden 1 nisanda doğmayı tercih etmiş) :)

Doğum yeri eğer etkili ise Isparta-Konya sınırında doğmuşum. Tam yer ise 37-55-32-74 kuzey, 31-27-05-22 doğu.

Şimdiden teşekkürler :)


Reply author: pandora76
Replied on: 11/08/2008 21:11:10
Message:

Rica ederim Black ve Zer-zivi.

Sevgili Mordevrim,birsüre astrolojik harita yorumu yapmayı düşünmediğimi başka bir başlığa yazmıştım ama yeni üye olduğunuz için görmemişsiniz doğal olarak.Arkadaşlara da daha öncesinde söz verdiğim için baktım.Afbuyurun.

Ekolay netten haritanızla beraber genel bir yorum çıkarabilirsiniz.Bende yeni öğrendim bunu.
Sevgiler..


Reply author: pandora76
Replied on: 11/08/2008 21:18:53
Message:

Ayrıca arama motorundan kabalaya bakmanızı öneririm.
26 ve 13 sayılarının ne anlama geldiğini duyduğunuzda şaşırabilirsiniz:)Tabi bilmiyorsanız,sayılarla ilgiliymişsiniz ama?

Yalnız bu sayılar hakkındaki genel yorumlar değil sözünü ettiğim;zira hemen herkes duymuştur bu sayılarla ilgili uğursuzluk gibi söylemleri.Siz kabalada ki anlamına bakın.Tarotta neyi işaret ettiğine birde.
Detaylı bir araştırma yapın derim ben.

İyi akşamlar...


Reply author: ivrin
Replied on: 11/08/2008 23:19:20
Message:

Sevgili Pandora emeklerinin değeri çok büyük, ancak bunlar bizim kişisel taleplerimiz ve oldukça da yorucu bir süreçle yanıtlanabilecek talepler. O sebeple bizleri rahatlıkle ret edebilir ve bu yorgunluğun altına girmeyebilirsiniz, çünkü bu sizin özgür iradenizle kullanmanız gereken hakkınız. Bizlerde bu hakedişten aldıklarımızdan dolayı sana minnettarız, ancak yeterince takdir edemeyebiliriz zira emeğinizi kestiremiyoruz, sadece değerli olduğunu biliyoruz o halde de siz bizi mazur görün sevgili dostum. Verdiğiniz genel bilgiler bile oldukça doyurucu ve sağlıklı kaldı ki siz bize kişisel alanda da oldukça emek verdiniz, hemen her isteğe nezaketle yanıt verdiniz, lütfen bizim de sizin için yapabilecek bir şeyimiz olursa söyleyin en azından ben kendi adıma elimden geleni yaparım. Bunu bir bedel olarak düşünmeyin gönül işinin tabii ki bir bedeli olmaz ama bir paylaşım bir sevgi birliği olarak düşünün ve bir isteğiniz olursa lütfen çekinmeyin.

Sevgiler saygılar tekrar teşekkürler dostum..


Reply author: pandora76
Replied on: 12/08/2008 11:41:13
Message:

Çok teşekkür ederim sevgili İvrin.

Ben sizlerin yazılarınızı okuyarak ihtiyacım olan herşeyi alıyorum.Bilgi ve deneyimleriniz bana herzaman yardımcı oluyor.
Astroloji başlığını gördüğümde,daima okumak yerine amatörcede olsa siteye benimde bir katkım olsun istedim.Pek çok hatamı,eksikliklerimi,sizlerin yazılarınızı okurken gördüm.Kimi zaman tekrar tekrar aynı hataları yaptım ama böylelikle büyüyeceğimizi,benimde kusursuz olmam gerekmediğini öğrendim.
Aklımdaki soruların pek çoğuna yanıt buldum.Bana ne çok yararı olduğunu bilmiyorsunuz çok emek verdiğiniz yazılarınızla.Sizler her zahmete değersiniz.

Aslında harita yorumlamak,bu konuda amatör olmasaydım çok daha kolay olurdu ama diğer yandan böylelikle harita yorumu yapmak konusundada kendimi geliştirmiş oldum.
Zaten bu konuyla çok daha fazla ilgileniyorum.Sevmeye başladım.

Sizinde bir ihtiyacınız olursa seve seve yardımcı olmaya çalışırım.Çok naziksiniz.
Hoşçakalın.


Reply author: pandora76
Replied on: 17/08/2008 15:16:28
Message:

Şu an Satürn başak burcunda.Haritada başak burcu hangi evimizde ise,transit o evdedir.
Mesala 1.evimizyengeç olsun,başak 3.evde olduğu için,satürn 3.evimizle alakalı konularda çalışıyordur.Siz sevgili İvrin,1.evinizde transit.Bu en önemli zamanlar sizin için astrolojide.Kişiliğinizde çok önemli değişimler yaşamaktasınızdır.


Reply author: mordevrim
Replied on: 21/08/2008 12:15:26
Message:

Af buyuracak bir şey yok sevgili pandora76 :). O başlığı ve yazıyı görmediğim için hata bende. Teşekkürler.


Reply author: ivrin
Replied on: 23/08/2008 15:59:42
Message:

Evet sevgili Pandora, gerçekten inanılmaz büyük bir değişim sürecinden geçiyorum.. ve bu öyle hızlı bir değişim ki bir film şeridini hızlı sararak izlemeye benziyor ve bu hız hayatımdaki her şeye yansıyor. Atıyorum, bir konuda aldığım kararlar ve kararlar arasındaki hızlı değişimler. Ardından yaşamıma giren yeniliklerin bana getirileri ve getirdikten sonra hızlıca hayatımdan çekip gidişleri. Ve en önemlisi de bu değişim ve yenilenme sürecini, eskiden olduğundan daha hızlı bir şekilde duygu durumlarımın da yenilenmesi takip ediyor. Yani diyelim ki duygu kontrolümü elden bıraktım, her halimle hem dünyasal hem ruhsal akıştayım, yine aynı şekilde büyük bir hızla gelenlerle birlikte bu alanda da hızlı değişimler yaşıyorum. Güzel tarafı bu gerileyen bir değişim değil tam tersine yükselen ve ilerleyen bir değişim ama can yakıcı.

Tabii ki sarsıntıları ve boyutları tartışılamaz dolayısıyla fazlaca yorgun düştüğüm anlar oluyor, o zamanlarda kendim için doğru olanı tesbit etmekle kalmayıp sevgide kalmayı kendime görev edinmeye çalışıyorum. Umarım bu hızlı değişim süreci çok uzun sürmez çünkü bazen gerçekten güç kaybediyorum. Ve bilmem hiç yaşadınız mı en kötüsü de, etrafınızda kim olursa olsun ve ne kadar sevgi dolu dost olursa olsun ve birliğe inansın, sizin bu değişim sürecinizde bulunmak istemiyorlar. Yani yanlızlığı da öğreniyorum! Evet "bir" felsefemize ne kadar uygun bir durum bilemiyorum ama galiba aslında o "bir" olanın içerisinde ne kadar da yanlız olduğumu artık görebiliyorum. İşte felsefeme olan inancımda o hallerde zayıflıyor ve içimde "bir"e dair ne varsa yokolup yıkılıyor ve diyorum ki "İvrin, bir olan sensin sadece sen gerisi boş:(". Sevgide kalmak ise sanki büyük bir yardımcı teselli elemanı gibi, çünkü sevgide kalmadığımızda taşıyamadığımız sevgisizlik sadece bize yani kendimize zarar veriyor:( o halde teselliye devam "sevgide kal İvrin!"

Sevgiyle dostlarım..


Reply author: pandora76
Replied on: 24/08/2008 11:41:54
Message:

Sizin yükselen burcunuz, güneş burcunuzla aynı olduğu için İvrin,sizi farklı bir kişiye dönüştürmeyecektir.Ama sonuçta hem ay hem güneş hemde yükseleni başak olan birisiniz.Satürn size her taraftan öğretmektedir.Yani hayat amacıdır gerçekleşmekte olan.Bunu anlatmak istemiştim.
1.eve yerleştiğinde Satürn,daha çok kendisiyle ilgilenmesini ister kişinin.Dışa değil,içe bakmak ister.12.evinizide sarsıyordur.Üstelik güneş tutulması 12.evinizle alakalı.Bu evde bir tutulma 12.ev temasını ortaya serecektir.Gizli düşmanlar,çekememezlik,kayıplar...ortaya çıkarak kişiyi dönüştürmeye başlayacaktır.
Mesela akrepteki güneş tutulmasından sonra,akrebin ölüm ve yeniden doğum teması ortaya çıkar.
Şimdi aslan burcunda gerçekleştiği için,hayatımızdaki bir erkeği işaret ediyor olabilir.Çünkü güneş erkektir.
Sevgiler...


Reply author: pandora76
Replied on: 24/08/2008 14:20:59
Message:

Ve bilmem hiç yaşadınız mı en kötüsü de, etrafınızda kim olursa olsun ve ne kadar sevgi dolu dost olursa olsun ve birliğe inansın, sizin bu değişim sürecinizde bulunmak istemiyorlar. Yani yanlızlığı da öğreniyorum!

Sevgili İvrin,yaşadım bunu.Artık alıştım bile diyebilirim.Bende neler bıraktım neler.
Yani yalnız değilsiniz demek istiyorum.
Bıraktıklarımızın yerine gelen kişi ve olaylar;öğrenebilmişsek dersleri,bizi çok mutlu edeceklerdir buna inanıyorum.
Bir kere ipleri bırakınca,gerisi geliyor,kolaylaşıyor.Şimdilerde görüyorumki,bırakmayı öğrenene kadar,bırakmayı gerektirecek olaylarla karşılaşıyurz.
Bu süreçte kimileri hayatımızdan çıkıyor çünkü onlar eski enerjimize aitler ve artık olmaması gereken insanlar hayatımızda olmaya devam ettikçe yenilenemeyiz.Yeni enerjimizle yanımızda olması gerekenler kalmalıdır.
Astrolojide böyle acımasız gibi gelen bir kural var ama benim anladığım şey bunun 12.evimizle alakalı bir konu olduğu.Beni bir olduğumuz gerçeğinden uzaklaştıran yani dünyaya bağlayan şeyler olmadığında,herşeyle bir olduğumu hatırlayabiliyorum ama zihnim birşeylerle uğraştığında bunu düşünemiyorum.
Herşeyin geçici olduğunu bilmek,ayrı olduğumuz yanılsamasından aıyrılmak,özgürleşmek demek diye düşünüyorum ve gördüğümşey şuki,bizler özgürleşmeden asla mutlu olamıyoruz.
İçinizi ferah tutun sevgili İvrin.İyi dileklerim sizinle..


Reply author: pandora76
Replied on: 25/08/2008 20:07:03
Message:

Sevgili Mordevrim,
Koç burcu,yükselen yengeç.Ayburcu aslan.
1.evdeki ay çekingen bir yapı verebilir.Çok alkol alıyormusunuz desem...Zaten yükseleniniz yengeç ve su grubu yani akrep,balık ve yengeç alkolü sever genellikle.Biz hassas insanlarız ama sizin 1.evinizdeki ay oldukça hassas biri olmanıza neden olabilir.Ay annedir ve anne gibi koruyucu,sahiplenici bir özellik verir.
12.ev çizgisine yakın olan ilk planet olduğu için,12.evle ilgili konular ay üzerinden değerlendirilebilir.
Yazarlık verebilir ve sevdiklerini bırakmaktan çok korkabilir.
Zaten yengeç burcunun evinde plutonunuz var ve buda yengeç özelliklerini arttırır.Yengeçte akrep gibi kıskaçlıdır ve sevdiklerini herneolursa olsun bırakmak istemez.Ayla birlikte düşünürsek,aşırı bir sahiplenme duygusu sözkonusu olabilir.

Koç burcu ilktir ve egosu ön plandadır ama yükselen burç çok önemli.Ay aslanları çok cömerttir ve çok içtendir,sevecendir ve ay burçları da oldukça önemlidir çünkü ay kendiliğinden verdiğimiz tepkilerdir.Yani maske yengeç iken,aslan gibi coşkulu tepkiler verebilirsiniz ama çok açıkyüreklilikle.
Aslan ve koç daha benmerkezcidir,duygusal insanlarda bulunması iyidir bence.Ben ateş grubunun etkisiyle duygusallığımı bazen geri plana atabiliyorum.

Kuzey ay düğümü aslan ve 2.evde.
2.ev boğa burcunun evi yani para evi.Asıl önemli olan bu düğümler.Kuzey ay düğümü hangi evde ise o evde yeniden doğumuzu yaşarız.
Kova sürekli beyinde yaşar,en insancıl burç olarak bilinir ama duygularıyla hareket etmez.Bu hayatta öğrenmesi gereken,kovanon idealist ve mantığyla aslnın sevecenliğini(aslan kalptir)birleştirmektir..
Ayrıca venüs ve uranüsle kare açılar yapması,bu alanlarda hayat amacından saptırılabileceğini gösterir.
2.evde aynı zamanda Mars var ve Mars mücadele demektir.Aynı zamanda güneş burcunuzun yöneticisi Mars.
5.evdeki burç Uranüs ve şöyle bir bilgi var.Bu evdeki burç kişinin ilk çocuğunun burcunu gösterirmiş.
Biraz garip geldiği için bu bilgiden bahsetmemiştim ama sonuçta benim düşündüğüm birşey değil,astroloji bilgisi bu.
Bu nedemek?Sizin ilk çocuğunuz Kova burcu olacak demek.Kova burcu asi ve özgürlüğüne çok düşkün olabilir ve genelde aileleriyle sorunlar yaşayabilir.
Ayrıca 5.evde şans noktasının olması,çocuklardan yana şans demek.Balık olsaydı daha iyi olurdu ama yinede şans demek bu.
Şimdi sizin 8.evinizde kova var ve 8.ev dönüşüm evi bildiğimiz gibi.Kovanın konularına dikkat etmek lazım.
10. evde ise güneş doğmuş ve bu evdeki güneş,ün demektir.10.ev kariyer evi çünkü.
mc koç ise liderlik yapmak istediğinizi gösterir.Hırslı bir yapı verir.Ayrıca mc nin güneşle yaptığı olumlu açı kariyeriniz açısından iyi şans ama çok aceleci olabilirsiniz.

3.ev kardeşler evidir ve satürnde sıkıntı verir.Sizin satürn ünüz 3.evde.
Transit 3.evde.Satürn bu evde çalışıyor geçen yıldan beri.Kardeşler,iletişim..Kardeşiniz varsa,aranızda sorunlar başgöstermiş olabilir yada insanlarla iletişiminizde bazı rahatsızlıklar yaşıyor olabilirsiniz.Bununla birlikte şans ve bolluk gezegeni Jüpiterde 3.evde.Yani bu evde hem şans hemde şanssızlıklar sözkonusu olmalı.

6. EVDE NEPTÜN

Birlikte yaşanılan kimselerden çeşitli zararlar gelir. Çalışma hayatı sorunlu olur. Genellikle doğru kimseleri seçmede isabetli karar verilmez. Çok mükemmel olma isteği ters tepebilir. Aradığını bulamama aşarısızlığa neden olur. Sağlık konusunda endişe verir. Yersiz korkular, hastalanma endişesi, hastalık hastası olmağa yol açabilir. Sert etkiler varsa gerçek sağlık sorunları verir. Evcil hayvanlara sevgi ve koruma duygusu kuvvetlidir.



Reply author: Tsunami
Replied on: 21/09/2008 20:57:58
Message:

Arkadaslar yardim!

Kizimin dogum haritasini cikarttim(netten yani).Sabahtan beri üzerinde kafa yoruyorum, nette arastiriyorum ama isin icinden cikamadim. Ilginc durumlar var ve bunlarla ilgili yorumlari astrolojiden anlayan arkadaslardan cok ama cok rica ediyorum

Ilk dikkatimi ceken,

Birinci evde 3 gezegen: Ay, Mars ve Uranüs.
Ay Balikta, Mars Kovada, Uranüs Kovada.

Ilginc bir karisim??

10.evinde 3 gezegen: Günes,Merkür, Plüto
Hepsi Yayda

12. evde Neptün var ,kovada.

Bu evde Neptün'ün asiri hassaslik verdigini biliyorum. Medyumik özellikler ve her türlü enerjiden asiri etkilenme deniliyor ki, hepsi kizimda mevcut.

Sans noktasi: 2. evde Boga burcunda

Son olarak kuzey ay dügümü Aslanda. ve 6. ile 7. ev cizgisi arasinda.

Benim kuzey ay dügümüm de tam tersi konumda yani Kovada .

Yukarida bahsedilen, 5. evdeki gezegenin ilk cocugumuzun burcuna karsilik gelmesi konusu ise cok ilginc. Benim 5.evimdeki gezegenler pluto ve ay.

Kizimin dogum tarihi: 15.12.1999 saat 11.04 Stuttgart, Almanya


Reply author: pandora76
Replied on: 22/09/2008 18:11:55
Message:

Sizin kızınızın haritasına bakıcam.Zaman buldukça verilen tüm doğum tarihlere bakıcam çünkü astrolojide kendimi geliştirmeme yarıyor.Zira aksi durumda kendim ve birkaç yakınımın haritasına bakmaktan diğer burçlar hakkında yeterince bilgi edinemiyorum.
5.evin ilk çocuğun burcunu belirlemesi banada tuhaf geldi belirttiğim gibi.Zira ölüm,kaza,evlilik noktası vs....gibi bilgilerde mevcut ve ben kendi adıma bunlara inanamadığım için çok ciddiye almıyorum.Özellikle bu bilgiyi verdim,bakalım ne kadar doğru-yanlış örnekler gelecek diye.Sanırım yanlış olan bilgiler mevcut.
Neyse...

1.evde ay ın duygusallığı(korumacı-anne),aynı zamanda asi Uranüs(zaten yükseleni Kova ve 30 undan sonra kova özellikleri daha belirginleşecek)bunun yanısıra Mars(koç ve akrep burcunun ortak yöneticisi yani savaşçı)..İlginç bir karışım olacak kızınızda.
Uranüs kova burcunun yöneticisidir ve kızınızın haritasındada kovada olması çok iyi.Kızınız çok zeki olmalı.
Güneş merkür ve Plutonun 10.evde doğmasıda ilginç.Bu ev kariyer,ün evidir.Güneş in burada olması çok iyi.Plutonun bu evde olması ise,kızınıza akrep etkileri verir.Neden?Çünkü 10.ev diğer tüm gezegenler üzerinde etkili olacaktır.Bu nedenle bu evde olan gezegenler önemlidir.Pluton bulunduğu her eve derinlik verir daha öncede söylediğim gibi.1.eve düşmüşse mesela,kişinin burcu ne olursa olsun akrep etkileride gösterecektir.
Biraz daha gerçekçi yazıcam.Kızınızın venüsünün 8.evde olması,sevgide ölüm anlamına gelebilir.Yani bu evde venüs varsa,kişi bu yolla dönüşüm yaşayabilir.Genelde bu evde kayıplarla dönüşüm gerçekleşir ama bu sadece fiziksel ölüm anlamını kapsamamaktadır.Mesela bir tanıdığımdada venüs var bu evde ve o sürekli olarak sevgilisinin her fikrine karşı gelen,itiraz eden bir kişilikti.Sevgilisinin kendisini terketmesiyle gerçek bir dönüşüm yaşamıştı.Ama tabi tek anlamı bu olmayabilir mesela cinsellikte mutlaka sevgiyi aramak anlamınada gelebilir.Ortaklıklar evi olduğu için genelde eş yoluyla zengin olma gibi birşeyde söz konusu olabilir.

Jüpiter 2.evde para yönünden şanslıdır.Üstelik şans noktasıda burada.Siz düşünün gerisini..Ama Satürn ikinci evde:(
Bir tanıdığımında 2.evinde güneş ve mars var.Çok mücadele ederek(mars ve savaş)zengin oldu(güneş)
Satürn(sorumluluk-sıkıntı)ve güneşi bir arada düşünün nasıl olabilir?
Uranüsün venüsle olan açısı onun sevdiği herhangi birşeyden çabuk sıkılabileceğini gösterir.


Reply author: Tsunami
Replied on: 22/09/2008 23:12:53
Message:

Cok tesekkür ederim sevgili pandora76 Kizimin ilginc bir karisim oldugunun farkindaydim ama bu kadar da olacagini düsünmemistim. Haritasina baktigimda pek cok kare aci gördüm ve üzüldüm acikcasi. Bunlar yasamda karsilasacagi zorluklar olmali ama ayni zamanda "ögrenmeler". Bende Satürn birinci evde. Ne menem bir sey oldugunu iyi bilirim yani. Baslanan her iste zorluk ve terslik verir. Baslayana kadar da inanilmaz kararsizlik. Satürnün birinci evde olmasi kisinin sürekli kendiyle didismesine sebep oluyor.Kizimin birinci evindeki Marsla, benim 12. evimdeki mars epey bir savasti Kuskusuz bu durumlar birbirimizle olan karsilikli derslerimizi olusturuyor. Karsilikli birbirimizi gelistirecegimiz alanlar olmali. Kuzey Ay dügümlerimizin de benim kovada, onun aslanda olmasi anlamlidir belki bilemiyorum.

Birinci evindeki ay, uranüs ve mars.. Duygusal ve zihinsel ihtiyaclari karsilandiginda yani duygusal ve zihinsel yönden kendini yeterli hissettiginde, bu evdeki mars ona olumsuz degil olumlu özellikler veriyor olabilir mi? Aksi takdirde, duygusal ya da zihinsel yönden kendini yetersiz hissettiginde ya da böyle hissettirildiginde marsin öfkeli savasci mizaci ortaya cikiyor olabilir mi? Cünkü ben onun duygularina ve zihnine hitap edebildigimde karsimda piril piril yumusacik, hassas ve gözlerinden sevgiyle birlikte zeka fiskiran bir cocuk görüyorum. Aksi sekilde davranildiginda tamamen itici, inatci, öfke kirizlerine giren bir cocuk oluyor.

Bunun disinda, hangi yerlesim bunu yapiyor bilmiyorum ama cok dayanikli , gerektiginde cok ama cok olgun bir cocuk oluyor. Onun canini yakacak tek sey "sevilmemek". Bunun disinda herseyle basa cikabileceginden süphem yok.Sevdigi insanin (ki bu su anda ben oluyorum) bütün hayatini, bütün ilgisini, bütün sevgisini istiyor ve asla kimseyle paylasmiyor. Bu hali akrep türü bir sevmek olabilir. Ama bu inanilmaz yorucu bir durum yaratiyor benim icin.


Reply author: pandora76
Replied on: 23/09/2008 16:13:00
Message:

Merhaba Tsunami;
Sevdigi insanin (ki bu su anda ben oluyorum) bütün hayatini, bütün ilgisini, bütün sevgisini istiyor ve asla kimseyle paylasmiyor. Bu hali akrep türü bir sevmek olabilir. Ama bu inanilmaz yorucu bir durum yaratiyor benim icin....

Kova etkisi onu zamanla değiştirir.Plutonun etkili olduğu burç özelliği zamanla yükselen burca dönüşür.Akrep zaten dönüşüm demektir.Hoş kova balıkta iken duygusal görünmeyen kovaların ağlayabildiğine şahit olabiliriz.Sevdikleri için her fedakarlığı yaparak kurban durumuna düşmeye meyilli olan balık etkiside mevcut(ay da balıkta olduğu için,anlık tepkilerinde duygusal davranabilir)Kuzey aydüğümünün sizinkiyle bir alakası varmı bilinmez ama ilginç.Biri aslan yoluyla çalışacak,diğeri kova.
Çocuğunuzdaki güneş ay karesi,sizinle(güneş babadır çünkü)sorunlar yaşamasına neden olabilir.Tabi erkekleri simgelediği için,karşı cinsle olan ilişkilerinide içeriyor bu ama ona yardımcı olabilirsiniz.

Ayrıca çocuğunuzun yükseleni kova olduğu için,yükselen aslan la mutlu bir evlilik yapabilir.Yükselen burcun karşısındaki 7.ev evlilik evi malum ve yükselen burçlar bu noktada daha önemli diye biliyorum ben.
Şunun gibi.Aslan burcundaki güneş tutulması aslanlardan daha çok yükselen aslanları etkilemiştir.Asıl sözü edilen yükselen aslandır.
Kare açıları çok evet.Şöyle örnekleyeyim.Mesela bendeki bir kare açı,ya büyük zafer yada büyük yenilgi manasına geliyor.İyimi kötümü bu?
Çok çalışırsam iyi,tembellik edersem kötü ama sonuçta ortalama bir başarı değilde,çok büyük bir başarı kazanabileceğim anlamındadır aynı zamanda.Bunun gibi düşünün.Bu açıdan bakın.
Uyumlu açılar zorlamaz ama kişiyi güçlü biride yapmaz.Kare açılar ise,güçlü kişilikler yaratır.Tam olarak böyle anlatılıyor.
Kişi yeterki gönüllü olsun öğrenmeye,kendini geliştirmeye.
Mars kadınları,erkek gibi davranır.Pek kadınsı değillerdir.Bakalım kızınızı nasıl etkileyecek.
1.evdeki Satürn özelliklede 30 una kadar rahat bırakmaz pek.Oğlak öğretmendir ve iyi öğrenciler yetiştirmesi için,önce öğretmenin yetişmesi gerekir.Bu yüzden disiplinle büyür oğlak ama yıllar geçtikçe güzelleşir,omuzlarına binen yükü onca yıl taşıdığı için çıkan kamburu düzelir.Bu yıl oğlak burcunun yılı.(Satürnün yönettiği burc)


Reply author: pandora76
Replied on: 23/09/2008 17:03:34
Message:

Aklıma gelmişken...Merkür geri hareketine dikkat.Önemli zamanlar bu zamanlar.


Reply author: Tsunami
Replied on: 24/09/2008 11:36:12
Message:

Sevgili pandora76, yorumlarinizdan cok faydalaniyorum cok tesekkür ederim. Ancak sorularimla umarim rahatsiz etmiyorum.

Haritasindaki günes ay karesi,sizinle(güneş babadır çünkü)sorunlar yaşamasına neden olabilir, demissiniz. Ben annesi oluyorum. Yani 1. evindeki ay (korumaci-anne) ben oluyorum Babasiyla sorunlar yasadigi dogru ve yasayacagini da tahmin ediyorum. Ancak benim cok fazla dengelemem ve desteklemem mevcut. Yani aradaki bütün sorunlarda katalizatör görevi görüyorum Haritadaki günesle ayin kare acisi belki anne ve baba arasindaki zorlu iliskilere de isaret ediyor olabilir. Cünkü kendisi de anne baba arasindaki sorunlarda dengeleyici rolünü oynuyor ve ben bunun onun karakterini cok fazla olgunlastirdigini düsünüyorum.

Haritalarda ay anneye , baba günese karsilik ise, ayin bulundugu burc annenin kisiye nasil göründügü, günesin bulundugu burc da babanin kisiye nasil göründügü olabilir degil mi? Eger böyleyse kizima ben Balik karakterinde görülüyorum (ki bu tamamen dogru-boga yükselen bir kova oldugum halde onunla iliskimde tam bir balikim ) Babayi da yay karakterinde görüyor olmali. (bu da akla yatkin, babayla yakin degil cok cekiniyor ama sevgisinden süphesi yok).

Yükselen burcuyla benim öz burcumun kova olmasi iyi bir sey. Benim venüsüm balikta..onun da ayi balikta. Tutkulu bir iliski var aramizda. Hep uc noktalarda. Ama onu tanidikca ona nasil davranacagimi cok iyi anlamaya basladim. Yorumlarinizin bunda etkisi cok büyük. Birinci evde ay olduguna göre ayin halleri de onu cok etkiliyor olmali. Böyle durumlarda ayin etkisinde olan insanlar yeni ayda mi, yoksa ayin son yarisinda mi zorlasirlar? Sanki bir yarisi pozitif bir cocuk, bir yarisi negatif gibi oluyor. Hangi yarisi dikkat edemedim. Ben cok akilli cok pozitif bir anne elinde büyüdüm.Biliyorum ki kizimi dönüstürecek olan benim. O bunun icin beni secti. Haritalarimiza baktigimda bunu anliyorum. Tabii onu dönüstürürken, kendim de dönüsüme ugrayacagim. Güney ay dügümüm aslanda ve kuzey ay dügümüm kovada demekki, bireysellikten bir olmaya dogru bir dönüsüm gerceklestirecegim.

Benim haritamda cok az kare aci var ve ben hayatimda zorlu fiziksel, yani maddesel kosullar yasamadim.Yani söyle bir asama kaydettim, sunu basardim, diyemem. Sansli, korunmus, kollanmis biri oldum hep. Benim bütün asamalarim, icsel yönde oldu.Yasadigim kosullara göre cok simarik, cok bencil, cok kibirli biri olabilirdim.Olmadim... Ben kuzey ay dügümümdeki kovayi tam olarak deneyimledigim bir hayatin icinde oldugumu hep farkettim. Güney ay dügümü aslanin negatif özellikleri gölgemdi ama ben kuzey ay dügümümdeki kovanin pozitif özelliklerini onlarin yerine koyduguma inaniyorum.

Insanlar kendilerini, yollarini, asamalarini tanimak icin haritalarini tanimalilar. Bütün isaretler birer anahtar. Insani özünün saf bilgisine kademe kademe götürebilir. Özünün saf bilgisine ulasan biri ise haritasini aşabilmiş demektir bence.


Reply author: mordevrim
Replied on: 24/09/2008 22:58:36
Message:

Sevgili Pandora, başlığa uzun süredir bakmadığım için yorum yaptığınızı da görmedim maalesef. Gerçekten çok özür diliyor ve çok teşekkür ediyorum. Emeğiniz size sevgi ve saygı olarak geri dönüyor..Tekrar teşekkürler.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/09/2008 12:26:12
Message:

Annesi olduğunuzu bilmiyordum,kusura bakmayın.Tsunami erkek nici olabilir gibi geldi,niyeyse:)
Çocuğunuzun haritasına detaylarıyla bakıcam.Haritayla çalışmış olucam aynı zamanda.Ben astrolojiye fena taktım:)Zaten haritalar bu kadarıyla ibaret değil.Benim bu işi çok iyi bilen üstat dediğim bir arkadaşım var ve ondan da birşeyler öğrenmek istiyorum.
Bayramda geçsin,yavaş yavaş bakıp,parça parça yazıcam.
Mordevrim rica ederim.Siz 13ün etkisi altındasınız yalnız,bu sayının anlamınada bakın;eğer dikkatinizi çekmediyse belirtmek istedim.Sitede daha sonra sizin için,tarot kartlarının anlamını kopyaladım ve 13 sayısı akrep burcunu simgeler.Anlamı ölüm ve ölümün arkasından gelen büyük başarıdır.Napolyonda bu sayının etkisi altındaydı.Sizin aileniz için anlamı büyük olmalı.
Hoşçakalın.


Reply author: pandora76
Replied on: 26/10/2008 18:20:21
Message:

Merhaba Tsunami,
Birkaç kere çocuğunuzun haritasına bakıp yazmak istedim ama aksilikler çıktı.Sözümü unutmuş değilim.Sadece daha önceden belirttiğim gibi,gecikme olabilir.
Harita yorumlarındaki eksiklikler için kusura bakmayın.Bende sizlerle beraber öğreniyorum.
Şimdi..Söylediğiniz şey olabilir neden olmasın.Mesela Mars sizin 12.evinizde ama çocuğunuzun 1.evinde.Yani sizin 12.evinize hapsolmuş(ama eninde sonunda ortaya çıkacak yada çıkan)Mars ınız,çocuğunuzda kişilik evinde ortaya çıkmış.Kendi haritanızla çocuğunuzun haritasını kıyaslayın bazı yorumlar çıkarabilirsiniz.Bu aralar bu konular üzerinde bilgi edinmeye çalışıyorum ve edindiğim bilgi ve gözlemleride aktarıcam.Umarım bende birşeyler öğrenebilirim.
Bir eve 3 yada daha fazla gezegenin düşmesi,o evin özelliklerini vurgular.Buna yıldız kümesi denmiş.Üstelik sizin çocuğunuzun hem 1.evinde hemde 10.evinde böyle bir yıldız kümesi var.
Haritadaki kare açılar için üzülmeyin.Asıl düşünmesi gerekenler kare açıları olmayanlar.Üçgen yada altmışlıklar,kişinin rahat bir yaşam süremsine neden olabilir.Muhtemelen hayatın güzel ve eğlenceli olduğunu söyleyeceklerdi ama ileri yaşlarda doyumsuzluk getirebilir.Dahada kötüsü,kare açıları olmadığı için,herhangi bir ciddi sorunla karşılaştıklarında,ne yapabileceklerini bilemeyeceklerdir.Güçlü insan yapan ve değişimi sağlayan,kare açılardır diyor astrologlar.Benim yorumum değil bu,yanlış anlaşılmasın.Kare açısı olmayanlar için önemli bir sorun olduğunu ve kendilerine,zorlukların karşısında nasıl durmaları gerektiğini öğretmelerinin önemli olduğunu belirtiyorlar.
Güneş,bizim evimiz,ruhumuz,benliğimiz.29 yaş Satürn dögüsüyle yükselen burcumuza dönüşüyor olsakta,güneşimiz bizim kalbimiz.Yükselene sadece maskedir.Güneşimizi hisseder,düşünürüz.
Çocuğunuzun güneşi Yay olduğuna göre,o daima yay özelliklerini taşır,diğer gezegenlerin güçlü etkileri olsada.Ama yaşı ilerledikçe,bir sonraki burcun yani oğlağın özellikleride eklenicek.Çocuğunuzun plutonu çok güçlü konumda.Açılarıda fazla ve venüsü akrepte.Yani bu plutonun,çocuğunuzun tüm hayatına egemen olacağını gösterebilir.10.ev çok önemlidir.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 26/10/2008 18:41:19
Message:

Merhaba sevgili pandora76 seni görmek güzel bir duygu :) Sevgilerimle....


Reply author: kurby
Replied on: 26/10/2008 21:51:18
Message:

Sevgili tsunami, hangi burçta olduğunu bilmiyorum marsının ama 12.evde deneyimliyorsun kendisini.Sana bir soru, uzak doğu sporlarıyla(zinhi dinginleştiren spor dallarıyla) bir ilişkin oldu mu?


Reply author: Tsunami
Replied on: 27/10/2008 10:57:54
Message:

Sevgili pandora76, yorumlariniz icin cok tesekkür ederim.Sayenizde astrolojiye bakisim derinlesti ve birazcik cözümlemeye basladim sanirim.

Sevgili kurby, 12 . evimde marsim, koc burcunda. Mars rahat ettigi bir burc olan kocta , 12. eve sıkışırsa ne olur tahmin edersin :) Üstelik birinci evinde bogada olan bir satürn varsa?? Benim 12. evdeki marsi disari vurmam icin iyice fittiracagim durumlar olmasi gerekiyor. Iste o zamanlar beni degil yakinlarim, kendim bile tanimiyor :)))

Uzakdogu sporlarindan Kung-Fu ile cocukluk-genclige gecis döneminde ilgilenmistim. Hali hazirda Aikido sporu cok fazla ilgimi cekiyor ve ciddi ciddi ögrenmeye baslamayi düsünüyorum. Aikido'nun felsefesi beni etkiliyor daha cok.


Reply author: kurby
Replied on: 27/10/2008 12:43:07
Message:

Aboooooooow!Mars ve koç!Ben de bu iki arkadaşı deneyimliyorum.:))))Ayrıca, niye sıkışmış olarak değerlendiriyorsun ki marsı, 12. evin durgunluğuna hareket katar.Eğlence, neşe!:)) Marsını doğru kullanmak adına, felsefesi olan(iç görüyü genişleten) sporları öneririm sana, aksi halde o koç marsı, içinde patlar.
Koç marsı deneyimlemek güzeldir ama, az çocuk, daha az yetişkin, hep enerjik, hep dinamik, olaylara bodozlama atlayan, kafa göz parçalayan.:)))))
Satürn boğada olduğuna göre, benden bir iki yaş büyüksün.Satürn boğada gayet ağır hareket eder.Boğa gibi davranır.1.evinde olması da çok kötü değidir aslında, sadece sen kendini maddi olarak ortaya koyma çabasına girmessen.Kendi değerini madde ile ölçmeye kalkmassan.:))Satürn boğa, 1.ev karanlığı!:))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 27/10/2008 12:47:38
Message:

Aferin kız bir marslı pardon koç burcu olarak, beni savunduğun için sana...Ya vallahi 1. ev 10. ev 12 ev. neler oluyor yaavv, benim anlamadan okuduğun tek konu bu astroloji herhalde, kaç tane eviniz var öyle kıskandın yani...
:)))


Reply author: kurby
Replied on: 27/10/2008 14:07:41
Message:

durun size vahim bir olay anlatayım.Astrolojide, kuzey ve güney ay düğümleri vardır ve karma ile ilişkilendirilir.Kuzey ay düğümü, bu hayatımızda, güney ay düğümü geçmiş yaşamımızda öğrendiğimiz öğretileri taşır.Gene uçtuğum bir zamanlarda,(Sevgili dostum Şironik ile birlikte) güney ay düğümlerinin hangi gezegenlerle aynı açılarda olduğunu inceledim.Benim ki, sirius çıktı.hahahahaha!Kardeşlerim ki, Orion.Bir süre onlara, "merhaba sürüngen, naber" türü tavırlar sergiledim.Elbette, bu işin şakası idi.Çok eğlenmiştim.hahahahha!

Astroloji muazzam keyifli bir dünya ve sanıyorum ki, koç özellikleri ağır basan kişiler buraya geliyor.:)))Oh,işte!Biz orion yapımı değiliz!Made in mars!Yuppiii!:))))))


Reply author: pandora76
Replied on: 28/10/2008 17:13:18
Message:

Benim içinde sizi görmek çok güzel sevgili Zer-zivi.Teşekkür ederim.
Tsunami bakın,haritalara bakmak benim için öğretici oluyor.Astrolojiyi seviyorum ve sizin yorumlarınızda benim için ayrıca öğretici oluyor.Yani tek taraflı birşey olmadığının altını çizmek isterim.
Çocuğunuzun 8.evine ve Venüs e bakalım.Bunun dışında venüs akrepte.Ayrıca 9.ev çizgisine oldukça yakın.Terazi güzellik,estetiktir.Doılayısıyla bu evde,çok güzel ve çekici biri olabilir.Ama venüsün ay dışındaki sert açılarından dolayı,ilişkilerinde kendisini mutsuz edebilir.8.ev aynı zamanda ortaklıklar evi olduğu için(2.ev benim param,8.ev bizim paramız,miras)maddi çıkarları doğrultusunda evlenmek isteyebilir.Üstelik 8.evin doğal yöneticiside 10.evde haritada güçlü konumda.Ama haritanın geneline baktığımızda,
12.evdeki Neptünün etkisi,maddiyat değilde duygular diyebilir.Her ikiside olabilir.Bütün bunlar sadece birer yorum.Ayrıca hem akrep hem venüs,çok yemek,alkol(zaten neptün etkiside var)eğlenmeye haddinden fazla düşkünlük gibi şeyler sözkonusu olabilir.
Sizinde yorum yapmanız için bilgi aktarmak istiyorum.
Mesela Koç burcunun yöneticisi Mars istek,cesaret,itici kuvvet,vs temsil ediyor....
1.evin doğal yöneticisi.Mars buu evde yararlı.
Tam karşısında Terazi burcunun evi var.Venüs yöneticisi ve Venüs sevme,birleşme,dengeleme vs...Yani mars ın tamamlayıcısı.Dolayısıyla Koç ve akrepte zararlı.
Mars ve venüs kare açı yapmış.Yani farklı hedefleri olan iki güç,çatışmakta.Eğer bununla mücadele edilirse,kişi dönüşerek mutluluğa ve başarıya ulaşabilir.
Venüs sevmek isterken,mars ona sahip olmak ister.Kare açılar olduğu içinde aralarında sürtüşme olur.Kare açının anlamı bu ve iyi bir dönüşüm fırsatı.
Yükselen burç maskemiz.Dış dünyaya gösterdiğimiz yüzümüz.Son kararı genellikle o verir ama haritadaki etkilere görede değişebilir.Mesela bir aslan yükselen balık.Balık gibi davransa bile,güneşi yani aslan 'neden öyle davrandım'diyebilir.Çekişme olabilir ama zamanla kişi iki burcu arasında bir denge kurmayı öğrenebilir.
Sizin çocuğunuzda,1.evindeki kova gibi davranabilir(1.evdeki Mars,ay ve uranüsüde katarsak bir karışım gibide düşünülebilir)balık burcunun hasass tepkilerini verebilir ama ruhu yay olacaktır.
1.evindeki kovanın yöneticisi uranüs olduğu için,horoskobun yöneticiside Uranüs.Ayrıca 1.evdeki yıldız kümesinden dolayı bu evin önemli olmasının yanısıra,(10.evde tabi)Marsın 1.yani doğal evinde olması ve horoskobun yöneticisinin de 1.evde olması çocuğunuz için gerilimler yaratsada çok iyi birşey.Büyük şans diyelim.


Reply author: kurby
Replied on: 28/10/2008 17:26:20
Message:

Sevgili pandora benim haritama da bir yorum getirebilir misin?İnsanın kendi haritasını yorumlaması, güç oluyor, bazen hata yaptığımı düşünüyorum.

16/07/1973 Aydın/Nazilli 11:05


Reply author: pandora76
Replied on: 28/10/2008 18:09:59
Message:

Sevgili kurby,öncelikle merhaba.
Sizin kişisel sayfanıza bakmıştım ve benden çok daha iyi yorumluyorsunuz haritayı.Yani benim için üstatsınız.Ben çok eksik bir yorum getirebilirim size.
Ama yinede istiyorsanız size kısaca birkaç şey söyleyeyim.
Plutonunuz çok güçlü bir konumda ve 1.evde çekici gözleri olabilir.Çok açısı var.Hemde güçlü gezegenlerle.Ama Plutonun 1.evde iken,çevresindekilerle sorunlar çıkarabildiğini biliyorsunuzdur.Bu konumdaki kişiler,çevreleri tarafından hiç anlaşılamayabilir.Zor insan ve zor hayatlar desem,bir anda dalmış olurmuyum?Çocukluk yıllarından itibaren;kalabalığın ortasında,herşeye rağmen,kendi içinde' ben' olma savaşı vermiş,bu nedenlede anlaşılamamış ve aslında diğerlerinden sakladıkları iç dünyalarında yaşayan insanlar.Bu hep böyledir.
Siz yönetici konumunda olabilirsiniz.Güneşinizde 10.evde.Tanınmış,ünlü bir insan.Olmadıysa bile olacaktır,yeterki siz 1.evinizin dönüşüm isteğini gerçekleştirin ve olmanız gereken kişiyi olun.Üstelik Uranüsde 1.evde.Dönüşüm sizin hayatınıza egemen olmuş olmalı.İki dönüşüm gezegeni.Uranüs kuralları,eskimiş düşünceleri yıkacak,Pluton ise en dibe kadar inecek ve tamamen yıkacak,yeniden yapıcak.Güneşinizde yengeç.Yengeç ve pluton.İkisi bir arada 2 kıskaç,nasıl bırakır sevdiklerini? ama Uranüsünüz sağolsun.O imdada gelebilir.Benim bir arkadaşım var,yengeç yükselen akrep.Zor hayat:)
Ama siz isterseniz,en zor durumdaki insanı dahi sakinleştirebilirsiniz.Böyle güzel bir neptününüz var.


Reply author: kurby
Replied on: 28/10/2008 18:31:17
Message:

Teşekkür ederim Pandora, bazen bilmekten ziyade, dinlemek hoşuma gidiyor.:)))Ancak, sen de pek fena değilsin.:))Zihnine ve ellerine sağlık.
"Güneşinizde yengeç.Yengeç ve pluton.İkisi bir arada 2 kıskaç,nasıl bırakır sevdiklerini? ama Uranüsünüz sağolsun.O imdada gelebilir."
güneş-mars-uranüs T-karem var.Üstelik uranüs,tek başına da gelmiyor, mars ile beraber geliyorlar.:))))


Reply author: pandora76
Replied on: 29/10/2008 20:00:58
Message:

Rica ederim Kurby.Aslında sadece istediğiniz için kısaca birşeyler söyledim.
'Ben olma savaşı verir'demişim,sanki enteresan birşey söylemişim:)Bu cümle bana ait değil,bir başkasının yorumu.Şunu söylemeye çalışmıştım:
Pluton kişiye,tamamen onun olan,başka kimsenin yer almadığı bir dünya yaratır.Bunun şüpheleriyle ilgisi yoktur.Sadece kendisine ait olmasını ister.
'Ben olma savaşı'gibi bir yorum duyduğumda,bunun uygun bir tanımlama olduğunu düşündüm.Açılımı bu.Daha pek çok açılımı var.
Peki siz Pluton u 1.evde olan biri olarak,bu tespitlerin doğru olduğunu söyleyebilirmisiniz?
Sizin için sakıncası yoksa yanıtlamanın.
Geceyi gündüze tercih edermisiniz?Ölüm ve yeniden doğumu içeren 8.ev temasını düşünürmüsünüz sıkça?


Reply author: kurby
Replied on: 29/10/2008 20:29:18
Message:

8.ev temasına yakın olmasam, bu forumda ne işim olabilir ki!Bir başka boyuta geçmenin bir anlamı da ölüm demek değil mi?Doğru açıkladın, plutoyu tam anlamıyla yaşıyorum.Ancak, benim plutom biraz daha net.Çünkü açıları güzel.En başta satürnden(10.ev ikizler) bir karesi var.Pluto birşeyleri yaparken dışarıyı da gözlemek zorunda, 10.evi(toplum içindeki yerini) kolay kolay riske atamaz.Elbette güneşe direkt bir tetik olmadığı sürece.:))ay ile 120 aralığı var, kova ayımı biraz derinleştiriyor.Bu nedenle, duygularım, bir kovaya göre daha derin ve dönüşkendir.merkür(ASLAN-11) ile 60 aralığı, aslında bu pek hoş değil!Bazen dilim aşırı derece sivrileşebiliyor.:)))Diliyle dövenlerdenimdir ve kişinin aslan bölgesine saldırırım..:))ama fikirlerim dönüştürücüdür.:))neptün(yay-3) ile 60 aralığı, sözel konularda beni daha da güçlendiriyor sanıyorum.Bir plutonikten daha iyi kullanırım sözcükleri.Zaten merkür de ışık alıyor plutodan.Uranüs ile de zaten 45liği var, değiştirelim dediklerinin, yerinde kesinlikle yeller eser.:))Çabucak, hallederler!Kısacası, pluto ben de tam bir akrep gibi davranmıyor, evet, tekbaşınalığı severim, ancak paylaşmayı da seven biriyim.Hatta ben herşeyi paylaşırım:)))Pluto terazide olması nedeniyle, akrebin kıskançlığını taşımıyorum, bu biraz da ay kovadan kaynaklanıyor.Ben olma savaşına gelince, plutonun "ben " kavramı her daim dönüşümde olduğu için, o ben asla tam olarak tamamlanmaz.:)Şimdilik bu kadar!Daha fazla açık vermeyeyim!:)))


Reply author: pandora76
Replied on: 30/10/2008 20:34:45
Message:

Kadınların haritasındaki Mars ın konumu,aradığı erkeğin özelliklerini gösterir.Ayrıca bilgi.
Çocuğunuzun 2.evi koç burcunda.Ayrıca Jüpiter ve satürn var.Bu ev benim paramı işaret ettiği için,koçta hızlı ve enerjik olduğu için,çok hırslı olabilir.Kimseye paralarının kontrölünü bırakmak istemeyebilir.Önemli olan kendisini kontrol etmeyi öğrenmek.Tabi Jüpiter şans ve bolluk gezegeni.Yani bu evdeki şans noktasıyla servet kazanabilir fakat jüpiter hem uyumlu hemde uyumsuz açılar yaptığı için,kazandığını kaybetmeside o kadar kolay olabilir.Venüsün mirasla alakalı evde olmasından dolayı bir mirasta olabilir pek tabi ama Satürnde bu evde.Yani çok çalışmak durumundada kalabilir hayatının belli bir diliminde.
Genel olarak haritaya bakınca,gezegenlerin doğuda olması çok iyi.Bu kendi isteğiyle hayatına yön verebileceğini gösterir.Kuzey ve güneydeki gezegenlerin eşit sayıda olmasıda,ne çok dışa dönük,nede içe dönük yani dengeli olmasını sağlayabilir.
Plutonunun yükselene altmışlık açısı,ilişkilerini derin yaşamasını sağlar.Ya sever yada sevmez.Arası yoktur.Tabi doğal olarak kendisini ve hayatı çok ciddiye alıp,sürekli bir iç gözlem yapmasını sağlayabilir bu.Yükseleni Kova olduğu için,devlet hizmeti yapmak ona uygun gelebilir.Zaten güneşde 10.evde.İkisi yanyana belki zorlu ama mükemmel bir konum.Fakat mükemmel kariyerine gezegenler zorlu açılara sahip olduğu için,otorite konumundaki bazı kişilerden gelen bazı engellemeler olabilir.
Ayrıca dahada önemlisi Neptünün konumu.Güçlü konumdaki Plutonla birlikte,çocuğunuza güçlü sezgilerle kalmayıp,medyumluk yeteniğide verebilir.Şifacı olabilir.


Reply author: Tsunami
Replied on: 31/10/2008 15:43:52
Message:

Sevgili pandora76, cok isabetli tesbitler, emegine saglik :)

Cocugumda medyumik ve sifa yetenegi mevcut. Bende de var, ama galiba onda daha ileri boyutta. Ikimiz de bazen, karsimizdakinin duygularini kendi duygularimiz zannedip ani degisimler yasiyabiliyouz. Örnegin karsimizdaki insan huzursuzsa, ayni huzursuzlugu sebepsiz yere duyabiliyoruz. Kizim, negatif insanlarla birarada kalinca , sanki onlardaki negativiteyi emiyor daha fazla beraber olursa, hastalanabiliyor, bunu cok denedim. Gerci kendi kendine sifalanmayi ögrendi ve üstesinden gelebiliyor.

Bunun disinda, ikimizin de günesi 10.evde. Hos bir benzerlik. (02.02.1972/ Istanbul 11.45 benim dogum bilgilerim) Benim kuzey ay dügümümün 10. evde ve kova burcunda olmasi, ayrica günesin de bu evde bulunmasi bana bir seyler ifade ediyor. Buna karsilik güney ay dügümünün 4. ev ve aslanda olmasi, basariya giden yoldaki engelleri mi gösterir??

Bu konuda yorumlarinizi alabilir miyim?


Reply author: Mânâ
Replied on: 31/10/2008 19:35:35
Message:

Merhaba sevgili Kurby ve pandora76,

Benim dogum bilgilerimi de yorumliya bilirmisiniz?
cok sevinirim

Sevgiler,
Mânâ


Reply author: kurby
Replied on: 01/11/2008 00:58:06
Message:

Sevgili Mana, sesini duymak ne hoş!:))))

Güneş:Oğlak-7.ev
Ay:Yengeç-10.ev
ASC:Yengeç-1. ev girişi- yükselen
Merkür:Oğlak-8.ev
Venüs:Kova-8.ev
Mars:Terazi-4.ev
Jüpiter:Başak-5.ev
Satürn:Terazi-5.ev
Uranüs:Yay-6.evde
Neptün:Yay-6.ev
Pluto:Terazi-5.ev

Öncelikle, neden burada olduğunu haritan bariz bir biçimde açıklıyor.:))Bir kere Lunarsın(Ay ağırlıklı).Duygularıyla hareket eden birisin.Ancak yazmak pek içinden gelmiyor, bunun sebebi de merkürünün açısız olması.:)Senin yazmanı sağlamak amacıyla mars/ güneş koçları çağırıyorum.:)))

Oğlak burcu olmana rağmen, oğlak burcu kadar sabit biri değilsin.Oğlaklığını daha çok ikili ilişkilerinde deneyimliyorsun.İkili ilişkilerinde, mesafeli davranıyorsundur büyük ihtimalle.Yükselen yengecine rağmen, -karşısındakini izler önce kanı kaynar ise açılır bir daha kapatamassın-, ama sen bunu daha uzak deneyimliyorsun.Kanın kaynasa bile, bunu kolay kolay ortaya koyamassın.Yengeç-oğlak aksını dengelemek zorundasın.Oğlağın sabrını, kuralcılığı ile yengecin hassas, içe dönük yapısını dengelemen gerekiyor.1.evin yengeç, yengecin yöneticisi ay dikkat çekici haritanda, 10.evde ve koçta.Kariyer, statü, ün, şöhret konularında pek emek harcamassın.Çünkü ay,bu konumda zirveyi bilir.Koç onu her ne kadar zorlasa da, başlangıçlar yapmakla kalacaktır.Ay, anne olduğundan ayrıca, bu konum dominant karakterde bir anneyi verir.Venüsün geri hareket ediyor, bu kişinin, sevgi konusunda dışarıdan çok içeride çalıştığını gösterir.Ancak, kovadaki venüs, senin sahiplenici olmayan, karşısındakinin bağımsızlığına izin veren bir yapı oluşturur.Kendin için de bunu istersin.Ama bunu pek gösteremessin.Derin yalnızlık hissi olur içinde hep, 8. evde olması nedeniyle.Bu nedenle de bilinçaltında, buna sert tepkiler verirsin, ancak bunu yüzeye daha narin bir biçimde çıkarırısın.(Mars-Terazi-4.ev) Mars terazide, eşitlik savaşçıdır, bir sana bir bana diye çalışır.Bu dengeyi sağlayamassan, bu etki dışarı kadife eldivenli bir demir yumruk olarak yansıyacaktır.Başkalarının acıları seni derinden etkiler, ama bunu ifade edemessin.Merkürün açısız.Ancak, merkürünü harekete geçirecek, sinatride merkürün ile açı yapacak birilerini bulursan-ki burada onlardan çok var-, o zaman kimse sana sus diyemeyecektir.Ayrıca çekici biri olduğunu düşünüyorum.Güneş ASC ile zıt açı yapıyor.Bazen güneşin parlamasına izin ver.Bu açı, dürüst ve güçlü bir kişilik verir.Keza güneşin açıları bilinçaltınla ilgili, hem ay, hem de mars ile.Mert ve içine kapalı biri olduğunu düşünüyorum.

Ha bu arada, bacak, kol ve diş ağrıların varsa, pek kafana takma.:)))

Sevgili pandora top sende!:))))


Reply author: nimpi
Replied on: 01/11/2008 13:53:02
Message:

arkadadaşlar astroloji yorumu yapan arkadaşlarla yorum paylaşmak çok güzel,
ben de katkıda bulanayım.
sevgili mana,
ikili ilşkiler yaşamınızda oldukça önemli bir yer tutuyor. siz çok güvenilir ve sevecen bir insan olmakla birlikte bunu tam olarak gösteremiyorsunuz. aşkta bazı kurallarınız olabilir. fakat siz açılırsanız çok rahat eder ettirisiz.
çok pratik bir kişisiniz. günlük işler alanında çok yaratıcı birisiniz. ilginç orjinal fikirleriniz var. komşularınız yada arkadaşlarınız sizi tuhaf bulabilir.
eviniz biraz dağınık olabilir.


Reply author: nimpi
Replied on: 01/11/2008 14:05:08
Message:

arkadaşlar acaba 180 derecelik açılar hakkında ne düşünüyorsunuz?


Reply author: kurby
Replied on: 01/11/2008 14:41:39
Message:

:)))Teknik destek için teşekkürler sevgili nimpi!

180 dereceler pek severim.Hele ki, transitlerde, biraz kafa göz kanar ama, dengelemeyi öğrenirsiniz.Aldığınız ders, ömrünüz boyunca sizinle kalır.Horoskopta ise, 180 dereceler, kişi hakkında gerçekleştirmesi(öğrenmesi) gereken bir çok bilgiyi içerir.Örneğin, Tiversonusta, böyle bir açının varlığında şüphe ediyorum.Büyük ihtimalle, güneş ay zıtlığına sahip.Koç-Terazi,Ben(kişilik)- Sen(duygular) dengesini sağlaması gerekiyor.:)))


Reply author: nimpi
Replied on: 01/11/2008 14:58:08
Message:

sevgili kurby,
aslında astrolojide 180 derece iki uçundan çekilen bir ip gibi, ya da karşı karşıya duran iki kapı gibi düşünülür. iki kapıda aynı anda çalar. biz önce birine sonrada diğerine koşarız. bu da sersemlik yaratıyor haliyle.
bir arkadaşımın üçüncü evinden karşı eve yüklüce gezegen zıt açı yapıyordu. haliyle ileşimi çok zayıf bir kişiydi.
bende öyle düşünüyorum. eğer kişi bir ip cambazı gibi iki gezegenin tam ortasında dursa olayı sıfırlar. yani nötr bi duruma girer. tabii bu arada bilgi sahibide olur. -eğer dengeyi iyi sağlanırsa- aslında iyi bir şey
90 derecelik açılarda da iki gezegen arasında enerji kırılması oluyor. iki gezegen 120 lik gibi rahat enerji akışı sağlarken 90 da kırılıyor.


Reply author: kurby
Replied on: 01/11/2008 15:45:00
Message:

Ne diyim ki, başak- balık aksını unutmuşum.Ki benim en yakın bildiğim akslardan biridir kendisi.Ayrıca bu şekilde bağlantı kurmam mümkün değil.Nasıl yazdın bunları sıkılmadan.Bana harita gerek, yorum için, aksi halde bu şekilde kafayı yerim ben!:)))))Sen nasıl ki, haritaya bakınca bir şey anlamıyorsan, ben de bu şekilde anlamıyorum.Bana semboller lazım.Çünkü çözüm alanım bu benim!Toprak ağırlığım yok benim, bana zülm etmeyin!:(((


Reply author: kurby
Replied on: 01/11/2008 16:30:02
Message:

Hey, yarabbim, sürüsüne bereket!Millet, büyük üçgeni mumla arar, sen de iki tane var.Hemde su üçgeni, başkaları farklı yorumlasalarda, büyük su üçgeni, hem de ay- jüpiter- neptün ve merkür-jüpiter-neptün.Kesinlikle, mistiksin.Doğumundan önce ya da doğumunda annen ilginç tecrübeler yaşamış olmalı.Çünkü, bunu gördüğüm bir kaç kişi var, genellikle bu tür deneyimlere maruz kalmış annenleri.:))
Neyse, en baştan alalım.Güneş koç(12)- ay balık(11)- yükselen boğa.Seni oluşturan üç saç ayağı bunlar.Güneş koçun, yüksek enerjisini ruhsal alanlarda deneyimliyor.Koçun, o kışkırtan doğası saklı, ki güneşin açısız.Kendisini ifade etmek için, başkalarının tetiğini bekler.Kendi haline hareket edemez.(tetiklenmediği zaman, özellikle güneş koçu mordevrim ve mars koçu tarafından-Tsunami ve kurby-)Ay balığın temel ihtiyacı, kendisinden daha büyük bir bütünle birleşmek ve kendi benliğini aşmaktır.Ay balıkta, kişi kendisini huzursuz eden tatsızlıklardan kaçma eğilimi gösterir. (ki bunu gördük), üzüldüğünde, kendisine bunu ifade edemeyen, kaçışlarla kendi dengesini bulmaya çalışan bir ruh hali veriyor.11. evde olduğu için de bunu sosyal çevrende, (kovanın evi olduğu için, internet ortamlarında, telefon görüşmelerinde, teknolojik iletişimde) kendisini ortaya koyuyor.11.ev balığın yöneticisi Neptün, ikili ilişkiler evinde olduğundan, ilişkilerinde (sadece aşk değil, tüm yüzyüze ilişkilerinde), hassaslık dozunu arttırabilir.Ayrıca, 4.evinden yengeç jüpiterinde açı yapıyor.Kısacası, dağ fareye küsmüş modunun en güzel örneğini yaşarsın.Zaten merkürün de balık, ve ay ile kavuşumda duygusal zeka yüksek, algılar açıkSen yat kalk, yükselen boğana dua et, ki sana sakin hatta haddinden fazla sakin bir görüntü verebilir.Satürn de yükselen girişine 45 derecelik bir açı yapıyor, bu sağlam görüntüyü besleyecektir.
İstersen devamını da yazacağım, ama güneş yengecim, bu kadar duygusal bir haritaya bakarken gözyaşlarına hakim olamıyor.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 01/11/2008 16:57:37
Message:

Sevgili kurby, ben geçmişe baktığım zaman aklıma şu geliyor, benim bu yıllara, yani şimdiye ulaşmam bana bir ''mucize'' gibi geliyor, bununla ilgili bir veri var mı haritamda?


Reply author: kurby
Replied on: 01/11/2008 17:06:46
Message:

büyük üçgenler var.Bunlar koruyucudur.Kardeşimde de var, senin haritandaki gibi, su grubunda iki büyük üçgen.O da bir mistik ve korunuyor.Ama bunu kabul etmek işine gelmiyor ve onun da ay balık.Belki de bu yüzden bana çok tanıdık geliyorsun.Senin bir de 12.evinde koçta bir satürnün var, bu yaşam içinde getirdiğin ya da çocukken edindiğin tüm korkularını atmaya zorlar seni.Korkusuz olursun bu nedenle, farkında olmadan bunu gerçekleştirmiş olabilirsin.Zaten korkudan arındıkça, mucizeler gerçekleşmeye başlıyorlar.:)))zaten satürn ay ile kavuşumda, ne yaparsan duygularınla yüzleşmek zorundasın.Bence, geldiğin yer mucize değil, olması gereken.


Reply author: nimpi
Replied on: 01/11/2008 17:24:01
Message:

sevgili tiversonus,
ekleme olarak; fizik olarak güzel birisiniz, aşk sizin itici gücünüz. aşk ile derinlere iniyorsunuz. mistik deneyim yaşıyorsunuz.
ilişkilerde ise; belirsizlikler var.

dikkatimi çekti: mc bi ayağı venüse diğeri ayağı uranüs pluto ilede 120 yapmıyor mu ? o zaman mistik yıldız oluyor. haritada göstermemiş ama sayınca 120 ediyor. belki bi kaç derece tolerans payı fark var.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 01/11/2008 17:31:00
Message:

''Tavşan küsmüş dağa'' lafı hayatımda, kadınlar tarafından çokça söylenir durur, bu gün de karşıma çıktı, ilginç vallahi, neyse arkadaşlara teşekür ederim, daha ilginç yorumlara da açığım, yani ''kırılmam'' ne varsa söyleyin yani...Teşekür ederim...


Reply author: Mânâ
Replied on: 01/11/2008 18:08:41
Message:


Merhaba

Nerde bu sitenin yöneticileriii, nerde bu sitenin webmastiriii dünden beri mesaj yazmaya calisorum gitiyorrr :(

Kurby cok cok tesekkür ederim yorumun icin,
daha önce dogum haritasi cikarmistim ama yorumliyamiyorum sagol

Sende bir yengecmissin :) etrafim yengec kayniyor, arkadaslarimin %70 yengec burcunda.. Cok yönlü cok eglenceli insanlar olduklarin düsünüyorum..

Evet koclar beni harekete geciyor, olcukca acik sözlü ve direk olmalarindan sanirim.. karsilik olarak bende impulsif davrana biliyorum (bilhassa kizdigim zamanlar) :)

mmm keske Venusum kovada olmasaydi, diyorum bazen
onun özgürlük isteyi, benim kocaman aileye sahip olmami isteyimi zorlandiriyormus gibi geliyor
Yükselenim ilk etapda aldatici olabiliyor, kadife eldiven icinde ki demirden yumrugun sanirim ordan geliyor...

Simdi yazimi tekrar göndermeye calisirken Sevgili Nimpi nin yazmis oldugu yorumu gördüm Cok tesekkür ederim..
ögrencilerimi derli toplu olmalari gerektigini ögretmiyorum, ama evet benim evim su an oldugu gibi daginik biraz

Harita yorumlamasi zor, icinde o kadar cok tezatliklar var ki, bir açilima göre caliskan ve pratik diyorken bir baska aci bünün tam tersini söyliye biliyor. O zamanda benim kafam karisiyor bu nasil yorumlanir diye
Sanirim ikili iliskilerde Juno önemli degil mi?

Sevgiler, umarim yazim gider...


Reply author: Mânâ
Replied on: 01/11/2008 18:09:42
Message:


heeeey oldu bu sefer yazim gitti


Reply author: kurby
Replied on: 01/11/2008 19:51:38
Message:

quote:
Originally posted by Mânâ


Merhaba

Nerde bu sitenin yöneticileriii, nerde bu sitenin webmastiriii dünden beri mesaj yazmaya calisorum gitiyorrr :(

Kurby cok cok tesekkür ederim yorumun icin,
daha önce dogum haritasi cikarmistim ama yorumliyamiyorum sagol

Sende bir yengecmissin :) etrafim yengec kayniyor, arkadaslarimin %70 yengec burcunda.. Cok yönlü cok eglenceli insanlar olduklarin düsünüyorum..

Evet koclar beni harekete geciyor, olcukca acik sözlü ve direk olmalarindan sanirim.. karsilik olarak bende impulsif davrana biliyorum (bilhassa kizdigim zamanlar) :)

mmm keske Venusum kovada olmasaydi, diyorum bazen
onun özgürlük isteyi, benim kocaman aileye sahip olmami isteyimi zorlandiriyormus gibi geliyor
Yükselenim ilk etapda aldatici olabiliyor, kadife eldiven icinde ki demirden yumrugun sanirim ordan geliyor...

Simdi yazimi tekrar göndermeye calisirken Sevgili Nimpi nin yazmis oldugu yorumu gördüm Cok tesekkür ederim..
ögrencilerimi derli toplu olmalari gerektigini ögretmiyorum, ama evet benim evim su an oldugu gibi daginik biraz

Harita yorumlamasi zor, icinde o kadar cok tezatliklar var ki, bir açilima göre caliskan ve pratik diyorken bir baska aci bünün tam tersini söyliye biliyor. O zamanda benim kafam karisiyor bu nasil yorumlanir diye
Sanirim ikili iliskilerde Juno önemli degil mi?

Sevgiler, umarim yazim gider...




Astrolojide bence önemli olan, bilgiler eyvallah!, ama o iç ses önemli.Haritaya baktığında sende uyandırdığı duygu.Matematik gibi 2+2=4 olmuyor.Bazen 5, bazen 1.:))

Evet, zeusun karısı sevgili hera(JUNO), sinatride ve kadının eşi ile bilgide kullanılıyor.Eş ile ilgili, bu konulara uzak olduğumdan, Junoya pek dalaşmıyorum.:))))


Reply author: Qaan
Replied on: 02/11/2008 02:25:16
Message:

quote:
Originally posted by Mânâ


.
Nerde bu sitenin yöneticileriii, nerde bu sitenin webmastiriii dünden beri mesaj yazmaya calisorum gitiyorrr :(
.
.
.
Sevgiler, umarim yazim gider...



Herkes yazışıyordu dün forumda sevgili Mânâ. Bu nedenle bir ara yazdıklarının gitmemesi olsa olsa horoskobunla ilgilidir diye geldi aklıma.


Reply author: pandora76
Replied on: 02/11/2008 17:21:49
Message:



Sevgili Tsunami,
haritanızda kuzey ay düğümü aslan değil kova.Kova aslan aksında,aslan gibi değil,kova olmayı öğrenmek gerek.Kuzey düğüme ulaştığımızda ise,hayat amacımızı gerçekleştirebiliyoruz.Yani buna göre sadece kuzey düğümümüze eriştiğimizde mutlu olabiliyoruz.İhtiyacımız olan şey ve deneyimlerimizin yönünü belirleyen şey bu çünkü.
Kuzey düğüm hangi evde ise,o evdeki konularla ilgili dönüşüm yaşanır.Ben kendi haritamda kesinlikle bunu yaşadım diyebilirim.10.ev kariyer ve ün evi olduğu için,dönüşümün bu alanda gerçekleşmesi gerekir.


Reply author: kurby
Replied on: 02/11/2008 18:24:49
Message:

Pandoraya telgraf var!Pandoraya telgraf var!

Bu kadar uzun uğraşma,stop.Kısa ve öz bilgi ver geç, stop.:))))Bak sonra, yığılacak burası haberin olsun, stop.:))))Tsunaminin ayakları yere basıyor, satürn onu ayakta tutar.Bırak bazı şeyleri kendisi öğrensin!Stop.:))))

Red Kıd gibi oldu bu yaaa!


Reply author: Mânâ
Replied on: 02/11/2008 18:47:45
Message:

quote:
Originally posted by Qaan

quote:
Originally posted by Mânâ


.
Nerde bu sitenin yöneticileriii, nerde bu sitenin webmastiriii dünden beri mesaj yazmaya calisorum gitiyorrr :(
.
.
.
Sevgiler, umarim yazim gider...



Herkes yazışıyordu dün forumda sevgili Mânâ. Bu nedenle bir ara yazdıklarının gitmemesi olsa olsa horoskobunla ilgilidir diye geldi aklıma.





Qaan:

(sanirim sorun diger pc de, burdan gidiyor mesajlarim)

Pandora76: peki

Sevgiler


Reply author: pandora76
Replied on: 02/11/2008 19:07:44
Message:


Olsun.Tsunami zaten kendi başına astrolojiyle alakalı pekçokşey öğrenmiş zaten.Zamanım oldukça uğraşmayı seviyorum çünkü böylesi öğrenmem açısından daha iyi.
Tsunami Jüpiter haritanızda 8.evde ve çocuğunuz Jüpiterin yönettiği yay burcu.Bir alaka kurabilirmisiniz bilmiyorum ama sonuçta her ikinizinde 8.evinde gezegen var.Keşke bende yay burcu olsaydım.Belki bir başka hayatta..
Sevgili Mana,
Ara sıra bakıp birşeyler söylerim belki sizin haritanızlada alakalı.Sadece iyi bilenleri yakalamışken dinlemek daha mantıklı geliyor.


Reply author: Tsunami
Replied on: 02/11/2008 20:47:27
Message:

Evet sevgili pandora76, 8.evimdeki jüpiteri ben cok manidar bulurum. Ortak paralari simgeleyen evde jüpiter olmasi iyidir bende de tam böyle. Ayrica kizimin burcunun yöneticisi olmasi, bana kizim yoluyla bir dönüsüm yasadigimi düsündürür hep.

Bu arada kurby , ayaklarimin yere bastigi dogrudur ama arada havalaniyorum iste...ne de olsa hava grubuyum:)) Sana da bir sorum var: büyük ücgen dediginden ben haritama baktigimda hava grubunda iki tane görüyorum sanirim. Dogru mu görüyorum, yani bahsettigin bu ücgenler mi, cok merak ettim...Hani korunuyor morunuyorsam bileyim


Reply author: pandora76
Replied on: 02/11/2008 20:54:52
Message:

Ayrica kizimin burcunun yöneticisi olmasi, bana kizim yoluyla bir dönüsüm yasadigimi düsündürür hep


Aynı şeyi düşünmüşüz Tsunami ama ben bu fikrimi paylaşmak istemedim,sizde belki düşünürsünüz diye.
Size nazaran kızınızın kare açılarının fazla olmasının nedenide belki sizin dönüşümünüz içindir.12.evdeki Neptün hasas bir yapıyı gösterir.Aile bu hassaslığı anlayamayabilir.Sorunlar çıkabilir.Benim 12.evi güçlü bir çocuğum olsa,ona küçük yaşlarda onu müziğe yönlendirirdim.Tabi baskı anlamında değil asla.Sadece yöneltmek ve hatta 12.evi güçlü olmasa dahi çocuğumu spor,müzik, gibi alanlara yöneltip bunu isteyip istemediğine bakardım çünkü yeteneklerin ortaya çıkması çok önemli ama 12.evdeki hassasiyetten dolayı çok daha üstünde durulması gereken bir konu.


Reply author: kurby
Replied on: 02/11/2008 21:16:10
Message:

sevgili Tsunami, su üçgenini kardeşimde gözlemlediğim için, biliyorum.Kolay kolay yaş tahtaya basmıyorlar, çünkü içsel tedbirler fazla oluyor.Durduruluyorlar, bir şekilde.:))
Sen de ise bir tane hava üçgeni var, bir ucu ise toprakta.Merkür-satürn-pluto, 9-1-5 evlerde.Bu senin başkalarından bağımsız olmana sebep olur.Düşünce paylaşımını seversin, ama seni ileriye götürmeyecek, seni dönüştürmeyecek düşünceleri göz ardı edersin.Öğrenme ve öğrendiğini hazmetme konusunda iyisin.Her büyük üçgen korunma değidir, yani-ki arkadaşın haritası çok ıslaktı(Su ağırlığı fazla)-!:)))Bu haritanın geneline göre değişir.Ki senin haritan her ne kadar hava olsanda, havalar gibi uçmaya pek yatkın değilsin.Uçsan da belinde bir ip seni hep yere bağlar.:))))


Reply author: Tsunami
Replied on: 03/11/2008 02:34:45
Message:

Sevgili pandora76, evet müzige cok ilgisi var. Flütle basladi kurslara ama flüdü cok sevmedi, ya enstrümani degistirecegiz ya da şan egıtımıne gececegız, bakalim...Ancak resmi de cok seviyor. Neptün sadece müzikle degil, yaraticik gerektiren sanatlarla ilgili saniyorum. Oyunculuk ve sinemayla da ilgili diye biliyorum.

Sevgili kurby, yorumun cok yerinde; belimden bagli bir ip var sanki. 30'umdan önce ip mip tanimazdim ama 30 dan sonra böyle acayip durumlar vaki oldu. Hani ben bile "kovalarin yüz karasi oldum" deyi , utaniyorum kendimden:)) Eskiden özellikle toprak grubu insanlariyla pek anlasamaz, özellikle "boga"yi cok itici bulurdum ve ben yükselen bir bogayim


Reply author: kurby
Replied on: 08/11/2008 22:12:52
Message:

Sevgili Tiversonus, öncelikle verdiği haritayı efemeriste saptatım ve kendi programımda (Solar fire Delux) açtım.Doğum saatin 6:00 mı?Çünkü haritalar arasında bazen ufak değişiklikler görülüyor.Ben elimdeki programa güvenirim.Bu konuda beni aydınlatırsan sevinirim.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 08/11/2008 22:14:52
Message:

Sevgili Kurby,
Annemin yalancısıyım 6 veya 6.01 diyor.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 08/11/2008 22:25:55
Message:

:)))) Senin becerikli ve yetenekli olduğunu biliyordum ben zaten:))


Reply author: kurby
Replied on: 08/11/2008 22:26:32
Message:

Şimdi oldu işte!:))Harita doğrudur.Yükselen boğa ilk derecelerinde:))Ancak ay ve merkür 12.eve giriyor.Doğru tahmin etmişim.Pek ay 11.evde gibi görünmüyordu.:)))
Şimdi yükselen boğa, koç güneş ve ay balığı daha önce anlatmıştım.Ancak ay merkür 12.evine dahil olduğundan düşüncelerini ve duygularını da içe gömme eğilimi verir.Bu iki gezegen önemli çünkü hem neptün(7.ev-akrep) ile hem de jüpiter(4.ev yengeç) ile üçgen açı yapıyor ve büyük üçgenlerin ayakları.Kişinin derinleşmesi, olayları önceden sezmesine sebep olurlar.İçsel biliş verirler.Yakın çevrendeki insanlarla zihinsel bir diyologun vardır.12.ev her ne kadar bilinçaltı olarak bilinse de o biliştir, bitiştir, kapanıştır.Ayın yanıbaşında bir satürn var.Satürn koçta, bu konum, kişinin kendini bilmesi, öğrenmeye çalışması ile ilgilidir.12.evde, bunu içe dönerek kolaylıkla yapabilir.Yalnız olma ihtiyacına rağmen, bu konum kişinin yalnızlık korkusunu ortaya çıkarır.(Bu konumda bir arkadaşım var, eşi seyahate gittiğinde, soluğu annesinde alıyor)Kısacası, bu işlere girişin boşuna değil.:=))
1.evindeki venüs kendi burcunda, ancak zararlı konumda.Burada venüs, kişinin damak tadının iyi olması ile tanınan biri haline getirir.Kişi uysal, hoşsohbet, güleryüzlü bir yapıdadır.Zaten açıları da güzel.6.ev ile üçgen(pluto-uranüs)açı yapıyor, 12.ev (merkür) 45 derece yapıyor.Kişi ellerini kullanarak, sanatsal bir iş yapabilir, ki mühendissin.Bir de boğa kadınları ilgini çeker.:))
4.ev ailemizi ve bilinçaltımızı temsil eder.Evde gerine gerine tembellik yapmayı seversin.Seni zihinsel olarak geliştirecek işler ve evde zaman geçirmek hoşuna gider.Büyük ihtimalle, rahat bir ailede büyümüş olmalısın, ancak anne ile ilgili bazı sorunlar yaşamış olabilirsin.Anne hassas,kuralları olan, üzerine fazla düşen biri olabilir.
7.evinde neptün-akrep olması, bir kere neptün akrepte kişiye psişik güç verir.Kişi içe dönmeye, cevapları içeriden almaya meğillidir(ki bunu yapmazsa hayatı bir sis bulutundan izlemek zorunda kalır), ölümden sonraki hayat, yeniden doğum konularıyla ilgidir.7.evde ise bunları eş ya da ortak konumlarında deneyimler.Eş ya da ortaklar neptünyen olabilir.(Balık-yay)Bu tür konulara ilgi duymana sebep olacak yakın arkadaş kayıpları yaşamış olabilirsin.

Şimdilik bu kadar!Kafamı toplayayım az.:)))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 08/11/2008 23:44:22
Message:

:)) Teşekür ederim, ilgiyle izliyorum...Çoğuna içimden onaylamalar veriyorum, ancak bir şeyler yine de eksik gibi :)) .Bel ki de değildir...


Reply author: kurby
Replied on: 09/11/2008 00:15:04
Message:

:))Rica ederim.Doğum anının gökyüzü haritası kişinin genel karakterini ortaya koyar, ancak zaman içinde bazı özellikler tırmanırken, bazı özellikler törpülenir.Bazen bir transit geçer, kör olduğunu hissedersin, soluk alamassın.(geçen yılki transit yağmurum gibi)bazen de, yumuşak yumuşak okşar gezgenler geçerken selamlarlar.Bu harita hep hareket halinde aslında, biz sadece küçük bir bölümünün fotoğrafını çekip yorumluyoruz.Gezegenlerin dışında sabit yıldızlar var.Onlara hiç girmiyorum.
Benim budur.com'da dikkat ettiğim, su ve hava ağırlıklı kişilerin yoğun olması.:))Bu tür konular onlar için mıknatıs gibi çünkü.:))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 09/11/2008 00:20:17
Message:

Sevgili kurby,

Geçenlerde bir tarot sitesinden bir kart çektim, ilk çıkan kart "ölüm" kartı çıtı, (şansa bak) dedim...Yani şimdi, yorumlarında hiç (vurdu, kırdı,acı) yok, bu (çok yumuşak ve düşünceli) bir yorum gibi geliyor bana, anlatabiliyor muyum, onu da bilmiyorum:))


Reply author: kurby
Replied on: 09/11/2008 00:32:33
Message:

İyi de sevgili Tiversonus, tarottaki ölüm kartı, ölümümü ifade ediyor.Bir incele derim.Ayrıca, ben pek aldırış etmiyorum, o tür sitelerdeki kart çekmelere.Ayrıca siteye baktım, ölüm kartı akrep burcunu temsil ediyor.Akrep burcunun yöneticisi Plutodur.Pluto diğer adıyla Hades ölüm tanrısıdır.O yeniden doğuşu da simgeler.Tarotta ölüm çıktı, herşey kötü olacak endişeni anlayamıyorum.Ben de bir plutoniğim, ölüm saçmıyorum ki!:))Bu köklü bir değişimin habercisi olabilir.Çünkü pluto kökten değiştirir, bir daha geriye dönmeksizin yapar değişimini, bir de böyle düşün derim.:)))Bana da asılan adam çıkmıştı, sonra bir daha çekmedim.Kimse beni asmadı, ha asmak isteyen çok ama nafile!:))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 09/11/2008 00:46:38
Message:

Sevgili Kurby,

Hayatta çektiğim ilk tarot kartı oydu ve son kartım da o, çünki bir daha tarotla ilgilenmemeye karar verdim. Aslında sizin yaptığınız astrolojik yorumunuzdan sonra bir daha (eskisi gibi) astroloji ile ilgilenmeyeceğim...Geçen celselerin birinde kasyopyalıların dediği gibi (aklıma sizin sözünüz geldi) bunlar yorumu yapanın kullandığı birer araçlar, esas yorumu yapan önemli gibi bence...Şu anda dünya da zaten bir çok değiştirmeye uğratılmış bu astrolojik ve tarot sistemlerine pek güvenmiyorum. O bir anlık resim gibi geliyor bana. İnsan yaratıcı özelliği dolayısı ile herşey olabilir, biraz çaba gerekir belkide veya ödenecek faturalar. Ölüm olayından korkmuyorum, sadece (meraklı bir kediyim ben) bu nedenle bu dünyada merak ettiğim o kadar çok şey var ki, önce bu tarafta merakımı gidermek istiyorum. Şimdi bir gemi gelse bin deseler hemen içerisini merak ederdim, binmeden duramazdım herhalde, sonra öteki tarafı da merak ediyorum ne yalan söyleyeyim, bir de Dolares Canon'u okuduktan sonra, sonra bırakıyorum, yolculuğun keyfini çıkar diyorum, herşey herşey/tek şey dersler lafnı da çok beğeniyorum doğrusu...Tekrar teşekür ederim ve iyi geceler diliyorum.

Selamlar, Sevgiler...

Not: Şimdi emaillerime baktım (Maviş'in tanıtım maili gelmiş, siz bahsettikten sonra, bu bir tesadüf mi acaba :)) Bu ismi de ilk defa duyduğumu itiraf etmeliyim yani bugün sizden duydum, offf bir asgari ücret fiyatına :))) Kurby sen hemen bu işi öğren bak millet parayı götürüyor :)))) Sevgili damdam'a da söyleyeyim bari ev kirası derdi filen kalmaz o da öğrensin :)))


Reply author: pandora76
Replied on: 23/11/2008 18:51:50
Message:

Örneğin kuzey düğümünüz 11.evde Yengeç burcundaysa,dostlukların enerjisini geliştirme ve "kendinizi akışa bırakma"yı öğrenme yoluyla(11.ev)duygularınızla temasa geçmeyi ve onları ifade etmeyi(Yengeç Burcu)öğreniyorsunuz.
Alıntı..

Mesela K.D.A 8.ev teması yani ölüm ve ortaklıklar evi.İnsanlarla ortak olma ve onları desteklemeyi öğrenme anlamını taşıyormuş yani sadece Kuzey Düğüm hangi burçsa sadece o burca dönüşmemiz anlamında değilmiş.Kitapta böyle anlatılıyor.Bende sevgili Damdamın önerdiği bu kitabı okumaktayım ve çok güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.


Reply author: kurby
Replied on: 27/11/2008 16:19:40
Message:

Astrolojiyi bir sahne olarak ele alırsak, gezegen oyuncu, burç kostüm ve ev de sahneyi belirler.O nedenle, hangi gezegeni(Gezegen, arap noktaları, ay düğümleri, sabit yıldızlar) ele alarsak alalım, mutlaka bulunduğu burcu ve evi birlikte yorumlamak durumundayız.Ayrıca gezegenin açıları, burcun yöneticisi gezegenin burcu ve evi, tüm bunları göz önüne almak durumundayız.Örneğin, 8 evde ve aslandaki bir KAD, kişinin başkalarına destek yoluyla kendisini ön plana çıkarmasını gerektirir.Ancak aslan burcunun yönetici gezegeni alan güneş, 3.evde ve balık ise, bu kişiler yakın akrabalar, kardeşler, kısa yollar, iletişim olarak karşımıza çıkar.Kişi 3. ev ile ilgili bir takım dönüşümler ile kendisini ortaya koymayı öğrenmek zorundadır.Bazen 3.ev ile ilgili kişilerin yıkımlarını bazen de 3. ev ile ilgili kişilerin kendisinde ortaya çıkardığı yıkımları(özellikle kıskançlık, kendini kurban etme) dönüştürmek durumunda kalır.Çünkü KAD aynı zamanda kişinin zorluklarını da belirtir.Bla,bla,bla....
Sevgiler...


Reply author: Tiversonus
Replied on: 27/11/2008 17:52:47
Message:

Merhaba Arkadaşlar,

"Astroloji cahili" olarak fikirlerinizi almak istiyorum; sevgili pandora ve kurby den özellikle...

1. Ruhsal astroloji de bahsedilen enkarnasyon hedefleri tamamlandığında -diyelim ki hakkıyla tam yerine getirildi- iki farklı insan "benzer" olurlar mı yani ortak bir yere mi varırlar?

2. Özgür irade ile sağlanan hareket serbestisinin "aşılmaz çemberi" var mıdır?

Kendi durumumdan biliyorum: Bu ay içinde herhangi bir zamanda bana öğretebilir siniz.

Selamlar, Sevgiler...


Reply author: kurby
Replied on: 27/11/2008 18:03:42
Message:

Sevgili Tiversonus, öncelikle her harita kişiye aittir.İkizlerde dahi benzerlkler olmasına rağmen, kullanageldikleri gezegenler farklıdır.:)KADları aynı burçta ve aynı evde olmasına karşın kişilerin diğer gezegen etkileri, kişilerin davranışları üzerinde etki eder.Kimi dışa dönük, kimi içe dönüktür.Herkesin alfısı farklıdır.Dolayısıyla etkilenmesi de farklı olacaktır.
Ruhsal astrolojiye gelince, ben KAD-GAD olayını enkarne olarak almıyorum.Enkarne, sadece KAD-GAD ile mi belli olur canım! diyenlerdenim.Ancak, KAD kişinin hayatının zorluklarını ve mücadele alanlarını belirler.
Özgür İrade ile sağlanan hareket serbestisinin aşılmaz çemberini anlayamadım.:)))Ancak sormak istediğin şu ise, bu gezegenler bizi her konumda şekillendiriyor ve hayatımız üzerine bu denli baskı kuruyor iseler özgür irade var mıdır?Vardır!Sana kullanman gereken bir sürü enstrüman verilmiştir, bunların arasında birini veya bir kaçını seçmen senin özgür irade sahibi olduğunu belirler.:))))Sonuçta doğduğun günü ve doğacağın koşulları da özgür iraden ile belirlemiş ve bu hayatındaki özgür iradeni kendin baltlamış oluyorsun.Bugün iyice karıştım ben yaa!Önce söylüyorum, sonra çürütüyorum.Bana bir şeyhler oluyor!:)))))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 27/11/2008 18:10:08
Message:

Suya bir taş atalım ve bir dalga oluşsun bu ilk dalga olsun, daha sonra diğer dalgalar oluşsun. Şimdi dünya gezegenini bir "canlı" olarak düşünürsek, onun izlediği "yolu" bir dalga olarak düşünürsek, dünya gezegeninde yaşayan bir canlının (özgür iradeye sahip), hareket serbestisi dünya gezegeninin haraket serbestisinin sınırları kadar mı olur? Yani tencere içinde tencere gibi; dalga içinde dalga diyorum. Bil miyorum "aşılmaz dalga/çember" olarak anlatmak istediğimi anlatabildim mi? :)))


Reply author: kurby
Replied on: 27/11/2008 18:20:00
Message:

:))Otobüsün içine giren sinek ancak otobüsün gittiği yere gider!:)))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 27/11/2008 18:21:27
Message:

Ben gemi düşünmüştüm :)))


Reply author: pandora76
Replied on: 28/11/2008 03:56:29
Message:

Bla bla bla...:)değil.Devam devam devam...:)
Durma üstat,anlatta anlat.Öpüyorum.


Reply author: pandora76
Replied on: 28/11/2008 04:09:55
Message:

Bir fakir sevindirmedikçe yorum yok Tiversonus:)Vallahi diyin,billahi diyin:)


Reply author: pandora76
Replied on: 29/11/2008 00:56:21
Message:

Bizim geçmiş/şimdi/gelecekte ne yaptığımız/yapıyor olduğumuz/yapacağımız ,aslında zaman illüzyonunun dışında yani "An"da hep birden gerçekleşmiş değilmi?Bu konuyu düşünüyorum sıksık.Ne sonuca varacağım,görücem.

Ruhsal astrolojiye göre bir insan olması gereken insanı olmuşsa mutlu bir insan olur ama sonra ne olur bilemem fakat neyi deneyimlemesi gerekiyorsa,o deneyimlere çekilecektir.Bu durumda özgür irade yok gibi görünüyor ama eğer başka bir hayatta haritamızı biz seçmişsek özgür irademiz var demektir.Seçim bizim.Fakat zeki enerjinin pek çok beden odaklanması sonucunda edindiği deneyimlerle şu anki haritamız oluşmuşsa,yinede özgür irade var değilmi zeki enerji için?Nede olsa,tamamen kendi kararıyla(özgür iradesiyle) bütün bunları deneyimlemiş.Ama bu sadece zeki enerji için geçerli olur,bizim için değil.Bununla birlikte zaten bizde ondan ayrı olmadığımıza göre...Saha dışındaki seyircinin aynı zamanda sahadaki oyuncu olması gibi.
Aslında saha içinde oyuncu yok.Sadece saha dışındaki seyirciden ibaret herşey...diye düşünüyorum.

Kurbyninde söylediği gibi,sadece kad dan ibaret değil deneyimlerimiz.


Reply author: damdam
Replied on: 29/11/2008 01:14:39
Message:

Özgür irade sahibi olmamız konusu beni herzaman düşündürmüştür...
Bazen sadece, ruh bedenindeyken dünya hayatına enkarne olmayı istemek, özgür iradedir diye düşünürüm..
Yani burda yaşamayı isterken içinden geçtiğimiz her illizyon ruhların deneyimi olup belli şablonları kullanmak suretiyle bu oyun oynanmaktadır..
Şablonlar belliyken özgür irade demek istediğin şablonu seçmek değil, çünkü binlerce yıllık deneyim içersinde girmediğimiz şablon kalmıyor zaten, bence şablonların içinden çıkabilme becerisini gösterebilmek seçebilmek değiştirebilmektir herhalde özgür irade...!!!


Reply author: kurby
Replied on: 29/11/2008 13:18:02
Message:

Ben de şöyle düşünüyorum, bizler enkarne olmayı seçtiğimiz an ve yaşamımız üzerine yaptığımız planlar dahilinde(olaylar-kişiler) özgür irade mevcuttur.Şu an bizim yaşadığımız hayat ise, bir planın yürürlükteki halidir.Burada bizim hep iki(üç) seçeneğimiz vardır, malum dualite(trialite).:))Aslında dualite oduğundan da pek emin değilim, çünkü bu dünyada negatif ve pozitifin yanında bir de nötr durumda yer almak vardır.Etliye sütlüye karışmama durumu.Elbette bu durum oldukça zordur, olaylar ve kişiler arasında nötr kalmak.Çünkü bizlere hep iki seçenek olduğu öğretilmiştir.Biri kötü, diğeri iyi.Ama neye göre iyi ya da neye göre kötü bu belirli değildir.İyi ya da kötü kişilere ve olaylara göre değişmektedir.Bulmacanın en önemli noktası da, budur bence.Burada başkaları aracılığıyla, o başkaları ile genişlemek ya da başkalarını olmaksızın, ya da başkalarının gelişmesini engelleyerek gelişmek.
Örneğin KADım oğlakta ve 4.evde olmasına rağmen, ben kendimi toplum önünde gösteremem, çünkü haritamın genelinde böyle bir durum söz konusu.Ben hep gizli olanım, açığa çıkmak beni müthiş huzursuz edecektir.Ancak bu gizi çocuklar ya da gizli öğretiler(maji-kabbala beni acayip çekiyor, örneğin) aracılığı ile aşabilirim.Sadece onlarla görünebilirim.Şimdi ben elimden gelenin her türlüsünü yapsam da, haritam nedeniyle bunu asla başaramam.Çünkü, gelmeden önce yaptığım tüm anlaşmalar bu kişilikle doğru orantılı olarak yapılmıştır.Tıpkı, Damdamın dediğiği gibi, şablon belli, yürümem gereken yol da.Aykırı davranırsam, kendime yeni karmalar yaratma olasılığım çok yüksek.Şablon(yol) belli ise, tek yapmam gereken kabul edip yürümek.:)


Reply author: Tiversonus
Replied on: 29/11/2008 14:17:40
Message:

Karmik anlaşmaların olduğu kabul edilir bir şey. Her ruhun da aşması gereken dersleri farklı olabilir. Bunlara bir şey söylenemez. Ancak her akıl/beden/ruh bileşimininde "Birlik" olduğunu düşünürsek, insanın olamayacağı bir şeyden bahsetmeyi ben eksik buluyorum. Ödenecek bedellerden ve faturalardan bahsedilebilinir ancak "Yaratan" olduğumuz unutılmamalı. Kişisel düşüncem bu. Bir de yaşadığımız dönemlerin ayrı bir özelliği var: Dünya kendi tekamül yolunun kritik dönemecine geldi, yani dünya dördüncü yoğunluğa geçecek, kritik dönemlerde kritik kuralların (normal kabul edilen yasaların dışında) devreye girebileceğini düşünüyorum. Karma dan kurtulma yollarının açıkça (sanki bir test in kopyası) verilmesi nin anlamı üzerinde düşünül meli diyorum. Bilgi eskiden keşfedilmek zorunda idi şimdi hepsinin "ortalığa serilmesi, dökülmesi" nin bir anlamı olmalı. Belki şunu söyleyebiliriz: (Bir fırsat dönemi yaşıyoruz, dersler veya karma yönünden).


Reply author: damdam
Replied on: 29/11/2008 16:32:14
Message:

Evet evet evet....

Kesinlikle tiversonusla aynı fikirdeyim...
Bütün sırların açığa çıktığı, ve hatta karmaik döngülerin sona erdirilmesine dayalı bilgilerin insanlığa verildiği ve eski bilgide geçerli olan birçok şeyin yerine artık yeni enerjiye dayalı bilgilerle değiştirildiği dönemdeyiz...
Zaman bile hızlandı şhumann rezonans ölçülerine göre...
Evet, insanlara bir fırsat verildi önce yaşlı ruhlar hatırladı(ışık işçileri) ve olgun ruhların yaşlı ruh bilgeliğine geçişi hızlandı...
Ve zaten yeni doğanlar kesinlikle bilge ruhlar herkez hiçbirşey yapmasa bile yaydığı enerjisiyle aslında çok şey yapıyor...

Çok heyecan verici bir dönemdeyiz...


Reply author: kurby
Replied on: 01/12/2008 23:28:44
Message:

Arkadaşlar, bugece oğlak burcunda ay-jüpiter-venüs kavuşumu var.Bu stelyum hangi evinizde meydana geliyor ise ve satürnün ev ve burç konumunu da içine alacak şekilde, o konularda gelişme bekleyin.Sanıyorum ki, bu etki lavabo açıcı gibi olacak.:)))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 03/12/2008 23:45:32
Message:

Sevgili pandora,artık sonkez yazacağım :)
Kişilerle ilk tanıştığında temkinli ve dikkatli davranır.Bağımsızlığına çok düşkündür.On dört yaşından askere gidene kadar hep evden kaçmış,il il gezip çalışmış.Küçük yaşta olgunlaşmış.Yıllarca yöneticilik yaptı.Canı çok yanmışsa yapılan haksızlıkta affetmediğini sadece bir kez gördüm.Genelde haksızlık yapanlar pişmanlıklarını belirttiklerinde affeder,kinciliği yok gibidir.Öfkesi yanar söner.Bu kadar yeterlidir umarım .

Sevgilerimle güzel dostum....


Reply author: kurby
Replied on: 03/12/2008 23:51:46
Message:

Terazi!:))))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 03/12/2008 23:54:15
Message:

Yükselenimi terazi ? :)) ben daha çok yükselen akrep olarak baktım.Çünkü Teraziden çok akrebe uyuyor.


Reply author: kurby
Replied on: 04/12/2008 00:17:18
Message:

yükselen akrep pek affetmez canım benim.Hem kendisini, hem de karşısındakini harcar.Kişilerle uyumlu olan terazidir.Ama yine de sen bilirsin.:)))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 04/12/2008 00:41:46
Message:

Tamam kurabiyem senle hem fikirim şimdi :)) dediğin gibidir.Ancak burç özelliklerinden bazıları uyuyor bazıları uymuyor.Ama sen ve pandora daha iyi bilirsiniz.Teşekkürler.Yerim seni yerimmmm kurabiyem, seni çok sevdiğimi söylemişmiydim :)) Derinden sevgiler....


Reply author: pandora76
Replied on: 05/12/2008 13:00:37
Message:

Canım şimdi gördüm mesajını.
Üstatların yorumu en kıymetlisi ama benim güneşim akrep olduğu için,bende şöyle söyleyebilirim.
Eşin oğlak olduğu için,zaten doğuştan lider.Yani yükselen akrep olmasada liderlik özelliği oğlaktan kaynaklanabilir.


Reply author: pandora76
Replied on: 05/12/2008 13:17:56
Message:

Sevgili Mana;
Sizin doğum tarihinizi bulamadım ama Jüpiter ve Satürn ün 5.evde olması hem iyi hemde kötüdür.Bir yandan aşk konusunda bolluk(Jüpiter)öte yandan aşk ilişkileriyle öğrenmek(Satürn).
4.evde Mars aile içindeki sorunlara işaret edebilir.Aile büyüklerinizden biriyle sorunlarınız oldumu bilmem ama bu anlama gelebilir.Mars malum mücadele demek.
Yengeç burcuna gelince.
Gökten yengeç düşse benim başıma düşecek diyecek kadar çok yengeç arkadaşım oldu:)Onları seviyorum.Belkide su grubu olduğumuz ve kıskaçlı için,birbirimizi anlıyoruz.Sizde ay ve yükseleninizden dolayı çekiyorsunuz belkide onları.


Reply author: pandora76
Replied on: 05/12/2008 14:08:43
Message:

Yükselen terazi olarak aldım,istediğin gibi.Zaten yükselen akrep olması için,ertesi gün olması gerekiyormu yani Kurbynin tahmini doğruymuş.Doğum tarihinde yanlışlık yok değilmi?(gün olarak)
Asc(yükselen burc):Terazi
Güneş :Oğlak
Ay :yay.
4.evindeki güneş,venüs ve mars 4.evi vurguluyor.Yıldız kümesi.Mars kendisini en çok yengeçte(4.evin yöneticisi) gösteremez.4.ev aynı zamanda yaşamımızın son yıllarını nerede geçireceğimizle alakalı ev.Aslında bilinçaltımızda kendi yarattığımız sonu işaret ediyor.4.evdeki venüs,benim yorumuma göre,ikili ilişkilerine yoğun duygusal yaklaşımları gösteriyor.Ne kadar soğuk görünümlü olsada,yakın ilişkilerinde aslında korumacı,hassas.Doğru gidiyormu?Gitmiyorsa doğum saatinde yada astolojide yanlışlık var demektir:)

Oğlak burcu keçinin inatla tırmanmaya çalışması gibi,pes etmez.Çok sabırlıdır.Aslında akrep burcuna benzer yanları oldukça.
Ailesine pek düşkün olamayabilir hedeflerinden ötürü ama soğuk görünsede,aslında sevdiklerine düşkündür.Sadece Satürnün kısıtlayıcı etkisinden dolayı,duygularını göstermek istemez çoğunlukla.İyi bir dost ama kötü bir düşmandır.Şunuda söyleyeyim;Oğlaklar eşine çok bağlı insanlardır hatta "en fazla bağlılığı onlar gösterir" denir.

Güneş ve Satürn arasındaki kare açıda Oğlak etkisi verir.Yani güneş ay yada asc de veya haritanın geri kalanında oğlak etkisi yoğun olmasa bile,bu açı mevcutsa,kendinize Satürnyen diyebilirsiniz.Satürnün neşeli dünyasına hoşgeldiniz:)Bu da ek bilgi olsun.
Satürn öğretmen olduğu için,pek çok kısıtlamalar yapar Oğlak burcuna.Yönettiği burcu diğer burçlardan daha çok eğitir.

Birde gece doğanların gece haritası var diyebiliriz.Yani eşin gece doğduğu için haritasına gece haritası diyoruz.Gece haritasında ay burcu daha fazla önem kazanır.Güneş herzaman en önemlisidir daha öncede söylediğim gibi(güneş:ruhumuz) ama gece haritası olduğu için,ay burcu yayın çok önemli bir konumda olduğunu söyleyebilirim.


Reply author: pandora76
Replied on: 05/12/2008 14:19:48
Message:

Kuzey düğüm ikizler;gerçeğin taşıyıcısıdır.Reenkarnasyona göre,önceki yaşamlarda gerçeği aramak için,herşeyi terkedip,münzevi hayat yaşamış bu kişiler.Kimi zaman bir müslüman,budist yada hangi dine mensup olursa olsun gerçeği aradı hep ve sonunda buldu.Bu yaşamda ise,artık yalnız kalmayı bırakıp,gerçeği insanlara anlatmak için var.Yani k.d.i çok önemlidir.
Eşin üstelik oğlak,buda onu iki kat öğretmen yapar.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 05/12/2008 23:00:37
Message:

Merhaba güzel bacım :) henüz yola çıkmadım,yarın yolcuyum ve bir hafta olmayacağım buralarda :( Verdiğim tarih doğru.Evet söylediklerin tam anlamıyla örtüşüyor.Eşim rüyalarında geçmiş yaşamlarına dair bir şeyler görüyor.Ben konuları açmassam bana bahsetmiyorda.Bir rüyasında hintli olarak görmüş kendisini.Oysa süpritüel konulara benim kadar inanmaz.Kendiside esmerliği ve tipi hintlilere benziyor :) işini benim yüzümden kaybetti,çok baskı oluşturdum üzerinde ve işinde düşüşe geçti.Emir altında çalışmak zor geliyor bu yaştan sonra.Bekliyorum bakalım sabırla,evrene aps ile niyet gönderdim :) Teşekkürler gülüm benim, sevgilerimle....


Reply author: pandora76
Replied on: 07/12/2008 18:31:50
Message:

Niye kin tutmuyorki eşin?Bir oğlakta akrep gibi kindardır.Tek fark akrebin daha kindar olması:)
Belkide ay burcunun yay olmasıyla alakalıdır çünkü yaylar kin tutmazlar.


Reply author: pandora76
Replied on: 07/12/2008 18:36:29
Message:

Bayramdan sonra ilk fırsatta bakıcam canım ama senle beraber.Öpüyorum gülüm.


Reply author: pandora76
Replied on: 08/12/2008 03:50:15
Message:

Niye kin tutmuyorki eşin?"Hemen kim tutsun bakim",der gibiyim:)))Herşey bir yana,bu bir pusula.Değişiyor,dönüşüyoruz.Ayrıca eşinin güneşi(eğerki doğru tahmin etmişsek)yengeç burcunda ve yengeç evcimen,aileyi seven,insanları,destekleyen bir burçtur.Merhametlidir.Oğlağın kinini unutturabilir.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 09/12/2008 15:43:04
Message:

Hakan Kırkoğlu, astroloji ile ilgilenenlerin yakından tanıdığı bir isim. İTÜ İşletme Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden master derecesi alan Kırkoğlu, yedi yıl boyunca da bankacılık yaptı. 1997 yılında Londra’daki Faculty of Astrological Studies’den diploma alan ve astroloji ile profesyonel olarak ilgilenmeye başlayan Kırkoğlu, özellikle Türkiye ve dünya ekonomisi ile siyaset ve toplumsal olaylar hakkındaki öngörüleri ile dikkat çekiyor.

Referans Gazetesi'nden Kenan Başaran, gazetenin haftasonu sayısı için Kırkoğlu ile çarpıcı bir röportaj yaptı. İşte Hakan Kırkoğlu'na göre Türkiye ve dünyayı bekleyenler...

“Bir Türk kahvesi içene, kahve falı bedava”… İstanbul Beyoğlu’nda birçok kafenin önündeki tabelalarda bu “davet” yazılı. Sabah gazeteye önce burçlar sayfasından başlayanların sayısı da az değildir hani. Falımız “aşk ve para” vaziyetinin iyi olduğunu haber verirse ne âlâ ancak “aman dikkat” yolluysa “aman bee!” denir ve eklenir: “Zaten ben inanmıyorum.”

Hakan Kırkoğlu, 25 yıldır astrolojiyle ilgileniyor. Bu ilgi sonunda 2 kitap yazmış. 2005’te Doğan Kitap’tan çıkan Göklerin Bilgeliği kitabı meraklısı için iyi bir astrolojiye giriş kitabı ama benim gibi mesleki mecburiyetten ötürü eline alacaklar için "girişi olan ama çıkışı olmayan" bir kitap da olabilir. Çünkü iş öyle Mars, Jüpiter, Uranüs veya Oğlak, Kova, Yengeç ile bitmiyor. 4 elementten tutun da 1., 2., diye başlayıp 12. eve, 15 derecelik açılardan, karşıtlıklara kadar uzayıp giden bambaşka bir lisan astroloji. Yani iş öyle “burcun hangisi, yükselenin ne” ile bitmiyor.

İTÜ İşletme Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Kırkoğlu, Boğaziçi'nde de ekonomi yüksek lisansı yapmış. Kırkoğlu, 7 yıl bankacılık yaptıktan sonra hobisi olan astrolojiyle hayatını idame ettirmeye karar veriyor.

Karşımızda yazıları İtalyanca, Almanca, Fransızca, Rusça, İngilizce ve Çekçeye çevirilmiş bir “göklerin bilgesi” duruyor. Milliyet’teki köşesinde sadece biz fanilerin “aşk, meşk ve para vaziyetini” değil, aynı zamanda memleket ve diğer dünya ülkelerinin de “hali pürmelali"nin ne olacağına dair yazılar da kaleme alıyor. Misal; 2006’da yaptığı 2007 tahminlerinde Türkiye’nin kasım ayında bir Kuzey Irak probleminin olacağını açık açık yazmış.

Psikolojiden daha bilimsel

Gökyüzünden bakıldığında 1 ay sonra sadece yeni bir yıla değil, belki de yeni bir devire de gireceğiz. Çünkü Plüton Oğlak Burcu'na giriyor. Peki bunun manası ne?

Kadıköy Moda burnundaki ofiste 2 saati aşkın süren söyleşide benim önümde sorular, Kırkoğlu’nun ise astroloji haritaları var. Yorumlarının ne kadar gerçek olabileceğini ölçmek istercesine Kırkoğlu’na ilk sorum “Astroloji bir bilim midir” oluyor. İşte cevabı: “Astroloji insanların evreni anlamak, olayların nasıl gelişeceğini anlamak için geliştirilen bir sistem. Astroloji sadece maddi, ölçülebilen dışarıya yönelik bir yapı değil. Hayatta her şeyin iki yönü vardır: Maddi ve metafizik anlamı. Sadece fiziksel bir varlık değilsiniz. Aynı zamanda sizin bir anlamınız var.”

Kırkoğlu astrolojinin bir bilim olmadığını söylüyor ve ekliyor: “İnsanın hayatının kozmozla olan ilişkisini sorgulayan ve bunu semboller üzerinden sorgulayan bir disiplin. Bir bilim değil ama kendi içinde bir dil oluşturmuş.” “Astroloji bir bilim değil” diyor Kırkoğlu ancak “Bana kalırsa astroloji psikolojiden daha bilimseldir” diyerek de belki bir tartışmanın önünü açıyor. “Psikologlar size kızacak” dediğimde meydan okuyor: “Tepki alırım inşallah. Ne güzel. Yapabilseler keşke. Psikologlar da çünkü astroloji kullanıyor ve bana danışan çok psikolog var.”

Astroloji Tanrı'nın dilidir

Göklere inat bir soru daha: “Bilim maddi, din de manevi olanla ilgili sorularımızı yanıtlıyor. Astrolojiye neden ihtiyaç duyalım ki?” “Astrolojiye Tanrı'nın dili olarak bakılabilir. Kozmoz kelimesi Yunancada güzel olan; daha doğrusu düzen içinde olan anlamına gelir. Düzenli olan güzeldir. Bir uyum ve harmoni içindedir. Böyle bakınca astroloji şeffaf bir dil olarak evrenin bir yaratıcı tarafından yaratıldığını, rastgele değil bir düzen olduğunu gösteriyor. Pek çok kilisede astrolojik semboller kullanılmıştır.”

Kırkoğlu, yine de bir “anlama çabası” olarak astrolojinin ilk bilim olduğunu düşünüyor.

“Materyalist felsefenin ortaya çıkmasıyla astrolojinin statüsü düşüp yeraltına inmiş. Bugün yeniden kendi mecrasında ortaya çıkıyor. Astroloji bilimle din arasında yer alıyor. Bilim bence bilinmeye açık olmalı metafiziği bir kenara itmemeli.”

Bir nevi “tanışma evi” sayılabilecek bu giriş sorularından sonra “Plüton’un Oğlak’ı işgal"ine getiriyorum konuyu. Zira göklerin dediği olursa, bu işgal ABD’nin Irak işgalinden daha büyük çalkantılar yaratacak. Hakan Bey evvela bizi zamanda bir yolculuğa çıkarsın ve geçmişteki Plüton-Oğlak ilişkisinin meyvelerini anlatsın: “Plüton’un Oğlak’a geçişi ortalama 247 yılda bir olur. 2 dönem önceki geçişte Macellan dünyayı dolaşıyor (1519). Güney Amerika’da İspanyollar İnka Uygarlığı'nı yok ediyor. Amerika ile ticaret yolları bulunuyor. Dünya ticaretinde bir ufuk genişlemesinin tohumları atılıyor. Bundan 247 yıl sonraki geçiş döneminde ise Adam 1 Smith, 'Toplumların Zenginliği' kitabını yazarak, kişisel ve şirketlerin kâr konusunu anlatıyor. Ve en önemlisi ABD kuruluyor, buhar makinesi icat ediliyor.”

Çanlar kapitalizm için çalıyor

Hâsılı kelam, önceki iki geçişte kapitalizm vücut buluyor yeryüzünde. “Kâr elde etme isteği, statü kazanma ve büyük sistemlerin kurulması, Oğlak Burcu'nun temalarıdır. Günümüzde uluslararası şirketler de Oğlak’ın temsil ettiği şeyler” diyor Kırkoğlu.

Yani; Oğlak Burcu, “Geçmişte yaptıklarım gelecekte yapacaklarımın teminatıdır” demek istiyor adeta. Kırkoğlu'nun haritasındaki gök cisimleri 2024’e kadar sürecek evrede yeryüzünde yeni bir düzenin kurulacağının işaretlerini veriyor: “Şimdi Plüton 2008’de Oğlak’a geçecek. Esasen 2008’de küçük bir yaya gelecek, tam anlamıyla 2009’da geçecek. 2024’e kadar Plüton Oğlak’ta kalacak. Demek ki bu dönemde kapitalist sistem yeniden formüle edilmek zorunda. Bu kapitalist düzenin bir kısmının çökeceğini gösterebilir. İlk başta çökecektir zaten. Zaten son birkaç yıldır uluslararası piyasalar daha çok hapşırıyor, tıksırıyor.”

Çanlar finans kapitalizm için çalıyor! "Reel ekonomi yükselen yıldız olmalı" diyor Kırkoğlu: "ABD dünyanın en çok tüketen ülkesi. Türkiye de bu riskin içinde; lüks tüketiyor, çok üretmeden. Bir çeşit uluslararası faiz politikasına dayanıyoruz. Ama ne var ki ABD şimdi önümüzdeki dönemde petrol kaynakları olsun, jeostratejik konumları olsun, Ortadoğu’ya yerleşip gelecek için bir şeyler üretmek istiyor. Tüm dünya enerjiyi yeniden paylaşmak durumundalar.”

Anti-Amerikancılara müjde

Kırkoğlu, anti-Amerikancılara müjdeyi veriyor: "Ortadoğu’da da görülüyor; hem devletler hem de dayandıkları çıkar ve kaynaklar bu dönemde yeniden tanımlanmak durumunda. Bana kalırsa, ABD bu sürecin içinde, eski gücünü devam ettiremeyecek bir noktaya geldi. Bir şey üretmek zorunda. ABD kapitalist sistemi temsil ediyor. ABD, Plüton, Oğlak Burcu'ndayken kurulmuştu.” 2008’de değişimin tohumları atılıyor ama yeni bir yapılanma 2010’dan sonra netleşiyor: “Plüton Oğlak’a girecek ama Uranüs şu an Balık’ta. Uranüs de Koç’a girince bir kare olacak ve 2012’den itibaren dünyanın ekonomik ve siyasi dengeleri büyük önemli çalkantılara neden olabilir. Ekolojik bir problem de buna eşlik edebilir.”

1960’ların sonunda doğanlar için “ekolojik tahribatın faturasını” ödeme zamanı gelmiş: “Uranüs ve Plüton kare yapacak birbirine. Bunlar 1965-66’da Başak Burcu'nda yan yana geldiler. 60’larda ağır sanayi vardı. Bugün bunların sonuçları ve krizi yaşanacak.

Bizim jenerasyonumuz bunu yaşadı. Böyle bakınca Başak; ekolojiyi, düzeni, sağlığı, hijyeni verimliği dünyayı iyi kullanmayı anlatıyor. Biz 40’lı yaşlara geldiğimizde ekolojik sorunlara çare bulmak, dünyayı rehabilite etmemiz gereken kuşağız. Kıyamet tellallığı yapmak istemiyorum ama bizi çok huzursuz edecek bir konu olabilir ekolojik kriz.”

George Orwell’ın 1984 romanına da atıfta bulunan Kırkoğlu, önümüzdeki dönemde bireyin “kontrol”e karşı isyan edeceğini söylüyor: “Sermaye-birey ilişkisi yeniden tanımlanmalı. Sadece kâr amacı güdülürse büyük problemler yaşanacak. Bu süreç sosyalizme de götürebilir. Bunun öncülüğünü Çin yapabilir. Neticede çalkantılı bir dönem olacak ve bunu yönlendirmek isteyen politik ajanlar ortaya çıkacaktır. 2008’de ABD’de bu konuyu anlatacağım; ‘The Future of China’ diye.” “Feodalizm-kapitalizm ve sosyalizm” sürecini doğal bir süreç olarak görenler gökyüzünden gelen bu işaretlere bakalım ne kadar itibar edecek.

Türkiye'nin 2 kritik dönemeci

2023’te; yani 100. kuruluş yıldönümünde dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefini koyan Türkiye bu Plüton-Oğlak ilişkisinden nasıl etkilenecek?

Önce geçmişteki referanslar: “Türkiye bir Akrep. 1948’e kadar 25 yıl Akrep olarak yaşamış. 1948’de Yay Burcu'na giriyor. Böylece Türkiye çok partili döneme geçiyor, ABD ve Batı ile entegre olmaya başlıyor; ABD'den yardımı alıyor ve BM’ye giriyor. 1978’de Oğlak dönemi başlıyor. Ekonomik çöküntü, darbe ve Özal dönemi.. 2007’den itibaren Kova’ya girdik. Kova özgürlüklerin ve akılcı olmanın ve geleceğe bakmanın bir burcudur. Çankaya’ya farklı bir ismin gelmesi ve AB süreci bunların işaretleri sayılabilir. 2037'ye kadar olan önümüzdeki dönemde Kova süreci yaşanacak." Yine de “Kova'dayız oh ne âl┠dememek lazım. Zirasını da yine Kırkoğlu açıklasın: “Kova Türkiye’nin 8. evinde yer alıyor. Bu ev başkalarından alınan kaynakları, bağlayıcı anlaşmaları; birtakım krizler yaratan unsurlarını da anlatıyor. Bu gözle bakılırsa Türkiye uluslararası fonları çekmeye devam edecek. Ama bu aynı zamanda bir kriz içinde olmayı da beraberinde getiriyor." Bu demek oluyor ki Plüton, Oğlak’a geçerken Türkiye’nin de üretime dayalı tedbirler alması elzem.

Kendimi bildim bileli “hep zor dönem"den geçen Türkiye’yi siyaseten de mart-nisan ve haziran-temmuz döneminde, özellikle yönetimin ikili ilişkilerini ve askeri konuları ilgilendirecek iki kritik köşeyi dönecek. Baharın müjdecisi 21 Mart, gök haritasında Türkiye için bir sıkışmayı işaret ediyor: “Türkiye’nin 10. evinde, yönetimi ilgilendiren, içinde yabancıların olduğu, çatışmayı savaşı anıştıran bir durum var. Tepede çatışmanın temsilcisi Mars var çünkü. Türkiye kendini korumak istiyor. 2008 haritasında Oğlak yükseliyor. Türkiye'nin 7. evi. Yani karşıtlıklar evi. Bir çeşit düşmanlık veya her istediğimizin olmadığı, bizimle çatışmaya yatkın bir tablo. Satürn 9. evde duruyor. Komşular evinden geliyor. Muhtemelen komşularla ilgili uluslararası alanda bazı baskılarla karşılaşabiliriz. Türkiye'nin ekonomiyle ilgilenmesi lazım. Uluslararası konularda sıkıntılar var. İlk başta fırsat gibi gözüken olaylar sonra aleyhimize dönebilir. 22 Aralık ile 20 Ocak arasına dikkat etmek lazım. Toprak ve karşıtlıklar konusuna dikkat edilmeli. Ülke içinde huzursuzluklar olabilir.”

Kırkoğlu, finans piyasalarını da uyarıyor: “20 Ocak-19 Şubat arasında özellikle borsa ve finansal kuruluşlar için yıpratıcı bir dönem olabilir. Özellikle 8-9 Şubat’ta borsa ve finansal kuruluşları şaşırtacak gelişmeler olabilir. Ekonomi için önemli. 21 Mart-22 Nisan dönemi de siyasi açıdan önemli. Bütün bunların maliyetinin bize ne olacağı ise 21 Haziran-22 Temmuz sürecinde görülecek ve bizi bir sonraki yıla götürecek.”

Kırkoğlu, bütün bu yorumları yaparken sadece gök cisimlerine bakmakla yetinmiyor. Her şeyden önce ona yol gösteren şey bilgi. Felsefe, sosyoloji, psikoloji, tarih, siyaset ve ekonomi bilgisi olmadan göklerin dilini kolay kolay öğrenemiyorsunuz yani.

Temmuz ayına kadar dolu, ücreti 670 YTL

Hakan Kırkoğlu, astroloji konusunda kişisel danışmanlık hizmeti veriyor. Holding patronlarından şirket yöneticilerine, siyasetçilerden psikologlara kadar her kesimden insana danışmanlık yapıyor. Haftada sadece 3 görüşme yapıyor. Ön hazırlık ve görüşme dahil yaklaşık 6 saatini ayırıyor. Genelde müşterileri yılda bir kez “geleceklerine yön vermek” için kapısını çalıyor. Ama 6 ayda bir gelenler de oluyor. Bir görüşmenin bedeli en az 670 YTL. Çok bulanlara şunu söylemek istiyorum: Hakan Kırkoğlu Temmuz 2008’e kadar dolu.

Kendisinin kapısını “Hangi kâğıda para yatırayım” veya “Çocuğumu hangi gün doğurayım” gibi taleplerle çalmayın. “Kendi yeğenimin doğum gününe bile karışmadım. Ben insanlara ‘Burada bu olmuş, bu size şu fırsatı getirmiş, siz de şunu öğrenmelisiniz vs’ diyorum. Analiz yapıyorum, yoksa falcılık yapmıyorum. Astroloji, ‘Yarın ne olacak’ demek değil” diyor çünkü.

Benim de kışkırtmam ve kişisel astrolojik haritasındaki emareler birleşince Hakan Kırkoğlu, astrolojik danışmanlık işini bir ekip kurarak kurumsal bir hizmet olarak da vermeyi iyiden iyiye düşünmeye başlıyor. Ne diyelim; yıldızlar, ona doğru kararı vermesinde yardımcı olacaktır.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 09/12/2008 16:16:01
Message:

(Alıntıdır)
Hürriyet 09.Aralık.2008

Nedir bu başımıza gelenler? Bu kriz neyin krizi? Bizim krizimiz mi, ekonomik kriz mi, dünya krizi mi?

- Bu bizim krizimiz değil. Ekonomik bir kriz de değil.

Ya?

- Çok daha fazlası. Bu bir uygarlık krizi. Ve korkarım 2024’e kadar devam edecek. "Kriz ne zaman bitecek?" filan deyince insanlar, acı acı gülümsüyorum. Biz daha kırıntısını gördük, gerisi geliyor. Neyse 5 Ocak’tan sonra daha sakin kafayla bakabileceğiz.

Korkutmayın

- Yoo gerçeği anlatıyorum. Bizler taş çatlasa en fazla 100 yıl yaşayabilen canlılarız. Ömrümüz, insanlık tarihindeki olayları takip etmeye yetmiyor, kısa kalıyor, cüce kalıyor. Doğal olarak tek tek ağaçlara bakıyoruz "orman"ı ıskalıyoruz. "Büyük resmi" göremeyince de, insan tarihindeki büyük döngüleri fark edemiyoruz. Oysa tarih, gerçekten tekerrürden ibaret ve belli aralıklar insanlık tarihinde sosyal, ekonomik ve politik değişiklikler oluyor. Astroloji bunları görmemize yardımcı oluyor.

Peki şu aralar nedir gökyüzündeki durum? Size bu kadar karamsar konuşturan gezegen hangisi?

- Birden fazla aslında. Çünkü tek bir döngü yok. Plüton gezegeninden başlayalım: 247 yılda bir aynı yere dönüyor. 1762 - 1778 yılları arasında da şu an olduğu gibi Oğlak burcuna geçmiş. Ve tarih sahnesine yeni bir ülke çıkmış: Amerika Birleşik Devletleri. 1776’da kuruldu. Ondan evvel 1515 - 1532 yıllarında Plüton Oğlak’tan geçmiş. O zaman ne olmuş? Portekizler ve İspanyollar Güney Amerika’yı işgal etmiş, İnka ve Aztek İmparatorlukları’nı batırmışlar. Demek istediğim şu: Plüton Oğlak’tan geçince başımıza bir sürü işler geliyor, imparatorluklar, büyük güçler dağılıyor, yeni güçler kuruluyor, güç el değiştiriyor. Ve astrolojide bu hep böyle oluyor. Tamam teknoloji değişiyor ama ana yapı, temel trendler birbirini takip ediyor. Bir düzen var. 2024’a kadar Plüton Oğlak’ta; bir sürü değişiklik olacak uygarlık tarihinde, o yüzden uygarlık krizi diyorum.

Peki sizce ne olacak?

- Her şey önümüzdeki 7 - 8 yıl içinde netleşecek. Amerika Birleşik Devletleri’nin gücünün iyice azalacağını, rakipleri Çin, Hindistan ve Rusya’nın güçlenebileceğini söyleyebilirim. Barack Obama’nın seçilmesi de esasında bu trendi hızlandıracak. Obama, "Amerika’yı birleştireceğim" filan diyor ya, esasında Amerika’nın sonunu getirecek gibi gözüküyor.

Bu hisse nereden kapılıyorsunuz? Ya da his değil de başka bir gezegenin hareketi mi?

- Evet. George W. Bush iktidara geldiğinde, Los Angeles’te bütün dünya astrologlarının bir araya geldiği bir panelde, "Bundan sonra Amerika gittikçe güç kaybedecek!" demiştim. Sonra Amerika, Irak’ı işgal etti. Tüm bunlar olurken Amerika, Balık burcunu yeni yaşamaya başlamıştı. Balık konusu itibariyle, çözülmek ve dağılmakla ilgili bir burç. Amerika 7 - 8 yıl Balık burcunda kaldı, şimdi Obama iki dönem kalırsa, bir 7 - 8 yıl daha, Balık’ın tam ortasına gelecek. Çözülmenin, dağılmanın tam ortası. Hiç parlak değil durumu.

Sadece Amerika Birleşik Devletleri mi?

- Hayır hayır. Sistemler çöküyor, cepheler dağılıyor. Bir sürü değişiklik oluyor, güç el değiştiriyor, bir sürü alan için geçerli bu, medya da dahil. Her şeyin yeniden bir restore edilmesi gerekecek, böyle bir döneme giriyoruz.

Ve geçici bir daralma değil bu!

- Hayır, hayır. Sadece finansal bir daralma da değil. Çok ciddi politik sonuçları olacak bir şeyden söz ediyorum.

Bu zor günler ne kadar devam edecek?

- 2014’e kadar bir uvertür yapıyor ama 2024’e kadar sürüyor aslında. Sadece bununla da kalmıyor. 2010’da da Uranüs, Koç burcuna giriyor, hadi bakalım orada da başka sorunlar var.

Ne gibi?

- Ekonomik daralma, kısıtlı kaynaklar bir takım sosyal çalkantılara neden olacak. Bunun bir başka benzeri 1966 - 68 arasında yaşandı. Gençliğin özgürlük taleplerinin olduğu, çok baskılı bir dönemdi. Zaten Plüton’un Oğlak’a girmesi, her şeyin herkesin kontrol etmesi, fişlenmesi, dinlenmesi, sistemin bireyleri baskı altına almaya başlaması anlamına da geliyor ki, bunlar da iyice belirginleşecek. Devletler daha korumacı bir duruma geçecekler. Artık globalleşme, birleşme değil de, milliyetçiliğin başka bir versiyonu gündeme gelecek. Bu da devletlerin bireyler üzerinde daha fazla baskın kurmasına sebep olacak. 2010’dan sonra özellikle de 2012’de tüm dünyada çok sert tepkiler yaşanacak. Maya takvimi de bu tür şeylere işaret ediyor.

Aman Allah’ım dünyayı felaketler bekliyor! Hem de birkaç yıl sonra...

- Bu ekonomik daralmayla birlikte sosyal sıkıntılar daha fazlalaşacağı için pek çok ülke agresifleşecek. 2010’dan sonra buna bizde dahil olabiliriz. Türkiye açısında da çok önemli tarihler bunlar. Tüm dünyada ve Türkiye’de sert liderler, sert söylemler söz konusu. Bundan evvel Uranüs Koç’a geçtiğinde Hitler tarihi çıkmıştı. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Herhangi iyi bir şey

- Üzgünüm yok. Kısa vadede, ekonomik piyasa açısından bir takım pozitif dalgalanmalar olabilir ama güneşli günler vaat edemiyorum. En azından 2014’e kadar yok. Ben geçen sene CNBC - e’ye çıktım "Global ekonomik durumun daralabileceğinden filan bahsettim. O zaman suratıma aval aval baktılar. Çünkü her şey yukarıydı, borsa yukarda, o yukarıda, bu yukarıda, inanmadılar bana. Şimdi bile "Bu kriz nerede biter?" diye soruluyor. Kriz bitmeyecek anlatamıyorum. Şimdilik 5 Ocak’tan itibaren düzelecek, biraz daha aklı başında bir trend başlayacak, her zaman bir Ocak efekti vardır, ama ana bir trend bu değil. Ne yazık ki değil. Daha ne söyleyeyim? Stres, baş kaldırı, ülkelerin birbiriyle didişmeye başlaması, sert liderlerin ortaya çıkması, önümüzdeki yıllarda bu tür şeylerle karşılaşacağız.

Ya Türkiye’de neler olacak

Sizi çok heyecanlı görüyorum. Böyle çalkantılı günler, bir astroloğun hoşuna mı gidiyor? "Aman Allah’ım gökyüzünde görüyorum korkunç şeyler olacak!" diye ellerini mi ovuşturuyor?

- Ne desem? Heyecanlandığım doğru. 11 Eylül’den önce "Savaş döngüleri geliyor. İçinde Amerika’da olacak, kötü olaylar olacak" diye bir yazı yazdım ve İkiz Kuleler hadisesi yaşandı. Öngörüm realize oldu.

Sevindiniz mi?

- "Ben demiştim!" oldum. Biraz karikatürize bir durum tabii, dünya başına yıkılmış oluyor, sen, "Dediğim çıktı, ben biliyordum!" diyorsun.

Türkiye’yle ilgili yazarken

- Valla içim daralıyor. Ne yazacağımı, nasıl yazacağımı şaşırıyorum. Her şey çok sıkışmış görünüyor. Bu kriz de tüy dikti.

Biz ne olacağız?

- Bir süre daha ekonomik dar boğazlardan söz edeceğiz, 2009’da ise terör olaylarını daha çok konuşuyor olacağız. Umarım bu öngörümde yanılıyorumdur ama yıllık haritalarda bunlar çok dikkat geçiyor. Özellikle Aralık ayının son günleri ülkemizde teröre dikkat etmek gerek.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 10/12/2008 11:14:10
Message:

(Alıntıdır)
10.Aralık 2008 Hürriyet Gazetesi

2009’da sadece Kovalar yırtacak

Ayşe Arman

Ünlü astrolog Hakan Kırkoğlu, Ayşe Arman'a 2009'da burçların durumunu anlattı.

KOVALAR ÖNE ÇIKACAK

Jüpiter, Kova burcuna geçeceği için Kova’lar yırttı. Kendilerini geliştirecekler. Akılları ve mantıklarıyla öne çıkacaklar. Bu yıl boyunca önlerine güzel fırsatlar çıkacak.

BALIKLAR SEFİL OLDULAR

2009’da en zorlanan burçlar Balıklar, Başaklar, Yaylar ve İkizler olacak. Stres içindeler. Hele Balıklar; 2007 Eylül ayından beri sefil oldular. Başları fena halde dertteydi. Hep şamar yediler. 2009’da da çok parlak görünmüyor durumları. Gelecek Kasım’dan sonra bir nebze toparlayacaklar./_np/9517/6949517.jpg

BAŞAKLAR PARLAK DEĞİL

Daha iyi şeyler söylemek isterdim ama 2009’da mükemmeliyetçi Başaklar da pek parlak durumda değiller. Satürn iki senedir Başak burcundaydı. Salladı onları. 2009’un 29 Ekim’in Terazi’ye geçecek, biraz toparlayacaklar.

TERAZİLERİN YÖNÜ YOK

İki yıldır yönsüzler. Ama 2009’un Ekim ve Kasım aylarından sonra bir düzene girecekler. Tamamen farklı bir tempo başlayacak. Hayatlarına, ilişkilerine, evliliklerine, ortaklıklarına bakışları değişecek. Her şeyi ciddi şekilde gözden geçirecekler. Aşkta şanslılar, onu söyleyeyim.

KOÇLAR HIRSLANACAKLAR

Kariyerlerinde önemli gelişmeler olacak. Bir ölçüde üstlerinden baskı görebilecekler ama çok hırslı ve motive olacaklar. Grup çalışmalarında başarılı olabilirler. Ama 2010’da Uranüs Koç burcuna geçiyor. Ha, o zaman ayrı bir rota başlıyor; hayatlarında köklü bir değişiklik olacak, yeni rota çizecekler, benden söylemesi.

BOĞALAR SAĞLAM İLERLİYOR

Boğalara gelince, kariyer açısından iyi şeyler olacak. Ama ekstrem değişiklikler değil. Kariyerlerinde bir tanınma olabilir. Yavaş yavaş toplum önüne çıkabilirler, yavaş ama sağlam adımlarla ilerliyorlar.

İKİZLER 2 YILDIR PERİŞANDI

İyi haber, bir süre daha zorlanacaklar ama 2009’un sonundan itibaren rahat edecekler. 2010’de tamamdır İkizler. Son 7 yıldır parlak değillerdi; son iki yıldır perişan oldular. Ama toparlıyorlar. Ekimden sonra streslerini atacaklar.

YENGEÇLER TRAVMAYA AÇIK

Yengeçlere gelince, onlar da irite olmuş durumdalar. Özellikle Plüton Oğlak’a girince. Eskiden az gelirlerdi, şu anda bütün danışanlarım neredeyse Oğlak ve Yengeç. İkili ilişkilerinde bir süredir sürekli yumruk yiyorlardı. Olgunlaşmaları ve sertleşmeleri gerekiyor. Travmatik durumlara açıklar. Ortaklaşa konulara dikkat etmeliler.

ASLANLAR İYİ DURUMDA

Evlilik, aşk açısından iyi durumdalar. 2005 - 2007 arasında çok yoruldular. Bu yıl toparlanmaya başlayacaklar. Özellikle de Ekim ayından sonra. 2010’dan sonra iyi gidecekler.

YAYLAR ROTA ÇİZMELİ

2007 sonbaharından beri iş yükü ve başarılarında zorlanma vardı. Artık yeni bir çizmek zorundalar. Bunu Ekimden sonra yapacaklar. 2010’dan sonra özgürleşecekler

OĞLAKLARI MÜCADELE BEKLİYOR

Plüton oğlağa girdiği için oğlaklar büyük kişisel dönüşüm sürecine girdiler. Bu hem iyi, hem kötü. Çünkü içlerindeki gücü ve iradeyi ortaya çıkarmak için mücadele etmeleri gerekecek. Yorulacaklar. 2009’dan itibaren kariyerlerindeki sorumluluk artacak. Bir dost uyarısı: Ortaklık, yatırım, finans, borç- alacak konularında önümüzdeki yıl dikkat etsinler.

AKREP, GİZLİ İLİŞKİLERE DİKKAT ET

Akrepler 2009’da şanslı değiller. Ama şanssız da değiller. Her şey biraz onların olayları nasıl toparlayacağına bağlı. 2009 Ekim ve Kasım aylarından sonra evliliklerinde, ilişkilerinde bir takım foyalar meydana çıkabilir. Gizli ilişkileri rahatsız edici olabilir. Kariyerleri dağılabilir. Dikkatli olmalılar. Kafaları karışacak gibi gözüküyor.

Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız

Tamam, tüketime dayalı kapitalizm belki sona ermeyecek ama elle tutulur bir şeyler üretmeden bu önümüzdeki yıllarda büyüyemeyeceğiz. Eskisi gibi "Borç alayım" yok. Amerika da borç alarak hareket eden bir ülkeydi, gördük ne olduğunu... Bundan sonra ayağımızı kesinlikle yorganımıza göre uzatacağız. Daha bilinçli ve ekonomik olmayı, üretmeyi öğreneceğiz. Kredi kartlarına ve taksitli satışlara dikkat edeceğiz. Sanki başka ödüyormuş gibi sorumsuz davranmayacağız. Her şeyin, amaca yönelik olmasına özen göstereceğiz. "Bu, bana ne fayda sağlıyor?"; bu sorunun yanıtını bulacağız. Sadece harcamış olmak için harcamak ve anlık tatmin, tarihe karışacak. Bu arada, iş ve kariyer alanları da etkilenecek. Herkes kendi kariyerini, kişisel gelişimi de planlamak zorunda. Artık ekmek, aslanın ağzında. Ve işte Hakan Kırkoğlu’na göre, 2009’da burçların durumu...

’Temmuza kadar doluyum’

Kriz sizi de vurdu mu? Ya da danışanlarınız da artış oldu mu?

- Oldu ama... Daha fazla danışanım var diye daha fazla görüşme yapmıyorum. Haftada 3 görüşme yapıyorum. Danışmanlık almak isteyenler sıraya giriyor. Yeni randevuları 2009’un Temmuz’una verebiliyorum.

Şaka yapıyorsunuz!

- Hayır. Kendimi çok sıksam haftada 6 - 7 tane de alırım. Ama o zaman kendi prensiplerimi ve çalışma stilimi zorlamış olacağım. Her görüşmeden önce en az bir buçuk saat gelecek kişinin haritasını çalışıyorum, üç saat filan da durmaksızın konuşuyorum. Amerika’da ve İngiltere’de astrologlar taş çatlasa bir saat görüşüyorlar, daha önceden de hazırlık yapmıyorlar. Bence anormal olan benim. Fazla mükemmeliyetçiyim. Onlar Skype’dan ya da msn’den de danışmanlık hizmeti veriyor. Benim için bu mümkün değil, karşımdakinin gözünün içine bakıp anlatmalıyım.



Reply author: pandora76
Replied on: 31/12/2008 17:54:27
Message:

Saati 23.00 olarak aldım.Ama öncesinde sonradan aklıma gelen birşeyi söyleyeyim.Yükselen aslanda kin tutmaz ama liderdir.Eşinin saçları aslan yelesine benziyormu?Yahut yükseleni belkide başaktır çünkü bu durumda 12.evinde aslan vardır ve 12.ev aslan,aslanın temsil ettiği gibi güçlü düşmanlara sahiptir ama bir hükümdarın gücüne sahip olabilir.Kurbynin kulakları çınlasın:)Şöyleki:
Eğer asc terazi alırsak,11.ev aslan çıkar ve yönetici olsada,bunu daha çok arkadaşlıklar alanında yaşar.

Diyerekten söylediğin gibi terazi yükselen alıyorum.
12.evinde Uranüs var.Tabi açılar hakkında fikrimiz yok.Net değil.
Bu horoskopta 11.evde Uranüs var ve Kova burcunun doğal evidir bu ev.Her gezegen kendi evinde güçlüdür.Eğer saati biraz daha geriye alırsak,12.evde olur Uranüs ve bu konum, 30 yaşlarından sonra ortaya çıkan ve yeni ideolojiler oluşturabilen müthiş liderleri işaret eder.Olumsuz da olsa,Hitler i örnekleyebiliriz.12.evde Uranüs ve 8.evinde güneş vardı.

Eşinin 11.evinde olsada Uranüs,12.ev çizgisine yakın olduğu için,12.evinde buna yakın bir çalışma yapabilir.
11.ev aslan ve Uranüs var.Yukarıdada söylediğim gibi.Aslan güç demekse ve 11.evdeyse(arkadaşlıklar evi)arkadaşları arasında güç sahibidir.Grup çalışmalarında oldukça iyidir ve insanlık için iyi şeyler yapabilir.
Ve yanıbaşında Pluton.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 31/12/2008 18:18:38
Message:

Sağolasın gülüm benim gerçekten gerek yoktu.Ben bile şaşırdım artık tahlil edemiyorum kendisini:)) İş deyince yirmidört saatini verir,ev deyince zoraki sorumluluk alır.İnatçılığı çok,kolay kolay özür dilemez,dilerkende yinede eleştirir.İnsanlara temkinli yaklaşır.Önce zarflar atıp kişiyi tahlil eder.Bazı sağlam dostlukları kavgayla başlamıştır:) Kişinin yüzüne açık açık eleştirir,bunu yaparkende kırıcı ama caydırıcı bir tutumda bulunur.Kızına bir tokatı bile zor vurmuştur.Kızına dayanamaz,yumuşar.Sevgi doludur birazda ben sömüreyim sevgisini desem,mümkünatı yok:)Ama maşallah bir ben sömüremedim:)bu haksızlık değilmi yaaa...........


Reply author: pandora76
Replied on: 31/12/2008 20:24:39
Message:

Pluton 11.evde ve yine aslan burcunda.Yani eşin,arkadaşları yoluyla dönüşümünü yaşıyor olabilir.

Pluton başakta iken doğmuş olması,onu detaycı, titiz,eleştirici biri yapabilir.Ayrıca aslan burcuda çok eleştirir.Aslan ve başak birbirine benzer.Aslında her burc bir sonraki burca benzer.
Haritada gezegenler dağılmış yani bu eşinin hem içe hemde dışa dönük biri olduğunu gösterir.

Eşinin kuzey düğümü 8.evde olduğu için,ayrıca kuzey düğüm akrepde diyebiliriz.Benim gibi yani:)

Sen değerlendir bu yorumları,ona göre birşeyler söyle.Yavaş yavaş bakarız.Şimdi bu gece bırakalım artık balım.

Seni öpüyorum ve şu Kurby nin de yanaklarını ısırıyorum:)
Bu yıl,tüm dileklerimiz gerçeğimiz olsun....


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 15:49:23
Message:

Sevgili pandora teşekkürler.Öğrendiğim kadarıyla Aslan olarak en zorlandığım burç, oğlakmış:)) O kadar burcun içinde :))İşin ilginç yanı kızımda başak ve babayla kızın bazı huyları birbirine benziyor.Eşimin saçları gür ve geriye doğru taralı olunca bir kez daha dönüp baktım aslana benziyor mu diye :)) Bana soruyor ne oluyor? :) "yok birşey dedim":)) Üfff ne zormuşyaa!Kayınvalide neden doğru hatırlayamadı ki şu saatleri :)) Otuz yaşından sonra önemli bir konuma geldi ve on iki yıl boyunca dengeleri değiştirecek konuma sahipti.Yani önceki sayfada yazdıklarınada uyuyor:)) Lauranın soy araştırmalarına döndü bu iş yavv :))


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 16:43:47
Message:

Soy araştırması gibi evet:))))))
Ama asc aslanların saçlarının aslan yelesi gibi oluşu dışında,çok dik bir duruşları vardır.Yüksek sesle gürler gibi konuşurlar.Gözleri açık renk olabilir, ailede açık renk göz varsa ama aynı zamanda kedi gözlerinede benzer.
Fakat..Herşeyin yanısıra,daha önceleride söylediğim gibi,kaç yıl geçerse geçsin,herzaman güneş burcunun önemi büyüktür ve belli bir zamandan sonra güneş burcunun özelliklerine dönmeye başlar.Eşin güzel giyinmeye çok dikkat eden,sanatla ilgili,vs...gibi özellikleri varsa,asc terazi olabilir.Saati geriye aldıkça,plutonda 12.eve giriyor haberin olsun.
Sonuç olarak emin olduğumuz şey,eşinin oğlak burcu olduğu ve ay burcunun yay olduğu:)Yay gibi coşkulu tepkiler veren sessiz ve temkinli bir oğlak.Bu nasıl olacak:)
Oğlakla aslanın pek uyuşamadığını daha önce söylemiştim canım.Çünkü aslan,aşk ve çocuklarla alakalı evin sahibidir ve güzeldir.Sevdiklerine sevgisini gösterip aynı şeyin kendisine yapılmasını ister.Oğlak bunu yapmaz duygularını göstermede kısıtlandığı için ama hiçbirşey sadece burçlardan ibaret değil sonuçta.Bu işin sadece bir kısmı bence.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 16:56:36
Message:

Kendisi esmer ve ela gözlü.Dediğin gibi gürlemesi bile beni pıstırıyor du :) Yani onunla mücadele ederken artık eril tarafımı devreye sokuyorum yoksa enerjisine direnemiyorum.Sanatsal bir yetenek yok ama evde bile gravat ve takım elbiseli oturur.Bakışları bile pıstırıyor insanı :) suratı asınca korkunç görünüyor vallahi, kertişlerden bile tehlikeli görüyorum bazen :))


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 17:06:33
Message:

Birde aslanların ilginç bir özelliği olduğunu anlatılır astologlar ve bende ,özelliklede çok sevdiğim bir aslan burcu arkadaşımda bunu gördüm.
Öfkelendiklerinde aslanı hiçbirşey sakinleştiremiyor ama saçlarını okşadığında kedi gibi uysallaşıyorlar.O kükreyen aslanın böylelikle sakinleştiğini görmek çok ilginç ama bende bu anlatılan şeyi gözlemledim.Pençelerini genelde en son çıkarıyorlar.Böyle düşünebilirsin ve zamanla kendine göre yeni yorumlar yapabilirsin eşinin haritasında.

Neyse...Saat 23.00 devam..
2.ev akrep ve bu evde neptünle yay var.
Yani parasal konularda bazı önemli sorunla yaşasada,aynı zamanda gücü burada olabilir öte yandan neptün ve ay ın etkisiylede,paradan çok geçek dostluğu önemseyebilir.Akrep burcunun yönetici pluton 11.ev(arkadaşlıklar)evinde malum.Zaten neptün akrepte iken doğmuş.
Eğer bu saati alırsak,5.evde oğlağın yöneticisi satürn var.Buda senin güneşin aslanın evi.Aşk ve yaratıcılık evi.Yani burada bazı sıkıntılar yaratabilir daha doğrusu pluton bulunduğu ev aracılığıyla dönüştürürken,satürn bulunduğu evde öğreterek büyütür.
Ama eğer saati biraz daha geriye alırsak,hizmet evi başak burcunda olur satürn.


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 17:09:23
Message:

Ozaman harita baştan aşağı değişir canım:)
Asc aslansa eğer,ay burcunun akrep olması ihtimalide var:)


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 17:15:14
Message:

Bence biz bu işten vazgeçelim çünkü saatin belli olmaması durumunda yapılabilecek pek fazlaşey kalmıyor.Sen zamanla bu bilgilere dayanarak bazı sonuçlara varırsın.


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 17:18:49
Message:

Ama birşey daha söyleyeyim.Eşinin4.evi hangi saatte alırsam alayım dolu.Yani eşinin ailesiyle olan ilişkileri hayatında nasıl desem...çok etkin bir rol oynamış olabilir.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 17:21:01
Message:

Sanırım Asc dediğin gibi aslan.Sen söyledikçe kafamın içinde dahada oturuyor.Paradan çok dostluğa önem verir ve bir zaman çok iyi paralar kazanırken şimdi dibe vuruşu yaşamış durumda.Kazandığını değerlendirmemiş hep paylaşmış,yarını düşünmemiş. Sezgileride güçlü kendisinden bir şey saklanıyorsa hemen sezinler ve hiçde belli etmez,pek sinsi:) Kıskançlığını bir kaç kez gördüm ama zararlı boyutta olmadı.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 17:22:22
Message:

Tamam sevgili pandora :)iğneyle kuyu kazmaktan bende yruldum :))


Reply author: kurby
Replied on: 01/01/2009 17:30:33
Message:

Maddi dibe vuruşlar genellikle, pluto ya da satürnün 2. ev geçisi ya da 2. evdeki bir gezegene bakışı ile ilgilidir.Satürn başak, pluto oğlak şu an.Ancak, eğer eşinin yükseleni aslan olsa idi, ay-yükselen ve güneş aslanlar, hep eşlerinden ayrılık/boşanma yaşadılar, kimi tamemen koptu, kimi aynı kişi ile tekrar evlendi.Bunu da göz önünde bulundurun.
Eşinin kendisini sakladığı zaman nası davrandığını söylersen, daha kolay buluruz, çünkü kişiler güneş ve ayı sakladıklarında devreye yükselen giriyor.İlk tanışmalar gibi, ya da b bahsettiğim kendisini koruma ihtiyacı olduğunda direk yükselen çalışıyor.
Aslan yükselen:Kendisine onay verilmesi için bekler.Alamazsa kükrer.
Başak yükselen:Bu durumda, feci eleştirici olur.Kaşının üstünde neden gözün var diye sorabilir!:))
Terazi yükselen:Ortadan nazikçe kaybolur, zarar görme ihtimaili varsa onu asla bulamassın.Hele kavga, gürültü varsa, asla bulamassın.:))


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 17:31:12
Message:

Sezinler ama belli etmez diyorsan ay akrep olabilir ama öte yandan ay akrep olupta,sevgilisine,eşine karşı,çok kıskanç olmaması pek olası değil(tabi dönüşmemiş akrepse)
"Ya benimsin yada toprağın"diyebilir,;aldatırsa sevdiği,onu öldürmez süründürebilir akrep:)Ozaman ay yay da olabilir.
Yada şöyle düşün.
Ablam ay kova ve asc akrep.Asc akrep eşini çok sahiplenirken,ay kova,özgürce yaşamayı istiyor.Yani akrebin kıskançlığı ve kovanın rahatlığı arasında gelip gidiyor ilişki.Bazende dengeleyebiliyor.Böyle tuhaf bir durum yaşıyor:)Bunun gibi birşeyde olabilir.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 17:40:22
Message:

Kurby yazdığın ilk iki şey uyuyor ama kavgadan kaçtığını görmedim,direk tahrik varsa dalar.Tek benim söylenmelerimden kaçar:) Pandora sahiplenmek çok fazla ama benim tavrım belki onu durduruyor.Çünkü üzerimde baskın bir enerjisi olmasına tahammülüm yok.Hakimiyeti eskidendi:))Ve bağımsızlığınada çok düşkün.Hiç bir otoriteyi sevmiyor.Neyse boş verelim artık sanırım ben anladım neden titiz davrandığınızı.Olumsuz bir şey söylemek istemiyorsunuz.Kasyopyalılardan beter olduk :) "Bekle ve gör " :))


Reply author: kurby
Replied on: 01/01/2009 17:46:46
Message:

Olumsuzluktan ziyade, yükselen belli olsa dahi, dakikasına kadar önemli.Çünkü ev girişleri özellikle transitlerde tahmin edilecek olayları etkiliyor.Kendi doğum saatimi dahi, marsı tam bir yıl takip ederek buldum.Marsın hareketlerine duyarlıyım çünkü.:)))
Ben bu durumda olan çok kişi tanıyorum, tam doğum saati bilgisine sahip olmadıkları için, yorumlarda isabetli olamıyor.Ancak, olduğu gibi kabullen eşini, boşver haritasını.Haritasına bakarak mı aldın adamı, beğenmezsen değiştirecek misin ki!hahahahhahha!Evinin ve ilişkinin tadı, tuzu olsun yeter.Gerisi boş!:)


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 17:48:08
Message:

Bir tanede senin başına inşallah kurby :))


Reply author: kurby
Replied on: 01/01/2009 17:51:25
Message:

Yükselenimin, mükemmelliyetçi yapısını dönüştürebilirsem olacak.:))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 17:53:04
Message:

Bu mükemmeliyteçilik ne kadar kötü bir şey acep :))


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 17:59:02
Message:

:))))))
Ayrıca oğlak aslan uyumsuzluğu filan bunlar çok önemli değil bence.Mesela bir arkadaşımla güneşlerimizin anlaşabilmesi olası değil.O dışa dönük(ateş)bende içe dönük(su) ama pekalada çok iyi anlaşıyoruz.Ay burçlarımız uyumlu,güneşlerimiz aynı evde.Astroloji ayrıca tek başına etken değilki zaten.Hem anlaşabiliyorsak bir diğeriyle,önemli olan bu değilmi.

Bu arada iki haritada güneşlerin,ay ın aynı evde olması çok uyumlu akadaşlıklar demektir.Hani her ne olursa olsun yinede birbirini bırakmayan insanlar vardır.İşte astrolojide bu konumun göstergesi olabilir.


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 18:02:16
Message:

Yükseln başak,12.ev aslan...Daha öncede söylediğim gibi hükümdar olabilir.Kurby bir hükümdarın gücüne sahip olabilir astrolojiye göre.Tarihi değiştiren adsız krallar.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 18:04:32
Message:

:)) Bırakmak isteseydim bunu çoktan yapardım.Kalbim hala titriyorsa nasıl vazgeçebilirim.Beni sinirlendiren tüketen ailesel sorumluluklarını yerine getirirken umursamaz ve yavaş oluşu :) Bizi hep örnek göstermişlerdir "mükemmel çift" diye ,gözemi geldik ki acep :)


Reply author: pandora76
Replied on: 01/01/2009 18:21:17
Message:

Bak canım.Şunuda söyleyip çıkıcam.
Oğlak burcu müthiş bir çalışma disiplinine sahiptir,organizasyon onların işidir ve asc aslanların 6.evi(çalışma,hizmet)oğlak olduğu için bu kadar iyi bir organizasyona sahiptirler.Yani herşey yerli yerindedir asc aslanda.
Oğlak aynı zamanda çok fazla odaklanabilir ve ayrıca ek bilgi olarak,birde ikizler etkisiyle(senin eşinde yok ama)birşeye odaklandıklarında,dünyayı unutabilirler.Eğer kuzey düğüm akrepse aynı zamanda(8.evdeyse kuzey düğüm)bu kat be kat artar.
Çok çalışarak kazanmış pek çok insanda,en azından oğlak etkisi vardır.Atatürkün dışında,hitlerin generallerinin hepsi satürnyendi.
Yani tam odaklanma-çalışma için doğmuşlardır ama ne yazıkki ailelerini ihmal edebilirler bu arada,ailelerine çok bağlı olsalarda(en sadık eşler)Reenkarnasyona göre,önceki hayatlarımızda vardığımız yer.Tesadüflere çokda inanıyorum diyemem.
Tabi her burcun geliştirmesi-değiştirmesi gereken yanları vardır.
Öpüyorum canım.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 01/01/2009 18:25:51
Message:

Teşekkürler güzel dostum pandora,tespitlerin doğru ne yazık ki :)


Reply author: pandora76
Replied on: 02/01/2009 23:29:23
Message:

Unuttuğum birşeyi yazayım.Kuzey düğüm ikizler,en fazla odaklanma özelliğine sahip insanlardır.Yani eşinin,fazlasıyla odaklanmasıın asıl nedeni astrolojiye göre bu olabilir.Yani ikizler burcu özelliği olmasada eşinde,kuzey düğüm ikizler olması yeterli bir faktör.K.d.akrep,oğlak...K.d.ikizler hepsinden fazla odaklanabilme özelliğine sahiptir,ayrıca belirteyim.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 02/01/2009 23:43:33
Message:

Yüreğine,emeğine sağlık gülüm benim,sağolasın...


Reply author: pandora76
Replied on: 02/01/2009 23:46:08
Message:

Önemli değil canım.Keşke bilseydik tam saatini ve tam bir yorumlama yapsaydık:(Öpüyorum balım.


Reply author: pandora76
Replied on: 04/01/2009 15:49:18
Message:

Ölüm,kaza,evlilik noktası...gibi şeyler,daha farklı bir yöntemle bulunuyormuş.Bunu daha sonra öğrendim ve yanlış biliyormuşum.Düzelteyim istedim.

Zer-zivim.Jüpiter 2012de Boğa burcunda,Aslan burcunun 10.evinde olacak.10.ev,kariyer ve ün evidir.
Aslanlar,bağımsız düşünceleriyle,herzaman hayran olduğum bir burçtur.(hayranım demişmiydim daha önce:))
2012de Aslan burcu lider olarak sahneye çıktığında(herzaman liderlik potansiyeli var ama Jüpiter 10.evde olduğu zaman,o burcu ön plana çıkarır)dünyanın özgürce bir yer olması için,pek çok şey yapabilirler.
Ama bunun yanısıra,2012de Satürnde akepte olacak malum ve aslan,kova,akrep,boğasabit burçlar olduğu için,birinde olan şey diğerlerinide etkiler.
Akrep temasıyla ölüm ve yeniden doğumu yaşarken,aslanlar ve boğalarda özgür bir dünya inşa edebilirler.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 04/01/2009 15:55:05
Message:

Teşekkürler gülüm benim, evet daha önce söylemiştin :) Teşekkürler ,hangi burç olursa olsun ,yaradanın her zeresi eşit ve aynı güzellikte varolmuştur. Farklılıklarımız fiziksel boyutta ama ruhsal boyutta hepimiz aynıyız.....


Reply author: kurby
Replied on: 07/01/2009 00:57:02
Message:

MERKÜR, 12.Ocak.2008 de geri harekete başlıyor.Bu hareketi 3 hafta sürecek.Şu an durağanlaşıyor.Merkür geri harekette iken yapılmayacaklar; ani kararla bir eşya almayın, özellikle elektronik eşya, bir işe başlamayın, toplantı, eğlence organizasyonu yapmayın(herkesin işi çıkıyor nedense, tam bir fiyasko ile sonuçlanıyor).Elinizdeki olağan işlere yönelin, daha önceden çözemediğiniz, göremediğiniz ayrıntıları görür duruma geleceksiniz, bu durumu değerlendirin.Daha önceleri yapmanız gereken, sürümcemede kalmış işler önünüze çıkabilir, bunları tamamlamak için mükemmel bir zamandır.Kovada geri dönecek, elektronik cihazlar tekleyebilir, sakin olun.Nasıl olsa düzelirler, düzelmezlerse atın gitsin.:))))))))Yalnış anlaşılmalara dikkat, iki düşünün, bir söyleyin!:)))))

Haritasında merkür geri olanlar için harika bir zaman.Uyarılar onlar için de geçerli, ancak merkür, yılda 3 kez geri döner, bu da zekanın tam kapasite çalışmasıdır.:))Yani benim kafam yılda üç kez tam kapasite çalışıyor.Bir süre yasaklansam mı acaba!hahahahahaha!


Reply author: zer-zivi
Replied on: 07/01/2009 01:11:34
Message:

Benim içinde geçerlimi! :))


Reply author: kurby
Replied on: 07/01/2009 13:36:04
Message:

Sevgili Zer-zivi, senin merkür doğum anında düz harekette, bu dönemde yalnış anlama ve anlaşılma potansiyeli yüksek, buna dikkat et ve ani kararla hiç bir şey yapma.:))))Yukarıdaki yazdıklarım herkes için geçerli, sadece geri merkür doğumlular için zeka daha rahat işliyor bunu söylemek istemiştim.:))))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 07/01/2009 13:56:08
Message:

Ne yani demek istiyorsun ki" Sana sataşırsam yanlış anlama" yoksa "bende yanlış anlarım seni"mi diyorsun ,) Ama ben şansımı denemek istiyorum,bakarsın pozitif yaratımlarımı gerçekleştirme fırsatı bulurum :)) Sağolasın canım benim,bol bol neşeyle hallolur diye düşünüyorum.Sevgiyle kal....


Reply author: kurby
Replied on: 07/01/2009 14:03:11
Message:

Hayır canım benim, merkür geri döndüğünde, gezegenin enerjisi içeriye dönük çalışır ve insanlar kendilerini ifade etmekte zorlanırlar, bu nedenle de yalnış anlaşılma ve yalnış anlama potansiyelleri fazlalaşır.:)))Sadece dikkat diyorum.:))))))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 07/01/2009 14:05:34
Message:

Yani kapa çeneni mi! demek istiyorsun :)) Peki öyle olsun gülüm benim :)) Hoş geldin Altın günleri :))


Reply author: kurby
Replied on: 07/01/2009 14:09:10
Message:

Hey Allahım!Birşey demiyorum, Zer-zivi, birşey demiyorum.Son sözü sana bırakıyorum.:(


Reply author: zer-zivi
Replied on: 07/01/2009 14:13:48
Message:

Yanlış anlamadım ama yanlış anlaşılmanın ilk örneğini sende tahlil etmiş oldum :))) Bak burçlar bile söylüyor iyi niyetini yanlış anlayabilirler diye.Sende öyle anladın.Acep kötü niyetim de doğrumu anlaşılırdı kine!:))) Neyse bu da üç haftalık sürecek sessizlik için son sözüm olsun :))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 07/01/2009 14:16:06
Message:

Ben anladım, söylenmek istenileni, sanırım daha önce yaşamıştım, donanım bozulmalarıyla beraber. Bu yüzden kendime espiri yapmayı yasakladım. İyi ki varsın Kurby, teşekür ederim.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 07/01/2009 15:09:23
Message:

Sevgili Tversonus neden espiriyi kendine yasakladıkine! :) Ciddiye alınmamaktan kaynaklımı yoksa karşındakinin espiriyi yanlış anlamasından mı!Bu aralar çok ciddisin,gülen yüzüne hasret kaldık be dostum.Eğer herkes ciddi takılacaksa ki,bende bu günlerde zamanımı çocuklarla geçirsem daha iyi :)) Ciddi takılmaya başladığımda benim enerjim düşüyor ve sevgiyi soğuk bir şekilde duyumsuyorum,bunu istemediğim için vitamin olarak neşeyi,mizahı,coşkuyu yaşamıma katıyorum.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 07/01/2009 15:59:31
Message:

Hayır kurby'ni söylediği bir dönem yaşadım daha önce ondan biliyorum, ortaya "a" söylenir karşıdaki "c" anlar, aslında tekrar yazı okunsa bunun "b" olduğunu görür kişi. Bilmem anlatabil dim mi? Ya işte aletler bozuluyor ya biz de bozuluyoruz bu dönemlerde:))


Reply author: zer-zivi
Replied on: 07/01/2009 16:18:44
Message:

Yanlış anlaşılmamak için mutlaka doğru,uygun bir frekans vardır,bir sorun varsa uygun frekansı bulamadığımızdandır.Bende yanlış anlama ve yanlış anlaşılmanın olabileceği bir dönemde eylemlerimizi durdurmak yerine,bu durumu pozitif yönde eylemlerle aşabileceğimizi düşünüyorum.Kaçmak yerine yüzleşmek gerekir.Yanlış anlamamak ve yanlış anlaşılamak için yöntemler düşünmeliyiz,her böyle yaşanacak durumlarda ,sonuçları pozitif sonuçlandırmanın bir ilmi vardır mutlaka.


Reply author: pandora76
Replied on: 24/01/2009 17:31:51
Message:

Zer-zivim.

Ay burcun yay.Yay burcu çok açıkyürekli,içten insanlardır.Her zaman doğal olmayı savunurlar.Yay burcunun yöneticisi Jüpiterdir ve Jüpiter çocuksu,masum,neşeli,şanslıdır ve bir başka özelliğide büyüteç gibi olmasıdır.Yani bazen yaşadığımız olayları,yaklaşımlarımız,neşemiz,üzüntümüzü,vs...bir büyüteç gibi büyütebilir.

Dahada önemlisi Jüpiterin 12.evde olması.Bu konum,kendilerinden önce başkalarının çıkarlarını düşünen,hatta kendi çıkarlarına zarar verecek olsa dahi başkalarını düşünen çok nadide,güzel bir konumdur.

Sana aslan burcundaki güneş tutulmasının çok güzel bir kalbi olan aslanların hayatını değiştireceğini söylemiştim.

Seni düşündüm bugün ,aklıma geldi.Yazmak istedim güzel arkadaş.


Reply author: pandora76
Replied on: 24/01/2009 17:40:10
Message:

"Yay burcu olsaydım keşke yada belki bir başka hayatta" demiştim Tsunaminin çocuğunun haritasına bakarken.Niye öyle demiştim?İşte bunu söylemek istemiştim.


Reply author: zer-zivi
Replied on: 24/01/2009 20:46:58
Message:

Teşekkürler gülüm benim,senin yüreğinin güzelliği ve samimiyetiyle ifade olabilir,denk düşebilir ancak içimdeki güzellik.Derinden sevgiler,canım benim.


Reply author: Tsunami
Replied on: 25/01/2009 11:44:06
Message:

Yay burclarinda gözlemledigim bir sey daha var. Acik yürekli, acik sözlü, yalansiz, dalaveresiz olduklarindan midir nedir, sürekli cevrelerindeki olaylar üstlerine kalir. Günah kecisi oluverirler , fakat öyle saf kalpli ve yüce gönülller ki, atilan suc karsisinda kendilerini savunmazlar bile.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/01/2009 14:56:51
Message:

Yüce gönüllülük kendini savunmamak anlamına geldiğine göre,yay burcuda kendini savunmadığına göre,bu burca yüce gönüllüler burcuda denilebilir.Umarım bir başka hayatta,böyle yücelebiliriz.

Bu hafta başında güneş tutulması yaşandı bu arada.Bunuda söylemiş olayım.Bu güneş tutulması hangi evimizde yaşanmışsa o evin işaret ettiği konularda etkili olacaktır.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/01/2009 15:19:43
Message:

Yay burcu deyince aklıma geldi.Küçük ablamda akrep asc yükselen yay.Akrep burcu malum bütün kötülüklerini bünyesinde barındıran bir burçtur.Ablamda 29 Yaş Satürn döngüsüne kadar yani yoğun olarak akrep özelliklerini gösterdiği yıllar boyunca,pek çok kötü özellikle yaşadı.Mesela kendi çıkarına zarar verecek şeyleri yapmazdı.İşi olduğu sürece insanlara iyi davranıp,işi bittikten sonra yapacağını yapardı.Ama 29 yaşla beraber,savunmasız yay burcunun özelliklerini aldı ve yücegönüllü biri olmaya başladı.Artık sağ yanağına atılan tokattan sonra muhakkak sol yanağını çeviriyor olması gerektiği gibi.O yüce bir insan.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/01/2009 16:03:09
Message:

Şunuda söyleyeyim yay hakkında.
Açıkyürekli olduğu için yanlış anlaşılabileceğini söylemek istedim,üzerine suç atılabileceğini değil.İkisi farklı şeyler.Geri giden merkürün sınavını seveyim,iyiki geri gidiyor.Yay burcu duygularında çok taşkındır.Bir başkası çok kısaca duygularını ifade edebilirken;genişleten Jüpiter,yay burcunun duygularını ifade edişinide genişletir.Buda bazen istemeden herşeyin birbirine karışmasına neden olur.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/01/2009 16:37:39
Message:

"Üstüne atılır" sözcükleriyle birarada kullanınca evet böyle birşey çıkıyor ortaya.Şimdi farkettim.Üstüne kalır demek yerine üstüne atılır yazmışım.Olanlar,yanlış yorumlanan sözcükler sonucunda üstüne kalır bir insanın,üstüne atılmış olmaz.
Bunu düşünerek söylememiştim çünkü siz ortamı yumuşatmaya çalışıyor,güzel birşey yapmak için konuşuyordunuz Tsunami.Olanları Zer-zivinin üstüne atmaya değil.Geri giden merkürü ve iletişimdeki kopukluklarınıda anlatarak.İyi birşey yapmaya çalıştığınızı düşünürken,kötü birşey yaptığınızı düşünmüşüm gibi bir ifade kullanmışım.Sizi kastetmişim gibi sanmışsınız.Sizinle yaşadığım sorunlar ayrıdır fakat bu sorun ayrıdır.Kusuruma bakmayın bu yanlış anlaşılma için.
Artık gülüyorum bu kadar iletişim sorununa.


Reply author: kurby
Replied on: 25/01/2009 19:01:04
Message:

YORUMSUZ



NOT:İçerideki harita bana ait, dışarıdaki ise bugünün transit haritasıdır.İltifatlar için teşekkür ederim ayrıca.


Reply author: pandora76
Replied on: 25/01/2009 19:34:38
Message:

Ben cidden gülüyorum artık.Trajikomik bir hal aldı yanlış anlaşılmalar,yanlış sözcükler.Bir bakıyorum sözcükleri rahatlıkla kullanabiliyorum,bir bakıyorum herşeyi karıştırmışım birbirine.

Mesela usta kelimesi yerine iyi kelimesini kullanmışım başka bir başlıkta.İyi ve usta kelimeleri tam anlamıyla birbirinin yerini tutarmı:)Oysa ben iyi değil,usta demek istemiştim.

Kurbyde yanlış anlamıştır şu an belki,üstüne almıştır söylediklerimi,hiçbir ilgisi olmasada.
Tamam da..Astroloji üzerinde konuşuyoruz.3.ev iletişim,konuşma ,yazma ve öğrenme eviydi.
Kadersel değişimler,dönüşümler manasına gelen Plutonu 3.eve geçen ve kuzey düğümüde 3.evde olan k.d.a benim.Benim daha çok iletişemezliğim olmalı,dönüştürmeli,yormalı ama sanırım herkesi, benim kadar olmasada oldukça etkilemiş olmalı.
Bu neymiş böyle.Daha yeni Pluton3.eve ve gelir gelmez işine başladı:)

Pluton güneşe çok yakın bir açı yaparsa ne olur?


Reply author: Tsunami
Replied on: 26/01/2009 11:24:32
Message:

quote:
Originally posted by pandora76

"Üstüne atılır" sözcükleriyle birarada kullanınca evet böyle birşey çıkıyor ortaya.Şimdi farkettim.Üstüne kalır demek yerine üstüne atılır yazmışım.Olanlar,yanlış yorumlanan sözcükler sonucunda üstüne kalır bir insanın,üstüne atılmış olmaz.
Bunu düşünerek söylememiştim çünkü siz ortamı yumuşatmaya çalışıyor,güzel birşey yapmak için konuşuyordunuz Tsunami.Olanları Zer-zivinin üstüne atmaya değil.Geri giden merkürü ve iletişimdeki kopukluklarınıda anlatarak.İyi birşey yapmaya çalıştığınızı düşünürken,kötü birşey yaptığınızı düşünmüşüm gibi bir ifade kullanmışım.Sizi kastetmişim gibi sanmışsınız.Sizinle yaşadığım sorunlar ayrıdır fakat bu sorun ayrıdır.Kusuruma bakmayın bu yanlış anlaşılma için.
Artık gülüyorum bu kadar iletişim sorununa.



Sevgili Pandora, ben yaylar hakkinda bir görüsümü bildirmistim sadece, bildiginiz gibi kizimin da bir yay olmasi nedeniyle. Baska hic bir seye gönderme yapmadim ya da özel bir kisiden bahsetmedim. Konusmalar basligindaki yazismalardan bahsediyorsunuz ama benim yazdiklarim o konuyla ilgili degildi gercekten. Geri giden merkürün azizligini bir kez daha yasiyor olmaliyiz.

"Sizinle yaşadığım sorunlar ayrıdır fakat bu sorun ayrıdır.Kusuruma bakmayın bu yanlış anlaşılma için."

demissiniz , cok ama cok sasirdim. Cünkü ben farkinda olmadan insanlar benimle sorun yasayabiliyor demek ki.. Ben burda kimseyle sorun yasamiyorum ya da ben öyle zannediyorum.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 26/01/2009 12:28:19
Message:

Sevgili Tsunami,

İnan yukarıdaki cümleyi görünce (hem de yanlış anlaşılmalatı düzeltmek amacı ile yapılan bir açıklama içerisinde) ben de çok şaşırdım. Acaba "paralel bir evrendeki budur.com forumunda" mı yaşandı diye düşündüm. Bunlar dışarıdan gözlem yapan, her yazılanı okumaya çalışan bir budur üyesinin fikri değil gözlemidir:))


Reply author: Tiversonus
Replied on: 26/01/2009 12:40:32
Message:

Durum şuna varıyor: Artık fikirlerini açıklarken harcadığın zaman ve enerjiden daha fazlasını ve evet çok daha fazlasını "kendini savunmak" için harcıyor duruma geliyor insan. Bu zor bir durum.

Fikiler ne olursa olsunlar (yani karşıt dahi olsalar), fikir bazında yapılacak paylaşımın veya sunumun ötesinde bir durumun önü açılmış oluyor. Böylece küslükler, gruplaşmalar v.s. bir durum ortamı çıkıyor ve bizim "meşhur kertişler" aç kalmıyorlar. Kişi geri dönüşü olan bir eleştiri mekanizmasına sahip olmalıdır. Ancak bilerek veya bilmeyerek oluşan ortamların bir spiritüel bakış açısında olan ve tekamül gibi hedefi veya "kamil insan" gibi hedefi olan bir insan için zor, verimsiz bir durum yaratıyor.

Sonuç olarak ortaya yazılmış konular genelin bakışına açık olduğundan dolayı ve durumun daha verimli bir hal alması için bu fikirlerimi yazıyorum. Yok sa herkes farklı bir fikre sahip olabilirler ve bun da da bir doğallık vardır zaten.

Arkadaşları uyarmak, verimli bir ortama sahip olma adınadır.

Okuyanlara Selamlar, Sevgilerimle...


Reply author: Tiversonus
Replied on: 26/01/2009 15:33:04
Message:

_Astrolojik_2012 Anlamı Nedir?























Reply author: Tiversonus
Replied on: 26/01/2009 16:36:18
Message:

Biz zamanı dünyanın güneşin etrafındaki dönüşüyle ölçeriz ve aynı olay Güneş Sistemi’mizin tüm gezegenleri için geçerlidir. Bu dairesel karakteristik hareket, belki ebedi değildir ama bildiğimiz kadarıyla evrenin her yerinde geçerlidir. Dünyamızda 24 saat yarısı gece, yarısı gündüz olan bir gündür, bu bir periyottur, yılın mevsimlere bölünmesi gibi, burada karşılıklı ilişkiler vardır, dünya döner gece olur yine döner gündüz olur. Gezegenimizin rotası Güneş’e olan uzaklığı orantısında mevsimleri oluşturur yani söz konusu karşılıklı ilişki budur, biz buradan zamanı anlar ve ölçeriz. İki gezegenin karşılıklı ilişkisi de böyle düşünülmelidir, birbirlerinden uzaklaşır ve yaklaşırlar, konumları bize bir ölçü verir; kısacası olaylarla, hareketleri karşılaştırırız. Dönemsel vizyon düşüncesi çok eskidir öylesine ki insanlığın gözlem yaptığı ilk günler kadar eskidir. Klasik Yunan’da yaşamın dönemsel yenilenmesi, başta Plato olmak üzere, Pythagoras, Heraclitus, Empadocles ve sonraki düşünürler tarafından anlatılmıştır, şimdi bizler onların hesaplamalarını ve düşünce biçimlerini yeniden keşfediyor ya da hatırlıyoruz...


Mundane Astroloji’ye göre yüzyılımızda belirginleşen kültürel değişimler ve artan türevleri, üç dış gezegenin dönemsel dinamiğine bağlıdır. Burada, sistematik bir düzenleme göremezsiniz ama olanları anlamak ve kozmik sistemi tanımak, özellikle entellektüeller için şaşırtıcıdır. Uzun yıllar önce, BBC Televizyonu’nunda Amerikan İç Savaşı ile ilgili çok düşündürücü bir belgesel yayınlanmıştı. Acaba neden isyan o zamanda başlamıştı? Gerek Jüpiter, gerekse de Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluto ile ılımlı bir ilişki içindeydiler; Gouchon’un “Kozmik Dönemsel indeks” indeki kayıtlar doğruydu ve bu indeks 20. Yüzyıl için ünlü tarihçi-astrolog Andre Barbault tarafından desteklenmişti, “Les Astres et l’Histoire-1967 ve L’Astrologie Mondiale-1979”. Barbault’un hazırladığı, antik çağdan başlayıp 1950’de biten savaş listeleri, çok etkileyicidir ayrıca tahmini kurban sayıları da verilmiştir.


Ciddi bir çalışma ve hesaplamanın sonunda, son üçyüz yılda dönemsellik yani tekrarlar açıkça görülür hatta daha da ötede özgün bir ritm vardır. Eğer Fransız tarihçi Bouthoul’un, Barbault’a yolladığı 1740-1974 dönemine ait savaş listesine “Le Defi de la Guerre 1976” göz atılırsa söz konusu ritm çok daha iyi görülür. Bu iddia, Gronigen Üniversitesi, Dutch Polemological Enstitüsü tarafından da desteklenmiştir, ayrıca Leiden Üniversitesi Sosyal Anlaşmazlıklar Araştırma Merkezi’de aynı fikirdedir yani savaşların dönemselliği vardır. Barbault’nun savaşlarla ilgili çalışmalarında cevabını bulamadığı en önemli soru, hiçbir astroloğun İkinci Dünya Savaşı yıkımını tam olarak neden önceden bilemediğidir? Oysa, Gouchon cevabı bulmuştur; beş dış gezegenle ilgili hesaplar (Jüpiter’den Pluto’ya) çok net olarak ülkeler çapında bir anlaşmazlığı göstermektedir (Burada okuyucuyu sıkmamak için, yapılan uzun hesaplamaları ve grafikleri vermiyorum, merak edenler referansları bulabilirler) Özet olarak Jüpiter’in diğer yavaş gezegenlere doğru olan hareketinin eğrisi savaş habercisiydi, buradaki dalgalanmalar, zıtlaşmalar ve çakışmalar durumu gösteriyordu. Çünkü Birinci Dünya Savaşı tamamen aynı konumda başlamıştı.


Burç ve fal astrolojisinden başkasını tanımıyan okurlarımıza durumu daha iyi anlatmak için şöyle diyebilirim. Mundane de bir astroloji türüdür ama fal değildir, istatistiklere ve örneklere dayanır, örneğin Jüpiter belli bir zaman içinde belli hareketleri veya diğer gezegenlerle belli konumları oluşturmuşsa, karşılığ›nda yaşanan olaylar vardır ve bunlar karşı karşıya konur. İşte iki büyük savaşın başlangıcında, Jüpiter başta olmak üzere beş dış gezegenin konumları aynıydı. 1950’de benzer bir durum daha yaşandı ama farklılıklar vardı ve bu kez dünya savaşı yerine daha küçük olan Kore Savaşı yaşandı. Birçok astroloğa göre, dönemsel çevrimler iyi göstergedirler, dengenin derecelerini gösterirler, ayr›ca bu göstergelerin ekonomik ve politik ilişkilerde de geçerli oldukları da kabul edilir.


Yakın tarih bize daha iyi tablolar verir; 70’lerin sonuna doğru dönemsel indekslerin düşüş evresi, dünya ekonomisinin sars›lma dönemine yani yüksek enflasyona, artan iflaslara ve büyüyen işşizliğe raslamıştır. Aynı dönemde uluslararası ilişkilerin kötüleşme hızı artmış ve Sovyetlerin Afganistanı’ı işgali ile İran’daki fanatik devrim gercekleşmiştir. 1983/84 döneminde dönemsel indeks yükselmeye başlayınca, ekonomide geçici düzelmeler görülmüş, uluslararası ilişkiler daha yumuşamış, Gorbachov’ın yıldızı parlarken, SSCB’de reformlar kolaylaşmıştır. 1989/90 dalgası zirveye ulaştığında ise, Doğu Avrupa’n›n Komünist diktatörleri yıkılırken, SSCB ile ilişkiler kopmaya başlamış ve aynı anda da ekonomik durum dünya çapında yine kötüleşme sürecine girmiştir. Bu örneklerdeki amaç, son 300 y›ldaki dönemsel indekslerdir. Hipoteze göre, yükselen eğriler hakim iyimserliği, göreceli dengeyi, yaratıcılığı ve gelişmeyi işaret etmektedir, alçalan eğriler ise, karışık ilişkiler evresini, yıkımları, pesimizmi, karmaşayı ve yine göreceli kaosu göstermektedir. Ve bizim sorumuz, savaş indekslerinin bu hipotezi destekleyip, desteklemediğidir? Daha açıkçası görülür ki, eğrilerin düşme dönemlerinde daha çok savaşın oluşması, yükselme dönemlerinden çok daha fazladır ve işte bu, doğrusal bir ilişkinin göstergesidir.


Elimizde önemli bir referans var; Lentz Bar›ş Araşt›rmalar› Laboratuarı Direktörü William Eckhardt’ın 1991’de yazdığı “Dünyadaki Savaş ve Bar›ş Harcamaları” adlı kitap. Bu kitaptaki “1500-1990 arasındaki Savaş ve Savaş nedenli Ölümler” listesinin üzerinde duracağız. Listede, 1700-1991 arasında 492 savaş var ve her birisindeki asgari ölü sayısı binin üzerinde. Tüm bu savaşların sonucunda, 134.880.000 insan yaşamını yitirmiş ve bu sayı 18. Yüzyıl’daki tüm Avrupa nüfusuna eşit, günümüzde ise Britanya Adalar›, Fransa ve Hollanda’nın toplam nüfusu demek. Şimdi bu savaşların başlangıçlarını dönemsel indekslere göre kontrol edelim, ilginç bir sonuçla karş›laşacağız...


492 savaşın başlangıçları;
Jüpiter evresinde; -248 +244 = 492
Satürn evresinde; -254 +238 = 492


Artı veya eksiler dönemsel çıkış ve inişleri gösteriyor, farklar raslantı düşüncesini itmektedir. Ama asıl önemli olan Jüpiter’in iniş ve çıkışında oluşan savaşlardır yani Jüpiter’in her iniş ve çıkışında savaş vardır. Bir de ölümlere bakalım...


1. 1.000’le 10.000 ölüm; ………….281 adet Jüpiter evresi -135 +146
2. 10.000’le 100.000 ölüm;………..152 “ Jüpiter evresi - 74 + 78
3. 100.000 kişiden çok ölüm;……….59 “ Jüpiter evresi - 39 + 20
Toplam 492


Savaşların, oluşmaları ve bitişleri, dönemsel evrenin gelişi ve gidişi sırasındadır ama biz büyük savaşlara bakacağız. Önce Jüpiter, sonra da Satürn ve Uranüs’ün iniş ve ç›k›ş evrelerinde ortaya ç›kan 59 savaş önemlidir. 39 savaş Jüpiter’in düşüş evresinde, 20’si yükseliş evresinde çıkmıştır, Jüpiter ve Satürn evrelerinde ise, beş kez fazlalık görülür ve oran % 25.5’e yükselir. Bu hesaplamalar uzundur, sizi ayrıntılardan uzak tutuyorum...


Sonuçta genel bir orant›lamaya girersek, büyük savaşların % 92’sinden Jüpiter sorumludur ve ölümlerin hemen tamam› onun dönemlerinde yer alır. Tüm savaşlarda (492 savaş) yaklaş›k 135 milyon insan ölmüştür. 59 mega-savaşta ölenlerin sayısı 124 milyondur yani tüm ölenlerin % 92’si ve Jüpiter bu dönemlerde yükseliş evresindedir. Ve genel bir hesaplamaya gidersek, Jüpiter+Satürn+Uranüs’ün yükseliş evrelerinde ölenlerin oranı, tüm savaşlarda ölenlerin % 83’ünü oluştururlar...


Bu bir raslantı mıdır? Öyleyse neden sadece bu gezegenlere ait bir raslantıdır?

Bu çal›şma şu sonuçlara ulaşır...
” 2. Tüm kurbanlar›n % 92’si, Jüpiter’in yükselişinde ölmüştür.
” 3. 22 mega-savaş›n nedeni de, ayn› döneme aittir.
” 4. 22 mega-savaşın 18’inde tüm kurbanlar›n % 88’i ölmüştür; bunlar Jüpiter’in yükselişindedir.
” 5. En kötü savaşlar, Jüpiter’in düşüş evresinin diğer üç gezegen taraf›ndan kırılma çizgisinde çıkmışlardır; buna “Dehşet Efekti” denir.
” 6. Bilinmeyen bir nedenle, Jüpiter dünyanın neresinde yükselirse yükselsin, savaşlar genelde Avrupa’da çıkmaktad›rlar ya da Avrupa neden olmaktadır. Jüpiter’in yükseliş evresinde başlayan savaşlar, düşüş evresinin başlang›c›na kadar bitmemişlerse, düşüş evresinde ölümler çok daha fazla olmaktadır.



Elbette ki, bütün tarihi olaylar, bu yaklaşımın dışında da değerlendirilebilirler. Üzerinde çalışılan süre hemen hemen üç yüzyılı kapsıyor ama geçen zaman içinde dünya nüfusu sekiz kat büyüdü. Savaşlar dünyayı son üçyüz yılda çok değiştirdiler; 18. Yüzyıl’da Frans›z Devrimi’nden önce çok az sayıda profesyonel asker vardı yani askerlik azınlık bir grubun mesleğiydi ve bunlar devrimden sonra savaş sanatını kitlelere öğrettiler o zaman halk orduları doğdu. Endüstri Devrimi sonucunda ise, silaha yönelik bir savaş makinesi oluşmuştu artık kurbanlar milyonlarla sayılıyordu. Buna rağmen insanın değeri hala vardı ama bu değer acınin ve gözyaşının enflasyon katsayısıyla ölçülüyordu. 20. Yüzy›l’da savaşların artışı bu acı eşiğinin aşılmasının sonucuydu, savaşlar artarken insanlığın acı eşiğinin derecesi yani enflasyon katsayısı aynı oranda artmıyordu.

İŞTE ŞİMDİ BU NOKTADAYIZ. Elde ettiğimiz kozmolojik dönemsel eğri referansları, astronomi ve burç falı dışındaki akademik astroloji ile yakın ilgisi olmayanlar için çok açık olmayabilir ama güvenilirdir. Çünkü bizler, Güneş Sistemi’nin düzenli ve ritmik hareketinin içindeyiz yani ayrılmaz bir parçasıyız, mikrodan makro hareketleri gözlemleyebilir ve yağmur bulutlarından yağmurun yağacağını önceden bildiğimiz gibi, gezegenlerin hareketleriyle, yaşadığımız olayları dönemsel yani zamansal olarak karşılaştırıp kozmik ritmi ya da tekrarları öngörebiliriz.

Şu anki kültürümüz, gezegensel evrelerin oluşmaları düşüncesiyle Antik Çağ’daki kadar uyumlu değildir, geçmişte olduğumuz kadar şimdi de karanlık uzay bizi ürkütüyor, öldürücü dünyadışı canlılar fobisi kadar bilinmeyen güçlerin bizi yönlendirmesini de istemiyoruz, bir anlamda kendi kötülüğümüzden mutluyuz hatta yeteri kadar kötü olduğumuzdan da eminiz. Bu bağlamda, bu tür araştırmalar ve öngörüler, rahatsız edici ve hatta bazı algı düzeylerinde panik uyandırıcı sonuçlar getiriyor. Oysa daha dikkatli olabilir, kimbilir belki de bugün beğenmediğimiz bazı antik yöneticiler gibi davranarak, gök evrelerinin bizi kan ve savaşa götürdüğüne inanabilir, mesnedimiz ne olursa olsun çok sevdiğimiz bu acı oyunundan biraz olsun kurtulabiliriz...


Not: 59 büyük savaşın başlangıcı 1701-13 İspanya iç savaşıdır, son alarak da 1992-96 Yugoslavya iç Savaş› incelenmiştir. 1996 sonrası henüz değerlendirmeye alınmamıştır.


Astrolog - Ata Nirun


Reply author: kurby
Replied on: 26/01/2009 21:10:40
Message:

Çok bilmişlik yapmak istemiyorum ancak, yukarıdaki verilere göre verilen tarihlerin horoskoplarını açtığımda bir yanılgı mı var diye düşündüm.Bir yandan da kafamda canlandırmaya çalışıyorum.Jüpiter ile güneşi 180 derece olarak belirlemişler ve dünya jüpiterle kavuşuyor görülüyor.Oysa Venüs ve Merkür de Satürn ile kavuşuyor, Mars da Pluto ile.Elbette bu benim gözlemim.Programda(Solar fire Delux) araştırdım.Bu oluşumu veren en yakın tarih.3 aralık 2012.
Bu tamamen benim gözlemimdir, hatalı olabilir.



3 Aralık 2012


Reply author: Tiversonus
Replied on: 26/01/2009 21:53:26
Message:

:)))) Ben biraz daha astroloji ile ilgilenmeye devam edeyim bari, gerçek "astrologlarımıza" gaz vermeye devam edeyim, doğrusu şu ben bu konuda "çırağım" :))

Düşündümde 12 ay ereken mi "tezkere" şimdi:))

Sevgili Kurby,

"12 ay" ı yanlış algılamışım, özür dilerim.

Aslında azönce şunu merak ettim: Bir programdan bahsettiniz, işte o program ile 23 Aralık 2012 tarihinin dizilimi nasıl acaba. Yani çok farklı mı (ekin çemberi ile) veya yakın mı?

23/12/2012 nin haritası/gezegen dizilişi aktarırsanız çok memnun olurum. Tabi zor değilse:))

Selamlar, Sevgiler...


Reply author: kurby
Replied on: 27/01/2009 00:56:33
Message:

23.12.2012 gezegen konumları aşağıdaki gibi.:))


Bana en yakın gezegen konumları daha önce verdiğim tarih gibi geliyor yine de bilemiyorum.Ben kavuşum derecelerini biraz daha yakın almış olabilirim.:))Fırsat buldukça diğer çemberlere de bakacağım.


Reply author: pandora76
Replied on: 27/01/2009 03:24:13
Message:

Sadece sevdiğim insanlar söz konusu olunca hassas davranıyorum.Burası astroloji başlığı sonuçta.Bu yüzden şöyle anlatayım.Güneş akrepler normalde soğuk,sessiz olabiliyor ama sevdikleri insanların üzüntülerine karşı kayıtsız kalamıyor.Hakikatende öyle benim için.Zer-zivinin yeterince sorun yaşadığını ve yanlış anlaşıldığını düşünür iken,ay burcu olan yay için söylediklerinizin onu daha fazla üzeceğini düşündüm ve tepkimde bundan dolayıydı.Anlık birşeydi.Kendisine yücegönüllü demiştim konuşmalar başlığında ve bunu ima ettiğinizi düşündüm bir an.Yanlış anladım sözlerinizi.Yoksa konuşmalar başlığında meydana gelen gerginliği dindirmeye yönelik,akılcı sözlerinizi sevmiştim ve takdir etmiştim.

Gösterdiğiniz bu olgun davranışınızdan dolayı size teşekkür ederim.Geçmişte sorunlar olmuşsada,bu anlayışınızdan sonra artık bir sorun yok benim için.Geri giden merkür sorunları ortaya çıkardığında bunların dahada çözümsüzleşebilmesi ihtimalinin yanısıra,çözümlenme şansı vardır.Aynı zamanda bir fırsattır.
Ablam gerçektende asc yay ve aslan burcunun yanında en çok görebilme şansı yakaladığım burç yay.Yay burcu için söylediğim şeyler ayrıca benim gözlemlediğim şeyler.Bir tek zer-zivinin ay burcuyla alakalı birşey değil.
Sevgiyle kalın Tsunami.


Reply author: bozadi
Replied on: 27/01/2009 20:56:29
Message:

sevgili kurby, çok şey paylaşırsam, benim şimdi yaptığım gibi tespit edilecek çok yanlışım ortaya çıkar diye korkuyorum !!! :))) :((((

ama, şu meşhur göktaşlarının veya kometlerin gelişiyle ilgili aklıma gelen astrolojik bir işarete değinmek istiyorum: 2010'un ortalarında uranüs'ün koç'a girmesi.

aslında ileriki bir kasyopya celsesinde arkadiusz komet kümesinin 2009 yılı içinde bir vakitte ortaya çıkacağına dair bir tahminini söylüyor ve kasyopyalılar da bunun iyi bir tahmin olduğu gibisinden bir yanıt veriyor. 2009 nisanında venüs ve "mars" gezegenleri "uranüs"le kavuşumlarını müteakip "koç" burcuna giriş yapıyorlar. mars ve koç, kometlerin temel etkilerini en iyi açıklayan kombinasyon belki. hele uranüs gibi bir dış gezegenle etkileşimli olarak düşünülürse daha da anlamlı oluyor. :) uranüs-koç/mars etkileşimi bence bir şekilde "olası" komet etkilerini çok iyi temsil ediyor. kasyopya bilgilerine olan inancım nedeniyle komet olayına da mutlak gözüyle bakıyorum ama yine de tartışma konusu olarak "olası" tabirini kullanmayı uygun buluyorum.

bu ve diğer kıyametimsi senaryoları tartışırken, dünya sahnesinin ve bedenlerimiz içinde 3. yoğunluktaki tüm deneyimlerimizin öğrenmeye yönelik bireysel, grupsal ve kitlesel derslerden ibaret olduğunu hatırlamamız da önemli ve verimli olur (özellikle kendime yönelik bir tavsiye bu) :))


Reply author: bozadi
Replied on: 27/01/2009 20:59:43
Message:

önceki birkaç mesaj silinmiş gibi görünüyor?!


Reply author: kurby
Replied on: 27/01/2009 21:48:35
Message:

Benim mesajım nereye gitti.:((((( Sevgili Bozadi senin mesajın da yok üstelik.Neler oluyor??????

Ve sevgili Bozadi, paylaşmazsak hatalarımızı nasıl görebiliriz ki, bazen delice gelen bir fikir diğer fikirlerle törpülendiğinde ortaya muhteşem şeyler çıkabilmektedir ya da çöp olduğu ortaya çıkar ve gereksiz bilgi dağarcığından kurtuluruz.Lütfen paylaşın, bunu yürekten istiyorum.

Misafirim olduğu için yazamadım, güneşi merkez olarak alan harita aşağıdadır.
23.12.2012


Reply author: Tsunami
Replied on: 27/01/2009 22:27:58
Message:

Benim mesajim da yokolmus

Yanlis anlasilmalar bittigine göre paylasima devam arkadaslar , demistim..Neyse bir sorun var herhalde mesajlar ucup gittigine göre.


Reply author: Tiversonus
Replied on: 27/01/2009 22:31:37
Message:

4. yoğunluk sızıntısı:)) Migros'a giricen Moskova' dan çıkıcan:)))


Reply author: pandora76
Replied on: 28/01/2009 04:27:39
Message:

Evet Tsunami mesajlar yokolmuş.Ben ne diyordum?
Anlayışlı ve sabırlı yaklaşımınızla örnek oldunuz diyordum.Bir adım atarak,herşeyi unutturabiliyormuşuz sorun olduğunu düşündüğümüz şeylerin ne olduğunu anlatmaya bile gerek kalmadan.

Birde merkür diyordum.Kişi mesela oğlak burcu olmasada,merkür oğlakta iken doğmuş ise eğer,oğlak gibi düşünür ve oğlak etkileride gösterirmiş.Pluton güneşe çok yakın açı yaparsa eğer,akrep özellikleri gösterirmiş.Satürnün güneşle kare açı yapması durumunda kişinin Satürnyen olması gibi.
Tabi benim kuzey düğümüm bilgi aktaran ikizler evinde olduğu için,karşıma çıkan bilgileride aktarıyormuşum.
Şimdi niye böyle yapıyormuşum,anlıyorum:)


Reply author: bozadi
Replied on: 28/01/2009 18:34:30
Message:

çember araştırmacılarının, ilgili ekin çemberine dair çizdikleri iki taslaktan birinde hatalı bir konumlandırma var. satürn gezegeni, merkür ve venüs'ü geçmiş gibi gösteriyor. halbuki ekin çemberinin kendisinde öyle değil.


bu resimde satürn-venüs-merkür konumu, orijinal çemberdekinden farklı ve hatalı verilmiş.

şu taslakta ise aynı hata yok:


güneş merkezli olarak çıkardığın horoskopta yükselen çizgisi terazinin ilk derecelerine alındığında, 23-12-2012 tarihinde dünya, venüs, mars, jüpiter, satürn, uranüs ve neptün'ün güneşe göre konumları, ekin çemberindeki gezegen dizilimleriyle hemen hemen bire-bir uyuşum gösteriyor sevgili kurby. görebildiğim kadarıyla yalnızca plüton'u temsil ettiği varsayılan küre, plüton'un o tarihteki konumundan biraz farklı bir noktada. bu da ilginç bir durum tabii. eğer bu ekin çemberi sahiciyse (ki ben öyle olduğuna inanıyorum), uyumsuz duran dairecik plütondan başka bir gök cismine referans olabilir. tabii yine de durumun tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz.

güneş merkezli horoskop kavramını hiç düşünmemiştim. gezegenler farklı burçlarda! bunu biraz araştırmalıyım. :))


Reply author: kurby
Replied on: 02/02/2009 19:57:15
Message:

Yazınızı ancak farkedebildim, sevgili Bozadi, affedersiniz.:))Güneş merkezli harita benziyor benzemesine de, Mars ve pluto'nun da kavuşumda olmaları gerekiyor ama değiller? Mars ve plutoyu kavuşturunca da diğer venüs-merkür-satürn üçlüsünün kombinasyonu bozuluyor.Belki de 2012 değildir!

Şu güneş haritalarının üzerine hiç eğilmemiştim, kendi doğum haritamı da güneş merkeze çevirince, korkunç açılar çıktı.Şimdi de, acaba dünya bazlı almasam da güneş bazlı mı alsam, biraz da o şekilde yorumlayıp, doğruluk durumuna baksam mı diyorum?(Ki doğruluk payı var)Bu bir fikir sadece ama incelemeye değer.:))Böylece dünyaya yakın olan gezegenlerin enerji alanını da daha rahat yorumlama şansına sahip olacağım.:))Atladığım bir bilgiyi hatırlattığınız için de ayrıca teşekkür ederim.

Ne yazıcaktım ben,ha!Size bir iyi bir de daha iyi haberim var!Önce iyi haber, merkür bugün dönüşünü gerçekleştirdi.8.Şubat itibariyle de normal hızına dönecek.:(( Daha iyi haber, mars ile merkürün birlikteliği jüpiter ile kutsanacak(Savaşçı-haberci-tanrı)ve bu kutsama kova burcunda olacak.Yasasın özgürlük, eşitlik!:)))Sosyal gruplar, topluluklar arasındaki iletişim hızlanabilir, ateşli tartışmalar yaşanabilir, elbette iyimser bir hava eşliğinde.:))

Sevgiyle...


Reply author: pandora76
Replied on: 09/02/2009 19:00:20
Message:

Saat 16:39 da meydana gelecek Ay tutulması ve ardından saat 16:50 de, Aslan-Kova düzleminde oluşacak Dolunay tüm burçların sakin ve dikkatli olmalarını gerektiricidir.
Alıntı.

Aslan -kova burcunun hayatında önemli değişimler,geçen yılki tutulma gibi,bu tutulma ile devam edicek astrolojiye göre.


Reply author: damdam
Replied on: 11/02/2009 11:41:40
Message:







Sevgili Arkadaslar,



Gunesin 20 Ocak tarihinde Kova burcuna girisiyle birlikte, 19 Subat'a kadar devam edecek olan Kova donemini deneyimlemeye basladik.



Bu ayin enerjileri oncelikle Kova burclarini ve hepimizin haritasinda tum burclar oldugu icin ve bir birlik alaninda bulundugumuz icin, hepimizi ilgilendiriyor.



Kova burclari cok akilli, hatta dahi, yaratici, isyankar, insanliga karsi icten ilgi duyan kisilerdir. Ancak ozgurluge fazla ihtiyac duyarlarsa, onaylanma ihtiyaci icinde olurlarsa, sorumsuzluk ve ilgisizlik on plana cikarsa, bir Kova kendini gerceklestirmekte basarili olamayabilir.



Kova burclari su tasiyicisi olarak resmedilirler. Oysa onlarin su elementi ile ilgileri yoktur. Kovalar hava elementi grubuna dahildirler.

Bugunku bilincimizle geldigimiz nokta ve ulastigimiz bilgiler, bize Kova burclarinin aslinda "foton enerjisi" tasiyicisi olduklarini soyler.

Kova burclari ve Kova ozelligi tasiyan kisiler isik dalgalari ile bilgiyi insanliga indirirler ve ayni zamanda bir yerden baska bir yere tasirlar.



Icinde bulundugumuz ay ve 2009 yili bu anlamda cok onemli arkadaslar.



Bu ay ve bu yil, bilgiye ulasabilecegimiz, yepyeni farkindaliklar edinebilecegimiz, yepyeni ve bugune kadar hic bilmedigimiz bakis acilari kazanacagimiz bir donem olabilir.



Jupiter 2009 yili boyunca Kova burcunda ilerliyor ve tum Kovalara ve haritalarimizdaki Kova alanina buyuk bir sifa, destek, yardim, farkindalik, bereket etkisi tasiyor.



Bu yil, rehberlerimizden, Meleklerimizden, bize destek veren Yuksek Varliklardan, Ilahi Plan'dan ve diger gezegenlerdeki varlik ya da formlardan bize, dunyamiza yardim ve birlesme, kaynasma enerjisi var. Bu gercege kendimizi acabilmeli ve bu muhtesem Plandan bize gelen yardimi alabilmeliyiz.



Bu yil, Kova bilincinin foton enerjisiyle dunyamiza indirdigi "otesi" bilgileri, "otesi" gercekleri gorebiliriz. Sasirmaya hazir olalim!



Burclar kendilerinden once gelen burclarin enerjisini iclerinde barindirirlar. Kova burcunda da kendiyle birlikte 11 burcun arketipi bulunur, hepsi birden konusurlar ve seslenirler. Bu yuzden de hepsinin soz sahibi olacagi bir sistem gerceklestirmek ister Kova bilinci, yani demokrasiyi!.



Haritalarimizda Kova alani arkadaslarla, dostlarla birlesme, gucumuzu ve enerjimizi birlestirme, demokratik bir sekilde bir arada olacagimiz yerdir. Burada grup enerjisi yoluyla evrenden bize yardim akabilir.



Ocak ve Subat aylarinda Kova-Aslan ekseninde meydana gelen tutulmalar gitmekte oldugumuz doneme yonelik oldukca onemli enerjileri aciga cikariyor.



Ocak ayinda Kova burcunda gerceklesen yeniay ve tutulma ile yuksek bilinc, ileri teknoloji, yepyeni buluslar, demokrasi, ozgurluk ve insan haklari, birlik bilinci tetiklenirken, 9 Subat'ta Aslan burcunda gerceklesen dolunay ve Ay tutulmasi ile, bu konulara engel olabilecek yonlerimizi gorebiliriz tum insanlik olarak.



Bir taraftan yeni enerjiye ve daha yuksek bir boyuta adim atarken, diger taraftan bulundugumuz yerde kalmanin guvenini ve konforunu tutmak istiyoruz.



Bir taraftan birlige ve butunluge ulasmak isterken ve en derinlerimizde bu bilinci hissederken, diger taraftan icimizdeki savasan kimliklerimizden, icimizdeki dualiteden cok zorlaniyoruz.



Dunyada yasananlara bakip uzuluyoruz, sinirleniyoruz.

Oysa, su anda dunyada yasanmakta olan "gercegin" kendi gercegimiz oldugunu, kendi acimasizligimiz oldugunu, kendi dualitemiz oldugunu idrak etmekte zorlaniyoruz.



Kuantum seviyede, bizler yaptigimiz gozlemlerle kendimizi, cevremizi ve dunyamizi etkiliyoruz. Bu yuzden sorumlulugumuz inanilmaz derecede buyuk!



Ancak bilmeliyiz ki, bizler kendi icimizde tam ve butun olamadan, bizler kendi icimizdeki savasa son vermeden, dunyamiz da son veremeyecektir.



Iste 9 Subat'taki Dolunay ve tutulma, bize bu anlamda yeni bir bilinc kazandiriyor.



Yasamimin hangi alaninda savasiyorum?

Nerede devamli gergin, stresli ve kavgaciyim?

Nerede sevgide degil, korkudayim?

Nereye, kime, neye hakim olmaya, kontrol etmeye calisiyorum?

Nerede yargidayim?

Tum bunlari kendime yapiyor da olabilirim.

Belki de en buyuk kavgam kendimledir…

Belki de en buyuk ofkem kendimedir.



Nerede cok buyuk yaratıciligim olmasina ragmen, bunu sahiplenmiyorum?

Nerede gercek yasam sahneme cikmaktan korkuyorum, ya da icsel engellerim yuzunden harekete gecemiyorum, ya da cok tembelim?

Nerede gercek icsel gucumu kendi elime bir turlu almiyorum?



Nerede icimdeki cocugu parmakliklar arkasina hapsettim ve onun yasam sevincine, yasami bir oyun olarak gormesine izin vermiyorum?

Nerede onu cok ama cok ciddilestirdim?



Nerede, aslinda tamamlanmis olmama ragmen, kendimi hala cok eksik hissediyorum?



Ve yine bu ayin oldukca onemli bir mesaji, Ben nerede teslimiyet icinde degilim?

Ama nasil bir teslimiyet bu?



Hepimizin icindeki gercek disi gucun, Tanrica'nin teslimiyeti…

Yasam akisina karsi koymak yerine, ona izin vermeyi "secen" cok buyuk bir bilgelik Tanrica enerjisi.

Olanin, olmamis kilinamayacagini, zaten oldugunu bilerek, olana "evet" demeyi secen, ayni anda da durum her neyi gerektiriyorsa onu yapan bir guc.

Bu sekilde bir teslimiyet icinde, aslinda herseyi birbirine baglayan, bir anlamda yoneten, sevgi ve sevkat enerjisi, ki bu enerji, eril gucun "yapma" eylemine destek veriyor.



Bu ay, gercek disi ve eril enerjiyi ogrenmek uzere tetikleniyoruruz.

Yuksek bilincin disi ve eril enerjisi bu arkadaslar; birbirine hakim olmadan, birbirini destekleyerek ic ice gecen yin-yang.

Erkekle ya da erkek gibi savasmayi birakan ve Tanrica teslimiyetine kendini acan, erkegin gucunu ona geri veren gercek disi enerji ile, Tanrica enerjisinin bilgeligini kabul eden, o destekle eyleme gecen eril enerji.

Karsilikli kabul ve sevgi ile ic ice olan yin-yang.



Bu konuda daha cok konusup yazacagiz, cunku bu enerjiler bu ay guclu bir sekilde tetiklendi. Zihinsel olarak ulastigimiz bilgiler, bu ay sanki atomalti parcaciklarimizda aciga cikiyor. Bir "bilis" icine giriyoruz. Kodlarimizdaki bilgiyle bulusuyoruz.



Yavas yavas, gercek disi ve eril dengesine gelmek uzere onemli bir tetiklenme yasiyoruz.



Bireyler olarak bizlerin tek tek dengeye gelmemiz, olusturdugumuz butunumuzu ve dunyamizi etkileyecek.



Bu ay ve bu yil, kendi mucizemizin pesinden gitmeliyiz. Buyuk dusunmeliyiz ve realitemizi degistirmeliyiz. Korkularimizin, acilarimizin, hayal kirikliklarimizin icinde kaybolmadan, buyuk resmi gorebilmeliyiz.

Her gun, her an, bunu teslimiyet icinde yapabilmeliyiz.

Icinde bulundugumuz bu donemde "gelecegimizi su ana tasiyoruz" ve eski enerjiyi birakiyoruz. Tum zorlanmalarimiz bu yuzden.



Bu ay ve 2009 yili boyunca birlik bilinci ve birlik enerjisi icinde olacagimiz kisilerle, dostlarla, sosyal ortamlarla, sohbetlerle daha cok bir arada olabiliriz.



Venus gezegeninin konumu ve Pluton ile yaptigi aci, bu ay sevgiye, aska ve para enerjisine bakisimiza etki eden sebepleri fark edebilmemiz icin bizi zorluyor ve Mart ayinda deneyimleyecegimiz Venus retro'suna bizi hazirliyor.



Balik burcundaki Uranus ile Basak burcundaki Saturn karsitligi tum ay boyunca devam ediyor. Bu etki bir taraftan otorite konumundakilerle anlasmazlik gibi gerilimlere neden olurken, diger taraftan da yepyeni calismalar, bilimsel hamleler tetikleniyor. Onumuzdeki donemde ozellikle saglik ve beslenme alaninda yepyeni gelismelere tanik olabiliriz.



12 ve 13 Subat'ta ozel iliskilerde zorlanma yasayabiliriz.

14 Subat'ta ani patlamalara dikkat.

15 ve 16 Subat enerjileri derindeki duygularimizi ve blokajlarimizi anlamamiza yardim edebilir.



18 Subat'a kadar aile karmalarimizi temizlememiz icin evrenden yardim aliyoruz. 18 Subat bir dongunun kapanisi ve yeni bir dongunun baslangici bir anlamda.

Bu gunlerde pek cogumuz gorunen ve ya gorunmeyen sebeplerle devamli aglayarak birseyleri temizliyor ve sifalaniyoruz.



25 Subat'ta Balik burcunda yeniay gerceklesiyor. Kendi benligimizi asmak ve "butun" le birlesmek uzere tetikleniyoruz. Yeniaydan 3 gun oncesinden itibaren, ozellikle de son gece huzursuzluk, gerilim yasiyorsak, gormekten kacindigimiz, sisler dunyasina kapattigimiz ne varsa bize kendilerini gostermek istiyor olabilirler.



Kova bilincinin birlik enerjisiyle, bu ay ozellikle kendi parcalarimizi birlestirmek uzere tetikleniyoruz. Tum kimliklerimizi, alt benliklerimizi, nasil adlandirirsak adlandiralim, etrafa sacilmis olan tum parcalarimizi kucaklayarak birlestirme zamanindayiz. Bizler once kendi icimizde olusturacagimiz bu kucaklasma ile butunu kucaklayabiliriz.



Kendimizle ve cevremizle ilgili niyetlerimizin ve gozlemlerimizin sorumlulugunun farkinda olmaliyiz arkadaslar, cunku 2009 yili bu anlamda bir yansitma ve tezahur ettirme yili gibi basladi. Pluton'un Oglak burcu transiti aynı zamanda bu gune kadar ogrendigimiz evrensel prensiplerin hayata gecirilme ve somutlastirilma donemini de baslatti.



Evren kendimizin ve butunun en yuksek hayri adina yolumuzu aydinlatiyor, bize sonsuz secenekler sunuyor. Bu aydinlik yola baris ve birlik icinde girebilmemizi diliyorum.



Sevgi ve isikla,

Serpil Dogancay


Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum : http://www.budur.com/forum/

© 2004 Budur.com

Close Window